Hematoloji ve Onkoloji

409 soru

Soru 381Soru

44 yaşında bir erkek çocuk; son iki haftadır devam eden bacak ağrısı, halsizlik ve diş etlerinde kanama şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk, yaygın peteşi, her iki aksillada 11 cm çapında lenfadenopatiler ve kosta kenarını 33 cm geçen hepatosplenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında hemoglobin 7.57.5 g/dL, lökosit 35.000/μ35.000/\mu L ve trombosit 25.000/μ25.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada %70\%70 oranında, dar sitoplazmalı ve belirgin olmayan nükleollü blastlar görülüyor. Bu hastada Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısını, Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısından ayırt etmede en çok destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitokimyasal boyamada blastlarda PAS (Periyodik Asit Schiff) pozitifliği saptanması

Cevap

Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısını en çok destekleyen bulgu, sitokimyasal boyamada blastlarda PAS (Periyodik Asit Schiff) pozitifliği saptanmasıdır.
Akut Lenfoblastik Lösemi'de (ALL) blastlar sitokimyasal olarak PAS (Periyodik Asit Schiff) ile kaba granüler veya blok tarzında pozitif boyanma gösterirler. Bu bulgu, blastların lenfoid kökenli olduğunu destekleyen önemli bir laboratuvar kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi
Hastadaki bacak ağrısı, pansitopeni, organomegali ve periferik yaymadaki blastlar akut lösemiyi düşündürür.
Kemik iliği infiltrasyonu ve yetmezliği bulguları pediatrik lösemilerin tipik prezentasyonudur.
2
Blast morfolojisinin değerlendirilmesi
Dar sitoplazmalı ve belirgin olmayan nükleollü hücreler lenfoblast (ALL) lehinedir.
Morfolojik ayrım (FAB sınıflaması), lösemi tipini belirlemede ilk adımdır.
3
Tanısal sitokimyasal belirteçlerin seçilmesi
Lenfoblastlar PAS ile pozitif boyanırken, MPO ve NSE negatifliği gösterir.
PAS boyası lenfoid hücrelerdeki glikojen depolarını göstererek AML'den ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

ALL ve AML'nin sitokimyasal ve morfolojik ayırıcı tanısı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 382Soru

55 aylık bir erkek bebek, aşırı solukluk ve beslenirken çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; her iki el baş parmağında üç falankslı parmak (triphalangeal thumb) anomalisi ve hafif hipertelorizm saptanıyor. Karaciğer ve dalak büyüklüğü saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 5.45.4 g/dL, MCV: 102102 fL, Lökosit: 6.800/mm36.800/mm^3, Trombosit: 360.000/mm3360.000/mm^3, Retikülosit: %0.1\%0.1 olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diamond-Blackfan anemisi

Cevap

Diamond-Blackfan anemisi, bebeklik döneminde başlayan makrositer anemi, düşük retikülosit sayısı ve üç falankslı parmak gibi doğumsal anomalilerle karakterize saf eritroid aplazisidir.
Diamond-Blackfan anemisi, vakaların çoğunda yaşamın ilk yılında (ortalama 2-3 aylıkken) ortaya çıkan, makrositer anemi ve düşük retikülosit sayısı ile karakterize bir tablodur. Hastaların yaklaşık yarısında baş parmak anomalileri (üç falankslı parmak, bifid baş parmak), yüz anomalileri (hipertelorizm, snub nose), boy kısalığı ve mikrognati gibi konjenital anomaliler görülür. Lökosit ve trombosit sayıları başlangıçta normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve retikülosit değerlerini analiz et.
İzole ciddi anemi (Hb:5.4Hb: 5.4 g/dL), makrositoz (MCV:102MCV: 102 fL) ve belirgin retikülositopeni (%0.1\%0.1) saptandı.
Aneminin tipini (normositer/makrositer) ve kemik iliği yanıtını değerlendirmek için gereklidir.
2
Diğer hücre serilerini (lökosit ve trombosit) kontrol et.
Lökosit ve trombosit sayıları normal sınırlarda saptandı.
Tablonun bir pansitopeni (Fanconi vb.) mi yoksa izole eritroid serisi etkilenmesi mi olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Fizik muayene bulguları ile laboratuvar verilerini birleştir.
Erken yaşta başlangıç + Makrositer anemi + Üç falankslı parmak bulguları Diamond-Blackfan anemisine işaret eder.
Klinik ve laboratuvar uyumu kesin tanıya götürür.

Anahtar Kavram

Diamond-Blackfan Anemisi (Konjenital Saf Eritroid Aplazisi)

İpuçları

1
Hastadaki anemi tipine (makrositer) ve retikülosit sayısına odaklanın.
2
Lökosit ve trombosit sayılarının normal olması, genel bir kemik iliği yetmezliğinden ziyade saf bir seri etkilenmesini düşündürür.
3
Üç falankslı baş parmak (triphalangeal thumb) anomalisi, doğuştan gelen eritroid serisi yetmezliklerinde en spesifik ipuçlarından biridir.

Daha Fazla Pratik

Diamond-Blackfan anemisi ile TEC ayrımında kullanılan eritrosit adenozin deaminaz (eADA) enzim düzeylerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 383Soru

33 yaşında bir kız çocuk; halsizlik ve solukluk şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde bir ay önce yeni başlangıçlı diyabet tanısı aldığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde büyüme basamaklarının normal olduğu ancak bilateral işitme kaybı olduğu fark ediliyor. Laboratuvar incelemelerinde; hemoglobin 8,48,4 g/dL, MCV 106106 fL, lökosit 5.2005.200/mm³, trombosit 210.000210.000/mm³ saptanıyor. Periferik yaymada hipersegmente nötrofiller ve makrositoz izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiamin duyarlı megaloblastik anemi

Cevap

Tiamin duyarlı megaloblastik anemi (Rogers sendromu)
Tiamin duyarlı megaloblastik anemi (Rogers sendromu), otozomal resesif geçişli bir hastalık olup tiamin transport bozukluğu sonucu gelişir. Klasik triadında megaloblastik anemi, sensörinöral işitme kaybı ve insüline bağımlı (ancak otoimmün olmayan) diyabet yer alır. Tedavide yüksek doz tiamin verilmesi anemiyi ve diyabeti düzeltebilir, ancak işitme kaybı genellikle kalıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada megaloblastik anemi (yüksek MCV, hipersegmente nötrofiller), sensörinöral işitme kaybı ve diyabet saptanmıştır.
Bu triad pediatrik hematolojide spesifik bir sendromu işaret eder.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Wolfram sendromu (diyabet+işitme kaybı) anemi yapmadığı için, Pearson sendromu ise pankreas yetmezliği ve sideroblastik anemi ile seyrettiği için elenir.
Megaloblastik aneminin eşlik ettiği bu spesifik triad sadece Rogers sendromunda görülür.
3
Tanının netleştirilmesi
Rogers sendromu (Tiamin duyarlı megaloblastik anemi) tanısına ulaşılır.
SLC19A2 gen mutasyonu sonucu tiamin taşıyıcı protein bozukluğu bu klinik tabloya yol açar.

Anahtar Kavram

Rogers sendromu (Tiamin duyarlı megaloblastik anemi) triadı: Megaloblastik anemi, sensörinöral işitme kaybı ve non-otoimmün diyabet.
Soru 384Soru

44 yaşında erkek çocuk; son iki haftadır devam eden bacak ağrısı nedeniyle yürümeyi reddetme, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk saptanırken, karaciğer ve dalak kot kavsini 3 cm3\text{ cm} geçecek şekilde palpe ediliyor. Yapılan tam kan sayımında hemoglobin 75 g/dL7{}5\text{ g/dL}, lökosit 18.000/mm318.000/\text{mm}^3 ve trombosit 40.000/mm340.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada %65 oranında blastik hücreler saptanıyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blast hücrelerinde hiperdiploidi (>50>50 kromozom) saptanması olumlu bir prognostik göstergedir.

Cevap

Blast hücrelerinde hiperdiploidi (>50>50 kromozom) saptanması olumlu bir prognostik göstergedir.
Çocukluk çağı ALL'de prognozu belirleyen en önemli faktörlerden biri sitogenetiktir. Hiperdiploidi (hücrede 5050'den fazla kromozom bulunması) ve t(12;21)t(12;21) [ETV6-RUNX1] translokasyonu, tedaviye mükemmel yanıt ve yüksek sağkalım oranları ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada bacak ağrısı (kemik iliği ekspansiyonu), solukluk, hepatosplenomegali ve pansitopeni mevcuttur.
Bu bulgular çocukluk çağında öncelikle Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısını düşündürür.
2
Tanının periferik yayma ile doğrulanması
Periferik yaymada %65 oranında blast görülmesi lösemi tanısını destekler.
İliğin %25'den fazla blastla istilası lösemi tanısı için kriterdir.
3
Prognostik faktörlerin analizi
Hastanın yaşı (44 yaş) ve lökosit sayısı (18.000/mm318.000/\text{mm}^3) 'Standart Risk' grubundadır.
Sitogenetik incelemede hiperdiploidi (>50>50 kromozom veya DNA indeksi >116>1{}16) saptanması bu grupta prognozu daha da iyileştirir.

Anahtar Kavram

Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) Prognostik Faktörleri
Soru 385Soru

2 yaşında bir kız çocuk, bacaklarında ve gövdesinde aniden ortaya çıkan kırmızı noktalar şikayetiyle annesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden 10 gün önce hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede genel durumu iyi, ateşi 36,8C36,8 ^\circ\text{C} saptanıyor. Ciltte yaygın peteşi ve ekimozlar izleniyor; ancak hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin12,5 g/dL12,5 \text{ g/dL}1114 g/dL11-14 \text{ g/dL}
Beyaz Küre7.200/mm37.200 \text{/mm}^35.00012.000/mm35.000-12.000 \text{/mm}^3
Trombosit Sayısı12.000/mm312.000 \text{/mm}^3150.000450.000/mm3150.000-450.000 \text{/mm}^3
MPV11,8 fL11,8 \text{ fL}711 fL7-11 \text{ fL}
PT12 sn12 \text{ sn}1114 sn11-14 \text{ sn}
aPTT30 sn30 \text{ sn}2535 sn25-35 \text{ sn}
Kanama Zamanı12 dk12 \text{ dk}27 dk2-7 \text{ dk}

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmün trombositopenik purpura

Cevap

İmmün trombositopenik purpura (İTP)
İmmün trombositopenik purpura (İTP), çocuklarda viral enfeksiyonlardan sonra sık görülen, ani başlangıçlı peteşi ve ekimozlarla karakterize bir durumdur. Fizik muayenede dalak büyüklüğünün (splenomegali) olmaması İTP için önemli bir negatif bulgudur. Laboratuvarda trombosit sayısı düşüktür, ancak trombosit üretimi arttığı için MPV genellikle yüksek veya normalin üst sınırındadır. Pıhtılaşma faktörleri etkilenmediği için PT ve aPTT normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendiriniz.
2 yaşında çocuk, viral enfeksiyon sonrası ani peteşi gelişimi, splenomegali yokluğu.
İTP, çocukluk çağında ani başlayan trombositopeninin en sık nedenidir ve genellikle viral bir tetikleyici sonrası görülür.
2
Laboratuvar verilerini analiz ediniz.
İzole trombositopeni (12.000/mm312.000 \text{/mm}^3), normal PT/aPTT, artmış MPV ve uzamış kanama zamanı.
Primer hemostaz bozukluklarında kanama zamanı uzar. PT ve aPTT'nin normal olması pıhtılaşma faktörlerinin sağlam olduğunu; izole trombositopeni ise sorunun sadece trombosit sayısında olduğunu gösterir.
3
Ayırıcı tanı yaparak en olası sonuca ulaşınız.
İmmün Trombositopenik Purpura (İTP) tanısı konulur.
Sağlıklı bir çocukta, organomegali olmadan gelişen ani izole trombositopeni için klasik tanıdır.

Anahtar Kavram

İmmün Trombositopenik Purpura (İTP), çocuklarda izole trombositopeni ve normal koagülasyon testleri ile karakterize, en sık görülen edinsel kanama bozukluğudur.

İpuçları

1
Hastanın viral enfeksiyon öyküsü ve splenomegalisinin olmaması tanı için anahtardır.
2
Laboratuvarda sadece trombosit sayısının düşük, PT ve aPTT'nin ise normal olması pıhtılaşma sisteminin değil, sadece trombositlerin etkilendiğini gösterir.

Daha Fazla Pratik

İTP tanısı alan bu hastada kemik iliği aspirasyonu hangi durumlarda endikedir konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 386Soru

Sadece anne sütü ile beslenen, 22 aylık bir erkek bebek ani gelişen huzursuzluk, kusma ve bıngıldak kabarıklığı şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde kafa içi basınç artışı bulguları saptanıyor. Öyküsünden bebeğin evde doğduğu, doğum sonrası herhangi bir profilaktik uygulama yapılmadığı ve ek gıda almadığı öğreniliyor.

Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

TetkikHasta SonucuReferans Aralığı
Protrombin Zamanı (PTPT)4848 saniye111511-15 saniye
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTTaPTT)9292 saniye254025-40 saniye
Trombosit Sayısı340.000/mm3340.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/mm^3
Kanama Zamanı33 dakika272-7 dakika

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geç vitamin KK eksikliği kanaması

Cevap

Vakadaki klinik ve laboratuvar bulguları 'Geç vitamin KK eksikliği kanaması' tanısını desteklemektedir.
Vakada sunulan bebekte doğumda K vitamini profilaksisi yapılmamış olması ve sadece anne sütü ile beslenmesi, K vitamini bağımlı faktörlerin (II,VII,IX,XII, VII, IX, X) sentezinde yetersizliğe yol açar. Bu durum, 22 hafta ile 66 ay arasında görülen 'Geç vitamin KK eksikliği kanaması' (Hemorajik hastalık) tablosudur. Faktör VIIVII eksikliği nedeniyle PTPT, Faktör IXIX eksikliği nedeniyle aPTTaPTT, Faktör IIII ve XX eksikliği nedeniyle ise her iki test birden uzar. Trombosit sayısı ve kanama zamanı (trombosit fonksiyonu) normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et.
Evde doğum, profilaksi (K vitamini) yapılmaması ve sadece anne sütüyle beslenme saptandı.
Vitamin KK eksikliği kanaması için tipik risk faktörlerini belirlemek için gereklidir.
2
Laboratuvar sonuçlarını yorumla.
PTPT ve aPTTaPTT belirgin uzamış; trombosit sayısı ve kanama zamanı normal bulundu.
Bu tablo hem ekstrinsik hem de intrinsik/ortak yoldaki faktörlerin eksikliğini, ancak primer hemostazın normal olduğunu gösterir.
3
Vitamin KK bağımlı faktörleri değerlendir.
Faktör IIII, VIIVII, IXIX ve XX eksikliği her iki testin de uzamasına neden olur.
Klinik senaryo ile laboratuvar tablosunu birleştirerek en olası sekonder hemostaz bozukluğunu tanımlar.

Anahtar Kavram

Vitamin KK bağımlı pıhtılaşma faktörlerinin (II,VII,IX,XII, VII, IX, X) eksikliği hem PTPT hem de aPTTaPTT testlerinde uzamaya neden olurken, trombosit sayısı ve kanama zamanı normal kalır.

Daha Fazla Pratik

Vitamin KK eksikliği ile karaciğer yetmezliği arasındaki farkı anlamak için Faktör VV düzeyine bakılması gerektiğini unutmayın (Faktör VV vitamin KK bağımlı değildir).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 387Soru

1818 aylık bir kız çocuk, son birkaç aydır belirginleşen halsizlik ve iştahsızlık şikayetleri ile getirilmiştir. Öyküsünden ek gıdaya geçişte zorlandığı, beslenmesinin ağırlıklı olarak inek sütü ve nişastalı gıdalardan oluştuğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde ciltte ve konjonktivalarda solukluk saptanmıştır. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin (Hb)8.28.2 g/dL
Hematokrit (Hct)%26\%26
MCV6464 fL
RDW%19.5\%19.5
Eritrosit Sayısı (RBC)3.5×106/μL3.5 \times 10^6/\mu L
Serum Demiri22μg/dL22 \mu g/dL
TDBK470μg/dL470 \mu g/dL
Ferritin4ng/mL4 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Verilen klinik öykü (beslenme hatası), düşük ferritin, yüksek TDBK ve yüksek RDW değerleri ile birlikte görülen mikrositik anemi tablosu 'Demir eksikliği anemisi' tanısını koydurur.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın beslenme öyküsü (inek sütü ağırlıklı beslenme), fizik muayene bulguları ve laboratuvar verileriyle tam uyumludur. Demir eksikliği anemisinde ferritin düzeyinin düşük olması tanıda altın standarttır; ayrıca RDW'nin yüksekliği eritrositlerin boyutlarındaki heterojenliği (anizositoz) göstererek demir eksikliğini talasemiden ayırmada önemli bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipinin belirlenmesi
Hb: 8.28.2 g/dL (Düşük) ve MCV: 6464 fL (Düşük) olduğu için mikrositik anemi mevcuttur.
Yaşa göre hemoglobin ve ortalama eritrosit hacmi sınır değerlerin altındadır.
2
Eritrosit indekslerinin ve dağılım genişliğinin (RDW) değerlendirilmesi
RDW: %19.5\%19.5 (Yüksek) ve Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) yaklaşık 18.218.2 olarak hesaplanır.
RDW'nin >%15>\%15 ve Mentzer indeksinin >13>13 olması demir eksikliği lehinedir.
3
Demir depolarının ve bağlama kapasitesinin analizi
Ferritin: 4ng/mL4 ng/mL (Belirgin düşük) ve TDBK: 470μg/dL470 \mu g/dL (Yüksek).
Demir eksikliği anemisinde depo demiri (ferritin) tükenir ve vücudun demir bağlama isteği (TDBK) artar.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerde demir eksikliği ile talasemi taşıyıcılığı ayrımında en değerli ilk parametreler RDW, Mentzer indeksi ve depo demiri (ferritin) düzeyidir.

İpuçları

1
Hastanın beslenme öyküsündeki inek sütü ve nişasta ağırlığına dikkat edin.
2
Mikrositik anemilerde ayırıcı tanı için ferritin ve RDW (eritrosit dağılım genişliği) değerlerini karşılaştırın.
3
Mentzer indeksi (MCV/RBC) hesaplaması yapın; sonuç 13'ten büyükse demir eksikliğini işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi tanısı alan bu hastada tedaviye yanıtın en erken göstergesi olan laboratuvar parametresini (retikülositoz) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 388Soru

55 yaşında bir kız çocuk, tekrarlayan burun kanamaları ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde yaygın ekimozlar saptanıyor; eklem içi kanama bulgusuna rastlanmıyor. Hastadan istenen ilk basamak laboratuvar test sonuçları aşağıdadır:

TestSonuçReferans Aralığı
Protrombin Zamanı (PTPT)2222 saniye111411-14 saniye
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTTaPTT)3232 saniye253525-35 saniye
Trombosit Sayısı280.000/μL280.000/\mu L150.000450.000/μL150.000 - 450.000/\mu L
Kanama Zamanı66 dakika272-7 dakika

Hastanın uzamış olan PTPT süresi, normal plazma ile yapılan karışım testi (mixingmixing testtest) sonrası düzelmektedir. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faktör VII eksikliği

Cevap

Faktör VII eksikliği
Laboratuvar bulgularında saptanan izole PTPT uzaması, pıhtılaşma kaskadında sadece dış yolağın (ekstrinsik yolak) etkilendiğini gösterir. Bu yolağa spesifik olan ve eksikliğinde izole PTPT uzaması yapan tek faktör Faktör VII'dir. Karışım testinin düzelmesi ise durumun bir faktör eksikliğine bağlı olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar sonuçlarını analiz et
İzole PT uzaması (2222 sn), normal aPTT, normal trombosit sayısı ve normal kanama zamanı saptanmıştır.
Primer (trombosit/vasküler) ve sekonder (koagülasyon) hemostaz ayrımı yapmak için gereklidir.
2
Karışım testi (mixingmixing testtest) sonucunu yorumla
PT süresinin normal plazma ile düzelmesi, tabloda bir inhibitör değil, faktör eksikliği olduğunu gösterir.
Eksiklik ile inhibitör varlığını ayırt etmek tedaviyi yönlendirir.
3
Pıhtılaşma yolaklarını değerlendir
İzole PT uzaması dış yolu (ekstrinsik yolak) işaret eder; bu yolağa özgü tek faktör Faktör VII'dir.
Spesifik faktör eksikliğini belirlemek için koagülasyon kaskadı bilgisi kullanılır.

Anahtar Kavram

İzole PT uzaması ve normal aPTT varlığında, sekonder hemostaz bozukluğu olarak öncelikle Faktör VII eksikliği düşünülmelidir.

İpuçları

1
Laboratuvarda sadece dış yolağı (PT) etkileyen ama iç yolağı (aPTT) etkilemeyen faktörü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Karışım testi düzelmeseydi hangi klinik durumlar (örneğin Faktör VIII inhibitörü veya Lupus Antikoagülanı) düşünülmeliydi sorusunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 389Soru

Üç yaşında bir erkek çocuk, burnuna aldığı hafif bir darbe sonrası gelişen ve yaklaşık 40 dakikadır durdurulamayan kanama nedeniyle acil servise getirilmiştir. Hastanın öz geçmişinden, bebeklikten itibaren vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde gövdede ve alt ekstremitelerde yaygın ekimozlar saptanmış; karaciğer ve dalak non-palpabl olarak değerlendirilmiştir.

Laboratuvar bulguları:
- Trombosit sayısı: 45.000/mm345.000/mm^3
- MPV: 15.5fL15.5 fL (Normal: 7.211.1fL7.2-11.1 fL)
- Kanama zamanı: 18dakika18 dakika
- PT: 12.5saniye12.5 saniye
- aPTT: 32saniye32 saniye
- Periferik yayma: Trombositlerin belirgin derecede büyük, bazıları lenfosit boyutunda (dev trombositler) olduğu saptanmıştır.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier sendromu

Cevap

Bernard-Soulier sendromu
Vaka sunumunda yer alan trombositopeni (45.000/mm345.000/mm^3), belirgin MPV yüksekliği (15.5fL15.5 fL) ve periferik yaymadaki dev trombosit bulguları, Bernard-Soulier sendromu için klasik bir tablodur. Hastanın çocukluktan beri süregelen kanama öyküsü ve fizik muayenede splenomegali olmaması da kalıtsal bir primer hemostaz bozukluğunu desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Primer hemostaz bozukluğu şüphesi
Mukozal kanama (burun kanaması), peteşi/ekimoz öyküsü ve normal koagülasyon zamanlarına rağmen uzamış kanama zamanı primer hemostazı işaret eder.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Trombositopeni ve dev trombosit varlığı
Hastada hafif-orta düzeyde trombositopeni ile birlikte belirgin MPV yüksekliği ve yaymada 'dev' trombositler saptanmıştır.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Bernard-Soulier sendromu tanısına ulaşılması
Dev trombosit + trombositopeni + primer hemostaz bozukluğu üçlüsü, GpIb-IX-V kompleksi eksikliği ile giden bu hastalığı doğrular.

Anahtar Kavram

Bernard-Soulier sendromu, trombosit yüzeyindeki GpIb-IX-V reseptör kompleksinin eksikliği sonucu oluşan, dev trombositler ve trombositopeni ile karakterize bir kalıtsal primer hemostaz bozukluğudur.

Daha Fazla Pratik

Bernard-Soulier sendromunda trombositlerin ristosetin ile agregasyon yapmadığını ve bu durumun normal plazma eklenmesiyle düzelmediğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 390Soru

33 yaşında orak hücreli anemi (HbSSHbSS) tanısıyla izlenen bir çocuk, ailesi tarafından ani gelişen belirgin solukluk, halsizlik ve karın şişliği şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede kalp hızı 155155/dakika, kan basıncı 65/4065/40 mmHg saptanıyor; batın muayenesinde dalak kot kenarını 88 cm geçecek şekilde oldukça sert ve ağrılı palpe ediliyor. Hastanın laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin (HbHb) düzeyi 3.23.2 g/dL (bazal değeri: 8.28.2 g/dL), retikülosit oranı %24\%24 ve trombosit sayısı 65.000/mm365.000/mm^3 olarak saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Splenik sekestrasyon krizi

Cevap

Sunulan klinik tablo (ani anemi, şok bulguları, masif splenomegali ve retikülositoz) splenik sekestrasyon krizi için karakteristiktir.
Doğru yanıt olan seçenek, orak hücreli anemili çocuklarda görülen ve ani hemoglobin düşüşü ile birlikte dalağın hızla büyümesi (kanın dalakta hapsolması), retikülositoz ve trombositopeni ile karakterize olan 'splenik sekestrasyon krizi'ni tanımlamaktadır. Bu tablo acil kan transfüzyonu gerektiren bir hipovolemik şok durumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın bazal değerleriyle mevcut değerlerini karşılaştırın.
Hemoglobin değerinde >2>2 g/dL'lik ani bir düşüş (8.28.2 \rightarrow 3.23.2 g/dL) saptandı.
Aneminin şiddetini ve akut doğasını belirlemek için.
2
Retikülosit oranını analiz edin.
Retikülosit %24\%24 (Yüksek).
Kemik iliğinin anemiye yanıt verip vermediğini anlamak ve aplastik krizi (retikülositopeni) dışlamak için.
3
Fizik muayene ve diğer hücre serilerini değerlendirin.
Masif akut splenomegali ve trombositopeni (65.000/mm365.000/mm^3).
Kanın dalak içinde hapsolduğunu (sekestrasyon) doğrulamak için; çünkü sekestrasyonda hem eritrositler hem de trombositler dalakta tutulur.

Anahtar Kavram

Splenik Sekestrasyon Krizi: Orak hücreli anemili küçük çocuklarda (henüz otosplenektomi gelişmeden önce) kanın ani olarak dalak içinde göllenmesiyle oluşan, hayatı tehdit eden bir hipovolemik şok tablosudur.

Daha Fazla Pratik

Orak hücreli anemide dalak fonksiyonlarının zamanla kaybına (otosplenektomi) yol açan süreci ve bu hastaların hangi enfeksiyonlara yatkın olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 391Soru

3030 aylık bir erkek çocuk, annesi tarafından "yemek seçme" ve "sadece ekmek, makarna ve yoğurt yeme" şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanan hastanın büyüme parametreleri normal sınırlardadır. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuç
Hemoglobin (Hb)8.88.8 g/dL
Ortalama eritrosit hacmi (MCV)6060 fL
Eritrosit dağılım genişliği (RDW)19%19\%
Eritrosit (RBC) sayısı3.6×106/μL3.6 \times 10^6/\mu L
Serum demiri2020 μ\mug/dL
Serum ferritini55 ng/mL
Total demir bağlama kapasitesi (TDBK)480480 μ\mug/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Düşük hemoglobin (8.88.8 g/dL) ve düşük MCV (6060 fL) ile karakterize mikrositik anemi tablosunda olan hastada; çok düşük serum ferritini (55 ng/mL) ve yüksek TDBK (480480 μ\mu g/dL) doğrudan demir eksikliğini işaret eder. Ayrıca eritrosit dağılım genişliğinin (RDW) 15%15\%'in üzerinde olması (19%19\%) ve Mentzer indeksinin (MCV/RBCMCV/RBC) 1313'ten büyük olması (16.616.6) demir eksikliği anemisi tanısını güçlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendir.
Hb: 8.88.8 g/dL (Düşük), MCV: 6060 fL (Düşük).
Hastanın mikrositik anemi tablosunda olduğunu belirlemek için.
2
Ayırıcı tanı için demir parametrelerini (ferritin ve TDBK) incele.
Ferritin: 55 ng/mL (Çok düşük), TDBK: 480480 μ\mu g/dL (Yüksek).
Düşük ferritin ve yüksek demir bağlama kapasitesi demir depolarının tükendiğini gösterir.
3
Mentzer indeksini (MCV/RBCMCV / RBC) hesapla ve RDW ile karşılaştır.
60/3.6=16.660 / 3.6 = 16.6 (>1313) ve RDW: 19%19\% (>15%15\%).
Mentzer indeksinin 1313'ten büyük olması ve RDW yüksekliği, demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından ayırır.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında ferritin, TDBK, RDW ve Mentzer indeksi kullanımı.

Alternatif Yöntem

Mentzer indeksi formülü (MCV/RBCMCV / RBC) kullanılarak 60/3.6=16.660 / 3.6 = 16.6 bulunur. Sonucun 1313'ten büyük olması demir eksikliği lehine, 1313'ten küçük olması ise talasemi taşıyıcılığı lehine yorumlanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 392Soru

3 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında aniden ortaya çıkan yaygın kırmızı noktalar ve morluklar şikayetiyle annesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 10 gün önce hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde peteşi ve ekimozlar saptanırken; karaciğer, dalak ve lenf nodları büyüklüğü saptanmıyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:

TetkikSonuç
Hemoglobin12.8g/dL12.8\,g/dL
Lökosit Sayısı8.200/μL8.200/\mu L
Trombosit Sayısı21.000/μL21.000/\mu L
Ortalama Trombosit Hacmi (MPV)Yüksek
Kanama ZamanıUzamış
PT / aPTTNormal / Normal

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmün Trombositopenik Purpura

Cevap

Sunulan klinik tablo ve laboratuvar verileri ışığında en olası tanı İmmün Trombositopenik Purpura (İTP) olarak değerlendirilmektedir.
İmmün Trombositopenik Purpura (İTP), pediatrik popülasyonda ani başlayan izole trombositopeninin en yaygın nedenidir. Genellikle viral bir enfeksiyondan 1-4 hafta sonra ortaya çıkar. Fizik muayenede sadece trombositopeniye bağlı deri ve mukoza kanamaları (peteşi, ekimoz) görülür; splenomegali saptanmaması tanıyı güçlü bir şekilde destekler. Laboratuvarda trombosit sayısı düşüktür ancak koagülasyon testleri (PT, aPTT) tamamen normaldir. Genç trombositlerin varlığına bağlı olarak MPV değeri genellikle yüksek veya normal bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Viral enfeksiyon sonrası akut başlangıçlı peteşi/ekimoz varlığı ve organomegali (splenomegali) yokluğu saptandı.
İTP tanısında akut başlangıç ve diğer sistemik bulguların (lenfadenopati, splenomegali) yokluğu tipiktir.
2
Laboratuvar verilerini analiz et.
İzole trombositopeni (21.000/μL21.000/\mu L), normal koagülasyon zamanları (PT, aPTT) ve uzamış kanama zamanı saptandı.
Primer hemostaz bozukluğu olduğunu gösteren en temel laboratuvar kanıtı izole trombositopeni ve normal PT/aPTT değerleridir.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Normal hemoglobin/lökosit hematolojik maligniteleri; normal PT/aPTT ise sekonder hemostaz bozukluklarını dışlar.
İzole bulgular ve karakteristik öykü bizi en yaygın edinsel trombositopeni nedeni olan İTP'ye yönlendirir.

Anahtar Kavram

İmmün Trombositopenik Purpura (İTP), çocukluk çağında viral bir enfeksiyonu takiben gelişen, sağlıklı bir çocukta aniden ortaya çıkan izole trombositopeni ve splenomegali yokluğu ile karakterize en sık görülen kanama bozukluğudur.

İpuçları

1
Hastanın öyküsündeki viral enfeksiyon ve aniden gelişen döküntüleri düşünün.
2
Normal PT ve aPTT değerleri, pıhtılaşma faktörlerinde bir sorun olmadığını gösterir.
3
Fizik muayenede dalağın (splenomegali) büyümemiş olması İTP için çok karakteristik bir negatif bulgudur.

Daha Fazla Pratik

İTP'de kemik iliği aspirasyonu endikasyonlarını ve tedavi seçeneklerini (gözlem, IVIG, steroid) tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 393Soru

1212 yaşında bir kız çocuk, boy kısalığı ve giderek artan halsizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 3.3. persentilin altında izleniyor; sağ el baş parmağında hipoplazi ve gövdesinde çok sayıda, düzensiz sınırlı cafe-au-lait lekeleri saptanıyor. Hastanın laboratuvar incelemeleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin9,29,2 g/dL
MCV106106 fL
Beyaz Küre Sayısı3.500/mm33.500/mm^3
Trombosit Sayısı120.000/mm3120.000/mm^3
Retikülosit%0,3\%0,3

Kemik iliği biyopsisinde hücresel oran %30\%30 (yaşa göre hiposellüler) olarak raporlanıyor. Periferik kan lenfosit kültüründe yapılan diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırık testi negatif sonuçlanıyor.

Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deri fibroblast kültüründe kromozom kırık analizi yapılması

Cevap

Klinik olarak Fanconi Aplastik Anemisi ile uyumlu olan ancak periferik kan lenfositlerinde kromozom kırık testi negatif çıkan hastalarda somatik mozaisizm şüphesiyle deri fibroblast kültüründe kromozom kırık analizi yapılmalıdır.
Hastanın boy kısalığı, baş parmak hipoplazisi ve cafe-au-lait lekeleri Fanconi Aplastik Anemisi (FAA) için patognomonik sayılabilecek bir kombinasyondur. FAA tanısında periferik kan lenfositlerinde DEB veya MMC ile yapılan kromozom kırık testi altın standarttır; ancak hastaların bir kısmında somatik mozaisizm (mutasyonlu hücrelerin bir kısmının sağlıklı hücrelere revertant olması) gelişebilir. Bu durumda kan testleri yanlış negatif sonuç verebilir. Klinik şüphe yüksek olduğunda tanı, deri fibroblastlarında yapılan kromozom kırık analizi ile doğrulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik Fenotipi Değerlendir
Boy kısalığı, baş parmak hipoplazisi ve cafe-au-lait lekeleri Fanconi Aplastik Anemisi (FAA) için yüksek klinik kuşku oluşturur.
FAA, fiziksel anomalilerin eşlik ettiği en sık kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromudur.
2
Hematolojik Bulguları Analiz Et
Makrositik anemi, hafif lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni başlangıcı) ile hiposellüler kemik iliği saptanmıştır.
FAA tipik olarak yaşamın ilk on yılında ilerleyici kemik iliği yetmezliği ile prezante olur.
3
Test Sonucu ile Klinik Arasındaki Paradoksu Tanımla
Tipik fenotipe rağmen periferik kan lenfositlerinde yapılan DEB testi negatif bulunmuştur.
FAA hastalarının %2530\%25-30'unda görülen somatik mozaisizm, kan hücrelerinde testin yanlış negatif çıkmasına neden olabilir.
4
Tanısal Altın Standart Adımı Belirle
Kesin tanı için kromozom kırık analizi deri fibroblastları gibi başka bir dokuda tekrarlanmalıdır.
Deri fibroblastları mozaisizmden etkilenmediği için kesin tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Fanconi Aplastik Anemisi'nde Somatik Mozaisizm ve Tanısal Yaklaşım
Soru 394Soru

Orak hücreli anemi (HbSSHbSS) tanısı olan 1010 yaşında bir erkek hastanın uzun süreli takibinde, hemoglobin değerlerinin 9.59.5 g/dL (beklenenden yüksek), retikülosit oranının ise %5\%5 (beklenenden düşük) seyrettiği görülüyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) 7070 fL olarak saptanıyor. Klinik öyküsünde ise ağır hemolitik krizlerin nadir olduğu, ancak çok sık tekrarlayan vazo-oklüzif ağrılı krizler ve avasküler nekroz öyküsü olduğu belirtiliyor.

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablosunu en iyi açıklayan ek durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α\alpha-talasemi gen delesyonu eşlik etmesi

Cevap

Orak hücreli anemi ile birlikte alfa-talasemi gen delesyonunun bulunmasıdır.
Doğru seçenek olan alfa-talasemi gen delesyonu eşlik etmesi, orak hücreli anemide (HbSS) en önemli fenotipik düzenleyicilerden biridir. Alfa genlerinin delesyonu (genellikle α/α-\alpha/-\alpha veya α/αα-\alpha/\alpha\alpha), eritrosit içindeki HbS konsantrasyonunu (MCHC) azaltır. Bu durum polimerizasyonu yavaşlatarak hemolizi azaltır, Hb düzeyini artırır ve retikülosit sayısını düşürür. Ancak daha yüksek hemoglobin seviyeleri kanın vizkozitesini artırdığı için, bu hastalar daha sık vazo-oklüzif kriz ve kemik komplikasyonları (avasküler nekroz) yaşarlar. Mikrositoz da alfa-talaseminin karakteristik bir bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
HbSS hastasında beklenenden yüksek Hb (9.59.5 g/dL), düşük retikülosit (%5\%5) ve düşük MCV (7070 fL) saptanmıştır.
Bu tablo, klasik HbSS tablosundan farklı olarak hemoliz hızının azaldığını ancak mikrositozun eşlik ettiğini gösterir.
2
Genetik etkileşimin değerlendirilmesi
α\alpha-talasemi gen delesyonu, orak hücreli eritrositlerdeki MCHC değerini düşürür.
Düşük MCHC, HbS polimerizasyonunu (oraklaşmayı) geciktirerek eritrositlerin damar içindeki sağkalım süresini artırır.
3
Kriz paterninin yorumlanması
Eritrosit ömrü uzadığı için Hb seviyesi yükselir, ancak yüksek hematokrit vizkozite artışına yol açar.
Artan vizkozite, hemoliz belirteçlerini azaltsa da vazo-oklüzif ağrılı krizlerin ve aseptik nekroz gibi komplikasyonların sıklığını artırır.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide (HbSS) eşlik eden alfa-talasemi gen delesyonunun fenotipik modülasyonu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 395Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, üç gün önce başlayan ateş ve öksürük şikayeti nedeniyle trimetoprim-sülfametoksazol tedavisi alırken; aniden gelişen halsizlik, göz aklarında sararma ve idrar renginde belirgin koyulaşma (koyu çay rengi) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede cilt ve mukozalar soluk, skleralar ikterik saptanıyor; karaciğer ve dalak non-palpabl bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.1 g/dL7.1\text{ g/dL}, retikülosit %9\%9, serum indirekt bilirubin düzeyinde artış ve haptoglobin düzeyinde düşüş saptanıyor. Periferik yayma incelemesinde polikromazi ve 'ısırılmış hücreler' (degyrositler) görülüyor.

Bu hasta için kesin tanıyı koymak amacıyla yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritrosit glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enzim aktivitesi ölçümü

Cevap

Eritrosit glikoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim aktivitesi ölçümü
Doğru yanıt olan eritrosit enzim aktivitesi ölçümü, G6PD eksikliğinin kesin tanı yöntemidir. Hastadaki 'ısırılmış hücreler', dalaktaki makrofajların eritrositler içindeki denatüre hemoglobin çökeleklerini (Heinz cisimcikleri) temizlemesi sonucu oluşur ve bu durum G6PD eksikliği için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
İlaç kullanımı (sülfonamid), ani gelişen sarılık, çay rengi idrar ve 'ısırılmış hücreler' (bite cells) varlığı.
Bu bulgular tipik bir akut oksidatif hemoliz tablosunu (G6PD eksikliği) işaret eder.
2
Ayırıcı tanı yap.
Negatif fizik muayene (splenomegali yokluğu) ve periferik yayma bulguları ile herediter sferositoz ve hemoglobinopatiler dışlanır.
G6PD eksikliğinde hemoliz intravasküler karakterde olup genellikle ataklar arası dönemde dalak büyüklüğü saptanmaz.
3
Kesin tanı testi belirle.
Tanı, eritrositlerdeki enzim aktivitesinin kantitatif ölçümü ile konur.
Akut atak sırasında retikülositoz nedeniyle enzim düzeyi yalancı normal çıkabileceğinden, testin atak dindikten sonra yapılması önerilir.

Anahtar Kavram

Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği, oksidatif stres (enfeksiyon, fava, ilaçlar) sonrası gelişen akut epizodik hemoliz ve periferik yaymada 'ısırılmış hücreler' (bite cells) ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

G6PD eksikliği olan hastalarda hemolizi tetikleyen diğer ajanları (örn. primakin, nitrofurantoin, naftalin) ve fava fasulyesi tüketiminin etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 396Soru

Üç yaşında bir erkek çocuk, dişlerini fırçalarken gelişen ve uzun süren diş eti kanaması ile bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozları saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Trombosit sayısı240.000/μL240.000/\mu L150.000450.000/μL150.000 - 450.000/\mu L
MPV8,5fL8,5 fL711fL7 - 11 fL
PT12sn12 sn1114sn11 - 14 sn
aPTT30sn30 sn2535sn25 - 35 sn
Kanama Zamanı18dk18 dk27dk2 - 7 dk

Trombosit agregasyon testlerinde; ADP, kollajen ve epinefrin ile kümeleşme (agregasyon) saptanmazken, ristosetin ile agregasyonun normal olduğu görülüyor.

Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glanzmann trombastenisi

Cevap

Glanzmann trombastenisi
Hastada normal trombosit sayısı ve normal trombosit morfolojisine (MPV normal) rağmen kanama zamanının çok uzun olması ve ristosetin dışındaki agregasyon ajanlarına yanıt alınamaması, fibrinojen reseptörü olan GpIIb/IIIa eksikliğini (Glanzmann trombastenisi) işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Peteşi, diş eti kanaması ve normal PT/aPTT değerleri problemin 'primer hemostaz' (trombositler) kaynaklı olduğunu gösterir.
Primer hemostaz bozuklukları mukozal kanamalar ve peteşilerle karakterizedir.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Trombosit sayısı ve MPV normal, ancak kanama zamanı belirgin şekilde uzamıştır. Bu durum bir 'trombosit fonksiyon bozukluğuna' işaret eder.
Normal trombosit sayısına rağmen uzamış kanama zamanı fonksiyonel defekti kanıtlar.
3
Agregasyon testlerinin yorumlanması
ADP, kollajen ve epinefrine yanıt yokluğu ile ristosetine normal yanıt alınması GpIIb/IIIa eksikliğini tanımlar.
Ristosetin GpIb üzerinden etki eder; diğer ajanlar GpIIb/IIIa (fibrinojen reseptörü) üzerinden agregasyon yapar.

Anahtar Kavram

Glanzmann Trombastenisi; GpIIb/IIIa eksikliği sonucu gelişen, ristosetin dışındaki tüm agregasyon ajanlarına yanıtsızlıkla karakterize bir trombosit fonksiyon bozukluğudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 397Soru

99 yaşındaki kız hasta, son birkaç aydır belirginleşen halsizlik, solukluk ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persentilin altında saptanıyor. Cilt muayenesinde boyun ve gövdede çok sayıda sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri izleniyor. Baş parmak yapısı ve diğer sistem muayeneleri doğal olan hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin757{}5 g/dL
Beyaz küre sayısı2.1002.100 /mm³
Trombosit sayısı28.00028.000 /mm³
Retikülosit%02\%0{}2
MCV102102 fL

Periferik yaymasında blast saptanmayan bu hastada, kesin tanıya ulaşmak için öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diepoksibütan (DEB) veya mitomisin-C ile indüklenmiş kromozom kırılma testi

Cevap

Pansitopeni ve tipik konjenital bulgularla seyreden Fanconi aplastik anemisi tanısını kesinleştirmek için diepoksibütan (DEB) veya mitomisin-C ile indüklenmiş kromozom kırılma testi yapılmalıdır.
Hastanın klinik tablosu (pansitopeni, makrositoz, boy kısalığı, café-au-lait lekeleri) Fanconi aplastik anemisi (FAA) ile tam uyumludur. FAA, klastojenik ajanlara (DEB veya MMC) karşı aşırı duyarlılık ve artmış kromozom kırılganlığı ile karakterizedir. Bu nedenle kesin tanı için periferal lenfositlerde bu testin yapılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada pansitopeni (düşük Hb, BK, trombosit, retikülosit) ile birlikte boy kısalığı ve café-au-lait lekeleri saptanmıştır.
Bu triad kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromlarını akla getirir.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Baş parmak anomalisi olmaması Fanconi tanısını dışlamaz; hastaların yaklaşık %30\%30'unda ekstremite anomalisi görülmeyebilir.
En sık görülen kalıtsal pansitopeni nedeni Fanconi aplastik anemisidir.
3
Tanısal testin belirlenmesi
Fanconi anemisi bir DNA tamir bozukluğudur ve klastojenik ajanlara (DEB, MMC) maruziyetle artan kromozom kırıkları tanısaldır.
Klinik şüphe durumunda ilk ve en spesifik tetkik budur.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisi tanısında altın standart, klastojenik ajanlarla uyarılan kromozom kırılma testidir.

Alternatif Yöntem

Kromozom kırılma testi negatif veya mozaisizm şüphesi varsa, deri fibroblastlarından kültüre edilerek test tekrarlanabilir veya genetik mutasyon analizi (FANC genleri) yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 398Soru

8 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 2 aydır devam eden sol uyluk ağrısı ve son iki haftadır eklenen aralıklı ateş şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sol femur orta kesiminde (diyafiz) hassasiyet, lokal sıcaklık artışı ve şişlik saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 65 mm/saat65\text{ mm/saat} ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) seviyesi yüksek bulunuyor. Çekilen konvansiyonel röntgende femur diyafizinde litik lezyon ve bu lezyona eşlik eden tabakalı periost reaksiyonu ("soğan zarı" görünümü) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ewing sarkomu

Cevap

Ewing sarkomu
Verilen vakada 8 yaşındaki bir çocukta, uzun kemik diyafizinde yerleşen, ateş ve sedimentasyon yüksekliği gibi sistemik bulguların eşlik ettiği ve radyolojide 'soğan zarı' periost reaksiyonu gösteren tablo tipik olarak Ewing sarkomunu işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve yaşın değerlendirilmesi
8 yaşındaki çocukta görülen sistemik bulgular (ateş, yüksek ESH) ve kemik ağrısı Ewing sarkomu ile uyumludur.
Ewing sarkomu, pediatrik yaş grubunda osteosarkomdan sonra ikinci en sık kemik tümörüdür ve sıklıkla enfeksiyonu taklit eden sistemik bulgular verir.
2
Lokalizasyonun belirlenmesi
Lezyonun femur diyafizinde (orta kesim) yerleşmesi.
Osteosarkom tipik olarak metafiz yerleşimliyken, Ewing sarkomu uzun kemiklerin diyafizinde veya yassı kemiklerde (pelvis gibi) görülür.
3
Radyolojik bulguların analizi
Litik lezyon ve 'soğan zarı' (tabakalı periost reaksiyonu) görünümü saptandı.
Bu spesifik radyolojik görünüm Ewing sarkomu için patognomonik sayılabilecek kadar tipiktir.

Anahtar Kavram

Pediatrik kemik tümörlerinde Ewing sarkomu; diyafiz yerleşimi, 'soğan zarı' periost reaksiyonu ve t(11;22)t(11;22) translokasyonu ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Ewing sarkomunda görülen spesifik kromozomal translokasyonu (t(11;22)t(11;22)) ve CD99 (MIC2) immünhistokimyasal pozitifliğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 399Soru

Hızlı çoğalan malignitesi olan bir çocuk hastada, kemoterapi sonrası gelişen tümör lizis sendromunda (TLSTLS) aşağıdaki biyokimyasal değişikliklerden hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipokalsemi

Cevap

Tümör lizis sendromunda (TLS) beklenen biyokimyasal bulgu hipokalsemidir.
Tümör lizis sendromunda (TLS), malign hücrelerin hızla yıkılması sonucu hücre içinden kana yoğun miktarda potasyum, fosfor ve nükleik asit metabolitleri (ürik asit) salınır. Serumda aşırı artan fosfor, kalsiyum ile birleşerek kalsiyum fosfat komplekslerini oluşturur ve yumuşak dokulara/böbreklere çöker. Bu durum serum serbest kalsiyum düzeyinin düşmesine (hipokalsemi) neden olur. Dolayısıyla TLS'de genellikle '4 yüksek (K, P, Ürik asit, LDH) ve 1 düşük (Ca)' tablosu görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Patofizyolojiyi tanımla
Hücrelerin hızla parçalanmasıyla hücre içi içerik kana karışır.
Kemoterapiye yanıt veren büyük tümör kitlelerinde hücre içi iyonlar hızla serbest kalır.
2
Artan değerleri listele
Hiperkalemi, hiperfosfatemi ve hiperurisemi gelişir.
Hücre içi temel bileşenler olan potasyum, fosfor ve nükleik asit metabolitleri kana geçer.
3
İkincil değişiklikleri analiz et
Hipokalsemi saptanır.
Kandaki aşırı fosfor kalsiyum ile birleşerek kalsiyum fosfat kristallerine dönüşür ve serum kalsiyum düzeyini düşürür.

Anahtar Kavram

Tümör Lizis Sendromu Metabolik Tablosu

İpuçları

1
TLS'de hücre içi içerikler (Potasyum, Fosfor, Ürik asit) kana geçer; ancak kalsiyum bu iyonlardan birine bağlanarak azalır.

Daha Fazla Pratik

Tümör lizis sendromunda gelişen hiperfosfateminin böbrek yetmezliği üzerindeki etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 400Soru

Yedi yaşında bir kız çocuk, durdurulamayan burun kanaması şikayetiyle acil servise getiriliyor. Öz geçmişinde anne ve babasının amca çocukları olduğu ve hastanın bebekliğinden itibaren kolay morarma öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde burun ön tamponu kanla masif maserasyon göstermekte olup, gövdesinde ve ekstremitelerinde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor. Organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemeleri aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin11,211,2 g/dL11,513,511,5 - 13,5 g/dL
Lökosit8.400/mm38.400/mm^35.00015.000/mm35.000 - 15.000/mm^3
Trombosit Sayısı265.000/mm3265.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/mm^3
MPV8,88,8 fL7,410,47,4 - 10,4 fL
Kanama Zamanı>15>15 dakika272 - 7 dakika
PT12,412,4 saniye111511 - 15 saniye
aPTT3131 saniye253525 - 35 saniye

Periferik yaymada trombosit morfolojisi normal izlenmiş ancak yaygın peteşilere rağmen trombositlerin kümelenme (agregasyon) yapmadığı dikkati çekmiştir.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glanzmann trombastenisi

Cevap

Glanzmann trombastenisi
Hastada görülen normal trombosit sayısı (265.000/mm3265.000/mm^3), normal trombosit büyüklüğü (MPV 8,88,8 fL) ve buna rağmen çok uzamış kanama zamanı, bir trombosit fonksiyon bozukluğunu işaret eder. Anne-baba arasındaki akraba evliliği otozomal resesif geçişli hastalıkları (Glanzmann ve Bernard-Soulier gibi) destekler. Periferik yaymada trombositlerin kümeleşmediğinin belirtilmesi, agregasyon kusurunun (GpIIb/IIIa eksikliği) temel bulgusudur ve bu tablo Glanzmann trombastenisi için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada mukozal kanama (epistaksis), peteşi/ekimoz ve akraba evliliği öyküsü mevcut. Bu tablo bir primer hemostaz bozukluğunu düşündürür.
Primer hemostaz bozuklukları tipik olarak yüzeysel kanamalar ve mukozal tutulum ile prezante olur.
2
Laboratuvar verilerini analiz et
Trombosit sayısı ve MPV normal, ancak kanama zamanı çok uzamış. PT ve aPTT normal.
Normal trombosit sayısı ile birlikte uzamış kanama zamanı, trombosit fonksiyon bozukluklarını veya von Willebrand hastalığını işaret eder.
3
Diferansiyel tanı yap
Periferik yaymada trombositlerin agregasyon yapmadığının (kümeleşmediğinin) görülmesi ve akraba evliliği öyküsü Glanzmann trombastenisini doğrular.
Bernard-Soulier'de trombositopeni ve dev trombositler görülürken, Glanzmann'da sayı ve morfoloji normaldir ancak GpIIb/IIIa eksikliği nedeniyle kümeleşme olmaz.

Anahtar Kavram

Normal trombosit sayısı ve morfolojisi ile birlikte uzamış kanama zamanı ve agregasyon kusuru Glanzmann trombastenisini işaret eder.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 20 / 21Sonraki
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 20 | Examkin