Endokrin Cerrahi

281 soru

Soru 241Soru

4545 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır ataklar halinde gelen şiddetli zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı ve yaygın terleme şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Ataklar sırasında kan basıncı 210/115 mmHg210/115\text{ mmHg} olarak ölçülen hastanın plazma serbest metanefrin düzeyleri normalin 55 katı yüksek bulunuyor. Abdominal bilgisayarlı tomografide sol sürrenal bezde 4 cm4\text{ cm} çapında kitle saptanıyor. Hastaya feokromositoma tanısı konularak preoperatif hazırlık amacıyla fenoksibenzamin tedavisi başlanıyor.

Bu hastanın cerrahi öncesi medikal hazırlık sürecinde, taşikardiyi kontrol etmek amacıyla tedaviye eklenecek olan beta-blokörlerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta-blokaj, alfa-blokaj tam olarak sağlandıktan ve yeterli intravasküler hacim genişlemesi (volüm ekspansiyonu) yapıldıktan sonra başlanmalıdır.

Cevap

Beta-blokörlerin, alfa-blokaj tam olarak sağlandıktan ve yeterli intravasküler hacim genişlemesi yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru yaklaşım; alfa-blokajın tam olarak sağlanması (genellikle ortostatik hipotansiyon gözlenene kadar) ve ardından gelişen damar yatağı genişlemesini kompanse etmek için volüm desteği verilmesidir. Beta-blokörler ancak bu aşamalardan sonra, taşikardi devam ediyorsa güvenle eklenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu (triad: baş ağrısı, terleme, çarpıntı) ve tanısal bulgularını değerlendir.
Klasik feokromositoma tablosu ve sürrenal kitle varlığı.
Tedavi öncesi tanının kesinleştirilmesi gerekir.
2
Preoperatif medikal hazırlık sırasını belirle.
Alfa-blokaj -> Volüm Genişletme -> Beta-blokaj.
Sıralama hatası perioperatif mortaliteyi artırır.
3
Alfa-blokaj sonrası neden volüm genişletilmesi gerektiğini açıkla.
Kronik vazokonstriksiyona bağlı daralmış olan damar yatağının, alfa-blokajla genişlemesi sonucu oluşan rölatif hipovoleminin düzeltilmesi.
Operasyon sonrası ani hipotansiyonu ve operasyon öncesi refleks taşikardiyi önlemek.
4
Beta-blokajın zamanlamasını doğrula.
Sadece alfa-blokaj ve volüm desteği sonrası taşikardi veya aritmi varsa eklenmelidir.
Karşılanmamış alfa uyarısını (unopposed alpha stimulation) önlemek.

Anahtar Kavram

Feokromositomada preoperatif hazırlığın 'altın kuralı', alfa-blokajın (genellikle fenoksibenzamin) beta-blokajdan en az 22-33 gün önce başlanması ve bu süreçte intravasküler hacmin mutlaka genişletilmesidir.

Daha Fazla Pratik

Feokromositomada cerrahi sırasında kitle manipülasyonu ile gelişen hipertansif krizlerin yönetiminde sodyum nitroprussid veya fentolamin kullanımını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

Boyun ön bölgesinde kitle şikayetiyle başvuran 5050 yaşındaki bir hastada yapılan tetkikler sonucunda, tümörün tiroid bezindeki kalsitonin salgılayan parafoliküler C hücrelerinden köken aldığı saptanmıştır. Bu klinik tablo ile en uyumlu tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medüller karsinom

Cevap

Medüller karsinom
Medüller karsinom, tiroid bezinin nöroendokrin hücreleri olan parafoliküler C hücrelerinden gelişir. Bu tümörün en önemli özelliği kalsitonin salgılamasıdır; bu nedenle hem tanıda hem de cerrahi sonrası nükslerin takibinde kalsitonin en duyarlı belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün köken aldığı hücreyi belirleyin.
Parafoliküler C hücreleri saptanmıştır.
Tiroid bezinde iki ana hücre tipi vardır: Folikül hücreleri ve parafoliküler C hücreleri.
2
Bu hücre tipinin salgıladığı belirteci değerlendirin.
Kalsitonin salgılanmaktadır.
C hücrelerinin fizyolojik görevi kalsitonin üretmektir.
3
Hücre kökeni ve belirteç ile uyumlu kanser türünü eşleştirin.
Medüller karsinom tanısına ulaşılır.
Medüller karsinom, tiroidin parafoliküler C hücrelerinden köken alan tek primer malignitesidir.

Anahtar Kavram

Medüller tiroid karsinomunun hücre kökeni (C hücreleri) ve spesifik tümör belirteci (kalsitonin).
Tahmini Süre:45s
Soru 243Soru

Primer hiperparatiroidizm nedeniyle paratiroidektomi uygulanan ve preoperatif değerlendirmede alkalen fosfataz düzeyi normalin 3 katı yüksek saptanan 58 yaşındaki kadın hasta, postoperatif 2. günde perioral uyuşma ve parmak uçlarında karıncalanma şikayetiyle değerlendiriliyor. Chvostek işareti pozitif bulunuyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 7.27.2 mg/dL ve fosfor düzeyi 2.12.1 mg/dL olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloyu en iyi açıklayan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aç kemik sendromu

Cevap

Aç kemik sendromu
Soruda tarif edilen tablo 'Aç Kemik Sendromu'dur (Hungry Bone Syndrome). Bu sendrom, özellikle preoperatif dönemde kemik döngüsü yüksek olan (yüksek alkalen fosfataz) hastalarda paratiroidektomi sonrası görülür. Ani PTH düşüşüyle birlikte kemikler hızla mineralizasyona gider ve kandan hem kalsiyumu hem de fosforu çeker. Sonuç olarak Hipokalsemi ve Hipofosfatemi (Ca \downarrow, P \downarrow) görülür. Bu laboratuvar profili, fosforun yüksek olduğu hipoparatiroididen ayrımı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Postoperatif 2. gün, hipokalsemi semptomları (uyuşma, Chvostek pozitif) ve laboratuvar bulguları (Ca: 7.2 mg/dL) mevcut.
Hipokalsemi tanısı klinik ve laboratuvar ile doğrulanmalı.
2
Ayırıcı tanı için fosfor düzeyini ve risk faktörlerini değerlendir
Hasta preoperatif yüksek alkalen fosfataza sahip (kemik açlığı riski) ve fosfor düzeyi düşük (2.1 mg/dL).
Paratiroidektomi sonrası hipokalseminin nedenini belirlemek için fosfor düzeyi kilit parametredir.
3
Tanıları eşleştir
Hipokalsemi + Hipofosfatemi kombinasyonu, kalsiyum ve fosforun kemiğe hızlı çökmesiyle karakterize 'Aç kemik sendromu'nu gösterir. Hipoparatiroidide fosforun yüksek olması beklenirdi.
Patofizyolojik mekanizmaya göre doğru tanıyı seç.

Anahtar Kavram

Paratiroidektomi sonrası hipokalsemi ayırıcı tanısında fosfor düzeyi belirleyicidir: Düşük fosfor 'Aç Kemik Sendromu'nu, yüksek fosfor 'Hipoparatiroidi'yi işaret eder.

İpuçları

1
Hipokalsemiye eşlik eden fosfor düzeyine dikkat ediniz.
2
Parathormon (PTH) eksik olsaydı böbrek fosforu atamazdı ve kanda fosfor birikirdi.
3
Hastanın preoperatif yüksek alkalen fosfatazı, kemiklerinin minerale 'aç' olduğunu gösteriyor.

Daha Fazla Pratik

Aç kemik sendromu profilaksisi ve tedavisi ile ilgili bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 244Soru

4444 yaşında erkek hasta; dirençli hipertansiyon ve kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan biyokimyasal değerlendirmede hipokalemi saptanıyor. Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı 3535 olarak ölçülen hastada, salin yükleme testi ile primer hiperaldosteronizm (ConnConn sendromu) tanısı kesinleşiyor. Hastaya çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) her iki adrenal bezde yaklaşık 11 cm çapında nodüler görünüm izleniyor. Cerrahi tedaviye aday olan bu hastada, cerrahi tarafı belirlemek (lateralizasyon) için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal venöz örnekleme (AVSAVS)

Cevap

Adrenal venöz örnekleme (AVSAVS)
Primer hiperaldosteronizm tanısı kesinleşen ve cerrahiye aday olan hastalarda, bilgisayarlı tomografide bilateral nodüler kalınlaşma izlenmesi veya BT'nin normal olması durumunda, hormon salgılayan tarafın tespiti için 'Adrenal Venöz Örnekleme' (AVSAVS) yapılması zorunludur. AVSAVS, tek taraflı adenom ile bilateral idiyopatik hiperplaziyi ayırt etmede en güvenilir yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının Doğrulanması
Aldosteron/Renin oranı >30> 30 ve salin yükleme testi ile supresyon olmaması tanıyı kesinleştirir.
Primer hiperaldosteronizm algoritmasında tarama sonrası doğrulama testi şarttır.
2
Lokalizasyon Görüntülemesi
BT'de her iki adrenalde 11 cm nodül izlenmiştir.
Anatomik lokalizasyonu belirlemek için ilk adım kontrastlı BT veya MR'dır.
3
Lateralizasyon Testi Seçimi
Bilateral bulgu olması nedeniyle fonksiyonel tarafın belirlenmesi için adrenal venöz örnekleme gerekir.
BT her zaman fonksiyonel durumu (adenom vs. hiperplazi) doğru ayırt edemez; bilateral kitlelerde cerrahi tarafı seçmek için AVS altın standarttır.

Anahtar Kavram

Primer hiperaldosteronizmde cerrahi öncesi lateralizasyon algoritması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

3838 yaşında kadın hasta, medüller tiroid karsinomu nedeniyle takip edilirken son zamanlarda ataklar halinde gelen zonklayıcı baş ağrısı, yaygın terleme ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 220/125 mmHg220/125\text{ mmHg}, nabız 118/dk118\text{/dk} saptanıyor. Yapılan tetkiklerde plazma serbest metanefrin düzeyleri yüksek bulunuyor ve batın tomografisinde sol adrenal glandda 5 cm5\text{ cm}'lik kitle izleniyor. Bu hastanın cerrahi öncesi hazırlığında en uygun yönetim sırası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncelikle α\alpha-adrenerjik reseptör blokajı başlanmalı, yeterli blokaj sağlandıktan sonra damar içi hacim genişletilmeli ve taşikardi devam ediyorsa β\beta-blokör eklenmelidir.

Cevap

En uygun yaklaşım; önce alfa-adrenerjik blokajın sağlanması, ardından damar içi hacmin genişletilmesi ve ihtiyaç halinde beta-blokörün eklenmesidir.
Doğru yaklaşım, önce alfa-adrenerjik blokaj yaparak vazokonstriksiyonu kırmak, ardından genişleyen damar yatağını doldurmak için hacim replasmanı yapmak ve son olarak taşikardi varsa beta-blokör eklemektir. Bu sıralama, hastanın hem intraoperatif krizlerden hem de postoperatif derin hipotansiyondan korunmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
α\alpha-adrenerjik blokajın başlatılması (101410-14 gün)
Katekolaminlere bağlı vazokonstriksiyonun ve hipertansiyonun kontrol altına alınması.
Ameliyat sırasındaki manipülasyonlarla oluşabilecek ölümcül hipertansif krizleri önlemek.
2
İntravasküler hacim genişletilmesi (sıvı ve tuz alımı)
Vazodilatasyona bağlı gelişebilecek hipotansiyonun önlenmesi.
Hastalar kronik katekolamin fazlalığı nedeniyle volüm olarak kontrakte durumdadır; alfa blokajla damar yatağı genişleyince hacim eksikliği belirginleşir.
3
Gerekirse β\beta-blokör eklenmesi
Taşikardi ve aritmilerin kontrolü.
Sadece alfa blokaj sonrası taşikardisi devam eden hastalarda kalp hızını kontrol etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Feokromositoma preoperatif hazırlığında ilaç uygulama sırası: Alfa Blokaj -> Volüm Ekspansiyonu -> Beta Blokaj.
Soru 246Soru

5454 yaşında kadın hasta, karın ağrısı nedeniyle çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) sağ adrenal bezde 3.53.5 cmcm çapında, düzgün sınırlı, pre-kontrast 88 HUHU (HounsfieldHounsfield UnitUnit) yoğunlukta kitle saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde dirençli hipertansiyon ve yeni tanı tip 22 diyabet mevcut. Yapılan biyokimyasal değerlendirmede; 11 mgmg deksametazon supresyon testi (DSTDST) sonrası plazma kortizol düzeyi 3.43.4 μg/dL\mu g/dL, plazma ACTHACTH düzeyi 55 pg/mLpg/mL (düşük) ve 2424 saatlik idrar serbest kortizolü normal sınırda bulunuyor. Potasyum ve metanefrin düzeyleri normal sınırdadır. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laparoskopik sağ adrenalektomi

Cevap

Laparoskopik sağ adrenalektomi seçeneği, hastanın MACE tanısı ve eşlik eden komorbiditeleri nedeniyle en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan 11 mgmg DSTDST sonucu (3.43.4 μg/dL\mu g/dL) ve baskılı ACTHACTH düzeyi, 'Hafif Otonom Kortizol Salınımı' (MACEMACE) olarak tanımlanır. MACEMACE tanısı alan hastalarda eğer kortizol fazlalığına bağlı olduğu düşünülen dirençli hipertansiyon, tip 22 diyabet, osteoporoz veya vertebral kırık gibi ek patolojiler mevcutsa, izlem yerine cerrahi (adrenalektomiadrenalektomi) yapılması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Radyolojik özelliklerin değerlendirilmesi
88 HUHU (lipid zengin) ve düzgün sınırlı olması kitlenin öncelikle benign bir adenom olduğunu düşündürür.
1010 HUHU altındaki değerler yüksek oranda benign adenom lehinedir.
2
Hormonal fonksiyonun değerlendirilmesi
11 mgmg DSTDST sonrası kortizolün 1.81.8 - 5.05.0 μg/dL\mu g/dL arasında olması ve ACTHACTH baskılanması MACE (Hafif Otonom Kortizol Salınımı) tanısını koydurur.
MACE, klinik Cushing bulguları olmaksızın biyokimyasal olarak otonom kortizol salınımını ifade eder.
3
Tedavi kararının verilmesi
MACE tanısı + hipertansiyon/diyabet varlığı nedeniyle cerrahi (adrenalektomi) kararı verilir.
Güncel kılavuzlar, otonom kortizol salınımına bağlı metabolik komplikasyonları olan hastalarda cerrahiyi önermektedir.

Anahtar Kavram

Adrenal insidentalomalarda MACE (Mild Autonomous Cortisol Excess) yönetimi ve cerrahi endikasyonları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 247Soru

5050 yaşında kadın hastaya, safra taşı şüphesiyle çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) sağ adrenal bezde tesadüfen 3.53.5 cm çapında, düzgün sınırlı ancak kontrastsız kesitlerde 2222 Hounsfield ünitesi (HUHU) dansitesinde bir kitle saptanıyor. Hastanın yapılan biyokimyasal tarama testleri (metanefrinler, aldosteron/renin oranı, 11 mg deksametazon supresyon testi) normal sınırlarda bulunuyor. Bu hastada en uygun yönetim seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ adrenalektomi

Cevap

En uygun yaklaşım sağ adrenalektomi uygulanmasıdır.
Vakada saptanan kitle biyokimyasal olarak inaktif ve 44 cm'den küçük olsa da, kontrastsız tomografideki dansite değerinin 2222 HUHU olması lipid içeriğinin düşük olduğunu ve adrenokortikal karsinom riskinin yüksek olduğunu gösterir. Bu durumda en güvenli yaklaşım cerrahi rezeksiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Kitle özelliklerini analiz et
Tesadüfen saptanmış (3.53.5 cm), biyokimyasal olarak inaktif ancak radyolojik olarak şüpheli (2222 HUHU) kitle.
Yönetim planı kitlenin boyutu, fonksiyonel durumu ve radyolojik özelliklerine göre belirlenir.
2
Dansite (HUHU) değerini yorumla
HU>10HU > 10 olması lipid fakiri bir lezyonu gösterir.
1010 HUHU altındaki kitleler genellikle benign adenomlardır; üzerindeki değerler malignite şüphesi doğurur.
3
Cerrahi endikasyonu kontrol et
Radyolojik şüphe varlığı nedeniyle cerrahi kararı verilir.
Fonksiyonel kitleler, 44 cm üzerindeki kitleler veya HU >10> 10 gibi şüpheli radyolojik bulgusu olan kitleler cerrahi olarak çıkarılmalıdır.

Anahtar Kavram

Adrenal insidentalomalarda cerrahi endikasyonları (Boyut > 44 cm, Fonksiyonellik, Şüpheli Radyoloji: HU>10HU > 10)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 248Soru

5555 yaşında kadın hasta, akciğer kanseri evreleme çalışması kapsamında çekilen 18^{18} F-FDG PET/BT incelemesinde sağ tiroid lobunda fokal artmış FDG tutulumu (SUVmax:6.4SUV_{max}: 6.4) saptanması üzerine genel cerrahi polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde boyunda palpe edilen nodül veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; TSH: 1.21.2 mIU/L (Normal: 0.40.4-4.04.0), sT3: 3.13.1 pg/mL (Normal: 2.32.3-4.24.2), sT4: 1.41.4 ng/dL (Normal: 0.80.8-1.81.8) olarak bulunuyor. Yapılan tiroid ultrasonografisinde (USG) sağ lobda 1.21.2 cm çapında, izoekoik, düzgün sınırlı, mikrokalsifikasyon içermeyen ve "taller-than-wide" özelliği olmayan (TIRADS 3) solid bir nodül izleniyor. Bu hasta için bir sonraki en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)

Cevap

Fokal FDG tutulumu gösteren 11 cm üzerindeki nodüllere İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi yapılmalıdır.
Tiroid bezinde fokal FDG tutulumu gösteren nodüllere 'PET insidentaloma' denir. Bu nodüllerin malignite riski (genellikle papiller kanser), genel popülasyondaki nodüllere göre çok daha yüksektir (%30\%30-%40\%40). TSH düzeyi normal olan ve çapı 11 cm'nin üzerinde olan fokal PET tutulumlu nodüllerde, ultrasonografik özellikleri düşük riskli (TIRADS 3) olsa bile bir sonraki adım ince iğne aspirasyon biyopsisidir.

Adım Adım Çözüm

1
PET insidentaloma varlığının değerlendirilmesi
Tiroidde fokal FDG tutulumu saptandı (SUVmax: 6.4).
Fokal tutulum, diffüz tutuluma göre çok daha yüksek malignite riski taşır.
2
Hormonal durumun (TSH) kontrolü
TSH normal (1.21.2 mIU/L).
Eğer TSH baskılı olsaydı, nodülün 'sıcak' olup olmadığını anlamak için sintigrafi gerekirdi. Normal TSH varlığında sintigrafi gerekmez.
3
USG bulguları ve boyut kriterinin uygulanması
Nodül 1.21.2 cm ve solid yapıdadır.
TIRADS 3 nodüller için normal biyopsi sınırı 2.52.5 cm olmasına rağmen, PET-pozitif nodüllerde bu sınır 11 cm'ye iner.
4
Yönetim kararının verilmesi
İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) endikasyonu konulur.
PET insidentalomalarda malignite riski yaklaşık %30\%30-%40\%40 arasındadır.

Anahtar Kavram

Tiroid PET İnsidentaloması Yönetimi
Soru 249Soru

5858 yaşında kadın hasta, rutin biyokimya taramasında kalsiyum 10.810.8 mg/dL (N: 8.510.58.5-10.5) ve PTH 9595 pg/mL (N: 156515-65) saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın bilinen bir şikayeti yoktur ve fizik muayenesi normaldir. Laboratuvar incelemesinde; kreatinin klerensi 7575 ml/dk, 2424 saatlik idrar kalsiyumu 320320 mg/gün saptanıyor. Çekilen kemik mineral yoğunluğu (DEXA) sonucunda T-skorları; lomber omurga 1.8-1.8, femur boynu 2.0-2.0 ve distal 1/31/3 radius 2.7-2.7 olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paratirodektomi

Cevap

Hastanın distal 1/31/3 radius bölgesindeki T-skoru 2.5-2.5 değerinin altında olduğu için en uygun yaklaşım paratirodektomidir.
Doğru yanıt olan cerrahi müdahale (paratirodektomi), hastanın distal 1/31/3 radius bölgesindeki kemik mineral yoğunluğunun T-skoru olarak 2.7-2.7 bulunması nedeniyle endikedir. Primer hiperparatiroidizm kılavuzlarına göre, asemptomatik hastalarda lomber omurga, kalça, femur boynu veya distal 1/31/3 radius bölgelerinden herhangi birinde T-skorunun 2.5-2.5 veya daha düşük olması cerrahi gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının doğrulanması
Yüksek kalsiyum ve yüksek PTH düzeyleri ile Primer Hiperparatiroidizm (PHPT) tanısı konulmuştur.
Yönetim planı yapmadan önce tanının netleştirilmesi gerekir.
2
Semptom ve organ hasarı kontrolü
Hastanın semptomu yoktur (Asemptomatik PHPT), böbrek fonksiyonları (kreatinin klerensi 7575) ve idrar kalsiyumu (320320 mg/gün) cerrahi sınırların üzerindedir.
Asemptomatik hastalarda cerrahi endikasyonlar belirli kriterlere dayanır.
3
Kemik mineral yoğunluğu (DEXA) değerlendirmesi
Lomber ve femur skorları cerrahi sınırda olmasa da distal 1/31/3 radius T-skoru 2.7-2.7 (limit 2.5\leq -2.5) bulunmuştur.
20222022 Primer Hiperparatiroidizm kılavuzuna göre herhangi bir bölgedeki (lomber, kalça, femur boynu veya distal 1/31/3 radius) T-skoru 2.5\leq -2.5 ise cerrahi endikedir.

Anahtar Kavram

Asemptomatik Primer Hiperparatiroidizmde Cerrahi Endikasyonlar

Daha Fazla Pratik

Primer hiperparatiroidizmde 20222022 Fourth International Workshop kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 250Soru

5252 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır olan, günde 152015-20 kez tekrarlayan, çok miktarda sulu dışkılama ve buna eşlik eden yaygın kas güçsüzlüğü şikayetiyle başvuruyor. Hastanın günlük dışkı miktarının 44 litrenin üzerinde olduğu ve 4848 saatlik açlık testi ile diyare miktarında anlamlı bir azalma saptanmadığı öğreniliyor. Laboratuvar bulgularında potasyum 2.42.4 mEq/L, kalsiyum 11.211.2 mg/dL, kan şekeri 140140 mg/dL ve pH 7.267.26 olarak saptanıyor. Abdominal görüntülemede pankreas kuyruğunda 55 cm'lik kitle ve karaciğerde multipl metastatik odaklar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu sendroma özgü beklenen mide sekresyon bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: VIPoma - Aklorhidri

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları VIPoma (Verner-Morrison sendromu) ile uyumludur ve bu tabloda mide asit salgısının durması (aklorhidri) beklenir.
Vakada sunulan masif sulu diyare (günde >3>3 L), açlık ile düzelmemesi, hipokalemi, hiperkalsemi, hiperglisemi ve metabolik asidoz tablosu VIPoma (WDHA sendromu) tanısını kesinleştirir. VIP hormonunun fizyolojik etkilerinden biri mide asit salgısını inhibe etmektir, bu nedenle bu hastalarda aklorhidri veya hipoklorhidri görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Diyare karakterinin analizi
Sekretuvar diyare
Diyarenin açlık testi (4848 saat) ile düzelmemesi ve günlük 44 litreyi aşması, ozmotik değil sekretuvar bir süreci işaret eder.
2
Elektrolit ve asit-baz dengesinin değerlendirilmesi
Hipokalemi ve Metabolik Asidoz
Dışkı ile yoğun miktarda potasyum ve bikarbonat kaybı sonucu hipokalemi ve metabolik asidoz gelişir (WDHA: Watery Diarrhea, Hypokalemia, Achlorhydria).
3
Eşlik eden biyokimyasal ve radyolojik bulguların birleştirilmesi
VIPoma
Hiperkalsemi, hiperglisemi ve pankreas kuyruk yerleşimli kitle ile birleşen WDHA tablosu VIPoma için karakteristiktir.
4
Mide asit salgısının belirlenmesi
Aklorhidri
Vazoaktif İntestinal Peptid (VIP), mide paryetal hücrelerinden asit salgılanmasını güçlü bir şekilde inhibe eder.

Anahtar Kavram

VIPoma (Verner-Morrison / WDHA Sendromu / Pankreatik Kolera)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 251Soru

3838 yaşında kadın hasta, boynunda fark ettiği şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde tiroid sağ lobunda yaklaşık 33 cmcm çapında, orta sertlikte, yutkunmakla hareketli bir nodül palpe ediliyor. Tiroid ultrasonografisinde (USG); sağ lob orta-alt kesimde 32×2232 \times 22 mmmm boyutlarında, hipoekoik, düzgün sınırlı, kalın halosu bulunan ve mikrokalsifikasyon içermeyen soliter bir nodül izleniyor. Hastaya uygulanan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Folliküler neoplazi / Folliküler neoplazi şüphesi (Bethesda Kategori IV)" olarak raporlanıyor. Bu aşamada hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ tiroid lobektomi + istmektomi

Cevap

Bethesda Kategori IV (Folliküler Neoplazi) tanısı alan 44 cmcm altındaki soliter nodüllerde en uygun ilk cerrahi yaklaşım sağ tiroid lobektomi + istmektomidir.
Bethesda Kategori IV (Folliküler Neoplazi) raporlanan bir nodülde kesin tanı ancak histopatolojik inceleme ile konulabilir. Nodülün 44 cmcm altında olması, soliter olması ve hastada ek bir risk faktörü bulunmaması durumunda, sağ tiroid lobektomi + istmektomi hem tanısal hem de potansiyel olarak tedavi edici en uygun cerrahi yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bethesda IV sonucunun anlamını değerlendir
İnce iğne aspirasyon biyopsisi ile folliküler adenom ve folliküler karsinom ayrımı yapılamaz; malignite riski yaklaşık %15-30 arasındadır.
Kesin tanı için tüm nodül kapsülünün çıkarılması ve kapsüler/vasküler invazyonun histopatolojik olarak incelenmesi gerekir.
2
Cerrahi genişliğine karar ver (Nodül boyutu ve risk faktörleri)
Nodül 33 cmcm (<4< 4 cmcm) ve soliterdir. Ek bir risk faktörü (radyasyon öyküsü, ailede tiroid CA öyküsü) belirtilmemiştir.
Güncel kılavuzlar (ATA), 44 cmcm altındaki Bethesda IV nodüllerde tanısal amaçlı tek taraflı lobektomiyi yeterli bulmaktadır.
3
Sonuç cerrahiyi belirle
Sağ tiroid lobektomi + istmektomi uygulanmalıdır.
Eğer histopatolojik inceleme sonucu karsinom gelirse ve yüksek riskli özellikler taşıyorsa, daha sonra tamamlayıcı tiroidektomi planlanabilir.

Anahtar Kavram

Bethesda IV (Folliküler Neoplazi) yönetiminde nodül boyutunun (44 cmcm sınırı) cerrahi strateji üzerindeki etkisi.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu hastada histopatoloji sonucu 'Folliküler Karsinom, kapsüler invazyon var' olarak gelseydi, tümör boyutuna ve vasküler invazyon durumuna göre tamamlayıcı tiroidektomi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 252Soru

Feokromositoma tanısı kesinleşen ve cerrahi rezeksiyon planlanan bir hastada, operasyon sırasında gelişebilecek hemodinamik krizleri önlemek amacıyla uygulanması gereken en temel preoperatif hazırlık stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce α\alpha-adrenerjik blokajın sağlanması, ardından intravasküler volümün genişletilmesi ve gerekirse β\beta-blokör eklenmesi

Cevap

Preoperatif hazırlıkta önce alfa adrenerjik blokaj sağlanmalı, ardından volüm genişletilmeli ve ihtiyaç halinde beta blokör eklenmelidir.
Doğru yaklaşım, önce alfa reseptörlerini bloke ederek damar yatağını gevşetmek (vazodilatasyon), ardından bu genişleyen yatağı sıvı ile doldurmak (volüm genişletme) ve en son eğer taşikardi gelişirse beta blokör eklemektir. Bu sıralama ameliyat sırasındaki hemodinamik stabiliteyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Alfa-adrenerjik blokajın başlatılması (77-1414 gün önce)
Vazokonstrüksiyon çözülür ve kan basıncı kontrol altına alınmaya başlanır.
Ameliyat sırasında katekolamin salınımına bağlı hipertansif krizi önlemek.
2
İntravasküler volüm genişletilmesi (tuzlu diyet veya IV hidrasyon)
Hastanın kronik hipovolemisi düzeltilir.
Tümör çıkarıldıktan sonra damar yatağının aniden genişlemesine bağlı gelişebilecek postoperatif hipotansiyonu önlemek.
3
Gerekirse beta-adrenerjik blokaj eklenmesi
Alfa blokaj sonrası devam eden taşikardi veya aritmi kontrol edilir.
Asla alfa blokajdan önce başlanmamalıdır çünkü 'unopposed alpha' (karşılanmamış alfa) etkisiyle kan basıncı kontrolsüz yükselir.

Anahtar Kavram

Feokromositoma cerrahisi öncesi farmakolojik hazırlık sırası (α\alpha blokaj \rightarrow volüm \rightarrow β\beta blokaj).

İpuçları

1
Feokromositomada damarlar sürekli katekolamin baskısı altında kasılmış (vazokonstrüksiyon) durumdadır.
2
Önce damarları gevşetmeli (alfa blokaj), sonra boşalan damarları doldurmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Feokromositoma tanısında kullanılan en spesifik biyokimyasal testleri (plazma veya idrar metanefrinleri) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 253Soru

Boynunda şişlik şikayetiyle başvuran 38 yaşındaki erkek hastanın tiroid ultrasonografisinde sol lobda 2 cm2 \text{ cm} çapında hipoekoik, düzensiz sınırlı nodül saptanıyor. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu 'medüller tiroid karsinomu' olarak raporlanıyor. Hastaya total tiroidektomi ve santral boyun diseksiyonu planlanmaktadır.

Cerrahi işlem öncesinde, olası bir intraoperatif hipertansif krizi ve hemodinamik instabiliteyi önlemek amacıyla bu hastada öncelikle dışlanması gereken eşlikçi patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Feokromositoma

Cevap

Feokromositoma
Medüller tiroid karsinomu (MTK), sporadik olabileceği gibi yaklaşık %25 oranında kalıtsal (MEN 2A, MEN 2B veya Familyal MTK) olabilir. MEN 2 sendromlarında MTK'ya feokromositoma eşlik edebilir. Feokromositoma, katekolamin salgılayan bir adrenal medulla tümörüdür. Eğer feokromositoma dışlanmadan veya uygun alfa-blokör tedavisi ile kontrol altına alınmadan hasta tiroid cerrahisine alınırsa, anestezi ve cerrahi stres, kontrolsüz katekolamin salınımını tetikleyerek ölümcül hipertansif kriz, aritmi ve şoka neden olabilir. Bu nedenle 'Önce Adrenal, Sonra Tiroid' kuralı cerrahide esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı Analiz Et
Hasta Medüller Tiroid Karsinomu (MTK) tanısı almıştır.
MTK tanısı, hastada Multipl Endokrin Neoplazi (MEN) sendromu olasılığını gündeme getirir.
2
Sendrom İlişkisini Kur
MTK, MEN 2A ve MEN 2B sendromlarının ana bileşenidir.
MEN 2 sendromlarında MTK'ya Feokromositoma ve (MEN 2A'da) Paratiroid hiperplazisi eşlik edebilir.
3
Risk Önceliklendirmesi Yap
Cerrahi öncesi Feokromositoma dışlanmalıdır.
Tanı konmamış bir feokromositoması olan hastada anestezi indüksiyonu veya cerrahi manipülasyon, ölümcül hipertansif krize yol açabilir. Bu nedenle cerrahi sıralamada önce feokromositoma, sonra tiroid opere edilir.

Anahtar Kavram

Medüller Tiroid Kanseri hastalarında MEN 2 sendromu olasılığı nedeniyle, cerrahi öncesi mutlaka Feokromositoma dışlanmalıdır.

İpuçları

1
Bu tiroid kanseri türü, 'MEN' sendromlarının bir parçası olabilir.
2
Eşlik eden hastalık, ameliyat masasında ani tansiyon yükselmesi ve çarpıntı ile hastayı kaybetmenize neden olabilir.
3
Böbrek üstü bezinin 'medulla'sından kaynaklanan ve adrenalin salgılayan tümörü düşünün.

Daha Fazla Pratik

MEN sendromlarının alt tiplerini (MEN 1, 2A, 2B) içeren bir tablo çalışması yapın.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 254Soru

Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2A (MEN 2A - Sipple sendromu) tanısı alan bir hastanın klinik özellikleri ve hastalığın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paratiroid tutulumu tipik olarak tek bir paratiroid bezinde soliter adenom şeklinde izlenir.

Cevap

Paratiroid tutulumunun soliter adenom şeklinde olduğunu belirten seçenek yanlıştır; çünkü MEN sendromlarında tutulum genellikle multiglandüler hiperplazi şeklindedir.
Paratiroid tutulumunun soliter adenom şeklinde izlendiğini belirten seçenek yanlıştır. MEN 2A (ve MEN 1) sendromlarında paratiroid bezlerindeki büyüme genellikle tüm bezleri (4 bezi de) etkileyen multiglandüler hiperplazi karakterindedir. Soliter adenom ise daha çok sporadik (sendromik olmayan) primer hiperparatiroidizm vakalarında görülen bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
MEN 2A sendromunun temel bileşenlerini tanımla.
Sendromun Medüller Tiroid Kanseri (%100), Feokromositoma (%50) ve Primer Hiperparatiroidizm (%20) üçlüsünden oluştuğunu belirle.
Soruda istenen yanlış ifadeyi bulmak için sendromun patofizyolojik temellerini bilmek gerekir.
2
Herediter ve sporadik endokrin patolojilerin morfolojik farklarını karşılaştır.
Herediter sendromlarda (MEN) glandüler tutulumun genellikle diffüz (hiperplazi) veya multisentrik olduğunu hatırla.
Glandüler tutulumun doğası (tek bez vs. çoklu bez), cerrahi stratejiyi belirleyen kritik bir farktır.
3
Paratiroid patolojisini değerlendir.
MEN 2A'da görülen paratiroid hastalığının soliter adenom değil, multiglandüler hiperplazi olduğunu teyit et.
Soliter adenom sporadik vakaların %85'inden sorumluyken, MEN sendromlarında nadirdir.

Anahtar Kavram

Herediter MEN sendromlarında organ tutulumları (tiroid, adrenal, paratiroid) genellikle bilateral, multisentrik veya multiglandüler (hiperplazi) özellik gösterir.

Daha Fazla Pratik

MEN 1 sendromunda en sık görülen pankreatik nöroendokrin tümör olan gastrinomanın sporadik vakalardan farklarını (duodenal yerleşim, multipl odak) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

4242 yaşında kadın hasta, boyunda şişlik ve son bir aydır belirginleşen ses kısıklığı şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol tiroid lobunda yaklaşık 2.52.5 cm'lik sert, çevre dokulara fikse nodül palpe ediliyor. İndirekt laringoskopide sol vokal kordun paralitik olduğu saptanıyor. Tiroid ultrasonografisinde (USG) sol lobda 2.42.4 cm çapında, hipoekoik, mikrokalsifikasyonlar içeren ve tiroid kapsülünü aşarak çevre yumuşak dokulara invazyon şüphesi uyandıran bir nodül izleniyor. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu Bethesda VI (Papiller karsinom) olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi ve santral boyun diseksiyonu (Seviye VI)

Cevap

Ekstratiroidal yayılım gösteren vakalarda en uygun yaklaşım total tiroidektomi ile birlikte santral boyun diseksiyonudur.
Vakada saptanan ses kısıklığı ve vokal kord paralizisi, tümörün n. laryngeus recurrens'e invaze olduğunu (T4a) göstermektedir. Papiller tiroid kanserinde (PTK) ekstratiroidal yayılım varlığı mutlak total tiroidektomi endikasyonudur. Ayrıca, lokal ileri evre (T3-T4) PTK vakalarında santral kompartman (Seviye VI) lenf nodu metastaz riski çok yüksek olduğundan, total tiroidektomiye santral diseksiyonun eklenmesi onkolojik prensipler gereği en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve patolojik bulgularını değerlendir
2.42.4 cm Papiller Karsinom (Bethesda VI) ve vokal kord paralizisi (n. laryngeus recurrens invazyonu).
Vokal kord paralizisi tümörün kapsül dışına çıktığını (T4a evresi) gösterir.
2
TNM evrelemesine göre cerrahi sınırı belirle
T4a tümörlerde total tiroidektomi endikasyonu vardır.
Yüksek riskli tümörlerde (boyut >44 cm, ekstratiroidal yayılım, metastaz) lobektomi kontrendikedir.
3
Lenf nodu diseksiyonu gerekliliğini sorgula
Santral boyun diseksiyonu (Seviye VI) eklenmelidir.
ATA kılavuzlarına göre, klinik olarak invaziv (T3-T4) papiller karsinomlarda santral diseksiyon terapötik veya profilaktik amaçla önerilir.

Anahtar Kavram

Papiller tiroid kanserinde lokal invazyon (T4a) varlığında cerrahi genişlik

İpuçları

1
Hastadaki ses kısıklığı tümörün evresi hakkında ne söyler?

Daha Fazla Pratik

Papiller kanserde radyoaktif iyot (RAI) tedavisi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

2828 yaşında kadın hasta; çarpıntı, terleme ve ellerde titreme şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde tiroid sağ lobda yaklaşık 3.53.5 cm boyutunda, hareketli ve düzgün sınırlı bir nodül palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde TSH:0.02TSH: 0.02 mIU/L (N: 0.44.50.4-4.5), sT4:2.8sT4: 2.8 ng/dL (N: 0.81.80.8-1.8) olarak saptanıyor. Tiroid sintigrafisinde sağ lobdaki nodülde belirgin hiperaktivite (sıcak nodül) izlenirken, bezin geri kalan kısmında aktivite tutulumunun baskılandığı görülüyor. Hasta, önümüzdeki 454-5 ay içerisinde gebelik planladığını ifade ederek kesin tedavi talep ediyor. Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ lobektomi ve istmusektomi

Cevap

Sağ lobektomi ve istmusektomi, tek taraflı toksik adenomu olan ve yakın zamanda gebelik planlayan bu hasta için en uygun küratif cerrahi yaklaşımdır.
Hastada saptanan klinik tablo (hipertiroidi ve sintigrafide tek sıcak nodül) Toksik Adenom tanısı ile uyumludur. Toksik adenomun küratif tedavisinde radyoaktif iyot (I131I^{131}) veya cerrahi (lobektomi) tercih edilebilir. Ancak hastanın önümüzdeki 454-5 ay içinde gebelik planlaması, RAİ tedavisi sonrası gereken en az 66 aylık korunma süresi nedeniyle bu seçeneği eler. Cerrahide ise hastalık tek lobla sınırlı olduğu için karşı lobun korunması amacıyla 'sağ lobektomi ve istmusektomi' en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Düşük TSHTSH ve yüksek sT4sT4 değerleri hipertiroidiyi; sintigrafideki tek odaklı hiperaktivite ise Toksik Adenom (Plummer Hastalığı) tanısını doğrular.
Tedavi planı için önce doğru etiyolojik tanı konulmalıdır.
2
Küratif seçenekleri hastanın özel durumuna göre karşılaştır.
Toksik adenomda küratif seçenekler RAİ veya cerrahidir. Ancak hastanın 454-5 ay içinde gebelik planlaması, RAİ sonrası gereken güvenli bekleme süresi (6126-12 ay) nedeniyle cerrahiyi ön plana çıkarır.
Radyoaktif iyot tedavisi teratojenik risk nedeniyle gebelik planlayanlarda kısıtlıdır.
3
Cerrahi genişliğe karar ver.
Hastalık tek bir nodüle sınırlı olduğundan ve karşı lob süprese (normal) olduğundan, sadece sağ lobun ve istmusun çıkarılması yeterlidir.
Sağlıklı dokunun korunması hastanın ileride ekzoojen tiroid hormonuna bağımlılığını azaltır.

Anahtar Kavram

Toksik adenomun (Plummer hastalığı) cerrahi tedavisi tek taraflı lobektomidir; gebelik planı olanlarda RAİ tedavisine tercih edilir.

Daha Fazla Pratik

Toksik Multinodüler Guatr (TMG) olsaydı cerrahi yaklaşım nasıl değişirdi?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 257Soru

3232 yaşında bir erkek hastada primer hiperparatiroidi ve pankreatik adacık hücreli tümör (gastrinoma) saptanmıştır. Aile öyküsü de benzer olan bu hastada, Multipl Endokrin Neoplazi Tip 11 (MEN1MEN 1) tanısı konulmuştur. Bu sendromun bir parçası olarak hastada saptanması en muhtemel diğer klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipofiz adenomu

Cevap

Hipofiz adenomu, Multipl Endokrin Neoplazi Tip 11 (MEN1MEN 1) sendromunun klasik bileşenlerinden biridir.
Multipl Endokrin Neoplazi Tip 11 (MEN1MEN 1), Wermer sendromu olarak da bilinir ve otozomal dominant geçişlidir. Klasik olarak '3P' kuralı ile hatırlanır: Paratiroid adenomu/hiperplazisi (en sık bulgu), Pankreatik nöroendokrin tümörler (gastrinoma, insulinoma vb.) ve Pituitary (Hipofiz) adenomları (prolaktinoma en sık). Vakada paratiroid ve pankreas tutulumu verildiği için eksik olan klasik bileşen hipofiz adenomudur.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik bulguları analiz et.
Hastada paratiroid (primer hiperparatiroidi) ve pankreas (gastrinoma) tutulumu mevcuttur.
Sendromun tipini belirlemek için mevcut bulguların hangi MENMEN tipine uyduğunu anlamak gerekir.
2
MEN1MEN 1 (Wermer Sendromu) klasik triadını hatırla.
Triad: Paratiroid, Pankreas ve Hipofiz (3P3P kuralı).
MEN1MEN 1 tanısı için eksik olan üçüncü klasik bileşeni belirlemek hedeflenir.
3
Seçenekler arasından hipofiz tutulumunu bul.
Hipofiz adenomu seçeneği triadın üçüncü ayağıdır.
Diğer seçenekler MEN2MEN 2 serisi sendromlarla ilişkilidir.

Anahtar Kavram

MEN1MEN 1 (3P3P): Paratiroid, Pankreas, Pituitary (Hipofiz)
Tahmini Süre:45s
Soru 258Soru

47 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon ve aralıklı kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 170/100170/100 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyi 2.92.9 mEq/L, plazma aldosteron/renin oranı 4545 saptanıyor. Tanıyı doğrulamak amacıyla yapılan salin infüzyon testi sonrası plazma aldosteron düzeyi 1414 ng/dL ölçülüyor. Çekilen abdominal BT'de sağ adrenal bezde 1.81.8 cm boyutunda, düşük atenüasyonlu (<10<10 HU) düzgün sınırlı kitle saptanırken, sol adrenal bez normal olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için yönetimin bir sonraki adımında yapılması gereken en uygun işlem hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal venöz örnekleme (AVS)

Cevap

40 yaş üzerindeki primer hiperaldosteronizm hastalarında, BT'de tek taraflı adenom saptanmış olsa dahi cerrahi öncesi adrenal venöz örnekleme ile lateralizasyon doğrulanmalıdır.
Doğru yanıt olan adrenal venöz örnekleme işlemi, primer hiperaldosteronizm tanısı kesinleşmiş 40 yaş üstü bireylerde BT bulgularına güvenilemeyeceği için cerrahi öncesi zorunludur. Genç hastalarda (<40<40 yaş) tek taraflı belirgin adenom varlığında doğrudan cerrahiye gidilebilirken, bu hastada yaş sınırı nedeniyle lateralizasyon kanıtlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Dirençli hipertansiyon, hipokalemi ve >2030>20-30 üzerindeki aldosteron/renin oranı primer hiperaldosteronizm (Conn Sendromu) için güçlü bir tarama pozitifliğidir.
Primer hiperaldosteronizm, cerrahi olarak tedavi edilebilen en yaygın sekonder hipertansiyon nedenidir.
2
Doğrulama testi sonucunu yorumla
Salin infüzyon testi sonrası aldosteronun 1010 ng/dL'nin üzerinde (1414 ng/dL) kalması tanıyı kesinleştirir.
Tarama testleri yalancı pozitiflik içerebilir; cerrahi veya ömür boyu medikal tedavi öncesi kesin tanı şarttır.
3
Lokalizasyon ve yaş faktörünü analiz et
Hasta 4747 yaşındadır. BT'de sağda 1.81.8 cm adenom vardır ancak 4040 yaş üzerinde non-fonksiyonel adrenal nodül (insidentaloma) görülme sıklığı yüksektir.
Yaşlı hastalarda BT, gerçekte bilateral olan bir hastalığı tek taraflı gibi gösterebilir veya yanlış tarafı işaret edebilir.
4
Sonraki adımı belirle
Lateralizasyonu doğrulamak için altın standart yöntem olan adrenal venöz örnekleme (AVS) yapılmalıdır.
AVS, her iki adrenal venden aldosteron ve kortizol seviyelerini karşılaştırarak aşırı salgının hangi tarafta olduğunu kesin olarak belirler.

Anahtar Kavram

Primer hiperaldosteronizm tanısında 40 yaş sınırı ve adrenal venöz örnekleme endikasyonu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

3838 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, yorgunluk, cilt kuruluğu ve kilo alma şikayetleri ile genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tiroid bezinin diffüz olarak büyüdüğü, sert ve lobüle yapıda olduğu saptanıyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde TSH: 1818 mU/L (Normal: 0.44.20.4-4.2 mU/L), sT4: 0.50.5 ng/dL (Normal: 0.81.70.8-1.7 ng/dL), sT3: 1.11.1 pg/mL (Normal: 2.34.22.3-4.2 pg/mL) ve anti-tiroid peroksidaz (anti-TPO) antikoru pozitif saptanıyor. Tiroid ultrasonografisinde parankimin heterojen, hipoekoik ve ince fibrotik bantlar ile psödonodüler görünümde olduğu izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hashimoto tiroiti

Cevap

Hashimoto tiroiti
Hastanın klinik tablosundaki hipotiroidi belirtileri, fizik muayenede saptanan sert ve diffüz guatr, laboratuvar verilerindeki yüksek TSH/düşük sT4 profili ile birleşen anti-TPO antikor pozitifliği Hashimoto tiroiti (kronik lenfositik tiroitit) tanısı için tam uyumludur. Ultrasonografide görülen heterojen parankim ve psödonodüller bu tanıyı destekleyen en karakteristik görüntüleme bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve fizik muayene bulgularının analizi
Halsizlik ve kilo alma gibi hipotiroidi semptomları ile sert, diffüz bir guatr varlığı saptandı.
Primer hipotiroidinin en sık nedeni olan otoimmün tiroiditleri dışlamak için klinik tablo önemlidir.
2
Laboratuvar tetkiklerinin (TSH, sT4, Antikorlar) değerlendirilmesi
TSH yüksek, sT4 düşük (primer hipotiroidi) ve anti-TPO pozitif saptandı.
Otoimmün tiroiditin (Hashimoto) biyokimyasal kanıtı için antikor varlığı ve hormonal durum kritiktir.
3
Ultrasonografi bulgularının korelasyonu
Heterojen, hipoekoik parankim ve psödonodüller görüldü.
Bu USG paterni, lenfositik infiltrasyona bağlı olarak Hashimoto tiroiti tanısını destekleyen klasik bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Hashimoto tiroiti (kronik lenfositik tiroitit), iyot eksikliği olmayan bölgelerde primer hipotiroidinin en sık nedenidir; tanıda yüksek TSH, düşük sT4, anti-TPO pozitifliği ve tipik heterojen USG görünümü kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Hashimoto tiroiti olan bir hastada yıllar sonra tiroid bezinde hızlı büyüme görülmesi durumunda gelişebilecek olan tiroid lenfoması olasılığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 260Soru

50 yaşında kadın hasta; yaklaşık bir yıldır devam eden, açlık durumunda bile kesilmeyen ve günde 565-6 litreye ulaşan sulu, kansız dışkılama şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Plazma Glukozu135 mg/dL135\text{ mg/dL}70110 mg/dL70-110\text{ mg/dL}
Potasyum (K+K^+)2.6 mEq/L2.6\text{ mEq/L}3.55.1 mEq/L3.5-5.1\text{ mEq/L}
Kalsiyum (Ca2+Ca^{2+})11.5 mg/dL11.5\text{ mg/dL}8.510.5 mg/dL8.5-10.5\text{ mg/dL}
Bazal Asit Çıkışı (BAO)0 mEq/saat0\text{ mEq/saat}15 mEq/saat1-5\text{ mEq/saat}

Bu hastadaki en olası tanı ve tümörün klinik/cerrahi özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinik tablo VIPoma (Verner-Morrison sendromu) ile uyumludur; bu tümörler sıklıkla pankreas gövde-kuyruk yerleşimlidir ve tanı anında genellikle malign seyir gösterirler.

Cevap

Klinik tablo VIPoma (Verner-Morrison sendromu) ile uyumludur; bu tümörler sıklıkla pankreas gövde-kuyruk yerleşimlidir ve tanı anında genellikle malign seyir gösterirler.
Hastada saptanan bol sulu diyare, potasyum düşüklüğü ve mide asit sekresyonunun olmaması klasik WDHA sendromunu (Verner-Morrison) tanımlar. VIPoma'lar genellikle pankreasın gövde ve kuyruk kısmında yerleşen, büyük boyutlu ve %60-80 oranında malign karakterde olan tümörlerdir. Hiperkalsemi ve hiperglisemi klinik tabloya sıklıkla eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Günde 5-6 litre sulu diyare, hipokalemi ve aklorhidri bulguları saptandı.
Bu üçlü (WDHA sendromu) pankreatik kolera olarak da bilinen VIPoma tanısını koydurur.
2
Eşlik eden metabolik bozuklukların değerlendirilmesi
Hiperglisemi ve hiperkalsemi varlığı tespit edildi.
VIPoma hastalarının yaklaşık %25-50'sinde eşlik eden hiperkalsemi ve hiperglisemi görülebilir.
3
Tümörün biyolojik ve anatomik özelliklerinin belirlenmesi
Distal pankreas yerleşimi ve yüksek malignite potansiyeli saptandı.
VIPoma vakalarının %75'i pankreas gövde ve kuyruğundadır ve çoğu tanı anında maligndir.

Anahtar Kavram

WDHA Sendromu (VIPoma)
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 15Sonraki