Sosyoloji Tarihi ve Kuramları
186 soru
Bir mülki idare amiri, katılacağı bir halk gününde vatandaşların taleplerini dinlemeden önce aynanın karşısında 'vakur ve ulaşılabilir' bir imaj sergilemek için prova yapmaktadır. Toplantı sırasında bir vatandaşın sert eleştirisi karşısında amir, içinden 'şimdi şuna ağzının payını ver' diye geçirse de toplumun mülki amirden beklediği sağduyulu tavrı hatırlayarak sakin kalmayı başarır. Bu esnada vatandaş, amirin bu sakinliğini 'üstten bakış' olarak kodlamakta ve etkileşimi geçmişteki bürokrasi deneyimlerinden süzülen kalıplarla yürütmektedir.
Bu senaryodaki etkileşimsel unsurların kuramsal çözümlemesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Max Weber'in "anlayıcı" () sosyoloji yaklaşımı, toplumsal eylemi bireyin yüklediği "öznel anlam" üzerinden açıklamaya çalışırken; modernleşme analizi bu anlamın "biçimsel rasyonalite" tarafından nasıl kuşatıldığını gösterir. Weber'e göre modern dünya, her şeyin hesaplanabilir ve öngörülebilir kılındığı, ancak bu süreçte yaşamın tinsel ve anlamlı derinliğinin feda edildiği bir mecradır.
Bu bağlamda, Weber'in rasyonalite ve toplumsal eylem kuramları bütüncül olarak değerlendirildiğinde, "demir kafes" () eğiliminin birey üzerindeki en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Jürgen Habermas’ın toplumsal kuramında; pazar ekonomisi ve bürokratik devlet yapısı gibi araçsal rasyonelliğe dayalı "sistem" mekanizmalarının, bireylerin karşılıklı anlayış ve dilsel uzlaşma yoluyla anlam ürettikleri "yaşam dünyası" alanına sızarak bu alanı kendi mantığına göre yeniden yapılandırması süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Max Horkheimer ve Theodor Adorno’ya göre, modern endüstriyel toplumlarda rasyonalite, özgürleşim vadeden 'nesnel' karakterinden koparak 'araçsal' bir nitelik kazanmıştır. Bu süreçte akıl, değerleri ve nihai amaçları sorgulama yetisini yitirmiş; yalnızca verili hedeflere ulaşmak için kullanılan teknik bir hesaplama aracına dönüşmüştür.
Buna göre, Frankfurt Okulu'nun 'araçsal akıl' (instrumental reason) eleştirisi bağlamında, bu dönüşümün birey ve toplum üzerindeki temel yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
Eleştirel Okul (Frankfurt Okulu) düşünürleri tarafından ortaya konan; televizyon, sinema ve reklamlar gibi kitle iletişim araçlarının bireyleri standartlaştırarak onları sorgulamayan pasif tüketicilere dönüştürdüğü süreci tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Emile Durkheim, toplumsal gelişimi basit yapılardan karmaşık yapılara doğru bir evrim olarak ele alır. Bu süreçte toplumu bir arada tutan bağların niteliği de değişmektedir. Durkheim'a göre, geleneksel toplumlardaki mekanik dayanışmadan modern toplumlardaki organik dayanışmaya geçişi sağlayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Türk sosyoloji tarihinde toplumsal değerler, inançlar ve estetik duyguların oluşturduğu milli birikimi "hars" (kültür) olarak adlandıran; buna karşılık teknik, bilimsel ve rasyonel yöntemlerin oluşturduğu uluslararası birikimi "medeniyet" olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, toplumsal eylemleri bireyin yüklediği anlam ve motivasyonlar doğrultusunda dört temel tipte sınıflandırmıştır. Bireyin, rasyonel bir amaç gütmeden veya bir değer üzerine derinlemesine düşünmeden, yalnızca atalarından devralınan alışkanlıklar ve toplumda yerleşik hale gelmiş adetler doğrultusunda gerçekleştirdiği eylem türü aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojinin bir disiplin olarak doğuşuna zemin hazırlayan 18. ve 19. yüzyıl düşünsel iklimi; Saint-Simon'un toplumu biyolojik bir organizma gibi ele alan "sosyal fizyoloji" yaklaşımı, Auguste Comte'un "pozitivist" yöntemi ve Herbert Spencer'ın "sosyal Darwinizm" temelindeki evrimci bakış açısıyla şekillenmiştir. Bu düşünürlerin ortak paydası, toplumsal dünyayı doğa bilimlerinin nesnel yasalarıyla açıklama gayretidir. Bu bilimselleşme çabası, çok daha önceleri İbn Haldun’un "umran" ilmi ile toplumsal yapıların yükseliş ve çöküşlerini nesnel bir gözlemle ele almasıyla bir öncül bulmuş olsa da, sosyolojinin modern kurumsallaşması Sanayi Devrimi'nin getirdiği kaosun "düzen ve ilerleme" mottosuyla aşılmaya çalışıldığı bir döneme denk gelir.
Sosyolojinin bu kurucu dönemi ile Marx, Weber ve Durkheim gibi isimlerle anılan klasik dönemi arasındaki epistemolojik ve metodolojik farklar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu geçişin doğasını en doğru şekilde ifade etmektedir?
Sosyoloji terimini ilk kez kullanan ve disiplinin kurucusu olarak kabul edilen Auguste Comte’un "Üç Hal Yasası"na göre; olayların doğaüstü güçler veya soyut kavramlarla değil, gözlemlenebilir olgular ve bilimsel kanunlarla açıklandığı evre aşağıdakilerden hangisidir?
Aydınlanma rasyonalizmi ile Sanayi Devrimi'nin yol açtığı radikal dönüşümler, sosyolojinin bir disiplin olarak doğmasına neden olmuştur. Bu süreçte, İbn Haldun'un toplumların gelişimini 'asabiye' bağlamında döngüsel bir biçimde açıklayan 'İlm-i Umran' yaklaşımından farklı olarak; toplumsal değişimi biyolojik bir organizmanın büyümesine benzeterek tek hatlı bir evrim süreci şeklinde formüle eden, toplumsal evrimi 'belirsiz bir homojenlikten belirli bir heterojenliğe geçiş' olarak gören ve 'askeri toplumdan sanayi toplumuna geçiş' tipolojisini geliştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber’in modernleşme analizinde merkezi bir yer tutan rasyonelleşme süreci; büyü, gizem ve dinsel anlamların yerini teknik bilgi ve rasyonel hesaplanabilirliğin almasıyla sonuçlanır. Weber, bireyin hayatını anlamlı kılan aşkın değerlerin yerini seküler ve teknik kuralların almasıyla karakterize edilen bu durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade etmiştir?
Yapısal işlevselci kuram, toplumu birbirine bağlı parçalardan oluşan ve denge arayışında olan bir sistem olarak ele alır. Bu kuramsal çerçeve ve temsilcilerinin görüşlerine ilişkin;
I. Talcott Parsons’ın AGIL şemasına göre 'kalıp koruma' (latency) işlevi, toplumsal değerlerin sürdürülmesini ve bireylerin sosyalleşme yoluyla bu değerleri içselleştirmesini ifade eder.
II. Robert Merton’a göre, bir toplumsal ögenin sistemin genel dengesini bozucu ve sürekliliğini tehlikeye düşürücü sonuçları 'işlevsel olmayan' (dysfunction) olarak adlandırılır.
III. Ralf Dahrendorf’a göre toplumsal yapı, uzlaşmadan ziyade otorite ilişkilerine dayalı çıkar çatışmaları ve diyalektik bir değişim süreciyle şekillenir.
yukarıdaki ifadelerden hangileri yapısal işlevselci kuramın temel kabulleri arasında yer alır?
Bir kamu kurumunda gişede görev yapan bir memur, vatandaşlarla iletişim kurarken son derece nazik, kurumsal kimliğe uygun ve profesyonel bir tutum sergilemektedir. Ancak mesai bitip sadece en yakın iş arkadaşlarıyla dinlenme odasına geçtiğinde, gün içindeki yorgunluğundan şikayet ederek oldukça rahat, samimi ve kurallardan uzak bir tavır takınmaktadır. Erving Goffman'ın 'Dramaturjik Analizi'ne göre, memurun dinlenme odasındaki bu tutumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
Sosyoloji terimini literatüre kazandıran ve disiplinin kurucu babası olarak kabul edilen Auguste Comte, toplumsal yapıyı analiz ederken sistemi iki temel kategoriye ayırmıştır. Buna göre; toplumsal düzeni, istikrarı ve kurumlar arasındaki dengeyi inceleyen bölüm aşağıdakilerden hangisidir?
Modern toplumda televizyon dizilerinin, popüler müzik parçalarının ve sinema filmlerinin sanatsal bir özgünlükten ziyade, geniş kitleler tarafından tüketilmek üzere fabrikasyon usulüyle ve standartlaştırılarak üretilmesi; Frankfurt Okulu düşünürleri tarafından aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?
Auguste Comte'un "Üç Hal Yasası"na göre insan düşüncesi ve toplumlar; teolojik ve metafizik evrelerden geçerek nihayetinde gözlem, deney ve akla dayalı bilimsel bir aşamaya ulaşırlar. Comte, bu evrede insanlığın artık "niçin" sorusunu bırakıp olgular arasındaki değişmez ilişkileri yani "nasıl" sorusunu araştırdığını savunur.
Buna göre, Comte'un kuramında bilimsel düşüncenin egemen olduğu ve toplumun en olgun hali olarak nitelendirilen bu son aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Bir eğitim kurumunun temel kuruluş amacı, bireylere belirli bilgi ve becerileri aktararak onları gelecekteki meslek hayatlarına hazırlamaktır. Bunun yanı sıra eğitim süreci, bireylerin geniş bir sosyal çevre edinmelerine ve farklı kültürel arka planlara sahip kişilerle etkileşime girmelerine de imkân sağlar.
Robert Merton’ın yapısal işlevselci kuramı çerçevesinde, eğitim kurumunun "bireylere bilgi ve beceri aktarma" amacı aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Sosyolojinin bir disiplin olarak Batı'da kurumsallaşmasından yüzyıllar önce toplumsal hayatı 'Ümran' ilmi çerçevesinde ele alan İslam düşünürü ile toplumsal evrimi 'Üç Hal Yasası' ile açıklayan ve sosyolojinin isim babası kabul edilen düşünür aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Sembolik etkileşimcilik ve fenomenolojik sosyoloji; toplumsal gerçekliğin nesnel ve dışsal bir yapıdan ziyade, özneler arasındaki dinamik anlamlandırma ve yorumlama süreçleriyle inşa edildiğini savunur. Bu yaklaşımlar; G.H. Mead'in özne kuramı, Herbert Blumer'in anlam önermeleri, Erving Goffman'ın dramaturjik analizi ve Alfred Schutz'un yaşam dünyası perspektifi üzerinden mikro-sosyolojik bir zemin kurar.
Bu kuramsal çerçeve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, bireyin toplumsal eylem süreçleri ve etkileşimsel gerçekliği hakkında aşağıda yapılan çıkarımlardan hangisi yanlıştır?