İdare Hukukunun Temel Esasları

163 soru

Soru 1Soru

İdare hukukunun kaynakları ve 1982 Anayasası’ndaki güncel düzenlemeler (2017 değişiklikleri dahil) çerçevesinde, normlar hiyerarşisi ve bu kaynakların hukuki gücü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz; kanunda açıkça düzenlenen konularda ise kararname hükümleri değil, kanun hükümleri uygulanır.

Cevap

Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz; kanunda açıkça düzenlenen konularda ise kararname hükümleri değil, kanun hükümleri uygulanır.
Doğru yanıt olan ifade, 1982 Anayasası'nın 104. maddesinde yer alan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ilişkin sınırlamaları tam olarak yansıtmaktadır. Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenen alanlarda CBK çıkarılamaması 'negatif yetki sınırı', kanunla çatışma durumunda kanunun uygulanması ise 'kanun üstünlüğü' ilkesinin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
CBK ve Kanun arasındaki hiyerarşik ilişkiyi belirle.
Kanun, hiyerarşik olarak CBK'dan üstündür.
1982 Anayasası'nın 104. maddesi, CBK'ların kanunların altında yer aldığını ve kanuna aykırı olamayacağını düzenlemiştir.
2
CBK'nın düzenleme yetkisinin sınırlarını analiz et.
Münhasıran kanunla düzenlenen alanlar (Yasak Alan) CBK ile düzenlenemez.
Anayasa'da açıkça kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilen konularda (Örn: Verginin yasallığı, suç ve cezaların yasallığı) CBK çıkarılması hukuken mümkün değildir.
3
Çatışma durumunda uygulanacak kuralı tespit et.
Kanun ile CBK aynı konuda farklı hüküm içerirse kanun esas alınır.
Normlar hiyerarşisindeki üstlük ilkesi gereği, kanun koyucunun iradesi yürütmenin düzenleyici işlemine üstün tutulur.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi ve CBK'nın Sınırları

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin (CBK) olağan ve olağanüstü dönemlerdeki yetki farklarını ve temel haklar üzerindeki etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında mahalli idareler ve hizmet kuruluşlarının 'yerinden yönetim' esasına göre yapılandırılmasının en temel hukuki dayanağı olan kamu tüzel kişiliği, merkezi idare ile bu birimler arasındaki ilişkiyi belirli bir hukuki rejime bağlar. Buna göre, yerinden yönetim kuruluşlarının kamu tüzel kişiliğine sahip olmalarının merkezi idare ile olan ilişkileri bakımından doğurduğu hukuki sonuçlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi ancak kanunla düzenlenen durumlarda ve idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kullanılabilir.

Cevap

Merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi ancak kanunla düzenlenen durumlarda ve idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kullanılabilir.
Yerinden yönetim kuruluşları, devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları için merkezi idare ile aralarında hiyerarşi bağı kurulamaz. Bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi 'idari vesayet' olarak adlandırılır. İdari vesayet, anayasal bir ilke olarak istisnadır ve ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda, kamu yararı ve idarenin bütünlüğünü korumak amacıyla, yine kanunda belirtilen usullerle kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının 'kamu tüzel kişiliği'ne sahip olmasının hukuki sonucunu saptamak.
Bu kuruluşların devlet tüzel kişiliğinden ayrı, bağımsız birer hukuk süjesi olduğu anlaşılır.
Yerinden yönetim ilkesinin hayata geçmesi için birimin merkezi idareden ayrı bir tüzel kişiliğinin olması zorunludur.
2
Ayrı tüzel kişilikler arasındaki denetim türünü belirlemek.
Merkezi idare ile yerinden yönetim birimi arasındaki ilişkinin 'hiyerarşi' değil, 'idari vesayet' olduğu belirlenir.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasında söz konusu olur.
3
İdari vesayet yetkisinin anayasal ve yasal sınırlarını analiz etmek.
İdari vesayetin istisnai bir yetki olduğu ve ancak kanunun açıkça öngördüğü durumlarda, idarenin bütünlüğü amacıyla kullanılabileceği sonucuna ulaşılır.
Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetim yetkisi kanunla sınırlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Kamu Tüzel Kişiliği İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

İdare hukukunun, özel hukuk disiplinlerinden ayrılan ve bu hukuk dalına özgü (sui generis) nitelikler taşıyan 'statüsel' (durumsal) yapısı dikkate alındığında; idare ile bireyler arasındaki hukuki ilişkilerin mahiyeti ve sonuçları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare ile bireyler arasındaki hukuki bağın, tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla serbestçe belirledikleri sübjektif hak ve borçlar yerine; idare tarafından tek taraflı düzenlenen genel, objektif ve kişilik dışı (gayrişahsi) hukuki durumlar çerçevesinde yürütülmesidir.

Cevap

İdare hukukunda hukuki bağın, tarafların iradelerinden ziyade idarenin tek taraflı belirlediği genel, objektif ve kişilik dışı kurallara dayanmasıdır.
İdare hukukunun statüsel niteliği, bu hukuk dalının 'kişilik dışı' ve 'objektif' bir karakter taşıdığını gösterir. Bireyler, idare ile olan ilişkilerinde (örneğin memuriyete girerken) hak ve ödevlerini pazarlıkla belirlemezler; idarenin önceden koyduğu genel kurallar bütününe dahil olurlar. Bu durum, idarenin kamu yararı amacıyla kuralları tek taraflı olarak güncellemesine imkan tanır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun 'statüsel' niteliğinin tanımını hatırla.
Statüsel nitelik, kişilerin idareyle olan ilişkilerinde özel sözleşmelerden ziyade, önceden saptanmış genel ve objektif kurallara tabi olmasıdır.
Bu kavram, idare hukukunun özel hukuktan ayrıldığı en temel noktalardan biridir.
2
Özel hukuk (akdi rejim) ile idare hukuku (statüsel rejim) arasındaki farkı analiz et.
Özel hukukta 'irade özerkliği' ve 'sözleşme serbestisi' hakimken, idare hukukunda 'tek taraflılık' ve 'kamu gücü' hakimdir.
İdare, kamu yararı gereği bu statüleri (örneğin memurluk statüsü veya öğrencilik statüsü) tek taraflı olarak kurabilir ve değiştirebilir.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendir.
Genel, objektif ve kişilik dışı kuralların vurgulandığı ifadenin doğru olduğu sonucuna varılır.
Diğer seçenekler tedvin edilme, adli yargı veya irade özerkliği gibi yanlış kavramsal çıkarımlar içermektedir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Statüsel (Objektif) Niteliği
Soru 4Soru

İdare hukukunun bağımsız bir hukuk dalı olarak ortaya çıkış süreci, kurallarının yapısı ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri dikkate alındığında; bu disiplinin 'statüsel (nesnel)' ve 'içtihadi' niteliği ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku kuralları, tarafların karşılıklı iradeleriyle belirlenen 'akdi' bir yapıdan ziyade; kanun ve düzenleyici işlemlerle önceden belirlenmiş 'nesnel' statülerden oluşur ve bu kuralların temel ilkeleri büyük ölçüde yargı kararlarıyla şekillenmiştir.

Cevap

İdare hukuku kurallarının tarafların iradesinden bağımsız nesnel statülerden oluşması ve yargı kararlarıyla şekillenmesi doğru ifadedir.
İdare hukukunun statüsel (nesnel) niteliği, bu hukuk dalındaki ilişkilerin tarafların karşılıklı irade beyanıyla değil, idare tarafından (kanunlara dayanarak) tek taraflı belirlenen kurallar çerçevesinde yürümesini ifade eder. İçtihadi niteliği ise, kuralların bir bütün olarak tek bir temel kanun metninde toplanmamış olması nedeniyle uyuşmazlıkların çözümünde yargı kararlarının ve bu kararlarla geliştirilen genel ilkelerin esas alınmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun 'statüsel' (nesnel) niteliğini analiz etme.
İdare hukuku ilişkilerinde taraflar özel hukukta olduğu gibi sözleşme özgürlüğüne sahip değildir; kurallar (statüler) idare tarafından tek taraflı ve nesnel olarak belirlenir.
Statüsel yapı, idarenin kamu gücü kullanarak kişileri önceden belirlenmiş hukuki durumlar içine sokmasını ifade eder.
2
İdare hukukunun 'içtihadi' niteliğini analiz etme.
İdare hukuku, Medeni Kanun veya Ceza Kanunu gibi tüm alanı kapsayan tek bir kod kanuna (tedvin) sahip değildir; temel kurallar Danıştay ve diğer yargı mercilerinin kararlarıyla oluşmuştur.
İdari faaliyetlerin çok çeşitli ve değişken olması, kuralların yargı kararlarıyla dinamik bir şekilde gelişmesini zorunlu kılmıştır.
3
Seçenekleri değerlendirme.
Statüsel ve içtihadi niteliklerin doğru tanımlandığı seçenek belirlenir.
İlgili seçenekte hem statüsel niteliğin 'nesnel/akdi olmayan' yönü hem de içtihadi niteliğin 'yargı kararlarıyla şekillenme' yönü doğru verilmiştir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Statüsel ve İçtihadi Niteliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

İdare hukukunun 'statüsel' (objektif) niteliği ile bu disiplinin kişilerin hukuki durumu üzerindeki belirleyiciliği göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare ile hukuki ilişkiye giren kişilerin hak ve yükümlülükleri, tarafların sübjektif iradelerinden ziyade önceden belirlenmiş genel ve objektif düzenlemelere dayanır.

Cevap

İdare ile hukuki ilişkiye giren kişilerin hak ve yükümlülüklerinin, tarafların sübjektif iradelerinden ziyade önceden belirlenmiş genel ve objektif düzenlemelere dayanmasıdır.
İdare hukukunun statüsel (objektif) niteliği, bu hukuk dalındaki hak ve yükümlülüklerin tarafların karşılıklı iradeleriyle değil, kamu gücü tarafından önceden konulmuş genel ve soyut kurallarla belirlenmesini ifade eder. Örneğin, bir memurun maaşı veya izin hakları idare ile yaptığı bir pazarlıkla değil, ilgili kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş bir 'statü' içerisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Statüsel nitelik kavramının anlamını analiz etmek.
Statüsel nitelik, hukuki durumun tarafların iradesiyle değil, hukuk düzeni tarafından önceden belirlenmiş kurallarla (kanun, yönetmelik vb.) şekillenmesidir.
İdare hukukunun özel hukuktan ayrıldığı temel noktalardan biri olan 'statüsel/objektif' yapıyı kavramak.
2
Bu niteliğin bireylerin idari makamlar karşısındaki konumuna etkisini değerlendirmek.
Kişilerin hak ve borçları, idare ile yaptıkları bir pazarlık sonucu değil, idarenin tek taraflı olarak koyduğu veya kanunla belirlenmiş genel kurallar çerçevesinde oluşur.
İdare hukukunda 'akdi' (sözleşmesel) yapının neden istisna, 'statüsel' yapının neden kural olduğunu anlamak.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin kavramsal doğruluğunu denetlemek.
Genel ve objektif düzenlemelerin tarafların sübjektif iradesine üstün tutulduğu seçeneğin doğru olduğu doğrulanır.
Hatalı olan 'sözleşme serbestisi' veya 'tedvin edilmiş olma' gibi kavram karmaşalarını elemek.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Statüsel (Objektif) Niteliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştiren araçlardan biri olan hiyerarşi yetkisinin hukuki niteliği, denetim kapsamı ve sınırları dikkate alındığında, hiyerarşik amirin astın işlemleri üzerindeki yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukuka uygunluk hem de yerindelik yönünden denetleme yetkisine sahip olmakla birlikte; kural olarak astın yerine geçip onun adına işlem tesis etme (ikame) yetkisine sahip değildir.

Cevap

Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukuka uygunluk hem de yerindelik yönünden denetleyebilir ancak kural olarak astın yerine geçip işlem tesis etme (ikame) yetkisine sahip değildir.
Hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişisi içerisindeki birimlerin bütünlüğünü sağlamak adına amire tanınan geniş bir denetim gücüdür. Bu güç, astın işlemlerini hem kanuna uygunluk hem de idari fayda (yerindelik) açısından denetlemeyi içerir. Ancak hukukumuzda hiyerarşik makamın, kanunda açıkça belirtilmedikçe astın yetki alanına girip onun yerine karar alması (ikame yetkisi) mümkün değildir; amir sadece sakat bulduğu işlemi iptal edip yeniden yapılmasını talep edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi yetkisinin dayanağını ve niteliğini belirle.
Hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üstün ast üzerindeki denetim gücüdür. Bu yetki 'genel' niteliktedir; yani kullanılabilmesi için her durumda kanuni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaz, teşkilat yapısından kendiliğinden doğar.
İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki temel farklardan biri budur.
2
Hiyerarşik denetimin kapsamını (hukukilik vs. yerindelik) analiz et.
Amir, astın işlemini sadece yasaya uygunluk açısından değil, aynı zamanda idari maslahat ve kamu yararı (yerindelik) açısından da denetleyebilir.
İdarenin bütünlüğü içerisinde tek bir irade gibi hareket edilmesini sağlar.
3
Hiyerarşi yetkisinin sınırlarını ve 'ikame yetkisi' kuralını değerlendir.
Amir, astın işlemini sakat bulursa iptal edebilir veya uygulanmasını erteleyebilir. Ancak astın yapması gereken bir işlemi bizzat kendisi yapamaz (ikame yasağı). Bu ancak kanunla istisnai olarak tanınmışsa mümkündür.
Görev ve yetki dağılımının (yetki genişliği veya fonksiyonel ayrım) korunması esastır.

Anahtar Kavram

Hiyerarşinin Genel Yetki ve İkame Yasağı Niteliği

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki 5 temel farkı (tüzel kişilik, kapsam, genel/istisnai olma, ikame durumu, başvuru yolu) bir tablo halinde inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 7Soru

1982 Anayasası'nın 123. maddesinde yer alan "İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir." hükmüyle düzenlenen "idarenin bütünlüğü" ilkesini gerçekleştirmek amacıyla kullanılan hukuki araçlar ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki anayasal denetim yetkisini ifade eder ve bu yetkinin kapsamı ile kullanılması kanunla belirlenir.

Cevap

İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisini ifade eden ve sınırları kanunla belirlenen araçtır.
Doğru ifade, idari vesayetin merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bütünlüğü sağlayan, anayasada öngörülen ve çerçevesi kanunla çizilen bir denetim aracı olduğunu belirtmektedir. Bu, 1982 Anayasası'nın 123. ve 127. maddelerinin doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin bütünlüğü ilkesinin araçlarını hatırla.
İdarenin bütünlüğü, 'hiyerarşi' (aynı tüzel kişilik içinde) ve 'idari vesayet' (farklı tüzel kişilikler arasında) araçlarıyla sağlanır.
Anayasa 123. madde uyarınca idarenin bölünmez bir bütün olduğunu anlamak için bu iki mekanizmanın ayrımını bilmek gerekir.
2
İdari vesayetin anayasal dayanağını ve sınırlarını analiz et.
Anayasa 127. maddeye göre merkezi idare, mahalli idareler üzerinde idari vesayet yetkisine sahiptir; ancak bu yetki sadece kanunda belirtilen amaçlarla (kamu yararı, hizmetlerin birliği vb.) ve kanunla sınırlı olarak kullanılabilir.
Vesayet yetkisinin hiyerarşiden farkı, kanunla verilmiş olması gereken istisnai bir yetki olmasıdır.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü ve Denetim Araçları (Hiyerarşi vs. İdari Vesayet)

İpuçları

1
İdarenin bütünlüğü için kullanılan araçların 'kimler arasında' geçerli olduğuna dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki 'yetki ikamesi' ve 'işlemi onama/iptal etme' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında, merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki idari vesayet denetimi kapsamında; vesayet makamının, bir belediye meclisi kararının içeriğini 'kamu hizmetinin gereklerine ve yerel verimlilik esaslarına uygun olmadığı' gerekçesiyle değiştirerek onaylaması durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini zedeleyen, 'yerindelik denetimi' niteliğinde ve hukuka aykırı bir işlemdir.

Cevap

Vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini zedeleyen, 'yerindelik denetimi' niteliğinde ve hukuka aykırı bir işlemdir.
Doğru cevap, yapılan işlemin bir yerindelik denetimi olduğunu ve hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir. İdare hukukunda idari vesayet, merkezi idareye mahalli idareler üzerinde tanınan sınırlı bir denetim yetkisidir. Bu yetki kural olarak sadece 'hukuka uygunluk' denetimi ile sınırlıdır. Vesayet makamı, mahalli idarenin kararını yerinde (kamu yararına veya verimliliğe uygun) bulmasa dahi, işlem hukuka uygun olduğu sürece onu değiştiremez veya yerine geçerek yeni bir işlem tesis edemez (ikame yasağı).

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idare ile mahalli idare arasındaki denetim ilişkisinin niteliğini belirleme.
Bu iki birim arasında farklı kamu tüzel kişilikleri olduğu için ilişkinin 'idari vesayet' olduğu saptanır.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasında gerçekleşir.
2
İdari vesayet yetkisinin anayasal ve yasal sınırlarını analiz etme.
Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca bu yetkinin 'hukuka uygunluk denetimi' ile sınırlı olduğu, 'yerindelik denetimi' ve 'ikame (yerine geçme)' yetkisini içermediği belirlenir.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak için denetimin sınırları kanunla dar tutulmuştur.
3
Sorudaki gerekçeyi (verimlilik ve kamu hizmeti gerekleri) hukuki açıdan değerlendirme.
Bu gerekçelerin 'yerindelik' (suitability/expediency) mülahazası olduğu ve bu sebeple yapılan işlemin yetki aşımı teşkil ettiği sonucuna varılır.
İdarenin, mahalli idare kararını hukuka aykırı bulmasa dahi 'daha iyi yapılamaz mıydı?' diyerek müdahale etmesi yerindelik denetimidir ve yasaktır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Yerindelik Denetimi Yasağı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

İdari teşkilatın parçalanmışlığını gidererek idarenin bütünlüğünü sağlamaya yönelik en temel mekanizmalardan biri olan hiyerarşi yetkisinin kapsamı ve hukuki sınırları dikkate alındığında, hiyerarşik üstün ast üzerindeki denetim gücü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik üst, astın yetki alanına giren ancak henüz tesis edilmemiş bir işlemi, idari sürekliliği sağlamak amacıyla astın yerine geçerek (ikame yoluyla) bizzat tesis etme yetkisine kural olarak sahiptir.

Cevap

Hiyerarşik amirin astın yerine geçerek işlem tesis etme yetkisinin (ikame yetkisi) kural olarak bulunmadığını belirten ifade yanlıştır.
Hiyerarşi yetkisi çok geniş bir denetim gücü sağlamasına rağmen, 'ikame yetkisini' (astın yerine geçerek işlem yapma) kural olarak içermez. İdare hukukunda yetkiler kanunla belirli makamlara tahsis edilmiştir. Hiyerarşik amir, astın işlemini iptal edebilir, değiştirebilir veya emir verebilir; ancak astın yapması gereken bir işlemi bizzat onun yerine geçerek yapamaz. Bu durum yetki aşımı (tecavüzü) teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki temel farkları değerlendiriniz.
Hiyerarşi geneldir ve statüden doğar; idari vesayet ise kanunla verilen istisnai bir yetkidir.
Yetkinin kaynağını belirlemek, denetimin sınırlarını anlamak için temel adımdır.
2
Hiyerarşik denetimin kapsamını (hukuka uygunluk ve yerindelik) inceleyiniz.
Amir, astın işlemini her iki açıdan da denetleyebilir ve işlemin içeriğini değiştirebilir.
Hiyerarşik gücün idari vesayetten en önemli farklarından biri yerindelik denetimidir.
3
Yetkinin şahsiliği ve ikame yasağı kuralını hiyerarşi açısından analiz ediniz.
Kanunla bir makama verilen yetki, o makam tarafından kullanılmalıdır; üst makam, astın yerine geçerek (ikame) işlem yapamaz.
KPSS düzeyindeki sorularda hiyerarşinin 'mutlak' bir güç olmadığı, kanuni yetki paylaşımıyla sınırlı olduğu vurgulanır.

Anahtar Kavram

Hiyerarşik Denetimde İkame Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamlarının 'onama', 'iptal' ve 'geri gönderme' yetkileri ile hiyerarşik amirin yetkilerini bir tablo üzerinde karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

İdare hukukunda takdir yetkisi, idarenin hukuk tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla birden fazla hukuka uygun seçenek arasından birini seçebilme veya işlem tesis edip etmeme serbestisidir. 19821982 Anayasası'nın 125125. maddesi ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde, idarenin takdir yetkisini kullandığı bir işlem üzerindeki yargısal denetimin kapsamına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı yerleri, takdir yetkisinin kullanımını denetlerken idarenin seçtiği çözümün kamu yararı ve hizmet gerekleri gibi hukuki sınırların dışına çıkıp çıkmadığını incelemekle yükümlüdür ancak idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapamaz.

Cevap

Yargı mercileri, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gerekleri gibi hukuki sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetler ancak idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapamaz.
İdarenin takdir yetkisini kullandığı durumlarda, yargı mercileri idarenin yerine geçip 'şu karar daha yerinde olurdu' diyemez (yerindelik denetimi yasağı). Ancak idarenin bu yetkiyi kullanırken kamu yararını gözetip gözetmediği, hizmet gereklerine uyup uymadığı, eşitlik ve ölçülülük ilkelerine riayet edip etmediği hukuka uygunluk denetimi kapsamında incelenir.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin kapsamını belirlemek
Takdir yetkisinin mutlak bir serbesti değil, hukuk sınırları içinde kullanılan bir tercih hakkı olduğu saptanır.
Hukuk devletinde hiçbir yetki sınırsız değildir.
2
Yargısal denetimin sınırını (125125. madde) analiz etmek
Yargı yetkisinin 'hukukilik denetimi' ile sınırlı olduğu, 'yerindelik denetimi' yapamayacağı kuralı hatırlanır.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği yargı, yürütmenin yerine geçerek karar alamaz.
3
Hukukilik denetiminin içeriğini incelemek
Mahkemenin; işlemin kamu yararına uygunluğu, eşitlik, ölçülülük ve maddi olayların doğruluğu üzerinden denetim yapması gerektiği sonucuna varılır.
Takdir yetkisinin keyfiyete dönüşmesini engellemek için bu unsurların denetimi zorunludur.

Anahtar Kavram

Yerindelik Denetimi Yasağı ve Hukukilik Denetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

İdare hukukunun kurallarının tek bir temel kanun (kod kanun) altında toplanmamış (tedvin edilmemiş) olması ile bu hukuk disiplininin büyük ölçüde 'içtihadi' bir nitelik taşıması arasındaki ilişki dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi bu durumun temel bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukukuna hakim olan temel ilke ve kuralların büyük ölçüde Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararlarıyla şekillenmesi ve gelişmesi

Cevap

İdare hukukuna hakim olan temel ilke ve kuralların büyük ölçüde Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararlarıyla şekillenmesi ve gelişmesi
İdare hukuku, medeni hukuk veya ceza hukuku gibi kuralları tek bir temel kanunda (kod kanun) toplanmış bir dal değildir. Genç ve dinamik bir dal olması sebebiyle, uyuşmazlıklar karşısında çözüm üreten Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararları (içtihatlar), bu hukuk dalının kurallarının oluşmasında ve gelişiminde temel kaynak işlevi görmüştür. Bu nedenle idare hukukunun kuralları büyük ölçüde yargı kararlarıyla şekillenmiş bir 'içtihadi' hukuk disiplinidir.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun yapısal özelliklerini analiz etmek
İdare hukukunun genç, dinamik ve tek bir kod kanuna (tedvin edilmemiş) sahip olmayan bir dal olduğu tespit edilir.
İdare hukukunun gelişim süreci ve kurallarının kaynağını anlamak için bu temel özelliklerin bilinmesi gerekir.
2
Kod kanun eksikliği ile içtihadi nitelik arasındaki bağı kurmak
Yazılı ve kapsamlı bir ana kanun bulunmadığı durumlarda, uyuşmazlıkları çözen yargı yerlerinin kural koyucu ve boşluk doldurucu rolünün arttığı görülür.
Kodifiye edilmemiş bir sistemde, hukukun genel ilkeleri yargısal kararlar yoluyla somutlaşır.
3
Yargı yerlerinin (içtihatların) rolünü belirlemek
İdare hukukunda Danıştay gibi yüksek mahkemelerin, uyuşmazlıkları karara bağlarken belirlediği ilkelerin hukukun asli kaynağı haline geldiği sonucuna varılır.
İçtihadi nitelik, yargı kararlarının sistemin kurucu unsuru olması demektir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun İçtihadi ve Tedvin Edilmemiş Niteliği
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru

19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü idarenin kanuniliği ilkesinin bir yansımasıdır. Bu hüküm çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Savunma Bakanlığı

Cevap

Milli Savunma Bakanlığı, merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı için müstakil bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmayıp devlet tüzel kişiliğini temsil eder.
Milli Savunma Bakanlığı, merkezi idare (devlet) teşkilatının içerisinde yer alan bir birimdir. Bakanlıklar, Anayasa'nın 106106. maddesi uyarınca kurulur ve devlet tüzel kişiliğini temsil ederler. Kendi başlarına davacı veya davalı olamazlar, bütçeleri genel bütçe içindedir ve ayrı bir hukuk kişiliği bulunmaz. Bu nedenle, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişilik ayrımını analiz et.
İdarede iki tür tüzel kişilik vardır: Devlet tüzel kişiliği ve kamu tüzel kişiliği.
Soruda hangisinin devletten ayrı bir kamu tüzel kişiliği olmadığı sorulmaktadır.
2
Merkezi idare birimlerini belirle.
Bakanlıklar, valilikler ve kaymakamlıklar devlet tüzel kişiliğinin (merkezi idare) birer parçasıdır.
Merkezi idare birimleri bütüncül bir yapıdadır ve ayrı malvarlıkları yoktur.
3
Yerinden yönetim kuruluşlarını incele.
Belediyeler, köyler, üniversiteler ve meslek kuruluşları devletten ayrı birer tüzel kişidir.
Bu kurumlar idari ve mali özerkliğe sahip olup kendi adlarına işlem yapabilirler.

Anahtar Kavram

İdari Teşkilatta Tüzel Kişilik Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları inceleyerek devlet tüzel kişiliği ile kamu tüzel kişileri arasındaki denetim ilişkisini pekiştirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 13Soru

Türk idare hukukunun yazılı kaynakları ve 19821982 Anayasası çerçevesinde şekillenen normlar hiyerarşisi dikkate alındığında, normlar arasındaki hiyerarşik ilişki ve çatışma çözüm kurallarına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı konuda farklı hükümler içeren bir kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çatışması halinde, 'lex posterior' (sonraki norm) ilkesi gereği tarihi daha yeni olan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uygulanır.

Cevap

Kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasındaki çatışmada, normlar hiyerarşisi gereği tarihine bakılmaksızın her zaman kanun hükümleri esas alınır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 19821982 Anayasası uyarınca kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasında hiyerarşik bir kademelenme söz konusudur. Kanunlar, kararnamelerden üstündür. Bir çatışma durumunda normlar hiyerarşisi kuralı gereği üstün olan norm (kanun) uygulanır; sonraki tarihli normun önceliği (lex posterior) kuralı ancak aynı düzeydeki normlar arasında (örneğin iki farklı kanun arasında) geçerli olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisindeki sıralamanın tespit edilmesi
Hiyerarşi: Anayasa > Kanun/İçtihadı Birleştirme Kararları/Milletlerarası Andlaşmalar > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Adsız Düzenleyici İşlemler.
Çatışan iki normun birbiriyle olan ast-üst ilişkisini belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) arasındaki ilişkinin analiz edilmesi
19821982 Anayasası'nın 104104. maddesi uyarınca, kanun ile CBK arasında 'hukuki üstünlük' ilişkisi vardır; kanun hiyerarşik olarak CBK'nın üzerindedir.
Olağan dönem CBK'larının kanunla aynı düzeyde olup olmadığını belirlemek için anayasal hükümlere bakılmalıdır.
3
Çatışma çözüm kuralının uygulanması
Hiyerarşik olarak farklı düzeydeki normlar çatıştığında 'lex superior' (üstün normun önceliği) uygulanır. 'Lex posterior' (sonraki norm) ise sadece eş değer normlar (örneğin iki kanun) arasında geçerlidir.
Hangi çözüm kuralının (tarih mi yoksa hiyerarşi mi) öncelikli olduğunu netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi ve Üstün Normun Önceliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Türk idare hukukunda idari teşkilatın parçalanmışlığını gidererek 'idarenin bütünlüğü' ilkesini gerçekleştiren temel araçlardan biri olan hiyerarşi yetkisinin kapsamı, niteliği ve sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik üst, astın yetki alanına giren ve kanunla doğrudan asta verilmiş bir kararı, astın işlem tesis etmemesi veya hatalı tesis etmesi durumunda bizzat onun yerine geçerek (ikame yetkisini kullanarak) alma hakkına sahiptir.

Cevap

Hiyerarşik üstün astın yerine geçerek işlem yapma (ikame) yetkisinin bulunduğunu belirten ifade yanlıştır.
Hiyerarşi yetkisi, hiyerarşik üste astın işlemlerini denetleme, iptal etme, düzeltme veya talimat verme yetkisi tanısa da, kanunun doğrudan asta tanıdığı bir yetkiyi üstün bizzat kullanması (ikame yetkisi) kural olarak mümkün değildir. Bu durum, idari işlemin 'yetki' unsuruna aykırılık teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi yetkisinin kaynağını ve niteliğini belirle.
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişisi içinde üstün ast üzerindeki genel denetim yetkisidir.
Yetkinin kaynağını bilmek, kanunla özel olarak verilip verilmediğini ayırt etmeyi sağlar.
2
Hiyerarşik denetimin kapsamını (hukukilik ve yerindelik) analiz et.
Üst, astın işlemini hem hukuka uygunluk hem de yerindelik açısından denetleyebilir.
Bu özellik, hiyerarşiyi idari vesayet denetiminden ayıran en temel farklardan biridir.
3
Üstün işlemler üzerindeki yetki sınırlarını (iptal, tashih, tehir, ikame) incele.
Üst; iptal, düzeltme ve durdurma yetkilerine sahiptir ancak ikame (yerine geçme) yetkisi kural olarak yoktur.
Yetki unsuru kanunla belirlenir ve hiyerarşi yetkisi, kanunun belirli bir makama tanıdığı yetkinin hiyerarşik üst tarafından bizzat kullanılmasını sağlamaz.

Anahtar Kavram

Hiyerarşide İkame Yetkisi Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının onama, iptal ve iade yetkileri ile hiyerarşi yetkisini bir tablo üzerinden karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

İdare hukukunda 'idari fonksiyon', devletin toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını kesintisiz bir biçimde karşılamak amacıyla yürüttüğü faaliyetlerin bütününü ifade eder. Bu fonksiyonun özellikleri ile yasama ve yargı fonksiyonlarından ayrılan yönlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari fonksiyon, bir uyuşmazlık şartı aranmaksızın idarenin tek taraflı iradesiyle (icrailik) ve resen harekete geçmesiyle işler; yargı fonksiyonu ise kural olarak bir başvuru (dava) üzerine harekete geçer.

Cevap

İdari fonksiyonun resen (kendiliğinden) harekete geçmesi ve icrailik özelliğiyle yargı fonksiyonundan (dava şartı) ayrıldığını belirten ifade doğrudur.
İdari fonksiyonun en belirgin özelliklerinden biri, bir uyuşmazlığa veya dışarıdan bir başvuruya gerek duyulmaksızın, idarenin kamu yararı gereği kendiliğinden (resen) harekete geçebilmesidir. Ayrıca idare, aldığı kararları ilgilinin rızasına bakmaksızın doğrudan uygulama (icrailik) yetkisine sahiptir. Yargı fonksiyonunda ise 'nemo iudex sine actore' (davacısız yargıç olmaz) ilkesi gereği bir dava açılması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
İdari fonksiyonun temel özelliklerini hatırla.
Süreklilik, kamu yararı, resen hareket etme ve icrailik (tek taraflılık).
İdarenin neden var olduğunu ve nasıl çalıştığını anlamak için gereklidir.
2
Yargı fonksiyonu ile kıyasla.
Yargı dava ile başlar (pasiftir), uyuşmazlık çözer ve kesin hüküm verir; idare ise başvuru beklemeksizin (aktiftir) kamu yararı için işlem yapar.
Farklı devlet organlarının çalışma prensiplerini ayırt etmek için gereklidir.
3
Yasama fonksiyonu ile kıyasla.
Yasama genel ve soyut kurallar (kanun) koyar; idare ise bu kuralları somut olaylara uygular.
Fonksiyonların kapsamını (soyut vs. somut) belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari fonksiyonun resen harekete geçme ve icrailik niteliği.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin 'tek taraflılığı' ile özel hukuk sözleşmelerindeki 'irade serbestisi' arasındaki farkları inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 16Soru

Türk idare hukukunda idari teşkilatın bütünlüğünü sağlamaya yönelik en temel mekanizmalardan biri olan hiyerarşi yetkisinin hukuki niteliği ve kapsamı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi yetkisi, idari teşkilatın hiyerarşik yapısından kaynaklanan genel bir yetki olup bu yetkinin kullanılabilmesi için kanunda ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olması gerekmez.

Cevap

Hiyerarşi yetkisi, idari teşkilatın hiyerarşik yapısından kaynaklanan genel bir yetki olup bu yetkinin kullanılabilmesi için kanunda ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olması zorunlu değildir.
Hiyerarşi yetkisi, idari teşkilatın doğasından ve kuruluşundan kaynaklanan 'genel' bir yetkidir. Bu nedenle, bir amirin astı üzerinde hiyerarşi yetkisini kullanabilmesi için mevzuatta her bir yetki kullanımının (emir verme, denetleme vb.) tek tek sayılmasına gerek yoktur. Aksine, 'idari vesayet' yetkisi istisnai olup ancak kanunda açıkça öngörülen durumlarda ve sınırlarla kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi kavramının kapsamını belirle.
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içerisindeki üstlerin astlar üzerindeki denetim gücüdür.
Denetimin türünü belirlemek için tüzel kişilik ayrımına bakılmalıdır.
2
Yetkinin hukuki dayanağını analiz et.
Hiyerarşi 'genel' bir yetkidir, yani makama bağlıdır; idari vesayet ise 'istisnai' bir yetkidir ve kanunda açıkça yazılı olmalıdır.
Hiyerarşi ve vesayet arasındaki en temel farklardan biri yetkinin kaynağıdır (Genel yetki vs. Kanunilik).
3
Denetimin içeriğini kontrol et.
Üst, astın işlemini hem hukuka uygunluk (mevzuat) hem de yerindelik (kamu yararı, verimlilik) açısından denetleyebilir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği hiyerarşide denetim alanı oldukça geniştir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşinin Genel Yetki Niteliği
Soru 17Soru

İdare hukukunda 'idari fonksiyonun' kapsamı ve işleyişi ile ilgili olarak; devletin yasama ve yargı fonksiyonlarından ayrılan yönleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi idari fonksiyonun temel özelliklerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uyuşmazlık çıkmasını beklemeden re'sen harekete geçmesi ve icrai nitelik taşıması

Cevap

İdari fonksiyonun temel özelliği; toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla re'sen harekete geçmesi ve kamu yararı doğrultusunda icrai işlemler tesis etmesidir.
İdari fonksiyonun en temel karakteristikleri; amacının her zaman kamu yararı olması, yasamanın aksine somut ve günlük olaylarla ilgilenmesi, yargının aksine kendiliğinden (re'sen) harekete geçmesi ve tek taraflı irade açıklamasıyla hukuk aleminde sonuç doğuran 'icrai' işlemler yapmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Fonksiyonun amacını ve konusunu belirleme
İdari fonksiyonun amacı 'kamu yararı', konusu ise toplumun 'günlük ve somut' ihtiyaçlarıdır.
Yasama genel kurallar koyarken, idare bu kuralları günlük hayattaki somut durumlara uygular.
2
Harekete geçme yöntemini karşılaştırma
İdare, bir davanın açılmasını veya başvuruyu beklemeden 'kendiliğinden' (re'sen) harekete geçer.
Yargı fonksiyonu pasiftir ve ancak uyuşmazlık üzerine çalışır, idare ise toplum hayatını kesintisiz sürdürmek için aktiftir.
3
Hukuki etkisini analiz etme
İdari işlemler 'icrai' niteliktedir.
İdare, aldığı kararları ilgili kişinin rızasına gerek duymaksızın doğrudan hukuk dünyasında sonuç doğuracak şekilde uygular.

Anahtar Kavram

İdari Fonksiyonun Karakteristikleri (Süreklilik, Kamu Yararı, Re'sen Hareket, İcrailik, Tali Niteliği)

Daha Fazla Pratik

İdari fonksiyonun 'tali' (ikincil) niteliği ile yasama fonksiyonunun 'asli' (birincil) niteliği arasındaki farkı pekiştirmek için 'İdarenin Kanuniliği İlkesi' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğü ilkesini sağlayan en temel mekanizmalardan biri olan 'hiyerarşi' yetkisinin hukuki niteliği, kaynağı ve kapsamı dikkate alındığında, hiyerarşik üstün ast üzerindeki denetim yetkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik üst, astın işlemlerini hem hukuka uygunluk hem de yerindelik yönünden denetleme yetkisine sahip olup bu yetki, idari vesayetin aksine, kanunda ayrıca ve açıkça öngörülmese dahi makamın varlığından kaynaklanan genel bir yetkidir.

Cevap

Hiyerarşik üstün denetim yetkisi, kanunda ayrıca belirtilmesine gerek duyulmayan genel bir yetki olup hem hukukilik hem de yerindelik denetimini kapsayan ifadedir.
Doğru ifade, hiyerarşinin 'genel yetki' niteliğini ve denetimin 'yerindelik' kapsamını tam olarak açıklar. Hiyerarşide üst, astın işlemini sadece hukuka aykırı olduğu için değil, aynı zamanda hizmete uygun görmediği (yerinde bulmadığı) için de iptal edebilir veya değiştirebilir. Bu yetki, kanunda özel bir hüküm bulunmasa bile idari teşkilatın doğası gereği mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi ve idari vesayet kavramlarını hukuki kişilikler bazında ayırt edin.
Hiyerarşi aynı kamu tüzel kişiliği (örn. Devlet Tüzel Kişiliği) içindeki ast-üst ilişkisidir; idari vesayet ise farklı kamu tüzel kişilikleri arasındadır.
Denetimin türünü belirlemek için tarafların aynı çatı altında olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Yetkinin kaynağını (genellik/istisnailik) analiz edin.
Hiyerarşi makamın varlığından doğan genel bir yetkidir; idari vesayet ise sadece kanunun izin verdiği durumlarda kullanılabilen istisnai bir yetkidir.
Hiyerarşinin anayasal ve yasal dayanağının genel niteliğini anlamak gerekir.
3
Denetimin kapsamını (hukukilik/yerindelik) değerlendirin.
Hiyerarşi hem işlemin hukuka uygunluğunu hem de kamu yararı/hizmet gerekleri (yerindelik) açısından uygunluğunu kapsar.
İdari vesayet kural olarak sadece hukukilik denetimiyle sınırlı olduğundan, bu ayrım hiyerarşinin gücünü gösterir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi yetkisinin genel ve yerindelik denetimini kapsayan niteliği

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet yetkisinin istisnai hallerde 'yerinden yönetim kuruluşunun organlarını görevden uzaklaştırma' gibi ağır yetkilerini hiyerarşi ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu 'takdir yetkisi' ve bu yetkinin yargısal denetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisi, idareye kanunla tanınan bir serbesti alanı olsa da kullanımı kamu yararı ve eşitlik gibi genel hukuk ilkeleriyle sınırlıdır ve yargı mercileri bu yetkiyi 'yerindelik' denetimi yapmaksızın denetler.

Cevap

İdarenin takdir yetkisi, kanunun çizdiği sınırlar içinde kamu yararı amacıyla kullanılan, yargısal denetimi 'hukuka uygunluk' ile sınırlı olan ve yerindelik denetimine konu edilemeyen bir yetkidir.
Takdir yetkisi, idareye kanunla tanınan bir hareket alanı sunsa da, bu yetki 'kamu yararı' ve 'eşitlik' gibi hukuki sınırlarla çevrilidir. Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca yargı, bu yetkinin kullanımını denetleyebilir ancak bu denetim sadece 'hukuka uygunluk' açısından yapılabilir; idarenin tercihlerinin yerinde olup olmadığına (yerindelik denetimi) girilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin niteliğini tanımla.
İdarenin belli bir durumda işlem yapıp yapmamakta veya birden fazla hukuki seçenekten birini tercih etmekte serbest olmasıdır.
Bağlı yetkiden farkını anlamak için temel tanımdan başlanmalıdır.
2
Takdir yetkisinin sınırlarını analiz et.
Bu yetki kamu yararı amacı, eşitlik ilkesi ve hukuk devleti ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Takdir yetkisinin mutlak bir keyfiyet olmadığını vurgulamak gerekir.
3
Yargısal denetimin kapsamını belirle.
Yargı mercileri işlemin hukuka (sebep, konu, amaç vb.) uygunluğunu denetler ancak idarenin yerine geçerek tercih yapamaz (yerindelik denetimi yasağı).
Anayasal bir kural olan yerindelik denetimi yasağını uygulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Takdir Yetkisi ve Yerindelik Denetimi Yasağı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında yer alan kurumların hukuki statüleri ve 'kamu tüzel kişiliği' sıfatını kazanma usulleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişiliği ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur; üniversiteler ve TRT bu kişiliğe sahip kurumlar arasında yer alır.

Cevap

Kamu tüzel kişiliğinin ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabileceğini ve üniversiteler ile TRT'nin bu statüde olduğunu belirten ifade doğrudur.
Anayasa'nın 123. maddesi, kamu tüzel kişiliğinin tesis edilmesinde kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesini (CBK) şart koşar. Üniversiteler, belediyeler, köyler ve TRT gibi kuruluşlar merkezi idareden ayrı birer kamu tüzel kişisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal dayanağın tespiti
1982 Anayasası Madde 123: 'Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.'
Kuruluş usulünün yasal çerçevesini belirlemek.
2
Devlet tüzel kişiliği ile kamu tüzel kişiliği ayrımı
Bakanlıklar, valilikler ve kaymakamlıklar 'Devlet' tüzel kişiliği içindedir. Üniversiteler, belediyeler ve TRT ise 'ayrı' kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Teşkilat yapısındaki birimlerin hukuki statüsünü ayırt etmek.

Anahtar Kavram

İdare hukukunda tüzel kişiliklerin kanuniliği ve kuruluş yöntemleri.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları inceleyerek tüzel kişilik ayrımının denetim üzerindeki etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Sayfa 1 / 9Sonraki