Endokrinoloji ve Metabolizma

491 soru

Soru 301Soru

1818 aylık bir erkek çocuk; belirgin büyüme geriliği, karın şişliği ve yürümede gecikme şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve ağırlık 3.3. persentilin altında saptanmış, batında masif hepatomegali tespit edilmiştir. Ayrıca el bileklerinde genişleme ve raşitizm (rikets) ile uyumlu radyolojik bulgular mevcuttur. Laboratuvar tetkiklerinde; açlık kan şekeri 4545 mg/dL (hipoglisemi), yemekten 22 saat sonra kan şekeri 210210 mg/dL (hiperglisemi), idrar incelemesinde ise belirgin glukozüri, jeneralize aminoasidüri ve hiperfosfatüri saptanmıştır. Bu klinik tabloda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi-Bickel sendromu

Cevap

Fanconi-Bickel sendromu; masif hepatomegali, renal Fanconi sendromu (glukozüri, aminoasidüri, fosfatüri) ve karakteristik glukoz intoleransı (açlık hipoglisemisi ile post-prandial hiperglisemi) birlikteliği ile tanınır.
Vakada tarif edilen masif hepatomegali, renal Fanconi sendromu (glukozüri, aminoasidüri, fosfatüri) ve glukoz intoleransı (açlık hipoglisemisi ile yemek sonrası hiperglisemi) Fanconi-Bickel sendromu için patognomoniktir. Bu hastalıkta karaciğer, pankreas, barsak ve böbrekte bulunan GLUT2 glukoz taşıyıcı proteininde defekt vardır. GLUT2 eksikliği nedeniyle karaciğer açlıkta glukoz salgılayamaz (hipoglisemi) ve toklukta glukozu içeri alamaz (hiperglisemi). Böbrekte ise proksimal tübüllerde glukoz ve diğer maddelerin reabsorbsiyonu bozulur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın belirlenmesi
Hepatomegali + Renal Fanconi Sendromu + Glukoz İntoleransı
Vakada büyüme geriliği ve hepatomegaliye eşlik eden glukozüri/aminoasidüri (böbrek) ve hipo/hiperglisemi (metabolik) bulguları mevcuttur.
2
Glukoz profilinin analizi
Açlık hipoglisemisi ve tokluk hiperglisemisi
GLUT2 proteini hem karaciğerden glukoz çıkışını (açlıkta) hem de karaciğere glukoz girişini (toklukta) sağladığı için eksikliğinde bu paradoksal tablo oluşur.
3
Renal ve kemik bulgularının ilişkilendirilmesi
Hipofosfatemik rikets
Proksimal tübül hasarı (Fanconi) sonucu gelişen fosfat kaçağı, çocukta belirgin rikets bulgularına yol açar.

Anahtar Kavram

Fanconi-Bickel sendromu (GLUT2 eksikliği), glukojenin hem depolanmasını hem de kullanımını bozan, beraberinde proksimal tübül disfonksiyonu yapan nadir bir karbonhidrat metabolizma bozukluğudur.
Soru 302Soru

44 yaşında bir kız çocuk, belirgin bacak eğriliği ve büyüme geriliği nedeniyle pediatrik endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde göğüs kafesinde "raşitik rozari" ve el bileklerinde belirgin genişleme saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum kalsiyumu 9.49.4 mg/dLmg/dL (N: 8.810.88.8-10.8), fosforu 2.12.1 mg/dLmg/dL (N: 3.55.53.5-5.5), alkalen fosfatazı (ALPALP) 12501250 U/LU/L (N: <300<300), paratiroid hormonu (PTHPTH) 1212 pg/mLpg/mL (N: 106510-65), 25(OH)25(OH) vitamin D seviyesi 3535 ng/mLng/mL ve 1,25(OH)21,25(OH)_2 vitamin D seviyesi 115115 pg/mLpg/mL (N: 206020-60) olarak bulunuyor. İdrar analizinde ise kalsiyum/kreatinin oranı 0.550.55 (N: <0.2<0.2) saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herediter hiperkalsiürili hipofosfatemik raşitizm

Cevap

Herediter hiperkalsiürili hipofosfatemik raşitizm (HHRH), sunulan klinik tablodaki yüksek 1,25(OH)₂D ve hiperkalsiüri bulgularını açıklayan en olası tanıdır.
Herediter hiperkalsiürili hipofosfatemik raşitizm (HHRH), SLC34A3 genindeki mutasyonlar sonucu sodyum-fosfat kotransporter (NaPi-IIc) bozukluğu ile karakterizedir. Bu durumda renal fosfat kaybı doğrudan 1-alfa hidroksilaz enzimini uyararak 1,25(OH)₂D seviyesini yükseltir. Artan 1,25(OH)₂D bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırır, bu da PTH sentezini baskılar. Baskılanmış PTH ve yüksek kalsiyum emilimi, idrarla kalsiyum atılımının (hiperkalsiüri) artmasına neden olur. Bu biyokimyasal üçlü (düşük P, yüksek 1,25D, hiperkalsiüri) HHRH için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Serum kalsiyum ve fosfor değerlerini analiz et.
Normal kalsiyum ve belirgin düşük fosfor seviyesi.
Hastada renal fosfat kaybına bağlı bir raşitizm tablosu (hipofosfatemik raşitizm) olduğunu gösterir.
2
Paratiroid hormonu (PTH) seviyesini değerlendir.
PTH'nin düşük-normal (baskılanmış) olması.
Nutrisyonel raşitizm veya Vitamin D bağımlı raşitizm türlerinde görülen sekonder hiperparatiroidiyi dışlar.
3
1,25(OH)₂D ve idrar kalsiyum seviyelerini yorumla.
Çok yüksek 1,25(OH)₂D seviyesi ve belirgin hiperkalsiüri.
Primer renal fosfat kaçağının 1-alfa hidroksilazı doğrudan uyarması HHRH'nin patognomonik özelliğidir; yüksek 1,25(OH)₂D bağırsaktan kalsiyum emilimini artırarak PTH'yi baskılar ve hiperkalsiüriye neden olur.

Anahtar Kavram

HHRH'yi XLH'den ayıran en kritik parametreler yüksek 1,25(OH)₂D seviyesi ve eşlik eden hiperkalsiüridir.

Daha Fazla Pratik

FGF23 aracılı (XLH, TIO) ve FGF23 aracılı olmayan (HHRH) hipofosfatemik raşitizm türlerinin 1,25(OH)₂D ve idrar kalsiyumu üzerindeki zıt etkilerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 303Soru

55 günlük bir erkek bebek; doğumdan sonraki ilk 33 gün sorunsuz beslenirken, son 4848 saattir gelişen fışkırır tarzda kusma, beslenmeyi reddetme ve letarji nedeniyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde derin dehidratasyon bulguları, hipotoni ve Kussmaul solunumu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; pH: 7.107.10, pCO2pCO_2: 2020 mmHg, HCO3HCO_3: 88 mEq/L, Na: 140140 mEq/L, Cl: 102102 mEq/L, plazma amonyak düzeyi: 520520 μmol/L\mu mol/L (N<8080), kan şekeri: 4242 mg/dL ve idrarda keton: (++++)(++++) olarak saptanıyor. Tam kan sayımında lökopeni (2800/mm32800/mm^3) ve trombositopeni (65.000/mm365.000/mm^3) izleniyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metilmalonik asidemi

Cevap

Metilmalonik asidemi
Metilmalonik asidemi (veya propiyonik asidemi), propiyonil-KoA'nın metabolize edilememesi sonucu anyon açıklıklı metabolik asidoz, hiperamonyemi (CPS-1 inhibisyonu nedeniyle), ketozis ve kemik iliği supresyonu (pansitopeni) ile karakterizedir. Sunulan vakadaki tüm laboratuvar verileri (AG: 30, Keton: ++++, Amonyak: 520, Pansitopeni) bu tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın anyon açığını hesapla.
AnyonAc\cıg˘ı=Na(Cl+HCO3)=140(102+8)=30Anyon Açığı = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (102 + 8) = 30 mEq/L. Normal değer: 12±212 \pm 2.
Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz varlığını doğrulamak için.
2
Hiperamonyemi ve ketozis varlığını değerlendir.
Amonyak: 520520 μmol/L\mu mol/L (Çok yüksek), Keton: (++++)(++++) (Pozitif).
Organik asidemiler ile üre döngüsü bozukluklarını ayırt etmek için (UDB'de keton negatiftir).
3
Hematolojik bulguları analiz et.
Lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni) saptandı.
Organik asidemiler (Propionik, Metilmalonik, İzovalerik asidemi) kemik iliğini baskılayarak pansitopeniye yol açar.

Anahtar Kavram

Organik asidemilerde anyon açıklıklı metabolik asidoz, hiperamonyemi, ketoz ve pansitopeni birlikteliği.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 304Soru

44 yaşında bir kız çocuk; belirgin karın şişliği, bacak ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde ileri derecede splenomegali ve hafif hepatomegali saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 9,29,2 g/dL, trombosit sayısı 85.000/mm385.000/mm^3 ve serum asit fosfataz düzeyi yüksek olarak bulunmuştur. Hastanın kemik iliği aspirasyonunda, sitoplazması "buruşturulmuş kağıt" (crinkled paper) görünümünde, ekzantrik yerleşimli küçük nukleusu olan bol miktarda makrofaj izlenmiştir. Bu hastada en olası tanı için eksik olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glukoserebrosidaz

Cevap

Glukoserebrosidaz (Asit β\beta-glukozidaz) enzim eksikliği Gaucher hastalığına yol açar.
Hastada saptanan splenomegali, pansitopeni, kemik ağrısı ve özellikle kemik iliğinde görülen "buruşturulmuş kağıt" görünümündeki hücreler Gaucher hastalığı için tipiktir. Bu hastalıkta glukoserebrosidaz (asit β\beta-glukozidaz) enzimi eksiktir ve buna bağlı olarak glukoserebrosid birikir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Splenomegali, anemi, trombositopeni ve kemik ağrısı bir depo hastalığını düşündürür.
Bu bulgular Gaucher Tip 1 için tipik bir prezantasyondur.
2
Patognomonik hücre bulgusunu tanımla.
"Buruşturulmuş kağıt" görünümü Gaucher hücresini işaret eder.
Gaucher hücreleri, biriken glukoserebrosid nedeniyle striat (çizgili) sitoplazmalı makrofajlardır.
3
Hücre tipini enzimle eşleştir.
Gaucher hücreleri = Glukoserebrosidaz eksikliği.
Glukoserebrosidaz (asit β\beta-glukozidaz) enzimi, glukoserebrosidi glukoz ve seramide parçalar; eksikliğinde madde lizozomlarda birikir.

Anahtar Kavram

Gaucher hastalığı, lizozomal bir enzim olan glukoserebrosidaz eksikliği sonucu oluşan, en sık görülen lizozomal depo hastalığıdır.

Daha Fazla Pratik

Gaucher hastalığının tipleri arasındaki ayrımı (Tip 1'de nörolojik tutulumun olmaması gibi) ve tanıdaki altın standart testi (lökositlerde enzim tayini) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 305Soru

Yenidoğan tarama programında yüksek fenilalanin düzeyi (24 mg/dL24\text{ mg/dL}) saptanan ve klasik fenilketonüri tanısı konularak fenilalaninden kısıtlı diyet başlanan 4 aylık bir erkek bebekte; kan fenilalanin düzeyleri istenen aralıkta (26 mg/dL2-6\text{ mg/dL}) tutulmasına rağmen gövdede hipotoni, ekstremitelerde hipertoni, yutma güçlüğü ve konvülsiyonlar gelişmiştir.

Bu hastada altta yatan patolojiyi aydınlatmak için istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrarda pterin (neopterin ve biopterin) analizi

Cevap

İdrarda pterin (neopterin ve biopterin) analizi
Vakada tanımlanan tablo, kan fenilalanin düzeyleri diyetle normale düşürülmesine rağmen nörolojik yıkımın devam etmesiyle karakterize olan 'Atipik' veya 'Malign' Fenilketonüri (BH4 eksikliği) tablosudur. BH4, fenilalanini tirozine çeviren enzimin yanı sıra dopamin ve serotonin sentezinde basamak belirleyici olan enzimlerin de kofaktörüdür. Bu nedenle sadece fenilalanin kısıtlaması yeterli olmaz; nörotransmitter eksikliğine bağlı bulgular ilerler. İdrarda pterin analizi, BH4 metabolizmasındaki bozukluğu gösteren temel tetkiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Fenilalanin düzeyi diyetle kontrol altında (4 mg/dL4\text{ mg/dL}), ancak nörolojik bulgular (nöbet, hipotoni) ilerliyor.
Klasik fenilketonüride (PAH eksikliği) fenilalanin kısıtlaması nörolojik hasarı durdurur. Eğer durmuyorsa kofaktör (BH4) eksikliği düşünülmelidir.
2
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Tetrahidrobiyopterin (BH4), sadece fenilalanin hidroksilaz için değil, aynı zamanda tirozin ve triptofan hidroksilaz enzimleri için de zorunlu bir kofaktördür.
BH4 eksikliğinde dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin sentezi yapılamaz, bu da diyetten bağımsız nörolojik yıkıma yol açar.
3
Tanısal testin seçimi
İdrarda neopterin ve biopterin düzeylerine bakılarak biyopterin sentez veya geri dönüşüm (DHPR) defektleri ayırt edilir.
Bu ayırıcı tanı, tedavide sadece diyetin değil, aynı zamanda BH4 ve nörotransmitter öncüllerinin (L-Dopa, 5-HTP) verilmesi gerektiğini belirlemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Malign Fenilketonüri (BH4 Eksikliği) Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

BH4 eksikliği olan hastalarda tedaviye L-Dopa ve 5-Hidroksitriptofan eklenmesinin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 306Soru

Bir aylık bir kız bebek; uzamış sarılık, beslenme güçlüğü ve kabızlık şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde makroglossi (dil büyüklüğü), göbek fıtığı ve 1,51,5 cm genişliğinde arka fontanel saptanmıştır. Bu klinik tabloya eşlik etmesi en muhtemel laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum TSH düzeyinin yüksek, serbest T4T_4 düzeyinin düşük olması

Cevap

Serum TSH düzeyinin yüksek ve serbest T4T_4 düzeyinin düşük olması beklenir.
Vakada tanımlanan makroglossi, göbek fıtığı, kabızlık ve geniş arka fontanel gibi bulgular primer konjenital hipotiroidinin klasik klinik triad ve ek bulgularıdır. Bu hastalıkta tiroit bezi yeterli hormon üretemediği için serbest T4T_4 düzeyi düşük bulunur. Serbest T4T_4 düzeyinin düşüklüğü, hipofizden TSH salınımını artıran güçlü bir uyarıdır ve sonuç olarak TSH düzeyinin yüksek olması beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uzamış sarılık, kabızlık, göbek fıtığı, makroglossi ve geniş arka fontanel konjenital hipotiroidi için tipik bulgulardır.
Primer hipotiroidide metabolizma yavaşlar ve doku gelişimi aksar.
2
Hormonal mekanizmanın analizi
Tiroit bezinin yetersiz çalışması (primer hipotiroidi) sonucu serbest T4T_4 üretimi azalır.
Primer organ yetmezliği doğrudan hormon eksikliğine yol açar.
3
Negatif geri bildirim (feedback) kontrolü
Düşük T4T_4 seviyeleri hipofiz üzerindeki baskıyı kaldırarak TSH salınımını belirgin şekilde artırır.
Hipotalamo-hipofizer-tiroit aksı eksikliği kompanse etmek için TSH üretimini uyarır.

Anahtar Kavram

Konjenital hipotiroidide laboratuvar tanısı: Primer vakalarda yüksek TSH ve düşük serbest T4T_4 kombinasyonu esastır.

Daha Fazla Pratik

Konjenital hipotiroidide en sık görülen etiyolojik nedenin tiroit disjenezi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 307Soru

İki haftalık bir yenidoğan; doğumdan birkaç gün sonra başlayan beslenememe, kusma ve uzamış sarılık şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hepatomegali ve bilateral lens opasiteleri (katarakt) saptanıyor.

Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

TetkikSonuç
İdrarda İndirgen Madde (Benedict)Pozitif
İdrar Glukoz Çubuğu (Glukoz Oksidaz)Negatif
Serum Total Bilirubin1818 mg/dLmg/dL (Direkt: 1212 mg/dLmg/dL)

Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik galaktozemi

Cevap

En olası tanı Klasik Galaktozemi'dir.
Klasik galaktozemi, sütle beslenmeye başlanmasından sonra ortaya çıkan karaciğer yetmezliği bulguları (direkt hiperbilirubinemi, hepatomegali), kusma ve katarakt ile karakterizedir. İdrarda galaktozun varlığı Benedict testi ile pozitif indirgen madde sonucu verirken, glukoz spesifik olan daldırma çubukları negatif sonuç verir. Bu klinik tablo klasik bir vaka sunumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Bebekte kusma, hepatomegali ve katarakt saptanmıştır.
Bu üçlü kombinasyon yenidoğan döneminde metabolik bir bozukluğu düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
İdrarda indirgen madde pozitifliği varken glukoz oksidaz testinin negatif olması, glukoz dışı bir şekerin (galaktoz) varlığını gösterir.
Galaktoz bir indirgen şekerdir ancak glukoz çubuğu ile saptanamaz.
3
Tanının konulması
Klasik galaktozemi tanısı konur.
Semptomların başlangıcı (süt alımı), katarakt ve idrar bulguları galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz eksikliğini (Klasik Galaktozemi) işaret eder.

Anahtar Kavram

Neonatal katarakt ve direkt hiperbilirubinemi varlığında idrarda indirgen madde testi (Benedict) tanı koydurucudur.

Daha Fazla Pratik

Galaktozemi tanısı alan bebeklerde diyetteki laktoz kısıtlamasının katarakt üzerindeki geri dönüşümlü etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 308Soru

77 yaşında bir kız çocuk, her iki memesinde yaklaşık 88 aydır devam eden büyüme ve boyunda hızlanma şikayeti ile pediatrik endokrinoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde; boyu 134134 cm (9595. persentil), ağırlığı 2929 kg (7575. persentil) saptanıyor. Meme gelişimi Tanner evre 33, pubik kıllanma Tanner evre 22 olarak değerlendiriliyor. Kemik yaşı incelemesi 9.59.5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Yapılan tetkiklerde; bazal LH:0.2LH: 0.2 mIU/mL, bazal östradiol: 1515 pg/mL saptanıyor. Uygulanan GnRHGnRH (LHRHLHRH) stimülasyon testinde pik LHLH yanıtı 1212 mIU/mL olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Santral puberte prekoks - Kranial manyetik rezonans görüntüleme (MRG)

Cevap

Santral puberte prekoks tanısı konulmalı ve etiyolojiyi aydınlatmak için kranial MRG istenmelidir.
Vakadaki klinik bulgular (8 yaşından önce telarş, boy sıçraması ve ileri kemik yaşı) ile laboratuvar verileri (stimülasyon testinde pik LH yanıtının > 5 mIU/mL olması) Santral Puberte Prekoks (SPP) tanısını kesinleştirir. TUS sınav pratiğinde ve klinik kılavuzlarda, SPP tanısı alan tüm erkek çocuklara ve 8 yaşından küçük tüm kız çocuklarına, altta yatan organik nedenleri (hipotalamik hamartom, neoplaziler vb.) dışlamak amacıyla kranial MRG çekilmesi bir sonraki en uygun adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin yaş ile karşılaştırılması
7 yaşında kız çocuğunda Tanner evre 3 telarş olması, puberte prekoks (kızlarda < 8 yaş) lehinedir.
Tanısal sürecin ilk basamağı yaş ve sekonder seks karakterlerinin uyumunu değerlendirmektir.
2
Büyüme parametreleri ve kemik yaşının analizi
Boyun 95. persentilde olması ve kemik yaşının 2.5 yıl ileri olması gerçek bir pubertal süreci destekler.
İzole telarş gibi benign durumlarda kemik yaşı ilerlemesi ve boy sıçraması beklenmez.
3
Hipotalamo-hipofizer-gonadal eksenin değerlendirilmesi
Bazal LH düşük olsa da, GnRH stimülasyon testine verilen pik LH yanıtının 1212 mIU/mL (eşik > 5) olması santral aktivasyonu kanıtlar.
Santral ve periferik ayırımında altın standart stimülasyon testidir.
4
Etiyolojik inceleme kararının verilmesi
8 yaşından küçük kız çocuklarında SPP saptandığında santral sinir sistemi patolojilerini dışlamak için kranial MRG zorunludur.
Kızlarda SPP çoğunlukla idiyopatik olsa da, tümör veya hamartom gibi organik nedenlerin dışlanması hayatidir.

Anahtar Kavram

Santral puberte prekoks tanısında GnRH stimülasyon testinin yorumlanması ve tanı sonrası ilk basamak görüntüleme gerekliliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 309Soru

44 günlük bir erkek bebek; beslenmeyi reddetme, dirençli kusma, nöbet geçirme ve uykuya meyil şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Yapılan fizik muayenede bebeğin vücudunda ve idrarında karakteristik "terli ayak" (sweaty feet) kokusu olduğu fark edilmiştir. Laboratuvar incelemelerinde derin metabolik asidoz, ketonüri ve hiperamonyemi saptanan bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzovalerik asidemi

Cevap

İzovalerik asidemi
İzovalerik asidemi, lösin amino asidinin yıkım yolunda görevli olan izovaleril-CoA dehidrogenaz enziminin eksikliği sonucu gelişir. Bu hastalıkta biriken izovalerik asit, hastada karakteristik bir "terli ayak" (sweaty feet) kokusuna yol açar. Yenidoğan döneminde letarji, kusma, nöbet ve derin metabolik asidoz ile seyreden klinik tabloda bu koku patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Yenidoğan döneminde akut başlangıçlı kusma, letarji ve derin metabolik asidoz tablosu saptandı.
Bu bulgular organik asidemiler veya üre siklus defektleri gibi bir metabolik acil durumu düşündürür.
2
Karakteristik koku bulgusunu analiz et
"Terli ayak" (sweaty feet) kokusu belirlendi.
Metabolik hastalıklarda koku, ayırıcı tanıda en spesifik ipuçlarından biridir.
3
Tanıyı netleştir
İzovalerik asidemi tanısı konuldu.
"Terli ayak" kokusu İzovaleril-CoA dehidrogenaz eksikliğinde biriken izovalerik asit nedeniyle oluşur ve bu hastalık için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Metabolit kokularına göre amino asit ve organik asit metabolizma bozukluklarının ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 310Soru

Dış genital yapıda virilizasyon (ambigüite) bulguları ile doğan ve hayatın 1212. gününde dirençli kusma, emmede azalma ve ciddi tartı kaybı şikayetleriyle acil servise getirilen bir kız bebekte; kan basıncı 55/3555/35 mmHgmmHg (düşük) saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde sodyum: 122122 mEq/LmEq/L, potasyum: 8.18.1 mEq/LmEq/L ve pH: 7.227.22 (metabolik asidoz) belirlenmiştir. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 21-hidroksilaz eksikliği

Cevap

En olası tanı, hem virilizasyon hem de tuz kaybı bulgularını (hiponatremi, hiperkalemi) açıklayan 21-hidroksilaz eksikliğidir.
Hastada saptanan virilizasyon (androjen fazlalığı) ve eşlik eden tuz kaybı (aldosteron eksikliği), adrenal steroid sentez yolunda kortizol ve aldosteron sentezinin bloklandığı, androjenlerin ise arttığı 21-hidroksilaz eksikliğini tanımlar. Kan basıncının düşük olması, 11-beta ve 17-alpha gibi hipertansif formları dışlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Kız bebekte virilizasyon (ambigüite) ve tuz kaybı krizi (dehidratasyon, kusma) mevcut.
Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) tiplerini ayırt etmek için cinsiyet gelişimi ve mineralokortikoid durumu anahtardır.
2
Elektrolit ve kan basıncı verilerini değerlendir.
Hiponatremi (122122 mEq/LmEq/L), hiperkalemi (8.18.1 mEq/LmEq/L) ve hipotansiyon (55/3555/35 mmHgmmHg).
Bu bulgular aldosteron eksikliğine bağlı 'tuz kaybettiren' bir tabloyu işaret eder.
3
Enzim eksikliklerini karşılaştır.
21-hidroksilaz eksikliği hem virilizasyon hem tuz kaybı yaparken, 11-beta ve 17-alpha hipertansiyon yapar.
Androjen fazlalığı (virilizasyon) ile mineralokortikoid eksikliğinin birlikte olduğu en yaygın durum 21-hidroksilaz eksikliğidir.

Anahtar Kavram

21-hidroksilaz eksikliği, KAH vakalarının %90-95'ini oluşturur ve kızlarda virilizasyon ile birlikte tuz kaybettiren krizle karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 311Soru

1414 yaşında bir kız çocuk, ergenlik gelişiminin olmaması ve boy kısalığı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede sekonder cinsiyet özelliklerinin Tanner evre 11 olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde FSHFSH ve LHLH düzeyleri yüksek, estradiol düzeyi düşük bulunuyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak sonuçlanıyor. Özgeçmişinde son 22 yıldır devam eden nefrotik düzeyde proteinüri ve progresif böbrek fonksiyon kaybı öyküsü olan bu hastada, gonadoblastom riski nedeniyle profilaktik gonadektomi planlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Frasier sendromu

Cevap

Frasier sendromu
Frasier sendromu, WT1 geninin intron 9'undaki 'splice site' mutasyonları sonucu oluşur. Klinik olarak 46,XY46,XY bireylerde tam dişi dış genital yapı (saf gonadal disgenezi), çizgi (streak) gonadlar ve genellikle adölesan dönemde ortaya çıkan steroid dirençli nefrotik sendrom (fokal segmental glomeruloskleroz - FSGS) ile karakterizedir. Bu hastalarda gonadoblastom riski oldukça yüksektir ve profilaktik gonadektomi önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
46,XY46,XY karyotipi, birincil amenore (evre 11 meme) ve yüksek gonadotropinler saf gonadal disgeneziyi gösterir.
Hastanın fenotipik olarak kız olması ancak XYXY genotipine sahip olması bir cinsiyet gelişim bozukluğuna işaret eder.
2
Eşlik eden sistemik bulguların değerlendirilmesi
Nefrotik düzeyde proteinüri ve böbrek yetmezliği, tabloyu bir sendromla ilişkilendirir.
DSD tablolarında böbrek tutulumu özellikle WT1 geni mutasyonlarını akla getirmelidir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Denys-Drash bebeklikte ve Wilms tümörüyle, Frasier ise adölesan dönemde ve FSGS ile seyreder.
Hastanın yaşı (1414) ve progresif nefropatisi Frasier sendromu ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

WT1 gen mutasyonlarına bağlı cinsiyet gelişim bozuklukları ve nefropati ilişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 312Soru

1212 günlük kız bebek, yenidoğan taramasında TSHTSH düzeyinin 48 mU/L48\ mU/L saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Annesinin Hashimoto tiroiditi nedeniyle levotiroksin kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede hafif ikter, kaba yüz görünümü ve arka fontanelin 2 cm2\ cm olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serbest T4:0.5 ng/dLT4: 0.5\ ng/dL, TSH:72 mU/LTSH: 72\ mU/L bulunuyor. Yapılan tiroid ultrasonografisinde tiroid bezinin lojunda ve normal boyutlarda olduğu izlenirken, 99mTc^{99m}Tc tiroid sintigrafisinde tiroid lojunda radyofarmasötik tutulumu gözlenmiyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maternal TSHTSH reseptör bloke edici antikorlar (TRBAbTRBAb)

Cevap

Maternal TSH reseptör bloke edici antikorlar (TRBAb)
Bebeğin ultrasonografisinde tiroid bezinin normal yerinde saptanması disgenezi (agenezi/ektopi) olasılığını dışlar. Sintigrafide tutulum olmaması ise iyodun bez içine alınamadığını gösterir. Annenin Hashimoto tiroiditi nedeniyle levotiroksin kullanıyor olması, bebekte TSHTSH reseptörlerini bloke eden antikorların (TRBAb) varlığını ve buna bağlı gelişen geçici primer hipotiroidiyi açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar sonuçlarını değerlendir
Düşük serbest T4T4 ve yüksek TSHTSH düzeyi primer hipotiroidi ile uyumludur.
Yenidoğan taramasında saptanan yüksek TSHTSH, primer konjenital hipotiroidi düşündürür.
2
Görüntüleme bulgularını analiz et
Ultrasonografide normal yerleşimli bez varken sintigrafide tutulum olmaması, tiroid bezinin orada olduğunu ancak iyot alamadığını gösterir.
Bu kombinasyon TSHTSH reseptör kusurlarını, iyot transport kusurlarını veya reseptör blokajını işaret eder.
3
Klinik ipuçlarını birleştir
Annenin Hashimoto tiroiditi öyküsü, bebekte geçici konjenital hipotiroidiye neden olan antikor geçişini (TRBAbTRBAb) en olası tanı yapar.
Annede bulunan bloke edici antikorlar plasentayı geçerek bebeğin TSHTSH reseptörlerini bloke eder ve hem iyot tutulumunu hem de hormon sentezini engeller.

Anahtar Kavram

Maternal antikorlara bağlı geçici hipotiroidi ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 313Soru

22 yaşında bir kız çocuk, annesi tarafından her iki memesinde büyüme fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı gelişimi 5050. persentilde seyrediyor. Meme gelişimi Tanner evre 22 (telarş) olarak saptanırken, pubik ve aksiller tüylenme gözlenmiyor. Kemik yaşı kronolojik yaşla uyumlu (22 yaş) bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prematür telarş

Cevap

Prematür telarş
Doğru seçenek olan prematür telarş, genellikle 22 yaş civarında görülen, izole meme gelişimi ile karakterize bir durumdur. Bu hastada boy ve vücut ağırlığının normal persentillerde olması (büyüme hızının artmamış olması) ve kemik yaşının kronolojik yaşla tam uyumlu olması, hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın henüz aktive olmadığını gösterir. Bu tablo genellikle kendiliğinden geriler veya sabit kalır, tedavi gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
22 yaşında kız çocukta izole telarş (Tanner 22) saptandı.
Hastanın yaşı ve gelişimsel bulguları ayırıcı tanının ilk basamağıdır.
2
Büyüme parametrelerinin kontrolü
Boy ve kilo 5050. persentilde (normal büyüme hızı).
Gerçek puberte prekoksta büyüme hızında belirgin artış görülür.
3
Kemik yaşının incelenmesi
Kemik yaşı kronolojik yaşla uyumlu.
İskelet matürasyonunun hızlanmaması, pubertenin aktive olmadığını (selim seyir) gösterir.
4
Tanının konulması
Prematür telarş.
İzole bulgu, normal büyüme ve normal kemik yaşı prematür telarş için tanısal kriterlerdir.

Anahtar Kavram

Prematür telarş, normal büyüme hızı ve normal kemik yaşı ile karakterize, puberteye ilerlemeyen selim bir varyanttır.

Daha Fazla Pratik

Prematür telarş tanısı alan hastalarda izlemde büyüme hızı artışı veya kemik yaşında ilerleme saptanırsa, durumun santral puberte prekoks'a dönüşüp dönüşmediği araştırılmalıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 314Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden 3838. gebelik haftasında 20002000 gram ağırlığında (SGA) doğduğu, postnatal dönemde ciddi bir sağlık sorunu yaşamadığı ve beslenmesinin yaşına uygun olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde boyu 9191 cm (<3<3. persentil, 2,8-2,8 SD), vücut ağırlığı 13,513,5 kg (1010. persentil) ölçülüyor. Son bir yıllık izleminde boy uzama hızı 66 cm/yıl (255025-50. persentil) olarak saptanan hastanın kemik yaşı 33 yaş ile uyumlu bulunuyor. Sistemik muayene ve rutin biyokimyasal tetkikleri normal olan bu hastada en olası tanı ve bir sonraki basamak hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gestasyonel yaşına göre küçük doğan (SGA) çocukta yakalama büyümesi yetersizliği - Büyüme hormonu tedavisi başlanması

Cevap

Gestasyonel yaşına göre küçük doğan (SGA) çocukta yakalama büyümesi yetersizliği tanısıyla büyüme hormonu tedavisi başlanması
Gestasyonel yaşına göre küçük doğan (SGA) çocukların yaklaşık %10'u yaşamın ilk 2-4 yılında beklenen yakalama büyümesini gerçekleştiremez. 44 yaşını doldurmuş, boyu 2,5-2,5 SD'nin altında kalan ve hedef boyuna göre belirgin kısa olan bu çocuklarda, büyüme hormonu uyarılma testlerine bakılmaksızın büyüme hormonu tedavisi başlanması endikedir. Hastanın yıllık uzama hızının 66 cm/yıl (normal) olması, büyüme hormonu eksikliğini dışlasa da SGA tanısı için bir engel teşkil etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Büyüme parametrelerini ve özgeçmişi analiz et
Hasta SGA (20002000 g, 3838 hafta) doğmuş, 44 yaşında boyu 2,5-2,5 SD'nin altında (9191 cm) ve uzama hızı normal (66 cm/yıl).
SGA doğan çocukların %90'ı ilk 2 yılda yakalama büyümesi yapar; yapmayanlarda kalıcı boy kısalığı riski vardır.
2
Büyüme hormonu (BH) tedavi kriterlerini değerlendir
4 yaşını doldurmuş, boyu 2,5-2,5 SD'nin altında olan ve yakalama büyümesi belirtisi göstermeyen SGA'lı hastalar BH tedavisi adayıdır.
Uluslararası kılavuzlar (EMA/Türkiye), 4 yaş sonrası yakalama büyümesi yapmayan SGA'lı çocuklarda BH tedavisini önermektedir.
3
Diğer boy kısalığı nedenlerini ekarte et
Uzama hızı normal olduğu için BH eksikliği; SGA öyküsü ve kemik yaşı geriliği olduğu için ailesel boy kısalığı elenir.
Ayırıcı tanıda hastanın uzama hızının normal olması patolojik/endokrin nedenlerden ziyade SGA zemininde bir tabloyu destekler.

Anahtar Kavram

SGA doğan çocuklarda yakalama büyümesi (catch-up growth) ve büyüme hormonu tedavisi endikasyonları.

Daha Fazla Pratik

Yakalama büyümesini tamamlayan SGA'lı çocuklarda ileri yaşlarda gelişebilecek metabolik sendrom ve tip 2 diyabet risklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 315Soru

1515 aylık bir erkek çocuk; karın şişliği, motor gelişim basamaklarında gerileme ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hepatosplenomegali ve asit tespit ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde açlık kan şekeri 5656 mg/dLmg/dL, ALT:280ALT: 280 U/LU/L ve AST:340AST: 340 U/LU/L ölçülüyor; idrarda redüktan madde saptanmıyor. Karaciğer biyopsisinde sitoplazma içerisinde PASPAS (+) boyanan, ancak diastaz ile sindirilemeyen, dallanması az ve uzun zincirli glikojen birikimi (poliglukozanpoliglukozan cisimcikleri) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 44 glikojen depo hastalığı

Cevap

Klinik ve patolojik bulgular Tip 44 glikojen depo hastalığı (Andersen hastalığı) ile uyumludur.
Tip 44 glikojen depo hastalığı (Andersen hastalığı), dallanma enzimi (branchingbranching enzymeenzyme, amyloamylo-1,41,61,4 \rightarrow 1,6-transglucosidasetransglucosidase) eksikliği sonucu oluşur. Bu hastalıkta üretilen glikojen molekülleri normalden daha az dallanma noktasına sahiptir ve 'amilopektin' benzeri bir yapıdadır. Bu anormal glikojen (poliglukozan), vücut tarafından düzgün bir şekilde yıkılamaz ve karaciğerde birikerek immün bir yanıtı tetikler, bu da erken yaşta ilerleyici siroza ve karaciğer yetmezliğine neden olur. Patolojik olarak PASPAS (+) boyanan inklüzyonların diastaz sindirimine dirençli olması bu amilopektin benzeri yapının kesin kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Erken yaşta hepatosplenomegali ve siroz (asit) varlığı saptandı.
Tip 11 ve Tip 66 gibi diğer glikojenozlarda splenomegali ve erken siroz beklenen bir bulgu değildir.
2
Laboratuvar ve patolojik verileri değerlendir
Hipoglisemi, transaminaz yüksekliği ve diastaz direncine sahip glikojen birikimi saptandı.
Diastaz dirençli PASPAS (+) inklüzyonlar, amilopektin benzeri (dallanması az) glikojen yapısını işaret eder.
3
Enzim eksikliği ile tanıyı eşleştir
Dallanma enzimi (branching enzyme) eksikliği sonucu oluşan Tip 44 Glikojen depo hastalığı tanısı konuldu.
Bu hastalıkta üretilen anormal glikojen (poliglukozan), karaciğer için toksiktir ve hızlı bir şekilde siroza yol açar.

Anahtar Kavram

Tip 44 Glikojen Depo Hastalığı (Andersen) patognomonik olarak karaciğerde diastaz dirençli amilopektin birikimi ve erken evre siroz ile karakterizedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 316Soru

Beslenme güçlüğü, kusma ve giderek artan uykuya meyil nedeniyle acil servise getirilen iki günlük bir erkek bebekte plazma amonyak düzeyi 11501150 μg/dL\mu g/dL (NN: <150<150) olarak saptanıyor. Bu hastada ayrıcı tanıda organik asidemilerden ziyade, öncelikle bir üre döngüsü bozukluğu düşünülmesini destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan gazında respiratuar alkaloz ve normal anyon açığı saptanması

Cevap

Kan gazında respiratuar alkaloz ve normal anyon açığı saptanması, üre döngüsü bozukluklarını organik asidemilerden ayıran en temel laboratuvar bulgusudur.
Üre döngüsü bozukluklarında (UCD), döngüdeki enzim eksikliği nedeniyle amonyak üreye dönüştürülemez ve plazmada aşırı yükselir. Bu yüksek amonyak düzeyi beyin sapındaki solunum merkezini uyararak hiperventilasyona ve kan gazında respiratuar alkaloza neden olur. Ayrıca UCD'lerde asidik metabolitler birikmediği için anyon açığı normaldir ve ketozis beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hiperamonemik yenidoğanda asit-baz dengesini değerlendiriniz.
Respiratuar alkaloz saptanması.
Amonyak, santral sinir sistemindeki solunum merkezini uyararak taşipneye ve dolayısıyla respiratuar alkaloza neden olur.
2
Anyon açığını hesaplayınız ve idrar ketonuna bakınız.
Normal anyon açığı ve negatif keton.
Organik asidemilerin aksine, üre döngüsü bozukluklarında asidik ara ürünler birikmez ve ketozis gelişmez.
3
Ayırıcı tanıyı kesinleştiriniz.
Üre döngüsü bozukluğu ön tanısı.
Yüksek amonyak + alkaloz + normal anyon açığı = Üre döngüsü bozukluğu; Yüksek amonyak + asidoz + geniş anyon açığı = Organik asidemi.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde hiperamonemi ile başvuran bir hastada ayırıcı tanıda en kritik adım, kan gazındaki asit-baz durumu ve anyon açığı değerlendirmesidir.

Daha Fazla Pratik

Üre döngüsü bozukluklarında idrarda orotik asit düzeyine bakılarak hangi enzim eksikliği (örneğin OTC eksikliği) olduğu belirlenebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 317Soru

Kraniyofaringiyoma nedeniyle opere edilen 7 yaşındaki kız hasta, ameliyat sonrası 4. günde poliüri ve şuur bulanıklığı tablosu ile değerlendiriliyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/50 mmHg, nabız 124/dk saptanıyor ve mukozaların kuru olduğu, deri turgorunun azaldığı izleniyor. Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
Serum Sodyum124 mEq/L
Serum Osmolaritesi260 mOsm/kg
İdrar Sodyum180 mEq/L
İdrar Osmolaritesi650 mOsm/kg
Kan Üre Azotu (BUN)45 mg/dL (Yüksek)

Bu hasta için en olası tanı ve patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serebral Tuz Kaybı Sendromu (CSW)

Cevap

Serebral Tuz Kaybı Sendromu (CSW)
Bu hastada kraniyofaringiyoma cerrahisi sonrası gelişen hiponatremi tablosu mevcuttur. Tanıda kilit nokta hastanın volüm durumudur. Hastada hipotansiyon, taşikardi, kuru mukozalar ve yüksek BUN (prerenal azotemi işareti) gibi belirgin hipovolemi bulguları vardır. Ayrıca idrarla aşırı tuz kaybı (İdrar Na > 20-40 mEq/L) ve buna eşlik eden yüksek idrar çıkışı (poliüri) mevcuttur. Hipovolemik hiponatremi ve renal tuz kaybı tablosu, santral sinir sistemi patolojileri sonrasında görülen Serebral Tuz Kaybı Sendromu (CSW) ile uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın sıvı ve elektrolit dengesini değerlendir.
Serum sodyumu düşük (124 mEq/L) yani hiponatremi mevcut. İdrar sodyumu ise oldukça yüksek (180 mEq/L), bu da böbrekten tuz kaybını gösterir.
Hiponatreminin ayırıcı tanısında ilk adım sodyumun renal kaybını doğrulamaktır.
2
Hastanın volüm durumunu (hidrasyonunu) belirle.
Hipotansiyon (80/50 mmHg), taşikardi (124/dk), kuru mukozalar ve yüksek BUN değeri hipovolemiyi (dehidratasyonu) gösterir.
SIADH ile Serebral Tuz Kaybı arasındaki en kritik ayrım volüm durumudur.
3
Bulguları birleştirerek tanıya git.
Hipovolemik hiponatremi + Yüksek idrar sodyumu + Santral sinir sistemi cerrahisi öyküsü = Serebral Tuz Kaybı Sendromu.
SIADH övolemik seyrederken, CSW hipovolemik seyreder. DI ise hipernatremi ile seyreder.

Anahtar Kavram

Serebral Tuz Kaybı Sendromu ile Uygunsuz ADH Sendromu'nun (SIADH) Ayırıcı Tanısı
Soru 318Soru

Hipotoni, beslenme güçlüğü ve belirgin kardiyomegali saptanan 4 aylık bir bebekte yapılan enzim analizinde asit α\alpha-glukozidaz (asit maltaz) eksikliği saptanmıştır. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pompe hastalığı

Cevap

Pompe hastalığı
Pompe hastalığı, lizozomal asit α\alpha-glukozidaz (asit maltaz) enziminin eksikliği nedeniyle gelişir. Bu hastalıkta lizozomlarda aşırı glikojen birikir ve özellikle kas (hipotoni) ve kalp (masif kardiyomegali) tutulumu ile karakterize edilir. Süt çocuğu formunda kardiyomiyopati en belirgin bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte hipotoni (gevşek bebek) ve masif kardiyomegali saptanmıştır.
Bu bulgular yenidoğan ve süt çocuğu döneminde lizozomal glikojen birikimini işaret eder.
2
Enzim eksikliğini tanımla
Eksik olan enzim asit α\alpha-glukozidaz (asit maltaz) olarak bildirilmiştir.
Asit maltaz, lizozom içerisinde glikojeni parçalayan temel enzimdir.
3
Tanıyı doğrula
Hem klinik (kardiyomegali/hipotoni) hem de biyokimyasal (asit maltaz eksikliği) veriler Pompe hastalığı ile uyumludur.
Pompe hastalığı hem bir glikojen depo hastalığı hem de bir lizozomal depo hastalığıdır.

Anahtar Kavram

Pompe hastalığı (Tip 2 Glikojen Depo Hastalığı), asit α\alpha-glukozidaz eksikliği sonucu lizozomlarda glikojen birikimi ile karakterize, masif kardiyomegaliye neden olan lizozomal bir hastalıktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 319Soru

1818 günlük bir erkek bebek; beslenememe, fışkırmaz tarzda kusma ve halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, skrotal hiperpigmentasyon ve bilateral ele gelen testis saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum 124124 mEq/L, potasyum 7,97,9 mEq/L, kan şekeri 4848 mg/dL ve kan gazında metabolik asidoz saptanıyor. Bu vaka için en olası tanı ve kesin tanı için istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2121-hidroksilaz eksikliği - 1717-hidroksiprogesteron düzeyi

Cevap

21-hidroksilaz eksikliği ve 17-hidroksiprogesteron düzeyi
Hastadaki elektrolit tablosu (düşük sodyum, yüksek potasyum) ve asidoz, tipik bir tuz kaybettiren krizdir. Skrotal hiperpigmentasyon, ACTH'ın aşırı arttığını ve beraberinde MSH aktivitesinin arttığını gösterir. Erkek bebeklerde 21-hidroksilaz eksikliği genital ambigusa yol açmaz ancak pigmentasyon artışı ve ilerleyen dönemde erken puberte bulguları görülebilir. Kesin tanı, bu yolakta biriken 17-hidroksiprogesteronun (17-OHP) yüksek saptanması ile konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hiponatremi, hiperkalemi, hipoglisemi ve metabolik asidoz varlığı bir 'tuz kaybettiren adrenal kriz' tablosunu gösterir.
Yenidoğan döneminde kusma ve dehidratasyonla gelen bu tablo KAH'ın en önemli acilidir.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Skrotal hiperpigmentasyon yüksek ACTH düzeyini, bilateral palpabl testisler ise hastanın genetik erkek olduğunu ve adrenal kaynaklı androjen fazlalığının erkek bebekte normal dış genitalya (veya makropenis) ile seyrettiğini gösterir.
Hiperpigmentasyon primer adrenal yetmezliği sekonder nedenlerden ayırır.
3
Ayırıcı tanı ve spesifik marker tespiti
Tuz kaybıyla giden en yaygın KAH tipi 21-hidroksilaz eksikliğidir ve bu enzimin öncesindeki basamakta biriken 17-OHP tanısal değer taşır.
11-beta ve 17-alpha eksiklikleri mineralokortikoid fazlalığı (hipertansiyon) ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH) ve 21-Hidroksilaz Eksikliği
Soru 320Soru

Okul taramasında boyunun persentil eğrilerinin altında olduğu saptanan 77 yaşındaki bir erkek çocuk pediatri polikliniğine sevk ediliyor. Fizik muayenesinde sistem bulguları normal olup dismorfik bulgu saptanmıyor. Antropometrik ölçümlerde boyu 113113 cm (<3<3. persentil), vücut ağırlığı 2020 kg (1010-2525. persentil) bulunuyor. Sağlık ocağı kayıtlarından bir yıl önceki boyunun 108108 cm olduğu saptanıyor. Kemik yaşı 77 yaş ile uyumlu bulunan çocuğun anne boyu 150150 cm, baba boyu 163163 cm'dir.

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailesel boy kısalığı

Cevap

Ailesel boy kısalığı (Familial Short Stature)
Verilen vakada çocuğun yıllık büyüme hızı 55 cm olup bu değer 77 yaşındaki bir çocuk için normal sınırların (55-66 cm/yıl) içindedir. Büyüme hızı normal olan boy kısalıklarında ayırıcı tanıda kemik yaşına bakılır. Kemik yaşının takvim yaşına eşit olması (77 yaş) ve anne-baba boylarının kısa olması, bizi 'Ailesel Boy Kısalığı' tanısına götürür.

Adım Adım Çözüm

1
Yıllık büyüme hızını hesapla
113108=5113 - 108 = 5 cm/yıl
Büyüme bozukluklarında ilk ve en önemli adım büyüme hızının (velosite) değerlendirilmesidir.
2
Büyüme hızını yaşa göre yorumla
Normal (77 yaş için alt sınır 55 cm/yıl)
Normal büyüme hızı, patolojik (hormonal, kronik hastalık vb.) nedenlerden ziyade varyant durumları düşündürür.
3
Kemik yaşını takvim yaşı ile karşılaştır
Kemik yaşı (77 yaş) = Takvim yaşı (77 yaş)
Büyüme hızı normal olan çocuklarda kemik yaşı normalse 'Ailesel Boy Kısalığı', kemik yaşı geriyse 'Yapısal Büyüme Gecikmesi' öncelikli düşünülür.
4
Ebeveyn boylarını ve hedef boyu değerlendir
Anne ve baba boyu kısa, hedef boy düşük (163163 cm)
Çocuğun boy persentilinin ebeveyn boyları ile uyumlu olması ailesel boy kısalığı tanısını destekler.

Anahtar Kavram

Büyüme hızı normal olan boy kısalıklarında (Ailesel ve Yapısal), kemik yaşının takvim yaşına göre durumu ayırıcı tanıda en değerlidir. Kemik yaşının takvim yaşına eşit olması ailesel boy kısalığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Büyüme hızı normal olan ancak kemik yaşı geri olan bir vaka ile CDGP (Yapısal Gecikme) özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 16 / 25Sonraki
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin