İstikrar Programları ve Krizler

77 soru

Soru 21Soru

99 Aralık 19991999 tarihinde başlatılan "Enflasyonla Mücadele Programı" kapsamında uygulanan para ve kur politikası çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMBTCMB) likidite üzerindeki kontrolünü büyük ölçüde sınırlayan ve para arzındaki değişimin doğrudan dış alemden gelen döviz girişlerine endekslenmesine neden olan temel kısıtlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Net İç Varlıklar (NI˙VNİV) kalemine tavan getirilerek sterilizasyon işlemlerinin sınırlandırılması

Cevap

Net İç Varlıklar (NI˙VNİV) kalemine üst sınır (tavan) getirilerek Merkez Bankasının sterilizasyon kapasitesinin kısıtlanması
Doğru cevap olan seçenek, 19991999 programının kalbinde yer alan para kurulu benzeri mekanizmayı açıklar. Bu sistemde Merkez Bankası, rezerv parayı sadece net dış varlıklar karşılığında artıracağına dair taahhütte bulunmuştur. Bunu sağlamak için Net İç Varlıklar kalemine tavan getirilmiş, böylece bankanın piyasadan tahvil alarak likidite enjekte etmesi (sterilizasyon) engellenmiştir. Bu durum, para arzını tamamen dış alemden gelen sermaye hareketlerine duyarlı (endojen) kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Programın para politikası yapısını analiz etme
1999 İstikrar Programı, 'para kurulu' (currency board) benzeri bir pasif para politikası izlemiştir.
Para arzının dışsal bir çıpaya (döviz kuru) bağlanması, Merkez Bankasının bağımsız likidite yönetimini bırakmasını gerektirir.
2
TCMBTCMB bilançosunu inceleme
Rezerv Para = Net Dış Varlıklar (NDVNDV) + Net İç Varlıklar (NI˙VNİV).
Para arzını döviz girişlerine bağlamak için denklemin iç varlıklar kısmının kontrol edilmesi gerekir.
3
NI˙VNİV tavanının etkisini belirleme
NI˙VNİV sabitlendiğinde veya üst sınırlandığında, rezerv paradaki her artış doğrudan NDVNDV artışına (döviz girişine) bağlı hale gelir.
Merkez Bankası, piyasada likidite sıkışıklığı olsa bile NI˙VNİV tavanı nedeniyle piyasaya para veremez (sterilizasyon yapamaz).

Anahtar Kavram

Pasif Para Politikası ve NİV Tavanı
Soru 22Soru

Türkiye ekonomisinde 20002000 yılından itibaren enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek amacıyla uygulamaya konulan 99 Aralık 19991999 İstikrar Programı'nda, beklentileri yönetmek ve fiyat istikrarını sağlamak için temel "nominal çıpa" (nominal anchor) olarak kullanılan iktisadi değişken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döviz kuru

Cevap

1999 İstikrar Programı'nda nominal çıpa olarak döviz kuru kullanılmıştır.
9 Aralık 1999 İstikrar Programı, bir döviz kuru çıpasına dayalı programdır. Bu programda enflasyon beklentilerini aşağı çekmek amacıyla kur sepetinin değeri günlük olarak 18 ay öncesinden ilan edilmiştir. Bu durum döviz kurunun programın 'nominal çıpası' olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Programın temel stratejisini tanımlama
Döviz kuruna dayalı istikrar programı (Exchange Rate Based Stabilization Program - ERBSP)
1999 programının en belirgin özelliği, enflasyon beklentilerini kırmak için döviz kurunun önceden ilan edilmesidir.
2
Nominal çıpa kavramını analiz etme
Döviz kuru sepeti (11 ABD Doları + 0,770,77 Euro)
Program kapsamında kur sepetinin Türk lirası karşısındaki değeri günlük olarak 18 ay boyunca önceden ilan edilmiştir.

Anahtar Kavram

Nominal Çıpa (Döviz Kuru Çıpası)

İpuçları

1
Programın diğer adı 'Döviz Kuruna Dayalı İstikrar Programı'dır.
2
Bu programda TCMB, kur sepetinin değerini 18 ay boyunca her gün ne kadar artıracağını önceden taahhüt etmiştir.

Daha Fazla Pratik

Bu programın başarısız olma nedenlerini ve 2001 krizine giden süreci incelemek kavramı pekiştirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Türkiye'de 19991999 yılı sonunda başlatılan enflasyonla mücadele programının başarısızlığa uğraması ve 20012001 yılı Şubat ayında yaşanan ekonomik krizin ardından, döviz kuru çapasından vazgeçilerek geçilen yeni döviz kuru rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalgalı kur rejimi

Cevap

Türkiye'de 20012001 Şubat krizinden sonra dalgalı kur rejimine geçilmiştir.
Doğru cevap olan sistem, 2222 Şubat 20012001 tarihinde resmi olarak duyurulan ve dövizin fiyatının piyasa arz ve talebi tarafından belirlendiği dalgalı kur rejimidir. Bu geçiş, Türkiye ekonomisindeki en temel yapısal dönüşümlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kriz öncesi durumu analiz etme
19991999 programı 'Döviz Kuru Çapası' (Sürünen Parite) sistemine dayalıydı.
Enflasyon beklentilerini kırmak için kurun gelecekteki değeri önceden ilan ediliyordu.
2
Krizin etkisini belirleme
2222 Şubat 20012001 tarihinde döviz talebi karşılanamaz hale geldi ve rezervler eridi.
Anayasa kitapçığı fırlatılmasıyla başlayan siyasi kriz, ekonomik güvensizliği tetikleyerek sermaye çıkışına neden oldu.
3
Yeni rejimi saptama
Hükümet ve Merkez Bankası kurun piyasa koşullarında belirlenmesine karar verdi.
Dalgalı kur rejimi, dış şoklara karşı ekonominin uyum sağlama kapasitesini artırmak için tercih edildi.

Anahtar Kavram

2001 Krizi ve Döviz Kuru Rejimi Değişikliği

İpuçları

1
20012001 öncesindeki sistemde kurun ne olacağı önceden biliniyordu, krizden sonra ise piyasaya bırakıldı.
2
Bu sistemde döviz fiyatı bankalar arası piyasada arz ve talebe göre oluşur.
3
2222 Şubat 20012001 gecesi alınan karar, kurun serbestçe dalgalanması üzerinedir.

Daha Fazla Pratik

Kriz sonrası uygulanmaya başlanan 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın temel hedeflerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

20012001 yılında yaşanan ekonomik kriz sonrasında yürürlüğe konulan "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" (GEGP) kapsamında, kamu finansman dengesini bozan ve bankacılık kesiminde ciddi bir likidite sıkışıklığına yol açan "görev zararları" sorununun çözümü amacıyla atılan temel adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev zararlarının Hazine tarafından ihraç edilen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri ile tasfiye edilmesi ve bankaların ticari esaslara göre çalışmasının sağlanması

Cevap

Görev zararlarının Hazine tarafından ihraç edilen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri ile tasfiye edilmesi ve bankaların ticari esaslara göre çalışmasının sağlanması
Doğru cevap olan seçenek, GEGP'nin en kritik yapısal reformlarından birini tanımlar. 20012001 öncesinde kamu bankalarının piyasadan yüksek faizle borçlanıp düşük faizle kredi vermesi (görev zararı) sistemsel tıkanıklığa yol açmıştı. GEGP ile Hazine, bu bankalara özel tertip senetler vererek mali bünyelerini güçlendirmiş ve bankaların 'piyasa dışı' faaliyetlerine son vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Görev Zararı Kavramını Analiz Et
Kamu bankalarının siyasi kararlarla sübvansiyonlu kredi vermesi sonucu oluşan açıklar belirlendi.
Sorunun kaynağını ve bütçe üzerindeki yükünü anlamak için gereklidir.
2
Finansal Tasfiye Mekanizmasını Belirle
Hazine'nin bankalara nakit olmayan devlet iç borçlanma senedi (DİBS) vermesi sağlandı.
Bankaların bilançolarındaki 'alacak' kısmını likit ve faiz getiren varlıklara dönüştürerek likidite sorununu çözmek hedeflenmiştir.
3
Kurumsal Dönüşümü Tanımla
Ortak Yönetim Kurulu oluşturularak bankaların özerk ve ticari bir yapıya kavuşması sağlandı.
Siyasi müdahalelerin önlenmesi ve bankaların piyasa koşullarında rekabet edebilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma ve Mali Tahkim

İpuçları

1
GEGP'nin üç ana sütunundan biri bankacılık sektörünün rehabilitasyonudur.
2
Hazine'nin kamu bankalarına olan borçlarının bütçe üzerinden değil, borçlanma senetleri ile kapatıldığını hatırlayın.
3
Bankaların 'Ortak Yönetim Kurulu' altında ticari prensiplere dönmesi bu sürecin bir parçasıdır.

Daha Fazla Pratik

Kamu bankalarının rehabilitasyonu ile eş zamanlı olarak özel bankalar için uygulanan 'İstanbul Yaklaşımı' sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Türkiye'de 2424 Ocak 19801980 tarihinde yürürlüğe konulan istikrar tedbirleri ile fiyatların piyasa mekanizması tarafından belirlenmesi ve ekonominin dışa açılması hedeflenmiştir. Bu değişim kapsamında benimsenen temel kalkınma stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İthal ikameci sanayileşmeden vazgeçilerek ihracata dayalı büyüme modeline geçilmesi

Cevap

İthal ikameci sanayileşmeden vazgeçilerek ihracata dayalı büyüme modeline geçilmesi
Doğru cevap, Türkiye'nin 19601960’lı yıllardan itibaren uyguladığı ve döviz darboğazı nedeniyle tıkanan 'İthal İkameci' modelden vazgeçerek, dünya piyasalarıyla rekabet etmeyi amaçlayan 'İhracata Dayalı' modele geçişini ifade etmektedir. Bu dönüşüm 2424 Ocak 19801980 kararlarının en temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
19801980 öncesi uygulanan modelin analiz edilmesi
Türkiye'nin 196019801960-1980 döneminde iç pazara yönelik ithal ikameci bir sanayileşme modeli izlediği saptanır.
Değişimin yönünü anlamak için önceki durumun bilinmesi gerekir.
2
2424 Ocak Kararları'nın temel amacının belirlenmesi
Ekonominin serbestleşmesi, döviz darboğazının aşılması ve dünya ekonomisiyle bütünleşme hedefleri belirlenir.
Kararların felsefesi piyasa ekonomisine geçişi temel alır.
3
Stratejik dönüşümün adlandırılması
Yeni modelin 'İhracata Dayalı Büyüme Stratejisi' olduğu sonucuna varılır.
Dışa açılma ve ihracatın teşvik edilmesi bu dönemin karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

İhracata Dayalı Dışa Açık Büyüme Modeli
Soru 26Soru

Türkiye ekonomisinde 19941994 yılında yaşanan finansal krizin ardından uygulamaya konulan 55 Nisan İstikrar Kararları kapsamında, kamu finansman açığını hızla kapatabilmek amacıyla "bir defaya mahsus" (geçici) olarak getirilen vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik Denge Vergisi

Cevap

Ekonomik Denge Vergisi
Ekonomik Denge Vergisi, 55 Nisan 19941994 kararlarıyla kamu açıklarını finanse etmek için getirilen, ek motorlu taşıtlar vergisi ve ek emlak vergisi gibi kalemleri de içeren geçici bir düzenlemedir. Bu vergi, krizin maliyetini yönetmek için kullanılan en somut araçlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
19941994 krizinin temel nedenini ve çözüm amacını belirlemek.
Krizin temel nedeni yüksek kamu açıklarıdır; çözüm ise hızlı gelir artışıdır.
Soruda sorulan geçici vergi, bütçe açıklarını kapatmaya yönelik bir acil durum tedbiridir.
2
55 Nisan İstikrar Kararları ile getirilen mali önlemleri hatırlamak.
Bu pakette Ekonomik Denge Vergisi ve Net Aktif Vergisi gibi geçici vergiler ihdas edilmiştir.
Ekonomik Denge Vergisi, paketin en bilinen "bir defaya mahsus" gelir artırıcı önlemidir.

Anahtar Kavram

1994 İstikrar Paketi Mali Tedbirleri

Alternatif Yöntem

Paketteki diğer geçici verginin 'Net Aktif Vergisi' olduğunu hatırlayarak, seçeneklerde benzer bir yapı aramak.
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

Türkiye'de İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1968-1972) döneminde sanayileşmenin hızlanmasıyla artan ara malı ve sermaye malı ithalatının yarattığı döviz darboğazını aşmak amacıyla yürürlüğe konulan 10 Ağustos 1970 İstikrar Kararları'nın temel içeriği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin 9 TL'den 15 TL'ye çıkarılması suretiyle Cumhuriyet tarihinin o döneme kadarki en yüksek oranlı devalüasyonunun gerçekleştirilmesi

Cevap

Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin 9 TL'den 15 TL'ye çıkarılması suretiyle Cumhuriyet tarihinin o döneme kadarki en yüksek oranlı devalüasyonunun gerçekleştirilmesi
10 Ağustos 1970 İstikrar Kararları'nın en önemli maddesi, döviz rezervlerinin tükenmesi ve karaborsanın oluşması üzerine Türk lirasının değerinin dolar karşısında 9 TL'den 15 TL'ye düşürülmesidir. Bu uygulama ile ihracatın teşvik edilmesi, ithalatın maliyetinin artırılarak talebin kısılması ve dış ödemeler dengesinin iyileştirilmesi amaçlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin belirlenmesi
İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1968-1972) süreci olduğu saptanır.
Soru kökünde belirtilen tarihsel bağlam 1970 kararlarını işaret eder.
2
Ekonomik sorunun analizi
Döviz darboğazı ve dış ödemeler dengesi açığı tespit edilir.
1970 kararlarının temel çıkış noktası döviz krizidir.
3
Uygulamanın netleştirilmesi
1 doların 9 TL'den 15 TL'ye çıkarıldığı (%66 devalüasyon) bilgisi doğrulanır.
10 Ağustos 1970 kararlarının en karakteristik özelliği kur ayarlamasıdır.

Anahtar Kavram

1970 Devalüasyonu ve Dış Ödemeler Dengesi

Daha Fazla Pratik

1970 kararlarının ardından 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ve petrol krizlerinin Türkiye ekonomisine etkilerini incelemek, konuyu derinleştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 28Soru

Türkiye’de İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (19681968-19721972) döneminde sanayileşme hedefleri doğrultusunda artan ara malı ve sermaye malı ithalatının yarattığı dış ödemeler bilançosu açığını kapatmak amacıyla uygulamaya konulan 1010 Ağustos 19701970 İstikrar Kararları’na ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararlar kapsamında gerçekleşen kur ayarlamasıyla birlikte çoklu kur uygulamaları büyük oranda tasfiye edilerek döviz rejimi sadeleştirilmiş ve ithal ikameci sanayileşme stratejisinin devamlılığını sağlamak için gerekli döviz girişi hedeflenmiştir.

Cevap

Kararlar kapsamında çoklu kur uygulamaları büyük oranda tasfiye edilmiş, döviz rejimi sadeleştirilmiş ve ithal ikameci sanayileşme stratejisinin devamlılığı amaçlanmıştır.
Doğru seçenek olan kur ayarlaması ve sadeleştirme ifadesi, 1010 Ağustos 19701970 kararlarının en belirgin özelliğidir. Bu paketle birlikte Türk lirası yaklaşık %66\%66 oranında devalüe edilmiş (9159 \rightarrow 15 TL), döviz tahsis sistemindeki karmaşıklığı gideren 'sadeleştirme' adımları atılmış ve İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın sanayileşme hedefleri için gereken finansman döngüsü sağlanmaya çalışılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin iktisadi koşullarını analiz etme
19601960'lı yılların sonunda uygulanan İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, ithal ikameci sanayileşme nedeniyle ciddi bir döviz darboğazına yol açmıştır.
Sorunun arka planındaki temel iktisadi sorunu anlamak için gereklidir.
2
1010 Ağustos 19701970 kararlarının temel bileşenlerini belirleme
Dolar kuru 99 TL'den 1515 TL'ye çıkarılmış (devalüasyon), çoklu kur sistemi kaldırılmış ve bütçe disiplini için vergi düzenlemeleri yapılmıştır.
Kararların teknik içeriğini doğrulamak için gereklidir.
3
Kararların stratejik hedefini değerlendirme
Bu paket, sanayileşme stratejisini değiştirmek için değil, mevcut ithal ikameci modeli döviz sağlayarak sürdürmek için hazırlanmıştır.
19801980 yapısal dönüşümü ile arasındaki farkı ayırt etmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

10 Ağustos 1970 İstikrar Kararları'nın İthal İkameci Sanayileşme Çerçevesindeki Rolü

Daha Fazla Pratik

1958, 1970 ve 1980 istikrar kararlarını devalüasyon oranları ve dış ticaret stratejileri açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

19801980 yılı başlarında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu ağır döviz darboğazı, karaborsa ve arz yetersizliklerine çözüm üretmek amacıyla yürürlüğe konulan 2424 Ocak İstikrar Kararları, salt bir kısa dönemli istikrar paketi olmanın ötesinde, iktisat politikası setinde köklü bir paradigma değişimini ve yapısal dönüşümü ifade eder. Turgut Özal’ın mimarlığında, IMFIMF ve Dünya Bankası’nın desteğiyle hazırlanan bu program kapsamında hayata geçirilen düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 2424 Ocak Kararları ile başlayan bu sürecin kapsamı dışında kalmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe açıklarını hızla kapatmak amacıyla Net Aktif Vergisi ve Ekonomik Denge Vergisi gibi geçici nitelikli servet vergilerinin ihdas edilmesi

Cevap

Bütçe açıklarını hızla kapatmak amacıyla Net Aktif Vergisi ve Ekonomik Denge Vergisi gibi geçici nitelikli servet vergilerinin ihdas edilmesi seçeneği yanlıştır çünkü bu vergiler 5 Nisan 1994 kararlarıyla yürürlüğe girmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, 55 Nisan 19941994 İstikrar Kararları'nın en belirgin özelliklerinden olan ve bütçe açıklarını kapatmak için getirilen olağanüstü vergileri içermektedir. 2424 Ocak 19801980 kararları ise daha çok fiyat serbestisi, döviz kuru liberalizasyonu ve kurumsal altyapı (SPKSPK gibi) üzerine yoğunlaşmış bir yapısal dönüşüm paketidir.

Adım Adım Çözüm

1
Karar setlerinin felsefesini karşılaştırın.
2424 Ocak 19801980 kararları piyasa ekonomisine geçiş ve yapısal reform odaklıyken, 55 Nisan 19941994 kararları akut bir finansal krizi durdurma ve bütçe disiplini sağlama odaklıdır.
Soruda istenen 'kapsam dışı' olanı bulmak için farklı dönemlerin karakteristik araçlarını ayırmak gerekir.
2
Belirli vergi türlerini tarihsel olarak eşleştirin.
Net Aktif Vergisi ve Ekonomik Denge Vergisi (19941994 yılında halk arasında 'ekonomik denge vergisi' olarak bilinen vergiler) bütçeyi iyileştirmek için çıkarılan geçici vergilerdir.
2424 Ocak kararlarında bu tür 'bir defalık servet vergileri' yerine daha çok kurumsal değişim ve fiyat liberalizasyonu ön plandadır.
3
Kurumsal ve yapısal düzenlemeleri doğrulayın.
Fiyat Kontrol Komitesi'nin kaldırılması, SPKSPK'nın kurulması ve ithalatın serbestleşmesi 19801980 sonrası sürecin temel yapı taşlarıdır.
Bu unsurlar ithal ikameci modelden vazgeçildiğinin somut kanıtlarıdır.

Anahtar Kavram

2424 Ocak 19801980 kararları, Türkiye ekonomisinde 'yapısal uyum' (structuraladjustmentstructural adjustment) sürecini başlatan, ithal ikameci modelden ihracata dayalı sanayileşmeye geçişi sağlayan kararlar bütünüdür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

2001 yılında Türkiye ekonomisinde yaşanan derin finansal krizin ardından yürürlüğe konulan 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' (GEGP), sadece kısa vadeli makroekonomik dengeleri değil, aynı zamanda devletin ekonomideki rolünü yeniden tanımlayan kapsamlı bir yapısal reform sürecini başlatmıştır. Programın bankacılık sektörü, kamu maliyesi ve para politikası alanlarındaki temel sütunları ile bu süreçte çıkarılan '15 Günde 15 Yasa' kapsamındaki düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi programın öngördüğü kurumsal dönüşümün içeriği ve hukuki çerçevesi ile çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası Kanunu'nda yapılan değişiklikle, bankaya fiyat istikrarını sağlama hedefi doğrultusunda para politikası araçlarını serbestçe belirleme yetkisi (araç bağımsızlığı) verilirken, enflasyon hedeflerini hükümetten bağımsız olarak tek başına belirleme yetkisinin (amaç bağımsızlığı) de tam olarak tanınmış olması

Cevap

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na (TCMB) 2001 yılında yapılan yasal düzenlemeyle sadece araç bağımsızlığı tanınmış, enflasyon hedeflerinin hükümetle birlikte belirlenmesi nedeniyle amaç bağımsızlığı verilmemiştir.
25 Nisan 2001 tarih ve 4651 sayılı Kanun ile TCMB Kanunu'nda yapılan değişiklikle bankaya 'araç bağımsızlığı' tanınmıştır. Ancak kanunun ilgili maddesi uyarınca enflasyon hedefi hükümetle birlikte belirlenmektedir. Bu durum, bankanın 'amaç bağımsızlığına' sahip olmadığını, sadece belirlenen amaca ulaşmak için kullanılacak yöntem ve araçlarda bağımsız olduğunu gösterir. Dolayısıyla, amaç bağımsızlığının da tam olarak tanındığı ifadesi hukuki ve teorik olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
GEGP'nin temel felsefesini analiz etme
Programın 2000 yılındaki 'Sürünen Parite' sisteminin çöküşünden sonra 'Dalgalı Kur Rejimi' ve 'Yapısal Reformlar' üzerine kurulduğu saptanır.
Soruda yapısal ve kurumsal dönüşümün detayları sorgulanmaktadır.
2
Para politikası ve TCMB bağımsızlık türlerini değerlendirme
TCMB Kanunu'nun 4. maddesi incelendiğinde; bankanın enflasyon hedefini hükümetle birlikte belirlediği (amaç bağımsızlığı yok), ancak bu hedefe ulaşmak için kullanacağı araçları kendisinin seçtiği (araç bağımsızlığı var) görülür.
Akademik düzeyde bağımsızlık türleri arasındaki ayrım, GEGP'nin en teknik detaylarından biridir.
3
Diğer yapısal reformları (15 Günde 15 Yasa) kontrol etme
Kamu İhale Kanunu, Şeker Kanunu, Tütün Kanunu, Bankalar Kanunu ve Borçlanma Kanunu gibi düzenlemelerin programın ayrılmaz parçaları olduğu doğrulanır.
Çelişen ifadenin tespiti için doğru uygulamaların elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

TCMB Bağımsızlık Türleri ve GEGP Yapısal Reformları

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin 2001 sonrası dönemde 'Örtük Enflasyon Hedeflemesi' (2002-2005) ve 'Açık Enflasyon Hedeflemesi' (2006 sonrası) dönemleri arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

2424 Ocak 19801980 Kararları, Türkiye ekonomisinde ithal ikameci sanayileşme modelinden vazgeçilerek dışa açık, ihracata dayalı bir büyüme stratejisinin benimsendiği yapısal bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. Bu kararların ardından, finansal piyasaların denetim altına alınması, sermayenin tabana yayılması ve modern bir borsa altyapısının oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen temel kurumsal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kurulması

Cevap

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kurulması
Sermaye Piyasası Kurulu'nun kurulması, 2424 Ocak 19801980 Kararları ile başlayan ve Turgut Özal'ın mimarlığını yaptığı liberalleşme sürecinin en kritik kurumsal adımlarından biridir. Bu düzenleme ile dağınık haldeki sermaye piyasası disipline edilmiş, hisse senedi ve tahvil gibi araçların güvenli bir ortamda işlem görmesi sağlanarak finansal derinleşme hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
2424 Ocak 19801980 Kararları'nın temel felsefesini analiz et.
Ekonominin devlet güdümünden çıkarılıp serbest piyasa mekanizmasına ve dışa açık büyümeye yönlendirilmesi.
Bu dönüşümün sadece fiyatlarla değil, kurumsal yapılarla desteklenmesi gerektiğini anlamak için.
2
Finansal serbestleşme ve sermaye piyasası reformlarını değerlendir.
Bankacılık ve borsa sisteminin modernize edilmesi ihtiyacı.
Sermayenin tabana yayılması ve şirketlerin finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi hedeflenmiştir.
3
19811981 yılında çıkarılan 24992499 sayılı Kanun ile kurulan kurumu belirle.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK).
2424 Ocak reformlarının en önemli kurumsal çıktılarından biri olması.

Anahtar Kavram

24 Ocak Kararları'nın Kurumsal ve Yapısal Reformları

Daha Fazla Pratik

24 Ocak Kararları ile hayata geçirilen diğer önemli kurumsal değişimleri (KDV'nin yasalaşma süreci, serbest bölgelerin kurulması) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru

Türkiye'de 20002000 yılı Kasım ayında bankacılık sektöründe başlayan likidite sıkışıklığı ile tetiklenen ve 20012001 yılı Şubat ayında "kur çapası" (crawling peg) sisteminin terk edilerek dalgalı kur rejimine geçilmesiyle sonuçlanan kriz sürecinde, kur üzerindeki spekülatif baskının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kur çapası sisteminde döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvime göre belirlenmesi ve piyasadaki likidite talebinin karşılanamaması sonucu gecelik faizlerin aşırı yükselmesi

Cevap

Döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvime göre belirlendiği kur çapası sisteminde, likidite ihtiyacının karşılanamaması ve gecelik faizlerin aşırı yükselmesi nedeniyle kur üzerindeki spekülatif baskının artması
Kur çapası sistemi, para arzının döviz rezervlerine bağlandığı ve kurların önceden ilan edildiği bir yapıdır. Bu sistemde bankacılık sektöründe yaşanan likidite talebi TCMB tarafından sınırsız karşılanamaz; çünkü para basımı kur hedefini bozar. 20002000 sonunda bankaların likidite ihtiyacı karşılanamayınca gecelik faizler (overnight) binlerce puan yükselmiş, bu da kurun savunulmasını imkansız kılan spekülatif ataklara yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19991999 sonu Enflasyonla Mücadele Programı'nı analiz et.
Programın temelinde döviz kurunun önceden belirlendiği "kur çapası" (crawling peg) rejiminin olduğu belirlenir.
Krizin teknik altyapısını anlamak için uygulanan kur rejimi kritik önemdedir.
2
Kasım 20002000 ve Şubat 20012001 olaylarını teknik açıdan değerlendir.
Bankacılık sistemindeki likidite açığının TCMB'nin "nihai kredi mercii" rolünü kısıtlaması (çapa gereği para basamama) sonucu gecelik faizlerin fırladığı görülür.
Likidite sıkışıklığı faizleri yükseltir, yüksek faiz ve sabitlenen kur ise spekülatif saldırı için zemin hazırlar.
3
Sonuçları ve çözüm programını belirle.
2222 Şubat 20012001'de dalgalı kura geçilmiş ve ardından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) başlatılmıştır.
Krizin çözümü için kur rejimi değiştirilmiş ve yapısal reformlara gidilmiştir.

Anahtar Kavram

Likitide Sıkışıklığı ve Kur Çapası Rejiminin Çöküşü

Daha Fazla Pratik

2001 krizinden sonra TCMB yasasında yapılan değişiklikleri ve araç bağımsızlığının önemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

Türkiye'de 20012001 yılındaki büyük finansal krizin ardından yürürlüğe konulan "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" kapsamında, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması en önemli önceliklerden biri olarak belirlenmiştir. Bu süreçte kamu bankalarının operasyonel olarak rehabilite edilmesi ve politik müdahalelerden arındırılması hedeflenmiştir. Buna göre, söz konusu program döneminde kamu bankalarının yönetim yapısını modernize etmek amacıyla gerçekleştirilen temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu bankalarının (Ziraat Bankası ve Halkbank) yönetimlerinin tek bir "Ortak Yönetim Kurulu" altında birleştirilerek profesyonelleştirilmesi

Cevap

Kamu bankalarının (Ziraat Bankası ve Halkbank) yönetimlerinin tek bir "Ortak Yönetim Kurulu" altında birleştirilerek profesyonelleştirilmesi
Kamu bankalarının operasyonel rehabilitasyonu kapsamında, Ziraat Bankası ve Halkbank'ın yönetimlerini profesyonelleştirmek ve siyasi müdahaleleri engellemek amacıyla bir "Ortak Yönetim Kurulu" oluşturulmuştur. Bu uygulama, programın bankacılık ayağındaki en somut kurumsal reformlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın (GEGP) bankacılık sektörü stratejisini analiz edin.
Program; kamu bankalarının rehabilitasyonu, özel bankaların güçlendirilmesi ve TMSF kapsamındaki bankaların çözümlenmesi olarak üç temel ayağa oturmaktadır.
Bankacılık sistemindeki çarpıklıklar krizin ana nedenlerinden biri olduğu için yapısal reformların merkezine bu sektör konulmuştur.
2
Kamu bankalarına yönelik spesifik idari ve mali önlemleri belirleyin.
Kamu bankalarının (Ziraat ve Halk) görev zararları nakit veya kağıt ihraç edilerek kapatılmış ve yönetimleri siyasi etkiden uzaklaştırılarak "Ortak Yönetim Kurulu"na devredilmiştir.
Geçmişteki "görev zararı" birikimini engellemek ve bankaları ticari esaslara göre çalıştırmak için bu idari yapı zorunlu görülmüştür.

Anahtar Kavram

Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı

İpuçları

1
Programın üç ana sütunundan biri bankacılık sektöründeki yapısal bozuklukların giderilmesidir.
2
Kamu bankalarındaki 'görev zararları' sorununu çözmek için hem mali hem de idari adımlar atılmıştır.
3
Ziraat ve Halkbank'ın yönetimlerinin birleştirilmesi ve profesyonel yöneticiler atanması bu dönemin en bilinen idari reformudur.

Daha Fazla Pratik

GEGP kapsamında TCMB Kanunu'nda yapılan bağımsızlık düzenlemelerini ve 'fiyat istikrarı' temel amacını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru

Türkiye'nin enflasyonu düşürmek amacıyla döviz kurunu nominal çıpa olarak belirlediği 19991999 yılı istikrar programında, para arzının içselleşmesine (endojenleşmesine) neden olan 'Net İç Varlıklar (NI˙VNİV) değişiminin sıfırlanması' kuralı, 20002000 yılının sonundaki likidite sıkışıklığı sırasında hangi fonksiyonel çatışmayı ortaya çıkararak krizin derinleşmesine yol açmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası'nın 'son borç verme mercii' (LOLRLOLR) sıfatıyla sisteme likidite enjekte etmesinin programın temel çıpasıyla çelişmesi

Cevap

Merkez Bankası'nın 'son borç verme mercii' rolü ile Net İç Varlıklar taahhüdü arasındaki çatışma
Döviz çıpasına dayalı istikrar programlarında Merkez Bankası, para arzını döviz rezervlerine bağlar ve piyasaya Türk Lirası likiditesi sağlayarak para basma (sterilizasyon) yetkisinden vazgeçer. Kasım 20002000 ve Şubat 20012001 süreçlerinde bankacılık sistemi büyük bir likidite krizine girdiğinde, Merkez Bankası 'son borç verme mercii' olarak piyasaya para sürerse programın temel kuralı olan Net İç Varlıklar (NI˙VNİV) tavanını aşmış olacaktı. Bu teknik kısıt, bankaların fonlama maliyetlerinin astronomik seviyelere çıkmasına ve krizin kaçınılmaz hale gelmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Programın para politikası kuralını analiz etme
Para tabanı (PTPT) = Net Dış Varlıklar (NDVNDV) + Net İç Varlıklar (NI˙VNİV) formülünde ΔNI˙V=0\Delta NİV = 0 taahhüt edilmiştir.
Para arzının tamamen döviz giriş/çıkışlarına (NDVNDV) endekslenerek kur çıpasının kredibilitesini sağlamak.
2
Likidite sıkışıklığı anındaki mekanizmayı inceleme
Kasım 20002000'de bankalararası piyasada likidite talebi arttığında TCMB'nin piyasaya Türk Lirası vermesi gerekmiştir.
Sistemin tıkanmasını önlemek ve faizlerin aşırı yükselmesini engellemek.
3
Teknik açmazı (Dilemma) belirleme
TCMB piyasaya likidite verirse NI˙VNİV tavanını aşacak ve programın 'sterilizasyon yapmama' kuralını bozacaktır; vermezse faizler kontrolsüz yükselecektir.
NİV kuralı, Merkez Bankası'nın 'son borç verme mercii' (LOLRLOLR) olarak hareket etmesini teknik olarak imkansız kılmıştır.
4
Krizin sonucunu değerlendirme
TCMB başlangıçta likidite vermemiş, faizler gecelik %7000\%7000'lere çıkmış, ardından likidite verdiğinde ise kur çıpasına olan güven sarsılmış ve kriz patlak vermiştir.
Para arzı kuralı ile finansal istikrar arasındaki uyumsuzluk sistemin çökmesine neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Para Arzının Endojenleşmesi ve Sterilizasyon Yasağı

İpuçları

1
19991999 programında para arzının nasıl belirlendiğini hatırlayın (PT=NDV+NI˙VPT = NDV + NİV).
2
TCMBTCMB'nin likidite sıkışıklığında piyasaya para vermesi NI˙VNİV kalemini nasıl etkiler?
3
Bir Merkez Bankası piyasaya para veremediğinde (Lender of Last Resort işlevi yoksa) bankalararası faiz oranları nasıl bir seyir izler?

Daha Fazla Pratik

Para politikası kısıtlarının yanı sıra, 2001 krizinin ardından TCMB Kanunu'nda yapılan temel değişiklikleri inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 35Soru

1950’li yılların ortalarından itibaren Türkiye ekonomisinde kronikleşen dış ticaret açıkları, hızla yükselen enflasyon ve döviz rezervlerinin tükenmesi sonucunda Adnan Menderes hükümeti tarafından 4 Ağustos 1958 tarihinde kapsamlı bir istikrar programı ilan edilmiştir. Türkiye’nin IMF ve OEEC (günümüzdeki OECD) ile eşgüdümlü olarak hazırladığı bu program, ekonomide önemli yapısal ve parasal değişiklikler öngörmüştür.

Bu program çerçevesinde hayata geçirilen uygulamalar ve hedeflenen ekonomik dönüşüm süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış ödemeler dengesini korumak ve yerli sanayiyi teşvik etmek amacıyla 'ithal ikameci sanayileşme' stratejisi benimsenmiş ve tüm tüketim malları ithalatına tam yasak getirilmiştir.

Cevap

Dış ödemeler dengesini korumak amacıyla ithal ikameci sanayileşme stratejisinin benimsendiği ve gümrük yasaklarının getirildiği ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan ithal ikameci strateji ifadesi yanlıştır, çünkü 4 Ağustos 1958 Kararları Türkiye ekonomisinin dışa açıldığı, ithalatın 'Küresel Liste' ile kolaylaştırıldığı ve piyasa serbestisinin hedeflendiği bir programdır. Korumacı ve planlı ithal ikameci sanayileşme ise 1960 Coup sonrası 1963'te başlayan bir süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
1958 İstikrar Kararları'nın ekonomik karakterini tanımlamak.
Programın bir 'liberalizasyon' ve 'istikrar' paketi olduğunun saptanması.
1954-1958 arası uygulanan katı müdahaleci politikalardan vazgeçildiğini anlamak için gereklidir.
2
Dış ticaret rejimindeki değişikliği analiz etmek.
Tahsis (kontenjan) sisteminden Küresel Liste sistemine geçildiğinin görülmesi.
Bu geçiş, ithalatın yasaklanmadığını aksine belirli kurallar dahilinde serbestleştirildiğini kanıtlar.
3
Uygulanan sanayi stratejisini dönemlerle karşılaştırmak.
İthal ikameci sanayileşmenin (İİS) 1960 sonrası planlı dönemle özdeşleştiğinin belirlenmesi.
Kararların 1958'e mi yoksa 1960'lı yıllara mı ait olduğunu ayırt etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

1958 İstikrar Kararları'nın Liberalizasyon Niteliği

İpuçları

1
1958 Kararları'nın Türkiye'nin IMF ile imzaladığı ilk 'de facto' stand-by olduğunu hatırlayın.
2
Programın bir 'liberalleşme' (dışa açılma) hamlesi mi yoksa 'korumacılık' hamlesi mi olduğunu sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

1958 Kararları ile 24 Ocak 1980 Kararları arasındaki 'liberalizasyon' benzerliğini ve 'devalüasyon' yöntem farklarını incelemek faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi: 'İthal ikameci sanayileşme' ve 'DPT' kavramlarının 1960 sonrası planlı döneme ait olduğunu bilmek soruyu doğrudan çözdürür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

99 Aralık 19991999 tarihinde ilan edilen ve IMF desteğiyle yürütülen İstikrar Programı'nda, enflasyon beklentilerini kontrol altına almak amacıyla döviz kurunun gelecekteki değerlerinin önceden açıklandığı ve 1818 ay sonunda kademeli olarak genişleyen bir banda geçilmesinin öngörüldüğü döviz kuru rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürünen kur çıpası (Crawling peg)

Cevap

Sürünen kur çıpası (Crawling peg) rejimi
Doğru yanıt olan sürünen kur çıpası rejimi, 9 Aralık 1999 programının en belirgin özelliğidir. Bu sistemde Merkez Bankası, enflasyon hedefleriyle uyumlu olarak kur sepetinin (1 Dolar + 0.77 Euro) değerini günlük olarak bir yıl öncesinden ilan etmiştir. Program ayrıca 1 Temmuz 2001'den itibaren kurun belirli bir bant içinde dalgalanmasına izin verecek bir 'çıkış stratejisi' içermekteydi.

Adım Adım Çözüm

1
Programın tarihini ve temel amacını analiz et.
9 Aralık 1999 programı, kronik enflasyonu düşürmek için döviz kurunu 'nominal çapa' olarak kullanmıştır.
Enflasyon beklentilerini kırmak için güvenilir bir çıpaya ihtiyaç duyulmasıdır.
2
Uygulanan kur mekanizmasının özelliklerini belirle.
Merkez Bankası, gelecek 12 ayın kur değerlerini günlük olarak önceden ilan etmiştir.
Piyasa aktörlerinin gelecekteki maliyetlerini öngörebilmesini sağlamak.
3
Çıkış stratejisini (exit strategy) değerlendir.
Programın ilk 18 ayında çıpa, sonraki dönemde ise kademeli olarak genişleyen bir kur bandı öngörülmüştür.
Sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak ve dalgalı kura yumuşak bir geçiş yapmaktır.

Anahtar Kavram

Nominal Çapa ve Sürünen Kur Rejimi

Daha Fazla Pratik

Şubat 2001 krizinin nedenleri ve 1999 programının neden başarısız olduğu üzerine çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru

20012001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından Kemal Derviş liderliğinde hazırlanan ve Türkiye ekonomisinde yapısal bir dönüşümü hedefleyen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" (GEGP) kapsamında, krizin temel nedenlerini ortadan kaldırmak amacıyla birçok radikal düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın temel stratejileri veya uygulamaları arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döviz kurunun, enflasyon bekleyişlerini kırmak amacıyla önceden ilan edilen bir takvim (kur çapası) çerçevesinde yönetilmesi

Cevap

Döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvim çerçevesinde yönetilmesi, 20012001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın değil, 19991999 Enflasyonla Mücadele Programı'nın (Sürünen Kur/Crawling Peg) bir uygulamasıdır.
Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (20012001), Şubat 20012001 krizinden sonra kur rejimini değiştirerek "Dalgalı Kur Rejimi"ne geçmiştir. Seçenekte belirtilen önceden ilan edilen bir takvime dayalı kur yönetimi (sürünen kur/kur çapası), 19991999 Aralık ayında IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması kapsamındaki programın bir özelliğidir ve bu uygulama Şubat 20012001 kriziyle çökmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
GEGP'nin temel kur rejimini belirle
Program ile birlikte "Dalgalı Kur Rejimi" benimsenmiştir.
20012001 Şubat krizinden sonra sabit/kontrollü kur rejimleri terk edilerek piyasa odaklı bir rejime geçilmiştir.
2
Seçeneklerdeki kur rejimini analiz et
Önceden ilan edilen takvime dayalı kur yönetimi "Kur Çapası" olarak bilinir.
Kur çapası 19991999-20012001 dönemindeki başarısız olan programın temel taşıdır.
3
Diğer yapısal reformları kontrol et
TCMB bağımsızlığı, 1515 yasa ve bankacılık reformu GEGP'ye aittir.
Bu unsurlar 20012001 krizinden sonra ekonominin kurumsal altyapısını güçlendirmek için yapılmıştır.

Anahtar Kavram

GEGP ve Kur Rejimi Dönüşümü
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 38Soru

Turgut Özal’ın teknik mimarlığını yaptığı, IMF ve Dünya Bankası'nın Yapısal Uyumlama Kredileri (SALSAL) desteğiyle yürütülen 2424 Ocak 19801980 Kararları sonrası dönemde; kamu finansman yapısını modernize etmek, vergi tabanını genişletmek ve vergi sistemini çağdaş bir yapıya kavuşturmak amacıyla 19851985 yılında yürürlüğe giren düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katma Değer Vergisi’nin (KDVKDV) kabul edilerek dolaylı vergilerin sistem içindeki ağırlığının artırılması

Cevap

Katma Değer Vergisi’nin (KDVKDV) kabul edilerek dolaylı vergilerin sistem içindeki ağırlığının artırılması
Katma Değer Vergisi'nin (KDVKDV) kabul edilmesi, Türkiye ekonomisinin 19801980 sonrası yaşadığı yapısal dönüşümün en önemli mali ayağıdır. 11 Ocak 19851985 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenleme, vergi sistemini basitleştirmek, vergi kaçakçılığını azaltmak ve kamu gelirlerini istikrarlı bir zemine oturtmak amacıyla hayata geçirilmiştir. Turgut Özal döneminin 'piyasa ekonomisine geçiş' vizyonuyla uyumlu olarak, devletin gelir yapısı modernize edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kararların temel felsefesini analiz etme
2424 Ocak 19801980 Kararları, ithal ikameci modelden dışa açık, piyasa temelli büyüme modeline geçişi hedefler.
Programın sadece fiyat ayarlaması değil, bir 'yapısal uyum' programı olduğunu anlamak için kurumsal değişimleri saptamak gerekir.
2
Mali reformları süzme
Kamu finansmanını modernize etmek ve vergi tabanını genişletmek amacıyla yapılan en büyük reform 19851985 tarihli KDVKDV uygulamasıdır.
Dünya Bankası ve IMF desteğiyle yürütülen reformlar, vergi sisteminin verimliliğini artırmayı amaçlamıştır.
3
Diğer tarihsel ve kurumsal gelişmeleri eleme
SPKSPK 19811981 (finansal), Net Aktif Vergisi 19941994 (kriz vergisi) ve Kontenjanların kaldırılması (ticaret) olarak sınıflandırılır.
Soru kökündeki '19851985 yılı' ve 'kamu finansmanı/vergi sistemi' vurgusu doğrudan Katma Değer Vergisi'ni işaret eder.

Anahtar Kavram

Yapısal Dönüşüm ve Mali Reformlar
Soru 39Soru

1950'li yılların ortalarından itibaren Türkiye ekonomisinde kronikleşen yüksek enflasyon, dış ticaret açıkları ve döviz rezervlerindeki tükenme gibi yapısal sorunları aşmak amacıyla yürürlüğe konulan 4 Ağustos 1958 İstikrar Kararları kapsamında aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk lirasının devalüe edilmesi, IMF ile ilk stand-by anlaşmasının yapılması ve vadesi gelen dış borçlar için moratoryum ilan edilmesi

Cevap

Türk lirasının devalüe edilmesi, IMF ile ilk stand-by anlaşmasının yapılması ve vadesi gelen dış borçlar için moratoryum ilan edilmesi
4 Ağustos 1958 kararları, 1950'li yılların popülist ekonomi politikalarının yarattığı tıkanıklığı aşmak için uygulanmıştır. Bu paketle birlikte Türk lirası büyük ölçüde devalüe edilmiş (1=2,801 = 2,80 TL'den 1=9,001 = 9,00 TL'ye), IMF ile ilk stand-by anlaşması yapılmış ve Türkiye vadesi gelen borçlarını ödeyemeyeceğini bildirerek moratoryum ilan etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin ekonomik kriz koşullarını belirleme
1958 öncesinde Türkiye'nin dış ödemeler dengesi çökmüş ve dış borçlar ödenemez hale gelmiştir.
İstikrar paketinin neden ihtiyaç duyulduğunu anlamak için krizin doğasını kavramak gerekir.
2
Uluslararası kuruluşlarla ilişkileri analiz etme
Türkiye, krizden çıkış için dış yardım almak amacıyla IMF ve OEEC ile görüşmüş ve IMF tarihindeki ilk stand-by anlaşmasını imzalamıştır.
Dış finansman desteği ancak uluslararası standartlarda bir istikrar programı ile mümkündür.
3
Kararların temel araçlarını uygulama
Döviz kurunda devalüasyon yapılarak ihracat teşvik edilmiş ve moratoryum (borç erteleme) ilan edilerek borç yükü hafifletilmeye çalışılmıştır.
Dış dengeyi sağlamak için kur ayarı ve borç yapılandırması temel araçlardır.

Anahtar Kavram

4 Ağustos 1958 İstikrar Kararları'nın Temel Bileşenleri

Daha Fazla Pratik

1958 kararlarının ardından 1963 yılında başlayan Planlı Dönem ve İthal İkameci Sanayileşme stratejisinin temel özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

Türkiye ekonomisinde 19601960’lı yılların sonunda ithal ikameci sanayileşme stratejisinin yarattığı döviz darboğazını aşmak ve dış ödemeler dengesini düzeltmek amacıyla 1010 Ağustos 19701970 tarihinde kapsamlı bir istikrar paketi yürürlüğe konmuştur. Bu paket kapsamında, Türk lirasının dolar karşısındaki değerinin 99 TL'den 1515 TL'ye çıkarılmasının (devalüasyon) yanı sıra kamu gelirlerini artırmak amacıyla gerçekleştirilen temel vergi düzenlemesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gider Vergisi'nin kaldırılarak yerine İşletme Vergisi'nin getirilmesi

Cevap

10 Ağustos 1970 İstikrar Kararları kapsamında kamu gelirlerini artırmak için Gider Vergisi kaldırılarak yerine İşletme Vergisi getirilmiştir.
Doğru seçenek, 1970 istikrar kararlarının bütçe ayağını doğru tanımlamaktadır. Bu kararlar kapsamında ithalat üzerindeki damga resmi artırılmış, ihracat vergi iadesi sistemi geliştirilmiş ve en önemlisi karmaşık olan Gider Vergisi yerine daha geniş tabanlı bir İşletme Vergisi getirilmiştir. Bu değişim, devalüasyonla beklenen gelir artışını kamu maliyesine de yansıtmayı amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin ekonomik bağlamını analiz etme
1960-1970 arası ithal ikameci modelin döviz kriziyle tıkandığı görülür.
Sorunun kökeni olan dış ödemeler dengesi krizini anlamak için gereklidir.
2
1970 paketinin içeriğini hatırlama
Devasa bir devalüasyon (99 TL 15\rightarrow 15 TL) ve beraberinde mali tedbirler alınmıştır.
İstikrar programlarının sadece kur değil, vergi ve faiz gibi çok boyutlu yapısını kavramak için gereklidir.
3
Spesifik vergi düzenlemesini tespit etme
Gider Vergisi'nin yerini İşletme Vergisi'nin alması bu dönemin temel mali reformudur.
Kamu açıklarını kapatmak ve bütçeyi güçlendirmek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

10 Ağustos 1970 İstikrar Paketi ve Vergi Reformu

İpuçları

1
1970 kararları, II. Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemindeki döviz krizini aşmak için alınmıştır.
2
Kararlar sadece devalüasyondan ibaret değildir; kamu gelirlerini artırmak için 'İşletme Vergisi' ihdas edilmiştir.
3
Gider Vergisi'nden İşletme Vergisi'ne geçiş, bu paketin en önemli maliye politikası adımıdır.

Daha Fazla Pratik

1970 devalüasyonunun ihracat ve ithalat üzerindeki etkilerini 1958 devalüasyonu ile karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 4Sonraki
İstikrar Programları ve Krizler Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 2 | Examkin