Demokrasi Teorileri
163 soru
Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe tarafından geliştirilen radikal demokrasi kuramında; toplumsal çatışmanın (antagonizma) tamamen ortadan kaldırılamayacağı savunulurken, siyasal rakiplerin birbirini yok edilmesi gereken birer "düşman" olarak değil, görüşlerine saygı duyulan meşru "hasımlar" (adversaries) olarak görmesi gerektiğini ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Bir siyaset bilimi araştırmacısı, bir ülkenin anayasal ve siyasal sistemini incelediğinde şu kurumsal yapıları tespit etmiştir:
I. Seçimlerde nispi temsil sistemi uygulanmakta ve mecliste çok partili bir yapı bulunmaktadır.
II. İşçi ve işveren örgütleri, makroekonomik politikaların belirlenmesinde devletle kurumsal bir müzakere (korporatizm) ağı içindedir.
III. Devlet üniter bir idari yapıya sahip olup, yasama organı tek kamaralıdır.
IV. Anayasa esnek bir nitelik taşımakta ve anayasaya uygunluk denetimi yapan bir yüksek mahkeme bulunmamaktadır.
Arend Lijphart'ın demokrasi tipolojisi dikkate alındığında, bu ülkenin konumu için aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?
Karşılaştırmalı siyaset literatüründe, demokratik rejimlerin kurumsal mimarisini inceleyen ve sistemleri on temel değişkene göre tasnif eden "oydaşmacı" ve "çoğunlukçu" model ayrımı büyük önem taşır. Bu tasnifte kurumsal değişkenler, "yürütme ve partiler" boyutu ile "federal ve üniter" boyut olmak üzere iki ana eksende gruplandırılarak analiz edilir.
Bu teorik çerçeveye göre, aşağıdakilerden hangisi oydaşmacı (uzlaşmacı) demokrasinin sırasıyla "yürütme ve partiler" ile "federal ve üniter" boyutlarında yer alan kurumsal özelliklerini doğru bir biçimde eşleştirmektedir?
Siyaset biliminde 'toplamacı' (aggregative) demokrasi modelleri, bireylerin siyasal tercihlerini tartışma öncesinde oluşmuş ve değişmez (verili) kabul ederken; müzakereci (deliberatif) demokrasi modelleri bu anlayışa eleştirel yaklaşır. Buna göre, müzakereci demokrasi kuramına göre kamusal alanda gerçekleşen rasyonel tartışma sürecinin bireysel tercihler üzerindeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Radikal demokrasi teorisyenleri Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau'ya göre, demokratik siyasetin amacı toplumsal çatışmaları tamamen ortadan kaldıran rasyonel bir uzlaşı (konsensüs) sağlamak değildir. Bu kurama göre asıl hedef, toplumsal karşıtlıkların yıkıcı bir düşmanlığa dönüşmesini engelleyerek, bu çatışmaları meşru bir zeminde 'rakipler arası rekabet' formuna sokmaktır.
Buna göre, radikal demokrasi kuramında düşmanların birbirini yok etmek yerine 'meşru rakipler' olarak kabul edildiği ve çatışmanın demokratik bir nitelik kazandığı bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyal demokrasi ve Marksist demokrasi yaklaşımları, toplumsal eşitlik ve adalet gibi benzer kavramlara odaklansalar da siyasal dönüşümün yöntemi konusunda birbirlerinden temel bir ayrım yaşarlar. Buna göre, kapitalist sistemin temellerini devrimle yıkmak yerine, parlamenter mekanizmalar ve aşamalı reformlar yoluyla sistemin insancıllaştırılmasını savunan siyasal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Jürgen Habermas'ın "iletişimsel eylem" ve "kamusal alan" kavramları çerçevesinde şekillenen müzakereci demokrasi kuramı, bireylerin tercihlerini sabit kabul eden klasik "toplamacı" (aggregative) demokrasi modellerine bir eleştiri olarak ortaya çıkmıştır. Bu kuramsal çerçevede bir kararın demokratik meşruiyeti, yalnızca oyların sayısal üstünlüğüne değil, o karara varılana kadar geçen sürecin niteliğine dayandırılır.
Buna göre müzakereci demokrasi anlayışına göre siyasal kararların meşruiyet kazanması temel olarak aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
Robert Dahl’ın modern temsili demokrasileri tanımlamak için kullandığı "poliarşi" (çoklar yönetimi) teorisinde, demokratik sürecin işleyebilmesi için birtakım kurumsal gereklilikler (institutional requirements) sıralanmıştır. Bu gerekliliklerden biri olan "örgütlenme özerkliği" (associational autonomy) ve beraberinde gelişen "çatışan çıkarların" varlığı, çoğulcu demokrasi anlayışında siyasal iktidarın doğası üzerinde nasıl bir temel işleve sahiptir?
Normatif demokrasi kuramları içerisinde siyasal katılımı, bireyin ahlaki ve zihinsel kapasitelerini artıran bir "eğitim aracı" olarak gören ve temel amacını toplumsal sorumluluk sahibi yurttaşlar yetiştirmek olarak tanımlayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Bir akademisyen, K ve L ülkelerinin siyasal sistemlerini Arend Lijphart'ın demokrasi modelleri çerçevesinde inceleyerek şu bulguları raporlamıştır:
• K ülkesinde: Yürütme gücü tek bir partinin oluşturduğu kabinede toplanmıştır. Anayasa yazısız ve esnektir, dolayısıyla yasama organının basit çoğunluğu ile değiştirilebilmektedir. Ayrıca çıkar grupları sistemi rekabetçi ve koordine olmamış bir yapıdadır.
• L ülkesinde: Yürütme gücü geniş tabanlı koalisyonlarca paylaşılmaktadır. Çıkar grupları, politika yapım sürecine doğrudan entegre olmuş ve zirve örgütler etrafında toplanmıştır. Devlet mimarisi ise katı bir anayasaya dayalı ademi merkeziyetçi bir esasa göre şekillenmiştir.
Lijphart'ın analiz boyutları (yürütme-partiler ve federal-üniter) dikkate alındığında, K ve L ülkeleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Marksist-Leninist siyaset teorisinde, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası Doğu Avrupa tecrübesiyle kavramsallaştırılan 'Halk Demokrasisi' (People's Democracy) modeli ile çağdaş 'Sosyal Demokrasi' yaklaşımı arasındaki teorik ve ontolojik farklar dikkate alındığında, bu iki modelin devletin sınıfsal karakteri ve siyasal çoğulculuk ilkesine dair tutumları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir devletin siyasal kurumlarının, Arend Lijphart'ın tipolojisinde yer alan "oydaşmacı (uzlaşmacı)" demokrasi modeline bütünüyle uygun bir şekilde tasarlandığı varsayılmaktadır. Lijphart'ın analizinde demokratik rejimlerin kurumsal mimarisi "yürütme-partiler" ve "federal-üniter" olmak üzere iki temel boyutta on değişken üzerinden incelenmektedir.
Buna göre, bütünüyle oydaşmacı modele dayanan bu devletin "yürütme-partiler" ve "federal-üniter" boyutlarında taşıması beklenen kurumsal özellikler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?
Gaetano Mosca'nın 'siyasal sınıf' kavramı, Vilfredo Pareto'un 'seçkinlerin dolaşımı' kuramı ve Robert Michels'in 'oligarşinin tunç yasası' olarak adlandırdığı örgütsel zorunluluk; klasik elitist teorinin temellerini atmıştır. Bu teorik mirası modern demokrasi kuramına uyarlayan Joseph Schumpeter, demokrasiyi halkın iradesinin tecelli ettiği normatif bir ideal olmaktan çıkarıp 'siyasal liderlik için verilen rekabetçi bir mücadele' olarak yeniden kurgulamıştır.
Buna göre, elitist demokrasi teorisinin demokrasiyi tanımlama biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Robert Dahl tarafından geliştirilen 'poliarşi' (çoklar yönetimi) kavramı, modern liberal demokrasilerin işleyişini kurumsal bir perspektifle ele alırken, iktidarın toplumdaki çeşitli çıkar grupları arasındaki dağılımına ve bu süreci güvence altına alan mekanizmalara odaklanır. Bu yaklaşım, siyasal gücün tek bir merkezde toplanmasına karşı çıkan ve karar alma süreçlerinde çok sesliliği vurgulayan çoğulcu (pluralist) demokrasi teorisiyle ampirik bir düzlemde bütünleşir.
Buna göre, çoğulcu demokrasi ve poliarşi modelinin temel işleyiş mantığı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sistemlerin ayırt edici özelliklerinden biri olarak kabul edilebilir?
Katılımcı demokrasi kuramının en önemli temsilcilerinden biri olan Carole Pateman, 'Participation and Democratic Theory' (Katılım ve Demokrasi Teorisi) adlı çalışmasında, demokrasinin sadece ulusal düzeydeki hükümet biçimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunur. Pateman'a göre, bireyin demokratik tutum ve beceriler geliştirmesini sağlayan 'eğitsel işlevin' (educative function) gerçekleşebilmesi ve toplumsal düzeyde demokratik bir yapının sürdürülebilir kılınması için temel zorunluluk aşağıdakilerden hangisidir?
Katılımcı demokrasi teorisi, klasik temsilî demokrasi anlayışının vatandaşları sadece seçim dönemlerinde oy veren pasif birer seçmen olarak gören yaklaşımını eleştirir. Buna göre, katılımcı demokrasi kuramının temel hedefi aşağıdakilerden hangisidir?
Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe tarafından geliştirilen radikal demokrasi projesinde, toplumsal kimliklerin 'eşdeğerlik zinciri' (chain of equivalence) aracılığıyla kurulması merkezi bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, tikel taleplerin (particular demands) evrensel bir siyasal projeye eklemlenerek hegemonik bir güç haline gelmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi radikal demokrasi kuramının özünü yansıtmaktadır?
Robert Dahl’ın modern temsili demokrasileri tanımlamak için kullandığı "poliarşi" (çoklar yönetimi) kavramsallaştırması; örgütlenme özerkliği, alternatif bilgi kaynakları ve kapsayıcı vatandaşlık gibi kurumsal gerekliliklere dayanır. Bu modelde , homojen bir toplumsal iradenin tecellisinden ziyade, toplumdaki arasındaki dinamik etkileşimin bir ürünü olarak kabul edilir. Buna göre, çoğulcu demokrasi (pluralism) teorisinin devlet ve iktidar ilişkisine yönelik temel varsayımları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımın savunduğu bir ilke olamaz?
Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe’un 'Hegemonya ve Sosyalist Strateji' adlı çalışmasıyla temellendirdikleri Radikal Demokrasi kuramı; toplumsal olanın 'tam olarak dikişlenemez' (un-sutured) yapıda olduğunu, hiçbir kimliğin veya toplumsal düzenin nihai bir bütünlüğe ulaşamayacağını savunur. Bu kuramsal çerçevede siyasal alan, çatışmanın (antagonizma) kurucu bir unsur olduğu ve hegemonik müdahalelerle geçici istikrarların sağlandığı bir mecra olarak tanımlanır.
Buna göre, Radikal Demokrasi kuramının liberal ve müzakereci demokrasi modellerine yönelttiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyal demokrasi ve Marksist demokrasi yaklaşımları, toplumsal eşitlik ve adalet hedeflerine yönelik ortak bir hassasiyet taşısalar da mevcut siyasal kurumların (parlamento, genel oy, hukuk devleti) bu hedeflere ulaşmadaki yeterliliği konusunda temelden ayrışırlar. Sosyal demokratlar bu kurumları 'sosyal vatandaşlık' temelinde dönüştürmeyi ve kapitalizmi aşamalı olarak iyileştirmeyi hedeflerken; Marksist teori, liberal-demokratik devletin 'biçimsel' niteliğinden dolayı gerçek bir kurtuluş sağlayamayacağını savunur. Buna göre Marksist yaklaşıma göre, 'gerçek demokrasi'ye geçiş aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştirilmesine bağlıdır?