İşletmelerin Sınıflandırılması

81 soru

Soru 21Soru

Ortak bir ekonomik amacı gerçekleştirmek üzere emek ve sermayelerini birleştirmeye karar veren üç girişimci, aralarında yalnızca bir sözleşme düzenleyerek faaliyetlerine başlamışlardır. Kuruluş sürecindeki maliyetlerden ve bürokrasiden kaçınmak amacıyla ticaret siciline tescil işlemini gerçekleştirmemiş ve ortaklıktan bağımsız ayrı bir tüzel kişilik meydana getirmemişlerdir.

Hukuki yapılarına göre işletmeler sınıflandırması dikkate alındığında, bu girişimcilerin oluşturduğu işletme yapısı ve tabi olduğu temel kanun aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adi Şirket - Türk Borçlar Kanunu

Cevap

Verilen senaryodaki tüzel kişiliği olmayan ve tescil edilmeyen işletme yapısı Adi Şirket olup, bu şirketler Türk Borçlar Kanunu'na tabidir.
Soruda verilen senaryoda ortakların ticaret siciline tescil işlemi yapmaması ve tüzel kişilik oluşturmaması, kurulan yapının doğrudan 'Adi Şirket' olduğunu gösterir. Türk hukuk sisteminde ticaret şirketleri (kollektif, komandit, anonim, limited) Türk Ticaret Kanunu'na tabidir ve ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanırlar. Adi şirketler ise Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre kurulur, ayrı bir tüzel kişilikleri yoktur ve tescil zorunluluğu bulunmaz. Bu nedenle en doğru sınıflandırma Adi Şirket ve Türk Borçlar Kanunu şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryoda verilen işletmenin kuruluş ve tüzel kişilik özelliklerini analiz etme
İşletmenin ticaret siciline tescil edilmediği ve bağımsız bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Türk hukuk sisteminde işletmenin hukuki yapısını belirleyen en temel ayrım, tüzel kişiliğin varlığı ve tescil zorunluluğudur.
2
Tüzel kişiliği olmayan şirket türünü ve tabi olduğu mevzuatı belirleme
Tüzel kişiliği olmayan ve tescil gerektirmeyen tek şirket türünün Adi Şirket olduğu, mevzuat altyapısının ise Türk Borçlar Kanunu olduğu sonucuna varılmıştır.
Kollektif, komandit, anonim ve limited şirketler Türk Ticaret Kanunu'na tabi olup tüzel kişiliğe sahipken; adi şirketler bu durumun en temel istisnasıdır.

Anahtar Kavram

Adi Şirketlerin Hukuki Yapısı ve Tabi Olduğu Mevzuat
Soru 22Soru

Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre ticaret şirketleri, şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olarak temel bir sınıflandırmaya tabi tutulur. Sermaye şirketlerinde genel kural, ortakların şirket borçlarından dolayı yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payları ölçüsünde sorumlu olmalarıdır.

Buna göre, TTK sistematiğinde yasal olarak "sermaye şirketi" statüsünde yer almasına rağmen, kurucu unsurları gereği ortaklarından en az birinin şirket alacaklılarına karşı bütün malvarlığıyla sınırsız ve müteselsil sorumlu olduğu şirket türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket

Cevap

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket
Doğru seçenek, Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) sermaye şirketleri arasında sayılan ancak komandite ortaklık yapısı gereği sınırsız sorumluluk ilkesini barındıran tek şirket türünü ifade etmektedir. Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, anonim şirketin sermaye yapısı ile komandit şirketin şahsi sorumluluk yapısının harmanlandığı özel bir sermaye şirketidir.

Adım Adım Çözüm

1
Şirketlerin TTK'ya göre şahıs ve sermaye şirketi olarak temel sınıflandırmasını hatırlamak.
Şahıs şirketleri: Kollektif ve Adi Komandit. Sermaye şirketleri: Anonim, Limited ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit.
Soru kökünde doğrudan 'sermaye şirketi' olan seçeneğin bulunması istenmektedir.
2
Sermaye şirketleri arasında 'sınırsız sorumlu ortak' barındıran istisnai yapıyı tespit etmek.
Anonim ve limited şirketlerde ortakların sorumluluğu sermayeleri ile sınırlıyken, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yönetimi üstlenen komandite ortakların sınırsız sorumluluğu vardır.
Sermaye şirketi statüsünde olup şahıs şirketi unsuru (sınırsız sorumluluk) taşıyan melez (hibrit) yapı bu şekilde ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Şirketlerin Hukuki Sınıflandırması ve Ortakların Sorumluluğu
Soru 23Soru

Mülkiyet yapılarına (sermayelerine) göre işletmeler sınıflandırılırken sermayenin kime veya hangi kuruma ait olduğu temel alınır.

Buna göre;
I. Sermayesinin tamamı bir büyükşehir belediyesine ait olan şehir içi toplu taşıma şirketi,
II. Bir devlet hastanesi bünyesinde genel bütçe dışında, kendi elde ettiği gelirlerle faaliyetini sürdüren laboratuvar hizmetleri birimi,
III. Sermayesinin %30'u devlete, %70'i ise yerli özel sektör girişimcilerine ait olan şeker fabrikası

şeklinde özellikleri verilen işletmelerin mülkiyet yapılarına göre sınıflandırılması sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu İşletmesi / Kamu İşletmesi / Karma İşletme

Cevap

Verilen işletmeler sırasıyla Kamu İşletmesi, Kamu İşletmesi ve Karma İşletme sınıfına girmektedir.
Belediye şirketleri yerel yönetim işletmesi olarak, devlet hastanesi döner sermaye birimleri ise genel idareye bağlı ticari birimler olarak mülkiyeten Kamu İşletmesi statüsündedir. Sermayesinde %15'ten fazla, %50'den az kamu payı bulunan ortaklıklar ise mülkiyet yapısına göre Karma İşletme olarak sınıflandırılır. Bu nedenle doğru sıralama Kamu / Kamu / Karma şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncüldeki belediye ulaşım şirketinin mülkiyet yapısını analiz et.
Sermayesinin tamamı kamu tüzel kişisi olan büyükşehir belediyesine aittir.
Yerel yönetim işletmeleri (Belediye İktisadi Teşebbüsleri), mülkiyet yapısı bakımından Kamu İşletmeleri alt grubunda yer alır.
2
II. öncüldeki döner sermayeli devlet hastanesi laboratuvarının mülkiyet yapısını analiz et.
Genel bütçe dışında kendi gelirini yaratsa da, mülkiyet devlete (Sağlık Bakanlığı'na / Kamu Tüzel Kişiliğine) aittir.
Döner sermayeli işletmeler, ticari faaliyet gösterip gelir elde etseler dahi mülkiyetleri devlete ait olduğu için Kamu İşletmesi statüsündedir.
3
III. öncüldeki şeker fabrikasının mülkiyet yapısını oranlar üzerinden analiz et.
Sermayenin %30'u (kamu) ve %70'i (özel) şeklinde paylaşıldığı görülmektedir.
İlgili mevzuata (KHK 233) ve işletme bilimi standartlarına göre, kamu payının %15 ile %50 arasında olduğu anonim şirket yapısındaki işletmeler Karma İşletme (Karma Müessese) olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Mülkiyet Yapılarına (Sermayelerine) Göre İşletmelerin Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru

İşletmelerin hukuki yapıları incelendiğinde, şahıs şirketleri ile sermaye şirketleri arasında kuruluş, işleyiş ve sorumluluk esasları bakımından belirgin farklar bulunur. Bu iki şirket grubunun genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Ticaret Kanunu kapsamında kurulan şahıs şirketlerinin bağımsız bir tüzel kişiliği bulunmazken, bu statü yalnızca sermaye şirketlerine tanınmıştır

Cevap

Türk Ticaret Kanunu kapsamında kurulan şahıs şirketlerinin bağımsız bir tüzel kişiliği bulunmadığını ve bu statünün yalnızca sermaye şirketlerine tanındığını belirten ifade yanlıştır.
Şahıs şirketlerinin tüzel kişiliği olmadığı iddiası yanlıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 125. maddesine göre, tüm ticaret şirketleri (kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatifler) tüzel kişiliğe sahiptir. Kanun koyucu, tüzel kişiliği sadece sermaye şirketlerine özgü bir hak olarak düzenlememiştir. Hukukumuzda tüzel kişiliği bulunmayan tek ortaklık türü, TTK'ya değil Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) tabi olan Adi Şirketlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmelerin hukuki yapılarına göre şahıs ve sermaye şirketleri olarak ikiye ayrıldığını hatırla.
Şahıs şirketleri: Kollektif ve Komandit. Sermaye şirketleri: Anonim, Limited ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit.
Şirket türlerini bilmek, bu şirketlerin yasal özelliklerini kıyaslayabilmek için ön koşuldur.
2
Seçeneklerdeki tüzel kişilik iddiasını Türk mevzuatı açısından analiz et.
Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre kurulan tüm ticaret şirketleri (hem şahıs hem sermaye) tüzel kişiliğe sahiptir.
Sadece Türk Borçlar Kanunu'na tabi olan Adi Şirketlerin tüzel kişiliği yoktur, bu bilgi sorunun kilit noktasıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki sorumluluk, sermaye türü ve yönetim ilkelerini doğrula.
Şahıs şirketlerinde sınırsız sorumluluk, emeğin sermaye olması ve zor pay devri varken; sermaye şirketlerinde sınırlı sorumluluk, emeğin sermaye olamaması ve kolay pay devri olduğu görülür.
Diğer ifadelerin tamamen doğru olduğundan emin olarak yanlış bilginin bulunduğu tek seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Şahıs ve Sermaye Şirketlerinin Temel Hukuki Farklılıkları
Soru 25Soru

Sermayesinin tamamı devlete ait olan ve ticari esaslara göre kârlılık amacı güderek faaliyet gösteren bir tekstil fabrikası, yıllar içinde alınan stratejik kararlar doğrultusunda hisselerinin bir kısmını özel sektör yatırımcılarına devretmiştir. Son durumda fabrikanın sermaye dağılımı %45 kamu, %55 özel sektör şeklinde oluşmuştur.

Bu fabrikanın söz konusu değişim öncesi ve sonrası durumu, mülkiyet yapılarına göre işletmeler sınıflandırması kapsamında sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İktisadi Devlet Teşekkülü – Karma İşletme

Cevap

İktisadi Devlet Teşekkülü – Karma İşletme
Değişim öncesinde sermayesinin tamamı devlete ait olup piyasa şartlarında ticari esaslarla (kâr amacıyla) çalışan işletmeler mülkiyet yapısına göre İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) sınıfına girer. Değişim sonrasında kamu payının %45'e düşmesi, ancak yasal olarak belirlenen karma işletme şartını (kamu payının %15 ile %50 arasında kalması kuralını) sağlamaya devam etmesi, bu işletmeyi Karma İşletme statüsüne sokar. Dolayısıyla işletmenin geçirdiği evre İDT'den Karma İşletme'ye şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Değişim öncesi işletme türünü sınıflandırma kriterlerine göre tespit et.
İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT)
Sermayesinin tamamı devlete ait olan ve piyasa şartlarında ticari esaslara göre kâr elde etme amacıyla çalışan kamu işletmeleri İDT olarak adlandırılır.
2
Değişim sonrası işletme türünü sermaye dağılım oranına göre tespit et.
Karma İşletme
Mevzuata göre, sermayesindeki kamu tüzel kişileri payının en az %15, en çok %50 olduğu işletmeler Karma İşletme olarak sınıflandırılır (%45 bu yasal sınırın içindedir).
3
İstenen sınıflandırma kriterini (mülkiyet yapısı) seçeneklerle eşleştirerek çeldiricileri ele.
Doğru yanıt olan İDT ve Karma İşletme kavramları mülkiyet yapısı sınıflandırmasına aittir.
Hukuki yapı (Anonim Şirket vb.) veya faaliyet alanı (Endüstri İşletmesi vb.) gibi diğer sınıflandırma türlerine ait çeldirici seçenekleri ayıklamayı sağlar.

Anahtar Kavram

İşletmelerin Mülkiyet Yapılarına Göre Sınıflandırılması
Soru 26Soru

Sağlık Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren bir devlet hastanesi, asli sağlık hizmetlerini sunmanın yanı sıra, laboratuvar ve görüntüleme gibi ek hizmetlerden elde ettiği gelirleri genel bütçe dışında ayrı bir mali havuzda toplayarak kendi sarf malzemesi ile cihaz bakım ihtiyaçlarının finansmanında kullanmaktadır.

Bu hastanenin bahsi geçen ticari nitelikli yapısı, mülkiyet yapılarına (sermayelerine) göre işletme sınıflandırmasında aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döner sermayeli işletme

Cevap

Döner sermayeli işletme
Soruda tanımlanan yapı, genel idare esaslarına göre yürütülen asli görevlerin yanı sıra, kurumlara tahsis edilen sermaye ile ticari nitelikli faaliyetler yürütülmesini ve gelirin kurum ihtiyaçlarında kullanılmasını sağlayan 'döner sermayeli işletme' modelidir. Bu işletmeler, mülkiyetlerine göre işletmeler başlığı altındaki kamu işletmelerinin önemli bir alt türünü oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki işletmenin temel özelliklerini ve bağlı olduğu yapıyı tespit et.
İşletmenin Sağlık Bakanlığına (merkezi idareye) bağlı olduğu, asli görevinin yanında ticari nitelikli faaliyetler yürüttüğü ve gelirlerini genel bütçe dışında ayrı bir havuzda tuttuğu belirlenir.
Bu özellikler, kamu işletmelerinin alt türlerini birbirinden ayırmak için gereken temel ayırt edici kriterlerdir.
2
İstenen sınıflandırma ölçütünü belirle.
Sorunun işletmeleri 'mülkiyet yapılarına (sermayelerine) göre' sınıflandırmayı talep ettiği tespit edilir.
Sınıflandırma ölçütünün doğru belirlenmesi, mülkiyet dışındaki kriterlere (faaliyet alanı vb.) dayanan çeldiricilerin elenmesini sağlar.
3
Tespit edilen özellikleri kamu işletmesi türleriyle eşleştir.
Genel ve katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulan, elde ettiği gelirleri kendi ihtiyaçlarına harcayabilen tahsisli sermaye yapılarına 'Döner sermayeli işletme' adı verildiği sonucuna varılır.
İDT ve KİK'ler bağımsız tüzel kişiliklere sahipken, mahalli idare işletmeleri yerel yönetimlere aittir. Tanımlanan yapı doğrudan döner sermayeli işletmelere karşılık gelmektedir.

Anahtar Kavram

Mülkiyet Yapısına Göre Kamu İşletmelerinin Alt Sınıflandırmaları
Soru 27Soru

Toplumsal yardımlaşma ve eğitimde fırsat eşitliğini sağlama amacıyla faaliyet gösteren, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir vakıf; öğrencilere sağladığı bursları finanse edebilmek için kendi öz sermayesiyle bir gıda üretim tesisi kurmuştur. Bu tesis, ticari esaslara göre rekabetçi piyasa koşullarında faaliyet göstermekte ve yıl sonunda elde ettiği kârın tamamını doğrudan kurucusu olan vakfın eğitim fonuna aktarmaktadır.

İşletmelerin sınıflandırılması kriterleri dikkate alındığında, mülkiyet yapısına (sermayesine) göre bu gıda üretim tesisi aşağıdaki statülerden hangisi kapsamında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel işletme

Cevap

Söz konusu gıda üretim tesisi, sermaye sahibinin özel hukuk tüzel kişisi (vakıf) olması sebebiyle mülkiyet yapısı bakımından Özel İşletme sınıfında yer alır.
İşletmeler mülkiyet yapılarına göre özel, kamu, karma ve yabancı sermayeli olarak dört ana gruba ayrılır. Özel işletmeler, sermayesinin tamamı veya büyük bir kısmı özel kişilere ya da özel hukuk tüzel kişilerine ait olan işletmelerdir. Vakıflar ve dernekler, devlet idaresi dışında kalan özel hukuk tüzel kişileridir. Vakfın kurduğu ve öz sermayesiyle finanse ettiği bu gıda tesisi, elde ettiği kârı burs vermek gibi kamusal veya sosyal bir amaçla kullansa bile, sermayesinin aidiyeti gereği kesinlikle bir özel işletmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki sınıflandırma kriterini belirleme.
Soru, işletmelerin 'mülkiyet yapısına (sermayesine)' göre sınıflandırılmasını istemektedir.
İşletmeler büyüklüklerine, faaliyet alanlarına veya mülkiyetlerine göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir; doğru analizin temeli istenen kriteri dikkate almaktır.
2
İşletmenin sermaye sahibinin hukuki statüsünü tespit etme.
Tesisin kurucusu ve tek sermaye sahibi bir 'vakıf'tır. Vakıflar, devlet kurumu değil, özel hukuk tüzel kişileridir.
Mülkiyet yapısına göre sınıflandırmada en kritik nokta, sermayenin mülkiyetinin devlete mi yoksa özel kişilere/kurumlara mı ait olduğudur.
3
Kârın kullanım amacının mülkiyet türüne etkisini değerlendirme.
Elde edilen kârın eğitim fonuna (sosyal bir amaca) aktarılması, işletmenin mülkiyet statüsünü değiştirmez.
Bir işletmenin özel işletme sayılması için kârı kurucuların şahsi tüketimine sunması şart değildir; sermaye aidiyeti tek belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Mülkiyet Yapılarına (Sermayelerine) Göre İşletmeler
Soru 28Soru

Türkiye'deki ticari işletmelerin sayıca büyük bir çoğunluğunu oluşturan 'tek kişi (şahıs) işletmeleri', ticaret şirketlerine (ortaklıklara) kıyasla daha basit bir kuruluş ve yönetim mekanizmasına sahiptir. Bu işletme türünün, faaliyetlerini yürütürken tabi olduğu yasal düzenlemeler, risk dağılımı ve kurumsal devamlılığı kendine has bazı kısıtlamalar içerir.

Buna göre, tek kişi işletmelerinin hukuki yapısı ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmenin kendisine ait bağımsız bir tüzel kişiliği bulunmadığından, işletme sahibi doğan ticari borçlara karşı tüm kişisel malvarlığıyla sınırsız olarak sorumludur.

Cevap

Tek kişi işletmelerinde işletmenin kendisine ait bağımsız bir tüzel kişiliği yoktur; bu sebeple işletme sahibi, ticari faaliyetlerden doğan tüm borçlara karşı kişisel malvarlığıyla da sınırsız ve tek başına sorumludur.
Doğru olan ifade, tek kişi işletmelerinde bağımsız bir tüzel kişiliğin bulunmadığı ve bu durumun işletme sahibine sınırsız sorumluluk yüklediğini belirten ifadedir. Bu yapısal durum, tek kişi işletmesini sermaye şirketlerinden ayıran en temel yasal özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Tek kişi işletmesinin hukuki statüsünün incelenmesi
İşletme sahibi ile işletmenin hukuken aynı kişi olarak kabul edildiği tespit edilir.
Bu işletme türünde işletmeye ait bağımsız bir tüzel kişilik (hukuki varlık) oluşmaz.
2
Tüzel kişilik eksikliğinin yasal sonuçlarının analiz edilmesi
Sermaye şirketlerinin aksine, malvarlığı ayrılığının olmadığı ve bu durumun sınırsız sorumluluk doğurduğu sonucuna varılır.
Hukuk sisteminde bir alacaklı, tüzel kişiliği olmayan bir işletmeden alacağını tahsil edemezse doğrudan işletme sahibinin kişisel malvarlığına (ev, araba vb.) başvurabilir.
3
Seçeneklerin bu temel hukuki prensibe göre değerlendirilmesi
Sınırsız sorumluluğun vurgulandığı ifadenin tek doğru açıklama olduğu, diğer seçeneklerin ise sermaye şirketlerine ait özellikler olduğu belirlenir.
Hisse ihracı, kurumlar vergisi, asgari sermaye şartı ve kurucudan bağımsız hukuki devamlılık tamamen sermaye şirketlerine (özellikle Anonim Şirketlere) ait niteliklerdir.

Anahtar Kavram

İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Sınıflandırılması: Tek Kişi İşletmeleri ve Tüzel Kişilik Kavramı

Alternatif Yöntem

Bu tür karşılaştırmalı soruları çözerken, her seçeneği bir 'Anonim Şirket' özelliği mi yoksa 'Tek Kişi İşletmesi' özelliği mi diye etiketlemek hızlı bir eleme yöntemi sunar. Örneğin; Pay Senedi -> A.Ş., Kurumlar Vergisi -> A.Ş., Asgari Sermaye -> A.Ş., Sınırsız Sorumluluk -> Tek Kişi/Şahıs. Bu yöntemle doğru cevaba anında ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

İşletmelerin hukuki nitelikleri, ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluk sınırlarını doğrudan belirlemektedir. Bir ortaklık türünde, ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumlulukları yalnızca şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlandırılmıştır. Bu yapıda ortakların kişisel özellikleri veya birbirlerine duydukları güvenden ziyade, işletmeye sağlanan maddi değerler ön plana çıkmaktadır.

Sorumluluk yapısı ve temel özellikleri belirtilen bu şirket sınıfı ile bu sınıfa örnek oluşturabilecek şirket türü aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye Şirketi - Anonim Şirket

Cevap

Doğru cevap, metinde belirtilen özellikleri taşıyan sınıfın 'Sermaye Şirketi' olduğunu ve buna en uygun örneğin 'Anonim Şirket' olduğunu gösteren seçenektir.
Soru metninde ortakların üçüncü kişilere karşı sadece şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumlu olduğu ve kişisel özelliklerden ziyade anamalın (sermayenin) ön planda tutulduğu belirtilmiştir. Bu durum 'Sermaye Şirketleri'nin en belirgin ve temel özelliğidir. Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı sadece şirketin malvarlığıyla sorumlu bulunduğu en tipik sermaye şirketidir. Bu nedenle bahsedilen sınıf 'Sermaye Şirketi' ve doğru örneği 'Anonim Şirket'tir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki temel hukuki özelliklerin analiz edilmesi
Sorumluluğun sadece taahhüt edilen sermaye ile sınırlı olduğu ve kişisel güvenden çok anamalın (sermayenin) öne çıktığı tespit edilmiştir.
Hangi şirket sınıfından bahsedildiğini belirlemek için temel prensibin tanımlanması gerekmektedir.
2
Tespit edilen özelliklerin şirket sınıfları ile eşleştirilmesi
Belirlenen bu özelliklerin 'Sermaye Şirketleri'ne ait olduğu saptanmıştır.
Şahıs şirketleri sınırsız sorumluluk ve kişisel güven esasına dayanırken, sermaye şirketleri sınırlı sorumluluk ve maddi pay esasına dayanır.
3
Seçeneklerdeki 'Sınıf - Örnek' eşleştirmelerinin doğruluğunun kontrol edilmesi
Sermaye şirketlerine ait doğru örneğin 'Anonim Şirket' (veya Limited, Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit) olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sınıflandırmanın doğruluğu ile verilen örneğin o sınıfa ait olup olmadığının teyit edilmesi nihai cevabı belirler.

Anahtar Kavram

İşletmelerin Hukuki Yapılarına (Sorumluluk Esaslarına) Göre Sınıflandırılması
Soru 30Soru

Kurulduğu günden bu yana tek bir girişimci tarafından yönetilen ve beyaz eşya üretimi yapan bir şirket, kapasite artırımı ve yeni yatırımlara finansman sağlamak amacıyla hisselerinin önemli bir bölümünü Borsa İstanbul'da halka arz etmiştir. Bu işlem sonucunda şirketin hisseleri on binlerce bireysel ve özel kurumsal yatırımcı tarafından satın alınmıştır.

Buna göre, hisseleri borsada işlem gören ve binlerce sivil ortağı bulunan bu şirket, mülkiyet yapılarına (sermayelerine) göre işletme sınıflandırmasında aşağıdakilerden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel işletme

Cevap

Özel işletme
Mülkiyet yapılarına göre işletmeler sınıflandırılırken sermayenin kime ait olduğuna bakılır. İşletmenin hisselerinin borsada halka arz edilmiş olması ve çok sayıda ortağının bulunması, mülkiyetin devlete veya kamuya geçtiği anlamına gelmez. Hisseleri satın alanlar bireysel yatırımcılar ve özel kurumlar olduğu sürece, mülkiyet sivil kişilerde kalır ve işletme 'özel işletme' statüsünü korur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki sınıflandırma kriterini belirleme
İşletmenin 'mülkiyet yapılarına (sermayelerine) göre' hangi kategoriye girdiği sorulmaktadır.
Sınıflandırma kriterini doğru tespit etmek, seçeneklerdeki çeldiricileri elemek için şarttır.
2
Şirketin sermayedarlarını (mülkiyet sahiplerini) analiz etme
Şirketin sermayesi girişimciye, bireysel yatırımcılara ve özel kurumsal yatırımcılara aittir.
Mülkiyetin kimin elinde olduğu, işletmenin türünü doğrudan belirler.
3
Devlet veya kamu kurumu payının olup olmadığını kontrol etme
Metinde sermayenin devlete, belediyelere veya herhangi bir kamu tüzel kişisine ait olduğuna dair hiçbir bilgi yoktur.
Eğer kamu payı olsaydı karma veya kamu işletmesi seçenekleri değerlendirilebilirdi.
4
Doğru sınıflandırma kategorisini seçme
Sermayesinin tamamı özel kişi ve sivil kuruluşlara ait olan işletmeler özel işletmedir.
Ortak sayısının on binlerce olması, mülkiyetin 'özel' niteliğini değiştirmez.

Anahtar Kavram

Özel İşletme ve Halka Açıklık Kavramı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 31Soru

İhracat hacmindeki hızlı artışın ardından organizasyonel bir dönüşüm sürecine giren bir sanayi firması, kurumsal yapısını güçlendirmek amacıyla mülkiyet ile yönetim işlevlerini birbirinden kesin çizgilerle ayırmış ve profesyonel yöneticilerle çalışma kararı almıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işletmenin güncel tam zamanlı çalışan sayısı 135 kişidir ve firmanın mali bilançosu KOBİ mevzuatında belirlenen üst limitlerin altında kalmaktadır.

İşletmelerin büyüklüklerine göre sınıflandırılması ve büyüklük ölçütleri dikkate alındığında, bu firma ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışan sayısı bakımından "Orta Büyüklükteki İşletme" sınıfında yer alır ve mülkiyetin yönetimden ayrılması niteliksel (kalitatif) bir büyüklük ölçütüdür.

Cevap

İşletmenin 135 çalışanı olması sebebiyle 'Orta Büyüklükteki İşletme' statüsünde olduğu ve mülkiyet ile yönetim ayrımının niteliksel bir ölçüt olduğunu belirten ifadedir.
Verilen senaryoda 135 çalışana sahip işletme, Türkiye'deki yasal KOBİ sınırları gereği (50-249 çalışan aralığında olduğundan) 'Orta Büyüklükteki İşletme'dir. İşletme sahiplerinin yönetimi bırakarak karar mekanizmalarını profesyonel yöneticilere devretmesi ise işletme büyüklüğünün niteliksel (kalitatif) bir ölçütüdür; sayısal verilerle (kantitatif) ifade edilmeyen yapısal bir kurumsallaşma aşamasıdır. Doğru değerlendirme bu iki bilimsel tespiti bir arada içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin çalışan sayısına göre (niceliksel) KOBİ sınıfını tespit etme.
Çalışan sayısı 135 kişidir. Mevzuata göre 50-249 çalışan aralığı 'Orta Büyüklükteki İşletme' (Orta Boy KOBİ) sınıfına girmektedir.
Yasal sınıflandırma eşiklerini bilmek kantitatif analiz ve doğru şıkkı elemek için ilk adımdır.
2
Organizasyonel değişimin (profesyonel yönetim) büyüklük ölçütü türünü belirleme.
Mülkiyet ile yönetimin ayrılması ve karar mekanizmalarının profesyonelleşmesi sayısal olarak ifade edilemeyen, yapısal bir özelliktir. Bu nedenle niteliksel (kalitatif) ölçütler kapsamında değerlendirilir.
Niceliksel (kantitatif) ve niteliksel (kalitatif) büyüklük kavramlarını birbirinden doğru şekilde ayırmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri elde edilen yasal ve kavramsal bulgularla eşleştirme.
Orta boy işletme tespiti ile niteliksel ölçüt kavramını doğru bir araya getiren tek ifadenin tespit edilmesi sağlanır.
Çeldiricilerin içerdiği yasal çalışan eşik hatalarını ve kavramsal sınıflandırma hatalarını elemek için iki koşulun da sağlandığı tespitin bulunması şarttır.

Anahtar Kavram

İşletme Büyüklüğünü Belirleyen Niteliksel Ölçütler ve KOBİ Sınıflandırması
Soru 32Soru

Bir büyükşehir belediyesinin iştiraki olan şirket, kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla yöre çiftçisinden toplu olarak satın aldığı tarımsal ürünleri (nohut, mercimek, fasulye vb.), herhangi bir kimyasal veya fiziksel dönüşüme tabi tutmadan, yalnızca standart gramajlarda paketleyerek kendi perakende mağazalarında tüketicilere sunmaktadır.

İşletmelerin faaliyet alanlarına (sektörlerine) göre sınıflandırılması dikkate alındığında, bu belediye iştiraki aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticaret işletmesi

Cevap

Ticaret işletmesi
Faaliyet alanlarına göre işletmeler temelde üç gruba ayrılır: Sanayi, Ticaret ve Hizmet işletmeleri. Ticaret işletmeleri, üretici işletmelerden aldıkları malları fiziksel veya kimyasal yapılarında esaslı bir değişiklik yapmaksızın tüketicilere veya diğer işletmelere satan kuruluşlardır. Senaryodaki belediye iştiraki, tarım ürünlerini bir üretim sürecine sokmadan (örneğin nohudu un veya konserve haline getirmeden) sadece paketleyip satışa sunduğu için ticari bir faaliyet yürütmektedir. Bu nedenle ticaret işletmesi olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin ana faaliyet konusunu tespit etme
İşletme, çiftçiden hazır tarım ürünü alıp perakende mağazalarında satmaktadır.
Sınıflandırma yapabilmek için işletmenin girdiler üzerinde ne gibi bir işlem yaptığının belirlenmesi gerekir.
2
Ürün üzerinde yapılan işlemin niteliğini analiz etme
Ürünler kimyasal veya fiziksel dönüşüme tabi tutulmuyor, sadece paketleniyor.
Bir faaliyetin sanayi mi yoksa ticaret mi olduğunu ayıran temel fark, malın şeklinin (özünün) değiştirilip değiştirilmediğidir.
3
Faaliyet alanlarına göre sınıflandırma kriterini uygulama
Şekil değişikliği yapmadan mal alıp satan işletmeler ticaret işletmesidir.
Ticaret işletmeleri şekil faydası değil; zaman, yer ve mülkiyet faydası yaratırlar.

Anahtar Kavram

Faaliyet Alanlarına (Sektörlerine) Göre İşletme Sınıflandırması
Soru 33Soru

Bir anonim şirket, uzun yıllar boyunca müstahsil (üretici) köylülerden topladığı ham sütü kendi tesislerinde pastörizasyon, homojenizasyon ve mayalama işlemlerinden geçirerek peynir ve yoğurt üretimi yapmış ve pazara sunmuştur. Ancak şirket yönetimi aldığı yeni bir stratejik kararla bu üretim tesislerini tamamen devretmiş; faaliyetini yalnızca farklı markalar tarafından paketlenmiş ve son tüketime hazır hale getirilmiş süt ürünlerini toptancı hallerinden satın alarak kendi lojistik ağı ile perakende zincirlerine dağıtmak (satmak) şeklinde yeniden yapılandırmıştır.

İşletme biliminin temel sınıflandırma ölçütleri dikkate alındığında, şirketin yaşadığı bu yapısal dönüşümün faaliyet alanı (sektörü) ve yarattığı temel fayda boyutuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletme, "Sanayi (Endüstri)" sektöründen "Ticaret" sektörüne geçiş yapmış; temel olarak "şekil faydası" yaratmaktan çıkarak "zaman, mekân ve mülkiyet faydası" yaratmaya yönelmiştir.

Cevap

İşletmenin Sanayi sektöründen Ticaret sektörüne geçiş yaptığını ve yarattığı faydanın şekil faydasından zaman, mekân ve mülkiyet faydasına dönüştüğünü belirten ifade doğrudur.
İşletmenin ilk faaliyeti olan ham sütü işleyip peynir ve yoğurt elde etmesi net bir 'Sanayi (Endüstri)' faaliyetidir ve doğadaki ilk maddelerin formunun değiştirilmesi yoluyla elde edilen 'şekil faydası'na dayanır. İkinci stratejide ise işletme, fiziki değişime uğratmadığı mamulleri satın alarak mülkiyetini üstlenmiş ve tedarik zincirinde dağıtmıştır. Bu, şekil faydası yaratmayan, ancak ürünlerin istenen zamanda ve yerde bulunmasını sağlayan 'Ticaret' faaliyetidir (zaman, mekân ve mülkiyet faydası). Doğru eşleşme budur.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin 1. dönemindeki (üretim tesisleri devredilmeden önceki) faaliyet alanını ve fayda türünü belirle.
Ham sütün pastörize edilip peynir ve yoğurda dönüştürülmesi fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Bu işlem Sanayi (Endüstri) sektörüne aittir ve ham maddenin formunu değiştirdiği için 'şekil faydası' yaratır.
Sanayi işletmelerinin temel tanımı, ham madde veya yarı mamulleri üretim faktörleri yardımıyla işleyerek yeni ve farklı bir ürüne (şekil faydası) dönüştürmeleridir.
2
İşletmenin 2. dönemindeki (yeni stratejik karar sonrası) faaliyet alanını ve fayda türünü belirle.
Hazır paketli ürünlerin satın alınıp perakendecilere satılması faaliyeti Ticaret sektörüne aittir. Ürünün şekli değişmez; doğru zamanda, doğru yerde ve mülkiyet devriyle müşteriye ulaştırılarak 'zaman, mekân ve mülkiyet faydası' yaratılır.
Ticaret işletmeleri, üretici ile tüketici arasındaki engelleri ortadan kaldırarak malların mülkiyetini üzerine alır ve herhangi bir fiziksel/kimyasal değişime uğratmadan satışını gerçekleştirir.
3
Seçeneklerdeki yaygın çeldiricileri ele.
Lojistik ağı kullanıldığı için 'Hizmet' sektörüne geçildiğini savunan veya en başından beri somut mal satıldığı için hep 'Ticaret' işletmesi olunduğunu iddia eden ifadeler elenir.
Kendi mülkiyetine aldığı malı dağıtan işletme ticaret yapar (hizmet değil). Ürettiği malı satan işletme ise ticaret değil sanayi işletmesidir.

Anahtar Kavram

Faaliyet Alanlarına Göre İşletmeler (Sanayi, Ticaret, Hizmet) ve Fayda Teorisi İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle işletmeler farklı stratejik hamleler gerçekleştirmiştir. Bu kapsamda üç farklı olay örüntüsü gözlemlenmiştir:

1. X A.Ş., aynı sektörde faaliyet gösteren Y A.Ş.'nin oy hakkı veren hisselerinin %60'ını satın almıştır. Y A.Ş. kendi markasıyla ve ticaret sicilindeki kaydıyla faaliyetini sürdürmesine rağmen, tüm stratejik yatırım ve kâr dağıtım kararları X A.Ş.'nin yönetim kurulu tarafından verilmektedir.
2. Y A.Ş., kendi faaliyet bölgesindeki en büyük rakibi W A.Ş. ile bir araya gelerek satış bölgelerini %50-%50 paylaşma kararı almıştır. Bu karar, hukuki hiçbir bağlayıcılığı (yaptırımı) olmaksızın tamamen karşılıklı güven esasına dayalı olarak alınmıştır.
3. Z A.Ş. ve T A.Ş., yurt dışında açılan yüksek maliyetli bir otoyol inşası ihalesini kazanabilmek amacıyla, sadece bu projenin tamamlanma süresiyle sınırlı kalmak kaydıyla ve mevcut yasal ile ekonomik bağımsızlıklarını tamamen koruyarak ortak bir çalışma protokolü imzalamışlardır.

Bu senaryoda yer alan şirket birleşmeleri ve işbirlikleri ile ilgili bağımsızlık dereceleri dikkate alındığında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X ve Y arasındaki ilişki, Y'nin hukuki bağımsızlığını koruyup ekonomik bağımsızlığını kaybettiği bir holding yapılanmasıdır; Y ve W arasındaki yaptırımsız uzlaşı ise bir centilmenlik anlaşmasıdır.

Cevap

X ve Y arasındaki ilişkinin bir holding yapılanması, Y ve W arasındaki uzlaşının ise centilmenlik anlaşması olduğunu belirten ifade doğrudur.
Senaryodaki durumlar teker teker incelendiğinde; 1. durumda Y A.Ş.'nin ticaret sicilindeki kaydı ve kendi markası (hukuki bağımsızlık) devam etmektedir ancak stratejik kararları X A.Ş. aldığı için ekonomik bağımsızlığı kaybolmuştur. Bir işletmenin başka bir işletmenin hisse çoğunluğunu ele geçirerek onun hukuki varlığına dokunmadan ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırması durumuna Holding denir. 2. durumda Y ve W arasında bölge paylaşımı yapılmasına rağmen bunun hukuki hiçbir bağlayıcılığının olmaması, bu ilişkinin bir Kartel değil, Centilmenlik Anlaşması olduğunu kanıtlar. Bu teşhisleri doğru yapan seçenek aranan cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
X ve Y arasındaki ilişkiyi analiz et
Hisse devri var, Y tüzel kişiliğini koruyor (hukuki bağımsızlık var), ancak kararlar X tarafından alınıyor (ekonomik bağımsızlık yok). Bu durum Holding yapısını tanımlar.
Bağımsızlık derecelerine göre sınıflandırma kuralları.
2
Y ve W arasındaki ilişkiyi analiz et
Pazar paylaşımı yapılmış ancak hiçbir hukuki bağlayıcılık yok, sadece güven esası var. Bu tanım tam olarak Centilmenlik Anlaşmasına aittir (Kartelden farkı budur).
Karteller bağlayıcı anlaşmalara dayanırken, centilmenlik anlaşmaları bağlayıcı olmayan güven esasına dayanır.
3
Z ve T arasındaki ilişkiyi analiz et
Belirli bir otoyol ihalesi için geçici olarak bir araya gelinmiş, yasal ve ekonomik bağımsızlık tam korunmuş. Bu durum Konsorsiyumu tanımlar.
Geçici proje işbirlikleri konsorsiyumdur.
4
Seçenekleri eşleştir
Yalnızca Holding ve Centilmenlik Anlaşması teşhislerinin doğru bir şekilde birlikte verildiği seçenek doğru yanıttır.
Soru metni kesinlik ve doğruluk üzerine kurgulanmıştır.

Anahtar Kavram

İşletme birleşme ve işbirliği türlerinin (Holding, Konsorsiyum, Kartel, Tröst vb.) hukuki ve ekonomik bağımsızlık kriterlerine göre analizi
Soru 35Soru

Girişimci K, L ve M bir araya gelerek bir ticari işletme kurmak amacıyla hukuki bir yapı arayışına girmişlerdir. Kurulacak şirketin ana sözleşmesi için şu şartlar üzerinde mutabık kalmışlardır:

I. Şirketin, ortakların kişisel malvarlığından tamamen bağımsız, tescil ile kazanılacak ayrı bir tüzel kişiliği bulunmalıdır.
II. Şirketin olası iflası veya borçlarını ödeyememesi durumunda, hiçbir ortak kişisel malvarlığıyla alacaklılara karşı sorumlu tutulmamalı; tüm ortakların yasal riski yalnızca şirkete taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı kalmalıdır.
III. Ortaklardan M'nin nakdi veya ayni bir malvarlığı bulunmadığı için, M şirkete yalnızca sektördeki 'ticari itibarını ve şahsi emeğini' sermaye olarak koyacaktır.

Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) işletmelerin hukuki yapılarına ve sermaye unsurlarına ilişkin emredici hükümleri dikkate alındığında, bu girişimcilerin hedefleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci ve üçüncü şartlar hukuken birbiriyle çelişmektedir; çünkü tüm ortakların sorumluluğunun yalnızca taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olduğu şirket türlerinde, şahsi emek ve ticari itibar sermaye olarak getirilemez.

Cevap

İkinci ve üçüncü şartların hukuken birbiriyle çeliştiğini ve sermaye şirketlerinde şahsi emeğin sermaye olarak getirilemeyeceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Ticaret Kanunu'na göre, tüm ortakların şirket alacaklılarına karşı yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı kadar sorumlu olduğu şirketler 'Sermaye Şirketleri'dir (Anonim ve Limited Şirketler). Ancak Kanun'un amir hükümleri gereğince, sermaye şirketlerine şahsi emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olarak kesinlikle konulamaz. Şahsi emek ve itibar, yalnızca ortakların sorumluluğunun sınırsız olduğu 'Şahıs Şirketlerinde' (veya komandit şirketlerde sınırsız sorumlu olan komandite ortaklar için) geçerli bir sermaye unsurudur. Bu senaryoda girişimciler hem tüm ortaklar için sınırlı sorumluluk (sermaye şirketi özelliği) hem de şahsi emeğin sermaye kabul edilmesini (şahıs şirketi özelliği) aynı anda istemektedir. Bu iki durum Türk hukuku açısından birbiriyle çelişmektedir ve aynı sözleşmede buluşmaları imkansızdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Şartın analiz edilmesi (Tüzel Kişilik).
Şirketin tüzel kişiliği olması istenmektedir. Bu durum, tüzel kişiliği olmayan Adi Şirketleri doğrudan seçeneklerden eler. Kurulacak yapı bir Ticaret Şirketi olmalıdır.
Adi şirketler Borçlar Kanunu'na tabidir ve kendilerine ait bağımsız bir tüzel kişilikleri, malvarlıkları veya hak ehliyetleri yoktur.
2
II. Şartın analiz edilmesi (Tüm ortaklar için Sınırlı Sorumluluk).
Tüm ortakların sadece taahhüt ettikleri sermaye ile sorumlu olması istenmektedir. Bu özellik yalnızca Sermaye Şirketlerine (Anonim ve Limited) aittir.
Şahıs şirketlerinde (Kollektif) tüm ortakların, Komandit şirketlerde ise en az bir ortağın (komandite) sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırsızdır.
3
III. Şartın analiz edilmesi (Şahsi Emeğin Sermaye Olması).
M ortağı şahsi emeğini ve ticari itibarını sermaye olarak koymak istemektedir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca, şahsi emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye şirketlerine sermaye olarak konulamaz. Bunlar ancak şahıs şirketlerinde (veya komandit şirkette sınırsız sorumlu olan komandite ortak tarafından) sermaye olarak getirilebilir.
4
Şartların birbiriyle olan uyumunun değerlendirilmesi.
II. Şart sermaye şirketi kurulmasını zorunlu kılarken, III. Şart sermaye şirketlerinde hukuken yasaklanmış bir uygulamayı talep etmektedir. Dolayısıyla bu iki şart aynı hukuki yapıda buluşamaz.
Kanunun emredici hükümleri gereği, bir işletmenin hem sermaye şirketi (tam sınırlı sorumluluk) özelliklerini taşıyıp hem de şahsi emeği sermaye olarak kabul etmesi olanaksızdır.

Anahtar Kavram

Şahıs ve Sermaye Şirketlerinin Temel Ayrımı ve Sermaye Unsurları
Soru 36Soru

İki gerçek kişi (Bay K ve Bay L) ile bir tüzel kişi olan Z Anonim Şirketi, ortak bir ticari amacı gerçekleştirmek üzere yeni bir şirket kurma kararı almıştır. Tarafların aralarında yaptıkları protokole göre; Bay K ve Bay L şirketin yönetimini fiilen üstlenecek ve şirket alacaklılarına karşı tüm malvarlıklarıyla (sınırsız ve müteselsilen) sorumlu olacaklardır. Z Anonim Şirketi ise yalnızca 2 Milyon TL sermaye taahhüdünde bulunacak, yönetime karışmayacak ve sorumluluğu sadece taahhüt ettiği bu sermaye miktarıyla sınırlı kalacaktır. Ayrıca taraflar, sermaye şirketlerinin tabi olduğu katı kurumsal yönetim ve denetim mekanizmalarından kaçınmak amacıyla kurulacak bu şirketin Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında kesinlikle bir 'Şahıs Şirketi' statüsünde olmasını şart koşmuşlardır.

Bu bilgilere göre, tarafların kurabileceği şirketin hukuki yapısıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taraflar Adi Komandit Şirket kurabilirler; bu yapıda Bay K ve Bay L 'komandite' ortak, Z Anonim Şirketi ise 'komanditer' ortak statüsünde yer alarak tüm şartları sağlamış olurlar.

Cevap

Tarafların şahıs şirketi kurma şartı ile farklı sorumluluk yapılarını (sınırsız ve sınırlı) bir araya getiren tek model olan Adi Komandit Şirketi kurabileceklerini belirten seçenektir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre şahıs şirketleri Kollektif ve Adi Komandit şirketlerden oluşur. Kollektif şirkette yalnızca gerçek kişiler ortak olabilir. Adi Komandit şirkette ise iki tür ortak vardır: Komandite ortaklar (şirketi yöneten, alacaklılara karşı sınırsız ve müteselsilen sorumlu olan) zorunlu olarak gerçek kişidir. Komanditer ortaklar (yönetime katılmayan, sadece taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı sorumlu olan) ise gerçek veya tüzel kişi olabilir. Olaydaki Bay K ve L komandite, Z A.Ş. ise komanditer sıfatını taşıyarak tarafların hem sorumluluk hem de şahıs şirketi olma şartlarını mükemmel biçimde sağlayan Adi Komandit Şirketi kurabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Tarafların temel kısıtlamalarını analiz etme.
Kısıtlamalar: 1) Kesinlikle Şahıs Şirketi olacak. 2) İki ortak sınırsız sorumlu ve yönetici (gerçek kişi) olacak. 3) Bir ortak sınırlı sorumlu ve yönetici olmayan (tüzel kişi) olacak.
Hukuki yapıyı doğru sınıflandırabilmek için şirketin türünü ve ortakların niteliklerini belirlemek gerekir.
2
Sermaye şirketlerini eleme.
Anonim Şirket, Limited Şirket ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket, TTK'ya göre 'Sermaye Şirketi' statüsünde oldukları için protokole aykırıdır ve elenir.
Taraflar katı denetimlerden kaçınmak için açıkça 'Şahıs Şirketi' istemiştir.
3
Kalan şahıs şirketi alternatiflerini (Kollektif ve Adi Komandit) değerlendirme.
Kollektif şirkette sadece gerçek kişiler ortak olabilir ve herkes sınırsız sorumludur; bu nedenle tüzel kişi olan ve sınırlı sorumluluk isteyen Z A.Ş. bu şirkete ortak olamaz. Adi Komandit şirkette ise sınırsız sorumlu 'komandite' ortaklar (Bay K ve L) ile sınırlı sorumlu 'komanditer' ortaklar (Z A.Ş. tüzel kişisi) aynı anda bulunabilir.
Ortakların hukuki niteliği (gerçek/tüzel) ve sorumluluk derecesi (sınırlı/sınırsız) şirketin türünü doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Şahıs Şirketlerinin Özellikleri ve Ortak Sorumlulukları (Kollektif ve Komandit Şirket Ayrımı)
Soru 37Soru

Büyük çaplı bir enerji altyapı projesini hayata geçirmek amacıyla yeni bir anonim şirket kurulmuştur. Bu şirketin sermayesinin %40'ı bir İktisadi Devlet Teşekkülü'ne (İDT), %42'si yerli özel sektör yatırımcılarına, %18'i ise yabancı bir teknoloji firmasına aittir. Şirket, özel hukuk hükümlerine tabi olarak ticari esaslara göre rekabetçi piyasa koşullarında yönetilmektedir.

Buna göre, bu işletmenin mülkiyet yapısı ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamındaki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyet yapısına göre "Karma İşletme" sınıfında yer alır ve kamunun sermaye payı %15 ile %50 arasında olduğu için mevzuatta "İştirak" statüsündedir.

Cevap

İşletme mülkiyet yapısına göre Karma İşletme sınıfındadır ve kamu payı %40 olduğu için 233 sayılı KHK uyarınca İştirak statüsündedir.
Verilen senaryoda devletin (İDT aracılığıyla) sermaye payı %40'tır. İşletme bilimi literatüründe, kamu ve özel sektör sermayesinin bir arada bulunduğu yapılar 'Karma İşletme' olarak sınıflandırılır. Türk kamu işletmeciliğini düzenleyen 233 sayılı KHK'ya göre ise, bir KİT'in sermayesinin %15'i ile %50'si arasında bir paya sahip olduğu anonim şirketlere 'İştirak' adı verilir. Bu nedenle işletme hem karma işletmedir hem de hukuken bir iştiraktir.

Adım Adım Çözüm

1
Sermaye dağılımını analiz et
Kamu payı (İDT üzerinden) %40, Özel Sektör payı %42, Yabancı payı %18'dir.
İşletmenin genel mülkiyet türünü ve yasal statüsünü belirlemek için sermaye oranlarının tespit edilmesi gerekir.
2
Genel işletmecilik mülkiyet sınıflandırmasını belirle
İşletme hem kamu hem de özel/yabancı sermaye barındırdığı için mülkiyet yapısına göre 'Karma İşletme'dir.
Karma işletmeler, kamu ile özel müteşebbislerin sermayelerini birleştirerek kurdukları yapılardır.
3
233 sayılı KHK kapsamındaki yasal statüyü eşleştir
Kamunun payı %15 ile %50 arasında (%40) olduğu için işletme yasal olarak 'İştirak' statüsündedir.
Mevzuata göre KİT'lerin %50'den fazla paya sahip olduğu şirketler 'Bağlı Ortaklık', %15-%50 arası paya sahip oldukları ise 'İştirak' olarak tanımlanır. %100 paya sahip oldukları birimler ise 'Müessese'dir.

Anahtar Kavram

İşletmelerin mülkiyet yapılarına göre sınıflandırılması ve Türkiye'deki KİT mevzuatı (Bağlı Ortaklık, İştirak, Müessese kavramları)
Soru 38Soru

İşletmelerin büyüklüklerine göre sınıflandırılmasında niceliksel (kantitatif) ve niteliksel (kalitatif) ölçütler kullanılmaktadır. Yeni ekonomi ve dijitalleşmenin etkisiyle, işletmelerin bu ölçütler bazındaki görünümleri arasında uyumsuzluklar yaşanabilmektedir.

I. Küresel çapta hizmet veren bir yazılım firması, yalnızca 15 tam zamanlı personel çalıştırmasına rağmen yıllık 2 milyar TL satış hasılatı elde etmekte ve kendi pazarında fiyat belirleyici (pazar lideri) konumunda bulunmaktadır.
II. Emek yoğun üretim yapan yerel bir tekstil fabrikası, 300 işçi istihdam etmesine karşın yıllık 90 milyon TL ciro ile sadece faaliyet gösterdiği ilçedeki talebi karşılamakta ve tam rekabete yakın koşullarda fiyat alıcı olarak çalışmaktadır.

Bu iki işletmenin büyüklük sınıflandırması teorisi açısından değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en kapsamlı ve doğru analizi sunmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılım şirketi personel sayısı bakımından niceliksel olarak küçük işletme sınırlarında görünmesine karşın, satış hasılatı ve pazara hakimiyet gibi niteliksel ölçütler bağlamında büyük işletme niteliği taşırken; tekstil fabrikası istihdam hacmiyle büyük işletme eşiğini geçmesine rağmen niteliksel olarak küçük işletme profiline daha uygundur.

Cevap

Yazılım şirketinin istihdam açısından küçük ancak ciro ve pazar gücü açısından büyük işletme özelliği gösterdiği; tekstil fabrikasının ise istihdam açısından büyük ancak pazar gücü açısından küçük işletme profili çizdiği seçenektir.
İşletme büyüklüğünün ölçülmesinde personel sayısı, ciro, sermaye gibi sayılarla ifade edilebilen niceliksel (kantitatif) ölçütler ile pazara hakimiyet, yönetim biçimi, faaliyet kapsamı gibi niteliksel (kalitatif) ölçütler bir arada değerlendirilir. Yazılım firması personel sayısı (15) gibi niceliksel bir ölçüte göre KOBİ sınırlarında kalsa da, hem satış hasılatı (2 milyar TL) gibi diğer bir niceliksel ölçütle KOBİ finansal üst sınırını fazlasıyla aşmakta hem de 'pazara hakimiyet' (fiyat belirleyici olma) gibi niteliksel bir ölçütle büyük işletme karakteri göstermektedir. Tekstil fabrikası ise 300 çalışanı ile KOBİ istihdam üst sınırı olan 250 kişiyi aştığı için niceliksel olarak büyük işletme sayılsa da, sadece yerel pazara hitap etmesi ve fiyat alıcı konumda olması gibi niteliksel ölçütler bağlamında küçük işletme davranışı sergilemektedir. Bu durum, yeni ekonomide ölçütlerin her zaman birbiriyle paralel ilerlemeyebileceğini gösteren en doğru kavramsal analizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazılım firmasının niceliksel ve niteliksel özelliklerini analiz et.
Personel sayısı (15) niceliksel olarak küçük işletme eşiğindedir. Ancak ciro (2 Milyar TL) niceliksel olarak, 'fiyat belirleyici olma' ve 'küresel çapta hizmet verme' ise niteliksel olarak büyük işletme özellikleridir.
İşletmenin tüm boyutlarıyla büyüklük sınıflandırmasındaki yerini doğru tespit etmek için.
2
Tekstil fabrikasının niceliksel ve niteliksel özelliklerini analiz et.
Personel sayısı (300), KOBİ üst sınırı olan 250'yi aştığı için niceliksel olarak büyük işletme eşiğindedir. Ancak yerel pazarda kalması ve 'fiyat alıcı' konumunda olması niteliksel olarak küçük işletme özelliğidir.
İkinci işletmenin geleneksel kriterler ile mevcut durumu arasındaki zıtlığı ortaya koymak için.
3
Elde edilen analizleri işletme büyüklüğü teorisi ve seçenekler ile eşleştir.
Her iki işletmenin de niceliksel ölçütlerinden biriyle niteliksel görünümleri arasında bir paradoks olduğu görülmektedir. Bu paradoksu en doğru ifade eden sentez belirlenir.
Soruda istenen 'en kapsamlı ve doğru analizi' bulmak için.

Anahtar Kavram

İşletme Büyüklüğünü Belirleyen Ölçütler (Niceliksel ve Niteliksel)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Ticaret hukuku alanında inceleme yapan bir uzman, bir uyuşmazlık dosyasında; işletmenin kendi tüzel kişiliğinin bulunmasına rağmen, ortaklardan birinin kişisel olarak iflas etmesi üzerine diğer ortakların 'Kanuni olarak şirketimiz kendiliğinden infisah etmiştir (dağılmıştır)' şeklinde bir iddiada bulunduklarını tespit etmiştir.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre, ortakların ileri sürdüğü bu infisah (dağılma) gerekçesinin hukuken haklı bir temele dayanabilmesi için söz konusu işletmenin aşağıdaki hukuki yapılardan hangisine sahip olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kollektif Şirket

Cevap

Kollektif Şirket
Türk Ticaret Kanunu'na göre şahıs şirketlerinde (örneğin kollektif şirketlerde) ortaklar arasındaki karşılıklı güven ve şahsi emek esastır (şahıs unsuru). Bu yapısal özellik nedeniyle, şirket sözleşmesinde devam edileceğine dair aksine bir hüküm bulunmadıkça, ortaklardan birinin ölümü, kısıtlanması veya iflas etmesi durumu, şirketin kendi tüzel kişiliğine sahip olmasına rağmen kendiliğinden sona ermesine (infisah) neden olur. Bu durum, şahıs şirketlerini sermaye şirketlerinden ayıran en belirgin hukuki sonuçlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki hukuki kısıtlamaları ve verilen ipuçlarını analiz etme
İşletmenin 'tüzel kişiliğe' sahip olduğu ve 'bir ortağın iflasının' şirketin dağılmasına (infisah) yol açtığı belirlenmiştir.
Adi şirketlerin tüzel kişiliği olmadığı için ilk aşamada elenmesi, sorunun ticaret şirketleri arasından çözüleceğini gösterir.
2
Sermaye şirketleri ile şahıs şirketlerinin iflas karşısındaki durumunu karşılaştırma
Sermaye şirketlerinde (Anonim, Limited) ortağın iflası şirketi etkilemezken, şahıs şirketlerinde (Kollektif) ortaklar ile şirket arasındaki sıkı bağ (intuitu personae) nedeniyle şirketi sona erdirir.
Şahıs şirketlerinde ortakların kişisel durumu ve karşılıklı güven esası, doğrudan şirketin hukuki varlığını etkiler.

Anahtar Kavram

Şahıs Şirketlerinde İnfisah ve Şahıs Unsuru (Intuitu Personae)
Soru 40Soru

Tarımsal verimliliği artırmak ve yerli tohum ıslahı alanında dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı bir devlet kurumu ile bu alanda faaliyet gösteren üç farklı yerli özel sektör firması bir araya gelerek yeni bir anonim şirket kurmuştur. Kurulan bu şirketin kuruluş sermayesinin %40'ı ilgili devlet kurumunca, geriye kalan %60'lık kısım ise eşit paylarla özel sektör firmalarınca karşılanmıştır. İşletme, faaliyetlerini özel hukuk hükümlerine ve ticari esaslara göre yürütecektir.

Mülkiyet (sermaye) yapısı dikkate alındığında, bu işletme aşağıdaki sınıflandırmalardan hangisine girmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma işletme

Cevap

Doğru cevap karma işletmedir. Bir işletmenin sermayesinde hem kamu kurumlarının hem de özel kişi veya kuruluşların payı bulunuyorsa, bu tür işletmeler mülkiyet yapılarına göre karma işletme olarak adlandırılır.
Karma işletmeler, sermayesinde hem devlete (veya diğer kamu tüzel kişilerine) hem de özel kişi veya kuruluşlara ait payların bulunduğu işletmelerdir. Senaryoda sermayenin %40'ının kamuya, %60'ının ise özel sektöre ait olması, işletmenin mülkiyet yapısı bakımından 'karma işletme' statüsünde olduğunu kesin olarak göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin sermaye dağılımını analiz etme.
Sermayenin %40'ının devlet kurumuna, %60'ının ise özel sektör firmalarına ait olduğu tespit edilir.
Mülkiyet yapısına göre sınıflandırma yapabilmek için sermayenin kimlere ait olduğunun bilinmesi gerekir.
2
Mülkiyet yapısına göre işletme türlerinin tanımlarını hatırlama.
Özel (tamamı özel), Kamu (tamamı devlet), Karma (devlet + özel) ve Yabancı sermayeli işletmeler olarak ayrılır.
Soruda istenen sınıflandırma ölçütünü doğru kategoriyle eşleştirmek.
3
Verileri eşleştirerek sonuca ulaşma.
Sermaye yapısı hem kamu hem özel sektör unsurları barındırdığından işletmenin karma işletme olduğuna karar verilir.
Karma işletmelerin tanımı, senaryodaki ortaklık yapısını tam olarak karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

İşletmelerin mülkiyet yapılarına göre sınıflandırılması ve karma işletme kavramı
ÖncekiSayfa 2 / 5Sonraki