Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim

92 soru

Soru 61Soru

19471947-19601960 dönemini kapsayan Türkiye ekonomisinde, devletçilikten liberalizme geçiş çabaları ve Demokrat Parti dönemi uygulamalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik kalkınmayı disiplin altına almak amacıyla 'Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı' bu dönemde başarıyla uygulanmış ve devlet fabrikaları yoluyla ağır sanayi hamlesi başlatılmıştır.

Cevap

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın bu dönemde uygulandığını belirten ifade yanlıştır; çünkü bu plan 19301930'lu yılların devletçi sanayileşme stratejisidir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 'Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı', 19331933-19371937 yılları arasında, Büyük Buhran sonrası devletçi politikalar çerçevesinde uygulanmıştır. Demokrat Parti döneminde (19501950-19601960) ise planlı kalkınmaya gidilmemiş, özel sektör ve tarıma dayalı bir büyüme modeli benimsenmiştir. Bu dönemde hazırlanan Vaner ve Barker raporları planlı ekonomiyi değil, liberalleşmeyi tavsiye etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
19471947-19601960 dönemi liberalleşme, Demokrat Parti ve Marshall Yardımı eksenindedir.
Soruda istenen yanlış ifadeyi bulmak için dönemin temel karakteristiklerini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerin tarihsel doğruluğunun kontrol edilmesi
Marshall yardımı, kara yolları önceliği, 19541954 Yabancı Sermaye Kanunu ve 19581958 İstikrar Kararları döneme uygundur.
Tarihsel kronolojinin ve politika içeriklerinin test edilmesi gerekir.
3
Planlı dönem kavramlarının ayrıştırılması
'Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı' 19301930'lara, 'Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı' ise 19631963 sonrasına aittir.
KPSS'de en sık yapılan hata olan sanayi planları ile kalkınma planlarının karıştırılması ve DP döneminin 'plansız' doğasının sorgulanmasıdır.

Anahtar Kavram

Demokrat Parti Dönemi İktisat Politikaları ve Dönemsel Farklar

Daha Fazla Pratik

Demokrat Parti döneminin sonunda alınan 4 Ağustos 1958 İstikrar Kararları'nın içeriği ve IMF ile kurulan ilk ilişkilerin detaylarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Türkiye ekonomisinde 19901990'lı yılların başında Kamu Kesimi Borçlanma Gereği'nin (KKBGKKBG) ulaştığı sürdürülemez boyutlar ve beraberinde gelen 19941994 finansal krizi üzerine uygulamaya konulan 55 Nisan 19941994 Kararları'nın öncelikli amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döviz rezervlerindeki hızlı erimeyi durdurmak ve bütçe disiplini yoluyla kamu finansman dengesizliğini gidermek

Cevap

Döviz rezervlerindeki hızlı erimeyi durdurmak ve bütçe disiplini yoluyla kamu finansman dengesizliğini gidermek
Döviz rezervlerindeki hızlı erimeyi durdurmayı ve bütçe disiplini sağlamayı hedefleyen seçenek doğrudur; çünkü 19941994 krizinin temelinde, kamu açıklarının faizleri yapay olarak düşürme çabasıyla (19941994 Ocak ayı) birleşerek dövize hücuma ve rezervlerin tükenmesine yol açması yatmaktadır. 55 Nisan Kararları, bütçe disiplini ve rezerv koruma odaklı bir istikrar paketidir.

Adım Adım Çözüm

1
19941994 krizinin temel nedenini analiz etmek
199019931990-1993 döneminde kamu açıklarının (KKBGKKBG) kontrolsüz büyümesi ve bu açıkların para basılarak (monetizasyon) finanse edilmeye çalışılması krizin ana nedenidir.
İstikrar paketleri, krizi tetikleyen ana ekonomik dengesizliği hedeflemek zorundadır.
2
55 Nisan 19941994 Kararları'nın içeriğini değerlendirmek
Paket ile şok bir devalüasyon yapılmış, Net Aktif Vergisi gibi ek vergilerle bütçe gelirleri artırılmaya çalışılmış ve kamu harcamalarında kesintiye gidilmiştir.
Bu önlemler kısa dönemde döviz rezervlerindeki kan kaybını durdurmak ve kamu maliyesini sürdürülebilir kılmak için alınmıştır.
3
Diğer dönem paketleri ile karşılaştırma yapmak
19801980 dışa açılmayı, 19991999 sürünen kur sistemini, 20012001 ise bankacılık reformlarını odağına almıştır.
Dönemsel ayrım yapmak, KPSS sınav formatında kriz sorularını çözmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

1994 Krizi ve 5 Nisan Kararları: Kamu Finansman Dengesi

İpuçları

1
1994 krizinin çıkışında 'faiz düşerse enflasyon düşer' mantığıyla yapılan hatalı kamu finansman politikalarını hatırlayın.
2
İstikrar paketleri genellikle bütçe açığını kapatmak için ek vergiler (Net Aktif Vergisi gibi) içerir.

Daha Fazla Pratik

1994 Kararları ile 2001 Programı arasındaki temel farklardan biri olan 'bankacılık sektörü denetimi' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 63Soru

Türkiye'de finansal liberalizasyon sürecinin başlangıcı olarak kabul edilen 19801980 yılındaki yapısal düzenlemeler kapsamında, iç tasarrufları teşvik etmek ve finansal piyasalardaki baskılanmayı sona erdirmek amacıyla mevduat ve kredi faiz oranları için getirilen temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranlarının piyasa koşullarında serbestçe belirlenmesine izin verilmesi

Cevap

Faiz oranlarının piyasa koşullarında serbestçe belirlenmesine izin verilmesi
Türkiye'de 19801980 öncesinde uygulanan finansal baskılama politikası sonucunda faizler enflasyonun altında kalmış (negatif reel faiz), bu da tasarrufların azalmasına yol açmıştır. 2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın mantığına uygun olarak Temmuz 19801980'de faiz oranları serbest bırakılarak piyasa dengesinin oluşması hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel stratejisini belirle.
24 Ocak 1980 Kararları ile 'İthal İkameci' modelden 'İhracata Dayalı Dışa Açık' modele geçilmiştir.
Bu değişim piyasa mekanizmasının her alanda (döviz, faiz, mal fiyatları) işlemesini gerektirir.
2
Finansal piyasalardaki düzenlemeyi analiz et.
Temmuz 1980'de faizlerin serbest bırakılmasına (finansal liberalizasyon) karar verilmiştir.
Negatif reel faiz oranlarını ortadan kaldırarak tasarrufları finansal sisteme çekmek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Finansal Serbestleşme (Liberalizasyon)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası özel teşebbüsün sermaye birikimi ve teknik bilgi yetersizliği nedeniyle sanayileşmede beklenen atılımı gerçekleştirememesi, Türkiye'de "Devletçilik" ilkesinin ekonomi politikalarına hakim olmasına yol açmıştır. Bu çerçevede hazırlanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (193419381934-1938) finansmanını sağlamak ve plana dahil olan sanayi yatırımlarını bizzat yürütmek amacıyla 19331933 yılında kurulan iktisadi devlet teşekkülü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sümerbank

Cevap

Sümerbank, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanmasından sorumlu temel finansman kurumudur.
Sümerbank, 19331933 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (193419381934-1938) finansmanını sağlamak, dokuma, kağıt, cam gibi temel sanayi kollarında fabrikalar kurmak ve işletmek üzere görevlendirilmiştir. Bu yönüyle Türkiye'nin devletçi sanayileşme modelinin merkezinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Soru 1930'lu yıllardaki planlı sanayileşme ve devletçilik dönemine odaklanmaktadır.
1929 Bunalımı sonrası Türkiye'nin sanayi stratejisini anlamak için dönem kısıtı belirlenmelidir.
2
Kurumsal Eşleştirme
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSP) yürütücüsü Sümerbank'tır.
Sümerbank, devletçilik politikasının sanayi ayağındaki en önemli operasyonel ve finansal aracıdır.

Anahtar Kavram

Devletçilik ve Sanayi Planları (193019461930-1946)

Daha Fazla Pratik

Etibank ve Sümerbank arasındaki farkları ve bu kurumların Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'ndaki rollerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 65Soru

Türkiye'de 19301930'lu yıllarda dünya ekonomik bunalımının etkisiyle uygulamaya konulan "Devletçilik" ilkesi doğrultusunda hazırlanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (193419381934-1938), kamu eliyle sanayileşmenin ilk sistematik adımıdır. Bu plan kapsamında hammadde kaynağı yurt içinde olan sanayi dallarına öncelik verilmiş ve finansman için Sümerbank görevlendirilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında yer alan ve bu dönemde (193019391930-1939) temeli atılan veya işletmeye açılan sanayi kuruluşlarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ereğli Demir-Çelik Fabrikası

Cevap

Ereğli Demir-Çelik Fabrikası, 19601960 yılında kurulduğu için 193419381934-1938 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı içerisinde yer almaz.
Ereğli Demir-Çelik Fabrikası (ERDEMİR), 19601960 yılında kurulmuş ve üretime 19651965 yılında başlamıştır. Dolayısıyla 193419381934-1938 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı döneminde değil, planlı kalkınma dönemine geçiş sürecindeki yatırımlardan biridir. Konya'da bulunan Sümerbank Ereğli Bez Fabrikası ile karıştırılmamalıdır; zira demir-çelik tesisi Zonguldak Ereğli'dedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soru 193019391930-1939 arası uygulanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (I. BSYP) kapsamını sorgulamaktadır.
Planın uygulama takvimi ile tesislerin kuruluş tarihlerini eşleştirmek gerekir.
2
Plan kapsamındaki sektörlerin ve tesislerin belirlenmesi
I. BSYP dokuma (Kayseri, Nazilli, Malatya), kağıt (İzmit), kimya (Gemlik, Keçiborlu) ve ağır sanayi (Karabük) alanlarını kapsar.
Bu sektörler yerli hammaddeye dayalı sanayileşme stratejisinin parçasıdır.
3
Seçeneklerin tarihlerle karşılaştırılması
Kayseri Bez (19351935), İzmit Kağıt (19361936), Karabük Demir-Çelik (19371937) ve Gemlik Suni İpek (19381938) tesisleri bu dönemdedir. Ereğli Demir-Çelik ise 19601960 yılında kurulmuştur.
Kronolojik fark, tesisin plan dışı olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (I. BSYP) Yatırımları

İpuçları

1
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın temel amacı, ithal edilen temel tüketim mallarının içeride üretilmesidir.
2
Demir-çelik sanayiinde 19301930'lu yılların en büyük yatırımı Karabük'tedir; Ereğli ise daha modern ve sonraki bir dönem tesisidir.

Daha Fazla Pratik

Sümerbank ve Etibank'ın kuruluş amaçları ile Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 66Soru

Türkiye'de 19601960 yılında Devlet Planlama Teşkilatının kurulmasıyla başlayan planlı dönemde uygulanan İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) stratejisi kapsamında; dayanıksız tüketim malları üretiminden ara ve yatırım malları üretimine geçişi hedefleyen "zor ithal ikamesi" evresinde karşılaşılan ve süreci krize sürükleyen temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayileşme için gerekli olan sermaye ve ara mallarının ithalatına olan bağımlılığın devam etmesi sonucu ortaya çıkan kronik döviz darboğazı

Cevap

Sanayileşme için gerekli olan sermaye ve ara mallarının ithalatına olan bağımlılığın devam etmesi sonucu ortaya çıkan kronik döviz darboğazı
Doğru yanıt olan seçenek, 196019801960-1980 dönemindeki sanayileşme modelinin en zayıf noktasını ifade eder. Türkiye, tüketim mallarını yerli üretmeyi başarmış ancak bu üretimi gerçekleştirmek için gereken makine, teçhizat ve petrol gibi ara mallarını ithal etmeye devam etmiştir. İhracatın ihmal edilmesi ve kurun aşırı değerli tutulması, bu ithalatı finanse edecek dövizin bulunamamasına (döviz darboğazı) ve sanayinin durma noktasına gelmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
196019801960-1980 dönemi stratejisinin temel mantığını analiz etme
Strateji, daha önce ithal edilen tüketim mallarının yerli üretimle ikame edilmesine (İthal İkameci Sanayileşme) dayanır.
Dönemin temel iktisat politikası olan I˙I˙SİİS çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
Sanayileşme evrelerini (Kolay vs. Zor) ayırt etme
Kolay evrede gıda ve tekstil gibi ürünler üretilirken, zor evrede dayanıklı tüketim, ara ve sermaye malları (otomotiv, beyaz eşya vb.) hedeflenir.
Soruda sorulan tıkanıklığın hangi aşamada gerçekleştiğini anlamak için gereklidir.
3
İthal bağımlılığını ve döviz ihtiyacını değerlendirme
Zor ithal ikamesi evresinde, yerli montaj ve üretim için gerekli olan hammadde, teknoloji ve ara malların dışarıdan satın alınması gerekmektedir.
I˙I˙SİİS stratejisinin dış ticaret üzerindeki etkisini saptamak için gereklidir.
4
Döviz arzı sorununu saptama
İhracat teşvik edilmediği ve döviz kuru yapay olarak düşük tutulduğu için yeterli döviz kazanılamaz, bu da döviz darboğazına yol açar.
19701970’lerin sonunda sürecin neden tıkandığını açıklayan temel faktördür.

Anahtar Kavram

İthal İkameci Sanayileşme Paradoksu ve Döviz Darboğazı

İpuçları

1
Sanayileşme stratejisinin dış ticaretle olan ilişkisini ve ithal girdi bağımlılığını düşünün.
2
Bir ülkede üretim yapabilmek için makine ithal etmek zorundaysanız ve ihracatınız azsa en büyük engel ne olur?
3
19701970’li yılların sonunda yaşanan döviz krizlerinin ve '7070 sente muhtaç olma' tabirinin nedenini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

19701970 Devalüasyonu'nun nedenlerini ve sonuçlarını incelemek, bu dönemdeki tıkanıklığı anlamanıza yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

19231923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen "Misak-ı İktisadi" esasları ve 19231923-19291929 dönemi ekonomi politikaları dikkate alındığında, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin yabancı sermayeye karşı tutumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülke kanunlarına riayet etmesi ve siyasi bir amaç gütmemesi kaydıyla yabancı sermaye girişine olumlu bakılmıştır.

Cevap

Türkiye Cumhuriyeti'nin 19231923-19291929 döneminde yabancı sermayeye yaklaşımı, ülke kanunlarına uyması ve siyasi bir amaç gütmemesi şartıyla yabancı sermaye girişine müsaade edilmesi şeklindedir.
İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen temel ilkelerden biri, yabancı sermayenin ülke kanunlarına riayet etmesi ve Türkiye'nin siyasi bağımsızlığına müdahale etmemesi şartıyla kabul edilmesidir. Bu yaklaşım, hem sermaye ihtiyacını karşılamayı hem de kapitülasyon tipi bağımlılıklardan kaçınmayı hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel ekonomik yaklaşımını belirle.
19231923-19291929 arası dönem "Liberal Dönem" olarak adlandırılır ve özel teşebbüsün öncülüğünde büyüme hedeflenir.
Yeni devletin sermaye birikimi yetersiz olduğu için özel sektör ve dış kaynak ihtiyacı vardır.
2
İzmir İktisat Kongresi kararlarını analiz et.
Misak-ı İktisadi ile "Milli İktisat" anlayışı benimsenmiş ancak bu durum dış dünyaya kapalı bir ekonomi anlamına gelmemiştir.
Tam bağımsızlık ilkesi, ekonomik alanda kapitülasyonlara dönüşü engelleyecek şartların konulmasını gerektirmiştir.
3
Yabancı sermaye şartlarını değerlendir.
Yabancı sermayeye şu iki temel şartla onay verilmiştir: Kanunlara uymak ve siyasi baskı aracı olmamak.
Osmanlı'nın son dönemindeki ekonomik bağımlılık tecrübesi, kontrolsüz yabancı sermayeye karşı tedbirli olunmasını sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Misak-ı İktisadi ve Yabancı Sermaye Şartları

İpuçları

1
19231923-19291929 döneminin "Liberal Dönem" olduğunu ve özel teşebbüse dayandığını hatırlayın.
2
Yeni devletin tam bağımsızlık ilkesini ekonomik alanda nasıl uyguladığını ve yabancı sermayeyi hangi şartlarla kabul etmiş olabileceğini düşünün.
3
Misak-ı İktisadi'de yabancı sermayenin sadece 'kanunlara uyum' ve 'siyasi tarafsızlık' şartıyla kabul edildiği vurgulanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Bu dönemde yabancı sermayenin kontrolü amacıyla kurulan Türkiye İş Bankası'nın rolünü araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 68Soru

Türkiye'de 1950-1960 dönemini kapsayan Demokrat Parti iktidarı süresince, ulaştırma politikalarında stratejik bir tercih değişikliğine gidilmiştir. Bu dönemde, 1930'lu yılların temel ulaştırma stratejisi olan demir yolu yatırımlarının payı azaltılarak aşağıdakilerden hangisinin geliştirilmesine öncelik verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kara yolu taşımacılığı

Cevap

Demokrat Parti döneminde ulaştırma politikalarında demir yollarının yerine kara yolu taşımacılığına öncelik verilmiştir.
Demokrat Parti döneminde (1950-1960), Türkiye'de ulaştırma altyapısında köklü bir paradigma değişimi yaşanmıştır. Marshall Planı kapsamında gelen yardımların büyük bir kısmı tarımda makineleşme ve kara yolu yapımına ayrılmıştır. Bu dönemde demir yolları 'modası geçmiş' bir ulaştırma türü olarak görülmüş ve yatırımlar hızla kara yolu ağlarının genişletilmesine kaydırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Sorulan dönem 1950-1960 Demokrat Parti dönemidir.
Ulaştırma politikalarındaki değişim bu dönemde belirginleşmiştir.
2
Eski ve yeni politika karşılaştırması
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki demir yolu önceliği, 1950'lerde kara yolu önceliğine bırakılmıştır.
Marshall Yardımları ve ABD etkisiyle ulaştırma altyapısı kara yolları üzerine inşa edilmiştir.

Anahtar Kavram

Demokrat Parti Dönemi Ulaştırma Politikası
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ardından Türkiye, sanayileşmeyi devlet eliyle hızlandırmak amacıyla 19331933 yılında "holding bankacılığı" modeline dayalı özgün bir kurumsal yapı oluşturmuştur. Bu kuruluş, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP) kapsamındaki fabrikaların hem finansmanını sağlamış hem de yönetimini üstlenmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, dokuma, kağıt, cam ve kimya gibi temel sanayi kollarındaki yatırımları gerçekleştirmek üzere bu dönemde kurulan ve devletçilik uygulamasının en önemli yürütücü organı kabul edilen kuruluştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sümerbank

Cevap

Sümerbank, 19301930'lu yılların devletçi sanayileşme modelinde hem finansör hem de işletmeci (holding) rolü üstlenen temel kuruluştur.
Doğru seçenek olan kurum, 19331933 yılında Devlet Sanayi Ofisi ve Türkiye Sanayi Kredi Bankası'nın birleştirilmesiyle kurulmuştur. Bu kurum, Türkiye'nin ilk sanayi planı olan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSPBBYSP) uygulanmasında kilit rol oynamış; sadece kredi vermekle kalmayıp fabrikaları bir holding yapısı gibi işletmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
19301930-19461946 arası Devletçilik dönemi.
19291929 krizi sonrası özel sektörün yetersizliği nedeniyle devletin sanayiye doğrudan müdahalesi gerekmiştir.
2
Kurumsal Yapı Tespiti
19331933 yılında kurulan sanayi ve yatırım bankası.
Yatırımların hem finansmanı hem de yönetimi için tek bir çatı (Sümerbank) altında toplanması stratejisi benimsenmiştir.
3
Sektörel Eşleştirme
Dokuma, kağıt, kimya gibi alanlar Sümerbank'a aittir.
Madencilik Etibank'a, genel sanayi ise Sümerbank'a delege edilmiştir.

Anahtar Kavram

Holding Bankacılığı ve Devletçi Sanayileşme Kurumları

Alternatif Yöntem

Sümerbank'ın tekstil (dokuma) ve genel sanayi, Etibank'ın ise maden (yeraltı kaynakları) ile özdeşleştiği kodlanarak soru hızlıca çözülebilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 70Soru

19801980 öncesi dönemde kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatlarının belirlenmesinde temel karar verici olan, ancak KİT’lerin maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtamaması nedeniyle büyük finansal açıklar vermesine ve bütçe üzerinde ağır yük oluşturmasına yol açan mekanizmanın tasfiyesi 2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın temel önceliklerinden biri olmuştur.

Buna göre, KİT’lerin piyasa koşullarına uygun, rasyonel bir fiyat politikası izlemesini sağlamak amacıyla 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile faaliyetlerine son verilen kurumsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyat Kontrol Komitesi

Cevap

Kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) fiyatlarını serbestçe belirlemesini engelleyen ve 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile kaldırılan yapı Fiyat Kontrol Komitesi'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, 19801980 öncesi dönemde enflasyonu kontrol altında tutma amacıyla KİT fiyatlarını yapay olarak düşük seviyelerde tutan ve bu kurumların finansal olarak çökmesine neden olan Fiyat Kontrol Komitesi'nin tasfiyesini belirtmektedir. Bu değişiklik, KİT'lerin verimlilik esasına göre çalışmasını ve bütçe açıklarının azaltılmasını amaçlayan kritik bir yapısal reformdur.

Adım Adım Çözüm

1
19801980 öncesi ekonomik yapının analiz edilmesi
19701970’li yılların sonunda KİT’ler, fiyatları baskılandığı için büyük zararlar etmekte ve bu zararlar bütçeden karşılanmaktaydı.
KİT'lerin finansal dengesizliği enflasyonu tetikleyen temel unsurlardan biriydi.
2
2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın temel felsefesinin belirlenmesi
İthal ikameci modelden vazgeçilerek serbest piyasa ekonomisine ve dışa açık büyüme modeline geçiş hedeflenmiştir.
Fiyatların piyasada oluşması bu modelin temel gerekliliğidir.
3
Fiyat belirleme yetkisindeki kurumsal değişikliğin teşhis edilmesi
Fiyat Kontrol Komitesi lağvedilerek, KİT’lere fiyatlarını maliyetlerine ve piyasa talebine göre ayarlama özerkliği verilmiştir.
KİT'lerin bütçe üzerindeki yükünü hafifletmek ve kaynak tahsisinde etkinliği sağlamak.

Anahtar Kavram

KİT Fiyatlama Otonomisi ve Fiyat Kontrol Komitesi'nin Tasfiyesi

İpuçları

1
19801980 öncesinde devletin fiyatlara doğrudan müdahale ettiği organı düşünün.
2
Bu komite kaldırılmadan önce KİT'ler maliyetleri artsa bile fiyatlarını yükseltmek için hükümetten onay almak zorundaydı.
3
Kararların temel amacı piyasa mekanizmasını işletmekse, fiyatları kontrol eden bir komitenin varlığı bu amaca engeldir.

Daha Fazla Pratik

2424 OcakOcak Kararları sonrası KİT'lerin özelleştirme kapsamına alınma süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 71Soru

Türkiye'de 19631963 yılında Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile başlayan "Planlı Dönem"de uygulanan kalkınma planlarının hukuki niteliği ve sektörler üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkınma planları kamu sektörü için emredici, özel sektör için ise yol gösterici (teşvik edici) niteliktedir.

Cevap

Kalkınma planları kamu sektörü için emredici, özel sektör için ise yol gösterici (teşvik edici) niteliktedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye'nin 196019801960-1980 dönemindeki karma ekonomik yapısını tam olarak yansıtmaktadır. Bu dönemde kalkınma planları devletin (kamunun) ne yapacağını kesin olarak belirleyen 'emredici' bir belge iken, özel sektöre müdahale etmek yerine onu teşviklerle sanayileşme hedeflerine çekmeyi amaçlayan 'yol gösterici' bir nitelik taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Planlı dönemin ekonomik modelini belirle.
Karma ekonomi modeli (kamu ve özel sektörün birlikte var olduğu yapı).
19601960 sonrası Türkiye ekonomisi hem devletin üretimde olduğu hem de özel teşebbüsün desteklendiği bir yapıdadır.
2
Planın sektörlere göre uygulama gücünü analiz et.
Kamu için disiplin (emir), özel sektör için motivasyon (rehberlik).
Devlet kendi bütçesini ve yatırımlarını planla kesin olarak sınırlandırırken, özel sektörü vergi iadesi ve kredi gibi araçlarla plana uygun yatırımlara yönlendirir.

Anahtar Kavram

Planlı Kalkınmanın Niteliği (Emredici vs. Yol Gösterici)

İpuçları

1
Türkiye'nin o dönemdeki 'Karma Ekonomi' modelini düşünün.
2
Devlet kendi yatırımlarını planla sınırlar, ancak özel sektörü zorlamak yerine teşvik eder.

Daha Fazla Pratik

İthal ikameci sanayileşmenin 'zor' safhasına geçişte yaşanan döviz darboğazlarını ve 19701970 devalüasyonunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

Türkiye ekonomisinde 199020011990-2001 döneminde yaşanan kronik istikrarsızlıklar, kriz döngüleri ve bu süreçte uygulanan istikrar paketleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 Nisan 19941994 Kararları, kamu kesimi borçlanma gereğindeki sürdürülemez artışa ve faizleri düşürmek amacıyla hazine ihalelerinin iptaliyle tetiklenen döviz talebine bir tepki olarak ortaya çıkmış; 20012001 krizi sonrasında ise "dalgalı kur rejimine" geçilerek Merkez Bankası'na araç bağımsızlığı verilmiştir.

Cevap

Doğru yanıt, 19941994 krizinin mali disiplinsizlik ve borçlanma politikalarındaki hatalardan kaynaklandığını, 20012001 sonrası dönemin ise dalgalı kur ve Merkez Bankası bağımsızlığı gibi yapısal dönüşümleri içerdiğini belirten ifadedir.
Doğru seçenek, 19901990’lı yılların temel kriz dinamiği olan mali disiplinsizliği (kamu açıkları ve borçlanma hataları) ve 20012001 krizinin ardından gelen yapısal kopuşu (dalgalı kur ve Merkez Bankası bağımsızlığı) doğru bir şekilde ilişkilendirmiştir. 19941994 krizinde Hazine'nin faizleri düşürmek için borçlanma ihalelerini iptal etmesi, piyasada likidite fazlası yaratarak dövize hücuma neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
199020011990-2001 dönemi krizlerinin nedenlerini analiz edin.
19941994 krizi, yüksek Kamu Kesimi Borçlanma Gereği (KKBGKKBG) ve Hazine'nin faizleri yapay olarak düşürmek için ihaleleri iptal etmesiyle tetiklenmiştir.
Mali baskınlık ve yanlış borçlanma stratejileri döviz talebini patlatmıştır.
2
19991999 ve 20012001 programları arasındaki kur rejimi farkını belirleyin.
19991999 programı "döviz çıpasına" (crawlingcrawling pegpeg) dayanırken, 20012001 programı ile "dalgalı kur rejimine" geçilmiştir.
Çıpalı kur rejimi bankacılık sektöründeki kırılganlıklar ve spekülatif ataklar nedeniyle sürdürülemez hale gelmiştir.
3
20012001 sonrası yapısal reformları değerlendirin.
Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı kapsamında TCMBTCMB Kanunu değiştirilerek bankaya araç bağımsızlığı verilmiş ve kamu finansmanı disipline edilmiştir.
Para politikasının siyasi müdahaleden arındırılması ve bankacılık sektörünün rehabilitasyonu amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

1990-2001 Kriz Döngüsü ve Kur Rejimi Dönüşümü
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 73Soru

Türkiye ekonomisinde 19901990’lı yıllar boyunca uygulanan istikrar paketlerinin kronikleşen yüksek enflasyon ve bütçe açıklarını kalıcı olarak çözememesi, 20012001 yılında "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" (GEGPGEGP) adıyla yeni bir yapısal dönüşüm sürecini zorunlu kılmıştır.

Bu bağlamda, 20012001 GEGPGEGP'yi, kendisinden önceki 19941994 ve 19991999 istikrar paketlerinden ayıran en temel kurumsal ve operasyonel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası’na araç bağımsızlığının verilerek dalgalı kur rejimine geçilmesi

Cevap

Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nı önceki paketlerden ayıran temel fark, Merkez Bankası'na yasal olarak araç bağımsızlığının tanınması ve döviz kurunun piyasa koşullarında belirlendiği dalgalı kur rejimine geçilmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, 20012001 krizinden sonra uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nın (GEGPGEGP) en ayırt edici iki özelliğini belirtmektedir. Bu programla birlikte Şubat 20012001’de çöken sürünen çıpa sistemi yerine "dalgalı kur rejimi" kalıcı hale getirilmiş ve Mayıs 20012001’de yapılan yasal değişiklikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) araç bağımsızlığı verilerek para politikasının rasyonel bir zemine oturtulması hedeflenmiştir. Önceki istikrar paketlerinde (örneğin 19941994) bu düzeyde bir kurumsal bağımsızlık ve rejim değişikliği söz konusu değildi.

Adım Adım Çözüm

1
1994 ve 1999 programlarının kur rejimlerini incele
1994'te sabit/yönetilen kur, 1999'da ise çıpaya dayalı (crawling peg) kur rejimleri uygulanmıştır.
Krizlerin temelinde kur rejimlerinin sürdürülebilirliği sorunu yatmaktadır.
2
2001 GEGP'nin kurumsal değişikliklerini analiz et
Mayıs 2001'de TCMB Kanunu'nda yapılan değişiklikle bankanın fiyat istikrarını sağlama amacı netleşmiş ve araç bağımsızlığı yasal güvenceye alınmıştır.
Para politikasının siyasi etkilerden arındırılması hedeflenmiştir.
3
Yapısal farkı belirle
2001 GEGP, önceki paketlerin aksine sadece maliye odaklı değil, aynı zamanda bankacılık ve para politikası eksenli köklü kurumsal değişiklikler (dalgalı kur ve TCMB bağımsızlığı) getirmiştir.
Programın 'güçlü' olmasını sağlayan temel sütunlar bu bağımsızlık ve esnek kur rejimidir.

Anahtar Kavram

2001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve TCMB Bağımsızlığı

Daha Fazla Pratik

2001 krizi sonrasında Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığı ile örtük ve açık enflasyon hedeflemesi süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru

Türkiye ekonomisinde 20012001 krizi sonrası hayata geçirilen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı"nın en kritik kurumsal reformlarından biri olan TCMB Kanunu'ndaki (46514651 sayılı Kanun) değişiklikle, Merkez Bankası'nın kamu kesimiyle olan mali ilişkilerinde yasaklanan ve mali disiplini kurumsallaştırmayı amaçlayan uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası'nın Hazine ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına kredi açması ve bunların ihraç ettiği borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın alması

Cevap

Merkez Bankası'nın Hazine'ye kredi açmasının ve borçlanma senetlerini birincil piyasadan satın almasının yasaklanması.
Doğru cevap, Merkez Bankası'nın kamuya doğrudan kaynak aktarmasını engelleyen düzenlemedir. 46514651 sayılı Kanun ile TCMB'nin Hazine'ye ve diğer kamu kurumlarına kredi açması, birincil piyasadan borçlanma aracı alması kesin olarak yasaklanmıştır. Bu durum, 20022002 sonrası dönemde enflasyonla mücadelenin ve mali disiplinin en önemli kurumsal güvencesi olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 TCMB Kanunu değişikliğinin (46514651 sayılı Kanun) içeriğini analiz et.
Değişikliğin temel amacı bankaya araç bağımsızlığı kazandırmak ve fiyat istikrarını birincil hedef yapmaktır.
Mali disiplinin sağlanması için Merkez Bankası'nın kamu finansmanındaki rolünün kısıtlanması gerekir.
2
"Parasal finansman" (monetizasyon) kavramını ve engellenme biçimini değerlendir.
Hazine'nin borç senetlerinin doğrudan TCMB tarafından (birincil piyasadan) alınması veya doğrudan kredi verilmesi yasaklanmıştır.
Bu yasak, hükümetlerin bütçe açıklarını para basarak finanse etme imkanını ortadan kaldırır.
3
Seçenekler arasında bu yasal hükmü tam olarak karşılayan ifadeyi belirle.
Hazine'ye kredi açma ve birincil piyasadan kağıt alma yasağı en temel kısıtlamadır.
Bu düzenleme 20022002 sonrası dönemdeki düşük enflasyon ve mali disiplin sürecinin kurumsal temelidir.

Anahtar Kavram

Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Parasal Finansman Yasağı

İpuçları

1
20012001 reformları Merkez Bankası'nın hükümetin bütçe açıklarını finanse etmesini engellemeye odaklanmıştır.
2
Bu yasak, Hazine'nin ihraç ettiği kağıtların doğrudan Merkez Bankası tarafından alınmasını da kapsar.
3
Birincil piyasadan alım yasağı, bankanın bağımsızlığını koruyan en sert 'parasal finansman' kısıtlamasıdır.

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin araç bağımsızlığı ile amaç bağımsızlığı arasındaki farkı ve bu reformun enflasyon hedeflemesi rejimine geçişteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru

19471947-19501950 yılları arasında hazırlanan ve Türkiye'nin devletçilikten liberalizme geçiş sürecine fikri zemin hazırlayan Thornburg ve Barker Raporları'nda, Türkiye'nin ekonomik kalkınması için önerilen temel stratejilere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağır sanayi ve sermaye yoğunluklu büyük kamu yatırımlarının devlet eliyle hızlandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Cevap

Ağır sanayi ve sermaye yoğunluklu büyük kamu yatırımlarının devlet eliyle hızlandırılması gerektiğini savunan seçenek yanlıştır.
Thornburg ve Barker Raporları, Türkiye'nin 19301930'lu yıllarda uyguladığı devletçi ve ağır sanayi odaklı ithal ikameci modeli sert bir şekilde eleştirmiştir. Bu raporlar, Türkiye'nin sermaye ve teknik bilgi eksikliği nedeniyle ağır sanayi yerine tarım, madencilik ve hafif sanayi dallarına odaklanmasını, ulaştırmada ise demiryolları yerine karayollarına ağırlık verilmesini savunmuştur. Dolayısıyla, devletin ağır sanayi yatırımlarını hızlandırması gerektiği yönündeki ifade, raporların temel felsefesiyle tamamen çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Raporların bağlamını belirleme
19471947 Thornburg ve 19501950 Barker Raporları, II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'nin Batı blokuna entegrasyonu ve Marshall Yardımı çerçevesinde hazırlanmıştır.
Raporların hangi ideolojik ve siyasi ortamda hazırlandığını bilmek, önerilerini anlamak için kritiktir.
2
Raporların temel önerilerini analiz etme
Raporlar; tarım odaklı büyüme, karayolu yatırımları, özel sektörün teşviki ve devletin ekonomideki payının azaltılması (anti-devletçilik) ilkelerine dayanır.
Bu ilkeler, Demokrat Parti döneminin ekonomi politikalarının da temelini oluşturmuştur.
3
Yanlış olan seçeneği saptama
Ağır sanayi yatırımlarının devlet eliyle artırılması önerisi, 19301930'lu yılların 'Devletçilik' ve 'Sanayi Planları' dönemine aittir; liberal raporlar bu anlayışa karşıdır.
Liberalizme geçiş döneminde ağır sanayi yerine tarım ve hafif sanayi ön plana çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Thornburg ve Barker Raporları'nın Liberal Ekonomi Önerileri

İpuçları

1
Bu raporların hazırlandığı dönem (19471947-19501950), Türkiye'nin liberalleşme eğiliminde olduğu ve Marshall Yardımı aldığı dönemdir.
2
Raporlar, Türkiye'nin bir sanayi ülkesi olmasından ziyade tarım ve hammadde ihracatına dayalı bir yapıda kalmasını önermişlerdir.
3
19301930'lardaki Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın aksine, bu raporlar ağır sanayi yatırımlarına kesinlikle karşı çıkmıştır.

Daha Fazla Pratik

Demokrat Parti döneminde tarımsal makineleşmenin (traktör sayısı artışının) ekili alanlar ve kentleşme üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

19301930'lu yıllarda Türkiye'de devletçilik ilkesinin benimsenmesiyle birlikte hayata geçirilen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP) ve hazırlık süreci devam eden İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı (I˙BYSPİBYSP) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BBYSP'nin temel stratejisi, hammadde ihtiyacı ithalatla karşılanan lüks tüketim mallarının yerli üretimi yoluyla dış ticaret açığını kapatmaktır.

Cevap

BBYSP'nin temel stratejisi lüks mallar değil, hammaddesi yurt içinde olan temel tüketim mallarının üretilmesidir.
Doğru olmayan seçenek, lüks tüketim mallarına odaklanıldığını belirten ifadedir. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın temel felsefesi, ithal edilen temel ihtiyaç maddelerini (üç beyazlar: un, şeker, pamuklu dokuma) yerli imkânlarla üretmek ve bunu yaparken hammaddesi yurt içinde bulunan kaynakları kullanmaktır. Lüks tüketim malları bu dönemin önceliği değildir.

Adım Adım Çözüm

1
BBYSP'nin stratejik amacını değerlendir
Planın temel prensibi 'hammadde içerde, pazar içerde' ilkesidir.
Dışa bağımlılığı azaltmak için dokuma, şeker ve kâğıt gibi temel ihtiyaçlara odaklanılmıştır.
2
Planın niteliğini analiz et
BBYSP bir 'yatırım programı'dır.
19631963 sonrası başlayan Kalkınma Planları ile karıştırılmamalıdır; makroekonomik hedeflerden ziyade proje bazlıdır.
3
Finansal kaynakları kontrol et
İç kaynaklar esastır ancak Sovyet kredisi kullanılmıştır.
19341934 yılında Sovyetler Birliği ile yapılan anlaşma planın finansmanında kritik bir dış destek sağlamıştır.
4
İkinci Plan (I˙BYSPİBYSP) farkını belirle
Hedef tüketimden ara mallarına kaymıştır.
İlk planda başarılan temel üretimden sonra ağır sanayi ve madenciliğe geçiş hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

BBYSP Stratejisi ve Kurumsal Yapısı

İpuçları

1
Sanayi planlarının temel amacı döviz tasarrufu sağlamaktır; bu yüzden hammaddesi ülkede olan ürünler tercih edilir.
2
Birinci plan ile modern kalkınma planları arasındaki 'sektörel vs makro' ayrımına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Sümerbank'ın 'holding bankacılığı' modelinin sonraki dönemlerde KİT'lerin yapısını nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

Türkiye'de 196019801960-1980 yılları arasında uygulanan planlı kalkınma ve ithal ikameci sanayileşme stratejisi çerçevesinde, yerli üretimin korunması amacıyla yüksek gümrük duvarları ve kotalar uygulanmıştır. Bu stratejinin 'zor' aşamasına (dayanıklı tüketim ve ara mallar) geçildiğinde, sanayi üretiminin sürdürülebilmesi için ithal girdi ihtiyacı artmış ancak yeterli döviz geliri elde edilememiştir.

Buna göre, 19701970'li yılların sonunda Türkiye ekonomisinde yaşanan 'döviz darboğazı'nın temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayinin üretim yapısının ara malı ve sermaye malı ithalatına bağımlı bir nitelik kazanması

Cevap

Sanayinin üretim yapısının ara malı ve sermaye malı ithalatına bağımlı bir nitelik kazanması
Doğru cevap, sanayi üretiminin ara malı ve sermaye malı ithalatına bağımlı hale gelmesini vurgulayan seçenektir. İthal ikameci strateji, ithal edilen tüketim mallarını içeride üretmeyi başarmış olsa da bu üretim süreci için gerekli olan makinelerin ve ara malların dışarıdan alınması zorunluluğu, ekonomiyi yeni bir tür dışa bağımlılığa sürüklemiştir. İhracatın teşvik edilmediği ve döviz kurunun aşırı değerli tutulduğu bu yapıda, sanayi üretimi için gerekli döviz bulunamamış ve sistem 19701970'li yılların sonunda tıkanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İthal ikameci sanayileşme (İİS) stratejisinin mekanizmasını analiz etmek
İİS, daha önce ithal edilen tüketim mallarının yerli üretimini hedefler.
Stratejinin temel amacı dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli sanayiyi kurmaktır.
2
Stratejinin aşamalarını ve girdi ihtiyacını değerlendirmek
Tüketim mallarından ara ve sermaye mallarına geçildikçe sanayinin 'teknoloji ve ham madde' ithalatı ihtiyacı artar.
Yerli sanayi, montaj ve üretim için gerekli olan sermaye mallarını henüz içeride üretemediği için dışarıya muhtaç kalır.
3
Dış ticaret dengesi ve döviz gelirleri arasındaki ilişkiyi kurmak
İç piyasaya odaklanan ve ihracatı ihmal eden yapı, artan ithalat faturasını karşılayacak döviz üretemez.
Döviz girişi sınırlı kalırken girdi ithalatı zorunluluğu döviz darboğazına yol açar.

Anahtar Kavram

İthal İkameci Sanayileşme Tuzağı (Dışa Bağımlı Sanayileşme)

İpuçları

1
İthal ikameci modelin üretim yapabilmek için nelere ihtiyaç duyduğunu düşünün.
2
Sanayinin 'yerli' üretimi gerçekleştirmek için dışarıdan makine veya ham madde alıp almadığını sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

İthal ikameci stratejiden dışa açık büyüme modeline geçişi sağlayan 2424 Ocak 19801980 kararlarının temel gerekçelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

Türkiye'de 2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile temelleri atılan dışa açılma stratejisi, 19801980’li yılların ortalarına doğru ithalat rejiminde radikal bir değişikliği beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda, 19841984 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ve ithalatı yapılabilecek malların tek tek sayıldığı kısıtlayıcı yöntem yerine, sadece ithalatı yasaklanmış veya özel izne tabi malların belirtilerek bunlar dışındaki tüm ürünlerin ithalatının serbest bırakılmasını esas alan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif liste uygulaması

Cevap

Negatif liste uygulaması, yasaklanan mallar dışındaki tüm ürünlerin ithalatını serbest bırakarak Türkiye ekonomisinin dünya pazarlarıyla bütünleşmesini sağlayan temel düzenlemedir.
Negatif liste uygulaması, ithalat rejiminde 'yasaklanmamış her şey serbesttir' prensibini getirmiştir. Bu durum, 19801980 öncesindeki hantal bürokratik izin süreçlerini (pozitif liste) sonlandırarak dış ticareti liberalize etmiş ve ekonominin küresel rekabete açılmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin ithalat felsefesini analiz etme
Dışa açılma süreci, ithalat üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını gerektirir.
İthal ikameci modelden ihracata dayalı modele geçiş, hammadde ve ara malı ithalatının kolaylaşmasını zorunlu kılar.
2
Pozitif ve negatif liste kavramlarını karşılaştırma
Pozitif liste 'sadece izin verilenler', negatif liste ise 'sadece yasaklananlar' mantığına dayanır.
Negatif liste yöntemi, serbestinin kural, kısıtlamanın ise istisna olduğunu gösteren daha liberal bir yaklaşımdır.
3
Uygulama tarihini belirleme
Türkiye'de bu geçiş 19831983 sonu ve 19841984 yılı başında gerçekleşmiştir.
19801980 kararlarının ikinci aşaması olan radikal liberalleşme adımları bu dönemde yoğunlaşmıştır.

Anahtar Kavram

İthalat Liberalizasyonu ve Negatif Liste

İpuçları

1
İthalat rejimindeki bu değişiklik, kısıtlamanın istisna, serbestinin esas olduğu bir mantığa dayanır.
2
Düzenleme, listede sadece ithali yasaklanan (uyuşturucu, silah vb.) ürünlerin kalmasını sağlamıştır.
3
19841984 yılındaki bu geçiş, pozitif liste mantığının tam tersidir.

Daha Fazla Pratik

19801980 sonrası ihracat teşvikleri (vergi iadesi, düşük faizli kredi) konusuna çalışmak faydalı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru

19941994 krizinin ardından bankacılık sektöründe yaşanan güven kaybını durdurmak ve bankalardan nakit kaçışını önlemek amacıyla uygulamaya konulan, ancak ilerleyen yıllarda bankaların risk alma eğilimini artırarak sektörel kırılganlığı derinleştiren düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarruf mevduatlarına %100\%100 devlet güvencesi getirilmesi

Cevap

Tasarruf mevduatlarına %100\%100 devlet güvencesi getirilmesi
Doğru yanıt olan tasarruf mevduatlarına %100\%100 devlet güvencesi getirilmesi, 19941994 krizinin en karakteristik ve tartışmalı önlemlerinden biridir. Sistemsel bir çöküşü engellemek amacıyla başlatılan bu uygulama, bankaların risk yönetimini zayıflatarak sektörü 200020012000-2001 krizine karşı daha savunmasız hale getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
19941994 krizinin bankacılık sektörü üzerindeki etkisini analiz edin.
Nisan 19941994’te üç bankanın (TYTTYT Bank, İmpexbank ve Marmarabank) kapatılması, halkta diğer bankaların da batacağı korkusunu (bank run) yaratmıştır.
Mevduat sahiplerinin paralarını hızla çekmesi, sağlam bankaları dahi likidite krizine sokma riski taşımaktaydı.
2
Kriz sırasında alınan 'güven artırıcı' önlemi belirleyin.
Hükümet, finansal sistemin çökmesini engellemek için Mayıs 19941994’te bankalardaki tüm tasarruf mevduatlarını sınırsız (%100\%100) devlet garantisi altına almıştır.
Bu adımın amacı mudilerin paniğini durdurmak ve sistemdeki likidite kaçışını sona erdirmektir.
3
Uygulamanın orta ve uzun vadedeki olumsuz sonuçlarını değerlendirin.
Sınırsız garanti, 'ahlaki tehlike' (moral hazard) yaratarak bankaların mevduat toplarken piyasa disiplininden kopmasına ve yüksek riskli işlemlere (döviz açık pozisyonu gibi) yönelmesine neden olmuştur.
Mevduat sahipleri bankanın riskini denetleme gereği duymamış, bankacılar ise battıklarında faturanın devlete çıkacağını bildikleri için aşırı risk almışlardır.

Anahtar Kavram

Moral Hazard (Ahlaki Tehlike) ve Mevduat Güvencesi

İpuçları

1
Bu düzenleme, mevduat sahiplerinin paralarını bankalardan çekip yastık altına veya dövize yönelmesini engellemek için yapılmıştır.
2
Bankaların yüksek faiz vaadiyle denetimsizce para toplamasını kolaylaştıran bu uygulama, 'ahlaki tehlike' kavramıyla açıklanır.
3
Mayıs 19941994’te ilan edilen bu sınırsız garanti, ancak 20012001 krizi sonrası kademeli olarak sınırlandırılabilmiştir.

Daha Fazla Pratik

2001 krizi sonrası bankacılık sektöründe yapılan 'Yeniden Yapılandırma Programı' ve 'Kamu Bankalarının Rehabilitasyonu' süreçlerini inceleyerek bu garantinin nasıl sınırlandırıldığını öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru

Türkiye ekonomisinde 1994 yılının başlarında yaşanan döviz krizi, yüksek enflasyon ve sürdürülemez boyutlara ulaşan kamu bütçe açıklarına müdahale etmek amacıyla yürürlüğe konulan istikrar paketi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5 Nisan Kararları

Cevap

5 Nisan Kararları
5 Nisan Kararları, 1994 yılının başlarında yaşanan finansal krize tepki olarak; kamu harcamalarını kısmak, vergi gelirlerini artırmak, özelleştirmeleri hızlandırmak ve döviz piyasasında dengeyi sağlamak amacıyla yürürlüğe konulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem belirleme
1994 yılı
Soruda sorulan kriz ve paket 1990'lı yılların ortasına aittir.
2
Krizin nedenlerini analiz etme
Kamu bütçe açıkları ve döviz krizi
1994 krizinin temel tetikleyicisi sürdürülemez kamu finansmanıdır.
3
Paket ismini eşleştirme
5 Nisan Kararları
Tarihsel kronolojide 1994 krizine müdahale paketi bu isimle anılır.

Anahtar Kavram

1994 Ekonomik Krizi ve İstikrar Politikaları
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki
Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 4 | Examkin