Miras Hukuku

189 soru

Soru 121Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E), annesi (A)(A) ve kendisinden önce vefat etmiş olan babasının tek mirasçısı olan kardeşi (K)(K)'yi bırakarak vefat etmiştir. Buna göre, mirasbırakanın terekesi üzerinde saklı pay kurallarını ihlal etmeksizin yapabileceği tasarruf oranı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 716\frac{7}{16}

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf oranı terekenin 716\frac{7}{16}'sıdır.
Sağ kalan eş ikinci zümre ile mirasçı olduğunda yasal payı 12\frac{1}{2} ve saklı payı bu miktarın tamamıdır. Anne, babanın vefatı nedeniyle 14\frac{1}{4} yasal paya sahiptir ve saklı payı bunun 14\frac{1}{4}'ü olan 116\frac{1}{16}'dır. Kardeşin saklı payı yoktur. Toplam saklı pay 12+116=916\frac{1}{2} + \frac{1}{16} = \frac{9}{16} olduğundan, tasarruf oranı 1916=7161 - \frac{9}{16} = \frac{7}{16} olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçıları ve paylarını belirleyin.
Eş (EE) ikinci zümre ile mirasçıdır ve payı 12\frac{1}{2}'dir. Kalan 12\frac{1}{2}, anne (AA) ve vefat eden babanın payı olarak ikiye bölünür. Baba vefat ettiği için onun payı kardeşe (KK) geçer. Sonuç: E=12E = \frac{1}{2}, A=14A = \frac{1}{4}, K=14K = \frac{1}{4}.
Zümre sistemi ve eşin ikinci zümreyle mirasçılığı kuralları gereği.
2
Saklı pay sahiplerini ve oranlarını tespit edin.
Sağ kalan eşin saklı payı, yasal payının tamamıdır (1/11/1). Annenin saklı payı, yasal payının 14\frac{1}{4}'üdür. Kardeşin saklı payı yoktur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır; ana ve babanın saklı payı yasal payın dörtte biridir; eşin saklı payı ise altsoy veya ana-baba zümresiyle mirasçı olduğunda yasal payının tamamıdır.
3
Bireysel saklı pay miktarlarını hesaplayın.
Eşin saklı payı: 12×1=12\frac{1}{2} \times 1 = \frac{1}{2}. Annenin saklı payı: 14×14=116\frac{1}{4} \times \frac{1}{4} = \frac{1}{16}.
Yasal paylar ile saklı pay oranlarının çarpımı gerçek saklı pay miktarını verir.
4
Toplam saklı pay miktarını bulun.
12+116=816+116=916\frac{1}{2} + \frac{1}{16} = \frac{8}{16} + \frac{1}{16} = \frac{9}{16}.
Tereke üzerindeki toplam kısıtlama miktarını belirlemek için.
5
Tasarruf oranını hesaplayın.
1916=7161 - \frac{9}{16} = \frac{7}{16}.
Terekenin tamamından (1) toplam saklı paylar çıkarıldığında mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kısım kalır.

Anahtar Kavram

Tasarruf oranı, mirasbırakanın saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmeden vasiyetname veya miras sözleşmesi ile üzerinde tasarruf edebileceği tereke kısmıdır.
Soru 122Soru

Mirasbırakan (M)(M), vefatından önce bir vasiyetname düzenleyerek mal varlığının bir kısmını bir vakfa bırakmış, ayrıca vefatından 22 yıl önce bir arkadaşına da değerli bir tablo bağışlamıştır. MM vefat ettiğinde, bu işlemlerin toplamının yasal mirasçıların saklı paylarını ihlal ettiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen tenkis sırasına göre, saklı payı ihlal edilen mirasçıların açacağı davada öncelikle hangi tasarruf grubundan indirim yapılması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölüme bağlı tasarruflar

Cevap

Türk Medeni Kanunu'na göre tenkis işlemine her zaman öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan başlanır.
Türk Medeni Kanunu'nun 563. maddesi uyarınca tenkis davasında bir hiyerarşi mevcuttur. Saklı pay ihlal edildiğinde indirim işlemi öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan (vasiyetname gibi) başlar. Eğer bu tasarrufların tenkisi saklı payı tamamlamaya yetmezse, ancak o zaman sağlararası kazandırmalara (bağışlamalar gibi) geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarruf türlerini sınıflandır.
Vasiyetname ölüme bağlı tasarruf, tablo bağışlaması ise sağlararası kazandırmadır.
Tenkis sırası tasarrufun hukuki niteliğine göre belirlenir.
2
Türk Medeni Kanunu Madde 563'ü (Tenkis Sırası) uygula.
Kanun gereği tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan başlar.
Mirasbırakanın son arzularına öncelik verilmesi ve sağlararası işlemlerin güvenliğinin korunması amaçlanır.
3
Sonuca ulaş.
Önce vasiyetname tenkis edilir, yetmezse bağışlamaya geçilir.
Yasal hiyerarşi ölüme bağlı tasarrufları ilk sıraya koyar.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK m. 563)

Daha Fazla Pratik

Sağlararası kazandırmalar arasında tenkis yapılırken neden en yeni tarihli olandan başlandığını araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 123Soru

Mirasbırakan (M)(M), ömrünün son günlerinde mevcut vasiyetnamesinde değişiklik yaparak mal varlığının bir kısmını bir vakfa özgülemek istemiştir. Ancak yasal mirasçısı olan kızı (K)(K), babasının bu niyetini engellemek amacıyla (M)(M)'yi dış dünya ile iletişimi kesilecek şekilde bir odaya kilitlemiş ve noter çağırmasına fiziki güç kullanarak engel olmuştur. (M)(M), bu olaydan kısa süre sonra yeni bir tasarruf yapamadan vefat etmiştir.

Buna göre, (K)(K)'nın hukuki durumu ve (K)(K)'nın oğlu (S)(S)'nin mirasçılığı ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (K)(K), mirastan yoksunluk sebebi gerçekleştiği için hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılık sıfatını kaybeder; oğlu (S)(S) ise (K)(K) mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Cevap

Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını engelleyen mirasçı, kanun gereği (kendiliğinden) mirastan yoksun kalır; yoksunluğun etkisi şahsi olduğundan altsoyu mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinin 3. fıkrasına göre, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını veya değiştirmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla engelleyenler mirastan yoksun kalırlar. Bu durum, mirasbırakanın bir beyanına gerek kalmaksızın kanun gereği kendiliğinden sonuç doğurur. Aynı Kanun'un 579. maddesine göre ise yoksunluk sadece yoksun olanı etkiler ve altsoyu, yoksun olan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasa hak kazanır. Bu nedenle kızı mirastan yoksun kalırken, torun mirasçı olmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki niteliğini belirleme
Mirasçının, mirasbırakanın vasiyetnamesini değiştirmesini zorla engellemesi Türk Medeni Kanunu m. 578/3 uyarınca 'mirastan yoksunluk' sebebidir.
Kanun, mirasbırakanın irade özgürlüğüne yapılan bu tür müdahaleleri ağır bir yaptırım olan yoksunluğa bağlamıştır.
2
Yoksunluğun işleyiş mekanizmasını analiz etme
Mirastan yoksunluk, mirasbırakanın herhangi bir irade beyanına (vasiyetname gibi) gerek kalmaksızın kendiliğinden (ipso jure) gerçekleşir.
Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) mirasbırakanın iradesine bağlıyken, yoksunluk kanuni bir engeldir.
3
Altsoyun (torunun) durumunu değerlendirme
TMK m. 579 uyarınca mirastan yoksunluk sadece yoksun olanı etkiler. Yoksun olanın altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Cezaların şahsiliği ilkesi miras hukukunda bu şekilde somutlaşmıştır.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluğun Şahsiliği ve Kendiliğinden Gerçekleşmesi

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluğun 'af' ile ortadan kalkıp kalkmayacağını ve mirastan çıkarmanın (ıskat) tenkis davası ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 124Soru

Türk Medeni Kanunu'na göre, mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden bir mirasçının hukuki durumu ve bu durumun kendi altsoyu (çocukları) üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirastan yoksunluk gerçekleşir; yoksun olanın altsoyu, sanki mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Cevap

Mirastan yoksunluk gerçekleşir ve yoksun olanın altsoyu, mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Türk Medeni Kanunu'na göre mirasbırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirastan yoksun kalır. Kanun bu durumun sadece kusurlu kişiyi etkileyeceğini, bu kişinin altsoyunun ise sanki mirasçı ondan önce ölmüş gibi mirasçı olacağını açıkça düzenlemiştir. Bu durum herhangi bir mahkeme kararına veya mirasbırakanın beyanına ihtiyaç duyulmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliği belirlenir.
Mirasbırakanı kasten öldürme eylemi Türk Medeni Kanunu m. 578 uyarınca bir 'mirastan yoksunluk' (ehliyetsizlik) sebebidir.
Kanun koyucu, mirasbırakana karşı ağır suç işleyenlerin mirasçı olmasını ahlaki gerekçelerle kendiliğinden engellemiştir.
2
Yoksunluğun altsoya etkisi incelenir.
TMK m. 579 gereği yoksunluk kişiseldir; yoksun olanın altsoyu mirasçı olmaya devam eder.
Suçun şahsiliği ilkesine paralel olarak, üstsoyun kusuru altsoyun miras haklarını elinden almaz; altsoy temsil (halefiyet) kuralı gereği mirasçılık sıfatını kazanır.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluğun Şahsiliği ve Halefiyet İlkesi

İpuçları

1
Kanunun kendiliğinden öngördüğü engeller ile mirasbırakanın kendi isteğiyle mirasçıyı uzaklaştırmasını ayırt edin.

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk hallerinden bir diğeri olan 'mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını engelleme' durumunda altsoyun durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 125Soru

Mirasbırakan (M)(M), henüz sağlığında eşi (E)(E) ile noterde düzenleme şeklinde bir "ivazlı miras feragat sözleşmesi" yapmıştır. Mirasbırakanın çocuğu bulunmamakta; annesi (A)(A) ve babası (B)(B) ise hayattadır. Buna göre, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca mirasbırakan (M)(M)'nin vefatı üzerine terekesinin tasarruf oranı (tasarruf edilebilir kısmı) terekenin kaçta kaçıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 78\frac{7}{8}

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf oranı terekenin 78\frac{7}{8}'idir.
Türk Medeni Kanunu m. 528/3 uyarınca, ivazlı (karşılıklı) miras feragatinde, feragat eden mirasçının saklı payı, feragat olmasaydı bu paydan yararlanacak olan mirasçıların lehine tasarruf edilebilir hale gelir. Bu olayda eşin saklı payı (yasal payının tamamı olan 12\frac{1}{2}), mirasbırakanın tasarruf alanına dahil olur. Ana ve babanın saklı payları ise (yasal paylarının 1/41/4'ü olan 1/161/16 + 1/16=1/81/16 = 1/8), feragat sözleşmesi hiç yapılmamış gibi hesaplanarak sabit tutulur. Dolayısıyla terekenin 78\frac{7}{8}'i tasarruf edilebilir hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarını belirle.
(E)(E), 2. zümre (ana ve baba) ile mirasçı olduğu için yasal payı 12\frac{1}{2}'dir. Ana (A)(A) ve baba (B)(B)'nin her birinin yasal payı 14\frac{1}{4}'tür.
TMK m. 499 uyarınca eşin ana ve baba zümresiyle mirasçı olması hali.
2
Feragat sözleşmesi olmasaydı oluşacak saklı payları hesapla.
Eşin saklı payı: 12×1=12\frac{1}{2} \times 1 = \frac{1}{2}. Ana ve babanın her birinin saklı payı: 14×14=116\frac{1}{4} \times \frac{1}{4} = \frac{1}{16}.
TMK m. 506'daki güncel saklı pay oranları (Eş 2. zümre ile tam pay, ana-baba 1/4 pay).
3
İvazlı feragat kuralını uygula.
Eşin saklı payı olan 12\frac{1}{2}, mirasbırakanın tasarrufuna açık hale gelir. Diğer mirasçıların (ana ve baba) saklı payları olan 116+116=18\frac{1}{16} + \frac{1}{16} = \frac{1}{8} değişmeden kalır.
TMK m. 528/3 uyarınca ivazlı feragatte feragat edenin saklı payı tasarruf edilebilir hale gelir; bu durum diğerlerinin saklı payını artırmaz.
4
Tasarruf oranını hesapla.
1(116+116)=118=781 - (\frac{1}{16} + \frac{1}{16}) = 1 - \frac{1}{8} = \frac{7}{8}.
Toplam terekeden kalan saklı paylı mirasçıların paylarının çıkarılması.

Anahtar Kavram

İvazlı miras feragatinin saklı paylı diğer mirasçıların saklı paylarına ve terekenin tasarruf oranına etkisi.
Soru 126Soru

Mirasbırakan (M), hazırladığı vasiyetnamesinde şu tasarruflara yer vermiştir:

I. "Mirasımın 12\frac{1}{2}'sini, hayatı boyunca bir daha evlenmemesi kaydıyla eski eşim (E)’ye bırakıyorum."
II. "Eski eşim (E) benden önce vefat ederse veya mirası reddederse, onun payı çocukluk arkadaşım (A)’ya geçecektir."
III. "Antika saat koleksiyonumu sadık çalışanım (S)’ye vasiyet ediyorum; ancak (S) bu saatleri hiçbir şekilde satmamalı, ailemize ait müzede muhafaza etmelidir."
IV. "Köydeki çiftliğimi kardeşim (K)’ye bırakıyorum; (K) öldüğünde çiftlik yeğenim (Y)’ye geçmelidir."

Türk Medeni Kanunu'nun ölüme bağlı tasarrufların maddi içeriğine ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu tasarruflarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (E) lehine öngörülen "evlenmeme" şartı kişilik haklarını ve özgürlüğünü hukuka aykırı şekilde kısıtladığı için, TMK m. 515/2 uyarınca bu şartın varlığı (E) lehine yapılan mirasçı atama tasarrufunu tamamen geçersiz kılar.

Cevap

Eski eşe yönelik 'evlenmeme' şartı hukuka ve ahlaka aykırı bir kısıtlama niteliği taşıdığı için bu şartın bağlı olduğu mirasçı atama tasarrufu tamamen geçersiz sayılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 515. maddesinin 2. fıkrasına göre, hukuka veya ahlaka aykırı koşullar ve yüklemeler, ilişkin bulundukları tasarrufu geçersiz kılar. Bir kimsenin evlenme özgürlüğünü hayatı boyunca kısıtlayan 'evlenmeme' şartı, kişilik haklarına ve genel ahlaka aykırı kabul edildiği için bu şartın eklendiği mirasçı atama tasarrufu baştan itibaren geçersiz olur.

Adım Adım Çözüm

1
I. maddedeki şartın hukuki niteliğini analiz etme
Eski eşin evlenmemesi şartı, kişinin anayasal ve medeni haklarından olan evlenme özgürlüğünü ağır şekilde kısıtladığı için hukuka ve ahlaka aykırı kabul edilir.
TMK m. 515/2 uyarınca şartın türü, hukuki sonucu belirler.
2
Hukuka aykırı şartın sonucunu belirleme
Kanun, hukuka veya ahlaka aykırı şart ve yüklemelerin, bağlı oldukları tasarrufu geçersiz (batıl) kılacağını hükme bağlamıştır.
Anlamsız şartların 'yok sayılması' kuralı ile hukuka aykırı şartların 'tasarrufu geçersiz kılması' kuralı arasındaki farkı ayırmak gerekir.
3
III. maddedeki yüklemeyi değerlendirme
Saatlerin satılmaması ve müzede tutulması bir 'yükleme'dir (mükellefiyet). Yüklemeler hakkın kazanılmasını engellemez, sadece yerine getirilmesi için dava hakkı tanır.
Koşul (şart) ile yükleme (mükellefiyet) arasındaki fark, hakkın kazanılma anı bakımından kritiktir.
4
IV. maddedeki ikame türünü saptama
Mirasın birinden diğerine (K'den Y'ye) geçişi öngörüldüğü için bu 'art mirasçı atama' (TMK m. 521) işlemidir.
Yedek mirasçılıkta mirasçı olamama ihtimaline karşı bir isim belirlenirken, art mirasçılıkta birbiri ardına mirasçılık söz konusudur.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarruflarda Koşul ve Yüklemelerin Geçerliliği (TMK m. 515)

Daha Fazla Pratik

TMK m. 515 ve 516 arasındaki farkı pekiştirmek için 'koşul' ile 'yükleme' arasındaki edim farklarına odaklanan soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 127Soru

Mirasbırakan (M)(M), mirasçı olarak eşi (E)(E) ve kızı (K)(K)’yi bırakarak 01.03.202501.03.2025 tarihinde vefat etmiştir. Mirasın açıldığı tarihteki net tereke (borçlar düşüldükten sonra) 200.000200.000 TL'dir. (M)(M)'nin sağlığında yaptığı tasarruflar şöyledir:

* Vasiyetname ile bir vakfa 300.000300.000 TL bırakmıştır.
* Ölümünden 22 yıl önce, saklı payları ihlal kastıyla arkadaşı (A)(A)'ya 200.000200.000 TL bağışlamıştır.
* Ölümünden 44 yıl önce, saklı payları ihlal kastıyla yeğeni (Y)(Y)'ye 100.000100.000 TL bağışlamıştır.

Kızı (K)(K), bu tasarrufların saklı payını ihlal ettiğini 15.06.202515.06 .2025 tarihinde öğrenmiştir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, kızı (K)(K) tarafından açılacak tenkis davası ve tenkis sırası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenkis işlemine öncelikle vasiyetnameden başlanır; bu kapsamda vasiyetin tamamı (300.000300.000 TL) ve ardından en yeni tarihli bağış olan arkadaş (A)(A)’ya yapılan kazandırmanın bir kısmı (112.500112.500 TL) tenkis edilir.

Cevap

Tenkis işlemine öncelikle vasiyetnameden başlanır; vasiyetin tamamı (300.000300.000 TL) ve ardından arkadaşa yapılan bağışın bir kısmı (112.500112.500 TL) tenkis edilir.
Tenkis davasında izlenecek yasal sıra (TMK m. 563) şöyledir: Öncelikle ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler, mirasçı atamalar) kendi aralarında orantılı olarak tenkis edilir. Eğer ihlal hala kapanmamışsa, sağlararası kazandırmalara (bağışlar vb.) geçilir. Sağlararası kazandırmalar ise 'tarih sırasına göre en yeni olandan en eski olana doğru' tenkis edilir. Senaryoda 412.500412.500 TL'lik ihlal vardır. Önce vasiyetin tamamı (300.000300.000 TL) gider. Kalan 112.500112.500 TL için bağışlara bakılır. Arkadaşa yapılan bağış (22 yıl önce) yeğene yapılandan (44 yıl önce) daha yenidir, bu yüzden tenkis arkadaşın payından devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Tenkis hesabına esas terekenin (sanal tereke) belirlenmesi.
Net tereke (200.000200.000 TL) + Bağış A (200.000200.000 TL) + Bağış Y (100.000100.000 TL) = 500.000500.000 TL.
Tenkis hesabı yapılırken sağlararası kazandırmalar terekeye eklenir.
2
Saklı pay oranlarının ve miktarlarının hesaplanması.
Eş: 1/41/4 (yasal payın tamamı) = 125.000125.000 TL; Kız: 3/4×1/23/4 \times 1/2 (yasal payın yarısı) = 3/83/8 = 187.500187.500 TL. Toplam Saklı Pay: 312.500312.500 TL.
TMK m. 506 uyarınca altsoy ile birlikte mirasçı olan eşin saklı payı yasal payının tamamı, altsoyunki ise yarısıdır.
3
Tasarruf edilebilir kısmın ve ihlal miktarının tespiti.
Tasarruf edilebilir kısım: 500.000312.500=187.500500.000 - 312.500 = 187.500 TL. Yapılan toplam tasarruf: 300k300k (Vasiyet) + 200k200k (A) + 100k100k (Y) = 600.000600.000 TL. İhlal: 600.000187.500=412.500600.000 - 187.500 = 412.500 TL.
Mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmını aşan miktar saklı payları ihlal eder.
4
Tenkis sırasının uygulanması.
Önce Vasiyet (300.000300.000 TL) tenkis edilir. Kalan ihlal: 412.500300.000=112.500412.500 - 300.000 = 112.500 TL. Bu miktar en yeni tarihli bağış olan arkadaş (A)(A)’nın kazandırmasından (200.000200.000 TL) alınır.
TMK m. 563'e göre önce ölüme bağlı tasarruflar, sonra en yeniden başlayarak sağlararası kazandırmalar tenkis edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (Ölüme Bağlı Tasarruflar → Sağlararası Kazandırmalar) ve Hesaplama Usulü

Daha Fazla Pratik

Mirasbırakanın saklı payı ihlal kastı olmasaydı, bağışların hangi durumlarda tenkise tabi olacağını (TMK m. 565) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 128Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, yasal mirasçıların mirası kayıtsız ve şartsız reddetmek (gerçek ret) istemeleri durumunda, bu beyanlarını hangi süre içerisinde ve hangi makama ulaştırmaları gerekmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 33 ay içinde - Mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine

Cevap

Mirası reddetmek isteyen yasal mirasçılar, bu beyanlarını mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine, mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 33 ay içinde ulaştırmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, mirasın kayıtsız ve şartsız reddi (gerçek ret), mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılacak bir irade açıklamasıyla gerçekleşir. Bu işlem için öngörülen kanuni süre 33 aydır. Yasal mirasçılar için bu süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni sürenin belirlenmesi
33 aylık hak düşürücü süre
Türk Medeni Kanunu'nun 606606. maddesi, mirasın reddi için genel süreyi 33 ay olarak belirlemiştir.
2
Görevli ve yetkili makamın tespiti
Mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi
TMK m. 609609 uyarınca ret beyanı, mirasın açıldığı yerin (son yerleşim yeri) sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılır.

Anahtar Kavram

Mirasın Gerçek Reddi (Süre ve Makam)
Soru 129Soru

Mirasbırakan (M)(M), ağır bir hastalık geçirdiği dönemde mevcut vasiyetnamesini değiştirmek istemiş; ancak oğlu (S)(S), miras payının azalacağı endişesiyle (M)(M)’nin yeni bir ölüme bağlı tasarruf düzenlemesini kasten ve hukuka aykırı şekilde engellemiştir. (M)(M) bu olaydan kısa bir süre sonra vefat etmiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, (S)(S)’nin ve (S)(S)’nin altsoyu olan (T)(T)’nin mirasçılık durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (S)(S), mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını engellediği için kanun gereği mirastan yoksun kalır; ancak (S)(S)’nin altsoyu (T)(T), (S)(S) mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Cevap

Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını hukuka aykırı şekilde engelleyen kişi kanun gereği mirastan yoksun kalır, ancak bu durumun sonuçları kişiseldir ve altsoyunun mirasçılığını etkilemez.
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesine göre, mirasbırakanı ölüme bağlı tasarruf yapmaktan kasten ve hukuka aykırı olarak alıkoyanlar mirasçı olamazlar. Bu durum 'mirastan yoksunluk' olarak adlandırılır ve kanun gereği kendiliğinden oluşur. Aynı kanunun 580. maddesi uyarınca, mirastan yoksunluk sadece yoksun kalan kişiyi etkiler ve bu kişinin altsoyu, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliğini belirlemek
Mirastan Yoksunluk (TMK m. 578/3)
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını kasten ve hukuka aykırı olarak engellemek, kanunda sayılan dört mirastan yoksunluk sebebinden biridir.
2
Yoksunluğun oluşma biçimini değerlendirmek
Kendiliğinden (ipso jure)
Mirastan yoksunluk, mirasçılıktan çıkarmanın (ıskat) aksine, mirasbırakanın bir irade beyanına gerek duyulmaksızın kanun gereği kendiliğinden hüküm doğurur.
3
Yoksunluğun altsoya etkisini analiz etmek
Altsoy (T)(T) mirasçı olur (TMK m. 580)
Kanun gereği, mirastan yoksunluk sadece yoksun kalan kişi için geçerlidir; yoksun kalan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluk ve Halefiyet
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, el yazılı bir vasiyetnamenin şeklen geçerli olabilmesi için metnin tamamının mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması şartının yanı sıra, aşağıdaki unsurlardan hangilerinin de vasiyetnamede bulunması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzenleme tarihi (gün, ay, yıl) ve mirasbırakanın imzası

Cevap

El yazılı vasiyetnamenin geçerli olması için metnin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılması, düzenleme tarihinin gün, ay ve yıl olarak belirtilmesi ve mirasbırakan tarafından imzalanması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre, el yazılı vasiyetnamenin şeklen geçerli olabilmesi için metnin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılması, düzenleme tarihinin (gün, ay, yıl) belirtilmesi ve mirasbırakan tarafından imzalanması şarttır. Bu üç unsurun (el yazısı, tarih, imza) bir arada bulunması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Vasiyetname türünü tespit etmek.
Soru 'el yazılı vasiyetname' türüne ilişkindir.
Vasiyetname türüne göre kanunun aradığı şekil şartları farklılık gösterir.
2
Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddesini (m. 538) hatırlamak.
El yazılı vasiyetnamenin; yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması gerekir.
Geçerlilik şartlarının tam olarak belirlenmesi için kanuni düzenleme esas alınır.
3
Seçenekleri bu şartlar ışığında değerlendirmek.
Düzenleme tarihi ve imzanın birlikte yer aldığı seçenek doğru kabul edilir.
Eksik veya fazla (tanık, memur gibi) unsur içeren seçenekler şekil noksanlığına yol açar.

Anahtar Kavram

El Yazılı Vasiyetnamenin Şekil Şartları

Daha Fazla Pratik

Resmi vasiyetnamede tanıkların hangi aşamada ve ne şekilde katılması gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 131Soru

Mirasbırakan (M)(M), düzenlediği vasiyetnamede şu tasarrufa yer vermiştir: "Malvarlığımın tamamını oluşturan tüm gayrimenkullerimi ve bankadaki 750.000750.000 TL nakit varlığımı çocukluk arkadaşım (A)(A)’ya bırakıyorum. Ancak (A)(A), bu malları üçüncü kişilere devredemez; (A)(A)’nın vefatı halinde ise söz konusu tüm varlıklar yeğenim (B)(B)’ye geçecektir. Şayet (B)(B), mirasın kendisine intikalinden önce veya intikal etmesi gereken anda vefat etmiş olursa, bu hak doğrudan (K)(K) Eğitim Vakfı’na ait olacaktır."

Buna göre, vasiyetnamede yer alan bu tasarrufların hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A) atanmış mirasçı, (B)(B) art mirasçı, (K)(K) Vakfı ise art mirasçı (B)(B) lehine atanmış bir yedek mirasçı sıfatına sahiptir.

Cevap

Söz konusu vasiyetnamede (A) atanmış mirasçı, (B) art mirasçı, (K) Vakfı ise (B) lehine öngörülmüş bir yedek mirasçı sıfatına sahiptir.
Vasiyetnamede terekenin tamamı konu edildiği için Türk Medeni Kanunu m. 516 gereği (A) atanmış mirasçıdır. Mirasın (A)'nın ölümüyle (B)'ye geçmesi yönündeki geçirme borcu yükleyen kayıt (B)'yi art mirasçı yapar (TMK m. 521). Son olarak, (B)'nin mirasın intikalinden önce ölmesi ihtimaline (mirasçı olamamasına) karşı (K) Vakfı'nın belirlenmesi, TMK m. 520 kapsamındaki yedek mirasçı atama kurumuna tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarrufun kapsamını belirlemek.
Mirasbırakan malvarlığının tamamını (gayrimenkuller ve mevduat) bırakmıştır.
TMK m. 516/2 uyarınca mirasın tamamını veya belli bir oranını bırakma, belirli mal vasiyeti değil, mirasçı atama hükmündedir.
2
Mirasın intikal sürecini analiz etmek.
Mirasın önce (A)'ya, onun ölümüyle (B)'ye geçmesi öngörülmüştür.
Bir kimseyi mirası aldıktan sonra onu bir başkasına devretmekle yükümlü kılan tasarruf, TMK m. 521 uyarınca art mirasçı atamadır.
3
Alternatif intikal kaydını incelemek.
(B)'nin mirasçı olamaması durumunda (K) Vakfı'nın devreye girmesi öngörülmüştür.
Bir mirasçının kendisinden önce ölmesi veya reddi gibi nedenlerle mirasçı olamaması ihtimaline binaen başka birinin atanması, TMK m. 520 uyarınca yedek mirasçı atamadır.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarruflarda Atanmış Mirasçı, Art Mirasçı ve Yedek Mirasçı Ayrımı

Alternatif Yöntem

Tasarrufun hukuki niteliğini belirlerken 'Yerine geçme mi?' (Yedek) yoksa 'Sonra gelme mi?' (Art) sorusunu sorarak ayrım yapılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 132Soru

Mirasbırakan (M), usulüne uygun olarak düzenlediği vasiyetnamesinde şu tasarruflara yer vermiştir:

I. "Kütüphanemde bulunan tüm antika hukuk kitabı koleksiyonumu üniversiteden arkadaşım (A)'ya bırakıyorum."
II. "Terekenin 12\frac{1}{2}'lik kısmı için yeğenim (N)'yi mirasçı olarak atıyorum."
III. "Eğer (N), mirasın açıldığı anda herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa, onun payının (N)'nin kızı (D)'ye geçmesini vasiyet ediyorum."

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu vasiyetnamede yer alan tasarrufların hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A) lehine belirli mal vasiyeti, (N) lehine mirasçı atama ve (D) lehine yedek mirasçı atama yapılmıştır.

Cevap

(A) lehine belirli mal vasiyeti, (N) lehine mirasçı atama ve (D) lehine yedek mirasçı atama yapılmıştır.
Doğru cevap, vasiyetnamede yer alan üç farklı tasarrufu TMK hükümlerine göre doğru tanımlayan ifadedir. Belirli bir mal varlığı değerinin bırakılması belirli mal vasiyetidir. Terekenin bir oranı için atama yapılması mirasçı atamadır. Bir mirasçının yerini alması için başka birinin belirlenmesi ise yedek mirasçı atamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tasarrufu (I) analiz et.
(A) lehine "belirli mal vasiyeti" (vasiyet alacağı) mevcuttur.
TMK m. 517 uyarınca, mirasçı sıfatı verilmeksizin belirli bir malın (antika kitap koleksiyonu) bırakılması bu niteliktedir.
2
İkinci tasarrufu (II) analiz et.
(N) lehine "mirasçı atama" mevcuttur.
TMK m. 516 uyarınca, terekenin tamamı veya belirli bir oranı (12\frac{1}{2}) üzerinde hak sahibi kılınan kişi mirasçı atanmış sayılır.
3
Üçüncü tasarrufu (III) analiz et.
(D) lehine "yedek mirasçı atama" (adi ikame) mevcuttur.
TMK m. 520 uyarınca, atanmış bir mirasçının mirasçı olamaması hali için bir başkasının atanması yedek mirasçılıktır.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarrufların Maddi İçeriği: Mirasçı Atama, Belirli Mal Bırakma ve Yedek Mirasçı Ayrımı
Soru 133Soru

Mirasbırakan MM, saklı paylı mirasçısı olan oğlu OO'nun, kendisine ve ailesine karşı aile hukukundan doğan ödevlerini büyük bir kusurla ve önemli ölçüde yerine getirmediğini belirterek, usulüne uygun hazırladığı bir vasiyetname ile OO'yu mirasçılıktan çıkarmıştır (cezalandırıcı ıskat). OO'nun bu işlemden önce doğmuş TT adında bir çocuğu bulunmaktadır.

Bu hukuki durumla ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılıktan çıkarılan OO, mirasbırakandan önce ölmüş gibi sayılır ve miras payı kendi altsoyu olan TT'ye geçer.

Cevap

Mirasçılıktan çıkarılan kişinin mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek miras payının kendi altsoyuna geçmesi kuralı geçerlidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 511. maddesine göre, mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi, saklı payı için tenkis davası da açamaz. Ancak çıkarılan mirasçının miras payı, mirasbırakan vasiyetnamede başka türlü tasarrufta bulunmamışsa, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi varsa kendi altsoyuna geçer. Olayda mirasçılıktan çıkarılan oğlu temsil edecek bir altsoyu (torun) bulunduğu için pay toruna kalacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki işlemin niteliğini ve dayanağını tespit etme
Mirasbırakanın vasiyetname ile yaptığı işlem 'cezalandırıcı ıskat'tır ve dayanağı 'aile hukuku yükümlülüklerinin ağır ihlali'dir (TMK m. 510).
Iskat ile yoksunluk arasındaki farkı anlamak için işlemin iradi mi yoksa kanuni mi olduğunu belirlemek gerekir.
2
Mirasçılıktan çıkarmanın altsoya olan etkisini inceleme
TMK m. 511 uyarınca, mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu, sanki çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Çıkarılanın kusurunun şahsiliği ilkesi gereği, altsoyun saklı pay ve miras hakları korunur.
3
Iskat ve yoksunluk sebeplerini karşılaştırma
Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali bir ıskat sebebidir, mirastan yoksunluk (kendiliğinden miras dışı kalma) sebebi değildir.
Hangi eylemin vasiyet gerektirdiğini, hangisinin kanun gereği sonuç doğurduğunu ayırt etmek sorunun çözümünde kritiktir.

Anahtar Kavram

Mirasçılıktan çıkarılanın (ıskat edilenin) miras payının, temsil ilkesi gereği kendi altsoyuna geçmesi.

Daha Fazla Pratik

Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu yoksa, açığa çıkan payın kimlere ve hangi oranda dağılacağını zümre sistemi üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 134Soru

Muris (M), hayattayken üç mirasçısından biri olan kızı (K)’ya, mimarlık eğitimini tamamlamasının ardından kendi bağımsız ofisini kurabilmesi ve mesleki donanımını sağlaması amacıyla 2.500.0002.500.000 TL nakdi sermaye vermiştir. Muris (M) bu kazandırmayı yaparken denkleştirme yükümlülüğüne dair herhangi bir açıklama yapmamış veya bu konuda bir tasarrufta bulunmamıştır. Muris (M)’nin ölümü üzerine diğer mirasçılar bu tutarın miras payından mahsup edilmesini talep etmektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu kazandırmanın mirasta denkleştirme karşısındaki durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altsoyun refahını sağlamaya yönelik kuruluş sermayesi niteliğindeki bu kazandırma, murisin aksi yönde açık bir arzusu bulunmadığı için denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Altsoyun refahını sağlamaya yönelik kuruluş sermayesi niteliğindeki bu kazandırma, murisin aksi yönde açık bir arzusu bulunmadığı için denkleştirmeye tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre, altsoya (çocuklar, torunlar vb.) yapılan çeyiz, kuruluş sermayesi, borçtan kurtarma gibi refah sağlamaya yönelik büyük kazandırmalar, muris aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Olayda muris mimarlık ofisi için sermaye vermiş ve herhangi bir 'iade edilmeyecek' beyanında bulunmamıştır. Bu durumda kanuni karine uyarınca iade/mahsup (denkleştirme) zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kazandırmanın niteliğini ve tarafını belirleme
Kazandırma bir altsoya (kız evlat) ve mesleki hayata atılması için kuruluş sermayesi niteliğinde yapılmıştır.
TMK m. 669/2'nin uygulanabilmesi için kazandırmanın altsoya ve belirli amaçlarla (çeyiz, kuruluş sermayesi, borçtan kurtarma vb.) yapılması gerekir.
2
Kanuni karineyi tespit etme
Türk Medeni Kanunu'na göre altsoya yapılan bu tür kazandırmaların miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir.
Yasa koyucu, murisin altsoyları arasında eşitliği korumayı amaçlamış ve bu tür büyük kazandırmaları denkleştirme yükümlülüğüne bağlamıştır.
3
Murisin iradesini kontrol etme
Muris (M), kazandırma sırasında denkleştirme yapılmayacağına dair bir beyanda bulunmamıştır.
Kanuni karinenin çürütülebilmesi için murisin 'denkleştirme dışı tutma' yönündeki açık iradesi gerekir; sessiz kalınması durumunda denkleştirme asıldır.
4
Hukuki sonucu bağlama
Söz konusu 2.500.0002.500.000 TL, miras paylaşımında kızın payından indirilir veya terekeye iade edilir.
Şartlar oluştuğu için mirasçılar arasında denkleştirme yükümlülüğü doğmuştur.

Anahtar Kavram

Altsoyun Mirasta Denkleştirme Yükümlülüğü ve Kanuni Karine
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 135Soru

Mirasbırakan (M)(M), 2020 Ocak 20262026 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçıları; yasal mirasçısı olan kızı (K)(K) ve vasiyetname ile mirasının tamamını bıraktığı arkadaşı (A)(A)'dır. (K)(K), babasının ölümünü 2525 Ocak 20262026 tarihinde öğrenmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi vasiyetnameyi 1010 Şubat 20262026 tarihinde açmış ve bu durum (A)(A)'ya 1515 Şubat 20262026 tarihinde resmi olarak tebliğ edilmiştir. (M)(M)'nin ölüm tarihinde borçlarını ödemekten aciz olduğu (terekenin borca batıklığı) açıkça belli olup bu durum resmen tespit edilmiştir. Ancak (K)(K), mirasın kendisine geçtiğini öğrendikten sonra terekeye dahil olan bir otomobili üçüncü bir kişiye satmış ve bedelini şahsi borçlarını ödemek için kullanmıştır. (A)(A) ise mirası reddetmek istemektedir.

Bu olayla ilgili mirasın reddi süreleri ve hukuki sonuçları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasal mirasçı olan kızı, tereke malı üzerinde tasarrufta bulunarak onu kendisine mal ettiği için, mirasın hükmi reddinden yararlanma hakkını kaybetmiştir ve mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır.

Cevap

Yasal mirasçı olan kızının tereke malını satması ve bedelini şahsi borçları için kullanması, mirasın açık veya örtülü kabulü anlamına gelir; bu durum TMK m. 610/2 uyarınca ret hakkının düşmesine ve borca batıklık durumunda dahi mirasın kazanılmasına yol açar.
Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir mirasçı mirasın kendisine geçtiğini öğrendikten sonra tereke işlerine karışır, olağan yönetim dışı işler yapar veya tereke mallarını gizleyip kendisine mal ederse artık mirası reddedemez. Olayda yasal mirasçı olan kızın terekeye dahil bir otomobili satması ve parasını şahsi borçları için kullanması, mirası örtülü olarak kabul ettiği anlamına gelir. Bu durum, terekenin borca batıklığı nedeniyle tanınan 'hükmi ret' (TMK m. 605/2) karinesini de ortadan kaldırır. Dolayısıyla mirasçı, borçlardan kişisel olarak da sorumlu hale gelerek mirası kazanmış sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçı için ret süresinin başlangıcını belirle.
25 Ocak 2026
Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını ve murisin ölümünü öğrendikleri andan itibaren başlar.
2
Atanmış mirasçı için ret süresinin başlangıcını belirle.
15 Şubat 2026
Atanmış mirasçılar için 3 aylık süre, tasarrufun kendilerine resmi olarak tebliğ edildiği tarihte başlar (TMK m. 606).
3
Kızın yaptığı otomobil satışı işleminin hukuki niteliğini değerlendir.
Ret hakkının düşmesi (Mirasın kabulü)
TMK m. 610/2'ye göre, tereke mallarını kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Otomobil satışı olağan yönetim dışı bir tasarruf işlemidir.
4
Borca batıklık (Hükmi Ret) durumunda kabulün etkisini incele.
Hükmi ret hakkının kaybı
Ödeme aczi açıkça belli olan terekede miras reddedilmiş sayılsa da, mirasçının kabul anlamına gelen davranışları bu yasal karineyi ortadan kaldırır.

Anahtar Kavram

Mirasın Reddi Hakkının Düşmesi ve Süre Başlangıçları
Soru 136Soru

Eşi (S) ile evli olan ve hiç altsoyu bulunmayan (M) vefat etmiştir. Mirasın açıldığı anda (M)’nin babası (B) hayattadır; ancak annesi (A) daha önce ölmüştür. (A)’nın (M) dışında başka bir evlilikten olan tek çocuğu (K) ile (A)’nın hayatta olan anne ve babası (AN ve AD) mirasçı olarak geride kalmıştır. Buna göre, Türk Medeni Kanunu’ndaki zümre sistemi ve yasal mirasçılık kuralları çerçevesinde mirasın paylaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş (S) mirasın 1/21/2’sini, baba (B) 1/41/4’ünü, ana bir kardeş (K) 1/41/4’ünü alır; (AN) ve (AD) mirasçı olamaz.

Cevap

Sağ kalan eş mirasın 1/21/2’sini, baba 1/41/4’ünü ve ana bir kardeş 1/41/4’ünü alır; üst soyun (AN ve AD) miras hakkı doğmaz.
Türk Medeni Kanunu'na göre sağ kalan eş, mirasbırakanın ana ve babası ile onların altsoyu (ikinci zümre) ile mirasçı olduğunda terekeden 1/21/2 pay alır. Kalan 1/21/2 ise ana ve baba arasında eşit paylaşılır. Baba hayatta olduğu için 1/41/4 pay alır. Anne vefat ettiği için ona düşen 1/41/4 pay, halefiyet ilkesi gereği kendi altsoyu olan ana bir kardeşe geçer. İkinci zümrede yasal mirasçı bulunduğu sürece üçüncü zümreye (büyükanne ve büyükbabaya) pay aktarılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçı zümresinin belirlenmesi
Mirasbırakanın altsoyu bulunmadığı için miras ikinci zümreye (ana, baba ve onların altsoyu) geçer.
Zümre sisteminde altsoy (1. zümre) yoksa miras bir sonraki zümreye aktarılır.
2
Sağ kalan eşin yasal payının tespiti
Sağ kalan eş (S), ikinci zümre ile birlikte mirasçı olduğunda yasal payı mirasın 1/21/2’sidir.
Türk Medeni Kanunu m. 499 uyarınca eşin payı mirasçı olunan zümreye göre değişir.
3
Kalan miras payının (1/21/2) ana ve baba koluna paylaştırılması
Mirasın kalan yarısı anne (A) ve baba (B) arasında iki eşit parçaya bölünür (1/41/4 anneye, 1/41/4 babaya).
İkinci zümre başları olan anne ve baba mirası eşit paylaşırlar.
4
Halefiyet ilkesinin uygulanması
Anne (A) mirasbırakandan önce öldüğü için, ona düşen 1/41/4 oranındaki pay kendi altsoyu olan (K)’ya geçer.
TMK m. 496/2 uyarınca, mirasbırakandan önce ölmüş olan mirasçıların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
5
Üçüncü zümrenin durumunun değerlendirilmesi
İkinci zümrede mirasçı (B ve K) bulunduğu için üçüncü zümre (AN ve AD) mirasçı olamaz.
Önceki zümrede mirasçı bulunması, sonraki zümrelerin mirasçılığını kesin olarak engeller.

Anahtar Kavram

Zümre sisteminde eşin payı ve halefiyet (ardıllık) ilkesi
Soru 137Soru

Mirasbırakan (M)(M)'nin vefatından sonra, yasal mirasçılardan (B)(B)'nin, miras payını artırmak amacıyla MM'ye ait olan ve içeriği kendisi için olumsuz hükümler içeren vasiyetnameyi kasten ve hukuka aykırı olarak yok ettiği anlaşılmıştır.

Türk Medeni Kanunu uyarınca, bu durumun hukuki sonucu ve (B)(B)'nin mirasçılık durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasbırakanın vasiyetnamesini kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıran kişi mirastan yoksun kalır; bu durum mirasbırakanın herhangi bir beyanına gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.

Cevap

Mirasbırakanın vasiyetnamesini kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıran kişinin mirastan yoksun kalması ve bu durumun kendiliğinden gerçekleşmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesine göre mirasbırakanı kasten öldürmek, ölüme bağlı tasarruf yapmasını engellemek veya vasiyetnameyi kasten ortadan kaldırmak gibi ağır haller mirastan yoksunluk sonucunu doğurur. Bu sonuç, mirasbırakanın herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmaksızın eylemin gerçekleşmesiyle kendiliğinden ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki niteliğini belirleme
Vasiyetnameyi kasten yok etmek bir 'mirastan yoksunluk' (mahrumiyet) sebebidir.
Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 578/4 bendinde bu durum açıkça sayılmıştır.
2
Kurumun işleyiş biçimini analiz etme
Mirastan yoksunluk halleri gerçekleştiğinde mirasçılık sıfatı kendiliğinden sona erer.
Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) gibi mirasbırakanın bir ölüme bağlı tasarrufta bulunmasına gerek yoktur.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluk Kurumu ve Kendiliğinden Gerçekleşme İlkesi

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma arasındaki en temel fark olan 'irade beyanı gerekliliği' konusuna odaklanan diğer örnekleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 138Soru

Mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olmadığı bir sırada gerçekleştirdiği ölüme bağlı tasarrufun hükümsüz kılınabilmesi için ilgililer tarafından başvurulması gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası

Cevap

İptal davası
Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesi uyarınca, mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yaptığı vasiyetname veya miras sözleşmesi sakattır. Bu sakatlığın sonucunda tasarrufun hükümsüz kılınabilmesi için ilgililerin açması gereken dava türü 'İptal davası'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarrufun geçerlilik koşullarının incelenmesi
Mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin (ayırt etme gücü, yaş vb.) bulunmadığı tespit edilmiştir.
Geçerli bir ölüme bağlı tasarruf için mirasbırakanın ehil olması şarttır.
2
Hukuki yaptırımın belirlenmesi
Ehliyetsizlik durumunun TMK 557 uyarınca bir iptal sebebi olduğu saptanmıştır.
Kanun, ehliyetsizliği tasarrufun kendiliğinden hükümsüzlüğü değil, dava yoluyla iptali sebebi olarak düzenlemiştir.
3
Dava türünün seçilmesi
İptal davası yoluna başvurulması kararlaştırılmıştır.
Ölüme bağlı tasarrufların sakatlıklarını gidermek için kanunda öngörülen özel dava türü iptal davasıdır.

Anahtar Kavram

Ölüme bağlı tasarrufların ehliyetsizlik nedeniyle hükümsüz kılınması

Daha Fazla Pratik

İptal davasının diğer sebepleri olan irade sakatlıkları ve şekil noksanlıklarını inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 139Soru

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında kurulan miras ortaklığının yönetimi ve terekeye temsilci atanmasının hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras ortaklığına sulh hakimi tarafından bir temsilci atanması hâlinde, mirasçıların tereke üzerindeki tasarruf yetkileri kural olarak sona erer ve bu yetki temsilciye geçer.

Cevap

Miras ortaklığına bir temsilci atanması, mirasçıların tereke üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkilerini ortadan kaldırarak bu yetkinin münhasıran temsilciye geçmesini sağlar.
Türk Medeni Kanunu'na göre, miras ortaklığına sulh hakimi tarafından bir temsilci atandığında, mirasçılar artık terekeyi yönetemez ve üzerinde tasarrufta bulunamazlar. Bu yetki, terekenin korunması ve düzenli yönetimi amacıyla münhasıran temsilciye tanınmıştır. Bu durum, elbirliği mülkiyetinin mirasçılara tanıdığı 'birlikte hareket etme' yetkisinin yargı kararıyla askıya alınmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının hukuki niteliğini belirleme
Elbirliği mülkiyeti
Mirasın açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde elbirliği ile hak sahibi olurlar.
2
Yönetim ve tasarruf kuralını analiz etme
Oybirliği kuralı
Elbirliği mülkiyetinde kural olarak tüm ortakların (mirasçıların) birlikte hareket etmesi gerekir.
3
Tereke temsilcisi atanmasının sonucunu değerlendirme
Tasarruf yetkisinin temsilciye geçmesi
TMK Madde 640640 uyarınca temsilci atandığında, mirasçıların bireysel veya toplu tasarruf yetkileri durur ve yetki mahkemece atanan temsilciye geçer.

Anahtar Kavram

Tereke Temsilcisinin Tasarruf Yetkisi ve Elbirliği Mülkiyeti

Daha Fazla Pratik

Miras ortaklığında temsilci atanmasının 'mirasın reddi' veya 'mirasın resmen tasfiyesi' süreçleriyle farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 140Soru

Muris (M)(M), sağlığında üç çocuğundan biri olan (O)(O)’ya, kendi hayvancılık işletmesini kurması ve mesleki hayatına atılması amacıyla 500.000500.000 TL nakit para vermiştir. Muris (M)(M) öldüğünde, mirasın paylaşılmasına ilişkin bıraktığı vasiyetnamede bu kazandırma hakkında herhangi bir açıklama yapmamıştır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu kazandırmanın mirasta denkleştirilmesi (iadesi) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altsoya yapılan ve sermaye niteliği taşıyan bu kazandırma, muris tarafından aksi açıkça belirtilmediği sürece kanun gereği denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Altsoya yapılan ve kuruluş sermayesi niteliğinde olan kazandırmalar, muris aksini belirtmedikçe kanuni bir karine olarak denkleştirmeye tabidir.
Türk Medeni Kanunu m. 669/2'ye göre, mirasbırakanın altsoyuna verdiği kuruluş sermayesi, çeyiz veya borçtan kurtarma amacı taşıyan önemli miktardaki kazandırmalar, aksine bir açıklama bulunmadıkça denkleştirmeye tabidir. Olayda (O) bir altsoydur ve işletme kurması için verilen para sermaye niteliğindedir, bu nedenle kanun gereği denkleştirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kazandırmanın yapıldığı kişiyi belirleyin.
Kazandırma murisin altsoyu (çocuğu) olan (O)'ya yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nda altsoy için özel bir denkleştirme karinesi öngörülmüştür.
2
Kazandırmanın niteliğini analiz edin.
İşletme kurmak amacıyla verilen 500.000500.000 TL, bir 'kuruluş sermayesi' niteliğindedir.
TMK m. 669/2 uyarınca çeyiz, kuruluş sermayesi veya borçtan kurtarma gibi amaçlarla yapılan kazandırmalar denkleştirme kapsamındadır.
3
Murisin iradesini kontrol edin.
Muris (M), bu kazandırmanın denkleştirme dışı kalacağına dair bir açıklama yapmamıştır.
Altsoy için denkleştirme yükümlülüğünden kurtulmak ancak murisin bu yöndeki açık iradesiyle mümkündür.

Anahtar Kavram

Altsoyun Mirasta Denkleştirme Yükümlülüğü Karinesi

İpuçları

1
Türk Medeni Kanunu'nda altsoya (çocuklara) yapılan bazı kazandırmaların iade edilmesi gerektiğine dair bir 'varsayım' vardır.
2
İş kurmak veya meslek edinmek için verilen büyük meblağlı paralar 'kuruluş sermayesi' sayılır ve denkleştirmeye tabidir.

Daha Fazla Pratik

Mirasçıların denkleştirme borcunu ayın olarak (malın kendisini vererek) mı yoksa değer olarak (parayı mahsup ederek) mi ödeyeceğine dair kuralları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 7 / 10Sonraki
Miras Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 7 | Examkin