Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

263 soru

Soru 181Soru

Bay (E), 20252025 takvim yılında mülkiyetindeki bir konutu mesken olarak kiraya vererek 120.000120.000 TL kira geliri, tamamı tevkifata tabi tutulmuş bir işyerinden ise brüt 150.000150.000 TL kira geliri elde etmiştir. Bay (E)'nin bu gelirleri dışında başka herhangi bir geliri bulunmamaktadır ve gider yöntemi olarak "götürü gider" usulünü seçmiştir.

Buna göre, Bay (E)'nin 20252025 yılı gelirlerine ilişkin mesken kira geliri üzerinden beyan edeceği safi irat tutarı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 102.000102.000

Cevap

Bay (E)'nin beyan edeceği safi irat tutarı 102.000102.000 TL'dir.
Mükellefin elde ettiği mesken kira geliri (120.000120.000 TL) ile işyeri kira gelirinin (150.000150.000 TL) toplamı olan 270.000270.000 TL, 20252025 yılı için geçerli olan 230.000230.000 TL'lik istisna kaybı sınırını aşmaktadır. Bu nedenle 29.00029.000 TL'lik mesken istisnasından yararlanılamaz. Safi irat hesaplanırken, istisna düşülmemiş brüt hasılat olan 120.000120.000 TL üzerinden %15\%15 götürü gider indirimi yapılarak (120.000×0,15=18.000120.000 \times 0,15 = 18.000 TL), vergiye tabi safi irat 102.000102.000 TL olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnasından yararlanma durumunun kontrol edilmesi
120.000+150.000=270.000120.000 + 150.000 = 270.000 TL
GVK Madde 21 uyarınca; mesken kira geliri ile diğer gelirler toplamı, 103. maddedeki tarifenin 3. dilimini (20252025 yılı için 230.000230.000 TL) aşarsa istisnadan yararlanılamaz.
2
İşyeri kira gelirinin beyan durumunun değerlendirilmesi
150.000150.000 TL < 230.000230.000 TL (Beyan edilmez)
Tevkifata tabi işyeri kira gelirleri, beyan sınırının (230.000230.000 TL) altında kaldığı için beyannameye dahil edilmez ancak istisna kontrolünde dikkate alınır.
3
Mesken kira gelirine götürü gider indiriminin uygulanması
120.000×0,85=102.000120.000 \times 0,85 = 102.000 TL
İstisna hakkı kaybedildiği için brüt hasılattan sadece %15\%15 oranındaki götürü gider düşülür.

Anahtar Kavram

Gayrimenkul Sermaye İratlarında İstisna Kaybı ve Safi İrat Hesaplaması

Alternatif Yöntem

Önce toplam geliri bulup sınırı kontrol edin: 270k>230k270k > 230k. İstisna olmadığını saptadıktan sonra, mesken gelirini doğrudan 0,850,85 ile çarparak safi irada ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 182Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketinin 20252025 takvim yılı hesap dönemi kazançlarının vergilendirilmesi sürecinde; geçici vergi uygulaması, yıllık beyanname verme süresi ve verginin ödenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlgili hesap dönemine ilişkin olarak üçer aylık dönemler itibarıyla tahakkuk ettirilen geçici vergilerin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için bu vergilerin ödenmiş olması şarttır.

Cevap

İlgili hesap dönemine ilişkin olarak üçer aylık dönemler itibarıyla tahakkuk ettirilen geçici vergilerin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için bu vergilerin ödenmiş olması şarttır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3434. maddesine göre, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden, ilgili hesap dönemine ilişkin olarak ödenen geçici vergiler mahsup edilir. Buradaki kritik şart, verginin tahakkuk etmesinin yanında fiilen 'ödenmiş' olmasıdır. Ödenmemiş geçici vergiler yıllık beyanname aşamasında mahsup edilemez, ancak vergi dairesince terkin edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hesap dönemini ve geçici vergi periyotlarını belirleme
20252025 takvim yılı için 33 adet geçici vergi dönemi (11., 22. ve 33. dönemler) bulunmaktadır.
73387338 sayılı Kanun ile dördüncü dönem geçici vergi uygulaması kaldırılmıştır.
2
Yıllık beyanname verme süresini kontrol etme
Beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın sonuna (3030 Nisan 20262026) kadar verilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2525. maddesi uyarınca beyan süresi Nisan ayıdır; Mart ayı Gelir Vergisi içindir.
3
Mahsup mekanizmasının şartlarını değerlendirme
Yıl içinde ödenen geçici vergiler yıllık vergiden indirilir; ancak bunun için fiilen ödenmiş olmaları gerekir.
KVK Madde 34/134/1 açıkça 'ödenmiş olması şartıyla' ibaresini içermektedir.
4
Ödeme ve iade usullerini doğrulama
Vergi tek taksitte Nisan sonunda ödenir; mahsup fazlası varsa nakden iade mümkündür.
Mevcut yasal düzenlemeler taksitli ödemeyi kaldırmış ve nakden iade hakkını tanımıştır.

Anahtar Kavram

Kurumlar vergisinde yıllık beyan süreci ve geçici verginin mahsup şartı
Soru 183Soru

Bay (B), 20252025 takvim yılında sahibi olduğu bir konutu mesken olarak kiraya vermiş ve yıllık toplam 120.000120.000 TL brüt kira geliri elde etmiştir. Bay (B)'nin bu kira geliri dışında beyana tabi başka bir geliri bulunmamaktadır ve mükellef "götürü gider" usulünü tercih etmiştir.

20252025 yılı gelirleri için uygulanacak mesken istisna tutarı 43.00043.000 TL ve götürü gider oranı %15\%15 olduğuna göre; Bay (B)'nin beyan etmesi gereken safi irat (vergi matrahı) kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 65.45065.450

Cevap

Bay (B)'nin beyan etmesi gereken safi irat 65.45065.450 TL'dir.
Vergi mevzuatına göre mesken kira gelirlerinde safi irat bulunurken; önce brüt hasılattan mesken istisnası düşülür, ardından kalan tutar üzerinden %15\%15 oranında götürü gider indirimi yapılır. Yapılan hesaplamada 120.00043.000=77.000120.000 - 43.000 = 77.000 TL; 77.000(77.000×0,15)=65.45077.000 - (77.000 \times 0,15) = 65.450 TL sonucuna ulaşılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İstisna tutarının brüt hasılattan düşülmesi
120.00043.000=77.000120.000 - 43.000 = 77.000 TL
Gayrimenkul sermaye iratlarında mesken kira gelirlerine önce ilgili yılın istisnası uygulanır.
2
Götürü gider tutarının hesaplanması
77.000×%15=11.55077.000 \times \%15 = 11.550 TL
Götürü gider, istisna düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden hesaplanır.
3
Safi iradın (matrahın) bulunması
77.00011.550=65.45077.000 - 11.550 = 65.450 TL
İstisna sonrası tutardan hesaplanan giderin düşülmesiyle vergiye tabi matraha ulaşılır.

Anahtar Kavram

GMSİ matrah hesaplamasında istisna ve götürü giderin sırasıyla uygulanması

İpuçları

1
Önce kira gelirinden mesken istisnasını çıkarmayı deneyin.

Daha Fazla Pratik

Gerçek gider usulü seçilseydi hangi harcamaların indirilebileceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 184Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, ticari kazancın basit usulde tespiti için kanunda belirtilen genel ve özel şartların birlikte taşınması gerekmektedir. Ancak kanunun 5151. maddesinde sayılan mükellefler ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları (güncel Cumhurbaşkanı Kararları) kapsamına girenler, şartları taşısalar dahi basit usulden yararlanamazlar.

Buna göre; İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehir belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren aşağıdaki mükelleflerden hangisi, faaliyetinin mahiyeti gereği (Bakanlar Kurulu'nun 95/643095/6430 sayılı kararı uyarınca) diğer tüm şartları taşısa dahi kazancını basit usulde tespit ettiremez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perakende olarak bakkallık veya market işletmeciliği (emtia alım-satımı) yapanlar

Cevap

Perakende olarak bakkallık veya market işletmeciliği yapanlar, büyükşehir belediye sınırları içerisinde emtia alım-satımı ile uğraştıkları için basit usulden yararlanamazlar.
Doğru seçenek olan bakkallık faaliyeti, 95/643095/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediye sınırları içerisinde basit usulden yararlanması yasaklanan 'her türlü emtia alım-satımı' grubuna girmektedir. Bu mükellefler kira ve hasılat limitlerinin altında kalsalar dahi gerçek usulde vergilendirilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin faaliyet gösterdiği lokasyonu kontrol et
Mükellef; İstanbul, Ankara veya İzmir gibi bir büyükşehir belediye sınırları içerisindedir.
Büyükşehirlerde basit usul kuralları, 95/643095/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile daraltılmıştır.
2
Faaliyetin mahiyetini (hizmet vs. emtia) analiz et
Bakkallık faaliyeti, temel olarak 'emtia alım-satımı' (mal ticareti) kategorisine girmektedir.
Kararname, büyükşehirlerdeki emtia ticaretini basit usulün dışına çıkarmıştır.
3
Yasal istisnaları (hizmet sektörünü) ele
Berber, terzi, ayakkabı tamircisi gibi meslekler 'hizmet' odaklıdır ve bu kısıtlamanın dışındadır.
Hizmet erbabı, büyükşehirde olsa dahi diğer şartları sağlıyorsa basit usulde kalabilir.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Basit Usulden Yararlanamayacak Olanlar
Soru 185Soru

Bay (M)(M), bir kent merkezinde gayrimenkul ve araç alım-satım işlerine tavassut (aracılık) etmek amacıyla bir büro kiralamış ve bir yardımcı personel istihdam ederek faaliyete başlamıştır. Bay (M)(M), işletme hacminin düşük olduğunu ve basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşıdığını belirterek kazancının basit usulde tespit edilmesini talep etmektedir.

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, Bay (M)(M)'nin vergi durumu ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alım-satım işlerine aracılık edenler kanunen basit usulden faydalanamayacak mükellefler arasında sayıldığından, kazancı gerçek usulde tespit edilmelidir.

Cevap

Alım-satım işlerine aracılık eden mükellefler, Gelir Vergisi Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca basit usulden yararlanamayacaklar listesinde yer aldıkları için kazançları gerçek usulde tespit edilmelidir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 51. maddesinde, basit usulden faydalanamayacak olanlar tahdidi olarak sayılmıştır. Maddenin 2. bendinde yer alan 'Alım-satım işlerine tavassut edenler' ifadesi uyarınca, gayrimenkul ve araç aracılığı yapan mükellef, diğer şartları sağlasa dahi basit usule tabi olamaz ve gerçek usulde vergilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirle
Gayrimenkul ve araç alım-satımına aracılık (tavassut) faaliyeti.
Kazancın hangi gelir unsuru kapsamında olduğu ve hangi usulde vergilendirileceği faaliyetin türüne bağlıdır.
2
Ticari organizasyon varlığını kontrol et
Büro kiralama ve personel istihdamı bir ticari organizasyonun varlığını kanıtlar.
Sermaye ve emeğin bir organizasyon içinde birleşmesi kazancın ticari kazanç olduğunu gösterir.
3
Basit usulden yararlanma kısıtlamalarını (GVK 51) incele
GVK Madde 51/2 uyarınca 'Alım-satım işlerine tavassut edenler' basit usulden yararlanamaz.
Mükellef genel şartları taşısa bile, yaptığı işin türü nedeniyle basit usul kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Basit Usulden Faydalanamayacak Olanlar (GVK Madde 51)

Daha Fazla Pratik

Basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçiş şartlarını ve GVK Madde 51'deki diğer yasaklı meslekleri (sarraflar, ilan ve reklam işiyle uğraşanlar vb.) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 186Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre; ticari bir işletmenin faaliyeti tamamen durdurulduktan veya işletme terk edildikten sonra, bu işletmeye dahil olan marka, imtiyaz ve telif haklarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar aşağıdaki gelir unsurlarından hangisinin kapsamında vergilendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arızi kazançlar

Cevap

Ticari bir işletmenin terkinden sonra işletmeye dahil hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar 'Arızi kazançlar' kapsamında yer alır.
Doğru cevap olan 'Arızi kazançlar' ifadesi, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 8282. maddesinin birinci fıkrasına dayanmaktadır. Bu maddeye göre, ticari bir işletmenin faaliyeti durdurulduktan veya terk edildikten sonra, işletmeye dahil olan hakların (marka, imtiyaz, telif hakları vb.) elden çıkarılması sonucu elde edilen kazançlar arızi kazanç niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin hukuki durumunun tespiti.
İşletmenin faaliyetinin tamamen durdurulduğu veya terk edildiği belirlenir.
Gelir vergisinde bir kazancın türünü belirlemek için faaliyetin devam edip etmediği kritik bir öneme sahiptir.
2
Elden çıkarılan unsurların niteliğinin ve zamanlamasının belirlenmesi.
İşletmeye dahil olan marka, imtiyaz ve telif hakları, işletme terk edildikten sonra elden çıkarılmıştır.
Terkten sonra gerçekleştirilen bu işlem, kazancın 'Ticari Kazanç' yerine 'Diğer Kazanç ve İratlar' altına girmesine neden olur.
3
İlgili Kanun maddesi (193193 sayılı GVK Mükerrer Madde 8282) ile eşleştirme.
İşlem 'Arızi Kazanç' olarak tanımlanır.
Kanun koyucu, ticari bir işletmenin faaliyeti durdurulduktan sonra işletme unsurlarının elden çıkarılmasını arızi (süreklilik arz etmeyen) bir işlem olarak kabul etmiştir.

Anahtar Kavram

Ticareti terk edenlerin, terkten sonra elde ettikleri arızi kazançlar.

Daha Fazla Pratik

Arızi kazançlar ile değer artış kazançları arasındaki temel farkları (özellikle istisna uygulamaları açısından) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 187Soru

Fransız vatandaşı olan ve bir Fransız gazetesinin muhabirliğini yapan Bay Jean, 20252025 yılı içerisinde geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle tedavi ve istirahat amacıyla Türkiye’ye gelmiş ve bir sağlık merkezinde toplam 88 ay konaklamıştır. Bu süre zarfında hem gazetesinden ücret gelirini almaya devam etmiş hem de Türkiye’deki bir yayınevi için hazırladığı bir makale karşılığında telif ücreti elde etmiştir.

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, Bay Jean’ın mükellefiyet durumu ve vergilendirilmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedavi ve istirahat amacıyla geldiği için 66 aydan fazla kalsa dahi dar mükellef sayılır ve yalnızca Türkiye'de elde ettiği kazançlar üzerinden vergilendirilir.

Cevap

Tedavi ve istirahat amacıyla gelenler ile basın muhabirleri, Türkiye'de altı aydan fazla kalsalar dahi dar mükellef sayılırlar ve sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilirler.
Doğru cevap, Bay Jean'ın tedavi ve istirahat amacıyla gelmesi ve aynı zamanda bir basın muhabiri olması nedeniyle dar mükellef sayılacağını belirten ifadedir. 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca; tahsil, tedavi, istirahat veya seyahat amacıyla gelenler ile belirli bir görevle gelen basın muhabirleri Türkiye'de altı aydan fazla kalsalar dahi yerleşmiş sayılmazlar. Bu nedenle bu kişiler dar mükellef statüsünde olup, sadece Türkiye sınırları içinde elde ettikleri (soruda belirtilen telif ücreti gibi) kazançlar üzerinden vergilendirilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Konaklama süresini ve amacını analiz etme
88 ay konaklama (altı aydan fazla) ancak amaç 'tedavi' ve 'istirahat' olarak belirlenmiştir.
GVK Madde 44'teki genel 66 ay kuralının istisnalarının olup olmadığını belirlemek için gereklidir.
2
GVK Madde 55 (Yerleşmiş Sayılmayanlar) hükmünü uygulama
Belli bir amaçla (tedavi, istirahat, basın muhabirliği) gelen yabancılar süre ne olursa olsun yerleşmiş sayılmazlar.
Bu kişilerin Türkiye'deki mükellefiyet statüsünü (Tam/Dar) netleştirmek için bu madde esastır.
3
Mükellefiyet türüne göre vergilendirme kapsamını belirleme
Dar mükellefler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.
Dar mükellefiyette mülkilik ilkesinin geçerli olması nedeniyle Fransa'daki gelir vergi dışı kalır.

Anahtar Kavram

Yerleşmiş Sayılmayanlar (GVK Madde 5) İstisnaları
Soru 188Soru

Hesap dönemi takvim yılı olan tam mükellef bir sermaye şirketinin, 20252025 takvim yılı kazançlarına ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi ve mahsup sonrası kalan vergi borcunun ödeme zamanı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyanname 20262026 yılı Nisan ayının son günü akşamına kadar verilir; mahsup sonrası kalan vergi tutarı Nisan ayı sonuna kadar ödenir.

Cevap

Kurumlar vergisi beyannamesi Nisan ayının son günü akşamına kadar verilmeli ve mahsup sonrası kalan tutar aynı sürede ödenmelidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1414. ve 2121. maddeleri uyarınca, takvim yılını hesap dönemi olarak kullanan kurumlar, beyannamelerini takip eden yılın Nisan ayı sonuna kadar vermelidir. Tahakkuk eden vergi de aynı süre içinde (Nisan ayı sonu) tek taksitte ödenir. Bu süreçte yıl içinde ödenmiş olan geçici vergiler, yıllık vergiden mahsup edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar vergisinde genel beyan süresini belirle.
Hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın (Nisan) son günü.
55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 1414 uyarınca beyanname süresi bu şekilde tanımlanmıştır.
2
Verginin ödeme zamanını kontrol et.
Beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar.
55205520 sayılı Kanun Madde 2121 gereği, kurumlar vergisi beyan süresi içinde tek taksitte ödenir.
3
Geçici vergi mahsubu ve güncel dönem kurallarını uygula.
Üç dönem ödenen geçici vergi yıllık vergiden düşülür.
73387338 sayılı Kanun ile dördüncü dönem geçici vergi kaldırıldığından, yıllık beyannamede sadece ilk üç dönemde ödenmiş olan tutarlar mahsup edilir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Beyan ve Ödeme Süreçleri

Daha Fazla Pratik

Özel hesap dönemi tayin edilen kurumlarda beyan ve ödeme sürelerinin nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 189Soru

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, kurumlar vergisi mükellefiyeti ve mükelleflerin belirlenmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için bu işletmelerin bağlı oldukları kurumdan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olması zorunludur.

Cevap

İktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin mükellefiyeti için tüzel kişilik şartının arandığını belirten ifade yanlıştır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca, iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin mükellefiyeti için ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmaları şart değildir. Bu işletmeler, bağlı oldukları ana kurumun tüzel kişiliği altında faaliyet gösterseler dahi bağımsız birer vergi mükellefi olarak kabul edilirler. Dolayısıyla, tüzel kişiliğin zorunlu olduğunu iddia eden seçenek hukuki düzenlemeye aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
KVK 1. maddedeki mükellef listesini incele.
Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek/vakıf iktisadi işletmeleri ve iş ortaklıkları mükellef olarak sayılmıştır.
Mükellefiyetin kapsamını belirlemek için temel maddedir.
2
KVK 2. maddedeki 'iktisadi işletme' tanımını ve tüzel kişilik şartını kontrol et.
İktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması veya faaliyetlerinin kanunla sınırlanmış olması mükellefiyetlerini etkilemez.
Vergi hukukunda ekonomik gerçeklik, hukuki biçimin (tüzel kişilik gibi) önündedir.
3
KVK 3. maddedeki tam/dar mükellefiyet ayrımını doğrula.
Kanuni veya iş merkezinden herhangi biri Türkiye'de ise tam mükellefiyet doğar.
Yerleşiklik kriterinin uygulanması için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Ekonomik İşletme ve Tüzel Kişilikten Bağımsızlık İlkesi

Daha Fazla Pratik

Kurumlar vergisinden muaf olan kurumlar (KVK m. 4) konusunu inceleyerek iktisadi işletmelerin hangi durumlarda muafiyetten yararlanamayacağını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 190Soru

Türkiye'de sermaye piyasası mevzuatına göre kurulan ve hukuken tüzel kişiliği bulunmayan bir yatırım fonunun elde ettiği kazançların vergilendirilmesi planlanmaktadır. 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 'Mükellefler' ve 'Tanımlar' hükümleri dikkate alındığında, bu fonun kurumlar vergisi karşısındaki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca sermaye şirketi sayıldıkları için kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilir.

Cevap

Yatırım fonları, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca sermaye şirketi addolundukları için kurumlar vergisi mükellefidir.
Doğru yanıt, yatırım fonlarının kanun uyarınca sermaye şirketi kabul edildiğini belirten ifadedir. 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2/42/4. maddesi açıkça yatırım fonlarının bu kanun uygulamasında sermaye şirketi sayılacağını hükme bağlamıştır. Bu nedenle tüzel kişilikleri olmasa dahi kurumlar vergisi mükellefidirler.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet statüsünün belirlenmesi
55205520 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre sermaye şirketleri kurumlar vergisi mükellefidir.
Verginin konusuna giren kazancı elde eden birimin mükellefiyet grubunun tespiti gerekir.
2
Tüzel kişiliği olmayan fonların durumunun incelenmesi
Kanun'un 22. maddesinin 44. fıkrasına göre; 'Sermaye piyasası kurumları ile fonlar, bu Kanunun uygulanmasında sermaye şirketi sayılır.'
Tüzel kişiliği olmamasına rağmen kanun koyucu, mali nitelikleri gereği fonları sermaye şirketi kurgusu (fiksiyonu) içine dahil etmiştir.
3
Nihai sonucun bağlanması
Yatırım fonu, tam mükellef bir sermaye şirketi olarak kurumlar vergisi mükellefidir.
Kanuni tanım gereği doğrudan mükellefiyet kapsamına alınmıştır.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Sermaye Şirketi Sayılanlar

Daha Fazla Pratik

İş ortaklıklarının mükellefiyet tesisi için gerekli olan 'tüzel kişilik şartı aranmaması' kuralı ile fonların durumunu karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 191Soru

Bay (S), 20252025 takvim yılında aşağıdaki gelirleri elde etmiştir:

- Mesken kira geliri: 120.000120.000 TL
- Tamamı tevkifata tabi işyeri kira geliri (brüt): 100.000100.000 TL
- Tek işverenden alınmış tevkifata tabi ücret geliri: 300.000300.000 TL

Götürü gider yöntemini seçen Bay (S)’nin bu bilgilere göre 20252025 yılı için beyan edeceği gayrimenkul sermaye iradı matrahı kaç TL’dir?

(Not: 20252025 yılı için mesken istisnası 43.00043.000 TL; 103103. maddedeki tarifenin üçüncü gelir dilimi ve beyan sınırı 230.000230.000 TL’dir.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 102.000102.000

Cevap

Bay (S)'nin beyan edeceği gayrimenkul sermaye iradı matrahı 102.000102.000 TL'dir.
Doğru yanıt olan 102.000102.000 TL, öncelikle mükellefin tüm gelirleri toplamının (520.000520.000 TL) mesken istisnası sınırını (230.000230.000 TL) aşması nedeniyle istisnadan yararlanamayacağı, ardından tek işverenden alınan ücretin beyan sınırı hesabına dahil edilmediği ve geriye kalan GMSİ toplamının (220.000220.000 TL) beyan sınırı altında kalarak işyeri gelirinin beyan dışı bırakılması gerektiği analizine dayanır. Sadece mesken geliri üzerinden %15 gider indirimi yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnasından yararlanma durumunun tespiti (GVK m. 21)
İstisnadan yararlanılamaz.
Mükellefin elde ettiği mesken (120.000120.000), işyeri (100.000100.000) ve ücret (300.000300.000) gelirleri toplamı (520.000520.000 TL), 20252025 yılı için belirlenen 230.000230.000 TL'lik sınırı aştığı için mesken istisnası uygulanmaz.
2
Tevkifata tabi işyeri kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceğinin tespiti (GVK m. 86/1-c)
İşyeri kira geliri beyan edilmez.
Tek işverenden alınan tevkifata tabi ücret gelirleri beyan sınırının hesabında dikkate alınmaz. Mesken kirası (120.000120.000 TL) ile işyeri kirası (100.000100.000 TL) toplamı (220.000220.000 TL), 230.000230.000 TL'lik beyan sınırının altında kaldığı için tevkifata tabi işyeri geliri beyannameye dahil edilmez.
3
Gayrimenkul sermaye iradı matrahının hesaplanması
102.000102.000 TL
Sadece mesken kira geliri beyan edilir. İstisna uygulanmadığı için brüt tutar (120.000120.000 TL) üzerinden %15 götürü gider (18.00018.000 TL) düşülür: 120.00018.000=102.000120.000 - 18.000 = 102.000 TL.

Anahtar Kavram

Gayrimenkul Sermaye İratlarında Mesken İstisnası ve Beyan Sınırı İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Ücret gelirinin birden fazla işverenden alınması durumunda beyan sınırının (m. 86) nasıl değişeceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 192Soru

Serbest meslek faaliyetini mutat meslek hâlinde yürüten Avukat (A)'nın 2026 takvim yılı içerisindeki bazı işlemleri şu şekildedir:

I. 2025 yılı Aralık ayında kesinleşen bir dava için hak kazandığı 250.000250.000 TL tutarındaki vekalet ücreti, müvekkili tarafından 20 Şubat 2026 tarihinde banka hesabına havale edilmiştir.
II. Dava sürecinde müvekkili adına ödediği ve belgelendirdiği 15.00015.000 TL tutarındaki mahkeme harçları, müvekkili tarafından 2026 yılı içerisinde kendisine aynen iade edilmiştir.
III. Hazırladığı bir hukuk kitabı (eser) için bir yayınevinden 2026 yılında 600.000600.000 TL (brüt) telif kazancı elde etmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, Avukat (A)'nın 2026 yılı gelir vergisi beyannamesine esas alınacak serbest meslek kazancının tespitiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2025 yılında kesinleşen ancak 2026 yılında tahsil edilen vekalet ücreti 2026 yılının hasılatı kabul edilirken; müvekkil adına yapılan ve aynen geri alınan harç bedelleri hasılat sayılmaz.

Cevap

Hizmet bedelinin tahsil edildiği yılın hasılatı sayılması ve müvekkil adına yapılan masraf iadelerinin hasılat kabul edilmemesi doğrudur.
Doğru olan cevap, serbest meslek kazancının temel prensibi olan 'tahsil esası' ile 'müvekkil adına yapılan giderlerin iadesi' kuralını birleştirmektedir. Mükellef parayı 2026 yılında banka hesabına alarak tasarruf yetkisi kazandığı için hasılat 2026 yılında oluşmuştur. Ayrıca, serbest meslek erbabının kendi namına değil, müvekkili adına yaptığı harcamaların geri alınması bir gelir artışı değil, bir mahsuplaşma/iade işlemidir ve vergi matrahına dahil edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsil esasının uygulanması
250.000250.000 TL vekalet ücreti 2026 yılı hasılatıdır.
GVK Madde 67 uyarınca serbest meslek kazancında gelirin elde edilmesi tahsil esasına bağlanmıştır.
2
Müvekkil masraflarının değerlendirilmesi
15.00015.000 TL tutarındaki iade hasılat değildir.
Müvekkil adına yapılan ve belgelendirilen giderlerin iadesi serbest meslek erbabı için bir kazanç unsuru oluşturmaz.
3
Telif kazancı istisnasının kontrolü (GVK 18)
600.000600.000 TL telif kazancı 2026 yılı beyannamesine (sınır aşılmadığı için) dahil edilmez.
GVK 18. madde kapsamındaki telif kazançları, ilgili yılın 103. maddesindeki 4. gelir dilimini aşmadığı sürece yıllık beyannameye dahil edilmez (tevkifat nihai vergidir).

Anahtar Kavram

Serbest Meslek Kazancında Tahsil Esası ve GVK 18 İstisnası

Daha Fazla Pratik

Serbest meslek kazancında amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışının vergilendirilmesini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 193Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye dışında bulunan kurumların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilmesi esasına ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dar mükellefiyet

Cevap

Kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye dışında bulunan kurumların vergilendirilme esası 'dar mükellefiyet' olarak tanımlanır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan kurumlar sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilirler. Bu hukuki duruma 'dar mükellefiyet' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar Vergisi Kanunu'ndaki mükellefiyet türlerini belirle.
Kanun, mükellefiyeti 'Tam Mükellefiyet' ve 'Dar Mükellefiyet' olarak ikiye ayırır.
Mükellefiyetin kapsamı merkezlerin konumuna göre belirlenir.
2
Merkezlerin konumunu analiz et.
Soruda hem kanuni merkezin hem de iş merkezinin Türkiye dışında olduğu belirtilmiştir.
Tam mükellefiyet için en az bir merkezin Türkiye'de olması gerekir; her ikisi de dışarıdaysa dar mükellefiyet söz konusudur.
3
Vergilendirme kapsamını kontrol et.
Sadece Türkiye'de elde edilen kazançlar vergilendirilmektedir.
Bu durum dar mükellefiyetin temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Dar Mükellefiyet Esası

Daha Fazla Pratik

Dar mükellefiyette Türkiye'de elde edilen kazançların neler olduğunu (ticari, zirai, ücret vb.) Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 3/3 kapsamında inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 194Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin oluşumu ve kurumlar vergisi mükellefiyeti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İktisadi işletmelerin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması, bu yapıların kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilmelerine engel teşkil etmez.

Cevap

İktisadi işletmelerin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması, mükellef olmalarına engel teşkil etmez.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2/52/5. maddesi uyarınca; dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin veya kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Bu nedenle, tüzel kişiliğin bulunmaması mükellefiyet tesisine engel değildir.

Adım Adım Çözüm

1
İktisadi işletme tanımı ve kapsamının belirlenmesi
Dernek veya vakıflara bağlı, faaliyetleri devamlı olan ticari, sınai ve zirai işletmeler iktisadi işletme kapsamındadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 22. maddesinin 55. fıkrasındaki tanıma göre hareket edilmelidir.
2
Mükellefiyeti etkilemeyen unsurların analiz edilmesi
Tüzel kişiliğin olmaması, kâr amacı gütmeme, bağımsız muhasebe veya sermaye yokluğu mükellefiyeti etkilemez.
Kanun koyucu, ticari rekabetin korunması ve vergi adaleti için organizasyonun varlığını yeterli görmüştür.
3
Seçeneklerin hukuki dayanakla karşılaştırılması
Tüzel kişilik şartının aranmadığına dair ifade kanun metniyle tam uyumludur.
İş ortaklıkları ve iktisadi işletmeler, Kurumlar Vergisi Kanunu'ndaki tüzel kişiliği olmayan mükellef gruplarıdır.

Anahtar Kavram

İktisadi İşletmelerde Tüzel Kişilik ve Mükellefiyet Bağımsızlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 195Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketinin ilgili hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârı 1.200.0001.200.000 TL olarak tespit edilmiştir. Şirketin bu dönem içerisinde gider olarak kaydettiği ancak vergi kanunları uyarınca indirimi kabul edilmeyen giderleri (KKEG) toplamı 200.000200.000 TL'dir. Kurumun başka bir istisna veya indirimi bulunmadığı varsayıldığında, kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilmesi gereken vergi matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1.400.0001.400.000

Cevap

Kurumlar vergisi matrahı 1.400.0001.400.000 TL'dir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, safi kurum kazancı (matrah) hesaplanırken; ticari bilanço kârına, dönem içinde gider olarak kaydedilen ancak kanunen indirimi kabul edilmeyen giderlerin (KKEG) eklenmesi zorunludur. Bu durumda 1.200.0001.200.000 TL tutarındaki ticari kâra, 200.000200.000 TL tutarındaki KKEG ilave edildiğinde ulaşılan 1.400.0001.400.000 TL doğru matrah tutarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ticari bilanço kârının tespiti
1.200.0001.200.000 TL
Hesap dönemi sonundaki faaliyet sonucunu belirleyen temel veridir.
2
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerin (KKEG) belirlenmesi ve kâra eklenmesi
1.200.000+200.000=1.400.0001.200.000 + 200.000 = 1.400.000 TL
KVK uyarınca, gider yazılan ancak kabul edilmeyen tutarlar vergi matrahını artırmak amacıyla kâra eklenmelidir.
3
İstisna ve indirimlerin kontrolü
1.400.0000=1.400.0001.400.000 - 0 = 1.400.000 TL
Soru metninde başka istisna veya indirim olmadığı belirtildiği için matrah nihai aşamaya gelir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Matrahının Tespiti ve KKEG İlavesi
Soru 196Soru

Tam mükellef Pınar Yazılım ve Danışmanlık A.Ş.'nin 20252025 yılı hesap dönemine ilişkin beyan ettiği bazı mali veriler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

Mali Veri TürüTutar (TL)
Ticari Bilanço Kârı12.000.00012.000.000
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)1.200.0001.200.000
İştirak Kazançları İstisnası2.000.0002.000.000
Kamu Yararına Çalışan Bir Derneğe Yapılan Bağış1.000.0001.000.000

Şirketin geçmiş yıl zararı bulunmadığına göre, bu verilere dayanarak hesaplanacak Kurumlar Vergisi Matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 10.640.00010.640.000

Cevap

10.640.00010.640.000 TL
Doğru hesaplama yöntemiyle, öncelikle ticari kâra kanunen kabul edilmeyen giderler eklenir (12.000.000+1.200.000=13.200.00012.000.000 + 1.200.000 = 13.200.000 TL) ve ardından iştirak kazancı istisnası düşülür (13.200.0002.000.000=11.200.00013.200.000 - 2.000.000 = 11.200.000 TL). Bu tutar bağış indirimi için esas alınan kurum kazancıdır. Bu kazancın %5'i (11.200.000×0,05=560.00011.200.000 \times 0,05 = 560.000 TL) indirilebilecek azami bağış tutarını temsil eder. Şirketin yaptığı bağış (1.000.0001.000.000 TL) bu sınırı aştığı için sadece 560.000560.000 TL'lik kısmı matrahtan düşülebilir. Sonuç olarak 11.200.000560.000=10.640.00011.200.000 - 560.000 = 10.640.000 TL değerine ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Mali kârın (bağış öncesi kurum kazancı) hesaplanması
12.000.00012.000.000 (Ticari Kâr) + 1.200.0001.200.000 (KKEG) - 2.000.0002.000.000 (İştirak Kazancı İstisnası) = 11.200.00011.200.000 TL
Kurumlar vergisi matrahına ulaşmak için ticari kâra kanunen kabul edilmeyen giderler eklenmeli ve vergiden istisna edilen kazançlar düşülmelidir.
2
Bağış indirimi üst sınırının belirlenmesi
11.200.000×11.200.000 \times %5 = 560.000 TL
Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, kamu yararına çalışan derneklere yapılan bağışların o yıla ait kurum kazancının %5'ine kadar olan kısmı indirilebilir.
3
İndirilecek bağış tutarının tespiti
Yapılan bağış 1.000.0001.000.000 TL olsa da sadece 560.000560.000 TL indirilebilir.
Gerçekleşen bağış tutarı, yasal sınır olan 560.000560.000 TL'yi aştığı için ancak sınır kadar indirim yapılabilir.
4
Kurumlar vergisi matrahının hesaplanması
11.200.000560.000=10.640.00011.200.000 - 560.000 = 10.640.000 TL
Kurum kazancından indirilebilir bağış tutarı düşülerek nihai vergi matrahına ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Matrah Hesaplaması ve Bağış İndirimi Sınırı

Daha Fazla Pratik

Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre sınırsız indirilebilen bağışlar (Kızılay'a nakdi bağışlar vb.) ile %5 sınırına tabi bağışlar arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 197Soru

Gelir vergisinin temel özelliklerinden biri olan 'gelirin şahsi olması' ilkesi, mükellefin kişisel, ekonomik ve sosyal durumunun vergi borcuna yansıtılmasını ifade eder. Bu ilkenin uygulanması mükellefiyet türüne göre farklılıklar gösterebilmektedir.

Buna göre, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre dar mükellefiyet esasında vergilendirilen gerçek kişilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de elde ettiği kazanç ve iratları üzerinden kural olarak engellilik indirimi gibi şahsi ve ailevi indirimlerden yararlanamaz.

Cevap

Dar mükellefiyet esasında vergilendirilen kişiler, kural olarak engellilik indirimi gibi şahsi ve ailevi mahiyetteki indirimlerden yararlanamazlar.
Gelir vergisinin şahsi olması ilkesi, mükellefin kişisel durumlarının matrahtan indirilmesine olanak tanır. Ancak dar mükellefler sadece Türkiye'de elde ettikleri gelir üzerinden vergilendirildikleri ve asıl yükümlülükleri kendi ülkelerinde olduğu için, GVK Madde 8989'da sayılan indirimlerden ve Madde 3131'deki engellilik indiriminden kural olarak yararlanamazlar. Bu durum, dar mükellefiyetin 'yerellik/mülkilik' odaklı olmasının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türü ile vergi prensipleri arasındaki ilişkiyi analiz et.
Tam mükellefler 'şahsilik' ilkesinden tam yararlanırken, dar mükellefler 'yerellik' (mülkilik) ilkesine göre vergilendirilir.
Dar mükelleflerin kişisel durumlarının (medeni hal, engellilik vb.) kendi ikametgahlarının bulunduğu ülkede dikkate alınması asıldır.
2
GVK Madde 8989 ve 3131 kapsamındaki indirimlerin uygulama alanını kontrol et.
Bu maddelerdeki indirimlerin çoğu 'tam mükellefler' için öngörülmüştür.
Kanun koyucu, Türkiye ile ekonomik bağı sınırlı olan dar mükelleflerin sadece Türkiye kaynaklı gelirlerini vergilendirmeyi hedefler, onlara geniş kişisel muafiyetler tanımaz.

Anahtar Kavram

Gelir Vergisinin Şahsiliği ve Dar Mükellefiyet Kısıtları

Daha Fazla Pratik

Dar mükelleflerin hangi durumlarda münferit beyanname vermesi gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 198Soru

Bay (S)(S), bir mahallede terzilik faaliyeti yürütmektedir. Bay (S)(S)'nin bu faaliyetinden elde ettiği kazancın 'basit usulde' tespit edilebilmesi için 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca sağlaması gereken genel şartlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak

Cevap

Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya bulunması, basit usulde vergilendirilmenin temel genel şartlarından biridir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 4747. maddesi uyarınca, basit usulde ticari kazanç tespiti için aranan genel şartların ilki mükellefin 'Kendi işinde bilfiil çalışması veya bulunması'dır. Kanun bu şartın, hastalık, askerlik veya seyahat gibi zorunlu ayrılmalarla bozulmayacağını da açıkça belirtmiştir. Bu şart, işletmenin bir ticari organizasyon çerçevesinde bizzat mükellef tarafından yönetildiğini gösteren temel ölçütlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Basit usule tabi olmanın genel şartlarını analiz et.
193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 4747. maddesinde sayılan üç genel şart vardır: Bilfiil çalışmak, kira sınırı ve diğer faaliyetler nedeniyle gerçek usulde vergilendirilmemek.
Mükellefin hangi şartları sağlaması gerektiğini belirlemek için temel yasal dayanak budur.
2
Seçenekleri bu şartlarla karşılaştır.
'Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak' maddesinin doğrudan Kanun metninde yer alan birinci genel şart olduğu görülmektedir.
Doğru seçeneği belirlemek için seçenekler ile yasal hükümler eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Basit Usulün Genel Şartları
Tahmini Süre:45s
Soru 199Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde, gelir vergisinin hesaplanması sürecinde mükellefin medeni durumu, çocuk sayısı ve engellilik derecesi gibi kişisel ve ailevi özelliklerinin ödenecek vergi tutarı üzerinde etkili olması, gelirin aşağıdaki temel özelliklerinden hangisinin bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin şahsi olması

Cevap

Gelir vergisinde mükellefin medeni hali ve ailevi durumunun dikkate alınması 'Gelirin şahsi olması' özelliğini ifade eder.
Türk vergi sisteminde gelir vergisi 'şahsi' bir vergidir. Bu ilke uyarınca, mükellefin ödeme gücünü azaltan engellilik durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler veya medeni hali gibi unsurlar indirimler veya muafiyetler yoluyla vergi matrahından veya tutarından düşülerek vergi yükü kişiye özel hale getirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen değişkenleri analiz et.
Mükellefin medeni durumu, çocuk sayısı ve engellilik gibi özelliklerin vergilendirmeyi etkilediği görülmektedir.
Bu özellikler doğrudan mükellefin 'kişiliği' ve 'ailesi' ile ilgilidir.
2
Gelir vergisinin temel özelliklerini hatırla.
Safi olma (giderlerin düşülmesi), gerçek olma (belgeye dayanma), şahsi olma (kişisel durumlar), yıllık olma (dönem) ve üniter olma (birleştirme) ilkeleri mevcuttur.
Sorudaki durumun hangi ilkeyle eşleştiği tespit edilmelidir.
3
Eşleştirme yap.
Kişisel durumların vergi yüküne yansıması, verginin kişiselleştirilmesini yani şahsi olmasını sağlar.
Türk vergi sisteminde gelir vergisi subjektif (şahsi) bir vergidir.

Anahtar Kavram

Gelir vergisinin şahsi (subjektif) bir vergi olması.

Daha Fazla Pratik

Gelir vergisinin 'üniter' yapısı ile 'seder' (parçacı) vergileme arasındaki farkları inceleyerek bu konudaki bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 200Soru

Tam mükellef gerçek kişi Bay (C), 20252025 takvim yılında elde ettiği menkul sermaye iratlarına (MSİ) ilişkin şu verileri paylaşmıştır:

- Tam mükellef bir sermaye şirketinin 20252025 yılı Haziran ayındaki genel kurulunda dağıtılmasına karar verilen, ancak şirketin likidite sıkışıklığı nedeniyle ödemesini 20262026 yılı Şubat ayında yaptığı brüt 460.000460.000 TL tutarındaki kâr payı.
- Hazine tarafından 20202020 yılında ihraç edilmiş Eurobondlardan elde edilen 30.00030.000 TL tutarındaki faiz geliri.
- Yurt dışındaki bir kıyı bankasından (offshore) elde edilen 12.50012.500 TL tutarındaki faiz geliri.
- Bir katılım bankasındaki kâr payı hesabından elde edilen 150.000150.000 TL tutarındaki brüt kâr payı.

20252025 yılı gelirleri için geçerli olan beyan sınırları; GVK madde 86/1c86/1-c kapsamında 230.000230.000 TL, GVK madde 86/1d86/1-d kapsamında ise 13.00013.000 TL'dir.

Buna göre, Bay (C)'nin 20252025 yılındaki tüm menkul sermaye iratları dikkate alındığında, 20262026 yılının Mart ayında vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alacak toplam MSİ tutarı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 260.000260.000

Cevap

Bay (C)'nin beyan edeceği toplam tutar 260.000260.000 TL'dir.
Menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi 'hukuken ve tekemmül' ilkesine bağlı olduğundan, 20252025 yılındaki genel kurul kararı ile kâr payı 20252025 yılının geliri sayılır. Bu kâr payının yarısı istisna edildikten sonra kalan 230.000230.000 TL ile 00 stopajlı olduğu için tevkifata tabi kabul edilen 30.00030.000 TL'lik Eurobond faizinin toplamı (260.000260.000 TL), 20252025 yılı beyan sınırı olan 230.000230.000 TL'yi aştığı için beyannameye dahil edilmelidir. Toplam beyan tutarı 260.000260.000 TL olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kâr payının elde edilme yılının tespiti
Gelir 20252025 yılına aittir.
Menkul sermaye iratlarında 'hukuken ve tekemmül' ilkesi geçerlidir. Kâr paylarında hukuken hak kazanma, genel kurulun kâr dağıtım kararı ile gerçekleşir; fiili ödeme tarihinin (20262026) önemi yoktur.
2
Kâr payı istisnasının uygulanması
460.000/2=230.000460.000 / 2 = 230.000 TL.
Tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarının yarısı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca vergiden istisnadır.
3
Eurobond ve Katılım Bankası gelirlerinin değerlendirilmesi
Eurobond: 30.00030.000 TL (Beyan sınırına tabi). Katılım Bankası: Beyan dışı.
Eurobond faizleri stopaj oranı %00 olsa da tevkifata tabi kabul edilir. Katılım bankası kâr payları ise GVK Geçici 6767. madde kapsamında kaynağında stopaja tabi olup tutarı ne olursa olsun beyan edilmez.
4
GVK 86/1-c beyan sınırı kontrolü
230.000230.000 (Kâr payı yarısı) + 30.00030.000 (Eurobond) = 260.000260.000 TL.
Toplam tutar 260.000260.000 TL, 20252025 yılı sınırı olan 230.000230.000 TL'yi aştığı için her iki gelir de beyan edilmelidir.
5
Kıyı bankası (Offshore) gelirinin kontrolü
12.50012.500 TL beyan edilmez.
GVK 86/1d86/1-d uyarınca stopajsız MSİ'ler 13.00013.000 TL'lik sınırı aşmadıkça beyan edilmez ve diğer gelirler nedeniyle beyanname verilse dahi matraha eklenmez.

Anahtar Kavram

Hukuken ve Tekemmül İlkesi ile MSİ Beyan Sınırları

Daha Fazla Pratik

İştirak hissesi satış kazancı ile kâr payı arasındaki vergilendirme farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 10 / 14Sonraki
Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 10 | Examkin