Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4161Soru

Bir ekoloğ, buzul çekilmesi sonucu çıplak kayaçların ve buzul çakıllarının açığa çıktığı ekolojik olarak el değmemiş bir karasal bölgede meydana gelen primer süksesyon sürecini incelemektedir. Bu primer süksesyon sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayların, başlangıçtan klimaks komüniteye ulaşılana kadar geçen süreçteki kronolojik gerçekleşme sırası nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Primer süksesyon sürecinde olayların kronolojik sıralaması: önce çıplak kayaçlar üzerinde likenlerin kimyasal aşındırma yapması, ardından oluşan ince toprakta karayosunlarının rizoitleriyle nemli ortam sağlaması, toprak derinleştikçe otsu bitkilerin humus biriktirmesi, azot bağlayıcı odunsu türlerin toprağı azotça zenginleştirmesi ve son olarak gölge toleransı yüksek ladin ve köknarın baskınlaşarak klimaks komüniteyi oluşturması şeklindedir.
Buzul çekilmesi sonrası toprak tabakası bulunmadığı için süreç primer süksesyondur. Sıralama sırasıyla likenlerin kayacı aşındırması, karayosunlarının nemli ortam yaratması, otsu bitkilerin humus biriktirmesi, azot bağlayıcı kızılağaç gibi odunsu bitkilerin toprağı azotça zenginleştirmesi ve nihayetinde gölge toleransı yüksek ladin ile köknarın klimaks oluşturması şeklinde ilerlemelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Topraksız ortamda süksesyonun başlangıç koşullarını analiz etme
Toprağın bulunmadığı çıplak kayaçlarda süksesyonun ancak asit salgılayarak kimyasal ufalanmayı başlatan öncü liken birliği ile başlayabileceği tespit edilir.
Primer süksesyonda başlangıçta toprak yoktur, toprak oluşumu öncü türlerin faaliyetiyle başlar.
2
Likenlerin faaliyetinden sonra yerleşebilecek minimal gereksinimli canlıları belirleme
Oluşan ilk ince mineral tabakasına rizoitleriyle tutunabilen karayosunlarının yerleştiği belirlenir.
Karayosunları gerçek köklere sahip olmadı��ından kalın bir toprak tabakasına ihtiyaç duymaz, ancak likenlerin hazırladığı minimal mineral tabakasına ihtiyaç duyar.
3
Toprak derinleşmesinin bitki grupları üzerindeki etkisini değerlendirme
Toprak kalınlığı ve nem oranı arttıkça tek yıllık otsu bitkilerin alana yerleştiği ve organik madde miktarını (humus) artırdığı saptanır.
Otsu bitkilerin gelişmiş kök sistemleri ve besin ihtiyaçları, karayosunlarının oluşturduğu nemli mikrohabitata ve derinleşen toprağa bağlıdır.
4
Toprak azot dengesinin ve odunsu öncülerin rolünü inceleme
Köklerinde azot sabitleyen bakteriler barındıran kızılağaç gibi odunsu türlerin yerleşerek toprağı azot yönünden zenginleştirdiği tespit edilir.
Büyük ağaçların yetişebilmesi için topraktaki azot gibi temel sınırlayıcı minerallerin belirli bir eşiğin üzerine çıkması gerekir (kolaylaştırma mekanizması).
5
Klimaks komünite aşamasına geçişi analiz etme
Gölge toleransı yüksek, yavaş büyüyen ladin ve köknar gibi büyük ağaç türlerinin baskınlaşarak kararlı yapıyı (klimaks) oluşturduğu saptanır.
Klimaks komünite elemanları, çevre şartları değişmedikçe yapısını koruyan en kararlı ve ışık rekabetinde üstün olan türlerdir.

Anahtar Kavram

Primer Süksesyon ve Ekolojik Kolaylaştırma (Facilitation) Mekanizması
Soru 4162Soru

Sağlıklı bir insanda savunmanın farklı hatlarında gerçekleşen bağışıklık reaksiyonları ve bağışıklık kazanma yöntemleri ile ilgili;

I.I. Virüsle enfekte olmuş bir hücre tarafından salgılanan interferonlar, savunmanın ikinci hattında görev yapan özgül olmayan salgılar olup, enfekte hücrenin kendisini kurtarmaktan ziyade komşu sağlıklı hücreleri uyararak onlarda antiviral koruma sağlar.

II.II. B lenfositleri tarafından üretilen antikorlar, vücut sıvılarındaki antijenleri hidroliz ederek doğrudan parçalar ve bu hücre dışı sindirim olayında önemli miktarda ATP harcanır.

III.III. Aktif bağışıklık sağlayan aşı uygulaması, vücutta o patojene karşı hem hücresel hem de humoral bağışıklık bellek hücrelerinin oluşumunu tetiklerken; pasif bağışıklık sağlayan serum tedavisi sadece geçici antikor desteği sağlar ve bellek hücresi oluşturmaz.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IIIIII

Cevap

II ve IIIIII öncüllerini içeren seçenek doğrudur. İnterferonların komşu hücrelerde antiviral protein sentezini uyarması ve aşının bellek hücresi oluştururken serumun oluşturmaması doğru ifadelerdir.
Virüsle enfekte olmuş hücrenin ürettiği interferonlar savunmanın ikinci hattında komşu hücreleri korur (I.I. öncül doğrudur). Antikorlar antijenleri hidroliz etmez, bağlayarak etkisizleştirir ve hidroliz olayında ATP harcanmaz (II.II. öncül yanlıştır). Aşı aktif bağışıklık sağlayarak bellek hücresi oluşturur, serum ise pasif bağışıklık sağlayarak bellek hücresi oluşturmaz (III.III. öncül doğrudur). Bu nedenle II ve IIIIII numaralı ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İnterferonların çalışma mekanizmasının incelenmesi
İnterferonlar, virüsle enfekte olmuş hücreler tarafından salgılanır ve bu hücreyi kurtaramaz; ancak komşu sağlıklı hücrelerin reseptörlerine bağlanarak antiviral protein sentezini uyarır. Bu savunmanın özgül olmayan ikinci hattıdır. Dolayısıyla I.I. öncül doğrudur.
Savunmanın ikinci hattındaki interferon aktivitesinin doğruluğunu belirlemek.
2
Antikorların antijenleri etkisizleştirme mekanizmasının ve enerji ilişkisinin değerlendirilmesi
Antikorlar antijenleri hidrolize etmez, onları bağlayarak çöktürür veya nötralize eder. Ayrıca hidroliz (sindirim) reaksiyonlarında ATP harcanmaz. Bu nedenle II.II. öncül yanlıştır.
Antikorların işlevini ve hidroliz reaksiyonlarının termodinamik özelliklerini analiz etmek.
3
Aşılama ve serum uygulamalarının bağışıklık tipleri açısından karşılaştırılması
Aşılama aktif bağışıklık sağlar ve B ile T lenfositlerini uyararak bellek hücrelerinin oluşumuna yol açar. Serum ise pasif bağışıklık sağlar, hazır antikor içerir ve vücutta bellek hücresi oluşturmaz. Dolayısıyla III.III. öncül doğrudur.
Aktif ve pasif bağışıklıkta bellek hücresi oluşumunu ve kalıcılığını karşılaştırmak.
4
Doğru seçeneğe ulaşılması
II ve IIIIII numaralı öncüllerin doğru, IIII numaralı öncülün ise yanlış olduğu tespit edilerek doğru seçeneğin 'II ve IIIIII' olduğu belirlenir.
Öncüllerin analizini birleştirerek nihai sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Özgül olmayan savunma hattındaki salgılar, antikorların antijen bağlama işlevi, aktif ve pasif bağışıklığın farkları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4163Soru
Belirli bir sıcaklıkta gerçekleşen tek adımlı bir kimyasal tepkimenin denklemi şu şekildedir:
2A(g)+B(s)+3C(suda)D(g)+E(k)2A(g) + B(s) + 3C(suda) \rightarrow D(g) + E(k)
Bu tepkimenin gerçekleştiği koşullar ve hızına etki eden etmenler incelenmektedir.

Buna göre, tepkimenin hız bağıntısı ve hız sabitinin (kk) özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tepkime kabının hacmi aynı sıcaklıkta yarıya indirildiğinde tepkime hızı 32 katına çıkar.

Cevap

Tepkime kabının hacmi aynı sıcaklıkta yarıya indirildiğinde tepkime hızı 32 katına çıkar.
Tepkime tek basamakta gerçekleştiğinden, hız bağıntısı girenlerin fiziksel hallerine göre yazılır. Gaz halindeki AA ve suda çözünmüş CC hız bağıntısında yer alırken, saf sıvı halindeki BB hız bağıntısına dahil edilmez. Bu durumda hız bağıntısı r=k[A]2[C]3r = k \cdot [A]^2 \cdot [C]^3 olur. Sabit sıcaklıkta kabın hacmi yarıya indirildiğinde, gaz ve çözelti fazındaki maddelerin derişimleri 2 katına çıkar. Hız bağıntısındaki üsler dikkate alındığında (2223=322^2 \cdot 2^3 = 32), tepkime hızı 32 katına çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkimenin hız bağıntısının belirlenmesi
Tepkimenin hız bağıntısı r=k[A]2[C]3r = k \cdot [A]^2 \cdot [C]^3 olarak bulunur.
Tek basamaklı tepkimelerde hız bağıntısı girenlerin derişimlerine göre yazılır. Saf katı ve saf sıvılar hız bağıntısında yer almazken, gazlar ve suda çözünmüş maddeler (iyonlar/moleküller) yazılır.
2
Hacim değişiminin derişimlere etkisinin belirlenmesi
Kap hacmi yarıya indirildiğinde gaz fazındaki AA ve suda çözünmüş olan CC maddelerinin derişimleri 2 katına çıkar.
Molarite formülü (M=n/VM = n/V) uyarınca, sıcaklık ve mol sayısı sabitken hacim yarıya inerse derişimler 2 katına çıkar.
3
Tepkime hızındaki değişimin hesaplanması
Yeni tepkime hızı ilk hızın 32 katı olur.
Hız bağıntısında derişimler yerine yazıldığında; r=k(2[A])2(2[C])3=32k[A]2[C]3=32rr' = k \cdot (2[A])^2 \cdot (2[C])^3 = 32 \cdot k \cdot [A]^2 \cdot [C]^3 = 32r elde edilir.

Anahtar Kavram

Kimyasal tepkimelerde hız bağıntısının yazılması ve derişim/hacim değişimlerinin hıza etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4164Soru

Asetilen (C2H2C_2H_2) ve propen (C3H6C_3H_6) gazlarından oluşan 03 mol0{}3\text{ mol}'lük bir karışım, amonyaklı gümüş nitrat (AgNO3AgNO_3) çözeltisinden geçirildiğinde en fazla 24 gram24\text{ gram} çökelek oluşmaktadır.

Buna göre, başlangıçtaki gaz karışımını tamamen doyurmak için normal koşullarda (0 C0\text{ }^\circ\text{C} ve 1 atm1\text{ atm}) en az kaç litre hidrojen (H2H_2) gazı harcanmalıdır?

(H=1 g/molH = 1\text{ g/mol}, C=12 g/molC = 12\text{ g/mol}, Ag=108 g/molAg = 108\text{ g/mol})

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8.96

Cevap

8,96
Karışımdaki uç alkin olan asetilen, amonyaklı gümüş nitrat ile tepkimeye girerek gümüş asetilenür (C2Ag2C_2Ag_2) katısını oluşturur. Reaksiyon stokiometrisine göre 1 mol asetilenden 1 mol çökelek elde edilir. Çökeleğin mol kütlesi 240 g/mol240\text{ g/mol} olup 24 gramı24\text{ gramı} 01 mol0{}1\text{ mol}'dür. Buradan karışımdaki asetilenin 01 mol0{}1\text{ mol}, propenin ise 02 mol0{}2\text{ mol} olduğu bulunur. Asetilenin tamamen doyurulması için 2 katı (02 mol0{}2\text{ mol}), propenin ise 1 katı (02 mol0{}2\text{ mol}) olmak üzere toplam 04 mol0{}4\text{ mol} H2H_2 gazı gerekir. Bu gaz normal koşullarda 04×224=896 litre0{}4 \times 22{}4 = 8{}96\text{ litre} hacim kaplar.

Adım Adım Çözüm

1
Gümüş asetilenür (C2Ag2C_2Ag_2) çökeleğinin mol kütlesinin hesaplanması.
MA(C2Ag2)=2×12+2×108=240 g/molM_A(C_2Ag_2) = 2 \times 12 + 2 \times 108 = 240\text{ g/mol}
Amonyaklı gümüş nitrat çözeltisi ile sadece uç alkin olan asetilen tepkimeye girer ve gümüş asetilenür (C2Ag2C_2Ag_2) çökeleğini oluşturur.
2
Asetilenin (C2H2C_2H_2) mol sayısının bulunması.
n(C2Ag2)=24240=01 moln(C_2Ag_2) = \frac{24}{240} = 0{}1\text{ mol} olduğundan, n(C2H2)=01 moln(C_2H_2) = 0{}1\text{ mol}'dür.
1 mol1\text{ mol} asetilenin Tollens tepkimesinden 1 mol1\text{ mol} gümüş asetilenür çökeleği oluşur (C2H2+2[Ag(NH3)2]+C2Ag2+2NH4++2NH3C_2H_2 + 2[Ag(NH_3)_2]^+ \rightarrow C_2Ag_2 + 2NH_4^+ + 2NH_3).
3
Karışımdaki propen (C3H6C_3H_6) gazının mol sayısının hesaplanması.
n(C3H6)=0301=02 moln(C_3H_6) = 0{}3 - 0{}1 = 0{}2\text{ mol}
Başlangıç karışımının toplam mol sayısı 03 mol0{}3\text{ mol}'dür ve bu karışımda sadece asetilen ve propen bulunmaktadır.
4
Gazları doyurmak için gereken toplam H2H_2 mol sayısının bulunması.
n(H2)=(2×01)+(1×02)=04 moln(H_2) = (2 \times 0{}1) + (1 \times 0{}2) = 0{}4\text{ mol}
Asetilen bir alkin olup 1 mol1\text{ mol}2 mol2\text{ mol} H2H_2 ile, propen ise bir alken olup 1 mol1\text{ mol}1 mol1\text{ mol} H2H_2 ile tamamen doyurulur.
5
Gereken H2H_2 gazının normal koşullardaki hacminin hesaplanması.
V=04×224=896 LV = 0{}4 \times 22{}4 = 8{}96\text{ L}
Normal koşullarda (0 C0\text{ }^\circ\text{C} ve 1 atm1\text{ atm}) ideal bir gazın 1 mol1\text{ mol}224 L22{}4\text{ L} hacim kaplar.

Anahtar Kavram

Alkinlerin metallerle yer değiştirme (Tollens) tepkimeleri ve alkin/alkenlerin hidrojen ile katılma (doyurulma) stokiometrisi

Alternatif Yöntem

Alternatif olarak, toplam pi bağı sayısı üzerinden gidilebilir. Asetilen (01 mol0{}1\text{ mol}) molekül başına 2 pi bağı içerdiği için toplam 02 mol0{}2\text{ mol} pi bağına sahiptir. Propen (02 mol0{}2\text{ mol}) ise molekül başına 1 pi bağı içerdiğinden toplam 02 mol0{}2\text{ mol} pi bağına sahiptir. Karışımdaki toplam pi bağı mol sayısı 02+02=04 mol0{}2 + 0{}2 = 0{}4\text{ mol}'dür. Doyurulma tepkimesinde her pi bağı için 1 mol H2H_2 katılması gerektiğinden, toplam 04 mol0{}4\text{ mol} H2H_2 gazı harcanır. Buradan 04×224=896 L0{}4 \times 22{}4 = 8{}96\text{ L} sonucu bulunur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4165Soru

Yarı açık formülü CH2=CHCH=CH2\text{CH}_2=\text{CH}-\text{CH}=\text{CH}_2 şeklinde olan 1,3-bütadien bileşiği ile ilgili:

I. Moleküldeki tüm karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır.
II. Karbon ve hidrojen atomları arasındaki tüm bağlar, karbonun sp3sp^3 hibrit orbitali ile hidrojenin ss orbitalinin örtüşmesiyle oluşmuştur.
III. Molekülde toplam 9 tane sigma (σ\sigma) ve 2 tane pi (π\pi) bağı bulunur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü ifadeler doğrudur.
Tüm karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır (birinci öncül doğrudur). Bu nedenle CH\text{C}-\text{H} sigma bağları sp2ssp^2 - s örtüşmesiyle oluşur (ikinci öncül yanlıştır). Molekülde 9 sigma ve 2 pi bağı yer almaktadır (üçüncü öncül doğrudur). Dolayısıyla birinci ve üçüncü ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Karbon atomlarının hibritleşme türünün belirlenmesi
Moleküldeki her bir karbon atomu 3 doğrultuya sahiptir (3 adet sigma bağı yapmıştır, pi bağları hibritleşmeye katılmaz). Bu nedenle tüm karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır. Birinci öncül doğrudur.
Karbon atomunun hibritleşme türü belirlenirken etrafındaki sigma bağları ve varsa ortaklanmamış elektron çiftleri sayılır, pi bağları hesaba katılmaz.
2
Karbon-Hidrojen bağlarındaki orbital örtüşmelerinin incelenmesi
Karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yaptığı için hidrojenin ss orbitali ile karbonun sp2sp^2 hibrit orbitali örtüşür. Yani CH\text{C}-\text{H} bağları sp2ssp^2 - s orbital örtüşmesi ile kurulmuştur. İkinci öncül yanlıştır.
Sigma bağları, bağa katılan atomların en dıştaki uygun orbitallerinin uç uca örtüşmesiyle oluşur. Hibritleşmiş atomlarda bu orbitaller hibrit orbitalleridir.
3
Moleküldeki toplam sigma ve pi bağlarının sayılması
Molekülde 6 tane CH\text{C}-\text{H} tekli bağı (6 sigma), 1 tane CC\text{C}-\text{C} tekli bağı (1 sigma) ve 2 tane C=C\text{C}=\text{C} ikili bağı (2 sigma, 2 pi) vardır. Toplamda 6+1+2=96 + 1 + 2 = 9 sigma bağı ve 2 pi bağı bulunur. Üçüncü öncül doğrudur.
Kovalent bağ türlerini belirlemek için tekli, ikili ve üçlü bağların yapısındaki sigma ve pi bağı kuralları uygulanır.

Anahtar Kavram

Sigma ve pi bağlarının oluşumu, orbital örtüşmeleri ve karbon atomlarının hibritleşmesi
Soru 4166Soru

Genel formülleri CnH2nOC_nH_{2n}O olan alifatik XX ve YY bileşikleri ile ilgili aşağıdaki bilgiler veriliyor:

* XX bileşiği Tollens ayracı ile tepkimeye girerek metalik gümüş aç��ğa çıkarır.
* YY bileşiği uygun koşullarda indirgendiğinde sekonder alkol sınıfı bir bileşik oluşturur.
* XX ve YY bileşiklerinin birer moleküllerindeki toplam sigma bağ sayıları eşittir.

Buna göre, XX ve YY bileşikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: YY bileşiği Fehling çözeltisi ile yükseltgenerek karboksilik asit oluşturur.

Cevap

Y bileşiği Fehling çözeltisi ile yükseltgenerek karboksilik asit oluşturur.
Ketonlar, yapılarındaki karbonil grubuna doğrudan bağlı hidrojen atomu içermedikleri için Tollens ve Fehling gibi zayıf yükseltgen ayraçlarla tepkime vermezler ve yükseltgenemezler. Bu nedenle, bir keton olan Y bileşiğinin Fehling çözeltisi ile yükseltgenerek karboksilik asit oluşturacağı yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
X ve Y bileşiklerinin kimyasal sınıfını belirlemek.
X bileşiği Tollens ayracı ile tepkime verdiğinden bir aldehittir. Y bileşiği indirgendiğinde sekonder alkol oluşturduğundan bir ketondur.
Aldehitler Tollens çözeltisi ile yükseltgenerek gümüş aynası oluştururken ketonlar bu tepkimeyi vermez. Ketonlar indirgendiğinde sekonder alkol, aldehitler ise primer alkol oluşturur.
2
Bileşiklerin karbon sayılarını ve izomerlik ilişkisini analiz etmek.
Açık zincirli alifatik monokarbonil bileşiklerinde (CnH2nOC_nH_{2n}O) sigma bağ sayısı 3n3n'dir. Sigma bağ sayıları eşit olduğuna göre X ve Y bileşiklerinin karbon sayıları da eşittir. Dolayısıyla birbirinin fonksiyonel grup izomeridirler.
Genel formülleri ve karbon sayıları aynı olan aldehitler ve ketonlar fonksiyonel grup izomeridir.
3
Bileşiklerin yükseltgenme özelliklerini karşılaştırarak yanlış ifadeyi bulmak.
Y bir keton olduğu için Fehling çözeltisi ile yükseltgenerek karboksilik asit oluşturamaz.
Ketonlar karbonil karbonuna bağlı hidrojen taşımadıklarından Tollens ve Fehling gibi zayıf yükseltgenlerle tepkime vermezler.

Anahtar Kavram

Aldehit ve ketonların fonksiyonel grup izomerliği ve yükseltgenme-indirgenme tepkimeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4167Soru

S tipi (lojistik) büyüme gösteren bir popülasyonda zamana bağlı olarak birey sayısı (NN), popülasyonun büyüme hızı ve popülasyona etki eden çevre direnci arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu popülasyonun büyüme süreci; kuruluş (0t10-t_1), logaritmik artış (t1t2t_1-t_2), negatif artış (t2t3t_2-t_3) ve denge (t3t4t_3-t_4) olmak üzere dört zaman aralığında analiz edilmiştir.

Buna göre, popülasyonun büyüme dinamikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t2t3t_2-t_3 zaman aralığında çevre direncinin artması popülasyonun büyüme hızını düşürürken, popülasyondaki toplam birey sayısının artmaya devam etmesini engellemez.

Cevap

Çevre direncinin artması büyüme hızını azaltsa da büyüme hızı pozitif olduğu sürece toplam birey sayısı artmaya devam eder.
Çevre direncinin artması büyüme hızını yavaşlatır ancak büyüme hızı sıfırlanana kadar (yani taşıma kapasitesine ulaşılana kadar) popülasyondaki toplam birey sayısı artmaya devam eder. Bu nedenle çevre direncinin artması popülasyon büyüme hızını düşürse de toplam birey sayısının artmasını engellemez ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
S tipi büyüme eğrisinin evrelerini tanımlama
0t10-t_1 kuruluş, t1t2t_1-t_2 logaritmik artış, t2t3t_2-t_3 negatif artış ve t3t4t_3-t_4 denge evresidir.
Popülasyonun farklı zaman dilimlerindeki büyüme karakterini belirlemek için.
2
Büyüme hızı ile birey sayısı arasındaki ilişkiyi analiz etme
t2t3t_2-t_3 aralığında büyüme hızı azalsa da sıfırdan büyüktür. Bu durum, birim zamanda popülasyona eklenen birey sayısının azaldığını ancak popülasyonun hâlâ büyüdüğünü gösterir.
Büyüme hızındaki azalışın birey sayısındaki azalış anlamına gelmediğini ayırt etmek için.
3
Çevre direncinin rolünü değerlendirme
Çevre direnci popülasyon yoğunluğu arttıkça artar. t2t3t_2-t_3 aralüğında belirginleşen çevre direnci büyüme hızını yavaşlatır ve popülasyonu t3t_3 anında dengeye (KK taşıma kapasitesi) ulaştırır.
Çevre direncinin popülasyon üzerindeki sınırlayıcı etkisini anlamak için.

Anahtar Kavram

S Tipi Popülasyon Büyüme Eğrisi ve Çevre Direnci İlişkisi
Soru 4168Soru

Yarı açık formülü HCCCH=O\text{HC} \equiv \text{C} - \text{CH} = \text{O} şeklinde olan propinâl molekülü ile ilgili:

I. Molek��ldeki toplam sigma (σ\sigma) bağı sayısı 5'tir.
II. Karbon atomları arasındaki tekli (CC\text{C}-\text{C}) bağ, spsp2sp - sp^2 orbital örtüşmesi ile oluşmuştur.
III. Moleküldeki tüm CH\text{C}-\text{H} bağları aynı orbital örtüşmesi türü ile kurulmuştur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Toplam sigma bağı sayısının 5 olduğu ve karbon atomları arasındaki tekli bağın spsp2sp - sp^2 orbital örtüşmesi ile oluştuğu ifadeleri doğrudur.
Molekülde toplam 5 sigma ve 3 pi bağı bulunmaktadır. Alkin karbonu ile karbonil karbonu arasındaki tekli bağ spsp2sp - sp^2 hibrit orbitallerinin örtüşmesiyle kurulmuştur. Bu nedenle birinci ve ikinci öncüller doğrudur. Hidrojenlerle yapılan bağlardan biri spssp-s diğeri ise sp2ssp^2-s örtüşmesiyle kurulduğu için üçüncü öncül yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Molekülün açık formülünü yazıp sigma ve pi bağlar��nı sayma
Açık formül HCCC(H)=O\text{H}-\text{C} \equiv \text{C} - \text{C}(\text{H}) = \text{O} şeklindedir. Toplam 5 adet sigma bağı ve 3 adet pi bağı vardır.
Moleküldeki toplam sigma ve pi bağı sayılarını belirlemek için açık yapıyı incelemek gerekir.
2
Karbon atomlarının hibritleşme türlerini ve CC\text{C}-\text{C} bağının örtüşmesini belirleme
Üçlü bağ yapan karbonlar spsp, aldehit karbonu sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır. Aralarındaki tekli bağ spsp2sp - sp^2 örtüşmesiyle oluşur.
Karbon atomları arasındaki bağların hangi orbitallerin örtüşmesiyle oluştuğunu anlamak için hibritleşme türleri saptanmalıdır.
3
CH\text{C}-\text{H} bağlarının orbital örtüşmelerini karşılaştırma
Alkin ucundaki CH\text{C}-\text{H} bağı spssp - s, aldehit grubundaki CH\text{C}-\text{H} bağı ise sp2ssp^2 - s örtüşmesiyle kurulmuştur. Örtüşmeler aynı değildir.
Farklı hibritleşme yapan karbonlara bağlı hidrojenlerin oluşturduğu bağlar��n özdeş olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Sigma bağları hibrit orbitallerinin veya hibrit ve s orbitallerinin uç uca örtüşmesiyle, pi bağları ise hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana örtüşmesiyle oluşur.
Soru 4169Soru

Bir alkin bileşiği olan XX'in 01 mol0{}1\text{ mol}'ü tamamen yakıldığında normal koşullarda 112 L11{}2\text{ L} CO2\text{CO}_2 gazı açığa çıkmaktadır. Bu bileşiğin amonyaklı gümüş nitrat (Tollens) çözeltisiyle tepkime vermediği bilinmektedir.

Buna göre, XX bileşiği ile ilgili;

I. Asidik ortamda katalizör eşliğinde su katılmasıyla (hidratasyon) tek bir keton bileşiği oluşur.
II. Geometrik (cis-trans\text{cis-trans}) izomeri gösterir.
III. Yapısındaki karbon atomlarından iki tanesi sp\text{sp}, üç tanesi sp3\text{sp}^3 hibritleşmesi yapmıştır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız III

Cevap

Yapısındaki karbon atomlarından iki tanesinin sp, üç tanesinin ise sp3 hibritleşmesi yaptığını belirten 'Yalnız III' ifadesi doğrudur.
2-pentin bileşiğinde üçlü bağ karbonları sp hibritleşmesi yaparken, diğer tekli bağlı karbonlar sp3 hibritleşmesi yapmıştır. Bu nedenle yapıda 2 tane sp ve 3 tane sp3 hibritleşmesi yapmış karbon atomu bulunur. Alkinler geometrik izomeri göstermezler ve asimetrik yapısı nedeniyle su katıldığında iki farklı keton (2-pentanon ve 3-pentanon) oluşur. Bu yüzden yalnız üçüncü ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
01 mol0{}1\text{ mol} XX bileşiği yakıldığında oluşan CO2\text{CO}_2 mol sayısını hesaplayın.
Normal koşullarda 112 L11{}2\text{ L} gaz, 112224=05 mol\frac{11{}2}{22{}4} = 0{}5\text{ mol} CO2\text{CO}_2 eder. 01 mol0{}1\text{ mol} alkin yakıldığında 05 mol0{}5\text{ mol} CO2\text{CO}_2 oluşuyorsa, bileşiğin 1 mol1\text{ mol}'ünde 5 mol5\text{ mol} karbon atomu bulunur. Formülü C5H8\text{C}_5\text{H}_8 olan bir pentin izomeridir.
Bileşiğin karbon sayısını bularak yapısal formül olasılıklarını daraltmak için bu adım gereklidir.
2
Tollens çözeltisi ile tepkime vermeme özelliğini kullanarak bileşiğin net yapısını belirleyin.
Tollens çözeltisiyle uç alkinler tepkime verirken iç alkinler tepkime vermez. 55 karbonlu uç alkinler 1-pentin ve 3-metil-1-butindir. XX tepkime vermediğine göre bir iç alkindir ve yapısı 2-pentin (CH3CCCH2CH3CH_3-C\equiv C-CH_2-CH_3) şeklindedir.
Bileşiğin uç veya iç alkin olduğunu belirlemek, katılma tepkimesi ürünlerini doğru analiz etmek için şarttır.
3
Su katılması (hidratasyon) tepkimesini değerlendirin (I. öncül).
2-pentin bileşiğine su katıldığında, üçlü bağdaki karbon atomlarının her ikisi de hidrojen içermediğinden (asimetrik iç alkin), katılma her iki karbona da gerçekleşebilir. C2 atomuna OH-\text{OH} bağlanırsa 2-pentanon, C3 atomuna OH-\text{OH} bağlanırsa 3-pentanon oluşur. Dolayısıyla iki farklı keton karışımı elde edilir. I. ifade yanlıştır.
Asimetrik iç alkinlerin su katılması tepkimesindeki ürün çeşitliliğini belirlemek için bu adım uygulanır.
4
Geometrik izomerliği değerlendirin (II. öncül).
Alkin bileşiklerinde üçlü bağ karbonları doğrusal (180180^\circ) bağ açısına sahiptir ve her birine yalnızca tek bir grup bağlıdır. Bu nedenle alkinlerde cis-trans geometrik izomerisi görülmez. II. ifade yanlıştır.
Alkinlerin geometrik yapı özelliklerini kontrol etmek için bu adım uygulanır.
5
Karbon atomlarının hibritleşmesini belirleyin (III. öncül).
2-pentin (CH3CCCH2CH3CH_3-C\equiv C-CH_2-CH_3) molekülünde üçlü bağ yapmış olan 2 ve 3 numaralı karbon atomları sp\text{sp} hibritleşmesi yapmıştır. Diğer üç karbon atomu (C1, C4 ve C5) ise tekli bağlar içerdiğinden sp3\text{sp}^3 hibritleşmesi yapmıştır. III. ifade doğrudur.
Moleküldeki hibrit orbital türlerini saptamak için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Alkinlerin yapısal özellikleri, adlandırılması, uç/iç alkin ayrımı ve katılma tepkimeleri.

Alternatif Yöntem

Bileşikteki karbon atomu sayısı 01 mol0{}1\text{ mol} yakıldığında oluşan 05 mol0{}5\text{ mol} CO2\text{CO}_2 gazı üzerinden doğrudan 55 olarak bulunabilir. Formül yazılmadan da karbon sayısının 55 olduğu belirlenip iç alkin izomeri doğrudan tespit edilebilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4170Soru

Aşağıdaki görselde yapı formülleri verilen I, II ve III numaralı karbonil bileşiklerini, 1 atm1\text{ atm} dış basınç altındaki kaynama noktalarına göre en düşük olandan en yüksek olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin kaynama noktalarına göre en düşükten en yükseğe doğru sıralanışı I, II, III şeklindedir.
Bileşiklerin kaynama noktaları moleküller arası çekim kuvvetlerinin gücüne bağlıdır. London kuvvetlerinin gücü karbon sayısının artmasıyla arttığı için etanal (I) en düşük kaynama noktasına sahiptir. Propanal (II) ve propanon (III) ise izomer olup, keton yapısındaki propanonun dipol momenti daha büyük olduğundan dipol-dipol etkileşimleri daha güçlüdür. Bu nedenle kaynama noktaları I < II < III şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin karbon sayılarını ve ait oldukları organik bileşik sınıflarını belirleyiniz.
I numaralı bileşik 2 karbonlu etanal (aldehit), II numaralı bileşik 3 karbonlu propanal (aldehit) ve III numaralı bileşik 3 karbonlu propanondur (keton).
Kaynama noktasını belirleyen moleküller arası fiziksel etkileşimlerin gücü karbon zincirinin uzunluğuna ve molekülün polarlığına bağlıdır.
2
Aynı fonksiyonel gruba sahip olan I ve II numaralı aldehit bileşiklerinin molekül büyüklüklerini karşılaştırınız.
Etanal (C2H4OC_2H_4O) bileşiğinin mol kütlesi (44 g/mol44\text{ g/mol}), Propanal (C3H6OC_3H_6O) bileşiğinden (58 g/mol58\text{ g/mol}) daha küçüktür. Dolayısıyla etanal molekülleri arasındaki London kuvvetleri daha zayıftır ve kaynama noktası daha düşüktür.
Karbonil bileşiklerinde karbon sayısı ve mol kütlesi arttıkça elektron bulutunun polarize olabilirliği artar, bu da London çekim kuvvetlerini ve dolayısıyla kaynama noktasını yükseltir.
3
Aynı karbon sayılı fonksiyonel grup izomeri olan II (aldehit) ve III (keton) numaralı bileşiklerin polarlıklarını karşılaştırınız.
Propanon (keton) molekülündeki karbonil grubuna iki taraftan bağlı olan elektron itici alkil grupları (CH3-\text{CH}_3), karbonil grubunun polarlığını (dipol momentini) propanale (aldehit) kıyasla artırır. Bu nedenle propanon molekülleri arasındaki dipol-dipol etkileşimleri daha güçlüdür ve kaynama noktası propanalden daha yüksektir.
Ketonlar, izomerleri olan aldehitlere göre daha polar moleküllerdir ve dipol-dipol çekim kuvvetleri daha etkindir.

Anahtar Kavram

Karbonil bileşiklerinde molekül büyüklüğü (London kuvvetleri) ve fonksiyonel grup izomerliğinin (aldehit-keton polarlık farkı) kaynama noktasına etkisi.
Soru 4171Soru

Bir deneyde, 500 gram500\text{ gram} saf su içerisine 18 gram18\text{ gram} glikoz (C6H12O6\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6) ve 11,7 gram11,7\text{ gram} sodyum klorür (NaCl\text{NaCl}) katıları eklenerek tamamen çözünmeleri sağlanıyor.

Buna göre, hazırlanan bu çözeltinin 1 atm1\text{ atm} dış basınçta donmaya başlama sıcaklığı kaç C^\circ\text{C} olarak ölçülür?

(Kd=1,86 C/mK_d = 1,86\ ^\circ\text{C/m}, C6H12O6=180 g/mol\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 = 180\text{ g/mol}, NaCl=58,5 g/mol\text{NaCl} = 58,5\text{ g/mol}, NaCl\text{NaCl}'nin suda tamamen iyonlaştığı varsayılacaktır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1,86-1,86

Cevap

1,86-1,86
Çözeltideki toplam tanecik mol sayısı, glikozun moleküler çözünmesinden gelen 0,1 mol0,1\text{ mol} ve sodyum klorürün iyonik çözünmesinden gelen 0,4 mol0,4\text{ mol} (0,2 mol Na+0,2\text{ mol } \text{Na}^+ ve 0,2 mol Cl0,2\text{ mol } \text{Cl}^-) taneciklerinin toplamıyla 0,5 mol0,5\text{ mol} olarak bulunur. Bu tanecikler 0,5 kg0,5\text{ kg} suda çözündüğünden, çözeltinin toplam tanecik molalitesi 1,0 molal1,0\text{ molal} olur. Donma noktası alçalması formülü uygulandığında donma noktasının 1,86 C1,86\ ^\circ\text{C} düşeceği belirlenir ve çözeltinin donmaya başlama sıcaklığı 1,86 C-1,86\ ^\circ\text{C} olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Çözünen maddelerin mol sayılarının hesaplanması.
nglikoz=18 g180 g/mol=0,1 moln_{\text{glikoz}} = \frac{18\text{ g}}{180\text{ g/mol}} = 0,1\text{ mol}

nNaCl=11,7 g58,5 g/mol=0,2 moln_{\text{NaCl}} = \frac{11,7\text{ g}}{58,5\text{ g/mol}} = 0,2\text{ mol}
Çözeltideki toplam tanecik derişimini bulabilmek için öncelikle çözünen maddelerin mol sayılarını belirlemeliyiz.
2
Maddelerin çözünme denklemlerinden gelen toplam tanecik mol sayısının belirlenmesi.
Glikoz moleküler çözünür: C6H12O6(k)C6H12O6(suda)\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6(k) \rightarrow \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6(suda) (11 tanecik)
ntanecik, glikoz=0,1×1=0,1 moln_{\text{tanecik, glikoz}} = 0,1 \times 1 = 0,1\text{ mol}

NaCl iyonik çözünür: NaCl(k)Na+(suda)+Cl(suda)\text{NaCl}(k) \rightarrow \text{Na}^+(suda) + \text{Cl}^-(suda) (22 tanecik)
ntanecik, NaCl=0,2×2=0,4 moln_{\text{tanecik, NaCl}} = 0,2 \times 2 = 0,4\text{ mol}

Toplam tanecik mol sayısı = 0,1+0,4=0,5 mol0,1 + 0,4 = 0,5\text{ mol}
Koligatif özellikler çözeltideki toplam tanecik (iyon veya molekül) derişimine bağlıdır.
3
Toplam tanecik molalitesinin hesaplanması.
��özücü kütlesi = 500 g=0,5 kg500\text{ g} = 0,5\text{ kg}

Toplam tanecik molalitesi (mtoplamm_{\text{toplam}}) = 0,5 mol0,5 kg=1,0 m\frac{0,5\text{ mol}}{0,5\text{ kg}} = 1,0\text{ m}
Donma noktası alçalması hesaplanırken derişim birimi olarak molalite (çözünen mol sayısı / çözücü kg'ı) kullanılır.
4
Donma noktası alçalması ve donmaya başlama sıcaklığının hesaplanması.
ΔTd=Kdmtoplam=1,86 C/m×1,0 m=1,86 C\Delta T_d = K_d \cdot m_{\text{toplam}} = 1,86\ ^\circ\text{C/m} \times 1,0\text{ m} = 1,86\ ^\circ\text{C}

Donmaya başlama sıcaklığı = 01,86=1,86 C0 - 1,86 = -1,86\ ^\circ\text{C}
Saf su 1 atm1\text{ atm} basınçta 0 C0\ ^\circ\text{C}'de donar. Çözelti hazırlandığında donma noktası ΔTd\Delta T_d kadar düşer.

Anahtar Kavram

Donma Noktası Alçalması (Kriyoskopi) ve Van 't Hoff Faktörü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4172Soru

Sağlık durumu normal olan bir bireyde, yetersiz su tüketimi sonrasında vücudun su dengesini (homeostazi) yeniden kurma sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralanışı: Kan plazmasının ozmotik basıncının artmasıyla hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması -> Hipofiz bezinin arka lobundan kana antidiüretik hormon (ADH) salgılanması -> ADH'ın nefronun distal tüpü ve idrar toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki özgül reseptörlere bağlanması -> Hücre içi sinyal iletimi sonucunda akuaporin (su kanalı) proteinlerini içeren veziküllerin apikal zara yerleştirilmesi -> Suyun ozmos yoluyla nefron lümeninden hücre içine ve oradan böbrek doku sıvısına doğru geri emilmesi şeklindedir.
Doğru sıralama, kandaki ozmotik basınç artışının hipotalamus tarafından algılanmasıyla başlar. Ardından hipofizden salgılanan ADH hormonu, kan yoluyla böbreğe ulaşıp distal tüp ve toplama kanalı reseptörlerine bağlanır. Hücre içinde sinyal iletimi gerçekleşerek akuaporin su kanalları zara yerleştirilir ve böylece su lümenden doku sıvısına doğru ozmos ile geri emilir.

Adım Adım Çözüm

1
Vücuttaki su kaybının algılanması
Kan plazmasın��n ozmotik basıncı artar ve hipotalamustaki osmoreseptörler uyarılır.
Homeostazinin bozulmasıyla su dengesini kuracak mekanizmaların uyarılması için reseptör d��zeyinde algılama gerekir.
2
Hormonal yanıtın başlatılması
Hipofizin arka lobundan kana ADH salgılanır.
Hipotalamus tarafından üretilip hipofiz arka lobunda depolanan ADH, kan yoluyla böbreklere mesaj taşır.
3
Hedef hücrelerde reseptör etkileşimi
ADH, distal tüp ve toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki reseptörlere bağlanır.
Hormonlar yalnızca kendi özgül reseptörlerine sahip hedef hücreler üzerinde etki gösterebilir.
4
Hücresel geçirgenliğin artırılması
Akuaporin-2 su kanalları hücrenin lümen zarına entegre edilir.
Hücre zarının suya geçirgenliğini artırmak için hazır bekleyen su kanalı proteinlerinin aktif hale getirilmesi gerekir.
5
Suyun geri emilmesi
Su, ozmos ile nefron lümeninden böbrek doku sıvısına (medullaya) geri emilir.
Geri emilim süreci, enerji harcanmadan (pasif taşıma olan ozmos ile) gerçekleşir.

Anahtar Kavram

ADH (Antidiüretik Hormon) aracılığıyla nefronlarda su geri emiliminin hücresel ve fizyolojik mekanizması
Soru 4173Soru

Bir hücrede gerçekleşen protein sentezi sırasında görev alan bazı nükleik asit zincirleri ve nükleotit dizilimleri hakkında şu bilgiler verilmiştir:

* XX amino asidini taşıyan tRNA'nın antikodon dizilimi: 5UGA35'-UGA-3'
* YY amino asidini şifreleyen DNA kalıp ipliğindeki genetik üçlüsü (kod): 3CGA53'-CGA-5'
* ZZ amino asidini şifreleyen mRNA kodonunun dizilimi: 5UCA35'-UCA-3'

Buna göre, bu protein sentezi süreci ve ilgili moleküllerle ilgili olarak;

I. XX ve ZZ aynı amino asit çeşitleridir.
II. XX amino asidini şifreleyen mRNA kodonunun dizilimi 5UCA35'-UCA-3' şeklindedir.
III. YY amino asidini taşıyan tRNA'nın antikodon dizilimi 5AGC35'-AGC-3' şeklindedir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III
Her üç öncül de doğrudur. 5UGA35'-UGA-3' antikodonuna sahip tRNA'nın bağlandığı mRNA kodonu antiparalel eşleşme kuralı gereği 5UCA35'-UCA-3' olur. Bu kodon ZZ amino asidinin de kodonu olduğundan ve bir kodon sadece tek bir amino asidi şifreleyebileceğinden XX ve ZZ aynı amino asitlerdir. 3CGA53'-CGA-5' DNA kalıp ipliğinden sentezlenen mRNA kodonu 5GCU35'-GCU-3' olup, bu kodonla antiparalel eşleşen tRNA antikodonu 3CGA53'-CGA-5' yani 5AGC35'-AGC-3' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
XX amino asidine ait tRNA antikodonunun mRNA üzerindeki kodon karşılığının bulunması.
5UGA35'-UGA-3' antikodonu, antiparalel olarak 3AGU53'-AGU-5' yönünde yazılır. Bu antikodon ile eşleşen mRNA kodonu 5UCA35'-UCA-3' olarak elde edilir. Bu nedenle II. öncül doğrudur.
Kodon ve antikodon eşleşmeleri antiparalel ve tamamlayıcı hidrojen bağlarıyla kurulur.
2
XX ve ZZ amino asitlerinin çeşitlerinin karşılaştırılması.
XX amino asidinin mRNA kodonu 5UCA35'-UCA-3' olarak bulunmuştur. ZZ amino asidinin kodonu da 5UCA35'-UCA-3' olarak verildiğine göre, genetik şifrede bir kodon yalnızca bir amino asidi kodlayabildiği için XX ve ZZ amino asitleri ayn�� çeşittir. Bu nedenle I. öncül doğrudur.
Genetik kodun özgüllüğü kuralına göre her kodon sadece bir çeşit amino asit şifreler.
3
YY amino asidi için DNA kalıp ipliğinden tRNA antikodon diziliminin elde edilmesi.
DNA kalıp ipliğindeki 3CGA53'-CGA-5' koduna karşılık gelen mRNA kodonu 5GCU35'-GCU-3' olur. Bu kodonla eşleşen tRNA antikodonu 3CGA53'-CGA-5' olup, 535' \rightarrow 3' yönünde yazıldığında 5AGC35'-AGC-3' dizilimi elde edilir. Bu nedenle III. öncül doğrudur.
DNA'dan mRNA sentezi ve mRNA-tRNA eşleşmesi antiparalel yönde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Genetik Şifre, Kodon ve Antikodon Arasındaki Antiparalel Eşleşme ve Kodon Özgüllüğü

Alternatif Yöntem

DNA kalıp ipliğindeki kodlar ile tRNA antikodonları (T yerine U gelmesi dışında) aynı yönelimde ve aynı nükleotit sırasına sahiptir. Örneğin DNA kalıp ipliği 3CGA53'-CGA-5' ise, tRNA antikodonu da 3CGA53'-CGA-5' (yani 5AGC35'-AGC-3') olur. Bu pratik kural kullanılarak DNA ile tRNA antikodonu arasında doğrudan geçiş yapılabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4174Soru

Metan (CH4CH_4) ve etan (C2H6C_2H_6) gazlarından oluşan 0,5 mollu¨k0,5\text{ mollük} bir karışım tamamen yakıldığında normal koşullarda (NŞA) 15,68 litre CO215,68\text{ litre } CO_2 gazı oluştuğuna göre, karışımdaki metan gazının molce yüzdesi %60\%60'tır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Metan ve etan gazları karışımındaki metan gazının molce yüzdesi %60\%60'tır.
Verilen stokiometrik adımlar uygulandığında metanın karışım içindeki mol sayısı 0,3 mol0,3\text{ mol} ve toplam mol sayısına oranı %60\%60 olarak bulunur. Dolayısıyla verilen ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Normal koşullar altında oluşan CO2CO_2 gazının mol sayısını hesaplama.
n(CO2)=15,68 L22,4 L/mol=0,7 moln(CO_2) = \frac{15,68\text{ L}}{22,4\text{ L/mol}} = 0,7\text{ mol}
Tepkime sonucu açığa çıkan ürün miktarını mol cinsinden ifade etmek için.
2
Metan (CH4CH_4) ve etan (C2H6C_2H_6) gazlarının yanma tepkime denklemlerini yazma ve katsayıları belirleme.
Metanın yanması: CH4+2O2CO2+2H2OCH_4 + 2O_2 \rightarrow CO_2 + 2H_2O (1 mol CH4CH_4'tan 1 mol CO2CO_2 oluşur).
Etanın yanması: C2H6+72O22CO2+3H2OC_2H_6 + \frac{7}{2}O_2 \rightarrow 2CO_2 + 3H_2O (1 mol C2H6C_2H_6'tan 2 mol CO2CO_2 oluşur).
Karışımdaki gazların mol sayıları ile oluşan CO2CO_2 miktarı arasındaki ilişkiyi kurmak için.
3
Bilinmeyenli denklem sistemi kurarak her bir gazın mol sayısını bulma.
Metanın mol sayısına xx, etanın mol sayısına yy denilirse:
x+y=0,5 molx + y = 0,5\text{ mol} (toplam karışım)
x+2y=0,7 molx + 2y = 0,7\text{ mol} (oluşan toplam CO2CO_2)
Bu iki denklem ortak çözüldüğünde; y=0,2 moly = 0,2\text{ mol} (C2H6C_2H_6) ve x=0,3 molx = 0,3\text{ mol} (CH4CH_4) bulunur.
Karışımdaki metan gazının miktarını belirlemek için.
4
Karışımdaki metan gazının molce yüzdesini hesaplama.
Metanın molce yüzdesi: 0,30,5×100=%60\frac{0,3}{0,5} \times 100 = \%60 olarak bulunur.
Soruda verilen ifadenin doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Alkanların yanma tepkimeleri ve karışım problemleri stokiometrisi
Soru 4175Soru

İnsan fizyolojisinde gebeliğin başlangıcı ve ilk trimesterinde (ilk üç aylık dönem) embriyonun endometriyuma tutunmasından sonra gerçekleşen hormonal kontrol mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu, kan yoluyla taşınarak korpus luteumun bozulmasını engeller ve gebeliğin erken döneminde östrojen ile progesteron salgılanmasının devamını sağlar.

Cevap

Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonunun korpus luteumun bozulmasını engelleyerek erken dönemde östrojen ve progesteron salgısının devamlılığını sağladığı ifadesi doğrudur.
Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu, kan yoluyla dişinin yumurtalığına ulaşarak LH reseptörlerine bağlanır ve korpus luteumun varlığını korur. Bu durum gebeliğin erken döneminde endometriyumun korunması için hayati önem taşıyan progesteron ve östrojen hormonlarının yüksek seviyede salgılanmaya devam etmesini sağlar. Dolayısıyla embriyonik hCG'nin korpus luteumu koruyarak östrojen ve progesteron salgısının devamını sağladığını belirten açıklama doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Gebeliğin başlangıcında salgılanan hCG hormonunun kaynağını ve hedef organını belirleme.
hCG hormonunun embriyonun koryon zarı (trofoblast) tarafından salgılandığı ve hedefinin yumurtalıktaki korpus luteum olduğu saptanır.
Hormonal kontrolün başlangıç noktasını ve etki mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
hCG hormonunun korpus luteum üzerindeki fizyolojik etkisini analiz etme.
hCG'nin korpus luteumun bozulmasını (luteolizis) engellediği ve progesteron ile östrojen salgısının kesintisiz devam etmesini sağladığı tespit edilir.
Gebeliğin devamı için endometriyumun dökülmesini önleyecek progesteron desteğinin nasıl sürdürüldüğünü belirlemek için gereklidir.
3
Ysek progesteron ve östrojen seviyelerinin hipofiz hormonları (LH ve FSH) üzerindeki geri bildirim (feedback) etkisini değerlendirme.
Yüksek düzeydeki östrojen ve progesteronun hipofiz bezini negatif geri bildirimle baskılayarak LH ve FSH salgısını azalttığı belirlenir.
Gebelik süresince yeni folikül gelişiminin neden durduğunu ve LH hormonunun neden düşük olduğunu açıklamak için gereklidir.
4
Seçeneklerdeki ifadeleri bu fizyolojik mekanizmalar doğrultusunda karşılaştırarak doğru yargıyı tespit etme.
Embriyonik hCG'nin korpus luteumu koruyarak gebeliğin erken döneminde progesteron ve östrojen salgısını devam ettirdiğini belirten ifadenin tek doğru açıklama olduğu bulunur.
Soru kökündeki doğru seçeneğe ulaşmak için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Erken gebelik döneminde embriyonik hCG hormonunun korpus luteumu koruyarak östrojen ve progesteron salgısını sürdürmesi ve hipofiz hormonları üzerindeki geri bildirim etkileri.
Soru 4176Soru

Oda koşullarında bulunan üç ayrı deney tüpüne s��rasıyla şu işlemler uygulanmaktadır:

- I. tüpteki HCl(suda)HCl(suda) çözeltisine Zn(k)Zn(k) metal şeridi daldırılıyor.
- II. tüpteki derişik HNO3(suda)HNO_3(suda) çözeltisine Cu(k)Cu(k) metal şeridi daldırılıyor.
- III. tüpteki derişik H2SO4(suda)H_2SO_4(suda) çözeltisine Au(k)Au(k) metal şeridi daldırılıyor.

Buna göre, bu tüplerde gerçekleşen olaylar ve açığa çıkan gazlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. tüpte H2(g)H_2(g), II. tüpte NO2(g)NO_2(g) açığa çıkarken, III. tüpte herhangi bir tepkime gerçekleşmez.

Cevap

I. tüpte H2(g), II. tüpte NO2(g) açığa çıkarken, III. tüpte herhangi bir tepkime gerçekleşmemesi doğru ifadedir.
Çinko aktif bir metal olduğu için hidroklorik asit ile tepkimeye girerek hidrojen gazı açığa çıkarır. Bakır yarı soy bir metaldir; hidrojen gazı açığa çıkaramaz ancak derişik nitrik asit ile tepkimeye girdiğinde azot dioksit gazı oluşturur. Altın ise tam soy metal olduğundan hiçbir tekil asitle tepkime vermez.

Adım Adım Çözüm

1
Metallerin aktiflik derecelerini ve asitlerle olan tepkime eğilimlerini sınıflandırmak.
ZnZn aktif bir metaldir. CuCu yarı soy bir metaldir. AuAu ise tam soy bir metaldir.
Metallerin asitlerle tepkime verip vermeyeceğini ve hangi gazı açığa çıkaracağını belirlemek için aktiflik sınıflandırması yap��lmalıdır.
2
I. tüpteki tepkimeyi incelemek.
Zn(k)+2HCl(suda)ZnCl2(suda)+H2(g)Zn(k) + 2HCl(suda) \rightarrow ZnCl_2(suda) + H_2(g) tepkimesi kendiliğinden gerçekleşir ve H2(g)H_2(g) açığa çıkar.
Çinko, hidrojenden daha aktif bir metal olduğundan asit çözeltisindeki hidrojen iyonlarını hidrojen gazına indirger.
3
II. tüpteki tepkimeyi incelemek.
Cu(k)+4HNO3(suda) (deris¸ik)Cu(NO3)2(suda)+2NO2(g)+2H2O(s)Cu(k) + 4HNO_3(suda) \text{ (derişik)} \rightarrow Cu(NO_3)_2(suda) + 2NO_2(g) + 2H_2O(s) tepkimesi gerçekleşir ve NO2(g)NO_2(g) açığa çıkar.
Bakır yarı soy bir metaldir. Oksijensiz asitlerle tepkime vermez fakat derişik nitrik asit gibi kuvvetli oksijenli asitlerle tepkimeye girerek azot dioksit gazı oluşturur.
4
III. tüpteki tepkimeyi incelemek.
AuAu metali derişik sülfürik asit çözeltisiyle tepkime vermez.
Altın tam soy bir metaldir; kral suyu dışındaki tekil asitlerin hiçbiriyle kimyasal tepkimeye girmez.

Anahtar Kavram

Metalik aktiflik ve metallerin asitlerle tepkimeleri
Soru 4177Soru

Sabit sıcaklıkta, 2 litrelik2\text{ litrelik} sabit hacimli kapalı bir kaba 0,4 mol SO2(g)0,4\text{ mol } SO_2(g), 0,1 mol O2(g)0,1\text{ mol } O_2(g) ve 0,8 mol SO3(g)0,8\text{ mol } SO_3(g) gazları konuluyor.

Tepkime denklemi:

2SO2(g)+O2(g)2SO3(g)2SO_2(g) + O_2(g) \rightleftharpoons 2SO_3(g)

şeklinde olup aynı sıcaklıkta derişimler cinsinden denge sabiti (KcK_c) 4040'tır.

Buna göre, sistemle ilgili;

I. Dengededir.
II. Zamanla kaptaki toplam basınç artar.
III. Dengeye ulaşıldığında SO3(g)SO_3(g) derişimi 0,4 M0,4\text{ M}'den daha küçük olur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Zamanla kaptaki toplam basıncın artacağı ve dengedeki kükürt trioksit gazı derişiminin başlangıç derişimi olan 0,4 M değerinden daha küçük olacağı ifadeleri doğrudur.
Sistem başlangıçta dengede değildir çünkü denge kesri (Qc = 80) denge sabitinden (Kc = 40) büyüktür. Dengeye ulaşmak için tepkime sola (girenler yönüne) kayar. Bu kayma sırasında 2 mol SO3 gazından 3 mol gaz (2 mol SO2 + 1 mol O2) oluştuğu için kaptaki toplam gaz mol sayısı ve dolayısıyla toplam basınç artar. Ayrıca SO3 gazı harcandığından son durumdaki derişimi başlangıç derişimi olan 0,4 M değerinden daha küçük olur.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangı��taki maddelerin molar derişimlerini hesaplamak.
[SO2] = 0,4 mol / 2 L = 0,2 M; [O2] = 0,1 mol / 2 L = 0,05 M; [SO3] = 0,8 mol / 2 L = 0,4 M.
Denge kesri (Qc) derişimler üzerinden hesaplandığından mol sayıları kabın hacmine bölünerek molariteye dönüştürülmelidir.
2
Verilen an için denge kesrini (Qc) hesaplamak.
Qc = [SO3]^2 / ([SO2]^2 * [O2]) = (0,4)^2 / ((0,2)^2 * 0,05) = 0,16 / (0,04 * 0,05) = 80.
Sistemin o andaki dengede olup olmadığını kontrol etmek için Qc değeri bulunmalıdır.
3
Qc ile Kc değerlerini karşılaştırmak ve tepkime yönünü belirlemek.
Qc (80) > Kc (40) olduğundan sistem dengede değildir (I. ifade yanlış). Tepkime, Qc değerini küçültmek için girenler (sol) yönüne doğru ilerler.
Dengeye ulaşma yönüne bağlı olarak madde miktarlarının nasıl değişeceğini bulmak.
4
Dengeye yönelen sistemde basınç ve derişim değişimlerini analiz etmek.
Tepkime sola kaydıkça 2 mol SO3 gazı harcanırken 2 mol SO2 ve 1 mol O2 gazı oluşur. Gaz mol sayısı arttığından toplam basınç artar (II. ifade doğru). SO3 harcandığı için dengedeki derişimi başlangıçtaki 0,4 M değerinden küçük olur (III. ifade doğru).
Öncüllerin doğruluğunu kesin olarak belirlemek.

Anahtar Kavram

Denge kesri (Qc) ve denge sabiti (Kc) karşılaştırması kullanılarak kimyasal bir sistemin dengede olup olmadığının ve dengeye ulaşma yönünün belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4178Soru

Standart koşullarda bazı yarı hücre tepkimelerinin indirgenme potansiyelleri (EE^\circ) şu şekildedir:

* Mg2+(suda)+2eMg(k)E=2,37 VMg^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow Mg(\text{k}) \quad E^\circ = -2,37\text{ V}
* Cr3+(suda)+3eCr(k)E=0,74 VCr^{3+}(\text{suda}) + 3e^- \rightarrow Cr(\text{k}) \quad E^\circ = -0,74\text{ V}
* Co2+(suda)+2eCo(k)E=0,28 VCo^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow Co(\text{k}) \quad E^\circ = -0,28\text{ V}
* Ag+(suda)+eAg(k)E=+0,80 VAg^+(\text{suda}) + e^- \rightarrow Ag(\text{k}) \quad E^\circ = +0,80\text{ V}

Buna göre, verilen metalleri elektron verme eğilimlerine (metalik aktifliklerine) göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metallerin elektron verme eğilimlerine (metalik aktifliklerine) göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması: Magnezyum (MgMg), Krom (CrCr), Kobalt (CoCo) ve Gümüş (AgAg) şeklindedir.
Metallerin elektron verme eğilimi (metalik aktiflik), yükseltgenme potansiyelleri ile doğru orantılıdır. Yükseltgenme potansiyeli, indirgenme potansiyelinin ters işaretlisidir. Buna göre yükseltgenme potansiyelleri sırasıyla MgMg için +2,37 V+2,37\text{ V}, CrCr için +0,74 V+0,74\text{ V}, CoCo için +0,28 V+0,28\text{ V} ve AgAg için 0,80 V-0,80\text{ V}'dur. Değerler karşılaştırıldığında aktiflik sıralamasının en aktiften en pasife doğru Magnezyum, Krom, Kobalt ve Gümüş şeklinde olduğu görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Elementlerin standart indirgenme potansiyeli (EE^\circ) değerleri karşılaştırılır.
E(Mg2+/Mg)=2,37 VE^\circ(Mg^{2+}/Mg) = -2,37\text{ V}, E(Cr3+/Cr)=0,74 VE^\circ(Cr^{3+}/Cr) = -0,74\text{ V}, E(Co2+/Co)=0,28 VE^\circ(Co^{2+}/Co) = -0,28\text{ V}, E(Ag+/Ag)=+0,80 VE^\circ(Ag^+/Ag) = +0,80\text{ V} olduğu belirlenir.
Metalik aktiflik (elektron verme eğilimi), yükseltgenme yarı pil potansiyeli ile doğru orantılıdır; bu da indirgenme potansiyelinin ters işaretlisidir.
2
Metallerin standart yükseltgenme potansiyelleri (Eyu¨kseltgenmeE^\circ_{\text{yükseltgenme}}) hesaplanır.
E(Mg/Mg2+)=+2,37 VE^\circ(Mg/Mg^{2+}) = +2,37\text{ V}, E(Cr/Cr3+)=+0,74 VE^\circ(Cr/Cr^{3+}) = +0,74\text{ V}, E(Co/Co2+)=+0,28 VE^\circ(Co/Co^{2+}) = +0,28\text{ V}, E(Ag/Ag+)=0,80 VE^\circ(Ag/Ag^+) = -0,80\text{ V} olarak bulunur.
Yükseltgenme tepkimelerinin potansiyellerini bulmak için indirgenme yarı tepkime potansiyellerinin işareti tersine çevrilir.
3
Elde edilen yükseltgenme potansiyeli değerleri büyükten küçüğe doğru sıralanır.
+2,37 V>+0,74 V>+0,28 V>0,80 V+2,37\text{ V} > +0,74\text{ V} > +0,28\text{ V} > -0,80\text{ V} olduğundan sıralama Mg>Cr>Co>AgMg > Cr > Co > Ag şeklinde gerçekleşir.
Yükseltgenme potansiyeli ne kadar büyükse, metalin elektron verme eğilimi (aktifliği) o kadar fazladır.

Anahtar Kavram

Metalik aktiflik, metallerin elektron verme (yükseltgenme) eğiliminin bir ölçüsüdür. Standart indirgenme potansiyeli azaldıkça (yükseltgenme potansiyeli arttıkça) metalin aktifliği artar.

Alternatif Yöntem

Metalik aktiflik sıralamasını bulmak için standart indirgenme potansiyeli en negatif (veya en küçük) olan elementin en aktif metal olduğu, en pozitif (veya en büyük) olan elementin ise en pasif metal olduğu doğrudan söylenebilir. Bu pratik yolla indirgenme potansiyelleri küçükten büyüğe sıralanarak aktiflik sırası Mg>Cr>Co>AgMg > Cr > Co > Ag olarak hızlıca elde edilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4179Soru
Tek basamakta gerçekleştiği bilinen,
C(k)+2N2O(g)CO2(g)+2N2(g)\text{C}(k) + 2\text{N}_2\text{O}(g) \rightarrow \text{CO}_2(g) + 2\text{N}_2(g)
tepkimesinin gerçekleştiği kabın hacmi, sabit sıcaklıkta başlangıç hacminin 13\frac{1}{3}'ine indiriliyor.

Buna göre, son durumdaki tepkime hızı başlangıçtaki tepkime hızının kaç katına çıkar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 9

Cevap

Tepkime hızı başlangıçtaki tepkime hızının 9 katına çıkar.
Tepkimenin hız bağıntısı r=k[N2O]2r = k \cdot [\text{N}_2\text{O}]^2 şeklindedir çünkü katı haldeki karbon (C) hız bağıntısında yer almaz. Kabın hacmi 13\frac{1}{3}'ine düşürüldüğünde, gaz halindeki N2O\text{N}_2\text{O} derişimi 3 katına çıkar. Bu derişim artışı hız bağıntısında yerine konulduğunda hız 32=93^2 = 9 katına çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkimenin hız bağıntısını yazmak.
r=k[N2O]2r = k \cdot [\text{N}_2\text{O}]^2
Tek basamakta gerçekleşen tepkimelerde hız bağıntısı girenlerin derişimlerine göre yazılır. Katı ve saf sıvılar derişimleri sabit olduğu için hız bağıntısında yer almaz.
2
Kabın hacminin azaltılmasının derişime etkisini hesaplamak.
[N2O]=3[N2O][\text{N}_2\text{O}]' = 3[\text{N}_2\text{O}]
Sabit sıcaklık ve madde miktarında, gazların derişimi kabın hacmi ile ters orantılıdır. Hacim 13\frac{1}{3}'ine indiğinde derişim 3 katına çıkar.
3
Derişim değişimini hız bağıntısına uygulayarak hızdaki artışı bulmak.
r=9rr' = 9r
Hız bağıntısında derişimlerin karesi alındığı için derişimdeki 3 katlık artış hızı 32=93^2 = 9 katına çıkarır.

Anahtar Kavram

Tek basamaklı tepkimelerde katıların hız bağıntısına yazılmaması ve hacim değişiminin gaz derişimi üzerindeki etkisiyle tepkime hızının değişimi.
Soru 4180Soru

Protein sentezi sürecinde görev alan farklı nükleotit dizilimleri ve bunların biyolojik karşılıkları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki tanımları, sağ sütundaki uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

DNA üzerindeki anlamlı üçlü nükleotit dizileri.
mRNA molekülü üzerinde bulunan üçlü nükleotit dizileri.
tRNA üzerinde bulunan ve mRNA ile baz eşleşmesi yapan üçlü nükleotit dizileri.
Protein sentezini sonlandıran ve amino asit karşılığı olmayan mRNA dizileri.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: DNA üzerindeki diziler 'Genetik Kod', mRNA üzerindeki diziler 'Kodon', tRNA üzerindeki diziler 'Antikodon' ve sentezi bitiren diziler ise 'Durdurma Kodonu' kavramıyla eşleşir.
DNA'daki üçlü bazlara 'kod', mRNA'daki üçlü bazlara 'kodon', tRNA'daki tamamlayıcı üçlü bazlara ise 'antikodon' denir. Protein sentezini bitiren kodonlar ise 'durdurma kodonu' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
DNA üzerindeki birimi belirleme
Genetik Kod
Hücrenin kalıtım materyali olan DNA'daki üçlü baz dizileri protein sentezi için temel şifreyi (kod) oluşturur.
2
mRNA üzerindeki birimi belirleme
Kodon
DNA'daki şifreye uygun olarak üretilen mRNA üzerindeki üçlü nükleotit gruplarına kodon denir.
3
tRNA üzerindeki birimi belirleme
Antikodon
Amino asitleri ribozoma taşıyan tRNA moleküllerinin, mRNA ile eşleşen bölgesindeki üçlü diziler antikodondur.
4
Sentezi sonlandıran birimi belirleme
Durdurma Kodonu
mRNA üzerinde bulunan ve amino asit karşılığı olmayan diziler translasyonu durdurur.

Anahtar Kavram

Nükleik asitlerdeki üçlü nükleotit dizilerinin (kod, kodon, antikodon) bulundukları moleküllere göre isimlendirilmesi.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 209 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin