İhtiyati Haciz

123 soru

Soru 101Soru

Alacaklı (A), borçlusu (B) tarafından imzalanmış ve imzası noterlikçe onaylanmış (tasdik edilmiş) bir borç ikrarı belgesine dayanarak mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

İcra ve İflas Kanunu'nun teminatla ilgili hükümleri dikkate alındığında, bu durumda mahkemenin teminat konusundaki yetki ve yükümlülüğü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belge ilam niteliğinde bir vesika sayılmadığı için alacaklı, borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara karşı teminat göstermek mecburiyetindedir.

Cevap

İmzası noterlikçe onaylanmış belgeler ilam niteliğinde sayılmadığı için alacaklının teminat göstermesi mecburidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 259. maddesine göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı genel kural olarak teminat göstermek zorundadır. Bu kuralın tek kesin istisnası alacağın bir 'ilama' (mahkeme kararına) dayanmasıdır. Eğer alacak 'ilam niteliğinde bir belgeye' dayanıyorsa mahkeme teminat isteyip istememekte takdir yetkisine sahiptir. Ancak soruda belirtilen 'imzası noterlikçe onaylanmış' belgeler, İİK'nın 38. maddesi kapsamında ilam niteliğinde bir vesika değildir. İlam niteliğinde sayılan noter senetleri sadece 're'sen düzenlenen' (noter tarafından kaleme alınan) senetlerdir. Bu nedenle, imzası onaylı belgeye dayanan alacaklı teminat göstermek mecburiyetindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Belgenin hukuki niteliğini belirle.
İmzası noterlikçe onaylanan (tasdikli) belge, adi belge hükmündedir.
İİK m. 38'e göre sadece noterlikçe 're'sen düzenlenen' senetler ilam niteliğindedir.
2
İİK m. 259 hükmünü uygula.
Alacaklı teminat göstermek zorundadır.
Alacak bir ilama dayanmıyorsa veya ilam niteliğinde bir vesikaya müstenid değilse teminat gösterilmesi mecburidir.

Anahtar Kavram

İhtiyati hacizde teminatın zorunlu olduğu haller ve istisnalar (İİK m. 259).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Bir ambalaj üreticisi olan alacaklı (A) A.Ş., aralarındaki tedarik sözleşmesine dayanarak borçlu (C) Ltd. Şti. aleyhine mahkemeden ihtiyati haciz kararı almış ve (C)'nin deposundaki üretim malzemelerine fiilen ihtiyati haciz uygulattırmıştır. Daha sonra (A) A.Ş. tarafından açılan alacak davası mahkemece esastan reddedilerek kesinleşmiş ve böylece uygulanan ihtiyati haczin haksız olduğu hukuken tespit edilmiştir. Malzemelerine el konulması nedeniyle üretim bantları duran ve ticari zarara uğrayan (C) Ltd. Şti., uğradığı bu zararın tazmini için dava açma hazırlığındadır.

İcra ve İflas Kanunu ile genel hükümler dikkate alındığında, açılacak bu tazminat davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklı (A) A.Ş.'nin haksız ihtiyati haciz sebebiyle doğan bu zararlardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması şart değildir; haksızlığın ve zararın ispatlanması sorumluluk için yeterlidir.

Cevap

Alacaklının haksız ihtiyati haciz sebebiyle doğan zararlardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması şart değildir; haksızlığın ve zararın ispatlanması sorumluluk için yeterlidir.
İcra ve İflas Kanunu madde 259'a göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Hukukumuzda bu sorumluluk türü bir 'kusursuz sorumluluk' hâli olarak kabul edilmiştir. Tazminata hükmedilebilmesi için ihtiyati haczin haksız olması, bir maddi zararın doğması ve haksız ihtiyati haciz ile zarar arasında illiyet bağı (nedensellik) bulunması yeterlidir; alacaklının ayrıca kusurlu veya kötü niyetli olması kesinlikle aranmaz.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haczin haksız çıkması durumunda alacaklının hukuki sorumluluğunun niteliğini belirlemek
İcra ve İflas Kanunu madde 259 uyarınca haksız ihtiyati hacizde alacaklının sorumluluğu kusursuz sorumluluktur.
Kanun koyucu, geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati haczin haksız yere kullanılmasını ve borçlunun telafisi güç zararlara uğramasını engellemek amacıyla, haksız çıkan alacaklıyı kusuru olmasa dahi sorumlu tutmuştur.
2
Tazminat davası için görevli mahkemeyi ve dava açma süresini tespit etmek
Görevli mahkeme genel hükümlere göre Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesidir. Zamanaşımı ise haczin uygulandığı değil, haksızlığın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat talebi maddi hukuka ilişkin bir uyuşmazlıktır ve genel yargılama usullerine tabidir; bu nedenle dar yetkili İcra Mahkemesinde görülemez.

Anahtar Kavram

Haksız İhtiyati Hacizde Alacaklının Kusursuz Sorumluluğu
Soru 103Soru

Mimar KK, yüklenici firma olan YY İnşaat A.Ş. aleyhine açtığı alacak davasını kazanmış ve yerel mahkemece KK lehine 850.000850.000 TL ödenmesine hükmedilerek karar (ilam) verilmiştir. Ancak KK, YY İnşaat A.Ş.'nin mevcut malvarlığını kaçırma hazırlığında olduğuna dair ciddi emareler elde etmiş ve ilamlı icra takibine başlamadan önce yetkili mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, mahkemenin ihtiyati haciz talebinde teminat şartı yönünden vereceği karar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacak bir ilama dayandığı için mahkeme, ihtiyati haciz kararı verirken teminat arayamaz.

Cevap

Alacak bir ilama dayandığı için mahkemenin ihtiyati haciz kararı verirken teminat arayamayacağını belirten seçenektir.
İcra ve İflas Kanunu madde 259 uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklı, kural olarak borçlunun ve üçüncü kişilerin haksız hacizden kaynaklanabilecek olası zararlarını karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır. Ancak kanun koyucu bu kurala iki önemli istisna getirmiştir. Bunlardan ilki, alacağın bir 'ilama' dayanması durumudur. Alacak mahkeme ilamına dayanıyorsa, alacağın varlığı bir yargı kararıyla sabit hale geldiğinden, ihtiyati haciz talebinde bulunulurken alacaklıdan teminat aranmaz. Seçenekler incelendiğinde, alacağın ilama dayandığı durumlarda teminat aranmayacağını net biçimde ifade eden seçenek yasal düzenlemeye tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki alacağın hukuki niteliğinin tespiti
Alacaklının yerel mahkemede davayı kazanması sonucunda elde ettiği karar, hukuken bir 'ilam' teşkil etmektedir.
İhtiyati haciz şartlarının ve bu şartlara ilişkin istisnaların doğru uygulanabilmesi için dayanak belgenin türünün kesin olarak belirlenmesi gerekir.
2
İhtiyati hacizde teminat kuralı ve kanuni istisnalarının değerlendirilmesi
İİK madde 259 uyarınca ihtiyati hacizde kural olarak haksız haciz ihtimaline karşı teminat alınması zorunludur; ancak alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
Kanun koyucu, alacağın varlığı bir mahkeme kararıyla (ilam) resmi olarak tespit edildiği için haksızlık ihtimalini düşük görmüş ve teminat zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır.
3
Doğru sonucun olayla ilişkilendirilmesi
Mahkeme, Mimar KK'nin talebini değerlendirirken alacağın mahkeme ilamına dayanması sebebiyle kendisinden herhangi bir teminat isteyemez.
Kanundaki açık ve mutlak istisna hükmünün somut olaya doğrudan uygulanması zorunluluğudur.

Anahtar Kavram

İhtiyati Hacizde Teminat İstisnaları (İlam ve İlam Niteliğindeki Belgeler)
Soru 104Soru

Bir alacaklının, ödeme günü henüz gelmemiş olan (müeccel) para alacağını güvence altına alabilmesi için mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunması, İcra ve İflas Kanunu'nda sayılan istisnai hallerin varlığına bağlanmıştır.

Bu yasal düzenlemeye göre, aşağıdaki durumlardan hangisinin mevcudiyeti halinde mahkemece vadesi gelmemiş bir alacak için ihtiyati haciz kararı verilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye hazırlanması

Cevap

Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye hazırlanması durumu vadesi gelmemiş borçlarda ihtiyati haciz sebebidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrasına göre; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi, borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanması ya da bizzat kaçması şartlarına bağlanmıştır. Doğru seçenek, kanunun aradığı bu istisnai sebepleri eksiksiz olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haciz kurumunda kural ile istisna arasındaki ayrımı tespit et.
Kural olarak yalnızca vadesi gelmiş (muaccel) ve rehinle temin edilmemiş para alacakları için ihtiyati haciz istenebilir (İİK m. 257/1).
Soruda 'vadesi gelmemiş' borçlar için aranan istisnai şartlar sorulmaktadır.
2
Vadesi gelmemiş borçlar için İcra ve İflas Kanunu'nun 257/2 maddesinde sınırlı olarak sayılan halleri incele.
Kanuna göre bu haller; 1) Borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, 2) Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanması veya kaçmasıdır.
Kanun koyucu, alacağın tahsilinin imkansızlaşması riskinin yüksek olduğu bu spesifik durumlarda vadeyi beklemeyi alacaklı için tehlikeli bularak istisna getirmiştir.
3
Seçenekleri İİK m. 257/2'de yer alan kanuni şartlar ile karşılaştır.
Borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya mal kaçırmaya hazırlanması ifadesi doğrudan kanun metninde yer alan özel şartları yansıtmaktadır.
Diğer seçeneklerde yer alan rehinle temin edilmemiş olma, temerrüt veya aciz vesikası gibi durumlar vadesi gelmiş borçlara ilişkin genel kurallardır.

Anahtar Kavram

Vadesi gelmemiş borçlarda ihtiyati haciz sebepleri
Soru 105Soru

Alacaklı bir şirket, ticari bir ilişkiden doğan ve vadesi gelmiş (muaccel) olan alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep etmeyi planlamaktadır.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, mahkemenin bu başvuru üzerine ihtiyati haciz kararı verebilmesi için alacağın ve borçlunun durumuyla ilgili aşağıdaki şartlardan hangisinin varlığı aranır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacağın para veya teminat borcu niteliğinde olması ve rehinle güvence altına alınmamış bulunması

Cevap

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para veya teminat borcu niteliğinde olması ve rehinle temin edilmemiş bulunması gerekmektedir.
İcra ve İflas Kanunu madde 257/1 hükmüne göre; 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.' Dolayısıyla vadesi gelmiş alacaklarda aranan temel pozitif şart alacağın para veya teminat borcu olması, temel negatif şart ise rehinle güvence altına alınmamış olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Alacağın vadesinin gelip gelmediği tespit edilir.
Olayda söz konusu alacağın vadesi gelmiş (muaccel) olduğu açıkça belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu, vadesi gelmiş ve vadesi gelmemiş borçlar için birbirinden farklı ihtiyati haciz şartları öngörmektedir.
2
Vadesi gelmiş borçlar için kanunda öngörülen genel şartlar değerlendirilir.
İİK m. 257/1 uyarınca, alacağın para veya teminat borcu olması ve rehinle güvence altına alınmamış olması şartlarının aranacağı sonucuna varılır.
Vadesi gelmiş borçlarda, alacaklının korunması asıl kural olduğundan borçlunun kaçma veya mal kaçırma hazırlığı gibi özel ispat yükümlülüklerine gerek yoktur.

Anahtar Kavram

Vadesi Gelmiş Borçlarda İhtiyati Haciz Şartları
Soru 106Soru

İcra ve İflas Kanunu'na göre, ihtiyati haciz kararının alınmasından sonraki infaz talebi ve kararı tamamlayan merasim (esas takibe geçme veya dava açma) aşamaları kesin sürelere bağlanmıştır.

Haciz işlemi sırasında alacaklının veya vekilinin hazır bulunmadığı bir durumda, ihtiyati haciz kararının infazının istenme süresi ile asıl takibe geçme süresi ve bu sürenin başlangıç anı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz istenmelidir. Asıl takibe geçme için öngörülen 7 günlük süre, haciz tutanağının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.

Cevap

İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infazının istenmesi gerektiği ve asıl takibe geçme için öngörülen 7 günlük sürenin, haciz tutanağının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacağını belirten seçenektir.
İcra ve İflas Kanunu madde 261 gereğince, ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde kararın infazını istemeye mecburdur. İhtiyati haczi tamamlayan merasimi düzenleyen İİK madde 264'e göre ise, haciz sırasında alacaklı veya vekili hazır bulunmamışsa, dava açma veya takip başlatmaya ilişkin 7 günlük hak düşürücü süre, haciz tutanağının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haciz kararının infazını talep etme süresini ve başlangıcını tespit etmek.
İİK madde 261 uyarınca, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz talep edilmelidir.
Kararın verildiği tarih kesin başlangıç anıdır, tefhim veya tebliğ beklenmez.
2
İhtiyati haczi tamamlayan merasim (esas takibe geçme veya dava açma) süresini tespit etmek.
İİK madde 264 uyarınca asıl takibe geçme süresi 7 gündür.
İhtiyati haczin kalıcı hale gelmesi için bu hak düşürücü süre içinde takibe geçilmesi veya dava açılması zorunludur.
3
Haciz işlemi sırasında alacaklının hazır bulunmadığı (yokluğunda yapıldığı) durumda 7 günlük sürenin başlangıç anını belirlemek.
Haciz tutanağının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Kanun, alacaklının bizzat veya vekili aracılığıyla iştirak etmediği haciz işlemlerinde süreyi fiili tatbik anından değil, tutanağın tebliğ anından başlatır.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haciz Kararının İnfazı ve Tamamlayıcı Merasim Süreleri
Soru 107Soru

Hakkında henüz icra takibi başlatılmamış ve dava açılmamış bir alacak için ihtiyati haciz kararı alan ve bu kararı uygulatan alacaklı, yasal süresi içinde borçluya karşı ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçlunun ödeme emrine süresi içinde geçerli bir şekilde itiraz etmesi üzerine takip durmuştur.

İcra ve İflas Kanunu'na göre, alacaklının mevcut ihtiyati haciz kararının düşmesini engellemek için izlemesi gereken usul aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihi izleyen yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması veya genel mahkemeden itirazın iptali istenmelidir.

Cevap

İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihi izleyen yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması veya genel mahkemeden itirazın iptali istenmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesine göre; ihtiyati haciz uygulandıktan sonra başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz ederse, bu itiraz alacaklıya tebliğ edilir. Alacaklı, daha önce alınmış olan ihtiyati haczin hükümsüz kalmaması için tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etmek veya genel görevli mahkemede itirazın iptali davası açmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haciz sonrası başlatılan takipte ödeme emrine itirazın hukuki sonuçlarını analiz et.
Süresi içinde yapılan geçerli bir itiraz ilamsız icra takibini durdurur, fakat ihtiyati haciz kararını doğrudan ortadan kaldırmaz.
İhtiyati haczin geçerliliğini sürdürmesi, alacaklının süresi içinde kanunun gösterdiği yasal yollara başvurmasına bağlanmıştır.
2
İhtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında uygulanacak hak düşürücü süreyi ve başlangıcını tespit et.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren yedi günlük süre içinde harekete geçmek zorundadır.
İİK madde 264/4 hükmü, hukuki belirsizliği önlemek amacıyla alacaklıya 7 günlük kesin bir süre tayin etmiştir.
3
Alacaklının itirazı bertaraf etmek için başvurabileceği yetkili ve görevli mercileri belirle.
Alacaklı duruma ve elindeki belgelere göre icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir veya genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.
Kanun, alacaklının menfaatini korumak için her iki hukuki başvuru yolunu da alternatif olarak sunmaktadır.

Anahtar Kavram

İhtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında borçlunun itirazı sonrası dava ve takip süreleri
Soru 108Soru

Bir inşaat projesinde yüklenici olan (Y), iş sahibi (İ) ile aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta, (İ)'nin talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı gereğince (Y)'nin şantiyedeki iş makinelerine haciz konulmuştur. Daha sonra taraflar arasındaki asıl alacak davasında (İ)'nin haksız olduğu tespit edilmiş ve davanın reddine dair karar kesinleşmiştir. Bu süreçte makinelerini kullanamadığı için yeni bir ihaleye katılamayan ve maddi zarara uğrayan (Y), (İ)'ye karşı haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davası açmak istemektedir.

Bu tazminat davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu davada iş sahibi (İ)'nin kusurlu olup olmadığı araştırılmaz; ihtiyati haczin haksızlığının sabit olması ve zararın doğması tazminat sorumluluğu için yeterlidir.

Cevap

İhtiyati haczi talep eden alacaklının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından, alacaklının kusurunun araştırılmasına gerek olmaksızın haksızlık ve zararın varlığının tazminat için yeterli olduğunu belirten seçenektir.
İİK m. 259 uyarınca haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat davası bir kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) halidir. İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının bu talebinde kusurlu, kötüniyetli veya ihmalkar olup olmadığına bakılmaz. İhtiyati haczin haksız olduğunun anlaşılması, bir zararın doğmuş olması ve aradaki illiyet bağının bulunması tazminata hükmedilmesi için yeterli hukuki unsurlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki kurumu ve uygulanacak kanun maddesini tespit etme
Olayda İİK m. 259 kapsamında haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davası söz konusudur.
Alacaklının talebiyle uygulanan ihtiyati haciz sonrasında asıl davanın reddedilmesi, ihtiyati haczin haksız olduğunu kesinleştirmiştir.
2
Haksız ihtiyati hacizde tazminat sorumluluğunun hukuki niteliğini analiz etme
Kanun koyucu alacaklının sorumluluğunu ağırlaştırarak kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) ilkesini kabul etmiştir.
Geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati haczin karşı tarafa verebileceği ağır zararların telafisi için alacaklının kusurlu (kötüniyetli) olması aranmaz.
3
Davanın usul kurallarını (görev, yetki, husumet ve zamanaşımı) değerlendirme
Dava, alacaklıya karşı genel mahkemelerde açılır. Zamanaşımı ise haksızlığın anlaşıldığı asıl davanın kesinleşmesinden itibaren başlar.
Seçeneklerdeki görevli mahkeme (icra mahkemesi), husumet (Devlet) ve zamanaşımı başlangıcı (infaz tarihi) iddiaları usul kurallarına aykırıdır.

Anahtar Kavram

Haksız İhtiyati Hacizde Alacaklının Kusursuz Sorumluluğu
Soru 109Soru

Alacaklı, mahkemeden aldığı ihtiyati haciz kararını icra dairesinde infaz ettirdikten sonra, yasal süresi içinde borçluya karşı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz ederek takibi durdurmuştur. Yapılan bu itiraz alacaklıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Buna göre, konulan ihtiyati haczin devam edebilmesi için alacaklının başvurması gereken hukuki yol, süresi ve bu süreye uyulmamasının yaptırımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın iptali davası açmalı veya itirazın kaldırılmasını talep etmelidir; aksi hâlde ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır.

Cevap

İtirazın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın iptali davası açmalı veya itirazın kaldırılmasını talep etmelidir; aksi hâlde ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır.
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 264. maddesine göre, ihtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında başlatılan icra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz ederse, bu itiraz alacaklıya tebliğ edilir. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya genel mahkemede itirazın iptali davası açmaya mecburdur. Bu 7 günlük hak düşürücü süre geçirilirse, konulmuş olan ihtiyati haciz kanun gereği (bir mercinin kaldırma kararına gerek kalmadan) kendiliğinden hükümsüz kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki süreci ve gelinen aşamayı tespit etme
Alacaklı ihtiyati haczi infaz ettirmiş, süresinde esas takibe (ilamsız takip) geçmiş, ancak borçlu bu takibe itiraz ederek takibi durdurmuştur.
İhtiyati haczi tamamlayan merasimin hangi evresinde bulunulduğunu ve uygulanacak kanun hükmünü belirlemek için.
2
İtiraz sonrasında alacaklının yükümlülüklerini ve süresini belirleme
İİK m. 264/2 hükmü gereğince alacaklının, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde itirazın iptali davası açması veya itirazın kaldırılmasını istemesi zorunludur.
İhtiyati haczin düşmesini önlemek için kanunun belirlediği özel prosedürün uygulanması gerektiği için.
3
Sürelere riayet edilmemesinin yaptırımını (sonucunu) saptama
İİK m. 264/4 gereğince, öngörülen hak düşürücü bu sürelere uyulmaması hâlinde ihtiyati haciz herhangi bir talebe veya karara gerek olmaksızın kendiliğinden hükümsüz kalır.
İhtiyati haczin geçici niteliğinin ve kanuni müeyyidenin doğru tespiti için.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haczi Tamamlayan Merasim (Takip ve Dava Süreleri)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 110Soru

Alacaklı (A), para alacağını güvence altına almak için borçlu (B)'nin işyerindeki mallara mahkeme kararıyla ihtiyati haciz koydurmuştur. Haciz işlemi sırasında hazır bulunan üçüncü kişi (C), malların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur.

Bu senaryo ve ihtiyati haczin icra ve maddi hukuka etkileri bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyati haciz aşamasında istihkak iddiası tutanağa geçirilse bile, istihkak davası açmak için öngörülen kanuni süreler kural olarak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesiyle işlemeye başlar.

Cevap

İhtiyati haciz aşamasındaki istihkak davalarında dava açma süresinin kural olarak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesiyle işlemeye başlayacağını belirten ifade doğrudur.
İhtiyati haciz aşamasında üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması mümkündür. Ancak ihtiyati haciz geçici bir koruma önlemi olup, alacaklının yedi günlük yasal sürede asıl takibe geçmemesi halinde kendiliğinden kalkar. Bu nedenle, usul ekonomisi gereğince üçüncü kişinin veya alacaklının istihkak davası açması için gereken yedi günlük hak düşürücü süre hemen işlemeye başlamaz; bu süre, ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü (örneğin ödeme emrinin tebliğ edilip takibin kesinleştiği) tarihten itibaren başlar. Ayrıca, ihtiyati haczin alacaklıya doğrudan rüçhan hakkı vermediği ve maddi hukuk bağlamında zamanaşımını kesmediği unutulmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki hukuki durumun (ihtiyati haciz, istihkak ve diğer etkiler) tespit edilmesi.
Olayda henüz kesinleşmemiş bir para alacağı takibi için uygulanan geçici koruma tedbiri ve bu sırada ileri sürülen mülkiyet iddiası bulunmaktadır.
İhtiyati haczin maddi ve şekli hukuktaki özgün etkilerini doğru yorumlayabilmek için geçici niteliği göz önünde bulundurulmalıdır.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin ihtiyati haczin temel etkileri (rüçhan hakkı, zamanaşımı, merasim) açısından değerlendirilmesi.
İhtiyati haczin kendiliğinden ihtiyati tedbire dönüşmeyeceği, zamanaşımını kesmediği, rüçhan hakkı vermediği ve icra memurunun işlemine karşı şikayet yoluna gidileceği tespit edilir.
Temel icra hukuku kurallarıyla çelişen çeldirici ifadeleri elemek için.
3
İhtiyati haciz aşamasında istihkak prosedürüne ilişkin sürelerin nasıl işlediğinin belirlenmesi.
Yargıtay içtihatları ve usul ekonomisi ilkesi gereği, istihkak davası açma sürelerinin ihtiyati haczin düşme riskine karşı ancak takibin kesinleşmesiyle (kesin hacze dönüşmeyle) başlayacağı sonucuna ulaşılır.
Doğru yasal uygulamayı ve süre başlangıcını tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İhtiyati haczin icra ve maddi hukuka etkileri ile ihtiyati hacizde istihkak davası süreleri
Soru 111Soru

AŞ statüsündeki bir tekstil firması, tedarikçisi olduğu limited şirket aleyhine faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü yargılama neticesinde, davalının 1.500.000 TL ödemesine yönelik bir mahkeme hükmü istihsal etmiştir. Davacı firma, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesini beklemeksizin, davalının malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati haciz tatbik edilmesi istemiyle yargı merciine başvurmuştur.

İcra ve İflas Kanunu'nun ihtiyati hacizde teminat aranmasına ilişkin kuralları dikkate alındığında, mahkemenin bu başvuru üzerine teminat şartı bakımından vereceği kararda izlemesi gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Talep, mahkeme tarafından verilmiş bir ilama müstenit olduğundan, mahkemece herhangi bir teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesi zorunludur.

Cevap

Talep, mahkeme tarafından verilmiş bir ilama müstenit olduğundan, mahkemece herhangi bir teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesi zorunludur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 259. maddesine göre, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı kural olarak borçlunun veya üçüncü kişilerin haksız hacizden doğabilecek zararlarını karşılamak üzere teminat göstermekle yükümlüdür. Ancak aynı maddenin açık hükmüne göre, alacak bir 'ilama' (mahkeme kararına) dayanıyorsa alacaklıdan teminat aranmaz. Somut olayda alacaklının elinde bir mahkeme kararı (ilam) mevcut olduğundan, karar kesinleşmemiş olsa bile hakimin teminat talep etme veya takdir etme yetkisi bulunmayıp talebi teminatsız olarak kabul etmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki belgenin hukuki niteliğini tespit et
Alacaklının elindeki belge, bir alacak davası sonucunda mahkemece verilen ve bir eda hükmü içeren bir 'ilam'dır.
İhtiyati hacizde teminat yükümlülüğü ve muafiyetler, tamamen dayanak belgenin hukuki niteliğine göre şekillenmektedir.
2
İİK madde 259'daki teminat kuralı ve istisnalarını uygula
Kanuna göre kural olarak ihtiyati haciz teminata tabidir; ancak alacak bir ilama dayanıyorsa kanun açıkça 'teminat aranmaz' emrini vermiştir.
Kanun koyucu, bağımsız yargı mercileri tarafından verilmiş kararlara yüksek bir güven atfettiği için ilama dayalı talepleri haksız çıkma ihtimaline karşı alınan teminattan muaf tutmuştur.
3
İlamın henüz kesinleşmemiş olmasının teminat kuralına etkisini değerlendir
Bir mahkeme ilamının ihtiyati haciz bağlamında teminat muafiyetinden yararlanabilmesi için kesinleşmiş olması şartı aranmaz.
Eda ilamları kural olarak kesinleşmeden icra edilebilir statüdedir. İlamın varlığı, teminat muafiyeti için kendi başına yeterlidir.

Anahtar Kavram

İhtiyati Hacizde Teminat İstisnaları (İlam ve İlam Niteliğinde Belge Ayrımı)
Soru 112Soru

Bir mal alımı sözleşmesinden doğan ve vadesi gelmiş olan alacağını tahsil edemeyen tacir KK, asliye ticaret mahkemesine başvurarak borçlu LL aleyhine ihtiyati haciz kararı almıştır. Kararın verilmesinin ardından KK, alacağının güvence altına alınması için gerekli usuli adımları atacaktır.

İhtiyati haciz kararının infazı ve ihtiyati haczi tamamlayan merasim süreci dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi usul hukukuna göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: KK'nin ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz talep etmesi zorunludur; haciz KK'nin gıyabında tatbik edilirse asıl takibe geçmek için gereken 7 günlük süre haciz tutanağının KK'ye tebliğinden itibaren başlar.

Cevap

İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz talep edilmeli; gıyapta uygulanan hacizlerde 7 günlük asıl takibe geçme süresi tutanağın tebliğinden itibaren başlamalıdır.
Verilen senaryoda yasal düzenlemelere eksiksiz uyan tek açıklama, infaz talebi için 10 günlük sürenin öngörülmesi ve alacaklının yokluğunda yapılan hacizler için asıl takibe geçme amacını taşıyan 7 günlük sürenin başlangıcının haciz tutanağının tebliğiyle işlemeye başlayacağını belirten ifadedir. Bu durum, İİK m.261 ve m.264 hükümlerinin doğrudan uygulanmış halidir.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haciz kararının infazı için öngörülen kanuni süreyi belirleme.
İİK m. 261 gereğince kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz talep edilmelidir.
Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve süresinde infaz istenmezse karar kendiliğinden hükümsüz kalır.
2
İhtiyati haczi tamamlayan merasim (dava açma veya takip başlatma) süresini tespit etme.
İİK m. 264 uyarınca asıl esasa geçmek için alacaklının 7 gün içinde dava açması veya icra takibi başlatması gerekir.
İhtiyati haciz geçici bir koruma önlemi olduğundan, alacaklının hakkını asıl yollarla araması için kanun koyucu kısa bir hak düşürücü süre öngörmüştür.
3
Haczin gıyapta (alacaklının yokluğunda) yapılması ihtimalinde 7 günlük sürenin başlangıcını saptama.
Eğer haciz sırasında alacaklı hazır değilse, 7 günlük süre haciz tutanağının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Alacaklının bilmediği bir işlemin sonucuna göre sürelerin işlemeye başlaması hukuki dinlenilme ve hak arama hürriyetine aykırı olacağından süre tebliğe bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

İhtiyati Hacizde İnfaz ve Tamamlayıcı Merasim Süreleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

Beyaz eşya toptancısı (Z), perakendeci (P)'den olan vadesi gelmiş 800.000 TL tutarındaki faturaya dayalı alacağı için mahkemeden ihtiyati haciz kararı almış ve (P)'nin deposundaki mallara ihtiyati haciz uygulattırmıştır. Haciz işlemi sırasında, depoda bulunan bazı televizyonların mülkiyetinin lojistik firması (L)'ye ait olduğu iddia edilmiştir. Ayrıca, ihtiyati haczin infazından kısa bir süre sonra, (P)'nin bir başka alacaklısı olan (X), aynı mallar üzerine kesin haciz koydurtmuştur.

Buna göre, ihtiyati haciz aşamasındaki istihkak iddiası, ihtiyati haczi tamamlayan işlemler ve kararın hukuki etkileri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyati haciz kararı alınması alacağın zamanaşımını kesmez; ayrıca ihtiyati haciz (Z)'ye rüçhan (öncelik) hakkı sağlamadığından, (Z)'nin haczi (X)'in kesin haczine kendiliğinden iştirak eder.

Cevap

İhtiyati haciz kararı alınmasının alacağın zamanaşımını kesmeyeceğini ve ihtiyati haczin sahibine öncelik (rüçhan) hakkı sağlamayarak sonradan konulan kesin hacze kendiliğinden iştirak edeceğini belirten ifadedir.
İhtiyati haciz geçici bir hukuki koruma önlemi olduğundan, alacaklıya maddi hukuk bakımından zamanaşımını kesme gibi bir avantaj sağlamaz. Ayrıca takip hukuku bakımından da ihtiyati haciz rüçhan (öncelik) hakkı vermez; sonradan bir başka alacaklı kesin haciz koydurursa, ihtiyati haciz sahibi bu kesin hacze İİK m. 268 uyarınca kendiliğinden iştirak eder.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haczin zamanaşımına etkisini değerlendir
İhtiyati haciz talebi veya kararının uygulanması zamanaşımını kesmez.
Türk Borçlar Kanunu Madde 154'te zamanaşımını kesen sebepler (dava açılması, icra takibi başlatılması vb.) sınırlı sayılmıştır ve ihtiyati haciz bunlardan biri değildir.
2
İhtiyati haczin kesin hacizler karşısındaki önceliğini (rüçhan hakkını) analiz et
İhtiyati haciz sahibine rüçhan hakkı vermez, ilk kesin hacze İİK m. 268 uyarınca kendiliğinden iştirak eder.
Kanun koyucu ihtiyati haczi sadece geçici bir koruma olarak öngörmüş, önceden konulmuş olsa bile sonradan gelen kesin hacizlerin önüne geçmesini ve onlara karşı öncelik taşımasını engellemiştir.
3
Diğer seçeneklerdeki usul kuralları hatalarını tespit et
İhtiyati tedbirin para alacakları için istenemeyeceği, istihkak prosedürünün şikayet yoluyla genel mahkemede çözülemeyeceği, 7 günlük tamamlama süresinin karardan değil infazdan başlayacağı ve mülkiyet uyuşmazlığının karara itiraz yoluyla değil istihkak yoluyla çözüleceği belirlenir.
İcra ve İflas Kanunu usul kuralları, geçici hukuki koruma tedbirleri ile istihkak kurallarını kesin süreler ve mercii sınırlarıyla birbirinden ayırmıştır.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haczin Hukuki Etkileri ve İstihkak Prosedürü
Soru 114Soru

Bir alacaklı vekili, müvekkili lehine mahkemeden aldıkları ihtiyati haciz kararının uygulanması ve sonrasındaki yasal süreç hakkında müvekkiline şu bilgiyi vermiştir:

'Mahkemenin ihtiyati haciz kararını vermesinden itibaren 77 gün içinde icra dairesinden kararın infazını istemeliyiz. İcra dairesi yokluğumuzda haczi tatbik ederse, asıl alacağımız için icra takibine başlama veya dava açma süremiz haczin tatbiki tarihinden itibaren başlar ve bu süre 1010 gündür.'

İlgili kanun hükümleri uyarınca, vekilin müvekkiline aktardığı bu bilgilerdeki süre ve başlangıç anı hatalarının tümüyle giderilmiş hali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararın infazı, verildiği tarihten itibaren 1010 gün içinde istenmelidir; alacaklının yokluğunda yapılan hacizde esas takibe geçme süresi ise haciz tutanağının alacaklıya tebliğinden itibaren başlar ve 77 gündür.

Cevap

İnfaz süresi kararın verildiği tarihten itibaren 10 gündür; yoklukta yapılan hacizde esas takibe geçme süresi ise tutanağın alacaklıya tebliğinden itibaren 7 gündür.
İİK m. 261 uyarınca alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 1010 gün içinde kararın infazını istemek zorundadır. İİK m. 264'e göre ise ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı, haciz yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine (alacaklıya) tebliğinden itibaren 77 gün içinde esas takibe geçmek veya dava açmak zorundadır. Dolayısıyla vekilin beyanındaki tüm hataları düzelten tek ifade doğru seçenekteki ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vekilin belirttiği ihtiyati haciz kararının infaz edilmesini isteme süresini ve başlangıcını değerlendirmek.
İİK m. 261 gereği bu süre kararın 'verildiği' tarihten itibaren başlar ve 1010 gündür. Vekilin '77 gün' ifadesi yanlıştır.
Kanun, infaz isteme süresini kesin hak düşürücü süre olarak 1010 gün şeklinde belirlemiştir.
2
Vekilin belirttiği esas takibe geçme (veya dava açma) süresinin başlangıç anını değerlendirmek.
Haciz, alacaklının yokluğunda tatbik edildiği için İİK m. 264 gereği bu süre 'haczin tatbiki' tarihinde değil, 'haciz tutanağının alacaklıya tebliği' tarihinde başlar.
Alacaklı haciz sırasında hazır bulunmadığından haciz işlemlerine ve takibe geçme yükümlülüğüne ancak resmi tebliğ ile vakıf olabilir.
3
Vekilin belirttiği esas takibe geçme süresinin kaç gün olduğunu değerlendirmek.
İhtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında asıl takibe geçme süresi 1010 gün değil, 77 gündür.
Kanun koyucu, borçlunun malları üzerindeki geçici baskının makul sürede kesinleşmesi veya kalkması için bu süreyi 77 gün ile sınırlamıştır.

Anahtar Kavram

İhtiyati haciz kararının infaz süresi ve ihtiyati haczi tamamlayan merasim (dava/takip) süreleri
Soru 115Soru

Gıda toptancısı (G), perakende zinciri (P) aleyhine açtığı alacak davasını kazanmış ve mahkeme, (P)'nin (G)'ye 400.000 TL ödemesine hükmetmiştir. (G), lehine verilen bu karara dayanarak, (P)'nin mallarını kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz kararı almak üzere yetkili mahkemeye başvurmuştur.

Buna göre, (G)'nin ihtiyati haciz talebinde teminat gösterme yükümlülüğü hakkında aşağıdakilerden hangisi kanunen doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyati hacze konu alacak bir mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış olduğundan, başvuru sahibinden herhangi bir teminat alınması söz konusu olmaz.

Cevap

İhtiyati hacze konu alacak bir mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış olduğundan, başvuru sahibinden herhangi bir teminat alınması söz konusu olmaz.
İcra ve İflas Kanunu madde 259 uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı, haksız çıkması durumunda borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları karşılamak üzere kural olarak teminat göstermek zorundadır. Ancak kanun koyucu bu kurala çok net bir istisna getirmiştir: Eğer alacak bir 'ilama' (mahkeme kararına) dayanıyorsa hiçbir şekilde teminat aranmaz. Olayda (G)'nin elinde hüküm altına alınmış bir mahkeme ilamı bulunduğundan, kanunun açık hükmü gereği kendisinden herhangi bir güvence talep edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki ihtiyati haciz talebinin dayandığı belgenin hukuki niteliğini belirle.
(G)'nin talebi, açtığı alacak davası sonucunda verilen bir mahkeme kararına (ilama) dayanmaktadır.
İhtiyati hacizde teminat yükümlülüğü, talebin dayandığı belgenin türüne göre doğrudan değişiklik gösterir.
2
İcra ve İflas Kanunu'nun ihtiyati hacizde teminatı düzenleyen genel kuralını ve istisnalarını değerlendir.
Kanuna göre kural olarak ihtiyati haciz isteyen alacaklı teminat vermekle yükümlüyken, alacağın bir 'ilama' veya 'ilam niteliğinde belgeye' dayanması durumunda istisnai hükümler uygulanır.
Borçlunun haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğrayabileceği zararların güvence altına alınması kuralının, alacağın kesinliğine göre esnetilmesi kanunun bir gereğidir.
3
Olaydaki mahkeme kararı (ilam) için uygulanan kesin istisna kuralını tespit et.
İİK m. 259/2 uyarınca, alacak bir ilama dayanıyorsa mahkemenin takdir hakkı bulunmaksızın alacaklıdan teminat aranmaz.
Ortada bir mahkeme kararı olduğundan, alacağın varlığı kuvvetli bir şekilde ispatlanmıştır ve alacaklının haksız çıkma ihtimali ortadan kalkmıştır.

Anahtar Kavram

İhtiyati Hacizde Teminat İstisnaları
Soru 116Soru

Alacaklı (A), borçlu (B)'den olan vadesi gelmiş para alacağını güvence altına almak amacıyla yetkili mahkemeden ihtiyati haciz kararı almış ve (B)'nin işyerindeki malları haczettirmiştir. İhtiyati haczin tatbiki sırasında üçüncü kişi (Ü), malların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. İhtiyati haciz kararının infazından kısa bir süre sonra ise, borçlunun diğer bir alacaklısı (C), yürüttüğü icra takibi neticesinde aynı mallar üzerine kesin haciz koydurmuştur.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, bu hukuki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklı (A)'nın koydurduğu ihtiyati haciz ona diğer alacaklılara karşı rüçhan hakkı sağlamaz; ancak (C)'nin koydurduğu kesin hacze, (A)'nın ihtiyati haczi henüz kesin hacze dönüşmemiş olsa dahi kanun gereği kendiliğinden ve geçici olarak iştirak etme hakkı doğar.

Cevap

İhtiyati haciz alacaklıya rüçhan hakkı sağlamaz, ancak daha sonra konulan kesin hacze kendiliğinden ve geçici olarak iştirak etme hakkı verir.
İcra ve İflas Kanunu madde 268 uyarınca, ihtiyati haciz kural olarak alacaklıya bir rüçhan (öncelik) hakkı bahşetmez. Ancak kanun koyucu, ilk haczi koyduran ancak henüz takibi kesinleşmeyen alacaklıyı korumak amacıyla özel bir iştirak kuralı öngörmüştür. Buna göre, ihtiyati haciz konulduktan sonra ve ödeme/icra emrinin tebliğinden önce başka bir alacaklı mallar üzerine kesin haciz koydurursa, ihtiyati haciz sahibi alacaklı bu kesin hacze "kendiliğinden ve muvakkaten" (geçici olarak) iştirak eder. Bu nedenle doğru ifade, ihtiyati haczin rüçhan hakkı vermediğini ancak geçici iştirak sağladığını belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haczin rüçhan hakkına etkisini analiz et
İhtiyati haciz geçici bir önlem olduğu için kural olarak alacaklıya öncelik (rüçhan) hakkı sağlamaz.
Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği henüz kesinleşmemiş bir alacak için rüçhan hakkı tanınamaz.
2
İhtiyati haczin hacze iştirak boyutunu değerlendir
İİK m. 268 gereği, ihtiyati hacizden sonra konulan kesin hacizlere ihtiyati haciz sahibi geçici olarak iştirak eder.
Kanun koyucu ihtiyati haciz sahibini mağdur etmemek için kesin hacze dönüşmeyi beklemeden iştirak imkanı sunmuştur.
3
İstihkak ve tamamlayan merasim kurallarını kontrol et
İhtiyati hacizde istihkak kuralları aynen uygulanır ve haciz, zamanaşımını kesmediği için tamamlayan merasim şarttır.
Diğer seçeneklerde yer alan şikayet yolu, ihtiyati tedbire dönüşme ve zamanaşımını kesme iddialarının yasal dayanağı yoktur.

Anahtar Kavram

İhtiyati Hacizde Hacze İştirak, İstihkak İddiası ve Tamamlayan Merasim Etkileri
Soru 117Soru

Bir üretim tesisine hammadde tedarik eden alacaklı şirket, vadesi gelmiş para alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla yetkili mahkemeden ihtiyati haciz kararı almış ve borçlunun deposundaki endüstriyel makineler üzerine ihtiyati haciz koydurmuştur. Haciz işlemi icra dairesi aracılığıyla gerçekleştirilirken, fabrikada bulunan bir finansal kiralama (leasing) şirketi söz konusu makinelerin kendi mülkiyetinde olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasında bulunmuştur. Ayrıca alacaklı şirket, borçlunun diğer alacaklılarının da aynı mallara yönelebileceğinden endişe etmektedir.

Bu hukuki durum ve ihtiyati haczin etkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyati haciz, borçlunun malları üzerinde ayni bir rüçhan (öncelik) hakkı yarattığından, haczedilen makinelerin daha sonra başka bir alacaklı tarafından kesin hacze konu edilip satılması halinde ihtiyati haciz sahibi satış bedelinden öncelikle tatmin edilir.

Cevap

İhtiyati haczin mallar üzerinde ayni bir rüçhan (öncelik) hakkı yarattığını ve satış bedelinden öncelikle tatmin edilme hakkı verdiğini belirten ifade yanlıştır.
İhtiyati haczin borçlunun malları üzerinde ayni bir rüçhan (öncelik) hakkı yarattığını belirten seçenek yasal düzenlemelere aykırıdır. İcra ve İflas Hukuku'nda ihtiyati haciz, alacaklıya rehin gibi bir öncelik hakkı bahşetmez. Başka bir alacaklının kesin haciz koydurup malı sattırması durumunda, ihtiyati haciz sahibi alacaklı satış bedelinden rüçhanlı (öncelikli) olarak ödeme alamaz. Kanun koyucu bu durumda ihtiyati haciz sahibini korumak için 'ihtiyati hacze iştirak' (İİK m. 268) kurumunu öngörmüştür; yani ihtiyati haciz sahibi, konulan o kesin hacze kendiliğinden katılır ve satış bedeli garameten (orantılı) paylaştırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haczin hukuki niteliğini ve rüçhan hakkı verip vermediğini değerlendir.
İhtiyati haciz ayni bir hak veya öncelik (rüçhan) hakkı vermez, sadece malın borçlu tarafından elden çıkarılmasını engeller.
İhtiyati haciz geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati haciz sahibi, kesin haciz koyduran diğer alacaklılara karşı mutlak bir önceliğe sahip değildir; şartları varsa (İİK m. 268) sadece o hacze iştirak edebilir.
2
İhtiyati haciz aşamasında istihkak prosedürünü incele.
Üçüncü kişiler, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesini beklemeden istihkak iddiasında bulunabilir ve dava açabilirler.
Malı üzerindeki haksız kısıtlamanın derhal kaldırılmasında üçüncü kişinin hukuki yararı vardır.
3
İhtiyati haciz ile zamanaşımı ilişkisini kontrol et.
İhtiyati haciz talebi ve uygulanması, TBK m. 154 anlamında zamanaşımını kesen işlemlerden değildir.
Zamanaşımını asıl alacağa yönelik icra takip talebi veya dava açılması keser.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haczin İcra Hukukundaki Etkileri ve İstihkak Prosedürü
Soru 118Soru

Mühendis (M), iş sahibi (İ) ile aralarındaki hizmet sözleşmesinden doğan muaccel para alacağını güvence altına almak maksadıyla yetkili mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı elde etmiştir. (M)'nin elde ettiği bu kararı infaz ettirmesi ve sonrasında asıl takibe veya davaya geçmesi gereken aşamada uyması zorunlu usul kuralları mevcuttur.

Bu sürece dair yasal hak düşürücü süreler ve bu sürelerin başlangıç anları dikkate alındığında, aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (M), kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde kararın infazını istemek zorundadır; şayet haciz işlemi (İ)'nin yokluğunda gerçekleştirilmişse, asıl takibe geçmek veya dava açmak için sahip olunan 7 günlük yasal süre, haciz tutanağının (İ)'ye tebliğ edildiği tarihte başlar.

Cevap

İhtiyati haciz kararının infazı, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde istenmelidir. İhtiyati haczi tamamlayan merasim olan asıl takibe geçme veya dava açma süresi ise 7 gündür ve bu süre borçlu yokluğunda yapılan hacizlerde haciz tutanağının borçluya tebliğinden itibaren başlar.
İcra ve İflas Kanunu'nun 261. maddesine göre alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde kararın infazını istemeye mecburdur; aksi halde karar kendiliğinden kalkar. Kanunun 264. maddesine göre ise alacaklı, haczin tatbiki tarihinden, şayet haciz borçlunun gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının borçluya tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde esas hakkındaki davayı açmak veya icra/iflas takibine başlamak zorundadır. Doğru seçenek her iki yasal kuralı da eksiksiz ve isabetli bir şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyati haciz kararının infazının talep edilme süresini ve başlangıç anını belirleme
İİK m. 261 uyarınca, alacaklı ihtiyati haciz kararının 'verildiği' tarihten itibaren 10 gün içinde kararın infazını istemeye mecburdur.
İnfaz aşamasındaki yasal sınırları saptamak ve kararın kendiliğinden hükümsüz kalmasını önlemek için kanuni sürenin bilinmesi gerekir.
2
İhtiyati haczi tamamlayan merasim süresini ve bu sürenin borçlunun gıyabında yapılan işlemlerdeki başlangıcını tespit etme
İİK m. 264 uyarınca, dava açılmadan veya takibe başlanmadan önce alınan ihtiyati hacizlerde alacaklı 7 gün içinde asıl takibe veya davaya geçmelidir. Haciz borçlunun gıyabında (yokluğunda) yapılmışsa bu 7 günlük süre, haciz tutanağının borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Tamamlayıcı merasim sürelerinin eksiksiz tespiti, seçeneklerdeki yanıltıcı başlangıç tarihlerini elemeyi sağlar.
3
Seçenekleri bu kurallar ışığında değerlendirme
Yalnızca kararın verildiği tarihten itibaren 10 günlük infaz süresini ve borçlunun gıyabında yapılan hacizde tutanağın tebliğinden itibaren 7 günlük tamamlayıcı merasim süresini içeren ifade doğru kabul edilmelidir.
Diğer tüm seçeneklerde ya sürelerin yerleri (7 ile 10) değiştirilmiş ya da başlangıç anları (tefhim, düzenlenme, her halükarda tatbik gibi) kanuna aykırı verilmiştir.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haciz Kararının İnfazı ve Tamamlayıcı Merasim Süreleri (İİK m.261 ve m.264)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 119Soru

Bir üretim tesisinin sahibi olan tacir (T)'nin fabrikasındaki makinelere, yokluğunda asliye ticaret mahkemesinin kararıyla ihtiyati haciz konulmuştur. Haciz işlemi sırasında fabrikada bulunmayan (T), borcunun henüz muaccel olmadığını ve kararı veren mahkemenin yetkisiz olduğunu iddia etmektedir. (T), bu hukuka aykırılığı gidermek amacıyla kanuni süresi içinde harekete geçmeye karar vermiştir.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, (T)'nin başvuracağı hukuki yol, başvuru mercii ve süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyati haciz tutanağının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye itiraz etmelidir.

Cevap

İhtiyati haciz işlemi sırasında hazır bulunmayan borçlunun, yetki ve borcun muaccel olmaması (ihtiyati haciz sebepleri) yönündeki iddialarını, haciz tutanağının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz yoluyla bildirmesi gerekir.
İcra ve İflas Kanunu madde 265 hükmüne göre borçlu, kendisi dinlenmeden (gıyabında) verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. İtiraz süresi 7 gündür. Borçlunun yokluğunda yapılan hacizlerde bu süre, haciz tutanağının borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Başvurulacak merci ise doğrudan doğruya ihtiyati haciz kararını tesis eden mahkemedir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun iddialarının hukuki niteliğini belirleme
Muacceliyet ve yetki iddiaları, İİK m. 265 kapsamında 'ihtiyati haciz sebeplerine' ve 'mahkemenin yetkisine' yönelik itirazdır.
Kanun, bu konulardaki eksikliklerin kararı veren mahkemeye itiraz yoluyla ileri sürülmesini emretmektedir.
2
Başvuru süresini ve başlangıcını tespit etme
İtiraz süresi 7 gündür. Borçlu haciz sırasında yoksa, süre tutanağın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Borçlunun hakkını arayabilmesi için kararın ve uygulamanın içeriğini resmen (tebligat ile) öğrenmiş olması kanuni bir güvencedir.
3
Görevli ve yetkili mercii belirleme
İtiraz, icra mahkemesine veya icra dairesine değil, ihtiyati haciz kararını veren genel mahkemeye (olayda asliye ticaret mahkemesi) yapılmalıdır.
Kararı veren mahkeme, kendi kararının şartlarının oluşup oluşmadığını yeniden değerlendirme yetkisine sahiptir.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Şartları ve Usulü
Soru 120Soru

Bir inşaat projesi yürüten müteahhit (M) aleyhine, malzeme tedarikçisi (T) tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alınmış ve (M)'nin şantiyesinde bulunmadığı bir sırada iş makineleri ile yapı malzemeleri üzerine haciz tatbik edilmiştir. Düzenlenen ihtiyati haciz tutanağı (M)'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. (M); borcun henüz vadesinin gelmediğini, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisiz olduğunu ve ayrıca haczedilen bazı iş makinelerinin kanun gereği haczi kabil olmayan mallardan olduğunu iddia etmektedir. Buna göre, (M)'nin iddialarını ileri sürebilmesi için başvurması gereken hukuki yollar, süreler ve merciler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade ve yetki iddialarını tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ihtiyati haciz kararını veren Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz olarak; haczedilmezlik iddiasını ise yine 7 gün içinde icra mahkemesine şikayet olarak yöneltmelidir.

Cevap

Borçlu, vade ve yetki itirazlarını kararı veren mahkemeye (Asliye Ticaret Mahkemesi) 7 gün içinde; haczedilmezlik şikayetini ise icra mahkemesine 7 gün içinde yapmalıdır.
Doğru seçenek, İİK'daki usul ayrımlarını tam olarak yansıtmaktadır. Borcun vadesinin gelmediği ve kararı veren mahkemenin yetkisiz olduğu iddiaları doğrudan ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz sebepleridir (İİK m. 265). Bu itirazlar, borçlunun yokluğunda yapılan hacizlerde tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içinde bizzat kararı veren mahkemeye (olayda Asliye Ticaret Mahkemesi) yapılmalıdır. Diğer taraftan, icra memurunun haczedilmesi yasak olan bir malı haczetmesi, memur muamelesini şikayet sebebidir (İİK m. 16, m. 82). Şikayet ise işlemi yapan memurun bağlı olduğu İcra Mahkemesine yine 7 günlük süre içerisinde yöneltilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun iddialarının hukuki niteliğini belirlemek.
Vadenin gelmediği ve yetki iddiaları 'ihtiyati haciz kararına itiraz' kapsamındadır. Haczedilmezlik iddiası ise icra memurunun işlemine karşı 'şikayet' kapsamındadır.
İİK m. 265'e göre ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilir. Haczedilmezlik (İİK m. 82) ise memur muamelesini şikayet (İİK m. 16) yoluyla ileri sürülür.
2
İhtiyati haciz kararına itiraz için görevli merci ve süreyi tespit etmek.
İhtiyati haciz kararına itiraz, tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içinde kararı veren Asliye Ticaret Mahkemesine yapılır.
İİK m. 265 hükmü gereğince, yokluğunda ihtiyati haciz uygulanan borçlu, haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye başvurmalıdır.
3
Haczedilmezlik şikayeti için görevli merci ve süreyi tespit etmek.
Haczedilmezlik şikayeti, işlemin (haczin) öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine yapılır.
İİK m. 16 uyarınca icra memurunun kanuna aykırı işlemlerine karşı 7 gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunulması zorunludur.

Anahtar Kavram

İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Sebepleri ve Şikayet Kurumu ile Ayrımı
ÖncekiSayfa 6 / 7Sonraki