Neoklasik İktisat Okulu

105 soru

Soru 81Soru

Leon Walras'ın genel denge analizinde, ekonomideki tüm aktörlerin bütçe kısıtlarının toplamından hareketle ulaşılan Walras Yasası'nın (Walras Law) teorik niteliği ve işleyişi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasa bir özdeşlik (identity) niteliğindedir ve piyasalarda denge fiyatları oluşmasa dahi toplam talep fazlalarının değerleri toplamının sıfır olacağını ifade eder.

Cevap

Walras Yasası, bireysel bütçe kısıtlarının toplamından türetilen bir özdeşlik olup, fiyatlar denge düzeyinde olmasa bile toplam talep fazlalarının değerleri toplamının sıfır olacağını garanti eder.
Walras Yasası, hanehalklarının bütçe kısıtlarının (gelir = gider) toplulaştırılmasıyla elde edilir. Bu matematiksel çıkarım sonucunda, piyasadaki fiyatlar ne olursa olsun (denge fiyatı olsun veya olmasın), toplam talep fazlalarının piyasa fiyatlarıyla çarpımlarının toplamı daima sıfıra eşittir. Bu durum yasayı bir 'denge koşulu' olmaktan çıkarıp 'özdeşlik' haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel bütçe kısıtını tanımlayın
pixij=piωij\sum p_i x_{ij} = \sum p_i \omega_{ij}
Her birey ancak sahip olduğu kaynakların değeri kadar harcama yapabilir.
2
Tüm bireylerin bütçe kısıtlarını toplayın (Agregasyon)
jipixij=jipiωij\sum_j \sum_i p_i x_{ij} = \sum_j \sum_i p_i \omega_{ij}
Ekonominin bütününe ulaşmak için bireysel kısıtlar birleştirilir.
3
Talep fazlası (ziz_i) cinsinden denklemi düzenleyin
ipizi=0\sum_i p_i z_i = 0
Piyasa fiyatları ile talep fazlalarının çarpımının toplamı sıfıra eşitlenir.
4
Özdeşlik niteliğini analiz edin
Walras Özdeşliği
Eşitlik fiyatlardan bağımsız olarak sağlandığı için bir denge koşulu değil, özdeşliktir.

Anahtar Kavram

Walras Yasası'nın Özdeşlik Niteliği

İpuçları

1
Bütçe kısıtının (gelir = gider) denge fiyatları oluşmadan önce de her birey için geçerli olduğunu düşünün.
2
Walras Yasası'nın n1n-1 kuralına temel oluşturmasının sebebi, her fiyat seviyesinde toplamın sıfıra eşit olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Fiyatların dengeye ulaşma sürecindeki 'tâtonnement' mekanizmasının bu özdeşlik üzerindeki rolünü araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 82Soru

J.B. Clark’ın Neoklasik bölüşüm analizinde kurguladığı "statik" ve "dinamik" ekonomi modelleri ile bu modellerde girişimci kârının (profitprofit) konumu göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Statik bir ekonomide üretim faktörleri marjinal verimliliklerine göre bedel aldıkları için toplam ürün faktörler arasında tamamen bölüşülür ve saf girişimci kârı sıfıra iner.

Cevap

Statik bir ekonomide üretim faktörlerinin marjinal verimliliklerine göre pay alması sonucunda toplam ürünün tükenmesi ve saf girişimci kârının sıfır olması ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, Clark'ın 'Servetin Bölüşümü' eserindeki temel tezini yansıtır: Statik bir dünyada tam rekabet koşulları altında ekonomi dengedeyken, üretim faktörleri (emek ve sermaye) toplam hasılayı kendi marjinal verimlilikleri oranında paylaşırlar. Bu matematiksel olarak toplam ürünün tükenmesi anlamına gelir ve girişimciye 'saf kâr' (purepure profitprofit) bırakmaz. Kâr, ancak dinamik değişimlerin (teknoloji, nüfus vb.) yarattığı geçici süreksizliklerde ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
J.B. Clark'ın statik ekonomi varsayımlarını belirle.
Nüfus, sermaye, üretim teknikleri ve tüketici tercihlerinin değişmediği, tam rekabetin hüküm sürdüğü bir yapı.
Teorinin hangi kısıtlar altında çalıştığını anlamak için gereklidir.
2
Marjinal verimlilik yasasını üretim faktörlerine uygula.
Emek marjinal verimliliğine (MPLMP_L) göre ücret, sermaye ise marjinal verimliliğine (MPCMP_C) göre faiz alır.
Bölüşümün temel mekanizmasını saptamak için.
3
Toplam ürünün dağılımını analiz et (Ürünün Tükenmesi Yasası).
Tam rekabet ve doğrusal homojen üretim fonksiyonu altında, her faktör marjinal ürünü kadar pay aldığında toplam hasıla tükenir (TotalTotal Product=W×L+i×CProduct = W \times L + i \times C).
Girişimciye bir artık (kâr) kalıp kalmadığını görmek için.
4
Statik ve dinamik arasındaki kâr farkını sonuca bağla.
Statik devlette kâr sıfırdır; kâr sadece dinamik değişimlerin yarattığı geçici bir dengesizlik geliridir.
Soruda istenen doğru tespiti doğrulamak için.

Anahtar Kavram

J.B. Clark'ın Statik Devlet ve Saf Kâr Analizi

Daha Fazla Pratik

Euler Teoremi'nin (Ürünün Tükenmesi Yasası) Neoklasik bölüşüm teorisindeki matematiksel kanıtını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 83Soru

F.Y. Edgeworth tarafından geliştirilen Kutu Diyagramı analizinde, iki tüketicili bir değişim ekonomisinde bireylerin gönüllü takas süreci sonunda ulaştıkları denge noktaları ve başlangıç donanım noktası (WW) arasındaki ilişki dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gönüllü takas yoluyla ulaşılabilecek etkin noktalar, başlangıç donanım noktasından geçen farksızlık eğrilerinin oluşturduğu 'mercek' (lens) içindeki sözleşme eğrisi bölümüdür ve bu bölge ekonominin 'çekirdeği' (core) olarak tanımlanır.

Cevap

Gönüllü takas yoluyla ulaşılabilecek etkin noktalar, başlangıç donanım noktasından geçen farksızlık eğrilerinin oluşturduğu 'mercek' içindeki sözleşme eğrisi bölümüdür ve bu bölge 'çekirdek' (core) olarak adlandırılır.
Edgeworth kutu diyagramında, gönüllü takasın gerçekleşebilmesi için her iki tarafın da faydasının en azından başlangıç donanımı düzeyinde kalması gerekir. Bu durum, takas sonucunda ulaşılan noktaların, başlangıç donanımından geçen farksızlık eğrilerinin sınırladığı 'mercek' içinde kalmasını zorunlu kılar. Bu mercek alanı ile sözleşme eğrisinin kesişimi olan Pareto etkin noktalar kümesine ekonominin 'çekirdeği' (core) denir. Çekirdek üzerindeki her nokta hem Pareto etkindir hem de gönüllü mübadele kriterini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç kısıtlarını belirle
Tüketicilerin gönüllü takasa girmesi için faydalarının azalmaması gerekir (UyeniUbas\clangıc\cU_{yeni} \geq U_{başlangıç})
Rasyonel bireyler kendilerini daha kötü duruma sokacak bir takası kabul etmezler.
2
Takas bölgesini tanımla
Başlangıç donanım noktasından (WW) geçen farksızlık eğrileri bir 'mercek' (lens) alanı oluşturur.
Bu alan içindeki her nokta, başlangıç donanımına göre her iki taraf için de Pareto iyileştirmesi sağlar.
3
Etkinlik ve çekirdek ilişkisini kur
Mercek içinden geçen sözleşme eğrisi parçası 'çekirdek' olarak adlandırılır.
Sözleşme eğrisi marjinal ikame oranlarının eşitlendiği (MRSA=MRSBMRS_A = MRS_B) Pareto etkin noktaları gösterir.

Anahtar Kavram

Çekirdek (Core) ve Gönüllü Mübadele Koşulu
Soru 84Soru

W.S. Jevons, 18711871 yılında yayımlanan *Politik İktisat Teorisi* adlı eserinde Klasik Okul'un nesnel değer teorisini reddederek değerin kaynağını tamamen öznel bir temele dayandırmıştır. Jevons'un bu analizine göre, bir malın piyasadaki değişim değerini (fiyatını) belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sonuncu fayda derecesi (Marjinal fayda)

Cevap

Sonuncu fayda derecesi (Marjinal fayda)
W.S. Jevons'un iktisadi düşünce tarihine en büyük katkısı, değerin kaynağını üretim maliyetlerinden (emekten) koparıp tüketicinin faydasına dayandırmasıdır. Jevons, değerin ölçüsü olarak 'sonuncu fayda derecesi' (marjinal fayda) kavramını kullanmış ve malların piyasadaki değişim değerinin, o malın tüketilen son biriminden elde edilen tatmin düzeyine eşit olduğunu savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Jevons'un değer teorisinin temel varsayımını belirle.
Jevons, değerin 'geçmiş maliyetlerden' değil, 'gelecekteki faydadan' kaynaklandığını savunur.
Klasik Okul'un üretim odaklı değer tanımına karşı çıkmak için.
2
Toplam fayda ve marjinal fayda ayrımını yap.
Jevons, faydanın her birim için aynı olmadığını, miktar arttıkça son birimin faydasının azaldığını belirtir.
Azalan Marjinal Fayda Yasası'nı (Gossen Yasası) teorisine temel yapmak için.
3
Değişim değerini belirleyen ölçütü tanımla.
Jevons bu ölçüte 'final degree of utility' (sonuncu fayda derecesi) adını vermiştir.
Piyasadaki fiyatın (değerin) malın son birimine olan ihtiyaç şiddetine göre oluştuğunu vurgulamak için.

Anahtar Kavram

Sonuncu Fayda Derecesi (Final Degree of Utility)

İpuçları

1
Jevons, Marjinalist Devrim'in öncülerinden biridir ve değerin 'nesnel' (emek) değil 'öznel' (fayda) olduğunu savunur.
2
Klasiklerin çözemediği elmas-su paradoksunu hatırlayın; suyun neden ucuz olduğunu hangi fayda türüyle açıklamıştı?
3
Jevons marjinal faydayı tanımlarken 'sonuncu fayda derecesi' ifadesini kullanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Jevons'un değer zinciri (Maliyet -> Arz -> Fayda Derecesi -> Değer) sıralamasını incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 85Soru

W. S. Jevons, bireyin bir malı tüketirken her ilave birimden aldığı tatminin (hazzın) giderek azalacağını ve bu durumun malın değerinin belirlenmesinde temel bir rol oynadığını savunmuştur. Jevons'un bu tespiti, Neoklasik iktisat literatüründe aşağıdaki yasalardan hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azalan marjinal fayda yasası

Cevap

Azalan marjinal fayda yasası
Doğru yanıt olan azalan marjinal fayda yasası, bir malın tüketilen miktarı arttıkça her bir ilave birimden elde edilen ek tatminin azalacağını savunur. W. S. Jevons, bu ilkeyi marjinalist değer teorisinin merkezine koyarak, bir malın değerinin toplam faydasından değil, o malın tüketilen 'sonuncu biriminden' elde edilen fayda derecesinden (marjinal faydadan) kaynaklandığını göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Jevons'un marjinalist yaklaşımdaki yerini belirle.
W. S. Jevons, 1871'de marjinal fayda kavramını kullanarak iktisatta 'Marjinalist Devrim'i başlatan isimlerden biridir.
Jevons, değerin kaynağını üretim maliyetinden ziyade tüketicinin psikolojik tatminine dayandırmıştır.
2
Tüketim ve tatmin arasındaki ilişkiyi analiz et.
Birey bir maldan daha fazla tükettikçe, tükettiği her ilave birimden (marjinal birim) aldığı tatmin azalır.
İhtiyaçların şiddeti, o ihtiyacı karşılayan malın miktarı arttıkça azalır (Gossen'in Birinci Kanunu).
3
Kavramsal isimlendirmeyi gerçekleştir.
Bu azalış eğilimi, günümüz iktisat literatüründe 'Azalan Marjinal Fayda Yasası' olarak adlandırılır.
Jevons bu kavramı 'sonuncu fayda derecesi' (final degree of utility) olarak tanımlasa da, modern literatürde marjinal fayda terimi yerleşmiştir.

Anahtar Kavram

Azalan Marjinal Fayda (Diminishing Marginal Utility)

İpuçları

1
Jevons, 'marjinalist' bir iktisatçı olduğu için analizlerini 'en son' veya 'ek' birimler üzerinden yapmıştır.
2
Tüketim miktarı arttıkça, maldan alınan toplam tatmin artsa da, her yeni birimin sağladığı ilave tatminin azaldığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Jevons'un değer paradoksunu (su-elmas) marjinal fayda kavramıyla nasıl çözdüğünü incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 86Soru

J.B. Clark’ın *Servetin Bölüşümü* (*The Distribution of Wealth*) adlı eserinde kurguladığı; nüfusun, sermayenin, üretim yöntemlerinin ve tüketici tercihlerinin sabit kaldığı "statik devlet" (staticstatic statestate) varsayımı altında, üretim faktörlerinin marjinal verimliliklerine göre ödendiği bir ekonomik yapıda "saf kâr" (purepure profitprofit) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saf kâr sadece dinamik bir ekonomide ortaya çıkar; tam rekabet altındaki statik dengede toplam ürün faktörler arasında tamamen bölüşülür ve saf kâr sıfıra iner.

Cevap

Saf kâr sadece dinamik bir ekonomide ortaya çıkar; tam rekabet altındaki statik dengede toplam ürün faktörler arasında tamamen bölüşülür ve saf kâr sıfıra iner.
Doğru yanıt, Clark'ın statik devlet modelinde tam rekabetin tüm saf kârı yok ettiğini ve toplam hasılanın emek ile sermaye arasında marjinal ürünlerine göre paylaşıldığını belirtmektedir. Clark'a göre girişimci kârı (ekonomik kâr), yalnızca ekonominin statik dengeden çıkıp 'dinamik' bir yapıya büründüğü (teknolojik gelişme, nüfus artışı vb.) durumlarda ortaya çıkan geçici bir 'sürtünme' kazancıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Statik Devlet Varsayımını Tanımlama
Nüfus, teknoloji, sermaye ve zevklerin sabit olduğu, değişimin durduğu bir yapı.
Clark'ın bölüşüm analizinin temel referans noktasını belirlemek.
2
Marjinal Verimlilik ve Faktör Ödemelerini Analiz Etme
Emek ve sermaye, üretime kattıkları son birimin değeri (marjinal ürün) kadar ücret ve faiz alır.
Bölüşümün hangi kurala göre yapıldığını saptamak.
3
Ürünün Tükenmesi (Exhaustion) İlkesini Uygulama
Tam rekabet ve statik denge altında, faktörlere yapılan ödemelerin toplamı toplam ürüne eşittir (TotalTotal Product=L×MPL+K×MPKProduct = L \times MP_L + K \times MP_K).
Girişimciye (müteşebbis) bir pay kalıp kalmayacağını hesaplamak.
4
Girişimci Kârını Belirleme
Saf (ekonomik) kâr sıfırdır; kâr ancak dinamik unsurların (teknolojik yenilik vb.) ekonomiyi dengeden saptırdığı durumlarda geçici olarak oluşur.
Soruda istenen doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Clark'ın Statik Devlet ve Ürün Tükenmesi Analizi

İpuçları

1
J.B. Clark'a göre kârın varlığı, ekonominin 'statik' mi yoksa 'dinamik' mi olduğuyla doğrudan ilgilidir.
2
Statik devlette tam rekabetin hüküm sürdüğünü ve her faktörün hak ettiği payı aldığını unutmayın.
3
Clark'ın teorisinde toplam ürün, emek ve sermayenin marjinal ürünlerinin toplamına tam olarak eşittir; bu durumda geriye 'ek artık' kalır mı?

Daha Fazla Pratik

Clark'ın sermaye kavramını 'homojen sermaye fonu' (capitalcapital) ve 'somut sermaye malları' (capitalcapital goodsgoods) olarak ikiye ayırmasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 87Soru

İki tüketicili ve iki mallı bir değişim ekonomisinde, tüketicilerin sahip olduğu başlangıç mal stoklarını (donanımı) temsil eden noktadan geçen farksızlık eğrilerinin çevrelediği mercek (lens) şeklindeki kapalı alanın temel iktisadi özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu alan içindeki her noktanın, başlangıç durumuna kıyasla en az bir bireyin refahını artırırken diğerinin refahını azaltmayan Pareto iyileştirmelerini temsil etmesi

Cevap

Başlangıç durumuna göre en az bir bireyin refahını artırırken diğerinin refahını azaltmayan Pareto iyileştirmelerini temsil etmesi
Edgeworth kutu diyagramında başlangıç noktasından geçen farksızlık eğrileri arasında kalan bölge, 'karşılıklı takas kazançlarının' mümkün olduğu bölgedir. Bu bölgedeki herhangi bir noktaya hareket etmek, başlangıç noktasına kıyasla en az bir bireyin daha yüksek bir farksızlık eğrisine ulaşmasını (refah artışı) sağlarken, diğerinin daha düşük bir eğriye düşmemesini (refah kaybı yaşamamasını) sağlar. Bu durum iktisatta Pareto iyileştirmesi olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutu diyagramının bileşenlerini tanımla
İki tüketicinin (AA ve BB) başlangıçta sahip oldukları mal miktarlarını gösteren başlangıç donanım noktası (EE) belirlenir.
Değişimin nereden başlayacağını belirlemek için başlangıç stokları veridir.
2
Başlangıç fayda düzeylerini analiz et
EE noktasından geçen tüketicilere ait farksızlık eğrileri (UAU_A ve UBU_B) çizilir.
Tüketicilerin mevcut durumdaki refah düzeyleri referans alınır.
3
Kesişim bölgesini (mercek alanı) değerlendir
İki farksızlık eğrisi arasında kalan kapalı bölge, her iki tüketicinin de daha yüksek bir farksızlık eğrisine geçebileceği noktaları içerir.
Bu bölge Pareto iyileştirmesi (birinin durumu iyileşirken diğerinin kötüleşmemesi) mümkün olan alanı sınırlandırır.

Anahtar Kavram

Pareto İyileştirmesi ve Takas Kazançları

İpuçları

1
Gönüllü bir takasın gerçekleşmesi için her iki tarafın da başlangıç durumundan daha kötü bir konuma düşmemesi gerekir.
2
Başlangıç noktası EE olsun. AA'nın farksızlık eğrisinin üstü ve BB'nin farksızlık eğrisinin üstü (kendi orijinlerine göre) çakıştığında oluşan alanı düşünün.
3
Bu bölge, her iki bireyi de başlangıç noktasına göre daha yüksek fayda düzeyine ulaştıran Pareto iyileştirmelerinin kümesidir.

Daha Fazla Pratik

Sözleşme eğrisi üzerindeki tüm noktalarda marjinal ikame oranlarının eşitliğini ve Pareto etkinliği kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 88Soru

Neoklasik iktisatçı Irving Fisher’ın faiz teorisinde, bir yatırımcının iki farklı yatırım seçeneği arasında karar verirken başvurduğu; her iki yatırımın sağladığı gelir akımlarının net bugünkü değerlerini birbirine eşitleyen iskonto oranına ne ad verilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maliyet üzerindeki getiri oranı

Cevap

Maliyet üzerindeki getiri oranı (Rate of Return Over Cost)
Irving Fisher, faiz teorisinde yatırımın teknik yönünü 'maliyet üzerindeki getiri oranı' (rate of return over cost) ile açıklar. Bu oran, iki farklı yatırım projesinin bugünkü değerlerini birbirine eşitleyen iskonto oranıdır ve yatırımcının rasyonel karar alma sürecindeki nesnel kriteridir.

Adım Adım Çözüm

1
Fisher'ın faiz teorisindeki iki temel unsuru belirle.
Öznel faktör (Zaman Tercihi) ve Nesnel faktör (Yatırım Fırsatları).
Faiz bu iki faktörün kesiştiği noktada belirlenir.
2
Yatırım fırsatlarını değerlendirme kriterini analiz et.
İki yatırımın net bugünkü değerlerini eşitleyen oran 'maliyet üzerindeki getiri oranı'dır.
Yatırımcı bu oran piyasa faizinden yüksekse daha verimli olan seçeneği tercih eder.

Anahtar Kavram

Fisher'ın Yatırım Kriteri (Maliyet Üzerindeki Getiri Oranı)

Daha Fazla Pratik

Fisher Denklemi (i=r+πei = r + \pi^e) üzerinden reel ve nominal faiz farkını inceleyen soruları çözünüz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 89Soru

İktisadi düşünce tarihinde "Marjinal Devrim" olarak adlandırılan süreçte, Klasik iktisatçılara ait üretim maliyetlerine dayalı nesnel değer açıklamaları terk edilerek yerine bireyin psikolojik tatminine dayalı bir analiz çerçevesi getirilmiştir. Bireylerin öznel ihtiyaçları ile malların faydası arasındaki ilişkiyi merkeze alan ve iktisadi değeri bu sürece dayandıran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öznel (subjektif) değer teorisi

Cevap

Öznel (subjektif) değer teorisi
Öznel (subjektif) değer teorisi, Neoklasik okulun en temel varsayımlarından biridir. Bu teoriye göre bir malın mübadele değeri (fiyatı), o malın üretimi için harcanan emek veya maliyetler (nesnel unsurlar) tarafından değil, bireyin o malı tüketerek elde ettiği marjinal fayda ve malın kıtlığına göre yaptığı öznel değerlendirme tarafından belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Neoklasik iktisat okullarının değer anlayışları arasındaki temel farkın saptanması.
Klasiklerin üretim maliyeti/arz odaklı, Neoklasiklerin ise fayda/talep odaklı olduğunun görülmesi.
İktisadi düşünce tarihindeki bu köklü değişim (Marjinal Devrim), analizin merkezini bireye ve onun tercihlerine kaydırmıştır.
2
Değerin kaynağına ilişkin Neoklasik varsayımın tanımlanması.
Değerin, bireyin o malı tüketerek elde ettiği marjinal tatmin (fayda) tarafından belirlendiği sonucuna ulaşılması.
Neoklasiklere göre bir malın değeri, o malın üretiminde kullanılan girdilerden bağımsız olarak tüketicinin o mala atfettiği öneme dayanır.
3
Tanımlanan yaklaşımın iktisat literatüründeki karşılığının belirlenmesi.
Bu yaklaşımın 'Öznel (Subjektif) Değer Teorisi' olduğunun doğrulanması.
Analiz birimi olarak 'atomistik' bireyi ve onun öznel tercihlerini alan bu teori, Neoklasik okulun metodolojik temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Öznel (Subjektif) Değer Teorisi
Soru 90Soru

F.Y. Edgeworth tarafından geliştirilen ve iki tüketicili bir değişim ekonomisinde farksızlık eğrilerinin birbirine teğet olduğu noktaların birleşimiyle elde edilen "sözleşme eğrisi" (contract curve) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşme eğrisinin tamamı, başlangıç donanım noktasından bağımsız olarak gönüllü değişimle ulaşılabilecek bölgeyi (çekirdek) ifade eder.

Cevap

Sözleşme eğrisinin tamamının her zaman ulaşılabilir olduğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü gönüllü değişim sadece 'çekirdek' (core) adı verilen ve refahı azaltmayan bölgede gerçekleşir.
Sözleşme eğrisi üzerindeki tüm noktalar Pareto etkin olsa da, başlangıçta belirli bir mal stokuna (donanım) sahip olan tüketiciler, refahlarını o noktadaki seviyenin altına düşürecek bir değişimi kabul etmezler. Bu nedenle gönüllü mübadele, sözleşme eğrisinin sadece başlangıç farksızlık eğrilerinin oluşturduğu 'lens' içinde kalan kısmında (çekirdek/core) gerçekleşebilir. Sözleşme eğrisinin tamamının her donanım için ulaşılabilir olduğunu iddia etmek bu kısıtı göz ardı eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşme eğrisinin tanımını hatırla.
Sözleşme eğrisi, iki tüketicinin farksızlık eğrilerinin teğet olduğu (MRS1=MRS2MRS_1 = MRS_2) tüm Pareto etkin noktaların kümesidir.
Analizin temel geometrik ve iktisadi dayanağını belirlemek için.
2
Gönüllü değişim ve başlangıç donanımı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Tüketiciler, sadece mevcut refah düzeylerini (başlangıç farksızlık eğrilerini) azaltmayan noktalara gitmeyi kabul ederler.
Değişimin neden tüm eğri üzerinde değil de sadece belirli bir kesimde (çekirdek) gerçekleştiğini anlamak için.
3
Çekirdek (Core) kavramı ile sözleşme eğrisini karşılaştır.
Çekirdek, sözleşme eğrisinin başlangıç donanımı tarafından sınırlanan alt kümesidir; eğrinin tamamı her donanım noktası için ulaşılabilir değildir.
Hangi ifadenin hatalı olduğunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Sözleşme Eğrisi ve Çekirdek (Core) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Pareto etkinliği ile gelir dağılımı adaleti arasındaki farkı Edgeworth kutusu üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 91Soru

A. C. Pigou, iktisadi refahı "paranın ölçüsüyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkilendirilebilen toplumsal refah bölümü" olarak tanımlamıştır. Pigou'ya göre, bir toplumun iktisadi refahını maksimize etmek için ulusal temettünün (milli gelir) hem hacminin artırılması hem de bölüşümünün iyileştirilmesi şarttır.

Buna göre, Pigou'nun refah analizinde kaynakların farklı üretim alanları arasındaki dağılımının "ideal" (optimum) kabul edilerek ulusal temettünün maksimize edilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marjinal sosyal net ürünlerin tüm kullanım alanlarında birbirine eşitlenmesi

Cevap

İdeal kaynak dağılımı, marjinal sosyal net ürünlerin tüm kullanım alanlarında birbirine eşitlenmesi ile sağlanır.
A. C. Pigou’nun refah teorisine göre, ulusal temettünün (milli gelirin) en üst düzeye çıkarılabilmesi için üretim faktörlerinin, marjinal sosyal net ürünlerinin kullanıldıkları tüm alanlarda birbirine eşit olacağı şekilde dağıtılması gerekir. Bu durum, kaynakların toplumsal açıdan en verimli şekilde tahsis edildiği noktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
Marjinal Sosyal Net Ürün (MSNPMSNP) ve Marjinal Özel Net Ürün (MPNPMPNP) kavramlarını belirle.
Pigou'nun analizinin temelini bu iki kavram arasındaki ilişki oluşturur.
2
Maksimizasyon Koşulunu Belirleme
Refahın (ulusal temettünün) maksimize olması için kaynakların en verimli yerlere akması gerektiğini analiz et.
Farklı alanlardaki ürün getirilerinin (sosyal açıdan) eşitlenmesi, kaynak transferinden elde edilecek ek bir refah artışının kalmadığı noktayı gösterir.
3
Sonuçlandırma
MSNP1=MSNP2=...=MSNPnMSNP_1 = MSNP_2 = ... = MSNP_n eşitliğine ulaş.
Toplumsal refahın zirvesi, marjinal sosyal katkıların her yerde aynı olduğu dengedir.

Anahtar Kavram

Marjinal Sosyal Net Ürün Eşitliği

İpuçları

1
Pigou'nun analizi, bireysel fayda ile toplumsal fayda arasındaki farka (dışsallıklar) odaklanır.
2
Kaynakların ideal dağılımı için her bir birim kaynağın topluma sağladığı son katkının her alanda aynı olması gerekir.
3
Maksimizasyon için marjinal sosyal net ürünlerin (MSNPMSNP) eşitliği temel koşuldur.

Daha Fazla Pratik

Pigou'nun dışsallıkları gidermek için önerdiği 'vergi ve sübvansiyon' (Pigouyen müdahale) yöntemlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 92Soru

A.C. Pigou’nun *The Economics of Welfare* (Refah İktisadı) adlı eserinde geliştirdiği analiz çerçevesinde; kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması ve "Milli Hasıla"nın (National Dividend) maksimize edilmesi için üretim faktörlerinin dağılımına ilişkin öngörülen temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her bir üretim faktörünün tüm kullanım alanlarındaki marjinal sosyal net ürünlerinin birbirine eşitlenmesi

Cevap

Her bir üretim faktörünün tüm kullanım alanlarındaki marjinal sosyal net ürünlerinin birbirine eşitlenmesi
A.C. Pigou'nun refah iktisadı yaklaşımına göre, toplumsal refahın en yüksek düzeye çıkması için üretim faktörlerinin farklı sektörler arasındaki dağılımı öyle bir noktada olmalıdır ki; herhangi bir faktör biriminin bir sektörden diğerine aktarılması toplam hasılayı (milli temettüyü) artıramasın. Bu da ancak her bir faktörün tüm kullanım alanlarındaki marjinal sosyal net ürünlerinin (MSNPMSNP) birbirine eşit olması durumunda gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Pigou'nun refah kriterini tanımla.
Pigou, toplumsal refahı Milli Hasıla (National Dividend) ile özdeşleştirir.
Refahın ölçülebilir ve parayla ilişkilendirilebilir bir büyüklük üzerinden analiz edilmesi gerekir.
2
Milli hasılanın maksimizasyon koşulunu belirle.
Kaynakların bir alandan diğerine aktarılması toplam hasılayı artırmıyorsa dengeye ulaşılmıştır.
Marjinal sosyal net ürün (MSNPMSNP) bir alanda daha yüksekse, kaynakların o alana kaydırılması toplam refahı artırır.
3
Eşitlik şartını formüle et.
MSNP1=MSNP2=...=MSNPnMSNP_1 = MSNP_2 = ... = MSNP_n koşulu sağlandığında kaynak dağılımı optimaldir.
Herhangi bir üretim faktörünün sosyal katkısı her yerde aynı olduğunda, kaynakların yerini değiştirerek milli hasılayı artırmak imkansız hale gelir.

Anahtar Kavram

Marjinal Sosyal Net Ürünlerin Eşitliği

Daha Fazla Pratik

Pigou'nun bu eşitliğin sağlanamadığı durumlarda (dışsallıklar) önerdiği vergi ve sübvansiyon politikalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 93Soru

Vilfredo Pareto, Neoklasik iktisat geleneği içerisinde Leon Walras'ın genel denge yaklaşımını benimsemiş; ancak iktisadi analizi subjektif psikolojik temellerden (hedonizm) arındırarak rasyonel tercih mantığına dayandırmayı hedeflemiştir. Bu dönüşümde Pareto, mal sepetlerinin sağladığı tatmin düzeyinin "util" gibi birimlerle ifade edilmesinin bilimsel bir temeli olmadığını ileri sürmüştür.

Buna göre, Pareto’nun fayda teorisinde gerçekleştirdiği bu metodolojik dönüşümün temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faydanın sayısal olarak ölçülmesine (Kardinalite) karşı çıkarak, mal sepetlerinin sadece belirli bir tercih sıralamasına (Ordinalite) tabi tutulabileceğini savunması

Cevap

Pareto’nun temel yaklaşımı, faydanın sayısal (kardinal) bir büyüklük değil, sadece bir tercih sıralaması (ordinal) olduğunu savunmaktır.
Doğru yanıt, Pareto'nun Neoklasik iktisada getirdiği en devrimci dönüşümü ifade eder. Pareto, faydanın bir cetvel gibi ölçülebileceği (Kardinalizm) fikrini reddederek, bireylerin sadece mal sepetleri arasında bir önem sırası belirleyebileceğini (Ordinalizm) savunmuştur. Bu sayede iktisat, ölçülmesi imkansız olan 'haz' birimlerinden arındırılarak daha rasyonel ve nesnel bir 'tercih mantığına' dönüştürülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Pareto'nun iktisat metodolojisindeki temel eleştirisini belirleme
Pareto, iktisadı psikolojik haz-acı (hedonizm) ölçümlerinden kurtarmak istemiştir.
Bilimsel bir analiz için ölçülemeyen psikolojik kavramlar yerine gözlemlenebilir tercihlerin esas alınması gerektiğini düşünmüştür.
2
Kardinal ve Ordinal fayda arasındaki ayrımı yapma
Fayda ölçülemez (KardinalKardinal değildir), ancak mal sepetleri arasında 'bu sepeti diğerine tercih ederim' şeklinde bir sıralama (OrdinalOrdinal) yapılabilir.
Bu geçiş, kayıtsızlık eğrileri (indifference curves) analizinin modern halini almasını sağlamıştır.
3
Genel denge ve refah iktisadı ile ilişkisini kurma
Ordinal fayda varsayımı, toplumsal refahın 'Pareto Optimumu' (kimsenin refahını azaltmadan birinin refahını artıramama durumu) üzerinden analiz edilmesine olanak tanır.
Bireyler arası fayda karşılaştırması yapılamadığı için refah, sadece verimlilik ve tercih sıralamaları üzerinden tanımlanabilir.

Anahtar Kavram

Vilfredo Pareto ve Ordinal Fayda Devrimi

İpuçları

1
Pareto, iktisadı psikolojiden (haz ve acı ölçümünden) uzaklaştırıp matematiğe ve rasyonel tercihlere yaklaştırmak istemiştir.
2
Kardinal (sayısal) ve Ordinal (sıralı) fayda arasındaki farkı düşünün; Pareto hangisinin daha 'bilimsel' olduğunu savunmuştur?
3
Kayıtsızlık eğrileri, mal sepetlerinin miktarını ölçmek yerine hangisinin 'daha üstte' (daha çok tercih edilen) olduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

Pareto Optimumu'nun sağlanması için gerekli olan üç temel marjinal şartı (üretimde etkinlik, tüketimde etkinlik ve karma etkinlik) inceleyerek konuyu derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru

Irving Fisher’ın "Faiz Teorisi" (The Theory of Interest) çerçevesinde; bir ekonomide denge faiz oranının belirlenmesi sürecinde "öznel" (sabırsızlık) ve "nesnel" (yatırım fırsatı) faktörlerin etkileşimi esas alınmaktadır. Buna göre, Fisher’ın analizinde piyasa denge faiz oranının oluşabilmesi için gerekli olan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin marjinal zaman tercihi (sabırsızlık) oranının, marjinal yatırım fırsatı (getiri) oranına eşitlenmesi

Cevap

Denge faiz oranı, bireylerin bugünkü tüketimi geleceğe erteleme karşılığında talep ettikleri 'marjinal sabırsızlık oranı' ile yatırımların sunduğu 'marjinal getiri oranının' birbirine eşitlendiği noktada belirlenir.
Fisher'ın analizinde faiz oranı, bireylerin bugünkü tüketimden vazgeçme konusundaki psikolojik isteksizliklerini (öznel sabırsızlık) ve mevcut kaynakların yatırım yoluyla gelecekte daha fazla gelir yaratma kapasitesini (nesnel fırsat) yansıtır. Denge noktasında, bir birim bugünkü tüketimden vazgeçmenin yarattığı marjinal fayda kaybı (zaman tercihi), o birimin yatırıma dönüştürülmesiyle elde edilecek marjinal getiriye eşitlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Fisher'ın faiz belirleyicilerini sınıflandırın
Öznel faktör 'Zaman Tercihi/Sabırsızlık', nesnel faktör ise 'Yatırım Fırsatı/Verimlilik' olarak tanımlanır.
Faiz oranını belirleyen arz ve talep taraflarının kökenini anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Denge koşulunu zamanlararası analiz ile kurun
Tüketicilerin farksızlık eğrisinin eğimi (marjinal zaman tercihi) ile üretim olanakları/yatırım eğrisinin eğimi (marjinal getiri) birbirine eşit olmalıdır.
Ekonomik dengede marjinal değerlerin eşitliği, kaynakların optimal dağılımını ve istikrarlı faiz oranını sağlar.

Anahtar Kavram

Fisher'ın Faiz Teorisi Sentezi (Zaman Tercihi + Yatırım Fırsatı)

İpuçları

1
Fisher'ın faiz teorisinin hem psikolojik (sabırsızlık) hem de teknik (getiri) bir boyutu olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Fisher Denklemi (i=r+πei = r + \pi^e) ile reel ve nominal faiz ayrımının parasal genişleme dönemlerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 95Soru

Leon Walras'ın Neoklasik iktisat içindeki en önemli katkısı olan Genel Denge Analizi'nde, piyasanın dengeye ulaşma sürecini açıklayan "tâtonnement" (el yordamıyla arama/deneme-yanılma) mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denge fiyatları seti tam olarak belirlenene kadar piyasada hiçbir fiili mübadele veya alım-satım işlemi gerçekleşmez.

Cevap

Denge fiyatları seti tam olarak belirlenene kadar piyasada hiçbir fiili mübadele veya alım-satım işleminin gerçekleşmemesi
Leon Walras'ın genel denge modelindeki 'tâtonnement' süreci, bir müzayede mekanizması gibi çalışır. Bir münadi fiyatları haykırır, aktörler niyetlerini bildirir, ancak piyasada arz ve talep eşitlenmeden (temizlenmeden) gerçek bir işlem yapılmaz. Bu kural, analizin matematiksel tutarlılığını korumak için hayati önemdedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tâtonnement (el yordamıyla arama) sürecinin varsayımlarını tanımlamak.
Bu süreçte bir 'münadi' (fiyat belirleyici) piyasaya fiyatları duyurur.
Bireylerin fiyat verili iken arz ve talep miktarlarını belirlemesi gerekir.
2
Denge dışı fiyatlarda işlem yapılıp yapılmadığını analiz etmek.
Denge dışı fiyatlarda (arz \neq talep) herhangi bir işlemin gerçekleşmediği saptanır.
Denge dışı işlem yapılması durumunda aktörlerin gelirleri değişeceği için arz-talep fonksiyonları istikrarsızlaşır.
3
Walrasian Genel Denge'nin sonucunu teyit etmek.
Ancak tüm piyasalarda eş anlı denge sağlandığında (toplam fazla talep sıfır olduğunda) mübadele gerçekleşir.
Sistemin nn sayıdaki tüm piyasada eş anlı çözüm üretmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Walrasian Tâtonnement ve 'No Trading' Varsayımı

Daha Fazla Pratik

Walras Yasası'nın (n1n-1 piyasa dengedeyse nn. piyasa da dengededir) matematiksel özdeşlik yapısını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru

İktisadi düşünceler tarihinde, faiz teorisini hem psikolojik (sabırsızlık) hem de teknik (yatırım fırsatları) unsurların sentezi üzerine inşa eden Irving Fisher; bir yatırımcının farklı gelir akışları arasında karar verme sürecini 'maliyet üzerindeki getiri oranı' (raterate ofof returnreturn overover costcost) kavramıyla açıklar.

Buna göre, piyasa faiz oranının (ii), iki alternatif yatırım planını bugünkü değer bazında eşitleyen 'maliyet üzerindeki getiri oranı'ndan (rr) daha düşük olması (i<ri < r) durumunda; rasyonel bir yatırımcının davranışı ve bu durumun teorik sonucuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırımcı, bugünkü maliyeti daha yüksek ancak gelecekte vadedilen getirisi daha fazla olan (geç veya büyük) gelir akışını tercih ederek servetinin bugünkü değerini artırır.

Cevap

Piyasa faiz oranının maliyet üzerindeki getiri oranından düşük olması durumunda, yatırımcı bugünkü maliyeti daha yüksek ancak gelecekteki getirisi daha fazla olan 'geç' veya 'büyük' opsiyonu seçerek servetini maksimize eder.
Irving Fisher'a göre, birey rasyonel davranarak servetinin bugünkü değerini maksimize etmeye çalışır. 'Maliyet üzerindeki getiri oranı' (rr), iki alternatif plan arasındaki 'marjinal iç verim oranı' gibi düşünülebilir. Eğer piyasa faiz oranı (ii), bu iç verim oranından (rr) düşükse (i<ri < r), daha maliyetli ama daha yüksek getirili (uzun vadeli/büyük) plana geçmek kârlıdır. Çünkü bu değişim için katlanılan maliyetin finansmanı, sağlanan ek getiriden daha ucuzdur. Bu durum bireyin toplam servetinin bugünkü değerini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın tanımlanması
Maliyet üzerindeki getiri oranı (rr), iki alternatif gelir akışının bugünkü değerlerini (PVPV) birbirine eşitleyen iskonto oranıdır.
Karar vericinin opsiyonlar arasında seçim yapabilmesi için bir eşik değer belirlemesi gerekir.
2
Piyasa faiz oranı (ii) ile karşılaştırma yapılması
Eğer i<ri < r ise, 'daha büyük/geç' opsiyona geçmek için yapılan ek harcamanın getiri oranı, piyasadaki sermaye maliyetinden yüksektir.
Yatırımın marjinal getirisi, sermayenin marjinal maliyetinden büyük olduğu sürece yatırım genişletilmelidir.
3
Bugünkü değer (Wealth) üzerindeki etkinin belirlenmesi
Düşük faiz ortamında gelecekteki yüksek getiriler daha az iskonto edileceği için, 'geç' olan opsiyonun bugünkü değeri 'erken' olana göre daha fazla artar.
Faiz oranı ile bugünkü değer arasındaki ters yönlü ilişki, vade uzadıkça daha belirgin hale gelir.
4
Optimal tercihin saptanması
Birey, zenginliğini maksimize etmek için maliyet üzerindeki marjinal getiri oranını piyasa faiz oranına eşitleyene kadar 'büyük/geç' opsiyonlara yönelir.
Fisher'ın nesnel yatırım kuralı, servet maksimizasyonunu temel alır.

Anahtar Kavram

Fisher'ın İkinci Yaklaşımı: Yatırım Fırsatları ve Maliyet Üzerindeki Getiri Oranı

İpuçları

1
Fisher'ın analizinde 'maliyet üzerindeki getiri oranı', bir yatırımdan diğerine geçmenin sağladığı ek verimdir.

Daha Fazla Pratik

Fisher'ın 'Ayrıştırma Teoremi'ni (Separation Theorem) inceleyerek, üretim ve tüketim kararlarının neden birbirinden bağımsızlaştığını araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bugünkü Değer (PVPV) karşılaştırması üzerinden düşünün: PV(B)PV(A)>0PV(B) - PV(A) > 0 ise B tercih edilir. Faiz oranı (ii) düştükçe, vadesi daha uzun olan (geç) gelirlerin PVPV değeri daha hızlı artar.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 97Soru

Neoklasik iktisat okulu, 18701870'li yıllarda gerçekleşen 'Marjinal Devrim' ile Klasik okulun üretim maliyeti odaklı ve sınıfsal temelli analizinden koparak; iktisat bilimini rasyonel bireylerin tercihleri, kısıtlar ve optimizasyon üzerine kurulu bir yapıya dönüştürmüştür. Bu paradigmada toplumsal gerçeklik, rasyonel karar alan 'atomistik' bireylerin davranışlarının bir sonucu olarak görülürken; iktisadi yasaların doğa bilimlerindeki gibi zaman ve mekândan bağımsız, evrensel bir nitelik taşıması hedeflenir.

Buna göre; Neoklasik okulun, toplumsal olguları bireysel tercihlere indirgeyen temel varsayımı ile analizi dışsal faktörlerden soyutlayarak değişmez dengeleri araştıran yöntemsel karakteri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metodolojik bireycilik - Statik ve soyut-tümdengelimci

Cevap

Metodolojik bireycilik varsayımı ile statik ve soyut-tümdengelimci yöntem
Neoklasik iktisat, metodolojik bireycilik varsayımı ile toplumu atomistik bir yapı olarak görür ve analizi rasyonel bireyin (Homo Economicus) davranışlarına indirger. Bu analiz, fizik bilimine benzetilerek dışsal faktörlerin sabit tutulduğu (ceterisceteris paribusparibus) ve zamanın akışının dikkate alınmadığı 'statik' bir çerçevede, mantıksal önermelerden sonuca giden 'soyut-tümdengelim' yöntemiyle yürütülür.

Adım Adım Çözüm

1
Neoklasik okulun toplumsal olayları açıklarken kullandığı temel analiz birimi belirlenir.
Okul, toplumu onu oluşturan bireylerin toplamından ibaret görür (Metodolojik Bireycilik).
Toplumsal sınıflar veya kurumlar bağımsız birer analiz birimi değil, rasyonel bireylerin kararlarının bir sonucudur.
2
Okulun iktisadi yasaları keşfetmek için izlediği bilimsel yol analiz edilir.
Zaman ve mekan faktörlerinden soyutlanmış, mantıksal çıkarımlara dayalı bir yöntem (Statik ve Soyut-Tümdengelim) benimsenmiştir.
İktisadın doğa bilimleri gibi kesin ve evrensel yasalar üretmesi hedeflendiği için analiz 'zaman' faktöründen arındırılarak statik hale getirilmiştir.
3
Birey odaklılık ve soyut analiz çerçevesi birleştirilerek doğru seçenekle eşleştirilir.
Metodolojik bireycilik ve statik/soyut-tümdengelimci karakterin bir arada olduğu seçenek belirlenir.
Bu iki unsur Neoklasik paradigmanın yöntem bilimsel (metodolojik) temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Neoklasik Metodoloji: Metodolojik Bireycilik ve Soyut-Tümdengelim

İpuçları

1
Neoklasik okulun analizi bireyden mi yoksa toplumun bütünü üzerinden mi başlattığını düşünün.
2
Bu okulun iktisadi yasaları 'her zaman ve her yerde geçerli' (evrensel) görmesi, hangi yöntemsel aracı (zamanın durduğu varsayım) gerekli kılar?
3
Toplumu 'atomistik' bir yapı olarak gören anlayış 'Metodolojik Bireycilik' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Neoklasik okulun bu yöntemsel tercihleri ile Klasik okulun 'Emek-Değer Teorisi' arasındaki farkları karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 98Soru

Alfred Marshall'ın iktisadi düşünce sisteminde önemli bir yer tutan 'Rant Benzeri' (Quasi-rent) kavramının mahiyeti ve Marshalliyen zaman analiziyle olan ilişkisi dikkate alındığında, bu gelirin üretim maliyetleri ve fiyat oluşumu üzerindeki etkisine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısa dönemde arzı sabit olan sermaye mallarının geliri olup fiyat tarafından belirlenen bir 'artık' niteliğindeyken; uzun dönemde bu malların yenilenmesi gerektiğinden üretim maliyetine dahil olan bir unsura dönüşür.

Cevap

Doğru yanıt, rant benzerinin kısa dönemde fiyat tarafından belirlenen bir artık (surplus) iken, uzun dönemde üretim maliyetinin zorunlu bir parçasına dönüştüğünü belirten ifadedir.
Marshall'ın analizinde zaman hayati bir rol oynar. Kısa dönemde bazı üretim faktörlerinin (sermaye malları) arzı artırılamaz. Bu durumda, bu faktörlerin elde ettiği gelir (Rant Benzeri), piyasa fiyatı ile değişken maliyetler arasındaki farktır ve tamamen talebe/fiyata bağlıdır (fiyat tarafından belirlenir). Ancak uzun dönemde, bu faktörlerin aşınma payları ve sermaye maliyetleri karşılanmak zorundadır, aksi takdirde üretimden çekilirler. Dolayısıyla, uzun dönemde bu ödemeler fiyatın oluşumunda bir maliyet unsuru olarak rol oynar (fiyatı belirler).

Adım Adım Çözüm

1
Rant Benzeri (Quasi-rent) kavramını tanımla.
İnsan yapısı sermaye mallarının (makine, bina vb.) kısa dönemde arzı sabit olduğu için sağladıkları gelirdir.
Kavramın hangi üretim faktörü ve zaman dilimi için geçerli olduğunu belirlemek gerekir.
2
Kısa dönem analizini yap.
Kısa dönemde fiyat, talebe bağlı olarak değişir. Fiyat, değişken maliyetleri aşan her seviyede sermayeye bir pay (artık) bırakır.
Kısa dönemde arz inelastik olduğu için gelir 'fiyat tarafından belirlenir' (price-determined).
3
Uzun dönem analizini yap.
Uzun dönemde sermaye mallarının yıpranması ve yenilenmesi gerekir. Bu yatırımın geri dönüşü sağlanmazsa üretim durur.
Uzun dönemde bu ödemeler 'fiyatı belirleyen' (price-determining) bir üretim maliyetine dönüşür.
4
Marshall'ın zaman analizi ile sentezle.
Rant benzeri zaman geçtikçe nitelik değiştirir; başlangıçta rant özelliği taşırken, sonunda normal maliyet unsuru olur.
Marshall'ın iktisat teorisindeki en özgün katkılarından biri, zamanın değer üzerindeki etkisidir.

Anahtar Kavram

Marshalliyen Zaman Analizi ve Rant Benzeri Dönüşümü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 99Soru

F.Y. Edgeworth tarafından geliştirilen kutu diyagramı analizinde, iki tüketicili bir değişim ekonomisinde başlangıç donanımı (initialinitial endowmentendowment) veri iken, tarafların gönüllü mübadele yoluyla ulaşabileceği ve her iki tarafın da başlangıç durumuna göre refahını azaltmayan Pareto etkin noktaların oluşturduğu "çekirdek" (core) kümesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çekirdek, anlaşma eğrisinin, tüketicilerin başlangıç donanım noktasından geçen farksızlık eğrileri arasında kalan kısmıdır.

Cevap

Çekirdek, anlaşma eğrisinin tüketicilerin başlangıç donanım noktasından geçen farksızlık eğrileri arasında kalan kısmını temsil eder.
Doğru yanıt olan ifade, Edgeworth kutu diyagramındaki rasyonellik ve etkinlik koşullarını birleştirir. Gönüllü mübadelede, taraflar başlangıçtaki refah seviyelerinden daha kötü bir duruma düşmeyi kabul etmezler. Bu durum, çözümün başlangıç donanım noktasından geçen farksızlık eğrilerinin içinde (mercek alanında) olmasını gerektirir. Aynı zamanda çözümün etkin olması için farksızlık eğrilerinin birbirine teğet olduğu anlaşma eğrisi üzerinde yer alması gerekir. Bu iki koşulun kesişimi çekirdeği oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kutu diyagramında başlangıç donanım noktasının (WW) belirlenmesi.
Tüketicilerin (AA ve BB) sahip oldukları başlangıç mal stoklarını gösteren koordinat işaretlenir.
Mübadelenin hangi noktadan başlayacağını bilmek gerekir.
2
Başlangıç donanımı noktasından geçen farksızlık eğrilerinin çizilmesi.
UA(W)U_A(W) ve UB(W)U_B(W) eğrileri belirlenir; bu eğriler arasında kalan alan "Pareto iyileştirme bölgesi" (mercek) olarak adlandırılır.
Gönüllü değişim için tarafların en az başlangıç fayda düzeylerini korumaları şarttır.
3
Anlaşma eğrisi (Contract Curve) ile mercek bölgesinin kesiştirilmesi.
Anlaşma eğrisinin, başlangıç farksızlık eğrileri arasında kalan parçası "Çekirdek" (Core) olarak tanımlanır.
Çekirdek üzerindeki noktalar hem Pareto etkindir hem de gönüllü olarak rasyoneldir.

Anahtar Kavram

Edgeworth Kutu Diyagramında 'Çekirdek' (Core) Kavramı

İpuçları

1
Gönüllü bir takasta taraflardan biri başlangıç durumundan daha kötü bir konuma gelmeyi kabul eder mi?
2
Anlaşma eğrisi üzerindeki her nokta rasyonel bir başlangıç noktasından hareketle her zaman ulaşılabilir midir?
3
Başlangıç donanımından geçen farksızlık eğrilerinin oluşturduğu 'mercek' alanı ile anlaşma eğrisinin kesiştiği bölgeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Rekabetçi denge noktası (Walrasçı denge) ile çekirdek arasındaki ilişkiyi ve katılımcı sayısı arttığında çekirdeğin nasıl daraldığını inceleyen 'Edgeworth-Debreu Sınır Teoremi'ne göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 100Soru

Alfred Marshall'ın Neoklasik iktisadi analizinde, endüstri ölçeğinin genişlemesine bağlı olarak firmaların kendi yönetim ve organizasyonları dışındaki faktörlerden (teknolojik bilgi yayılımı, kalifiye işgücü havuzunun genişlemesi vb.) elde ettikleri maliyet avantajları 'dışsal ekonomiler' olarak tanımlanır. Marshall'a göre, bu dışsal ekonomilerin varlığı aşağıdakilerden hangisinin teorik açıklamasında temel bir dayanak noktası oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azalan maliyetli endüstrilerde uzun dönem arz eğrisinin negatif eğimli olması

Cevap

Dışsal ekonomilerin varlığı, azalan maliyetli endüstrilerde uzun dönem arz eğrisinin negatif (aşağı doğru) eğimli olmasının temel gerekçesidir.
Marshall, dışsal ekonomiler kavramını kullanarak tam rekabet varsayımı altında bile endüstri ölçeği büyüdükçe maliyetlerin düşebileceğini ispatlamıştır. Bu durum, azalan maliyetli endüstrilerde uzun dönem arz eğrisinin negatif eğimli (azalan) olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dışsal ekonomi kavramını tanımla.
Endüstri büyüdükçe firma dışı nedenlerle maliyetlerin düşmesi.
Marshall'ın maliyet analizindeki temel ayrımı anlamak için.
2
Endüstri ölçeği ile maliyet ilişkisini kur.
Üretim arttıkça ortalama maliyetler (AC) aşağı kayar.
Endüstriyel genişlemenin firmalar üzerindeki etkisini görmek için.
3
Uzun dönem arz eğrisinin şeklini belirle.
Azalan maliyetler nedeniyle SLS_L eğrisi negatif eğimli olur.
Kısmi denge analizinde uzun dönem arzın sonucunu ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Dışsal Ekonomiler ve Azalan Maliyetli Endüstri Arzı

İpuçları

1
Marshall'ın maliyetlerin düşmesini firma içindeki verimlilikten çok endüstrinin büyümesine bağladığını düşünün.
2
Bu kavram, uzun dönemde endüstri genelindeki arzın fiyatla olan ilişkisini belirlemek için kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Marshall'ın 'Rant Benzeri' (Quasi-rent) kavramı ile Ricardo'nun rant teorisi arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki