Bakteriyoloji

394 soru

Soru 241Soru

Bakterilerin fagositozdan korunmasını sağlayan en önemli virülans faktörlerinden biri olan, çoğu bakteride polisakkarit yapıda iken *Bacillus anthracis*'te polipeptit (D-glutamik asit) yapıda bulunan hücresel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kapsül

Cevap

Bakterileri fagositozdan koruyan ve Bacillus anthracis'te polipeptit yapıda olan yapı kapsüldür.
Kapsül, bakterilerin fagositozdan kaçmasını sağlayan temel virülans faktörüdür. Bakterilerin büyük çoğunluğunda (örn. S. pneumoniae, H. influenzae) kapsül polisakkarit yapıdadır. Ancak, Bacillus anthracis kapsülü poli-D-glutamik asit (polipeptit) yapısındadır ve bu özelliği ile diğer tüm bakterilerden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Bakteriyel savunma yapılarını değerlendir.
Fagositoza karşı en etkili koruyucu yapının kapsül olduğu belirlenir.
Kapsül, bakterinin yüzeyindeki antijenleri maskeler ve negatif yükü sayesinde fagositer hücreleri iter.
2
Kimyasal yapı istisnasını kontrol et.
Çoğu bakteri kapsülü polisakkarit iken, Bacillus anthracis'in polipeptit (protein) yapıda kapsüle sahip olduğu teyit edilir.
Bu spesifik bilgi, patojenin tanınmasında ve sınav sorusu değerinde kritik bir ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel kapsülün işlevi ve Bacillus anthracis'teki protein yapılı kapsül istisnası.
Tahmini Süre:45s
Soru 242Soru

Bakterilerde antibiyotik direnç genlerinin bir DNADNA molekülünden diğerine (örneğin bir plazmidden kromozoma) yer değiştirmesini sağlayan ve halk arasında "sıçrayan genler" olarak da adlandırılan genetik elemanlar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transpozonlar

Cevap

Transpozonlar, DNA üzerinde bir bölgeden diğerine yer değiştirebilme (transpozisyon) yeteneğine sahip olan genetik elemanlardır.
Transpozonlar, belirli enzimler yardımıyla bir DNADNA bölgesinden kesilip başka bir bölgeye (veya kopyalanarak) yapışabilen genetik dizilerdir. Bu özellikleri nedeniyle "sıçrayan genler" olarak bilinirler ve çoklu ilaç direncinin yayılmasında anahtar rol oynarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan 'yer değiştirme' ve 'sıçrayan gen' özelliklerini analiz et.
Bu özellikler moleküler biyolojide transpozisyon olayını işaret eder.
Transpozonlar, özgül enzimler (transpozaz) aracılığıyla bir replikondan diğerine geçebilirler.
2
Seçenekler arasından bu fonksiyonu yerine getiren spesifik yapıyı belirle.
Transpozonlar doğru cevaptır.
Plazmidler veya fajlar gen taşıyıcısıdır ancak elemanın kendi başına sıçrama yeteneğini temsil etmezler.

Anahtar Kavram

Transpozonlar (Sıçrayan Genler)

İpuçları

1
Bu elemanlar tek başlarına çoğalamazlar, mutlaka bir konak DNA'ya (kromozom veya plazmid) ihtiyaç duyarlar.
2
İsimleri, Latince 'yer değiştirmek' anlamına gelen bir kökten türetilmiştir.
3
Barbara McClintock tarafından keşfedilen bu yapılar, genetik materyalin dinamik doğasını temsil eder.

Daha Fazla Pratik

Transpozonların daha karmaşık türleri olan integronların çoklu direnç kasetlerini nasıl topladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 243Soru

Ateş, ense sertliği ve baş ağrısı şikayetleriyle acil servise getirilen 20 yaşındaki bir hastanın beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) örneğinden yapılan Gram boyamada lökositler içerisinde Gram negatif diplokoklar görülmüştür. Yapılan biyokimyasal testlerde izole edilen bakterinin hem glukozu hem de maltozu fermente ettiği saptanmıştır. Bu tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Neisseria meningitidis

Cevap

Neisseria meningitidis
Neisseria meningitidis, menenjit tablosuna en sık neden olan Gram negatif diplokoktur. Laboratuvar tanısında oksidaz ve katalaz pozitif olmasıyla birlikte, hem glukozu hem de maltozu fermente etmesi (asit oluşturması) en tipik ayırt edici özelliğidir. Polisakkarit kapsülü, lipooligosakkarit (LOSLOS) yapısı ve IgA1IgA1 proteazı önemli virülans faktörleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Gram boyama ve morfolojinin değerlendirilmesi
Gram negatif diplokok (kahve çekirdeği görünümü)
Neisseria türleri ve Moraxella tipik olarak diplokok morfolojisi gösterir.
2
Şeker fermantasyon testlerinin yorumlanması
Glukoz (+) ve Maltoz (+)
Neisseria meningitidis (Meningitidis) hem glukozu hem maltozu fermente ederken, Neisseria gonorrhoeae (Gonorrhoeae) sadece glukozu fermente eder.
3
Klinik tablo ile mikrobiyolojik bulguların birleştirilmesi
En olası etken tanımlanır
Menenjit tablosu ve saptanan biyokimyasal özellikler Neisseria meningitidis ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Neisseria türlerinin şeker fermantasyon reaksiyonları ile ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 244Soru

Hayvancılıkla uğraşan ve son iki haftadır devam eden dalgalı ateş, gece terlemesi ve eklem ağrıları şikayeti olan bir hastadan izole edilen Gram negatif kokobasil yapısındaki etkenin, konak hücre içinde hayatta kalmak için kullandığı stratejiler incelenmektedir. Bu mikroorganizmanın fagositoz sonrası lizozomal füzyondan kaçarak granüllü endoplazmik retikulum (GERGER) membranları ile çevrili bir replikatif vakuol oluşturmasında ve bu vakuol içinde replikasyonu başlatmasında rol oynayan temel virülans düzeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip IV sekresyon sistemi (VirBVirB)

Cevap

Brucella türlerinin hücre içi replikasyonunu yöneten temel yapı Tip IV sekresyon sistemidir (VirB).
Brucella türleri zorunlu olmayan hücre içi patojenlerdir. Fagositozdan sonra fagozomun asidifikasyonu, bakterideki VirB operonunu (Tip IV sekresyon sistemi) indükler. Bu sistem aracılığıyla salgılanan efektör proteinler, fagozomun lizozomla birleşmesini önler ve vakuolün granüllü endoplazmik retikulum (GERGER) membranları ile füzyonunu sağlar. Böylece bakteri, sitoplazmada replikasyon yapabileceği güvenli bir alan oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hayvancılıkla uğraş öyküsü, dalgalı ateş ve gece terlemesi Brucella enfeksiyonunu (Bruselloz) işaret eder.
Etkenin zoonotik bir Gram negatif kokobasil olduğu doğrulanır.
2
Hücre içi patogenez mekanizmasını analiz et
Bakteri, fagozom içinde asidifikasyon sonrası aktive olan bir salgı sistemi kullanır.
Fagozomun lizozomla birleşmesini engelleyip granüllü endoplazmik retikulum (GERGER) ile birleşmesi gerekmektedir.
3
Spesifik virülans faktörünü belirle
Tip IV sekresyon sistemi (VirBVirB), bu süreçteki ana efektör taşıyıcıdır.
Brucella-containing vacuole (BCVBCV) oluşumu ve replikasyonun başlaması bu sistemin fonksiyonuna bağlıdır.

Anahtar Kavram

Brucella türlerinin Tip IV sekresyon sistemi (VirB) aracılığıyla hücre içi replikatif vakuol oluşturması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

Üniversite yurdunda kalan 20 yaşında bir erkek öğrenci; ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı ve ense sertliği ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenede gövde ve ekstremitelerde purpurik döküntüler saptanıyor. Kan ve BOS örneklerinin Thayer-Martin besiyerinde üretilmesi sonucunda oksidaz pozitif, glikoz ve maltozu fermente eden Gram negatif diplokoklar izole ediliyor. Hastanın mevcut "dörtlü konjuge aşı" (A, C, Y, W-135) ile aşılanmış olmasına rağmen bu tabloyla karşılaştığı belirleniyor. Bu hastada enfeksiyona neden olan serogrubun kapsüler polisakkarit antijeninin aşı üretiminde kullanılmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polisakkarit yapısının sialik asit polimerinden oluşması ve insan nöral hücre adezyon molekülleri (NCAM) ile benzerlik göstermesi

Cevap

Serogrup B kapsülünün sialik asit içermesi ve insan dokularındaki NCAM molekülleri ile yapısal benzerlik göstermesi nedeniyle aşı üretiminde tercih edilmez.
Neisseria meningitidis serogrup B'nin kapsül polisakkariti (sialik asit), insan vücudundaki nöral hücre adezyon molekülleri (NCAM) ile yapısal olarak aynıdır. Bu durum immün sistemin bu antijeni 'yabancı' olarak tanımasını engeller (immünotolerans) ve aşıyla antikor oluşturulması durumunda otoimmünite riski yaratır. Bu nedenle serogrup B'ye karşı geliştirilen modern aşılarda (Bexsero, Trumenba) kapsül yerine fHbp (faktör H bağlayan protein) gibi yüzey proteinleri kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Thayer-Martin'de üreme, oksidaz (+), glikoz ve maltoz fermentasyonu etkenin Neisseria meningitidis olduğunu kanıtlar.
Meningokokları gonokoklardan ayıran temel fark maltoz kullanımıdır.
2
Aşı geçmişi ile vaka arasındaki çelişkiyi belirle
Hasta dörtlü aşıya rağmen enfekte olduğuna göre etken Serogrup B'dir.
Standart konjuge aşılar A, C, Y ve W-135 serogruplarını kapsar, B'yi kapsamaz.
3
Serogrup B kapsülünün biyokimyasal yapısını hatırla
Serogrup B kapsülü alfa-2,8-bağlı N-asetilnöraminik asit (sialik asit) polimeridir.
Bu yapı insan fetal nöral hücre adezyon molekülleri (NCAM) ile özdeştir.

Anahtar Kavram

Neisseria meningitidis serogrup B kapsülünün 'molecular mimicry' (moleküler taklit) nedeniyle zayıf immünojenite göstermesi.

Daha Fazla Pratik

Meningokokların serogrup tayini kapsüle göre yapılırken, serotip tayininin hangi protein yapısına (Porin) göre yapıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 246Soru

Bakterilerde hücre duvarı sentezinin son aşaması olan ve peptidoglikan birimlerinin çapraz bağlanmasını (transpeptidasyon) sağlayan 'Penisilin Bağlayan Proteinler' (PBP), hücrenin hangi bölgesinde lokalize olarak görev yapmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik membran

Cevap

Penisilin Bağlayan Proteinler (PBP), bakterilerin sitoplazmik membranı üzerinde yer almaktadır.
Bakterilerde hücre duvarı sentezinin son ve kritik aşaması olan transpeptidasyon reaksiyonunu katalizleyen Penisilin Bağlayan Proteinler (PBP), sitoplazmik membranın dış yüzeyine gömülü halde bulunurlar. Bu yerleşim, onların peptidoglikan tabakasına erişimini ve zincirler arasında peptid köprüleri kurmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Peptidoglikan sentez basamaklarının hatırlanması
Sentezin sitoplazmada başladığı, membranda taşındığı ve dış yüzeyde tamamlandığı bilgisine ulaşıldı.
Enzimin yerini bulmak için biyokimyasal sürecin hangi aşamada olduğu bilinmelidir.
2
Transpeptidasyon (çapraz bağlanma) reaksiyonunun analiz edilmesi
Bu reaksiyonun hücre dışı ortamda veya periplazmada gerçekleştiği saptandı.
Çapraz bağlanma, hücre duvarının sağlamlığını veren son adımdır.
3
PBP enzimlerinin anatomik yerleşiminin belirlenmesi
PBP'lerin sitoplazmik membran üzerinde yerleşmiş transmembran proteinler olduğu sonucuna varıldı.
Beta-laktam antibiyotiklerin hedefleri olan bu enzimler membranın dış yüzeyinde yer alır.

Anahtar Kavram

Bakteri hücre duvarı (peptidoglikan) sentezinde görev alan Penisilin Bağlayan Proteinlerin (PBP) lokalizasyonu.

Daha Fazla Pratik

Penisilinlerin ve diğer beta-laktam antibiyotiklerin bu enzimlere bağlanarak hücre duvarı sentezini nasıl inhibe ettiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 247Soru

22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, bir uzak doğu restoranında "kızarmış pirinç" yedikten yaklaşık 22 saat sonra başlayan ani ve şiddetli bulantı-kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın ishali ve ateşi bulunmamaktadır. Semptomlar 2424 saat içinde tamamen düzeliyor. Laboratuvar incelemesinde pirinç örneğinde Gram pozitif, sporlu basiller ürediği bildiriliyor.

Bu klinik tablodan sorumlu olan bakteri ve toksini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bacillus cereus - Besin içinde önceden sentezlenmiş, ısıya dirençli toksin

Cevap

Bacillus cereus kaynaklı emetik tip besin zehirlenmesi, besin içinde önceden sentezlenmiş ısıya dirençli bir toksin (sereulid) tarafından oluşturulur.
Kızarmış pirinç tüketimi sonrası 161-6 saat gibi kısa bir sürede (bu vakada 22 saat) başlayan bulantı ve kusma tablosu, Bacillus cereus'un emetik tip besin zehirlenmesi için tipiktir. Bu tabloya, bakterinin gıdada (özellikle pirinçte) önceden sentezlediği ve ısıya dirençli olan sereulid adlı toksin neden olur. Isıya dirençli olması, pirincin yeniden ısıtılmasına rağmen toksinin aktif kalmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Kısa inkübasyon süresi (161-6 saat), baskın semptomun kusma olması ve pirinç tüketimi.
Bu kombinasyon klasik olarak Bacillus cereus emetik tip besin zehirlenmesini işaret eder.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerini belirleme
Pirinçte üreyen Gram pozitif, sporlu basil.
Bacillus cinsi sporlu ve Gram pozitif basillerden oluşur.
3
Toksin mekanizmasını eşleştirme
Emetik tipte toksin (sereulid) gıdada önceden sentezlenir ve 100C100^\circ C sıcaklığa 3030 dakika dirençlidir.
Kısa süre içinde semptom başlaması, toksinin vücut dışında hazır olduğunu (intoksikasyon) gösterir.

Anahtar Kavram

Bacillus cereus emetik tipi besin zehirlenmesi (intoksikasyon) özellikleri

Daha Fazla Pratik

Bacillus cereus'un emetik ve diyareik formlarının toksin yapılarını (sereulid vs. enterotoksin kompleksleri) ve etki mekanizmalarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 248Soru

Bakteri hücresinde protein sentezinden sorumlu olan ve sedimantasyon katsayısı 70S70S olan ribozomların küçük ve büyük alt birimleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 30S30S ve 50S50S

Cevap

Bakteriyel ribozomların küçük ve büyük alt birimleri sırasıyla 30S30S ve 50S50S şeklindedir.
Bakteri hücrelerinde bulunan ribozomlar 70S70S sedimantasyon katsayısına sahiptir. Bu yapı, 30S30S büyüklüğündeki küçük alt birim ile 50S50S büyüklüğündeki büyük alt birimin birleşmesiyle meydana gelir. Bu özellik, bakterileri ökaryotik konak hücrelerinden ayıran en temel farklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bakteriyel ribozomun toplam katsayısını belirleyin.
Prokaryotik (bakteriyel) ribozomlar 70S70S büyüklüğündedir.
Bakteri hücresinin temel yapısal özelliklerinden biridir.
2
Toplam 70S70S yapısını oluşturan alt birimleri ayrıştırın.
Küçük alt birim 30S30S, büyük alt birim 50S50S olarak belirlenir.
Sedimantasyon katsayıları toplamsal değildir, protein ve rRNA içeriğine göre belirlenir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel ribozom yapısı (70S=30S+50S70S = 30S + 50S)
Tahmini Süre:45s
Soru 249Soru

Bakterilerde şeker transportunda görev alan fosfoenolpiruvat-bağımlı fosfotransferaz sistemi (PEP-PTS) aracılığıyla gerçekleştirilen 'Grup Translokasyonu' mekanizması hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeker molekülü membran proteinleri aracılığıyla taşınırken eş zamanlı olarak fosforillenir ve bu sayede hücre içinden dışarı sızması engellenir.

Cevap

Şeker molekülünün membran proteinleri aracılığıyla taşınırken eş zamanlı olarak fosforillenmesi ve hücre içinde hapsedilmesi doğrudur.
Grup translokasyonu (özellikle PEP-PTS), bakterilerin şekerleri hücre içine alırken kimyasal olarak modifiye ettiği (genellikle fosforillediği) bir taşıma sistemidir. Bu süreçte enerji, fosfoenolpiruvattan (PEP) alınan fosfatın bir protein kaskadı (EI, HPr, EII) üzerinden şekere aktarılmasıyla sağlanır. Şekerin fosforillenmesi, onun hücre içinde hapsedilmesini sağlar ve metabolik olarak aktive olmasına (örn. glikolize girmesine) yardımcı olur.

Adım Adım Çözüm

1
PEP-PTS sisteminin enerji kaynağını belirle.
Sistem, yüksek enerjili fosfat bağı donörü olarak ATP yerine Fosfoenolpiruvat (PEP) molekülünü kullanır.
Grup translokasyonunu diğer aktif taşıma türlerinden ayıran temel metabolik fark budur.
2
Sistem bileşenlerinin işlevsel ayrımını analiz et.
Enzim I ve HPr sitoplazmik ve geneldir; Enzim II (EIIA, EIIB, EIIC) ise şekere özgüdür.
Hücrenin farklı karbon kaynaklarına yanıt verme yeteneği Enzim II kompleksinin çeşitliliğine dayanır.
3
Taşıma sırasındaki kimyasal değişimi ve sonucunu değerlendir.
Şeker içeri alınırken fosforillenir; oluşan yüklü şeker-fosfat molekülü membrandan geri sızamaz.
Bu mekanizma, şekerin hücre içinde birikmesini (konsantrasyon gradyanına karşı) ve metabolizmaya hazır hale gelmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Bakteriyel Grup Translokasyonu (PEP-PTS)
Soru 250Soru

2222 yaşında erkek hasta, boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde tonsillerde hiperemi ve eksüda saptanıyor. A grubu beta-hemolitik streptokok farenjiti tanısı konulan hastaya intramüsküler benzatin penisilin GG tedavisi planlanıyor. Bu antibiyotiğin bakterisidal etkisini gösterdiği temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peptidoglikan sentezinde çapraz bağ oluşumunun (transpeptidasyon) inhibisyonu

Cevap

Penisilinler, bakteriyel hücre duvarı sentezinde transpeptidasyon (çapraz bağ oluşumu) basamağını inhibe ederek etki gösterirler.
Doğru yanıt olan seçenek, penisilinlerin en temel ve klasik etki mekanizmasını tanımlamaktadır. Penisilinler, bakteri hücre duvarındaki peptidoglikan tabakasının dayanıklılığını sağlayan transpeptidasyon (çapraz bağ kurma) aşamasını, transpeptidaz enzimlerini (PBP) inhibe ederek durdururlar. Bu durum bakterinin ozmotik basınca dayanamayarak parçalanmasına (bakterisidal etki) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastaya reçete edilen ilacın (Penisilin) sınıfı ve temel hedefi belirlenir.
Benzatin penisilin GG, beta-laktam grubu bir antibiyotiktir ve hedefi bakteri hücre duvarıdır.
Penisilinlerin mikrobiyolojik etki spektrumu ve farmakodinamiği hücre duvarı sentezi üzerinedir.
2
Hücre duvarı sentezindeki spesifik etki basamağı analiz edilir.
Penisilinler, transpeptidaz enzimlerine (Penisilin Bağlayan Proteinler - PBP) geri dönüşümsüz bağlanır.
Beta-laktam halkası, yapısal olarak DAlaDAlaD-Ala-D-Ala peptidoglikan öncülüne benzer ve enzimi bloke eder.
3
Blokajın sonucunda bakteride meydana gelen değişiklik saptanır.
Peptidoglikan zincirleri arasında çapraz bağlar kurulamaz, hücre duvarı zayıflar ve ozmotik lizis ile bakteri ölür.
Çapraz bağlar hücre duvarının mekanik direncini sağlayan en kritik yapıdır.

Anahtar Kavram

Beta-laktam antibiyotiklerin (Penisilinler) transpeptidaz inhibisyonu yoluyla hücre duvarı sentezini engellemesi.
Soru 251Soru

Bakteri hücresinde sitoplazmik membranın iç yüzeyinde, hücre bölünmesi sırasında septum oluşumunun gerçekleşeceği bölgede halka şeklinde (Z-halkası) organize olarak bölünme sürecini başlatan ve ökaryotik hücrelerdeki tübülin proteini ile yapısal ve fonksiyonel benzerlik gösteren hücre iskeleti molekülü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FtsZ

Cevap

Bakteri hücre bölünmesinde septum yerini belirleyen ve tübülin homoloğu olan protein FtsZ'dir.
FtsZ proteini, hemen hemen tüm bakterilerde bulunan bir tübülin homoloğudur. Hücre bölünmesinin başlangıcında hücrenin ortasında halka şeklinde organize olarak (Z-halkası) diğer bölünme proteinlerini bu bölgeye çeker ve septum oluşumunu sağlar. GTPaz aktivitesine sahiptir ve bu sayede dinamik bir yapı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Bakteriyel hücre iskeleti proteinlerinin belirlenmesi
Bakterilerin de ökaryotlar gibi tübülin (FtsZ), aktin (MreB, ParM) ve ara filaman (Kresentin) benzeri proteinlere sahip olduğu saptandı.
Hücre şekli ve bölünmesi gibi temel süreçler bu spesifik proteinler tarafından yönetilir.
2
Hücre bölünmesi mekanizmasının incelenmesi
Bölünme sürecinin sitoplazmik membranda bir halka yapısı (Z-halkası) oluşumuyla başladığı görüldü.
Septum oluşumu için öncelikle bölünme düzleminin mekanik olarak işaretlenmesi gerekir.
3
Ökaryotik homologlarla eşleştirme yapılması
Tübülin proteini ile GTPaz aktivitesi ve polimerizasyon özellikleri açısından en yüksek benzerliği FtsZ proteininin gösterdiği doğrulandı.
FtsZ, Z-halkasını oluşturarak ökaryotlardaki mikrotübüllerin hücre bölünmesindeki rolüne benzer bir görev üstlenir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel hücre iskeleti ve FtsZ proteininin septum oluşumundaki rolü.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 252Soru

6262 yaşında immünsüpresif bir erkek hasta; ateş, öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer tomografisinde multipl nodüler infiltratlar saptanıyor. Hastanın klinik seyri sırasında gelişen nörolojik semptomlar üzerine çekilen beyin MRMR'ında multipl abseler izleniyor. Balgam örneğinin mikroskobik incelemesinde gram pozitif, dallanan filamanlı yapılar görülüyor. Bu örneğe uygulanan modifiye asid-fast (Erbilgin) boyamasında etkenin pembe-kırmızı renkte boyandığı (pozitif) gözleniyor. Bu infeksiyona neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katalaz ve üreaz aktiviteleri pozitiftir.

Cevap

Doğru seçenek katalaz ve üreaz aktivitelerinin pozitif olduğudur.
Klinik tabloda sunulan immünsüpresif hastadaki akciğer nodülleri ve beyin absesi birlikteliği, mikroskobide görülen gram pozitif dallanan flamanlar ve modifiye asid-fast (Erbilgin) boyama pozitifliği tipik olarak Nocardia spp. enfeksiyonunu (nokardiyoz) işaret eder. Nocardia türleri zorunlu aeroptur, katalaz üretirler ve çoğu patojen türü üreaz pozitiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikrobiyolojik verilerin analizi
Etkenin Gram pozitif, dallanan filamanlı ve modifiye asid-fast pozitif bir bakteri olduğu belirlendi.
İmmünsüpresif hastada akciğer ve beyin tutulumu (dissemine enfeksiyon) ile beraber bu morfolojik bulgular Nocardia spp. (özellikle N. asteroides kompleksi) için tipiktir.
2
Nocardia ve Actinomyces ayırıcı tanısı
Etkenin Nocardia olduğu kesinleşti.
Her iki bakteri de dallanan gram pozitif flamanlar oluşturur ancak modifiye asid-fast pozitifliği ve aerop üreme özelliği Nocardia'yı Actinomyces'ten (anaerop ve asid-fast negatif) ayırır.
3
Biyokimyasal özelliklerin değerlendirilmesi
Nocardia'nın katalaz ve üreaz pozitif olduğu doğrulandı.
Nocardia türleri metabolik olarak aeropur ve bu oksidatif enzimlere sahiptirler.

Anahtar Kavram

Nocardia ve Actinomyces'in ayırıcı tanısında modifiye asid-fast boyama ve oksijen gereksinimi temel kriterlerdir.
Soru 253Soru

Şiddetli solunum sıkıntısı, yüksek ateş ve akciğer grafisinde belirgin mediastinal genişleme saptanan bir hastanın kan kültüründe; kanlı agarda non-hemolitik, 'Medusa başı' görünümünde koloniler oluşturan, Gram pozitif sporlu basiller üremiştir. Yapılan laboratuvar incelemelerinde etkenin penisiline ve gama-fajına duyarlı olduğu saptanmıştır. Bu etkenin (BacillusBacillus anthracisanthracis) virülans faktörleri, genetiği ve aşı suşları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı aşı suşu olan Sterne suşu, pXO1pXO1 plazmidinden yoksun olduğu için kapsül sentezleyemeyen ve bu sayede virülansı azaltılmış bir suştur.

Cevap

Sterne aşı suşu, toksin üretiminden sorumlu olan pXO1pXO1 plazmidini içerir ancak kapsül sentezinden sorumlu olan pXO2pXO2 plazmidini içermez.
Sterne suşu, 1937 yılında geliştirilen ve kapsül sentezinden sorumlu olan pXO2pXO2 plazmidini kaybetmiş bir suştur. Bu suş toksin (pXO1pXO1) üretmeye devam eder ancak kapsül olmadığı için fagositoza karşı koyamaz ve atenüe kabul edilir. Seçenekte belirtilen 'pXO1pXO1 yokluğu nedeniyle kapsül sentezleyemez' ifadesi hem plazmidin ismi hem de fonksiyonel ilişkisi açısından hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Etkeni tanımlama
Klinik (mediastinal genişleme) ve laboratuvar (Medusa başı, non-hemolitik, penisilin duyarlılığı) bulguları etkenin BacillusBacillus anthracisanthracis olduğunu kanıtlar.
Doğru patogenez analizi için önce etkenin kesinleşmesi gerekir.
2
Genetik yapı analizi
Virülans için pXO1pXO1 (Toksin: PA, LF, EF) ve pXO2pXO2 (Kapsül) plazmidleri gereklidir.
Şarbon basilinin patojenitesi plazmid bağımlıdır.
3
Toxin mekanizması kontrolü
EF'nin adenilat siklaz, LF'nin çinko metalloproteaz olduğu doğrulanır.
Toksinlerin biyokimyasal özelliklerini ayırt etmek ileri düzey mikrobiyoloji bilgisidir.
4
Aşı suşlarını değerlendirme
Sterne suşunun pXO1+/pXO2pXO1+/pXO2- (toksijenik ama kapsülsüz) olduğu, Pasteur suşunun ise pXO1/pXO2+pXO1-/pXO2+ (toksinsiz ama kapsüllü) olduğu hatırlanır.
Aşı suşlarının genetik farkı, atenüasyon mekanizmasını anlamak için kritiktir.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis virülans plazmidleri ve aşı suşlarının genetik temeli

Daha Fazla Pratik

Şarbon ve Bacillus cereus arasındaki farkları (hareketlilik, hemoliz, inci dizisi testi) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 254Soru

3838 yaşında, bilinen mitral kapak prolapsusu öyküsü olan kadın hasta; 22 haftadır süregelen ateş ve yeni gelişen sistolik üfürüm nedeniyle başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide mitral kapakta vejetasyon saptanıyor. Kan kültürlerinin Gram boyamasında Gram pozitif koklar görülmesine rağmen, rutin kanlı agar besiyerlerinde ilk 4848 saatte koloni saptanamıyor. Ancak aynı besiyerine StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus suşu ile çizgi ekimi yapıldığında, bu çizginin çevresinde küçük kolonilerin (satellitizm) oluştuğu gözleniyor. Bu etkenin besiyerinde üreyebilmesi için gerekli olan temel besinsel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piridoksal

Cevap

Besinsel olarak varyant streptokokların (Abiotrophia ve Granulicatella) üremesi için zorunlu olan faktör piridoksaldır (Vitamin B6B_6).
Vakada tanımlanan etken, günümüzde Abiotrophia ve Granulicatella cinsleri altında sınıflandırılan 'Besinsel Olarak Varyant Streptokoklar'dır (NVS). Bu bakteriler, hasarlı kalp kapaklarındaki fibronektine bağlanma yetenekleri nedeniyle endokardite yol açarlar. Rutin kanlı agarda üreyemezler çünkü piridoksal (Vitamin B6B_6) sentezleyemezler. S.aureusS. aureus gibi bakteriler bu vitamini üreterek besiyerine saldıkları için, NVS'ler bu bakterilerin çevresinde küçük koloniler (satellitizm) oluşturarak üreyebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Mitral kapak prolapsusu olan bir hastada gelişen vejetasyon ve ateş, subakut bakteriyel endokardit tablosunu düşündürmektedir.
Hastanın klinik geçmişi ve yeni gelişen üfürüm enfektif endokardit için tipik bir senaryodur.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Gram boyamada Gram pozitif kok görülmesine rağmen rutin besiyerinde üreme olmaması ve S.aureusS. aureus çevresinde satellitizm görülmesi, 'Besinsel Olarak Varyant Streptokok' (NVS) varlığına işaret eder.
NVS'ler (Abiotrophia ve Granulicatella), vitamin B6B_6 sentezleyemedikleri için bu vitamini sağlayan diğer bakterilerin çevresinde üreyebilirler.
3
Eksik faktörün belirlenmesi
NVS türlerinin üremesi için besiyerine piridoksal (Vitamin B6B_6) eklenmesi gerektiği sonucuna varılır.
Piridoksal, bu bakterilerin metabolizması için esansiyel bir kofaktördür.

Anahtar Kavram

Besinsel olarak varyant streptokokların (NVS) identifikasyonu ve piridoksal bağımlılığı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 255Soru

Yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve çoklu ilaç dirençli *Klebsiella pneumoniae* suşuna bağlı ventilatörle ilişkili pnömoni tanısı alan bir hastanın tedavisinde son seçenek olarak kolistin (polimiksin E) tercih edilmiştir. Ancak yapılan duyarlılık testlerinde bakterinin kolistine dirençli olduğu ve bu direncin plazmid aracılı mcr1mcr-1 geni ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu bakteride saptanan direnç mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipid A yapısına fosfoetanolamin eklenerek negatif yükün azaltılması

Cevap

Direnç mekanizması, Lipid A yapısına fosfoetanolamin eklenerek bakterinin dış membranındaki negatif yükün azaltılmasıdır.
Kolistin (Polimiksin E) pozitif yüklü bir peptiddir ve Gram-negatif bakterilerin dış membranındaki negatif yüklü Lipid A'ya bağlanarak etkisini gösterir. Plazmid aracılı mcr1mcr-1 direnç geni, Lipid A yapısına fosfoetanolamin ekleyen bir enzimi kodlar. Bu modifikasyon sonucunda Lipid A'nın negatif yükü azalır, kolistin bakteriye bağlanamaz ve direnç gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolistin (Polimiksin E) ilacının etki hedefinin belirlenmesi
Kolistin, pozitif yüklü bir moleküldür ve Gram negatif bakterilerin dış membranındaki negatif yüklü Lipopolisakkarit (LPS) yapısına (özellikle Lipid A kısmına) bağlanır.
İlacın bakterisidal etkisi, membran bütünlüğünü bozarak gerçekleşir.
2
mcr-1 geni tarafından kodlanan enzimin işlevinin analiz edilmesi
mcr-1 geni, bir fosfoetanolamin transferaz enzimini kodlar.
Bu enzim, Lipid A molekülüne pozitif yüklü bir fosfoetanolamin grubu ekler.
3
Direnç oluşum mekanizmasının sonuçlandırılması
Lipid A'nın negatif yükü azalır (veya nötralize olur), bu da pozitif yüklü kolistin moleküllerinin bakteriye bağlanmasını engeller.
Elektrostatik etkileşimin azalması ilaca karşı yüksek düzeyli direnç oluşturur.

Anahtar Kavram

Polimiksin (Kolistin) direnci ve mcr-1 aracılı Lipid A modifikasyonu

Daha Fazla Pratik

Vankomisin dirençli enterokoklarda (VRE) görülen D-Ala-D-Lac değişikliği ile kolistin direncindeki Lipid A modifikasyonunu karşılaştırmak direnç mantığını pekiştirebilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 256Soru

Gram-negatif bakterilerin hücre duvarı mimarisinde, dış membranın peptidoglikan tabakasına sıkıca tutunmasını sağlayarak yapısal bütünlüğü koruyan, bir ucuyla dış membranın iç yaprağındaki fosfolipidlere kovalent bağlıyken diğer ucuyla murein tabakasındaki diaminopimelik asit (DAPDAP) birimlerine çapraz bağlarla tutunan ve sayıca hücredeki en bol protein olan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Braun lipoproteini

Cevap

Braun lipoproteini (murein lipoproteini)
Braun lipoproteini (murein lipoproteini), Gram-negatif bakterilerin dış membranını alttaki ince peptidoglikan tabakasına bağlayarak hücre duvarı bütünlüğünü sağlayan en kritik yapısal proteindir. Sayıca hücredeki en bol bulunan protein olup, dış membranın iç yaprağındaki lipidlere kovalent olarak bağlıyken, peptidoglikandaki diaminopimelik asit (DAPDAP) kalıntılarına çapraz bağlarla tutunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı tipini belirle
Dış membran ve peptidoglikan arasındaki bağlantı sorulduğu için hedef Gram-negatif bakteridir.
Dış membran sadece Gram-negatif bakterilerde bulunur.
2
Yapısal bağlantı proteinini tanımla
Dış membranın iç yaprağını murein (peptidoglikan) tabakasına kovalent olarak bağlayan spesifik proteini hatırla.
Braun lipoproteini, bu iki tabaka arasındaki mekanik stabilizasyonu sağlayan en bol proteindir.
3
Biyokimyasal bağın konumunu doğrula
Proteinin peptidoglikan tarafında diaminopimelik asit (DAPDAP) ile bağ kurduğunu teyit et.
Braun lipoproteini, peptidoglikanın tetrapeptid zincirindeki 3. pozisyondaki DAPDAP kalıntısına bağlanır.

Anahtar Kavram

Gram-negatif dış membran stabilizasyonu ve Braun lipoproteini
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 257Soru

5555 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan bir hasta, kateter ilişkili metisiline dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) bakteremisi tanısıyla vankomisin tedavisine alınmıştır. Tedavinin 4.4. haftasında hastanın klinik tablosunun düzelmemesi üzerine alınan kontrol kan kültürlerinde üreyen *S. aureus* suşunun vankomisin minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) 8μg/mL8 \mu g/mL olarak saptanmıştır. Bu suşun vankomisine karşı geliştirdiği dirençte rol oynayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarı sentezinin artması ve peptidoglikan tabakasının kalınlaşması sonucu ilacın 'tuzaklanması'

Cevap

Hücre duvarı sentezinin artması ve peptidoglikan tabakasının kalınlaşması sonucu ilacın 'tuzaklanması' (trapping)
Hücre duvarı sentezinin artması ve peptidoglikan tabakasının kalınlaşması sonucu ilacın 'tuzaklanması' (trapping) mekanizması, VISA suşlarının karakteristik özelliğidir. Bu suşlarda hücre duvarı normalden çok daha kalındır ve vankomisin molekülleri bu yoğun peptidoglikan tabakası içindeki D-Ala-D-Ala bölgelerine tutularak asıl etki yeri olan sitoplazmik membran seviyesindeki sentez bölgesine ulaşamazlar. Vakadaki 8μg/mL8 \mu g/mL MİK değeri ve uzun süreli (4 hafta) vankomisin maruziyeti bu direnç tipini klinik olarak doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
İzolatın vankomisin MİK değerini (8μg/mL8 \mu g/mL) ve klinik öyküyü değerlendir.
MİK değerinin 48μg/mL4-8 \mu g/mL aralığında olması ve uzun süreli vankomisin kullanımı, izolatın VISA (Vankomisin-orta duyarlı *S. aureus*) kategorisinde olduğunu gösterir.
Tam vankomisin direnci (VRSA) için genellikle 16μg/mL16 \mu g/mL ve üzeri değerler beklenir.
2
VISA suşlarının patofizyolojik mekanizmasını analiz et.
Bu suşlarda hücre duvarı peptidoglikan sentezi kümülatif kromozomal mutasyonlar sonucu artmış ve peptidoglikan tabakası aşırı kalınlaşmıştır.
Kalınlaşan duvardaki serbest D-Ala-D-Ala uçları vankomisini dış kısımlarda 'tuzaklar' (trapping) ve ilacın asıl hedefi olan sitoplazmik membrana ulaşmasını engeller.

Anahtar Kavram

Vankomisin-orta duyarlı Staphylococcus aureus (VISA) direnç mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

Bakteri hücre duvarının lizozim gibi litik enzimler veya peptidoglikan sentezini inhibe eden antibiyotiklerle muamele edilmesi sonucu ortaya çıkan, hücre duvarı eksik formlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sferoplastlar, Gram-negatif bakterilerin peptidoglikan tabakası uzaklaştırılsa dahi dış membran yapısının korunduğu formlardır.

Cevap

Sferoplastlar, Gram-negatif bakterilerin peptidoglikan tabakasının uzaklaştırılmasına rağmen dış membran yapısının korunduğu formlardır.
Gram-negatif bakterilerde hücre duvarı peptidoglikan ve dış membrandan oluşur. Lizozim veya penisilin gibi ajanlarla peptidoglikan tabakası uzaklaştırıldığında, dış membran yapısı (lipopolisakkarit ve proteinleri içeren tabaka) korunmaya devam eder. Bu iki membranlı yapıya sferoplast denir. Gram-pozitiflerde ise dış membran olmadığı için duvar uzaklaştırılınca geriye sadece sitoplazmik membran kalır (protoplast).

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı eksik formların tanımını hatırla.
Protoplast (Gram-pozitif kaynaklı) ve Sferoplast (Gram-negatif kaynaklı) ayrımı yapılır.
Gram-negatiflerin hücre duvarı mimarisinde Gram-pozitiflerden farklı olarak bir dış membran bulunur.
2
Dış membranın bu formlardaki durumunu analiz et.
Peptidoglikan tabakası sindirildiğinde Gram-negatiflerde dış membran yapısı dökülmez, içerideki sitoplazmik membranla birlikte kalır.
Bu durum yapısal olarak 'sferoplast' teriminin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Bakteri hücre duvarı eksik formları (Protoplast vs Sferoplast)

Daha Fazla Pratik

Bakteri kamçısının Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilerdeki bazal gövde (halka) sayıları arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 259Soru

2323 yaşında kadın hasta, suprapubik ağrı ve dizüri şikayetleriyle başvuruyor. İdrar kültüründe beyaz renkli, hemoliz yapmayan koloniler oluşturan, katalaz pozitif ve koagülaz negatif Gram pozitif koklar ürüyor. Bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç kadınlarda toplum kaynaklı üriner sistem enfeksiyonlarında EscherichiaEscherichia colicoli'den sonra ikinci en sık etkendir.

Cevap

Staphylococcus saprophyticus, genç kadınlarda toplum kaynaklı üriner enfeksiyonlarda Escherichia coli'den sonra ikinci en sık etkendir.
Vakada tanımlanan mikroorganizma, genç kadınlarda üriner sistem enfeksiyonuna yol açan katalaz pozitif, koagülaz negatif bir stafilokok olan Staphylococcus saprophyticus'tur. Bu bakteri, genç kadınlarda toplum kaynaklı İYE'lerde Escherichia coli'den sonra en sık saptanan ikinci etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Genç kadın hasta, İYE semptomları ve katalaz (+), koagülaz (-) Gram pozitif kok (KNS) izolasyonu.
Genç kadınlarda İYE etkeni olan en önemli KNS, Staphylococcus saprophyticus'tur.
2
S. saprophyticus'un temel ayırıcı özelliklerini hatırla.
Novobiyosine dirençli, üreaz pozitif, modifiye oksidaz negatif.
KNS'lerin kendi aralarında ve Micrococcus'tan ayrımı bu testlerle yapılır.
3
Epidemiyolojik veriyi doğrula.
S. saprophyticus, bu demografik grupta E. coli'den sonraki en sık etkendir.
TUS sınavlarında sıkça sorgulanan klasik bir epidemiyolojik bilgidir.

Anahtar Kavram

Staphylococcus saprophyticus'un klinik önemi ve biyokimyasal ayrımı (Novobiyosin direnci).

Daha Fazla Pratik

Koagülaz negatif stafilokoklar arasında yer alan ve ürettiği güçlü biyofilm tabakasıyla protez enfeksiyonlarından sorumlu olan Staphylococcus epidermidis'in özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 260Soru

4545 yaşında bir erkek hasta, vankomisine dirençli *Enterococcus faecium* (VRE) kaynaklı kronik osteomiyelit nedeniyle linezolid tedavisi almaktadır. Tedavinin 3.3. haftasında klinik yanıtın azalması üzerine yapılan kontrolde izole edilen suşun linezolid için MİK değeri 1616 μg/mL\mu g/mL (dirençli) olarak saptanmıştır. Yapılan moleküler incelemede bu direncin plazmid aracılı olduğu ve suşun aynı zamanda kloramfenikol ile klindamisine de direnç kazandığı belirlenmiştir.

Bu hastada saptanan direnç mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 23S23S rRNArRNA’nın metilasyonu

Cevap

Vakada tanımlanan plazmid aracılı ve kloramfenikol/klindamisin ile çapraz direnç gösteren mekanizma 23S rRNA'nın metilasyonudur.
Vakada belirtilen plazmid aracılı direnç ve kloramfenikol/klindamisin ile gözlenen çapraz direnç tablosu, cfrcfr geni tarafından kodlanan metiltransferaz enziminin 23S23S rRNArRNA’yı metillemesi sonucu oluşur. Bu durum PhLOPS_A (Fenikol, Linkozamid, Oksazolidinon, Pleuromutilin, Streptogramin A) direnç fenotipi olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Direnç profilini ve genetik temeli analiz etme
Linezolid direncinin plazmid aracılı olduğu ve kloramfenikol/klindamisin direncini de kapsadığı saptanmıştır.
Linezolide karşı iki temel direnç mekanizması vardır: Kromozomal nokta mutasyonları ve plazmid aracılı metilasyon.
2
PhLOPS_A fenotipini tanıma
Plazmid aracılı cfrcfr (chloramphenicol-florfenicol resistance) geni tanımlanmıştır.
Bu gen; Fenikoller, Linkozamidler, Oksazolidinonlar (linezolid), Pleuromutilinler ve Streptogramin A grubuna karşı ortak direnç oluşturur.
3
Spesifik moleküler mekanizmayı belirleme
23S23S rRNArRNA’nın A2503A2503 pozisyonunun metillenmesi.
cfrcfr geni bir metiltransferaz kodlayarak ribozomal hedefi modifiye eder.

Anahtar Kavram

Linezolid direnç mekanizmaları arasındaki farklar (nokta mutasyonu vs. cfr geni aracılı metilasyon).

Daha Fazla Pratik

Stafilokoklarda görülen 'mLSB' tipi direnç ile 'cfr' tipi direncin ribozomal hedef modifikasyonları açısından farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 20Sonraki
Bakteriyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin