Endokrinoloji ve Metabolizma

491 soru

Soru 421Soru

1010 aylık bir erkek bebek, tekrarlayan nöbet benzeri kasılmalar ve karın şişliği şikayetiyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo gelişimi yaşının altında saptanıyor. Hastanın "oyuncak bebek yüzü" görünümünde olduğu ve masif hepatomegaliye bağlı batın distansiyonu bulunduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemelerinde kan şekeri 38mg/dL38 mg/dL, laktat 7.5mmol/L7.5 mmol/L (N: <2<2), ürik asit 8.9mg/dL8.9 mg/dL ve serum trigliserit düzeyi belirgin yüksek saptanıyor. İdrar incelemesinde redüktan madde negatif bulunan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 1a1a glikojen depo hastalığı (Glikoz-6-fosfataz eksikliği)

Cevap

Tip 1a1a glikojen depo hastalığı (Glikoz-6-fosfataz eksikliği)
Hastada saptanan masif hepatomegali, kısa süreli açlık sonrası derin hipoglisemi ve karakteristik 'oyuncak bebek yüzü' (doll-like face) klinik tablosu Tip 1a1a glikojen depo hastalığını (Von Gierke) işaret etmektedir. Laboratuvarda görülen hiperlaktatemi, hiperürisemi ve hiperlipidemi dörtlüsü, bu tanı için patognomoniktir. Glikoz-6-fosfataz eksikliği nedeniyle glukoz üretilemezken, biriken glukoz-6-fosfat alternatif yollara girerek laktat ve yağ asidi sentezini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Oyuncak bebek yüzü, gelişme geriliği ve masif hepatomegali saptandı.
Bu bulgular tipik olarak glikojen depo hastalıklarını, özellikle Tip 11 ve Tip 33'ü düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Hipoglisemi ile birlikte hiperlaktatemi, hiperürisemi ve hiperlipidemi tespit edildi.
Hiperlaktatemi, Tip 11 (Von Gierke) hastalığını Tip 33 ve Tip 66'dan ayıran en kritik metabolik farktır.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula
İdrarda redüktan madde negatifliği galaktozemi ve fruktoz metabolizması bozukluklarını dışlar.
Von Gierke hastalığında glukoz-6-fosfattan glukoz oluşamadığı için laktat artışı ve pürin yıkımı sonucu ürik asit artışı gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Tip 1a1a Glikojen Depo Hastalığı (Von Gierke)
Soru 422Soru

Doğumdan sonraki 36.36. saatte beslenmeyi reddetme, kusma ve letarji şikayetleri ile getirilen bir yenidoğanın fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve derin solunum (Kussmaul) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; kan gazında pH:7.18pH: 7.18, HCO3:8HCO_3: 8 mEq/LmEq/L, plazma amonyağı 480480 μg/dL\mu g/dL (normal <100< 100) ve idrarda keton ++++++ saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propiyonik asidemi

Cevap

Metabolik asidoz, anyon açığı yüksekliği ve ketonüri ile seyreden hiperamonemi tablosu için en olası tanı propiyonik asidemidir.
Verilen laboratuvar bulguları (düşük pH, düşük bikarbonat, yüksek amonyak ve pozitif ketonüri), tipik bir organik asidemi tablosunu tarif etmektedir. Yenidoğanda bu bulguların birleşimi propiyonik asidemi gibi organik asit metabolizma bozukluklarında görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH:7.18pH: 7.18 ve HCO3:8HCO_3: 8 mEq/LmEq/L değerleri ağır metabolik asidozu gösterir.
Hastanın klinik tablosunun temelindeki bozukluğu belirlemek için.
2
Keton ve amonyak düzeylerini yorumla
Belirgin hiperamonemiye (480480 μg/dL\mu g/dL) eşlik eden ketonüri saptandı.
Üre döngüsü bozuklukları ile organik asidemiler arasındaki ayırıcı tanıyı yapmak için.
3
Tanıları karşılaştır
Metabolik asidoz ++ Ketonüri ++ Hiperamonemi kombinasyonu organik asidemiler için karakteristiktir.
Üre döngüsü bozukluklarında ketonüri ve asidoz beklenmediğinden tanı propiyonik asidemiye yönelir.

Anahtar Kavram

Organik asidemilerde anyon açığı artmış metabolik asidoz, ketonüri ve sekonder hiperamonemi görülürken; üre döngüsü bozukluklarında asidoz ve ketozis görülmez.

Daha Fazla Pratik

Üre döngüsü bozukluklarında görülen respiratuvar alkaloz mekanizmasını ve sitrülin düzeylerinin ayırıcı tanıdaki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 423Soru

Doğumda dış genital yapı belirsizliği (ambiguous genitalia) saptanan ve 46,XY karyotipine sahip olduğu belirlenen 15 aylık bir hasta, jeneralize ödem ve karın şişliği şikayetiyle getiriliyor. Laboratuvar incelemesinde ağır hipoalbüminemi ve nefrotik düzeyde proteinüri saptanıyor. Böbrek biyopsisinde diffüz mezangiyal skleroz (DMS) görünümü izlenen bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denys-Drash sendromu

Cevap

Doğru cevap Denys-Drash sendromudur.
Soruda tarif edilen vaka, klasik Denys-Drash Sendromu (DDS) triadı ile uyumludur: 1) Erken başlangıçlı nefrotik sendrom (Diffüz Mezangiyal Skleroz zemininde), 2) Cinsiyet gelişim bozukluğu (46,XY bireyde dişi veya belirsiz genital yapı), 3) Wilms tümörü gelişme riski. Özellikle 3 yaş altı çocukta DMS saptanması ve eşlik eden DSD, aksi kanıtlanana kadar Denys-Drash sendromunu düşündürmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
46,XY karyotipli hastada cinsiyet gelişim bozukluğu (DSD) ve erken çocukluk döneminde (15 aylık) gelişen ağır nefrotik sendrom mevcuttur.
Sendromik DSD ayırıcı tanısı için sistemik bulguların (böbrek tutulumu) tanınması gerekir.
2
Böbrek patolojisini değerlendir
Biyopside 'Diffüz Mezangiyal Skleroz (DMS)' saptanmıştır.
DMS bulgusu, WT1 gen mutasyonları spektrumunda spesifik bir sendroma işaret eder.
3
Ayırıcı tanıyı yap
DMS ve erken başlangıçlı nefropati Denys-Drash sendromunun tipik özelliğidir. Frasier sendromu ise FSGS ve daha geç başlangıç ile karakterizedir.
WT1 ilişkili sendromların patolojik ve klinik ayrımı doğru tanı için kritiktir.

Anahtar Kavram

Denys-Drash sendromu, 46,XY DSD ve Wilms tümörü riski ile seyreden, karakteristik böbrek lezyonu diffüz mezangiyal skleroz (DMS) olan bir WT1 gen mutasyonu tablosudur.

İpuçları

1
Cinsiyet gelişim bozukluğuna eşlik eden böbrek yetmezliği tablosunu ve patolojik bulguyu (DMS) dikkate alınız.
2
Bu sendrom WT1 gen mutasyonu ile ilişkilidir ve Frasier sendromundan farklı olarak biyopside fokal segmental glomerüloskleroz (FSGS) değil, diffüz mezangiyal skleroz görülür.

Daha Fazla Pratik

Frasier sendromunun gonad tümörü riskini (gonadoblastoma) ve böbrek patolojisi farkını gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Vakayı 'Wilms Tümörü ile ilişkili sendromlar' üzerinden de çözebilirsiniz; ancak biyopsi bulgusu en ayırt edici özelliktir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 424Soru

88 yaşındaki bir erkek çocuk, son bir yıldır boy uzamasının durması ve iştahında azalma olmasına rağmen belirgin kilo alımı şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde boyu 112112 cm (<3<3. persentil), ağırlığı 3434 kg (9797. persentil) saptanıyor. Hastanın cildinin soğuk ve kuru olduğu, kalp hızının 6464/dakika (bradikardik) olduğu gözleniyor. Kemik yaşı 55 yıl olarak saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edinilmiş hipotiroidi

Cevap

Edinilmiş hipotiroidi
Hastada görülen boy kısalığı (boyun <3<3. persentilde olması) ile birlikte kilonun yüksek seyretmesi (9797. persentil), patolojik bir boy kısalığına işaret eder. Fizik muayenedeki bradikardi ve kuru cilt bulguları, metabolizmanın yavaşladığı 'Edinilmiş Hipotiroidi' tanısı için klasiktir. Ayrıca kemik yaşındaki belirgin gecikme bu tanıyı destekleyen en güçlü laboratuvar bulgularından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Büyüme parametrelerini analiz et
Boy persentili düşerken (<3<3.p), kilo persentili artmıştır (9797.p).
Boy kısalığına eşlik eden kilo artışı, patolojik durumun (özellikle endokrin nedenlerin) en önemli ipucudur.
2
Klinik bulguları sentezle
Bradikardi, kuru cilt ve iştahsızlığa rağmen kilo alımı.
Bu bulgular metabolizmanın yavaşladığını gösteren spesifik hipotiroidi işaretleridir.
3
Kemik yaşını yorumla
Kemik yaşı (55 yaş), takvim yaşından (88 yaş) belirgin geri.
Hipotiroidi, kemik matürasyonunu en belirgin yavaşlatan büyüme bozukluklarından biridir.

Anahtar Kavram

Boy kısalığına eşlik eden kilo artışı (persentil çaprazlama), aksi ispatlanana kadar endokrin bir bozukluğu (özellikle hipotiroidi veya Cushing sendromu) düşündürmelidir.

Daha Fazla Pratik

Hipotiroidi tanısı kesinleşen bu hastada etiyolojiye yönelik olarak en sık neden olan Hashimoto tiroiditi açısından tiroid antikorlarını (Anti-TPO, Anti-Tg) kontrol ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 425Soru

Dış genital yapıda belirsizlik (Prader evre 22) ve bilateral inguinal kitle nedeniyle değerlendirilen 22 aylık bir bebeğin laboratuvar incelemelerinde karyotipi 46,XY46,XY olarak saptanıyor. Biyokimyasal değerlendirmede serum sodyum 139139 mEq/L, potasyum 4,14,1 mEq/L ve 1717-hidroksiprogesteron 1,21,2 ng/mL (Normal < 22 ng/mL) bulunuyor. Bazal ve hCG uyarısı sonrası yapılan hormon ölçümlerinde androstenedion düzeyinin belirgin yüksek, testosteron düzeyinin ise düşük olduğu ve androstenedion/testosteron oranının 0,80,8’in üzerinde olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 eksikliği

Cevap

17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 eksikliği
Verilen vakada 46,XY46,XY karyotipine sahip bir hastada dış genital yapıda virilizasyon kusuru mevcuttur. Biyokimyasal verilerde adrenal yolun (1717-OHP ve elektrolitler) normal olması odağı doğrudan gonadal androjen sentezine kaydırır. Testosteronun düşük olmasına karşın androstenedionun yüksek saptanması ve androstenedion/testosteron oranının 0,80,8’in üzerinde olması, androstenedionun testosterona dönüşümünü sağlayan 17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 enziminin eksikliğini kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve karyotip uyumunu değerlendir
46,XY46,XY DSD (Cinsiyet Gelişim Bozukluğu)
Hastanın 46,XY46,XY karyotipine rağmen yetersiz virilizasyon (Prader 22) ve inguinal kitlelere (testis) sahip olması testosteron sentez veya etki kusurunu gösterir.
2
Elektrolit ve adrenal hormonları incele
Tuz kaybı ve klasik KAH dışlandı
Sodyum, potasyum ve 1717-OHP düzeylerinin normal olması, 2121-hidroksilaz eksikliği gibi adrenal kriz riski taşıyan durumları ekarte ettirir.
3
Hormon prekürsör oranlarını analiz et
Androstenedion/Testosteron oranı > 0,80,8
Testosteronun düşük, prekürsörü olan androstenedionun yüksek olması, bu iki basamak arasındaki 17β17\beta-HSD enzimatik bloğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Testosteron biyosentezindeki son basamak olan androstenediondan testosteron dönüşümündeki bozukluk (17β17\beta-HSD3), 46,XY46,XY bireylerde yetersiz virilizasyon ve yüksek prekürsör/ürün oranı ile karakterizedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 426Soru

1212 yaşında erkek çocuk; huzursuzluk ve okulda dikkat dağınıklığı şikayetleri nedeniyle pediatrik endokrinoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 5050. persentilde, kalp hızı 82/dk82/dk (normalnormal) olarak saptanıyor ve hafif derecede evre 11 guatr izleniyor. Hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serbest T4T_42.82.8 ng/dLng/dL0.81.90.8 - 1.9
Serbest T3T_35.25.2 pg/mLpg/mL2.34.22.3 - 4.2
TSHTSH4.54.5 mU/LmU/L0.54.80.5 - 4.8

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroid hormonu direnç sendromu (Refetoff sendromu)

Cevap

Tiroid hormonu direnç sendromu (Refetoff sendromu)
Vakada serbest T4T_4 ve T3T_3 düzeyleri yüksek olmasına rağmen TSHTSH düzeyinin baskılanmamış (normal veya hafif yüksek) olması, hipotalamo-hipofizer aksın tiroid hormonlarına karşı bir dirence sahip olduğunu gösterir. Klinik olarak guatrın bulunması ve özellikle okul çağındaki çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bulgularının eşlik etmesi, tiroid hormonu direnç sendromu (Refetoff sendromu) için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest tiroid hormon düzeylerinin değerlendirilmesi
Serbest T4T_4 ve serbest T3T_3 düzeyleri referans aralığının üzerinde saptanmıştır.
Vakadaki tirotoksikoz benzeri hormonal tabloyu tanımlamak için ilk adımdır.
2
TSHTSH düzeyinin bu hormon düzeylerine yanıtının analizi
TSHTSH düzeyi baskılanmamış, aksine referans aralığının üst sınırında (uygunsuz normal) saptanmıştır.
Normal bir geri bildirim mekanizmasında yüksek tiroid hormonlarının TSHTSH düzeyini baskılaması gerekir; baskılanmama durumu direnç veya santral aşırı üretimi gösterir.
3
Klinik bulgularla laboratuvar sonuçlarının birleştirilmesi
Hafif guatr ve dikkat eksikliği/hiperaktivite benzeri semptomlar ile hormonal diskordans bir araya gelmiştir.
Tiroid hormonu direnç sendromunda (özellikle TRβTR\beta mutasyonu), hipotalamo-hipofizer aksın hormonlara direnci nedeniyle TSHTSH baskılanamaz ve periferik dokulardaki direnç farkları nedeniyle DEHB benzeri tablolar görülebilir.

Anahtar Kavram

Serbest tiroid hormonları yüksek iken TSH'ın baskılanmadığı durumlarda öncelikle tiroid hormonu direnç sendromu düşünülmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 427Soru

1010 yaşında, polidipsi ve poliüri şikayetlerini takiben gelişen kusma ve ağır dehidratasyon bulguları ile acil servise getirilen bir çocukta, kan şekeri 480 mg/dL480 \text{ mg/dL}, venöz pH 7.17.1 ve idrarda keton (+++)(+++) saptanarak diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısı konuluyor. Bu hastanın yönetiminde, insülin tedavisine başlama zamanı ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıç sıvı resüsitasyonundan (121-2 saat) sonra, hemodinamik stabilite sağlandığında başlanmalıdır.

Cevap

İnsülin tedavisine başlangıç sıvı resüsitasyonundan (yaklaşık 1-2 saat) sonra başlanması en uygun yaklaşımdır.
Çocukluk çağı diyabetik ketoasidozunda (DKADKA) tedavi protokolleri, en korkulan komplikasyon olan beyin ödemini önlemek üzerine kuruludur. İnsülin tedavisine ilk sıvı yüklemesinden (121-2 saat sonra) başlanması, serum ozmolaritesinin daha kontrollü düşmesini sağlar ve beyin ödemi riskini minimize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Dehidratasyonun derecesini belirle ve başlangıç sıvı resüsitasyonuna başla.
Dolaşım hacmi desteklenir ve doku perfüzyonu artırılır.
İnsülinin etkili olabilmesi için periferik perfüzyonun düzelmesi gerekir.
2
Sıvı tedavisi başladıktan 1-2 saat sonra düşük doz (0.050.1 U¨/kg/saat0.05-0.1 \text{ Ü/kg/saat}) insülin infüzyonuna geç.
Ketogenez baskılanır ve metabolik asidoz düzelmeye başlar.
Kademeli insülin girişi, ozmotik dengenin hızla değişmesini önleyerek beyin ödemi riskini azaltır.

Anahtar Kavram

DKA tedavisinde insülin başlama zamanı ve bolus dozdan kaçınma kuralı.
Tahmini Süre:45s
Soru 428Soru

1414 aylık erkek çocuk, yürümede gecikme ve bacaklarda fark edilen eğrilik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden sadece anne sütü ile beslendiği, ek gıdalara geç başlandığı ve düzenli D vitamini desteği almadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo 1025.10-25. persentilde saptanıyor. Baş çevresi geniş olan hastanın ön fontanelinin 3×33 \times 3 cm açık olduğu, el bileklerinde belirgin genişleme ve kostokondral eklemlerde "raşitik tespih" görünümü olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde; serum kalsiyum (CaCa): 9.29.2 mg/dL (N: 8.810.88.8-10.8), fosfor (PP): 2.42.4 mg/dL (N: 4.55.54.5-5.5), alkalen fosfataz (ALPALP): 11001100 U/L (N: <350<350) ve parathormon (PTHPTH): 210210 pg/mL (N: 106510-65) saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nutrisyonel D vitamini eksikliği (Evre 2)

Cevap

Nutrisyonel D vitamini eksikliği (Evre 2)
Hastada saptanan klinik bulgular (raşitik tespih, bilek genişlemesi) ve laboratuvar tablosu (Normal CaCa, düşük PP, yüksek PTHPTH ve ALPALP) nutrisyonel Vitamin D eksikliğinin Evre 2 dönemine özgüdür. Bu evrede artan PTHPTH hormonu kemikten kalsiyum mobilizasyonunu artırarak serum kalsiyumunu normalize ederken, böbreklerden fosfor atılımını artırarak hipofosfatemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Yürümede gecikme, raşitik tespih ve el bileği genişlemesi hastada aktif rikets (raşitizm) tablosu olduğunu gösterir.
Kemik mineralizasyon bozukluğu fizik muayene bulgularıyla ön tanıyı netleştirir.
2
Laboratuvar değerlerini analiz et
Kalsiyumun normal sınırda olması, fosforun düşük olması ve PTH ile ALP'nin yüksek olması saptanır.
D vitamini eksikliğinde PTH artışı kalsiyumu normalize etmeye çalışırken renal fosfat kaybına yol açar.
3
D vitamini eksikliği evrelemesini hatırla
Evre 2'de sekonder hiperparatiroidizm kalsiyumu normal tutar ancak fosforu düşürür.
Evre 1'de kalsiyum düşük, Evre 3'te ise hem kalsiyum hem fosfor düşüktür.

Anahtar Kavram

Nutrisyonel D vitamini eksikliğinin Evre 2 (kompanse) döneminde sekonder hiperparatiroidizm nedeniyle kalsiyumun normal, fosforun düşük saptanması.

Daha Fazla Pratik

Vitamin D eksikliği evreleri arasındaki laboratuvar farklarını (özellikle Ca ve P değişimlerini) bir tablo üzerinden tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 429Soru

22 yaşında bir erkek çocuk; son 66 aydır daha önce kazandığı yürüme ve konuşma becerilerini kaybetme, çevreye ilgisizlik ve dengesizlik şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali ve tüm vücutta yaygın, pullanma tarzında iktiyozis saptanıyor. İskelet grafilerinde dizostozis multipleks bulguları izleniyor. Bu hastada mevcut klinik tablonun tüm bileşenlerini açıklayan temel moleküler defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sülfataz modifiye edici faktör-1 (SUMF1) geninde mutasyon sonucu sülfatazların post-translasyonel modifikasyonunun bozulması

Cevap

Multiple Sülfataz Eksikliği'nin (MSD) nedeni olan sülfataz modifiye edici faktör-1 (SUMF1) gen mutasyonu
Hastadaki klinik tablo; nörolojik regresyon (Metakromatik lökodistrofi bulgusu), kaba yüz görünümü, HSM ve dizostozis multipleks (Mukopolisakkaridoz bulgusu) ile generalize iktiyozisin (Steroid sülfataz eksikliği bulgusu) birleşimidir. Bu 'overlapping' tablo, tüm sülfataz enzimlerinin katalitik aktivitesini kazanması için gereken post-translasyonel modifikasyonu (sistein kalıntısının formilglisine dönüşümü) gerçekleştiren sülfataz modifiye edici faktör-1 (SUMF1) eksikliğinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bileşenlerin ayrıştırılması
Nörolojik regresyon (MLD benzeri), kaba yüz ve HSM (MPS benzeri) ve iktiyozis (X-linked iktiyozis benzeri) bir aradadır.
Hastanın semptomları birden fazla lizozomal depolama hastalığının bulgularını içermektedir.
2
Ortak paydanın belirlenmesi
Bu üç farklı klinik tablonun ortak noktası, her birinde bir 'sülfataz' enziminin eksik olmasıdır.
Arilsülfataz A (MLD), İduronat sülfataz (MPS) ve Steroid sülfataz (İktiyozis) enzimlerinin hepsi sülfataz ailesindendir.
3
Moleküler mekanizmanın tanımlanması
Sülfatazların aktifleşmesi için gereken post-translasyonel modifikasyonda (sisteinin formilglisine dönüşümü) defekt saptanmıştır.
SUMF1 geni bu işlemi gerçekleştiren enzimi kodlar; mutasyonu tüm sülfatazların inaktif kalmasına (MSD) neden olur.

Anahtar Kavram

Multiple Sülfataz Eksikliği (MSD) ve SUMF1 Mutasyonu

Daha Fazla Pratik

Diğer peroksizomal hastalıklarla (Zellweger, X-ALD) ayırıcı tanıyı gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 430Soru

77 aylık bir kız bebek, yaklaşık bir aydır çevreye olan ilgisinde azalma ve başını dik tutamama şikayetleri ile getiriliyor. Hikayesinden daha önce destekli oturabildiği ancak artık bu becerisini kaybettiği, özellikle ani seslere karşı tüm vücuduyla irkilme şeklinde aşırı tepki (hiperakuzi) verdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde aksiyel hipotoni, ekstremitelerde hipertoni ve derin tendon reflekslerinde artış saptanıyor. Batın muayenesinde organomegali saptanmayan hastanın oftalmolojik muayenesinde makulada "vişne çürüğü" (cherry-red spot) görünümü izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tay-Sachs hastalığı

Cevap

Tay-Sachs hastalığı
Tay-Sachs hastalığı (GM2 Gangliozidoz tip 1), hekzoaminidaz A enzim eksikliği sonucu gelişir. Klinik olarak bebeklik döneminde motor gelişimde duraksama ve gerileme, seslere karşı aşırı irkilme tepkisi (hiperakuzi) ve göz muayenesinde makulada vişne çürüğü ile karakterizedir. En önemli ayırıcı özelliği, diğer benzer depo hastalıklarının aksine hepatosplenomegalinin görülmemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Motor beceri kaybı (regresyon) ve hiperakuzi (seslere aşırı irkilme) saptandı.
Nörodejeneratif süreçlerin ve lizozomal depo hastalıklarının başlangıç bulgularını değerlendirmek için gereklidir.
2
Göz dibi muayenesinin yorumlanması
Makulada vişne çürüğü (cherry-red spot) saptandı.
Bu bulgu GM1 gangliozidoz, Tay-Sachs, Sandhoff ve Niemann-Pick tip A gibi sınırlı sayıda hastalıkta görülür.
3
Organomegali varlığının kontrolü
Hepatosplenomegali saptanmadı.
Tay-Sachs hastalığını, benzer nörolojik bulgulara ve vişne çürüğüne sahip olan Niemann-Pick tip A ve GM1 gangliozidozdan ayıran en kritik klinik kriterdir.

Anahtar Kavram

Tay-Sachs ve Niemann-Pick tip A ayrımında hepatosplenomegali (HSM) varlığı
Soru 431Soru

Belirgin boy kısalığı (4.2-4.2 sdsd) ve büyüme hızında duraklama nedeniyle getirilen 99 yaşındaki erkek çocuğun fizik muayenesinde; frontal çıkıklık, küçük çene, tiz ses ve mikropenis saptanıyor. Kemik yaşı 55 yaş ile uyumlu bulunan hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Pik büyüme hormonu (bhbh) yanıtı (insülin stimülasyonu)2424 ng/mL>10>10 ng/mL
Pik büyüme hormonu (bhbh) yanıtı (L-dopa stimülasyonu)2222 ng/mL>10>10 ng/mL
Serum igf1igf-11212 ng/mL7025070 - 250 ng/mL
Serum igfbp3igfbp-30.70.7 μ\mug/mL2.14.52.1 - 4.5 μ\mug/mL

Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken bir sonraki en uygun inceleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: igf1igf-1 generasyon testi

Cevap

igf1igf-1 generasyon testi yapılması en uygun adımdır.
Büyüme hormonu stimülasyon testlerine normal veya yüksek yanıt veren, ancak serum igf1igf-1 ve igfbp3igfbp-3 düzeyleri belirgin düşük olan bir hastada bhbh direnci (Laron sendromu) veya nadiren bioinaktif bhbh düşünülmelidir. Bu durumu doğrulamak için hastaya birkaç gün boyunca bhbh verilip igf1igf-1 düzeyindeki artışın izlendiği 'igf1igf-1 generasyon testi' yapılmalıdır. Laron sendromunda reseptör mutasyonu nedeniyle igf1igf-1 düzeyinde artış gözlenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Hastada belirgin boy kısalığı ve Laron sendromu fenotipi (frontal çıkıklık, tiz ses) mevcuttur.
Tanısal süreci başlatmak için fenotip ile biyokimyasal veriler eşleştirilmelidir.
2
bhbh stimülasyon testlerinin yorumlanması
Pik bhbh yanıtlarının 1010 ng/mL üzerinde olması, büyüme hormonu eksikliğini ekarte ettirir.
Normal bhbh yanıtına rağmen büyüme geriliğinin devam etmesi bir direnç tablosuna işaret eder.
3
igf1igf-1 ve igfbp3igfbp-3 düzeylerinin değerlendirilmesi
Düşük igf1igf-1 ve igfbp3igfbp-3 düzeyleri, karaciğerde bhbh etkisinin ortaya çıkmadığını gösterir.
Direnç veya bioinaktif bhbh ayrımı için bir sonraki basamağa geçilmelidir.
4
Direnç testi planlanması
igf1igf-1 generasyon testi ile ekzojen bhbh verilerek igf1igf-1 artışı gözlenir; artış olmaması reseptör direncini (Laron) kanıtlar.
Kesin tanı için reseptör duyarlılığının ölçülmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Büyüme Hormonu Direnci (Laron Sendromu) ve igf1igf-1 Generasyon Testi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 432Soru

1010 aylık bir erkek çocuk, karın şişliği ve büyüme geriliği nedeniyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde "oyuncak bebek yüzü" görünümü, boy ve tartıda belirgin gelişme geriliği ve kostayı 6 cm6 \text{ cm} geçen masif hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

TetkikSonuç
Kan Glukozu35 mg/dL35 \text{ mg/dL}
Kan Laktat5.8 mmol/L5.8 \text{ mmol/L}
Ürik Asit9.2 mg/dL9.2 \text{ mg/dL}
Mutlak Nötrofil Sayısı450/mm3450/\text{mm}^3
İdrarda Redüktan MaddeNegatif

Hastanın özgeçmişinde son birkaç ayda tekrarlayan bakteriyel otit atakları ve iyileşmesi geciken perianal apseler olduğu öğrenilmiştir.

Bu klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikojen depo hastalığı tip 11 b

Cevap

Glikojen depo hastalığı tip 11 b
Vaka sunumundaki masif hepatomegali, oyuncak bebek yüzü görünümü, ciddi hipoglisemi, hiperlaktatemi ve hiperürisemi kombinasyonu Glikojen Depo Hastalığı Tip 11'in klasik tablosudur. Ancak Tip 11 a'dan farklı olarak Tip 11 b hastalarında, glikoz-66-fosfat translokaz enzimindeki eksikliğe bağlı olarak mutlak nötropeni ve nötrofil fonksiyon bozukluğu gelişir. Bu durum hastada görülen tekrarlayan otit ve perianal apseleri açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve biyokimyasal bulguların analizi
Hipoglisemi, hiperlaktatemi, hiperürisemi ve masif hepatomegali varlığı Glikojen Depo Hastalığı (GSD) Tip 11 (Von Gierke) grubunu düşündürür.
Bu bulgular glikoz-66-fosfataz sistemindeki bir eksikliğe işaret eder.
2
Spesifik ek bulguların değerlendirilmesi
Hastada saptanan belirgin nötropeni (450/mm3450/\text{mm}^3) ve tekrarlayan piyojenik enfeksiyon (otit, apse) öyküsü not edilir.
Tip 11 a ve 11 b arasındaki temel klinik fark, Tip 11 b'de görülen nötropeni ve nötrofil disfonksiyonudur.
3
Tanının netleştirilmesi
Glikoz-66-fosfat translokaz eksikliği olan GSD Tip 11 b tanısı konur.
Hücre içi glikoz taşınımındaki defekt, hem glikoz üretimini engeller hem de nötrofil fonksiyonlarını bozarak enfeksiyonlara zemin hazırlar.

Anahtar Kavram

Glikojen Depo Hastalığı Tip 11 b'de metabolik bulgulara ek olarak nötropeni ve enfeksiyon yatkınlığı görülür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 433Soru

Graves hastalığı tanısıyla 3 yıl önce total tiroidektomi operasyonu geçiren ve levotiroksin replasman tedavisiyle ötiroid (TSH: 1.5 mIU/L) olduğu bilinen 29 yaşındaki bir anneden, miadında 3100 g olarak doğan bir erkek bebek değerlendiriliyor. Doğumun 3. gününde bebekte aşırı huzursuzluk, canlı bakış (stare), ciltte sıcaklık artışı ve taşikardi (192/dk) saptanıyor. Bebeğin laboratuvar tetkiklerinde TSH < 0.01 mIU/L ve sT4 düzeyi yaşa göre belirgin yüksek bulunuyor.

Bu klinik tablonun etyopatogenezinde rol oynayan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anneden transplasental yolla geçen tiroid stimüle edici immünglobulinler (TSI)

Cevap

Klinik tablonun nedeni, anneden transplasental yolla geçen tiroid stimüle edici immünglobulinlerdir (TSI).
Neonatal Graves hastalığı (Neonatal Tirotoksikoz), annedeki TSH reseptörlerini uyaran antikorların (TSI veya TRAb) plasenta yoluyla fetusa geçmesi sonucu oluşur. Annenin daha önce tiroidektomi geçirmiş olması veya radyoaktif iyot tedavisi almış olması, bu antikorların üretimini durdurmaz. Anne levotiroksin ile ötiroid olsa bile, kanındaki antikorlar bebeğin tiroid bezini uyararak hipertiroidiye neden olabilir. Bu tablo genellikle geçicidir (antikorlar temizlenince düzelir) ancak tedavi gerektirebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Taşikardi (192/dk), huzursuzluk, canlı bakış ve sıcak cilt; baskılanmış TSH ve yüksek sT4 ile birlikte 'Neonatal Tirotoksikoz' (Neonatal Graves) tablosudur.
Semptomlar hipotiroidi (sarılık, kabızlık, hipotoni) değil, hipertiroidi (metabolik hız artışı) ile uyumludur.
2
Anne öyküsünü analiz et
Anne Graves hastası ve tiroidektomi geçirmiş. Şu an ilaçla ötiroid.
Graves hastalığı otoimmün bir süreçtir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Tiroidektomi sadece hedef organı (tiroid) ortadan kaldırır; bağışıklık sisteminin ürettiği antikorları (TSI/TRAb) hemen yok etmez.
Antikorlar kanda dolaşmaya devam eder ve IgG yapısında oldukları için plasentadan geçerek, tiroid bezi sağlam olan fetusu etkiler.

Anahtar Kavram

Neonatal Graves Hastalığı ve Transplasental Antikor Geçişi

İpuçları

1
Bebeğin semptomları (taşikardi, canlı bakış) metabolizmanın yavaşladığını değil, hızlandığını göstermektedir.
2
Annenin tiroid bezinin ameliyatla alınmış olması, hastalığa neden olan bağışıklık sistemi elemanlarının (antikorların) yok olduğu anlamına gelmez.
3
Plasentadan bebeğe geçebilen ve tiroid bezini 'TSH gibi' uyarabilen immünglobulin yapısındaki maddeyi düşününüz.

Daha Fazla Pratik

Neonatal Graves hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar (Metimazol, Propranolol) ve etki mekanizmaları üzerine bir soru çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 434Soru

55 aylık bir erkek bebek, gelişimsel gerilik ve nöbet geçirme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden bebeğin son bir aydır çevreye olan ilgisinin azaldığı ve desteksiz oturamadığı öğreniliyor. Fizik muayenede mikrosefali, sarı saçlar, mavi gözler ve gövdede ekzematoid döküntüler dikkati çekiyor. Bebeğin idrarında fare idrarını andıran küf benzeri bir koku saptanıyor. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan temel enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenilalanin hidroksilaz

Cevap

Fenilalanin hidroksilaz enzim eksikliği
Hastada görülen gelişimsel gerilik, mikrosefali, açık ten/mavi göz (hipopigmentasyon) ve idrardaki karakteristik fare idrarı/küf benzeri koku Klasik Fenilketonüri (FKÜ) için tanısal bir triaddır. Bu tablodan sorumlu olan temel defekt, fenilalanini tirozine dönüştüren karaciğer kökenli fenilalanin hidroksilaz enziminin eksikliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Gelişimsel gerilik, nöbet, mikrosefali, hipopigmentasyon (açık ten, mavi göz) ve fare idrarı/küf kokusu FKÜ'yü işaret eder.
Bu semptomlar untreated (tedavi edilmemiş) Fenilketonüri hastalarının tipik prezentasyonudur.
2
Klinik tablodan sorumlu biyokimyasal yolu belirle.
Fenilalanin \rightarrow Tirozin dönüşümündeki blok saptanır.
Yüksek fenilalanin düzeyleri beyin gelişimi için toksiktir ve melanin sentezini (tirozinaz inhibisyonu yoluyla) baskılar.
3
Sorumlu enzimi tanımla.
Fenilalanin hidroksilaz (PAHPAH) enzim eksikliği.
Klasik FKÜ vakalarının %98-99'undan bu enzimin eksikliği sorumludur.

Anahtar Kavram

Klasik Fenilketonüri'de fenilalanin hidroksilaz enzim eksikliğine bağlı gelişen fenilalanin birikimi ve karakteristik klinik bulgular.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 435Soru

Yenidoğan döneminde ağır dehidratasyon, hipotansiyon ve fışkırır tarzda olmayan kusma ile başvuran bir bebekte; laboratuvar incelemesinde hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan, adrenal korteksteki steroid biyosentez yolunda en sık görülen enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 21-hidroksilaz eksikliği

Cevap

En olası tanı, tuz kaybı ve hiperkalemik metabolik asidoz tablosuyla seyreden en yaygın enzim kusuru olan 21-hidroksilaz eksikliğidir.
21-hidroksilaz eksikliği, kortizol ve aldosteron sentezini engelleyerek tuz kaybına (hiponatremi, hiperkalemi, asidoz) yol açar ve adrenal krizin en sık nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz (tuz kaybı tablosu) saptandı.
Adrenal yetmezlikte aldosteron eksikliği sodyum kaybına ve potasyum tutulumuna yol açar.
2
Ayırıcı tanı için kan basıncı ve metabolik durumu değerlendir.
Hipotansiyon ve asidoz varlığı mineralokortikoid eksikliğini gösterir.
11-beta ve 17-alpha eksikliklerinde DOC birikimine bağlı hipertansiyon beklenirdi.
3
En sık görülen nedeni belirle.
21-hidroksilaz eksikliği.
Konjenital adrenal hiperplazi vakalarının %90'ından fazlası bu enzim eksikliğine bağlıdır.

Anahtar Kavram

21-hidroksilaz eksikliği, tuz kaybettiren konjenital adrenal hiperplazinin en sık nedenidir ve hiponatremi, hiperkalemi, asidoz ile karakterizedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 436Soru

On iki günlük erkek bebek; emmede azalma, kusma, kilo kaybı ve halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde anne ve baba arasında akrabalık olduğu ve bir önceki erkek kardeşin bebeklik döneminde nedeni bilinmeyen bir şekilde kaybedildiği öğreniliyor. Fizik muayenede turgor ve tonus azalmış, skrotumda hiperpigmentasyon fark edilmiş ve kan basıncı 60/3560/35 mmHg (düşük) saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum 122122 mEq/L, potasyum 8.18.1 mEq/L ve kan gazında metabolik asidoz saptanıyor.

Bu bebek için en olası tanı ve tanıyı kesinleştirmek amacıyla bakılması gereken öncelikli biyokimyasal parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2121-hidroksilaz eksikliği - 1717-hidroksiprogesteron

Cevap

2121-hidroksilaz eksikliği tanısı için 1717-hidroksiprogesteron düzeyine bakılmalıdır.
Vakada sunulan hipotansiyon, hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz tablosu mineralokortikoid eksikliğini; hiperpigmentasyon ve aile öyküsü ise glukokortikoid eksikliğine bağlı artan ACTH'ı ve genetik geçişi göstermektedir. Bu bulguların tamamı en sık görülen KAH tipi olan 21-hidroksilaz eksikliğinde görülür ve tanıda biriken prekürsör olan 17-hidroksiprogesteron ölçümü önceliklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hipotansiyon, kusma ve dehidratasyon bir 'adrenal kriz' veya 'tuz kaybettiren tablo'yu düşündürür.
Yenidoğan döneminde akut kötüleşen bebeklerde metabolik ve endokrin aciller ön plandadır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla.
Hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz saptanmıştır.
Bu üçlü kombinasyon (elektrolit triadı) mineralokortikoid eksikliğini (tuz kaybını) gösterir.
3
Fizik muayene ve aile öyküsünü birleştir.
Hiperpigmentasyon ACTH yüksekliğini, kardeş ölümü ise otozomal resesif bir hastalığı (KAH gibi) işaret eder.
Kortizol eksikliğine ikincil artan ACTH, melanosit uyarıcı etkisiyle pigmentasyona neden olur.
4
En olası enzim eksikliğini belirle.
Konjenital Adrenal Hiperplazi vakalarının %90'ından fazlası 21-hidroksilaz eksikliğidir.
21-hidroksilaz bloğu hem kortizol hem aldosteron sentezini engelleyerek bu tabloyu oluşturur.

Anahtar Kavram

Tuz kaybettiren Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH), hiperkalemik hiponatremik metabolik asidoz ve hiperpigmentasyon ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Benzer elektrolit tablosuna sahip ancak tansiyonu yüksek olan 11-beta hidroksilaz eksikliği ile ayırıcı tanıyı gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 437Soru

11 yaşında bir kız çocuk, ellerinde ve ayaklarında kasılma, dudak çevresinde uyuşma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde boy ve kilosu 50.50. persentilde olup, herhangi bir dismorfik yüz görünümü veya kısa metakarp gibi fiziksel bulgu saptanmıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçNormal Değer
Kalsiyum7.1 mg/dL7.1\text{ mg/dL}8.510.58.5 - 10.5
Fosfor8.2 mg/dL8.2\text{ mg/dL}4.55.54.5 - 5.5
PTH420 pg/mL420\text{ pg/mL}106510 - 65
ALP240 U/L240\text{ U/L}150400150 - 400
Kreatinin0.5 mg/dL0.5\text{ mg/dL}0.30.70.3 - 0.7
Magnezyum1.9 mg/dL1.9\text{ mg/dL}1.72.41.7 - 2.4

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödohipoparatiroidizm tip 1b

Cevap

Klinik ve laboratuvar verileri değerlendirildiğinde, Albright'ın herediter osteodistrofisi fenotipi olmadan PTH direnci gösteren Psödohipoparatiroidizm tip 1b en olası tanıdır.
Hastada saptanan hipokalsemi ve hiperfosfatemiye rağmen PTH düzeyinin çok yüksek olması, paratiroid hormonuna karşı bir direnç olduğunu göstermektedir. Fizik muayenesinde boyunun normal olması ve dismorfik bulguların (AHO fenotipi) bulunmaması, bu tablonun Psödohipoparatiroidizm tip 1b olduğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsiyum ve fosfor düzeylerini değerlendir
Hipokalsemi (7.1 mg/dL7.1\text{ mg/dL}) ve hiperfosfatemi (8.2 mg/dL8.2\text{ mg/dL}) saptandı.
Bu tablo genellikle paratiroid hormon eksikliği veya direncine işaret eder.
2
Paratiroid hormon (PTH) düzeyini kontrol et
PTH düzeyi belirgin olarak yüksektir (420 pg/mL420\text{ pg/mL}).
Yüksek PTH düzeyi, hedef organ düzeyinde bir hormon direnci (Psödohipoparatiroidizm) olduğunu gösterir.
3
Fizik muayene bulguları ile tipi belirle
Hastada dismorfik bulgu veya AHO fenotipi saptanmadı.
AHO fenotipi olmadan görülen PTH direnci Tip 1b olarak sınıflandırılır (Tip 1a'da fenotip pozitiftir).

Anahtar Kavram

Psödohipoparatiroidizm tanısında en kritik nokta, hipokalsemi ve hiperfosfatemiye eşlik eden yüksek PTH düzeyidir; alt tipler ise fiziksel bulguların varlığına göre ayrılır.

Daha Fazla Pratik

PTH direnci olan vakalarda idrarda cAMP yanıtının (Ellsworth-Howard testi) değerlendirilmesini çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 438Soru

1010 günlük bir erkek bebek; emmede azalma, kilo kaybı ve fışkırır tarzda olmayan kusmalar nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, skrotal hiperpigmentasyon ve bilateral testislerin skrotumda olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 125125 mEq/LmEq/L, potasyumu 7.97.9 mEq/LmEq/L ve plazma renin aktivitesi belirgin artmış bulunuyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2121-hidroksilaz eksikliği

Cevap

2121-hidroksilaz eksikliği
Doğru yanıt olan 2121-hidroksilaz eksikliği, Konjenital Adrenal Hiperplazi'nin (KAH) en sık nedenidir. Tuz kaybettiren formunda hem kortizol hem de aldosteron sentezi bozulmuştur. Aldosteron eksikliği hiponatremi ve hiperkalemiye yol açarken, kortizol eksikliği negatif geribildirimi ortadan kaldırarak ACTH artışına neden olur. Yüksek ACTH, adrenal kortekste androjen sentezini artırır ve hiperpigmentasyona yol açar. Erkek bebeklerde genital yapı normal (ancak hiperpigmente) olduğu için tanı sıklıkla yaşamın 22. haftasında gelişen adrenal kriz ile konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Dehidratasyon ve hiperpigmentasyon saptandı.
Hiperpigmentasyon, adrenal yetmezliğe bağlı artan ACTH'ın melanosit uyarıcı etkisini gösterir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
125125 mEq/LmEq/L sodyum (düşük) ve 7.97.9 mEq/LmEq/L potasyum (yüksek) saptandı.
Mineralokortikoid eksikliği (aldosteron eksikliği) renal tuz kaybına ve potasyum tutulumuna yol açar.
3
Enzim eksikliği ayırıcı tanısı
2121-hidroksilaz eksikliği tanısına ulaşıldı.
Hem tuz kaybı hem de androjen fazlalığı (hiperpigmentasyon/virilizasyon) ile giden en yaygın KAH tipi 2121-hidroksilaz eksikliğidir.

Anahtar Kavram

Konjenital Adrenal Hiperplazi (2121-Hidroksilaz Eksikliği) Tuz Kaybettiren Tip

Alternatif Yöntem

Elektrolit paneline odaklanarak asidoz ve alkaloz ayrımı yapmak ayırıcı tanıda en hızlı yöntemdir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 439Soru

22 yaşında bir erkek çocuk, her iki tarafta testislerin skrotumda olmaması (bilateralbilateral kriptors\cidizmkriptorşidizm) nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede dış genital yapının tamamen normal bir erkek görünümünde olduğu, ancak inguinal kanallarda bilateral kitleler saptandığı görülüyor. Yapılan cerrahi keşif sırasında, her iki inguinal kanalda testis dokusuyla birlikte uterus ve fallop tüplerinin de bulunduğu gözleniyor. Hastanın genetik incelemesinde karyotip 46,XY46,XY olarak raporlanıyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müllerian İnhibe Edici Madde (AMHAMH) sentez veya reseptör kusuru

Cevap

Müllerian İnhibe Edici Madde (AMHAMH) sentez veya reseptör kusuru (Kalıcı Müllerian Kanalı Sendromu)
Kalıcı Müllerian Kanalı Sendromu (PMDSPMDS), 46,XY46,XY karyotipine sahip bireylerde AMHAMH sentezi veya reseptöründeki (AMHR2AMHR2) mutasyonlar sonucu oluşur. Bu hastalar normal düzeyde testosteron ürettikleri için dış genital yapıları normal erkek görünümündedir; ancak AMHAMH etkisi olmadığı için Müllerian kanalları gerilemez ve uterus/fallop tüpleri gelişir. Genellikle kriptorşidizm cerrahisi sırasında tesadüfen saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış genital yapının değerlendirilmesi
Normal erkek fenotipi
Testosteron üretimi ve etkisinin (androjen reseptörleri ve 5α5\alpha-redüktaz) fetal dönemde yeterli olduğunu gösterir.
2
İç genital yapıların değerlendirilmesi
Uterus ve fallop tüplerinin varlığı
Fetal dönemde Müllerian kanallarının gerilemediğini, yani Müllerian İnhibe Edici Madde (AMHAMH) veya reseptörünün işlev görmediğini gösterir.
3
Karyotip ve klinik tabloyu birleştirme
46,XY46,XY karyotip + Normal erkek fenotipi + Uterus varlığı
Bu kombinasyon 'Kalıcı Müllerian Kanalı Sendromu' (PMDSPMDS) için karakteristiktir ve etiyolojisi AMHAMH sistemi kusurlarıdır.

Anahtar Kavram

Kalıcı Müllerian Kanalı Sendromu (PMDSPMDS), 46,XY46,XY erkeklerde Müllerian yapıların (uterus, fallop tüpleri) gerilememesi ile karakterizedir ve dış genital yapı tamamen erkektir.

Daha Fazla Pratik

AMH eksikliğinde görülen inguinal fıtık tiplerini (Hernia uteri inguinalis) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 440Soru

33 yaşında bir erkek çocuk; kaba yüz görünümü, eklemlerde hareket kısıtlılığı ve karın şişliği şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy kısalığı, hepatosplenomegali ve hafif işitme kaybı saptanıyor. Göz muayenesinde kornealar berrak (bulanıklık yok) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en olası tanıda eksik olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İduronat-22-sülfataz

Cevap

İduronat-22-sülfataz enzim eksikliği (Hunter Sendromu)
Vakada tanımlanan kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali ve eklem sertliği bulguları mukopolisakkaridoz (MPS) grubunu işaret etmektedir. MPS tipleri arasında korneal bulanıklığın olmaması ve hastanın erkek çocuk olması, X'e bağlı çekinik geçiş gösteren Hunter sendromu (MPS II) için karakteristiktir. Bu hastalıkta eksik olan enzim iduronat-22-sülfataz dır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali ve eklem kısıtlılığı Mukopolisakkaridoz (MPS) grubunu düşündürür.
Bu bulgular glikozaminoglikanların (GAG) dokularda birikimiyle karakterize MPS'lerin tipik prezentasyonudur.
2
Ayırıcı tanı için spesifik bulgunun değerlendirilmesi
Göz muayenesinde korneal bulanıklığın olmaması (berrak kornea) ve hastanın erkek olması Hunter Sendromu'na (MPS II) yönlendirir.
MPS tipleri arasında korneal bulanıklık olmayan başlıca tipler Hunter ve Sanfilippo'dur; ancak Hunter'da kaba yüz ve HSM belirgindir.
3
Hastalık-enzim eşleşmesinin yapılması
Hunter Sendromu'nda (MPS II) eksik olan enzim iduronat-22-sülfataz dır.
Bu enzim eksikliği heparan sülfat ve dermatan sülfat birikimine yol açar.

Anahtar Kavram

Hunter sendromu (MPS II), kaba yüz görünümü ve organomegaliye rağmen korneal bulanıklığın olmaması ve X'e bağlı çekinik kalıtımı ile Hurler sendromundan ayrılır.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 22 / 25Sonraki
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 22 | Examkin