Endokrin Cerrahi

281 soru

Soru 261Soru

3232 yaşında kadın hasta, boyun bölgesinde fark ettiği şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tiroid sağ lobunda yaklaşık 2 cm2 \text{ cm} boyutunda, mobil ve ağrısız bir nodül palpe ediliyor. Ultrasonografik (USG) incelemede sağ lobda 1.8 cm1.8 \text{ cm} boyutunda, düzensiz sınırlı, mikrokalsifikasyonlar içeren hipoekoik bir nodül saptanıyor; sol lob ve isthmus normal izleniyor. Hastanın annesinde ve kız kardeşinde de tiroid kanseri öyküsü olduğu öğreniliyor. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Bethesda VI (Papiller karsinom ile uyumlu)" olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

En uygun yaklaşım total tiroidektomidir çünkü hastada papiller karsinom tanısının yanı sıra multifokalite ve nüks riskini artıran güçlü bir aile öyküsü bulunmaktadır.
Papiller tiroid kanserinde (Bethesda VI), tümör boyutu 1 cm1 \text{ cm} ile 4 cm4 \text{ cm} arasında olduğunda tek taraflı lobektomi bir seçenek olabilir; ancak hastada birinci derece akrabalarda tiroid kanseri öyküsü bulunması, multifokalite riskini artırır ve postoperatif dönemde radyoaktif iyot (RAI) ablasyonu ile tiroglobulin takibini zorunlu kılabilecek bir risk profili oluşturur. Bu nedenle total tiroidektomi en güvenli ve uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
İİAB ve USG bulgularını değerlendir.
Hastada 1.8 cm1.8 \text{ cm} boyutunda, Bethesda VI (Papiller Karsinom) tanılı bir nodül mevcuttur.
Tanının netleştirilmesi cerrahi planlamanın ilk adımıdır.
2
Risk faktörlerini (boyut ve aile öyküsü) analiz et.
Tümör boyutu 14 cm1-4 \text{ cm} arasındadır ancak hastanın birinci derece iki akrabasında tiroid kanseri öyküsü vardır.
ATA kılavuzlarına göre 14 cm1-4 \text{ cm} arası tümörlerde aile öyküsü, radyasyon maruziyeti veya karşı lobda nodül olması total tiroidektomi lehine karar verdirir.
3
Cerrahi yöntemi belirle.
Multifokalite riski ve cerrahi sonrası radyoaktif iyot (RAI) tedavisi/takip kolaylığı için total tiroidektomi kararı verilir.
Aile öyküsü olan vakalarda papiller kanserin multisentrik olma olasılığı daha yüksektir.

Anahtar Kavram

Papiller tiroid kanserinde cerrahi kapsamın belirlenmesi (14 cm1-4 \text{ cm} arası nodüllerde ek risk faktörlerinin rolü).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 262Soru

5555 yaşında kadın hasta, boyun sağ kesiminde ele gelen kitle şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde tiroid sağ lobunda yaklaşık 44 cmcm çapında, sert ve fikse olmayan bir nodül palpe ediliyor. Tiroid ultrasonografisinde (USG); sağ lobda 3.8×3.23.8 \times 3.2 cmcm boyutlarında, hipoekoik, solid ve düzgün sınırlı bir nodül; sol lobda ise 0.90.9 cmcm çapında izoekoik, kistik komponenti bulunan bir nodül saptanıyor. Hastanın sağ lobundaki nodüle uygulanan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Folliküler neoplazi (Bethesda IV)" olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

Bilateral nodüler patolojisi bulunan ve bir lobunda Bethesda IV (Folliküler neoplazi) saptanan hastada en uygun cerrahi tedavi total tiroidektomidir.
Doğru yaklaşım total tiroidektomidir çünkü hastada cerrahi endikasyon oluşturan Bethesda IV nodüle ek olarak karşı lobda da nodüler bir patoloji saptanmıştır. Bethesda IV nodüllerin malignite riski yüksektir ve folliküler kanser tanısı ancak cerrahi spesmende kapsül/vasküler invazyonun görülmesiyle konulabilir. Bilateral nodüler hastalığı olan bireylerde, potansiyel bir malignite durumunda tamamlama tiroidektomisi riskinden kaçınmak ve her iki lobdaki patolojiyi eş zamanlı tedavi etmek amacıyla total tiroidektomi altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
İİAB sonucunun (Bethesda IV) ve nodül boyutunun (3.83.8 cmcm) değerlendirilmesi.
Cerrahi endikasyon mevcuttur (tanısal veya tedavi edici).
Bethesda IV nodüllerde malignite riski yaklaşık %2530\%25-30 olup cerrahi gerektirir.
2
Kontralateral lobdaki bulguların incelenmesi.
Sol lobda 0.90.9 cmcm çapında ek bir nodül saptanmıştır.
Cerrahi yöntemin kapsamını (lobektomi vs. total) belirlemek için karşı lobun durumu kritiktir.
3
Multinodüler hastalık ve malignite şüphesi bağlamında cerrahi kararın verilmesi.
Total tiroidektomi kararı verilmiştir.
Bilateral nodüler hastalık varlığında, tek taraflı Bethesda IV nodüle lobektomi yapılması durumunda malignite gelirse ikinci bir ameliyat (tamamlama tiroidektomisi) gerekecek ve sol lobdaki nodül takibi zorlaşacaktır. Bu nedenle başlangıçta total tiroidektomi en güvenli yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Bethesda IV (Folliküler Neoplazi) nodüllerde, eğer nodül >4> 4 cmcm ise veya kontralateral lobda da nodül(ler) varsa primer cerrahi seçenek total tiroidektomidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 263Soru

28 yaşında kadın hasta, tekrarlayan nefrolitiyazis öyküsü ve son üç aydır özellikle sabahları olan soğuk terleme, çarpıntı ve bayılma hissi ile acil servise başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde kalsiyum: 11.411.4 mg/dLmg/dL (N: 8.5-10.5), parathormon: 120120 pg/mLpg/mL (N: 10-65) ve eş zamanlı kan şekeri: 4242 mg/dLmg/dL olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdaki endokrinopatilerden hangisinin bulunma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prolaktinoma

Cevap

Hastada saptanan bulgular MEN 1 sendromuna (Wermer) işaret etmektedir; bu sendromun pankreas ve paratiroid dışındaki üçüncü ana bileşeni hipofiz adenomlarıdır ve bunlar arasında en sık prolaktinoma görülür.
Hastadaki laboratuvar bulguları primer hiperparatiroidi ve insülinomayı doğrulamaktadır. MEN 1 sendromunun klasik '3P' (Paratiroid, Pankreas, Pitüiter) kuralına göre, bu tabloya eşlik etmesi en muhtemel üçüncü patoloji hipofiz adenomudur. Hipofiz adenomları içinde de en sık prolaktin sekresyonu yapan adenomlar (prolaktinoma) saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Nefrolitiyazis ve yüksek Ca/PTH düzeyi 'Primer Hiperparatiroidi'yi gösterir. Açlık hipoglisemisi ve buna eşlik eden otonomik bulgular 'İnsülinoma' lehinedir.
Hastadaki çoklu endokrin tutulumun tipini belirlemek için gereklidir.
2
Sendromu tanımla.
Paratiroid hiperplazisi ve Pankreatik nöroendokrin tümör (NET) birlikteliği 'MEN 1 (Wermer Sendromu)' tanısını koydurur.
MEN sendromları arasındaki ayrımı yapmak doğru bileşeni bulmayı sağlar.
3
MEN 1 bileşenlerini hatırla (3P kuralı).
Paratiroid, Pankreas ve Pitüiter (Hipofiz).
Eksik olan üçüncü bileşeni belirlemek için sendromun klasik triadına bakılır.

Anahtar Kavram

MEN 1 (Wermer Sendromu) Triadı: Paratiroid, Pankreatik NET ve Pitüiter (Hipofiz) adenomları.
Soru 264Soru

Peptik ülser ve kronik ishal şikayeti ile başvuran bir hastada, açlık serum gastrin düzeyi 2001000200-1000 pg/mL (normalin hafif üzerinde) saptanmıştır. Zollinger-Ellison Sendromu (gastrinoma) tanısını kesinleştirmek amacıyla kullanılan en duyarlı provokatif test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekretin stimülasyon testi

Cevap

Sekretin stimülasyon testi, gastrinoma tanısını kesinleştirmede en duyarlı provokatif yöntemdir.
Doğru yanıt olan sekretin stimülasyon testi, gastrinomaların %90'ından fazlasında gastrin düzeyinde 200200 pg/mL'den fazla bir artışa (paradoksal stimülasyon) neden olur. Bu özellik, gastrinomayı hipergastrinemiye neden olan diğer durumlardan (atrofik gastrit, G-hücre hiperplazisi vb.) ayırt etmede altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve bazal gastrin düzeyinin değerlendirilmesi
Hastada gastrinoma şüphesi var ancak bazal gastrin düzeyi tanı koydurucu eşik olan 10001000 pg/mL üzerinde değil.
Gastrin düzeyinin hafif yüksekliği (2001000200-1000 pg/mL) gastrit veya proton pompa inhibitörü kullanımı gibi durumlarda da görülebilir.
2
Ayırıcı tanı için en uygun provokatif testin seçilmesi
Sekretin stimülasyon testi planlanır.
Sekretin normalde gastrini baskılarken, gastrinoma hücrelerinde gastrin salınımını belirgin şekilde (200200 pg/mL'den fazla artış) uyarır.
3
Test sonuçlarının yorumlanması
Sekretin sonrası gastrin artışı saptanması gastrinoma tanısını doğrular.
Bu paradoksal yanıt gastrinoma için oldukça spesifik ve duyarlıdır.

Anahtar Kavram

Gastrinoma Tanısı ve Sekretin Paradoksal Yanıtı

Daha Fazla Pratik

Gastrinoma tanısı doğrulandıktan sonra tümörün lokalizasyonu için yapılacak ilk görüntüleme yöntemi olan Somatostatin Reseptör Sintigrafisi (Oktreoscan) veya DOTATATE PET/BT konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 265Soru

42 yaşında kadın hasta; son 4 ayda belirginleşen gövdesel obezite, ciltte hiperpigmentasyon ve proksimal kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 170/105mmHg170/105 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyum düzeyi 2.8mEq/L2.8 mEq/L, plazma ACTH düzeyi 230pg/mL230 pg/mL (Normal: 106010-60) ve 24 saatlik idrar serbest kortizolü 600μg/gu¨n600 \mu g/gün (Normal: <100<100) saptanıyor. Hastaya uygulanan 8 mg yüksek doz deksametazon baskılama testi (HDDST) sonucunda kortizol düzeyinde %10 oranında baskılanma gözleniyor. Hipofiz MR görüntülemesi normal olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ektopik ACTH sendromu

Cevap

Ektopik ACTH sendromu
Vakada saptanan çok yüksek ACTH düzeyi (230pg/mL230 pg/mL), hipokalemik metabolik alkaloz tablosu, hiperpigmentasyon varlığı ve 8 mg yüksek doz deksametazon testi ile baskılanma sağlanamaması; hipofizer bir kaynaktan ziyade ektopik bir ACTH salınımını (Ektopik ACTH Sendromu) karakterize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hiperkortizolizmin doğrulanması
İdrar serbest kortizolünün 600μg/gu¨n600 \mu g/gün bulunması ve klinik bulgular Cushing sendromunu doğrular.
Tarama testlerinin yüksekliği tanının ilk adımıdır.
2
ACTH bağımlılığının belirlenmesi
ACTH düzeyinin 230pg/mL230 pg/mL (yüksek) olması tablonun ACTH bağımlı olduğunu gösterir.
Primer adrenal patolojilerde ACTH baskılanmış olmalıdır.
3
Kaynağın lokalizasyonu (Hipofiz vs Ektopik)
8 mg HDDST ile baskılanma olmaması (%10 < %50) ve hipofiz MR'ın normal olması ektopik kaynağı düşündürür.
Ektopik ACTH kaynakları (örn. karsinoid) genellikle yüksek doz steroid baskısına dirençlidir.
4
Metabolik ipuçlarının değerlendirilmesi
Belirgin hipokalemi (2.8mEq/L2.8 mEq/L) ve hiperpigmentasyon ektopik ACTH sendromunda çok daha sık ve şiddetli görülür.
Ektopik kaynaklardan salınan ACTH ve prekürsörlerinin mineralokortikoid etkisi daha fazladır.

Anahtar Kavram

ACTH Bağımlı Cushing Sendromu Ayırıcı Tanısı
Soru 266Soru

3434 yaşında kadın hasta; çarpıntı, ellerde titreme ve gözlerde öne doğru fırlama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan incelemeler sonucunda Graves hastalığı tanısı alan ve 11 yıldır metimazol tedavisi gören hastanın, ilaç dozu azaltıldığında şikayetlerinin nüksettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde tiroid bezi diffüz hiperplazik (yaklaşık 6060 gram) palpe ediliyor ve hastada belirgin ekzoftalmus, periorbital ödem (orta derece oftalmopati) saptanıyor. Hasta, önümüzdeki 66 ay içerisinde çocuk sahibi olmayı planladığını belirtiyor.

Laboratuvar Bulguları:
- TSH: 0.010.01 mIU/L (0.40.4 - 4.04.0)
- sT4: 3.23.2 ng/dL (0.80.8 - 1.81.8)

Bu hasta için en uygun definitif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antitiroid ilaçlarla ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi

Cevap

Antitiroid ilaçlarla ötiroidi sağlandıktan sonra yapılacak olan total tiroidektomi, Graves hastalarında oftalmopati varlığı ve gebelik planı durumunda en uygun definitif tedavi yöntemidir.
Graves hastalığının definitif tedavisinde total tiroidektomi; özellikle orta veya ileri derecede oftalmopatisi olan, büyük guatrı bulunan veya kısa süre içinde gebelik planlayan hastalarda ilk seçenek olarak kabul edilir. Bu vakada hem oftalmopati varlığı hem de gebelik isteği cerrahi seçeneğini radyoaktif iyotun önüne geçirmektedir. Ameliyat öncesi hastanın metimazol gibi antitiroid ilaçlarla ötiroid hale getirilmesi güvenli cerrahi için şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve nüks varlığını değerlendir.
İlaç tedavisine rağmen nüks eden Graves hastalığı saptandı.
Definitif tedavi ihtiyacını belirlemek için gereklidir.
2
Ek endikasyonları ve kontrendikasyonları analiz et.
Orta derece oftalmopati ve 66 ay içinde gebelik planı mevcut.
Radyoaktif iyot (I131I^{131}) tedavisi oftalmopatiyi kötüleştirebileceği ve gebelik öncesi bekleme süresi gerektirdiği için dışlanır.
3
En güvenli cerrahi yöntemi ve hazırlık sürecini belirle.
Antitiroidlerle ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi kararı verilir.
Total tiroidektomi nüksü önleyen kesin çözümdür, preoperatif hazırlık ise tiroid fırtınasını önler.

Anahtar Kavram

Graves hastalığında cerrahi (total tiroidektomi) endikasyonları arasında büyük guatr, orta-ileri derece oftalmopati, gebelik planı ve ilaç nüksü yer alır.
Soru 267Soru

4545 yaşında kadın hastaya, sağ tiroid lobunda saptanan 1.51.5 cm çapındaki, USG'de hipoekoik ve düzensiz sınırlı nodül için yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Malignite Şüphesi (Bethesda V)" olarak raporlanmıştır. Hastaya sağ tiroid lobektomi ve istmusektomi uygulanmıştır. Kalıcı histopatolojik inceleme sonucu; "1.51.5 cm çapında, Uzun Hücreli (Tall Cell) varyant Papiller Tiroid Karsinomu; tümör kapsül içi yerleşimli, cerrahi sınırlar temiz, lenf damarı invazyonu saptanmadı" olarak gelmiştir. Karşı lobda USG normaldir ve postoperatif evrelemede metastaz saptanmamıştır.

Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tamamlayıcı tiroidektomi yapılması ve ardından radyoaktif iyot (RAI) tedavisi planlanması

Cevap

En uygun yönetim, tamamlayıcı tiroidektomi yapılarak hastanın radyoaktif iyot (RAI) tedavisine hazır hale getirilmesidir.
Papiller tiroid kanserinin Uzun Hücreli (Tall Cell) varyantı, Columnar Cell ve Hobnail varyantları ile birlikte agresif seyirli kabul edilir. ATA kılavuzlarına göre bu agresif varyantlar, tümör boyutu 11 cm'nin üzerinde olduğunda direkt olarak 'Orta Risk' kategorisine alınır. Bu durumda total tiroidektomi ve RAI ablasyonu önerilmektedir. Hastaya başlangıçta lobektomi yapıldığı için, RAI tedavisine olanak sağlamak amacıyla tamamlayıcı tiroidektomi yapılması en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Patoloji raporundaki tümör varyantını analiz et.
Papiller tiroid kanserinin agresif bir alt tipi olan 'Tall Cell' (Uzun Hücreli) varyantı saptanmıştır.
Agresif varyantlar, standart papiller karsinoma göre daha yüksek nüks ve mortalite riski taşır.
2
Hastanın risk kategorisini belirle.
ATA (American Thyroid Association) kriterlerine göre agresif varyantlar 'Orta Risk' (Intermediate Risk) grubuna girer.
Orta riskli hastalarda tümör boyutu 44 cm'nin altında olsa dahi total tiroidektomi önerilir.
3
İzlenecek cerrahi ve medikal adımları planla.
Lobektomi yapılmış olan hastada tamamlayıcı tiroidektomi gereklidir.
RAI tedavisi verilebilmesi için tiroid dokusunun tamamının çıkarılmış olması şarttır.

Anahtar Kavram

Agresif tiroid kanseri varyantlarında (Tall cell gibi) cerrahi sınırların temiz ve tümörün küçük olması durumunda dahi total tiroidektomi ve RAI tedavisi endikedir.

Daha Fazla Pratik

Tiroid kanserlerinde ATA risk sınıflandırmasını (Düşük, Orta, Yüksek) ve RAI endikasyonlarını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 268Soru

4848 yaşında kadın hasta; yaklaşık 66 aydır devam eden karın ağrısı, şişkinlik ve yağlı dışkılama (steatore) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde yeni tanı alan hafif seyirli diabetes mellitus bulunduğu ve yapılan ultrasonografide safra kesesinde multipl taşlar saptandığı öğreniliyor. Çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide pankreas başında 3,53,5 cm çapında, hipovasküler karakterde solid bir kitle izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası nöroendokrin tümör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somatostatinoma

Cevap

Diyabet, steatore ve safra kesesi taşları ile seyreden 'inhibitör sendrom' tablosu somatostatinoma tanısını destekler.
Doğru seçenek olan somatostatinoma, somatostatin hormonunun aşırı salgılanması sonucu gelişen bir nöroendokrin tümördür. Bu hormon; insülini baskılayarak hiperglisemiye (diyabet), kolesistokinin salınımını baskılayarak safra kesesi stazına ve taş oluşumuna (kolelitiazis), pankreasın ekzokrin salgılarını baskılayarak ise yağ malabsorpsiyonuna (steatore) neden olur. Pankreas başında kitle ile başvuran bir hastada bu üçlü bulgunun varlığı somatostatinoma için klasiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Hastada yeni başlayan diyabet, yağlı dışkılama (steatore) ve safra taşları (kolelitiazis) olduğu saptanmıştır.
Bu üçlü semptom kompleksi, somatostatin hormonunun çoklu inhibitör etkileriyle açıklanabilir.
2
Hormonal etkilerin değerlendirilmesi
Somatostatin; insülin salınımını inhibe ederek diyabete, kolesistokinin (CCK) salınımını ve safra kesesi kontraksiyonunu inhibe ederek taş oluşumuna, pankreatik ekzokrin sekresyonu inhibe ederek steatoreye yol açar.
Hormonun fizyolojik etkileri ile klinik tablo arasındaki doğrudan bağlantı kurulur.
3
Görüntüleme ve lokalizasyonun birleştirilmesi
Pankreas başında yerleşen 3,53,5 cm'lik kitle, nöroendokrin tümör tanısını radyolojik olarak destekler.
Somatostatinomalar genellikle pankreas başı veya duodenum yerleşimli büyük kitleler olarak karşımıza çıkar.

Anahtar Kavram

Somatostatinoma İnhibitör Sendromu: Somatostatinin insülin, glukagon, CCK ve pankreatik enzimler üzerindeki baskılayıcı etkisiyle diyabet, kolelitiazis ve steatore gelişir.
Soru 269Soru

4040 yaşında kadın hastada, tiroid sağ lobunda saptanan 2.52.5 cmcm çapındaki nodüle yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu 'Papiller tiroid karsinomu' (Bethesda VIVI) olarak raporlanmış ve hastaya total tiroidektomi uygulanmıştır. Bu hastanın postoperatif uzun dönem takibinde nüks veya metastaz varlığını saptamak amacıyla kullanılan en duyarlı serum belirteci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroglobulin

Cevap

Diferansiye tiroid kanserlerinin (papiller ve foliküler) nüks takibinde kullanılan en önemli belirteç Tiroglobulin'dir.
Tiroglobulin (Tg), sadece tiroid folikül hücreleri tarafından sentezlenen bir proteindir. Papiller ve foliküler tiroid karsinomları bu hücrelerden köken aldığı için total tiroidektomi ve radyoaktif iyot tedavisi sonrası serumda Tg'nin saptanması, vücutta nüks veya metastatik odak olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanı ve cerrahi tipini değerlendir
Tanı: Papiller Tiroid Karsinomu (Diferansiye kanser). Cerrahi: Total Tiroidektomi.
Total tiroidektomi sonrası vücutta normal tiroid dokusu kalmadığı için serumda saptanan tiroglobulin sadece tümör dokusundan kaynaklanabilir.
2
Kanser türüne özgü belirteci belirle
Tiroglobulin, sadece tiroid folikül hücreleri tarafından üretilir.
Medüller kanser için Kalsitonin/CEA kullanılırken, papiller ve foliküler kanserler için Tiroglobulin takibi esastır.

Anahtar Kavram

Total tiroidektomi sonrası serum Tiroglobulin seviyeleri, diferansiye tiroid kanserlerinin (Papiller ve Foliküler) takibinde nüks ve metastazın en duyarlı göstergesidir.

Daha Fazla Pratik

Tiroglobulin ölçümü yapılırken Anti-Tg antikorlarının varlığının ölçümü neden önemlidir?
Tahmini Süre:45s
Soru 270Soru

45 yaşında kadın hasta, boyun ön bölgesinde şişlik şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tiroid sağ lobunda yaklaşık 2 cm2 \text{ cm} çapında, yutkunmakla hareketli, ağrısız bir nodül saptanıyor. Hastanın laboratuvar tetkiklerinde TSH: 0.01 mIU/L0.01 \text{ mIU/L} (Normal: 0.44.0 mIU/L0.4 - 4.0 \text{ mIU/L}), serbest T3T_3: 5.2 pg/mL5.2 \text{ pg/mL} (Normal: 2.34.2 pg/mL2.3 - 4.2 \text{ pg/mL}), serbest T4T_4: 2.1 ng/dL2.1 \text{ ng/dL} (Normal: 0.81.8 ng/dL0.8 - 1.8 \text{ ng/dL}) olarak bulunuyor. Tiroid ultrasonografisinde sağ lobda 22×18 mm22 \times 18 \text{ mm} boyutlarında, hipoekoik, düzgün sınırlı, solid bir nodül rapor ediliyor.

Bu klinik tabloya göre, bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun değerlendirme basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroid sintigrafisi

Cevap

Düşük TSH düzeyine sahip tiroid nodüllü hastalarda bir sonraki adım tiroid sintigrafisidir.
Tiroid nodülü olan bir hastada TSH düzeyi normalse veya yüksekse doğrudan ultrasonografik özelliklere göre ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) düşünülür. Ancak bu vakada olduğu gibi TSH baskılanmışsa, hastada otonom çalışan bir 'sıcak' nodül olma ihtimali yüksektir. Sıcak nodüllerin malignite riski çok düşük olduğu için bu aşamada yapılacak en doğru tetkik, nodülün fonksiyonelliğini gösterecek olan tiroid sintigrafisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tiroid nodülü saptanan hastada TSH düzeyinin değerlendirilmesi.
Hastada TSH düşüklüğü (0.01 mIU/L0.01 \text{ mIU/L}) ve tirotoksikoz tablosu mevcuttur.
TSH düzeyi, nodülün yönetim şemasını belirleyen ilk ve en kritik laboratuvar parametresidir.
2
Baskılanmış TSH varlığında uygun görüntüleme yönteminin seçilmesi.
Tiroid sintigrafisi istenmelidir.
Sintigrafi, nodülün 'sıcak' (hiperfonksiyonel), 'ılık' (izofonksiyonel) veya 'soğuk' (hipofonksiyonel) olduğunu ayırt eder.
3
Sintigrafi sonucuna göre biyopsi kararı verilmesi.
Nodül sıcaksa malignite riski çok düşük olduğundan biyopsi genellikle yapılmaz.
Sıcak nodüller otonom çalışır ve tiroid kanseri olma olasılıkları son derece düşüktür.

Anahtar Kavram

Tiroid nodülü saptanan hastada eğer TSH düşükse, nodülün fonksiyonelliğini (sıcak/soğuk) anlamak için öncelikle tiroid sintigrafisi yapılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Sıcak nodül saptanan bir hastada hipertiroidi tedavisi seçeneklerini (RAI, medikal veya cerrahi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 271Soru

4242 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan tetkiklerde idrar metanefrin düzeyleri yüksek saptanıyor ve bilgisayarlı tomografide sol sürrenal lojda 44 cmcm'lik kitle izleniyor. Hastaya feokromositoma tanısı konularak cerrahi rezeksiyon planlanıyor. Bu hastanın preoperatif hazırlığında izlenmesi gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce fenoksibenzamin ile alfa blokaj başlanması, yeterli blokaj ve volüm ekspansiyonu sonrası gerekirse beta blokör eklenmesi

Cevap

Feokromositoma tanılı hastada preoperatif hazırlık, önce alfa blokör (örn. fenoksibenzamin) başlanmasını, ardından volüm genişletilmesini ve ihtiyaç halinde beta blokör eklenmesini içermelidir.
Feokromositoma cerrahisi öncesi medikal hazırlığın temel taşı alfa blokajdır. Bu süreçte vasküler yatak genişleyeceği için hastaya mutlaka sıvı desteği verilmelidir. Beta blokörler ise sadece alfa blokaj sağlandıktan sonra, eğer hastada taşikardi veya aritmi varsa sürece dahil edilir. Bu sıralama intraoperatif hemodinamik stabilite için kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Alfa-adrenerjik reseptör blokajı başlatılır.
Vazokonstrüksiyon çözülür ve kan basıncı kontrol altına alınmaya başlanır.
Tümörden salınan katekolaminlerin damarlar üzerindeki etkisini kırmak için gereklidir.
2
Hastaya bol sıvı ve tuz alımı önerilir (volüm ekspansiyonu).
İntravasküler volüm artırılır.
Kronik vazokonstrüksiyona bağlı gelişen fonksiyonel hipovoleminin düzeltilmesi, postoperatif ani hipotansiyonu önler.
3
Gerekli durumlarda (taşikardi gelişirse) beta-blokör eklenir.
Kalp hızı kontrol altına alınır.
Alfa blokaj sonrası gelişebilecek refleks taşikardiyi veya katekolaminlerin β1\beta_1 etkisini yönetmek için kullanılır; ancak asla alfa blokajdan önce başlanmamalıdır.

Anahtar Kavram

Feokromositomada 'Önce Alfa, Sonra Beta' kuralı ve preoperatif volüm replasmanının önemi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 272Soru

54 yaşında erkek hasta; son altı aydır ataklar halinde gelen şiddetli baş ağrısı, çarpıntı ve terleme şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın ataklar sırasında kan basıncı değerlerinin 200/120 mmHg200/120~mmHg seviyelerine çıktığı öğreniliyor. Yapılan biyokimyasal incelemede 24 saatlik idrarda fraksiyone metanefrin düzeyleri normalin 4 katı yüksek bulunuyor. Abdominal BT'de sağ adrenal lojda 4.5 cm4.5~cm boyutunda, kontrast tutulumu heterojen kitle saptanıyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 170/105 mmHg170/105~mmHg, nabız 115/dk115/dk olarak ölçülüyor. Bu hastanın cerrahi öncesi hazırlık sürecinde yapılması gereken en uygun ilk farmakolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α\alpha-adrenerjik blokaj (örn. fenoksibenzamin) başlanması ve hastanın bol sıvı alımının teşvik edilmesi

Cevap

En uygun yaklaşım, öncelikle α\alpha-adrenerjik blokaj (fenoksibenzamin gibi) başlanması ve eş zamanlı olarak hastanın intravasküler volümünü artırmak için sıvı alımının (veya IV hidrasyonun) desteklenmesidir.
Feokromositoma cerrahisi planlanan hastalarda perioperatif mortaliteyi azaltmak için 'Roizen Kriterleri'ne uygun bir hazırlık gereklidir. Bu sürecin ilk adımı, α\alpha-adrenerjik reseptörlerin blokajıdır. Fenoksibenzamin gibi non-selektif veya doksazosin gibi selektif ajanlar kullanılır. Blokajın sağlanmasıyla birlikte damar yatağındaki daralma (vazokonstriksiyon) ortadan kalkar. Bu genişlemeye bağlı olarak hastanın zaten düşük olan efektif dolaşan hacmi (hipovolemi) daha da belirginleşir. Bu nedenle, hazırlık sürecinde hastaya bol sıvı ve tuz verilerek volüm ekspansiyonu sağlanmalıdır. Bu, tümör çıkarıldıktan sonra damarların aniden genişlemesi ve katekolaminlerin çekilmesiyle oluşabilecek derin postoperatif hipotansiyonu önleyen temel mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadı (baş ağrısı, çarpıntı, terleme) ve biyokimyasal verileri (idrar metanefrini) değerlendirerek preoperatif hazırlık planını oluştur.
Hastanın cerrahiye hazırlanması gerektiği ve feokromositoma yönetim protokolünün uygulanacağı belirlendi.
Hazırlıksız cerrahi yüksek mortalite taşır.
2
Öncelikle α\alpha-adrenerjik blokajı başlat (genellikle fenoksibenzamin).
Vazokonstriksiyon kırılır ve kan basıncı kontrol altına alınmaya başlar.
Karşılıksız alfa uyarısını önlemek ve perioperatif krizleri engellemek için alfa blokaj zorunludur.
3
Vazodilatasyonla birlikte volüm ekspansiyonu sağla (tuzlu diyet ve bol sıvı).
İntravasküler yatak genişlerken volüm açığı kapatılır.
Kronik katekolamin fazlalığına bağlı gelişen hipovolemiyi düzeltmek, postoperatif ani hipotansiyonu önler.
4
Eğer alfa blokaj sonrası taşikardi devam ediyorsa β\beta-blokör ekle.
Nabız hızı kontrol altına alınır.
Beta blokörler her zaman alfa blokajdan en az 2-3 gün sonra başlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Feokromositoma preoperatif hazırlığında altın kural: Alfa blokaj sağlanmadan asla beta blokör başlanmaz; ayrıca hastanın kronik volüm açığı hidrasyonla kapatılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 273Soru

3838 yaşında kadın hasta, son 66 aydır ataklar halinde gelen zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 180/110180/110 mmHgmmHg, nabız 115115/dakika saptanıyor. Biyokimyasal incelemede plazma serbest metanefrin düzeyleri anlamlı derecede yüksek bulunuyor ve abdominal BT'de sol sürrenal bezde 4,54,5 cmcm çapında kitle izleniyor. Bu hastada cerrahi öncesi en uygun medikal hazırlık stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce alfa-adrenerjik blokaj başlanmalı, yeterli blokaj ve volüm genişlemesi sağlandıktan sonra gerekirse beta-blokör eklenmelidir.

Cevap

Preoperatif hazırlıkta önce alfa-adrenerjik blokaj (örneğin fenoksibenzamin) başlanmalı, ardından volüm genişletilmeli ve taşikardi devam ederse beta-blokör eklenmelidir.
Doğru yaklaşım, önce alfa-adrenerjik blokaj (genellikle fenoksibenzamin ile 77-1414 gün) uygulayarak vasküler yatağı genişletmek, ardından bu genişleyen yatağı sıvı replasmanı ve tuzlu diyetle doldurarak volümü normale getirmektir. Beta-blokörler sadece yeterli alfa blokaj sağlandıktan sonra taşikardiyi kontrol etmek için eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vazokonstriksiyonu kırmak için alfa-blokör başlanması.
Vasküler yatak genişler ve kan basıncı kontrol altına alınmaya başlar.
Beta-blokörlerden önce alfa-blokaj yapılması, karşılanmamış alfa etkisine bağlı hipertansif krizi önlemek için zorunludur.
2
Volüm replasmanı ve yüksek tuzlu diyet uygulanması.
Hastanın kronik hipovolemisi düzeltilir.
Tümör çıkarıldıktan sonra vasküler tonusun ani düşmesiyle oluşabilecek şiddetli postoperatif hipotansiyonu önlemek için volüm genişlemesi şarttır.
3
Gerekirse (taşikardi için) beta-blokör eklenmesi.
Kalp hızı kontrol altına alınır.
Yalnızca alfa-blokaj sonrası gelişen veya devam eden refleks taşikardiyi yönetmek için beta-blokörler kullanılır.

Anahtar Kavram

Feokromositomada preoperatif hazırlık sırası: Alfa Blokaj -> Volüm Genişletme -> Beta Blokaj.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 274Soru

5252 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan sinirlilik, çarpıntı ve ellerde titreme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde tiroid sağ lobda 33 cm, sol lobda 1.51.5 cm çapında iki adet nodül palpe ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde; TSH:0.08TSH: 0.08 mIU/L (N: 0.44.00.4 - 4.0), sT4:1.9sT4: 1.9 ng/dL (N: 0.71.80.7 - 1.8) ve sT3:4.8sT3: 4.8 pg/mL (N: 2.34.22.3 - 4.2) olarak saptanıyor. Tiroid sintigrafisinde sağ lobdaki 33 cm'lik nodül hiperaktif (sıcak), sol lobdaki nodül ise hipoaktif (soğuk) olarak izleniyor. Ultrasonografide (USGUSG) sol lobdaki 1.21.2 cm'lik nodülün hipoekoik yapıda olduğu, düzensiz sınırlar ve mikrokalsifikasyonlar içerdiği görülüyor. Sol lobdaki nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (I˙I˙ABİİAB) sonucu "Bethesda IV: Folliküler Neoplazi Şüphesi" olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antitiroid ilaç tedavisi ile ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi uygulanması

Cevap

Antitiroid ilaç tedavisi ile ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru seçenek, hastadaki her iki patolojiyi de kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Hastada sağ lobda hipertiroidiye neden olan bir sıcak nodül, sol lobda ise ultrasonografik olarak şüpheli özellikler (mikrokalsifikasyon, hipoekoik yapı) taşıyan ve biyopsisi Bethesda IV gelen bir soğuk nodül bulunmaktadır. Bethesda IV sonuçları yaklaşık %1530\%15-30 oranında malignite riski taşır ve cerrahi tedavi (lobektomi veya total tiroidektomi) gerektirir. Hastanın karşı lobunda da toksik bir nodül olduğu için, sadece şüpheli tarafın alınması hipertiroidiyi çözmeyecek, sadece toksik tarafın tedavisi (RAI gibi) ise malignite şüpheli nodülü yerinde bırakacaktır. Bu nedenle, önce antitiroid ilaçlarla hasta ötiroid hale getirilmeli, ardından total tiroidektomi ile her iki patoloji de tedavi edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar ve sintigrafi bulgularının analizi
Baskılanmış TSH ve yüksek sT4/sT3 ile hipertiroidi tanısı konur; sintigrafide sağdaki nodülün sıcak, soldakinin soğuk olduğu görülür.
Hipertiroidi varlığında sintigrafi, nodüllerin fonksiyonel durumunu belirlemek için ilk basamaktır.
2
Soğuk nodülün malignite riskinin değerlendirilmesi
USG'de şüpheli özellikler (mikrokalsifikasyon, hipoekoik) taşıyan soğuk nodülün İİAB sonucu Bethesda IV (folliküler neoplazi) olarak gelir.
Sıcak nodüllerin malignite riski düşüktür ancak soğuk nodüller, özellikle USG bulguları eşliğinde yüksek risk taşır.
3
Multinodüler toksik tablo ve malignite şüphesinin birleştirilmesi
Bir lobda toksik adenom, diğer lobda Bethesda IV soğuk nodül varlığında bilateral hastalık kabul edilir.
Hastanın hem hipertiroidisi hem de potansiyel malignitesi olduğu için tek taraflı müdahale yetersiz kalacaktır.
4
Preoperatif hazırlık ve cerrahi planlama
Antitiroid ilaçlar ile hasta ötiroid hale getirilir ve ardından total tiroidektomi yapılır.
Tiroid fırtınası riskini önlemek için cerrahi öncesi ötiroidi şarttır; total tiroidektomi her iki sorunu da aynı anda çözen kesin tedavidir.

Anahtar Kavram

Baskılanmış TSH varlığında toksik nodül ile malignite şüphesi taşıyan kontralateral soğuk nodülün eş zamanlı yönetimi.

Daha Fazla Pratik

Toksik adenom ile toksik multinodüler guatr arasındaki ayırıcı tanıyı ve cerrahi öncesi hazırlıkta kullanılan Lugol solüsyonunun endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 275Soru

4848 yaşında kadın hasta; son 22 ay gibi kısa bir sürede hızla ilerleyen ses kalınlaşması, akne, hirsutizm ve santral obezite şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar testlerinde düşük doz deksametazon supresyon testi ile baskılanmayan kortizol, baskılanmış ACTHACTH (<5<5 pg/mLpg/mL) ve 2020 kat artmış serum DHEASDHEAS düzeyi saptanıyor. Çekilen batın BTBT’de sağ adrenal bezde 88 cmcm boyutunda, kistik-nekrotik alanlar içeren, düzensiz sınırlı ve kontrastsız kesitlerde 3838 HUHU yoğunluğunda kitle izleniyor. Bu klinik ve radyolojik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenokortikal karsinom

Cevap

Adrenokortikal karsinom
Doğru seçenek olan karsinom tanısı; hastanın klinik tablosundaki hızlı progresyon, kortizol ve androjenlerin (DHEAS) birlikte yüksekliği (mikst sekresyon) ve BT'de saptanan büyük (8 cm), yüksek dansiteli (38 HU) kitle özellikleri ile tam uyumludur. Bu bulguların kombinasyonu adrenokortikal karsinom için patognomonik düzeyde anlamlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonal aksın değerlendirilmesi
Baskılanmış ACTH ve yüksek kortizol düzeyi, tablonun 'ACTH-bağımsız' (primer adrenal) bir Cushing sendromu olduğunu gösterir.
Hiperkortizolizmin kaynağını belirlemek (adrenal vs hipofiz/ektopik).
2
Klinik seyrin ve ek hormonal üretimin analizi
Semptomların çok hızlı ilerlemesi ve belirgin virilizasyon bulguları (DHEAS yüksekliği), benign süreçlerden ziyade maligniteyi düşündürür.
Adrenal adenomlar genellikle tek bir hormon hattını etkilerken, karsinomlar sıklıkla mikst (kortizol + androjen) salgı yapar.
3
Radyolojik özelliklerin yorumlanması
Kitle boyutunun >6 cm olması, heterojen yapı ve kontrastsız BT dansitesinin >20 HU (burada 38 HU) olması adrenokortikal karsinom tanısını destekler.
Benign adenomlar yüksek yağ içeriği nedeniyle genellikle 10 HU'nun altındadır.

Anahtar Kavram

Adrenokortikal karsinomların ayırıcı tanısında mikst hormon salgısı ve radyolojik malignite kriterleri (boyut, dansite).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 276Soru

35 yaşında kadın hasta, boyun bölgesinde şişlik, çarpıntı ve titreme şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 12 yıl önce Hodgkin Lenfoma tanısıyla boyun ve mediasteni kapsayan mantol sahası radyoterapisi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede tiroid sol lobda yaklaşık 22 cm çapında, sert ve düzensiz sınırlı bir nodül palpe ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde TSH:0.03TSH: 0.03 mIU/L (N: 0.44.00.4-4.0), sT4:2.3sT4: 2.3 ng/dL (N: 0.71.80.7-1.8) olarak saptanıyor. Tiroid sintigrafisinde sağ lobda 'sıcak' (hiperaktif) bir odak izlenirken, sol lobdaki 2 cm'lik nodülün 'soğuk' (hipoaktif) olduğu görülüyor. Sol lobdaki nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (I˙I˙ABİİAB) sonucu 'Önemi belirsiz atipi (Bethesda III)' olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antitiroid ilaçlarla ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi

Cevap

Antitiroid ilaçlarla ötiroidi sağlandıktan sonra total tiroidektomi yapılması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın tüm klinik risklerini adresleyen tek yaklaşımdır. Hastanın hipertiroidisi (toksik adenom) cerrahi bir endikasyon oluştururken, öyküsündeki radyoterapi sol lobdaki soğuk nodülün malignite riskini Bethesda III (Önemi belirsiz atipi) kategorisinin beklenen riskinden çok daha yukarı taşır. Ayrıca radyasyona bağlı tiroid lezyonları multisentrik olma eğilimindedir, bu yüzden tek taraflı lobektomi yerine total tiroidektomi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulguların değerlendirilmesi
Düşük TSHTSH ve yüksek sT4sT4 ile birlikte sintigrafideki sıcak odak, hastada bir toksik adenom (hipertiroidi) olduğunu kanıtlar.
Tedavi planı hem hipertiroidiyi hem de nodülü kapsamalıdır.
2
Malignite risk faktörlerinin analizi
Çocukluk çağında boyun bölgesine alınan radyoterapi, soğuk nodüllerde tiroid kanseri riskini (özellikle papiller karsinom) anlamlı derecede artırır.
Radyasyon öyküsü varlığında nodülün Bethesda III çıkması, klinik olarak cerrahiye gidişi hızlandırır.
3
Cerrahi yöntem seçimi
Radyasyona bağlı gelişen tiroid kanserleri sıklıkla multisentriktir ve hastanın karşı lobunda da toksik bir odak mevcuttur.
Hem hipertiroidinin kesin tedavisi hem de multisentrik kanser riskinin yönetimi için total tiroidektomi en güvenli seçenektir.

Anahtar Kavram

Radyasyon öyküsü olan hastalarda tiroid nodüllerine yaklaşım ve hipertiroidi birlikteliğinde cerrahi planlama.

Daha Fazla Pratik

Marine-Lenhart sendromu (Graves + Toksik nodül birlikteliği) ve radyasyonun tiroid kanseri genetiği (RET/PTC) üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 277Soru

4444 yaşında kadın hasta, boyun sağ tarafında yaklaşık 22 aydır fark ettiği şişlik nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tiroid sağ lobda sert bir nodül ve sağ juguler zincirde mobil lenfadenopati palpe ediliyor. Tiroid ultrasonografisinde sağ lobda 2.52.5 cm çapında, düzensiz sınırlı, hipoekoik bir nodül; sağ boyun seviye IVIV'te ise 1.51.5 cm çapında, kistik alanlar ve mikrokalsifikasyonlar içeren, yuvarlak şekilli bir lenf nodu saptanıyor. Tiroiddeki nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) "Papiller tiroid karsinomu" (Bethesda VI) olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi + Sağ santral lenf nodu diseksiyonu + Sağ modifiye radikal boyun diseksiyonu

Cevap

En uygun yaklaşım; total tiroidektomiye ek olarak sağ santral ve sağ lateral bölgeleri içeren boyun diseksiyonudur.
Papiller tiroid karsinomunda klinik veya radyolojik olarak saptanan lateral servikal lenf nodu metastazı (N1b), hastalığı orta-yüksek risk grubuna sokar. Bu durumda güncel kılavuzlar total tiroidektomi, santral lenf nodu diseksiyonu (seviye VIVI) ve metastatik odakların bulunduğu tarafa yönelik terapötik modifiye radikal boyun diseksiyonunu (seviye IIII-VV) önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Hastada 2.52.5 cm'lik papiller karsinom (Bethesda VI) ve sağ lateral boyun bölgesinde (Seviye IVIV) metastatik lenf nodu (N1b) saptanmıştır.
Cerrahi stratejiyi belirlemek için tümörün evresini ve lenf nodu tutulumunu anlamak gerekir.
2
Cerrahi kapsamın belirlenmesi
N1b evresindeki papiller tiroid karsinomunda total tiroidektomi endikasyonu mevcuttur.
Yüksek riskli hastalarda postoperatif radyoaktif iyot (RAİ) tedavisi ve tiroglobulin takibi için total tiroidektomi gereklidir.
3
Lenf nodu diseksiyonu sınırlarının seçimi
Sağ santral (Seviye VIVI) ve sağ modifiye radikal boyun diseksiyonu (Seviye IIII-VV) uygulanmalıdır.
Klinik olarak saptanan metastatik lenf nodlarının çıkarılması (terapötik diseksiyon) kür şansını artırır.

Anahtar Kavram

Papiller tiroid karsinomunda lateral lenf nodu metastazı (N1b) varlığında total tiroidektomi ile birlikte terapötik santral ve lateral boyun diseksiyonu zorunludur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 278Soru

56 yaşında kadın hasta, check-up sırasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle endokrin cerrahisi polikliniğine başvuruyor. Hastanın öyküsünde böbrek taşı, kemik ağrısı, proksimal kas güçsüzlüğü veya geçirilmiş patolojik kırık saptanmıyor. Fizik muayenesi doğal olan hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kalsiyum10.9 mg/dL10.9\text{ mg/dL} (N:8.510.5N: 8.5-10.5)
Serum Albumin4.1 g/dL4.1\text{ g/dL}
Serum Fosfor2.4 mg/dL2.4\text{ mg/dL} (N:2.54.5N: 2.5-4.5)
PTHPTH98 pg/mL98\text{ pg/mL} (N:1565N: 15-65)
2424 saatlik idrar kalsiyumu220 mg/gu¨n220\text{ mg/gün}
Kreatinin Klerensi72 mL/dk72\text{ mL/dk}
Kemik Mineral Dansitometrisi (TT-skoru)Lomber vertebra: 1.8-1.8, Kalça: 1.5-1.5

Bu hastada Fifth International Workshop (2022) kriterlerine göre cerrahi tedavi kararı vermek için yapılması gereken en uygun ek yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sessiz vertebral fraktür varlığını araştırmak için lateral vertebra grafisi veya VFA (Vertebral Fracture Assessment) istenmesi

Cevap

Asemptomatik primer hiperparatiroidi vakalarında, 2022 güncel kılavuzuna göre klinik olarak sessiz vertebral fraktürlerin araştırılması cerrahi endikasyonun belirlenmesinde kritik bir adımdır.
Vertebral Fraktür Değerlendirmesi (VFA veya lateral grafi), 2022 Fifth International Workshop kriterleri ile asemptomatik hastaların cerrahi endikasyon listesine eklenmiş veya vurgusu artırılmış bir parametredir. Hastanın yaşı 5050'nin üzerinde, kalsiyum düzeyi üst sınırın 1 mg/dL1\text{ mg/dL}'den daha az üzerinde ve mevcut kemik dansitometrisi TT-skorları osteoporoz (2.5-2.5) düzeyinde olmadığı için, cerrahi kararı vermek adına gizli bir kemik hasarı olup olmadığını anlamak için vertebral kırık araştırması en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının doğrulanması
Yüksek kalsiyum ve uygunsuz şekilde yüksek PTH ile primer hiperparatiroidi tanısı konur.
Primer hiperparatiroidi yönetimi için önce biyokimyasal kanıt gerekir.
2
Asemptomatik durumun ve cerrahi kriterlerin değerlendirilmesi
Hastanın semptomu yok; ancak yaşı >50> 50, kalsiyum yüksekliği <1 mg/dL< 1\text{ mg/dL} ve KMD değerleri osteoporoz sınırında değil.
Klasik endikasyonlar (yaş <50< 50, Ca>Ca > üst sınır +1+ 1, TT-skor 2.5\leq -2.5) bu hastada mevcut değil.
3
Gizli (sessiz) endikasyonların araştırılması
Görüntüleme yöntemleri (VFA/Grafi) ile vertebral kırık varlığına bakılır.
2022 Workshop kriterlerine göre vertebral kırık saptanması tek başına cerrahi endikasyondur.

Anahtar Kavram

Asymptomatic Primary Hyperparathyroidism Surgical Indications (2022 Guidelines)

Daha Fazla Pratik

Asemptomatik primer hiperparatiroidide 2022 yılındaki diğer güncellemeleri (örneğin 24 saatlik idrar kalsiyumu yerine taş varlığının görüntülenmesi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 279Soru

3434 yaşında kadın hasta, sabahları olan bayılma, terleme ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Atak anında bakılan laboratuvar tetkiklerinde; kan şekerinin 38mg/dL38 mg/dL, eş zamanlı insülin düzeyinin 12μU/mL12 \mu U/mL (N < 3μU/mL3 \mu U/mL), C-peptid düzeyinin 4,2ng/mL4,2 ng/mL (N < 0,6ng/mL0,6 ng/mL) ve proinsülin düzeyinin 22pmol/L22 pmol/L (N < 5pmol/L5 pmol/L) olduğu saptanıyor. İdrarda sülfonilüre taraması negatif sonuçlanıyor. Tümör lokalizasyonu amacıyla yapılan kontrastlı abdominal BT, dinamik MR ve endoskopik ultrasonografi (EUS) incelemelerinde pankreasta kitle saptanmıyor.

Bu hastada tümörün bölgesel lokalizasyonunu (rejyonalizasyon) belirlemede kullanılan en duyarlı invaziv tetkik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selektif arteriyel kalsiyum stimülasyon testi

Cevap

Selektif arteriyel kalsiyum stimülasyon testi, biyokimyasal olarak kanıtlanmış ancak radyolojik olarak saptanamayan insülinomaların bölgesel lokalizasyonunda en duyarlı yöntemdir.
Vakada Whipple triadı (hipoglisemi semptomları, düşük kan şekeri ve şekerle düzelme) ile birlikte endojen insülin fazlalığı (yüksek insülin, C-peptid, proinsülin) kanıtlanmıştır. BT, MR ve EUS gibi yöntemlerin tümörü gösteremediği durumlarda, anjiyografik olarak pankreası besleyen arterlere (gastroduodenal, süperior mezenterik ve splanik arter) kalsiyum verilerek hepatik venden insülin örneklemesi yapılması (SACST), tümörün hangi anatomik bölgede olduğunu saptayan en duyarlı invaziv yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve biyokimyasal verilerin analizi
Whipple triadı mevcut; insülin, C-peptid ve proinsülin yüksek, sülfonilüre negatif. Tanı: Endojen hiperinsülinemik hipoglisemi (İnsülinoma).
Tanının netleştirilmesi, gereksiz lokalizasyon çalışmalarını önlemek için ilk adımdır.
2
Lokalizasyon çalışmalarının değerlendirilmesi
BT, MR ve EUS negatif. Tümör 'okült' (gizli) olarak sınıflandırılır.
İnsülinomalar genellikle küçük (< 2cm2 cm) oldukları için standart görüntülemede kaçabilirler.
3
İleri invaziv tetkik seçimi
Selektif arteriyel kalsiyum stimülasyon testi (SACST) uygulanır.
Kalsiyumun pankreatik arterlere verilmesi sonrası hepatik venöz insülin artışının ölçülmesi, tümörün hangi bölgede (baş, gövde, kuyruk) olduğunu %90'ın üzerinde duyarlılıkla gösterir.

Anahtar Kavram

İnsülinoma tanısı biyokimyasal olarak konur; lokalizasyon yapılamayan vakalarda kalsiyum stimülasyon testi en duyarlı bölgesel belirleyicidir.
Soru 280Soru

4545 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde tiroid sağ lobunda palpe edilen kitle nedeniyle çekilen ultrasonografide; sağ lob orta kesimde 2.82.8 cm boyutunda, düzgün sınırlı, izoekoik solid nodül izlenmiştir. Hastanın özgeçmişinde radyoterapi öyküsü, soygeçmişinde ise tiroid kanseri hikayesi saptanmamıştır. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu 'Folliküler neoplazi (Bethesda Kategori IV)' olarak raporlanan bu hastada, en uygun ilk cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ tiroid lobektomi ve istmektomi

Cevap

En uygun ilk cerrahi yaklaşım sağ tiroid lobektomi ve istmektomidir.
Doğru yaklaşım olan lobektomi ve istmektomi, Bethesda IV lezyonlarında standart 'tanısal' cerrahidir. Çünkü folliküler karsinom tanısı sadece histopatolojik olarak kapsül veya damar invazyonunun görülmesiyle konabilir; İİAB bu ayrımı yapamaz. 44 cm'den küçük nodüllerde total tiroidektomi gereksiz morbidite riskini artırabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Bethesda sınıflamasının yorumlanması
Hastanın İİAB sonucu 'Folliküler Neoplazi' (Bethesda IV) olarak belirlenmiştir.
Bethesda IV, yaklaşık %15-30 malignite riski taşır ancak sitoloji ile folliküler adenom ve karsinom ayrımı yapılamaz.
2
Karsinom tanısı için gereken kriterin belirlenmesi
Folliküler karsinom tanısı koyabilmek için kapsül veya vasküler invazyonun gösterilmesi şarttır.
İnce iğne aspirasyonu sadece hücreleri örnekler; doku mimarisini (kapsül bütünlüğünü) değerlendiremez.
3
Nodül boyutu ve risk faktörlerine göre cerrahi sınırın belirlenmesi
Nodül 2.82.8 cm olup 44 cm'nin altındadır ve hastada ek risk faktörü (radyasyon öyküsü vb.) yoktur.
Bu kriterlere göre tanısal amaçlı 'unilateral' yaklaşım (lobektomi + istmektomi) yeterli ve güvenlidir.

Anahtar Kavram

Bethesda Kategori IV (Folliküler Neoplazi) olgularında kesin tanı için histopatolojik inceleme (kapsül/vasküler invazyon takibi) gerekir, bu nedenle ilk adım tanısal lobektomidir.

İpuçları

1
Folliküler lezyonlarda İİAB'nin sınırlılığını düşünün.
2
Adenoma ve karsinom ayrımı için doku bütünlüğünün (kapsül) görülmesi gerekir.
3
Nodül boyutu 44 cm altında ve risk faktörü yoksa, tanı koymak için tek bir lobun çıkarılması yeterlidir.

Daha Fazla Pratik

Eğer patoloji sonucu 'folliküler karsinom' olarak gelirse ve vasküler invazyon saptanırsa 'tamamlama tiroidektomisi' endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 14 / 15Sonraki