Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 201Soru

Aşağıda adları verilen alkan bileşiklerini, aynı dış basınç altındaki kaynama noktalarına göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin aynı dış basınç altındaki kaynama noktalarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanışı nn-pentan, izopentan (2-metilbütan) ve neopentan (2,2-dimetilpropan) şeklindedir (nn-pentan > izopentan > neopentan).
Karbon sayıları aynı olan alkan izomerlerinde düz zincirli olan bileşiğin temas yüzeyi en fazla, dallanmış olanların ise daha azdır. Dallanma arttıkça London çekim kuvvetleri zayıflayacağından kaynama noktası düşer. Bu nedenle düz zincirli nn-pentan en yüksek, çift dallanmış neopentan ise en düşük kaynama noktasına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin karbon sayılarını ve dallanma derecelerini tespit edin.
Her üç bileşik de 5 karbonlu (C5H12C_5H_{12}) olup birbirinin yapı izomeridir. nn-pentan düz zincirli, izopentan tek dallanmalı, neopentan ise çift dallanmalıdır.
Alkanlarda kaynama noktasını karşılaştırmak için öncelikle karbon sayısı ve dallanma durumu belirlenmelidir.
2
Dallanmanın moleküller arası çekim kuvvetlerine (London kuvvetleri) etkisini yorumlayın.
Moleküldeki dallanma sayısı arttıkça yapı küreselleşir, temas yüzeyi azalır ve London kuvvetleri zayıflar.
London kuvvetlerinin gücü, moleküllerin birbirine temas eden yüzey alanıyla doğrudan ilişkilidir.
3
London kuvvetlerinin gücüne göre kaynama noktalarını sıralayın.
London kuvvetleri en güçlü olan düz zincirli nn-pentan en yüksek, en zayıf olan çift dallanmış neopentan ise en düşük kaynama noktasına sahiptir. Sıralama nn-pentan > izopentan > neopentan olur.
Moleküller arası çekim kuvveti ne kadar güçlü ise, sıvıyı kaynatmak için gereken enerji o kadar fazla olur.

Anahtar Kavram

Aynı karbon sayılı alkanlarda dallanma sayısı arttıkça temas yüzeyinin küçülmesi, London kuvvetlerinin zayıflaması ve kaynama noktasının düşmesi.
Soru 202Soru

Laboratuvarda TT, ZZ, XX ve YY metalleriyle gerçekleştirilen bazı deneylerde a��ağıdaki bulgular elde edilmiştir:

* TT metali, oda sıcaklığındaki saf suya atıldığında suyla şiddetli bir şekilde tepkimeye girerek H2H_2 gazı açığa çıkarmaktadır.
* ZZ metali, oda sıcaklığındaki saf suyla tepkime vermezken, HClHCl sulu çözeltisine daldırıldığında zamanla aşınmakta ve H2H_2 gazı açığa çıkarmaktadır.
* Z2+Z^{2+} iyonlarını içeren sulu çözeltiye daldırılan XX metal çubuğunda herhangi bir kimyasal değişim gözlenmezken; Y2+Y^{2+} iyonlarını içeren sulu çözeltiye daldırılan XX metal çubuğunun yüzeyi zamanla YY katısıyla kaplanmaktadır.
* YY metali, HClHCl çözeltisiyle tepkime vermezken, sıcak ve derişik H2SO4H_2SO_4 çözeltisiyle tepkimeye girerek SO2SO_2 gazı açığa çıkarmaktadır.

Buna göre; TT, ZZ, XX ve YY metallerini yükseltgenme eğilimlerine (metalik aktifliklerine) göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metallerin yükseltgenme eğilimlerine göre en aktiften en pasife doğru sıralaması T, Z, X ve Y şeklindedir.
Doğru sıralama en aktiften en pasife doğru T>Z>X>YT > Z > X > Y şeklindedir. TT suyla tepkimeye girebildiği için en aktiftir. ZZ asitle tepkime vererek H2H_2 çıkarır ancak suyla tepkime vermez, bu yüzden TT'den sonra gelir. XX, Z2+Z^{2+} ile tepkime vermediği için ZZ'den pasiftir, ancak Y2+Y^{2+} ile tepkime verdiği için YY'den aktiftir. YY ise yarı soy metal olup en pasif olanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metallerin su ve asitlerle olan tepkimelerini inceleyerek aktifliklerini karşılaştırmak.
TT metali oda sıcaklığındaki suyla tepkime verirken, ZZ yalnızca asitle (HClHCl) tepkime verir. Bu durum TT'nin aktifliğinin ZZ'den büyük olduğunu gösterir (T>ZT > Z).
Metallerin suyla tepkimeye girme kolaylığı aktifliklerinin bir ölçüsüdür; aktifliği çok yüksek olan alkali/toprak alkali metaller soğuk suyla tepkime verebilirken, orta aktiflikteki metaller yalnızca asitlerle tepkime verir.
2
Metal çubuk ve çözelti arasındaki tepkime eğilimlerini analiz etmek.
XX metal çubuğu Z2+Z^{2+} çözeltisinde tepkime vermediği için ZZ, XX'ten aktiftir (Z>XZ > X). XX çubuğu Y2+Y^{2+} çözeltisinde aşınıp tepkime verdiğine göre XX, YY'den aktiftir (X>YX > Y). Bu durumda Z>X>YZ > X > Y ilişkisi bulunur.
Aktif olan metal yükseltgenerek çözünür (aşınır) ve kendisinden daha az aktif olan metal katyonunu indirger. Eğer çubukta aşınma olmuyorsa çözeltideki metal katyonu çubuktaki metalden daha aktiftir.
3
Elde edilen tüm aktiflik ilişkilerini birleştirerek genel sıralamayı belirlemek.
T>ZT > Z, Z>X>YZ > X > Y ilişkileri birleştirildiğinde yükseltgenme eğilimleri sırası T>Z>X>YT > Z > X > Y olarak bulunur.
Farklı deneylerden elde edilen ikili karşılaştırmalar geçişlilik özelliği kullanılarak tek bir genel sıralama halinde birleştirilir.

Anahtar Kavram

Metalik aktiflik (yükseltgenme eğilimi), bir metalin elektron verme isteğidir. Aktifliği daha yüksek olan bir metal, kendisinden daha pasif olan metal katyonlarını indirgeyebilir veya asitlerden H2H_2 gazı açığa çıkarabilir.
Soru 203Soru

Aşağıda sistematik adları verilen aldehit sınıfı bileşiklerin aynı koşullardaki kaynama noktalarını en düşük olandan en yüksek olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin aynı koşullardaki kaynama noktalarının en düşükten en yükseğe doğru sıralanışı Metanal, Etanal ve Propanal şeklindedir.
Aynı homolog seride yer alan aldehitlerde karbon sayısı arttıkça moleküller arası London kuvvetleri güçlenir. Bu nedenle kaynama noktaları karbon sayısı artışıyla doğru orantılı olarak yükselir. En az karbonlu olan metanal en düşük kaynama noktasına, en çok karbonlu olan propanal ise en yüksek kaynama noktasına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin karbon sayılarını belirleme
Metanal 1 karbonlu, etanal 2 karbonlu ve propanal 3 karbonlu aldehitlerdir.
Aynı homolog serideki organik bileşiklerin fiziksel özelliklerini karşılaştırmak için karbon zinciri uzunlukları tespit edilmelidir.
2
Moleküller arası çekim kuvvetlerini karşılaştırma
Karbon sayısı arttıkça molekülün elektron sayısı ve temas yüzeyi artar, bu da London çekim kuvvetlerini güçlendirir.
Aldehit molekülleri arasında dipol-dipol ve London kuvvetleri etkindir. Karbon zinciri uzadıkça London kuvvetlerinin etkisi artar.
3
Kaynama noktalarını sıralama
Metanal < Etanal < Propanal sıralaması elde edilir.
Moleküller arası çekim kuvvetleri en zayıf olan bileşik en kolay kaynarken, en güçlü olan bileşik en yüksek sıcaklıkta kaynar.

Anahtar Kavram

Aldehitlerin yapısındaki karbon sayısı arttıkça moleküller arası London kuvvetlerinin gücü artar ve kaynama noktası yükselir.
Soru 204Soru

Aşağıda verilen moleküllerdeki karbon-karbon (CCC-C) bağlarını, ba�� uzunluklarına göre en uzundan en kısaya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Siklohekzandaki karbon-karbon bağı, benzendeki karbon-karbon bağı ve siklohekzendeki karbon-karbon çift bağı
Siklohekzandaki bağ tekli bağ olduğundan en uzundur (CC154 pmC-C \approx 154\ \text{pm}). Benzen halkasındaki karbon-karbon bağları rezonans melez yapısı nedeniyle tekli ve çift bağların ortalama uzunluğuna sahiptir (CC139 pmC\cdots C \approx 139\ \text{pm}). Siklohekzendeki çift bağ ise en kısadır (C=C134 pmC=C \approx 134\ \text{pm}). Bu nedenle en uzundan en kısaya sıralama siklohekzan, benzen ve siklohekzen şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Moleküllerdeki karbon atomlarının hibritleşme türlerini ve aralarındaki bağ türlerini belirlemek.
Siklohekzanda karbonlar sp3sp^3 hibritleşmesi yapmış olup aralarında tekli bağ (CCC-C) bulunur. Siklohekzende çift bağdaki karbonlar sp2sp^2 hibritleşmesi yapmış olup aralarında çift bağ (C=CC=C) bulunur. Benzende ise karbonlar sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır ve rezonans yapıdan dolayı tüm bağlar özdeştir.
Karbon-karbon bağ uzunlukları, bağın karakterine (tekli, çift veya rezonans hibriti) ve karbon atomlarının hibritleşme türüne bağlı olarak değişir.
2
Tekli ve çift bağların uzunluklarını karşılaştırmak.
Siklohekzandaki tekli bağ (CCC-C), siklohekzendeki çift bağa (C=CC=C) göre daha uzundur. Çünkü pi bağının oluşması atom çekirdeklerini birbirine daha çok yaklaştırır ve bağ uzunluğunu kısaltır.
Bağ derecesi arttıkça (tekli bağdan çift bağa geçildikçe) bağ uzunluğu kısalır.
3
Benzen halkasındaki bağların rezonans özelliğini ve uzunluğunu analiz etmek.
Benzenin halka yapısındaki pi elektronları halka içinde sürekli delokalize (yer değiştirmiş) haldedir. Bu durum, benzen bağlarının ne tam bir tekli bağ ne de tam bir çift bağ olmasına izin verir. Bağ uzunluğu tekli bağdan kısa, çift bağdan uzundur.
Aromatik bileşiklerin en belirgin özelliklerinden biri olan rezonans kararlılık, bağların özdeşleşmesini ve ara bir bağ uzunluğuna sahip olmasını sağlar.
4
Belirlenen bağ uzunluklarını en uzundan en kısaya doğru sıralamak.
Siklohekzan (CCC-C tekli bağı) > Benzen (rezonans bağı) > Siklohekzen (C=CC=C çift bağı) sıralaması elde edilir.
Tekli bağ en uzun, çift bağ en kısa olup rezonans bağ bu ikisinin arasında yer alır.

Anahtar Kavram

Aromatik halkadaki (benzen) rezonans kararlılık ve bağ uzunluğu ilişkisi
Soru 205Soru

Aromatik halkaya bağlı sübstitüentlerin konumları, molekülün simetrisini ve dolayısıyla net dipol momentini doğrudan etkiler. Buna göre;

I. 1,21,2-diklorobenzen
II. 1,31,3-diklorobenzen
III. 1,41,4-diklorobenzen

bileşiklerini, oda koşullarındaki net dipol momentlerinin büyüklüklerine göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin net dipol momentlerine göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması: 1,2-diklorobenzen, 1,3-diklorobenzen ve 1,4-diklorobenzen şeklindedir.
Net dipol momentleri, bağ polaritelerinin vektörel toplamına bağlıdır. 1,21,2-diklorobenzende klorlar arasındaki 6060^\circ'lik açı en büyük bileşkeyi verirken, 1,41,4-diklorobenzende 180180^\circ'lik açı dipollerin birbirini tamamen sıfırlamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin yapılarını ve klor atomlarının konumlarını belirleme
1,21,2-diklorobenzen'de klorlar komşu (orto), 1,31,3-diklorobenzen'de bir karbon atlayarak (meta), 1,41,4-diklorobenzen'de ise karşılıklı (para) konumlardadır.
Sübstitüentlerin halkadaki konumları, aralarındaki bağ açısını ve dipol vektörlerinin yönünü belirler.
2
C-Cl bağ dipollerinin vektörel bileşkesini karşılaştırma
Orto konumunda dipoller arasındaki açı 6060^\circ, meta konumunda 120120^\circ, para konumunda ise 180180^\circ'dir. Vektörler arasındaki açı büyüdükçe bileşke vektörün (net dipol momentinin) değeri küçülür.
Molekülün net dipol momenti, her bir bağın dipol momentinin vektörel toplamına eşittir.
3
Net dipol momentlerini sıralama
Orto izomerinin dipol momenti en büyük (6060^\circ bileşkesi), para izomerinin ise zıt yönlü eşit kuvvetlerin birbirini yok etmesiyle sıfırdır (180180^\circ bileşkesi). Sıralama I > II > III olur.
Açı küçüldükçe dipollerin birbirini destekleme oranı artar.

Anahtar Kavram

Aromatik bileşiklerde sübstitüent konumlarının (orto, meta, para) molekülün polaritesine ve dipol momentine etkisi
Soru 206Soru

Bir kimya laboratuvarında AlAl, NiNi, CuCu ve AgAg metallerinin yükseltgenme eğilimlerini (metalik aktifliklerini) belirlemek amacıyla oda koşullarında gerçekleştirilen deneylerde şu gözlemler kaydedilmiştir:

* NiNi metalinden yapılmış bir spatül, Al(NO3)3Al(NO_3)_3 sulu çözeltisine daldırıldığında spatülde herhangi bir aşınma veya kimyasal değişim meydana gelmemektedir.
* NiNi metal şerit, 1 M HCl1\text{ M } HCl çözeltisine daldırıldığında gaz çıkışı gözlenirken; CuCu metal şerit daldırıldığında herhangi bir tepkime veya gaz çıkışı gözlenmemektedir.
* CuCu metalinden yapılmış bir kapta saklanan AgNO3AgNO_3 sulu çözeltisinin derişimi zamanla azalmakta ve kap çeperlerinde metalik gümüş katısı birikmektedir.

**Buna göre; AlAl, NiNi, CuCu ve AgAg metallerini metalik aktifliklerine (elektron verme eğilimlerine) göre en aktif olandan en pasif olana doğru sıralayınız.**

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metallerin aktifliklerine göre en aktif olandan en pasif olana doğru sıralaması Al > Ni > Cu > Ag şeklindedir.
Verilen deneylerden alüminyumun nikelden, nikelin bakırdan, bakırın da gümüşten daha aktif olduğu sonucu çıkarılır. Dolayısıyla doğru sıralama alüminyum, nikel, bakır ve gümüş şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
NiNi spatülün Al(NO3)3Al(NO_3)_3 çözeltisinde aşınmama durumunun analiz edilmesi
AlAl metalinin aktifliği NiNi metalinden daha büyüktür (Al>NiAl > Ni).
Eğer nikel alüminyumdan daha aktif olsaydı, kendiliğinden yükseltgenerek aşınır ve çözeltideki alüminyum iyonlarını indirgerdi.
2
NiNi ve CuCu metallerinin HClHCl asit çözeltisiyle olan tepkimelerinin incelenmesi
NiNi aktif metal (Ni>H2Ni > H_2), CuCu ise yarı soy metaldir (H2>CuH_2 > Cu). Buradan Ni>CuNi > Cu ilişkisi elde edilir.
Aktif metaller asitlerdeki H+H^+ iyonlarını indirgeyerek H2H_2 gazı açığa çıkarabilirken, yarı soy metaller oksijensiz asitlerle tepkime vermezler.
3
CuCu kapta AgNO3AgNO_3 çözeltisinin saklanma durumunun ve gümüş birikiminin değerlendirilmesi
CuCu metalinin aktifliği AgAg metalinden daha büyüktür (Cu>AgCu > Ag).
Kapta aşınma meydana gelmesi ve gümüş katısının birikmesi, bakır atomlarının yükseltgenerek çözeltiye geçtiğini ve gümüş iyonlarını indirgediğini gösterir.
4
Elde edilen bağıntıların birleştirilmesi
Al>Ni>Cu>AgAl > Ni > Cu > Ag
Al>NiAl > Ni, Ni>CuNi > Cu ve Cu>AgCu > Ag bağıntıları birleştirildiğinde metallerin aktiflik sırası en aktiften en pasife doğru elde edilir.

Anahtar Kavram

Metallerin elektron verme eğilimlerinin (aktifliklerinin) deneysel gözlemlere ve redoks tepkimelerinin kendiliğinden gerçekleşme eğilimine göre karşılaştırılması
Soru 207Soru

Sıcak bir yüzeye dokunulduğunda elin hızla çekilmesini sağlayan bir refleks yayında, impulsun (uyartı) izlediği yolun bölümleri aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu bölümleri, impulsun geçiş sırasına göre baştan sona doğru nasıl sıralarsınız?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İmpuls sırasıyla Reseptör → Duyu Nöronu → Ara Nöron → Motor Nöron → Efektör yolunu izler.
Refleks yayı her zaman reseptör organ ile başlar ve efektör organ ile sonlanır. İmpuls akış yönü uyarının alınması, merkeze taşınması (duyu), değerlendirilmesi (ara), emrin iletilmesi (motor) ve tepkinin verilmesi (efektör) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının algılanması
İmpuls oluşumu
Sıcaklık değişimi derideki termoreseptörler tarafından algılanır ve sinirsel bir sinyal başlatılır.
2
Merkezi sinir sistemine iletim
Uyartının omuriliğe girişi
Duyu nöronları, oluşan impulsu omuriliğin arka (dorsal) kökünden içeri taşır.
3
Merkezi değerlendirme
Cevap (emir) oluşturulması
Omurilikteki ara nöron, gelen impulsu analiz eder ve elin çekilmesi gerektiğine dair bir motor yanıt oluşturur.
4
Cevabın iletilmesi
Emrin efektöre ulaşması
Motor nöronlar, ara nörondan aldıkları yanıtı omuriliğin ön (ventral) kökünden çıkarak ilgili kasa taşır.
5
Tepkinin gerçekleşmesi
Elin çekilmesi
Efektör organ olan kol kasları kasılır ve birey zarar görmemek için elini hızla geri çeker.

Anahtar Kavram

Refleks Yayı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 208Soru

Bir nöronda aksiyon potansiyeli oluşumu ve iletimi süreciyle ilgili aşağıda verilen olayları, kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; eşik değere ulaşma, Na+Na^+ girişi (depolarizasyon), K+K^+ kanallarının açılması, K+K^+ çıkışı (repolarizasyon) ve iyon dengesinin yeniden kurulması (polarizasyon) şeklinde gerçekleşir.
Doğru sıralama, sinir hücresinin uyarılmasıyla başlar. İlk olarak zar potansiyeli eşik değere ulaşır. Ardından sodyum kanalları açılır ve hücre içine sodyum girişiyle depolarizasyon gerçekleşir. Sodyum kanalları kapandığında potasyum kanalları açılır ve potasyumun dışarı çıkmasıyla hücre içi tekrar negatifleşir (repolarizasyon). Son olarak sodyum-potasyum pompası iyonları başlangıç konumlarına taşıyarak polarizasyonu yeniden sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarı ve Eşik Değer Kontrolü
Zar potansiyelinin 55 mV-55 \text{ mV} seviyesine çıkması.
Hep ya da hiç prensibi gereği aksiyon potansiyelinin başlaması için eşik değere ulaşılmalıdır.
2
Depolarizasyon Fazı
Na+Na^+ iyonlarının pasif olarak hücre içine dolması.
Voltaj kapılı sodyum kanallarının açılması hücre içini yaklaşık +40 mV+40 \text{ mV} seviyesine kadar pozitif yapar.
3
Repolarizasyon Fazı
K+K^+ iyonlarının pasif olarak hücre dışına çıkması.
Sodyum kanalları kapanıp potasyum kanalları açılınca, pozitif yük kaybı ile hücre içi tekrar negatifleşir.
4
İyon Dengesi ve Polarizasyonun Tesisi
Na+K+Na^+ - K^+ pompasının aktif taşıma yapması.
Hiperpolarizasyon sonrası iyon dağılımının başlangıçtaki dinlenme durumuna dönmesi için ATP harcanarak iyonlar yer değiştirir.

Anahtar Kavram

Aksiyon Potansiyeli Aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 209Soru

İnsan vücudunda gerçekleşen bir refleks yayı sürecinde, uyarının alınmasından tepki oluşumuna kadar gerçekleşen olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayların gerçekleşme sırasına göre baştan sona doğru dizilimi nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Duyu reseptörü → Duyu nöronu → Ara nöron → Motor nöron → Efektör organ
Doğru sıralama, uyarının reseptörle alınması, duyu nöronuyla iletilmesi, ara nöronda işlenmesi, motor nöronla emrin gönderilmesi ve efektör organda tepkinin oluşması şeklindedir. Bu, standart bir diz dizme veya el çekme refleksinin temel mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör aktivasyonu
Uyarı elektriksel sinyale (impuls) dönüştürülür.
Dış çevreden gelen fiziksel veya kimyasal değişimlerin sinir sistemine aktarılması için ilk basamak reseptördür.
2
İletim (Girdi)
İmpuls duyu nöronu ile omuriliğe ulaşır.
Duyu nöronları, çevresel sinir sisteminden merkezi sinir sistemine bilgi taşıyan afferent yollardır.
3
Değerlendirme
Bilgi işlenir ve bir tepki kararı verilir.
Ara nöronlar merkezi sinir sisteminde bulunur ve duyusal girdi ile motor çıktı arasındaki bağlantıyı kurar.
4
İletim (Çıktı)
Komut motor nöron ile taşınır.
Motor nöronlar, merkezi sinir sisteminden gelen emirleri efektörlere taşıyan efferent yollardır.
5
Tepki
Kas kasılması veya bez salgısı gerçekleşir.
Efektör organın uyarılması, refleksin dışarıdan gözlemlenebilen sonucudur.

Anahtar Kavram

Refleks Yayı
Soru 210Soru

Sağlıklı bir bireyin karbonhidrat bakımından zengin bir öğün tüketmesinin ardından, yükselen kan şekerinin dengelenmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları meydana geliş sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; kan şekerinin yükselmesi, insülinin kana verilmesi, glikozun hücrelere geçişinin hızlanması ve kan şekerinin normale dönmesi şeklinde gerçekleşir.
Sıralama fizyolojik bir tepki zinciridir. Önce uyarı (glikoz artışı), sonra efektör merkezin yanıtı (insülin salgılanması), ardından tepki (glikozun hücrelere alınması) ve son olarak sonuç (normal değere dönüş) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki tetikleyici olayı belirleme
Glikoz miktarının artması
Endokrin sistemdeki geri bildirim mekanizmalarının çalışması için genellikle bir değişkenin normal değerinden sapması gerekir.
2
Hormonal yanıtı saptama
İnsülin salgılanması
Kandaki yüksek glikoz derişimini düşürecek olan temel hormon pankreastan salgılanan insülindir.
3
Hormonun etkisini gözlemleme
Hücrelere geçiş ve depolama
İnsülinin hedefi, kandaki glikozun doku hücrelerine geçmesini sağlamak ve fazlasını karaciğerde glikojen olarak depolatmaktır.
4
Homeostazın sağlanması
Normal seviyeye dönüş
Glikoz kandan uzaklaştığında, kanın glikoz derişimi tekrar kararlı iç çevre (homeostaz) sınırlarına iner.

Anahtar Kavram

Negatif Geri Bildirim (Feedback) ve Kan Şekeri Düzenlenmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 211Soru

Sağlıklı bir insanda, dış ortamdan gelen ses dalgalarının algılanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ses dalgaları sırasıyla kulak zarını titreştirir, orta kulak kemikleri üzerinden geçer, oval pencereyi titreştirir ve en son Korti organındaki reseptörleri uyarır.
İşitme sürecinde ses dalgaları dıştan içe doğru bir yol izler. Önce kulak zarı titreşir (item_1), ardından bu titreşim orta kulaktaki kemik köprü (çekiç, örs, üzengi) tarafından kuvvetlendirilir (item_2). Kemiklerdeki hareket oval pencereyi titreştirerek iç kulaktaki perilenf ve endolenf sıvılarını dalgalandırır (item_3). Son olarak bu sıvı dalgaları Korti organındaki reseptör hücreleri mekanik olarak uyararak impuls oluşmasını sağlar (item_4).

Adım Adım Çözüm

1
Dış kulaktan gelen dalgaların ilk temasını belirle.
Kulak zarı titreşir.
Ses dalgaları mekanik enerjiye ilk olarak kulak zarında dönüşür.
2
Titreşimin orta kulaktaki ilerleyişini takip et.
Çekiç, örs ve üzengi kemikleri titreşir.
Bu kemikler titreşimi yaklaşık 15-20 kat artırarak iç kulağa taşımakla görevlidir.
3
Titreşimin iç kulağa giriş noktasını tespit et.
Oval pencere titreşir.
Üzengi kemiği, titreşimleri doğrudan oval pencereye ileterek iç kulak sıvılarını dalgalandırır.
4
Reseptör aktivasyonunu belirle.
Korti organında impuls oluşur.
Sıvı dalgaları reseptör tüyleri bükerek sinirsel sinyal (impuls) başlatır.

Anahtar Kavram

İşitme Fizyolojisi ve Sesin İzlediği Yol
Soru 212Soru

Aşağıda bazı yapısal veya fiziksel özellikleri belirtilen açık zincirli doymuş hidrokarbon bileşiklerini, aynı dış basınç altındaki kaynama noktalarının büyükten küçüğe doğru sıralanışını gösterecek şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin kaynama noktalarının büyükten küçüğe doğru doğru s��ralanışı: IUPAC adı heksan olan düz zincirli alkan > Aynı karbon sayılı izomerleri arasında London kuvveti en güçlü olan pentan > Yapısında tek bir sekonder karbon bulunduran 2-metilbutan > Tüm karbonları primer veya kuaterner olan 2,2-dimetilpropan.
Alkanlarda kaynama noktası, moleküller arasındaki London kuvvetlerinin büyüklüğüne bağlıdır. London kuvvetleri ise elektron sayısı (karbon zincirinin uzunluğu) arttıkça artar, dallanma miktarı arttıkça ise azalır. Bu kurallara göre altı karbonlu düz zincirli heksan bileşiği en yüksek kaynama noktasına sahiptir. Beş karbonlu izomerlerden düz zincirli n-pentan ikinci sırada yer alırken, dallanma içeren 2-metilbutan üçüncü sırada ve dallanmanın en fazla olduğu 2,2-dimetilpropan ise en son sırada yer alarak en düşük kaynama noktasına sahip olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlanan bileşiklerin formüllerini ve karbon sayılarını belirleme
IUPAC adı heksan olan düz zincirli alkan altı karbonludur. Diğer üç bileşik (n-pentan, 2-metilbutan ve 2,2-dimetilpropan) ise beşer karbonlu izomerlerdir.
Kaynama noktası karşılaştırması yapabilmek için öncelikle moleküllerin karbon sayıları belirlenmelidir.
2
Karbon sayısı farklı olan bileşiğin kaynama noktasını karşılaştırma
Altı karbonlu heksanın kaynama noktası, beş karbonlu olan tüm izomerlerden daha yüksektir.
Alkanlarda karbon zinciri uzadıkça molekülün elektron sayısı ve kutuplanabilirliği artar, bu da London çekim kuvvetlerini güçlendirerek kaynama noktasını yükseltir.
3
Beş karbonlu izomerlerin dallanma derecelerine göre kaynama noktalarını karşılaştırma
Dallanması olmayan düz zincirli n-pentanın kaynama noktası en yüksek, bir dallanması olan 2-metilbutanınki orta, iki dallanması olan 2,2-dimetilpropanınki ise en düşüktür.
Aynı kapalı formüle sahip alkan izomerlerinde dallanma arttıkça molekül küreselleşir ve temas yüzeyi azalır. Bu durum moleküller arası London kuvvetlerini zayıflatarak kaynama noktasını düşürür.
4
Elde edilen verileri birleştirerek büyükten küçüğe sıralama yapma
Doğru sıralama heksan > n-pentan > 2-metilbutan > 2,2-dimetilpropan şeklinde kurulur.
En yüksek kaynama noktasının en uzun zincirli yapıya, en düşüğünün ise aynı karbon sayılı izomerler arasında en çok dallanmış olan yapıya ait olduğu sentezlenir.

Anahtar Kavram

Alkanların Yapısı ile Fiziksel Özellikleri (Kaynama Noktası ve London Kuvvetleri) Arasındaki İlişki
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 213Soru

İskelet kaslarının uyarılması ve kasılması sürecinde biyokimyasal ve fiziksel bir dizi olay gerçekleşir. Buna göre, aşağıda verilen olaylar ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru nasıl sıralanmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; motor uç plaktan asetilkolin salgılanması, kas hücresi zarında aksiyon potansiyeli oluşması, sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salınması ve son olarak miyozin başlarının aktine bağlanması şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama, uyarının sinir hücresinden kas hücresine geçişini (asetilkolin), kas hücresinin bu uyarıyı alıp elektriksel sinyale dönüştürmesini (aksiyon potansiyeli), bu sinyalin hücre içindeki kalsiyum depolarını boşaltmasını ve kalsiyumun aktin ile miyozin arasındaki mekanik etkileşimi başlatmasını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının iletimini başlatma
Asetilkolin salınımı
Sinir hücresinden gelen elektriksel sinyalin kas hücresine aktarılması için kimyasal bir aracı gereklidir.
2
Kas zarının uyarılması
Depolarizasyon
Asetilkolin, kas hücresinin reseptörlerine bağlanarak zar potansiyelini değiştirir.
3
Hücre içi sinyalizasyon
Ca2+Ca^{2+} iyonlarının sitoplazmaya geçişi
T-tüpleri aracılığıyla iletilen uyarı, sarkoplazmik retikulumdaki kalsiyum kapılarını açar.
4
Mekanik etkileşim
Aktin-Miyozin bağlanması
Kalsiyum iyonları, miyozin başlarının aktine bağlanmasını engelleyen protein yapısını değiştirerek bağlanmayı mümkün kılar.

Anahtar Kavram

Kas Kasılmasının Kimyasal ve Fiziksel Mekanizması
Tahmini Süre:45s
Soru 214Soru

Sağlıklı bir insanda, impulsun bir nörondan diğerine sinapslar aracılığıyla iletimi sırasında meydana gelen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sinapslarda iletim sırası; impulsun akson terminaline gelmesi, kalsiyum girişi, nörotransmitterlerin ekzositozu, difüzyon ve reseptörlere bağlanma şeklindedir.
Sinapslardaki iletim süreci, elektriksel sinyalin akson ucuna ulaşmasıyla başlar. Bu uyarılma, kalsiyum kanallarını açar ve içeri giren kalsiyumlar sinaptik keseciklerin ekzositozla içeriğini boşaltmasını sağlar. Boşluğa yayılan bu kimyasallar (difüzyon), karşı nöronun reseptörlerine tutunarak sodyum kanallarını açar ve iletimin devam etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aksiyon potansiyelinin akson ucuna varışını belirleme
İletim süreci başlar.
Elektriksel sinyal, kimyasal haberleşmenin tetikleyicisidir.
2
Kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonlarının etkisini analiz etme
Kalsiyum kanalları açılır ve iyonlar içeri süzülür.
Kalsiyum, sinaptik keseciklerin hareketlenmesini sağlayan ana faktördür.
3
Nörotransmitter salınımını değerlendirme
Ekzositoz ile kimyasal maddeler boşluğa bırakılır.
Bilginin karşı hücreye iletilebilmesi için kimyasal formda salınması gerekir.
4
Sinaptik boşluktaki hareketi gözlemleme
Maddeler difüzyonla karşı zara ulaşır.
Hücreler arası boşlukta aktif taşıma değil, pasif bir yayılma (difüzyon) gerçekleşir.
5
Yeni impuls oluşumunu tespit etme
Reseptörlere bağlanma gerçekleşir ve sodyum kapıları açılır.
Nörotransmitterin reseptöre bağlanması, postsinaptik hücrede depolarizasyonu başlatır.

Anahtar Kavram

Sinapslarda Kimyasal İletim Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Sinapslarda iletimin akson boyunca iletime göre neden daha yavaş olduğunu ve nörotransmitterlerin görev yaptıktan sonra nasıl uzaklaştırıldığını (enzimatik yıkım veya geri alım) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

Sağlıklı bir insanda kanda bulunan tiroksin hormonu miktarının normalin altına düşmesi durumunda, homeostazinin sağlanması sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; kanda tiroksin miktarının düşmesiyle başlar, hipotalamusun TRH salgılamasıyla devam eder, ardından hipofizin TSH salgılaması ve TSH'ın tiroid bezini uyarmasıyla sürer, son olarak tiroksin salgısının artmasıyla tamamlanır.
Süreç, kandaki hormon seviyesinin düşmesiyle (uyarı) başlar. Bu düşüş hipotalamus tarafından algılanır ve RF (TRH) salgılanarak hipofiz bezi uyarılır. Uyarılan hipofiz bezi kana TSH salgılar. TSH ise hedefi olan tiroid bezine kan yoluyla ulaşıp onu uyarır. Sonuç olarak tiroid bezi tiroksin salgılayarak kandaki seviyeyi normale döndürür.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç uyarısının belirlenmesi
Kandaki tiroksin miktarının normalin altına düşmesi (item_3)
Sistem, kandaki hormon seviyesindeki sapmayı algılayarak çalışmaya başlar.
2
Denetleme merkezinin (hipotalamus) devreye girmesi
Hipotalamustan TRH salgılanması (item_1)
Hipotalamus, hipofiz bezini kontrol eden ana merkezdir.
3
Ara sinyal olan hipofiz hormonunun salınması
Hipofizden TSH salgılanması (item_2)
TSH, tiroid bezini uyarmakla görevli spesifik hormondur.
4
Hedef organın (tiroid bezi) uyarılması
TSH'ın tiroid bezine bağlanması (item_4)
Hormonlar kanla taşınır ve hedef bezdeki reseptörlerine bağlanarak etki gösterir.
5
Tepkinin (cevap) gerçekleşmesi
Tiroksin seviyesinin artması (item_5)
Tiroid bezinin uyarılması sonucunda tiroksin kana verilir ve denge sağlanır.

Anahtar Kavram

Negatif Geri Bildirim (Feedback) Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Benzer bir sıralama sorusunu kalsiyum dengesini sağlayan parathormon ve kalsitonin hormonları için kurgulayarak pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 216Soru

Bir nöronun aksonu üzerinde eşik değer ve üzerindeki bir uyarı sonucunda gerçekleşen aksiyon potansiyeli sürecindeki olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayların gerçekleşme sırasını, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; sodyum kanallarının açılması, depolarizasyonun gerçekleşmesi, sodyum kanallarının kapanıp potasyum kanallarının açılması, potasyum çıkışıyla repolarizasyonun oluşması ve sodyum-potasyum pompasının iyon dengesini sağlaması şeklindedir.
Doğru sıralama, sinir hücresinin uyarılmasıyla başlayan elektriksel değişimlerin biyokimyasal temeline dayanır. İlk olarak sodyum kanalları açılır (Depolarizasyon başlangıcı), ardından sodyum girişiyle iç ortam pozitifleşir (Depolarizasyonun tamamlanması). Daha sonra sodyum kanalları kapanıp potasyum kanalları açılır ve potasyumun dışarı çıkmasıyla hücre içi tekrar negatifleşir (Repolarizasyon). Son aşamada ise sodyum-potasyum pompası iyonik dengeyi ilk haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarı gelişinin ilk etkisini belirlemek.
Voltaj kapılı sodyum kanalları açılır.
Eşik değerdeki uyarı, zar üzerindeki voltaj duyarlı kanalları aktive eder.
2
Sodyum girişinin sonucunu analiz etmek.
Depolarizasyon (iç kısmın + olması) gerçekleşir.
Pasif olarak içeri süzülen sodyum iyonları elektriksel yük dengesini tersine çevirir.
3
Kanal değişim aşamasını saptamak.
Sodyum kanalları kapanır, potasyum kanalları açılır.
Hücre içi yeterli pozitifliğe ulaştığında sodyum kanalları inaktif hale gelirken potasyum çıkışı için kapılar açılır.
4
Potasyum çıkışının etkisini değerlendirmek.
Repolarizasyon gerçekleşir.
Pozitif yüklerin dışarı çıkması hücre içini tekrar negatif yapar.
5
Süreç sonu dengelemeyi belirlemek.
Sodyum-potasyum pompası ile polarizasyonun restorasyonu.
İyonların yerleri değişmiştir (Na içte, K dışta kalmıştır), pompanın ATP harcayarak çalışmasıyla iyonlar olması gereken yerlerine taşınır.

Anahtar Kavram

Aksiyon Potansiyeli Aşamaları

Daha Fazla Pratik

Repolarizasyonun sonunda gerçekleşen hiperpolarizasyon evresinin nedenini ve sodyum-potasyum pompasının bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 217Soru

Sağlıklı bir insanda, iki nöron arasındaki sinaps bölgesinde impuls iletimi gerçekleşirken meydana gelen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sinaptik iletim süreci; kalsiyum kanallarının açılması, nörotransmitter salınımı, reseptörlere bağlanma ve sodyum kanallarının açılmasıyla gerçekleşen depolarizasyon şeklinde sıralanır.
Sinaptik iletimde önce kalsiyum girişi (uyarı), ardından egzositoz (salınım), sonra reseptör bağlanması (ileti) ve son olarak sodyum girişi (yeni uyarı) gerçekleşir. Bu hiyerarşik sıra, sinyalin hücreden hücreye doğru yönde akmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Elektriksel sinyalin (impuls) akson ucuna ulaşması
Voltaj kapılı kalsiyum kanalları açılır ve sitoplazmaya Ca2+Ca^{2+} girişi olur.
Kalsiyum, sinaptik keseciklerin hareketi için gerekli olan tetikleyici sinyaldir.
2
Kimyasal uyarıcıların (nörotransmitter) salınması
Egzositoz olayı ile nörotransmitterler sinaptik boşluğa dökülür.
İletimin nörondan nörona geçmesi için kimyasal bir aracıya ihtiyaç vardır.
3
Reseptör etkileşimi
Nörotransmitterler difüzyon ile karşı hücrenin (post-sinaptik) zarındaki özel reseptörlere bağlanır.
Sinyalin spesifik bir hedef hücreye iletilmesini sağlar.
4
İyon kanal aktivasyonu
Sodyum (Na+Na^+) kanalları açılır ve hücre depolarize olarak yeni bir aksiyon potansiyeli başlatır.
Kimyasal sinyal, hedef hücrede tekrar elektriksel bir sinyale dönüştürülür.

Anahtar Kavram

Sinaptik İletim Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 218Soru

Sağlıklı bir insanda, bir impulsun sinapslar aracılığıyla bir nörondan diğerine iletimi (sinaptik iletim) sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sinaptik iletim sırası: İmpulsun sinaptik yumruya ulaşması → Kalsiyum kanallarının açılması → Nörotransmitterlerin ekzositozla salınması → Reseptörlere bağlanma → Sodyum kanallarının açılması ve depolarizasyon.
Sinaptik iletimde olaylar sırasıyla; elektriksel sinyalin uca varması (impuls), bunun sonucunda Ca2+Ca^{2+} kapılarının açılması, Ca2+Ca^{2+} etkisiyle nörotransmitterlerin boşluğa salınması (ekzositoz), bu maddelerin karşı taraftaki reseptörlere bağlanması ve en sonunda karşı hücrede Na+Na^+ kanallarının açılmasıyla yeni bir impulsun tetiklenmesi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç uyarısının belirlenmesi
İmpulsun (aksiyon potansiyelinin) akson ucuna kadar gelmesi sağlanır.
İletimin sinaps bölgesine geçebilmesi için öncelikle akson boyunca ilerleyip uca varması gerekir.
2
İyonik değişimin başlatılması
Hücre dışındaki Ca2+Ca^{2+} iyonları akson ucundan içeri girer.
Voltaj değişimi (impuls), kalsiyum kanallarını açarak sinaptik keseciklerin hareketini tetikler.
3
Kimyasal sinyalin salınması
Sinaptik kesecikler zarlar kaynaşır ve nörotransmitterler boşluğa dökülür.
İletimin karşı hücreye geçmesi için elektriksel sinyal kimyasal bir aracıya (nörotransmitter) dönüştürülmelidir.
4
Hedef hücre uyarımı
Nörotransmitterler difüzyonla yayılarak karşı hücrenin reseptörlerine tutunur.
Kimyasal anahtar (nörotransmitter), karşı hücrenin kilidini (reseptör) açarak iletimi devam ettirir.
5
Elektriksel sinyalin yeniden oluşması
Post-sinaptik hücrede Na+Na^+ kanalları açılır ve hücre içi pozitifleşir (depolarizasyon).
Kimyasal uyarı, hedef hücrede yeni bir aksiyon potansiyeli başlatır.

Anahtar Kavram

Sinaptik İletim Mekanizması
Soru 219Soru

Sıcak bir çaydanlığa yanlışlıkla dokunan bir bireyin, elini hızla geri çekmesi (refleks) sürecinde sinir sisteminde meydana gelen aşağıdaki olayları, uyarının alınmasından tepkinin oluşmasına kadar geçen süreci dikkate alarak kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Refleks yayı; reseptör, duyu nöronu, ara nöron, motor nöron ve efektör organ sıralamasını takip eder.
Refleks yayı süreci, uyarının reseptörle alınması, duyu nöronuyla omuriliğe (arka kök) taşınması, ara nöronda değerlendirilmesi, motor nöronla (ön kök) efektöre iletilmesi ve kasın kasılması şeklinde gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör aktivasyonu
Dış çevreden gelen fiziksel uyarı (sıcaklık) elektriksel impulsa dönüştürülür.
Uyarıların sinir sisteminde işlenebilmesi için reseptörler tarafından impuls haline getirilmesi gerekir.
2
Afferent (getirici) iletim
İmpuls duyu nöronu üzerinden omuriliğin dorsal (arka) köküne ulaşır.
Duyu nöronları, çevresel sinir sisteminden merkeze veri taşıyan ana kanaldır.
3
Merkezi değerlendirme
Omurilikteki ara nöron impulsu işler ve bir refleks cevabı hazırlar.
Basit diz kapağı refleksi hariç çoğu refleks yayı, değerlendirme için ara nörona ihtiyaç duyar.
4
Efferent (götürücü) iletim
Motor nöron, impulsun omurilikten ventral (ön) kök yoluyla ayrılmasını sağlar.
Yanıtın hedef organa ulaştırılması motor sinirler aracılığıyla gerçekleşir.
5
Tepki oluşumu
Efektör organ (kas) kasılarak mekanik bir hareket üretir.
Refleksin amacı organizmayı zararlı uyarandan hızla uzaklaştırmaktır.

Anahtar Kavram

Refleks Yayı (Reflex Arc)
Soru 220Soru

Sağlıklı bir insanda, kanındaki tiroksin hormonu seviyesi normalin altına düşen bir bireyde, homeostasinin (iç denge) yeniden sağlanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Hipotalamusun RF salgılaması, Hipofizden TSH salgılanması, TSH'ın tiroit bezini uyarması, Tiroksin salgılanması ve en son metabolizmanın hızlanması şeklindedir.
Vücutta tiroksin eksikliği durumunda geri bildirim mekanizması şu sıra ile çalışır: Önce hipotalamus uyarılır ve salgılatıcı faktör (RF/TRH) üretir. Bu faktör hipofiz ön lobunu uyararak TSH salgılatır. TSH kan yoluyla tiroit bezine ulaşır ve bezi uyarır. Uyarılan tiroit bezi tiroksin hormonu salgılar. Son olarak tiroksin vücut hücrelerine ulaşarak metabolizma hızını artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotalamusun kontrol edici rolünü belirleme
Hipotalamusun RF (TRH) salgılaması
Vücuttaki hormonal eksenlerin (feedback) komuta merkezi hipotalamustur.
2
Ara bezin aktivasyonunu belirleme
Hipofizden TSH salgılanması
RF, hipofiz bezini uyararak ikincil bir uyarıcı hormonun salınmasını sağlar.
3
Hedef bezin uyarılmasını analiz etme
TSH'ın tiroit bezine bağlanması
Hormonlar kanla tüm vücuda dağılır ancak sadece özel reseptörü olan hücreleri/bezleri uyarır.
4
Efektör hormonun salınımı
Tiroksin salgılanması
Tiroit bezi, TSH etkisiyle metabolizmayı düzenleyen tiroksini kana verir.
5
Vücut cevabını saptama
Metabolizmanın hızlanması
Tiroksin, hücrelerin O2O_2 kullanımını artırarak bazal metabolizmayı yükseltir.

Anahtar Kavram

Hormonal Geri Bildirim (Feedback) Mekanizmaları
ÖncekiSayfa 11 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin