Yargı

927 soru

Soru 301Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen yüksek mahkemelerin genel özellikleri, kuruluş esasları ve diğer anayasal yargı mercileri ile olan hiyerarşik ilişkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diğer mahkemeler ile Anayasa Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlıklarında, uyuşmazlığın kesin olarak giderilmesinde Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararları esas alınır.

Cevap

Diğer mahkemeler ile Anayasa Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlıklarında, uyuşmazlığın giderilmesinde Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararlarının esas alınacağını belirten ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 158. maddesi açıkça belirtir ki: 'Diğer mahkemelerle Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.' Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri (Yargıtay ve Danıştay'ın dahil olduğu kollar) arasındaki uyuşmazlıkları çözer. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin dahil olduğu bir uyuşmazlıkta hiyerarşik olarak Anayasa Mahkemesi'nin iradesi geçerlidir, dolayısıyla yanlış olan ifade uyuşmazlığın giderilmesinde Uyuşmazlık Mahkemesi'nin esas alınacağını belirten şıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal yüksek mahkeme listesini kontrol et.
Mevcut yüksek mahkemeler: Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi.
2017 değişiklikleri sonrası askeri yüksek mahkemeler kaldırılmıştır.
2
Yüksek mahkeme benzeri kurumların (Sayıştay, YSK) statüsünü analiz et.
Sayıştay ve YSK kesin karar verme yetkisine sahiptir ancak 'Yüksek Mahkeme' değildirler.
Anayasal sınıflandırmada bu kurumlar yüksek mahkemeler başlığı altında yer almaz.
3
Mahkemeler arası görev uyuşmazlığı hiyerarşisini (Anayasa m.158) incele.
Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda Anayasa Mahkemesi kararı üstündür.
Uyuşmazlık Mahkemesi sadece adli ve idari yargı mercileri arasındaki uyuşmazlıklara bakar; Anayasa Mahkemesi'ni kapsayan durumlarda yetkili değildir.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi'nin Diğer Yüksek Mahkemeler Üzerindeki Önceliği

İpuçları

1
Yüksek mahkeme listesinin (Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık) dışındaki kurumların statüsüne dikkat edin.
2
Anayasa'nın 158. maddesindeki 'Görev Uyuşmazlığı' hükmünü hatırlayın: Anayasa Mahkemesi mi yoksa Uyuşmazlık Mahkemesi mi daha üstündür?

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin üye seçimi ve görev süreleri ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin çalışma usullerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 302Soru

1982 Anayasası’nda yer alan “Mahkemelerin Bağımsızlığı” ve “Hâkimlik ve Savcılık Teminatı” ilkeleri uyarınca, hâkim ve savcıların hukuki statüleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkim ve savcılar, idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olarak görev yaparlar.

Cevap

Hâkim ve savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olduklarını belirten ifade doğrudur.
1982 Anayasası'nın 140. maddesine göre, hâkim ve savcılar yargısal yetkilerini kullanırken hiçbir makama bağlı değillerdir ve bağımsızdırlar; ancak idari görevleri söz konusu olduğunda Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışırlar. Bu durum, yargı bağımsızlığını zedeleyen bir hiyerarşi değil, idari teşkilatlanmanın bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasanın Yargı bölümündeki temel ilkelerin (Madde 138-140) analiz edilmesi.
Yargı bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve hâkimlerin idari statüsüne ilişkin anayasal çerçeve belirlenir.
Soruda istenen doğru ifadeyi bulmak için yargı mensuplarının bağımsızlık sınırlarının ve hiyerarşik bağlarının tespit edilmesi gerekir.
2
Hâkim ve savcıların yürütme organı ile olan hiyerarşik ilişkisinin değerlendirilmesi.
Hâkim ve savcıların yargısal faaliyetlerinde mutlak bağımsız oldukları ancak idari görevlerde Bakanlık ile ilişkilendirildikleri görülür.
Anayasa madde 140/6'daki 'Hâkimler ve savcılar, idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar' hükmü doğrudan doğru seçeneği belirler.

Anahtar Kavram

Hâkim ve Savcıların İdari Statüsü ve Bakanlık Bağlantısı
Tahmini Süre:50s
Soru 303Soru

1982 Anayasası'na göre, adli yargının en üst derece mahkemesi olan Yargıtay'ın Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin seçilme usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilirler.

Cevap

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunca belirlenen beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
1982 Anayasası'nın 154. maddesine göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilir. Görev süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili yüksek mahkeme makamını tanımla.
Makam: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcıvekilidir.
Yargıtay'ın idari ve temsil yapısı ile savcılık makamı farklı seçim usullerine tabidir.
2
Aday belirleme sürecini kontrol et.
Yargıtay Genel Kurulu, kendi üyeleri arasından gizli oyla 5 (beş) aday belirler.
Anayasal zorunluluk gereği adayların bizzat Yargıtay üyeleri tarafından belirlenmesi gerekir.
3
Nihai seçim/atama makamını belirle.
Cumhurbaşkanı, bu 5 aday arasından birini seçerek görevlendirir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamı, yürütme ile yargı arasındaki ilişki gereği Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.

Anahtar Kavram

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Seçimi

İpuçları

1
Yargıtay Birinci Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısının seçim usullerinin farklı olduğunu unutmayın.
2
Başsavcı seçiminde aday belirleme yetkisi Yargıtay'da, seçme yetkisi ise Cumhurbaşkanı'ndadır.
3
Genel Kurulun belirlediği aday sayısı beştir ve bu adaylar arasından seçim yapılır.

Daha Fazla Pratik

Yargıtay Birinci Başkanı'nın (Mahkeme Başkanı) seçim usulü ile Danıştay Başsavcısı'nın seçim usulünü karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 304Soru

1982 Anayasası'nın "Yargı" başlığı altında düzenlenen kurumların hukuki nitelikleri analiz edildiğinde; bazı mercilerin yargısal yetkilerle donatılmasına, kararlarının kesinliğine ve bu kararlar aleyhine başka bir mercie başvurulamıyor olmasına rağmen anayasal terminolojide "Yüksek Mahkeme" statüsünde tanımlanmadığı görülmektedir.

Buna göre, aşağıda görev ve yetki alanı belirtilen anayasal kurumlardan hangisi, 1982 Anayasası'nda yer alan yüksek mahkemelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinin gelir ve giderlerini TBMM adına denetlemekle görevli olan Sayıştay

Cevap

Kamu idarelerinin mali denetiminden sorumlu olan Sayıştay, kararları kesin nitelikte olsa da bir yüksek mahkeme değildir.
1982 Anayasası'na göre yüksek mahkemeler; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi'dir. Sayıştay, kararları kesin olan ve anayasanın yargı bölümünde düzenlenen bir kurumdur ancak yüksek mahkemeler arasında yer almaz. Sayıştay'ın kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır, ancak bu durum ona yüksek mahkeme statüsü kazandırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'na göre yüksek mahkemelerin listesi hatırlanmalıdır.
Yüksek mahkemeler; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere dört tanedir.
Anayasa'nın Yargı bölümünde bu kurumlar müstakil olarak "Yüksek Mahkemeler" alt başlığı altında sayılmıştır.
2
Seçeneklerde verilen kurumların anayasal statüleri karşılaştırılmalıdır.
Sayıştay, yargı bölümünde yer almasına rağmen yüksek mahkemeler arasında sayılmamıştır.
Sayıştay bir hesap mahkemesi niteliğinde olup mali denetim yetkisine sahiptir; ancak kurumsal statüsü yüksek mahkeme değildir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'ndaki Yüksek Mahkemelerin Sayısı ve Niteliği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 305Soru

1982 Anayasası'na göre; vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda aşağıdakilerden hangisinin kararı esas alınır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay

Cevap

Vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusundaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararı esas alınır.
1982 Anayasası'nın 160. maddesine göre, Sayıştay'ın kesin hükümleri hakkında idari yargı yoluna başvurulamaz. Ancak vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıştay'ın anayasal konumunun belirlenmesi
Sayıştay, anayasada 'Yargı' bölümünde düzenlenmiş, TBMM adına mali denetim yapan bir kuruluştur.
Sayıştay'ın hukuki niteliğini ve diğer yargı organlarıyla ilişkisini anlamak için gereklidir.
2
Kararların kesinliğinin incelenmesi
Sayıştay kararları kesin olup bu kararlara karşı idari yargı yoluna başvurulamaz; ancak vergi konularında özel bir istisna vardır.
Sayıştay kararlarının normal şartlarda kesin olduğunu ancak Danıştay ile çakışma durumunu ayırt etmek gerekir.
3
Anayasa Madde 160'daki çatışma kuralının uygulanması
Anayasa uyarınca vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararı esas alınır.
Anayasanın amir hükmü uyuşmazlığın çözümünü net bir şekilde Danıştay lehine sonuçlandırmıştır.

Anahtar Kavram

Sayıştay ve Danıştay Karar Çatışması

İpuçları

1
Bu konu Anayasa'nın Sayıştay'ı düzenleyen 160. maddesinde özel bir istisna olarak belirtilmiştir.
2
Mali uyuşmazlıklarda idari yargı düzeninin en yüksek mahkemesinin görüşü, denetim biriminin görüşünden üstündür.

Daha Fazla Pratik

Sayıştay'ın yüksek mahkeme olup olmadığını ve üyelerinin kim tarafından seçildiğini (TBMM) tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 306Soru

1982 Anayasası'na göre, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia eden bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için öncelikle yerine getirmesi gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya karar aleyhine idari ve yargısal olağan kanun yollarının tamamının tüketilmiş olması

Cevap

İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya karar aleyhine idari ve yargısal olağan kanun yollarının tamamının tüketilmiş olması
Bireysel başvuru yoluna başvurulabilmesi için, ihlale yol açtığı iddia edilen işlem, eylem ya da karar aleyhine idari ve yargısal olağan kanun yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir. Bu, bireysel başvurunun 'ikincil nitelikte' bir hak arama yolu olmasının doğal bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel başvurunun hukuki niteliğini belirle
İkincil (subsidiary) nitelik
Anayasa Mahkemesi, temel hak ihlallerini incelemek için son iç hukuk yoludur.
2
Başvuru şartlarını kontrol et
Olağan kanun yollarının tüketilmesi şartı
Kişi, maruz kaldığı ihlali önce alt mahkemelerde veya idari makamlarda çözmeye çalışmalıdır.
3
Sonuca ulaş
Tüm olağan yollar (istinaf, temyiz vb.) bittikten sonra 30 gün içinde başvuru yapılabilir.
Bu şartın temel amacı, mahkemenin iş yükünü yönetmek ve yerel mahkemelere hatalarını düzeltme şansı vermektir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvurunun İkincillik İlkesi
Soru 307Soru

19821982 Anayasası ve 62166216 sayılı Kanun hükümleri ışığında; Anayasa Mahkemesine yapılacak bir bireysel başvurunun kabul edilebilir bulunabilmesi için "kişi bakımından yetki" (başvuru ehliyeti) ve "konu bakımından yetki" (başvuruya konu hakkın kapsamı) şartlarının birlikte sağlanması zorunludur.

Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde Anayasa Mahkemesinin başvuruyu "esastan" incelemesi hukuken mümkündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir derneğin, mülkiyetinde bulunan bir aracın haksız şekilde müsadere edildiği iddiasıyla mülkiyet hakkının ihlali gerekçesiyle yaptığı başvuru

Cevap

Özel hukuk tüzel kişisi olan derneğin, tüzel kişilere de tanınan mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla yaptığı başvuru kabul edilebilirdir.
Dernekler özel hukuk tüzel kişisi statüsündedir ve 1982 Anayasası ile 6216 sayılı Kanun uyarınca, sadece tüzel kişiliğe ait olan hakların ihlali iddiasıyla başvuru yapabilirler. Mülkiyet hakkı, tüzel kişilere de tanınan ve hem Anayasa hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında korunan ortak haklardan biridir. Derneğin mülkiyetindeki bir araca el konulması (müsadere), bireysel başvuru için gerekli olan 'kamu gücü ihlali', 'kişi bakımından yetki' ve 'konu bakımından yetki' şartlarını tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru ehliyetinin (Kişi bakımından yetki) kontrol edilmesi
Dernek bir özel hukuk tüzel kişisidir ve başvuru ehliyetine sahiptir.
Anayasa ve 6216 sayılı Kanun, kamu tüzel kişilerinin başvurusunu yasaklarken özel hukuk tüzel kişilerine kısıtlı bir ehliyet tanımıştır.
2
Başvuruya konu hakkın kapsamının (Konu bakımından yetki) kontrol edilmesi
Mülkiyet hakkı hem 1982 Anayasası'nda hem de AİHS Ek Protokolleri'nde yer alan ortak bir haktır.
Bireysel başvuru konusu hak, hem Anayasa'da hem de AİHS ve eklerinde ortak koruma alanında olmalıdır.
3
Hakkın öznesinin (Hak özneliği) uygunluğunun denetlenmesi
Mülkiyet hakkı, doğası gereği tüzel kişiler tarafından da kullanılabilen bir haktır.
Tüzel kişiler, sadece gerçek kişilere özgü olan (yaşam hakkı, işkence yasağı, kişi hürriyeti vb.) haklar için başvuruda bulunamazlar.
4
İhlalin kaynağının uygunluğunun kontrol edilmesi
Müsadere (el koyma) işlemi bir kamu gücü işlemidir ve doğrudan yasama işlemi değildir.
Doğrudan kanunlar veya düzenleyici işlemler aleyhine bireysel başvuru yapılamaz.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuruda Kabul Edilebilirlik Kriterleri
Soru 308Soru

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, Anayasa Mahkemesine yapılacak olan "Bireysel Başvuru" mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'da güvence altına alınmış olan tüm temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edilmesi durumunda bireysel başvuru yoluna gidilebilir.

Cevap

Anayasa'da yer alan tüm hakların bireysel başvuruya konu edilebileceğini belirten ifade yanlıştır çünkü başvurunun konusu Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanıyla sınırlıdır.
Bireysel başvuru hakkının kapsamı, 1982 Anayasası'nın 148. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Buna göre, sadece Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin' ihlali durumunda başvuru yapılabilir. Dolayısıyla, Anayasa'da olup da Sözleşme'de yer almayan haklar (örneğin eğitim hakkı, grev hakkı gibi bazı ekonomik ve sosyal haklar) için bu yola başvurulamaz. Yanlış olan ifade bu sınırlandırmayı göz ardı etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel başvurunun konu bakımından yetki alanını (ratione materiae) inceleyin.
Başvuru yapılabilmesi için hakkın hem Anayasa'da hem de AİHS'de yer alması şarttır.
Anayasa Mahkemesi'nin denetim yetkisi bu iki metnin kesişim kümesiyle sınırlandırılmıştır.
2
Başvuruda bulunabilecek kişilerin (kişi bakımından yetki) niteliğini kontrol edin.
Kamu tüzel kişileri hariç tutulmuştur, özel hukuk tüzel kişileri kısıtlıdır.
Kamu gücünü kullanan kurumların, kamu gücü ihlali iddiasıyla başvuru yapması mantıken mümkün değildir.
3
Usuli şartları (süre ve kanun yollarının tüketilmesi) değerlendirin.
30 günlük süre ve ikincillik ilkesi (kanun yollarının tüketilmesi) mevcuttur.
Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan değil, bir 'son çare' olarak başvurulabilir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvurunun Kapsamı (Ortak Koruma Alanı)

İpuçları

1
Anayasa Mahkemesi'nin her hak ihlaline bakıp bakmadığını sorgulayın.
2
Bireysel başvurunun kapsamı belirlenirken Anayasa dışında hangi uluslararası metne atıf yapılmaktadır?
3
Hakkın hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (ortak koruma alanı) bulunması gerektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılamayan (yargı yolu kapalı olan) işlemleri (YSK kararları vb.) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 309Soru

1982 Anayasası’na göre, Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamında bulunan aşağıdaki normlardan hangisi hakkında yalnızca şekil (biçim) bakımından iptal davası açılabilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa değişiklikleri

Cevap

Anayasa değişiklikleri, anayasal düzenleme gereği Anayasa Mahkemesinde sadece şekil bakımından denetlenir.
Anayasa Mahkemesi, 1982 Anayasası'nın 148. maddesi uyarınca anayasa değişikliklerini yalnızca şekil bakımından denetleyebilir. Bu denetim; teklif ve oylama çoğunluğu ile ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Bu normun esas bakımından denetlenmesi hukuk sistemimizde mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesinin denetim alanındaki normları belirleme
Anayasa Mahkemesi; kanunları, CBK'ları, TBMM İçtüzüğü'nü ve Anayasa değişikliklerini denetler.
Soyut norm denetiminin kapsamını belirlemek için hangi metinlerin yargı yoluna açık olduğunu bilmek gerekir.
2
Denetimin türünü (şekil/esas) ayırt etme
Kanun, İçtüzük ve CBK hem şekil hem esas bakımından denetlenebilirken; Anayasa değişiklikleri için özel bir kısıtlama vardır.
Anayasa'nın 148. maddesi, denetim yetkisinin sınırlarını norm bazında belirlemiştir.
3
Anayasa değişikliği kuralını uygulama
Anayasa değişiklikleri sadece teklif ve oylama çoğunluğu ile ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı (şekil) üzerinden denetlenir.
Anayasa koyucu, anayasa değişikliklerinin içerik (esas) yönünden denetlenmesini egemenlik ilkesi gereği yasaklamıştır.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesinin Denetim Sınırları

İpuçları

1
Anayasa Mahkemesi her normu hem içerik (esas) hem de usul (şekil) yönünden inceleyemez; bazı normlar için inceleme yetkisi kısıtlanmıştır.
2
Özellikle anayasanın kendisini değiştiren düzenlemelerin 'içeriği' anayasaya aykırı olamayacağı için, denetim sadece 'yapılış usulü' ile sınırlı tutulmuştur.

Daha Fazla Pratik

Kanunların şekil bakımından denetiminde dava açma süresinin (10 gün) diğer normlardan farklı olduğunu tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 310Soru

1982 Anayasası'na göre; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olan Sayıştay'ın yetki alanı ve işleyişi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Sayıştay'ın görev ve yetkileri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi partilerin mali denetimini bizzat gerçekleştirerek uyuşmazlıkları kesin hükme bağlamak

Cevap

Siyasi partilerin mali denetimini gerçekleştirerek kesin hükme bağlama yetkisi Sayıştay'a değil, Anayasa Mahkemesi'ne aittir.
Anayasa'nın 160. maddesine göre, siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır. Sayıştay bu görevde sadece Anayasa Mahkemesi'ne yardım sağlar ve son kararı Anayasa Mahkemesi verir. Dolayısıyla Sayıştay'ın bu alanda tek başına kesin hükme bağlama yetkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıştay'ın anayasal görev alanını belirle
Merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler
Anayasa Madde 160 uyarınca bu kurumların denetimi Sayıştay'a verilmiştir.
2
Siyasi partilerin denetim usulünü incele
Denetim makamı Anayasa Mahkemesi'dir
Anayasa Madde 69 ve 160 uyarınca bu denetimi AYM yapar, Sayıştay sadece teknik yardım sağlar.
3
Kesin hüküm verme yetkisini karşılaştır
Siyasi partiler için kesin hüküm AYM'ye aittir
Sayıştay kendi görev alanında kesin hüküm verirken, siyasi parti denetiminde karar merci değildir.

Anahtar Kavram

Sayıştay'ın doğrudan denetim yetkisi ile yardımcı kuruluş sıfatıyla yürüttüğü faaliyetler arasındaki fark.

İpuçları

1
Sayıştay'ın hangi kurumları doğrudan, hangilerini başka bir kurum adına denetlediğini hatırlayın.
2
Siyasi partilerin kapatılması ve denetimi gibi işlemlerin hangi yüksek mahkemenin yetkisinde olduğunu düşünün.
3
Anayasa Mahkemesi mali denetim yaparken Sayıştay'ı teknik bir destek birimi olarak kullanır; ancak karar yetkisi kendisindedir.

Daha Fazla Pratik

Sayıştay ve Danıştay kararları arasındaki uyuşmazlık durumunda hangi kurumun kararının üstün tutulduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 311Soru

Türk anayasa hukukunda normların hiyerarşik denetimi kapsamında düzenlenen "iptal davası" (soyut norm denetimi) usulüne ilişkin aşağıdaki senaryolardan hangisi 1982 Anayasası’nda öngörülen kurallara tam uyum sağlayan bir başvurudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasını takip eden altmış günlük süre içerisinde, TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekili tarafından söz konusu düzenlemenin hem şekil hem de esas bakımından iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması.

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri için 1/5 milletvekili (120 kişi) tarafından 60 gün içinde hem şekil hem de esas bakımından iptal davası açılması Anayasa'ya tam uygundur.
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK), 1982 Anayasası'nın 150. maddesine göre Cumhurbaşkanı, Meclis'teki en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu veya 120 milletvekili (1/5) tarafından yayımlandığı günden itibaren 60 gün içinde hem şekil hem de esas bakımından Anayasa Mahkemesine taşınabilir. Bu senaryodaki tüm unsurlar (yetkili merci, süre, kapsam) hukuken doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açmaya yetkili merciyi kontrol et.
Üye tamsayısının 1/5'i (600/5 = 120 milletvekili) yetkili mercilerden biridir.
Anayasa m. 150 uyarınca bu grup iptal davası açabilir.
2
Denetlenecek normu ve denetim türünü kontrol et.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) hem şekil hem esas yönünden denetlenebilir.
CBK'lar yargısal denetime tabi normlardır.
3
Dava açma süresini kontrol et.
Resmi Gazete'de yayımdan itibaren 60 gündür.
Anayasa'da belirtilen genel dava açma süresi 60 gündür (İstisna: Kanun/Anayasa değişikliği şekil denetimi 10 gündür).

Anahtar Kavram

İptal davasında yetki, süre ve konu sınırlamaları

Daha Fazla Pratik

İptal davası ile itiraz yolu (somut norm denetimi) arasındaki farkları, özellikle yetkili merciler ve dava açma şartları bakımından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 312Soru

1982 Anayasası'na göre, Anayasa Mahkemesinin "Yüce Divan" sıfatıyla yürüttüğü yargılamalar, yargılanacak kişiler ve yargılama usulü ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jandarma Genel Komutanı ile TBMM Başkanvekilleri, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan'da yargılanacak kişiler arasında yer almaktadır.

Cevap

Jandarma Genel Komutanı ile TBMM Başkanvekillerinin Yüce Divan'da yargılanacağı bilgisi yanlıştır; çünkü Jandarma Genel Komutanı 2017'de listeden çıkarılmış, Başkanvekilleri ise hiçbir zaman bu listede yer almamıştır.
Jandarma Genel Komutanı, 2017 yılındaki anayasa değişikliği sonucunda Yüce Divan'da yargılanacak kişiler listesinden çıkarılmıştır. Ayrıca, TBMM Başkanvekilleri hiçbir dönemde bu listede yer almamış olup, parlamento temsilcilerinden sadece TBMM Başkanı görev suçlarından dolayı Yüce Divan'da yargılanabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yüce Divan'da yargılanacak kişilerin güncel listesini hatırla.
Cumhurbaşkanı, CB Yardımcıları, Bakanlar, AYM, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay üyeleri, HSK üyeleri, TBMM Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları.
Yargılanacak kişilerin tespiti hatalı bilgiyi bulmak için ilk adımdır.
2
Jandarma Genel Komutanı'nın durumunu kontrol et.
Jandarma Genel Komutanı, 2017 Anayasa değişikliği ile listeden çıkarılmıştır.
Askeri vesayetin kaldırılması ve sivil denetim düzenlemeleri kapsamında bu makamın statüsü değişmiştir.
3
TBMM Başkanlık Divanı üyelerinin durumunu kontrol et.
Listede sadece TBMM Başkanı yer almaktadır; Başkanvekilleri, İdare Amirleri veya Katip Üyeler yer almaz.
Yargılamanın kapsamı anayasada sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır.
4
Yargılama usulü ve kanun yolu hükümlerini doğrula.
Yeniden inceleme başvurusu mevcuttur ve CMK hükümleri uygulanır.
Yargılamanın teknik detaylarını doğrulamak diğer seçeneklerin neden doğru olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Yüce Divan'da yargılanacak kişilerin kapsamı ve 2017 Anayasa değişikliklerinin etkisi.

İpuçları

1
2017 Anayasa değişikliklerini ve bu süreçte MGK yapısı ile Yüce Divan listesinden çıkarılan askeri makamı hatırlayın.
2
Yüce Divan'da yargılanan yasama organı temsilcisinin sadece 'Meclis Başkanı' olduğunu, divanın diğer üyelerini kapsamadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Yüce Divan yargılamasında uygulanan usul hukuku (CMK) ve mahkemenin üye yapısı üzerine bir çalışma yapılması konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 313Soru

Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçilmesi, nitelikleri ve görev sürelerine dair 19821982 Anayasası’nda yer alan güncel düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hatalı bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanı; Danıştay Genel Kurulu'nun aday gösterme yetkisi bulunmadığı için, mahkemeye Danıştay kontenjanından seçilecek 22 üyeyi doğrudan kendi takdiriyle belirler.

Cevap

Cumhurbaşkanı'nın Danıştay kontenjanından üyeleri doğrudan seçtiğini savunan ifade yanlıştır; çünkü bu üyeler Danıştay Genel Kurulu tarafından aday gösterilen kişiler arasından seçilir.
Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimine ilişkin 19821982 Anayasası'nın 146146. maddesine göre Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay Genel Kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden seçer. Bu nedenle, Danıştay Genel Kurulu'nun aday gösterme yetkisi olmadığını ve seçimin doğrudan yapıldığını iddia eden ifade anayasal olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mahkemenin toplam üye sayısı ve seçim otoritelerini hatırla.
Mahkeme 1515 üyeden oluşur; 1212 üyeyi Cumhurbaşkanı, 33 üyeyi TBMM seçer.
Anayasal yapıyı doğru analiz etmek için temel sayısal veriler gereklidir.
2
Üye seçilecek kaynaklardaki aday gösterme usulünü kontrol et.
Yargıtay ve Danıştay Genel Kurulları, her bir boş üyelik için kendi üyeleri arasından üç aday gösterir.
Cumhurbaşkanı'nın seçim yetkisinin 'doğrudan' mı yoksa 'adaylar arasından' mı olduğunu belirlemek kritik önemdedir.
3
Görev süresi ve yaş şartı gibi nitelikleri doğrula.
Görev süresi 1212 yıldır ve alt yaş sınırı 4545'tir.
Seçilme yeterliliği kriterlerinin doğruluğunu teyit etmek yanlışı bulmayı kolaylaştırır.
4
Seçeneklerdeki ifadeleri anayasal hükümlerle kıyasla.
Danıştay'dan seçilecek üyeler için aday gösterilmediğini iddia eden seçeneğin anayasanın 146146. maddesine aykırı olduğu görülür.
Yanlış bilginin kaynağını tespit ederek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi Üye Seçim Usulü ve Kaynakları
Tahmini Süre:45s
Soru 314Soru

19821982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemekle görevli olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yetki alanı, kuruluşu ve işleyişine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı yargı kolu içinde yer alan (örneğin iki farklı bölge adliye mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi) merciler arasındaki görev uyuşmazlıkları, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır.

Cevap

Aynı yargı kolu içindeki mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözmek Uyuşmazlık Mahkemesi'nin değil, o yargı kolunun kendi üst mahkemelerinin görevidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yetkisini yanlış tanımlamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi, yalnızca adli ve idari yargı kolları arasındaki çatışmaları gidermekle görevlidir. Aynı yargı koluna dahil iki mahkeme (örneğin iki asliye hukuk mahkemesi veya bir bölge adliye mahkemesi ile bir yerel mahkeme) arasındaki uyuşmazlıklar, o yargı kolunun en üst merci olan Yargıtay veya Danıştay tarafından çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kuruluş amacını analiz etme
Uyuşmazlık Mahkemesi, sadece 'farklı' yargı kolları (adli ve idari) arasındaki uyuşmazlıkları çözer.
Anayasa'nın 158. maddesi mahkemenin görev alanını yargı yolları arası uyuşmazlıklarla sınırlamıştır.
2
Aynı yargı kolu içi uyuşmazlıkların çözüm mekanizmasını belirleme
Adli yargı içindeki bir uyuşmazlığı Yargıtay, idari yargı içindekini ise Danıştay çözer.
Yargı kollarının kendi iç bütünlüğünü sağlamak üst mahkemelerin idari ve hukuki sorumluluğundadır.
3
Seçeneklerdeki diğer teknik detayları doğrulama
AYM önceliği, başkanın seçimi ve hüküm uyuşmazlığı şartları mevzuata uygundur.
Anayasa ve 22472247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun bu prosedürleri netleştirmiştir.

Anahtar Kavram

Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Görev Alanı Sınırı

İpuçları

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin hangi durumlarda devreye girdiğini (yargı kolları arası mı, içi mi) hatırlayın.
2
Yargıtay ve Danıştay'ın kendi alt mahkemeleri üzerindeki denetim yetkisini düşünün.
3
Aynı yargı kolu içindeki uyuşmazlıkların çözüm yeri 'kendi üst mahkemesi'dir, Uyuşmazlık Mahkemesi değildir.

Daha Fazla Pratik

Adli ve idari yargı yollarının hangileri olduğunu ve bu yolların en üst mercilerinin (Yargıtay/Danıştay) yetki sınırlarını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 315Soru

1982 Anayasası ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, 'Bireysel Başvuru' kurumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler doğrudan bireysel başvuruya konu edilemez ve Anayasa Mahkemesi, başvuruları karara bağlarken yerindelik denetimi yapamaz.

Cevap

Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemlerin doğrudan bireysel başvuruya konu edilemeyeceği ve Anayasa Mahkemesinin yerindelik denetimi yapamayacağı ifadesi doğrudur.
Bireysel başvuru kurumunun temel özelliği 'ikincil' ve 'hak eksenli' olmasıdır. Bu nedenle, genel ve soyut nitelikteki yasama işlemleri (kanunlar) doğrudan başvuruya konu edilemez; ancak bu kanunlara dayanan somut bir uygulama işlemi (mahkeme kararı vb.) dava edilebilir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi bir temyiz mercii olmadığından, derece mahkemelerinin yerindelik değerlendirmesine karışamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Konu Bakımından Yetkiyi Analiz Etme
Yasama işlemleri (kanunlar) ve düzenleyici idari işlemler (yönetmelik, CBK vb.) doğrudan başvuru konusu olamaz.
Anayasa'nın 148. maddesi, bu tür genel işlemlerin ancak somut olaydaki uygulama işlemi üzerinden dolaylı olarak etkilenebileceğini, doğrudan dava konusu yapılamayacağını hükme bağlar.
2
Kişi Bakımından Yetkiyi Analiz Etme
Kamu tüzel kişileri başvuramaz.
Bireysel başvuru, devlet gücüne karşı bireyi korumak içindir; kamu kurumları bu hakkın öznesi değil, ihlali gerçekleştiren taraf konumundadır.
3
İnceleme Sınırlarını Belirleme
Yerindelik denetimi yasağı.
Anayasa Mahkemesi bir süper-temyiz mahkemesi değildir. Alt derece mahkemelerinin kanıt toplama veya takdir yetkisine müdahale edemez; sadece hak ihlali olup olmadığına bakar.
4
Usul ve Süreyi Kontrol Etme
30 günlük hak düşürücü süre.
Kanun yolları tüketildikten sonra 30 gün içinde başvuru yapılmalıdır. 60 günlük süre idari yargıdaki dava açma süresi ile karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kapsamı ve Sınırları
Soru 316Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen yargı organları ve bu organlar arasındaki ilişki göz önüne alındığında, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yetki alanı ve işleyişi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıkması durumunda, uyuşmazlığın giderilmesinde Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararları esas alınır.

Cevap

Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Uyuşmazlık Mahkemesi değil, Anayasa Mahkemesi'nin kararı esas alınır.
Anayasa'nın 158. maddesinin son fıkrası uyarınca, diğer mahkemelerle Anayasa Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı çıkarsa Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gidilmez; doğrudan Anayasa Mahkemesi'nin kararı baz alınır. Bu durum, Anayasa Mahkemesi'nin yargı sistemindeki en üstün konumunun bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin genel yetki alanını belirle.
Adli ve idari yargı kolları arasındaki uyuşmazlıkları çözmek.
Anayasal tanımı gereği mahkemenin temel fonksiyonu budur.
2
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) özel durumunu analiz et.
AYM ile diğer mahkemeler (Yargıtay, Danıştay vb.) arasında görev uyuşmazlığı çıkabilir.
AYM'nin denetim yetkisi ile diğer yargı kollarının yetki alanları kesişebilir.
3
1982 Anayasası Madde 158 hükmünü uygula.
Anayasa Mahkemesi'nin kararı doğrudan üstün kabul edilir.
Anayasa koyucu, AYM'yi tüm yargı kollarının üzerinde özel bir konumda tutarak uyuşmazlığı UM'ye götürmeden AYM lehine çözmüştür.

Anahtar Kavram

Yargı Organları Arasındaki Hiyerarşi ve Uyuşmazlık Çözüm Mercileri

İpuçları

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin hangi yargı kolları arasındaki kavgaları bitirdiğini hatırlayın.
2
Anayasa Mahkemesi bir taraf olduğunda, onun üstünde bir hakem olup olamayacağını düşünün.
3
Anayasa Madde 158'in son fıkrasındaki 'AYM kararı esas alınır' istisnasını kontrol edin.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla yargılayamayacağı kişileri inceleyerek yargı konusundaki bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 317Soru

Bir Asliye Hukuk Mahkemesi, görülmekte olan bir tazminat davasında uygulanacak olan kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak Anayasa Mahkemesine itiraz (def'i) yoluna başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, söz konusu başvuruyu "mahkemenin yetkisizliği" gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Bu ret kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dört yıl sonra, başka bir mahkemede görülmekte olan farklı bir davada aynı kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilmiştir.

1982 Anayasası’na göre bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önceki ret kararı işin esasına girilerek verilmediği için mahkeme, iddiayı ciddi bulursa on yıllık süreyi beklemeksizin Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Cevap

Anayasa Mahkemesinin önceki ret kararı işin esasına girilerek verilmediği (usulden reddedildiği) için mahkeme, iddiayı ciddi bulduğu takdirde on yıllık süreyi beklemeksizin yeniden başvuruda bulunabilir.
1982 Anayasası'nın 152. maddesine göre, Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz. Ancak senaryoda Anayasa Mahkemesi başvuruyu 'yetkisiz mahkeme' gibi usule ilişkin bir nedenden reddetmiştir. Bu durum 'işin esasına girilerek verilen bir ret' olmadığı için on yıllık başvuru yasağı tetiklenmez ve mahkemeler ciddi buldukları iddialar için yeniden başvurabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesinin önceki ret kararının niteliğini analiz etmek.
Kararın 'mahkemenin yetkisizliği' nedeniyle, yani 'usulden' verildiği tespit edilir.
On yıllık başvuru yasağının başlayıp başlamadığını belirlemek için kararın esastan mı yoksa usulden mi verildiği kritiktir.
2
1982 Anayasası'nın 152. maddesindeki on yıllık sınırlama kuralını uygulamak.
Söz konusu maddede yer alan 'Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının...' ifadesi dikkate alınır.
Anayasa, sadece içeriği incelenip reddedilen hükümler için on yıllık bir istikrar süresi öngörmüştür.
3
Dört yıllık süreyi ve başvuru imkanını değerlendirmek.
Önceki karar usulden olduğu için on yıllık süre henüz başlamamıştır, bu nedenle yeni bir başvuru önünde engel yoktur.
Vatandaşların hak arama hürriyetinin ve anayasal denetimin etkinliğinin korunması amaçlanır.

Anahtar Kavram

Somut Norm Denetimi ve On Yıl Yasağı İstisnası

İpuçları

1
Anayasa'nın 152. maddesindeki on yıllık yasağın hangi şartla başladığına dikkat edin.
2
Kararın 'usulden ret' (mahkemenin yetkisizliği) mi yoksa 'esastan ret' mi olduğu süre yasağı bakımından fark yaratır.
3
Sadece işin esasına girilerek verilen ret kararları on yıl boyunca tekrar başvurulmasını engeller.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu sonrası yerel mahkemenin davayı ne kadar süreyle bekletmesi gerektiğini (5 ay kuralı) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 318Soru

1982 Anayasası’na göre, bir kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren şekil veya esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası (soyut norm denetimi) açmaya yetkili olanlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu

Cevap

Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu
Doğru yanıt olan seçenek, 1982 Anayasası'nın 150. maddesinde iptal davası açmaya yetkili kılınan üç ana gruptan birini (en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu) içermektedir. Bu makamlar dışındaki kurum veya kişilerin soyut norm denetimi başlatma yetkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
Soyut norm denetimi (iptal davası), bir normun yürürlüğe girmesinden sonra doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurularak anayasaya uygunluğunun denetlenmesidir.
Davanın kimler tarafından açılabileceğini belirlemek için yasal dayanağı tespit etmek gerekir.
2
Anayasal Dayanağı Hatırlama
1982 Anayasası Madde 150: 'İptal davası açma hakkı, Cumhurbaşkanına, TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tam sayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.'
Anayasa'da sınırlı sayıda yetkili makam (nümerus klauzus) sayılmıştır.
3
Seçenek Analizi
Meclisteki en fazla üyeye sahip ilk iki parti grubu, Anayasa'nın açıkça yetkilendirdiği öznelerden biridir.
Diğer seçeneklerde yer alan makamlar ya yetersiz sayıya sahiptir ya da görev alanları farklıdır.

Anahtar Kavram

Soyut Norm Denetimi Yetkisi

İpuçları

1
İptal davası açma yetkisi Anayasa'nın 150. maddesinde sınırlı sayıda kişiye verilmiştir.
2
Bu yetki doğrudan yürütmenin başı, yasamanın belirli bir oranı veya meclisteki en güçlü iki parti grubu ile sınırlıdır.
3
Yetkililer: Cumhurbaşkanı, 1/51/5 milletvekili (120 kişi) ve en fazla üyeli ilk 2 parti grubudur.

Daha Fazla Pratik

İptal davası açma süreleri ve şekil/esas bakımından dava açma farklarını (özellikle Anayasa değişiklikleri için) inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 319Soru

1982 Anayasası’na göre, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olan Sayıştay ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Sayıştay kararları esas alınır.

Cevap

Vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusundaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınması kuralı gereği, Sayıştay kararlarının üstün tutulduğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın 160. maddesine göre vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Sayıştay değil, Danıştay kararları esas alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıştay'ın anayasal statüsünü analiz etme
Sayıştay, denetimini TBMM adına yapan, yargı bölümünde yer alan ancak yüksek mahkeme olmayan bir kurumdur.
Anayasa'nın 160. maddesi kurumun görev ve yetkilerini bu şekilde tanımlar.
2
Kararların kesinliği ve uyuşmazlık çözüm kurallarını inceleme
Sayıştay kararları kesin hüküm niteliğindedir ancak vergi konularında Danıştay ile çelişki yaşanırsa hiyerarşik bir çözüm kuralı vardır.
Yüksek mahkeme statüsündeki Danıştay'ın uzmanlık alanı vergi uyuşmazlıkları olduğu için Anayasa koyucu Danıştay'ı üstün tutmuştur.
3
Verilen önermeyi Anayasa 160. madde ile karşılaştırma
Önermede Sayıştay kararlarının esas alınacağı söylenmiştir; oysa Anayasa 'Danıştay kararları esas alınır' der.
Uyuşmazlık durumunda yargı hiyerarşisinde Danıştay'ın önceliği bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

Sayıştay ile Danıştay arasındaki uyuşmazlıklarda normatif hiyerarşi

İpuçları

1
Sayıştay, kararları kesin olan bir denetim organıdır ancak 'yüksek mahkeme' listesinde yer almaz.
2
Bir uyuşmazlıkta idari yargının en üst mercii olan Danıştay ile Sayıştay çelişirse, hangi kurumun alanında uzman olduğu ve yargı hiyerarşisinde nerede durduğu önem kazanır.
3
Anayasa madde 160'ta yer alan '...Danıştay kararları esas alınır' ifadesini hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Anayasa'da sayılan yüksek mahkemelerin listesini ve Sayıştay'ın bu mahkemelerden farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 320Soru

Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa konuyu Anayasa Mahkemesine taşır. 1982 Anayasası'na göre, bu süreçle (somut norm denetimi) ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren 10 yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla itiraz yoluna başvurulamaz.

Cevap

Anayasa Mahkemesinin esastan red kararı vermesi durumunda, aynı hüküm aleyhine 10 yıl boyunca tekrar somut norm denetimi başvurusunda bulunulamaz.
Doğru olan ifade, Anayasa Mahkemesinin bir kanun hükmünü esastan inceleyip reddetmesi durumunda, bu hükmün Anayasa'ya aykırılığının 10 yıl boyunca tekrar somut norm denetimi yoluyla ileri sürülemeyeceğidir. Bu kural kanunların istikrarını ve mahkemenin aynı konuyla sürekli meşgul edilmemesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dava sürecini analiz etme
Görülmekte olan bir davanın varlığı ve uygulanacak bir normun (Kanun veya CBK) olması gerektiğini tespit etme.
Somut norm denetiminin (itiraz yolu) temel ön şartı 'görülmekte olan bir dava'dır.
2
Karar sürelerini kontrol etme
Anayasa Mahkemesinin (AYM) dosyayı incelemek için 5 aylık süresi olduğunu hatırlama.
Anayasa m.152 uyarınca AYM'ye tanınan süre 5 aydır.
3
Red kararının hukuki sonucunu belirleme
Esastan red kararı sonrası 10 yıllık 'başvuru yasağı' kuralını uygulama.
Hukuki istikrarı sağlamak amacıyla Anayasa tarafından getirilen bir sınırlamadır.

Anahtar Kavram

Somut Norm Denetimi (İtiraz Yolu / Def'i)

İpuçları

1
Bu denetim türü ancak görülmekte olan bir dava sırasında, o davada uygulanacak kurallar için geçerlidir.
2
Anayasa Mahkemesinin karar vermesi için belirlenen süre 5 aydır, karar çıkmazsa yerel mahkeme davaya devam eder.
3
AYM'nin esastan red kararından sonra aynı madde için belli bir süre (10 yıl) tekrar itiraz yapılamaz.

Daha Fazla Pratik

Soyut norm denetimi (İptal davası) ile Somut norm denetimi arasındaki süre ve yetki farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 16 / 47Sonraki
Yargı — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 16 | Examkin