Yargı

927 soru

Soru 21Soru

19821982 Anayasası'nda yargı erki içerisinde yer alan mercilerin hukuki nitelikleri ve "Yüksek Mahkeme" statüleri belirli kriterlere göre düzenlenmiştir. Buna göre, güncel anayasal düzenleme çerçevesinde yüksek mahkemelerin kapsamı ve statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20172017 yılındaki anayasa değişiklikleri ile askeri yargı kollarının kaldırılması sonucunda, Türk hukuk sisteminde yüksek mahkeme olarak düzenlenen kurum sayısı 44 olarak belirlenmiştir.

Cevap

20172017 anayasa değişiklikleri sonrası yüksek mahkeme sayısı 44'e düşmüştür ve bu mahkemeler Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Uyuşmazlık Mahkemesi'dir.
19821982 Anayasası'na göre yüksek mahkemeler sadece Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi'dir. 20172017 yılındaki anayasa değişikliğiyle askeri yargı organları (Askeri Yargıtay ve AYİM) kaldırıldığı için yüksek mahkeme sayısı 66'dan 44'e düşmüştür. Bu nedenle dördüncü seçenekteki ifade güncel hukuki durumu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'da sayılan yüksek mahkemelerin listelenmesi
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi.
Anayasal statüye sahip yüksek mahkemeleri belirlemek.
2
20172017 anayasa değişikliklerinin etkisinin analizi
Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) kaldırılmıştır.
Yüksek mahkeme sayısındaki güncel değişikliği tespit etmek.
3
İstisnai kurumların (Sayıştay, YSK, HSK) statüsünün kontrolü
Bu kurumların yargı bölümünde yer almalarına rağmen yüksek mahkeme olmadıkları sonucuna ulaşılır.
Çeldiricileri eleyerek doğru sayısal veriye ve statü bilgisine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Yüksek Mahkemelerin Sayısı ve Kapsamı

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin üye seçimi ve görev süresi ile Yargıtay/Danıştay arasındaki yapısal farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

1982 Anayasası’nda düzenlenen Yüce Divan yargılaması, bu yargılamanın usulü ve yargılanan kişilerin hukuki statülerine etkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüce Divan sıfatıyla yürütülen yargılamalarda iddia makamı görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili yürütür; ancak sanık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ise bu görevde Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı bulunur.

Cevap

İddia makamında Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı'nın bulunacağına dair ifade yanlıştır; bu görev her koşulda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kalır.
Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalarda savcılık görevi Anayasa'nın 148. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından yürütülür. Sanığın bizzat Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olması durumunda, bu görev Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı'na devredilmez; 6216 sayılı Kanun uyarınca Başsavcıvekili veya kıdemli bir savcı tarafından icra edilir. Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Yüce Divan yargılamasında iddia makamı olarak hiçbir görevi bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yüce Divan'da yargılanan kişilerin listesini analiz etme
Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Yüksek Yargı üyeleri ve Kuvvet Komutanlarının dahil olduğunu, ancak Jandarma Genel Komutanı ve YSK üyelerinin listede yer almadığını teyit etme.
Soru kökündeki kapsamı belirlemek için gereklidir.
2
Yargılama makamı ve iddia makamını değerlendirme
Yargılama AYM tarafından yapılır, iddia makamı (savcılık) ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na aittir.
Usul kurallarındaki hataları tespit etmek için gereklidir.
3
Yüce Divan'a sevkin yürütme organı üzerindeki etkilerini karşılaştırma
Bakanların görevinin sevk ile bittiğini, Cumhurbaşkanının görevinin ise ancak mahkumiyetle bittiğini (Anayasa m. 105 ve 106) ayırt etme.
Yürütme ve Yargı ilişkisindeki ince farkları yakalamak için gereklidir.
4
Kararlara karşı başvuru yollarını inceleme
Temyiz yolunun kapalı olduğunu ancak 'Yeniden İnceleme' yolunun mevcut olduğunu doğrulama.
Yargı yolu denetimini teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Yüce Divan Yargılama Usulü ve İddia Makamı Yetkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

1982 Anayasası'nın sistematiğinde yargı erki; ilk derece mahkemeleri, üst derece mahkemeleri ve yüksek mahkemeler gibi çeşitli kademelerden oluşmaktadır. Bir yargı merciinin kararlarının kesin olması veya anayasal bir güvenceye sahip olması, o merciin mutlaka 'Yüksek Mahkeme' kategorisinde yer aldığı anlamına gelmemektedir. Anayasa koyucu, yalnızca belirli görev alanlarına sahip dört mahkemeyi bu özel statüde tanımlamıştır.

Buna göre, güncel anayasal düzenlemeler çerçevesinde aşağıdaki kurumlardan hangisi 'Yüksek Mahkemeler' başlığı altında düzenlenen mercilerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlık Mahkemesi

Cevap

Uyuşmazlık Mahkemesi
Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümleyen ve 1982 Anayasası'nda açıkça 'Yüksek Mahkemeler' başlığı altında düzenlenen dört mahkemeden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal Tasnifi İnceleme
1982 Anayasası'nın 'Yargı' bölümünde 'Yüksek Mahkemeler' başlığı altında hangi kurumların sayıldığını belirle.
Yüksek mahkemelerin listesi Anayasa'da sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilmiştir.
2
Güncel Listeyi Hatırlama
Mevcut yüksek mahkemelerin Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi olduğunu saptar.
2017 değişikliği ile askeri yüksek mahkemelerin kaldırıldığı bilgisini güncel tutar.
3
Seçenekleri Eleme
Mali denetim yapan Sayıştay, idari bir kurul olan HSK ve seçim işlerini yürüten YSK'nın bu listede olmadığını görür.
Bu kurumlar yargı bölümünde yer alsa da teknik anlamda yüksek mahkeme statüsünde değillerdir.
4
Hiyerarşik Farkı Saptama
Bölge İdare Mahkemesi'nin bir istinaf mercii olduğunu ve Danıştay'ın (yüksek mahkeme) altında yer aldığını belirleyerek doğru cevaba ulaşır.
İkinci derece mahkemeler yüksek mahkeme değildir.

Anahtar Kavram

Anayasal Yüksek Mahkemeler Listesi
Soru 24Soru

Anayasa Mahkemesi, bir yerel mahkeme tarafından itiraz yoluyla (somut norm denetimi) getirilen bir kanun hükmüne ilişkin iptal istemini, "başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada ilgili hükmün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmiştir. Bu ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından üç yıl sonra, başka bir yerel mahkemede görülmekte olan farklı bir davada, aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu taraflarca ileri sürülmüş ve mahkeme de bu iddiayı ciddî bulmuştur.

19821982 Anayasası'nın somut norm denetimine ilişkin hükümleri uyarınca, bu ikinci başvuru süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk ret kararı "uygulanacak norm" eksikliği gibi bir usul şartına dayandığı için, on yıllık başvuru yasağı bu hüküm için henüz başlamamıştır ve yeni başvuru esastan incelenebilir.

Cevap

İlk ret kararı "uygulanacak norm" eksikliği gibi bir usul şartına dayandığı için, on yıllık başvuru yasağı bu hüküm için henüz başlamamıştır ve yeni başvuru esastan incelenebilir.
On yıllık başvuru yasağının (itiraz yasağı) devreye girebilmesi için Anayasa Mahkemesinin ilgili kanun hükmünü esastan incelemiş ve Anayasa'ya aykırı bulmayarak reddetmiş olması gerekir. Sorudaki senaryoda ilk başvuru 'uygulanacak norm olmadığı' gerekçesiyle, yani usul eksikliği nedeniyle reddedilmiştir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi hükmün içeriğine dair bir denetim yapmadığı için on yıllık süre işlemeye başlamaz. Dolayısıyla üç yıl sonra yapılan ikinci başvuru esastan incelenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki ilk ret kararının hukuki niteliğini analiz etmek.
Karar, mahkemenin bakmakta olduğu davada hükmün uygulanacak norm olmaması nedeniyle verilmiştir, yani bir "usulden ret" kararıdır.
Somut norm denetiminde bir hükmün davada uygulanacak olması temel bir usul şartıdır.
2
19821982 Anayasası'ndaki on yıllık başvuru yasağının (Art. 152/4152/4) şartlarını hatırlamak.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı hüküm için tekrar başvurulamaz.
Bu kural yargılamanın hızı ve hukuki istikrarı sağlamayı amaçlar.
3
İlk kararın türü ile on yıllık yasak kuralını karşılaştırmak.
Olaydaki ilk karar esastan değil usulden ret olduğu için, yasak süresi (1010 yıl) bu hüküm için işlemeye başlamamıştır.
Anayasa Mahkemesi henüz hükmün içeriğinin Anayasa'ya uygunluğunu denetlememiştir.
4
Üç yıl sonra yapılan ikinci başvurunun akıbetini belirlemek.
On yıllık engel bulunmadığından, Anayasa Mahkemesi başvuruyu kabul etmeli ve esastan incelemelidir.
Usul şartları oluşmuş ve prosedürel bir engel kalmamıştır.

Anahtar Kavram

Somut Norm Denetiminde On Yıllık Başvuru Yasağı ve Usulden/Esastan Red Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Bir mahkemede görülmekte olan davada, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla işletilen "Somut Norm Denetimi" (İtiraz Yolu) süreciyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin vereceği karara kadar davayı geri bırakır; ancak beş ay içinde karar çıkmazsa davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır.

Cevap

Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin kararına kadar davayı geri bırakır ve beş ay içinde karar çıkmazsa mevcut hükümlere göre davayı sonuçlandırır.
Doğru ifade, mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararını beklemek üzere davayı geri bırakacağını ve 5 aylık yasal süre içinde karar verilmemesi halinde davayı mevcut kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağını belirtmektedir. Bu kural, 1982 Anayasası'nın 152. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru şartlarının tespiti
Görülmekte olan bir davada, o davanın çözümünde uygulanacak olan (uygulanacak norm) bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi olması gerekir.
İtiraz yolu sadece derdest (devam eden) davalarda ve o davanın sonucunu etkileyecek normlar için kullanılabilir.
2
Mahkemenin takdir yetkisinin kullanılması
Hakim aykırılık iddiasını ciddi bulursa veya kendisi aykırı görürse dosyayı Anayasa Mahkemesine (AYM) gönderir.
Somut norm denetiminde filtrelenmiş bir başvuru mekanizması esastır; her iddia AYM'ye taşınmaz.
3
Bekleme süresinin ve usulün belirlenmesi
Mahkeme davayı geri bırakır (durdurur). AYM'ye gelişten itibaren 5 ay beklenir. Karar çıkmazsa mevcut kanunla dava bitirilir.
Yargılamanın sürüncemede kalmasını engellemek için Anayasa 5 aylık bir hak düşürücü süre öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Somut Norm Denetimi (İtiraz Yolu) Süreci ve Süreleri
Tahmini Süre:50s
Soru 26Soru

1982 Anayasası’na göre, adli yargı kolunun en üst derece mahkemesi olan Yargıtay’ın üye seçimi, başkanlık divanı ve Cumhuriyet Başsavcılığı makamlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından önerilen üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilir.

Cevap

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından önerilen adaylar arasından değil; Yargıtay Genel Kurulu tarafından gizli oyla belirlenen beş aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
1982 Anayasası'nın 154. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beş aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilir. Başsavcının vekilini belirleme veya aday gösterme gibi bir anayasal yetkisi bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargıtay üyelerinin seçim otoritesini belirle.
Tüm üyeler HSK tarafından seçilir.
Anayasa Madde 154 uyarınca adli yargı üyelerini seçme yetkisi HSK'nındır.
2
Yargıtay Birinci Başkanı'nın seçim usulünü analiz et.
Genel Kurul tarafından kendi üyeleri arasından salt çoğunlukla seçilir.
Başkanlık makamı iç seçimle belirlenen bir makamdır.
3
Cumhuriyet Başsavcısı ve vekilinin seçim sürecini incele.
Her iki makam için de Yargıtay Genel Kurulu 5'er aday belirler ve Cumhurbaşkanı seçer.
Anayasa, Başsavcı ve Vekili için aynı seçim prosedürünü öngörmüştür; Başsavcı'nın vekilini seçme veya önerme yetkisi yoktur.

Anahtar Kavram

Yargıtay Seçim Usulleri (Üye, Başkan ve Başsavcı Ayrımı)
Soru 27Soru

19821982 Anayasası'nda düzenlenen yargı sistemi içerisinde her yüksek mahkemenin görev ve yetki alanı anayasal hükümlerle sınırlandırılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri kapsamında yer alan bir düzenlemedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi partilerin mali denetimlerini, Sayıştay’ın teknik yardımından faydalanarak sonuçlandırmak

Cevap

Siyasi partilerin mali denetimlerini, Sayıştay’ın teknik yardımından faydalanarak sonuçlandırmak Anayasa Mahkemesinin görevidir.
Doğru seçenek, Anayasa Mahkemesinin siyasi partilerin mali denetimini yapma yetkisini ve bu süreçte Sayıştay'dan yardım alma usulünü tam olarak yansıtmaktadır. Anayasa'nın 6969. maddesine göre denetim Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır, Sayıştay ise bu denetimi kolaylaştırmak için teknik yardım sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı kollarının ve yüksek mahkemelerin temel görevlerini belirleyin.
Anayasa Mahkemesi (Norm denetimi, Yüce Divan, Bireysel başvuru), Yargıtay (Adli yargı temyiz), Danıştay (İdari yargı temyiz), Uyuşmazlık Mahkemesi (Yargı kolları arası uyuşmazlık).
Soruda istenen Anayasa Mahkemesine özgü yetkiyi diğerlerinden ayırmak gerekir.
2
Siyasi partilerin denetim mekanizmasını inceleyin.
Mali denetim yetkisi münhasıran Anayasa Mahkemesinindir ancak teknik inceleme için Sayıştay görevlendirilir.
19821982 Anayasası m. 6969 hükmü bu iş birliğini zorunlu kılar.
3
Bireysel başvuru şartlarını kontrol edin.
Bireysel başvuru için 'ikincillik' ilkesi gereği tüm kanun yollarının tüketilmesi zorunludur.
Anayasa Mahkemesi bir temyiz mercii değil, hak ihlallerini inceleyen özel bir mercidir.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesinin Görev ve Yetkileri

Daha Fazla Pratik

Yüce Divan'da yargılanan kişilerin listesini ve bu listedeki son (2017) değişiklikleri (örn: Jandarma Genel Komutanı'nın çıkarılması) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 28Soru

1982 Anayasası ve 6216 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde "Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru" kurumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediyeler, köyler veya kamu iktisadi teşebbüsleri gibi kamu tüzel kişileri, mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yoluna başvurabilirler.

Cevap

Kamu tüzel kişilerinin mülkiyet hakları ihlal edilse dahi bireysel başvuru yoluna gitme hakları bulunmamaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, kamu tüzel kişilerinin (belediye, üniversite, KİT vb.) bireysel başvuruda bulunabileceğini iddia ettiği için yanlıştır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46. maddesi uyarınca; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamazlar. Bu yasak mutlak olup hakkın niteliğine (mülkiyet, adil yargılanma vb.) bakılmaksızın uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel başvuru ehliyetini kontrol et.
Başvuru yapabilecekler; gerçek kişiler ve sınırlı olarak özel hukuk tüzel kişileridir.
6216 sayılı Kanun'un 46. maddesi başvuru hakkını bu gruplarla sınırlandırmıştır.
2
Kamu tüzel kişilerinin durumunu değerlendir.
Belediyeler, köyler, üniversiteler veya KİT'ler gibi kamu tüzel kişileri başvurucu olamaz.
Kamu gücünü kullanan bir mekanizmanın, yine kamu gücünden şikayetçi olması bireysel başvuru mantığına aykırıdır.
3
Diğer şartları (süre, konu, yol) gözden geçir.
30 günlük süre, başvuru yollarının tüketilmesi ve yasama/düzenleyici işlemlerin doğrudan konu edilememesi şartları kanuna uygundur.
Anayasa m.148 ve ilgili kanun bu kısıtlamaları net bir şekilde belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuruda Kişi Bakımından Yetki (Ehliyet)

İpuçları

1
Bireysel başvuruda 'kimlerin' başvurabileceği kuralı, kamu gücüne karşı bireyin korunması ilkesine dayanır.
2
Özel hukuk tüzel kişileri (şirket, dernek) başvurabilirken, devletin bir parçası olan kurumlar başvuramaz.
3
Belediyeler ve üniversiteler kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve kanun gereği bireysel başvuru hakları yoktur.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruda hangi hakları incelediğini (Anayasa + AİHS ortak alanı) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

19821982 Anayasası'nda düzenlenen yüksek mahkemelerden biri olan Uyuşmazlık Mahkemesi, yargı kolları arasındaki uyuşmazlıkları gidermekle görevlidir.

Uyuşmazlık Mahkemesi'nin başkanının belirlenmesi ve diğer yüksek mahkemelerle olan hiyerarşik ilişkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından seçilir; Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda ise Anayasa Mahkemesi'nin kararı esas alınır.

Cevap

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı'nın Anayasa Mahkemesi tarafından seçilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının üstünlüğü
Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından seçilir. Ayrıca 19821982 Anayasası'nın 158158. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi'nin kararı esas alınır. Bu iki bilgi birlikte doğru cevabı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin başkanlık yapısını analiz etme
Başkanın Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından, yine Anayasa Mahkemesi tarafından seçildiğini (görevlendirildiğini) belirlemek.
Yüksek mahkemeler arasındaki iş birliği ve başkanlık makamının kaynağını tespit etmek.
2
Diğer mahkemelerle olan hiyerarşiyi değerlendirme
Anayasa'nın 158. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler (adli ve idari) çatıştığında AYM kararının üstün olduğunu hatırlamak.
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yetkisinin sınırını ve hangi durumlarda karar veremeyeceğini anlamak.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Başkanın AYM'den seçildiği ve AYM kararlarının önceliği bilgilerini birleştiren seçeneği onaylamak.
Anayasal hükümlerle çelişen yanlış (distraktör) bilgileri elemek.

Anahtar Kavram

Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Teşkilatı ve Kararların Hiyerarşisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru

1982 Anayasası’nın 158. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yetki alanı, yapısı ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında, uyuşmazlığın nihai çözümü için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulur ve bu mahkemenin kararı esas alınır.

Cevap

Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda Anayasa Mahkemesi'nin kararının esas alınacağını belirten ifade hatalıdır.
Anayasa Mahkemesi ile adli veya idari yargı mercileri arasında bir görev uyuşmazlığı çıktığında, uyuşmazlığın çözümü için başka bir merciye (Uyuşmazlık Mahkemesi) gidilmesine gerek yoktur. Anayasa'nın 158. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu gibi durumlarda doğrudan Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar esas alınır. Diğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda uyuşmazlığın giderilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulacağını iddia eden ifade bu nedenle hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin temel görevini analiz et.
Adli ve idari yargı kolları arasındaki uyuşmazlıkları çözmek.
Mahkemenin kuruluş amacı farklı yargı kolları arasındaki çatışmayı gidermektir.
2
Anayasa'nın 158. maddesindeki istisnai hükmü incele.
Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda AYM kararı üstündür.
Anayasa Mahkemesi'nin özel statüsü gereği uyuşmazlıklarda hakemlik yapmasına gerek duyulmaz, kendi kararı uygulanır.
3
Mahkemenin başkanlık ve üye yapısını doğrula.
Başkan AYM'den gelir, üyeler Yargıtay ve Danıştay'dan seçilir.
Bağımsızlık ve uzmanlık dengesi bu şekilde sağlanır.
4
Hüküm ve görev uyuşmazlığı kavramlarını değerlendir.
Uyuşmazlık Mahkemesi her iki uyuşmazlık türünde de kesin yetkilidir.
Yargı birliğini ve hukuki belirliliği sağlamak için kararların kesin olması gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi'nin Önceliği İlkesi (Madde 158)
Soru 31Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "soyut norm denetimi" (iptal davası) ile ilgili anayasal hükümler ve hak düşürücü süreler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetimi için iptal davası açma yetkisi, sadece Cumhurbaşkanına veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte birine aittir.

Cevap

Anayasa değişikliklerinin şekil denetimi sadece Cumhurbaşkanı veya TBMM üye tamsayısının beşte biri tarafından 10 gün içinde istenebilir.
Anayasa'nın 148. maddesine göre, anayasa değişikliklerinin denetimi sadece şekil bakımından yapılabilir. Bu davayı açmaya yetkili olanlar ise sadece Cumhurbaşkanı veya TBMM üye tamsayısının beşte biridir (120 milletvekili). Süre ise 10 gündür. Bu ifade anayasanın lafzına tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Norm türünü belirle
Anayasa değişikliği, Kanun, CBK ve İçtüzük soyut norm denetimine konu olabilir.
Her norm türü için yetkili merci ve süreler farklılık gösterir.
2
Dava açmaya yetkili olanları ayırt et
Genel yetkililer: Cumhurbaşkanı, en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve 1/5 milletvekili.
Ancak şekil denetimi (anayasa değişikliği ve kanunlar için) özel olarak kısıtlanmıştır.
3
Şekil denetimi kısıtlamasını uygula
Kanunların ve anayasa değişikliklerinin şekil denetimini siyasi parti grupları dava edemez.
Anayasa madde 148 bu yetkiyi sadece Cumhurbaşkanı ve beşte bir milletvekiline vermiştir.
4
Süreleri kontrol et
Şekil denetimi (Kanun ve Anayasa değişikliği) için 10 gün; diğer tüm durumlar (Esas denetimi ve İçtüzük/CBK) için 60 gün.
Sürelerin yanlış hatırlanması KPSS'de en sık düşülen hatalardan biridir.

Anahtar Kavram

Soyut Norm Denetimi Yetki ve Süre Ayrımı

İpuçları

1
Şekil denetimi ile esas denetimi arasındaki yetkili farkına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İptal davası ile itiraz yolu (somut norm denetimi) arasındaki farkları, özellikle süre ve yetki açısından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 32Soru

1982 Anayasası'na göre, adli yargı kolunun en üst derece mahkemesi olan Yargıtay ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargıtay üyelerinin tamamı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğuyla seçilir.

Cevap

Yargıtay üyelerinin tamamının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından seçilmesi ifadesi doğrudur.
1982 Anayasası'nın 154. maddesi uyarınca, Yargıtay üyelerinin tamamı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından seçilir. Bu seçimde üyelerin gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğuyla belirlenmesi kuralı esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargıtay üyelerinin seçim otoritesini belirle.
Anayasa'nın 154. maddesine göre Yargıtay üyelerinin tamamı Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından seçilir.
Yargıtay'ın bağımsızlığını korumak adına üyelerin seçimi doğrudan bir idari veya yasama organına değil, HSK'ya bırakılmıştır.
2
Üyelerin görev süresini ve tekrar seçilme durumunu kontrol et.
Üyeler 12 yıl için seçilir ve tekrar seçilemezler.
Yargı bağımsızlığı ve üyelerin statü güvencesi gereği görev süreleri uzundur ancak rotasyon sağlanması için tekrar seçilme yasağı vardır.
3
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı seçim usulünü analiz et.
Başsavcı ve vekili, Yargıtay Genel Kurulunca belirlenen 5 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından 4 yıl için seçilir.
Cumhurbaşkanının devletin başı sıfatıyla yüksek yargıdaki temsil gücünü kullanması amaçlanır.

Anahtar Kavram

Yargıtay'ın kuruluşu ve üyelerinin seçim usulü

İpuçları

1
Yargıtay'ın adli yargı kolunda olduğunu ve üyelerinin seçiminin hangi kurul tarafından yapıldığını hatırlayın.
2
Üye seçimi ile Cumhuriyet Başsavcısı seçimi farklı usullere tabidir. Üyelerin tamamı tek bir kurul tarafından seçilir.

Daha Fazla Pratik

Danıştay üyelerinin seçim usulü ile Yargıtay üyelerinin seçim usulünü karşılaştırarak benzerlik ve farkları not ediniz (Örneğin Danıştay üyelerinin bir kısmını Cumhurbaşkanı seçerken, Yargıtay üyelerinin tamamını HSK seçer).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

1982 Anayasası'na göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletlerarası andlaşmaların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek

Cevap

Milletlerarası andlaşmaların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek
Milletlerarası andlaşmaların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek ifadesi yanlıştır. 1982 Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olsa da bunlar hakkında Anayasa Mahkemesine iptal davası açılamaz; dolayısıyla bu görev Mahkemenin yetki alanına girmez.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesinin temel denetim yetkilerini hatırla.
Mahkeme; kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü'nü denetler.
Yargısal denetim alanı Anayasa ile sınırlandırılmıştır.
2
Milletlerarası andlaşmaların hukuki statüsünü incele.
Andlaşmalar kanun hükmündedir ancak yargısal denetim dışındadır.
Anayasa'nın 90. maddesi andlaşmalar aleyhine iptal davası açılmasını yasaklamıştır.
3
Seçenekler arasında yargı yolu kapalı olan işlemi tespit et.
Milletlerarası andlaşmaların denetimi görevler arasında değildir.
Bu andlaşmalar anayasal bir istisna oluşturur.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesinin Yargısal Denetim Sınırları ve İstisnalar

İpuçları

1
Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisinin dışında kalan (yargı yolu kapalı) bazı işlemler vardır.
2
Anayasa'nın 90. maddesine odaklanın; andlaşmaların kanunlarla olan ilişkisini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesinin denetleyemediği diğer işlemleri (OHAL CBK'ları, İnkılap Kanunları vb.) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 34Soru

1982 Anayasası'na göre, Anayasa Mahkemesine yapılacak olan "Bireysel Başvuru" kurumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişileri, mülkiyet haklarının veya diğer temel haklarının kamu gücü tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirler.

Cevap

Kamu tüzel kişilerinin mülkiyet veya diğer haklar için bireysel başvuru yapabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü kamu tüzel kişileri bireysel başvuru ehliyetine sahip değildir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46. maddesine göre kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamazlar. Kamu tüzel kişileri bizzat kamu gücünü temsil ettikleri için, kamu gücünün ihlaline karşı koruma sağlayan bu mekanizmadan yararlanmaları hukuken mümkün değildir. Bu nedenle kamu tüzel kişilerinin başvuru yapabileceğini belirten ifade anayasal ve yasal mevzuata aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel başvuruda 'başvuru ehliyeti' olan süjeleri belirle.
Anayasa ve ilgili kanunlara göre sadece gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri başvurabilir.
Bireysel başvuru, kamu gücüne karşı bireyi korumayı amaçlar; kamu tüzel kişileri kamu gücünün kendisi olduğu için bu korumadan yararlanamaz.
2
Başvuru yapılabilirlik şartlarını (ikincillik ilkesi) kontrol et.
Olağan idari ve yargısal yolların (İstinaf, Temyiz vb.) tüketilmesi şarttır.
Anayasa Mahkemesi'nin iş yükünü korumak ve yerel mahkemelere öncelik vermek için bu kural getirilmiştir.
3
Başvurunun kapsamını (konu bakımından yetki) analiz et.
Başvuru konusu hak, hem T.C. Anayasası'nda hem de AİHS'de (ve ek protokollerde) ortaklaşa yer almalıdır.
Sadece Anayasa'da olup AİHS'de olmayan haklar için (örn. eğitim hakkı bazen tartışmalı olabilir) bireysel başvuru sınırlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuruda Ehliyet ve Kapsam

İpuçları

1
Bireysel başvurunun temel amacı, devletin (kamu gücünün) bireye karşı yaptığı haksızlığı gidermektir.
2
Devlet kurumları (kamu tüzel kişileri), yine devlete (Anayasa Mahkemesine) karşı 'hakkım ihlal edildi' diye başvurabilir mi?
3
Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda ehliyet kuralı şöyledir: Gerçek kişiler + Özel hukuk tüzel kişileri (kısıtlı) = EVET; Kamu tüzel kişileri = HAYIR.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'ne başvuru süresinin kaç gün olduğunu ve bu sürenin hangi olayla başladığını tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

19821982 Anayasası’na göre, Anayasa Mahkemesinin "Yüce Divan" sıfatıyla yürüttüğü yargılama süreci ve bu yargılamaya tabi olan devlet görevlileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jandarma Genel Komutanı, anayasal hükümler uyarınca görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yargılanan kişiler arasında yer alır.

Cevap

Jandarma Genel Komutanı'nın Yüce Divan'da yargılanacağına dair ifade yanlıştır; zira bu makam 20172017 değişikliği ile kapsam dışı bırakılmıştır.
Jandarma Genel Komutanı, 19821982 Anayasası'nın 148148. maddesinde 20172017 yılında yapılan değişiklikle Yüce Divan'da yargılanacak kişiler listesinden çıkarılmıştır. Dolayısıyla bu görevlinin Yüce Divan'da yargılandığını belirten seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yüce Divan yargılamasına tabi olan kişilerin güncel listesini kontrol etme.
Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Yüksek Mahkeme üyeleri, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları listededir.
19821982 Anayasası'nın 148148. maddesindeki görevli listesini doğrulamak gerekir.
2
20172017 anayasa değişikliklerinin askeri makamlar üzerindeki etkisini değerlendirme.
Jandarma Genel Komutanlığı tamamen İçişleri Bakanlığına bağlanmış ve anayasal yargılama listesinden çıkarılmıştır.
Değişen idari yapı ile yargısal yetki alanının uyumunu tespit etmek.
3
Yüce Divan'daki yargılama usulünü ve sürelerini inceleme.
Yargılama 33 ay +3+ 3 ay (ek süre) şeklinde yürütülür ve 1515 günlük yeniden inceleme süresi vardır.
Seçeneklerdeki usul bilgilerinin doğruluğunu teyit etmek.
4
Seçenekler arasında anayasal gerçekliğe aykırı olan hükmü belirleme.
Jandarma Genel Komutanı'nın halen listede olduğunu belirten ifade hatalıdır.
Güncel anayasa metni ile seçenekler arasındaki çelişkiyi yakalamak.

Anahtar Kavram

Yüce Divan'da yargılanacak kişiler ve 20172017 Anayasa Değişikliği

İpuçları

1
Yüce Divan listesinde 20172017 yılında askeri kanatta önemli bir eksilme yapıldığını hatırlayın.
2
Jandarma Genel Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığına bağlanması sürecini düşünün.

Daha Fazla Pratik

MİT Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerinin Yüce Divan kapsamında olup olmadığını araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

1982 Anayasası’nda düzenlenen Sayıştay’ın görevleri, yetkileri ve yargısal niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

Cevap

Vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınması doğrudur.
1982 Anayasası'nın 160. maddesine göre, Sayıştay kararları kesin niteliktedir. Ancak aynı maddede, vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Sayıştay ile Danıştay kararları arasında bir çelişki olması durumunda, Danıştay kararlarının üstün sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kural, yargı birliğini ve uzmanlık alanlarını korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıştay'ın anayasal statüsünü belirle.
Sayıştay, TBMM adına denetim yapan ve yargısal yetkileri olan anayasal bir kuruluştur.
Kurumun kime bağlı çalıştığını ve kime karşı sorumlu olduğunu anlamak için.
2
Sayıştay kararlarının kesinliğini ve istisnalarını incele.
Sayıştay kararları kesindir, ancak vergi uyuşmazlıklarında Danıştay ile çelişki olursa Danıştay kararı geçerlidir.
Anayasa'nın 160. maddesindeki özel hiyerarşi kuralını teyit etmek için.
3
Seçim usulünü kontrol et.
Başkan ve üyelerin TBMM tarafından seçildiği belirlenir.
Yürütme ile Yasama organları arasındaki yetki paylaşımını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sayıştay'ın Yargısal Yetkisi ve Danıştay ile İlişkisi

İpuçları

1
Sayıştay'ın Meclis adına denetim yaptığını ve kararlarının genellikle kesin olduğunu hatırlayın.
2
Vergi konularında Danıştay ile bir uyuşmazlık çıktığında hangi kurumun sözünün geçtiğini düşünün.
3
Anayasa Madde 160: 'Vergi... konusunda Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.'

Daha Fazla Pratik

Sayıştay'ın denetim kapsamına girmeyen kurumları (Örn: Köy idareleri, Kamu İktisadi Teşebbüsleri - KİT denetimi özel usulü) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen denetim ve yargı mercileri göz önüne alındığında; Sayıştay'ın anayasal statüsü, görev alanı ve diğer yüksek yargı organları ile olan ilişkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, konunun mali niteliği ve hesap uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle Sayıştay kararları esas alınır.

Cevap

Vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusundaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınması gerektiği bilgisi doğrudur; Sayıştay kararlarının esas alınacağını belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenek yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın 160. maddesi uyarınca; vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. Seçenekte belirtilenin aksine, Sayıştay kararlarının üstünlüğü söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıştay'ın anayasal konumunu analiz et.
Sayıştay, TBMM adına mali denetim yapan ve 'hesap yargılaması' yetkisi bulunan anayasal bir kuruluştur.
Kurumun statüsü, görevlerinin çerçevesini çizer.
2
Sayıştay ve Danıştay arasındaki yetki çatışması kuralını hatırla.
Anayasa Madde 160: 'Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.'
İdari yargı düzeninde Danıştay'ın en üst merci olması nedeniyle hiyerarşik üstünlük ona verilmiştir.
3
Sayıştay'ın yüksek mahkeme olup olmadığını kontrol et.
Sayıştay yargı bölümündedir ancak 'Yüksek Mahkemeler' (AYM, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık) listesinde değildir.
Anayasal sınıflandırma uyarınca kurumun statüsü belirlenir.
4
Yanlış olan önermeyi belirle.
Sayıştay kararlarının Danıştay'a üstün tutulduğu seçenek anayasal kurala aykırıdır.
Anayasa metni açıkça tam tersini belirtmektedir.

Anahtar Kavram

Sayıştay - Danıştay Uyuşmazlığı ve Hiyerarşi

İpuçları

1
Sayıştay ve Danıştay arasındaki uyuşmazlıklarda hangisinin sözünün geçtiği Anayasa'da açıkça belirtilmiştir.
2
Danıştay'ın 'idari yargının genel ve üst mercii' olma niteliğini düşünerek mali uyuşmazlıklardaki son sözü kimin söyleyeceğini tahmin edin.
3
Anayasa Madde 160'a göre, vergi uyuşmazlıklarında Sayıştay ve Danıştay çelişirse Danıştay'ın kararı uygulanır.

Daha Fazla Pratik

Sayıştay'ın denetim kapsamı dışındaki kurumları (Örn: OYAK, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları) inceleyerek bilgilerinizi pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

1982 Anayasası’nda yer alan güncel hükümler çerçevesinde, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi, aday gösterilme usulleri ve üyelik nitelikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanı; Danıştay Genel Kurulunca kendi başkan ve üyeleri arasından gösterilecek adaylar arasından üç üyeyi, Yargıtay Genel Kurulunca gösterilecek adaylar arasından ise iki üyeyi seçer.

Cevap

Cumhurbaşkanı'nın yüksek mahkemelerden seçeceği üye sayılarında Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarının yer değiştirdiği ifade yanlıştır.
1982 Anayasası'nın 146. maddesine göre, Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi üyelerinin üçünü Yargıtay, ikisini Danıştay Genel Kurullarınca gösterilecek adaylar arasından seçer. İncelediğimiz ifadede ise bu sayılar tam tersi şekilde (Danıştay 3, Yargıtay 2) verildiği için ifade anayasal olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesi'nin toplam üye sayısını ve genel dağılımını belirle.
Toplam 15 üye; 3'ü TBMM, 12'si Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
Kurumsal yapının temelini anlamak için gereklidir.
2
TBMM tarafından seçilen 3 üyenin kaynaklarını ve usulünü kontrol et.
2 üye Sayıştay'dan, 1 üye baro başkanlarının göstereceği serbest avukatlardan seçilir.
Yasama organının yargıdaki temsil dağılımını doğrulamak için gereklidir.
3
Cumhurbaşkanı tarafından seçilen 12 üyenin yüksek mahkeme kontenjanlarını incele.
Anayasa Madde 146 uyarınca: 3 üye Yargıtay'dan, 2 üye Danıştay'dan seçilir.
Yüksek mahkemelerin AYM içindeki temsil ağırlığını belirlemek için gereklidir.
4
Seçeneklerdeki sayısal verileri Anayasa hükümleriyle kıyasla.
Danıştay'dan 3, Yargıtay'dan 2 üye seçileceğini belirten ifade, anayasal sayıların (3 ve 2) ters çevrilmesi nedeniyle hatalıdır.
Yanlış olan önermeyi tespit etmek için kritik karşılaştırmadır.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi Üye Seçimi ve Kontenjan Dağılımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

1982 Anayasası’na göre, Anayasa Mahkemesinde açılan iptal davaları (soyut norm denetimi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu, kanunların hem şekil hem de esas bakımından denetimi için iptal davası açma yetkisine sahiptir.

Cevap

Siyasi parti gruplarının kanunları şekil bakımından denetleme yetkisi bulunmadığını belirten seçenek yanlıştır ve doğru cevaptır.
Doğru cevap, TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubunun kanunların şekil bakımından denetimini isteyebileceğini iddia eden seçenektir. 1982 Anayasası'nın 148. maddesine göre, kanunların şekil bakımından denetlenmesi sadece Cumhurbaşkanı veya TBMM üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Siyasi parti gruplarının kanunları şekil yönünden denetletme yetkisi anayasal olarak bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İptal davası açmaya yetkili olan organların ve sürelerin anayasal dayanağını (Madde 148 ve 150) hatırla.
Genel dava açma süresi 60 gün, kanunların ve anayasa değişikliklerinin şekil denetimi için ise 10 gündür.
Soyut norm denetiminde süreler hak düşürücü niteliktedir.
2
Kanunların şekil bakımından denetimi için yetkilendirilmiş kişileri belirle.
Şekil denetimi sadece Cumhurbaşkanı veya TBMM üye tam sayısının 1/5'i (120 milletvekili) tarafından istenebilir.
Anayasa koyucu, yasama sürecinin istikrarı için kanunların şekil yönünden denetlenmesini kısıtlı tutmuştur.
3
Siyasi parti gruplarının yetki alanını kontrol et.
En fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu; kanunların sadece esası için, CBK ve İçtüzüğün ise hem şekil hem esası için dava açabilir.
Kanunların şekil denetiminde siyasi parti gruplarına anayasal yetki verilmemiştir.

Anahtar Kavram

Soyut Norm Denetimi Yetki ve Süre Ayrımı

İpuçları

1
Kanunların 'şekil' ve 'esas' denetimi için yetkili olanlar arasında küçük ama kritik bir fark vardır.
2
Siyasi parti grupları, kanunlar söz konusu olduğunda sadece içerik (esas) ile ilgili itirazda bulunabilirler.
3
Anayasa'nın 148. maddesine göre kanunların şekil denetimini kimlerin isteyebileceğine bakın; orada siyasi parti gruplarını göremeyeceksiniz.

Daha Fazla Pratik

Somut norm denetimi (itiraz yolu) ile soyut norm denetimi arasındaki başvuru süresi ve yetkili merci farklarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

19821982 Anayasası'nın "Yargı" bölümünde düzenlenen "Yüksek Mahkemeler" ve bu mahkemelerin genel işleyiş kuralları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK), verdikleri kararların kesin olması ve bu kararlara karşı yargı yolunun kapalı olması sebebiyle 19821982 Anayasası'nda "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında sayılmıştır.

Cevap

Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararları kesin nitelikte olsa da, bu kurumlar 1982 Anayasası'nda belirtilen dört yüksek mahkemeden biri değildir.
Doğru seçenek olan Sayıştay ve YSK ile ilgili ifade yanlıştır çünkü her iki kurum da anayasal olarak yüksek yargı işlevi görseler de, 19821982 Anayasası'nın sistematiğinde "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında zikredilmezler. Yüksek mahkemeler sadece AYM, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nden ibarettir.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 146160.146-160. maddeleri arasındaki "Yüksek Mahkemeler" başlığı incelenir.
Anayasa'da sadece Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi bu başlık altında sayılmıştır.
Yüksek mahkemelerin listesi sınırlıdır (numerus clausus).
2
Sayıştay ve YSK'nın anayasal konumu değerlendirilir.
Sayıştay, yargı bölümünde bağımsız bir denetim organı olarak; YSK ise seçimlerin yönetimini sağlayan bir kurul olarak düzenlenmiştir.
Bir kurumun kararlarının kesin olması, onun mutlaka bir 'yüksek mahkeme' olduğu anlamına gelmez.
3
20172017 Anayasa değişikliğinin etkileri kontrol edilir.
Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi sistemden tamamen çıkarılmıştır.
Yüksek mahkeme sayısı 66'dan 44'e düşürülmüştür.

Anahtar Kavram

Yüksek Mahkemelerin Tahdidi Sayımı

İpuçları

1
Türkiye'de 19821982 Anayasası'na göre tam olarak 44 tane yüksek mahkeme vardır.
2
Bir mahkemenin kararının kesin olması, onun anayasal statüde 'Yüksek Mahkeme' kategorisinde olmasını gerektirmez.
3
Sayıştay ve YSK kararları kesindir ancak isimleri yüksek mahkemeler arasında geçmez.

Daha Fazla Pratik

Uyuşmazlık Mahkemesi'nin diğer üyelerinin hangi kurumlardan geldiğini ve hangi durumlarda hangi dairenin kararlarının üstün sayıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 47Sonraki
Yargı Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 2 | Examkin