Yüksek Mahkemeler Genel Bilgisi
79 soru
1982 Anayasası'nda düzenlenen yargı sistemi içerisinde, kurumların nihai karar verme yetkisine sahip olması veya isimlerinde "Yüksek" ifadesinin bulunması, o kurumun "Yüksek Mahkeme" statüsünde sayılması için tek başına yeterli bir kriter değildir. Bu çerçevede, 1982 Anayasası'nın "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında düzenlenen kurumlar ve bu kurumların genel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Anayasası'nda yargı erki içerisinde yer alan mercilerin hukuki nitelikleri ve "Yüksek Mahkeme" statüleri belirli kriterlere göre düzenlenmiştir. Buna göre, güncel anayasal düzenleme çerçevesinde yüksek mahkemelerin kapsamı ve statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1982 Anayasası'nın sistematiğinde yargı erki; ilk derece mahkemeleri, üst derece mahkemeleri ve yüksek mahkemeler gibi çeşitli kademelerden oluşmaktadır. Bir yargı merciinin kararlarının kesin olması veya anayasal bir güvenceye sahip olması, o merciin mutlaka 'Yüksek Mahkeme' kategorisinde yer aldığı anlamına gelmemektedir. Anayasa koyucu, yalnızca belirli görev alanlarına sahip dört mahkemeyi bu özel statüde tanımlamıştır.
Buna göre, güncel anayasal düzenlemeler çerçevesinde aşağıdaki kurumlardan hangisi 'Yüksek Mahkemeler' başlığı altında düzenlenen mercilerden biridir?
Anayasası'nın "Yargı" bölümünde düzenlenen "Yüksek Mahkemeler" ve bu mahkemelerin genel işleyiş kuralları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
1982 Anayasası'nda düzenlenen yargı yetkisi hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi güncel anayasal düzende bir "yüksek mahkeme" olarak kabul edilmemektedir?
1982 Anayasası’nın "Yargı" bölümünde düzenlenen yüksek mahkemeler ve diğer anayasal yargı mercileri arasında görev, yetki ve hiyerarşik konum bakımından belirli farklar bulunmaktadır. Özellikle 2017 Anayasa değişiklikleri ile askeri yargının kaldırılması, yüksek yargıdaki kurum sayısını ve bu kurumların anayasal statülerini doğrudan etkilemiştir.
Buna göre, güncel anayasal düzenlemeler ışığında yüksek mahkemeler ve bu mahkemelerin statüleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye Cumhuriyeti'nin güncel yargı sisteminde yer alan yüksek mahkemelerin kurumsal kimlikleri, üye yapıları ve işleyiş esasları üzerine yapılan bir incelemede, aşağıdaki tespitlerden hangisinin doğruluğu savunulabilir?
Türkiye Cumhuriyeti'nin 1982 Anayasası'nda düzenlenen yargı sistemi ve 2017 yılındaki anayasa değişiklikleri göz önünde bulundurulduğunda, "Yüksek Mahkemeler" genel başlığı altında yer alan mercilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1982 Anayasası’nın "Yargı" bölümü sistematik yapısı dikkate alındığında, "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında düzenlenen kurumlar arasında sayılmamasına karşın; hesap yargılaması yaparak vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında kesin hüküm verme yetkisine sahip olan ve kararları aleyhine idari yargı yoluna başvurulamayan anayasal kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Yargı erkini oluşturan mercilerin hiyerarşik yapısı ve anayasal nitelikleri göz önüne alındığında, yüksek mahkemelerin kapsamı ve hukuki statüsü hakkında aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Anayasası’nın 'Yargı' bölümünde düzenlenen kurumların anayasal statüleri ve yılındaki anayasa değişiklikleri sonrası oluşan mevcut yapı dikkate alındığında, yüksek mahkemelerin nitelikleri ve kapsamına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Anayasası’nın "Yargı" bölümünde, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı gibi temel ilkelerin ardından "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında belirli merciler tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasası’nda açıkça bir "yüksek mahkeme" olarak düzenlenmiştir?
Anayasası'nda yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılacağı ilkesi uyarınca, belirli merciler "Yüksek Mahkemeler" statüsünde kabul edilerek anayasal teminat altına alınmıştır. Bir kurumun yargısal faaliyet yürütmesi, anayasal bir organ olması veya kararlarının kesin nitelik taşıması, o kurumun mutlaka yüksek mahkemeler başlığı altında yer aldığı anlamına gelmemektedir.
Buna göre, Anayasası'nın güncel metni dikkate alındığında; mali yargı kolunda görev yapıp hesap yargılaması sonucunda kesin hüküm verme yetkisine sahip olmasına rağmen, Anayasa'nın "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında düzenlenen kurumlardan biri değildir?
Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası'nın yargı sistemine ilişkin düzenlemeleri ve yüksek mahkemelerin hukuki statüleri dikkate alındığında, bu mahkemelerin kuruluşu, üye seçimi ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
1982 Anayasası'nın "Yargı" bölümünde düzenlenen yüksek mahkemeler, yılındaki köklü anayasa değişiklikleri ile sayısal ve yapısal bir dönüşüme uğramıştır. Bu süreçte askeri yargı organları tasfiye edilmiş ve yargı sistemindeki hiyerarşik denge yeniden kurulmuştur. Bu çerçevede, güncel anayasal düzende "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında tahdidi olarak (isimlendirilerek) sayılan kurumların toplam sayısı ve bu grupta yer almadığı halde Anayasa'nın "Yargı" bölümünde müstakil bir madde altında düzenlenen anayasal merci aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
1982 Anayasası'na göre, aşağıdakilerden hangisi Türk yargı sistemi içerisinde "Yüksek Mahkemeler" başlığı altında düzenlenen kurumlardan biri değildir?
Anayasası’nda düzenlenen yüksek mahkemeler ve yargı organlarının genel statüleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
1982 Anayasası'nda düzenlenen "Yargı" bölümü ve bu bölüm altındaki "Yüksek Mahkemeler" genel hükümleri dikkate alındığında, yüksek mahkemelerin yapısal özellikleri ve üye seçim süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1982 Anayasası'nın "Yargı" bölümünde düzenlenen yüksek mahkemelerin kuruluş, işleyiş ve başkanlık seçimleri dikkate alındığında, bu mahkemelere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Türk anayasal düzeninde bir yargı merciinin "Yüksek Mahkeme" statüsü kazanması, sadece fonksiyonel bir ölçütle (kararlarının kesinliği) değil, yapısal-organik bir ölçütle (Anayasa'daki tasnif) belirlenir. 1982 Anayasası'nın 2017 değişikliği sonrası güncel metni incelendiğinde; hesap yargılaması yaparak sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlama yetkisine sahip olan ve bu kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulamayan hangi kurum, anayasal sistematiğin "Yüksek Mahkemeler" başlığı dışında bırakılmıştır?