Açık Ekonomi Makroiktisadı

120 soru

Soru 101Soru

Nisbi (Relatif) Satın Alma Gücü Paritesi'nin geçerli olduğu bir açık ekonomide; yerli ülkedeki yıllık enflasyon oranı %18\%18, dış ülkedeki yıllık enflasyon oranı ise %6\%6 olarak gerçekleşmiştir. Dönem başında nominal döviz kuru 11 birim yabancı para için 2020 birim yerli para (11 YP = 2020 TL) ise, pariteye göre dönem sonundaki nominal döviz kuru aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 22,422,4

Cevap

Dönem sonu nominal döviz kuru 22,422,4 birimdir.
Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi teorisine göre, nominal döviz kurundaki yüzde değişim, yerli ülkenin enflasyon oranı ile dış ülkenin enflasyon oranı arasındaki farka eşittir (%ΔE=πyerliπdis\% \Delta E = \pi_{yerli} - \pi_{dis}). Soru verilerine göre enflasyon farkı 186=1218 - 6 = 12 birimdir (yüzde bazında %12\%12). Bu durum yerli paranın yabancı para karşısında %12\%12 değer kaybetmesi gerektiği anlamına gelir. Başlangıç kuru 2020 olduğundan, yeni kur 20+(20×0,12)=22,420 + (20 \times 0,12) = 22,4 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Enflasyon farkının hesaplanması
%18%6=%12\%18 - \%6 = \%12
Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi'ne göre döviz kurundaki değişim oranı, ülkeler arası enflasyon farkı tarafından belirlenir.
2
Döviz kurundaki değişim yönünün belirlenmesi
Yerli paranın değer kaybı (Döviz kurunda artış)
Yerli enflasyon oranı dış enflasyondan yüksek olduğunda, yerli paranın satın alma gücünü koruyabilmesi için yabancı para karşısında değer kaybetmesi gerekir.
3
Yeni nominal döviz kurunun hesaplanması
20×(1+0,12)=22,420 \times (1 + 0,12) = 22,4
Başlangıç kuru olan 2020 birim, hesaplanan %12\%12'lik artış oranı ile güncellenir.

Anahtar Kavram

Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi Formülü: %ΔE=πhπf\% \Delta E = \pi_h - \pi_f

Daha Fazla Pratik

Bu veriler ışığında, reel döviz kurunun dönem sonundaki değerindeki değişim hakkında ne söylenebilir? (İpucu: PPP tam geçerli ise reel kur sabit kalmalıdır.)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru

Marshall-Lerner koşulunun ve J-Eğrisi analizinin birlikte ele alındığı bir dış ticaret modelinde; ulusal paranın devalüe edilmesinin hemen ardından dış ticaret bilançosunun iyileşmek yerine önce kötüleşmesi, esneklikler bağlamında aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracat ve ithalat talep esneklikleri toplamının kısa dönemde birden küçük olması (ex+em<1e_x + e_m < 1)

Cevap

İhracat ve ithalat talep esneklikleri toplamının kısa dönemde birden küçük olması (ex+em<1e_x + e_m < 1)
J-Eğrisi analizine göre, bir ülke parasını devalüe ettiğinde ithal mallar yerli para cinsinden anında pahalılaşır (fiyat etkisi). Ancak tüketicilerin ve firmaların ithalatı azaltıp ihracatı artırmaları (miktar etkisi) esnekliklerin düşüklüğü nedeniyle zaman alır. Bu 'zaman gecikmesi' süresince ihracat ve ithalat talep esneklikleri toplamı birden küçük kaldığı için (ex+em<1e_x + e_m < 1) dış ticaret bilançosu başlangıçta kötüleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Marshall-Lerner koşulunu tanımlayın.
Koşul, devalüasyonun dış ticaret dengesini iyileştirmesi için ex+em>1e_x + e_m > 1 olması gerektiğini belirtir.
Analizin matematiksel temelini oluşturmak için.
2
J-Eğrisi'nin kısa dönem (ilk aşama) etkisini analiz edin.
Devalüasyon sonrası fiyatlar (ithalat pahalılaşması) hemen değişirken, tüketicilerin miktarları ayarlaması zaman alır.
Fiyat etkisi ile miktar etkisi arasındaki zaman farkını anlamak için.
3
Esneklik değerleri ile bilanço sonucunu ilişkilendirin.
Kısa dönemde esneklikler düşüktür (ex+em<1e_x + e_m < 1). Bu nedenle fiyat etkisi baskın çıkar ve dış ticaret bilançosu başlangıçta bozulur.
J-Eğrisi'nin neden dip yaptığını esneklik koşuluyla açıklamak için.

Anahtar Kavram

J-Eğrisi ve Kısa Dönemli Esneklik Eksikliği

Daha Fazla Pratik

Devalüasyonun uzun dönemde başarılı olması için miktar etkisinin fiyat etkisini ne zaman dengelediğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 103Soru

Bir ülkenin ekonomi yönetimi, yerli üreticilerin dış pazarlardaki uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla reel döviz kurunun (qq) bir yıl içerisinde %5\%5 oranında yükselmesini hedeflemektedir. Söz konusu dönemde yurt içi enflasyon oranının %20\%20, dış dünya enflasyon oranının ise %5\%5 olarak gerçekleşeceği öngörüldüğüne göre, hedeflenen rekabet gücü artışının sağlanabilmesi için nominal döviz kurundaki (EE, yerli para/yabancı para) değişim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %20\%20 oranında artmalıdır.

Cevap

Hedeflenen %5\%5'lik rekabet gücü artışını sağlamak için nominal döviz kuru %20\%20 oranında artmalıdır.
Reel döviz kurundaki yüzdesel değişim; nominal kurdaki değişim ile dış enflasyonun toplamından yurt içi enflasyonun çıkarılmasıyla bulunur. Soruda rekabet gücünün (reel kurun) %5\%5 artması istenmektedir. Yurt içi enflasyon (%20\%20) ile dış enflasyon (%5\%5) arasındaki fark %15\%15'tir. Rekabet gücünün değişmemesi için nominal kurun bu fark kadar, yani %15\%15 artması gerekirdi. Ancak rekabet gücünde ekstra %5\%5 artış hedeflendiği için nominal kurun %15+%5=%20\%15 + \%5 = \%20 oranında artması şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Reel döviz kuru değişim formülünü belirleme
%Δq=%ΔE+%ΔP%ΔP\% \Delta q = \% \Delta E + \% \Delta P^* - \% \Delta P
Reel döviz kuru (qq); nominal kur (EE), dış fiyatlar (PP^*) ve yurt içi fiyatlar (PP) arasındaki ilişkiyi yüzdesel değişimler üzerinden açıklar.
2
Verilen değerleri formüle yerleştirme
%5=%ΔE+%5%20\%5 = \% \Delta E + \%5 - \%20
Soruda verilen hedef reel kur artışı (%5\%5), dış enflasyon (%5\%5) ve iç enflasyon (%20\%20) değerleri denkleme dahil edilir.
3
Nominal kur değişimini (%ΔE\% \Delta E) hesaplama
%5=%ΔE%15%ΔE=%20\%5 = \% \Delta E - \%15 \Rightarrow \% \Delta E = \%20
Denklem çözüldüğünde, nominal kurun hem enflasyon farkını kapatması hem de ek rekabet gücü sağlaması gerektiği bulunur.

Anahtar Kavram

Reel Döviz Kuru ve Uluslararası Rekabet Gücü İlişkisi

İpuçları

1
Reel döviz kuru artışı, yerli mallarının yabancı mallar karşısında ucuzlaması ve rekabet gücünün artması anlamına gelir.
2
Formülü hatırla: %Δq=%ΔE+(ππ)\% \Delta q = \% \Delta E + (\pi^* - \pi). Burada π\pi^* dış enflasyon, π\pi ise iç enflasyondur.
3
Hedeflenen %5\%5 artışı sol tarafa koyup nominal kur değişimini yalnız bırakmalısın.

Daha Fazla Pratik

Eğer nominal kur sabit kalsaydı (sabit kur rejimi), rekabet gücündeki değişim ne olurdu?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 104Soru

Sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı ve sermaye hareketliliğinin düşük olduğu (BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olduğu) küçük açık bir ekonomide, genişlemeci bir maliye politikası izlenmesi durumunda ortaya çıkacak kısa dönemli uyum süreci ve döviz rezervlerindeki değişim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranlarındaki artışa rağmen sermaye girişlerinin yetersiz kalması nedeniyle ödemeler dengesi açık verir ve Merkez Bankası rezervleri azalır.

Cevap

Sermaye hareketliliğinin düşük olduğu sabit kur sisteminde, genişlemeci maliye politikası sonucu faizler yükselse de sermaye girişleri sınırlı kalır; artan ithalat nedeniyle oluşan dış ticaret açığı ödemeler dengesini bozar ve döviz rezervlerinin azalmasına yol açar.
Doğru seçenek, Mundell-Fleming modelinde düşük sermaye hareketliliği varsayımı altında sabit kur rejimindeki işleyişi tam olarak açıklamaktadır. Hükümet harcamaları arttığında gelir düzeyi artarak ithalatı tetikler. Aynı zamanda faiz oranları da yükselir ancak sermaye hareketliliği düşük olduğu için faiz artışına tepki olarak gelen yabancı sermaye, ithalatın yarattığı döviz ihtiyacını kapatmaya yetmez. Bu durum döviz piyasasında bir açık oluşturur ve Merkez Bankası kuru sabit tutmak için rezervlerinden döviz satmak zorunda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika şokunu tanımlama
ISIS eğrisi sağa kayar.
Genişlemeci maliye politikası (kamu harcamalarında artış) mal piyasasında talebi artırır.
2
Kısa dönemli iç dengeyi belirleme
YY (Hasıla) ve ii (Faiz oranı) artar.
ISLMIS-LM kesişim noktası daha yüksek bir gelir ve faiz düzeyine taşınır.
3
Dış denge durumunu analiz etme
Ödemeler dengesi açık verir (BP<0BP < 0).
Sermaye hareketliliği düşük (BPBP dik) olduğu için, faiz artışının çektiği sermaye, gelir artışının neden olduğu ithalat artışını (cari açığı) karşılayamaz.
4
Merkez Bankası müdahalesi ve nihai sonuç
Döviz rezervleri azalır ve para arzı daralır.
Sabit kur rejiminde ödemeler dengesi açığı (döviz talebi > döviz arzı) durumunda Merkez Bankası döviz satıp yerli para satın alarak kuru sabit tutar.

Anahtar Kavram

Sabit Kurda Düşük Sermaye Hareketliliği ve Maliye Politikası

İpuçları

1
Mundell-Fleming modelinde BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olması, sermaye hareketliliğinin ithalat değişimine göre daha az duyarlı olduğunu gösterir.
2
Genişlemeci maliye politikası ISIS eğrisini sağa kaydırarak hem geliri hem de faizi artırır; ancak gelir artışının ithalat üzerindeki etkisi, faiz artışının sermaye çekme etkisinden daha büyüktür.

Daha Fazla Pratik

Sermaye hareketliliğinin tam olduğu (yatay BPBP) durumunda maliye politikasının etkinliğini esnek kur rejimi ile karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 105Soru

Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu El Kitabı'nın (BPM6BPM6) güncel standartları uyarınca; bir ekonomiye yurt dışındaki bir uluslararası kuruluş tarafından, belirli bir baraj inşaatı projesinin finansmanında kullanılmak üzere sağlanan nakdi yatırım hibesi, ödemeler dengesi bilançosunun hangi kalemi altında kaydedilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye Hesabı

Cevap

Sermaye Hesabı (Sermaye Transferleri kapsamında)
Doğru seçenek, işlemin niteliğini sermaye transferi olarak tanımlamaktadır. BPM6BPM6 standartlarına göre, sabit sermaye oluşumu ile doğrudan ilişkili olan hibe ve yardımlar 'sermaye transferi' olarak kabul edilir ve ödemeler dengesinin 'Sermaye Hesabı' (Capital Account) kalemine kaydedilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle
İşlem, bir altyapı yatırımı için sağlanan karşılıksız bir nakdi hibedir.
Yatırım amaçlı (sabit sermaye oluşumuna yönelik) karşılıksız işlemler, cari transferlerden ayrılmalıdır.
2
BPM6 sınıflandırma kurallarını uygula
Tüketim amaçlı transferler 'İkincil Gelir' (Cari İşlemler) altında, yatırım amaçlı transferler 'Sermaye Hesabı' altında yer alır.
Sermaye Hesabı, üretilmeyen finansal olmayan varlıkların edinimini ve sermaye transferlerini kapsar.

Anahtar Kavram

Sermaye Transferleri ve Sermaye Hesabı
Soru 106Soru

Mundell-Fleming modelinin varsayımları altında, sermaye hareketliliğinin düşük olduğu (BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olduğu) küçük bir açık ekonomide; esnek döviz kuru rejimi altında uygulanan genişletici bir maliye politikasının hasıla üzerindeki nihai etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasıla düzeyi artar ve bu artış, aynı politika değişikliğinin sabit döviz kuru rejimi altında yaratacağı hasıla artışından daha büyüktür.

Cevap

Hasıla düzeyi artar ve bu artış, aynı politika değişikliğinin sabit döviz kuru rejimi altında yaratacağı hasıla artışından daha büyüktür.
Doğru yanıt, sermaye hareketliliğinin düşük olduğu senaryoda esnek kur rejiminde maliye politikasının hasıla üzerindeki etkisinin, sabit kur rejimine göre daha güçlü olduğunu belirtmektedir. Bunun temel nedeni, düşük sermaye hareketliliğinde kamu harcaması artışının ödemeler dengesi açığı yaratmasıdır. Esnek kurda bu açık yerli paranın değer kaybetmesine (depresyasyon) yol açarak net ihracatı artırır ve hasıla artışını pekiştirir. Oysa sabit kurda aynı açık, merkez bankasının kuru tutmak için döviz satıp piyasadan yerli para çekmesine (para arzı azalışı) neden olur, bu da faizleri daha da yükselterek hasıla artışını kısıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç etkisini belirlemek
ISIS eğrisi sağa kayar (IS0IS1IS_0 \rightarrow IS_1), faiz (ii) ve hasıla (YY) artar.
Kamu harcamalarındaki artış toplam talebi ve dolayısıyla mal piyasası dengesini sağa kaydırır.
2
Ödemeler dengesi konumunu analiz etmek
Yeni ISLMIS-LM kesişimi, dik olan BPBP eğrisinin altında kalır (Ödemeler dengesi açığı).
Sermaye hareketliliği düşük olduğunda, hasıla artışının yarattığı ithalat artışı (döviz talebi), faiz artışının yarattığı sermaye girişinden (döviz arzı) daha baskındır.
3
Esnek kur mekanizmasını uygulamak
Ödemeler dengesi açığı nedeniyle yerli para değer kaybeder (Nominal döviz kuru EE artar).
Döviz talebinin arzdan fazla olması piyasada döviz fiyatını yükseltir ve yerli paranın değerini düşürür.
4
İkincil etkileri değerlendirmek
NXNX artar, ISIS eğrisi daha da sağa (IS2IS_2) ve BPBP eğrisi sağa kayar.
Yerli paranın değer kaybı reel döviz kurunu artırarak rekabet gücünü yükseltir ve net ihracatı (NXNX) teşvik eder.
5
Rejimler arası karşılaştırma yapmak
Hasıla artışı, sabit kur rejimindeki (daraltıcı para arzı etkisi olan) durumdan daha büyük olur.
Sabit kurda aynı açık para arzını azaltırken, esnek kurda net ihracatı artırarak genişletici etki yapar.

Anahtar Kavram

Esnek Kurda Düşük Sermaye Hareketliliği ve Maliye Politikası

İpuçları

1
Sermaye hareketliliğinin düşük olması, BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olduğu anlamına gelir.
2
BPBP eğrisinin dik olduğu durumda, ISIS sağa kaydığında oluşan yeni denge noktası ödemeler dengesi açığı bölgesindedir.
3
Esnek kurda ödemeler dengesi açığı yerli paranın değerini düşürür; bu durum net ihracatı artırarak hasıla artışına ek katkı sağlar.

Daha Fazla Pratik

Aynı senaryoda sermaye hareketliliğinin yüksek (BP'nin LM'den daha yatık olduğu) durumdaki politika etkinliğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 107Soru

Mundell-Fleming modeli varsayımları altında, sabit döviz kuru rejimini benimsemiş küçük açık bir ekonomide, sermaye hareketliliğinin derecesi ile genişlemeci maliye politikasının toplam hasıla (YY) üzerindeki etkinliği arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye hareketliliği arttıkça (BPBP eğrisi yatıklaştıkça), maliye politikasının hasıla üzerindeki genişletici etkisi de artar; çünkü faiz oranındaki yükselmeye tepki olarak gerçekleşen sermaye girişi ve buna bağlı para arzı artışı daha büyük olur.

Cevap

Sermaye hareketliliği arttıkça maliye politikasının hasıla üzerindeki genişletici etkisinin de artacağı ifadesi doğrudur; çünkü sermaye girişi ve buna bağlı para arzı artışı daha büyük olur.
Doğru yanıt, sermaye hareketliliği ile maliye politikasının etkinliği arasındaki pozitif korelasyonu açıklar. Sabit kur sisteminde genişlemeci maliye politikası faizleri yükseltir; sermaye ne kadar hareketliyse ülkeye o kadar çok döviz girer. Merkez Bankası kuru sabit tutmak için bu dövizleri alıp piyasaya yerli para sürer. Dolayısıyla, sermaye hareketliliği arttıkça para arzındaki genişleme ve hasıla artışı daha büyük olur.

Adım Adım Çözüm

1
Politika Başlangıcının Analizi
ISIS eğrisi sağa kayar, YY ve rr artar.
Genişlemeci maliye politikası (kamu harcaması artışı gibi) toplam talebi ve para talebini artırır.
2
Sermaye Hareketliliği ve Ödemeler Bilançosu (BPBP) İlişkisi
Sermaye hareketliliği arttıkça (BPBP yatıklaştıkça), r>rr > r^* durumu daha büyük bir sermaye girişi yaratır.
Yüksek sermaye hareketliliği, faiz duyarlılığının yüksek olması nedeniyle küçük faiz farklarında bile büyük sermaye akımlarına yol açar.
3
Merkez Bankası Müdahalesi
Merkez Bankası döviz alıp yerli para satar, para arzı (MSMS) artar ve LMLM sağa kayar.
Sabit kur rejiminde, sermaye girişi sonucu yerli paranın değerlenmesini önlemek için Merkez Bankası piyasadan döviz çekmek zorundadır.
4
Nihai Hasıla Etkisi
Para arzındaki genişleme, hasıla artışını başlangıçtaki ISIS kaymasının ötesine taşır.
Sermaye hareketliliği ne kadar fazlaysa, para arzı o kadar çok artar ve maliye politikasının hasıla üzerindeki etkisi o kadar güçlü olur.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming Modelinde Sabit Kur ve Sermaye Hareketliliği Etkinliği

İpuçları

1
Sabit kur sisteminde para arzının Merkez Bankası'nın döviz müdahalelerine bağlı olarak değiştiğini hatırlayın.
2
Sermaye hareketliliği arttıkça BPBP eğrisinin yatıklaştığını ve faizlerdeki küçük bir artışın büyük sermaye akımlarına yol açtığını düşünün.
3
Sermaye girişinin yoğun olduğu bir durumda Merkez Bankası'nın kuru korumak için piyasaya TL sürüp sürmeyeceğine ve bunun hasılayı nasıl etkileyeceğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Esnek döviz kuru rejiminde sermaye hareketliliği ile maliye politikası etkinliği arasındaki ters ilişkiyi inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafiksel olarak, ISIS eğrisini sağa kaydırdığınızda yeni dengenin BPBP eğrisinin neresinde kaldığına bakın. Eğer denge BPBP'nin üzerindeyse (fazla), LMLM sağa; altındaysa (açık), LMLM sola kayar. BPBP ne kadar yatıksa fazlanın ve dolayısıyla LMLM'deki sağa kaymanın o kadar büyük olacağını göreceksiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru

Açık bir ekonomide ulusal paranın devalüe edilmesini takip eden süreçte, dış ticaret dengesinin önce bozulup belirli bir süre geçtikten sonra iyileşmeye başlaması 'J-Eğrisi' olarak adlandırılmaktadır. Marshall-Lerner koşulunun uzun dönemde geçerli olduğu varsayıldığında, devalüasyonun hemen ardından ticaret bilançosunun bozulmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısa dönemde ithalat ve ihracat miktar esnekliklerinin toplamının birden küçük olması nedeniyle fiyat etkisinin miktar etkisinden daha güçlü olması

Cevap

Devalüasyonun ardından ticaret bilançosunun başlangıçta bozulmasının nedeni, kısa dönemde dış ticaret esnekliklerinin düşük olması sebebiyle fiyat etkisinin miktar etkisine baskın gelmesidir.
Dış ticaret dengesinde devalüasyon sonrası gözlenen J-Eğrisi etkisi, kısa dönemde esnekliklerin (ihracat ve ithalat talep esneklikleri) toplamının birden küçük olmasıyla açıklanır. Bu aşamada, ithal malların yerli para cinsinden fiyatı yükseldiği için (fiyat etkisi) dış ticaret giderleri artar; ancak miktar bazında ithalatın azalması ve ihracatın artması (miktar etkisi) zaman aldığı için bilanço başlangıçta bozulur.

Adım Adım Çözüm

1
Marshall-Lerner koşulunu tanımla
ex+em>1e_x + e_m > 1 koşulu sağlanmalıdır.
Devalüasyonun ticaret bilançosunu iyileştirmesi için miktar tepkilerinin yeterli olması gerekir.
2
Zaman gecikmelerini analiz et
Kısa dönemde ex+em<1e_x + e_m < 1 durumunun ortaya çıkması.
Tüketici ve üreticilerin yeni fiyatlara uyum sağlaması ve sözleşmelerin yenilenmesi zaman alır.
3
Fiyat ve miktar etkilerini karşılaştır
Fiyat etkisi > Miktar etkisi.
İthal malların yerli para cinsinden pahalılaşması (fiyat etkisi) hemen gerçekleşirken, ithalat ve ihracat miktarlarındaki değişim (miktar etkisi) gecikmeli olur.
4
J-Eğrisi sonucunu belirle
Ticaret bilançosunda başlangıçta açık oluşur.
Fiyat etkisinin baskınlığı nedeniyle toplam harcamalar artar, miktar uyumu arttıkça bilanço düzelir.

Anahtar Kavram

J-Eğrisi Etkisi ve Marshall-Lerner Koşulu

Daha Fazla Pratik

Marshall-Lerner koşulunun sağlandığı ancak sermaye hareketliliğinin tam olduğu bir durumda Mundell-Fleming modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 109Soru

Swan Diyagramı (İç ve Dış Denge Analizi) modeline göre; bir ekonomide toplam harcamaların üretim kapasitesini aşarak enflasyonist baskı yarattığı, aynı zamanda dış ticaret dengesinin fazla verdiği bir konjonktürde (Bölge I), hem iç hem de dış dengeyi aynı anda sağlamak için uygulanması gereken en uygun politika bileşimi aşağıdagilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harcama azaltıcı politikalar ile birlikte yerli paranın revalüe edilmesi

Cevap

Harcama azaltıcı politikalar ile birlikte yerli paranın revalüe edilmesi
Swan Diyagramı'nda Bölge I, ekonominin hem iç dengenin (enflasyon) hem de dış dengenin (fazla) üzerinde olduğu alanı temsil eder. Bu bölgeden denge noktasına ulaşmak için yurtiçi harcamaların kısılarak enflasyonun düşürülmesi (harcama azaltıcı politika) ve yerli paranın değerinin artırılarak (revalüasyon) dış fazlanın eritilmesi (harcama kaydırıcı politika) gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik dengesizlikleri tanımla
İç dengesizlik: Enflasyon (Aşırı talep), Dış dengesizlik: Ödemeler bilançosu fazlası
Soruda belirtilen Bölge I koşulları bu iki durumu ifade eder.
2
İç denge için gerekli harcama değiştirici politikayı belirle
Harcama azaltıcı (daraltıcı) maliye ve para politikaları
Enflasyonu önlemek için toplam harcama düzeyinin düşürülmesi gerekir.
3
Dış denge için gerekli harcama kaydırıcı politikayı belirle
Yerli paranın değerinin artırılması (revalüasyon)
Dış fazlayı azaltmak için ihracatı pahalılaştırıp ithalatı ucuzlatarak rekabet gücünü düşürmek gerekir.

Anahtar Kavram

Harcama değiştirici ve harcama kaydırıcı politikaların optimal bileşimi

Daha Fazla Pratik

Swan Diyagramı'nda Bölge III (İşsizlik + Dış Açık) için gerekli politika setini çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 110Soru

Swan Diyagramı (İç ve Dış Denge Analizi) modeline göre; bir ekonomide toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini aşarak enflasyonist baskı yarattığı, aynı zamanda ödemeler bilançosunun açık verdiği bir durumda; hem iç hem de dış dengeyi aynı anda sağlamak için uygulanması gereken politika bileşimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harcama azaltıcı politikalar ve devalüasyon

Cevap

Ekonomide hem enflasyon hem de dış açık varsa, harcama azaltıcı politikalar ile harcama kaydırıcı (devalüasyon) politikalar birlikte uygulanmalıdır.
Swan Diyagramı'na göre, ekonominin genel dengeden saptığı durumlarda iç denge (tam istihdam) için harcama değiştirici (para/maliye), dış denge için ise harcama kaydırıcı (kur) politikalar kullanılır. Enflasyon ve dış açık durumunda harcamalar kısılmalı ve devalüasyon yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İç denge ihtiyacını belirleme
Enflasyonist baskı durumunda toplam harcamaların (AA) azaltılması gerekmektedir (Harcama azaltıcı politikalar).
Toplam harcamalar tam istihdam kapasitesini aştığında talep yönlü enflasyon oluşur.
2
Dış denge ihtiyacını belirleme
Ödemeler bilançosu açığı durumunda yerli mallara olan talebi artıracak bir kur ayarlaması gerekmektedir (Harcama kaydırıcı politikalar).
Devalüasyon, ithal malları pahalılaştırıp ihracatı ucuzlatarak dış açığı kapatmaya yardımcı olur.
3
Politika bileşimini oluşturma
Harcama azaltıcı (maliye/para politikası) + Devalüasyon bileşimi seçilmelidir.
Swan diyagramında bu durum 2. bölgeye karşılık gelir ve her iki hedefe ulaşmak için bu mix zorunludur.

Anahtar Kavram

Swan Diyagramı Politika Karmaşası

Daha Fazla Pratik

İşsizlik ve dış ticaret fazlası (Bölge 4) durumunda uygulanması gereken politikaları Swan diyagramı üzerinde analiz ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 111Soru

Küçük açık bir ekonomide, Mundell-Fleming modeli varsayımları altında tam sermaye hareketliliği (BPBP eğrisinin yatay olması) ve sabit döviz kuru rejimi geçerlidir. Hükümetin dış ticaret dengesini iyileştirmek amacıyla ulusal parayı devalüe etmesi durumunda, ekonominin yeni dengeye ulaşma süreci ve nihai sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devalüasyon net ihracatı artırarak ISIS eğrisini sağa kaydırır; oluşan ödemeler bilançosu fazlası nedeniyle merkez bankası döviz satın alarak piyasaya yerli para sürer ve artan para arzı ile gelir düzeyi yükselir.

Cevap

Devalüasyon, net ihracatı artırarak ISIS eğrisini sağa kaydırır; bu süreçte oluşan ödemeler bilançosu fazlası merkez bankasının döviz alarak para arzını artırmasına neden olur ve nihai gelir düzeyi yükselir.
Devalüasyon, reel döviz kurunu yükselterek yerli malların rekabet gücünü artırır ve Marshall-Lerner koşulu geçerliyse net ihracatı, dolayısıyla toplam talebi (ISIS eğrisini) artırır. Artan gelir düzeyi faizler üzerinde yukarı yönlü baskı kurar (i>ii > i^*). Tam sermaye hareketliliği altında bu durum ülkeye yoğun sermaye girişine neden olur. Sabit kur rejimini sürdürmek isteyen merkez bankası, döviz kurunun düşmesini engellemek için piyasadaki döviz fazlasını satın alır. Bu işlem piyasadaki yerli para miktarını (para arzını) artırarak LMLM eğrisini sağa kaydırır. Sonuçta ekonomi, hem mal piyasası hem de para piyasası genişlemesiyle daha yüksek bir çıktı düzeyinde dengeye ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Devalüasyonun mal piyasası üzerindeki etkisinin analizi
ISIS eğrisi sağa kayar.
Devalüasyon yerli malları ucuzlatıp yabancı malları pahalılaştırarak (qq \uparrow) net ihracatı (NXNX) artırır.
2
Faiz oranları ve sermaye hareketliliğinin değerlendirilmesi
i>ii > i^* baskısı ve sermaye girişi oluşur.
ISIS sağa kaydığında yerli faiz oranı dünya faiz oranının üzerine çıkar, bu da yoğun sermaye girişine ve ödemeler bilançosu fazlasına yol açar.
3
Merkez Bankası müdahalesinin belirlenmesi
Merkez Bankası döviz satın alır, para arzı (MM) artar ve LMLM sağa kayar.
Sabit kur rejiminde merkez bankası döviz kurunun yeni belirlenen seviyede sabit kalması için piyasadaki döviz fazlasını satın almalı ve karşılığında yerli para sürmelidir.
4
Nihai dengenin tespiti
YY artar, i=ii = i^* olur.
Süreç, yerli faiz oranı tekrar dünya faiz oranına eşitlenene kadar devam eder ve ekonomi daha yüksek bir üretim seviyesinde dengeye gelir.

Anahtar Kavram

Sabit kur rejiminde devalüasyon, para arzını içsel olarak artıran genişletici bir politika aracı gibi çalışır.

İpuçları

1
Devalüasyonun ilk olarak hangi eğriyi (ISIS, LMLM veya BPBP) ve hangi yöne kaydıracağını düşünün.
2
Sabit kurda para arzının neden içsel olduğunu ve ödemeler bilançosu fazlasının para arzını nasıl etkilediğini hatırlayın.
3
Devalüasyon \rightarrow NXNX \uparrow \rightarrow ISIS sağa \rightarrow i>ii > i^* \rightarrow Sermaye girişi \rightarrow MB döviz alır \rightarrow MM \uparrow \rightarrow LMLM sağa \rightarrow YY \uparrow zincirini takip edin.

Daha Fazla Pratik

Aynı senaryoyu sermaye hareketliliğinin sıfır olduğu (BPBP dikey) durum için analiz ederek devalüasyonun etkinliğini karşılaştırın.

Alternatif Yöntem

Grafiksel olarak; ISIS eğrisini sağa kaydırın. ISIS ve LMLM'in yeni kesişim noktasının yatay BPBP eğrisinin üzerinde olduğunu göreceksiniz. BPBP üzerindeki her nokta ödemeler bilançosu fazlasını temsil eder. Fazla durumunda MB döviz alıp para bastığına göre LMLM eğrisini, yeni ISIS ve yatay BPBP ile çakışana kadar sağa kaydırarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 112Soru

Uluslararası makroiktisat yazınında sabit döviz kuru sistemlerinin sürdürülebilirliği üzerine geliştirilen İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modelleri (Obstfeld Modeli), krizin ortaya çıkış mekanizması açısından Birinci Kuşak Modellerden (Krugman-Flood-Garber) hangi temel özelliği ile ayrılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Krizin, piyasa aktörlerinin beklentileri ile hükümetin kuru savunma maliyeti (işsizlik, faiz yükü vb.) arasındaki etkileşime dayalı, "kendini doğrulayan" (self-fulfilling) çoklu denge yapısında açıklanması

Cevap

İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modelleri, krizleri hükümetin kuru savunma maliyeti ile spekülatif beklentiler arasındaki etkileşime dayalı 'kendini doğrulayan' (self-fulfilling) ve çoklu denge içeren bir yapı ile açıklar.
İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modellerinde (Obstfeld), krizin çıkışı piyasadaki aktörlerin devalüasyon beklentisi ile kamu otoritesinin bu pariteyi savunmak için katlanması gereken ekonomik ve sosyal maliyetler (işsizlik, büyüme kaybı, borç servisi) arasındaki etkileşime dayanır. Eğer beklentiler olumsuza dönerse, kuru savunmak imkansız hale gelebilir ve bu durum 'kendini gerçekleştiren kehanet' (self-fulfilling prophecy) olarak adlandırılan çoklu denge durumuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin Kurumsal Çerçevesini Belirleme
Obstfeld Modeli, sabit kurun sürdürülebilirliğini hükümetin bir optimizasyon problemi olarak ele alır.
Birinci kuşak modellerdeki 'kaçınılmaz çöküş' yerine, hükümetin kur paritesini savunup savunmama konusundaki stratejik tercihi incelenmelidir.
2
Maliyet ve Fayda Analizi Yapma
Hükümet, kuru savunmanın maliyeti (yüksek faiz oranları, artan işsizlik, kamu borç yükü) ile pariteyi bırakmanın maliyeti (itibar kaybı, enflasyonist baskı) arasında bir denge kurar.
Spekülatif atakların başarılı olması, hükümetin savunma maliyetinin katlanılamaz seviyeye gelmesine bağlıdır.
3
Beklentilerin Rolünü Analiz Etme
Eğer piyasa aktörleri devalüasyon bekliyorsa, kuru savunmak için gereken faiz artışı daha yüksek olur ve bu da hükümetin savunma maliyetini artırır.
Beklentiler (spekülasyon) hükümetin kararını etkileyerek krizin 'kendini doğrulamasına' yol açar (Multiple Equilibria).
4
Birinci Kuşak ile Karşılaştırma
Birinci kuşak modellerde kriz 'temel makroekonomik değişkenlerin tutarsızlığı' (bütçe açığı vb.) nedeniyle deterministik iken, İkinci kuşakta kriz 'beklentilere dayalı olasılıksal' bir süreçtir.
İkinci kuşak modeller, makro ekonomik temellerin (fundamentals) makul olduğu durumlarda bile kriz çıkabileceğini açıklar.

Anahtar Kavram

İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modeli (Obstfeld)

İpuçları

1
Birinci kuşak modellerde kriz 'kaçınılmaz bir kader' gibidir; İkinci kuşakta ise hükümetin bir tercihi söz konusudur.
2
Obstfeld modelinde hükümet, faiz oranlarını artırarak kuru savunmanın işsizlik üzerindeki maliyetini hesaplar.
3
'Kendini doğrulayan' (self-fulfilling) ifadesi, piyasa beklentilerinin bizzat krizin nedeni olabileceği anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Üçüncü Kuşak Spekülatif Atak Modelleri ile 1997 Asya Krizinin bilanço etkilerini inceleyen çalışmaları karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 113Soru

Dışa açık bir ekonomide marjinal tüketim eğilimi (cc) 0,800,80 ve gelir vergisi oranı (tt) 0,250,25 olarak belirlenmiştir. Bu ekonomide otonom ihracat harcamalarında meydana gelen 300300 birimlik bir artışın, denge milli gelir düzeyini 600600 birim artırması için marjinal ithalat eğiliminin (mm) kaç olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0,100,10

Cevap

Marjinal ithalat eğilimi (mm) 0,100,10 olmalıdır.
Dış ticaret çarpanı, milli gelirdeki değişimin (ΔY=600\Delta Y = 600) ihracattaki değişime (ΔX=300\Delta X = 300) bölünmesiyle 22 olarak bulunur. Vergili bir ekonomide çarpan formülü k=1/[1c(1t)+m]k = 1 / [1 - c(1 - t) + m] şeklindedir. Verilen c=0,80c=0,80 ve t=0,25t=0,25 değerleri yerine konulduğunda 10,80(0,75)=0,401 - 0,80(0,75) = 0,40 sonucuna ulaşılır. 1/(0,40+m)=21 / (0,40 + m) = 2 denklemi çözüldüğünde marjinal ithalat eğilimi (mm) 0,100,10 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret çarpanının (kk) değerini hesaplamak
k=ΔY/ΔX=600/300=2k = \Delta Y / \Delta X = 600 / 300 = 2
Milli gelirdeki toplam değişimin otonom harcama değişimine oranı çarpan katsayısını verir.
2
Vergi oranının dahil olduğu dış ticaret çarpanı formülünü yazmak
k=11c(1t)+mk = \frac{1}{1 - c(1 - t) + m}
Dışa açık ve vergili bir ekonomide harcama sızıntıları tasarruf (ss), vergi (tt) ve ithalat (mm) kanallarıyla gerçekleşir.
3
Bilinen değerleri formülde yerine koymak
2=110,80(10,25)+m2 = \frac{1}{1 - 0,80(1 - 0,25) + m}
c=0,80c=0,80, t=0,25t=0,25 ve k=2k=2 değerleri denklemde yerine yerleştirilir.
4
Denklemi marjinal ithalat eğilimi (mm) için çözmek
2=10,40+m0,80+2m=12m=0,20m=0,102 = \frac{1}{0,40 + m} \Rightarrow 0,80 + 2m = 1 \Rightarrow 2m = 0,20 \Rightarrow m = 0,10
10,80(0,75)=0,401 - 0,80(0,75) = 0,40 olduğu için payda 0,40+m0,40 + m olur ve buradan mm çekilir.

Anahtar Kavram

Vergi Oranı Dahil Dış Ticaret Çarpanı

Alternatif Yöntem

Sızıntılar toplamı yaklaşımıyla; çarpan 22 ise sızıntıların toplam payı (stoplam=1/ks_{toplam} = 1/k) 0,500,50 olmalıdır. Tüketimden kaynaklanan sızıntı payı 1c(1t)=10,8(0,75)=0,401 - c(1-t) = 1 - 0,8(0,75) = 0,40 olduğuna göre, geriye kalan ithalat sızıntısı 0,500,40=0,100,50 - 0,40 = 0,10 olmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 114Soru

Marshall-Lerner koşuluna göre, bir ekonomide yerli paranın devalüe edilmesinin dış ticaret bilançosunu (cari işlemler dengesini) iyileştirebilmesi için ihracat ve ithalat talep esnekliklerinin mutlak değerleri toplamı (ex+eme_x + e_m) hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birden (11) büyük olmalıdır.

Cevap

İhracat ve ithalat talep esnekliklerinin mutlak değerleri toplamının birden büyük olması (ex+em>1e_x + e_m > 1) gerekmektedir.
Marshall-Lerner koşuluna göre, devalüasyonun (yerli paranın değer kaybının) dış ticaret bilançosunda bir iyileşme yaratabilmesi için ihracat talep esnekliği ile ithalat talep esnekliğinin mutlak değerleri toplamının 1'den büyük olması gerekmektedir. Bu durum, fiyatlardaki değişimin ticaret hacmi (miktarlar) üzerindeki etkisinin yeterince büyük olduğunu ve dolayısıyla toplam gelirin arttığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret dengesi bileşenlerini belirleme
Dış ticaret dengesi, ihracat gelirleri ile ithalat giderleri arasındaki farktır.
Devalüasyonun bu iki kalem üzerindeki miktar ve fiyat etkisini anlamak gerekir.
2
Devalüasyonun fiyat ve miktar etkisini analiz etme
Devalüasyon ihraç mallarını yabancılar için ucuzlatırken, ithal malları yerli halk için pahalılaştırır.
Miktarların bu fiyat değişimine ne kadar güçlü tepki vereceği talep esnekliklerine bağlıdır.
3
Marshall-Lerner eşitsizliğini uygulama
ex+em>1e_x + e_m > 1 koşulu elde edilir.
Miktar etkisinin fiyat etkisini baskılayıp dengeyi iyileştirmesi için toplam esnekliğin kritik eşik olan 1'i aşması şarttır.

Anahtar Kavram

Marshall-Lerner Koşulu

İpuçları

1
Devalüasyonun başarılı olması için piyasanın fiyat değişimlerine 'esnek' tepki vermesi gerektiğini hatırlayın.
2
İhracat ve ithalat esnekliklerinin toplamı için belirlenen kritik eşik değerini düşünün.
3
Marshall-Lerner eşitsizliği ex+em>1e_x + e_m > 1 şeklinde formüle edilir.

Daha Fazla Pratik

Esneklikler toplamının 1'den küçük olduğu durumlarda devalüasyonun neden bilançoyu kötüleştirdiğini (istikrarsız denge) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 115Soru

Bir ekonomide kronik enflasyonla mücadele ve kredibilite tesisi amacıyla 'Para Kurulu' (Currency Board) sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır. Mundell-Fleming modeli ve İmkansız Üçlü (Policy Trilemma) prensipleri çerçevesinde, sermaye hareketlerinin tam serbest olduğu bu ekonomi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez bankası bağımsız para politikası izleme yeteneğini tamamen kaybederken, sistemin doğası gereği 'son başvuru mercii' (lender of last resort) işlevi önemli ölçüde kısıtlanır.

Cevap

Para kurulu sisteminde merkez bankasının bağımsız para politikası izleme yeteneğini kaybetmesi ve son başvuru mercii işlevinin kısıtlanması doğrudur.
Para kurulu sistemi, para otoritesinin para basma yetkisini döviz rezervlerine sıkı sıkıya bağlayan katı bir sabit kur rejimidir. İmkansız Üçlü (Policy Trilemma) gereği, sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ortamda kurun sabitlenmesi, para politikası bağımsızlığından (faiz oranlarını kontrol etme gücünden) feragat edilmesini gerektirir. Ayrıca, para arzı sadece rezerv artışıyla artabildiği için merkez bankası 'son başvuru mercii' olarak bankacılık sistemine ihtiyaç duyulan likiditeyi (rezerv karşılığı olmadan) sağlayamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Para Kurulu (Currency Board) sisteminin temel kuralını tanımlama
Bu sistemde yerli para basımı %100 oranında (veya yasada belirtilen yüksek bir oranda) yabancı bir rezerv paraya (çıpa para) bağlanır.
Sistemin işleyiş mantığını anlamak için para arzı ve rezerv ilişkisini kurmak gerekir.
2
İmkansız Üçlü (Policy Trilemma) analizini uygulama
Sabit Kur + Serbest Sermaye Hareketliliği = Bağımsız Para Politikasından Vazgeçiş.
Ülkenin faiz oranlarının çıpa para biriminin faiz oranlarına eşitlenmesi zorunluluğunu analiz etmek içindir.
3
Son Başvuru Mercii (Lender of Last Resort) işlevini değerlendirme
Merkez bankası, rezervi olmayan bir parayı basamayacağı için bankacılık krizlerinde piyasaya likidite enjekte etme kapasitesini kaybeder.
Para kurulunun en kritik kurumsal maliyetini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Para Kurulu Sistemi ve İmkansız Üçlü (Trilemma) Dengesi

Daha Fazla Pratik

Para kurulu sisteminin Arjantin (1991-2001) örneğindeki başarısızlık nedenleri ve 'çıkış stratejisi' zorlukları üzerine çalışılabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 116Soru

Mundell-Fleming modelinin varsayımları altında, tam sermaye hareketliliğinin ve esnek döviz kuru rejiminin geçerli olduğu küçük bir açık ekonomide; genişletici maliye politikası sonucunda ortaya çıkan sermaye girişi aşağıdakilerden hangisine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli paranın değer kazanmasına ve net ihracatın azalmasına

Cevap

Yerli paranın değer kazanmasına ve net ihracatın azalmasına
Doğru yanıt olan 'Yerli paranın değer kazanmasına ve net ihracatın azalmasına' ifadesi, Mundell-Fleming modelinde esnek kur ve tam sermaye hareketliliği altındaki temel dengeleyici mekanizmayı açıklar. Genişletici maliye politikası faizleri yükseltme eğilimi yarattığında, ülkeye giren sermaye yerli parayı değerletir. Paranın değerlenmesi ise ülkenin rekabet gücünü azaltarak net ihracatı düşürür ve başlangıçtaki genişletici etkiyi tamamen yok eder.

Adım Adım Çözüm

1
Politikanın başlangıç etkisini analiz etmek
Genişletici maliye politikası (GG \uparrow) ISIS eğrisini sağa kaydırır ve yurt içi faiz oranlarını (ii) dünya faiz oranlarının (ii^*) üzerine çıkarır.
Kamu harcamalarındaki artış toplam talebi uyararak para talebini ve dolayısıyla faizleri artırır.
2
Sermaye hareketliliğinin tepkisini belirlemek
Yüksek faiz getirisi nedeniyle ülkeye yoğun sermaye girişi başlar.
Tam sermaye hareketliliği durumunda yatırımcılar en ufak faiz farkında bile yüksek getirili ülkeye yönelirler.
3
Döviz kuru ve dış ticaret etkisini belirlemek
Sermaye girişi yerli paraya olan talebi artırarak yerli paranın değer kazanmasına (döviz kurunun düşmesine) neden olur; bu durum net ihracatı (NXNX) azaltır.
Esnek kurda kur piyasada belirlenir ve değerlenen para yerli malları yabancılar için pahalı hale getirir.
4
Nihai dengeyi belirlemek
ISIS eğrisi, net ihracattaki azalma nedeniyle başlangıç konumuna geri döner; hasıla düzeyi değişmez.
Maliye politikasının yarattığı genişleme, net ihracattaki daralma ile tam olarak telafi edilir (tam dışlama).

Anahtar Kavram

Esnek kur sisteminde maliye politikasının etkisizliği ve döviz kuru mekanizması.

İpuçları

1
Genişletici maliye politikası ilk etapta yerli faiz oranlarını nasıl etkiler?
2
Yükselen faizler yabancı yatırımcıların yerli paraya olan talebini nasıl değiştirir?
3
Esnek kur sisteminde yerli paraya olan talep artışı, paranın değerini ve dolayısıyla ihracatı nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Aynı ekonomi türünde para politikasının neden tam etkin olduğunu karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 117Soru

Mundell-Fleming modelinin varsayımları altında, tam sermaye hareketliliğinin ve esnek döviz kuru rejiminin geçerli olduğu küçük açık bir ekonomide; merkez bankasının piyasadan tahvil satın alması durumunda hasıla düzeyi ve döviz kuru nasıl etkilenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasıla düzeyi artar ve döviz kuru yükselir (yerli para değer kaybeder).

Cevap

Hasıla düzeyi artar ve döviz kuru yükselir (yerli para değer kaybeder).
Merkez bankasının tahvil satın alması para arzını artırarak faizleri düşürür. Esnek kur ve tam sermaye hareketliliği altında, düşen faizler sermaye çıkışına ve yerli paranın değer kaybetmesine (döviz kurunun yükselmesine) neden olur. Değer kaybeden yerli para net ihracatı artırarak hasıla düzeyinin yükselmesini sağlar. Bu nedenle para politikası esnek kurda tam etkindir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez bankasının tahvil alımının etkisini belirleme
Para arzı artar ve LMLM eğrisi sağa kayar.
Açık piyasa işlemleri yoluyla tahvil alımı piyasaya likidite sağlar.
2
Faiz oranı ve sermaye hareketliliğini analiz etme
Yurtiçi faiz oranı dünya faiz oranının altına iner (i<ii < i^*), sermaye çıkışı başlar.
Tam sermaye hareketliliği altında küçük faiz farkları bile büyük sermaye akımlarına yol açar.
3
Döviz kuru değişimini belirleme
Döviz talebi artar, yerli para değer kaybeder ve döviz kuru yükselir (EE \uparrow).
Sermaye çıkışı döviz talebini artırarak yerli paranın değerini düşürür.
4
Hasıla üzerindeki nihai etkiyi belirleme
Net ihracat artar, ISIS eğrisi sağa kayar ve denge hasıla düzeyi artar (YY \uparrow).
Yerli paranın değer kaybetmesi ihracatı ucuzlatıp ithalatı pahalılaştırarak toplam talebi artırır.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming modelinde esnek döviz kuru rejimi altında para politikasının tam etkinliği.

İpuçları

1
Para arzı artışı faizleri nasıl etkiler ve bu durumun sermaye hareketleri üzerindeki etkisi nedir?
2
Esnek kur sisteminde sermaye çıkışı olduğunda yerli paranın değeri ve döviz kuru nasıl değişir?
3
Döviz kurundaki artışın (devalüasyon benzeri etki) net ihracat ve toplam talep üzerindeki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Aynı senaryoyu sabit kur rejimi için analiz ederek neden para politikasının etkisiz kaldığını karşılaştırın.
Tahmini Süre:50s
Soru 118Soru

A ülkesi (yerli) ve B ülkesi (yabancı) arasındaki ekonomik verilere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

DeğişkenDeğer
A Ülkesi Fiyat Düzeyi (PAP_A)450450
B Ülkesi Fiyat Düzeyi (PBP_B)150150
Piyasa Döviz Kuru (EpiyasaE_{piyasa})11 B = 3,63,6 A

Buna göre, Mutlak Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) yaklaşımı esas alındığında, A ülke parasının döviz piyasasındaki konumu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %20\%20 oranında eksik değerlenmiştir.

Cevap

Yerli paranın döviz piyasasında parite değerine göre %20 oranında eksik değerlendiği sonucuna ulaşılır.
Mutlak Satın Alma Gücü Paritesi'ne göre döviz kuru, iki ülkenin genel fiyat düzeylerinin oranına (E=PA/PBE = P_A / P_B) eşit olmalıdır. Verilen rakamlarla parite kuru 450/150=3450 / 150 = 3 olarak bulunur. Piyasadaki gerçek kurun 3,63,6 olması, yabancı paranın (B) pariteye göre daha pahalı, yerli paranın (A) ise daha ucuz olduğu anlamına gelir. Sapma oranı ise (3,63)/3=0,2(3,6 - 3) / 3 = 0,2 yani %20\%20 olarak hesaplanır. Bu durum yerli paranın %20\%20 oranında eksik değerlendiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) formülü kullanılarak denge döviz kurunu (EPPPE_{PPP}) hesaplayınız.
EPPP=PAPB=450150=3E_{PPP} = \frac{P_A}{P_B} = \frac{450}{150} = 3 TL/B
Pariteye göre 1 birim yabancı paranın yerli para cinsinden değerinin fiyatlar genel seviyesi oranına eşit olması gerekir.
2
Hesaplanan parite kuru ile piyasada işlem gören döviz kurunu karşılaştırınız.
Epiyasa=3,6E_{piyasa} = 3,6 ve EPPP=3,0E_{PPP} = 3,0 olduğundan Epiyasa>EPPPE_{piyasa} > E_{PPP}
Piyasa kuru parite kurundan yüksekse, yabancı para olması gerekenden pahalı, yerli para ise ucuzdur.
3
Piyasa kurunun parite kurundan sapma oranını hesaplayınız.
Sapma =EpiyasaEPPPEPPP=3,63,03,0=0,63,0=0,20= \frac{E_{piyasa} - E_{PPP}}{E_{PPP}} = \frac{3,6 - 3,0}{3,0} = \frac{0,6}{3,0} = 0,20
Yüzdelik sapma, parite kuru baz alınarak kur farkının parite kuruna bölünmesiyle bulunur.

Anahtar Kavram

Mutlak Satın Alma Gücü Paritesi çerçevesinde döviz kurunun belirlenmesi ve eksik/aşırı değerleme analizi.

İpuçları

1
Önce mutlak parite formülünü (E=PA/PBE = P_A / P_B) kullanarak olması gereken ideal kuru bulun.
2
Bulduğunuz ideal kur (3,03,0) ile piyasa kurunu (3,63,6) karşılaştırın. Piyasa kuru büyükse yerli para ucuzdur.
3
Yüzdelik farkı hesaplarken 'Fark / İdeal Kur' formülünü uygulayın.

Daha Fazla Pratik

Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi sorularında fiyat düzeyleri yerine enflasyon oranları arasındaki farkın döviz kuru değişimine etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Reel döviz kuru (qq) üzerinden de gidilebilir. q=(Epiyasa×PB)/PA=(3,6×150)/450=540/450=1,2q = (E_{piyasa} \times P_B) / P_A = (3,6 \times 150) / 450 = 540 / 450 = 1,2. q>1q > 1 olması yerli paranın eksik değerlendiğini ve sapmanın (1,21)=0,2(1,2 - 1) = 0,2 (%20) olduğunu doğrudan gösterir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 119Soru

Ödemeler Dengesi El Kitabı'nın güncel standartları (BPM6BPM6) uyarınca; bir ekonomide yerleşik olan bir işletmenin, yerleşik olmayan bir başka işletmeden ticari marka (trademarktrademark) haklarını veya bir internet alan adını (domaindomain namename) devralması karşılığında yaptığı ödeme, ödemeler dengesi bilançosunun hangi kalemi kapsamında izlenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye Hesabı

Cevap

Ticari marka ve alan adı gibi unsurlar üretilmeyen finansal olmayan varlıklar sınıfına girdiğinden, bu varlıkların el değiştirmesi Sermaye Hesabı altında kaydedilir.
Doğru yanıt olan hesap, BPM6BPM6 standartlarına göre 'üretilmeyen finansal olmayan varlıkların edinimi veya elden çıkarılması' kalemini bünyesinde barındırır. Ticari markalar, logolar, internet alan adları ve arazi kullanım hakları gibi unsurlar bu kapsamda değerlendirildiği için yapılan ödeme bu hesaba kaydedilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini analiz et.
Ticari marka (trademarktrademark) ve internet alan adı (domaindomain namename), iktisadi olarak 'üretilmeyen finansal olmayan varlıklar' (nonproducednon-produced nonfinancialnon-financial assetsassets) olarak tanımlanır.
Bu varlıklar bir üretim süreci sonucu ortaya çıkmazlar (pazarlama varlıkları, doğal kaynak kullanım hakları vb.) ve finansal bir alacak/borç ilişkisi doğurmazlar.
2
BPM6BPM6 (Ödemeler Dengesi 6. El Kitabı) standartlarını uygula.
Sermaye Hesabı (CapitalCapital AccountAccount), iki ana kalemden oluşur: 1) Sermaye transferleri, 2) Üretilmeyen finansal olmayan varlıkların edinimi/elden çıkarılması.
Varlıkların sınıflandırılması, ödemeler dengesinde hangi ana hesap altında izleneceğini belirler.
3
Diğer hesaplarla olan ayrımı netleştir.
Bu işlem bir hizmet (HizmetlerHizmetler) değildir; bir faktör geliri (BirincilBirincil GelirGelir) değildir; karşılıksız bir transfer (I˙kincilİkincil GelirGelir) değildir ve finansal bir yatırım (FinansFinans HesabıHesabı) değildir.
Kavramsal karmaşayı önlemek için her hesabın tanımıyla işlemin içeriği karşılaştırılmalıdır.

Anahtar Kavram

Sermaye Hesabı ve Üretilmeyen Finansal Olmayan Varlıklar

İpuçları

1
Ticari markalar ve alan adları, bir üretim süreci sonucu ortaya çıkmadıkları için 'üretilmeyen' varlıklar olarak kabul edilir.
2
Ödemeler dengesinde 'Sermaye Hesabı' sadece bağışları değil, aynı zamanda gayrimaddi varlıkların (marka, patent gibi) mülkiyet değişimlerini de içerir.
3
Cari İşlemler ve Finans Hesabı dışındaki kalemleri düşünün; mülkiyet devri içeren ancak finansal bir araç olmayan bu tür işlemler doğrudan ana hesaplardan birinin alt kalemidir.

Daha Fazla Pratik

BPM6 standartlarında 'yatırım yardımları' (investment grants) ve 'borç silme' işlemlerinin hangi hesapta izlendiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 120Soru

Mundell-Fleming modeli çerçevesinde, sabit döviz kuru sistemini benimsemiş ve sermaye hareketliliğinin düşük olduğu (BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olduğu) küçük açık bir ekonomide, kamu harcamalarının artırılmasına yönelik bir politika izlendiğinde, bu politikanın Merkez Bankası rezervleri ve para arzı üzerindeki nihai etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödemeler bilançosu açık verir, döviz rezervleri azalır ve para arzı daralarak maliye politikasının genişletici etkisini zayıflatır.

Cevap

Düşük sermaye hareketliliği ve sabit kur altında genişlemeci maliye politikası ödemeler bilançosunda açığa, dolayısıyla rezervlerin azalmasına ve para arzının daralmasına yol açarak politikanın etkinliğini azaltır.
Düşük sermaye hareketliliğinde (BPBP eğrisinin LMLM'den dik olması), genişlemeci maliye politikası sonucu artan gelir ithalatı artırırken, artan faizin yarattığı sermaye girişi bu açığı kapatamaz. Sabit kur rejiminde Merkez Bankası kuru sabit tutmak için döviz satmak zorunda kalır; bu da rezervlerin azalmasına ve para arzının daralarak (LMLM sola) maliye politikasının hasıla üzerindeki etkisini zayıflatmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Politika şokunun etkisini belirle.
Kamu harcamalarının artması ISIS eğrisini sağa kaydırır, gelir (YY) ve faiz (ii) artar.
Genişlemeci maliye politikası toplam talebi doğrudan artırır.
2
Sermaye hareketliliği derecesine göre dış dengeyi analiz et.
BPBP eğrisi LMLM'den daha dik olduğu için, ISLMIS-LM kesişimi BPBP eğrisinin altında kalır; bu da ödemeler bilançosu açığını (BP<0BP < 0) ifade eder.
Düşük sermaye hareketliliğinde, ithalat artışından kaynaklanan cari açık, faiz artışının çektiği sermaye girişinden daha büyüktür.
3
Sabit kur rejiminde Merkez Bankası müdahalesini değerlendir.
Döviz talebi arzdan fazla olduğu için MB piyasaya döviz satar (rezervler azalır) ve karşılığında piyasadan yerli para çeker (para arzı azalır).
Merkez Bankası döviz kurunu sabit tutmak için piyasadaki döviz açığını rezervlerinden karşılamak zorundadır.
4
Nihai dengeye ulaş.
LMLM eğrisi sola kayar, gelir düzeyi başlangıçtaki ISIS kaymasına göre daha az artar.
Para arzındaki daralma faizleri daha da yükselterek yatırımları dışlar (crowding-out) ve maliye politikasının etkinliğini zayıflatır.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming modelinde sabit kur ve düşük sermaye hareketliliği altında para arzının endojenliği.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 6 / 6
Açık Ekonomi Makroiktisadı Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 6 | Examkin