Soru

Zorluk: ZorMiyelodisplastik Sendromlar

54 yaşında kadın hasta, son 1 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve diş eti kanamaları şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 6 yıl önce evre II meme kanseri nedeniyle cerrahi müdahale sonrası antrasiklin ve siklofosfamid içeren adjuvan kemoterapi ile radyoterapi aldığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve alt ekstremitelerde birkaç adet peteşi saptanıyor, organomegali izlenmiyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:
- Hemoglobin: 7.87.8 g/dL
- MCV: 105105 fL
- Trombosit: 35.00035.000/μ\mu L
- Lökosit: 2.1002.100/μ\mu L (Mutlak nötrofil sayısı: 900900/μ\mu L)
- Periferik yayma: Makrositoz, nötrofillerde hiposegmentasyon ve hipogranülasyon.
- Kemik iliği aspirasyonu: Hiperselüler iliğe eşlik eden belirgin trilineaj displazi ve %8 blast oranı.
- Sitogenetik: Monozomi 7 (7-7) saptanıyor.

Bu klinik tablo ve sitogenetik bulgular göz önüne alındığında, hastadaki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Bu antite tipik olarak topoizomeraz II inhibitörleri kullanımından sonraki 1-3 yıl içinde gelişir.
  2. B
    Bu tablo genellikle öncül bir miyelodisplastik faz olmaksızın doğrudan akut lösemi tablosuyla başlar.
  3. Alkilleyici ajanlara bağlı gelişen bu antitede en sık izlenen sitogenetik anormallikler 5. ve 7. kromozom kayıplarıdır.Cevap
  4. D
    Bu durumun prognozu de novo (primer) miyelodisplastik sendromlara göre oldukça iyidir.
  5. E
    Bu klinik tabloda en sık eşlik eden genetik bulgu 11q23 (MLL) gen translokasyonudur.

Cevap

Alkilleyici ajanlara bağlı gelişen tedavi ilişkili miyelodisplastik sendromlarda (t-MDS) en sık izlenen sitogenetik anormallikler 5. ve 7. kromozomlardaki kayıplardır.
Hastada saptanan monozomi 7 bulgusu ve 6 yıllık latent dönem, alkilleyici ajan (siklofosfamid) kullanımına bağlı gelişen tedavi ilişkili MDS (t-MDS) tablosu için klasiktir. Bu grupta en sık izlenen sitogenetik bozukluklar monozomi 5, monozomi 7 veya bu kromozomların uzun kollarındaki delesyonlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın geçmiş tedavi öyküsünü ve klinik sunumunu analiz et.
Hasta 6 yıl önce alkilleyici bir ajan olan siklofosfamid içeren kemoterapi almıştır ve şu an pansitopeni, makrositoz ve displastik bulgularla (MDS tablosu) başvurmaktadır.
Tedavi ilişkili miyelodisplastik sendromların (t-MDS) etiyolojisi kullanılan ajana göre farklılık gösterir.
2
Latent dönemi ve sitogenetik bulguları değerlendir.
6 yıllık latent dönem ve monozomi 7 saptanması, alkilleyici ajanlarla ilişkili klasik t-MDS paternine uymaktadır.
Alkilleyiciler 5-7 yıl sonra MDS üzerinden etki ederken, topoizomeraz inhibitörleri 1-3 yıl sonra doğrudan AML'ye yol açar.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında karşılaştır.
Kromozom 5 ve 7 kayıplarının alkilleyici ajanlarla ilişkili t-MDS için karakteristik olduğu sonucuna ulaşılır.
Moleküler ve klinik özelliklerin doğru eşleştirilmesi tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Tedavi İlişkili Miyelodisplastik Sendromlar (t-MDS)

Daha Fazla Pratik

t-MDS hastalarında IPSS-R skorlamasının prognostik değerini ve bu hastaların de novo vakalara göre neden daha kötü seyrettiğini moleküler düzeyde (örn. TP53 mutasyonları) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla