İngiltere Kamu Yönetimi Sistemi

21 soru

Soru 1Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, 1990'lı yıllarda kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla yürürlüğe konulan; hizmet standartlarının önceden ilanı, şeffaflık, nezaket ve vatandaşın bir "müşteri" gibi görülerek hizmet kusurlarında telafi mekanizmalarının işletilmesini öngören belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaş Şartı (Citizen's Charter)

Cevap

İngiltere'de kamu hizmeti standartlarını belirleyen ve vatandaşı müşteri olarak konumlandıran belge Vatandaş Şartı'dır (Citizen's Charter).
Vatandaş Şartı (Citizen's Charter), İngiliz kamu yönetiminde 1991 yılında yürürlüğe giren ve kamu hizmetlerinin standartlarını belirleyen, vatandaşa bu standartlara uyulmadığında şikayet ve telafi hakkı tanıyan temel belgedir. Bu belge; standartlar, bilgi/açıklık, seçenek/danışma, nezaket, düzeltme ve değer (verimlilik) olmak üzere altı temel ilke üzerine kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Reform dönemini ve temel odağı belirle.
1990'lı yılların başında (1991), İngiltere'de John Major hükümeti dönemi.
Soruda verilen tarihsel bağlam ve hizmet kalitesi odağı bizi John Major dönemi reformlarına yönlendirir.
2
Hizmet sunum modelini analiz et.
Vatandaşın bir 'müşteri' olarak görülmesi ve performans standartlarının ilanı.
Bu model, Yeni Kamu İşletmeciliği'nin (NPM) hizmet sunumundaki yansıması olan 'pazar odaklı' hesap verebilirliği ifade eder.
3
İlgili dokümanı seçenekler arasından eşleştir.
Vatandaş Şartı (Citizen's Charter).
Belirtilen ilkelerin (standartlar, telafi, nezaket, şeffaflık) tamamını kapsayan temel doküman Vatandaş Şartı'dır.

Anahtar Kavram

Yeni Kamu İşletmeciliği bağlamında hizmet kalitesi ve Vatandaş Şartı (Citizen's Charter) uygulaması.

İpuçları

1
Bu reform, 1990'lı yıllarda John Major hükümeti döneminde 'müşteri memnuniyeti' odaklı olarak geliştirilmiştir.
2
Belgenin temelinde kamu hizmeti standartlarının önceden ilan edilmesi ve bu standartlara uyulmadığında vatandaşa özür veya telafi sunulması yer alır.
3
İngilizcesi 'Citizen's Charter' olan bu uygulama, Yeni Kamu İşletmeciliği'nin hizmet sunumu ayağını oluşturur.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Ajanslaşma' modelini incelemek için 1988 tarihli 'Next Steps' raporunun içeriğine göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2Soru

İngiliz kamu yönetimi geleneğinde, yürütme organı ile yasama organı arasındaki ilişkiyi düzenleyen ve bakanların parlamenter denetim altındaki konumunu belirleyen "Bireysel Bakanlık Sorumluluğu" (Individual Ministerial Responsibility) ilkesi uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanın, yönettiği bakanlığın hem kendi kişisel kararlarından hem de maiyetindeki memurların tüm eylem ve işlemlerinden dolayı parlamentoya karşı siyasi hesap vermekle yükümlü olmasıdır.

Cevap

Bireysel Bakanlık Sorumluluğu, bakanın hem kendi eylemlerinden hem de emri altındaki tüm memurların faaliyetlerinden dolayı parlamentoya karşı siyasi olarak sorumlu olmasıdır.
Doğru seçenek olan bakanın hem kendi eylemlerinden hem de memurlarının faaliyetlerinden sorumlu olması, İngiliz anayasal teamüllerinin en temel unsurlarından biridir. Bu ilke uyarınca bakan, parlamentonun sorularını yanıtlamak, hataları kabul etmek ve gerektiğinde istifa etmekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın kapsamını belirle.
Bireysel Bakanlık Sorumluluğu, Westminster modelinde bakanın parlamento karşısındaki tekil sorumluluğunu ifade eder.
Bakanın, bakanlık teşkilatındaki hatalardan haberi olmasa bile siyasi faturayı üstlenmesi bu ilkenin gereğidir.
2
Memur-Bakan ilişkisini analiz et.
Memurların isimsizliği (anonymity) ilkesiyle birleşerek, memurların parlamento önünde eleştirilmesini engeller.
Bakan, memurlar için bir kalkan görevi görerek tüm eleştirileri kendi üzerine alır.
3
Diğer sorumluluk türleriyle karşılaştır.
Bu ilke, hükümetin bir bütün olarak sorumlu olduğu 'Kolektif Sorumluluk'tan farklıdır.
Bireysel sorumluluk, sadece ilgili bakanın kendi alanı ve şahsi davranışlarıyla sınırlıdır.

Anahtar Kavram

Westminster Modelinde Siyasi Sorumluluk ve Bakan-Memur İlişkisi

İpuçları

1
Bu ilke, parlamenter sistemde 'hesap verebilirlik' mekanizmasının kime karşı işlediğini düşünün.
2
İngiliz sisteminde memurların isimsizliği (anonymity) ve bakanın parlamento karşısındaki muhataplığı arasındaki bağı kurmaya çalışın.
3
Bakanın, bakanlığında gerçekleşen ve haberdar olmadığı bir hatadan dolayı bile parlamentoda özür dilemesi bu ilkenin bir sonucudur.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'de bakan-memur ilişkisini daha iyi anlamak için 'Memurların İsimsizliği' (Civil Service Anonymity) ve 'Fulton Raporu'ndaki eleştirileri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

İngiliz kamu yönetimi geleneğinde, sadece mali kaynakların dağıtımını ve denetimini yapmakla kalmayıp, sivil hizmetin (memurların) yönetimi üzerindeki tarihsel etkisi ve kamu harcamaları üzerindeki belirleyici gücüyle tüm idari aygıtın işleyişini kontrol eden, bu nedenle hiyerarşik bir üstünlüğü olmamasına karşın fiilen "bakanlıkların bakanlığı" (department of departments) olarak nitelendirilen kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazine (The Treasury)

Cevap

İngiltere'de mali denetim ve personel yönetimi yetkileriyle donatılmış olan Hazine (The Treasury), sistemin merkezi yönetim birimi olarak kabul edilir.
İngiliz sisteminde Hazine (The Treasury), sadece bir maliye bakanlığı değildir. Kamu harcamalarının her aşamasını denetleme, bütçeyi hazırlama ve memurların maaş, sınıflandırma gibi özlük haklarını (Sivil Hizmet yönetimi) belirleme yetkileriyle donatılmıştır. Bu durum onu diğer bakanlıkların üzerinde fiili bir denetim merkezi haline getirir ve literatürde 'bakanlıkların bakanlığı' olarak anılmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz idari yapısındaki merkezi kurumların rollerini analiz edin.
Kabine Ofisi, Başbakanlık ve Hazine gibi kurumların her birinin farklı yetki alanları olduğu belirlenir.
Kurumlar arasındaki görev ayrımını netleştirmek doğru cevaba ulaşmak için ilk adımdır.
2
Bütçe kontrolü, harcama denetimi ve memur rejimi üzerindeki yetkileri sorgulayın.
Bu yetkilerin geleneksel olarak tek bir çatı altında toplandığı kurumun Hazine (The Treasury) olduğu tespit edilir.
Hazine, para üzerindeki kontrolünü idari standartları belirlemek için bir araç olarak kullanır.
3
"Bakanlıkların bakanlığı" nitelemesinin hangi kurumsal gücü ifade ettiğini değerlendirin.
Bu ifade, bir kurumun diğerleri üzerinde hiyerarşik değil, kaynak yönetimi yoluyla sağladığı üstünlüğü tanımlar.
Hazine'nin bütçe yetkisi, diğer bakanlıkların politikalarını hayata geçirebilmesi için Hazine'ye bağımlı olmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Hazine'nin (The Treasury) İngiliz Kamu Yönetimindeki Merkezi Rolü

İpuçları

1
Bu kurum, İngiliz devletinin 'cüzdanını' elinde tutan yapıdır.
2
Hem bütçe hem de memur rejimi üzerinde söz sahibi olması, onu tüm bürokrasinin en üstündeki güç yapar.

Daha Fazla Pratik

Fulton Raporu'nun bu kurumun personel üzerindeki yetkilerini nasıl eleştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 4Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminin yapısal özellikleri, tarihsel gelişimi ve personel rejimi dikkate alındığında; bu sistemle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari uyuşmazlıkların çözümünde, adli yargıdan tamamen ayrılmış bağımsız bir idari yargı düzeninin ve kendine özgü bir idare hukukunun bulunması.

Cevap

İngiltere kamu yönetimi sisteminde idari uyuşmazlıklar, adli yargıdan ayrılmış özel bir idari yargı kolu (Fransa'daki Conseil d'Etat gibi) tarafından değil, 'Rule of Law' (Hukuk Devleti/Hukukun Üstünlüğü) ilkesi gereği genel hukuk kuralları ve mahkemeleri çerçevesinde çözülür.
İngiltere kamu yönetiminde, idari işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümü için Fransa'daki gibi adli yargıdan bağımsız bir idari yargı düzeni (idari mahkemeler ve Danıştay sistemi) mevcut değildir. İngiliz hukuk sisteminde 'Rule of Law' ilkesi geçerlidir ve idare ile birey arasındaki uyuşmazlıklar genel mahkemelerde, 'Common Law' prensipleriyle çözülür. Bu nedenle, bağımsız bir idari yargı düzeninin varlığına ilişkin seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz yönetim modelinin hukuksal temelini analiz et.
İngiltere'de 'Rule of Law' ilkesi hakimdir; yani idare de vatandaşlar gibi aynı mahkemelere ve genel hukuk kurallarına tabidir.
İngiliz sisteminde Fransa'daki gibi ayrıcalıklı bir 'Droit Administratif' (İdare Hukuku) ve bağımsız idari mahkemeler sistemi bulunmaz.
2
Diğer yapısal özellikleri gözden geçir.
Next Steps (ajanslaşma), genelci personel anlayışı ve teamüli anayasa yapısı İngiltere'nin ayırt edici özellikleridir.
Bu unsurlar İngiliz yönetimini diğer Batılı demokrasilerden ayıran temel Westminster modeli bileşenleridir.

Anahtar Kavram

İngiltere'de 'Rule of Law' (Hukukun Üstünlüğü) ilkesi gereği adli ve idari yargı ayrımı bulunmaz; bu özellik Fransa'nın merkeziyetçi ve yazılı hukuk sistemine (Napolyon Modeli) aittir.

İpuçları

1
İngiltere'de hukuk sisteminin 'Common Law' geleneğine dayandığını ve A.V. Dicey'nin 'Rule of Law' (Hukukun Üstünlüğü) kavramını hatırlayın.
2
Ayrı bir idari yargı düzeni ve özel bir idare hukuku (Droit Administratif), Anglosakson geleneğinin mi yoksa Kıta Avrupası (Fransız) geleneğinin mi özelliğidir?

Daha Fazla Pratik

İngiltere ve Fransa kamu yönetimi sistemlerini; merkeziyetçilik, anayasal yapı ve yargı düzeni açısından bir tablo oluşturarak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde 19801980'li yılların sonundan itibaren uygulanan ve "Sonraki Adımlar" (Next Steps) raporuyla somutlaşan yapısal dönüşümün temel felsefesi ve işleyiş mekanizması hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik politika belirleme yetkisinin merkezi bakanlıklarda kalması, operasyonel hizmet sunumunun ise performans hedeflerine dayalı yarı-özerk yürütme birimlerine devredilmesidir.

Cevap

İngiltere'deki dönüşüm, stratejik kararların merkezde kalmasını sağlarken uygulama işini performans odaklı yarı-özerk ajanslara bırakan bir yapıdır.
İngiltere'deki "Next Steps" reformu, bakanlıkların içindeki devasa bürokrasiyi parçalayarak politika belirleme ve uygulama işlevlerini birbirinden ayırmıştır. Bu doğrultuda, stratejik kararlar bakanlıklarda kalırken, operasyonel işler performans hedefleriyle yönetilen yarı-özerk ajanslara devredilmiştir. Bu durum, kamu yönetiminin daha esnek ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19801980 sonrası İngiliz kamu yönetimi reformlarının (Thatcher dönemi) temel karakterini belirleyin.
Bu dönem Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) ilkelerinin en yoğun uygulandığı dönemdir.
Reformların hangi ideolojik ve yönetsel temele dayandığını anlamak için gereklidir.
2
19881988 tarihli "Sonraki Adımlar" (Next Steps) raporunun içeriğini analiz edin.
Rapor, bakanlıkların hantal yapısının parçalanarak "Yürütme Birimleri" (Executive Agencies) kurulmasını önermiştir.
Soruda sorulan yapısal dönüşümün somut karşılığını bulmak için gereklidir.
3
Politika ve uygulama ayrımını (Agencification) değerlendirin.
Bakanlıklar "ne yapılacağına" (politika), ajanslar ise "nasıl yapılacağına" (uygulama) odaklanır.
Yapısal dönüşümün en temel ayrım noktasını netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Ajanslaşma (Agencification) ve Politika-Uygulama Ayrımı

İpuçları

1
İngiltere'deki bu reformların Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) ile olan bağlantısını düşünün.
2
Bakanlıkların (Whitehall) geleneksel yapısının politika ve uygulama olarak ikiye bölünmesine odaklanın.
3
"Ajanslaşma" kavramı, hizmet sunumunun merkezi denetim altında ama operasyonel olarak bağımsız birimlerce yapılmasını ifade eder.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki bu ajanslaşma modelinin, Fransa'daki merkeziyetçi yapıdan farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, 1988 tarihli "Next Steps" (Sonraki Adımlar) raporu ile kurumsallaşan ve geleneksel Whitehall yapısını dönüştüren "icraacı ajanslar" (executive agencies) modelinin, Westminster modelinin temel dayanağı olan "Bakanlık Sorumluluğu" (Ministerial Responsibility) ilkesi üzerindeki etkisi bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika belirleme (policy) ile uygulama (operations) süreçleri arasında işlevsel bir ayrım yapılarak; Bakanların siyasi sorumluluğu korunurken, operasyonel hesap verebilirliğin ajans üst yöneticilerine devredilmesi öngörülmüştür.

Cevap

Politika ve uygulama ayrımı yapılarak operasyonel hesap verebilirliğin ajans yöneticilerine, siyasi sorumluluğun ise bakanlarda kalması modelin temelini oluşturur.
İngiltere'de 1980 sonrası kamu yönetimi reformlarının temel taşı olan ajanslaşma, 'stratejik yönetim' ile 'operasyonel yönetim'i birbirinden ayırmıştır. Bu çerçevede, bakanlar genel politikaları ve hedefleri belirlerken, bu hedeflerin hayata geçirilmesi (uygulama) ajans üst yöneticilerinin sorumluluğuna bırakılmıştır. Bu durum, hesap verebilirliğin teknikleşmesini sağlarken, bakanın siyasi sorumluluğunu teoride koruyan bir yapı arz eder.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'deki 'Next Steps' (1988) reformunun amacını analiz et.
Reformun amacı, devasa bakanlık yapılarını küçülterek hizmet sunumunu daha verimli hale getirmek için 'ajanslar' kurmaktır.
Bu, Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) akımının İngiltere'deki en somut uygulamasıdır.
2
Ajansların yapısal konumunu değerlendir.
Ajanslar, bakanlığa bağlıdır ancak 'Framework Document' adı verilen belgelerle belirlenmiş operasyonel özerkliğe sahiptir.
Bakanlığın içinde kalmaları, anayasal bütünlüğün korunması için kritiktir.
3
Bakanlık Sorumluluğu (Ministerial Responsibility) ile ajans ilişkisini kur.
Geleneksel modelde bakan her şeyden sorumluyken, ajans modelinde 'politika' (policy) bakanda, 'uygulama/operasyon' (operations) ajans üst yöneticisinde (Chief Executive) toplanır.
Bu ayrım, başarısızlık durumunda suçun kime ait olduğunu netleştirmeyi hedefler.
4
Doğru seçeneği belirle.
Sorumluluk ve hesap verebilirlik arasındaki bu işlevsel iş bölümünü anlatan seçenek doğrudur.
Bu durum Westminster modelinin esnetilmesi anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Next Steps Reformu ve Politika-Uygulama Ayrımı

İpuçları

1
İngiltere'deki ajanslar, Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) ilkelerine göre tasarlanmıştır.
2
Bu modelde bakanın rolü 'kürek çekmek' değil, 'dümen tutmak' (steering) olarak değişmiştir.
3
Hesap verebilirlik (accountability) ile sorumluluk (responsibility) arasındaki farka, özellikle politika ve uygulama ayrımına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Quangos' (Yarı Özerk Sivil Toplum Örgütleri) ile 'Executive Agencies' arasındaki farkları incelemek, sistemdeki özerklik seviyelerini anlamak için faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 7Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminin tarihsel gelişimi ve işleyişi dikkate alındığında, kamu görevlilerinin (civil servants) siyasi partiler arasındaki iktidar değişiminden etkilenmemesini ve profesyonel bir yapıda kalmasını sağlayan temel gelenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi tarafsızlık ve liyakat

Cevap

İngiliz kamu yönetimi sisteminde memurların profesyonelliğini koruyan temel ilke siyasi tarafsızlık ve liyakattir.
Siyasi tarafsızlık ve liyakat ilkesi, İngiliz kamu yönetimi sisteminin kalbi olarak kabul edilen 'Civil Service' yapısının temelini oluşturur. Bu ilke sayesinde hükümetler değişse de bürokratik hafıza ve uzmanlık korunur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz kamu hizmetinin (Civil Service) temel yapısını analiz et.
İngiltere'de memurlar, hangi parti iktidarda olursa olsun devlete hizmet eden profesyonel bir sınıftır.
Bu yapı, 19. yüzyıldaki Northcote-Trevelyan Raporu ile kurumsallaşmış ve liyakat sistemi benimsenmiştir.
2
Seçeneklerdeki yönetim geleneklerini karşılaştır.
Siyasi tarafsızlık ve liyakat kavramlarının İngiliz sisteminin ayırt edici özelliği olduğu görülür.
Fransız modelindeki katı merkeziyetçilik veya ABD modelindeki eski ganimet sistemi İngiliz geleneği ile örtüşmez.

Anahtar Kavram

İngiliz Kamu Hizmetinde Tarafsızlık ve Liyakat (Civil Service Neutrality)

İpuçları

1
İngiliz memuriyet sisteminin 'siyaset dışı' kalma özelliğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Next Steps' reformlarının bu geleneksel yapı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, bakanlıkların en üst düzey kariyer memuru olan "Kalıcı Sekreter" (Permanent Secretary), aynı zamanda "Muhasebe Yetkilisi" (Accounting Officer) sıfatıyla kamu kaynaklarının kullanımından parlamentonun Kamu Hesapları Komisyonuna (PAC) karşı doğrudan sorumludur. Bir bakanın, Kalıcı Sekreterin "kamu kaynaklarının verimli ve hukuka uygun kullanımı" ilkelerine aykırı bulduğu bir harcama veya politika ısrarı karşısında; İngiliz yönetim geleneği ve anayasal teamülleri uyarınca izlenmesi gereken hukuki ve idari prosedür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanın yazılı bir talimat (ministerial direction) vermesini talep eder; talimat gelirse işlemi yürütür ancak durumu derhal Sayıştaya (National Audit Office) ve Hazineye bildirerek mali sorumluluğu bakana devreder.

Cevap

İngiliz kamu yönetiminde Kalıcı Sekreterin mali uyuşmazlık durumunda bakandan yazılı bir talimat (ministerial direction) isteyerek sorumluluğu bakana devretmesi ve durumu Sayıştaya bildirmesi gerekir.
İngiliz idari sisteminde, bakan ile kalıcı sekreter arasındaki mali görüş ayrılıklarını çözmek için 'Yazılı Talimat' (Ministerial Direction) prosedürü kullanılır. Bu prosedür uyarınca, eğer müsteşar harcamayı uygun bulmazsa bunu bakana bildirir; bakan ısrar ederse yazılı talimat verir ve bu durumda tüm mali sorumluluk bakana geçer. Müsteşar ise bu talimatı Ulusal Denetim Ofisi (NAO) ve Kamu Hesapları Komisyonuna bildirerek kendini koruma altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kalıcı Sekreterin (Permanent Secretary) rolünü tanımla.
Bakanlığın en kıdemli memuru olup aynı zamanda bütçeden sorumlu 'Muhasebe Yetkilisi'dir.
Bu dual yapı, memura sadece idari değil, aynı zamanda parlamentoya karşı mali bir sorumluluk yükler.
2
Mali uyuşmazlık (Value for Money - VFM) durumunu analiz et.
Bakanın bir politikası verimlilik, etkinlik veya tutumluluk ilkelerine aykırıysa, Muhasebe Yetkilisi bunu sorgulamak zorundadır.
Aksi takdirde memur, parlamentonun Kamu Hesapları Komisyonu önünde şahsen sorumlu tutulur.
3
Yazılı Talimat (Ministerial Direction) mekanizmasını açıkla.
Bakan ısrar ederse, yazılı bir talimat verir.
Bu belge, harcamanın siyasi bir karar olduğunu tescil eder ve memurun mali sorumluluğunu ortadan kaldırır.
4
Bildirim sürecini belirle.
Yazılı talimat alındığında durum derhal Ulusal Denetim Ofisine (Sayıştay/NAO) ve Hazineye bildirilir.
Şeffaflık sağlanarak denetim mekanizmasının çalıştırılması amaçlanır.

Anahtar Kavram

İngiltere'de Bakan-Bürokrat İlişkisi ve Mali Hesap Verilebilirlik (Ministerial Direction)

İpuçları

1
İngiltere'de müsteşarların (Kalıcı Sekreter) sadece bakana değil, bütçe kullanımı konusunda parlamentoya karşı da bir sorumluluğu vardır.
2
Bu sorumluluğun adı 'Muhasebe Yetkilisi' (Accounting Officer) sıfatıdır ve mali uyuşmazlıklarda 'yazılı emir' mekanizması devreye girer.
3
Bakanın yazılı talimatı gelince memur işlemi yapar ama durumu Sayıştaya (NAO) bildirerek kendi yakasını kurtarır.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Next Steps' ajanslarının yönetimi ile bakanlıklar arasındaki performans sözleşmelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 9Soru

İngiltere kamu yönetimi hukukunda ve uygulamasında, Parlamento tarafından yasalarla doğrudan bakanlara (Secretary of State) verilen geniş yetkilerin; bakanın her bir idari işlemde bizzat imzasına veya resmi bir yetki devri (delegation) belgesine gerek duyulmaksızın, bakanlık hiyerarşisi içindeki memurlar tarafından bakan adına kullanılabilmesini meşrulaştıran hukuk doktrini aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Carltona İlkesi

Cevap

Carltona İlkesi
Carltona İlkesi, İngiliz hukukunda bakanlık memurlarının yaptıkları işlemlerin hukuken 'bakanın işlemi' sayılmasını sağlayan temel doktrindir. Bu ilkeye göre, bakanın memurları onun 'alter ego'su (diğer benliği) gibidir ve bakanın siyasi sorumluluğu devam ettiği sürece, memurların bakan adına yetki kullanması için ayrıca yazılı bir yetki devrine ihtiyaç yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz idare hukukundaki 'Bakanlık Sorumluluğu' kavramını analiz etme
Bakanların, bakanlıkta yapılan tüm işlemlerden Parlamentoya karşı anayasal olarak sorumlu olduğu tespit edilir.
Yetkinin kaynağı bakanın anayasal konumudur.
2
Memurların yetki kullanım şeklini belirleme
Memurların bakan adına hareket ederken resmi bir 'delegation' (yetki devri) belgesine ihtiyaç duymadığı görülür.
Hiyerarşik yapı içerisinde memur, bakanın bir uzantısı olarak kabul edilir.
3
1943 tarihli Carltona Ltd v Commissioners of Works davası ile kurumsallaşan doktrini tanımlama
Carlton İlkesi (Alter Ego Doktrini) olarak adlandırılan bu kuralın, modern İngiliz yönetiminin işleyiş temelini oluşturduğu sonucuna varılır.
Bakanın her evrakı imzalamasının imkansızlığı, bu pratik hukuki kuralı doğurmuştur.

Anahtar Kavram

Carltona İlkesi (Alter Ego Doktrini)

İpuçları

1
Bu doktrin, bakanın her belgeyi bizzat imzalayamayacağı gerçeğinden hareketle geliştirilmiştir.
2
İlgili memur, bakanın 'alter ego'su (diğer benliği) olarak kabul edilir.
3
Adını 1943 yılında görülen bir fabrikaya el koyma davasından alan bu ilke, 'resmi yetki devri' zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Bakanlık Sorumluluğu' (Ministerial Responsibility) kavramı ile Carltona İlkesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminin anayasal çerçevesi ve yönetim geleneği dikkate alındığında, bu sistemin üzerine inşa edildiği en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılı ve tek bir anayasa metni yerine, tarihsel belgelere ve teamüllere dayalı esnek bir yapının bulunması

Cevap

İngiltere kamu yönetimi sisteminin en temel yapısal özelliği, yazılı ve tek bir anayasa metni yerine tarihsel belgelere ve anayasal teamüllere dayalı esnek bir yapıya sahip olmasıdır.
Doğru seçenek, İngiliz kamu yönetiminin en temel ayırt edici vasfı olan 'kodifiye edilmemiş anayasa' gerçeğini yansıtmaktadır. İngiltere'de anayasal düzen; Magna Carta (1215), Haklar Bildirgesi (1689) gibi tarihi belgeler, Parlamento yasaları ve gelenekselleşmiş uygulama kuralları olan teamüllerden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz anayasal sisteminin temelini hatırla.
İngiltere'de Türkiye veya Fransa'daki gibi tek bir 'Anayasa' kitapçığı yoktur.
Sistem, yüzyıllar içinde biriken yasalar (Statute Law) ve teamüller (Conventions) üzerine kuruludur.
2
Parlamento egemenliği ilkesini değerlendir.
Anayasal kurallar normal bir yasa gibi Parlamento tarafından değiştirilebilir.
Bu durum sistemin 'esnek' (flexible) olarak nitelendirilmesini sağlar.
3
Seçeneklerdeki kavramları karşılaştır.
Yazılı olmayan ve teamüllere dayalı yapı vurgusu en doğru tanımlamadır.
Diğer seçenekler federalizm veya idari rejim gibi İngiliz sistemine yabancı unsurlar içermektedir.

Anahtar Kavram

Yazılı Olmayan Anayasa ve Teamüller (Unwritten Constitution and Conventions)

İpuçları

1
İngiltere ile Fransa arasındaki en temel farkı, anayasanın 'yazılı' olup olmaması noktasında ara.
2
İngiliz sisteminde yasaların üstünde, değiştirilmesi çok zor olan tek bir 'Kutsal Metin' yoktur; Parlamento her şeyin üstündedir.

Daha Fazla Pratik

İngiliz sistemindeki 'Hukuk Devleti' (Rule of Law) ile Fransız sistemindeki 'Hukuk Devleti' (Etat de Droit) arasındaki yargısal farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, bir üst düzey memurun (Civil Servant) bakanın talimatlarının "kamu yararına" veya "devletin uzun vadeli çıkarlarına" aykırı olduğu gerekçesiyle bu bilgileri sızdırması durumunda; memurun "benim sadakatim bakana değil, devlete (Crown) aittir" şeklindeki savunması Armstrong Memorandumu (1985) hükümleri uyarınca geçersiz kabul edilmektedir. Bu memorandumun temel mantığı çerçevesinde, söz konusu savunmanın reddedilme gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memurların devlete karşı olan sadakat borcunun, ancak demokratik yollarla seçilmiş olan mevcut hükümet ve bakanlar aracılığıyla yerine getirilebileceği ilkesi

Cevap

Memurun devlete (Crown) olan sadakat borcunun, ancak demokratik olarak göreve gelmiş olan 'Günün Hükümeti' (Government of the day) ve ilgili bakanlar aracılığıyla ifa edilebileceği ilkesi
Armstrong Memorandumu, İngiltere'deki memuriyet etiğinin en temel belgelerinden biridir. Bu belgeye göre memurun 'Taç'a olan sadakati, ancak o anki demokratik hükümet ve bakan aracılığıyla yerine getirilebilir. Memurun bakanın politikasına karşı çıkıp 'ben devlete sadık kalıyorum' diyerek bilgi sızdırması, memuriyetin yürütmeden bağımsız bir anayasal kişiliği olmadığı gerekçesiyle hukuken ve etik olarak reddedilir. Memur ancak bakanın talimatı hukuka aykırıysa veya Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer) olarak bütçe kurallarını ihlal ediyorsa özel mekanizmalarla itiraz edebilir, ancak kendi kamu yararı tanımını bakanınkinin üzerine koyamaz.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz kamu yönetiminde memuriyetin anayasal statüsünü analiz etme
Memurlar teorik olarak 'Taç' (Crown) çalışanıdır ancak pratik siyasette bakanların emrindedirler.
Bu ikili yapı, memurun kime sadık olduğu konusunda (Bakan mı yoksa soyut Devlet mi?) bir çatışma yaratmaktadır.
2
Armstrong Memorandumu'nun çıkış noktasını değerlendirme
1984 Clive Ponting davası sonrası Kabine Sekreteri Sir Robert Armstrong tarafından yayınlanan belge.
Belge, memurların bakandan bağımsız bir 'kamu yararı' veya 'devlet çıkarı' tanımı yapamayacağını hükme bağlamıştır.
3
Memorandumun getirdiği sadakat hiyerarşisini belirleme
Sadakatin dolaylı olduğu; memur -> bakan -> hükümet -> Taç şeklinde bir zincir olduğu sonucuna varılır.
Memuriyetin yürütmeden (seçilmiş hükümetten) bağımsız bir anayasal varlığı olmadığı için sadakat ancak bakan üzerinden geçerli kılınır.

Anahtar Kavram

Armstrong Memorandumu ve Sadakat Hiyerarşisi

İpuçları

1
İngiltere'de memurlar (Civil Servants) 'Taç'ın (Crown) memurlarıdır ancak yürütme organının emri altındadırlar.
2
Armstrong Memorandumu, memurun bakanı devre dışı bırakarak doğrudan devlete sadakat gösteremeyeceğini savunur.
3
Bu düzenleme, memuriyetin 'yürütmeden bağımsız bir anayasal kişiliği olmadığını' ve sadakatin sadece seçilmiş bakanlar aracılığıyla meşrulaştığını belirtir.

Daha Fazla Pratik

Clive Ponting davasının İngiliz kamu yönetiminde 'kamu yararı' ve 'hükümet yararı' ayrımı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 12Soru

İngiltere'de Westminster sisteminin bir gereği olarak, memurlar Parlamento denetim komisyonlarına (Select Committees) bilgi verirken kendi adlarına değil, bağlı bulundukları bakan adına hareket ederler. Bu durum, memurların komisyonlar önündeki ifadelerinin sınırlarını, bakanın onayı olmadan gizli belgeleri paylaşamayacaklarını ve politika tercihlerini eleştiremeyeceklerini düzenleyen belirli rehber kurallara tabi olmalarını sağlar. Memurların Parlamento ile olan bu etkileşim usullerini belirleyen ve ilk kez 19801980 yılında yayımlanan bu rehber kurallar bütünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmotherly Kuralları

Cevap

Osmotherly Kuralları, İngiliz kamu yönetimi sisteminde memurların Parlamento denetim komisyonları (Select Committees) huzurundaki konumlarını, ifade verme usullerini ve bilgi paylaşım sınırlarını düzenleyen idari rehberdir.
Osmotherly Kuralları, İngiliz kamu yönetiminde memurların Parlamento komisyonları (Select Committees) huzurundaki ifadelerinin sınırlarını çizen ve memurların bakan adına hareket ettiğini vurgulayan temel idari rehberdir. Bu kurallara göre memurlar, bakanın izni olmadan politika tercihlerini eleştiremez ve gizli belgeleri açıklayamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Westminster modelindeki bakanlık sorumluluğu (Ministerial Responsibility) ilkesini analiz edin.
Memurların doğrudan Parlamento'ya değil, Bakan aracılığıyla sorumlu oldukları sonucuna ulaşılır.
Anayasal teamüller gereği yürütme organının Parlamento'ya karşı tek muhatabı Bakan'dır.
2
Memurların Parlamento denetim süreçlerindeki (komisyon sorgulamaları) kısıtlamalarını düzenleyen spesifik metni belirleyin.
Osmotherly Kuralları'nın, memurların 'Bakan adına' hareket ettiğini ve politika eleştirisi yapamayacağını öngördüğü tespit edilir.
Bu kurallar, siyasi tarafsızlığın ve hiyerarşik sorumluluğun korunması için usul belirler.
3
Diğer kavramsal belgelerle (Armstrong, Carltona) karşılaştırma yaparak ayrımı netleştirin.
Armstrong'un etik/sadakat odaklı, Carltona'nın ise yetki devri odaklı olduğu, Osmotherly'nin ise usul/denetim odaklı olduğu doğrulanır.
Hard (Zor) seviye sorularda benzer nitelikteki İngiliz kamu yönetimi doktrinlerinin ayrımı belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Bakanlık Sorumluluğu ve Memur-Parlamento İlişkisi (Osmotherly Kuralları)

İpuçları

1
Bu kurallar ilk kez 19801980 yılında, memur-parlamento ilişkisindeki gerilimleri yönetmek amacıyla hazırlanmıştır.
2
Söz konusu kuralların temelinde memurun Bakan'ın bir temsilcisi olduğu ve Parlamento'ya karşı kişisel bir sorumluluğu olmadığı fikri yatar.
3
Bu rehber metin, adını onu ilk kaleme alan üst düzey İngiliz bürokrattan almaktadır.

Daha Fazla Pratik

İngiliz sistemindeki 'Bakanlık Sorumluluğu' ilkesinin (Individual Ministerial Responsibility) sonuçlarını Carltona ve Armstrong doktrinleri ile karşılaştırarak inceleyin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 13Soru

İngiltere'de 1967 yılında yürürlüğe giren Parlamento Yönetim Danışmanı Yasası (Parliamentary Commissioner Act) ile kurulan ve İngiliz tipi ombudsmanlık olarak bilinen sistemin, kıta Avrupası ve İskandinav uygulamalarından ayrılan en temel karakteristik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşların şikayetlerini doğrudan kuruma iletemediği ve başvuruların mutlaka bir Avam Kamarası üyesi aracılığıyla yapılmasını gerektiren 'milletvekili filtresi' sisteminin uygulanması

Cevap

İngiltere'deki ombudsmanlık sisteminin en temel ayırıcı özelliği, vatandaşların doğrudan başvuru yapamadığı ve şikayetlerin bir Parlamento üyesi (milletvekili) süzgecinden geçerek kuruma ulaştığı 'milletvekili filtresi' (MP Filter) uygulamasıdır.
Doğru cevap olan seçenek, İngiliz ombudsmanlık sisteminin dünya literatüründeki en özgün yanı olan 'milletvekili filtresi'ni tanımlamaktadır. Bu sisteme göre vatandaşlar idari haksızlıklara karşı doğrudan ombudsmana gidemezler; şikayetlerini bir Avam Kamarası üyesine iletirler ve denetim süreci ancak bu üyenin aracılığıyla başlatılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'deki ombudsmanlık kurumunun (PCA) kuruluş yasasını incele.
1967 tarihli Parlamento Yönetim Danışmanı Yasası'na göre kurumun Parlamento ile organik bağı olduğu tespit edilir.
İngiliz sistemi, halkın şikayetlerini doğrudan iletebildiği klasik ombudsman modelinden farklı bir temsil anlayışına dayanır.
2
Başvuru usulünü analiz et.
Vatandaş şikayetini önce kendi bölgesinin milletvekiline iletir; milletvekili uygun görürse şikayeti Danışman'a (PCA) sevk eder.
Bu durum 'Milletvekili Filtresi' (MP Filter) olarak adlandırılır ve Westminster modelinin Parlamento egemenliği ilkesiyle uyumludur.

Anahtar Kavram

Milletvekili Filtresi (MP Filter)

İpuçları

1
İngiltere'de parlamento egemenliği esastır ve denetim süreçleri genellikle Parlamento üyeleri üzerinden yürür.
2
Vatandaşın idareyle olan sorununu kuruma taşıyabilmesi için arada bir 'aracı' (siyasi temsilci) olması gerekir.
3
Bu özelliğe literatürde 'milletvekili filtresi' (MP Filter) adı verilir.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'de yerel yönetimleri denetleyen 'Local Government Ombudsmen' sisteminde bu filtrenin uygulanıp uygulanmadığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 14Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, Kıta Avrupası hukuk geleneğinden farklı olarak, hukuk sisteminde soyut bir "Devlet" (State) tüzel kişiliği kavramına yer verilmemiştir. Bunun yerine kamu gücü, yürütme yetkisi ve idari otorite "Tac" (The Crown) kavramı etrafında şekillenmiştir. Bu hukuki ve kurumsal yapının İngiliz kamu yönetimi üzerindeki temel yansımalarından biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu görevlilerinin soyut bir devlet tüzel kişiliğine değil, doğrudan Tac'a bağlı olmaları ve hukuki statülerinin "Tac'ın Hizmetkârları" (Servants of the Crown) olarak tanımlanması

Cevap

İngiliz kamu yönetimi sisteminde memurlar, soyut bir devlet tüzel kişiliğinin değil, doğrudan Tac'ın hizmetkârları (Servants of the Crown) olarak kabul edilirler.
İngiliz kamu yönetimi geleneğinde kamu otoritesinin somut karşılığı Tac'dır. Bu durum, kamu hizmetine girenlerin statüsünü doğrudan belirler. Memurlar, parlamenter monarşi geleneğinin bir sonucu olarak soyut bir devlet kavramına değil, Tac'a hizmet etmekle yükümlüdürler ve bu unvanla anılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz yönetimindeki "Tac" kavramının hukuki niteliğini analiz etmek.
İngiltere'de Kıta Avrupası'ndaki gibi soyut bir "Devlet" tüzel kişiliği yerine, otoritenin kaynağı olarak Tac'ın (The Crown) esas alındığı görülür.
Sistemin temel hukuki farklılığını saptamak.
2
Bu kavramın kamu personeli üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Hukuki olarak memurların bağı bir tüzel kişiliğe değil, Tac'a (hükümdarın şahsında temsil edilen otoriteye) karşıdır ve bu nedenle "Servants of the Crown" olarak adlandırılırlar.
Personel rejiminin hukuki dayanağını belirlemek.
3
Diğer seçeneklerdeki Kıta Avrupası özelliklerini (İdari yargı, idari sözleşme vb.) elemek.
İdari mahkemeler ve idari sözleşme rejiminin İngiliz hukuk geleneğinde (Dicey'in Hukukun Üstünlüğü ilkesi gereği) yer almadığı doğrulanır.
Karşılaştırmalı analizi tamamlamak.

Anahtar Kavram

İngiliz Sisteminde Tac (The Crown) ve Devlet Kavramı Ayrımı

İpuçları

1
İngiltere'de Kıta Avrupası'ndaki 'Devlet' kavramı yerine hangi sembolik otoritenin kullanıldığını hatırlayın.
2
İngiliz memurlarının resmi unvanlarına (Servants of the...) odaklanın.
3
Dicey'in 'Rule of Law' (Hukukun Üstünlüğü) ilkesinin, idari mahkemeler ve idari sözleşme gibi kavramları neden reddettiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Ultra Vires' doktrini ile Kıta Avrupası'ndaki 'Yasal Yönetim' ilkesi arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

İngiliz kamu yönetimi sisteminde, memuriyetin geleneksel "genelci" (generalist) yapısına ve üst kademe memurların "zeki amatörler" (gifted amateurs) olarak yetiştirilmesine yönelik köklü eleştiriler getirerek; idarenin teknik uzmanlık, yönetsel beceri ve profesyonellik temelinde yeniden yapılandırılmasını, memuriyet sınıfları arasındaki katı ayrımın kaldırılarak "birleştirilmiş bir derecelendirme yapısı" (unified grading structure) kurulmasını teklif eden temel reform belgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fulton Raporu (1968)

Cevap

İngiltere'de genelci memuriyet yapısını eleştirerek uzmanlaşmayı ve profesyonel yönetimi savunan temel metin Fulton Raporu'dur.
Doğru yanıt olan seçenek, 1968 tarihli Fulton Raporu'nu belirtmektedir. Bu rapor, İngiliz sivil hizmetinde o güne kadar hakim olan ve memurların teknik bilgiden ziyade genel bir entelektüel kapasiteye sahip olmasını savunan 'zeki amatörlük' anlayışına en sert eleştiriyi getirmiştir. Rapor, yönetimin profesyonel bir iş olduğunu savunarak Sivil Hizmet Koleji'nin kurulması, teknik uzmanlara daha fazla yetki verilmesi ve memurların sınıfsal ayrımını ortadan kaldıran 'birleştirilmiş bir derecelendirme yapısı' önerisiyle modern İngiliz kamu yönetiminin dönüm noktalarından biri olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz kamu yönetimi geleneğindeki 'genelci' (generalist) kavramının analiz edilmesi.
İngiliz sisteminde memurların (özellikle üst kademe) belirli bir teknik alanda değil, genel bir entelektüel formasyonla (beşeri bilimler vb.) yetiştirildiği görülür.
Soruda sorulan eleştirinin odağını anlamak için mevcut geleneği tanımlamak gerekir.
2
Tarihi reform dalgalarının ve temel belgelerin karşılaştırılması.
Northcote-Trevelyan liyakati getirmiş, Fulton genelciliği eleştirmiş, Ibbs (Next Steps) ise ajanslaşmayı başlatmıştır.
Benzer içerikli raporlar arasındaki kronolojik ve içeriksel farkları ayırt etmek gerekir.
3
Fulton Raporu'nun (1968) özgün önerilerinin tespit edilmesi.
Raporun 'zeki amatörler' kültünü eleştirdiği ve 'birleştirilmiş derecelendirme yapısı' (unified grading structure) ile memuriyet sınıflarını (Administrative, Executive, Clerical) tek bir hiyerarşide topladığı belirlenir.
Sorudaki anahtar kavramlarla (gifted amateurs, unified grading) doğru seçeneği eşleştirmek için bu adım zorunludur.

Anahtar Kavram

İngiltere Kamu Yönetiminde Genelci (Generalist) Gelenek vs. Uzmanlaşma (Fulton Reformu)

İpuçları

1
Bu rapor, 1960'lı yılların sonunda İngiliz bürokrasisinin 'geleneksel' ve 'amatör' kaldığı iddiaları üzerine hazırlanmıştır.
2
İngiliz memuriyet sisteminde 'idari sınıf', 'yürütme sınıfı' ve 'yazışma sınıfı' gibi katı ayrımları kaldırıp tek bir hiyerarşi kurmayı önermiştir.
3
Raporun başındaki isim Lord Fulton'dır ve raporun en meşhur kavramı genelci memurları tanımlayan 'zeki amatörler' (gifted amateurs) ifadesidir.

Daha Fazla Pratik

Fulton Raporu'nun önerdiği 'Sivil Hizmet Koleji' (Civil Service College) ve 'Sivil Hizmet Departmanı' (Civil Service Department) kavramlarını araştırarak reformun uygulama sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

İngiltere'de 1988 yılında yayımlanan "Next Steps" (Ibbs Raporu) ile başlayan süreçte, kamu hizmetlerinin sunumunda etkinliği artırmak amacıyla "İcra Birimleri" (Executive Agencies) kurulmuştur. Bu icra birimlerinin yapısı ve işleyişi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İcra birimleri, merkezi yönetim teşkilatından tamamen koparılarak ayrı birer tüzel kişilik ve bağımsız bütçeye sahip anayasal kurumlar haline getirilmiştir.

Cevap

İcra birimlerinin merkezi yönetimden tamamen kopuk, ayrı tüzel kişilikleri olan anayasal kurumlar olduğu ifadesi yanlıştır; bu birimler bağlı oldukları bakanlığın bir parçasıdır.
İngiltere'deki icra birimleri (Executive Agencies), 1988 reformu ile kurulan ve bir bakanlığın operasyonel işlerini yürüten birimlerdir. Bu birimler hiyerarşik olarak bir bakana bağlıdır ve 'Department' (Bakanlık) yapısının bir parçası sayılırlar. Dolayısıyla ayrı bir tüzel kişilikleri veya bakanlıktan tamamen kopuk bağımsız bir bütçeleri bulunmamaktadır; her ne kadar performans hedefleri doğrultusunda geniş yetkileri olsa da anayasal olarak merkezi idarenin parçasıdırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Next Steps (Ibbs Raporu) reformunun temel amacını analiz et.
Reformun amacı, politika yapımı ile hizmet sunumunu birbirinden ayırarak (agencification) verimliliği artırmaktır.
İngiltere'deki bu modelde 'parçalara bölme' stratejisi uygulanmıştır.
2
İcra birimlerinin (Executive Agencies) hukuki statüsünü incele.
Bu birimler 'Crown' (Tac) bünyesindedir, bağlı oldukları bakanlığın bir parçasıdır ve ayrı birer tüzel kişilikleri yoktur.
Tam bağımsızlık yerine operasyonel özerklik ve bakanlık denetimi dengesi kurulmuştur.
3
Seçeneklerdeki idari yapı tanımlarını karşılaştır.
Bağımsız anayasal kurum nitelemesi, İngiltere'deki merkezi yönetim birimleri için geçerli bir tanım değildir.
Yanlış olan seçenek, birimlerin bakanlık hiyerarşisinden tamamen koparıldığını iddia etmektedir.

Anahtar Kavram

İngiltere'de Agencification (Birimleşme) ve Next Steps Reformu

İpuçları

1
İngiltere'deki 'Next Steps' reformu, devletin tamamen küçültülmesini değil, hizmet sunumunun profesyonelleşmesini amaçlar.
2
İcra birimlerinin 'ayrı tüzel kişilik' mi yoksa 'bakanlık parçası' mı olduğunu hatırlamaya çalışın.
3
Bu birimler bakanlığın içinde yer alır ancak operasyonel olarak özerktirler; bakanlıkla olan bağları kopmamıştır.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'de kamu görevlilerinin tarafsızlığını ve memuriyet etik ilkelerini belirleyen Armstrong Memorandumu veya Civil Service Code konularına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

İngiltere'de 19.19. yüzyılın ortalarında (18541854) hazırlanan; kamu hizmetine girişte kayırmacılığın (patronaj) sona erdirilmesini, memurların açık yarışma sınavlarıyla liyakate dayalı olarak işe alınmasını ve siyasi tarafsızlığın kurumsallaşmasını öngörerek modern İngiliz sivil hizmetinin temellerini atan rapor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Northcote-Trevelyan Raporu

Cevap

İngiliz kamu yönetiminde liyakat sisteminin temelini atan belge Northcote-Trevelyan Raporu'dur.
Northcote-Trevelyan Raporu (18541854), İngiliz kamu yönetimi tarihinde devrim niteliğinde bir dönüm noktasıdır. Bu raporla birlikte memurların bakanların kişisel tercihlerine veya siyasi bağlantılarına göre işe alınması (patronaj sistemi) yerine; yeteneğe dayalı açık yarışma sınavları, memurların siyasi tarafsızlığı ve kalıcı kariyer sistemi getirilmiştir. Bu yapı, bugün 'Westminster Modeli' olarak bilinen sistemin bürokratik temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi analiz etmek
19.19. yüzyıl ortası (18541854) vurgusuyla sistemin kuruluş aşamasına odaklanıldı.
Soruda belirtilen tarih, sistemin modernleşme başlangıcını işaret eder.
2
Sistemin temel ilkelerini tanımlamak
Liyakat, açık sınavlar ve siyasi tarafsızlık ilkeleri tespit edildi.
Bu ilkeler, kayırmacı patronaj sisteminden profesyonel memuriyete geçişin anahtarıdır.
3
Belgeyi isimlendirmek
Bu reformları öneren ve Sir Stafford Northcote ile Sir Charles Trevelyan tarafından hazırlanan rapora ulaşıldı.
Belge içeriği ile sorudaki özellikler tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

İngiliz Sivil Hizmetinde Liyakat ve Northcote-Trevelyan Reformları

İpuçları

1
İngiliz memuriyetinin 'Magna Carta'sı olarak kabul edilen, oldukça eski tarihli (19.19. yüzyıl) bir reform belgesidir.
2
Bu rapor, kayırmacılığın yerini liyakatin almasını ve merkezi bir sınav mekanizmasının kurulmasını sağlamıştır.
3
Raporun ismi, onu hazırlayan iki önemli devlet adamının soyadlarından oluşmaktadır.

Daha Fazla Pratik

İngiliz memuriyetindeki 'genelci' (generalist) yapının eleştirildiği 19681968 tarihli Fulton Raporu'nu inceleyerek sistemin gelişim sürecini tamamlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 18Soru

İngiltere kamu yönetimi geleneğinde, bir bakanlığın en üst düzey sivil memuru olan Daimi Müsteşar (PermanentPermanent SecretarySecretary), bakanlık bütçesinin yasallığı, yerindeliği ve verimli kullanımı hususlarında Parlamento'nun Kamu Hesapları Komitesi'ne (PublicPublic AccountsAccounts CommitteeCommittee) doğrudan hesap vermekle yükümlüdür. Bu teknik ve mali sorumluluğu çerçevesinde Daimi Müsteşar aşağıdaki unvanlardan hangisini taşımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer)

Cevap

Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer)
İngiltere kamu yönetiminde, bakanlıkların en üst düzey yöneticisi olan Daimi Müsteşarlar (PermanentPermanent SecretariesSecretaries), bütçenin ekonomik ve verimli kullanılmasından dolayı Parlamento'ya karşı şahsen sorumlu oldukları "Muhasebe Yetkilisi" (AccountingAccounting OfficerOfficer) unvanını taşırlar. Bu durum, sivil memurların bütçe konusunda bakanın talimatlarından bağımsız olarak hesap verme yükümlülüğünü doğuran, İngiliz idari sistemine özgü kritik bir denetim mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'deki siyaset ve yönetim ayrımını analiz etmek.
Bakanların siyasi, sivil memurların ise idari/teknik sorumluluğa sahip olduğu belirlenir.
İngiliz kamu yönetiminde bakanlar Parlamento'ya karşı siyasi olarak sorumludur; ancak mali kaynakların kullanımı teknik bir uzmanlık alanı olarak sivil memurlara bırakılmıştır.
2
Daimi Müsteşar makamının mali yetki ve sorumluluklarını tanımlamak.
Daimi Müsteşarın sadece bakana değil, bütçe kullanımı konusunda doğrudan Parlamento'ya da bağlı olduğu görülür.
İngiliz kamu yönetiminde kamu kaynaklarının israf edilmemesi için bürokratik bir denetim mekanizması kurulmuştur.
3
Mali hesap verebilirlik çerçevesinde kullanılan spesifik unvanı tespit etmek.
Bütçenin ekonomikliği ve verimliliği üzerine hesap veren makamın "Accounting Officer" olduğu teyit edilir.
Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer) unvanı, sivil memurun bakanın emirlerinden bağımsız olarak bütçenin usulüne uygun kullanılmasından şahsen sorumlu olduğunu ifade eden hukuki bir kavramdır.

Anahtar Kavram

İngiltere'de sivil memurların mali hesap verebilirliği ve Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer) statüsü.

İpuçları

1
Bu unvan, sivil memurun siyasi sorumluluktan bağımsız olarak 'para harcama' konusundaki teknik sorumluluğunu ifade eder.
2
İngiliz sisteminde bu kişi, bakanın bütçeye aykırı bir talimatı durumunda Parlamento'ya bilgi vermekle yükümlüdür.
3
Bu terim doğrudan Parlamento'nun bütçe denetim komitesi olan Kamu Hesapları Komitesi ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'de sivil memuriyetin tarafsızlık ve liyakat ilkelerini güvence altına alan 'Civil Service Commission'ın görevlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bakanların 'siyasi sorumluluğu' ile memurların 'mali sorumluluğu' arasındaki ayrımı hatırlayarak, memura verilen teknik bütçe unvanına odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 19Soru

İngiliz kamu yönetimi literatüründe ve uygulamasında; merkezi hükümetin doğrudan hiyerarşik yapısının dışında yer alan, ancak bakanlar tarafından atanan bir yönetim kurulu aracılığıyla denetlenen, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde belirli bir operasyonel özerkliğe sahip olan "Bölüm Dışı Kamu Kuruluşları" (NonNon-DepartmentalDepartmental PublicPublic BodiesBodies) aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: QUANGO

Cevap

İngiltere'de merkezi bakanlıkların hiyerarşisi dışında kalan ancak stratejik olarak bakanlara bağlı olan yarı-özerk kuruluşlar QUANGO kavramı ile ifade edilir.
Doğru cevap olan ifade, İngiltere'de kamu hizmetlerinin yürütülmesinde uzmanlaşmış, bakanlıkların hiyerarşik sınırları dışında (mesafeli - arms-length) yer alan ancak stratejik olarak bakanlara karşı sorumlu olan yarı-özerk yapıları tam olarak tanımlar. Bu yapılar literatürde hem 'Non-Departmental Public Bodies' hem de yaygın olarak 'QUANGO' (QuasiQuasi-AutonomousAutonomous NonNon-GovernmentalGovernmental OrganizationsOrganizations) adıyla anılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal yapının konumunu analiz etme
Söz konusu kuruluşlar "Bölüm Dışı Kamu Kuruluşları" (NDPBNDPB) olarak tanımlanmış ve bakanlık hiyerarşisinin dışında oldukları belirtilmiştir.
İngiliz sisteminde hizmet birimleri ya bakanlık içinde (ajanslar) ya da bakanlık dışında (QUANGO'lar) yapılandırılır.
2
Yönetim ve denetim ilişkisini değerlendirme
Yönetim kurulunun bakan tarafından atanması, bu kuruluşların hükümet ile olan bağını (hesap verebilirlik) doğrular.
QUANGO'lar (Quasi-Autonomous Non-Governmental Organizations) tam bağımsız sivil toplum kuruluşu değil, "yarı-özerk" kamu yapılarıdır.
3
Doğru terimi eşleştirme
Literatürde bu tür yapılar için kullanılan yaygın ve teknik terim QUANGO'dur.
1980 sonrası İngiltere'de devletin küçülmesi ve hizmetlerin uzmanlaşmış özerk birimlere devredilmesi bu kavramla özdeşleşmiştir.

Anahtar Kavram

QUANGO'ların (Bölüm Dışı Kamu Kuruluşları) İngiliz İdari Yapısındaki Yeri

İpuçları

1
Bu kuruluşlar merkezi bakanlıkların 'kollarının ulaşamayacağı mesafede' (armsarms-lengthlength) tutulur.
2
Kavramın açılımı 'Yarı-Özerk Hükümet Dışı Kuruluş' anlamına gelir.
3
Bakanlık hiyerarşisi içindeki 'Next Steps' ajanslarından farklı olarak, bu yapılar bakanlık dışı kamu kuruluşlarıdır (NDPBNDPB).

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Next Steps' raporunun kamu yönetimi yapısındaki hiyerarşik değişim üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 20Soru

İngiltere kamu yönetimi geleneğinde modern bakanlık yapılarının temelini oluşturan ve kamu kurumlarının rasyonel bir şekilde teşkilatlanması için hazırlanan 1918 tarihli Haldane Raporu, bakanlıkların yapılandırılmasında aşağıdaki ilkelerden hangisini savunmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu birimlerinin, hizmet sunulan kişi veya gruplara (hizmetten yararlananlar) göre değil, sunulan hizmetin işlevine (fonksiyonuna) göre yapılandırılması

Cevap

İngiltere'de 1918 tarihli Haldane Raporu, kamu kurumlarının rasyonel örgütlenmesi için 'işlev esası'nı (function) savunmuş, kurumların hizmet sundukları kişi gruplarına (clientele) göre değil, uzmanlaştıkları hizmet türüne göre yapılandırılmasını önermiştir.
Doğru yanıt olan hizmetin işlevine göre yapılandırma ilkesi, Haldane Raporu'nun (1918) en devrimci önerisidir. Rapor, bakanlıkların 'hizmetten yararlananlar' (clientele) bazında örgütlenmesinin yetki çatışmalarına ve kaynak israfına yol açtığını; buna karşın 'işlev' (sağlık, savunma vb.) bazlı örgütlenmenin uzmanlaşmayı ve hesap verebilirliği artırdığını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Haldane Raporu'nun (1918) tarihsel bağlamını analiz etme
Bu rapor, Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere'de bakanlıkların ve yürütme organının daha etkin çalışması için hazırlanan temel metindir.
Sorunun hangi tarihsel ve kurumsal çerçeveyi sorguladığını belirlemek için gereklidir.
2
Raporun teşkilatlanma önerilerini değerlendirme
Rapor, bakanlıkların 'hizmetten yararlananlara' (örneğin; sadece çocuklara, sadece yaşlılara bakan birimler) göre değil, 'hizmetin işlevine' (örneğin; Sağlık Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı) göre kurulmasını önermiştir.
Teşkilatlanma ilkeleri arasındaki temel ayrımı anlamak için gereklidir.
3
Seçenekler arasında işlevsel örgütlenme ilkesini bulma
Sunulan hizmetin işlevine/fonksiyonuna göre yapılandırmayı belirten ifade doğru kabul edilir.
Raporun özünü yansıtan seçeneğin tespit edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İngiltere Kamu Yönetiminde Teşkilatlanma İlkeleri ve Haldane Raporu

İpuçları

1
Bu rapor, kurumların 'kim' için çalıştığıyla değil, 'ne' yaptığıyla ilgilenen bir örgütlenme modelini savunur.
2
Raporun önerdiği model, bugün bildiğimiz Sağlık, Eğitim, Savunma gibi fonksiyonel bakanlıkların temel mantığını oluşturur.
3
Rapor, 'hizmetten yararlananlar' (örneğin işsizler, çocuklar) yerine 'sunulan hizmetin niteliği'ni (istihdam, eğitim) temel kriter olarak belirlemiştir.

Daha Fazla Pratik

Bu raporun etkilerini anlamak için sivil hizmette liyakat sistemini başlatan Northcote-Trevelyan Raporu (1854) ve modernizasyon sürecindeki Fulton Raporu (1968) ile karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 2Sonraki
İngiltere Kamu Yönetimi Sistemi Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin