Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü

365 soru

Soru 121Soru

1899 ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile uluslararası hukukta kurumsallaşan soruşturma (tahkik) yöntemi, uyuşmazlık taraflarının iddialarının temelinde yatan olayların mahiyetini ve gelişimini tarafsız bir komisyon aracılığıyla saptamayı hedefler.

Buna göre, 1907 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 35. maddesi ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, soruşturma komisyonunun hazırladığı rapora ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rapor sadece maddi vakıaların saptanmasıyla sınırlıdır; taraflar aksini kararlaştırmadıkça bir hakem kararı niteliği taşımaz ve taraflar üzerinde hukuken bağlayıcı bir etkisi yoktur.

Cevap

Soruşturma raporu sadece maddi vakıaların tespitiyle sınırlıdır, hakem kararı niteliği taşımaz ve taraflar için bağlayıcı değildir.
Soruşturma (tahkik) usulü, uyuşmazlığın tarafları arasındaki çekişmeli maddi olayları aydınlatmak amacıyla kurulur. 1907 Lahey Sözleşmesi'nin 35. maddesi uyarınca hazırlanan rapor; sadece uyuşmazlığa konu olan maddi vakıaların saptanmasıyla sınırlıdır, bir hakem kararı niteliği taşımaz ve taraflar aksini önceden kararlaştırmadıkça taraflar için hukuken bağlayıcı değildir. Bu durum, yöntemin 1904 Dogger Bank Olayı'nda görüldüğü üzere taraflara geniş bir manevra alanı bırakmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma (tahkik) yönteminin hukuki çerçevesini belirle.
Yöntem, 1899 ve 1907 Lahey Sözleşmeleri ile düzenlenmiş olup uyuşmazlığın temelindeki olayların aydınlatılmasını amaçlar.
Soruşturmanın kapsamını ve amacını netleştirmek için hukuki dayanak gereklidir.
2
Hazırlanan raporun hukuki niteliğini analiz et.
Raporun sadece maddi vakıaları (matters of fact) tespit ettiği ve uyuşmazlığın esasına/hukukuna girmediği saptanır.
Soruşturmayı diğer çözüm yollarından (uzlaştırma, tahkim) ayıran temel fark raporun içeriğidir.
3
1907 Lahey Sözleşmesi Madde 35 hükmünü değerlendir.
Maddede raporun bağlayıcı olmadığı, hakem kararı niteliği taşımadığı ve taraflara hareket serbestisi bıraktığı açıkça belirtilir.
Uluslararası hukuk kurallarının raporun etkisi üzerindeki kesin sonucuna ulaşmak için madde hükmü esastır.

Anahtar Kavram

Soruşturma (Tahkik) Raporunun Bağlayıcılığı ve Niteliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 122Soru

1899 ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile uluslararası hukuk literatüründe kodifiye edilen uyuşmazlık çözüm yöntemleri dikkate alındığında; üçüncü bir tarafın (devlet, kişi veya örgüt) tarafları sadece bir araya getirmekle kalmayıp, uyuşmazlığın esasına yönelik somut çözüm önerileri (planlar) sunduğu, taraflar arasındaki müzakerelere doğrudan ve aktif bir biçimde katıldığı, ancak sunduğu tekliflerin taraflar üzerinde hukuken bağlayıcı bir sonuç doğurmadığı barışçıl çözüm yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk yöntemi, üçüncü tarafın çözüm sürecine aktif katılımını ve öneri sunma yetkisini içermesine rağmen sonuçların bağlayıcı olmamasıyla tanımlanır.
Arabuluculuk, uluslararası hukukta üçüncü bir tarafın uyuşmazlık tarafları arasındaki iletişimi kolaylaştırmasının ötesine geçerek, bizzat uyuşmazlığın esasına ilişkin kendi çözüm planlarını sunduğu ve müzakerelere katıldığı diplomatik bir yöntemdir. Bu yöntemi dostça girişimden ayıran temel fark 'aktif öneri sunma', tahkimden ayıran temel fark ise 'sonucun bağlayıcı olmamasıdır'.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın rolünü analiz etme
Aktif katılım ve çözüm önerisi sunma
Pasif bir kolaylaştırıcı (dostça girişim) ile aktif bir çözüm ortağı (arabulucu) arasındaki temel farkı belirlemek için.
2
Kararın bağlayıcılık niteliğini değerlendirme
Hukuken bağlayıcı değil (tavsiye niteliğinde)
Yargısal/hakemlik çözümleri (tahkim, UAD) ile siyasi/diplomatik çözümleri birbirinden ayırmak için.
3
Yöntemin kurumsal yapısını inceleme
Üçüncü bir devlet veya şahsiyet (Komisyon değil)
Bireysel/devlet bazlı yürütülen arabuluculuk ile kurul bazlı yürütülen uzlaştırma arasındaki ayrımı netleştirmek için.
4
Tanımlanan özellikleri birleştirerek sonuca ulaşma
Arabuluculuk
Aktif katılım + bağlayıcı olmayan öneri + diplomatik nitelik unsurları sadece bu yöntemde birleşir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuğun diğer diplomatik çözüm yollarından (özellikle dostça girişim ve uzlaştırma) ayıran 'aktif katılım' ve 'çözüm önerisi' unsurları.

İpuçları

1
Üçüncü tarafın 'aktif mi' yoksa 'pasif mi' bir rol üstlendiğine ve sonucun 'bağlayıcı olup olmadığına' odaklanın.
2
Bu yöntem, dostça girişimin bir adım ötesi, tahkimin ise bir adım gerisidir (bağlayıcılık açısından).
3
Uluslararası Adalet Divanı gibi bir organa başvurulmadan önce, bir devletin devlet başkanı düzeyinde müdahil olup 'şöyle bir çözüm önerim var' demesi bu kategoriye girer.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası hukuktaki barışçıl çözüm yollarını 'Siyasi (Diplomatik)' ve 'Hukuki (Yargısal)' olarak iki ana başlıkta tablolaştırarak çalışmak kavram karmaşasını önleyecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 123Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "dostça girişim" (iyiniyet hizmeti) yönteminde, üçüncü tarafın (devlet, uluslararası örgüt veya kişi) sürece müdahalesi ve yetki sınırı bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece tarafları bir araya getirerek müzakerelerin başlaması için uygun ortamı hazırlar; uyuşmazlığın esasına yönelik bir çözüm önerisi sunmaz.

Cevap

Dostça girişimde üçüncü tarafın görevi, uyuşmazlığın esasına girmeden tarafları sadece müzakere masasına getirmektir.
Doğru ifadeye göre dostça girişimde (good offices) üçüncü tarafın temel işlevi, aralarındaki iletişim kopmuş olan tarafları doğrudan görüşmeye teşvik etmek ve bunun için yer veya imkan sağlamaktır. Üçüncü taraf bu süreçte pasif bir konumdadır; yani taraflara 'şöyle çözmelisiniz' şeklinde bir öneri sunmaz veya müzakere tutanaklarına müdahale etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Dostça girişimin (iyiniyet hizmeti) temel tanımını hatırla.
Üçüncü tarafın taraflar arasındaki iletişimi kuran bir 'köprü' olduğu saptanır.
Dostça girişim, uyuşmazlığın çözümüne yönelik en az müdahale içeren diplomatik yoldur.
2
Üçüncü tarafın yetki sınırını analiz et.
Üçüncü tarafın çözüm planı sunma yetkisinin olmadığı belirlenir.
Çözüm önerisi sunulduğu anda yöntem arabuluculuğa evrilir.

Anahtar Kavram

Dostça Girişimde Pasif Rol

Daha Fazla Pratik

Arabuluculuk ile dostça girişimi birbirinden ayıran temel 'aktif-pasif rol' kriterini diğer diplomatik yollarla (soruşturma ve uzlaştırma) kıyaslayarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 124Soru

X ve Y devletleri arasındaki sınır aşan suların paylaşımı ve kullanımı konusunda çıkan uyuşmazlıkta, bölge dışı bir aktör olan Z devleti, tarafların rızasıyla sürece dahil olmuştur. Z devleti temsilcisi, tarafları bir araya getirmekle kalmamış, tarafların iddialarını dinledikten sonra uyuşmazlığın esasına yönelik, tarafların karşılıklı tavizler vererek kabul edebileceği yazılı bir çözüm planı hazırlamış ve bu planı tarafların müzakeresine sunmuştur. Z devletinin bu faaliyeti sonucunda hazırlanan plan taraflar için hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte müzakerelerin seyrini değiştirmiştir. Buna göre, Z devletinin uyuşmazlıktaki rolü aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk yöntemi, üçüncü bir tarafın taraflar arasındaki müzakerelere aktif olarak katılması ve uyuşmazlığın esasına yönelik bağlayıcı olmayan çözüm önerileri sunmasıdır.
Uluslararası hukukta arabuluculuk (mediation), diplomatik çözüm yolları arasında üçüncü tarafın en aktif olduğu yöntemlerden biridir. Arabulucunun temel karakteristiği, taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmanın ötesine geçerek, uyuşmazlığın esasına yönelik somut 'çözüm önerileri' (proposals) sunmasıdır. Soruda Z devletinin bir 'çözüm planı' hazırlayıp sunması, bu faaliyetin arabuluculuk olduğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın (Z devleti) faaliyet düzeyini analiz etme
Z devletinin sadece tarafları bir araya getirmediği, müzakere sürecine dahil olduğu görülmektedir.
Yöntemi dostça girişimden ayırmak için müdahalenin derinliği belirlenmelidir.
2
Çözüm önerisi sunulup sunulmadığını kontrol etme
Z devletinin 'yazılı bir çözüm planı' hazırlayıp sunduğu tespit edilmiştir.
Arabuluculuğu dostça girişimden ayıran en kritik fark, uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm teklifi sunulmasıdır.
3
Sonucun bağlayıcılığını değerlendirme
Sürecin 'hukuken bağlayıcı olmadığı' belirtilmiştir.
Bu durum yöntemin yargısal (tahkim/divan) yollardan ayrılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Arabuluculuk (Mediation) ve Aktif Çözüm Önerisi Sunma
Soru 125Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde egemen eşitlik ilkesi uyarınca, üçüncü tarafların sürece müdahale yetkisi tarafların rızasıyla sıkı bir şekilde sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda 'dostça girişim' (iyiniyet hizmeti) usulünde üçüncü tarafın sahip olduğu fonksiyonel kısıtlılık, bu yöntemin diğer barışçıl çözüm yollarından ayrılmasını sağlayan temel hukuki ölçüttür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi dostça girişim (iyiniyet hizmeti) usulünü, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi diğer diplomatik çözüm yollarından ayıran temel özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü tarafın, tarafları müzakere masasında bir araya getirmekle yetinip uyuşmazlığın esasına ilişkin somut bir çözüm planı veya projesi sunma yetkisinin bulunmaması.

Cevap

Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) yönteminde üçüncü taraf, uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı sunmaz; sadece tarafları bir araya getirmekle yetinir.
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti), uyuşmazlığın barışçıl çözüm yolları arasında üçüncü tarafın en az yetkiye sahip olduğu yöntemdir. Bu usulde üçüncü tarafın görevi, birbirleriyle görüşmeyen tarafları müzakere masasına oturmaya ikna etmek veya taraflar arasında sadece bir haberleşme kanalı (postacı rolü) işlevi görmektir. Üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına (içeriğine) dair somut bir çözüm planı formüle etme veya taraflara bu yönde önerilerde bulunma yetkisi kesinlikle yoktur; bu tür bir eylem süreci otomatik olarak arabuluculuk aşamasına taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Dostça girişim ve arabuluculuk arasındaki yetki sınırını analiz edin.
Dostça girişimde üçüncü tarafın rolü 'pasif' (iletişimi sağlayan), arabuluculukta ise 'aktif' (çözüm öneren) olarak belirlendi.
Yöntemleri birbirinden ayıran en temel kriter, üçüncü tarafın uyuşmazlığın 'esasına' (merits) müdahale edip etmediğidir.
2
Seçeneklerdeki eylemleri uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle eşleştirin.
Öneri sunma 'arabuluculuk', rapor sunma 'uzlaştırma', vakıa tespiti 'soruşturma' olarak sınıflandırıldı.
Her diplomatik çözüm yolunun üçüncü tarafa tanıdığı fonksiyonel yetki derecesi farklıdır.
3
Dostça girişimin tanımındaki 'negatif' koşulu (öneri sunmama) doğrulayın.
Dostça girişimde üçüncü tarafın çözüm projesi sunma yetkisinin olmaması, bu yöntemin hukuki tanımının çekirdeğini oluşturur.
Bu yöntem, tarafların kendi aralarında doğrudan konuşamadığı durumlarda sadece bir 'iletişim kanalı' açmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Dostça Girişimde Üçüncü Tarafın Pasif Rolü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 126Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan bu yöntemde; üçüncü bir taraf, uyuşmazlık içinde olan tarafları sadece bir araya getirmekle kalmaz, aynı zamanda uyuşmazlığın esasına ilişkin somut çözüm önerileri ve planları sunarak sürece aktif bir katılım sağlar.

Buna göre, üçüncü tarafın tarafları masaya oturtmanın ötesine geçerek uyuşmazlığın çözümü için aktif bir rol üstlendiği bu diplomatik çözüm yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk yöntemi, üçüncü tarafın uyuşmazlığın çözümüne aktif olarak katılarak öneriler sunduğu diplomatik bir çözüm yoludur.
Arabuluculuk yönteminde, uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olan üçüncü taraf, uyuşmazlığın içeriğine dahil olarak taraflara somut çözüm planları ve önerileri sunar. Bu aktif rol, yöntemi sadece tarafları buluşturan dostça girişimden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yönteminde üçüncü tarafın rolünü analiz etme
Soru kökünde üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirmediği, aynı zamanda çözüm önerisi sunduğu belirtilmektedir.
Bu özellik, dostça girişim (iyiniyet hizmeti) ile arabuluculuğu birbirinden ayıran temel kriterdir.
2
Diğer diplomatik yöntemlerle karşılaştırma yapma
Dostça girişimde öneri sunma yetkisi yoktur; uzlaştırma ise bir komisyon eliyle yürütülen daha kapsamlı ve formal bir süreçtir.
Uluslararası hukukta üçüncü bir devletin veya kişinin doğrudan müdahil olup plan sunduğu yöntem arabuluculuktur.

Anahtar Kavram

Arabuluculukta Üçüncü Tarafın Aktif Rolü ve Çözüm Önerisi Sunma Yetkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 127Soru

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) uyuşmazlığın esasına ilişkin kararını vermeden önce, uyuşmazlığın taraflarının haklarını korumak amacıyla hükmettiği "geçici önlemler" (provisional measures) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk normları ve Divan içtihadı çerçevesinde doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan Statüsü'nün 41.41. maddesinde düzenlenen geçici önlemler, uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcıdır ve bu husus Divan'ın LaGrand (Almanya v. ABD) davasındaki kararıyla kesinlik kazanmıştır.

Cevap

Divan Statüsü'nün 41.41. maddesi kapsamında verilen geçici önlemlerin taraflar için bağlayıcı olduğunu ve bu durumun LaGrand davası ile tescil edildiğini belirten seçenek doğrudur.
Uluslararası Adalet Divanı, uyuşmazlığın esasına geçmeden önce telafisi güç zararları önlemek adına geçici önlemler alabilir. Uzun yıllar bu kararların bağlayıcılığı tartışılmış olsa da, Divan 20012001 tarihli LaGrand (Almanya v. ABD) kararında, Statü'nün 41.41. maddesinin amacının hakları korumak olduğunu ve bu amacın ancak bağlayıcı bir kararla gerçekleşebileceğini hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün 41.41. maddesinin hukuki niteliği analiz edilir.
Maddenin Divan'a, tarafların haklarını korumak için geçici önlemler alma yetkisi verdiği görülür.
Yasal dayanağın tespiti için gereklidir.
2
Geçici önlemlerin bağlayıcılığına ilişkin Divan içtihadı incelenir.
LaGrand (Almanya v. ABD) davasında Divan'ın, bu önlemlerin bağlayıcı olduğuna hükmettiği saptanır.
Mevcut hukuki durumun (lex lata) belirlenmesi için kritiktir.
3
Seçeneklerdeki usuli ve hukuki iddialar karşılaştırılır.
Bağlayıcılığı kabul eden ve dayanağını LaGrand davası olarak gösteren açıklamanın doğru olduğu sonucuna varılır.
Doğru cevabın teyidi sağlanır.

Anahtar Kavram

UAD Geçici Önlemlerinin Bağlayıcılığı ve LaGrand İçtihadı

Daha Fazla Pratik

UAD'nin çekişmeli davalardaki kararlarının icrası için başvurulan BM Şartı'nın 94/294/2. maddesindeki Güvenlik Konseyi yetkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 128Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında yer alan 'uzlaştırma' (conciliation) usulü sonunda hazırlanan raporun hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzlaştırma raporu ve içerdiği çözüm önerileri, taraflar için bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindedir.

Cevap

Uzlaştırma raporu ve içerdiği çözüm önerileri, taraflar için bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindedir.
Uluslararası hukukta uzlaştırma (conciliation), uyuşmazlığın taraflarca atanan bir komisyona havale edilmesidir. Komisyon, uyuşmazlığın maddi yönlerini inceler (soruşturma özelliği) ve tarafların kabul edebileceği bir çözüm planı sunar (arabuluculuk özelliği). Ancak bu raporun en belirgin özelliği, taraflar üzerinde hukuki bir bağlayıcılığının olmaması, yani 'tavsiye' niteliğinde olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uzlaştırma yönteminin tanımını hatırla.
Uzlaştırma; uyuşmazlığın bir komisyon tarafından incelenmesi, vakıaların tespiti ve bir çözüm önerisi sunulması sürecidir.
Yöntemin kapsamını belirlemek sorunun temelidir.
2
Uzlaştırmanın hukuki gücünü değerlendir.
Uzlaştırma, diplomatik çözüm yolları arasında yer alır ve raporu tarafları hukuken bağlamaz.
Tahkim ve yargısal çözümden en temel farkı budur.

Anahtar Kavram

Uzlaştırma yönteminin hukuki niteliği (tavsiye edici karakteri)

İpuçları

1
Uzlaştırma yönteminin diplomatik mi yoksa hukuki (yargısal) bir yol mu olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Uzlaştırma ile tahkim (arbitration) arasındaki farkları bir tablo halinde inceleyerek kavramları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 129Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve "İhtiyari Kayıt" (Zorunlu Yargı Yetkisini Kabul Beyanı) olarak adlandırılan mekanizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyari Kayıt beyanları, BM Genel Kurulu tarafından onaylandığı andan itibaren tüm üye devletler bakımından erga omnes nitelikli bir zorunlu yargı yetkisi doğurur ve tek taraflı olarak feshedilemez.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır ve İhtiyari Kayıt beyanları Genel Kurul onayı gerektirmeyen, devletlerin tek taraflı iradeleriyle yaptıkları ve yine kendi belirledikleri şartlarla sonlandırabilecekleri işlemlerdir.
İhtiyari kayıt beyanları devletlerin egemen iradeleriyle yaptıkları tek taraflı işlemlerdir; BM Genel Kurulu'nun onayına tabi değildirler ve kolektif bir zorunluluk doğurmazlar. Ayrıca devletler, beyanlarında belirttikleri süre ve usul şartlarına uyarak bu beyanlarını geri çekme veya değiştirme hakkına sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
UAD yargı yetkisinin hukuki temelini belirleyin.
Divan'ın yargı yetkisi 'rıza' (consent) ilkesine dayanır. BM üyesi olmak Divan'ın yargı yetkisini otomatik olarak kabul etmek anlamına gelmez.
Uluslararası hukukta devletlerin egemen eşitliği gereği, rızaları olmaksızın yargısal bir organın önüne götürülmeleri mümkün değildir.
2
Statü'nün 36/2. maddesini (İhtiyari Kayıt) analiz edin.
Devletler tek taraflı bir beyanla, kendisi gibi beyanda bulunmuş devletlerle olan uyuşmazlıklarında Divan'ın yetkisini peşinen kabul edebilirler.
Bu mekanizma, uyuşmazlık çıktığında karşı tarafın rızasını alma zorunluluğunu ortadan kaldırır.
3
Karşılıklılık ilkesinin etkisini değerlendirin.
Yargı yetkisi, her iki tarafın kabul beyanlarının 'ortak kesişim kümesi' (karşılıklılık) kadar mevcuttur.
Davacı devletin beyanı davalı devletinkinden daha darsa, davalı devlet de ancak davacının kabul ettiği o dar sınırda yargılanabilir.
4
Yanlış önermeyi saptayın.
İhtiyari kayıtların Genel Kurul onayına tabi olduğunu ve feshedilemeyeceğini söyleyen ifade, sistemin tek taraflı ve ihtiyari doğasına aykırıdır.
Uluslararası hukukta devletler yaptıkları tek taraflı beyanlara çekinceler koyabilir, süre belirleyebilir ve beyanlarını geri çekebilirler.

Anahtar Kavram

İhtiyari Şart (Optional Clause) ve Rıza İlkesi
Soru 130Soru

Birleşmiş Milletler'in temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) on beş yargıcını seçmekle görevli olan Birleşmiş Milletler organları aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı yargıçları Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi tarafından seçilir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 4. maddesi uyarınca, Divan üyeleri (yargıçlar), Daimi Hakemlik Mahkemesi'ndeki ulusal gruplar tarafından aday gösterilen kişiler arasından Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi tarafından seçilirler. Seçilmek için her iki organda da mutlak çoğunluğun sağlanması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'nin kurumsal yapısını ve Statüsü'nü gözden geçirin.
Divan'ın 15 yargıçtan oluştuğu ve seçim usulünün Statü'de düzenlendiği belirlenir.
Yargıçların seçimi Birleşmiş Milletler'in siyasi organlarının katılımını gerektirir.
2
Seçim yetkisine sahip olan ana organları tanımlayın.
Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi'nin her ikisinin de bu süreçte mutlak çoğunlukla karar vermesi gerektiği saptanır.
Statü madde 4 ve 8, bu iki organın bağımsız olarak seçim yapacağını hükme bağlamıştır.

Anahtar Kavram

UAD Yargıçlarının Seçimi
Tahmini Süre:45s
Soru 131Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın "Uyus\cmazlıkların Barıs\cc\cı Yollarla C\co¨zu¨mu¨Uyuşmazlıkların \ Barışçı \ Yollarla \ Çözümü" başlıklı VIVI. Bölümü çerçevesinde, Güvenlik Konseyi uyuşmazlığın taraflarına çözüm için çeşitli önerilerde bulunabilir ve uygun prosedürleri tavsiye edebilir. Güvenlik Konseyi'nin bu bölüm (VIVI. Bölüm) kapsamındaki yetkilerini kullanarak yaptığı tavsiyelerin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu tavsiyeler taraflar için hukuken bağlayıcı değildir ve sadece yol gösterici nitelik taşır.

Cevap

Güvenlik Konseyi'nin VI. Bölüm kapsamında yaptığı tavsiyeler taraflar için hukuken bağlayıcı değildir ve yol gösterici niteliktedir.
Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın VI. Bölümü, uyuşmazlıkların tarafların rızasına dayalı olarak barışçıl yollarla (müzakere, arabuluculuk vb.) çözülmesini teşvik eder. Bu bölümde Güvenlik Konseyi'ne verilen yetkiler 'tavsiye' (recommendationrecommendation) niteliğindedir. Bu tavsiyeler taraflar için bir rehberlik sunar ancak uyuşmazlığın taraflarını bu önerileri yerine getirmeye hukuken zorlamaz. Bağlayıcı kararlar ve yaptırımlar ancak barışın tehdidi veya bozulması durumunda VII. Bölüm çerçevesinde alınabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yetkisinin dayanağını belirleme
BM Antlaşması'nın VI. Bölümü (3333-3838. maddeler) barışçıl çözüm yollarını düzenler.
Soru, Konsey'in VI. Bölüm altındaki yetkilerinin niteliğini sormaktadır.
2
Kullanılan terminolojiyi analiz etme
Metin içerisinde sürekli "tavsiye etmek" (recommendrecommend) ifadesi geçmektedir.
Uluslararası hukukta 'tavsiye' (recommendationrecommendation) kavramı, 'karar' (decisiondecision) kavramının aksine hukuki zorunluluk doğurmaz.
3
VI. Bölüm ile VII. Bölüm farkını ayırt etme
VI. Bölüm uyuşmazlığı çözmeye yardımcı olurken, VII. Bölüm barışın bozulması durumunda zorlayıcı tedbirler (yaptırımlar) içerir.
Bağlayıcı kararlar genellikle VII. Bölüm altındaki kolektif güvenlik sistemiyle ilgilidir.

Anahtar Kavram

BM Güvenlik Konseyi'nin VI. Bölüm Yetkilerinin İhtiyari Niteliği
Soru 132Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) sistemi içerisinde uyuşmazlıkların barışçıl çözümü ve uluslararası barışın korunması süreçlerinde Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki yetki paylaşımı ve "Barış İçin Birleşme" (377 A377 \ A) kararı çerçevesindeki uygulamalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BMBM Antlaşması'nın 1212. maddesindeki kısıtlamaya rağmen Genel Kurul'un tavsiyede bulunabilmesi, Güvenlik Konseyi'nin barışın korunmasında "münhasır" (exclusive) değil "birincil" (primary) yetkiye sahip olması esasına dayanmaktadır.

Cevap

BM Antlaşması'nın 12. maddesindeki kısıtlamaya rağmen Genel Kurul'un tavsiyede bulunabilmesi, Güvenlik Konseyi'nin yetkisinin münhasır değil birincil olmasına dayanır.
Doğru ifade, Güvenlik Konseyi'nin yetkisinin 'münhasır' (tek ve mutlak) değil, 'birincil' (öncelikli) olduğunu belirtmektedir. Bu doktrinsel ayrım, Konsey'in veto nedeniyle karar alamadığı durumlarda Genel Kurul'un 'Barış İçin Birleşme' kararı üzerinden ikincil sorumluluk üstlenerek tavsiyelerde bulunabilmesinin hukuki temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Güvenlik Konseyi'nin yetki doğasını analiz etme
Antlaşma madde 2424 uyarınca Konsey'in sorumluluğu "birincil" (primary) olarak tanımlanmıştır.
Bu ifade, Konsey'in tek yetkili olmadığını, Genel Kurul'un da yedek/ikincil bir sorumluluğu olduğunu gösterir.
2
Madde 1212 kısıtlamasını ve "Barış İçin Birleşme" istisnasını inceleme
Genel Kurul, Konsey işlevini yerine getiremediğinde (veto nedeniyle) tavsiye yetkisini kullanabilir.
Barış İçin Birleşme kararı, Konsey'in felç olmasını "işlevlerini yerine getirememesi" olarak yorumlayarak 12. maddedeki engeli aşar.
3
Kararların hukuki niteliğini belirleme
Genel Kurul kararları her durumda tavsiye niteliğindedir ve 2525. madde kapsamına girmez.
Genel Kurul'un üye devletlere emretme yetkisi yoktur, ancak meşruiyet ve siyasi baskı zemini oluşturur.

Anahtar Kavram

Güvenlik Konseyi'nin Birincil (Primary) vs. Münhasır (Exclusive) Yetkisi
Soru 133Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında en eski ve en esnek yöntem olan müzakere (görüşme) usulüne ilişkin uluslararası hukuk doktrini ve özellikle Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) "Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı" (1969) davalarındaki içtihatları çerçevesinde, tarafların müzakere yürütme yükümlülüğünün hukuki kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müzakere yükümlülüğü, tarafların sadece bir araya gelip görüşlerini birbirlerine tebliğ etmelerini değil; uyuşmazlığın çözümü amacıyla kendi tutumlarında değişiklik yapma ihtimalini dışlamayan, dürüstlük ve iyiniyet kuralları çerçevesinde uyuşmazlığı anlamlı bir sürece (meaningful negotiation) dönüştürme ödevini de kapsar.

Cevap

Müzakere yükümlülüğü, tarafların sadece görüşlerini bildirmesini değil, anlaşmaya varma amacıyla karşılıklı esneklik gösterdikleri anlamlı bir süreci iyiniyetle yürütmelerini gerektirir.
Doğru cevap, müzakerenin uluslararası hukuktaki niteliğini en kapsamlı şekilde açıklar. UAD içtihatlarına göre devletler, müzakere masasına sadece oturmakla yükümlü değildir; aynı zamanda karşı tarafın önerilerini değerlendirmeye açık, kendi pozisyonunu esnetebilecek bir iyiniyet sergilemek zorundadır. Bu durum 'anlamlı müzakere' ilkesi olarak bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası hukukta müzakere kavramının temel tanımını analiz et.
Müzakere, tarafların üçüncü bir taraf olmaksızın uyuşmazlığı doğrudan görüşmeler yoluyla çözme çabasıdır.
Yöntemin diğer barışçıl çözüm yollarından ayrılan en temel özelliğini belirlemek için.
2
Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) konuyla ilgili içtihatlarını (Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı vakası) değerlendir.
UAD, müzakereyi sadece şekli bir görüşme değil, "anlamlı bir müzakere" (meaningful negotiation) olarak tanımlamış ve tarafların kendi pozisyonlarında diretmemesini bir ödev olarak görmüştür.
Müzakere yükümlülüğünün sadece bir 'çaba' değil, aynı zamanda 'belirli bir niteliğe sahip olması gereken bir süreç' olduğunu anlamak için.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri barışçıl çözüm yöntemlerinin karakteristik özellikleriyle karşılaştır.
İyiniyet ve anlamlı süreç vurgusu yapan ifade, modern uluslararası hukuk doktriniyle tam uyumludur.
Doğru seçeneği akademik ve hukuki kriterlere göre doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Meaningful Negotiation (Anlamlı Müzakere) ve İyiniyet İlkesi

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisini kabul etme yöntemlerini (ihtiyari kayıt vb.) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 134Soru

1899 ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile kurumsallaşan, uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "soruşturma" (tahkik) usulünün temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlığın temelini oluşturan maddi vakıaların (olayların) tarafsız bir şekilde tespit edilmesi

Cevap

Uyuşmazlığın temelini oluşturan maddi vakıaların (olayların) tarafsız bir şekilde tespit edilmesi
Soruşturma (tahkik) usulü, özellikle 1907 Lahey Sözleşmesi'nin 9. maddesinde belirtildiği üzere, uyuşmazlığın esasına girmeden ve bir çözüm önermeden önce, taraflar arasındaki olayların (maddi vakıaların) tarafsız ve dürüst bir şekilde aydınlatılmasını hedefler. Bu yöntemde kurulan komisyon, uyuşmazlığın hukuki boyutuyla değil, 'ne olduğu' ile ilgilenir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma (tahkik) yönteminin tanımını analiz et.
Soruşturma, uyuşmazlığın esası hakkında bir çözüm üretmekten ziyade, olayın nasıl gerçekleştiğine dair gerçekleri bulmaya odaklanır.
Uluslararası hukukta bu yöntemin temel işlevi 'maddi vakıa' (matter of fact) tespitidir.
2
Diğer barışçıl çözüm yollarıyla karşılaştır.
Uzlaştırma çözüm önerir, tahkim bağlayıcı karar verir, dostça girişim masaya oturtur; soruşturma ise rapor sunar.
Yöntemler arasındaki temel farklar işlev ve bağlayıcılık noktalarındadır.

Anahtar Kavram

Soruşturma (tahkik) yönteminin 'maddi vakıa tespiti' odaklı niteliği.

Daha Fazla Pratik

Soruşturma raporunun bağlayıcı olmadığı kuralının istisnalarını ve Dogger Bank Olayı'nı inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 135Soru

Uluslararası hukukta devletlerin bir uyuşmazlığı tahkime (hakemliğe) götürmek üzere aralarında imzaladıkları, uyuşmazlığın konusunu tanımlayan ve hakemlerin yetkilerini belirleyen temel belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahkimname (Compromis)

Cevap

Tahkimname (Compromis), uluslararası tahkim sürecinin başlatılması ve sınırlarının çizilmesi için taraflar arasında imzalanan hukuki sözleşmedir.
Tahkimname (Compromis), uluslararası hukukta bir uyuşmazlığın tahkime götürülmesi için gereken 'rıza' unsurunu belgeleyen ve yargılamanın usul ve esaslarını belirleyen hukuki metindir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yöntemini analiz etme
Soruda bahsedilen yöntem 'tahkim' (hakemlik) yöntemidir.
Tahkim, uyuşmazlığın taraflarca seçilen hakemler marifetiyle bağlayıcı bir kararla çözülmesidir.
2
Tahkimin kurucu belgesini belirleme
Tahkimname (Compromis) belgesine ulaşılır.
Uluslararası tahkimde yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır ve bu rıza tahkimname adı verilen özel bir sözleşme ile somutlaşır.
3
Belgenin içeriğini teyit etme
Tahkimname; uyuşmazlığın konusunu, uygulanacak hukuku ve hakemlerin yetkilerini içerir.
Tahkim yargılaması bu belgede çizilen sınırlar dışına çıkamaz.

Anahtar Kavram

Tahkimin rızai niteliği ve Tahkimname (Compromis)

İpuçları

1
Bu belge, uyuşmazlığın taraflarının tahkim yargılamasına olan rızasını temsil eden bir 'sözleşme' niteliğindedir.

Daha Fazla Pratik

Tahkim kararının (hakem kararı) hangi durumlarda geçersiz sayılabileceği konusuna çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 136Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36/2. maddesi kapsamında düzenlenen 'zorunlu yargı yetkisinin' (İhtiyari Kayıt) karşılıklılık (reciprocity) ilkesi çerçevesindeki hukuki işleyişine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan'ın yargı yetkisi, tarafların kabul beyanlarının çakıştığı en dar alanla sınırlıdır; bu nedenle, zorunlu yargı yetkisini çekincesiz kabul eden bir devlet, kendisine karşı dava açan devletin beyanındaki çekincelere dayanarak Divan'ın yetkisizliğini ileri sürebilir.

Cevap

Divan'ın yargı yetkisi tarafların beyanlarının çakıştığı en dar alanla sınırlıdır ve bir devlet, karşı tarafın çekincelerini karşılıklılık yoluyla kendi lehine savunma olarak kullanabilir.
Doğru cevap, UAD'nin zorunlu yargı yetkisinin karşılıklılık esasına dayandığını ve yargı yetkisinin sınırlarının, tarafların beyanlarının örtüştüğü en dar alan olduğunu ifade eden seçenektir. Bu ilke uyarınca, geniş bir kabul beyanında bulunan devlet, dar kapsamlı veya çekinceli bir beyanda bulunan devlete karşı açtığı davada, o devletin çekincelerine tabi olur; davalı devlet ise davacının çekincelerini kendisine karşı savunma olarak kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü Madde 36/2'nin incelenmesi
Bu madde, devletlerin önceden bir anlaşma yapmaksızın, aynı yükümlülüğü kabul eden diğer devletlere karşı Divan'ın yargı yetkisini zorunlu olarak tanıdıklarını beyan etmelerine imkan tanır.
Hukuki temeli belirlemek.
2
Karşılıklılık (Reciprocity) ilkesinin analizi
Divan'ın yargı yetkisi, tarafların beyanlarının 'örtüştüğü' noktada başlar.
Yetkinin sınırlarını anlamak.
3
Çekincelerin etkisinin değerlendirilmesi
Eğer Devlet X bir çekince koymuşsa, Devlet Y (çekincesiz olsa bile) kendisine karşı X tarafından açılan davada X'in bu çekincesini ileri sürerek yetki itirazında bulunabilir.
Karmaşık senaryolarda karşılıklılığın nasıl işlediğini kavramak.
4
Sonuçlandırma
Divan'ın yargı yetkisi, uyuşmazlığın tarafları olan her iki devletin kabul beyanlarının 'en dar orta paydası' (lowest common denominator) ile sınırlıdır.
Doğru hukuki prensibe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Karşılıklılık İlkesi ve İhtiyari Kayıt (UAD Statüsü m. 36/2)

Daha Fazla Pratik

UAD'nin yargı yetkisi itirazlarında (Preliminary Objections) karşılıklılık ilkesinin 'Monetary Gold' prensibi ile farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 137Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan ve 1904 Dogger Bank (Hull) vakasıyla tarihsel olarak önem kazanan soruşturma (tahkik) yönteminin, 1899 ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile düzenlenen hukuki statüsü dikkate alındığında; komisyon tarafından hazırlanan raporun uyuşmazlık tarafları üzerindeki hukuki etkisi ve tarafların rapor sonrası hareket serbestisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soruşturma raporu, uyuşmazlığın temelindeki maddi vakıaların tarafsız bir tespitini içerir ancak bir hakem kararı niteliği taşımadığından, taraflar uyuşmazlığın esasına dair diledikleri başka bir çözüm yoluna başvurmakta tamamen serbesttirler.

Cevap

Soruşturma raporu sadece maddi vakıaları tespit eder, hakem kararı niteliği taşımaz ve tarafların çözüm konusundaki serbestisini kısıtlamaz.
Soruşturma (tahkik) usulünde hazırlanan rapor, uyuşmazlığın temelindeki olayların niteliğini saptamakla sınırlı olup, 1907 Lahey Sözleşmesi'nin 35. maddesi gereğince taraflar için hukuken bağlayıcı bir hakem kararı niteliğinde değildir. Bu durum, tarafların raporun içeriğini kabul ettikten sonra bile uyuşmazlığı çözmek için arabuluculuk, tahkim veya yargısal çözüm gibi diğer yöntemleri kullanma konusundaki tam serbestilerini korudukları anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma (tahkik) yönteminin uluslararası hukuktaki temel işlevini saptamak.
Soruşturmanın asıl amacı, bir uyuşmazlığın temelinde yatan olayların (maddi vakıaların) tarafsız ve dürüst bir şekilde aydınlatılmasıdır.
Soruşturma, uyuşmazlığın hukuki boyutundan ziyade olgusal boyutuna odaklanır.
2
1899 ve 1907 Lahey Sözleşmeleri'ndeki ilgili hükümleri analiz etmek.
1907 Lahey Sözleşmesi Madde 35'e göre: 'Komisyonun raporu... bir hakem kararı niteliğine sahip değildir. Taraflara, bu tespitten çıkarılacak sonuçlar konusunda tam bir serbesti bırakır.'
Bu hüküm, soruşturmanın tavsiye veya yargı kararı olmadığını, sadece bir 'durum tespiti' olduğunu teyit eder.
3
Dogger Bank (1904) olayının bu yöntem üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Bu olayda soruşturma, taraflar arasındaki gerginliği azaltmış ve vakıaların tespiti sonrası tarafların kendi aralarında tazminat konusunda anlaşmalarına zemin hazırlamıştır, ancak rapor kendiliğinden bağlayıcı olmamıştır.
Tarihsel örnekler, soruşturmanın uyuşmazlığı 'çözmediğini', sadece çözüm için gerekli olan 'doğru veriyi' sağladığını gösterir.
4
Diğer barışçıl çözüm yolları ile (uzlaştırma, tahkim) arasındaki farkı teyit ederek sonuca ulaşmak.
Uzlaştırma raporu çözüm önerisi sunar, tahkim kararı ise bağlayıcıdır. Soruşturma raporu ise sadece vakıa tespitidir ve bağlayıcı değildir.
Uluslararası hukukta yöntemler arasındaki yetki ve sonuç farkı, sorunun çözümündeki en kritik ayırt edici noktadır.

Anahtar Kavram

Soruşturma (Tahkik) Raporunun Hukuki Niteliği

Daha Fazla Pratik

Soruşturma ile Uzlaştırma (Conciliation) arasındaki 'çözüm önerisi sunma' farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 138Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü uyarınca Divan'ın uyuşmazlık yargısı kural olarak devletlerin rızasına dayanmaktadır. Bazı durumlarda, davacı devlet tarafından sunulan başvuru dilekçesi anında davalı devletin yargı yetkisini kabul ettiğine dair önceden verilmiş geçerli bir rıza (tahkimname, uyuşmazlık kaydı veya ihtiyari kayıt) bulunmayabilir. Ancak davalı devlet, Divan'ın yaptığı bildirimden sonra uyuşmazlığın yetki aşamasına itiraz etmeksizin esasına ilişkin işlemlere girişirse veya rızasını açık bir beyanla sonradan ortaya koyarsa, Divan yargı yetkisinin bu irade beyanıyla tesis edildiğine hükmedebilmektedir.

UAD içtihadında rıza ilkesinin esnek bir görünümü olarak kabul edilen bu hukuki müessese aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Forum Prorogatum

Cevap

UAD hukukunda, önceden bir rıza beyanı olmaksızın açılan bir davada davalı devletin sürece katılarak veya açık rıza vererek yetkiyi sonradan tesis etmesine 'Forum Prorogatum' adı verilir.
Forum prorogatum, uluslararası hukukta bir devletin başlangıçta yargı yetkisini kabul etmediği bir uyuşmazlıkta, dava açıldıktan sonra sergilediği tutum veya yaptığı beyanlarla mahkemenin yetkisini zımnen veya sonradan kabul etmesi müessesesidir. Bu durum, Divan'ın rızai nitelikteki yargı yetkisinin en esnek uygulama biçimlerinden biri olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'nin yargı yetkisinin temeli olan 'rıza ilkesini' analiz et.
Divan'ın bir uyuşmazlığa bakabilmesi için tarafların bu yetkiyi kabul etmiş olması gerekir.
Uluslararası hukukta egemen devletlerin rızası olmadan yargılanamaması esastır.
2
Dava açıldığı sırada rızanın bulunmadığı ancak sonradan oluştuğu özel durumu tanımla.
Davalı devletin itiraz etmeden esasa girmesi, rızanın sonradan (ad hoc) kurulması anlamına gelir.
Rıza beyanı sadece dava öncesinde değil, dava süreci içinde de tek taraflı irade birleşmesiyle oluşabilir.
3
Bu hukuki durumun terminolojik karşılığını belirle.
Literatürde bu duruma 'Forum Prorogatum' denir.
Bu kavram, mahkemenin yetkisinin tarafların tutumuyla genişletilmesini veya sonradan kurulmasını ifade eden teknik bir terimdir.

Anahtar Kavram

Forum Prorogatum (Yargı Yetkisinin Sonradan Tesisi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 139Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü gereği yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır. Ancak Divan, uyuşmazlığın tarafı olan devletler rıza göstermiş olsa bile, davanın "asıl konusunun" davanın tarafı olmayan üçüncü bir devletin hukuki menfaatlerini doğrudan etkilediği ve bu devletin rızası olmadan uyuşmazlığın karara bağlanamayacağı durumlarda yargı yetkisini kullanmaktan kaçınmaktadır. Uluslararası hukukta "vazgeçilmez üçüncü taraf" (indispensable third party) kuralı olarak da bilinen bu yaklaşım, literatürde hangi isimle anılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monetary Gold ilkesi

Cevap

Monetary Gold ilkesi
Doğru cevap olan Monetary Gold ilkesi, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 1954 yılında verdiği bir kararla yerleşmiştir. Bu ilkeye göre, bir davanın esası davanın tarafı olmayan üçüncü bir devletin hukuki menfaatlerini 'asıl konu' olarak doğrudan etkiliyorsa, o devlet davaya rıza göstermedikçe Divan yargı yetkisini kullanamaz. Bu kural, rızai yargı yetkisi sisteminin üçüncü devletlerin haklarını korumak amacıyla getirilen bir sınırlamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'nin yargı yetkisinin rızai temelini analiz etmek.
UAD'nin yargı yetkisinin ancak tarafların rızasıyla mümkün olduğu teyit edilir.
Uluslararası hukukta egemenlik ilkesi gereği devletler rızaları olmadan yargılanamaz.
2
Üçüncü tarafın hukuki menfaatinin uyuşmazlığın merkezindeki rolünü değerlendirmek.
Davanın asıl konusunun, taraf olmayan bir devletin haklarını doğrudan belirlediği saptanır.
Vazgeçilmez üçüncü tarafın rızası olmadan verilecek bir karar, o devletin egemenlik haklarını ihlal eder.
3
Bu doktrinin literatürdeki karşılığını belirlemek.
1954 tarihli Monetary Gold kararına dayanan ilke seçilir.
Divan bu kararda, Arnavutluk'un taraf olmadığı bir davada onun altınları üzerindeki haklarına karar veremeyeceğine hükmetmiştir.

Anahtar Kavram

Monetary Gold Doktrini ve Vazgeçilmez Üçüncü Taraf Kuralı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 140Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında yer alan 'dostça girişim' (iyiniyet hizmeti) müessesesi ile 'arabuluculuk' yöntemi arasındaki teknik ayrım dikkate alındığında; üçüncü tarafın rolü ve uyuşmazlığın esasına (merits) müdahale yetkisi bakımından dostça girişimi arabuluculuktan ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirerek iletişimi kolaylaştırması ve uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı önerme yetkisinin bulunmaması

Cevap

Üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirmesi ve esasa yönelik öneri sunmaması (Dostça Girişim)
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) yönteminde üçüncü taraf, uyuşmazlığın esasına (merits) dahil olmaz. Temel amacı, aralarındaki iletişim kopmuş veya doğrudan görüşme yapamayan tarafları bir araya getirmek, onlara güvenli bir ortam (başkent, ofis vb.) sağlamak veya mesaj iletmektir. Taraflar müzakereye başladığında üçüncü taraf çekilir. Arabuluculukta ise üçüncü taraf müzakerelere katılır ve çözüm planı sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın barışçıl çözüm yollarındaki üçüncü tarafın müdahale düzeylerini karşılaştırın.
Dostça girişimde üçüncü taraf en pasif roldedir; sadece tarafları masaya oturtur.
Yöntemlerin teknik sınırlarını belirlemek için müdahale derecesi kritik bir kriterdir.
2
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) ve arabuluculuk arasındaki temel farkı analiz edin.
Dostça girişimde üçüncü taraf çözüm planı/önerisi sunmazken, arabuluculukta bizzat kendi önerilerini sunar.
Arabuluculuğu dostça girişimden ayıran 'aktif katılım' ve 'çözüm önerisi' unsurlarıdır.
3
Dostça girişimin görevinin ne zaman sona erdiğini değerlendirin.
Taraflar doğrudan müzakereye başladığında, dostça girişimde bulunan tarafın görevi kural olarak biter.
Dostça girişim sadece bir 'kapı açma' veya 'köprü kurma' faaliyetidir.

Anahtar Kavram

Dostça girişimde (iyiniyet hizmeti) üçüncü tarafın 'pasif' kolaylaştırıcı rolü ile arabuluculuktaki 'aktif' çözüm öneren rolü arasındaki teknik ayrım.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 7 / 19Sonraki
Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 7 | Examkin