Kardiyoloji

409 soru

Soru 381Soru

2626 yaşında erkek hasta, istirahat halinde aniden başlayan çarpıntı şikayetiyle acil servise geliyor. Özgeçmişinde bilinen bir kalp hastalığı öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 175/dakika175/dakika ve düzenli, solunum sayısı 18/dakika18/dakika, oksijen saturasyonu %98\%98 (oda havasındaoda\ havasında) olarak ölçülüyor. Çekilen EKG’de; 175/dakika175/dakika hızında, düzenli, 130130 msn genişliğinde QRS kompleksleri, sağ dal bloğu (RBBB) morfolojisi ve 60-60^\circ sol aks deviasyonu izleniyor. Vagal manevralara yanıt alınamayan bu hastada en olası tanı ve tercih edilmesi gereken ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fasiküler ventriküler taşikardi — Verapamil

Cevap

Fasiküler ventriküler taşikardi — Verapamil seçeneği doğrudur.
Verapamil ile tedavi edilen fasiküler ventriküler taşikardi tanısı doğrudur; çünkü hastanın genç olması, yapısal kalp hastalığının bulunmaması ve EKG'sindeki RBBB ile birlikte sol aks deviasyonu kombinasyonu bu nadir ancak karakteristik aritmiye işaret eder. Bu aritmi, reentry mekanizması için kalsiyum kanallarını kullandığından standart VT tedavilerinden ziyade kalsiyum kanal blokerlerine yanıt verir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun ve EKG'nin değerlendirilmesi
Hasta stabil, 175/dk175/dk hızında, 130130 msn (nispeten dar genişlikte) QRS, RBBB morfolojisi ve sol aks deviasyonu mevcut.
Geniş QRS'li taşikardilerde ilk adım stabilite kontrolüdür; stabil hastalarda morfolojik analiz tanıya yönlendirir.
2
Klinik ipuçlarının birleştirilmesi
Genç yaş, yapısal kalp hastalığı yokluğu ve spesifik EKG paterni (RBBB + LAD).
Bu kombinasyon, sol ventrikülün posterior fasikülünden köken alan idiyopatik sol ventrikül taşikardisi (Fasiküler VT) için karakteristiktir.
3
Uygun tedavinin seçilmesi
Verapamil (Kalsiyum kanal blokeri) uygulaması.
Çoğu ventriküler taşikardinin aksine, fasiküler VT'ler 'verapamil-sensitive' VT olarak bilinir ve kalsiyum kanalları üzerinden tetiklenir.

Anahtar Kavram

İdiyopatik sol ventrikül taşikardisi (Fasiküler VT), gençlerde görülen, RBBB ve sol aks deviasyonu ile karakterize, kalsiyum kanal blokerlerine yanıt veren bir VT türüdür.

Alternatif Yöntem

Brugada kriterleri veya Vereckei algoritması gibi EKG algoritmaları kullanılarak geniş QRS'li taşikardinin ventriküler kökenli olduğu doğrulanabilir; ancak fasiküler VT'de bu algoritmalar bazen yanıltıcı olabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 382Soru

7272 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve geceleri iki yastıkla uyuma (ortopne) şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreBulgular
Kan Basıncı115/75115/75 mmHg
Kalp Hızı8282/dakika
Fizik MuayeneJuguler venöz dolgunluk (+), S3 galo (+), Bilateral akciğer bazallerinde ince raller
EkokardiyografiSol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %32\%32
Mevcut TedaviRamipril 1010 mg/gün, Metoprolol süksinat 5050 mg/gün

Bu hastanın mevcut tedavi şemasına eklenmesi durumunda, mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dapagliflozin

Cevap

Dapagliflozin gibi SGLT2 inhibitörleri, düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda sağkalımı iyileştiren temel tedavi gruplarından biridir.
Dapagliflozin, düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (DEF-KY) standart medikal tedaviye eklendiğinde hem kardiyovasküler nedenli ölümleri hem de kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışları anlamlı düzeyde azaltan bir SGLT2 inhibitörüdür. Güncel ESC ve ACC kılavuzlarında sınıf 1 öneri ile tedavi şemasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve ejeksiyon fraksiyonunun değerlendirilmesi
EFEF %32\%32 ve konjesyon bulguları ile hastaya düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (DEF-KY) tanısı konulur.
Tedavi seçimi ejeksiyon fraksiyonu değerine ve hastanın semptomlarına göre belirlenir.
2
Mevcut tedavinin analizi
Hasta ACE inhibitörü (Ramipril) ve Beta-bloker (Metoprolol) kullanmaktadır.
Mevcut tedavi, standart kalp yetersizliği tedavisinin ilk basamaklarını içermektedir.
3
Dörtlü temel tedavi (quadruple therapy) için eksik grupların belirlenmesi
Hastada mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) veya SGLT2 inhibitörü eksiktir.
Güncel kılavuzlar ACEi/ARNI, Beta-bloker, MRA ve SGLT2i kombinasyonunun mortaliteyi en fazla azaltan strateji olduğunu belirtmektedir.

Anahtar Kavram

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (DEF-KY) mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış ilaç grupları: ACE inhibitörleri, ARB'ler, ARNI (Sakubitril/Valsartan), Beta-blokerler, Mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) ve SGLT2 inhibitörleri.

Alternatif Yöntem

Hastanın mevcut tedavisine MRA (örneğin spironolakton) eklenmesi de doğru bir yaklaşım olurdu, ancak seçeneklerde mortalite faydası kanıtlanmış tek yeni grup SGLT2 inhibitörüdür.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 383Soru

35 yaşında erkek hasta, intravenöz ilaç kullanımı öyküsü ile acil servise ani başlayan nefes darlığı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/85 mmHg, nabız 115/dakika ve sinüs taşikardisi saptanıyor. Oskültasyonda sol sternal kenarda kısa süreli erken diyastolik üfürüm duyuluyor ve akciğer bazallerinde raller işitiliyor. Ekokardiyografide aort kapağında vejetasyon ve ciddi aort yetersizliği saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve hemodinamik özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral kapağın diyastolde erken kapanması

Cevap

Mitral kapağın diyastolde erken kapanması
Akut ciddi aort yetersizliğinde, sol ventrikül ani hacim yüküne uyum sağlayamaz ve dilate olamaz. Bu durum, sol ventrikül diyastolik basıncının (LVEDP) aşırı ve hızlı yükselmesine neden olur. LVEDP'nin sol atriyum basıncını diyastol bitmeden aşması, mitral kapağın sistol başlamadan önce (erken) kapanmasına yol açar. Bu bulgu ekokardiyografide tipiktir ve S1 sesinin yumuşamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı belirle
İntravenöz ilaç kullanımı ve vejetasyon varlığı İnfektif Endokarditi, ani nefes darlığı ve kısa diyastolik üfürüm ise Akut Ciddi Aort Yetersizliğini (AY) işaret eder.
Klinik tablo kronik değil, akut gelişen bir kapak patolojisidir.
2
Hemodinamik değişiklikleri analiz et
Akut ciddi AY'de sol ventrikül (LV) kompliyansı normaldir (henüz dilate olmamıştır). Aorttan LV'ye ani ve büyük miktarda kan geri kaçışı, LV diyastol sonu basıncını (LVEDP) hızla yükseltir.
Ventrikül ani hacim yüküne uyum sağlayamaz.
3
Basınç değişiminin mitral kapağa etkisini değerlendir
Hızla yükselen LVEDP, diyastolün sonlarına doğru sol atriyum basıncını aşar. Bu basınç farkı, mitral kapağın sistol (QRS kompleksi) başlamadan önce kapanmasına neden olur.
Normalde mitral kapak ventrikül sistolü ile kapanır; burada ise yüksek diyastolik basınç kapağı erken kapatır.
4
Diğer seçenekleri dışla
Geniş nabız basıncı, LV dilatasyonu ve periferik bulgular (seçenek A, C, E) LV'nin uyum sağladığı Kronik AY bulgularıdır. Erken kapanma nedeniyle S1 sertleşmez, aksine yumuşar (seçenek D yanlıştır).
Akut ve kronik AY ayrımı hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Akut Aort Yetersizliği Hemodinamiği ve Mitral Kapak Erken Kapanması

İpuçları

1
Hastanın semptomlarının 'ani' başlaması ve öyküsü, patolojinin kronik değil akut olduğunu gösteriyor.
2
Akut aort yetersizliğinde sol ventrikül genişleyemez, bu da ventrikül içi basıncın aşırı yükselmesine neden olur.
3
Sol ventrikül basıncı o kadar yükselir ki, sol atriyum basıncını geçerek mitral kapağı 'erkenden' kapatır.

Daha Fazla Pratik

Kronik Aort Yetersizliği olan bir hastada beklenen fizik muayene bulguları (örneğin Corrigan nabzı) ile bu tabloyu karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 384Soru

Yaklaşık iki hafta önce ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren 2222 yaşında erkek hasta, son üç gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve istirahatle tam geçmeyen, batıcı vasıfta olmayan künt karakterli göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 115115/dakika ve solunum sayısı 2424/dakika olarak ölçülüyor. Kalp oskültasyonunda apeks odaklı S3S_3 galo ritmi duyuluyor; akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Troponin II ve BNPBNP değerleri referans aralığın oldukça üzerinde saptanırken, EKG'de sinüs taşikardisi ve yaygın non-spesifik ST-T değişiklikleri izleniyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %35\%35 ölçülüyor ve global hipokinezi saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyokardit

Cevap

Sunulan klinik tablo, viral bir enfeksiyonu takiben gelişen akut miyokardiyal hasar ve sistolik yetersizlik bulguları nedeniyle akut miyokarditi işaret etmektedir.
Akut miyokardit tanısı; geçirilmiş viral enfeksiyon öyküsü, yeni gelişen dispne, yüksek kardiyak biyobelirteçler (Troponin, BNP) ve ekokardiyografide saptanan global sol ventrikül sistolik disfonksiyonu ile konulur. Genç bir hastada kalp yetersizliği bulgularının (S3, raller, düşük EF) aniden ortaya çıkması bu tanıyı en olası seçenek haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Anamnez verilerinin değerlendirilmesi
Genç yaş ve iki hafta önceki ateşli hastalık öyküsü viral bir etyolojiyi desteklemektedir.
Miyokardit sıklıkla viral bir prodromu takiben immun mekanizmalarla gelişir.
2
Fizik muayene ve laboratuvar bulgularının analizi
S3S_3 galo ritmi, raller ve düşük LVEF (%35\%35) akut sol kalp yetersizliğini kanıtlamaktadır.
Miyokardiyal inflamasyon, kontraktilitenin bozulmasına ve kalp yetersizliği kliniğine yol açar.
3
Ayırıcı tanının yapılması
Troponin yüksekliğine rağmen viral öykü ve global hipokinezi ACS'den, düşük EF ise perikarditten ayrımı sağlar.
Miyokardit, hem ACS hem de perikardit bulgularını taklit edebilir ancak eko bulguları ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Akut miyokardit; viral prodrom sonrası gelişen, kardiyak enzim yüksekliği ve sistolik disfonksiyon ile seyreden inflamatuar bir miyokard hastalığıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

6262 yaşındaki erkek hasta, yaklaşık yarım saattir süregelen, sol omuz ve çeneye yansıyan, istirahatle geçmeyen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise getirilmiştir. Hastanın özgeçmişinde kontrolsüz hipertansiyon ve sigara kullanımı mevcuttur. Fizik muayenede kan basıncı 150/95150/95 mmHg, nabız 9292/dakika ve solunum sayısı 1818/dakika olarak ölçülmüştür. Çekilen elektrokardiyogramda (EKG) II, aVLaVL, V5V_5 ve V6V_6 derivasyonlarında ST segment elevasyonu saptanmıştır. Bu klinik tabloya göre, miyokard enfarktüsünden sorumlu olan koroner arter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sirkumfleks arter (Cx)

Cevap

Miyokard enfarktüsünden sorumlu olan arter Sirkumfleks arterdir (Cx).
Sirkumfleks arter (Cx), sol ventrikülün lateral duvarını besleyen ana arterdir. EKG'de lateral duvarı gösteren derivasyonlar II, aVLaVL, V5V_5 ve V6V_6'dır. Bu hastada belirtilen derivasyonlardaki ST elevasyonu, Cx arterinin tıkanıklığına bağlı lateral miyokard enfarktüsünü (STEMI) işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarının anatomik lokalizasyonunu belirle.
II, aVLaVL, V5V_5 ve V6V_6 derivasyonları sol ventrikülün lateral duvarını temsil eder.
ST elevasyonunun görüldüğü derivasyonlar enfarktüsün yerini belirler.
2
Lateral duvarı besleyen koroner arteri tanımla.
Sol ventrikül lateral duvarının ana kanlanması Sirkumfleks arter (Cx) tarafından sağlanır.
Koroner arter anatomisi ile EKG bulguları arasında doğrudan ilişki vardır.
3
Diğer arterleri ekarte et.
LAD anterior (V1V4V_1-V_4), RCA inferior (II,III,aVFII, III, aVF) bölgeden sorumludur.
Ayırıcı tanı için diğer derivasyon gruplarının bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

EKG derivasyonları ile koroner arter beslenme alanlarının eşleştirilmesi.
Tahmini Süre:45s
Soru 386Soru

7272 yaşında erkek hasta, eforla artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetleri ile kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Özgeçmişinde iskemik kalp hastalığı ve kronik böbrek yetersizliği tanısı bulunan hastanın ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %28\%28 olarak ölçülüyor. Fizik muayenede kalp tepe atımı 6464/dk ve ritmik, akciğer bazallerinde raller ve S3 galo ritmi duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 2.92.9 mg/dL ve potasyum düzeyi 5.75.7 mEq/L saptanıyor. Mevcut durumda hasta, hiperkalemi ve böbrek fonksiyon bozukluğu nedeniyle ACE inhibitörü, anjiyotensin reseptör blokörü (ARB), ARNI veya mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) kullanamıyor.

Semptomatik olan bu hastada, mortalite ve morbiditeyi azalttığı kanıtlanmış en uygun alternatif medikal tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hidralazin ve izosorbid dinitrat kombinasyonu

Cevap

Hidralazin ve izosorbid dinitrat kombinasyonu
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tedavisinde altın standart olan nörohormonal blokaj (ACEi/ARB/ARNI, Beta-bloker, MRA), bu hastada ciddi böbrek yetersizliği ve hiperkalemi nedeniyle uygulanamamaktadır. Kılavuzlara göre, ACE inhibitörü veya ARB grubunu tolere edemeyen (veya kontrendike olan) semptomatik HFrEF hastalarında 'Hidralazin ve İzosorbid Dinitrat' kombinasyonu, morbidite ve mortaliteyi azaltmak amacıyla önerilen (Sınıf IIa/IIb) tek alternatiftir. Bu kombinasyon, özellikle siyahi hastalarda daha güçlü kanıta sahip olsa da, RAAS inhibitörü kullanamayan tüm hastalarda endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve mevcut kısıtlılıklarını belirle.
Düşük EF'li kalp yetersizliği (HFrEF) olan hasta; kreatinin yüksekliği (2.92.9 mg/dL) ve hiperkalemi (5.75.7 mEq/L) nedeniyle standart mortalite azaltıcı tedavileri (ACEi, ARB, ARNI, MRA) alamıyor.
Tedavi seçiminde kontrendikasyonları belirlemek esastır.
2
Kalan tedavi seçenekleri arasından mortaliteye etkisi olanı seç.
Hidralazin ve izosorbid dinitrat kombinasyonu, bu hasta grubunda mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış tek alternatif seçenektir.
Diüretikler ve digoksin sadece semptomatik fayda sağlarken, kalsiyum kanal blokerleri (bazıları hariç) ya etkisizdir ya da zararlıdır.

Anahtar Kavram

HFrEF tedavisinde RAAS inhibitörlerinin kontrendike olduğu durumlarda (hiperkalemi, böbrek yetersizliği) hidralazin ve izosorbid dinitrat kombinasyonu mortaliteyi azaltan alternatif bir tedavidir.

İpuçları

1
Hastanın potasyum ve kreatinin değerleri, standart kalp yetersizliği ilaçlarının (ACEi, ARB, MRA) kullanımını engellemektedir.
2
Seçeneklerdeki ilaçlardan sadece bir kombinasyonun HFrEF hastalarında mortaliteyi azalttığı kanıtlanmıştır; diğerleri ya sadece semptomatiktir ya da kontrendikedir.

Daha Fazla Pratik

RAAS inhibitörlerinin hangi durumlarda kesilmesi gerektiğini ve hiperkalemi yönetimini gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 387Soru

5858 yaşında erkek hasta, son 22 aydır yokuş çıkarken ortaya çıkan ve dinlenmekle 55 dakikada geçen göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve 1515 paket-yıl sigara öyküsü mevcut. Fizik muayenesi ve istirahat EKG'si normal saptanan hastaya Bruce protokolü ile eforlu EKG testi yapılıyor. Aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, bu hastada "yüksek risk" (kötü prognoz) kriteri olarak kabul edilir ve doğrudan koroner anjiyografi endikasyonu oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egzersizin 1.1. evresinde ortaya çıkan ve toparlanma döneminde 22 dakikadan uzun süren 22 mm horizontal ST segment depresyonu

Cevap

Egzersizin erken evrelerinde (1.1. evre) başlayan ve toparlanma döneminde sebat eden 22 mm horizontal ST segment depresyonu yüksek risk kriteridir.
Efor testinde egzersizin ilk evresinde (düşük iş yükü, <6< 6 MET) ortaya çıkan, 22 mm veya daha derin olan ve toparlanma döneminde 55 dakikadan uzun süren ST segment depresyonu, yüksek riskli koroner arter hastalığını (örneğin sol ana koroner arter darlığı) gösteren en önemli kriterlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hastanın tipik stabil angina semptomları ve koroner risk faktörleri mevcut.
Efor testinin amacını ve beklenen risk profilini belirlemek için klinik tablo kritiktir.
2
Efor testi yüksek risk (kötü prognoz) kriterlerini hatırla
Erken evrede (düşük iş yükünde) başlayan ST depresyonu, derin (>2> 2 mm) ST depresyonu, sistolik KB düşüşü ve ciddi aritmiler yüksek risk göstergesidir.
Anjiyografi endikasyonunu netleştirmek için standart tanısal kriterlerin uygulanması gerekir.
3
Bulguları karşılaştır
Erken evrede (1.1. evre) başlayan ve toparlanma döneminde devam eden horizontal ST depresyonu doğrudan yüksek risk kategorisine girer.
Bu bulgu genellikle sol ana koroner arter veya yaygın çok damar hastalığına işaret eder.

Anahtar Kavram

Eforlu EKG testinde kötü prognoz kriterleri

Daha Fazla Pratik

Duke Treadmill Skorunun nasıl hesaplandığını ve prognoz tayinindeki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 388Soru

28 yaşında erkek hasta, 3 gündür devam eden, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen keskin göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde oskültasyonda mezokardiyak odakta her iki fazda da duyulan sürtünme sesi (frotman) saptanıyor. Çekilen EKG'de V2V6V_2-V_6, II ve IIII derivasyonlarında yaygın konkav STST segment yükselmesi ve PRPR segment depresyonu, aVRaVR derivasyonunda ise PRPR segment yükselmesi izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspirin veya non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAI˙I˙NSAİİ) ve kolşisin

Cevap

Aspirin veya non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) ve kolşisin kombinasyonu en uygun ilk basamak tedavidir.
Hastanın klinik tablosu (pozisyonel ağrı, frotman) ve EKG bulguları (yaygın ST yükselmesi, PR depresyonu) tipik bir akut perikardit vakasıdır. Güncel kılavuzlara göre, bu hastalarda ilk basamak tedavi semptom giderici bir NSAİİ (veya Aspirin) ile birlikte nüksleri önlediği kanıtlanmış olan kolşisinin kombine edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Pozisyonel göğüs ağrısı (öne eğilmekle rahatlama) ve frotman varlığı akut perikarditi düşündürür.
Perikardit tanısında tipik göğüs ağrısı ve frotman en önemli fizik muayene bulgularıdır.
2
EKG bulgularını analiz et
Yaygın konkav ST yükselmesi ve özellikle PR depresyonu tanıyı doğrular.
PR depresyonu, miyokard enfarktüsünden ayırıcı tanıda perikardit lehine en spesifik bulgulardan biridir.
3
Tedavi protokolünü belirle
Semptomatik tedavi için NSAİİ ve nüksü önlemek için kolşisin başlanır.
Klinik kılavuzlar akut idiyopatik veya viral perikarditte bu kombinasyonu ilk seçenek olarak önerir.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında klinik (ağrı ve frotman), EKG (yaygın ST yükselmesi ve PR depresyonu) ve ilk basamak tedavide NSAİİ + Kolşisin kombinasyonunun önemi.
Soru 389Soru

5252 yaşında erkek hasta, 11 saattir devam eden şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 2020 paket-yıl sigara kullanımı dışında ek bir hastalık saptanmıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/95 mmHg145/95 \text{ mmHg}, nabız 94/dakika94/\text{dakika}, solunum sayısı 18/dakika18/\text{dakika} olarak ölçülüyor. Kardiyovasküler muayenede S1S_1 ve S2S_2 doğal olup ek ses veya üfürüm duyulmuyor; akciğer bazallerinde ral saptanmıyor. Çekilen 1212 derivasyonlu EKG'de; V1V6V_1-V_6 derivasyonlarında J noktasında 2 mm2 \text{ mm} yukarı eğimli (upsloping) ST segment depresyonu ve ardından gelen simetrik, sivri ve yüksek T dalgaları izleniyor; aVRaVR derivasyonunda ise 0.5 mm0.5 \text{ mm} ST elevasyonu dikkati çekiyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: de Winter paterni - Acil primer perkütan koroner girişim

Cevap

Sunulan klinik ve EKG bulguları de Winter paterni ile uyumludur ve en uygun yaklaşım acil primer perkütan koroner girişimdir.
Correct answer describes the de Winter pattern correctly as a STEMI equivalent indicating proximal LAD occlusion. The clinical presentation of acute ischemic chest pain combined with the specific EKG finding (upsloping ST depression in precordial leads followed by tall, symmetric T waves) mandates immediate reperfusion through primary PCI, exactly as in a standard STEMI.

Adım Adım Çözüm

1
EKG morfolojisinin analizi
V1V6V_1-V_6 derivasyonlarında J noktasından başlayan yukarı eğimli (upsloping) ST depresyonu ve yüksek, sivri T dalgaları saptandı.
Bu spesifik morfoloji, klasik ST elevasyonu görülmese de akut koroner oklüzyonu işaret eder.
2
STEMI eşdeğeri paternin tanımlanması
Bulgular "de Winter paterni" olarak tanımlandı.
de Winter paterni, proksimal sol ön inen arterin (LAD) akut total oklüzyonunda hastaların yaklaşık %2'sinde görülen karakteristik bir bulgudur.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Acil reperfüzyon (Primer PKG) kararı verildi.
de Winter paterni bir STEMI eşdeğeri kabul edildiği için beklemeden acil girişim yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

de Winter paterni, prekordial derivasyonlarda upsloping ST depresyonu ve sivri T dalgaları ile karakterize, proksimal LAD oklüzyonunu gösteren bir STEMI eşdeğeridir.
Soru 390Soru

3232 yaşında erkek hasta, 22 gündür devam eden, derin nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen batıcı tarzda göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde oskültasyonda sol sternal kenarda gıcırtı benzeri bir frotman duyuluyor. EKG'de aVRaVR ve V1V_1 dışındaki tüm derivasyonlarda yaygın, konkav ST segment yükselmesi ve belirgin PR segment depresyonu saptanıyor.

Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek doz aspirin ve kolşisin

Cevap

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada en uygun başlangıç tedavisi yüksek doz aspirin (veya başka bir NSAİİ) ve kolşisin kombinasyonudur.
Hastanın öne eğilmekle azalan ağrısı, fizik muayenedeki perikardiyal frotman ve EKG'deki yaygın konkav ST segment yükselmesi ile PR segment depresyonu akut perikardit tanısını kesinleştirir. Akut perikarditin standart başlangıç tedavisi yüksek doz NSAİİ (örneğin Aspirin 3×75010003 \times 750-1000 mg) ve nüksleri önlemek için kolşisin (1×0.51 \times 0.5 mg) eklenmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Öne eğilmekle azalan, nefesle artan ağrı ve frotman varlığı 'akut perikardit' lehinedir.
Perikardın inflamasyonu plevral karakterde ağrıya ve visseral-paryetal tabakaların birbirine sürtünmesiyle frotmana yol açar.
2
EKG bulgularının analizi
Yaygın konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu saptandı.
PR depresyonu perikardit için oldukça spesifik bir bulgudur ve atriyal akımı temsil eden bölgedeki inflamasyonu gösterir.
3
Tedavi planının oluşturulması
Aspirin/NSAİİ + Kolşisin başlanması.
NSAİİ ağrı ve inflamasyonu çözerken, kolşisin hem iyileşmeyi hızlandırır hem de idiyopatik perikarditlerde sık görülen nüksleri anlamlı oranda azaltır.

Anahtar Kavram

Akut Perikardit Tanı Kriterleri ve Başlangıç Tedavisi

Daha Fazla Pratik

Perikardit sonrası gelişebilecek kardiyak tamponadın fizik muayene bulgularını (Beck triadı) ve juguler venöz traselerdeki değişiklikleri (belirgin x inişi, silik y inişi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 391Soru

6868 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır eforla artan çabuk yorulma ve merdiven çıkarken olan baş dönmesi şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde; aort odağında (sağ üst sternal kenar) duyulan, karotislere yayılan 3/63/6 şiddetinde kreşendo-dekreşendo karakterli sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Bu hastadaki üfürümün dinamik oskültasyon bulguları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valsalva manevrasının ıkınma fazında üfürümün şiddeti azalır.

Cevap

Valsalva manevrasının ıkınma fazında üfürüm şiddetinin azalması beklenen bir bulgudur.
Aort darlığında duyulan sistolik ejeksiyon üfürümü, sol ventrikülden aortaya olan akım hızı ve hacmi ile doğrudan ilişkilidir. Valsalva manevrasının ıkınma (strain) fazı, intratorasik basıncı artırarak venöz dönüşü azaltır. Azalan venöz dönüş, sol ventrikül atım hacminin düşmesine ve dolayısıyla stenotik kapaktan geçen akımın azalmasına neden olur, bu da üfürüm şiddetini düşürür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
İleri yaş, efor dispnesi, baş dönmesi ve aort odağında sistolik ejeksiyon üfürümü varlığı Aort Darlığı (AD) tanısını düşündürür.
Üfürümün lokalizasyonu (aort odağı) ve karakteri (kreşendo-dekreşendo) tipik AD bulgusudur.
2
Manevraların hemodinamik etkilerini analiz et.
Valsalva manevrası ve ayakta durma venöz dönüşü (preload) azaltırken; çömelme ve pasif bacak kaldırma venöz dönüşü artırır.
Dinamik oskültasyon, intrakardiyak hacim değişikliklerinin üfürümler üzerindeki etkisini test eder.
3
Üfürüm şiddeti ile hacim arasındaki ilişkiyi kur.
Aort darlığında, sol ventrikülden aortaya geçen kan akımı ne kadar fazlaysa üfürüm o kadar şiddetlidir.
Venöz dönüşü azaltan Valsalva manevrası, akımı azalttığı için AD üfürümünü de azaltır.

Anahtar Kavram

Aort Darlığında Dinamik Oskültasyon Prensipleri

Daha Fazla Pratik

Bu hastada üfürümün şiddetinden ziyade ciddiyetini (severity) belirleyen S2 özelliklerini ve üfürümün tepe yaptığı noktayı (late peaking) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 392Soru

2424 yaşında erkek hasta, halı saha maçı sırasında aniden gelişen bayılma (senkop) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70mmHg110/70 mmHg, nabız 84/dak84/dak ve düzenli saptanıyor. Çekilen EKG’de normal sinüs ritmi izlenirken, V1V3V_1-V_3 derivasyonlarında T dalga inversiyonu ve V1V_1 derivasyonunda QRS kompleksinin sonunda düşük amplitüdlü "epsilon" dalgası saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül boyutları ve ejeksiyon fraksiyonu normal bulunurken, sağ ventrikülde belirgin genişleme ve bölgesel duvar hareket kusurları izleniyor. Bu hastada izlenen klinik tablo ve tanıdan sorumlu olan temel genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Desmozomal proteinleri (plakoglobin, desmoplakin) kodlayan genlerdeki mutasyonlar sonucu miyositlerin birbirinden ayrılması ve sağ ventrikülün yağlı-fibrotik doku ile yer değiştirmesi

Cevap

Hastalık Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) olup, patogenez desmozomal proteinlerdeki (plakoglobin, desmoplakin gibi) genetik mutasyonlara bağlı miyosit kaybı ve yerine yağlı-fibrotik doku geçmesidir.
Hastanın klinik tablosu (genç yaşta egzersizle senkop, sağ ventrikül dilatasyonu, V1V3V_1-V_3 T inversiyonu ve epsilon dalgası) Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tanısı ile tam uyumludur. Bu hastalığın temelinde desmozomal proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar yatar. Bu mutasyonlar hücreler arası adezyonun bozulmasına, miyositlerin ölümüne ve boşalan alanların yağlı-fibrotik doku ile dolmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç hastada egzersizle ilişkili senkop, sağ ventrikül genişlemesi ve spesifik EKG bulguları (epsilon dalgası) mevcut.
Bu bulgular tipik olarak Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tanısını düşündürür.
2
EKG bulgularını yorumla.
V1V3V_1-V_3 T dalga inversiyonu majör tanı kriterlerinden biridir. Epsilon dalgası (QRS sonundaki küçük çentiklenme) ARVC için oldukça spesifiktir.
Sağ ventrikül miyokardının fibröz dokuyla yer değiştirmesi, sağ ventrikül aktivasyonunda gecikmeye (epsilon dalgasına) yol açar.
3
Genetik temeli belirle.
ARVC, hücreler arası bağlantıyı sağlayan desmozomlardaki yapısal bozukluklar sonucu gelişir.
En sık etkilenen genler plakoglobin, desmoplakin, plakofilin-2 ve desmoglein-2'dir.

Anahtar Kavram

Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC), desmozomal gen mutasyonları sonucu gelişen, sağ ventrikülün yağlı infiltrasyonu ve ventriküler aritmilerle karakterize bir hastalıktır.

Daha Fazla Pratik

ARVC tanısı alan bir hastada ani kardiyak ölümü önlemek amacıyla ICD (İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 393Soru

4545 yaşında kadın hasta, üç gündür devam eden öksürük ve ateş şikayeti nedeniyle klaritromisin tedavisi almaktayken, aniden başlayan çarpıntı ve fenalık hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 170170 vuruş/dakika ve düzensiz, solunum sayısı 2020 nefes/dakika olarak saptanıyor. Hastanın monitörizasyonunda QRSQRS komplekslerinin izoelektrik hat etrafında heliks şeklinde dolandığı polimorfik ventriküler taşikardi atağı gözleniyor. Ataklar arası çekilen EKG'de QTcQTc mesafesi 540540 ms olarak ölçülüyor. Bu hastada ilk etapta uygulanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz magnezyum sülfat

Cevap

İntravenöz magnezyum sülfat
Vaka sunumunda klaritromisin (makrolid) kullanımı sonrası gelişen uzamış QT ve buna eşlik eden tipik polimorfik ventriküler taşikardi (Torsades de Pointes) tablosu tarif edilmektedir. Bu spesifik aritminin tedavisinde, hastanın hemodinamisi stabil olduğu sürece ilk basamak ve en etkili tedavi intravenöz magnezyum sülfat uygulamasıdır. Magnezyum, erken ard-depolarizasyonları baskılayarak aritmiyi sonlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve EKG bulgularını değerlendir
Uzamış QT (QTc>500QTc > 500 ms) zemininde gelişen polimorfik ventriküler taşikardi (Torsades de Pointes) saptandı.
Klaritromisin kullanımı QT mesafesini uzatarak TdP gelişimine zemin hazırlayan önemli bir risk faktörüdür.
2
Hastanın hemodinamik stabilitesini kontrol et
Kan basıncı 115/75115/75 mmHg olan hasta hemodinamik olarak stabildir.
Tedavi yaklaşımı (elektriksel vs farmakolojik) hastanın stabilite durumuna göre belirlenir.
3
İlk basamak farmakolojik tedaviyi seç
İntravenöz magnezyum sülfat uygulamasına karar verildi.
Magnezyum, TdP'nin hem tedavisinde hem de rekürrensinin önlenmesinde altın standarttır.

Anahtar Kavram

Torsades de Pointes Tedavi Yönetimi

Daha Fazla Pratik

İlaçlara bağlı QT uzamasına neden olan diğer ajanları (kinolonlar, antipsikotikler, antidepresanlar) ve elektrolit bozukluklarını (hipokalemi, hipomagnezemi) gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Magnezyum tedavisine yanıt vermeyen veya tekrarlayan atakları olan hastalarda, ventriküler hızı artırarak QT mesafesini kısaltmak amacıyla geçici kalp pili (overdrive pacing) veya isoproterenol infüzyonu düşünülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 394Soru

4848 yaşında kadın hasta, son 33 aydır merdiven çıkarken gelişen nefes darlığı (NYHANYHA Sınıf IIII) ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan ekokardiyografik incelemesinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %32\%32 olarak hesaplanıyor.

Bu hastada semptomatik iyileşme sağlamasının yanı sıra sağkalımı (mortaliteyimortaliteyi) iyileştirdiği kanıtlanmış olan temel tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramipril

Cevap

Ramipril, düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan bir ACE inhibitörüdür.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan hastalarda sağkalımı iyileştirdiği kanıtlanmış ilaçlar arasında ACE inhibitörleri (örneğin ramipril), beta blokerler, mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA), ARNI ve SGLT2 inhibitörleri yer alır. Ramipril, nörohümoral aktivasyonu baskılayarak kardiyak remodeling'i önler ve ölümü azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendir.
Hastada LVEFLVEF %32\%32 (HFrEF) saptanmıştır ve semptomatiktir (NYHANYHA Sınıf IIII).
Tedavi stratejisini belirlemek için kalp yetersizliği tipini ve şiddetini tanımlamak gerekir.
2
HFrEF tedavisinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış ilaç gruplarını hatırla.
ACE inhibitörleri, ARB'ler, ARNI'ler, Beta Blokerler, MRA'lar ve SGLT2 inhibitörleri mortaliteyi azaltır.
Kalp yetersizliği yönetiminde temel amaç sadece semptomları gidermek değil, sağkalımı uzatmaktır.
3
Seçenekler arasında mortaliteyi azaltan grupta yer alan ilacı belirle.
Ramipril bir ACE inhibitörüdür.
Diğer seçenekler (diüretikler, inotroplar, glikozidler) genellikle sadece semptomatik tedavi sunar.

Anahtar Kavram

HFrEF'de (LVEF ≤ %40) ACE inhibitörleri, mortalite ve morbiditeyi azaltan temel tedavi bileşenleridir.
Tahmini Süre:45s
Soru 395Soru

6565 yaşında kadın hasta, son 22 gündür istirahatte gelen ve yaklaşık 1515 dakika süren, sol omuza yayılan baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde tip 22 diabetes mellitus ve hipertansiyon öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg, nabız 9292/dakika saptanıyor ve oskültasyonda S4S_4 duyuluyor. EKG'de V4-V6 derivasyonlarında 11 mm ST segment depresyonu izleniyor. İlk bakılan Troponin I düzeyi 0.180.18 ng/mL (Normal: <0.04<0.04 ng/mL) olarak saptanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken invaziv strateji (ilk 2424 saat içinde) kapsamında koroner anjiyografi yapılması

Cevap

Erken invaziv strateji (ilk 2424 saat içinde) kapsamında koroner anjiyografi yapılması
Hastada istirahat anjinası ile birlikte Troponin I yüksekliği (NSTEMI) ve EKG'de dinamik ST depresyonu mevcuttur. Diabetes mellitus varlığı ile birleştiğinde bu tablo 'Yüksek Risk' olarak tanımlanır ve güncel kılavuzlar bu gruptaki hastalara ilk 2424 saat içerisinde invaziv girişim (koroner anjiyografi) yapılmasını önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve tanıyı tanımlayın.
İstirahat ağrısı, ST depresyonu ve troponin yüksekliği hastanın ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü (NSTEMI) geçirdiğini kanıtlar.
Tanı, risk sınıflamasının ilk adımıdır.
2
Risk sınıflaması (Risk Stratification) yapın.
Hastada diabetes mellitus, dinamik ST değişiklikleri ve yüksek troponin değerleri mevcuttur. Bu bulgular hastayı 'Yüksek Risk' (High Risk) grubuna sokar.
Yüksek riskli hastalar invaziv girişim zamanlamasını belirleyen kriterlere sahiptir.
3
Kılavuzlara göre girişim zamanlamasını belirleyin.
ESC ve ACC/AHA kılavuzlarına göre yüksek riskli NSTEMI hastalarında ilk 2424 saat içinde invaziv strateji uygulanmalıdır.
Erken müdahale, yüksek riskli hastalarda yeni iskemi ve enfarktüs riskini azaltır.

Anahtar Kavram

NSTEMI Risk Sınıflaması ve İnvaziv Girişim Zamanlaması

Daha Fazla Pratik

NSTEMI'de 'Çok Yüksek Risk' (Very High Risk) kriterlerini gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 396Soru

Akut anterior ST yükselmeli miyokard enfarktüsü (MIMI) nedeniyle koroner yoğun bakım ünitesinde izlenmekte olan 6565 yaşındaki erkek hastada, yatışının 33. gününde nefes almakla artan ve öne eğilmekle azalan şiddetli göğüs ağrısı gelişmiştir. Fizik muayenede sternum sol kenarında üç fazlı perikardiyal sürtünme sesi (frotman) duyulmakta; EKG'de yaygın konkav ST segment yükselmesi ve PR segment depresyonu izlenmektedir.

Bu hastanın tedavisinde aşağıdakilerden hangisi öncelikle tercih edilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspirin

Cevap

Aspirin tedavisi, erken post-MI perikardit olgularında skar iyileşmesini bozmadığı için ilk tercih edilen seçenektir.
Doğru yanıt olan seçenek, erken post-MI perikardit tablosunda skar iyileşmesini olumsuz etkilemeyen tek anti-inflamatuar seçenek olan aspirini içermektedir. Bu dönemde rüptür riskini artırmayan en güvenli ilaçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada MI sonrası 3. günde gelişen plöretik ağrı, frotman ve EKG'deki PR depresyonu ile 'Erken Post-MI Perikardit' tanısı konur.
Tedavi stratejisini belirlemek için perikarditin etiyolojisini ve zamanlamasını saptamak gerekir.
2
Kontrendike ilaçların elenmesi
İbuprofen, indometasin ve diklofenak gibi aspirin dışı NSAİİ'lerin skar dokusunu incelttiği ve ventrikül rüptür riskini artırdığı hatırlanır.
Post-MI komplikasyonlarını önlemek için güvenli ilaç seçimi kritiktir.
3
En uygun tedavinin seçilmesi
Yüksek doz aspirin (650650 mg, günde 33-44 kez) tedavisine başlanır.
Aspirin, hem anti-agregan hem de anti-inflamatuar etkisiyle bu spesifik tabloda en güvenli seçenektir.

Anahtar Kavram

Erken post-MI perikardit (epistenokardiyal perikardit) yönetiminde, miyokardiyal iyileşme sürecini bozmamak adına aspirin dışı NSAİİ'lerden ve steroidlerden kaçınılmalı, temel tedavi olarak yüksek doz aspirin tercih edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Geç dönem post-MI perikardit (Dressler Sendromu) ile zamanlama ve patogenez farkını gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Ağrı kontrolü çok zor olan vakalarda kolşisin aspirine eklenebilir, ancak tek başına veya aspirin dışı NSAİİ ile kullanımı önerilmez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 397Soru

34 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında saptanan üfürüm nedeniyle kardiyoloji polikliniğine sevk ediliyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenar 3-4. interkostal aralıkta en iyi duyulan, 2/62/6 şiddetinde kaba vasıflı sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Dinamik oskültasyonda üfürüm şiddetinin, hastanın çömelmiş pozisyondan aniden ayağa kalkması ile belirgin şekilde arttığı, yatar pozisyonda bacakların kaldırılması (pasif bacak kaldırma) ile ise azaldığı gözleniyor. Bu bulgulara göre hastadaki üfürümün en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati

Cevap

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati (HOKM)
Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOKM), interventriküler septumun asimetrik hipertrofisi ve mitral kapağın sistolik öne hareketi (SAM) sonucu sol ventrikül çıkış yolunda (LVOT) dinamik bir obstrüksiyon oluşur. Ayağa kalkma gibi preloadu azaltan manevralar sol ventrikül son diyastol hacmini düşürerek septum ile mitral kapak arasındaki mesafeyi daraltır, bu da obstrüksiyonu ve üfürüm şiddetini artırır. Bacak kaldırma ise preloadu artırarak ventrikülü genişletir ve üfürümü azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlaması ve lokalizasyonunu analiz et
Sol sternal kenarda duyulan sistolik ejeksiyon üfürümü
HOKM, aort darlığı ve pulmoner darlık gibi durumları ön tanıda düşünmek için
2
Dinamik manevraların (ayağa kalkma ve bacak kaldırma) hemodinamik etkisini değerlendir
Ayağa kalkma venöz dönüşü (preload) azaltır; bacak kaldırma ise artırır
Manevraların kalbin doluş hacmi üzerindeki etkisini belirlemek için
3
Hemodinamik değişiklik ile üfürüm şiddeti arasındaki ilişkiyi kur
Preload azaldığında üfürümün artması, sol ventrikül çıkış yolu darlığının arttığını gösterir
HOKM'de ventrikül hacmi azaldıkça obstrüksiyonun şiddetlendiği gerçeğini doğrulamak için

Anahtar Kavram

HOKM'de Dinamik Oskültasyon

Alternatif Yöntem

Dinamik oskültasyonda HOKM ve MVP, preloadu azaltan manevralarla şiddeti artan 'aykırı' durumlardır. HOKM ejeksiyon üfürümü yaparken, MVP geç sistolik üfürüm ve klik ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 398Soru

5858 yaşında kadın hasta, acil servise ani gelişen nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi ile başvuruyor. Fizik muayenede genel durumu orta-kötü, konfüzyonu mevcut; kan basıncı 82/5482/54 mmHg, kalp hızı 210/dak210/dak, solunum sayısı 28/dak28/dak ve vücut sıcaklığı 36.8C36.8^\circ C ölçülüyor. Oskültasyonda her iki akciğer alanında orta hatlara kadar uzanan ince raller saptanıyor. Çekilen EKG’de 0.080.08 saniye süreli, düzenli ve PP dalgalarının seçilemediği bir taşikardi izleniyor.

Bu klinik tabloya göre, hastanın akut yönetiminde uygulanması gereken en uygun ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elektriksel senkronize kardiyoversiyon

Cevap

Anstabil durumdaki (hipotansiyon, kalp yetmezliği, konfüzyon) dar QRS taşikardili hastada en uygun yaklaşım elektriksel senkronize kardiyoversiyondur.
Hastada saptanan düşük kan basıncı (82/5482/54 mmHg), mental durum değişikliği (konfüzyon) ve akut kalp yetmezliği bulguları (pulmoner raller), ACLS (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) kılavuzlarına göre 'anstabilite' kriterleridir. Nabızlı anstabil taşikardi vakalarında, ritmin tipine bakılmaksızın (dar veya geniş QRS) ilk basamak tedavi her zaman senkronize DC kardiyoversiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Ritim analizi yapılması
EKG'de dar QRS (<0.12< 0.12 s), düzenli taşikardi saptanması (SVT ile uyumlu).
Tedavi algoritmasını belirlemek için ritmin kökenini (supraventriküler vs ventriküler) anlamak gerekir.
2
Hemodinamik stabilite değerlendirmesi
Hipotansiyon (82/5482/54 mmHg), konfüzyon ve akut sol kalp yetmezliği bulguları (raller) saptanması.
Anstabilite kriterleri (şok bulguları, hipotansiyon, bilinç değişikliği, göğüs ağrısı, kalp yetmezliği) elektriksel tedavinin önceliğini belirler.
3
Tedavi seçimi
Anstabilite varlığı nedeniyle derhal elektriksel senkronize kardiyoversiyon uygulanması.
Anstabil taşikardilerde farmakolojik ajanlar etkisiz kalabileceği veya durumu kötüleştirebileceği için senkronize şok altın standarttır.

Anahtar Kavram

Taşikardi yönetiminde hemodinamik stabilite tayini ve anstabil hastalarda elektriksel tedavinin önceliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 399Soru

64 yaşında kadın hasta, alt ekstremitelerde ödem ve karında gerginlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede boyun venleri dolgun izleniyor ve inspiryumla venöz dolgunluğun arttığı (Kussmaul belirtisi) saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlığı ve sistolik fonksiyonları (EF %55) normal olarak değerlendiriliyor ancak her iki atriyumda belirgin genişleme izleniyor. Perikard kalınlığı normal ölçülüyor. Ayırıcı tanı amacıyla yapılan kalp kateterizasyonunda aşağıdaki basınç değerleri elde ediliyor:

* Sağ atriyum basıncı: 17 mmHg
* Sağ ventrikül diyastol sonu basıncı (RVEDP): 17 mmHg
* Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWP): 25 mmHg
* Pulmoner arter sistolik basıncı (PASP): 62 mmHg
* Solunumla ventriküler basınçlarda eş yönlü (konkordan) değişim

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Restriktif kardiyomiyopati

Cevap

Restriktif kardiyomiyopati
Bu hastada restriktif kardiyomiyopati (RKM) ile konstriktif perikardit (KP) ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Her ikisi de normal EF, normal duvar kalınlığı ve diyastolik kalp yetersizliği bulguları (Kussmaul, ödem) ile gelir. Tanıyı koyduran temel farklar hemodinamik verilerdir. 1) Diyastolik Basınç Farkı: KP'de dört boşluk basıncı eşitlenir (RVEDP ile PCWP farkı < 5 mmHg). RKM'de ise PCWP, RVEDP'den belirgin yüksektir (Hastada fark 8 mmHg). 2) Pulmoner Basınç: KP'de PASP genellikle < 50 mmHg iken, RKM'de sıklıkla > 50 mmHg'dir (Hastada 62 mmHg). 3) Ventriküler Etkileşim: KP'de ventriküler interdependans (bağımlılık) nedeniyle basınçlar solunumla zıt (diskordan) değişirken, RKM'de eş yönlü (konkordan) değişir. Tüm bu veriler restriktif kardiyomiyopatiyi işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve ekokardiyografi bulgularını değerlendir.
Sağ kalp yetersizliği bulguları (ödem, asit, Kussmaul) var. EF normal, duvar kalınlığı normal, atriyumlar geniş. Bu tablo hem konstriktif perikardit (KP) hem de restriktif kardiyomiyopati (RKM) ile uyumludur.
Ayırıcı tanı KP ve RKM arasında yapılmalıdır.
2
Kateterizasyon basınç farklarını (LVEDP - RVEDP) analiz et.
PCWP (sol taraf doluş basıncı göstergesi) 25 mmHg, RVEDP 17 mmHg. Fark 8 mmHg (> 5 mmHg).
KP'de perikardiyel kısıtlama nedeniyle basınçlar eşitlenir (fark < 5 mmHg). RKM'de ise sol taraf basınçları genellikle sağdan belirgin yüksektir. Bu bulgu RKM'yi destekler.
3
Pulmoner arter basıncını değerlendir.
PASP 62 mmHg (> 50 mmHg).
KP'de PASP genellikle < 50 mmHg'dir. RKM'de ise parankimal veya vasküler etkilenme nedeniyle > 50 mmHg olabilir. Bu bulgu RKM'yi destekler.
4
Solunumla ventriküler etkileşimi kontrol et.
Eş yönlü (konkordan) değişim var.
KP'de ventriküler bağımlılık artmıştır (diskordan değişim). RKM'de ise intratorasik basınç değişimleri kalp boşluklarına iletildiği için değişimler eş yönlüdür. Bu da RKM'yi doğrular.

Anahtar Kavram

Restriktif Kardiyomiyopati ile Konstriktif Perikardit Ayırıcı Tanısı
Soru 400Soru

24 yaşında erkek hasta, spor salonunda egzersiz yaparken aniden başlayan çarpıntı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın bilinen bir ek hastalığı veya ilaç kullanım öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede genel durumu iyi, bilinci açık, kan basıncı 115/70 mmHg ve nabız 170/dk ritmik olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S1 ve S2 doğal, ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de; düzenli taşikardi, QRS süresi 130 msn, V1 derivasyonunda rsR' paterni (sağ dal bloğu morfolojisi) ve ekstremite derivasyonlarında sol aks sapması (süperiyor aks) izleniyor. Vagal manevralara ve intravenöz adenozin uygulamasına yanıt alınamıyor.

Bu hasta için en uygun farmakolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz verapamil

Cevap

İntravenöz verapamil uygulanması
Vaka, klasik 'İdiyopatik Sol Arka Fasiküler Ventriküler Taşikardi' (Belhassen VT) tablosunu tarif etmektedir. Bu tablo tipik olarak yapısal kalp hastalığı olmayan genç erkeklerde görülür (20-40 yaş). EKG'de Sağ Dal Bloğu (RBBB) ve Sol Aks Sapması görülmesi karakteristiktir. Bu taşikardinin mekanizması kalsiyuma duyarlı bir re-entry halkasıdır, bu nedenle ilk basamak tedavi intravenöz verapamildir. Adenozine ve vagal manevralara genellikle yanıt vermez (veya çok kısa süreli yanıt verir), bu da ayırıcı tanıda aberan iletili SVT'den uzaklaşmayı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve hemodinamik durumunu değerlendir
Genç, bilinen hastalığı olmayan, hemodinamik olarak stabil (KB 115/70) bir hasta.
Tedavi seçiminde (elektriksel vs medikal) stabilitenin belirlenmesi esastır.
2
EKG bulgularını analiz et
Geniş QRS (130ms), Sağ Dal Bloğu (RBBB) morfolojisi ve Sol Aks Sapması.
Bu spesifik EKG paterni tanıyı yönlendirir.
3
Tanıyı koy
İdiyopatik Sol Arka Fasiküler Ventriküler Taşikardi (Belhassen VT).
Genç sağlıklı bireylerde görülen, RBBB + Sol Aks sapması ile karakterize ve adenozine dirençli ancak verapamile duyarlı spesifik bir VT türüdür.
4
Uygun tedaviyi seç
İntravenöz verapamil.
Bu taşikardi türü kalsiyum kanal blokörlerine (verapamil) spesifik yanıt verir.

Anahtar Kavram

İdiyopatik Fasiküler VT (Belhassen VT)

İpuçları

1
Hastanın yaşına ve yapısal kalp hastalığı olmamasına dikkat ediniz. Bu durum 'idiyopatik' bir mekanizmayı düşündürmelidir.
2
EKG'deki RBBB ve Sol Aks sapması kombinasyonu, sol ventrikülün arka fasikülünden kaynaklanan bir ritim bozukluğuna işaret eder.
3
Bu spesifik ventriküler taşikardi türü 'Verapamile duyarlı VT' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Fasiküler VT ile Aberan iletili SVT arasındaki elektrokardiyografik ayrım kriterlerini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Eğer verapamil kontrendike ise veya yanıtsızsa, ikinci seçenek olarak intravenöz diltiazem veya amiodaron düşünülebilir.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 20 / 21Sonraki
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 20 | Examkin