İdari Yargı

142 soru

Soru 41Soru

Bir kamu görevlisi, hakkında tesis edilen disiplin cezasının haksız olduğunu ve fiili işlemediğini ileri sürerek idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. Ancak davacı, dava dilekçesinde iddiasını ispatlayacak nitelikte herhangi bir delil veya belge sunmamıştır.

İdari yargılama usulüne hakim olan ilkeler, ispat yükü ve delillerin toplanması kuralları dikkate alındığında, mahkemenin izleyeceği yöntemle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargıda yazılılık esası ve re'sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan; mahkeme, tarafların iddia ve delilleriyle bağlı olmaksızın, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için lüzum gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili yerlerden kendiliğinden isteyebilir.

Cevap

İdari yargıda yazılılık esası ve re'sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan; mahkeme, tarafların iddia ve delilleriyle bağlı olmaksızın, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için lüzum gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili yerlerden kendiliğinden isteyebilir.
İdari yargıda, kamu gücünü elinde bulunduran idare karşısında zayıf konumda olan bireyi korumak ve idari işlemlerin hukuka uygunluğunu eksiksiz denetleyebilmek amacıyla İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 20. maddesiyle 're'sen araştırma ilkesi' benimsenmiştir. Bu ilke gereği idari yargı yerleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yaparlar; tarafların sunduğu iddia ve delillerle sınırlı kalmaksızın lüzum gördükleri evrak ve işlem dosyasını idareden ve diğer ilgili yerlerden bizzat isterler.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılama usulündeki ispat ve delil kurallarının temel ilkesini tespit etmek.
İdari yargıda HMK'dan farklı olarak 're'sen araştırma ilkesi' ve 'yazılılık esası' temel kuraldır.
İdare ile birey arasındaki güç eşitsizliğini dengelemek ve işlemin kamu düzenine uygunluğunu objektif olarak denetlemek hedeflenir.
2
Davacının dava dilekçesinde iddialarını destekleyici belge sunmamasının hukuki sonucunu değerlendirmek.
Davacı delil sunmasa bile mahkeme davayı doğrudan ispat yokluğundan reddetmez. İdarenin savunmasını ve idari işlemin tesisine dayanak olan işlem dosyasını idareden kendiliğinden talep eder.
İdari yargı hakimi, sadece tarafların getirdiği iddia ve evraklarla bağlı olmayıp uyuşmazlığı aydınlatacak belgeleri re'sen toplar.
3
Çeldiricilerde yer alan özel hukuk (HMK) süreleri ve diğer idare hukuku kurumlarını ayıklamak.
HMK'daki katı delil sunma sürelerinin idari yargıya taşınması, iptal ile tam yargı davası arasına asılsız ispat farkı konulması ve yürütmenin durdurulması şartlarının delil toplamaya ön koşul yapılması gibi hatalar tespit edilerek elenir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ispat ve re'sen araştırma hususunda kendine özgü kurallara (m.20) sahiptir.

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma İlkesi ve İspat
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilen bir barajın kapaklarında meydana gelen teknik arıza ve bakım eksikliği nedeniyle 55 Kasım 20252025 tarihinde çevredeki tarım arazileri sular altında kalmıştır. Arazisi zarar gören çiftçi Ahmet Bey, bu durumu aynı gün fark etmiştir.

Buna göre, Ahmet Bey'in uğradığı zararın tazmini amacıyla açacağı tam yargı davasında izlemesi gereken kanuni yol ve sürelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eylemi öğrendiği tarihten itibaren 11 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunmalı, talebinin reddi üzerine 6060 günlük yasal sürede dava açmalıdır.

Cevap

Eylemi öğrendiği tarihten itibaren 11 yıl içinde idareye başvurulması ve reddi halinde 6060 gün içinde dava açılması gerekir.
İdari yargı sistemimizde, bir idari eylemden dolayı (bu olayda barajın bakımsızlığı) hakları ihlal edilen kişilerin dava açmadan önce ilgili idareye başvurmaları zorunludur. İYUK 1313. maddeye göre bu başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren 11 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 55 yıl içinde yapılmalıdır. İdarenin bu talebi reddetmesi veya 3030 gün içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmesi durumunda, tebliğden veya zımni ret süresinin bitiminden itibaren 6060 günlük genel dava açma süresi başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın kaynağını tespit etme.
Zararın bir baraj bakımsızlığı (idari eylem) sonucu oluştuğu belirlendi.
İdari işlemlere (Art. 12) ve idari eylemlere (Art. 13) karşı açılacak davaların usulleri farklıdır.
2
Zorunlu idari başvuru şartını uygulama.
İYUK Madde 1313 gereği dava açmadan önce idareye başvurulmalıdır.
İdari eylemlerde idareye ön başvuru, dava açabilmek için yasal bir zorunluluktur.
3
Süreleri hesaplama.
Öğrenme tarihinden itibaren 11 yıl başvuru süresi ve ret tebliğinden itibaren 6060 gün dava süresi belirlendi.
Kanuni sürelerin aşılması durumunda dava süre aşımı nedeniyle reddedilir.

Anahtar Kavram

İdari Eylemlerden Kaynaklanan Tam Yargı Davalarında Zorunlu İdari Başvuru Usulü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

Bir vatandaş, maruz kaldığı bir idari eylemden doğan zararının tazmini istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Asliye hukuk mahkemesi, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu belirterek 'görevsizlik kararı' vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bunun üzerine vatandaş, aynı iddiayla idare mahkemesinde dava açmış; ancak idare mahkemesi de uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle 'görevsizlik kararı' vermiş ve bu karar da kesinleşmiştir.

Buna göre, adli ve idari yargı mercileri arasında ortaya çıkan bu uyuşmazlığın türü ve başvurulacak çözüm mercii ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adli ve idari yargı mercilerinin her ikisinin de kendilerini görevsiz sayarak verdikleri kararlar kesinleştiği için 'olumsuz görev uyuşmazlığı' oluşmuştur ve çözüm mercii Uyuşmazlık Mahkemesidir.

Cevap

Her iki farklı yargı kolunun (adli ve idari) kendilerini görevsiz sayarak verdikleri kararların kesinleşmesi neticesinde 'olumsuz görev uyuşmazlığı' doğmuştur. Bu durumu çözümlemekle görevli tek makam Uyuşmazlık Mahkemesidir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun hükümlerine göre; adli ve idari yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve yargı yolunu değiştiren bu görevsizlik kararlarının kesinleşmesi hâlinde 'olumsuz görev uyuşmazlığı' ortaya çıkar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve ilgili kanun uyarınca, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkili tek makam Uyuşmazlık Mahkemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki mahkemelerin yargı kollarını tespit et.
Asliye hukuk mahkemesi 'adli yargı', idare mahkemesi ise 'idari yargı' koluna mensuptur.
Farklı yargı kolları arasındaki ilişkiler ile aynı yargı kolu içindeki ilişkiler farklı hukuki kurallara tabidir.
2
Verilen kararların niteliğini ve durumunu analiz et.
Her iki yargı kolu da davanın kendi görev alanına girmediğini belirterek 'görevsizlik kararı' vermiş ve bu kararlar kesinleşmiştir.
Uyuşmazlık türünün 'olumlu', 'olumsuz' veya 'hüküm uyuşmazlığı' olup olmadığını anlamak için kararların içeriğine ve kesinleşip kesinleşmediğine bakılmalıdır.
3
Uyuşmazlığın türünü ve hukuki çözüm merciini eşleştir.
Farklı yargı kollarının karşılıklı kesinleşmiş görevsizlik kararları 'olumsuz görev uyuşmazlığı' oluşturur. Anayasa'nın 158. maddesi ve 2247 sayılı Kanun gereğince adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev uyuşmazlıklarını kesin olarak çözme yetkisi Uyuşmazlık Mahkemesine aittir.
Devlet organları arasındaki yetki ve görev sınırlarının Anayasal düzlemde güvence altına alınması.

Anahtar Kavram

Olumsuz Görev Uyuşmazlığı ve Uyuşmazlık Mahkemesi
Soru 44Soru

X Bakanlığında görev yapan bir Devlet memuru, Bakanlık tarafından çıkarılarak Resmî Gazete'de yayımlanan ve ülke çapında uygulanacak olan bir yönetmeliğin bazı hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Memur, hem söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptalini hem de bu yönetmelik hükümlerine dayanılarak tesis edilen bireysel atama işleminin iptalini tek bir dilekçe ile yargıya taşımak istemektedir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu ve idari yargı örgütü kuralları dikkate alındığında, bu davanın açılacağı ilk derece mahkemesi ve sonrasındaki kanun yolu süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da açılmalı ve Danıştayın vereceği nihai karara karşı doğrudan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yoluna başvurulmalıdır.

Cevap

Dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da açılmalı ve Danıştayın vereceği nihai karara karşı doğrudan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yoluna başvurulmalıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu Madde 32/3 hükmüne göre, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren işler (örneğin ülke çapında uygulanan bakanlık yönetmelikleri) ile idare mahkemelerinin görevine giren işler (örneğin atama işlemleri) birlikte dava edildiğinde görevli merci ilk derece sıfatıyla Danıştaydır. Hiyerarşik örgütlenme kuralları gereği, Danıştayın dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararlara karşı Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusu yapılamaz; kararlar doğrudan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda (İDDK) temyiz edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konularının idari yargıdaki görev yerlerini tespit et.
Ülke çapında uygulanacak yönetmelik iptali Danıştayın (ilk derece), bireysel atama işlemi ise İdare Mahkemesinin görev alanına girer.
Danıştay Kanunu m. 24, bakanlıkların tüm yurtta uygulanacak işlemlerinde ilk derece merciini Danıştay olarak belirlemiştir.
2
Bağlantılı davalarda görevli mahkemeyi belirleyen kuralı uygula.
Dava İdare Mahkemesi yerine doğrudan Danıştayda açılmalıdır.
İYUK m. 32/3 uyarınca, Danıştayın görevine giren işler ile idare mahkemesinin görevine giren işlerin birlikte dava edilmesi halinde, tek görevli ve yetkili mahkeme Danıştaydır.
3
İlk derece mahkemesi sıfatıyla karara bağlanan dosyanın kanun yolunu belirle.
Karara karşı istinaf yoluna (BİM) gidilmez, doğrudan temyiz yoluna (Danıştay İDDK) başvurulur.
Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar, Bölge İdare Mahkemesine gitmeden doğrudan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz edilir.

Anahtar Kavram

İdari Yargıda Görev Sınırları ve Danıştayın İlk Derece Görevi
Soru 45Soru

Bir uyuşmazlığın çözümü noktasında hem adli yargı koluna dahil bir mahkemenin hem de idari yargı koluna dahil bir mahkemenin karşılıklı olarak görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kesinleşmesi hali söz konusudur.

Buna göre, davacının yargısız kalmasını önlemek amacıyla ortaya çıkan bu uyuşmazlık türü ve söz konusu uyuşmazlığı kesin olarak karara bağlamakla görevli merci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz görev uyuşmazlığı - Uyuşmazlık Mahkemesi

Cevap

Olumsuz görev uyuşmazlığı - Uyuşmazlık Mahkemesi
Soruda tanımlanan durum, yani iki farklı yargı koluna mensup mahkemelerin karşılıklı olarak görevsizlik kararı vermeleri ve bu kararların kesinleşmesi, hukuk literatüründe 'olumsuz görev uyuşmazlığı' olarak adlandırılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 2247 sayılı Kanun uyarınca, adli ve idari yargı mercileri arasındaki bu tür görev uyuşmazlıklarını çözmeye yetkili tek ve kesin merci Uyuşmazlık Mahkemesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini tespit etme
İki farklı yargı kolu (adli ve idari) tarafından verilen ve kesinleşen görevsizlik kararlarının varlığı belirlendi.
Uyuşmazlığın türünü belirlemek için mahkemelerin verdiği kararların içeriği ve kesinlik durumu kritiktir.
2
Uyuşmazlık türünü isimlendirme
Her iki mahkemenin de 'ben görevli değilim' demesi nedeniyle 'Olumsuz Görev Uyuşmazlığı' oluştuğu saptandı.
Yargı kollarının görev alanını reddetmesi, davacının adalete erişimini engellediği için bu özel isimle tanımlanır.
3
Görevli merciyi belirleme
Anayasa'nın 158. maddesi ve 2247 sayılı Kanun uyarınca uyuşmazlığı çözmeye Uyuşmazlık Mahkemesi yetkilidir.
Yargı yolları arasındaki (adli, idari vb.) görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak karara bağlayan anayasal organ budur.

Anahtar Kavram

Yargı kolları arasındaki görev uyuşmazlıkları ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin fonksiyonu.
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru

İdari yargı teşkilatı içerisinde, bölge idare mahkemesi dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki aykırılık veya uyuşmazlıkların giderilmesi amacıyla, ilgili bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun istemi üzerine bu hususta kesin karar verme yetkisine sahip yargı mercii aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu

Cevap

İdari yargı teşkilatında, bölge idare mahkemesi daireleri arasındaki kesin kararların aykırılığını gidermeye yetkili merci Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu'dur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 45. maddesinin 5. fıkrasına göre; bölge idare mahkemesi dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki aykırılık veya uyuşmazlıklar bulunması halinde, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu bu durumun giderilmesi için Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna başvurur. Bu kurulların verdiği karar kesindir ve aykırılığı giderir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın niteliği tespit edilir.
Bölge idare mahkemelerinin (BİM) kesin kararları arasındaki bir aykırılık söz konusudur.
Soruda belirtilen durumun hangi kanun kapsamında olduğu belirlenmelidir.
2
2577 sayılı İYUK Madde 45 incelenir.
İstinaf yoluyla verilen kesin kararlar arasındaki aykırılığın giderilme usulü bu maddede düzenlenmiştir.
Yargı mercilerinin görev dağılımı kanunla belirlenir.
3
Yetkili merci saptanır.
İYUK 45/5 uyarınca BİM Başkanlar Kurulu'nun talebiyle Danıştay İdari/Vergi Dava Daireleri Kurulu yetkili kılınmıştır.
Aykırılığın giderilmesi için Danıştay içindeki ilgili dava daireleri kurulunun karar vermesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay arasındaki görev hiyerarşisi ve içtihat aykırılıklarının giderilmesi.
Soru 47Soru

İdari yargılama hukukunda ispat ve delillerin sunulması süreci, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki (HMK) genel kurallardan önemli ölçüde ayrılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri ve yerleşik yargısal içtihatlar dikkate alındığında, idari yargı mercilerindeki ispat usulüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Re'sen araştırma ilkesi kapsamında mahkeme, taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, işlemin hukuka aykırılığını saptamaya yarayacak her türlü bilgi ve belgeyi davanın her aşamasında ilgili mercilerden isteyebilir.

Cevap

İdari yargıda mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi davanın her aşamasında, tarafların ileri sürüp sürmediğine bakmaksızın ilgili mercilerden isteyebilir.
Doğru seçenek olan yargı, idari yargılamanın en karakteristik özelliği olan re'sen araştırma ilkesini tam olarak açıklamaktadır. İYUK'un 20. maddesine göre mahkemeler, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yaparlar. Mahkeme, tarafların dayandığı vakıalarla veya sunduğu delillerle bağlı olmayıp maddi gerçeği ortaya çıkarmak için davanın her aşamasında gerekli bilgi ve belgeleri resmi veya özel mercilerden isteyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılama hukukunun temel taşı olan re'sen araştırma ilkesini tanımla.
Mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için kendiliğinden delil toplama yetkisi olduğunu tespit et.
İdari yargıda kamu yararı ve hukuka uygunluk denetimi ön planda olduğu için mahkeme tarafların sunumuyla bağlı kalmaz.
2
2577 sayılı İYUK'un 20. maddesinde düzenlenen mahkemenin inceleme yetkisini analiz et.
Mahkemenin davanın her aşamasında bilgi ve belge isteyebileceğini belirle.
Kanun koyucu, idari işlemin denetiminde eksik bilgiyle karar verilmesini engellemek amacıyla mahkemeye bu geniş yetkiyi tanımıştır.
3
İdari yargıda kabul edilmeyen ispat vasıtalarını (tanık ve yemin) ayıkla.
Tanık beyanı ve yemin teklifinin idari yargıda yer almadığını teyit et.
Yazılı yargılama usulü ve nesnellik gereği, sübjektif nitelik taşıyabilecek bu deliller idari yargı sisteminin dışında tutulmuştur.

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma İlkesi ve İspat Vasıtalarının Sınırı

Daha Fazla Pratik

İdari yargıda bilirkişi incelemesi ve keşif usullerinin HMK'dan farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Bir kamu kurumuna bağlı yüksek basınçlı doğal gaz ana hattında meydana gelen teknik bir arıza sonucu 1414 Nisan 20252025 tarihinde gerçekleşen patlamada, bölgede bulunan bir dükkan ağır hasar görmüştür. Zararı aynı gün öğrenen dükkan sahibi, 2020 Mart 20262026 tarihinde zararın tazmini talebiyle ilgili idareye yazılı başvuruda bulunmuştur. İdare, bu başvuruya herhangi bir cevap vermemiştir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri ve idare hukukunun genel ilkeleri dikkate alındığında, söz konusu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayda idarenin tehlike ilkesine dayalı kusursuz sorumluluğu bulunmakta olup, idarenin sessiz kalmasıyla oluşan zımni ret kararından itibaren 6060 günlük süre içinde, en geç 1818 Haziran 20262026 mesai bitimine kadar tam yargı davası açılabilir.

Cevap

İdarenin tehlike ilkesine dayalı kusursuz sorumluluğu bulunmakta olup, zımni ret tarihinden itibaren başlayan 6060 günlük sürenin son günü olan 1818 Haziran 20262026 tarihine kadar dava açılmalıdır.
Söz konusu olay bir idari eylemdir ve İYUK madde 1313 uyarınca dava açmadan önce idareye başvurulması zorunludur. Patlayıcı/tehlikeli madde işletilmesi 'Tehlike İlkesi' uyarınca kusursuz sorumluluk doğurur. 2020 Mart tarihinde yapılan başvuruya 3030 gün içinde cevap verilmemesiyle 1919 Nisan tarihinde zımni ret gerçekleşmiştir. Bu tarihten itibaren 6060 günlük genel dava açma süresinin sonu 1818 Haziran 20262026 tarihidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini belirle.
İdari eylem (patlama) ve kusursuz sorumluluk (tehlike ilkesi).
Yüksek basınçlı doğalgaz hattı gibi tehlikeli araçların işletilmesi, idarenin kusuru olmasa dahi sorumluluğunu doğuran tehlike ilkesi kapsamındadır.
2
Zorunlu idari başvuru süresini kontrol et.
2020 Mart 20262026 tarihindeki başvuru süresindedir.
İYUK 1313. maddeye göre öğrenme tarihinden (1414 Nisan 20252025) itibaren 11 yıl içinde idareye başvurulmalıdır. Bu süre dolmamıştır.
3
Zımni ret tarihini hesapla.
1919 Nisan 20262026.
İdarenin cevap verme süresi olan 3030 günün bitimiyle (2020 Mart + 3030 gün) zımni ret oluşur.
4
Dava açma süresinin son gününü belirle.
1818 Haziran 20262026.
Zımni ret tarihinden (1919 Nisan) itibaren genel dava açma süresi olan 6060 günün sonu hesaplanır (1111 gün Nisan + 3131 gün Mayıs + 1818 gün Haziran).

Anahtar Kavram

İdari eylemlerde tam yargı davası açma prosedürü ve tehlike ilkesi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 49Soru

Bir ilçe belediye encümeni, trafik akışını rahatlatmak gerekçesiyle ilçenin en işlek caddelerinden birini araç trafiğine kapatma kararı almıştır. Bu caddede mağazası bulunan esnaf Bay (A), alınan kararın aslında kamu yararına hizmet etmediğini ve ticari faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğini belirterek işlemin iptali için idari yargıya başvurmak istemektedir. Buna göre, iptal davasının niteliği ve idari işlemin unsurları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bay (A)'nın bu davayı açabilmesi için işlem nedeniyle kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş olması yeterlidir; davanın dinlenebilmesi için ayrıca mutlak bir hakkının ihlal edilmiş olması şartı aranmaz.

Cevap

İptal davası açılabilmesi için davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş olması yeterlidir; hak ihlali aranmaz.
İptal davaları, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı oldukları ileri sürülerek açılan ve idari işlemin geçmişe etkili olarak hukuk aleminden silinmesini sağlayan davalardır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (İYUK) göre, iptal davası açılabilmesi için davacının işlemle 'kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağı' bulunması (menfaat ihlali) yeterlidir. Bir mutlak hakkın ihlal edilmesi veya maddi/manevi bir zarar doğması şartı, iptal davaları için değil; tam yargı (tazminat) davaları için aranan bir ön şarttır. Dolayısıyla esnafın menfaatinin ihlali, davayı açması için yeterli sübjektif ehliyeti sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İptal davası ile tam yargı davasının açılma şartlarını karşılaştırmak
İptal davalarında davacının ehliyetli sayılması için 'menfaat ihlali' yeterlidir. Hak ihlali, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı zarara uğrayanların açtığı tam yargı davalarında aranan bir şarttır.
Dava türlerini ve ehliyet koşullarını birbirinden ayırmak.
2
İdari işlemin 'sebep', 'konu' ve 'maksat' unsurlarını senaryoya uyarlamak
Trafik sıkışıklığı 'sebep', caddenin kapatılması 'konu'dur. İşlemin kamu yararı dışında rakip kayırmak için yapılması ise 'yetki saptırması' (maksat unsuru sakatlığı) olarak adlandırılır.
İdari işlemin unsurlarında oluşabilecek sakatlık türlerini doğru sınıflandırmak.
3
İdare mahkemelerinde genel dava açma sürelerini hatırlamak
İYUK madde 7'ye göre Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür (vergi mahkemelerinde 30 gün).
Usul kuralları ve süre şartlarını denetlemek.

Anahtar Kavram

İptal Davasının Özellikleri ve Dava Açma Şartları
Soru 50Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (I˙YUKİYUK) hâkim olan yazılı yargılama usulünün bir gereği olarak, idari yargı mercilerinde uyuşmazlıkların çözümünde kural olarak başvurulamayan delil türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanık beyanı ve yemin

Cevap

İdari yargıda kural olarak başvurulamayan delil türü tanık beyanı ve yemindir.
İdari yargılama usulü, doğası gereği 'yazılılık' esasına dayanır. 25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun çerçevesinde mahkemeler uyuşmazlığı dosya üzerindeki bilgi ve belgelerle çözer. Bu kapsamda, adli yargıda sıklıkla başvurulan sözlü deliller olan tanık beyanı ve yemin, idari yargıda kural olarak delil olarak kabul edilmez ve bu mercilerce başvurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yargılama usulü türünü belirleme
İdari yargılamada kural olarak 'yazılı yargılama usulü' geçerlidir.
Uyuşmazlıkların evrak üzerinden ve dosya kapsamındaki belgelerle çözülmesi temel prensiptir.
2
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMKHMK) ile kıyaslama yapma
HMKHMK'da kabul edilen ancak I˙YUKİYUK'da karşılığı bulunmayan delilleri tespit etme.
Adli yargıda sözlü deliller (tanık, yemin) önemli bir yer tutarken, idari yargıda re'sen araştırma ilkesi belgeler üzerinden yürür.
3
İstisnai durumları ve yasaklı delilleri değerlendirme
Tanık ve yemin delillerinin idari yargı mercilerince kabul edilmediği sonucuna varma.
25772577 sayılı Kanun'da bu delil türlerine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır ve usulün niteliğiyle bağdaşmamaktadır.

Anahtar Kavram

İdari Yargıda Delil Türleri ve Yazılılık İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

Bir belediye tarafından, mülkiyetindeki arazinin imar planında 'yeşil alan' olarak ayrılması işlemine karşı, arazinin yapılaşmaya uygun olduğu ve civar parsellerle eşitsizlik yaratıldığı iddiasıyla bir inşaat şirketi tarafından iptal davası açılmıştır. Dava dilekçesinde iddiaları destekleyici herhangi bir teknik rapor sunulmamış, yalnızca genel ifadelere yer verilmiştir. İdare ise savunmasında idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürmüştür.

İdari yargılama usulünde geçerli olan delillerin toplanması, ispat yükü ve re'sen araştırma ilkesi dikkate alındığında, bu uyuşmazlık kapsamında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargıda kural olarak re'sen araştırma ilkesi geçerli olmakla birlikte, bu durum davacının iddialarını temellendirecek asgari delilleri veya emareleri mahkemeye sunma külfetini tamamen ortadan kaldırmaz.

Cevap

İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi kural olmakla birlikte, bu durum davacının uyuşmazlığa dair iddialarını temellendirecek asgari delil veya emareleri mahkemeye sunma yükümlülüğünü (ispat külfetini) tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
İdari yargıda geçerli olan re'sen araştırma ilkesi, davacının hiçbir delil sunmaksızın sadece iddiada bulunmasının yeterli olduğu anlamına gelmez. Davacı, iddiasının doğruluğuna dair başlangıç niteliğinde emare ve asgari delilleri sunmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, mahkemenin davacının yerine geçerek uyuşmazlığı baştan yaratması ve taraf gibi davranması söz konusu olur ki bu durum yargısal tarafsızlıkla bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılamaya hakim olan 're'sen araştırma ilkesi'nin kapsamını ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndan (HMK) farkını belirle.
İdari yargıda mahkeme, maddi gerçeği bulmak için tarafların sunduğu delillerle bağlı olmaksızın yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceleme yapar (İYUK m. 20).
Uyuşmazlığın çözümünde idari yargıcın aktif rolünü ve HMK'daki ön inceleme gibi katı delil sunma sürelerinin idari yargıda uygulanmadığını anlamak.
2
Re'sen araştırma ilkesi ile davacının ispat yükü arasındaki ilişkiyi Danıştay içtihatları çerçevesinde analiz et.
Hakimin kendiliğinden araştırma yetkisi, davacının dava açarken haklılığını gösterecek asgari delil ve emareleri sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Davacı tamamen pasif kalarak tüm ispatı mahkemeden bekleyemez.
Re'sen araştırma ilkesinin sınırlarını ve davacının hukuki sorumluluğunu kavramak.
3
Seçeneklerdeki delil türleri (yemin, ikrar) ve dava türleri kısıtlamalarını idari yargı prensipleriyle karşılaştırarak ele.
İdari yargıda yemin delili kabul edilmez, idarenin ikrarı hakimi bağlamaz. Ayrıca re'sen araştırma ilkesi hem iptal hem de tam yargı davalarında geçerlidir.
İdari yargılama usulünün adli yargıdan ayrılan temel ispat kurallarını tespit ederek yanlış seçenekleri çürütmek.

Anahtar Kavram

İdari Yargılama Usulünde Re'sen Araştırma ve İspat Yükü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Kamu idaresinin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluk denetimini gerçekleştiren idari yargı kolu, kendi içerisinde belirli bir hiyerarşik yapıya ve diğer yargı mercileriyle (adli yargı, hesap yargısı) kesin sınırlarla çizilmiş görev ilişkilerine sahiptir.

Türkiye'deki idari yargı örgütlenmesi ve bu örgüt içindeki yargısal mercilerin yetki sınırları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargı teşkilatında genel görevli ilk derece mahkemesi idare mahkemeleridir; vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Sayıştay ile Danıştay kararları arasında uyuşmazlık çıkması hâlinde ise idari yargının en üst mercii olan Danıştayın kararları esas alınır.

Cevap

İdare mahkemelerinin genel görevli ilk derece mahkemesi olduğunu ve Sayıştay ile Danıştay arasındaki vergi uyuşmazlıklarında Danıştay kararının üstün tutulduğunu belirten ifade doğrudur.
İdare mahkemeleri, kanunla vergi mahkemesi veya Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevlendirilmediği her türlü idari davaya bakmakla görevli olan 'genel görevli' ilk derece merciidir. Ayrıca 1982 Anayasası'nın 108. maddesi uyarınca; vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Danıştay kararları ile Sayıştay kararları arasında bir çelişki (uyuşmazlık) çıkması durumunda idari yargının en üst mercii olan Danıştayın kararları üstün tutulur ve esas alınır. Bu nedenle ifade idari yargı hiyerarşisini ve sınırlarını bütünüyle doğru yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargı mercilerinin hiyerarşik yapılarını ve görev tanımlarını değerlendirmek
İdare mahkemeleri genel görevli, vergi mahkemeleri özel görevli ilk derece mahkemesidir. Bölge İdare Mahkemeleri sadece istinaf, Danıştay ise hem ilk derece hem temyiz merciidir.
Seçeneklerdeki ilk derece ve istinaf kurallarının doğruluk kontrolü için gereklidir.
2
Hesap yargısı (Sayıştay) ve idari yargı arasındaki görev/uyuşmazlık ilişkilerini kanunilik ilkesine göre analiz etmek
Sayıştay, başkent teşkilatına yardımcı bir kuruluştur. Kararları Danıştay tarafından temyiz edilemez ve Sayıştay-idari yargı uyuşmazlıklarına Uyuşmazlık Mahkemesi bakmaz. Ancak Anayasa md. 108 gereği vergi uyuşmazlıklarında Danıştay kararı esastır.
Sayıştay'ın hukuki statüsü ve Danıştay ile istisnai bağını kavramak için kritik adımdır.
3
Tüm yargılama yollarının (istinaf, temyiz) istisnalarını tespit ederek seçenekleri elemek
BİM'in ilk derece sıfatıyla görev yapamayacağı, tüm kararların istinafa gidemeyeceği (ivedi yargılama ve parasal sınırlar) saptanarak yanlış seçenekler elenmiştir.
Öncüllerin mutlak ifadelerini ('tamamı', 'geçmek zorundadır') çürütmek içindir.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Teşkilatında Görev Dağılımı ve Sayıştay-Danıştay İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bir enerji projesi için verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararına karşı, menfaati ihlal edilen bir sivil toplum kuruluşu tarafından iptal davası açılmıştır. Davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan idare mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar vermiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, idare mahkemesinin bu esasa ilişkin nihai kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu ve süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İvedi yargılama usulüne tabi olan bu uyuşmazlıkta istinaf yoluna başvurulamaz; kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilir.

Cevap

ÇED kararlarına karşı açılan davalar ivedi yargılama usulüne tabi olduğundan, mahkeme kararına karşı istinaf yoluna gidilemez ve kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulması gerekir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararlarına karşı açılan davalar, 2577 sayılı İYUK'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabidir. Kanuna göre ivedi yargılama usulünde, idare mahkemelerinin verdikleri nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. İlgililer, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunabilirler. Bu istisnai usul (ayrık durum), idari yargıda genel kural olan '30 gün içinde önce istinaf, ardından gerekirse temyiz' kuralının en önemli istisnalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın tabi olduğu yargılama usulünün belirlenmesi
ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) kararlarına karşı açılan iptal davaları, İYUK m. 20/A uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Kanun koyucu, yatırımların ve çevre politikalarının gecikmemesi için bu davaları olağan usulün dışına çıkarmıştır.
2
İvedi yargılama usulünde kanun yollarının ve başvuru mercilerinin tespit edilmesi
İvedi yargılama usulünde istinaf kanun yolu kapalıdır. İdare mahkemesi kararlarına karşı istinaf aşaması atlanarak doğrudan temyiz yoluna gidilir.
İYUK m. 20/A'nın özel düzenlemesi, yargılama sürecini hızlandırmak amacıyla istinaf aşamasını devre dışı bırakır.
3
Kanun yoluna başvuru süresinin belirlenmesi
Genel temyiz süresi 30 gün iken, ivedi yargılama usulünde bu süre kararın tebliğinden itibaren 15 gün olarak uygulanır.
Uyuşmazlığın kısa sürede kesin olarak çözüme kavuşturulması hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

İvedi Yargılama Usulünde Kanun Yolları ve Süreler
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 54Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, idari yargı mercileri tarafından verilen "yürütmenin durdurulması" kararları ve bu kararlara karşı öngörülen itiraz yolu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Cevap

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir ve bu itiraz üzerine verilen kararlar kesin niteliktedir.
2577 sayılı İYUK Madde 27 uyarınca, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen (kabul veya red) kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar mahkemenin derecesine göre Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından karara bağlanır ve verilen bu kararlar kesin olup temyiz edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütmenin durdurulması şartlarını analiz et.
İYUK 27/2'ye göre 'telafisi güç veya imkansız zarar' ve 'açıkça hukuka aykırılık' şartları birlikte (kümülatif) gerçekleşmelidir.
Kanun koyucu, idari işlemin icrailiğini korumak amacıyla her iki şartın da aynı anda varlığını aramıştır.
2
Karara itiraz usulünü ve süresini değerlendir.
İYUK 27/7'ye göre tebliğden itibaren 7 günlük süre belirlenmiştir.
Yürütmenin durdurulması geçici bir koruma önlemi olduğu için itiraz süresi genel sürelerden (30/60 gün) çok daha kısa tutulmuştur.
3
İtiraz mercilerini ve kararın niteliğini belirle.
İtiraz mercii mahkemenin türüne göre (BİM veya Danıştay İDDK) değişir ancak itiraz sonucu verilen karar kesindir.
Yargılama sürecinin uzamasını engellemek için itiraz aşaması tek seferlik ve nihai olarak tasarlanmıştır.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve İtiraz Usulü (İYUK 27)

Daha Fazla Pratik

İdari yargıda vergi uyuşmazlıkları ve tam yargı davalarında yürütmenin durdurulması şartlarının nasıl farklılaştığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 55Soru

Bir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan (P), kurumdaki bir ihaleye fesat karıştırıldığına dair hazırladığı raporu Valiliğe sunduktan kısa bir süre sonra, İl Müdürü tarafından imzalanan bir idari işlemle ilçedeki pasif bir göreve atanmıştır. İşlemin gerekçesinde "hizmetin daha etkin yürütülmesi" gösterilmesine rağmen, asıl amacın ihale soruşturmasını engellemek olduğu açıktır. Ayrıca ilgili mevzuata göre şube müdürlerinin atama işlemini yapma yetkisi İl Müdürüne değil, bizzat Valiye aittir. Bu atama sonucunda (P)'nin maddi haklarında kayıp yaşanmıştır.

Bu olay bağlamında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve idare hukuku ilkeleri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin Vali yerine İl Müdürü tarafından tesis edilmesi bir yetki tecavüzü hali olup, (P) menfaatini ihlal eden bu işleme karşı tebliğ tarihini izleyen 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir.

Cevap

İşlemin Vali yerine İl Müdürü tarafından yapılması yetki tecavüzüdür. İşlem yok hükmünde olmayıp iptal edilebilir niteliktedir. (P), 60 günlük genel dava açma süresi içinde menfaat ihlali şartıyla idare mahkemesinde iptal davası açabilir.
İdare hukukunda, aynı idari kuruluş içinde yer alan ancak kanunen kendisine yetki verilmemiş bir makamın işlemi tesis etmesi (Vali yerine İl Müdürü) 'yetki tecavüzü' olarak nitelendirilir. Yetki tecavüzü ile sakat olan bir idari işlem yok hükmünde değil, iptal edilebilir (butlan) niteliktedir. İlgili kamu görevlisi (P), bu haksız atama işlemi nedeniyle kişisel ve meşru menfaati ihlal edildiği için işlemi İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) idare mahkemeleri için öngörülen genel dava açma süresi olan 60 gün içerisinde iptal davasına konu edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yetki sakatlığının türünü tespit etme
İşlemi Vali yerine İl Müdürünün yapması 'yetki tecavüzü' teşkil eder.
Her iki makam da aynı kamu tüzel kişiliği (Devlet) ve aynı idari hiyerarşi içinde yer almaktadır. Bir idarenin kendi içindeki yetkisiz makamın işlem yapması gasp değil, tecavüzdür.
2
Olaydaki maksat unsuru sakatlığını değerlendirme
İşlemin kamu yararı yerine raporu gizlemek amacıyla yapılması 'yetki saptırması' (maksat unsuru sakatlığı) niteliğindedir.
İdari işlemler yalnızca kamu yararı amacıyla yapılabilir. Farklı bir saikle işlem tesisi maksat unsurunu sakatlar.
3
Dava türü, ehliyet ve süre kurallarını idare hukukuna uygulama
İptal davası için menfaatin ihlal edilmesi yeterlidir ve dava idare mahkemesinde 60 gün içinde açılmalıdır. Maddi kayıplar için iptal davası mahkemesince re'sen karar verilemez, tam yargı davası şarttır.
İYUK m. 2 ve m. 7 uyarınca genel kurallar bu şekildedir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Unsurları, Sakatlık Halleri (Yetki Tecavüzü, Yetki Saptırması) ve İdari Dava Türleri
Soru 56Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (İYUK) göre, özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi kaç gündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 60 gün

Cevap

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 7. maddesinin 1. fıkrasına göre; dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Soru kökünde idare mahkemesi sorulduğu için doğru cevap altmış günlük süredir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesinin tespiti
2577 sayılı İYUK'un 7. maddesi incelenir.
Dava açma süreleri bu maddede düzenlenmiştir.
2
Mahkeme türüne göre sürenin belirlenmesi
Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu görülür.
Kanun, mahkeme türüne göre ikili bir ayrım yapmıştır.

Anahtar Kavram

İdari Yargıda Genel Dava Açma Süreleri

İpuçları

1
İYUK'un 7. maddesine bakmalısın.
2
İdare mahkemesi ve Danıştay için süre aynıdır, vergi mahkemesi için daha kısadır.

Daha Fazla Pratik

İdari makamlara yapılan başvuruların (İYUK m.11) dava açma süresini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru

İdare mahkemesi tarafından verilen bir iptal veya yürütmenin durdurulması kararının idareye tebliğ edilmesinin ardından, idarenin bu kararın gereklerine göre işlem tesis etme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe aykırılığın sonuçları ile ilgili 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare, kararın tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde kararın gereklerine göre işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; kararın uygulanmaması nedeniyle açılacak tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

Cevap

İdarenin yargı kararlarını uygulama süresi en geç otuz gündür ve bu sürede kararın uygulanmaması halinde açılacak tazminat davası ancak idare aleyhine açılabilir.
2577 sayılı İYUK'un 28. maddesine göre, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde tazminat davası ancak idare aleyhine açılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı kararının tebliğ tarihini başlangıç olarak belirleyin.
Süre tebliğle başlar.
Yasal sürelerin işlemesi için bildirimin yapılması şarttır.
2
İYUK 28. maddede belirtilen azami uygulama süresini uygulayın.
En geç 30 günlük süre tespit edilir.
Anayasa ve kanun uyarınca idareye tanınan üst sınır budur.
3
Kararın uygulanmaması durumunda başvurulacak hukuki yolu ve tarafı belirleyin.
İdare aleyhine tazminat davası.
İYUK 28/4 uyarınca kararı uygulamayan memura değil, idareye karşı dava açılması zorunludur.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Kararlarının Uygulanması ve İdarenin Sorumluluğu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru

İdari yargılama sisteminde kesinleşmiş bir mahkeme kararının, kanunda sayılan sınırlı ve istisnai hallerin varlığı durumunda tekrar incelenmesini sağlayan olağanüstü kanun yolu olan 'yargılamanın yenilenmesi'ne dair aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olması, kesinleşen kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.

Cevap

Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olmasının kararın yürütülmesini kendiliğinden durduracağını belirten ifade yanlıştır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 55. maddesine göre, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması, kural olarak kesinleşmiş olan mahkeme kararının uygulanmasını (yürütülmesini) durdurmaz. Kararın yürütülmesinin durdurulabilmesi için ilgili mahkemenin, tarafların talebi üzerine bu yönde bir karar vermesi gerekmektedir. Dolayısıyla 'kendiliğinden durdurur' ifadesi hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun yolunun niteliğini analiz et.
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir kanun yoludur.
Kesin hükmün dokunulmazlığı ilkesinin bir istisnasını teşkil eder.
2
Yürütmenin durdurulması etkisini incele.
İYUK 55. madde uyarınca, 'Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olması, kararın yürütülmesini durdurmaz.'
Kesinleşmiş bir kararın icra kabiliyeti, yeni bir başvuru ile otomatik olarak sekteye uğramaz; hukuk güvenliği korunur.
3
Seçeneklerdeki hukuki uyumu kontrol et.
D seçeneğindeki 'kendiliğinden durdurur' ibaresi kanun metni ile açıkça çelişmektedir.
Yürütmenin durması için mahkemenin bu yönde bir ara karar vermesi şarttır.

Anahtar Kavram

Olağanüstü Kanun Yolları ve İcrai Etkisi
Soru 59Soru

Bir kamu kurumunda mühendis olarak görev yapan (T), mevzuat gereği "Daire Başkanı" tarafından kurulması gereken teknik bir komisyonun doğrudan üst makam olan "Genel Müdür" tarafından oluşturulduğunu, komisyon kurulmasına gerekçe gösterilen ihtiyacın fiilen mevcut olmadığını ve kendisinin bu komisyonda sırf kurum merkezinden uzaklaştırılmak amacıyla görevlendirildiğini iddia etmektedir. (T), bu görevlendirme işlemi nedeniyle katlandığı fazladan seyahat masraflarının da karşılanmasını isteyerek yargı yoluna başvuracaktır.

Buna göre, açılacak dava ve iptal davasının nitelikleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi idari yargılama usulü kurallarına uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davasının dinlenebilmesi için (T)'nin kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş olması yeterli olup, verilecek iptal kararı işlemi yapıldığı andan itibaren geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır.

Cevap

Doğru seçenek, iptal davasının dinlenebilmesi için kişisel, meşru ve güncel menfaat ihlalinin yeterli olduğunu ve iptal kararlarının geçmişe etkili sonuç doğurduğunu belirten ifadedir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, iptal davası açılabilmesi için davacının kişisel, meşru ve güncel bir 'menfaatinin ihlal edilmiş olması' yeterlidir (tam yargı davasındaki 'hak ihlali' şartından farklı olarak). İdari yargı merciinin verdiği iptal kararı, hukuka aykırı bulunan idari işlemi tesis edildiği tarihe kadar geriye götürerek bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır. Doğru olan ifade bu temel kuralı eksiksiz şekilde özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki iddiaların idari işlemin unsurlarına göre tasnif edilmesi.
Genel Müdürün işlem yapması 'yetki tecavüzü' (yetki unsuru), ihtiyacın olmaması 'sebep unsuru sakatlığı', uzaklaştırma saiki 'yetki saptırması' (maksat unsuru) olarak tespit edilir.
Her bir hukuka aykırılık iddiasının hangi unsuru sakatladığını belirlemek, çeldiricilerdeki yanlış eşleştirmeleri elemeyi sağlar.
2
Dava türleri ile ihlal edilen değerlerin (menfaat vs. hak) eşleştirilmesi.
İptal davası için menfaat ihlali aranırken, maddi zararın tazmini (seyahat masrafı) için hak ihlaline dayalı tam yargı davası açılması gerektiği saptanır.
İptal ve tam yargı davalarının amaç ve kapsam bakımından ayrıştırılması, mahkemenin yetkisinin sınırlarını gösterir.
3
İptal kararının hukuki sonucunun değerlendirilmesi.
İptal davalarının idari işlemleri tesis edildikleri andan itibaren geçmişe yürürlü (makable şamil) şekilde ortadan kaldırdığı ilkesi doğrulanır.
İptal davasının en temel hukuki özelliği, işlemi hiç tesis edilmemiş gibi hukuk aleminden silmesidir.

Anahtar Kavram

İptal Davasının Özellikleri ve İdari İşlemin Unsurları
Soru 60Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) sisteminde kanun yollarına başvuruda kural olarak 'istinaf' incelemesinden geçilmesi gerekse de bazı özel uyuşmazlık türleri için doğrudan üst derece mahkemesine gidilmesi öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hakkında verilen nihai karara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün olmayıp, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirilen bir taşınmaz satış ihalesinin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemesinin verdiği karar

Cevap

Özelleştirme kapsamındaki ihale işlemlerine ilişkin kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır ve doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulmalıdır.
2577 sayılı İYUK’un 20/A maddesinde düzenlenen 'İvedi Yargılama Usulü'; ihale işlemleri, acele kamulaştırma, özelleştirme ihaleleri ve çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararları gibi belirli uyuşmazlıkları kapsar. Bu usulün en önemli özelliği, istinaf kanun yolunun kapatılmış olması ve yerel mahkeme kararlarına karşı 15 gün içinde doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulması zorunluluğudur.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık türünün hangi yargılama usulüne tabi olduğunu belirleme
Özelleştirme ihaleleri, İYUK m. 20/A uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Kanun koyucu, hızlı sonuçlanması gereken belirli konulardaki davaları bu özel usule tabi kılmıştır.
2
İvedi yargılama usulündeki kanun yolu kurallarını inceleme
Bu usulde istinaf yolu kapatılmıştır; nihai kararlara karşı doğrudan Danıştaya temyiz yolu açılmıştır.
Süreci hızlandırmak ve ara bir yargısal denetim kademesini devre dışı bırakmak hedeflenmiştir.
3
Temyiz süresini kontrol etme
Temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 15 gündür.
Olağan yargılamadaki 30 günlük süre yerine ivedi usulde daha kısa bir hak düşürücü süre öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

İvedi Yargılama Usulü ve Doğrudan Temyiz
ÖncekiSayfa 3 / 8Sonraki
İdari Yargı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin