Kamu Politikasında Karar Verme Yaklaşımları

207 soru

Soru 121Soru

Karma Tarama Modeli, karar verme sürecini bir uydu gözlemine benzeterek hem geniş bir açıyla genel durumu izlemeyi hem de seçilen belirli alanları yüksek çözünürlükle incelemeyi esas alan bir yaklaşımdır.

Amitai Etzioni tarafından geliştirilen bu yaklaşımın operasyonel mantığına göre, 'temel kararlar'ın (fundamental decisions) işlevi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politikanın genel yönünü ve stratejik amaçlarını belirleyen, rasyonel değerlendirmelere dayanan ve ayrıntılı kararlara zemin hazırlayan yüksek düzeyli tercihlerdir.

Cevap

Temel kararlar, politikanın genel yönünü ve stratejik amaçlarını belirleyen, rasyonel değerlendirmelere dayanan ve ayrıntılı kararlara zemin hazırlayan yüksek düzeyli tercihlerdir.
Karma Tarama Modeli'nde 'temel kararlar', karar vericinin sınırlı imkanlarını nereye odaklayacağını belirleyen rasyonel çerçevedir. Bu kararlar, politikanın ana yönünü çizer ve daha sonra bu yönde atılacak küçük, ayrıntılı adımlara (artırımcı kısım) rehberlik eder. Dolayısıyla politikanın genel yönünü belirleyen ve stratejik amaçlara odaklanan tanım doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Karma Tarama Modeli'nin iki temel karar düzeyini analiz edin.
Modelin 'temel kararlar' (fundamental) ve 'ayrıntılı/tali kararlar' (bit-level/incremental) olmak üzere iki aşamalı bir yapısı olduğu görülür.
Etzioni'nin sentezi, rasyonel modeli stratejik seviyeye, artırımcı modeli ise uygulama seviyesine yerleştirir.
2
Temel kararların karakteristik özelliklerini değerlendirin.
Temel kararlar; seyrek alınan, geniş açılı (uydu bakışı), rasyonel tercihlere dayanan ve sistemin vizyonunu belirleyen kararlardır.
Bu kararlar, ayrıntılı incelemelerin hangi alanlarda yapılacağına dair bir çerçeve çizer.

Anahtar Kavram

Amitai Etzioni'nin Karma Tarama Modeli'nde rasyonel analizin 'temel kararlar' seviyesinde, artırımcı yaklaşımın ise 'ayrıntılı kararlar' seviyesinde kullanılması.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 122Soru

Kamu yönetimi literatüründe belirsiz tercihler, tam olarak anlaşılamayan teknoloji ve akışkan katılım ile karakterize edilen 'örgütlü anarşi' (organized anarchy) ortamlarında, karar alma sürecinin işleyişine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunlar, çözümler ve katılımcılar birbirinden bağımsız birer akış olup; bir kararın ortaya çıkması, bu unsurların bir 'karar fırsatı' (choice opportunity) içinde tesadüfen çakışmasına bağlıdır.

Cevap

Sorunların, çözümlerin ve katılımcıların birbirinden bağımsız akışlar olarak bir 'karar fırsatı' içinde tesadüfen çakışması süreci
Karar sürecinin sorunların, çözümlerin ve aktörlerin birbirinden bağımsız akışlar halinde olduğu ve bir 'karar fırsatı' içerisinde tesadüfen birleştiğini savunan ifade doğrudur. Bu model, Cohen, March ve Olsen tarafından örgütlü anarşilerdeki (üniversiteler, kamu kurumları vb.) belirsiz karar mekanizmalarını açıklamak için geliştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Karar verme ortamının (örgütlü anarşi) özelliklerini analiz etme
Belirsiz tercihler ve akışkan katılımın olduğu yapılar tanımlandı.
Çöp Kutusu Modeli'nin geçerli olduğu bağlamı anlamak için gereklidir.
2
Karar alma bileşenlerini (bağımsız akışlar) tanımlama
Sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatlarının birbirinden bağımsız hareket ettiği saptandı.
Modelin unsurları arasındaki doğrusal olmayan ilişkiyi kavramak gerekir.
3
Kararın ortaya çıkış mekanizmasını (tesadüfi çakışma) belirleme
Kararın, bu akışların uygun bir 'karar fırsatı' içinde (çöp kutusu gibi) birleşmesiyle oluştuğu anlaşıldı.
Geleneksel 'sorun odaklı' yaklaşımdan farkını ortaya koymak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Örgütlü Anarşi ve Bağımsız Akışlar
Soru 123Soru

Kamu politikası analizinde kullanılan Oyun Teorisi Modeli çerçevesinde, aktörlerin stratejik etkileşimleri ve rasyonel tercihleri incelenmektedir. İki komşu kamu kurumunun (A ve B Belediyeleri), ortak bir su havzasını koruma ya da sanayi yatırımı için kullanma konusunda birbirlerinden bağımsız ancak birbirlerini etkileyen kararlar almaları gerekmektedir. Tarafların birbirlerine güvenmedikleri ve bağlayıcı bir iş birliği yapamadıkları bir ortamda; her iki belediyenin de riskten kaçınmak adına kendi bireysel çıkarlarını korumaya odaklanarak, toplumsal refahı maksimize eden "koruma-koruma" seçeneği yerine her iki tarafın da daha az kazançlı çıktığı bir noktada dengeye ulaşmaları durumu aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörlerin riskten kaçınmak amacıyla "en kötü durumlar içinden en iyiyi" (maximin) seçmeye odaklanmaları sonucunda, toplumsal refahın altında bir alt-optimum dengede (Mahkumlar İlemi) karar kılınması.

Cevap

Aktörlerin riskten kaçınmak amacıyla "en kötü durumlar içinden en iyiyi" (maximin) seçmeye odaklanmaları sonucunda, toplumsal refahın altında bir alt-optimum dengede (Mahkumlar İlemi) karar kılınması.
Oyun teorisinde Mahkumlar İlemi (Prisoner's Dilemma), rasyonel aktörlerin iş birliği yapamadıklarında, her ikisinin de daha iyi bir durumda olabileceği bir seçenek varken, karşılıklı güvensizlik ve riskten kaçınma (maximin stratejisi) nedeniyle daha kötü bir sonuçta (Nash dengesi) uzlaşmalarını açıklar. Bu durum kamu politikalarında çevresel koruma gibi kolektif eylem gerektiren alanlarda sıkça görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin stratejik konumlarını analiz etme.
İki belediye de rasyoneldir ve diğerinin hamlesine göre kendi pozisyonunu belirler.
Oyun teorisi, kararların birbirine bağımlı olduğu durumları modeller.
2
Kazanç matrisindeki (payoff matrix) olası sonuçları değerlendirme.
İş birliği (Koru-Koru) en yüksek toplam faydayı sağlar ancak taraflar için "aldatılma" riski barındırır.
Güven eksikliği, aktörleri bireysel olarak en güvenli (ancak kolektif olarak kötü) limana iter.
3
Strateji seçimini belirleme (Maximin).
Her iki belediye de "en kötü durumda bile elde edebileceği en yüksek garantili sonucu" (maximin) seçerek kirlilik/yatırım seçeneğine yönelir.
Buna Nash Dengesi denir; bu noktada kimse tek başına stratejisini değiştirerek durumunu iyileştiremez.

Anahtar Kavram

Mahkumlar İlemi ve Nash Dengesi
Soru 124Soru

Kamu politikası literatüründe Charles Lindblom tarafından "Kök Yöntemi" (Root Method) olarak da adlandırılan Rasyonel-Kapsamlı Model; karar vericinin rasyonel bir sonuca ulaşabilmesi için amaçlar, araçlar ve değerler arasında belirli bir hiyerarşik ilişki kurmasını öngörür. Bu modele göre, karar verme sürecinde izlenmesi gereken metodolojik yaklaşıma ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika amaçları ve değerler, uygun araçların ampirik analizinden önce ve ondan bağımsız olarak net bir şekilde belirlenmelidir.

Cevap

Politika amaçları ve değerlerin, uygun araçların ampirik analizinden önce ve ondan bağımsız olarak belirlenmesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Rasyonel-Kapsamlı Model (Kök Yöntemi), analitik bir süreç olarak amaçların (değerlerin) araçlardan (politika alternatiflerinden) önce ve onlardan bağımsız olarak belirlenmesini gerektirir. Karar verici önce toplumun değer hiyerarşisini ve politikanın nihai hedeflerini netleştirir, ardından bu hedeflere ulaşmak için tüm teknik alternatifleri ampirik olarak değerlendirir. Bu mantıksal ayrım, rasyonel modelin en belirgin metodolojik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel-Kapsamlı Model'in (Kök Yöntemi) temel metodolojik varsayımını tanımlama.
Model, karar vericinin tam bilgiye sahip olduğunu ve amaçlar (ends) ile araçlar (means) arasında net bir ayrım yapabildiğini varsayar.
Bu ayrım, objektif rasyonelliğin sağlanması için analitik bir zorunluluktur.
2
Amaç-araç ilişkisinin sırasını belirleme.
Rasyonel modelde önce 'neye ulaşılacağı' (amaç/değer) kesinleştirilir, ardından 'nasıl ulaşılacağı' (araç/alternatif) araştırılır.
Eğer amaçlar araçlara göre esnetilirse, modelin 'değer maksimizasyonu' hedefinden sapılmış olur.
3
Modelin karakterini analiz etme.
Bu model 'normatif' (olması gerekeni söyleyen) bir modeldir; ideal bir karar vericinin nasıl davranması gerektiğini açıklar.
Gerçek hayattaki bilişsel sınırlamaları göz ardı ederek teorik olarak en iyi kararın yolunu gösterir.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Model'de Amaç-Araç Ayrımı (Ends-Means Separation)

Daha Fazla Pratik

Rasyonel Model'in 'normatif' yapısı ile Artırımcı Model'in 'betimleyici' (descriptive) yapısı arasındaki farkları incelemek, modellerin uygulama alanlarını anlamanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 125Soru

Kamu politikası karar alma süreçlerini açıklayan Amitai Etzioni tarafından geliştirilen Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli, rasyonel-kapsamlı modelin bilgi işleme kapasitesi üzerindeki aşırı yükünü ve artırımcı modelin köklü değişimlere kapalı olan statükocu yapısını eleştirerek bu iki yaklaşım arasında bir sentez kurmayı amaçlar. Bu modelin temel çalışma prensibi dikkate alındığında, karar vericinin "temel kararlar" (fundamental decisions) ile "artırımcı/ayrıntılı kararlar" (bit-level decisions) arasında kurduğu fonksiyonel ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel kararlar, politikanın stratejik yönünü belirlemek için geniş kapsamlı ancak daha az detaylı bir tarama yapılmasını gerektirirken; artırımcı kararlar, bu stratejik çerçeve içinde seçilen kritik alanlarda derinlemesine inceleme yapılmasını esas alır.

Cevap

Temel kararların geniş ancak yüzeysel bir taramayla çerçeveyi çizmesi, artırımcı kararların ise bu çerçeve içindeki spesifik alanlarda derinleşmesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru yanıt olan ifade, Etzioni'nin modelinin çekirdeğini oluşturan hiyerarşik tarama mantığını tam olarak açıklar. Bu modelde karar verici, önce tüm alanı kapsayan geniş ama yüzeysel bir gözlem (temel tarama) yapar; ardından bu genel çerçeve içinde riskli veya fırsat barındıran alanları seçerek oralarda derinlemesine analiz (artırımcı tarama) yürütür. Bu sayede hem 'ormanı' görür hem de 'tek bir ağacı' detaylıca inceleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin kökenini belirle.
Karma Tarama, rasyonel ve artırımcı modellerin sentezidir.
Etzioni, rasyonel modelin imkansızlığını ve artırımcı modelin muhafazakarlığını aşmak istemiştir.
2
Karar hiyerarşisini analiz et.
Temel kararlar (yüksek düzeyli) ve artırımcı kararlar (düşük düzeyli) ayrımı yapılır.
Her kararın aynı derinlikte incelenmesi kaynak israfıdır.
3
Tarama (Scanning) mantığını uygula.
Temel kararlar için 'contextual scanning' (bağlamsal tarama), artırımcılar için 'detailed scanning' (ayrıntılı tarama) yapılır.
Karar verici geniş bir alanı gözlemlerken (temel), sorunlu gördüğü küçük bir alana odaklanır (artırımcı).

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli'nde Karar Hiyerarşisi ve Kaynak Optimizasyonu

Daha Fazla Pratik

Etzioni'nin 'Etkin Toplum' (Active Society) kuramı ile Karma Tarama Modeli arasındaki bağıntıyı araştırarak, bu modelin toplumsal rehberlikteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 126Soru

İktisadi analiz araçlarının siyasal karar alma süreçlerine uygulanmasını öngören Kamu Tercihi Modeli'ne göre, siyasal piyasada seçmenlerin "rasyonel ilgisizlik" (rational ignorance) içinde olması ve çıkar gruplarının "rant kollama" (rent-seeking) faaliyetleri, kamu politikası çıktılarını şekillendiren temel unsurlardır.

Buna göre; dar bir çıkar grubuna yüksek fayda sağlayan ancak maliyeti toplumun geneline yayılan verimsiz bir politikanın yürürlüğe girmesi ve sürdürülmesi, bu model çerçevesinde aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faydanın yoğunlaşmış olması çıkar grubunun örgütlenmesini teşvik ederken, maliyetin geniş kitlelere dağılmış olmasının bireysel seçmenin bilgi edinme ve tepki verme maliyetini beklenen faydanın üzerine çıkarması

Cevap

Faydanın dar bir grupta toplanması (yoğunlaşmış fayda) bu grubun lobicilik faaliyetleri için güçlü teşviklere sahip olmasını sağlarken, maliyetin tüm topluma yayılması (dağınık maliyet) her bir seçmenin bu politikaya karşı çıkmak için harcayacağı zaman ve emeğin, elde edeceği küçük kazançtan daha yüksek olması nedeniyle seçmenin pasif kalması (rasyonel ilgisizlik) durumudur.
Kamu Tercihi Modeli'ne göre, siyasal süreçteki aktörler kendi faydalarını maksimize ederler. Belirli bir çıkar grubuna büyük kazanç sağlayan bir düzenleme, o grubun örgütlenmesini ve lobicilik (rant kollama) yapmasını rasyonel kılar. Öte yandan, bu düzenlemenin maliyeti tüm topluma yayıldığında, her bir vatandaşa düşen pay çok küçük kalır. Vatandaşın bu haksızlığı fark etmesi ve engellemesi için harcayacağı zaman ve kaynak (bilgi edinme maliyeti), elde edeceği küçük tasarruftan daha büyük olduğu için vatandaş tepkisiz kalır (rasyonel ilgisizlik). Bu dengesizlik, verimsiz politikaların sürdürülmesinin temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasal aktörlerin motivasyonlarını analiz etmek
Seçmenler, siyasetçiler ve çıkar grupları iktisadi insan (homo economicus) gibi kendi çıkarlarını gözetirler.
Kamu Tercihi Modeli'nin metodolojik bireyselcilik varsayımı bunu gerektirir.
2
Seçmenin bilgi edinme maliyetini değerlendirmek
Rasyonel seçmen, bir oy veya bir protesto ile elde edeceği faydanın, o konuyu öğrenmek için harcayacağı maliyetten düşük olduğunu görünce 'bilgisiz' kalmayı tercih eder.
Buna rasyonel ilgisizlik denir ve dağınık maliyetli politikalarda belirgindir.
3
Çıkar gruplarının örgütlenme kapasitesini incelemek
Yoğunlaşmış fayda elde edecek olan gruplar, bu rantı elde etmek için siyasetçiler üzerinde baskı kurmaya (rant kollama) rasyonel olarak daha isteklidirler.
Grup küçük ve kazanç büyük olduğunda 'bedavacılık' sorunu daha kolay aşılır.
4
Politika çıktısını sentezlemek
Siyasetçiler, örgütlü çıkar gruplarına taviz vererek oylarını/desteklerini alırken, dağınık maliyete maruz kalan ve rasyonel ilgisizlik içindeki geniş kitlelerin tepkisinden çekinmezler.
Bu durum kamu kesimi başarısızlığına ve verimsiz politikaların kalıcılaşmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Yoğunlaşmış Fayda - Dağınık Maliyet Paradoksu ve Rasyonel İlgisizlik
Soru 127Soru

Earl Latham gibi kuramcılar tarafından savunulan bir yaklaşıma göre; kamu politikası, toplumdaki örgütlü gruplar arasındaki mücadelenin bir aşamasında ulaşılan geçici bir uzlaşıyı temsil eder. Bu süreçte devlet, tarafsız bir hakem rolü üstlenerek bu mücadelenin kurallarını belirler ve sonucu yasal bir çerçeveye kavuşturur. Bu bilgilere dayanarak, Grup Modeli'nin kamu politikasına bakış açısını yansıtan temel önerme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası, baskı grupları arasındaki güç dengesinin ulaştığı noktayı simgeler.

Cevap

Kamu politikası, baskı grupları arasındaki güç dengesinin ulaştığı noktayı simgeler.
Doğru cevap olan ifade, grup modelinin kamu politikasını toplumdaki çeşitli çıkar ve baskı grupları arasındaki güç mücadelesinin bir sonucu olarak oluşan denge (equilibrium) durumu şeklinde tanımlayan temel varsayımıyla birebir örtüşmektedir. Bu modelde politika, grupların göreceli güçlerinin bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları analiz etmek.
Earl Latham, örgütlü gruplar arası mücadele, devletin hakem rolü ve yasal çerçeve kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar doğrudan kamu politikası analizinde kullanılan Grup Modeli'ni işaret eder.
2
Grup modelinin temel önermesini hatırlamak.
Grup modeline göre politika, çıkar gruplarının karşılıklı etkileşimi sonucu oluşan bir 'denge noktası'dır.
Grupların ağırlığı değiştikçe politikanın yönü de o grubun lehine kayar; bu durum modelin dinamik yapısını açıklar.
3
Seçenekler arasında modelin tanımıyla örtüşen ifadeyi bulmak.
Güç dengesinin ulaştığı nokta (denge durumu) ifadesi modelin özünü yansıtmaktadır.
Diğer seçenekler rasyonel, elit veya sistem gibi farklı teorik yaklaşımların varsayımlarını içermektedir.

Anahtar Kavram

Grup Modeli ve Denge (Equilibrium) Kavramı

Daha Fazla Pratik

Grup modelinin rasyonellik varsayımına karşı çıkışını anlamak için Lindblom'un 'Artırımcı Model'i ile karşılaştırma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 128Soru

Kamu yönetimi ve politika analizinde, rasyonel aktörlerin stratejik etkileşimlerini modelleyen Oyun Teorisi yaklaşımında; tarafların bireysel rasyonellikleri çerçevesinde hareket etmelerinin, her iki taraf için de arzu edilmeyen ve kolektif rasyonellikle çelişen bir denge noktasına (alt-optimal sonuç) yol açması durumu aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkumlar İkilemi

Cevap

Mahkumlar İkilemi (Prisoner's Dilemma), rasyonel aktörlerin kendi çıkarlarını korurken toplumsal veya kolektif olarak daha kötü bir dengede buluşmalarını açıklayan temel modeldir.
Doğru cevap olan Mahkumlar İkilemi, aktörlerin kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışırken iş birliğinden kaçınmaları ve sonuçta her ikisinin de iş birliği yapmalarına oranla daha kötü bir duruma düşmelerini ifade eder. Kamu politikalarında özellikle çevre kirliliği veya ortak kaynakların kullanımı gibi konularda tarafların yatırım yapmaktan kaçınıp 'bedavacılık' yapmaya çalışması bu durumun en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin stratejik davranışlarını analiz etme
Aktörler, diğer tarafın ne yapacağından bağımsız olarak kendileri için en güvenli veya kazançlı görünen seçeneğe yönelirler.
Oyun teorisi, aktörlerin birbirine bağımlı karar verme süreçlerini inceler.
2
Bireysel ve kolektif fayda karşılaştırması yapma
İş birliği yapılsa daha yüksek toplam fayda sağlanacakken, 'aldatılma' korkusuyla iş birliğinden kaçınılır.
Mahkumlar ikilemi, bireysel rasyonelliğin kolektif rasyonellikle çatıştığı noktayı temsil eder.

Anahtar Kavram

Mahkumlar İkilemi ve Alt-Optimal Denge
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 129Soru

Bir kamu kurumu, bölgesel kalkınma stratejisini oluştururken önce bölgenin genel ekonomik yapısını ve uzun vadeli hedeflerini kapsayan geniş bir inceleme yapmış; daha sonra bu ana strateji çerçevesinde kalarak, her bir alt sektör için uygulama detaylarını küçük ve kademeli adımlarla belirleme yoluna gitmiştir. Karar vericiler, bu yöntemle hem rasyonel-kapsamlı modelin aşırı bilgi yükü maliyetinden kaçınmayı hem de artırımcı modelin sadece mevcut duruma odaklanan vizyon sınırlılığını aşmayı amaçlamıştır. Buna göre, örnek olayda anlatılan ve Amitai Etzioni tarafından geliştirilen karar verme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Tarama Modeli

Cevap

Örnek olayda hem geniş çerçeveli temel kararların hem de küçük adımlı ayrıntılı kararların bir arada kullanıldığı Karma Tarama Modeli anlatılmaktadır.
Doğru seçenek olan Karma Tarama Modeli, Amitai Etzioni tarafından geliştirilmiştir. Bu yaklaşımda karar vericiler, temel (stratejik) kararları alırken rasyonel-kapsamlı modele yakın bir geniş tarama yapar; uygulama ve ayrıntılı kararlarda ise artırımcı modelin küçük adımlar yöntemini kullanır. Bu sayede hem 'ormanı' (genel resim) görmeyi hem de 'ağaçları' (ayrıntılar) tek tek incelemeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Karar alma sürecindeki aşamaları analiz etme
Süreçte 'genel strateji/geniş inceleme' (temel karar) ve 'alt sektör detayları/kademeli adımlar' (ayrıntılı karar) şeklinde iki farklı katman saptanmıştır.
Etzioni'nin modelinin en belirgin özelliği kararları önem derecesine göre ikiye ayırmasıdır.
2
Modellerin sentezini kontrol etme
Geniş inceleme rasyonel modelin, kademeli adımlar ise artırımcı modelin unsurlarıdır.
Karma Tarama Modeli, rasyonel modelin kapsamlılığını ve artırımcı modelin pratikliğini birleştiren 'orta yol' bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Amitai Etzioni'nin Karma Tarama Modeli (Mixed Scanning), rasyonel-kapsamlı model ile artırımcı modelin eksikliklerini gidermek üzere tasarlanmış sentez bir yaklaşımdır.

Daha Fazla Pratik

Etzioni'nin modelini daha iyi anlamak için 'uydu gözlemi' ve 'ayrıntılı kamera çekimi' analojisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 130Soru

Amitai Etzioni tarafından geliştirilen Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli, rasyonel-kapsamlı modelin karşılaştığı kapasite ve bilgi işlem sorunları ile artırımcı modelin eleştirilen muhafazakâr ve vizyonsuz yapısı arasında bir orta yol bulmayı amaçlar. Bu modelin karar alma hiyerarşisi ve kaynak yönetimi mantığı dikkate alındığında, stratejik bir kamu politikası tasarımı sürecinde 'temel kararlar' ile 'ayrıntılı (artırımcı) kararlar' arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel kararlar, rasyonel bir bakış açısıyla politikanın genel çerçevesini ve yönünü çizerken; ayrıntılı kararlar, bu temel yönelim dahilinde küçük adımlarla uygulama ve hazırlık süreçlerini yürütür.

Cevap

Temel kararların stratejik yönü rasyonel bir yaklaşımla belirlediği, ayrıntılı kararların ise bu yön doğrultusunda operasyonel adımları oluşturduğu seçenek doğrudur.
Karma Tarama Modeli, karar vermeyi bir uydu gözlemine benzetir. Temel kararlar geniş bir açıyla dünyayı gözlemleyip 'nereye bakılacağını' seçerken (rasyonel unsur), ayrıntılı kararlar seçilen o dar alan üzerinde derinlemesine ve küçük adımlarla inceleme yapar (artırımcı unsur). Bu nedenle, stratejik ana yönün temel kararlarla, operasyonel detayların ise ayrıntılı kararlarla yönetilmesi modelin temel işleyişidir.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin kökenini analiz etme
Karma Tarama Modeli, Rasyonel-Kapsamlı Model ve Artırımcı Model'in bir sentezidir.
Etzioni, rasyonel modelin gerçekçi olmadığını, artırımcı modelin ise toplumsal değişimi engellediğini savunur.
2
Karar türlerini sınıflandırma
Temel Kararlar (Fundamental Decisions) ve Ayrıntılı Kararlar (Bit-level/Incremental Decisions) olarak iki seviye belirlenir.
Bu ayrım, kaynakların nereye odaklanacağını belirleyen 'tarama' (scanning) mantığının temelidir.
3
İşlevsel hiyerarşiyi kurma
Temel kararlar ana rotayı çizer (rasyonel benzeri), ayrıntılı kararlar rotayı uygular veya rotaya hazırlar (artırımcı).
Ayrıntılı kararlar, temel kararların sunduğu bağlam içinde anlam kazanır ve onu destekler.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli'nde Karar Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

Charles Lindblom'un artırımcı modeli ile Etzioni'nin modeli arasındaki temel farkları kıyaslayan sorulara odaklanın.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 131Soru

Amitai Etzioni tarafından geliştirilen Karma Tarama (Mixed Scanning) yaklaşımı, rasyonel-kapsamlı modelin "ütopik" ve artırımcı modelin "statükocu" yönlerini aşmayı hedefleyen kuramsal bir sentez sunar. Bu modelde karar verme süreci, farklı derinlikteki iki ayrı tarama düzeyinin dinamik bir birleşimi olarak kurgulanmıştır.

Buna göre, Karma Tarama Modeli'nin işleyiş mantığı çerçevesinde "temel kararlar" (fundamental decisions) ile "ayrıntılı kararlar" (bit-level decisions) arasındaki işlevsel ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel kararlar rasyonel bir bakış açısıyla politikanın genel çerçevesini ve yönünü çizerken; ayrıntılı kararlar bu çerçeve içinde artırımcı adımlarla süreci somutlaştırır.

Cevap

Temel kararların rasyonel bir bakış açısıyla genel çerçeveyi çizdiği, ayrıntılı kararların ise bu çerçeve içinde artırımcı adımlarla ilerlediği ifade doğrudur.
Etzioni'nin modelinde 'temel kararlar' kurumun genel misyonunu ve stratejik yönünü belirleyen, rasyonel bir analiz gerektiren kararlardır. 'Ayrıntılı kararlar' ise bu temel yönün içinde kalan, daha az kaynak tüketen ve küçük değişikliklerle ilerleyen artırımcı nitelikteki kararlardır. Bu yapı, rasyonel modelin bilgi yükü sorununu ve artırımcı modelin muhafazakar yapısını dengelemeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin Teorik Temelini Belirleme
Karma Tarama, Rasyonel ve Artırımcı modellerin sentezidir.
Etzioni, rasyonelliğin maliyetli, artırımcılığın ise yeniliğe kapalı olduğunu savunarak ikisini birleştirmiştir.
2
Karar Hiyerarşisini Analiz Etme
Temel kararlar (stratejik) ve ayrıntılı kararlar (operasyonel) ayrımı yapılır.
Model, her karara aynı düzeyde analiz yapmanın imkansızlığı üzerine kuruludur.
3
İşlevsel İlişkiyi Kurma
Temel kararlar için rasyonel-kapsamlı tarama, ayrıntılı kararlar için ise artırımcı/yüzeysel tarama kullanılır.
Kaynakların verimli kullanılması için stratejik kararlara odaklanıp, uygulama detaylarında küçük adımlarla ilerlemek esastır.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli'nde Karar Hiyerarşisi
Soru 132Soru

Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), ekonomi biliminin analiz araçlarını ve varsayımlarını siyasal karar alma süreçlerine uygulayan bir yaklaşımdır. Bu model çerçevesinde William Niskanen tarafından geliştirilen bürokrasi kuramına göre, bürokratlar ile siyasetçiler (veya bütçeyi onaylayan sponsor kurumlar) arasındaki ilişkiyi ve kamu harcamalarındaki artışı açıklayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratların hizmet maliyetleri konusundaki bilgi asimetrisi avantajını kullanarak bütçelerini maksimize etmeye çalışmaları

Cevap

Bürokratların hizmet maliyetleri konusundaki bilgi asimetrisi avantajını kullanarak bütçelerini maksimize etmeye çalışmaları
Doğru yanıt olan seçenek, Kamu Tercihi Modeli'nin önemli bir temsilcisi olan William Niskanen'in bürokrasi analizini yansıtır. Bu yaklaşıma göre bürokratlar, birimlerinin ürettiği kamu hizmetinin maliyet yapısına dair 'bilgi asimetrisi' (bilgi üstünlüğü) avantajına sahiptirler. Siyasetçiler (sponsorlar) bu maliyetleri tam olarak bilemedikleri için bürokratlar, rasyonel birer aktör olarak kendi statü ve imkanlarını artıran daha büyük bütçeleri talep etme ve onaylatma şansı bulurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin temel varsayımlarını hatırla.
Siyasal aktörlerin (bürokratlar dahil) rasyonel ve kendi çıkarlarını düşünen (self-interested) bireyler olduğu kabul edilir.
Model, insan doğasının piyasada ve siyasette aynı (güdüsel simetri) olduğunu savunur.
2
William Niskanen'in bürokrasiye dair öngörüsünü analiz et.
Bürokratlar, kâr amacı gütmedikleri için kâr yerine bütçe büyüklüğünü maksimize etmeye odaklanırlar.
Bütçe büyüklüğü; maaş, prestij, güç ve personel sayısı gibi kişisel faydalarla doğrudan ilişkilidir.
3
Bürokrat ve siyasetçi arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Bürokratlar hizmetin gerçek maliyeti konusunda siyasetçilerden daha fazla bilgiye sahiptir (bilgi asimetrisi).
Bu bilgi üstünlüğü, bürokratların siyasetçilerden daha fazla bütçe talep etmesine ve hükümetin gereğinden fazla büyümesine (government failure) neden olur.

Anahtar Kavram

Bürokratik Bütçe Maksimizasyonu ve Bilgi Asimetrisi
Soru 133Soru

David Easton tarafından geliştirilen Sistem Modeli'ne göre, siyasal sistemin toplumsal düzeni sürdürebilmesi ve istikrarını koruyabilmesi için çevreden gelen girdileri (inputs) işlemesi gerekmektedir. Bu modele göre, vatandaşların vergi ödemesi, seçimlere katılması ve yasalara uyması gibi eylemlerle somutlaşan, sistemin meşruiyetini ve işleyiş kapasitesini besleyen girdi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Destek

Cevap

Sistem Modeli'nde vatandaşların sisteme katkısını ve meşruiyetini simgeleyen girdi türü 'Destek' olarak adlandırılır.
David Easton'ın Sistem Modeli'nde girdiler ikiye ayrılır: Talepler (vatandaşların devletten beklediği hizmet ve düzenlemeler) ve Destekler (vatandaşların vergi verme, kurallara uyma ve siyasal katılımla sisteme sunduğu meşruiyet ve kaynaklar). Soruda verilen vergi ödeme ve yasalara uyma eylemleri doğrudan 'Destek' kavramı kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sistem Modeli'nin girdi bileşenlerini analiz etme
David Easton'a göre girdiler 'talepler' (istekler) ve 'destekler' (katkılar/bağlılık) olmak üzere iki ana kategoriden oluşur.
Soruda sorulan eylemlerin (vergi verme, uyum sağlama) hangi kategoriye girdiğini belirlemek için ayrım yapılmalıdır.
2
Verilen örnek eylemleri kategorize etme
Vergi ödeme, yasalara uyma ve seçimlere katılım; bireylerin sisteme sağladığı 'destek' (support) niteliğindeki girdilerdir.
Talepler sistemden bir şey istenirken oluşur, destekler ise sistemin işleyişine katkı sunarken oluşur.

Anahtar Kavram

Sistem Modeli'nde Girdi Türleri (Talepler ve Destekler)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 134Soru

Kamu politikası süreçlerinde "Rasyonel-Kapsamlı Model" (Kök Yöntemi), karar vericinin her seferinde temel değerlerden başlayarak bütünü analiz etmesini gerektiren idealize edilmiş, normatif bir çerçeve sunar. Bu çerçeve içinde, karar vericinin analitik kapasitesi ile politikanın hedefleri arasındaki ilişki belirli bir mantıksal hiyerarşiye dayanır.

Buna göre, Rasyonel-Kapsamlı Model'de politika amaçlarının (değerlerin) belirlenmesi ile alternatif araçların analizi arasındaki metodolojik ilişki aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amaçlar ve değerler, alternatif araçların analizinden önce ve onlardan bağımsız olarak açıkça belirlenir.

Cevap

Politika amaçlarının ve değerlerin, alternatif araçların analizinden önce ve onlardan tam bağımsız olarak belirlenmesi
Rasyonel-Kapsamlı Model'de (Kök Yöntemi), karar alma süreci 'amaç-araç ayrımı' ilkesine dayanır. Karar verici, analize başlamadan önce ulaşılmak istenen amaçları ve toplumsal değerleri netleştirir, bunları bir önem sırasına koyar ve ancak bu işlem tamamlandıktan sonra bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak tüm alternatif araçları değerlendirmeye başlar. Bu yönüyle amaçlar, araç seçiminden hem mantıksal hem de zamansal olarak önce gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel-Kapsamlı Model'in (Kök Yöntemi) metodolojik hiyerarşisini analiz et.
Modelin lineer (doğrusal) ve hiyerarşik bir süreç izlediği tespit edilir.
Rasyonel karar verme, tesadüfi değil, belirli bir sırayla gerçekleşen analitik bir süreçtir.
2
Amaç (değer) ve araç (alternatif) arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Önce amaçların netleştirilmesi, sonra bu amaçlara hizmet edecek araçların taranması gerektiği görülür.
Rasyonel modelde verimlilik ve fayda maksimizasyonu için 'neyin başarılacağı' (amaç), 'nasıl başarılacağından' (araç) önceliklidir.
3
Normatif ayrımı saptayarak doğru seçeneği belirle.
Amaçların araçlardan bağımsız ve onlardan önce belirlendiği seçeneğe ulaşılır.
Bu ayrım, rasyonel modeli, amaç ve aracın iç içe geçtiği Artırımcı Model'den ayıran en temel metodolojik farktır.

Anahtar Kavram

Amaç-Araç Ayrımı (Ends-Means Separation)

Daha Fazla Pratik

Rasyonel modelin bu 'amaç-araç ayrımı' varsayımına Lindblom'un hangi gerekçelerle karşı çıktığını (Artırımcı Model bağlamında) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 135Soru

Kamu politikası analizinde Rasyonel-Kapsamlı Model (Kök Yöntemi), karar vericinin toplumsal değerleri tam olarak bildiği ve bu değerleri bir 'toplumsal fayda fonksiyonu' içinde tutarlı bir biçimde sıralayabildiği varsayımına dayanır. Bu modelde, nesnel rasyonelliğe ulaşmak için izlenen 'amaç-araç' (ends-means) çözümlemesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi metodolojik bir zorunluluktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değerlerin ve amaçların, politika alternatiflerinin analizine geçilmeden önce onlardan bağımsız ve hiyerarşik bir biçimde netleştirilmesi

Cevap

Değerlerin ve amaçların, politika alternatiflerinin analizine geçilmeden önce onlardan bağımsız ve hiyerarşik bir biçimde netleştirilmesi.
Rasyonel-Kapsamlı Model'in (Kök Yöntemi) en temel metodolojik gerekliliği, amaçların araçlardan (alternatiflerden) tamamen ayrılmasıdır. Karar verici, nesnel rasyonelliğe ulaşabilmek için önce toplumsal değerleri ve amaçları belirlemeli, bunları bir önem sırasına koymalı (hiyerarşi oluşturmalı) ve ancak bu işlem bittikten sonra bu amaçlara en iyi hizmet edecek araçları (alternatifleri) analiz etmelidir. Bu durum, analizin 'kökten' (root) yapılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin amaç-araç ilişkisi varsayımını analiz etme
Rasyonel-Kapsamlı Model, amaçların (değerlerin) araçlardan (politika alternatifleri) önce belirlenmesini şart koşar.
Nesnel rasyonellik için karar vericinin neyi hedeflediğini, alternatifleri değerlendirmeden önce kesin olarak bilmesi gerekir.
2
Değer hiyerarşisinin önemini belirleme
Değerler sadece belirlenmekle kalmamalı, hangisinin diğerinden daha önemli olduğu bir hiyerarşi içinde sıralanmalıdır.
Toplumsal fayda maksimizasyonu, ancak farklı değerler arasındaki öncelik sıralaması (utility function) net olduğunda hesaplanabilir.
3
Alternatiflerin analiz sırasını saptama
Önce amaçlar netleşir, sonra bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak tüm olası alternatifler (araçlar) kapsamlı bir şekilde incelenir.
Eğer amaçlar araçlara bağımlı hale gelirse (artırımcı modelde olduğu gibi), bu durum 'kökten' analiz ilkesine aykırı düşer.

Anahtar Kavram

Amaç-Araç Ayrımı ve Değer Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

Charles Lindblom'un rasyonel modeli eleştirdiği 'Muddling Through' (İdare-i Maslahat Etme) makalesindeki artırımcı model varsayımlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 136Soru

Kamu Tercihi Modeli’nde (Public Choice), siyasal piyasanın aktörleri olan seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar rasyonel fayda maksimizasyonu güdüsüyle hareket eden bireyler olarak ele alınır. Bu yaklaşıma göre, kamu kesiminin piyasa başarısızlıklarını giderme iddiasıyla yaptığı müdahalelerin çoğu zaman kendi içinde verimsizliklere yol açtığı (kamu başarısızlığı) savunulur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kamu Tercihi Modeli çerçevesinde 'kamu başarısızlığı' nedenlerinden biri olan 'bürokratik genişleme' (William Niskanen) hakkındaki temel varsayımlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratlar, kendi kişisel güç ve prestijlerini artırmak amacıyla bütçeyi maksimize etmeye çalışırken; yasama organı ile aralarındaki enformasyon asimetrisini bir avantaj olarak kullanırlar.

Cevap

Bürokratların, kişisel çıkarları (güç, prestij, maaş) için bütçeyi maksimize etmeye çalışmaları ve yasama organına karşı sahip oldukları bilgi üstünlüğünü (enformasyon asimetrisi) bu amaçla kullanmalarıdır.
Doğru yanıt, William Niskanen'in bürokrasi kuramının temelini oluşturur. Bu görüşe göre bürokratlar, bütçe büyüklüğü ile doğru orantılı olan kişisel çıkarlarını maksimize etmek için uğraşırlar. Yasama organı (bütçeyi veren asil) ile bürokrasi (hizmeti sunan vekil) arasındaki ilişki bir 'asil-vekil' problemidir ve bürokratın maliyet konusundaki bilgi üstünlüğü, yasama organının denetimini zorlaştırarak verimsiz bir genişlemeye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Varsayımlarını Belirleme
Bürokratlar rasyonel fayda maksimizasyonu yapan bireylerdir.
Kamu tercihi yaklaşımı 'metodolojik bireyselcilik' ilkesini benimser; yani devlet adına karar verenlerin de kendi çıkarları vardır.
2
Bürokratik Motivasyonu Analiz Etme
Bürokratların ana hedefi bütçe maksimizasyonudur.
William Niskanen'e göre, bir bürokratın statüsü, maaşı ve etkisi yönettiği bütçenin büyüklüğüne bağlıdır.
3
Kurumsal İlişkiyi Değerlendirme
Bürokratlar ve yasama organı arasında bilgi boşluğu vardır.
Bürokratlar sundukları kamu hizmetinin gerçek marjinal maliyetini bilirken, siyasetçiler bu teknik bilgiye sahip değildir (Enformasyon Asimetrisi).
4
Sonucu Belirleme
Kamu başarısızlığı (Aşırı üretim/verimsizlik) ortaya çıkar.
Bilgi üstünlüğü sayesinde bürokratlar, marjinal faydanın marjinal maliyete eşit olduğu (MF=MMMF=MM) optimal noktanın ötesinde bir bütçe kopararak verimsizliğe yol açarlar.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu ve Enformasyon Asimetrisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 137Soru

Kamu politikası literatüründe Charles Lindblom tarafından 'Kök Yöntemi' (Root Method) olarak adlandırılan Rasyonel-Kapsamlı Model çerçevesinde hareket eden bir karar vericinin, çözüm seçeneklerini değerlendirirken sergilemesi beklenen temel analitik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ele alınan sorunu diğer toplumsal sorunlardan soyutlayarak, mevcut tüm politika alternatiflerini ve bu alternatiflerin doğuracağı sonuçları bütüncül bir biçimde analiz etmek

Cevap

Rasyonel-kapsamlı modeli benimseyen bir karar verici, sorunu izole ederek tüm alternatifleri ve sonuçlarını bütüncül bir perspektifle analiz etmelidir.
Rasyonel-Kapsamlı Model (Kök Yöntemi), karar vericinin rasyonel bir insan (homo economicus) gibi hareket ederek sorunu sistemin geri kalanından soyutladığı, toplumsal değerleri önceliklendirdiği ve mümkün olan tüm alternatifleri sonuçlarıyla birlikte değerlendirdiği idealize edilmiş bir süreci ifade eder. Bu bütüncül ve kapsamlı analiz, modelin en belirleyici özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel varsayımını belirle.
Rasyonel-kapsamlı model (Kök Yöntemi), karar vericinin 'tam bilgiye' sahip olduğunu ve 'nesnel rasyonalite' ile hareket ettiğini varsayar.
Bu model normatif bir yaklaşım olup, ideal bir kararın nasıl alınması gerektiğini açıklar.
2
Metodolojik adımları analiz et.
Süreç; problemin tanımlanması, değerlerin hiyerarşik sıralanması, tüm araçların listelenmesi ve sonuçların kestirilmesi şeklinde doğrusal bir hat izler.
Kapsamlı (comprehensive) ifadesi, hiçbir seçeneğin ve sonucun analiz dışı bırakılmamasını ifade eder.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Küçük adımlar (artırımcı), pazarlık (grup) veya yeterince iyi seçenek (sınırlı rasyonalite) rasyonel-kapsamlı modelin 'kökten' ve 'bütüncül' analiz yapısı ile çelişir.
Doğru yanıt olan yaklaşım, modelin temel analitik çerçevesini eksiksiz yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Model (Kök Yöntemi)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 138Soru

Kamu politikası analizinde kurumsal model (institutional model), politikaların devlet kurumları tarafından karara bağlanması durumunda 'kamu politikası' kimliği kazandığını savunur. Thomas Dye'a göre devlet kurumları, bir kararı kamu politikasına dönüştürürken ona sendika, vakıf veya şirket gibi diğer toplumsal yapıların sağlayamadığı üç temel karakteristik özellik kazandırır. Bu özelliklerden biri, politikanın vatandaşlar nezdinde hukuki bir emir olarak sunulmasını sağlar ve bu karara uyulmasını bir sadakat (loyalty) görevi haline getirir.

Buna göre, kurumsal model çerçevesinde politikanın yasal bir yükümlülük olarak kabul edilmesini ifade eden bu temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet

Cevap

Kurumsal modelde politikanın yasal bir otorite tarafından hukuki bir emir olarak sunulmasını ve vatandaşların buna uyma yükümlülüğünü ifade eden kavram meşruiyettir.
Kurumsal modelin önde gelen temsilcilerinden Thomas Dye'a göre, bir kararın kamu politikası niteliği kazanması için devlet kurumları tarafından onaylanması gerekir. Bu kurumlar karara meşruiyet kazandırarak onu yasal bir ödev ve sadakat gerektiren bir emir haline getirir. Soruda vurgulanan 'sadakat' ve 'hukuki yükümlülük' unsurları bu modelin meşruiyet özelliğinin karakteristik tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal modelin devlet kurumlarına atfettiği ayrıcalıkları analiz etme
Thomas Dye'ın tanımladığı üçlü yapının (meşruiyet, evrensellik, cebir) hatırlandı.
Kamu politikasını diğer toplumsal grup kararlarından ayıran unsurları saptamak için bu temel ayrımı bilmek gerekir.
2
Soruda verilen 'yasal yükümlülük' ve 'sadakat' kavramlarını özelliklerle eşleştirme
Bu iki kavramın doğrudan kurumsal otorite ve meşruiyet ile ilgili olduğu saptandı.
Evrensellik kapsamla, cebir ise yaptırım gücüyle ilgilidir; sadakat ve hukuki yükümlülük ise meşruiyetin tanımıdır.

Anahtar Kavram

Kurumsal Model (Meşruiyet Özelliği)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 139Soru

Kamu politikası literatüründe "örgütlü anarşi" kavramıyla özdeşleşen karar verme yaklaşımında; sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu dört unsur birbirinden bağımsız akışlar halindedir ve kararlar, bu akışların belirli bir zaman diliminde tesadüfen bir araya gelmesiyle oluşur.

Cevap

Karar verme sürecini oluşturan dört temel akış (sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları) birbirinden bağımsızdır ve kararlar bu akışların tesadüfen çakışmasıyla ortaya çıkar.
Çöp Kutusu Modeli'ne göre kamu kurumları gibi karmaşık yapılar 'örgütlü anarşi' niteliği taşır. Bu yapılarda sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları birbirini bekleyen veya takip eden süreçler değil, bağımsız akan nehirler gibidir. Karar, bu akışların tesadüfen bir araya geldiği anlarda ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlü anarşi kavramının hangi modeli temsil ettiğini belirle.
Bu kavram Cohen, March ve Olsen tarafından geliştirilen Çöp Kutusu Modeli'ni (Garbage Can Model) temsil eder.
Soruda geçen 'örgütlü anarşi' ve dört akış vurgusu doğrudan bu modeli işaret etmektedir.
2
Modelin akışlar (streams) arasındaki ilişki varsayımını analiz et.
Sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları birbirinden bağımsız akışlar olarak tanımlanır.
Çöp Kutusu Modeli'nde çözümler sorunlardan önce var olabilir veya katılımcılar rastgele değişebilir; bu durum bağımsızlığı gösterir.
3
Kararın nasıl oluştuğunu açıkla.
Karar, bu dört bağımsız akışın bir 'çöp kutusu' (karar fırsatı) içinde tesadüfen birleşmesiyle oluşur.
Süreç akılcı bir planlamadan ziyade, uygun zaman ve şartların tesadüfi birleşmesine (karar penceresi) dayanır.

Anahtar Kavram

Çöp Kutusu Modeli'nde Karar Verme Mekanizması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 140Soru

Kamu politikası literatüründe "Grup Modeli"ne göre, politika yapım süreci toplumdaki örgütlü çıkar grupları arasındaki bitmek bilmeyen bir rekabet ve uzlaşı arayışıdır. Bu modelin temel önermeleri dikkate alındığında, siyasal sistemin ve hükümetin bu süreçteki işlevine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi modelin teorik çerçevesine en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal sistem, gruplar arası mücadelenin kurallarını belirleyen, farklı çıkar gruplarının taleplerini uzlaştıran ve oluşan güç dengesini resmi politika olarak tescil eden bir hakem işlevi görür.

Cevap

Siyasal sistemin gruplar arası mücadelenin kurallarını koyan, uzlaşıyı sağlayan ve dengeyi tescil eden bir hakem rolü üstlendiği seçenek doğrudur.
Grup modelinde kamu politikası, toplumdaki örgütlü gruplar arasındaki güç mücadelesinin geçici bir sonucudur. Siyasal sistem ise bu süreçte tarafsız veya gruplar arası dengeyi yöneten bir 'hakem' (referee) rolü üstlenir; görevi mücadelenin kurallarını belirlemek ve ulaşılan dengeyi 'resmi politika' olarak meşrulaştırmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Grup modelinin temel aktörünü tanımlayın.
Temel aktör, bireyler değil örgütlü çıkar ve baskı gruplarıdır.
Model, politikayı bireysel tercihlerin değil grup etkileşiminin bir sonucu olarak görür.
2
Devletin bu gruplar karşısındaki konumunu analiz edin.
Devlet, grupların üzerinde baskıcı bir güç değil, mücadelenin sınırlarını çizen bir 'hakem'dir.
Bentley ve Latham gibi kuramcılar devletin ulaşılan dengeyi resmileştirmekle görevli olduğunu savunur.
3
Politikanın içeriğinin nasıl belirlendiğini saptayın.
Politika, grupların nispi güçlerinin oluşturduğu denge noktasını (equilibrium) yansıtır.
Güç dengesi değiştikçe politika da o yöne doğru kayar.

Anahtar Kavram

Hakem Devlet ve Grup Dengesi
Tahmini Süre:1m 45s
ÖncekiSayfa 7 / 11Sonraki
Kamu Politikasında Karar Verme Yaklaşımları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 7 | Examkin