Kamu Görevlileri

168 soru

Soru 41Soru

19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi ile 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesi hükümleri uyarınca, Türkiye'deki kamu personeli rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Cevap

Kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiği ifadesi doğrudur.
Anayasa'nın 128128. maddesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde kullanılan personel rejiminin anayasal çerçevesini çizer. Bu çerçeveye göre, genel idare esasları çerçevesinde yürütülen asli ve sürekli görevlerin mutlaka memurlar veya diğer kamu görevlileri (memur olmayan ama kamu personeli olanlar) tarafından yerine getirilmesi zorunludur. Bu ifade hem Anayasa'nın lafzına hem de Türk idare hukukunun temel prensiplerine uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 128128. maddesindeki personel tanımını analiz edin.
Maddede "genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği" hükme bağlanmıştır.
Anayasal düzeyde hangi personelin hangi nitelikteki işleri yapacağının belirlenmesi personelin hukuki rejimini belirler.
2
657657 sayılı Kanun'un 44. maddesindeki güncel istihdam türlerini kontrol edin.
İstihdam şekilleri memur (4/A4/A), sözleşmeli personel (4/B4/B) ve işçi (4/D4/D) olarak belirlenmiştir; geçici personel (4/C4/C) artık mevcut değildir.
Güncel mevzuat bilgisiyle yanlış kategorilerin elenmesi sağlanır.
3
Seçeneklerdeki hukuki statü ve görev tanımlarını karşılaştırın.
İşçilerin asli ve sürekli görev yapamayacağı ve yerinden yönetim personelinin de kapsamda olduğu sonucuna ulaşılır.
Kavramsal sınırların netleştirilmesi doğru cevabı doğrular.

Anahtar Kavram

Anayasa m. 128128 ve DMK m. 44 uyarınca kamu görevlisi kavramı ve istihdam türleri

Daha Fazla Pratik

Memurların tabi olduğu 'sadakat', 'tarafsızlık' ve 'liyakat' gibi temel ilkelerin bu istihdam türleri üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 42Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda 'Haklar' başlığı altında düzenlenen 'İsnad ve İftiralara Karşı Koruma' hakkına göre; memur hakkındaki ihbar ve şikayetlerin asılsız çıktığı ve bu durumun yetkili mercilerce saptandığı hallerde, asılsız isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılması süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezde memurun en üst amiri, illerde ise valiler, asılsız isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet savcılığından isterler.

Cevap

Merkezde memurun en üst amiri, illerde ise valiler, asılsız isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet savcılığından isterler.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesine göre, memurlar hakkındaki ihbar ve şikayetlerin asılsız olduğu saptandığında, idare memurunu korumakla yükümlüdür. Bu koruma kapsamında merkezde en üst amir, illerde ise valiler, iftirada bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet savcılığından talep ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın tanımlanması
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesinde 'İsnad ve İftiralara Karşı Koruma' hakkı düzenlenmiştir.
Soruda sorulan hak ve ayrıcalığın yasal dayanağını belirlemek gerekir.
2
Yetkili makamların belirlenmesi
İhbarın asılsızlığı saptandığında, merkez teşkilatında en üst amir, taşrada (illerde) ise valiler yetkilidir.
Hukuki prosedürün kim tarafından yürütüleceğini saptamak doğru cevaba ulaştırır.
3
Eylemin niteliğinin belirlenmesi
Yetkili makamlar Cumhuriyet savcılığından kamu davası açılmasını talep ederler.
İdarenin koruma görevini nasıl yerine getireceğini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İsnad ve İftiralara Karşı Koruma Hakkı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 43Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, devlet memurlarının 'kademe ilerlemesi' ile 'derece yükselmesi'ne ilişkin kanuni şartlar karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki müessese arasındaki temel farklardan birini oluşturmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması şart iken, kademe ilerlemesinde kural olarak boş kadro şartı aranmaz.

Cevap

Derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması şart iken, kademe ilerlemesinde boş kadro şartının aranmamasıdır.
Derece yükselmesi, memurun hiyerarşik veya mali olarak bir üst seviyeye geçişidir ve bu geçiş için Devlet Personel Başkanlığı/Cumhurbaşkanlığı tarafından ihdas edilmiş boş bir kadronun varlığı yasal zorunluluktur. Kademe ilerlemesi ise aynı derece içindeki yatay bir hareket olup, o derecedeki 1, 2 veya 3. basamaklara geçişte yeni bir kadro tahsisi gerekmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ilerlemesi şartlarını analiz etme
657 sayılı DMK Madde 64: Bulunduğu derecede en az 1 yıl çalışmış olmak ve ilerleyebileceği bir kademenin bulunması yeterlidir. 'Boş kadro' (mali anlamda tahsis edilmiş pozisyon) şartı yoktur.
Kademe ilerlemesi, memurun aynı görev ve yetki düzeyi içinde kıdem kazanmasıdır.
2
Derece yükselmesi şartlarını analiz etme
657 sayılı DMK Madde 68: Üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 3 yıl çalışmış olmak ve üst derecenin niteliklerini taşımak şarttır.
Derece yükselmesi, memurun daha üst bir sorumluluk veya maaş skalasına geçişini ifade eder.
3
İki süreç arasındaki farkı belirleme
En belirgin fark, derece yükselmesinde 'boş kadro' zorunluluğu varken, kademe ilerlemesinin kadro sayısından bağımsız olarak gerçekleşmesidir.
Soru kökünde istenen temel farkın tespiti.

Anahtar Kavram

657 sayılı DMK'da özlük hakları kapsamında kademe ve derece ilerlemesi arasındaki prosedürel farklar.
Soru 44Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesinde düzenlenen "Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları" hükümleri uyarınca; bir amir tarafından verilen emrin mevzuat hükümlerine aykırı olması ile bu emrin konusu itibarıyla "suç" teşkil etmesi durumları arasındaki hukuki sorumluluk farkı göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konusu suç teşkil eden emir, amir tarafından yazılı olarak yenilenmiş olsa dahi hiçbir suretle yerine getirilmez; emri yerine getiren memur sorumluluktan kurtulamaz.

Cevap

Konusu suç teşkil eden emrin hiçbir suretle yerine getirilmeyeceği ve yerine getirenin de sorumluluktan kurtulamayacağı yönündeki hüküm doğrudur.
657 sayılı DMK'nın 11. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca, konusu suç teşkil eden bir emir hiçbir şekilde yerine getirilemez. Eğer yerine getirilirse, emri yerine getiren kişi emrin yazılı olması veya amirinin ısrarı gibi gerekçelerle sorumluluktan kurtulamaz. Bu durum, idari hiyerarşideki itaat ödevinin sınırını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Emrin niteliğini belirle
Emrin sadece 'mevzuata aykırı' mı yoksa 'suç teşkil eden' bir fiil mi olduğu ayırt edilmelidir.
DMK 11. maddede bu iki durum için farklı hukuki sonuçlar öngörülmüştür.
2
Yazılı emrin etkisini değerlendir
Mevzuata aykırı emirde yazılı ısrar sorumluluğu amire yüklerken, suç teşkil eden emirde yazılı ısrar memuru kurtarmaz.
Kamu düzenini korumak amacıyla suç teşkil eden fiillerde mutlak itaatsizlik kuralı geçerlidir.
3
Hukuki sonucu tespit et
Suç teşkil eden emri yerine getiren memur, amiriyle birlikte cezai ve disiplin yönünden sorumlu olur.
Anayasa Madde 137 ve DMK Madde 11'in emredici hükmü budur.

Anahtar Kavram

Kanunsuz Emir ve Suç Teşkil Eden Emir Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Anayasa Madde 137 (Kanunsuz Emir) ile DMK Madde 11 arasındaki paralelliği ve Türk Ceza Kanunu'ndaki 'Amirin Emri' hukuka uygunluk nedenini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 45Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre aday memurluk süreci ve adayların statüsü ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaylık süresi içinde uyarma veya kınama cezası alan aday memurların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile memuriyetle ilişikleri kesilir.

Cevap

Adaylık süresi içinde disiplin cezası nedeniyle memuriyetle ilişiğin kesilmesi için 'aylıktan kesme' veya 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezalarından birinin alınmış olması şarttır; uyarma veya kınama cezaları ilişiğin kesilmesi için yeterli sebep değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca, adaylık süresi içerisinde disiplin cezası alması nedeniyle görevine son verilecek olan memurlar için belirli cezalar öngörülmüştür. Kanun metni açıkça 'aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların' ilişiğinin kesileceğini belirtir. Dolayısıyla uyarma veya kınama cezası alan bir aday memurun bu sebeple ilişiğinin kesilmesi hukuken mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Adaylık süresinin sınırlarını kontrol et.
Süre en az 1, en fazla 2 yıldır.
657 sayılı DMK madde 54 hükmüdür.
2
Adaylık sürecindeki nakil yasağını değerlendir.
Başka kurumlara naklen atama yapılamaz.
657 sayılı DMK madde 54 hükmüdür.
3
Disiplin cezalarının adaylık üzerindeki etkisini incele.
İlişiğin kesilmesi için aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası gerekir.
657 sayılı DMK madde 56'daki güncel düzenlemedir.
4
Asli memurluğa atanma zamanlamasını doğrula.
Atama tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez.
657 sayılı DMK madde 58 hükmüdür.

Anahtar Kavram

657 sayılı DMK kapsamında aday memurların disiplin sorumluluğu ve ilişiğin kesilmesi şartları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 46Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde düzenlenen "Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar" kapsamında, adayların mahkûmiyet durumları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taksirli suçlar sebebiyle bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezası almış olmak, devlet memurluğuna atanmaya mutlak bir engel teşkil eder.

Cevap

Taksirli suçlar nedeniyle alınan hapis cezalarının devlet memurluğuna girişe engel teşkil ettiğini savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, taksirli suçların memuriyete engel olduğunu iddia etmektedir. Oysa 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesi uyarınca, mahkûmiyet süresine bağlı engel (1 yıl ve daha fazlası) yalnızca kasten işlenen suçlar için geçerlidir. Taksirli suçlardan dolayı alınan cezalar, süresi ne olursa olsun genel şartlar bakımından memuriyete engel oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı DMK Madde 48/A-5 hükmünü analiz etme
Hüküm: 'Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına... mahkûm olmamak.'
Genel şartlar içinde mahkûmiyet engelinin kapsamını belirlemek gerekir.
2
Suçun işleniş biçimini değerlendirme
Kanun sadece 'kasten' işlenen suçları 1 yıl kuralına dahil etmiştir.
Taksirli suçların (dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu işlenen) memuriyet engelindeki istisnai yerini tespit etmek gerekir.
3
Katalog suçlar ve af durumunu kontrol etme
Zimmet, rüşvet gibi suçlarda sürenin önemsiz olduğu ve affın engelini kaldırmadığı görülür.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu kanıtlamak için özel katalog suçları incelemek gerekir.

Anahtar Kavram

Memuriyete girişte mahkûmiyet engeli; kasten işlenen suçlar ile taksirli suçlar ve katalog suçlar ayrımı üzerine kuruludur.

İpuçları

1
DMK 48/A-5 maddesindeki 'kasten işlenen suçlar' ibaresine dikkat edin.
2
Hangi suçlarda sürenin (1 yıl) önemli olduğunu, hangilerinde sürenin hiç önemli olmadığını ayırt edin.

Daha Fazla Pratik

Memurluğun sona ermesi ile giriş şartlarının kaybedilmesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun sistematiği içerisinde kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar "Ödevler ve Sorumluluklar" ile "Yasaklar" şeklinde iki ana grupta tasnif edilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kanunun "Yasaklar" başlığı altında düzenlenen kısıtlamalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memurların, görevleri ile ilgili resmi belge, araç ve gereçleri yetki verilen mahaller dışına çıkarmaları ve özel işlerinde kullanmaları.

Cevap

Memurların resmi belge, araç ve gereçleri yetki verilen mahaller dışına çıkarmaması ve özel işlerinde kullanmaması kuralı, Kanun'un 'Yasaklar' başlığı altında değil, 'Ödevler ve Sorumluluklar' başlığı altında düzenlenmiştir.
Doğru cevap olan resmi belge ve araçların yetki dışına çıkarılmaması kuralı, 657657 sayılı Kanun'un 1616. maddesinde 'Ödevler ve Sorumluluklar' başlığı altında bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Yasaklar ise Kanun'un 2626 ile 3131. maddeleri arasında sınırlı sayıda sayılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun sistematiğini analiz etme
657657 sayılı Kanun'un ikinci bölümü 'Ödevler ve Sorumluluklar' (66-1616. maddeler), üçüncü bölümü ise 'Yasaklar' (2626-3131. maddeler) başlığını taşır.
Sorunun doğru cevabı, hangi maddenin hangi bölüm başlığı altında yer aldığının bilinmesine bağlıdır.
2
Yasaklar kapsamındaki maddeleri belirleme
Toplu eylem (2626), Grev (2727), Ticaret (2828), Hediye alma (2929), Denetimindeki teşebbüsten menfaat sağlama (3030) ve Gizli bilgileri açıklama (3131) yasakları belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin bu liste içerisinde olup olmadığını teyit etmek gerekir.
3
Ödevler kapsamındaki maddeyi tespit etme
Resmi belge ve araçların korunması/iadesi yükümlülüğünün 1616. maddede bir ödev/sorumluluk olarak düzenlendiği görülür.
Bu ifade bir kısıtlama içerse de Kanun koyucu tarafından 'Ödev' kategorisine dahil edilmiştir.

Anahtar Kavram

657657 sayılı DMK'da Ödevler ve Yasaklar Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezaları ile bu yasakların ihlali arasındaki ilişkiyi (örneğin ticaret yasağının cezasının Kademe İlerlemesinin Durdurulması olması) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kanun'un sistematiğinde 2626-3131 arası maddelerin ezberlenmesi, bu tip 'hangisi yasaktır/ödevdir' sorularında en kesin çözümdür. Ayrıca basına bilgi verme ve belge çıkarma gibi konuların 'hizmetin işleyişi' ile ilgili sorumluluklar olduğunu hatırlamak yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

İdare hukukunda kamu görevlisi kavramı, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan personelin hukuki statüsünü belirlemek açısından büyük önem taşır. 19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde istihdam edilecek temel personel gruplarını ve bu personelin yürüteceği görevlerin niteliğini hüküm altına almıştır.

Buna göre; 19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi uyarınca, genel idare esaslarına göre yürütülmekle yükümlü olunan kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevleri yerine getirmekle yükümlü olan personel grupları aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memurlar ve diğer kamu görevlileri

Cevap

Memurlar ve diğer kamu görevlileri
Anayasa'nın 128128. maddesi, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini emreder. Bu ifade, kamu personel rejiminin anayasal çerçevesini ve bu görevlerin ancak statü hukukuna tabi kişilerce yürütülebileceğini belirler.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi incelenir.
Maddede 'aslî ve sürekli görevler' ifadesinin kimler için kullanıldığına bakılır.
Anayasal personel rejiminin temelini oluşturan grupları tespit etmek için.
2
Metin içerisinde personel grupları ayırt edilir.
'Memurlar ve diğer kamu görevlileri' ibaresine ulaşılır.
Anayasa koyucunun, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde memurlar dışındaki (hakim, savcı, akademik personel vb.) statüleri 'diğer kamu görevlileri' adı altında topladığını anlamak için.
3
Seçenekler arasından anayasal terminolojiye birebir uyan şık seçilir.
Doğru tanımı içeren seçenek işaretlenir.
657657 sayılı Kanun'daki istihdam türleri (memur, sözleşmeli, işçi) ile Anayasa'daki kategorik tanım arasındaki farkı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Anayasal Kamu Görevlisi Tanımı

Daha Fazla Pratik

657 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki istihdam türlerini Anayasa 128 ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 49Soru

Bir kamu kurumunda şube müdürü olarak görev yapan (K), amiri olan daire başkanı (L)'den bir işlemin acilen yapılması yönünde talimat almıştır. (K), yaptığı incelemede talimatın mevcut yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı olduğunu tespit etmiş ve bu aykırılığı amiri (L)'ye bildirmiştir. Ancak (L), işlemin gecikmesinde kamu zararı doğacağını ileri sürerek söz konusu emrini 'yazılı olarak' yinelemiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen memurların ödev ve sorumlulukları ile idare hukukunun temel ilkeleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (K), yazılı olarak yinelenen bu emri yerine getirmek zorundadır; emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk ve olası bir hizmet kusuru amir (L)'ye aittir.

Cevap

Doğru cevap, (K)'nın yazılı olarak yinelenen emri yerine getirmek zorunda olduğu ve sorumluluğun amir (L)'ye geçeceğini belirten seçenektir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi gereğince, memur amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse yerine getirmez ve aykırılığı amire bildirir. Ancak amir, emrinde ısrar eder ve bu emrini 'yazılı olarak' yinelerse, memur emri yerine getirmek mecburiyetindedir. Bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk (hizmet kusuru veya mali zarar) doğrudan doğruya emri veren amire aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki durumu (kanunsuz emir) tespit etme
Amirin verdiği emir yönetmeliğe (hukuka) aykırıdır. Ast bunu bildirmiş, amir emri 'yazılı' olarak yinelemiştir.
657 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki amirin emrine itaat ve kanunsuz emir kuralının şartlarının oluşup oluşmadığını belirlemek.
2
Yazılı olarak yinelenen hukuka aykırı emrin sonuçlarını değerlendirme
Kanunsuz emir yazılı yinelendiğinde ast emri uygulamak zorundadır ve idari/mali sorumluluk emri veren amire aittir.
Anayasal ve yasal düzenlemeler gereği idarede işleyişin durmaması için bu istisnai kural getirilmiştir.
3
Seçeneklerdeki ödev, hak ve yasak sınıflandırmalarını kontrol etme
Basına bilgi vermek bir yasak, çekilme ise bir haktır; bunlar ödev değildir. Hiyerarşi ile idari vesayet kavramları da birbirinden farklıdır.
Soru metni sadece kanunsuz emri değil, aynı zamanda memurların ödev ve sorumlulukları bağlamındaki genel sınıflandırmaları da test etmektedir.

Anahtar Kavram

Amirin Emrine İtaat, Kanunsuz Emir ve Memurların Ödevleri
Soru 50Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan düzenlemelere göre, devlet memurlarının kanunda belirtilen esaslara uygun olarak memurluktan kendi istekleriyle ayrılmalarına olanak tanıyan hak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çekilme

Cevap

Memurların kendi isteğiyle görevden ayrılma hakkı 'çekilme' olarak adlandırılır ve bu hak 657 sayılı Kanun'un 'Haklar' bölümünde düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen 'Çekilme' hakkı, memurlara kanundaki esaslara uygun olarak görevlerinden ayrılma imkanı tanır. Bu durum kanunun 'Memurların Hakları' başlığı altında açıkça bir hak olarak ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın analizi
Soru, memurun kendi isteğiyle görevden ayrılma durumunun hukuki niteliğini sormaktadır.
657 sayılı DMK'daki temel hakların tanımını bilmek çözüm için gereklidir.
2
Seçeneklerin tasnif edilmesi
Mal bildirimi, sadakat ve tarafsızlık 'ödev'; hediye alma 'yasak' kategorisindedir.
Memurların hakları, ödevleri ve yasakları arasındaki farkın ayırt edilmesi gerekir.
3
Doğru hakkın belirlenmesi
DMK Madde 20 uyarınca memurların kendi istekleriyle ayrılmaları 'Çekilme' hakkı kapsamında yer alır.
Kanuni tanım ve sınıflandırma ile eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Memurların Hakları: Çekilme (İstifa)
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu hizmetinin dürüstlük ve tarafsızlık içerisinde yürütülmesini temin etmek amacıyla memurlar için kapsamlı bir 'ödev' ve 'yasak' skalası belirlemiştir. Kanun'un sistematiğinde 'Yasaklar' başlığı altında düzenlenen hükümler, memurun kaçınması gereken fiillerin yanı sıra, belirli durumlarda bu fiillerin yakın çevresi tarafından gerçekleştirilmesi halinde idareye karşı bir 'aydınlatma' sorumluluğu da içerebilmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kanun'un 'Yasaklar' (263126-31. Maddeler) bölümünde düzenlenen bir kısıtlama olup, memura, eşinin veya velayeti altındaki çocuklarının bu yasağa aykırı faaliyetlerini belirli bir süre içerisinde kurumuna bildirme yükümlülüğü yüklemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma

Cevap

Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı, 657 sayılı Kanun'un 28. maddesinde düzenlenmiş olup memura, eşi ve çocuklarının ticari faaliyetlerini 15 gün içinde bildirme ödevi yükleyen tek 'yasak'tır.
Doğru cevap olan 'Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma' seçeneği, 657657 sayılı Kanun'un 'Yasaklar' (263126-31. Maddeler) başlığı altında yer alan 2828. maddede düzenlenmiştir. Bu madde memurlara yalnızca ticaret yasağı getirmekle kalmaz, aynı zamanda eşlerinin ve velayetleri altındaki çocuklarının ticari faaliyete başlaması durumunda bunu 1515 gün içinde kuruma bildirme sorumluluğu yükler.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un 'Yasaklar' bölümü (263126-31. maddeler) incelenir.
Bu bölümde Toplu Eylem (2626), Grev (2727), Ticaret (2828), Hediye Alma (2929), Gizli Bilgileri Açıklama (3131) ve Basına Bilgi Verme (3131) yasakları bulunur.
Sorunun kökünde belirtilen 'Yasaklar' kategorisindeki maddelerin kapsamını belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki maddelerin 'Ödev' mi yoksa 'Yasak' mı olduğu ayırt edilir.
Mal Bildirimi (1212) ve Sadakat (676-7) maddeleri 'Ödev ve Sorumluluklar' bölümündedir; dolayısıyla elenirler.
Ödevler ve yasaklar arasındaki sistematik fark, sorunun en önemli çeldirici unsurudur.
3
Kalan yasakların içerisindeki 'aile bireyleri için bildirim yükümlülüğü' kontrol edilir.
Madde 2828'de 'Memurların eşleri ile velayetleri altındaki çocuklarının, yasaklanan faaliyetlerde bulunmaları halinde bu durumu 1515 gün içinde kurumuna bildirmekle yükümlüdür' ibaresi yer alır.
Yasağın uygulama alanındaki özel bir yükümlülük tespit edilir.

Anahtar Kavram

Ödevler ve Yasaklar Arasındaki Sistematik Fark ve Ticaret Yasağının Bildirim Yükümlülüğü

Daha Fazla Pratik

Memurların ticaret yasağının istisnası olarak kooperatif yönetimlerindeki görev alabilme şartlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Bir kamu kurumuna memur olarak atanmak üzere başvuran bir adayın ataması, başvuru şartlarını tam olarak taşımadığı gerekçesiyle idare tarafından reddedilmiştir.

Yapılan idari incelemede adayın; ilgili mevzuatta tüm memurlar için öngörülen 'genel şartları' eksiksiz olarak taşıdığı, ancak atanacağı kadro ve kuruma özgü aranan 'özel şartlardan' birini sağlamadığı tespit edilmiştir.

Buna göre, adayın atamasının reddedilmesine yol açan söz konusu eksiklik aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atanacağı kadronun gerektirdiği belirli düzeydeki yabancı dil yeterlilik belgesine sahip olmaması

Cevap

Atanacağı kadronun gerektirdiği belirli düzeydeki yabancı dil yeterlilik belgesine sahip olmaması
Devlet memurluğuna girişte aranacak şartlar genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılır. Güvenlik soruşturması/arşiv araştırması, akıl sağlığı yerinde olmak, kasten işlenen suçlardan dolayı 1 yıl veya daha fazla hapis cezası almamış olmak ve askerlikle ilişiği bulunmamak kanunda açıkça sayılan genel şartlardır. Ancak yabancı dil yeterliliği, belirli bir sertifikaya sahip olmak veya hizmet göreceği sınıfın dışında özel bir kurum mevzuatında aranan ek nitelikleri taşımak özel şartlar kapsamındadır. Soru kökündeki aday genel şartları taşıyıp özel şartları taşımadığına göre, atamanın reddine sebep olan eksiklik kuruma veya kadroya özgü olan yabancı dil belgesi eksikliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki hukuki durumu analiz et.
Aday memuriyete girişin 'genel şartlarını' taşıyor ancak 'özel şartlarını' taşımıyor.
Doğru cevabın genel değil, sadece belirli bir kadro veya kurum için geçerli olan özel bir şartı ifade etmesi gerekmektedir.
2
Seçeneklerdeki durumların genel şart mı yoksa özel şart mı olduğunu sınıflandır.
Arşiv araştırması, akıl sağlığı, mahkumiyet durumu ve askerlik durumu mevzuatta sayılan genel şartlardır. Yabancı dil belgesi ise kuruma veya kadroya özgü özel bir şarttır.
Mevzuattaki ayrımı doğru tespit edebilmek için her bir durumun yasal niteliğinin belirlenmesi gerekir.
3
Özel şart kategorisine giren seçeneği belirle.
Yabancı dil yeterlilik belgesine sahip olmama durumu özel bir şartın eksikliğidir.
Soru kökünde aranan kriter idareye veya kadroya özgü bu nitelik eksikliğidir.

Anahtar Kavram

Devlet memurluğuna girişte aranan genel ve özel şartların ayrımı
Soru 53Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, bir devlet memurunun hem resmi görevleri sırasında hem de bu görevlerin dışında, devlet memurluğu sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlardan kaçınma yükümlülüğü aşağıdakilerden hangisi kapsamında düzenlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranış ve işbirliği

Cevap

Davranış ve işbirliği ödevi, memurların görev başında ve görev dışında devlet memurluğu itibarını korumakla yükümlü olduğunu belirtir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 'Davranış ve işbirliği' başlıklı 8. maddesinde; devlet memurlarının resmi görevleri sırasında ve bu görevlerin dışında, devlet memurluğunun itibarını ve güvenini sarsacak nitelikte davranışlarda bulunamayacakları hükme bağlanmıştır. Bu ödev, memurların özel yaşamlarındaki davranışlarının dahi kamu hizmetinin saygınlığıyla ilişkili kabul edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kriteri belirle.
Yükümlülüğün hem resmi görev sırasında hem de 'görev dışında' geçerli olduğu ve 'itibar/güven' unsurlarını hedeflediği tespit edildi.
657 sayılı Kanun'daki ödevler arasındaki nüansları ayırt etmek için kapsamın sınırlarını çizmek gerekir.
2
İlgili Kanun maddelerini karşılaştır.
8. maddedeki 'Davranış ve İşbirliği' başlığının bu tanıma tam uyduğu görüldü.
Diğer maddeler (Sadakat, Tarafsızlık vb.) daha spesifik veya farklı alanlardaki (siyaset, hukuk devleti vb.) bağlılıkları düzenler.

Anahtar Kavram

Davranış ve İşbirliği Ödevi (DMK Madde 8)

Daha Fazla Pratik

Memurlara konulan yasaklar (ticaret yasağı, hediye alma yasağı vb.) ile bu ödevler arasındaki sistematik farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 54Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde, adaylık süreci ve aday memurların disiplin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaylık süresi içinde aylıktan kesme cezası alan aday memurların, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevlerine son verilir.

Cevap

Adaylık süresi içinde aylıktan kesme cezası alan memurların, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevlerine son verileceği ifadesi doğrudur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesine göre, adaylık süresi içerisinde 'aylıktan kesme' veya 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezası alan aday memurların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kurumla ilişikleri kesilir. Bu düzenleme, adaylık sürecinin disiplin standartlarını belirlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı DMK'nın aday memurlukla ilgili disiplin hükümlerini (Madde 57) gözden geçir.
Adaylık süresinde belirli ağırlıktaki disiplin cezalarının görevine son verilme sebebi olduğu saptandı.
Adaylık süreci, memurun hem mesleki hem de disiplin yönünden denendiği bir evredir.
2
Hangi cezaların ilişiğin kesilmesine yol açtığını belirle.
Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları ilişik kesme sebebidir.
Hafif cezalar (uyarma/kınama) bu süreçte otomatik ilişik kesme nedeni sayılmamıştır.
3
İlişik kesme sürecindeki yetkili makamları kontrol et.
Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı gereklidir.
İdari işlemin usul ve yetki unsurlarına uygun olması zorunludur.

Anahtar Kavram

Aday Memurlukta İlişik Kesme Şartları

Daha Fazla Pratik

Aday memurluk süreci sonunda asli memurluğa atanma şartlarını ve atama tarihinin hukuki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 55Soru

İl Sağlık Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan Hakan Bey hakkında, kamu hizmetinin işleyişine aykırı bazı eylemleri nedeniyle idari soruşturma açılmıştır. Soruşturma sonucunda hazırlanan müfettiş raporunda, Hakan Bey'in eyleminin mevzuatta düzenlenen memuriyet "ödevlerinden" birinin ihlali olmadığı, doğrudan doğruya memurlara konulan "yasaklar" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Buna göre Hakan Bey, aşağıdaki eylemlerden hangisini gerçekleştirmiş olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev yapılan kurumun denetimi altında bulunan bir ticari işletmeden, doğrudan veya aracı vasıtasıyla özel menfaat sağlaması

Cevap

Kurumun denetimi altında bulunan bir ticari işletmeden menfaat sağlamak eylemi, kanunda memurlara konulan yasaklar arasında yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda memurların uyması gereken kurallar sınıflandırılırken; toplu eylem ve grev, ticaret yapma, hediye alma, gizli bilgileri açıklama ile birlikte 'Denetimindeki teşebbüsten menfaat sağlama' hususu (Madde 30) doğrudan 'Yasaklar' başlığı altında düzenlenmiştir. Vaka metninde belirtilen teşebbüsten menfaat sağlama durumu bu kapsamda açık bir yasağın ihlalidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metninde yer alan vaka analiz edilerek, eylemin mevzuatta 'yasaklar' bölümünde yer alması gerektiği kısıtını belirle.
Doğru yanıtın bir ödev ihlali değil, müstakil bir yasak maddesi olması gerektiği tespit edildi.
657 sayılı Kanun'da memurların uyması gereken kurallar, 'Ödevler ve Sorumluluklar' ile 'Yasaklar' olmak üzere iki temel grupta tasnif edilmiştir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin Devlet Memurları Kanunu'ndaki hukuki sınıflandırmasını incele.
Basına demeç verme, siyasi parti lehine faaliyette bulunma, resmi araçların şahsi kullanımı ve mal bildiriminde bulunmama eylemlerinin kanunda 'Ödevler ve Sorumluluklar' başlığı altında düzenlendiği belirlendi.
Bazı eylemler nitelik olarak yasaklama içerse dahi yasa koyucu tarafından ödev kapsamında tasnif edilmiştir.
3
Yasaklar kategorisinde yer alan eylemi tespit et.
Denetim altındaki teşebbüsten menfaat sağlama eyleminin kanunun 'Yasaklar' başlığındaki 30. maddesi kapsamında düzenlendiği doğrulandı.
Sorunun kökünde istenen ayrımın net bir şekilde ortaya konması hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

657 sayılı Kanun'da Ödevler ve Yasaklar Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

19821982 Anayasası’nın 128128. maddesinde kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiştir. Bu anayasal çerçeveye paralel olarak 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 44. maddesi, kamu idarelerinde personelin hangi statülerde istihdam edilebileceğini sınırlı sayıda (numerus clausus) sayarak düzenlemiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 44. maddesinde düzenlenen güncel istihdam biçimlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçici personel

Cevap

Geçici personel statüsü, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinde sayılan güncel istihdam türlerinden biri değildir.
Geçici personel statüsü, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun mülga 4/C4/C maddesinde düzenlenmişti. Ancak 20172017 yılında çıkarılan 696696 sayılı KHK ile bu statü yürürlükten kaldırılmış ve bu kapsamdaki personel 'sözleşmeli personel' statüsüne geçirilmiştir. Dolayısıyla güncel kanun metnindeki temel istihdam türleri arasında artık geçici personel bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal temelin incelenmesi
Anayasa'nın 128128. maddesinin memur ve diğer kamu görevlisi ayrımını öngördüğü tespit edildi.
Kamu personeli rejiminin genel çerçevesini anlamak için anayasal dayanağa bakılmalıdır.
2
657 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki kategorilerin kontrol edilmesi
Kanunda güncel olarak 'Memur' (4/A4/A), 'Sözleşmeli Personel' (4/B4/B) ve 'İşçi' (4/D4/D) statülerinin yer aldığı görüldü.
Yasal istihdam türlerini güncel mevzuat uyarınca sınıflandırmak gerekir.
3
Mülga (kaldırılan) statülerin belirlenmesi
Daha önce 4/C4/C kapsamında yer alan 'Geçici Personel' statüsünün 20172017 yılında kaldırıldığı belirlendi.
Güncel olmayan veya yürürlükten kalkan statüleri ayırt etmek sorunun çözümünü sağlar.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Kanun Kapsamındaki İstihdam Türleri

Daha Fazla Pratik

Kamu görevlileri arasındaki hiyerarşi ve idari vesayet farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 57Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, aday memur olarak atanan bir kişinin adaylık süresinin alt ve üst sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaylık süresi 11 yıldan az, 22 yıldan çok olamaz.

Cevap

Adaylık süresi 11 yıldan az, 22 yıldan çok olamaz.
Doğru yanıt olan ifade, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 5454. maddesinde yer alan 'Aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz' hükmü ile birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili mevzuat hükmünü hatırla.
657657 sayılı DMK Madde 5454.
Memuriyete girişteki adaylık süreci bu maddede düzenlenmiştir.
2
Adaylık süresinin yasal sınırlarını belirle.
Alt sınır 11 yıl, üst sınır 22 yıl.
Kanun koyucu adaylık için asgari ve azami süreleri net bir şekilde ifade etmiştir.
3
Seçeneklerle karşılaştır.
Doğru aralığın belirtildiği seçeneği tespit et.
Sadece bir seçenek kanun metniyle tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Adaylık Süresi Sınırları
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, bir devlet memurunun amirinden aldığı emri mevzuata aykırı bulması durumunda izleyeceği prosedür ve bu süreçten doğan hukuki sorumluluk rejimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa ve kanunlara aykırı görülen bir emir (suç teşkil etmemek kaydıyla), memur tarafından amire bildirilmeli; amir emrinde ısrar ederek yazılı olarak yenilerse yerine getirilmeli, ancak sorumluluk emri verene ait olmalıdır.

Cevap

Anayasa ve kanunlara aykırı görülen bir emir (suç teşkil etmemek kaydıyla), amire bildirilmeli; amir emrinde ısrar ederek yazılı olarak yenilerse yerine getirilmeli, ancak sorumluluk emri verene ait olmalıdır.
Doğru ifade, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesindeki düzenlemeyi tam olarak yansıtmaktadır. Mevzuata aykırı (fakat suç teşkil etmeyen) bir emir alan memur, durumu amirine bildirir; amir emrinde ısrar edip yazılı olarak yenilerse memur emri yapar ancak sorumluluktan muaf olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşik emrin hukuka uygunluk denetimi
Memur, aldığı emrin Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu tespit eder.
Devlet memurları, görevlerini mevzuat çerçevesinde yürütmek ve amirlerinin emirlerini yerine getirmekle yükümlüdür (DMK m. 11).
2
Aykırılığın bildirilmesi ve yazılı yenileme süreci
Memur emri yapmaz ve aykırılığı amire bildirir. Eğer amir emrini yazılı olarak yenilerse, memur bu emri yapmak zorundadır.
Yazılı yenileme, emrin hukuka aykırılığına rağmen kamu hizmetinin aksamaması için öngörülmüş bir hiyerarşik araçtır ve sorumluluğu amire aktarır.
3
Suç teşkil eden emirlerin ayrıştırılması
Eğer emrin konusu bir suç ise (örneğin evrakta sahtecilik), yazılı yenileme olsa dahi emir yerine getirilmez.
Hiçbir hiyerarşik talimat, memuru bir suç fiilini işlemeye mecbur bırakamaz; suç teşkil eden emri yerine getiren memur cezai sorumluluktan kurtulamaz.

Anahtar Kavram

Kanunsuz Emir ve Memurun Sorumluluk Rejimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 59Soru

Bir kamu kurumunda görev yapan memurların kariyer ilerlemelerini yürüten insan kaynakları birimi, personelin terfi işlemlerini mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu kapsamda yapılacak işlemlerde uygulanacak temel kurallar değerlendirildiğinde, memurların kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi şartlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun derecesi içinde en az üç yıl ve bu derecenin üçüncü kademesinde bir yıl bulunmuş olması yasal bir zorunluluktur.

Cevap

Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun derecesi içinde en az üç yıl ve bu derecenin üçüncü kademesinde bir yıl bulunmuş olması yasal bir zorunluluktur.
Derece yükselmesinin temel şartları 657 sayılı Kanunun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre derece yükselmesi yapılabilmesi için; üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl bulunmuş olunması ve kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen niteliklerin elde edilmiş olması gereklidir. Bu nedenle ilgili ifade mevzuata tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ilerlemesinin yasal şartlarını tanımla.
Kademe ilerlemesi için memurun bulunduğu kademede en az 1 yıl çalışmış olması ve ilerleyebileceği bir kademenin bulunması yeterlidir. Boş kadro şartı aranmaz.
Seçeneklerdeki yatay ilerleme ifadelerini ve süre şartlarını değerlendirmek için.
2
Derece yükselmesinin yasal şartlarını tanımla.
Derece yükselmesi için; üst dereceden boş bir kadro olması, derecesinde en az 3 yıl ve 3. kademesinde 1 yıl geçirmiş olması ile atanılacak kadronun niteliklerini taşıması şarttır.
Dikey terfi olan derece yükselmesi kurallarını analiz ederek ilgili seçenekleri denetlemek için.
3
Disiplin cezası almamanın yarattığı istisnai ödülü belirle.
Mevzuata göre son sekiz yılda disiplin cezası almayan memura derece değil, sadece 1 kademe ilerlemesi verilir.
Ödül niteliğindeki uygulamanın kademe mi yoksa derece mi olduğunu ayırt etmek için.
4
Seçenekleri bu kurallar ışığında kontrol et.
Yalnızca derece yükselmesinde 3 yıl ve 3. kademede 1 yıl şartının arandığını belirten ifade mevzuata uygundur.
Doğru seçeneği hukuki temele dayanarak kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Devlet Memurlarında Kademe İlerlemesi ve Derece Yükselmesi Şartları
Soru 60Soru

Kamu mevzuatı uyarınca memuriyete ilk defa atanan personelin tabi olduğu adaylık rejimine ilişkin idari süreçler ve yaptırımlar değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuka uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaylık aşamasında staj veya eğitim devrelerinin herhangi birinde başarısız olanların ilişiği, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla kesilir ve bu statüdeki kişiler sağlık mazereti hariç üç yıl süreyle memuriyete alınmazlar.

Cevap

Adaylık evresinde eğitim veya stajda başarısız olanların disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişiğinin kesileceği ve üç yıl boyunca devlet memuriyetine alınmayacakları yönündeki ifade hukuka uygundur.
İlgili idare hukuku mevzuatına göre, adaylık dönemi içinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olan personelin memuriyetle ilişiği, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kesilir. Ayrıca, bu gerekçeyle veya adaylık süresi içinde aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alması sebebiyle görevine son verilenler, sağlık nedenleri hariç olmak üzere üç yıl boyunca yeniden memuriyete kabul edilmezler.

Adım Adım Çözüm

1
Aday memurların asli memurluğa atanma şartlarını, süre sınırlarını ve kurumlar arası nakil kurallarını mevzuat çerçevesinde değerlendirmek.
Adaylık süresinin en az 1, en çok 2 yıl olabileceği ve bu süreçte başka kurumlara naklin yasak olduğu tespiti yapıldı.
Seçeneklerdeki süre ve yer değişikliği iddialarının geçerliliğini denetlemek.
2
Adaylık devresinde ilişik kesme usulünü ve disiplin yaptırımlarının eşik seviyesini incelemek.
İlişik kesme işleminin disiplin amiri teklifi ve atamaya yetkili amir onayı gerektirdiği, ayrıca sadece aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının bu sonuca yol açacağı belirlendi.
Yaptırım türleri ile ilişik kesme kararı verecek makamların doğruluğunu teyit etmek.
3
Süreç sonrasındaki yaptırımları ve yeniden memuriyete giriş yasaklarını analiz etmek.
Başarısızlık veya ağır cezalar sebebiyle adaylığı sonlandırılanların sağlık mazereti dışında 3 yıl devlet memuru olamayacağı kuralı doğrulandı.
Doğru seçenekte yer alan idari yaptırım sonucunun kanuni dayanağını kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Aday Memurluk Sürecinde İlişik Kesme ve Atanma Şartları
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki