Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim

92 soru

Soru 41Soru

Türkiye'de 196019801960-1980 yılları arasında uygulanan Planlı Kalkınma ve İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) stratejisi kapsamında, özellikle 19701970 yılına gelindiğinde dış ödemeler dengesinde yaşanan ciddi tıkanıklığın ve 1010 Ağustos 19701970 devalüasyonuna gidilmesinin temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayileşmenin ara ve yatırım malları ithalatına bağımlı yapısı nedeniyle ortaya çıkan kronik döviz darboğazı

Cevap

Sanayileşmenin ara ve yatırım malları ithalatına bağımlı yapısı nedeniyle ortaya çıkan kronik döviz darboğazı
Doğru seçenek olan ara ve yatırım malları ithalatına bağımlılık ifadesi, 196019801960-1980 döneminin en temel yapısal sorununu tanımlar. İthal ikameci modelde, tüketim malları içeride üretilirken bu üretimi gerçekleştirecek olan fabrikaların ihtiyacı olan makineler ve ham maddeler dışarıdan alınmaya devam edilmiştir. İhracatın düşük kalması bu ithalatın finansmanını imkansız hale getirmiş ve 'döviz darboğazı' denilen krizlere yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin iktisat politikasını belirle.
Bu dönemde 'İthal İkameci Sanayileşme' (I˙I˙SİİS) stratejisi uygulanmıştır.
196019801960-1980 dönemi planlı kalkınma ve iç piyasaya dönük korumacı bir yapıdadır.
2
Stratejinin işleyişindeki yapısal sınırı analiz et.
'Kolay' aşamadan 'zor' aşamaya (ara ve yatırım malları üretimi) geçişte dışa bağımlılığın arttığı görülür.
Yerli sanayinin üretim yapabilmesi için gerekli olan girdi ve teknolojinin ithal edilmesi zorunludur.
3
19701970 yılındaki krizin nedenini bu bağımlılıkla ilişkilendir.
İthalat faturası artarken, ihracat gelirlerinin yetersiz kalması sonucu döviz darboğazı yaşandığı sonucuna ulaşılır.
Dış ödemeler dengesindeki bu kronik açık, 1010 Ağustos 19701970 devalüasyonunu zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

İthal İkameci Sanayileşme ve Döviz Darboğazı İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İthal ikameci sanayileşmenin 'kolay' ve 'zor' aşamaları arasındaki farkı belirleyen temel mal gruplarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

19501950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, seçim beyannamesinde devletin ekonomideki doğrudan müdahalelerini azaltacağını ve Kamu İktisadi Teşebbüslerini (KI˙TKİT) özel sektöre devredeceğini (özelleştirme) savunmuştur. Ancak 19501950-19601960 dönemi uygulamaları incelendiğinde, KI˙TKİT'lerin sayısının azalmadığı, aksine yeni yatırımlarla kamu kesiminin ekonomideki ağırlığının korunduğu görülmektedir.

Demokrat Parti döneminde hedeflenen bu özelleştirmelerin geniş çaplı olarak gerçekleştirilememesinin ve devletin yatırımlara devam etmek zorunda kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli özel sermaye birikiminin ve girişimci sınıfın henüz bu ölçekteki tesisleri devralacak kapasitede olmaması

Cevap

Demokrat Parti döneminde özelleştirmelerin yapılamamasının temel nedeni, yerli özel sektörün KI˙TKİT'leri satın alabilecek ve işletebilecek yeterli sermaye birikimine ve teknik donanıma henüz sahip olmamasıdır.
Doğru cevap olan yerli sermaye birikiminin yetersizliği, Demokrat Parti'nin liberal ideolojisine rağmen neden devlet yatırımlarına devam ettiğini açıklayan en temel iktisadi gerçektir. Özel sektörün büyük ölçekli sanayi tesislerini devralacak finansal gücü ve teknik tecrübesi olmadığı için, KI˙TKİT'lerin özelleştirilmesi süreci kağıt üzerinde kalmış; aksine kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni kamu yatırımları yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Politik Söylemi Analiz Et
Demokrat Parti (19501950-19601960) liberal bir ekonomi vadederek 'devleti ticaretten çekme' sözü vermiştir.
Dönemin başlangıç motivasyonunu anlamak için vaatlerin bilinmesi gerekir.
2
Ekonomik Engelleri Belirle
Dönemin Türkiye'sinde özel sektör sermayesi oldukça kısıtlıdır ve büyük ölçekli sanayi yatırımlarını (KI˙TKİT'ler gibi) üstlenecek kapasitede değildir.
Söylem ile uygulama arasındaki farkın temel kaynağı yapısal yetersizliktir.
3
Uygulama Sonucunu Değerlendir
Özel sektörün giremediği alanlarda ve altyapı yatırımlarında devlet, ekonomik büyümeyi sürdürmek için yeni KI˙TKİT'ler kurmaya ve kamu yatırımlarına devam etmek zorunda kalmıştır.
Sermaye eksikliğinin devletin rolünü nasıl pekiştirdiğini açıklar.

Anahtar Kavram

Sermaye Birikimi Yetersizliği ve Devletin Rolü

İpuçları

1
Demokrat Parti'nin vaadi ile uygulamanın neden örtüşmediğini, ülkenin o günkü sermaye yapısını düşünerek bulun.
2
Bir fabrikayı satın almak için sadece istek değil, büyük bir sermaye ve bu fabrikayı işletecek teknik kadro gerekir.

Daha Fazla Pratik

Demokrat Parti döneminde tarımdaki makineleşmenin (traktör sayısı artışı vb.) dış ticaret dengesi üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

Türkiye'de 19701970’li yılların ikinci yarısında kronikleşen ödemeler dengesi krizini ve yüksek enflasyonu kontrol altına almak amacıyla yürürlüğe konulan 2424 OcakOcak 19801980 Kararları, piyasa mekanizmasının işleyişini ön plana çıkarmıştır. Bu doğrultuda, kamu finansman dengesini düzeltmek ve bütçe üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla Kamu İktisadi Teşebbüslerine (KİT) yönelik getirilen temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: KİT ürünlerine uygulanan sübvansiyonların kaldırılarak fiyatların piyasa koşullarına bırakılması

Cevap

KİT ürünlerine uygulanan sübvansiyonların kaldırılarak fiyatların piyasa koşullarına bırakılması
Doğru yanıt olan KİT ürünlerine uygulanan sübvansiyonların kaldırılması, 2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın en radikal mali tedbirlerinden biridir. Bu sayede kamu açıklarının en büyük kaynağı olan KİT zararları kontrol altına alınmış ve kaynak tahsisinde piyasa etkinliği hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
19701970’li yılların ekonomik yapısını analiz et.
KİT'lerin ürünlerini maliyetin altında satması (sübvansiyon), kamu açıklarının ve enflasyonun temel nedenlerinden biri olarak görüldü.
Sorunun kaynağını tespit etmek çözümün yönünü belirler.
2
2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın piyasa odaklı felsefesini hatırla.
Program, devlet müdahalesini azaltmayı ve fiyatların arz-talep dengesine göre oluşmasını hedeflemiştir.
KİT reformu bu serbestleşme sürecinin mali ayağını oluşturur.
3
KİT fiyatlamasındaki değişikliğin etkisini değerlendir.
Sübvansiyonların kaldırılmasıyla KİT'lerin bütçeden aldığı yardımlar kesilmiş, bu da kamu finansman açığını azaltmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için yapısal dönüşümün somut etkisini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Fiyat Serbestleşmesi ve KİT Reformu

Daha Fazla Pratik

24 Ocak Kararları'nın dış ticaret rejimi ve döviz kuru politikası üzerindeki etkilerini inceleyen sorularla devam edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru

2424 OcakOcak 19801980 Kararları, Türkiye ekonomisinde istikrarı sağlamanın ötesinde, ithal ikameci sanayileşmeden ihracata dayalı büyüme modeline geçişi hedefleyen köklü bir yapısal dönüşümü başlatmıştır. Bu süreçte piyasa mekanizmasının etkinliğini artırmak ve ekonomiyi dış dünyayla bütünleştirmek amacıyla dış ticaret ve döviz rejiminde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Buna göre, 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile başlatılan dışa açılma sürecinde dış ticaret ve döviz politikalarına yönelik uygulanan düzenlemelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk lirasının konvertibilitesinin sağlanarak sermaye hareketlerinin tamamen serbest bırakılması

Cevap

Türk lirasının konvertibilitesinin sağlanması ve sermaye hareketlerinin tamamen serbestleşmesi, 24 Ocak 1980 kararlarıyla değil, 1989 yılında 32 Sayılı Karar ile gerçekleşen bir düzenlemedir.
Türk lirasının dış dünyada tam konvertibilitesinin sağlanması ve sermaye hareketlerinin bütünüyle serbestleşmesi Türkiye ekonomisinde 19891989 yılında yürürlüğe giren 3232 Sayılı Karar ile mümkün olmuştur. 2424 OcakOcak 19801980 Kararları bu sürecin altyapısını kurmuş, ithalatı serbestleştirmiş ve döviz kurunu tekleştirmiştir ancak sermaye hesabı o tarihte henüz tam serbest değildir.

Adım Adım Çözüm

1
24 Ocak 1980 Kararları'nın dış ticaret boyutunu inceleyin.
Kararların ihracata dayalı sanayileşmeyi teşvik ettiğini ve ithalatı kademeli olarak serbestleştirdiğini belirleyin.
Yeni modelin temel taşı dış ticaretin liberalizasyonudur.
2
Döviz rejimi değişikliklerini değerlendirin.
Çoklu kurun kaldırıldığını ve TL'nin büyük bir devalüasyonla gerçekçi bir değere çekildiğini saptayın.
İhracat rekabetçiliği için döviz kuru ayarlaması kritiktir.
3
Sermaye hareketlerinin serbestleşme zamanını kontrol edin.
Tam konvertibilite ve serbest sermaye akışının ancak 19891989 yılındaki 3232 Sayılı Karar ile tamamlandığını fark edin.
1980 süreci bir geçiş sürecidir, finansal serbestleşmenin son aşaması 1980'lerin sonunda tamamlanmıştır.

Anahtar Kavram

24 Ocak 1980 Kararları ve Dışa Açılma Kademeleri

İpuçları

1
2424 OcakOcak kararları dışa açılmanın başlangıcıdır, ancak tam finansal serbestleşme için bir on yıl daha geçmesi gerekmiştir.
2
3232 Sayılı Karar'ın tarihini (19891989) hatırlamak doğru cevaba ulaşmanızı sağlar.

Daha Fazla Pratik

32 Sayılı Karar'ın Türkiye ekonomisindeki etkilerini ve konvertibilite kavramını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 45Soru

Türkiye'de 196019801960-1980 dönemini kapsayan Planlı Kalkınma ve İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) stratejisinin uygulanma sürecinde; tüketim mallarının yerli üretimiyle başlayan "kolay ithal ikame" aşamasından, ara ve sermaye mallarının üretilmesini hedefleyen "zor ithal ikame" aşasına geçişte karşılaşılan ve dönemin sonunda krizle sonuçlanan temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli sanayi üretiminin hammadde ve yatırım malı ithalatına bağımlı olması nedeniyle yaşanan döviz darboğazı

Cevap

Yerli sanayi üretiminin hammadde ve yatırım malı ithalatına bağımlı olması nedeniyle yaşanan döviz darboğazı
Doğru yanıt olan seçenek, I˙I˙SİİS modelinin en temel yapısal tıkanıklığını ifade etmektedir. Türkiye, sanayileşme için gerekli olan makine, teçhizat ve ara mallarını ithal etmek zorundaydı. Ancak model içe dönük olduğu için ihracat gelişmemiş, bu da ithalatı finanse edecek dövizin bulunamamasına (döviz darboğazı) yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
196019801960-1980 dönemi stratejisini analiz etme
Bu dönemde Türkiye, dışarıdan alınan malların içeride üretilmesini hedefleyen İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) modelini benimsemiştir.
Planlı dönemin temel sanayileşme tercihi bu yöndedir.
2
I˙I˙SİİS aşamaları arasındaki farkı belirleme
"Kolay" aşamada basit tüketim malları (gıda, tekstil) üretilirken, "zor" aşamada ara mallar (kimya, demir-çelik) ve yatırım malları (makine) hedeflenmiştir.
Sanayileşmenin derinleşmesi bu geçişi zorunlu kılar.
3
Dönem sonundaki krizin nedenini tespit etme
19701970'li yıllardaki petrol şokları ve sanayinin üretim yapabilmek için ithalata (enerji, ara malı) muhtaç olması, döviz gelirlerinin yetersiz kalmasına yol açmıştır.
Dışa kapalı bir modelde ihracatın teşvik edilmemesi, ithalat faturasını karşılayacak dövizin bulunamamasına neden olmuştur.

Anahtar Kavram

İthal İkameci Sanayileşme Paradoksu ve Döviz Darboğazı

Daha Fazla Pratik

İthal ikameci modelden ihracata dayalı modele geçişte döviz kuru rejimlerinin (19701970 ve 19801980 devalüasyonları) rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

19931993 yılının son çeyreğinde, Hazine'nin iç borç yükünü hafifletmek amacıyla borçlanma ihalelerini iptal ederek faiz oranlarını yapay bir biçimde düşürmeye çalışması, piyasada likidite fazlası yaratmış ve bu durum dövize olan talebi hızlandırmıştır. Döviz rezervlerinin hızla tükenmesiyle sonuçlanan bu finansal istikrarsızlık sürecini yönetmek ve kamu maliyesini disipline etmek amacıyla yürürlüğe konulan önlemler paketi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 Nisan 19941994 Kararları

Cevap

55 Nisan 19941994 Kararları, 19901990'lı yılların başındaki hatalı borçlanma politikaları ve artan kamu açıkları sonucunda ortaya çıkan ekonomik krizi çözmek amacıyla uygulanmıştır.
Doğru cevap olan seçenek, 19931993 sonundaki faiz indirme operasyonunun tetiklediği döviz krizine karşı yürürlüğe konulan 55 Nisan 19941994 Kararları'nı ifade etmektedir. Bu paket, kamu kesimi finansman açıklarını daraltmayı ve döviz piyasasında istikrarı sağlamayı amaçlayan bir dizi acil ve sert ekonomik tedbiri içermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin tetikleyici nedenini analiz etme.
19931993 yılı sonunda Hazine'nin faizleri düşürmek için ihaleleri iptal etmesi ve piyasaya likidite sürmesi.
Borç yönetimindeki bu stratejik hata, yatırımcıları Türk lirasından uzaklaştırıp dövize yönlendirmiştir.
2
Ekonomik konjonktürü belirleme.
19941994 yılının başında döviz rezervlerinin erimesi ve yüksek devalüasyon ihtiyacı.
Yapay faiz indirimi girişiminin başarısız olması döviz piyasasında spekülatif ataklara yol açmıştır.
3
Alınan önlemler paketini tanımlama.
55 Nisan 19941994 tarihinde açıklanan istikrar kararları.
Bu paket; ek vergiler (Net Aktif Vergisi gibi), kamu harcamalarında kısıntı ve devalüasyon gibi acil önlemleri içermektedir.

Anahtar Kavram

19941994 Ekonomik Krizi ve Borç Yönetimi Hataları

İpuçları

1
Soruda bahsedilen kriz, Hazine'nin piyasadan borçlanmak yerine faizleri yapay olarak düşürme girişimiyle tetiklenmiştir.
2
19931993 yılının sonundaki bu olaylar, Türkiye'nin o güne kadarki en büyük devalüasyonlarından birinin yaşandığı bir yıla (1994) zemin hazırlamıştır.
3
Cevap, 'Ekonomik Denge Vergisi' ve 'Net Aktif Vergisi' gibi tek seferlik vergilerin de içinde bulunduğu, nisan ayında açıklanan meşhur pakettir.

Daha Fazla Pratik

19941994 ve 20012001 krizlerinin tetikleyici unsurları (borç yönetimi vs. bankacılık krizi) arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

Türkiye'de 19601960’lı yıllardan itibaren uygulanan içe dönük kalkınma stratejisinin tıkanması üzerine, ekonomiyi dünya pazarlarıyla bütünleştirmeyi amaçlayan bir yapısal dönüşüm paketi yürürlüğe konulmuştur. Bu süreçte ihracatın teşvik edilmesi ve dış ticaret açığının kapatılması için başvurulan temel finansal yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Lirası'nın yabancı paralar karşısında değerinin düşürülmesi (Devalüasyon)

Cevap

Türk Lirası'nın yabancı paralar karşısında değerinin düşürülmesi (Devalüasyon)
Doğru cevap olan uygulama, yerli paranın değerinin düşürülmesidir. 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile Türkiye ekonomisi, döviz darboğazını aşmak ve sanayiyi dış pazarlara açmak için ihracatı teşvik eden bir modele geçmiştir. Bu modelin en temel finansal enstrümanı, aşırı değerli kur politikasından vazgeçilerek yapılan yüksek oranlı devalüasyondur; bu sayede Türk ihraç malları küresel piyasalarda fiyat avantajı kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19701970’lerin sonunda yaşanan döviz krizinin ve ekonomik darboğazın nedenlerini analiz etmek.
İthal ikameci sanayileşme modelinin döviz ihtiyacını karşılayamadığı ve tıkanma noktasına geldiği görülmüştür.
Yeni bir büyüme stratejisine (ihracata dayalı model) geçişin yapısal zorunluluğunu anlamak için gereklidir.
2
19801980 yapısal dönüşüm sürecinde dış ticaret dengesini sağlamak için kullanılan temel aracı belirlemek.
Türk Lirası’nın devalüe edilmesiyle ihracat ürünlerinin döviz cinsinden fiyatının ucuzlaması, ithal ürünlerin ise pahalılaşması sağlanmıştır.
Dışa açılma stratejisinin başarısı, rekabetçi bir kur politikasına ve piyasa fiyatlarının serbestleşmesine dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

İhracata Dayalı Büyüme Stratejisi ve Devalüasyon
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

Türkiye'de 19631963 yılında başlayan planlı kalkınma sürecinde, özellikle İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (196819721968-1972) döneminde ithal ikameci sanayileşmenin etkisiyle artan dış ticaret açıklarını ve döviz darboğazını aşmak amacıyla 19701970 yılında başvurulan temel iktisat politikası aracı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1010 Ağustos devalüasyonu ile Türk lirasının değerinin düşürülerek dış ödemeler dengesinin iyileştirilmeye çalışılması

Cevap

1010 Ağustos 19701970 tarihinde gerçekleştirilen devalüasyon ile Türk lirasının değerinin düşürülmesi
Türkiye'de planlı dönemin ikinci plan sürecinde (196819721968-1972) sanayi üretimi için gerekli olan girdi ithalatı, döviz rezervlerini zorlamış ve dış ödemeler dengesi ciddi açıklar vermiştir. Bu tıkanıklığı aşmak, ihracatı teşvik etmek ve ithalat talebini kısıtlamak amacıyla 1010 Ağustos 19701970 tarihinde Türk lirası devalüe edilmiştir. Bu karar, dönem içerisindeki en önemli istikrar tedbirlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve stratejiyi belirleme
196019801960-1980 arası dönem 'Planlı Kalkınma' ve 'İthal İkameci Sanayileşme' (I˙I˙SİİS) dönemidir.
Soruda belirtilen tarihler ve kalkınma planları bu döneme işaret etmektedir.
2
Sorunu analiz etme
19601960'lı yılların sonunda, sanayileşme için gereken makine ve ara malı ithalatı döviz ihtiyacını artırmış, ancak ihracatın yetersiz kalması döviz darboğazına yol açmıştır.
I˙I˙SİİS stratejisinin 'zor aşamasına' geçişte döviz ihtiyacı kritik bir kısıt haline gelmiştir.
3
Politika aracını seçme
1010 Ağustos 19701970 tarihinde yüksek oranlı bir devalüasyon yapılmıştır.
Dış ödemeler dengesindeki açığı kapatmak ve döviz rezervlerini korumak için en etkili araç kur ayarlamasıdır.

Anahtar Kavram

1970 Devalüasyonu ve İthal İkameci Sanayileşme Kısıtları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

1930'lu yıllarda Türkiye'de uygulanan devletçilik politikası ve bu dönemde hayata geçirilen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BŞYP) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Planın temel amacı, hammaddesi yurt içinde bulunan ve halkın temel tüketim maddelerini üreten sanayi dallarının devlet eliyle kurulmasıdır.

Cevap

Doğru cevap, planın temel amacının hammaddesi yurt içinde bulunan ve temel tüketim maddelerini üreten sanayi dallarının devlet eliyle kurulması olduğunu belirten seçenektir.
Doğru olan ifade, planın hammadde kaynağı yurt içinde olan temel ihtiyaç maddelerinin (üç beyaz-üç siyah) üretimine odaklandığını belirtmektedir. Bu strateji, döviz çıkışını engellemek ve sanayileşmeyi tarımsal hammadde ile entegre etmek amacıyla tasarlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin iktisat politikasını analiz et.
1929 Bunalımı sonrası özel sektörün yetersizliği nedeniyle devletin doğrudan yatırımları üstlendiği Devletçilik ilkesi benimsenmiştir.
Özel sermaye birikiminin yetersiz olması ve dış konjonktürün zorlayıcılığı.
2
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BŞYP) niteliğini belirle.
Bu plan, bütüncül bir kalkınma planı değil, sadece belirli sanayi kollarını (tekstil, kağıt, kimya, demir-çelik vb.) hedefleyen sektörel bir plandır.
Acil ihtiyaç duyulan sanayi ürünlerinde ithalata bağımlılığı azaltmak.
3
Planın finansman ve uygulama modelini incele.
Finansman için Sümerbank ve Etibank kurulmuş, hammadde olarak tarımsal kaynaklara (pamuk, şeker pancarı) ve madenlere odaklanılmıştır.
Döviz tasarrufu sağlamak ve iç üretimi canlandırmak.

Anahtar Kavram

İthal İkameci Sanayileşme ve Sektörel Planlama

İpuçları

1
Bu dönemdeki planların sadece sanayi sektörüne yönelik mi yoksa tüm ekonomiye yönelik mi olduğunu düşünün.
2
Sanayileşmede öncelik verilen sektörlerin (dokuma, şeker vb.) hammaddelerinin nereden sağlandığını hatırlayın.
3
Devletçilik politikasının, özel sektörü tamamen yok etmek yerine onun yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girmesi olduğunu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Sümerbank'ın kuruluş amacı ve bu dönemde kurulan başlıca fabrikaların (Kayseri Bez, Nazilli Basma vb.) listesini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemiyle gidilebilir: 1963 (Planlı Dönem), 1980 (Dışa Açılma) ve 1923 (Liberal Dönem) tarihlerini bildiğinizde yanlış seçenekler kolayca elenir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 50Soru

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde 19231923-19291929 dönemini kapsayan ekonomik süreçte, özel teşebbüsü desteklemek, milli sermaye birikimini teşvik etmek ve ulusal bankacılık sistemini güçlendirmek amacıyla 19241924 yılında faaliyete geçen ilk milli banka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye İş Bankası

Cevap

Türkiye İş Bankası
Türkiye İş Bankası, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle 2626 Ağustos 19241924 tarihinde, yeni Türk Devleti'nin ekonomik bağımsızlığını sağlamak ve özel sektörün yatırımlarını finanse etmek amacıyla kurulan ilk milli bankadır. Bu bankanın kuruluşu, İzmir İktisat Kongresi'nde alınan 'milli bankalar kurma' kararının en somut adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin İktisadi Karakterini Belirleme
19231923-19291929 dönemi, İzmir İktisat Kongresi kararları doğrultusunda özel sektörü merkeze alan liberal bir dönemdir.
Soru kökündeki zaman aralığı ve 'özel teşebbüsü destekleme' vurgusu bu dönemi tanımlar.
2
Kuruluş Tarihini Eşleştirme
19241924 yılında kurulan bankayı tespit etme.
Seçenekler arasında sadece Türkiye İş Bankası bu tarihte kurulmuştur.
3
Alternatifleri Eleme
Sümerbank (19331933), Etibank (19351935) ve Merkez Bankası (19301930) gibi kurumların kuruluş tarihleri liberal dönemin dışındadır.
Bu bankalar genellikle 19301930 sonrası Devletçilik ilkesinin bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki finansal millileşme ve Türkiye İş Bankası'nın kuruluşu.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen dönem (19231923-19291929), Türkiye ekonomisinde özel sektörün öncü olduğu liberal süreçtir.
2
Bu banka, Mustafa Kemal Atatürk'ün işaretiyle kurulan ve Celal Bayar'ın ilk genel müdürlüğünü yaptığı kurumdur.
3
Kuruluş tarihi 2626 Ağustos 19241924 olan bu banka, günümüzde de faaliyetlerine devam eden en büyük özel bankalardan biridir.

Daha Fazla Pratik

19231923-19291929 döneminde özel sektörü teşvik etmek için çıkarılan diğer önemli yasal düzenlemeleri (örneğin Teşvik-i Sanayi Kanunu) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

19231923-19291929 döneminde Türkiye ekonomisinde yerli üreticiyi dış rekabetten koruyacak yüksek gümrük duvarlarının örülememesinin ve ithal ikameci politikalara geçilememesinin temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lozan Barış Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi ile gümrük tarifelerinin 19161916 yılı seviyesinde dondurulmuş olması

Cevap

Lozan Barış Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi ile gümrük tarifelerinin 19161916 yılı seviyesinde dondurulmuş olması
19231923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi uyarınca, Türkiye 19161916 yılı gümrük tarifelerini 55 yıl boyunca (en erken 19291929 yılına kadar) değiştirmemeyi taahhüt etmiştir. Bu durum, genç Cumhuriyet'in yerli sanayiyi dış rekabete karşı yüksek gümrük duvarlarıyla korumasını engellemiş ve dönemin ekonomik karakterinin zorunlu olarak daha liberal bir yapıda kalmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
19231923-19291929 döneminin dış ticaret rejimini analiz etme
Bu dönemde gümrük bağımsızlığının olmadığını belirleme
Lozan Antlaşması'nın ekonomik hükümlerini hatırlamak gerekir.
2
Lozan Ticaret Sözleşmesi'nin içeriğini değerlendirme
19161916 yılı Osmanlı gümrük tarifelerinin 55 yıl boyunca (19291929’a kadar) değişmeyeceği kuralını tespit etme
Genç Cumhuriyet'in gümrük duvarlarını yükselterek yerli sanayiyi korumasının önündeki en büyük engel bu sözleşmedir.
3
19291929 yılı sonrasındaki değişikliği anlama
Gümrük bağımsızlığının kazanılmasıyla korumacı politikalara geçişin başladığını onaylama
19291929 yılında sözleşme süresi dolmuş ve yeni Gümrük Tarifesi Kanunu çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Lozan Ticaret Sözleşmesi ve Gümrük Bağımsızlığı

İpuçları

1
19231923-19291929 dönemindeki ekonomik kısıtlamaların çoğu uluslararası anlaşmalarla ilişkilidir.
2
Lozan Antlaşması'nın sadece toprak bütünlüğünü değil, dış ticaret rejimini de etkileyen ek protokolleri olduğunu unutmayın.
3
19291929 yılına kadar gümrük tarifelerinin neden 19161916 yılı seviyesinde kaldığını araştırın.

Daha Fazla Pratik

19291929 Gümrük Tarifesi Kanunu'nun içeriği ve ithal ikameci sanayileşmeye geçişteki rolünü inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Dönemleri kronolojik olarak ayırarak (1923-29 Liberal, 1930-46 Devletçi) seçeneklerdeki kurum ve politikaların tarihlerini kontrol ederek eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 52Soru

19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ardından Türkiye'de hayata geçirilen 'Devletçilik' politikası ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP) uygulamaları dikkate alındığında, bu dönemin sanayileşme stratejisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırımlarda, hammaddesi yurt içinde bulunan temel tüketim mallarının üretimine öncelik verilerek dışa bağımlılığın azaltılması hedeflenmiştir.

Cevap

Sanayileşme stratejisi, hammaddesi yurt içinde bulunan temel tüketim mallarının yerli üretimine odaklanarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemiştir.
Doğru seçenek, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın temel mantığını yansıtır. Bu dönemde kurulan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası (pamuk), Turhal Şeker Fabrikası (şeker pancarı) ve Paşabahçe Şişe Cam (kum/soda) gibi tesislerin tamamı hammaddesi Türkiye'de bulunan ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ithal ikameci yatırımlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel ekonomik yönelimini belirleme
1929 krizi sonrası özel sektörün yetersizliği nedeniyle 'Devletçilik' ilkesi benimsenmiş ve sanayileşme devlet eliyle başlatılmıştır.
Krizin etkilerini yönetmek ve sermaye birikimi eksikliğini gidermek.
2
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSPBBYSP) kapsamını analiz etme
BBYSP, 1934-1938 yılları arasında uygulanmış ve tekstil, şeker, kağıt, cam ve demir-çelik gibi temel sektörlere odaklanmıştır.
Dışarıdan ithal edilen bu temel malları yerli imkanlarla üretmek.
3
Stratejik hedefi tanımlama
Strateji, 'hammaddesi yurt içinde olan' ürünleri önceliklendirerek hem tarımı desteklemek hem de dış ticaret açığını kapatmaktır.
Sürdürülebilir ve bağımsız bir sanayi yapısı kurmak.

Anahtar Kavram

BBYSP'nin Sektörel ve İthal İkameci Niteliği

İpuçları

1
1930'lu yıllarda Türkiye'nin henüz çok kısıtlı bir sermaye ve döviz birikimine sahip olduğunu düşünün.
2
Bu dönemde kurulan fabrikaların (şeker, dokuma, kağıt) hangi tür ürünler ürettiğini ve bu ürünlerin hammaddelerinin nereden geldiğini hatırlayın.
3
Sanayi Planları ile 1963 sonrası Kalkınma Planları arasındaki 'kapsam' farkına (sektörel vs. makro) dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

1930-1939 dönemi sanayileşmesinin finansmanında Sümerbank ve Etibank'ın rollerini ayrıca inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile Türkiye ekonomisinde piyasa mekanizmasının tesisi ve dışa açılma süreci hedeflenmiş; bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için bürokratik karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve ekonomi yönetimindeki parçalı yapının sonlandırılarak kararların "merkezileştirilmesi" yoluna gidilmiştir.

Bu doğrultuda, ekonomi politikalarının en üst düzeyde koordinasyonunu sağlamak, para ve kredi politikalarını istikrar programı hedefleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla 19801980 yılında kurulan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para ve Kredi Kurulu

Cevap

Para ve Kredi Kurulu
Para ve Kredi Kurulu, 2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın en önemli kurumsal yeniliklerinden biridir. Programın hızlı ve etkin uygulanabilmesi için DPT Müsteşarı, Hazine Müsteşarı ve Merkez Bankası Başkanı gibi kilit isimleri bir araya getirerek ekonomi politikalarında merkezi bir koordinasyon sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19801980 Öncesi kurumsal yapıyı analiz et.
Ekonomi yönetimi DPT, Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası arasında bölünmüş durumdaydı.
Bu parçalı yapı istikrar programının hızlı uygulanmasını engelliyordu.
2
2424 OcakOcak Kararları ile getirilen merkezi yapıyı belirle.
Başbakanlığa bağlı, en üst düzey bürokratların katıldığı bir kurul oluşturuldu.
Para, kredi ve dış ticaret politikalarını tek merkezden koordine etmek hedeflendi.
3
Kurulun ismini ve işlevini teyit et.
Para ve Kredi Kurulu, programın "beyni" olarak işlev görmeye başladı.
Teşviklerin yönetimi ve para arzının kontrolü bu kurulun yönlendirmesine bırakıldı.

Anahtar Kavram

Ekonomi Yönetiminin Merkezileştirilmesi

İpuçları

1
2424 OcakOcak kararları, dağınık olan ekonomi yönetimini Başbakanlık çatısı altında toplamayı hedeflemiştir.
2
Aranan kurul, özellikle ihracat teşvikleri ve para arzının kontrolü gibi teknik konularda karar alıcı olmuştur.
3
Bu kurulun adı, bizzat yönettiği iki temel makroekonomik değişken olan 'para' ve 'kredi' kavramlarını içermektedir.

Daha Fazla Pratik

19801980 Kararları ile kurulan bir diğer önemli birim olan DPT bünyesindeki 'Teşvik ve Uygulama Başkanlığı'nın görevlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Aday, 19801980 yılında kurulanlar ile kaldırılanları ayırarak (Fiyat Kontrol Komitesi elenir) ve kurumların tarihsel gelişimini (Hazine ve SPK'nın daha sonra gelmesi) hatırlayarak eleme yapabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru

Türkiye ekonomisinde 19901990’lı yıllarda yaşanan ekonomik istikrarsızlıkları sona erdirmek amacıyla 99 Aralık 19991999 tarihinde IMF ile imzalanan Stand-By düzenlemesi çerçevesinde başlatılan "Enflasyonla Mücadele Programı"nın, 20002000 yılının son çeyreğinde tıkanmasına ve nihayetinde 20012001 Şubat krizine yol açan temel yapısal zafiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bankacılık sektörünün yüksek döviz açık pozisyonları ve vade uyumsuzluğu nedeniyle sistemik likidite şoklarına karşı korumasız olması

Cevap

Bankacılık sektörünün yüksek döviz açık pozisyonları ve vade uyumsuzluğu nedeniyle sistemik likidite şoklarına karşı korumasız olması
Doğru seçenek, 199920011999-2001 sürecindeki krizin temel nedenini bankacılık sektörünün zayıf bilanço yapısına bağlamaktadır. Programın döviz kuru çıpasına dayanması, bankaları arbitraj kazancı için dövizle borçlanıp TL'ye yatırım yapmaya itmiş, bu da sistemik bir kırılganlık yaratmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19991999 programının kur rejimini tanımlamak
99 Aralık 19991999 programı, "sürünen parite" (crawling peg) adı verilen, döviz kuru sepetinin 1818 ay boyunca önceden ilan edilen bir takvime göre artırıldığı bir rejim uygulamıştır.
Bu rejimde Merkez Bankası'nın temel görevi kuru tutmaktır, bu da likidite yönetimi imkanlarını sınırlar.
2
Bankacılık sektörünün bu süreçteki davranışını analiz etmek
Bankalar, döviz kurundaki riskin azaldığını düşünerek yurt dışından ucuz döviz borçlanmış ve bu kaynağı yüksek faizli hazine borçlanma senetlerine (TL cinsi) yatırmışlardır.
Bu durum bankaların hem kur riskini (açık pozisyon) hem de vade riskini (kısa vadeli borç, uzun vadeli alacak) artırmıştır.
3
Krizin tetiklenme mekanizmasını belirlemek
20002000 yılı sonunda ortaya çıkan güven kaybı ve likidite sıkışıklığı, bankaların gecelik faizlerinin fırlamasına ve döviz talebinin patlamasına neden olmuştur.
Merkez Bankası, program gereği Net İç Varlıklar hedefi nedeniyle piyasaya yeterli TL likiditesi veremeyince faizler kontrolden çıkmıştır.

Anahtar Kavram

1999 İstikrar Programı ve Bankacılık Sektörü Kırılganlığı

İpuçları

1
99 Aralık 19991999 programı döviz kurunu bir çıpa (çapa) olarak kullanarak enflasyon beklentilerini kırmayı amaçlamıştır.
2
Bu programda Merkez Bankası'nın para arzını serbestçe genişletme yeteneği, IMF ile yapılan anlaşma gereği Net İç Varlıklar hedefiyle sınırlandırılmıştır.
3
Krizin bankacılık sektöründe patlak vermesinin nedeni, bankaların "dövizle borçlanıp TL ile faiz kazanma" stratejisinin kur rejimi tıkandığında iflas etmesidir.

Daha Fazla Pratik

2001 krizinden sonra uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın (GEGP) bankacılık sektörüne getirdiği düzenlemeleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Türkiye ekonomisinde 1990'lı yılların kronikleşen yüksek enflasyon ve kamu finansman dengesizliği sorunlarını çözmek amacıyla 9 Aralık 1999 tarihinde IMF ile imzalanan Stand-by anlaşması çerçevesinde "Enflasyonla Mücadele Programı" yürürlüğe konulmuştur. Ancak Kasım 2000 ve Şubat 2001'de yaşanan mali krizler, bu programın temel dayanağı olan döviz kuruna dayalı istikrar stratejisinin çökmesine neden olmuştur. Krizin ardından ekonomiyi yeniden yapılandırmak amacıyla ilan edilen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" (GEGP) kapsamında gerçekleştirilen kurumsal reformlar ve stratejik öncelikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde alınan kararlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvim dahilinde (sepet kur bazlı) artırıldığı "sürünen çıpa" (crawling peg) sisteminin enflasyon beklentilerini kırmak amacıyla sürdürülmesi

Cevap

Döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvim dahilinde artırıldığı 'sürünen çıpa' sisteminin sürdürülmesi kararı, Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'na ait değildir; aksine bu sistem 2001 kriziyle terk edilen eski programın özelliğidir.
Sürünen çıpa (crawling peg) sistemi, 1999 yılında başlatılan enflasyonla mücadele programının temel unsuruydu. Bu sistemde döviz kurunun gelecekteki değeri önceden ilan ediliyordu. Ancak 2001 Şubat kriziyle birlikte bu rejim çökmüş ve 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' ile dalgalı kur rejimine geçilmiştir. Dolayısıyla bu sistemin sürdürülmesi GEGP'nin bir kararı değil, GEGP ile sona erdirilen bir uygulamadır.

Adım Adım Çözüm

1
1999 ve 2001 programları arasındaki kur rejimi farkını analiz etme
1999 programı 'sürünen çıpa' (crawling peg) rejimine, 2001 GEGP ise 'dalgalı kur' rejimine dayanır.
Soruda GEGP döneminde olmayan uygulama sorulmaktadır; dolayısıyla eski sisteme ait olan özellik aranmalıdır.
2
GEGP'nin yapısal reform bileşenlerini değerlendirme
Merkez Bankası bağımsızlığı, bankacılık operasyonları (BDDK ve kamu bankaları tasfiyesi) ve mali disiplin yasaları GEGP içindedir.
Yanlış seçeneği doğrulamak için diğer seçeneklerin GEGP kapsamında olduğunu teyit etmek gerekir.
3
Sürünen çıpa sisteminin akıbetini belirleme
Şubat 2001 krizinin temel nedeni çıpa sisteminin sürdürülemez hale gelmesidir; krizden sonra bu sistem 'sürdürülmemiş', aksine 'terk edilmiştir'.
Sürünen çıpa sisteminin sürdürüldüğünü iddia eden seçeneğin olgusal olarak yanlış olduğu sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (2001) Yapısal Reformları

İpuçları

1
1999 ve 2001 programlarının kullandığı döviz kuru rejimlerinin farklılığını hatırlayınız.
2
Şubat 2001 krizinin hemen ardından ilan edilen rejimin adı 'Dalgalı Kur Rejimi'dir.
3
Sürünen çıpa sistemi, döviz kurunun önceden belirlenmiş bir takvime göre arttığı sistemdir ve bu sistem 2001 krizinin ardından tamamen terk edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

1999 programının başarısızlık nedenleri ile 2001 reformlarının kurumsal bağımsızlık üzerindeki etkilerini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

20012001 krizi sonrası hayata geçirilen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" ile başlayan kurumsal reform süreci ve bu çerçevede 20022002 yılında benimsenen para politikası stratejisinin evrimine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yasal statüsü ve operasyonel çerçevesi açısından hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20062006 yılında geçilen "açık enflasyon hedeflemesi" rejiminde, TCMB tam bir "hedef bağımsızlığına" kavuşmuş olup enflasyon hedeflerini hükümetten bağımsız olarak tek başına belirleme yetkisini kullanmaktadır.

Cevap

Merkez Bankasının enflasyon hedeflerini hükümetten bağımsız olarak tek başına belirlediğini savunan ifade hatalıdır; çünkü Türkiye'de hedefler hükümetle birlikte belirlenir.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü Türkiye'de uygulanan enflasyon hedeflemesi rejiminde Merkez Bankası "hedef bağımsızlığına" sahip değildir. 20012001 yılında yapılan yasal düzenleme ile bankaya sadece "araç bağımsızlığı" verilmiştir; enflasyon hedefleri ise hükümet ile birlikte belirlenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
TCMB'nin bağımsızlık türlerini analiz et.
TCMB, para politikası araçlarını (faiz vb.) seçerken bağımsızdır (Araç Bağımsızlığı), ancak hedefleri (enflasyon oranı) belirlerken hükümetle mutabık kalmak zorundadır.
Merkez Bankası Kanunu'nun 4242. maddesi uyarınca enflasyon hedefi hükümetle birlikte belirlenir.
2
Örtük ve Açık Enflasyon Hedeflemesi ayrımını değerlendir.
200220052002-2005 örtük dönemde parasal çıpalar kullanılırken, 20062006 sonrası açık dönemde tek çıpa enflasyon olmuştur.
Geçiş sürecinde güvenilirliğin inşası için kademeli bir strateji izlenmiştir.
3
Hesap verebilirlik mekanizmasını kontrol et.
Hedeften sapma durumunda "Açık Mektup" yazılması zorunludur.
Araç bağımsızlığına sahip olan bankanın topluma ve hükümete karşı sorumluluğunu şeffaflıkla yerine getirmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Araç Bağımsızlığı vs. Hedef Bağımsızlığı

İpuçları

1
Merkez bankalarının bağımsızlığı genellikle 'araç' ve 'hedef' bağımsızlığı olarak ikiye ayrılır.
2
TCMB Kanunu'nun 4242. maddesine göre enflasyon hedefinin kiminle birlikte belirlendiğine odaklanın.
3
Türkiye'de TCMB, hedefleri tek başına belirleyemez; bu durum 'hedef bağımsızlığının' olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin para politikası araçlarını (koridor sistemi, geç likidite penceresi vb.) ve bunların açık enflasyon hedeflemesi rejimindeki yerini inceleyin.

Alternatif Yöntem

Bağımsızlık kavramlarını 'kim karar verir?' sorusu üzerinden elemek: Araçlara TCMB karar verir (bağımsız), hedefe hükümetle beraber karar verilir (bağımlı).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru

Türkiye ekonomisinde 20012001 krizi sonrasında hayata geçirilen yapısal dönüşüm sürecinde, para politikasının kurumsal çerçevesi kademeli olarak inşa edilmiştir. Tam teşekküllü enflasyon hedeflemesine geçiş öncesindeki "geçiş dönemi" veya "örtük enflasyon hedeflemesi" olarak tanımlanan süreçte, TCMB enflasyon hedefinin yanı sıra aşağıdaki hangi unsuru birer "performans kriteri" veya "gösterge hedef" olarak takip etmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parasal büyüklükler (parasal taban ve net iç varlıklar)

Cevap

Örtük enflasyon hedeflemesi döneminde enflasyon hedefinin yanında parasal büyüklükler (parasal taban ve net iç varlıklar) performans kriteri olarak takip edilmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye ekonomisinin 200220052002-2005 dönemindeki para politikası gerçeğini yansıtmaktadır. Bu dönemde TCMB, enflasyon hedefini kamuoyuna duyurmuş ancak henüz resmi bir hedefleme rejimine geçmemiştir. Bu geçiş sürecinde hem enflasyon tahminleri hem de para arzını simgeleyen parasal taban ve net iç varlıklar gibi büyüklükler "nominal çıpa" vazifesi görmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
20022002 sonrası para politikası evrelerini analiz etme.
Türkiye'de 200220052002-2005 arası "Örtük Enflasyon Hedeflemesi", 20062006 sonrası "Açık Enflasyon Hedeflemesi" uygulanmıştır.
Bu iki dönem arasındaki operasyonel farkları anlamak sorunun temelidir.
2
Örtük enflasyon hedeflemesinin teknik özelliklerini belirleme.
Bu dönemde TCMB'nin araç bağımsızlığı olsa da henüz tam güvenilirlik sağlanmadığı için enflasyon tahminlerinin yanı sıra ek çıpalar kullanılmıştır.
Para politikasının disipline edilmesi için miktar kısıtlarına ihtiyaç duyulmuştur.
3
IMF ile yapılan anlaşmaların (GEGP) etkisini değerlendirme.
Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı çerçevesinde parasal taban (base money) ve Net İç Varlıklar (NDA) performans kriteri olarak tanımlanmıştır.
IMF programları genellikle miktar hedefleri üzerinden denetim sağlar.

Anahtar Kavram

Örtük Enflasyon Hedeflemesi ve Parasal Çıpalar

İpuçları

1
200220052002-2005 döneminde Türkiye'nin IMF ile olan ilişkilerini ve stand-by anlaşmalarındaki miktar kısıtlarını düşünün.
2
Enflasyon hedeflemesine tam geçiş yapılmadan önce, TCMB'nin para miktarını kontrol etmek için hangi göstergelere odaklandığını hatırlayın.
3
Örtük hedefleme döneminde enflasyon hedeflenirken aynı zamanda para tabanı ve net iç varlıklar üzerinden parasal sınırlar konulmuştur.

Daha Fazla Pratik

20062006 yılından itibaren geçilen "Açık Enflasyon Hedeflemesi" rejiminin temel araçlarını ve iletişim kanallarını (Enflasyon Raporu gibi) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Demokrat Parti döneminde 19501950’li yılların ortalarından itibaren artan dış ticaret açığı, döviz rezervlerinin tükenmesi ve enflasyonist baskılar sonucunda 44 Ağustos 19581958 İstikrar Kararları uygulamaya konulmuştur. Bu kararların içeriği ve Türkiye ekonomisindeki etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletçilik politikası doğrultusunda Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürürlüğe konulması

Cevap

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürürlüğe konulması ifadesi yanlıştır; çünkü bu uygulama 1930'lu yıllardaki devletçilik dönemine aittir.
Doğru yanıt olan uygulama, 19301930’lu yıllardaki 'Devletçilik' dönemi stratejisidir. 19581958 İstikrar Kararları ise Demokrat Parti’nin liberal ekonomi politikaları sonucu oluşan krizi yönetmek için çıkarılmış bir pakettir. Bu pakette devalüasyon, borç erteleme ve kamu harcamalarının kısıtlaması gibi önlemler yer alır; ancak yeni bir devletçi sanayi planı başlatılması söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
19581958 İstikrar Kararlarının nedenlerini analiz etme
19541954 sonrası artan enflasyon, dış ticaret açığı ve borç ödeme krizi tespit edildi.
Sorunun bağlamını anlamak için krizin doğasını belirlemek gerekir.
2
19581958 paketinin temel bileşenlerini gözden geçirme
Devalüasyon (2,802,80 -> 9,009,00 TL), KİT zamları, borç erteleme (konsolidasyon) ve ithalat kotaları gibi önlemler belirlendi.
Seçeneklerdeki doğru uygulamaları elemek için gereklidir.
3
Yanlış olan uygulamayı kronolojik ve içerik açısından kontrol etme
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın 19301930'lu yıllara ait olduğu ve 19581958 liberal/istikrar dönemiyle çeliştiği saptandı.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tarihsel dönemler arasındaki ayrımı yapmak şarttır.

Anahtar Kavram

19581958 İstikrar Kararları, Türkiye'nin dış borç krizi ve yüksek enflasyonla mücadele etmek için IMF rehberliğinde uyguladığı ilk kapsamlı paketlerden biridir.

İpuçları

1
19581958 yılındaki kararların bir 'istikrar programı' olduğunu ve kriz sonrası önlemler içerdiğini düşünün.
2
Demokrat Parti'nin genel ekonomi yaklaşımının 'liberalleşme' olduğunu, 'devletçi sanayi planlarının' ise hangi yıllarda uygulandığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

19581958 İstikrar Kararları ile 2424 Ocak 19801980 Kararlarını benzerlik ve farklılıkları açısından karşılaştıran bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 59Soru

Türkiye'de 19701970'li yılların sonunda yaşanan döviz darboğazı ve ekonomik krizi aşmak amacıyla yürürlüğe konulan 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile benimsenen temel sanayileşme stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracata dayalı dışa açık büyüme stratejisi

Cevap

İhracata dayalı dışa açık büyüme stratejisi
İhracata dayalı dışa açık büyüme stratejisi, 2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın en temel hedefidir. Bu stratejiyle birlikte Türkiye, yerli üretimi sadece iç pazar için koruyan ithal ikameci modelden vazgeçmiş; dünya piyasalarıyla rekabet edebilen ve döviz kazandırıcı faaliyetleri (ihracat) önceleyen bir yapıya geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin nedenini analiz etme
19701970'li yılların sonunda ithal ikameci modelin döviz krizine yol açtığını belirlemek.
Yeni stratejinin neden gerekli olduğunu anlamak için önceki modelin tıkanma noktasını görmek gerekir.
2
2424 OcakOcak Kararları'nın felsefesini belirleme
Kararların piyasa ekonomisine geçiş ve dış dünyayla rekabet odaklı olduğunu saptamak.
Yapısal dönüşümün temel yönünü (piyasa odaklılık) belirlemek.
3
Yeni büyüme modelini isimlendirme
Dışa açık, ihracata dayalı sanayileşme stratejisine ulaşmak.
Kararların sonucunda benimsenen resmi kalkınma stratejisini tanımlamak.

Anahtar Kavram

İhracata Dayalı Büyüme (1980 Yapısal Dönüşümü)

İpuçları

1
Bu kararlar, Türkiye ekonomisinin 'kabuk değiştirdiği' ve dünya ile bütünleştiği süreci başlatmıştır.
2
Kararların odağında döviz krizini aşmak için döviz kazandırıcı faaliyetleri (satışları) artırmak vardır.
3
İthal ikameci modelin tam zıttı olan ve dış piyasalara mal satmayı hedefleyen modele odaklanın.

Daha Fazla Pratik

2424 OcakOcak Kararları sonrası dış ticaret dengesinin nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olur.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru

1717 Şubat 19231923 tarihinde toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde, milli ekonominin inşası için özel sektörün öncülüğünde bir büyüme stratejisi benimsenmiştir. Bu stratejinin bir parçası olarak, yerli sanayicilere vergi muafiyeti, gümrük kolaylıkları ve ucuz arazi tahsisi gibi imkânlar sunarak özel teşebbüsü sanayi yatırımlarına yönlendirmeyi amaçlayan ve 19271927 yılında kabul edilen temel yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teşvik-i Sanayi Kanunu

Cevap

Teşvik-i Sanayi Kanunu
Teşvik-i Sanayi Kanunu, 19271927 yılında özel sektörün sanayi yatırımlarını teşvik etmek amacıyla çıkarılmıştır. Bu yasa, yatırımcılara ucuz arazi, vergi muafiyeti ve hammadde indirimi gibi önemli avantajlar sağlayarak İzmir İktisat Kongresi'nde benimsenen liberal iktisat görüşünü somutlaştırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi Yapılması
19231923-19291929 arası dönemin liberal nitelikte olduğu ve özel sektörün desteklendiği belirlenir.
Soru kökünde belirtilen 19271927 yılı bu liberal dönemin zirve noktalarından biridir.
2
İktisat Kongresi Kararları ile Bağlantı Kurulması
İzmir İktisat Kongresi'nde alınan özel teşebbüsü destekleme kararı hatırlanır.
Kongre kararlarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur.
3
Sanayi Teşviki ile İlgili Yasayı Belirleme
19271927 yılında sanayi yatırımlarını artırmak için çıkarılan yasanın Teşvik-i Sanayi Kanunu olduğu tespit edilir.
Bu kanun, özel sektörün sermaye yetersizliğini aşması için devlet tarafından sağlanan en kapsamlı teşviktir.

Anahtar Kavram

İzmir İktisat Kongresi ve Liberal Dönem (19231923-19291929)

İpuçları

1
Bu kanun, Türkiye'de özel teşebbüsün sanayileşmede yetersiz kalması üzerine onu 'teşvik' etmek için çıkarılmıştır.
2
Kanunun kabul edildiği yıl 19271927'dir ve liberal dönemin en önemli sanayi hamlesidir.

Daha Fazla Pratik

Bu kanunun özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle beklenen başarıyı gösterememesi, 19301930 sonrası hangi iktisadi modele geçişi zorunlu kılmıştır?
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki
Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 3 | Examkin