İdari Yargı

142 soru

Soru 21Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca idari yargı mercilerine sunulan dava dilekçeleri üzerinde yapılan ilk inceleme aşamasında mahkeme; uyuşmazlıkta hem dava açılmadan önce idari makamlara başvurulması gerekirken doğrudan dava açıldığını (idari merci tecavüzü) hem de davanın kanuni dava açma süresi geçtikten sonra açıldığını (süre aşımı) tespit etmiştir. Bu durumda mahkemenin tesis etmesi gereken öncelikli karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilekçenin görevli idari mercie tevdiine karar verilmesi

Cevap

İnceleme sırasına göre öncelikli olan eksikliğe dayanılarak 'dilekçenin görevli idari mercie tevdiine' karar verilmelidir.
2577 sayılı İYUK'un 14. maddesinin 3. fıkrasına göre dilekçeler sırasıyla görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve dilekçenin 3. ve 5. maddelere uygunluğu yönünden incelenir. Olayda hem idari merci tecavüzü (2. sıra) hem de süre aşımı (5. sıra) bulunmaktadır. Mahkeme, sıralamada daha önce gelen idari merci tecavüzünü tespit ettiğinde incelemeyi orada durdurur ve İYUK m. 15/1-b uyarınca dilekçenin görevli idari mercie tevdiine karar verir. Bu karardan sonra süre aşımı incelemesine geçilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Dava dilekçesindeki eksikliklerin İYUK m. 14 kapsamındaki yerini belirleyin.
İdari merci tecavüzü 2. sırada, süre aşımı ise 5. sırada incelenen hususlardır.
Kanun koyucu, ilk inceleme konularının belirli bir hiyerarşik sırayla incelenmesini emretmiştir.
2
Tespit edilen eksikliklerden hangisinin kanunda daha önce düzenlendiğini saptayın.
İdari merci tecavüzü (b bendi), süre aşımından (e bendi) önce gelmektedir.
Üst sıradaki bir eksiklik varken alt sıradaki inceleme konularına geçilemez.
3
İYUK m. 15 uyarınca ilgili eksikliğin hukuki sonucuna karar verin.
Merci tecavüzü halinde dilekçe idari mercie gönderilir (tevdi edilir).
Merci tecavüzü durumunda davanın esastan veya süre yönünden reddi yerine idari yolun tamamlanması sağlanır.

Anahtar Kavram

İlk İnceleme Sıralaması (İYUK m. 14)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 22Soru

İdari yargılama hukukunda, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Buna göre, 25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara ve itiraz sürecine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare ve vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verdikleri kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen 77 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen bu kararlar kesindir.

Cevap

İdare ve vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verdikleri kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve bu karar kesindir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/727/7. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verdikleri kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. Bölge idare mahkemesinin bu konuda verdiği karar kesin niteliktedir ve başka bir yargı merciine başvurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütmenin durdurulması (YD) kararı için gereken şartları belirle.
İYUK 27/227/2 uyarınca 'açıkça hukuka aykırılık' ve 'telafisi güç veya imkansız zarar' şartlarının kümülatif (birlikte) gerçekleşmesi gerekir.
YD kurumunun istisnai bir koruma tedbiri olması sebebiyle şartlar sıkı tutulmuştur.
2
YD kararlarına karşı öngörülen itiraz yolunu ve süresini kontrol et.
İYUK 27/727/7 uyarınca itiraz süresi 77 gündür.
Hızlı karar verilmesi gereken bir süreç olduğu için süre genel dava sürelerinden kısadır.
3
İtiraz mercilerini ve kararların niteliğini analiz et.
İdare/Vergi mahkemesi kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesine (BİM) gidilir. BİM'in itiraz üzerine verdiği karar kesindir.
Yargılama sürecinin gereksiz uzamasını engellemek amacıyla itiraz üzerine verilen kararlar kesinleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Prosedürü
Soru 23Soru

Ahmet, 2020 Nisan 20252025 tarihinde Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinde safra kesesi ameliyatı olmuş; ancak ameliyat sırasında kullanılan tıbbi cihazların yeterince sterilize edilmemesi nedeniyle ağır bir enfeksiyon geçirerek uzun süre yoğun bakımda tedavi görmek zorunda kalmıştır. Ahmet, uğradığı bedensel zararın kesin nedenini ve kapsamını 1010 Eylül 20252025 tarihli sağlık kurulu raporuyla öğrenmiştir. Maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla 1515 Ekim 20252025 tarihinde Sağlık Bakanlığına yazılı olarak başvuran Ahmet'in bu talebine Bakanlık tarafından herhangi bir cevap verilmemiştir.

Buna göre, Ahmet'in açacağı davanın hukuki niteliği, dayanağı ve izlenmesi gereken usul ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayda idarenin "hizmet kusuru" bulunmaktadır; Ahmet'in Bakanlığa yaptığı başvuruya 3030 gün içinde cevap verilmemesi üzerine, bu sürenin bittiği tarihten itibaren 6060 gün içinde idari yargıda tam yargı davası açması gerekir.

Cevap

Olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ve Bakanlığa yapılan başvuruya 3030 gün içinde cevap verilmemesi üzerine, bu sürenin bittiği tarihten itibaren 6060 gün içinde tam yargı davası açılması gerektiğini ifade eden seçenektir.
Kamu sağlık hizmeti sunan bir hastanede tıbbi cihazların yeterince sterilize edilmemesi, hizmetin organizasyonunda ve işleyişinde bir eksiklik olduğunu gösterdiğinden olayda 'hizmetin kötü işlemesi' şeklinde idarenin hizmet kusuru mevcuttur. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 13. maddesine göre, idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin idari dava açmadan önce idareye başvurmaları yasal bir zorunluluktur. İdareye yapılan bu başvuruya 30 gün içinde cevap verilmemesi zımni ret teşkil eder ve ilgili kişi, 30 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren genel dava açma süresi olan 60 gün içinde idari yargıda tam yargı davası açabilir. Verilen olayda Ahmet'in izlemesi gereken hukuki ve usuli süreç budur.

Adım Adım Çözüm

1
Zararı doğuran olayın niteliğini ve sorumluluk türünü belirle.
Hastanede tıbbi cihazların sterilize edilmemesi idari bir eylemdir ve idarenin organizasyon eksikliği anlamına geldiğinden 'hizmetin kötü işlemesi' şeklinde bir hizmet kusuru oluşturur.
Kamu idaresinin yürüttüğü bir hizmetin aksaması söz konusudur; kusursuz sorumluluk veya doğrudan kişisel kusur şartları yoktur.
2
İdari eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda zorunlu başvuru kuralını uygula.
İYUK m. 13 uyarınca idari eylemlerden dolayı idari dava açmadan önce, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 11 yıl (ve her halde 55 yıl) içinde idareye başvurulması zorunludur. Ahmet'in başvurusu süresindedir.
İdari eylemlere karşı doğrudan dava açılamaz, önce ön karar niteliğinde bir idari işlem elde edilmesi veya zımni ret süresinin dolması beklenmelidir.
3
İdarenin cevap verme süresi ve tam yargı davası açma süresini hesapla.
İdarenin başvuruya zımni ret (cevap vermeme) süresi 3030 gündür. Bu sürenin bitimini izleyen günden itibaren genel dava açma süresi olan 6060 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.
İYUK'ta yapılan değişiklikle idarenin susma süresi 6060 günden 3030 güne indirilmiştir. Dava açma süresi ise 6060 gündür.

Anahtar Kavram

İdari Eylemlerden Kaynaklanan Tam Yargı Davalarında Sorumluluk ve Süreler
Soru 24Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 2020. maddesi uyarınca düzenlenen "re'sen araştırma ilkesi" çerçevesinde, mahkemece istenen bilgi ve belgelerin ilgili mercilerce süresi içinde gönderilmemesi durumunda izlenecek usule ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirlenen süre içinde cevap verilmemesi veya istenen belgelerin gönderilmemesi halinde mahkeme, dosyadaki mevcut belgelere göre uyuşmazlığı sonuçlandırır.

Cevap

Belirlenen süre içinde cevap verilmemesi veya istenen belgelerin gönderilmemesi halinde mahkeme, dosyadaki mevcut belgelere göre uyuşmazlığı sonuçlandırır.
İdari yargılama hukukunda hâkim, uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili yerlerden isteme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki "re'sen araştırma ilkesi"nin bir sonucudur. 25772577 sayılı İYUK'un 2020. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, mahkemece istenen bu belgelerin süresi içinde sunulmaması durumunda yargılama durdurulmaz veya dava doğrudan reddedilmez; mahkeme dosyadaki mevcut veriler ışığında uyuşmazlığı sonuçlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılama usulündeki temel soruşturma ilkesini belirlemek.
İdari yargıda 're'sen araştırma' (kendiliğinden araştırma) ilkesi geçerlidir.
Hâkimin uyuşmazlığın maddi gerçeğine ulaşması ve kamu yararını koruması için aktif rol alması gerekir.
2
2577 sayılı İYUK'un 20. maddesindeki bilgi ve belge isteme usulünü analiz etmek.
Mahkemelerin uyuşmazlığı aydınlatmak için her türlü belgeyi ilgili mercilerden isteyebileceği ve buna süre verebileceği görülür.
Yargılamanın süratle ve doğru belgelerle yürütülmesini sağlamak.
3
İstenen belgelerin gönderilmemesinin yaptırımını saptamak.
Kanun, bu durumda davanın durdurulmasını veya reddini değil, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre karar verilmesini öngörür.
Yargılamanın sürüncemede kalmasını engellemek ve idarenin belge sunmayarak davayı kilitlemesinin önüne geçmek.

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma İlkesi (İYUK m. 20)

Daha Fazla Pratik

İdari yargıda re'sen araştırma ilkesinin bir istisnası olan 'devlet sırrı' niteliğindeki belgelerin incelenme usulüne göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

İdari yargılama hukukunda, maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla kabul edilen "re'sen araştırma ilkesi" çerçevesinde mahkemelerin yetki ve sorumlulukları ile ispat araçlarına dair 25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (I˙YUKİYUK) hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkemeler, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapabilir ve tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaksızın gerekli gördükleri tüm bilgi ve belgeleri ilgililerden isteyebilirler.

Cevap

İdari yargı mercileri, re'sen araştırma ilkesi gereği davanın her aşamasında tarafların iddialarıyla bağlı kalmaksızın her türlü incelemeyi kendiliğinden yapma yetkisine sahiptir.
İdari yargı mercilerinin uyuşmazlığı çözerken tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaması ve maddi gerçeği bulmak için her türlü bilgi/belgeyi kendiliğinden (re'sen) toplayabilmesi, I˙YUKİYUK madde 2020'de düzenlenen temel bir yetkidir. Bu durum, kamu yararının korunması ve idari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin eksiksiz yapılması amacına hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılama usulüne hâkim olan temel ilkeyi belirleme
Re'sen araştırma ilkesi (Kendiliğinden araştırma)
Uyuşmazlığın kamu yararı ve maddi gerçek temelinde çözülmesi için hakimin aktif rol alması gerekir.
2
Mahkemenin delil toplama yetkisinin kapsamını analiz etme
Tarafların sunduğu delillerle sınırlı olmayan geniş yetki
İYUK m. 20 gereği mahkeme, tarafların göstermediği ancak davanın çözümü için gerekli olan bilgi ve belgeleri resmi makamlardan veya taraflardan isteyebilir.
3
İstisnai ispat vasıtalarını değerlendirme
Tanık ve yemin delilinin dışlanması
İYUK m. 31 uyarınca HMK'ya yapılan atıflarda yemin ve tanık genel bir ispat aracı olarak kabul edilmemiştir (yazılılık esası).

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma İlkesi

Daha Fazla Pratik

İdari yargılama usulünde hangi HMKHMK hükümlerine yollama yapıldığını (İYUK m. 31) listelemek bu konudaki karmaşıklığı giderir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru

Bir bakanlıkta şube müdürü olarak görev yapan Cengiz, görev yerinin hizmet gereklerine aykırı olarak değiştirildiği iddiasıyla açtığı davada idare mahkemesinden iptal kararı almıştır. Mahkemenin verdiği bu karar, davalı bakanlığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

İdari yargı kararlarının idare tarafından uygulanması hususundaki yasal mevzuat dikkate alındığında, bu sürecin işleyişi ve idarenin hukuki sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare, mahkeme kararının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur ve bu süre kararın tebliğinden itibaren hiçbir şekilde otuz günü geçemez.

Cevap

İdare, mahkemenin verdiği esasa veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine göre idare, idari yargı mercilerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemez. İdarenin bu mutlak zorunluluğu Anayasa'daki hukuk devleti ilkesinin önemli bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargıda verilen kararların niteliği ve bağlayıcılığının belirlenmesi
İptal ve yürütmenin durdurulması kararları idare için doğrudan bağlayıcıdır.
Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca mahkeme kararları hiçbir merci tarafından değiştirilemez ve geciktirilemez.
2
Kararların kanuni uygulanma süresinin tespit edilmesi
İdare, gecikmeksizin ve en geç kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde kararın gereklerini yerine getirmelidir.
İYUK Madde 28'de idare için işlem tesis etme süresinin üst sınırı açık ve kesin bir şekilde belirlenmiştir.
3
Kararın uygulanmaması durumunda doğacak hukuki sorumluluğun değerlendirilmesi
Kararın süresi içinde uygulanmaması durumunda ilgililer ancak idare aleyhine tazminat davası açabilirler.
İYUK 28. maddesi gereği kamu görevlisine doğrudan tazminat davası açılamaz, husumet ilgili idareye yöneltilir.

Anahtar Kavram

İdari yargı kararlarının uygulanma süresi ve idarenin sorumluluğu
Soru 27Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri uyarınca, idari yargıda yürütmenin durdurulması müessesesi ve bu istemler hakkında verilen kararlara karşı başvuru yolları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir; ancak ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarda bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulamaz.

Cevap

İdari yargıda yürütmenin durdurulması kararlarına karşı genel itiraz süresi yedi gün olup ivedi yargılama usulünde bu kararlara itiraz edilemeyeceği yönündeki ifade doğrudur.
Doğru ifade, yürütmenin durdurulması (YD) kararlarına karşı genel olarak yedi günlük itiraz süresi tanındığını, ancak ivedi yargılama usulüne tabi davalarda (İYUK md. 20/A) bu kararlara karşı itiraz yolunun kanunen kapatıldığını belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
YD Şartlarını Analiz Et
İYUK 27/2 uyarınca şartlar kümülatiftir (ve).
Yürütmenin durdurulması için hem hukuka aykırılık hem de telafisi güç zarar birlikte aranır.
2
İtiraz Süresini ve Mercilerini Belirle
Süre 7 gündür; itiraz mercileri ise BIM veya Danıştay Kurullarıdır.
Genel yargılama usulünde hak arama hürriyeti kapsamında itiraz yolu öngörülmüştür.
3
Özel Yargılama Usullerini Kontrol Et
İvedi yargılama usulünde (İYUK 20/A) YD kararlarına itiraz edilemez.
Süreci hızlandırmak amacıyla bazı aşamalar ve itiraz yolları bu usulde kısıtlanmıştır.
4
Dava Sonuçlandırma Süresini İncele
Süre 6 aydır.
YD kararı verilen işlerin ivedilikle sonuçlandırılması kanuni bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması ve İvedi Yargılama İstisnası
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 28Soru

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca; Türkiye'deki idari yargı düzeni içerisinde yer alan genel görevli "ilk derece" mahkemeleri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri

Cevap

İdari yargı kolundaki genel görevli ilk derece mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleridir.
İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri seçeneği doğrudur çünkü 2576 sayılı Kanun uyarınca idari yargı yetkisi olan ve uyuşmazlıkların esastan ilk çözüm yeri olan genel görevli merciler bu mahkemelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargı sistemindeki mahkeme derecelerini sınıflandır.
İdari yargı; ilk derece mahkemeleri (İdare ve Vergi), bölge idare mahkemeleri (istinaf) ve Danıştay (temyiz/yüksek mahkeme) olmak üzere üçlü bir yapıdadır.
Uyuşmazlığın ilk kez çözüldüğü yargı yerini belirlemek için derecelendirmeyi bilmek gerekir.
2
2576 sayılı Kanun'un ilgili maddesine göre kuruluşları kontrol et.
Kanun, idari yargı teşkilatındaki ilk derece mahkemelerini açıkça İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri olarak tanımlamıştır.
Yasal dayanak olan 2576 sayılı Kanun, idari yargı örgütünün temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Derecelendirmesi ve İlk Derece Mahkemeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 29Soru

(K)(K), bir kamu kurumunda şube müdürü olarak görev yapmaktadır. Birim amiri ile yaşadığı şahsi bir anlaşmazlık sonrasında, (K)(K) hakkında herhangi bir disiplin soruşturması yürütülmeden ve kadrosunun bulunduğu birimde hizmete ihtiyaç devam etmesine rağmen, "hizmetin gereği" ibaresi kullanılarak görev yeri değiştirilmiş ve pasif bir göreve atanmıştır. (K)(K), bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davası açmıştır. Yapılan yargılamada işlemin kamu yararı amacına değil, kişisel bir husumete dayalı olarak tesis edildiğinin tespit edilmesi durumunda; idari işlemin hangi unsuru yönünden sakat olduğu ve bu sakatlığın hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem, idarenin kamu yararı amacından uzaklaşarak kişisel bir husumet saikiyle hareket etmesi nedeniyle "maksat" unsuru yönünden sakattır; bu durum doktrinde "yetki saptırması" olarak adlandırılır.

Cevap

İdari işlemin kamu yararı amacından saptığı durumlarda sakatlık 'maksat' unsurundadır ve bu durum 'yetki saptırması' olarak nitelendirilir.
İdari işlemin maksat unsuru, işlemin yöneldiği nihai amacı (kamu yararı) ifade eder. Olayda belirtilen 'kişisel husumet' durumu, idarenin kendisine tanınan yetkiyi kamu yararı amacı dışında, subjektif ve süfli bir amaçla kullandığını gösterir. Bu durum idare hukuku doktrininde 'yetki saptırması' olarak adlandırılır ve işlemin maksat yönünden iptalini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari işlemin unsurlarının analiz edilmesi.
İdare, atama yetkisini kullanırken görünürde 'hizmetin gereği' (sebep) dese de, arka planda kişisel husumet (niyet/amaç) yatmaktadır.
İptal davasında sakatlığın hangi unsurda olduğunu bulmak için idarenin iradesinin hangi noktada hukuka aykırılaştığı tespit edilmelidir.
2
Maksat unsurunun ve yetki saptırması kavramının değerlendirilmesi.
Kişisel husumet veya siyasi saik gibi kamu yararı dışındaki amaçlar, maksat unsurunu sakatlar.
Yetki saptırması, bir idari makamın kendisine tanınan yetkiyi kamu yararı dışında başka bir amaçla kullanmasıdır.
3
Diğer unsurların (yetki, şekil, sebep, konu) olayla ilgisinin elenmesi.
Atama yapan makamın yetkili olduğu, usule (şekil) uyulduğu ve işlemin sonucunun (konu) bir atama olduğu varsayıldığında, tek sakat nokta 'niyet' (maksat) kalmaktadır.
Unsurların ayrıştırılması, doğru sakatlık türünün teşhisi için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Maksat Unsuru ve Yetki Saptırması

Alternatif Yöntem

Eğer idari işlemin amacının kamu yararı dışında bir yere (kişisel kin, siyasi baskı, akraba kayırma vb.) yöneldiğini görüyorsanız, diğer unsurları kontrol etmeye gerek kalmadan doğrudan 'maksat' ve 'yetki saptırması' kavramına yönelebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 14. maddesi uyarınca, idari yargı yerlerinde açılan davalarda dilekçeler üzerinde yapılacak ilk inceleme aşamasında; 'görev ve yetki' incelemesinden hemen sonra, 'ehliyet' denetiminden ise hemen önce yapılması gereken inceleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari merci tecavüzü

Cevap

İdari merci tecavüzü
2577 sayılı İYUK'un 14. maddesinin 3. fıkrasına göre, dilekçeler üzerinde yapılacak ilk inceleme sırası emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Bu sıralamada ilk olarak 'görev ve yetki' incelenir; ardından 'idari merci tecavüzü' (varsa idari başvuru zorunluluğu) denetlenir ve sonrasında 'ehliyet' aşamasına geçilir. Bu nedenle, görev/yetki ile ehliyet arasında kalan denetim idari merci tecavüzüdür.

Adım Adım Çözüm

1
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) ilgili maddesinin tespiti.
İYUK madde 14, dilekçeler üzerinde yapılacak ilk inceleme sırasını kesin olarak belirlemiştir.
Hukuka uygunluk denetiminin usul kurallarına uygun ilerlemesi için bu sıra emredicidir.
2
İlk inceleme basamaklarının kronolojik olarak sıralanması.
Sıralama şöyledir: 1) Görev ve yetki, 2) İdari merci tecavüzü, 3) Ehliyet, 4) Kesin ve yürütülmesi gereken işlem, 5) Süre aşımı, 6) Husumet, 7) Şekil şartları (m. 3 ve 5).
Mahkeme, bir sonraki aşamaya geçebilmek için önceki aşamanın olumlu sonuçlanmasını bekler.
3
Soru kökünde istenen aralığın belirlenmesi.
Birinci sıradaki 'Görev ve yetki' ile üçüncü sıradaki 'Ehliyet' arasında kalan ikinci basamak 'İdari merci tecavüzü'dür.
Kanuni düzenlemede ehliyet denetiminden önce idari yolların tüketilip tüketilmediğine bakılır.

Anahtar Kavram

İdari yargıda ilk inceleme sırası (İYUK m.14)

Daha Fazla Pratik

İdari merci tecavüzü durumunda mahkemenin davanın reddine değil, dilekçenin görevli idareye gönderilmesine karar verdiğini hatırlayarak bu kararın sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 31Soru

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca, adli ve idari yargı kolları arasında ortaya çıkabilecek 'olumlu görev uyuşmazlığı' çıkarılmasına dair usul ve esaslar göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılabilmesi için, uyuşmazlığa konu davanın esası hakkında bir karar verilmeden önce görev itirazının yapılmış ve bu itirazın mahkemece reddedilmiş olması şarttır.

Cevap

Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılabilmesi için, davanın esası hakkında bir karar verilmeden önce görev itirazının yapılmış ve bu itirazın mahkemece reddedilmiş olması şarttır.
2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, bir olumlu görev uyuşmazlığının (yargı mercilerinin kendilerini görevli sayması) Uyuşmazlık Mahkemesi önüne taşınabilmesi için, davanın esası hakkında henüz bir karar verilmemişken taraflardan birinin görevsizlik itirazında bulunması ve mahkemenin de bu itirazı reddederek görevli olduğuna karar vermesi ön koşuldur.

Adım Adım Çözüm

1
Olumlu görev uyuşmazlığı kavramını tanımla.
Bir mahkemenin kendisini görevli sayarak davaya bakmaya devam etmesi durumunda, diğer yargı kolunun görevli olduğunun ileri sürülmesidir.
Uyuşmazlığın türünü belirlemek için gereklidir.
2
2247 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki şartları incele.
Şartlar: 1) Esas hakkında karar verilmemiş olması, 2) Görev itirazının yapılmış olması, 3) Mahkemenin görevlilik kararı (ret) vermiş olması.
Yasal prosedürün geçerlilik şartlarını teyit etmek için gereklidir.
3
Başvuru usulünü ve yetkili makamları kontrol et.
Talebin ilgili Başsavcıya (itiraz edilen yargı kolunun başsavcısı) iletilmesi ve uyuşmazlığın Başsavcı tarafından çıkarılması gerekir.
Yetki ve usul hatasını saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarma Usulü (2247 Sayılı Kanun)
Soru 32Soru

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un güncel hükümleri uyarınca; bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin kurulması, kaldırılması ve yargı çevrelerinin değiştirilmesi usulüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu mahkemelerin kurulması, kaldırılması ve yargı çevrelerinin değiştirilmesi; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kararlaştırılır.

Cevap

İdari yargıdaki bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin kurulması, kaldırılması ve yargı çevrelerinin değiştirilmesi; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kararlaştırılır.
2576 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasına göre; bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin kurulması, kaldırılması ve yargı çevrelerinin değiştirilmesi, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kararlaştırılır. Bu kural, idari yargı örgütlenmesindeki idari ve hukuki sorumluluğun Bakanlık ile HSK arasında paylaşıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
2576 sayılı Kanun'un 2. maddesi incelenmelidir.
İdari yargı teşkilatının kuruluş usulü bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Yetkili makamların ayrıştırılması
Adalet Bakanlığı 'teklif' makamı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ise 'karar' makamıdır.
Yargı bağımsızlığı ve idari ihtiyaçların dengelenmesi için ikili bir mekanizma öngörülmüştür.
3
Usulün doğrulanması
Kurulma, kaldırılma ve yargı çevresi değişikliği işlemlerinin tamamı aynı usule (Bakanlık teklifi + HSK kararı) tabidir.
Kanun koyucu bu üç temel organizasyon işlemini tek bir yetki kuralına bağlamıştır.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Mahkemelerinin Kuruluş Usulü
Soru 33Soru

1515 Haziran 20252025 tarihinde bir belediyeye ait çocuk parkının bitişiğinde yer alan ve bakımı ihmal edilen bir aydınlatma direğinin, rüzgarlı bir havada devrilmesi sonucu yol kenarında park halinde bulunan (A)(A) şahsının aracında ağır maddi hasar meydana gelmiştir. (A)(A) şahsı, bu olay nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle 1010 Eylül 20252025 tarihinde belediyeye yazılı başvuruda bulunmuştur. Belediye, bu başvuruyu 55 Ekim 20252025 tarihinde (A)(A) şahsına tebliğ edilen bir yazı ile "olayın şiddetli rüzgar (mücbir sebep) sonucu meydana geldiği ve idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmiştir.

Buna göre, (A)(A) şahsının uğradığı zararın tazmini süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu olay bir idari eylem niteliğinde olduğundan dava açılmadan önce idareye başvurulması zorunludur; olayda bakımsızlık nedeniyle "hizmet kusuru" mevcut olduğundan, ret kararının tebliğinden itibaren 6060 gün içinde tam yargı davası açılabilir.

Cevap

İdari eylemlerden kaynaklanan zararların tazmini için idareye başvuru zorunludur ve olayda idarenin bakım ihmali nedeniyle hizmet kusuru bulunduğundan, ret cevabından itibaren genel dava açma süresi olan 6060 gün içinde dava açılmalıdır.
Doğru ifade, idari eylemden kaynaklanan zararlar için İYUK 1313. madde uyarınca idareye başvurulmasının bir dava şartı olduğunu ve belediyenin bakım ihmalinin hizmet kusuru oluşturduğunu belirtir. Tebliğ edilen ret kararından itibaren genel dava açma süresi olan 6060 gün içinde tam yargı davası açılması usule ve esasa uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini belirle.
Aydınlatma direğinin devrilmesi bir "idari eylem"dir.
İdarenin iradi olmayan veya fiziksel hareketleri sonucunda oluşan durumlar idari eylem sayılır.
2
Dava açma usulünü kontrol et.
İYUK m. 1313 uyarınca öncelikle idareye başvurulması zorunludur.
İdari eylemlerde idarenin tutumunu belirlemesi ve uyuşmazlığı yargı öncesi çözme şansı için ön karar şartı aranır.
3
Süreleri hesapla.
Eylemden itibaren 11 yıl içinde başvuru yapılmalı, reddin tebliğinden itibaren 6060 gün içinde dava açılmalıdır.
Yasal süreler hak düşürücü niteliktedir; somut olayda tüm süreler yasal sınırlar içindedir.
4
Sorumluluk türünü tespit et.
Hizmet kusuru ilkesine göre sorumluluk doğar.
İdarenin hizmetin işleyişindeki eksikliği veya ihmali (bakımsızlık) klasik hizmet kusurudur; mücbir sebep iddiası ihmal varsa geçerli olmaz.

Anahtar Kavram

İdari eylemlerde tam yargı davası öncesi zorunlu idari başvuru ve hak düşürücü süreler (İYUK m. 13).
Soru 34Soru

Bir belediyenin fen işleri müdürlüğü tarafından yürütülen yol genişletme çalışmaları sırasında, 15 Şubat 2026 tarihinde gerekli işaretlemelerin yapılmaması nedeniyle oluşan çukura düşen bir vatandaşın aracı ağır hasar görmüştür. Bu olay nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla tam yargı davası açmak isteyen vatandaş için İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde izlenmesi gereken hukuki süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar veren eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde ilgili idareye başvurularak hakkın yerine getirilmesinin istenmesi, dava açılabilmesi için zorunlu bir ön koşuldur.

Cevap

İdari eylemlerden kaynaklanan zararların tazmini için, dava açmadan önce ilgili idareye bir yıl içinde başvurulması yasal bir zorunluluktur.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerin dava açmadan önce, bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl (ve her halde beş yıl) içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri zorunludur. Bu başvuru, tam yargı davası açılabilmesi için tüketilmesi gereken zorunlu bir idari yoldur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini belirlemek.
Belediyenin yürüttüğü çalışma sırasındaki ihmal bir 'idari eylem' (fiil) niteliğindedir.
Yol çalışması fiziksel bir faaliyet olup idari işlemden farklı olarak eylem kategorisine girer.
2
İYUK Madde 13 hükmünü uygulamak.
İdari eylemlerden doğan tam yargı davalarında 'zorunlu idari başvuru' kuralı geçerlidir.
Kanun koyucu, idareye kendi eyleminin sonuçlarını düzeltme fırsatı vermek amacıyla bu ön şartı koymuştur.
3
Süreleri hesaplamak.
Öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvuru yapılmalı, reddinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır.
İYUK m. 13'teki 1 ve 5 yıllık süreler idareye başvuru süreleridir; dava açma süresi ise genel kural olan 60 gündür.

Anahtar Kavram

İdari eylemlerde zorunlu başvuru (merci tecavüzü önlemi)

Daha Fazla Pratik

İdari işlemden kaynaklanan tam yargı davaları ile idari eylemden kaynaklananların başvuru usulü farklarını içeren bir karşılaştırma tablosu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 35Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) "Kararların Sonuçları" başlıklı 28. maddesi uyarınca; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu zorunluluk kapsamında, kararın idareye tebliğinden itibaren işlem tesis etme süresi hiçbir şekilde kaç günü geçemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 30 gün

Cevap

İdari yargı mercilerince verilen esasa veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların idare tarafından uygulanması için kanunen tanınan azami süre 30 gündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasına göre; idare, yargı kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. Bu süre emredici bir nitelik taşır ve idarenin bu süreyi aşması hukuki sorumluluk doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın tespit edilmesi
2577 sayılı İYUK Madde 28 incelenir.
İdari yargı kararlarının uygulanma usulü ve süreleri bu maddede düzenlenmiştir.
2
Sürenin başlangıç ve bitiş noktasının belirlenmesi
Süre tebliğ ile başlar ve azami 30 gün olarak belirlenmiştir.
Kanun metni, kararın tebliğinden itibaren 30 günlük bir üst sınır çizmiştir.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Kararlarının Uygulanma Süresi

Daha Fazla Pratik

Kararın uygulanmaması durumunda kamu görevlisinin kişisel sorumluluğu ve tazminat davası süreçlerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Türkiye'deki idari yargı örgütlenmesi ve bu örgütlenme içerisindeki mercilerin görev dağılımı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını incelemekle görevli ikinci derece yargı mercileridir.

Cevap

Bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını istinaf yoluyla inceleyen ikinci derece mahkemelerdir.
İdari yargı sisteminde ilk derece mahkemelerince verilen kararların hukuki ve maddi denetiminin yapıldığı ara kademe merci bölge idare mahkemeleridir. Bu mahkemeler istinaf kanun yolu incelemesini gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargı mercilerinin hiyerarşisini belirle.
İdare/Vergi Mahkemeleri (ilk derece) → Bölge İdare Mahkemesi (ikinci derece/istinaf) → Danıştay (yüksek mahkeme/temyiz).
Yargılama derecelerini doğru saptamak, mercilerin görevlerini anlamak için temel adımdır.
2
Bölge idare mahkemelerinin temel işlevini analiz et.
Bu mahkemelerin temel görevi, ilk derece mahkemesi kararlarının hem maddi hem hukuki yönden denetlendiği istinaf aşamasını yürütmektir.
İstinaf merciinin hangisi olduğunu bilmek sorunun doğru çözümünü sağlar.
3
Diğer yüksek yargı organlarının idari yargıdaki yerini sorgula.
Sayıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi gibi organların idari yargı hiyerarşisinin parçası olmadığı sonucuna ulaşılır.
Kavramsal karışıklıkları gidererek doğru seçeneği teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İdari yargıda dereceli mahkeme yapısı ve istinaf mercii

Alternatif Yöntem

Yargı şemasını zihinde canlandırarak; 'alt mahkeme -> ara mahkeme -> yüksek mahkeme' sıralamasını yapmak ve her birine 'İdare/Vergi -> BİM -> Danıştay' isimlerini yerleştirmek hataları önler.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 37Soru

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca; bu mahkemelerin kurulması, kaldırılması ve yargı çevrelerinin belirlenmesi ile ilgili yetki paylaşımı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkemeler Adalet Bakanlığınca kurulur; yargı çevreleri Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir.

Cevap

İdare ve vergi mahkemeleri Adalet Bakanlığınca kurulur ve kaldırılır; yargı çevrelerinin belirlenmesine veya değiştirilmesine ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunca karar verilir.
Mahkemelerin kurulması ve kaldırılmasının Adalet Bakanlığına, yargı çevrelerinin belirlenmesinin ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) ait olması 2576 sayılı Kanun'un açık hükmüdür. Bu ikili yetki paylaşımı, idari yargı örgütünün idari ve yargısal yönetim dengesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili mevzuatın tespiti
2576 sayılı Kanun'un 2. maddesi temel dayanaktır.
İdari yargı mercilerinin kuruluşu ve yargı çevreleri bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Kurma ve kaldırma yetkisinin belirlenmesi
Adalet Bakanlığı yetkilidir.
Bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi gözetilerek yapılacak idari bir işlemdir.
3
Yargı çevresi belirleme yetkisinin belirlenmesi
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) yetkilidir.
Mahkemelerin hangi sınırlar içerisinde görev yapacağı yargı yönetimiyle ilgili bir karardır.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Mercilerinin Kuruluş Usulü
Soru 38Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararlar kural olarak kesin niteliktedir. Ancak Kanun'un 46. maddesinde sınırlı olarak sayılan dava türlerinde bu kararlara karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabilmektedir.

Buna göre, aşağıda belirtilen uyuşmazlık türlerinden hangisinde bölge idare mahkemesince verilen karar kesin nitelikte olup bu karara karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükseköğretim öğrencilerinin disiplin cezalarına ilişkin açılan iptal davaları

Cevap

Yükseköğretim öğrencilerinin disiplin cezalarına ilişkin açılan iptal davaları
2577 sayılı İYUK'un 46. maddesinde hangi kararların temyiz edilebileceği tek tek sayılmıştır. Maddenin (c) bendinde 'Kamu görevlileri hakkında tesis edilen disiplin cezalarına ilişkin davalar' temyiz edilebilir denilirken, (e) bendinde 'Yükseköğretim kurumları öğretim elemanı ve öğrencilerinin sınav, not ve mezuniyet işlemlerinden kaynaklanan davalar' sayılmıştır. Görüldüğü üzere öğrenciler bakımından disiplin cezaları temyiz edilebilecek işler arasında sayılmamıştır. Bu nedenle bölge idare mahkemesinin bu konudaki istinaf kararı kesindir.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK m. 45 ve 46 arasındaki ilişkiyi analiz etme
Bölge İdare Mahkemesi (BİM) kararlarının kesinliği kuraldır; temyiz ise m. 46'da sayılan istisnai hallerde mümkündür.
İdari yargıda üç dereceli sistemin (İdare Mahkemesi -> BİM -> Danıştay) işleyişini belirlemek.
2
Öğrenci ve kamu görevlisi ayrımını inceleme
m. 46/c'de kamu görevlilerinin tüm disiplin cezaları temyiz kapsamında iken, m. 46/e'de öğrenciler için kapsam sınırlıdır.
Kanun koyucunun süjeler arasında yaptığı ayrımı saptamak.
3
m. 46/e fıkrasının içeriğini kontrol etme
Öğrenciler için sadece 'sınav, not ve mezuniyet işlemleri' temyiz edilebilir; disiplin cezaları bu listede yoktur.
Temyiz edilebilir dava türlerinin 'numerus clausus' (sınırlı sayı) ilkesine tabi olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Temyiz Edilebilirlik Sınırları (İYUK m. 46)

Daha Fazla Pratik

İYUK m. 46'daki diğer bentleri (özellikle mülkiyet hakkı ve vergi uyuşmazlıkları ile ilgili olanları) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 39Soru

Türkiye'deki idari yargı düzeninin genel teşkilat yapısı ve 2576 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi idari yargı kolu içerisinde yer alan mahkemelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayıştay

Cevap

Sayıştay, genel idari yargı kolu içerisinde yer almayan, mali yargılama yapan ayrı bir anayasal kuruluştur.
İdari yargı kolu; ilk derece mahkemeleri (İdare ve Vergi Mahkemeleri), istinaf merci (Bölge İdare Mahkemeleri) ve yüksek mahkeme (Danıştay) olmak üzere dört temel merciden oluşur. Sayıştay ise Anayasa'nın 160. maddesinde düzenlenen, mali denetim ve hesap yargılaması yapan bağımsız bir kurumdur ve genel idari yargı hiyerarşisine dahil değildir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargı teşkilatının unsurlarını belirleme
İdari yargı; İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay'dan oluşur.
2576 sayılı Kanun idari yargı teşkilatını bu şekilde tanımlamıştır.
2
Seçeneklerdeki kurumların hukuki niteliğini analiz etme
Sayıştay'ın mali yargı merci olduğu, idari yargı hiyerarşisinde bulunmadığı tespit edilir.
Sayıştay anayasal bir hesap mahkemesidir ancak idari yargı kolunun bir parçası değildir.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Teşkilat Yapısı

İpuçları

1
İdari yargı teşkilatı 2576 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
2
İdari yargıda 'İdare', 'Vergi', 'Bölge İdare' ve 'Danıştay' hiyerarşisini hatırlayın.
3
Sayıştay bir hesap mahkemesidir ancak idari yargı teşkilat kanunu kapsamında değildir.

Daha Fazla Pratik

Sayıştay'ın anayasal statüsünü ve yüksek mahkeme olup olmadığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 40Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, kesinleşmiş bir karara karşı başvurulabilen olağanüstü kanun yolu olan "yargılamanın yenilenmesi" müessesesi kapsamındaki süreler ve bu sürelerin başlangıç noktaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması halinde, yargılamanın yenilenmesi süresi on yıl olup bu süre hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

Cevap

Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması durumunda yargılamanın yenilenmesi süresi on yıl olup bu süre hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
Doğru yanıt olan seçenek, İYUK'un 53. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi ile 3. fıkrasını tam olarak yansıtmaktadır. Birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması hali (hüküm uyuşmazlığı), yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden en uzun süreye (10 yıl) sahip olanıdır ve bu süre her iki hükmün de kesinleştiği andan itibaren başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yenileme sebebinin İYUK m. 53 kapsamındaki yerini tespit etme
Birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması İYUK m. 53/1-h bendinde düzenlenmiştir.
Her yenileme sebebinin tabi olduğu süre ve başlangıç noktası farklıdır.
2
Hangi süreye tabi olduğunu belirleme
İYUK m. 53/3 uyarınca (h) bendi için on yıllık süre öngörülmüştür.
Kanun koyucu, kesin hüküm uyuşmazlığını diğer sebeplere (60 gün) ve AİHM kararına (1 yıl) göre daha uzun bir süreye bağlamıştır.
3
Sürenin başlangıç noktasını teyit etme
İYUK m. 53/2-e uyarınca bu süre, hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Çelişkili kararların varlığı ancak her ikisi de kesinleştiğinde tam olarak hukuki bir uyuşmazlık doğurur.

Anahtar Kavram

İYUK Yargılamanın Yenilenmesi Süreleri

Daha Fazla Pratik

İstinaf ve temyiz incelemesi yapılmadan kesinleşmiş kararlar için başvurulan 'Kanun Yararına Temyiz' yolunun şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 8Sonraki