Demokrasi Teorileri
163 soru
Bir ülkede nükleer santral kurulmasına ilişkin yasa tasarısı, parlamentoda salt çoğunluğun oyuyla kabul edilmesine rağmen toplumda meşruiyet tartışmalarına ve geniş çaplı protestolara neden olmuştur. Bu durumu analiz eden bir siyaset bilimci şu değerlendirmeyi yapmıştır:
'Buradaki temel sorun, kararın yasal prosedürlere uygun alınıp alınmaması değildir. Asıl sorun, vatandaşların önceden belirlenmiş ve bencil kabul edilen siyasal tercihlerinin sadece bir oylama mekanizması aracıyla matematiksel olarak bir araya getirilmesindedir. Oysa çağdaş bir demokratik sistemde gerçek meşruiyet; karardan etkilenecek tüm kesimlerin kamusal alanda eşit şartlarda bir araya gelmesi, rasyonel argümanlar eşliğinde tartışması ve bu süreç sonunda başlangıçtaki çıkarlarını dönüştürerek ortak bir akla (iletişimsel eyleme) dayalı uzlaşıya varmasıyla sağlanabilir.'
Bu siyaset bilimcinin eleştirdiği demokrasi anlayışı ile alternatif olarak savunduğu demokrasi modeli, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Katılımcı demokrasi kuramında, demokrasinin sadece devlet düzeyinde değil, bireyin gündelik yaşamını sürdürdüğü tüm alanlarda uygulanması gerektiği savunulur. Bu kurama göre, bireyin demokratik alışkanlıklar kazandığı ve karar alma süreçlerine doğrudan katıldığı "demokrasinin öğrenildiği bir okul" olarak nitelendirilmesi gereken temel alan aşağıdakilerden hangisidir?
Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe tarafından geliştirilen radikal demokrasi kuramına göre; toplumsal olanın tam olarak 'dikişlenemez' (sutured) yapısı gereği antagonizma kaçınılmazdır. Bu bağlamda, demokratik siyasetin rasyonel bir evrensel uzlaşı (consensus) yerine, 'düşman' (enemy) ilişkisini 'rakip' (adversary) ilişkisine dönüştüren agonistik bir zemine taşınması ve farklı tikel toplumsal taleplerin kendi özgüllüklerini koruyarak ortak bir siyasal proje etrafında bir araya gelmesi süreci aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?
Siyaset biliminde Juan Linz ve Alfred Stepan tarafından geliştirilen demokratik pekişme (konsolidasyon) kuramına göre, bir demokrasinin kalıcı hale gelmesi için toplumun büyük bir kesiminin demokrasiyi "tek seçenek" (only game in town) olarak kabul etmesi ve rejimine tam bir inançla bağlı olması gerekmektedir.
Halkın demokratik değerleri bu şekilde içselleştirmesini ve meşru görmesini ifade eden bu durum, pekişmenin aşağıdaki boyutlarından hangisidir?
Katılımcı demokrasi kuramcıları, Schumpeter ve Berelson gibi "gerçekçi" kuramcıların seçmen ilgisizliğini (siyasal apati) sistemin istikrarı için bir "emniyet supabı" olarak görmelerine karşı çıkarlar. Carole Pateman ve C.B. Macpherson'a göre bu ilgisizlik, bireyin doğuştan gelen bir yetersizliği değil, aksine mevcut kurumsal yapıların katılımı kısıtlamasının bir sonucudur.
Buna göre, katılımcı demokrasi kuramının "katılımın kendi kendini besleyen ve geliştiren (self-sustaining) yapısı"na dair temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?
Jürgen Habermas'ın "iletişimsel eylem" kuramı ile ilişkilendirilen müzakereci (deliberatif) demokrasi modeline göre, siyasal kararların demokratik meşruiyet kazanmasının temel kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Erken dönem kapitalist piyasa toplumunun dinamikleri bağlamında şekillenen bu demokrasi modelinde birey, temelde kendi çıkarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bir aktör olarak tasavvur edilir. Siyasal katılımın özünde ahlaki veya pedagojik bir değeri yoktur; katılım, sadece işlevsel bir amaca hizmet eder. Evrensel oy hakkı, gizli oy ve periyodik seçimler gibi kurumsal mekanizmaların temel amacı, yöneticilerin yetki aşımını engellemek ve vatandaşların kazanımlarını devletin keyfiliğine karşı güvence altına almaktır.
Yukarıda temel özellikleri ve ontolojik varsayımları açıklanan normatif demokrasi yaklaşımı ile bu yaklaşımın önde gelen temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Robert Dahl’ın modern temsili demokrasileri tanımlamak için kullandığı 'Poliarşi' (Polyarchy) kavramsallaştırması ve bu yaklaşımın temelini oluşturan çoğulcu (pluralist) demokrasi teorisi dikkate alındığında; siyasal sistemin kurumsal gereklilikleri ve iktidar paylaşım mantığına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Samuel Huntington’ın "İkinci Ters Dalga" olarak adlandırdığı dönemde ortaya çıkan ve devletin teknokratik-askeri aygıtının sivil yönetimi ikame ettiği rejimler; Juan Linz ve Alfred Stepan’ın "demokratik pekişme" (konsolidasyon) için şart koştuğu beş temel arena perspektifinden analiz edilmektedir. Bu bağlamda, ordunun ve bürokratik elitlerin siyasi süreçleri tamamen kontrol altına alarak "devletin cebri kapasitesini" demokratik denetimin dışına çıkarması, aşağıdaki pekişme kriterlerinden hangisinin kurumsallaşamamasıyla en doğrudan ilişkilidir?
Robert Dahl’ın poliarşi (polyarchy) kavramsallaştırması, modern liberal demokrasileri ampirik bir düzlemde analiz ederken iktidarın toplumsal dağılımına ve kurumsal güvencelere özel bir önem atfeder. Çoğulcu (pluralist) kuramla paralellik arz eden bu yaklaşıma göre, poliarşiyi 'kapalı hegemonyalar' veya 'yarışmacı oligarşiler'den ayıran temel özellik, sadece genel oy hakkının varlığı değil, aynı zamanda toplumdaki çatışan çıkarların karar alma süreçlerine eklemlenme biçimidir.
Buna göre, Robert Dahl’ın poliarşi modelinde iktidarın işleyişi ve sivil toplumdaki özerk grupların konumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Siyaset biliminde elitist demokrasi teorisi, iktidarın toplumdaki dağılımı ve demokrasinin işleyişi konusunda klasik yaklaşımlardan farklı bir bakış açısı sunar. Bu teorinin temel varsayımları ve temsilcilerinin görüşleri dikkate alındığında, demokrasinin işleyiş mantığına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Robert Dahl tarafından geliştirilen "poliarşi" (çoklar yönetimi) kavramı, modern temsili demokrasilerin işleyişini tanımlarken iktidarın tek bir merkezde toplanmadığını vurgular. Çoğulcu demokrasi kuramının temelini oluşturan bu yaklaşıma göre, demokratik bir sistemde siyasal gücün temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist demokrasi teorisinde; devletin toplumsal sınıflardan bağımsız veya tarafsız bir hakem olmadığı, aksine üretim araçlarını elinde bulunduran azınlığın çıkarlarını koruyan bir baskı aygıtı olduğu vurgulanır. Buna göre, Marksist yaklaşımda devletin bu niteliğini ve asıl işlevini açıklayan temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist demokrasi kuramı, liberal-demokratik sistemleri üretim araçlarının özel mülkiyetine dayalı eşitsizlikleri maskeleyen "biçimsel demokrasi" (formal demokrasi) olarak nitelerken; Sosyal Demokrasi, mevcut demokratik kurumları kapitalizmin olumsuz etkilerini törpülemek ve sosyal adaleti sağlamak için bir kaldıraç olarak kullanmayı hedefler.
Buna göre, Marksist ve Sosyal Demokrat yaklaşımların "devletin doğası" ve "toplumsal dönüşümün niteliği" konusundaki temel ayrışması aşağıdakilerin hangisinde en net şekilde ifade edilmiştir?
Temsili hükümet kurumlarının işlevlerine yönelik farklı ontolojik kabuller, demokrasi teorilerinin sınıflandırılmasında belirleyici bir role sahiptir. Bir yaklaşıma göre, demokratik mekanizmalar yalnızca yöneticilerin tiranlaşmasını engellemek veya bireylerin haklarını devletin müdahalesinden sakınmak için kullanılan araçsal bir kalkan olarak görülemez. Aksine, temsili sistem içinde vatandaşların oy verme, yerel yönetimlere katılma ve jüri üyeliği gibi yollarla siyasal süreçlere bizzat dâhil olması; onların dar ve bencil çıkarlarından sıyrılarak kamusal meseleler üzerinde düşünmelerini sağlayan ahlaki bir öz-gelişim sürecidir. Böylece devlet yönetimi ve siyasal katılım, vatandaşların entelektüel kapasitelerini yükselten pedagojik bir işlev üstlenir. Buna göre, paragrafta temel argümanları özetlenen normatif demokrasi modeli ve bu modeli savunan başlıca düşünür, aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Arend Lijphart tarafından tanımlanan "Çoğunlukçu (Westminster)" demokrasi modelinde, yürütme gücünün kabinedeki dağılımı ve yapısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Katılımcı demokrasi kuramında, özellikle Carole Pateman tarafından geliştirilen argümana göre, demokrasinin sürdürülebilirliği bireylerin sadece sandık başında oy kullanmasına değil; iş yeri ve yerel yönetimler gibi mikro düzeydeki karar alma mekanizmalarına dâhil olmasına bağlıdır. Bu kuramsal çerçevede, katılımın bireye demokratik değerleri aşılaması ve onu öz yönetim kapasitesine sahip bir 'siyasal özne' haline getirmesi süreci aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?
Post-Marksist siyaset kuramında toplumsal kimliklerin önceden belirlenmiş bir altyapıya göre değil, söylemsel bir 'eklemlenme' (articulation) süreciyle kurulduğu savunulur. Bu yaklaşıma göre farklı toplumsal hareketlerin (feminizm, ekoloji, azınlık hakları vb.) tikel kimliklerini kaybetmeden ortak bir siyasal projeye (hegemonya) dahil olabilmeleri, ancak bu talepler arasındaki farkların bir 'ortak düşman' karşısında ikincilleşmesiyle mümkündür. Radikal demokrasi kuramında, farklı demokratik talepleri bu şekilde bir araya getirerek yeni bir siyasal kolektivite oluşturan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Demokratik sistemlerde meşruiyetin kaynağını yalnızca dönemsel seçimlere ve oy pusulalarına indirgeyen anlayışlar, çağdaş siyaset felsefesinde önemli eleştirilere maruz kalmaktadır. Bu eleştirilerden hareketle geliştirilen bir demokrasi kuramı; vatandaşların kamusal meseleleri eşit koşullar altında, baskıdan uzak ve akılcı argümanlar çerçevesinde tartışmasını merkeze alır. Bu yaklaşıma göre demokratik meşruiyet, bireylerin kendi dar çıkarlarını salt oy çokluğuyla dayatmasından ziyade, 'ortak iyinin' ne olduğu konusunda karşılıklı ikna süreçleriyle rasyonel bir uzlaşıya varılmasına dayanır.
Buna göre, siyasal kararların meşruiyetini oy çokluğundan ziyade 'kamusal akıl yürütme ve karşılıklı etkileşim' sürecinde arayan bu demokrasi modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde Joseph Schumpeter tarafından geliştirilen ve "demokratik elitizm" olarak da adlandırılan yaklaşım; demokrasiyi ahlaki bir halk egemenliği idealinden ziyade, siyasal kararları verecek olan liderlerin (elitlerin) halkın oyunu almak için rekabet ettiği bir yöntem olarak tanımlar. Buna göre, elitist demokrasi teorisinin işleyişinde halkın (seçmenlerin) üstlendiği temel rol aşağıdakilerden hangisidir?