Hematoloji

406 soru

Soru 1Soru

6262 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemeleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin8.48.4 g/dL
MCV106106 fL
Lökosit4.2004.200/mm³
Trombosit520.000520.000/mm³

Periferik yaymada makrositoz ve hipolobüle çekirdekli megakaryositler gözleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda blast oranı %3\%3 saptanıyor ve sitogenetik incelemede izole del(5q)del(5q) saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzole del(5q) ile seyreden Miyelodisplastik Sendrom

Cevap

İzole del(5q) ile seyreden Miyelodisplastik Sendrom
İzole del(5q) ile seyreden Miyelodisplastik Sendrom, tipik olarak ileri yaştaki kadınlarda makrositik anemi ve sıklıkla normal veya yüksek trombosit sayısı ile karakterize bir tablodur. Kemik iliğinde 'mikromegakaryosit' olarak da adlandırılan hipolobüle/mononükleer megakaryositlerin görülmesi patognomonik sayılabilecek bir bulgudur. Bu vaka, düşük blast oranı (%3) ve izole del(5q) varlığı ile WHO kriterlerine göre bu tanıya tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı parametrelerini değerlendir
Belirgin makrositik anemi (MCV106MCV 106 fL) ve trombositoz (520.000520.000/mm³) saptanmıştır.
Miyelodisplastik sendromların (MDS) ayırıcı tanısında sitopeni/sitoz varlığı kritiktir.
2
Kemik iliği ve sitogenetik bulguları analiz et
Blast oranı düşük (%3) ve spesifik bir sitogenetik anomali olan izole del(5q) saptanmıştır.
WHO sınıflamasına göre MDS alt tiplerini belirlemek için blast yüzdesi ve genetik veriler kullanılır.
3
Klinik tabloyu birleştir
İleri yaş kadın hasta, makrositik anemi, trombositoz ve izole del(5q) varlığı 5q5q- sendromu olarak da bilinen tabloyu doğrular.
Bu spesifik alt tip, tipik olarak normal veya yüksek trombosit sayısı ve iyi prognoz ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

İzole del(5q) ile seyreden MDS (5q- Sendromu)

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın tedavisinde kullanılan ve del(5q) anomalisi varlığında yüksek yanıt oranına sahip olan ajanı (Lenalidomid) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

26 yaşında kadın hasta, çocukluğundan beri devam eden ve oral demir tedavisine dirençli olan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde jinekolojik bir kanama odağı saptanmamış, ancak sık tekrarlayan oral aftöz ülserleri olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede solukluk dışında boy kısalığı (persentil altı) dikkat çekiyor.

Laboratuvar bulguları:
- Hb: 9.59.5 g/dL
- MCV: 7272 fL
- Ferritin: 55 ng/mL
- TDBK: 480480 μ\mu g/dL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çölyak hastalığı

Cevap

Çölyak hastalığı seçeneği doğrudur; çünkü dirençli demir eksikliği anemisi, boy kısalığı ve aftöz ülserler klasik bir Çölyak sunumudur.
Çölyak hastalığı, duodenumdaki villöz atrofi nedeniyle demir emilimini bozar. Birçok hasta klasik diyare tablosu yerine sadece dirençli demir eksikliği anemisi ile başvurabilir. Boy kısalığı ve aftöz ülserler bu tanıya yönlendiren önemli klinik ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar parametrelerini analiz et.
Düşük Hb (9.59.5), düşük MCV (7272), düşük ferritin (55) ve yüksek TDBK (480480) mikrositer demir eksikliği anemisini doğrular.
Anemi tipini belirlemek ayırıcı tanının ilk adımıdır.
2
Klinik öyküdeki atipik bulguları değerlendir.
Hastada oral demir tedavisine direnç, boy kısalığı ve aftöz stomatit mevcuttur.
Bu bulgular aneminin sadece kan kaybına değil, bir emilim bozukluğuna (malabsorpsiyon) bağlı olduğunu gösterir.
3
Dirençli demir eksikliği anemisi ve malabsorpsiyon birlikteliğini sorgula.
Genç bir kadında gastrointestinal semptomlar olmasa bile dirençli demir eksikliğinin en olası nedeni Çölyak hastalığıdır.
Çölyak hastalarının önemli bir kısmı sadece anemi ile başvurur (monosemptomatik Çölyak).

Anahtar Kavram

Oral tedaviye dirençli demir eksikliği anemisi olan her hastada, özellikle sistemik bulgular (boy kısalığı, aft, osteoporoz) varsa Çölyak hastalığı taranmalıdır.

İpuçları

1
Hastada oral demir tedavisine rağmen ferritin düzeyinin artmaması bir emilim sorununa işaret eder.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) tanısı alan 4242 yaşında kadın hastaya ATRA (All-trans retinoic acid) ve antrasiklin içeren indüksiyon tedavisi başlanıyor. Tedavinin 1010. gününde hasta ani başlayan nefes darlığı, ateş (38.5C38.5^\circ C) ve kilo artışı şikayetleriyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede bilateral akciğer bazallerinde krepitan raller duyuluyor ve pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde tedavi başında 1.500/μL1.500/\mu L olan lökosit sayısının 28.000/μL28.000/\mu L'ye yükseldiği, kreatinin değerinin 1.5mg/dL1.5\,mg/dL'ye çıktığı görülüyor. Akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar ve plevral efüzyon izleniyor.

Bu klinik tablo ve bulgulara göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diferansiyasyon Sendromu (Retinoic Asit Sendromu)

Cevap

Diferansiyasyon Sendromu (Retinoic Asit Sendromu)
Soruda tarif edilen klinik tablo Diferansiyasyon Sendromu (eski adıyla Retinoic Asit Sendromu) ile tam uyumludur. Bu sendrom, APL tedavisinde kullanılan ATRA veya arsenik trioksit (ATO) tedavisi sırasında lösemik promiyelositlerin olgunlaşması ve sitokin salınımıyla endotel hasarı yapması sonucu gelişir. Tanısal kriterler arasında; açıklanamayan ateş, kilo alımı, periferik ödem, dispne, interstisyel pulmoner infiltratlar, plevral/perikardiyal efüzyon ve hipotansiyon yer alır. Lökositoz (WBC artışı) sıklıkla tabloya eşlik eder. Tedavide gecikilirse mortal seyredebilir, bu nedenle şüphe anında hemen steroid (deksametazon) başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanısını ve tedavi geçmişini analiz et
Akut Promiyelositik Lösemi (APL) ve ATRA tedavisi alıyor.
Zamanlama (tedavinin 10. günü) ve ilaç (ATRA) komplikasyon riskini belirler.
2
Klinik bulguları birleştir
Ateş + Dispne + Kilo Artışı (Ödem) + Hızlı Lökosit Artışı + Pulmoner İnfiltrasyonlar.
Bu bulgular kümesi spesifik bir sendromu işaret eder.
3
Ayırıcı tanı yap
Enfeksiyon kanıtı yok, kalp yetersizliği için lökositoz uyumsuz, tümör lizis için elektrolit değil klinik bulgu ön planda.
Diğer seçenekler tablonun tüm bileşenlerini (özellikle ATRA kullanımıyla tetiklenen lökositozu) açıklayamaz.

Anahtar Kavram

Diferansiyasyon Sendromu

İpuçları

1
Hastanın aldığı spesifik tedaviye (ATRA) ve bu ilacın etki mekanizmasına (hücre olgunlaşması) odaklanın.
2
Enfeksiyon bulgusu olmadan gelişen ateş, akciğerde sıvı toplanması ve lökosit sayısında ani artış bu sendromun tri adıdır.
3
Bu durum, APL tedavisinin en önemli ve ölümcül komplikasyonudur; tedavisi ilacı kesip steroid başlamaktır.

Daha Fazla Pratik

Diferansiyasyon sendromunun acil tedavisinde hangi ilacın kullanıldığını (deksametazon) hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

1919 yaşında erkek hasta, son 22 hafta içinde hızla gelişen karın şişliği, karın ağrısı ve kabızlık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede batında yaygın hassasiyet ve ele gelen kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde laktat dehidrogenaz (LDHLDH) ve ürik asit düzeyleri belirgin yüksek bulunuyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde yaygın orta boylu lenfositler ve aralarda fagositoz yapmış makrofajların oluşturduğu "yıldızlı gökyüzü" (starry skystarry\ sky) görünümü izleniyor. Bu hasta için en olası karakteristik sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;14)t(8;14) translokasyonu ve cmycc-myc onkogen ekspresyonu

Cevap

t(8;14)t(8;14) translokasyonu ve cmycc-myc onkogen ekspresyonu seçeneği doğrudur.
Doğru yanıt olan t(8;14)t(8;14) translokasyonu, Burkitt Lenfoma'nın moleküler temelini oluşturur. Hastanın klinik tablosu (hızlı büyüyen abdominal kitle) ve biyopsi bulgusu ("yıldızlı gökyüzü"), bu lenfoma tipi için tipiktir. cmycc-myc geninin translokasyonu, hücrenin sürekli proliferasyon fazında kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu değerlendir.
Genç hastada hızla büyüyen abdominal kitle ve yüksek LDHLDH/ürik asit (yüksek hücre turnover'ı) mevcuttur.
Burkitt Lenfoma, insanlarda en hızlı büyüyen tümörlerden biridir ve sıklıkla abdominal tutulumla (endemik olmayan form) başvurur.
2
Patolojik bulguyu yorumla.
"Yıldızlı gökyüzü" (starry skystarry\ sky) görünümü Burkitt Lenfoma tanısı için patognomonik kabul edilir.
Bu görünüm, malign hücrelerin (gökyüzü) arasında bulunan ve ölü hücreleri fagositoz yapan berrak sitoplazmalı makrofajlar (yıldızlar) nedeniyle oluşur.
3
Tanıya uygun sitogenetik bozukluğu belirle.
Burkitt Lenfoma'da temel olay t(8;14)t(8;14) translokasyonudur.
cmycc-myc onkogeninin Ig ağır zincir lokusunun yanına gelmesi, genin sürekli aktif kalarak kontrolsüz hücre proliferasyonuna neden olmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Burkitt Lenfoma patogenezi ve sitogenetiği

İpuçları

1
Hastadaki hızla büyüyen abdominal kitle ve biyopsi bulgusu, Non-Hodgkin lenfomaların en agresif tiplerinden birini işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Burkitt Lenfoma'da Epstein-Barr Virüsü (EBV) ilişkisini ve endemik/sporadik formlar arasındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

1717 yaşında erkek hasta, son aylarda belirginleşen halsizlik, solukluk ve fırçalama ile olan diş eti kanaması şikayetleri ile başvuruyor. Öyküsünden çocukluğundan beri boy kısalığı nedeniyle takip edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; boy 152 cm152 \text{ cm} (<3<3. persentil), mikrosefali, ciltte yaygın sütlü kahve lekeleri (café-au-lait) ve bilateral baş parmak hipoplazisi saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Hemoglobin8,2 g/dL8,2 \text{ g/dL}
MCV102 fL102 \text{ fL}
Retikülosit%0,3\%0,3
Lökosit2800/mm32800/\text{mm}^3
Trombosit35.000/mm335.000/\text{mm}^3

Periferik yaymada blast veya atipik hücre saptanmayan bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en spesifik test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırık analizi

Cevap

Fanconi aplastik anemisi tanısını kesinleştirmek için diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırık analizi yapılmalıdır.
Diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırık analizi, Fanconi Aplastik Anemisi için altın standart tanı yöntemidir. Hastada sunulan pansitopeni, boy kısalığı, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve baş parmak anomalileri bu kalıtsal sendromun klasik klinik tablosudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hastada pansitopeni (HbHb, lökopeni, trombositopeni) ile birlikte boy kısalığı, baş parmak anomalisi ve deri bulguları mevcuttur.
Bu bulguların birlikteliği kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromu olan Fanconi Anemisini (FA) işaret eder.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Retikülositopeninin eşlik ettiği makrositer (MCV>100 fLMCV > 100 \text{ fL}) pansitopeni tablosu kemik iliği üretim yetersizliğini doğrular.
FA'da makrositoz sıklıkla pansitopeniden aylar veya yıllar önce ortaya çıkan ilk laboratuvar bulgusudur.
3
Tanısal stratejinin belirlenmesi
DNA tamir mekanizmasındaki bozukluğu gösteren kromozomal instabilite testi seçilmelidir.
Diepoksibütan (DEB) veya mitomisin-C testi, FA hastalarının hücrelerinde normal bireylere göre belirgin artmış kromozom kırılmalarını göstererek kesin tanıyı sağlar.

Anahtar Kavram

Fanconi Aplastik Anemisi tanısal algoritması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

34 yaşında erkek hasta, ani başlayan karın ağrısı ve karın şişliği şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Öyküsünde sabahları idrar renginin koyu olduğu, ancak gün içinde açıldığı öğreniliyor. Fizik muayenede skleralar ikterik, batın distandü ve hepatomegali mevcut. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 9.2g/dL9.2\,g/dL, Lökosit: 3.100/mm33.100/mm^3, Trombosit: 85.000/mm385.000/mm^3, Retikülosit: %6\%6, LDH: 1250U/L1250\,U/L, Haptoglobin: <10mg/dL<10\,mg/dL (düşük) saptanıyor. Direkt Coombs testi negatif bulunuyor. Batın ultrasonografisinde hepatik venlerde trombüs izleniyor.

Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 düzeyleri

Cevap

Kesin tanı için yapılması gereken test, akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonunun değerlendirilmesidir.
Hastada sunulan klinik tablo (intravasküler hemoliz, pansitopeni ve atipik yerleşimli venöz tromboz) Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) için tipiktir. PNH, kök hücrelerde PIG-A gen mutasyonu sonucu gelişen, kompleman regülatör proteinleri olan CD55 ve CD59'un eksikliği ile giden bir hastalıktır. Bu eksiklik eritrositlerin kompleman aracılı lizise (hemoliz) ve trombositlerin aktivasyonuna (tromboz) yatkın hale gelmesine neden olur. Kesin tanı, periferik kanda akım sitometrisi (flow cytometry) ile bu yüzey antijenlerinin eksikliğinin gösterilmesiyle konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç erkek hasta, hemolitik anemi (LDH yüksek, haptoglobin düşük, retikülosit yüksek), pansitopeni, sabahları koyu idrar (hemoglobinüri) ve venöz tromboz (Budd-Chiari) ile başvuruyor.
Semptomların kombinasyonu spesifik bir hematolojik hastalığa işaret etmektedir.
2
Ayırıcı tanı yap
Hemoliz + Tromboz + Pansitopeni üçlüsü Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) için karakteristiktir. Direkt Coombs negatifliği otoimmün hemolizi dışlar.
PNH, intravasküler hemoliz ve tromboz eğilimi ile giden edinsel bir kök hücre hastalığıdır.
3
Tanısal testi belirle
PNH tanısı, eritrosit ve granülositlerde GPI çıpasını kullanan proteinlerin (CD55 ve CD59) eksikliğinin akım sitometrisi ile gösterilmesiyle konur.
Tarihsel testler (Ham, sükroz lizis) yerini daha hassas olan akım sitometrisine bırakmıştır.

Anahtar Kavram

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH); hemolitik anemi, pansitopeni ve tromboz (özellikle batın içi venler) triadı ile karakterizedir. Tanı akım sitometrisi ile konur.

İpuçları

1
Hastada hemokonsantrasyon veya hücre artışı değil, hücre yıkımı (hemoliz) ve eksikliği (pansitopeni) var.
2
Sabahları idrarın koyu olması (gece biriken asidozla artan hemoliz) ve pıhtılaşma bozukluğu anahtar bulgulardır.
3
Hücre yüzeyindeki 'koruyucu kalkanların' (CD55/CD59) eksikliği kompleman saldırısına neden olur.

Daha Fazla Pratik

PNH tedavisinde kullanılan ve terminal kompleman yolunu inhibe eden monoklonal antikorun (Eculizumab) etki mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

3232 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır özellikle sabahları daha belirgin olan koyu renkli idrar çıkarma, halsizlik ve zaman zaman tekrarlayan künt karakterli karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar hafif ikterik saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.48.4 g/dL, lökosit 3.2003.200/mm³, trombosit 95.00095.000/mm³, retikülosit %5\%5, LDH 12001200 U/L (Normal: <250), haptoglobin saptanamayacak düzeyde düşük ve indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL bulunuyor. Direkt Coombs testi negatif sonuçlanıyor. Bu hastada kesin tanı için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonunun değerlendirilmesi

Cevap

Periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonunun değerlendirilmesi en uygun kesin tanı yöntemidir.
Hastanın klinik tablosu (hemoglobinüri, pansitopeni, karın ağrısı) PNH'yı işaret etmektedir. PNH'da kompleman düzenleyici proteinler olan CD55 (DAF) ve CD59 (MIRL) hücre yüzeyinde eksiktir. Bu eksikliğin akım sitometrisi ile gösterilmesi kesin tanıyı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada intravasküler hemoliz bulguları (yüksek LDH, düşük haptoglobin, hemoglobinüri), pansitopeni ve negatif Coombs testi saptanmıştır.
Bu bulgular immün olmayan bir hemolitik süreçle birlikte kemik iliği yetmezliğini düşündürür.
2
Ayırıcı tanı ve patognomonik bulguların değerlendirilmesi
Özellikle sabahları belirginleşen hemoglobinüri ve karın ağrısı (olası bir mezenterik ven trombozu lehine), Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısını ön plana çıkarır.
PNH; hemoliz, tromboz eğilimi ve sitopenilerle karakterize edinsel bir kök hücre hastalığıdır.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Akım sitometrisi (flow cytometry) seçilir.
PIG-A gen mutasyonu sonucu oluşan GPI-çapalı proteinlerin (CD55 ve CD59) eksikliğini göstermek PNH için en duyarlı ve özgül tanı yöntemidir.

Anahtar Kavram

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısında akım sitometrisi altın standarttır.

Alternatif Yöntem

PNH tanısında FLAER (fluorescent aerolysin) testi, akım sitometrisi ile birlikte GPI çapalarına direkt bağlanarak daha yüksek duyarlılık sağlayabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

6262 yaşında erkek hasta, parmak uçları ve kulak kepçesinde soğukla temas sonrası gelişen siyanoz ve ağrı şikayeti ile başvuruyor. Yaklaşık iki hafta önce "atipik pnömoni" tanısıyla tedavi aldığı öğrenilen hastanın laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.88.8 g/dL, retikülosit %7\%7, indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL ve LDH 640640 U/L (N:<250N: <250) saptanıyor. Oda sıcaklığında hazırlanan periferik yaymasında eritrositlerin düzensiz kümeler oluşturduğu gözleniyor.

Bu hastada tanıyı doğrulamak için yapılması gereken Direkt Antiglobulin (Coombs) testinde en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece C3d (kompleman) pozitifliği

Cevap

Direkt Antiglobulin (Coombs) testinde sadece C3d (kompleman) pozitifliğinin saptanması
Hastanın klinik tablosu (atipik pnömoni sonrası akrosiyanoz) ve periferik yayma bulguları (RBC aglütinasyonu) Soğuk Aglütinin Hastalığı (CAD) tanısını koydurur. CAD vakalarında patojen antikor IgM yapısındadır. IgM, düşük sıcaklıkta komplemanı (C3) aktive eder; ancak eritrositler sıcak bölgelere döndüğünde IgM yüzeyden ayrılır. Direkt Coombs testi yapıldığında, eritrosit yüzeyinde antikor (IgG) saptanmaz, sadece kompleman parçası olan C3d saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını ve tetikleyici faktörleri analiz et.
Hastada atipik pnömoni (Mycoplasma pneumoniaeMycoplasma\ pneumoniae) sonrası gelişen akrosiyanoz ve hemoliz bulguları Soğuk Aglütinin Hastalığı'na (CAD) işaret eder.
MycoplasmaMycoplasma enfeksiyonları eritrosit yüzeyindeki I antijenine karşı IgM yapısında soğuk aglütinin oluşumunu tetikleyebilir.
2
Periferik yayma bulgusunu değerlendir.
Eritrositlerin oda ısısında kümeleşmesi (aglütinasyon), soğuk aglütininlerin varlığını kanıtlar.
IgM molekülleri pentamerik yapıları sayesinde birden fazla eritrositi birbirine bağlayarak düzensiz kümeler oluşturur; bu durum eritrositlerin rulo (stack of coins) yapmasından farklıdır.
3
Patofizyolojiye dayalı laboratuvar testini belirle.
Eritrosit yüzeyinde sadece C3d'nin saptanması beklenir.
IgM antikorları düşük sıcaklıkta komplemanı bağlar, ancak vücut sıcaklığında (3737 °C) eritrositten ayrılır; geride sadece komplemanın yıkım ürünü olan C3d kalır.

Anahtar Kavram

Soğuk aglütinin hastalığında (CAD) tanısal Coombs profili.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

28 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve saç dökülmesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular saptanıyor:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)9.29.2 g/dL
Hematokrit (Hct)%28\%28
MCV7272 fL
RDW%18.2\%18.2
Serum Demiri1515 µg/dL
TDBK440440 µg/dL
Ferritin55 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Düşük hemoglobin, düşük MCV (mikrositoz) ve özellikle demir depolarının boşaldığını gösteren çok düşük ferritin düzeyi (<15<15 ng/mL) ile karakterize olan demir eksikliği anemisi en olası tanıdır.
Laboratuvar bulgularındaki mikrositoz (MCV<80MCV < 80 fL), yüksek RDW (anizositoz) ve özellikle demir depolarının tükendiğini gösteren düşük ferritin düzeyi (55 ng/mL) demir eksikliği anemisi tanısını kesinleştirir. Ayrıca yüksek TDBK, demir bağlama bölgelerinin boş olduğunu göstererek bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve Hematokrit değerlerini kontrol et.
Hb: 9.29.2 g/dL, Hct: %28\%28. Hastada anemi mevcuttur.
Anemi tanısının konulması için ilk adımdır.
2
MCV değerini incele.
MCV: 7272 fL (<80<80 fL). Anemi mikrositer karakterdedir.
Aneminin morfolojik sınıflandırmasını yapmak ayırıcı tanıyı daraltır.
3
Demir parametrelerini (Ferritin, TDBK, Serum Demiri) değerlendir.
Ferritin çok düşük (55 ng/mL), TDBK yüksek (440440 µg/dL).
Düşük ferritin, demir eksikliği anemisi için en spesifik tanısal parametredir.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde ayırıcı tanıda en kritik parametre ferritindir; demir eksikliği anemisinde ferritin düşükken, diğer mikrositer anemilerde (talasemi, kronik hastalık anemisi) ferritin normal veya yüksektir.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi saptanan erişkin bir hastada, tanının konulması yeterli değildir; mutlaka altta yatan neden (özellikle gastrointestinal kayıp) araştırılmalıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru

67 yaşında erkek hasta, son 6 aydır devam eden iştahsızlık, gece terlemesi ve sol üst kadranda dolgunluk hissi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali (kot kavisini 12cm12 cm geçiyor) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 9.2g/dL9.2 g/dL, lökosit 14.500/mm314.500/mm^3, trombosit 110.000/mm3110.000/mm^3 ve LDH 880U/L880 U/L (N: <250<250) bulunuyor. Periferik yaymada çok sayıda gözyaşı hücreleri (dakrositler), miyelosit, metamiyelosit ve her 100 lökosit için 4 adet çekirdekli eritrosit izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde; atipik megakaryosit kümeleri ve evre 3 retikülin fibrozisi saptanıyor. Moleküler analizde MPL W515KW515K mutasyonu pozitif bulunuyor.

WHO 2022 tanı kriterlerine göre, bu hastada "Belirgin (Overt) Primer Miyelofibrozis" tanısını doğrulamak için kullanılan minör kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kanda lökositoz (11×109/L≥ 11 \times 10^9/L) bulunması

Cevap

Periferik kanda lökositoz (11×109/L≥ 11 \times 10^9/L) bulunması
WHO 2022 kriterlerine göre 'Belirgin (Overt) PMF' tanısı için 3 majör kriterin tamamı ve en az 1 minör kriter gereklidir. Minör kriterler arasında anemi, lökositoz (11.000/mm3≥ 11.000/mm^3), ele gelen splenomegali, normalin üst sınırında LDH yüksekliği ve lökoeritroblastozis yer alır. Lökositoz seçeneği bu listede yer alan tek minör kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri değerlendir
Hastada anemi, masif splenomegali, lökoeritroblastik tablo (dakrositler, öncül hücreler), kemik iliğinde ileri evre fibrozis ve MPL mutasyonu mevcut.
Belirgin (Overt) Primer Miyelofibrozis (PMF) şüphesi uyandıran tipik bir klinik tablo.
2
WHO 2022 kriterlerini majör ve minör olarak ayır
Majör kriterler: 1. Atipik megakaryosit proliferasyonu + evre 2-3 fibrozis, 2. Diğer MPN/MDS'lerin dışlanması, 3. Klonal marker (JAK2, CALR, MPL vb.) varlığı.
Tanı için 3 majör kriterin tamamı ve en az 1 minör kriter gereklidir.
3
Minör kriterleri tanımla
Minör kriterler: Anemi, Lökositoz (11.000≥ 11.000), Splenomegali, LDH yüksekliği ve Lökoeritroblastozis.
Soruda verilen seçenekler arasından minör grupta yer alanı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

WHO 2022 Belirgin (Overt) Primer Miyelofibrozis tanı kriterlerinde majör ve minör bulguların ayrımı.
Soru 11Soru

2525 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve kot kavisini 44 cm geçen belirgin splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

- Hemoglobin: 8.88.8 g/dL
- Hematokrit: %2828
- MCV: 6464 fL
- RDW: %1919
- Retikülosit: %4.54.5
- Serum demiri ve ferritin: Normal

Periferik yaymanın parlak krezil mavisi (brilliant cresyl blue) ile boyanmasında eritrositlerin içinde "golf topu" görünümü veren çok sayıda küçük, homojen dağılımlı inklüzyon cisimciği izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan ve "golf topu" görünümüne neden olan hemoglobin yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β4\beta_4

Cevap

Hemoglobin H hastalığındaki golf topu görünümünden sorumlu olan yapı β4\beta_4 tetramerleridir.
Doğru olan seçenek β4\beta_4 tetramerlerini içermektedir. Alfa talaseminin 3 gen delesyonu ile seyreden formunda (HbH hastalığı), alfa zincir sentezi yetersiz kaldığı için fazla beta zincirleri birleşerek β4\beta_4 tetramerlerini oluşturur. Bu tetramerler süpravital boyalarla boyandığında eritrosit içinde "golf topu" görünümündeki inklüzyon cisimcikleri şeklinde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Splenomegali ve belirgin mikrositer anemi ile birlikte retikülositoz saptanması, hastada kronik bir hemolitik sürecin (özellikle talasemi spektrumu) olduğunu gösterir.
Serum demir parametrelerinin normal olması, mikrositozun demir eksikliğine bağlı olmadığını düşündürür.
2
Spesifik boyanma özelliğinin yorumlanması
Parlak krezil mavisi gibi süpravital boyalarla ortaya çıkan "golf topu" görünümü, Hemoglobin H (HbH) hastalığı için karakteristiktir.
HbH, eritrosit içinde presipite olan hemoglobin H inklüzyonlarından kaynaklanır.
3
Moleküler yapının belirlenmesi
Alfa talasemi (3 gen delesyonu) durumunda alfa zincir sentezi belirgin azalır, serbest kalan beta zincirleri kendi aralarında β4\beta_4 tetramerlerini oluşturur.
HbH hastalığının patofizyolojik temeli fazla beta zincirlerinin oluşturduğu bu tetramerdir.

Anahtar Kavram

Hemoglobin H (HbH) Hastalığı ve β4\beta_4 Tetramerleri

Daha Fazla Pratik

HbH hastalığında splenektomi endikasyonlarını ve demir yüklenmesi riskini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 22 aydır devam eden, geceleri pijama ve yastık değiştirilmesini gerektirecek düzeyde sırılsıklam gece terlemeleri ve boyun bölgesinde saptanan kitleler nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede sol servikal ve supraklaviküler bölgelerde ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler (LAPLAP) palpe ediliyor. Yapılan evreleme tetkiklerinde; toraks BTBT’de mediastinal lenf nodlarında büyüme, batın BTBT’de ise çölyak bölgeye ek olarak superior mezenterik ve paraaortik lenf nodlarında patolojik boyutta büyüme saptanıyor. Dalak, karaciğer ve kemik iliği değerlendirmeleri normal bulunan hastanın servikal LAPLAP biyopsisi Reed-Sternberg hücreleri içeren, CD15(+)CD15(+) ve CD30(+)CD30(+) Klasik Hodgkin Lenfoma (Miks sellüler tip) olarak raporlanıyor. Ann Arbor evreleme sisteminin Cotswolds modifikasyonu dikkate alındığında, bu hasta için en uygun evreleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre III-2B

Cevap

Evre III-2B, diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu tutulumu, B semptomlarının varlığı ve abdominal tutulumun renal damar seviyesinin altındaki (mezenterik/paraaortik) lenf nodlarını kapsaması nedeniyle en uygun evrelemedir.
Hodgkin Lenfoma evrelemesinde kullanılan Ann Arbor/Cotswolds sisteminde, diyaframın her iki tarafında lenf nodu tutulumu varsa Evre III olarak adlandırılır. Hasta, sırılsıklam gece terlemesi tanımladığı için evreye 'B' eki eklenir. Abdominal bölgedeki tutulumun anatomik dağılımına göre yapılan alt sınıflamada; üst karın lenf nodları (çölyak, portal, splenik hiler) Evre III-1, alt karın lenf nodları (paraaortik, mezenterik, iliac) ise Evre III-2 olarak kabul edilir. Bu vakada mezenterik ve paraaortik tutulum olduğu için en uygun seçenek III-2B'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu istasyonlarını diyaframa göre sınıflandırın.
Servikal ve mediastinal (diyafram üstü) ile çölyak ve mezenterik (diyafram altı) tutulum mevcuttur; bu durum Evre III'ü tanımlar.
Ann Arbor sistemine göre diyaframın her iki yanındaki lenf nodu tutulumu Evre III'tür.
2
B semptomlarının varlığını kontrol edin.
Şiddetli gece terlemesi mevcuttur.
Gece terlemesi, ateş ve kilo kaybı ile birlikte evreye eklenen 'B' son ekini belirler.
3
Abdominal tutulumun alt gruplarını (III-1 vs III-2) belirleyin.
Mezenterik ve paraaortik lenf nodları tutulmuştur (III-2).
Cotswolds modifikasyonuna göre çölyak, portal ve splenik hiler nodlar III-1; paraaortik, mezenterik ve iliac nodlar III-2 olarak sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Ann Arbor (Cotswolds Modifikasyonu) Evreleme Alt Grupları
Soru 13Soru

4545 yaşında erkek hasta, boyun bölgesinde ağrısız şişlik ve son zamanlarda belirginleşen halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol servikal bölgede yaklaşık 44 cm çapında, ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopati (LAP) tespit ediliyor; diğer lenf nodu bölgeleri ve dalak doğal olarak değerlendiriliyor. Tam kan sayımında hafif pansitopeni saptanması üzerine yapılan kemik iliği biyopsisinde; laküner tipte Reed-Sternberg hücreleri ve bu hücrelerin CD15 ile CD30 pozitifliği gösteriliyor. Hastanın sistemik sorgulamasında ateş, gece terlemesi veya son 66 ayda vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kilo kaybı öyküsü saptanmıyor. Bu bulgular ışığında, hastanın Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IVAIV_A

Cevap

Kemik iliği tutulumu gösterilen ve B semptomları bulunmayan bu hasta için en uygun evreleme Evre IVAIV_A'dır.
Ann Arbor evreleme sistemine göre; kemik iliği, karaciğer veya plevra gibi ekstranodal organların yaygın veya multifokal tutulumu Evre IV olarak tanımlanır. Bu hastada servikal lenf noduna ek olarak kemik iliğinde Reed-Sternberg hücrelerinin (biopsi ile kanıtlanmış) bulunması, hastalığın yaygın ekstranodal olduğunu gösterir. Ayrıca hastada ateş, gece terlemesi ve son 66 ayda vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kilo kaybı (B semptomları) bulunmadığı için evre IV'e 'A' eki getirilerek Evre IVAIV_A sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tutulum bölgelerini ve özelliklerini belirle.
Sol servikal lenf nodu (lenfatik) ve kemik iliği (ekstranodal) tutulumu mevcut.
Ann Arbor evrelemesinde tutulan dokunun lenfatik mi yoksa ekstranodal mi olduğu temel kriterdir.
2
Kemik iliği tutulumunun evrelemedeki yerini değerlendir.
Kemik iliği tutulumu, lenfomada yaygın ekstranodal hastalık (Evre IV) olarak kabul edilir.
Dalak evre III olarak kabul edilirken; kemik iliği, karaciğer ve akciğer parankimi gibi organlar metastatik/disseminize tutulumun göstergesi olup evre IV'tür.
3
'B semptomları' varlığını kontrol et.
Ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı öyküsü yok (AA sınıfı).
Tanımlanmış 'B semptomları' (ateş >38C>38^{\circ} C, gece terlemesi, 66 ayda %10\%10 kilo kaybı) yoksa evreye 'A' son eki eklenir.

Anahtar Kavram

Ann Arbor evrelemesinde kemik iliği tutulumu, lenf nodu istasyonlarından bağımsız olarak hastalığı Evre IV'e taşır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

22 yaşında erkek hasta, bilinen Herediter Sferositoz tanısı ile takiplidir. Son üç gündür artan halsizlik, çarpıntı ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede cilt ve mukozalar ileri derecede soluk saptanırken, skleralarda ikter veya palpabl splenomegali izlenmiyor. Vital bulguları stabil olan hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıdaki gibidir:

- Hemoglobin: 4.24.2 g/dL
- MCV: 8686 fL
- Lökosit: 7.2007.200/mm³
- Trombosit: 210.000210.000/mm³
- Retikülosit: %0.1\%0.1

Bu hastada etyolojiyi aydınlatmak amacıyla yapılan kemik iliği aspirasyonunda en olası mikroskobik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dev proeritroblastlar ve intranükleer viral inklüzyonlar

Cevap

Dev proeritroblastlar ve intranükleer viral inklüzyonlar
Hastada Herediter Sferositoz zemininde gelişen akut derin anemi ve retikülositopeni tablosu, 'Aplastik Kriz' tanısını koydurur. Bu durumun en sık nedeni Parvovirus B19 enfeksiyonudur. Parvovirus B19, kemik iliğinde eritroid projenitör hücreleri (özellikle proeritroblastları) enfekte ederek eritropoezi durdurur. Kemik iliği aspirasyonunda, eritroid seride belirgin azalma ile birlikte, viral sitopatik etkinin göstergesi olan dev proeritroblastlar (giant proerythroblasts) ve intranükleer eozinofilik inklüzyon cisimcikleri görülmesi tanısaldır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Herediter Sferositozlu bir hastada ani gelişen derin anemi (Hb: 4.2 g/dL) ve retikülositopeni (%0.1) mevcuttur. Lökosit ve trombositler normaldir.
Bu tablo, kronik hemolitik anemili hastalarda görülen 'Aplastik Kriz' ile uyumludur.
2
Ayırıcı tanıyı yap
Hemolitik krizde retikülositler yüksek olurdu; burada düşüktür. Megaloblastik krizde MCV yüksek olurdu. Aplastik anemide pansitopeni (tüm serilerde düşüş) olurdu.
İzole eritroid serinin baskılandığı bu durum Saf Kırmızı Hücre Aplazisidir (PRCA).
3
Etyolojik ajanı belirle ve morfolojik karşılığını bul
Herediter Sferositozda aplastik krizin en sık nedeni Parvovirus B19 enfeksiyonudur. Bu virüs eritroid öncülleri enfekte ederek 'Dev Proeritroblastlar' oluşumuna neden olur.
Parvovirus B19, kemik iliğinde eritroid seride duraklamaya ve karakteristik dev hücrelere yol açar.

Anahtar Kavram

Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA) ve Parvovirus B19 İlişkisi
Soru 15Soru

32 yaşında kadın hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve göz aklarında sararma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar ikterik ve traube alanı kapalı (splenomegali) saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.48.4 g/dL
MCV9494 fL
Retikülosit%7\%7
LDH920920 U/L
İndirekt Bilirubin3.83.8 mg/dL
HaptoglobinÖlçülemeyecek kadar düşük

Periferik yaymada polikromazi ve yaygın sferositler görülüyor. Yapılan direkt Coombs testi IgG ile (+)(+) pozitif, C3 ile ()(-) negatif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcak tip otoimmün hemolitik anemi

Cevap

Sıcak tip otoimmün hemolitik anemi
Vakada sunulan klinik tablo (halsizlik, ikter, splenomegali) ve laboratuvar bulguları (normositik anemi, retikülositoz, indirekt hiperbilirubinemi) hemolitik anemiyi destekler. Periferik yaymadaki sferositler, eritrosit membranının bir kısmının dalaktaki makrofajlarca koparıldığını gösterir. Direkt Coombs testinin IgG ile pozitif olması, bu sürecin immün kökenli olduğunu ve spesifik olarak sıcak tip otoimmün hemolitik anemi olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığının teyit edilmesi
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek LDH ve indirekt bilirubin ile düşük haptoglobin değerleri aktif bir hemoliz sürecini kanıtlar.
Anemiye eşlik eden yıkım ürünlerinin artışı ve telafi edici kemik iliği yanıtı hemolizi gösterir.
2
Hemolizin mekanizmasının (immün/non-immün) belirlenmesi
Direkt Coombs testinin pozitif bulunması, hemolizin immün aracılı olduğunu (otoantikor varlığını) gösterir.
Coombs testi eritrosit yüzeyindeki antikor veya kompleman varlığını saptayan temel tanı aracıdır.
3
Antikor tipine göre spesifik tanıya gidilmesi
IgG pozitifliği ve C3 negatifliği, genellikle ekstravasküler hemoliz yapan 'Sıcak Tip' antikorları işaret eder.
Sıcak tip AIHA'da IgG sınıfı antikorlar eritrositlere 3737°C'de bağlanır ve dalakta makrofajlar tarafından parsiyel fagositoza (sferosit oluşumu) neden olur.

Anahtar Kavram

Sıcak tip AIHA ile Herediter Sferositoz ayrımında Direkt Coombs testinin önemi.

Daha Fazla Pratik

Sıcak tip AIHA saptanan hastalarda altta yatan SLE (Sistemik Lupus Eritematozus) veya KLL (Kronik Lenfositik Lösemi) varlığını araştırmayı unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

4545 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7,5 g/dL7,5 \text{ g/dL}, trombosit 15.000/μL15.000/\mu\text{L} ve lökosit 64.000/μL64.000/\mu\text{L} olarak bulunuyor. Periferik yaymada yapılan incelemede %4545 oranında blastik hücre saptanıyor; bu hücrelerin Myeloperoksidaz (MPO) ile pozitif boyandığı ve sitoplazmalarında Auer çubukları (Auer rods) bulunduğu izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyeloid lösemi

Cevap

Akut miyeloid lösemi
Doğru tanı Akut miyeloid lösemi'dir. Hastada görülen pansitopeni (anemi, trombositopeni) ve yüksek lökosit sayısı ile birlikte periferik yaymada %2020'nin üzerinde blast saptanması akut lösemiyi tanımlar. Blastların sitoplazmasında izlenen Auer çubukları miyeloid seriye özgüdür ve tanı koydurucudur. Ayrıca Myeloperoksidaz (MPO) pozitifliği miyeloid farklılaşmanın en güçlü kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Blast yüzdesini değerlendir
Blast oranı %4545
WHO kriterlerine göre kemik iliği veya periferik kanda %2020 ve üzeri blast varlığı 'Akut Lösemi' tanısı koydurur.
2
Hücrelerin morfolojik ve sitokimyasal özelliklerini incele
Auer çubukları mevcut ve MPO pozitif
Auer çubukları miyeloid blastlar için patognomoniktir; MPO pozitifliği ise hücrelerin miyeloid kökenli olduğunu doğrular.
3
Tanıyı birleştir
Akut miyeloid lösemi
Yüksek blast oranı ile miyeloid belirteçlerin birlikteliği tanıya götürür.

Anahtar Kavram

Akut lösemi tanısında blast eşiği (%2020) ve miyeloid seriyi gösteren Auer çubukları/MPO pozitifliği.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

5656 yaşında kadın hasta, her iki boyun bölgesinde yaklaşık 22 yıldır var olan, yavaş büyüyen, ağrısız lenfadenopatilerle başvuruyor. Fizik muayenede her iki servikal zincirde en büyüğü 3 cm3\text{ cm} olan çok sayıda hareketli LAP saptanıyor; ateş, gece terlemesi veya kilo kaybı öyküsü bulunmuyor. Lenf nodu biyopsisinde nodüler (folliküler) patern gösteren, küçük çentikli hücreler (sentrositler) ve büyük hücrelerden (sentroblastlar) oluşan malign infiltrasyon izleniyor. İmmünohistokimyasal incelemede CD10(+)CD10(+), BCL2(+)BCL-2(+) ve BCL6(+)BCL-6(+) saptanırken; CD5()CD5(-) ve CD23()CD23(-) olarak bulunuyor. Bu hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Standart kemoterapi rejimleri ile kür (tam şifa) elde edilme olasılığı diffüz büyük B hücreli lenfomaya göre daha yüksektir.

Cevap

Standart kemoterapi rejimleri ile kür (tam şifa) elde edilme olasılığı diffüz büyük B hücreli lenfomaya göre daha yüksek olan ifade yanlıştır.
Folliküler lenfoma (FL) indolent (yavaş seyirli) bir lenfomadır. İndolent lenfomalar genellikle kemoterapiye tam yanıt vermezler ve kronik bir gidişat sergileyerek 'incurable' (tam kür elde edilemeyen) kabul edilirler. Buna karşın diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) agresif bir lenfoma olmasına rağmen kemoterapiye çok daha duyarlıdır ve %50\%50-7070 oranında tam kür (şifa) elde edilebilir. Bu nedenle FL'nin kür şansının DBBHL'den yüksek olduğu ifadesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve patolojik bulguları değerlendir.
Yavaş seyir, sentrosit/sentroblast varlığı ve CD10(+)CD10(+), BCL2(+)BCL-2(+) belirteçleri Folliküler Lenfoma (FL) tanısını doğrular.
FL, germinal merkez kökenli ve t(14;18)t(14;18) ile karakterize bir indolent lenfomadır.
2
Lenfoma tiplerinin biyolojik davranışını karşılaştır.
İndolent lenfomalar (FL) yavaş seyreder ancak kür şansı düşüktür; agresif lenfomalar (DBBHL) hızlı seyreder ancak kemoterapiye daha duyarlıdır ve kür şansı yüksektir.
Hızlı bölünen hücreler kemoterapiye daha duyarlı olduğundan agresif lenfomalarda tam şifa oranı daha yüksektir.
3
Seçenekleri analiz et ve yanlış olanı belirle.
FL'nin kür şansının DBBHL'den yüksek olduğu ifadesi onkolojik prensiplere aykırıdır.
İndolent lenfomalar genellikle kronik bir hastalık gibi seyreder ve tam eradikasyonları zordur.

Anahtar Kavram

Folliküler lenfoma (indolent) ile diffüz büyük B hücreli lenfoma (agresif) arasındaki kür şansı farkı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

1414 yaşında kız hasta, çocukluk döneminden itibaren devam eden halsizlik, solukluk ve çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden, farklı zamanlarda uygulanan oral demir tedavilerine rağmen hemoglobin düzeyinde anlamlı bir artış (<1<1 g/dL) sağlanamadığı öğreniliyor. Hastanın fizik muayenesinde belirgin bir özellik saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)9.19.1 g/dL121612-16 g/dL
MCV6161 fL8010080-100 fL
RDW%19.2\%19.2<%14.5<\%14.5
Serum Demiri1212 μ\mug/dL5015050-150 μ\mug/dL
TDBK270270 μ\mug/dL250450250-450 μ\mug/dL
Ferritin5858 ng/mL1520015-200 ng/mL
Transferrin Satürasyonu%4\%4%2050\%20-50
Retikülosit%0.7\%0.7%0.51.5\%0.5-1.5

Bu hastada 66 mg/kg/gün dozunda oral elementer demir tedavisine 44 hafta sonra yanıt alınamaması üzerine yapılan ileri incelemede, serum hepcidin düzeyinin yaşa göre belirgin olarak yüksek olduğu saptanmıştır. Bu verilere dayanarak, hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA)

Cevap

Demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA)
Doğru yanıt olan demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA), otozomal resesif geçişli bir tablodur. Normalde hepcidin sentezini baskılaması gereken TMPRSS6 (Matriptase-2) genindeki mutasyon, hepcidin düzeyinin kontrolsüz şekilde yükselmesine yol açar. Yüksek hepcidin, ferroportin kanallarını yıkarak hem diyetle alınan demirin emilmesini hem de depolardaki demirin plazmaya geçişini engeller. Bu durum, serum demirinin çok düşük, ferritin düzeyinin ise korunmuş olduğu, oral demire yanıtsız bir mikrositer anemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini analiz et.
Belirgin mikrositoz (MCV:61MCV: 61), yüksek RDW, düşük serum demiri ve düşük transferrin satürasyonu saptandı; ancak ferritin düzeyi (5858 ng/mL) beklenenden yüksektir.
2
Tedavi yanıtını değerlendir.
Uygun dozda oral demir tedavisine rağmen hemoglobin artışı ve retikülosit yanıtı saptanmadı.
3
Hepcidin düzeyini ve patofizyolojiyi yorumla.
Yüksek hepcidin düzeyi, demir emilimini ve depoların kullanımını engelleyen ana mekanizmadır.

Anahtar Kavram

Demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA), TMPRSS6 gen mutasyonu sonucu hepcidin sentezinin baskılanamaması nedeniyle gelişen, oral demire yanıtsız, mikrositer bir anemidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

5555 yaşında erkek hasta, son aylarda giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve karın sol üst kadranda dolgunluk hissi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor ve dalak kot kavisini 7cm7 cm geçecek şekilde palpabl ölçülüyor. Laboratuvar incelemelerinde;

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.4g/dL9.4 g/dL13.517.5g/dL13.5 - 17.5 g/dL
Lökosit13.800/mm313.800/mm^34.00010.000/mm34.000 - 10.000/mm^3
Trombosit480.000/mm3480.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/mm^3
LDH840U/L840 U/L120250U/L120 - 250 U/L

Periferik yaymada gözyaşı hücreleri (dakrositler) ve lökoeritroblastik tablo izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde grade 33 retikülin fibrozisi ve atipik megakaryosit kümeleri rapor ediliyor. Yapılan moleküler analizlerde JAK2JAK2, CALRCALR ve MPLMPL mutasyonları saptanmıyor.

Bu hastada WHO 2022 kriterlerine göre "Belirgin (Overt) Primer Miyelofibrozis" tanısını kesinleştirmek için aşağıdakilerden hangisinin gösterilmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ek bir klonal belirtecin (örneğin ASXL1, EZH2 veya TET2) varlığı

Cevap

Ek bir klonal belirtecin (ASXL1, EZH2, TET2 vb.) varlığının saptanması
WHO 2022 kriterlerine göre Belirgin (Overt) PMF tanısı için üç major kriter gereklidir: 1- Megakaryositik atipi ve grade 2/3 fibrozis, 2- Diğer miyeloid neoplazilerin dışlanması, 3- JAK2, CALR veya MPL mutasyonu. Eğer bu üç mutasyon da negatifse (üçlü negatif), tanıyı kesinleştirmek için ASXL1, EZH2, TET2 gibi başka bir klonal belirtecin varlığı veya reaktif kemik iliği fibrozisi nedenlerinin (örn. enfeksiyon, inflamasyon) dışlanması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Hastada masif splenomegali, anemi, dakrositler ve lökoeritroblastik tablo mevcuttur. Biyopside grade 3 fibrozis saptanmıştır.
Bu bulgular 'Belirgin Primer Miyelofibrozis' (Overt PMF) tablosunu güçlü şekilde destekler.
2
Moleküler sonuçları değerlendir
JAK2, CALR ve MPL mutasyonları negatiftir.
Bu durum hastanın 'üçlü negatif' (triple negative) bir MPN vakası olduğunu gösterir.
3
WHO 2022 tanı kriterlerini uygula
Üçlü negatif PMF vakalarında 3. major kriterin karşılanması için ek bir klonal marker veya reaktif nedenlerin dışlanması gerekir.
Tanı için 3 major kriterin (Atipi+Fibrozis, Diğer MPN'lerin dışlanması ve Mutasyon/Klonalite) ve en az 1 minör kriterin varlığı şarttır.

Anahtar Kavram

WHO 2022 Primer Miyelofibrozis Tanı Kriterleri ve Üçlü Negatif Vakalar
Soru 20Soru

3232 yaşında bir erkek hasta; diş etlerinde kendiliğinden başlayan kanamalar, deride morluklar ve son 11 aydır giderek artan halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk; gövde ve ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar izleniyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

- Hemoglobin: 7,27,2 g/dL
- MCV: 9090 fL
- Lökosit: 1.800/mm31.800/mm^3
- Mutlak nötrofil sayısı: 450/mm3450/mm^3
- Trombosit: 14.000/mm314.000/mm^3
- Retikülosit: %0,2\%0,2 (16.000/mm316.000/mm^3)

Periferik yaymada eritrositler normokrom normositer olup atipik hücre görülmemiştir. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, tanısal açıdan "Aplastik Anemi" olasılığını en çok azaltır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizik muayenede 44 cm splenomegali saptanması

Cevap

Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması, aplastik anemi tanısından uzaklaşılmasına neden olan temel bulgudur.
Aplastik anemi (AA), kemik iliğinde hematopoetik kök hücrelerin azalmasıyla giden bir hastalıktır. AA tanısında fizik muayenede organomegali (splenomegali, hepatomegali) veya lenfadenopati saptanmaması karakteristiktir. Eğer pansitopenik bir hastada belirgin splenomegali saptanıyorsa, tanı öncelikle miyelodisplastik sendrom, lösemiler, lenfomalar, miyelofibrozis veya hipersplenizm (portal hipertansiyon vb.) gibi durumlara yönelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz edin
Hastada normokrom normositer pansitopeni ve belirgin retikülositopeni saptanmıştır.
Bu tablo, üretimin azaldığı bir kemik iliği yetmezliğini (Aplastik Anemi, MDS vb.) işaret eder.
2
Aplastik anemi için karakteristik olmayan (negatif) bulguları hatırlayın
İdiopatik aplastik anemide organomegali (splenomegali, hepatomegali) ve lenfadenopati beklenmez.
Primer hastalık kemik iliği kök hücre yetmezliğidir; kemik iliğinde infiltrasyon veya konjestif bir süreç yoktur.
3
Seçenekleri ayırıcı tanı açısından değerlendirin
Splenomegali varlığı; lösemi, lenfoma, miyelofibrozis veya depo hastalıklarını düşündürür.
Aplastik anemi tanısı ile klinik olarak en çok çelişen bulgu organomegali varlığıdır.

Anahtar Kavram

Aplastik anemide organomegali yokluğu

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanıda 'Splenomegali' bulgusunu bir eleme kriteri olarak kullanmak. Pansitopeni + Splenomegali = Aplastik Anemi dışı nedenler.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 21Sonraki
Hematoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin