Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4441Soru

Ökaryot bir hücrede oksijenli solunumun mitokondride gerçekleşen evrelerinde, enerji dönüşümü ve son ürün oluşumu ile ilgili aşağıda verilen olayları gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; asetil-CoA oluşumu, koenzimlerin Krebs'te indirgenmesi, ETS'de proton pompalanması, suyun oluşumu ve ATP sentezi şeklinde gerçekleşir.
Oksijenli solunum süreci glikolizden sonra mitokondri matrisinde pirüvatın asetil-CoA'ya dönüşümüyle başlar. Ardından Krebs döngüsünde elektron taşıyıcılar indirgenir. Bu taşıyıcılar ETS'ye elektron vererek proton gradyanı oluşturur. En sonunda oksijen su oluştururken, ATP sentaz bu gradyanı kullanarak ATP üretir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık evresini belirleme
Pirüvatın asetil-CoA'ya dönüşümü
Mitokondri içindeki ilk adım, sitoplazmadan gelen pirüvatın Krebs döngüsüne girmeye uygun hale getirilmesidir.
2
Döngüsel reaksiyonları analiz etme
NADHNADH ve FADH2FADH_2 üretimi
Krebs döngüsünün temel amacı, karbon atomlarını CO2CO_2 şeklinde uzaklaştırırken elektronları koenzimlere yüklemektir.
3
Elektron taşıma sistemini inceleme
Proton gradyanı oluşumu
ETS'ye aktarılan elektronlar, matriksteki protonların zarlar arası boşluğa pompalanması için gereken enerjiyi sağlar.
4
Son elektron alıcısını belirleme
Su (H2OH_2O) oluşumu
ETS zincirinin son halkasında oksijen elektronları alarak indirgenir ve su oluşur.
5
Kemiozmozis sürecini tamamlama
Oksidatif fosforilasyon
Oluşan proton derişim farkı, ATP sentaz motorunu çalıştırarak ATP üretimini son adım olarak gerçekleştirir.

Anahtar Kavram

Oksijenli solunumda mitokondriyal süreçler, indirgenmiş koenzimlerin üretimi ve bu koenzimlerin ETS üzerinden ATP üretimine (Kemiozmozis) öncülük etmesi hiyerarşisine dayanır.

Daha Fazla Pratik

Krebs döngüsünde üretilen NADHNADH ve FADH2FADH_2 miktarlarının ETS'deki ATP verimine etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4442Soru

Ökaryotik bir hücrede gerçekleşen oksijenli solunumun Krebs döngüsü ve Elektron Taşıma Sistemi (ETS) evreleriyle ilgili,

I. Krebs döngüsü reaksiyonları sırasında FADFAD koenziminin indirgenmesiyle FADH2FADH_2 molekülleri sentezlenir.
II. ETS'de elektronların taşınmasıyla oluşan proton (H+H^+) derişim farkının kullanılmasıyla oksidatif fosforilasyon gerçekleşir.
III. Atmosferden alınan serbest oksijen molekülleri, Krebs döngüsü sırasında açığa çıkan CO2CO_2 moleküllerinin yapısına katılır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Krebs döngüsünde FAD koenziminin indirgenmesi ve ETS'de proton derişim farkı sayesinde ATP sentezlenmesi ifadeleri doğrudur.
Krebs döngüsü mitokondri matriksinde gerçekleşir ve bu evrede FAD molekülleri indirgenerek FADH2 sentezlenir. Elektron Taşıma Sistemi (ETS) ise mitokondri kristalarında bulunur ve kemiozmotik teoriye göre proton derişim farkını kullanarak oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezini gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsü reaksiyonlarını analiz et.
I. öncül doğru.
Krebs döngüsü sırasında hem NAD+NAD^+ hem de sadece bu evreye özgü olan FADFAD koenzimi hidrojen alarak indirgenir (FADH2FADH_2 oluşur).
2
ETS ve kemiozmotik mekanizmayı analiz et.
II. öncül doğru.
Elektronların ETS elemanları üzerinden akışı sırasında oluşan enerjiyle protonlar matriksten zarlar arası boşluğa pompalanır; bu derişim farkı ATP sentaz üzerinden ATP sentezini (oksidatif fosforilasyon) sağlar.
3
Solunumda atomların kaynağını belirle.
III. öncül yanlış.
Oksijenli solunumda atmosfere verilen CO2CO_2’nin oksijeni glikoz ve sudan gelir. Solunumla alınan serbest oksijen ise ETS sonunda elektron ve protonlarla birleşerek H2OH_2O (su) oluşturur.

Anahtar Kavram

Oksijenli Solunumun Evreleri ve Kemiozmotik Teori
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4443Soru

Ökaryot bir hücrede gerçekleşen oksijenli solunumun Krebs döngüsü ve elektron taşıma sistemi (ETS) evrelerinde gözlenen aşağıdaki olayları, biyokimyasal gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralaması; sitrik asit oluşumu, FAD'ın indirgenmesi, elektronların ETS'ye aktarımı, proton gradiyentinin kurulması ve son olarak ATP sentezinin gerçekleşmesi şeklindedir.
Solunumun bu evreleri mitokondrinin farklı bölümlerinde gerçekleşir. Süreç, matrikste Asetil-CoA'nın katılımıyla başlar, döngü içinde koenzimler indirgenir. Ardından bu koenzimler elektronlarını kristadaki ETS sistemine verir. Elektron akışı proton gradiyentini kurar ve son olarak ATP sentaz üzerinden ATP üretilir.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsünün başlangıcını belirle.
Glikoliz sonrası oluşan pirüvattan elde edilen Asetil-CoA, mitokondri matrisinde oksaloasetik asit ile birleşerek döngüyü başlatır.
Oksijenli solunumun Krebs evresi bu birleşme ile aktive olur.
2
Krebs döngüsü içindeki redox basamaklarını takip et.
Karbon kopmaları ve enerji dönüşümleri sırasında NAD+NAD^+ ve FADFAD gibi koenzimler hidrojen tutarak indirgenir.
FADFAD sadece Krebs döngüsünde indirgenen bir koenzimdir.
3
Elektronların ETS'ye girişini analiz et.
İndirgenmiş koenzimler (NADH, FADH2FADH_2) elektronlarını mitokondri iç zarı üzerindeki ETS elemanlarına bırakır.
ETS evresinin başlaması için elektronların sisteme dahil olması gerekir.
4
Kemiozmotik mekanizmanın kurulumunu değerlendir.
Elektronların ETS elemanları arasında taşınması sırasında protonlar zarlar arası boşluğa pompalanır ve elektrokimyasal potansiyel fark oluşur.
Bu fark, ATP sentezi için gerekli olan potansiyel enerjiyi sağlar.
5
ATP üretim basamağını (Oksidatif Fosforilasyon) belirle.
Biriken protonlar ATP sentaz proteini üzerinden matrikse dönerken ATP sentezlenir.
ATP sentazın çalışması, proton akışına bağlı bir son olaydır.

Anahtar Kavram

Hücresel solunumda Krebs döngüsü ve ETS arasındaki lojistik ve işlevsel hiyerarşi.
Soru 4444Soru

Günlük hayatta ve endüstride sıkça karşılaşılan bazı karboksilik asitler ile bu asitlerin kaynağı ya da kullanım alanlarına dair açıklamalar aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda verilen karboksilik asitler ile sağ sütunda verilen açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Formik asit (HCOOHHCOOH)
Benzoik asit (C6H5COOHC_6H_5COOH)
Salisilik asit (C6H4(OH)COOHC_6H_4(OH)COOH)
Laktik asit (CH3CH(OH)COOHCH_3CH(OH)COOH)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Formik asit - Karınca salgısında bulunan en küçük üyeli asit; Benzoik asit - Gıdalarda koruyucu olarak kullanılan en basit aromatik asit; Salisilik asit - Söğüt kabuğundan elde edilen aromatik hidroksiasit; Laktik asit - Yoğurtta bulunan yorgunluk asidi.
Formik asit karıncalarda bulunan en küçük karboksilik asittir; benzoik asit gıdalarda koruyucu katkı maddesidir; salisilik asit söğüt kabuğundan elde edilen akne ilacı hammaddesidir; laktik asit ise yoğurtta bulunan yorgunluk asididir. Bu eşleştirmeler asitlerin temel kimyasal ve fiziksel özellikleri ile kullanım alanlarına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Karboksilik asitlerin yaygın adlarını ve formüllerini belirleme
Formik asit (HCOOHHCOOH), benzoik asit (C6H5COOHC_6H_5COOH), salisilik asit (C6H4(OH)COOHC_6H_4(OH)COOH) ve laktik asit (CH3CH(OH)COOHCH_3CH(OH)COOH) bileşikleri tanımlanır.
Her bir asidin yapısal sınıfını (aromatik, alifatik, oksi-asit vb.) anlamak eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Asitlerin doğal kaynakları ve kullanım alanları ile eşleştirme yapma
Formik asit tek karbonlu en basit asit olup karıncalarda bulunur. Benzoik asit gıda koruyucudur. Salisilik asit söğüt kabuğunda bulunur ve akne/aspirin ile ilgilidir. Laktik asit yorgunluk asidi olarak bilinir ve yoğurtta bulunur.
Müfredatta belirtilen temel kullanım alanları ve biyolojik kaynaklar doğrudan bilgi düzeyinde sorgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Karboksilik asitlerin sınıflandırılması, yaygın adları, doğal kaynakları ve kullanım alanları
Soru 4445Soru

Şekildeki standart CdCuCd - Cu galvanik hücresine ait yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyelleri verilmiştir:

Cd(suda)2++2eCd(k)E=0,40 VCd^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Cd_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,40\text{ V}
Cu(suda)2++2eCu(k)E=+0,34 VCu^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Cu_{\text{(k)}} \quad E^\circ = +0,34\text{ V}

Buna göre, bu pil sistemiyle ilgili;

I. Standart pil potansiyeli 0,74 V0,74\text{ V}'tur.
II. Tepkime süresince kadmiyum (CdCd) elektrodun kütlesi azalır.
III. Tuz köprüsündeki anyonlar bakır (CuCu) yarı hücresine doğru hareket eder.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Standart pil potansiyeli 0,74 V'tur ve tepkime süresince kadmiyum elektrodunun kütlesi azalır.
Kadmiyumun indirgenme potansiyeli bakırınkinden küçük olduğu için kadmiyum anot, bakır katottur. Anot tepkimesi ters çevrilip katot ile toplandığında standart pil potansiyeli Epil=0,40 V+0,34 V=0,74 VE^\circ_{\text{pil}} = 0,40\text{ V} + 0,34\text{ V} = 0,74\text{ V} olarak elde edilir (I. öncül doğru). Anotta yükseltgenme gerçekleştiğinden kadmiyum elektrot aşınır ve kütlesi azalır (II. öncül doğru). Tuz köprüsündeki anyonlar anot bölmesine yani kadmiyum yarı hücresine göç edeceğinden üçüncü öncül yanlıştır. Bu durumda doğru olan seçenek I ve II ifadelerini içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Yarı hücrelerin hangisinde yükseltgenme, hangisinde indirgenme gerçekleşeceğini belirlemek için standart indirgenme potansiyellerini karşılaştırın.
Kadmiyumun standart indirgenme potansiyeli (0,40 V-0,40\text{ V}), bakırınkinden (+0,34 V+0,34\text{ V}) daha küçüktür. Dolayısıyla kadmiyum elektron vermeye daha yatkındır. Bu durumda kadmiyum elektrot anot (yükseltgenme), bakır elektrot ise katot (indirgenme) yarı hücresidir.
Yükseltgenme potansiyeli büyük olan (veya indirgenme potansiyeli küçük olan) elektrot anot olarak belirlenir.
2
Anot ve katot yarı tepkimelerini yazarak standart pil potansiyelini (EpilE^\circ_{\text{pil}}) hesaplayın.
Anot (Yükseltgenme): Cd(k)Cd(suda)2++2eE=+0,40 VCd_{\text{(k)}} \rightarrow Cd^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \quad E^\circ = +0,40\text{ V} (İşaret değiştirildi)
Katot (İndirgenme): Cu(suda)2++2eCu(k)E=+0,34 VCu^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Cu_{\text{(k)}} \quad E^\circ = +0,34\text{ V}
Net tepkime: Cd(k)+Cu(suda)2+Cd(suda)2++Cu(k)Cd_{\text{(k)}} + Cu^{2+}_{\text{(suda)}} \rightleftharpoons Cd^{2+}_{\text{(suda)}} + Cu_{\text{(k)}}
Epil=0,40+0,34=0,74 VE^\circ_{\text{pil}} = 0,40 + 0,34 = 0,74\text{ V} bulunur. Buradan I. öncülün doğru olduğu anlaşılır.
Standart pil potansiyeli, anot yükseltgenme potansiyeli ile katot indirgenme potansiyelinin toplamıdır.
3
Elektrotlardaki kütle değişimini ve tuz köprüsündeki iyonların göç yönünü inceleyin.
Anotta CdCd metali Cd2+Cd^{2+} iyonlarına dönüştüğü için kadmiyum elektrodunun kütlesi zamanla azalır (II. öncül doğrudur). Tuz köprüsündeki anyonlar yük denkliğini korumak amacıyla anot yarı hücresine (kadmiyum yarı hücresine) doğru hareket eder. Bu nedenle anyonların bakır yarı hücresine (katoda) hareket edeceğini iddia eden III. öncül yanlıştır.
Galvanik pillerde anot elektrodun kütlesi azalır ve tuz köprüsündeki anyonlar anoda, katyonlar katoda göç eder.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde anot ve katot tespiti, standart pil potansiyeli hesabı, elektrot kütle değişimleri ve tuz köprüsünde iyonların göç yönü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4446Soru

Bitkilerde su ve minerallerin kökten yapraklara doğru taşınmasında görev alan fiziksel ve fizyolojik mekanizmalar ile bu mekanizmaların açıklamalarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kök Basıncı
Kohezyon-Gerilim Mekanizması
Adezyon Kuvveti
Simplastik Yol

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Kök Basıncı - Kök hücrelerinin mineral biriktirmesiyle oluşan ozmotik itme kuvveti; Kohezyon-Gerilim Mekanizması - Yapraklardan terleme ile oluşan çekim kuvveti ve suyun kohezyonu; Adezyon Kuvveti - Su moleküllerinin ksilem çeperindeki selüloz ve lignine tutunarak yükselmesi; Simplastik Yol - Su ve minerallerin plazmodezmler arac��lığıyla sitoplazmadan sitoplazmaya geçerek taşınması.
Eşleştirmede kök basıncı, kökteki mineral birikiminin oluşturduğu ozmotik itme kuvvetiyle; kohezyon-gerilim mekanizması, yapraklardan terleme ile oluşan negatif basınç ve su moleküllerinin hidrojen bağlarıyla; adezyon, suyun ksilem çeperine tutunmasıyla; simplastik yol ise suyun hücre içi sitoplazmik kanallarla taşınmasıyla doğru bir şekilde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kök basıncının oluşum mekanizmasını incelemek.
Kök epidermis hücrelerinin ATP harcayarak topraktan mineralleri alması ve merkezî silindire aktarması sonucu burada ozmotik basınç yükselir. Bu ozmotik fark, suyun köke girerek ksilem içinde yukarı doğru itilmesini sağlar. Bu durum kök basıncı açıklamasıyla eşleşir.
Kök basıncının temelinde aktif taşıma ile oluşturulan ozmotik gradyan yer alır.
2
Kohezyon-gerilim teorisinin bileşenlerini analiz etmek.
Yaprak mezofil hücrelerindeki stomalardan suyun terleme (transpirasyon) ile buharlaşması, yaprakta su potansiyeli düşüşü ve negatif basınç (çekme kuvveti) oluşturur. Su molekülleri arasındaki hidrojen bağları (kohezyon) sayesinde bu çekme kuvveti tüm ksilem boyunca iletilir. Bu durum kohezyon-gerilim mekanizması açıklamasıyla eşleşir.
Çok yüksek ağaçlarda suyun taşınmasını sağlayan ana çekme kuvveti terlemedir.
3
Adezyon kuvvetinin fiziksel temelini tanımlamak.
Su molekülleri ile ksilem çeperlerindeki selüloz ve lignin gibi hidrofilik moleküller arasındaki elektrostatik çekim kuvveti suyun yer çekimine karşı tutunarak yükselmesine katkı sağlar. Bu durum adezyon açıklamasıyla eşleşir.
Adezyon, suyun kendi molekülleri dışındaki farklı polar yüzeylere tutunma eğilimidir.
4
Kökte su ve mineral taşınım yollarından simplastik yolu ayırt etmek.
Su ve minerallerin plazmodezmler yardımıyla sitoplazmadan sitoplazmaya aktarılarak taşınması canlı simplastik yoldur. Endodermisteki kaspari şeridi sadece hücre çeperinden (apoplastik yoldan) gelen su ve mineralleri engeller; simplastik yol zaten hücrenin içinden geçtiği için engellenmeden ilerler. Bu durum simplastik yol açıklamasıyla eşleşir.
Kökteki su taşınım yollarının kaspari şeridi ile olan ilişkisini belirlemek önemlidir.

Anahtar Kavram

Bitkilerde su ve mineral taşınımını sağlayan kök basıncı, terleme-kohezyon ve adezyon kuvvetleri ile kökteki simplastik/apoplastik taşıma yolları.

Alternatif Yöntem

Kaspari şeridinin apoplastik yolu kesintiye uğrattığını ve maddeleri simplastik yola zorladığını hatırlayarak simplastik yolun özelliklerini hızlıca ayırt edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4447Soru

Bir hayvan hücresinde gerçekleşen oksijenli solunumun mitokondri evrelerine ait bazı olaylar aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu olayların ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bu olayların gerçekleşme sırası; Asetil-CoA'nın sitrik asit oluşturması, FADFAD koenziminin indirgenmesi, FADH2FADH_2'nin ETS'ye elektron vererek yükseltgenmesi, protonların zarlar arası boşluğa pompalanması ve son olarak protonların ATP sentazdan geçişiyle ATPATP sentezlenmesi şeklindedir.
Krebs döngüsü matriste Asetil-CoA ve oksaloasetik asit birleşimiyle başlar, ardından FAD indirgenerek FADH2FADH_2 oluşur. Matriste üretilen bu FADH2FADH_2 molekülleri kristadaki ETS'ye elektron vererek yükseltgenir. Elektronların ETS üzerinden taşınması sırasında açığa çıkan enerjiyle protonlar zarlar arası boşluğa pompalanır. Son adımda ise zarlar arası boşluktaki protonlar ATP sentaz aracılığıyla matrise geri dönerek oksidatif fosforilasyonla ATPATP sentezler.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsünün başlangıç reaksiyonunu belirleme.
Asetil-CoA (2C2C) ve oksaloasetik asidin (4C4C) birleşmesiyle sitrik asit (6C6C) oluşur.
Krebs döngüsü, bu birleşme reaksiyonu ile matriste resmi olarak başlar.
2
Krebs döngüsü içindeki diğer indirgenme reaksiyonlarını takip etme.
FADFAD molekülünün hidrojen alarak indirgenmesi gerçekleşir ve FADH2FADH_2 oluşur.
Döngünün ilerleyen basamaklarında enerji taşıyıcı koenzimler indirgenerek yüksek enerjili elektronları depolar.
3
Krebs'te oluşan indirgenmiş koenzimlerin ETS evresindeki ilk reaksiyonunu belirleme.
FADH2FADH_2 taşıdığı elektronları kristadaki ETS elemanlarına aktararak yükseltgenir.
ETS evresinin başlaması için öncelikle matris ve krista sınırında koenzimlerin elektronlarını zincire devretmesi gerekir.
4
ETS elemanlarının elektron akışı sırasındaki faaliyetlerini inceleme.
Açığa çıkan serbest enerji ile matristeki protonlar (H+H^+) zarlar arası boşluğa pompalanır.
Elektronların zincirdeki hareketi, proton pompalarını çalıştırarak zarlar arası boşlukta bir proton derişim farkı (gradyan) oluşturur.
5
Kemiozmotik mekanizma ile nihai enerji dönüşümünü tamamlama.
Protonların ATP sentaz kanalı üzerinden matrise geri akmasıyla oksidatif fosforilasyonla ATPATP üretilir.
Zarlar arası boşlukta biriken protonların potansiyel enerjisi, ATP sentaz enziminden geçiş sırasında kinetik enerjiye ve ardından kimyasal bağ enerjisine dönüştürülerek ATPATP sentezini sağlar.

Anahtar Kavram

Krebs döngüsü ve elektron taşıma sisteminde (ETS) gerçekleşen reaksiyonların sırası ile kemiozmotik hipotez çerçevesinde proton gradyanının kurulması ve oksidatif fosforilasyon mekanizması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4448Soru

Standart şartlarda (25 C25\text{ }^{\circ}\text{C}, 1 atm1\text{ atm}) gerçekleşen,

H2(g)+Cl2(g)2HCl(g)ΔH=184 kJH_2(g) + Cl_2(g) \rightarrow 2HCl(g) \quad \Delta H = -184\text{ kJ}

tepkimesine göre, 18,25 g18,25\text{ g} HClHCl gazı elde edildiğinde gerçekleşen tepkimenin entalpi değişimi (ΔH\Delta H) kaç kJ\text{kJ}'dir? (H=1 g/molH = 1\text{ g/mol}, Cl=35,5 g/molCl = 35,5\text{ g/mol})

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: -46

Cevap

Tepkimenin entalpi değişimi (\Delta H) -46\text{ kJ}'dir.
Tepkime denklemine göre standart şartlarda 2 mol HCl gazı sentezlendiğinde entalpi değişimi -184 kJ olmaktadır. Mol kütlesi 36,5 g/mol olan HCl gazının 18,25 gramı 0,5 mole denk gelir. 2 mol HCl oluştuğunda entalpi değişimi -184 kJ ise, 0,5 mol HCl oluştuğunda gerçekleşen entalpi değişimi doğru orantı ile -46 kJ olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
HCl bileşiğinin mol kütlesini (MAM_A) hesaplayın.
MA(HCl)=1+35,5=36,5 g/molM_A(HCl) = 1 + 35,5 = 36,5\text{ g/mol}
Kütlesi verilen HCl gazının mol sayısını bulabilmek için öncelikle mol kütlesine ulaşılması gerekir.
2
Tepkimede elde edilen HCl gazının mol sayısını hesaplayın.
n(HCl)=18,25 g36,5 g/mol=0,5 moln(HCl) = \frac{18,25\text{ g}}{36,5\text{ g/mol}} = 0,5\text{ mol}
Termokimyasal denklemlerdeki ısı değişimi ile madde miktarı arasındaki ilişkiyi kurmak için mol sayısı kullanılır.
3
0,5 mol HCl gazı oluşumu sırasındaki entalpi değişimini (ΔH\Delta H) tepkime katsayılarını kullanarak oranlayın.
ΔH=0,5 mol2 mol×(184 kJ)=46 kJ\Delta H = \frac{0,5\text{ mol}}{2\text{ mol}} \times (-184\text{ kJ}) = -46\text{ kJ}
Tepkime denklemine göre 2 mol HCl oluştuğunda entalpi değişimi -184 kJ'dir. 0,5 mol oluştuğunda ise bu değerin dörtte biri elde edilir. Tepkime ekzotermik olduğundan entalpi değişimi negatif işaretlidir.

Anahtar Kavram

Kimyasal tepkimelerdeki entalpi değişimi (ΔH) miktarı, tepkimeye giren ve oluşan maddelerin mol sayılarıyla doğru orantılıdır. Ekzotermik tepkimelerde ısı açığa çıkar ve entalpi değişimi negatif (-) işaretle gösterilir.
Soru 4449Soru

Sol sütunda kimyasal formülleri belirtilen alken moleküllerini, sağ sütunda verilen sistematik (IUPAC) adlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

CH2=C(CH3)CH2CH3CH_2=C(CH_3)-CH_2-CH_3
CH3C(CH3)=CHCH3CH_3-C(CH_3)=CH-CH_3
(CH3)2CHCH=CH2(CH_3)_2CH-CH=CH_2
CH3CH2CH=CHCH2CH3CH_3-CH_2-CH=CH-CH_2-CH_3

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki moleküller ile sağ sütundaki IUPAC adlarının doğru eşleşmesi sırasıyla şu şekildedir: Birinci formül 2-metil-1-büten ile, ikinci formül 2-metil-2-büten ile, üçüncü formül 3-metil-1-büten ile ve dördüncü formül 3-heksen ile eşleşir.
Verilen alkenlerin sistematik IUPAC adları belirlenirken çift bağın yer aldığı ana zincirin doğru seçilmesi, çift bağa küçük numara verilerek numaralandırma yapılması ve bağlı grupların yerlerinin doğru saptanmasıyla doğru eşleşmeler elde edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Alken bileşiklerinin çift bağ içeren en uzun karbon zincirlerini belirleyin.
İlk üç bileşikte en uzun zincir 4 karbonludur (büten türevi), dördüncü bileşikte ise 6 karbonludur (heksen türevi).
IUPAC kurallarına göre alkenlerin adlandırılmasında çift bağ içeren en uzun sürekli karbon zincirinin seçilmesi temel kuraldır.
2
Ana zincirdeki karbon atomlarını çift bağın yer aldığı uca en yakın olacak şekilde numaralandırın.
Birinci bileşik soldan (çift bağ C1'de), ikinci bileşik soldan (çift bağ C2'de), üçüncü bileşik sağdan (çift bağ C1'de) ve dördüncü bileşik her iki uçtan da C3'te olacak şekilde numaralandırılır.
Adlandırmada çift bağın bulunduğu karbon atomunun en küçük numarayı alması önceliklidir.
3
Zincirdeki dallanmaların (metil gruplarının) bağlı olduğu karbon numaralarını ve adlarını belirterek adlandırmayı tamamlayın.
Bileşikler sırasıyla 2-metil-1-büten, 2-metil-2-büten, 3-metil-1-büten ve 3-heksen şeklinde adlandırılır.
Alken adı yazılırken önce dallanmaların yerleri ve adları, ardından çift bağın başladığı karbonun numarası ve ana zincirdeki karbon sayısına uygun alken ismi belirtilir.

Anahtar Kavram

Alkenlerin IUPAC kurallarına göre adlandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4450Soru

Bir organik XX bileşiğinin uygun koşullarda su ile hidroliz edilmesi sonucu YY ve ZZ organik bileşikleri elde ediliyor. Elde edilen YY bileşiğinin indirgenmesiyle ZZ bileşiği oluşmaktadır. ZZ bileşiğinin 0,1 mol0,1\text{ mol}'ünün tamamen yanması sonucu normal koşullarda 6,72 L6,72\text{ L} CO2\mathrm{CO_2} gazı açığa çıkmaktad��r. Buna göre, XX bileşiği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hekzanoik asit ile fonksiyonel grup izomeridir.

Cevap

Hekzanoik asit ile fonksiyonel grup izomeridir.
Propil propanoat bileşiği 6 karbonlu bir ester olup kapalı formülü C6H12O2\mathrm{C_6H_{12}O_2}'dir. Aynı karbon sayısına sahip monokarboksilik asit olan hekzanoik asit ile kapalı formülleri aynı, fonksiyonel grupları farklı olduğu için bu iki bileşik birbirinin fonksiyonel grup izomeridir.

Adım Adım Çözüm

1
Z bileşiğinin mol sayısını ve karbon atomu sayısını hesaplama
0,1 mol0,1\text{ mol} Z bileşiği yandığında normal koşullarda 6,72 L6,72\text{ L} CO2\mathrm{CO_2} yani 6,72/22,4=0,3 mol6,72 / 22,4 = 0,3\text{ mol} CO2\mathrm{CO_2} oluşturmaktadır. 0,1 mol0,1\text{ mol} bileşikten 0,3 mol0,3\text{ mol} karbon çıktığına göre, 1 mol1\text{ mol} Z bileşiğinde 3 mol3\text{ mol} karbon atomu bulunur. Z bir alkol olduğuna göre 3 karbonlu bir alkoldür.
Yanma tepkimesi verilerinden yararlanarak alkolün karbon sayısını belirlemek.
2
Y ve Z bileşiklerinin türlerini ve formüllerini belirleme
Monokarboksilik asitlerin indirgenmesiyle primer alkoller oluşur. Y bileşiği indirgendiğinde Z oluştuğuna göre, Y bir monokarboksilik asit (propanoik asit), Z ise bir primer alkoldür (1-propanol).
Reaksiyon türlerini ve indirgenme basamaklarını kullanarak bileşik sınıflarını netleştirmek.
3
X ester bileşi��inin formülünü yazma ve adlandırma
Propanoik asit (YY) ile 1-propanol (ZZ) bileşiklerinin esterleşmesi sonucu propil propanoat esteri (XX) ve su olu��ur. Formülü: CH3CH2COOCH2CH2CH3\mathrm{CH_3CH_2COOCH_2CH_2CH_3}.
Asit ve alkol köklerini birleştirerek ester yapısını ortaya koymak.
4
Doğru seçeneği belirleme
Propil propanoat 6 karbonlu bir ester olup kapalı formülü C6H12O2\mathrm{C_6H_{12}O_2}'dir. 6 karbonlu monokarboksilik asit olan hekzanoik asit (kapalı formülü C6H12O2\mathrm{C_6H_{12}O_2}) ile kapalı formülleri aynı, fonksiyonel grupları farklı olduğu için birbirinin fonksiyonel grup izomeridir.
Bileşiğin kapalı formülü üzerinden izomerlik ilişkilerini değerlendirmek.

Anahtar Kavram

Esterlerin hidrolizi, esterleşme reaksiyonları, karbon sayılarına göre monokarboksilik asitlerle olan fonksiyonel grup izomerliği ve IUPAC adlandırılması.
Soru 4451Soru

Aşağıdaki şekilde standart koşullarda hazırlanan bir magnezyum-kurşun (MgPbMg-Pb) galvanik hücresi gösterilmiştir.

Bu galvanik hücrede gerçekleşen yarı tepkimeler ve standart indirgenme potansiyelleri şu şekildedir:

Mg(suda)2++2eMg(k)E=2,37 VMg^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Mg_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -2,37\text{ V}
Pb(suda)2++2ePb(k)E=0,13 VPb^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Pb_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,13\text{ V}

Buna göre, bu hücreyle ilgili;

I. Standart hücre potansiyeli (EpilE^\circ_{\text{pil}}) +2,24 V+2,24\text{ V}'tur.
II. Zamanla magnezyum (MgMg) elektrodunun kütlesi azalır.
III. Tuz köprüsündeki anyonlar kurşun (PbPb) yarı hücresine doğru göç eder.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Standart hücre potansiyeli, anot yarı hücresindeki yükseltgenme potansiyeli ile katot yarı hücresindeki indirgenme potansiyelinin toplamına eşittir. Magnezyum elektrot anot, kurşun elektrot ise katot olduğundan pil potansiyeli +2,24 V+2,24\text{ V} olarak hesaplanır. Anotta yükseltgenme gerçekleştiği için magnezyum elektrodun kütlesi zamanla azalır. Bu nedenle, birinci ve ikinci ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anot ve katot yarı hücrelerinin belirlenmesi.
Magnezyumun indirgenme potansiyeli (2,37 V-2,37\text{ V}), kurşunun indirgenme potansiyelinden (0,13 V-0,13\text{ V}) daha küçük olduğundan MgMg elektrot anot, PbPb elektrot katottur.
Galvanik hücrelerde aktifliği fazla olan (indirgenme potansiyeli küçük olan) metal elektron vererek yükseltgenir ve anodu oluşturur.
2
Standart pil potansiyelinin (EpilE^\circ_{\text{pil}}) hesaplanması.
Epil=Eyu¨kseltgenme(Mg)+Eindirgenme(Pb)=+2,37 V+(0,13 V)=+2,24 VE^\circ_{\text{pil}} = E^\circ_{\text{yükseltgenme}}(Mg) + E^\circ_{\text{indirgenme}}(Pb) = +2,37\text{ V} + (-0,13\text{ V}) = +2,24\text{ V} bulunur. Dolayısıyla I. yargı doğrudur.
Hücre potansiyeli, anot yükseltgenme yarı tepkimesi ile katot indirgenme yarı tepkimesinin potansiyellerinin toplamıdır.
3
Elektrot kütlelerindeki değişimin belirlenmesi.
Anotta Mg(k)Mg(suda)2++2eMg_{\text{(k)}} \rightarrow Mg^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- tepkimesi gerçekleştiğinden MgMg elektrodun kütlesi zamanla azalır. Dolayısıyla II. yargı doğrudur.
Yükseltgenme sırasında katı metal iyonlaşarak çözeltiye geçer, bu da anot elektrot kütlesini azaltır.
4
Tuz köprüsündeki iyon göçünün belirlenmesi.
Tuz köprüsündeki anyonlar anot kabına (MgMg yarı hücresine), katyonlar ise katot kabına (PbPb yarı hücresine) doğru göç eder. Bu nedenle III. yargı yanlıştır.
Anotta oluşan artı yük fazlalığını ve katotta azalan artı yük dengesini korumak için anyonlar anoda, katyonlar katoda hareket eder.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde anot/katot belirlenmesi, pil potansiyeli hesabı ve iyon göçü kuralları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4452Soru

Tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak amacıyla uygulanan modern biyoteknolojik yöntemler, ekolojik dengenin korunması, biyogüvenlik ve etik kurallar (biyoetik) çerçevesinde ��eşitli tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

Buna göre;

I. Somatik hücre çekirdek transferi (klonlama) yöntemiyle üretilen memeli bir canlının mitokondriyal DNA nükleotit dizilimi, çekirdeği alınan verici bireyle değil; çekirdeksiz yumurta hücresi ve sitoplazması kullanılan dişi bireyle aynıdır.

II. Bt-mısır gibi zararlılara karşı dirençli transgenik bitkilerin polenleri aracılığıyla, bu transgenlerin yakın akraba yabani bitki türlerine aktarılması (gen akışı), ekosistemde istenmeyen dirençli yabani popülasyonların oluşumu gibi ciddi biyogüvenlik riskleri doğurur.

III. Poliploidi yöntemiyle çekirdeksiz meyve üretimi ve gen transferi yoluyla herbisit dirençli transgenik ürün elde edilmesi; geleneksel ıslah yöntemleriyle aynı mekanizmalara dayandığından biyoetik açıdan herhangi bir risk oluşturmaz.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci öncülleri içeren seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan öncüller birinci ve ikinci öncüllerdir. Somatik hücre çekirdek transferinde klonlanan canlının çekirdek DNA'sı çekirdek vericisine aitken, sitoplazmada bulunan mitokondriyal DNA yumurta hücresi donörüne aittir. Ayrıca, transgenik bitkilerden yabani otlara polenler vasıtasıyla gen akışı gerçekleşmesi, dirençli yabani otların oluşmasına yol açarak biyogüvenlik açısından büyük risk oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Somatik hücre çekirdek transferi (klonlama) mekanizmasının incelenmesi.
Klonlanan canlının çekirdek DNA'sı çekirdek vericisi canlıyla özdeştir; ancak hücredeki mitokondriler yumurta hücresinden (sitoplazma vericisi) geldiği için mitokondriyal DNA'sı yumurta donörü dişi bireyle aynıdır. Bu durum birinci öncülün doğru olduğunu gösterir.
Klonlamada kalıtsal materyalin kaynağının doğru ayırt edilmesi gerekir.
2
GDO'lu (transgenik) bitkilerin ekolojik etkilerinin değerlendirilmesi.
Transgenik bitkilerin polenleri rüzgar veya böceklerle yabani türlere ulaşabilir ve hibritleşme yoluyla direnç genleri yabani popülasyonlara geçebilir (gen akışı). Bu durum biyogüvenlik ve biyoetik risklerine örnektir. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Modern biyoteknolojinin ekosistem üzerindeki potansiyel etkilerinin analiz edilmesi gerekir.
3
Modern biyoteknolojik ıslah ile geleneksel ıslah yöntemlerinin karşılaştırılması.
Poliploidi ve gen klonlama gibi modern uygulamalar laboratuvar koşullarında doğal üreme engellerini aşarak gerçekleştirilir. Bu yöntemler geleneksel ıslah ile aynı kapsamda olamaz ve biyoetik riskler taşırlar. Bu yüzden üçüncü öncül yanlıştır.
Klasik ve modern ıslah yöntemleri arasındaki farkların ve bunların etik boyutlarının belirlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Modern biyoteknolojik yöntemlerin mekanizmaları, ekolojik etkileri ve biyoetik sınırları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4453Soru

Hücre solunumu üzerine araştırma yapan bir grup bilim insanı, izole edilmiş sağlıklı mitokondrilerin iç zarına (kristaya), zarlar arası boşlukta biriken protonların (H+H^+) ATP sentaz aktivitesine katılmadan, doğrudan matrikse sızmasını sağlayan kimyasal bir madde (kod adı: K-Faktörü) eklemiştir.

Buna göre, mitokondriye K-Faktörü eklendikten sonra gerçekleşen olaylarla ilgili;

I. Matriksteki proton derişimi artarken, zarlar arası boşluk ile matriks arasındaki pH farkı (pHfarkıpH_{farkı}) azalır.
II. Oksidatif fosforilasyon ile üretilen ATP miktarı azalırken, solunum sırasında çevreye yayılan ısı miktarı artar.
III. Kemiozmotik basıncın düşmesiyle birlikte, Elektron Taşıma Sistemi (ETS) elemanların��n elektron iletim hızı ve buna bağlı olarak oksijen tüketimi artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III ifadelerinin tamamı doğrudur.
Zarlar arası boşluktaki protonların ATP sentazı baypas ederek matrikse sızması, mitokondri iç zarının iki tarafı arasındaki proton derişim farkını (pH farkını) azaltırken matriksteki proton derişimini artırır. Bu durum ATP sentezini azaltırken, depolanan enerjinin ısıya dönüşmesine neden olur. Ayrıca karşı direncin azalmasıyla ETS üzerinden elektron akış hızı ve oksijen tüketimi artar. Bu nedenle verilen üç ifade de doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
K-Faktörünün proton gradientine etkisini analiz etmek
K-Faktörü protonların matrikse sızmasını sağladığı için zarlar arası boşluktaki proton derişimi azalırken matriksteki proton derişimi artar. Bu durum iki bölge arasındaki pH farkını azaltır (I. öncül doğrudur).
Sızıntı kanalları, elektrokimyasal proton gradientini bozan alternatif bir geçiş yolu sunar.
2
ATP sentezi ve ısı üretimi ilişkisini değerlendirmek
Protonlar ATP sentaz kanalı yerine sızıntı kanalından geçtiği için oksidatif fosforilasyonla üretilen ATP miktarı düşer. Gradientin potansiyel enerjisi kimyasal bağ enerjisine (ATP) dönüşemediği için ısı olarak serbest kalır (II. öncül doğrudur).
Enerjinin korunumu yasası gereği, ATP sentezinde kullanılamayan elektrokimyasal enerji doğrudan ısıya dönüşür.
3
ETS elemanlarının hızı ve oksijen tüketimini incelemek
Proton gradientinin zayıflaması, ETS proteinlerinin proton pompalarken karşılaştığı elektrokimyasal direnci azaltır. Bu da elektronların ETS boyunca daha hızlı akmasını ve son alıcı olan oksijenin daha hızlı indirgenerek su oluşturmasını, yani oksijen tüketiminin artmasını sağlar (III. öncül doğrudur).
ETS hızı, zarlar arası boşluktaki yüksek proton birikiminin oluşturduğu geri basınç (elektrokimyasal direnç) ile sınırlandırılmaktadır.

Anahtar Kavram

Mitokondride kemiozmotik mekanizma, proton gradienti ve ETS hızını etkileyen faktörler
Soru 4454Soru

Alkinlere uygun koşullarda su katılması (H2O\text{H}_2\text{O}) tepkimesi elektrofilik katılma mekanizmasıyla gerçekleşir. Tepkime sonucunda kararsız bir ara ürün olan enol yapısı oluşur ve bu yapı daha kararlı olan keto yapısına (tautomerleşme ile) dönüşür.

X\text{X} monoalkin bileşiğine asidik ortamda cıva(II) sülfat (HgSO4\text{HgSO}_4) katalizörlüğ��nde su katıldığında ana ürün olarak aseton (propanon) bileşiği elde edilmektedir.

Buna göre, tepkimeye giren X\text{X} bileşiği ve oluşan ürünler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X\text{X} bileşiğinin 1 mol1\text{ mol}'ünün platin katalizörlüğünde tamamen doyurulması için 2 mol2\text{ mol} H2\text{H}_2 gazı tüketilir.

Cevap

Platin katalizörlüğünde tamamen doyurulması için iki mol hidrojen gazı tüketileceğini belirten ifade doğrudur.
Propin (C3H4\text{C}_3\text{H}_4) bileşiği yapısında bir adet üçlü bağ ve dolayısıyla iki adet pi bağı içerir. Alkinlerin tamamen doyurulması sürecinde pi bağı sayısı kadar katılma gerçekleştiğinden, bir mol propinin tamamen doyurulması için iki mol hidrojen gazı harcanır. Bu durum doğru olan seçenekte açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkimeye giren X bileşiğinin kimliğini belirleme.
X bileşiğinin propin (CH3CCH\text{CH}_3-\text{C}\equiv\text{CH}) olduğu belirlenir.
Alkinlerden yalnızca en küçük üye olan asetilene su katıldığında aldehit (asetaldehit) oluşur. Diğer alkinlere su katıldığında ise keton elde edilir. Elde edilen ürün aseton (3 karbonlu keton) olduğuna göre, başlangıç alkininin de 3 karbonlu alkin olan propin olması gerekir.
2
Propin bileşiğinin yapısını ve pi bağı sayısını analiz etme.
Propin bileşiğinin yapısında bir adet üçlü bağ (CC−\text{C}\equiv\text{C}−) bulunur ve bu bağ bir adet sigma, iki adet pi bağı içerir.
Alkinlerin tamamen doyurulması için yapılarındaki pi bağlarının tamamının açılması gerekir.
3
Doyurulma stokiometrisini hesaplama.
1 mol1\text{ mol} propin için 2 mol2\text{ mol} H2\text{H}_2 gerektiği bulunur.
Her bir pi bağı için bir mol H2\text{H}_2 katılması gerektiğinden, iki adet pi bağı içeren propinin tamamen doyurulması için iki mol H2\text{H}_2 gazı harcanmalıdır.

Anahtar Kavram

Alkinlerin su ve hidrojen katılması tepkimeleri ile yapısal özellikleri
Soru 4455Soru

Sabit sıcaklıkta, sabit hacimli kapalı bir kapta gerçekleşen ve katısı ile dengede olan;

SnO2(k)+2CO(g)Sn(k)+2CO2(g)SnO_2(k) + 2CO(g) \rightleftharpoons Sn(k) + 2CO_2(g)

tepki sistemine aynı sıcaklıkta bir miktar CO(g)CO(g) gazı eklenmektedir.

Buna göre, yeniden denge kurulduğunda başlangıç dengesine göre gerçekleşen değişimler ile ilgili;

I. CO2(g)CO_2(g) gazının derişimi artar.
II. SnO2(k)SnO_2(k) katısının mol sayısı azalır.
III. Denge sabiti (KcK_c) değeri artar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci yargıları içeren seçenek doğrudur.
Dengeye etki eden faktörlerden derişim etkisi incelendiğinde, sisteme reaktif olan CO(g)CO(g) gazı eklenmesi Le Chatelier ilkesine göre dengeyi ürünler yönüne kaydırır. Bu durumda, ürünlerde yer alan CO2(g)CO_2(g) gazının miktarı ve derişimi artarken, girenlerde bulunan SnO2(k)SnO_2(k) katısı harcanacağı için mol sayısı azalır. Denge sabiti (KcK_c) ise yalnızca sıcaklıkla değiştiğinden, sabit sıcaklıkta gerçekleştirilen bu işlemde KcK_c değeri değişmez. Bu nedenle birinci ve ikinci yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eklenen maddenin ve tepkimenin analiz edilmesi
Sisteme sabit sıcaklıkta CO(g)CO(g) gazı eklenmiştir. Tepkime denkleminde CO(g)CO(g) girenler (reaktifler) tarafında yer almaktadır.
Le Chatelier ilkesine göre sisteme yapılan dış etkinin yönünü belirlemek için eklenen maddenin fazını ve tepkime denklemindeki konumunu belirlemek gerekir.
2
Dengenin kayma yönünün belirlenmesi
Denge, bu etkiyi azaltmak (eklenen CO derişimini düşürmek) için ürünler (sağ) yönüne kayar.
Le Chatelier ilkesine göre, dengedeki bir sisteme dışarıdan bir madde eklendiğinde sistem bu maddenin derişimini azaltacak yönde hareket eder.
3
Maddelerin miktar ve derişim değişimlerinin analiz edilmesi
Dengenin ürünler yönüne kaymasıyla; ürünlerdeki CO2(g)CO_2(g) derişimi artar (I. öncül doğru). Girenlerdeki SnO2(k)SnO_2(k) katısı harcanır ve mol sayısı azalır (II. öncül doğru). Sıcaklık sabit olduğu için denge sabiti (KcK_c) değişmez (III. öncül yanlış).
Dengenin kaydığı yöndeki maddelerin miktarı artarken, diğer taraftaki maddeler harcanır. Denge sabiti (KcK_c) ise yalnızca sıcaklıkla değişir.

Anahtar Kavram

Le Chatelier İlkesi: Derişim Etkisi
Soru 4456Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin üretildiği yaprak gibi organlardan (kaynak), kök veya meyve gibi tüketildiği ya da depolandığı organlara (havuz) taşınması, Basınç-Akış Teorisi ile açıklanır. Aşağıdaki şemada bu taşıma mekanizmasında rol oynayan yapılar ve gerçekleşen fizyolojik süreçler gösterilmiştir.

Buna göre, basınç-akış mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi do��rudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalburlu borudaki sükroz çözeltisinin kaynak bölgeden havuz bölgeye doğru hareketi, kaynak ve havuz bölgeleri arasında oluşan turgor (hidrostatik) basıncı farkından kaynaklanan pasif bir kütlesel akışla gerçekleşir.

Cevap

Kalburlu borudaki sükroz çözeltisinin kaynak bölgeden havuz bölgeye doğru hareketi, kaynak ve havuz bölgeleri arasında oluşan turgor (hidrostatik) basıncı farkından kaynaklanan pasif bir kütlesel akışla gerçekleşir.
Basınç-Akış Teorisi'ne göre, kaynak hücreden soymuk borusuna aktif taşımayla sükroz yüklenmesiyle borunun ozmotik basıncı artar ve ksilemden su çekilir. Kalburlu boruya su girmesi turgor (hidrostatik) basıncını artırır. Havuz hücreye sükroz boşaltıldığında ise ozmotik basınç düşer ve su ozmozla ksileme geri döner; bu durum turgor basıncının düşmesine neden olur. Kaynak ve havuz bölgeleri arasında oluşan bu turgor basıncı farkı (basınç gradyanı), çözeltinin kaynak bölgesinden havuz bölgesine doğru pasif bir kütlesel akışla (bulk flow) taşınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Fotosentez ürünü olan sükrozun kaynak hücreden kalburlu boruya yüklenme mekanizmasını ve enerji kaynağını analiz etme.
Sükroz yüklemesi aktif taşıma ile gerçekleşir. Ancak bu süreçte harcanan ATP kloroplast fotofosforilasyonundan değil, arkadaş hücrelerinin mitokondriyal solunumundan elde edilir.
Kloroplastta sentezlenen ATP hücresel aktif taşıma süreçlerinde doğrudan kullanılamaz; bu yüzden kloroplast fotofosforilasyonu ifadesi yanlıştır.
2
Kalburlu boruda yükleme sonrası meydana gelen ozmotik basınç ve su potansiyeli değişimlerini değerlendirme.
Sükroz derişiminin artması ozmotik basıncı artırır ve su potansiyelini düşürür. Bu durum ksilemden kalburlu boruya pasif ozmozla su geçişini sağlar.
Ksilemden su geçişi aktif taşıma gerektirmez, pasif ozmozla gerçekleşir; bu yüzden aktif pompalama ifadesi yanlıştır.
3
Soymuk borusu boyunca gerçekleşen kütlesel akışın temel fiziksel ve fizyolojik itici gücünü belirleme.
Kaynakta yüksek turgor basıncı, havuzda ise düşük turgor basıncı oluşur. Oluşan bu hidrostatik basınç gradyanı çözeltiyi kaynak bölgesinden havuz bölgesine doğru pasif olarak hareket ettirir.
Kütlesel akış (bulk flow), kaynak ve havuz arasındaki basınç farkıyla sağlanan pasif bir süreçtir. Dolayısıyla kütlesel akışın pasif turgor farkıyla gerçekleştiğini söyleyen ifade doğrudur.
4
Havuz hücrede sükrozun boşaltılması sonrası suyun ksileme geri dönüşünü ve kalburlu borulardaki yönlülük kurallarını inceleme.
Boşaltım sonucu kalburlu boruda ozmotik basınç azalır, su ksileme geri döner ve her bir kalburlu boruda akış aynı anda sadece tek yönlüdür.
Boşaltım ozmotik basıncı azaltır (artırmaz) ve her bir boruda akış aynı anda çift yönlü olamaz; dolayısıyla bu ifadeler yanlıştır.

Anahtar Kavram

Basınç-Akış Teorisi'ne (Pressure-Flow Hypothesis) göre kalburlu borularda organik maddelerin kütlesel akışla pasif olarak taşınması, kaynak ve havuz bölgeleri arasındaki hidrostatik basınç farkıyla sağlanır.
Soru 4457Soru

Standart koşullarda (25 C25\text{ }^\circ\text{C} ve 1 atm1\text{ atm}) hazırlanan mangan-kalay (MnSnMn-Sn) galvanik hücresinin şematik gösterimi aşağıda verilmiştir.

Yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyelleri şu şekildedir:

Mn(suda)2++2eMn(k)E=1,18 V Mn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Mn_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -1,18\text{ V}
Sn(suda)2++2eSn(k)E=0,14 V Sn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Sn_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,14\text{ V}

Buna göre, bu galvanik hücre ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre diyagramı Mn(k)Mn(1 M)2+Sn(1 M)2+Sn(k)Mn_{\text{(k)}} \mid Mn^{2+}_{\text{(1 M)}} \parallel Sn^{2+}_{\text{(1 M)}} \mid Sn_{\text{(k)}} şeklindedir.

Cevap

Hücre diyagramı Mn(k) | Mn²⁺(1 M) || Sn²⁺(1 M) | Sn(k) şeklindedir.
Manganın indirgenme potansiyeli kalayınkinden daha küçük olduğundan mangan yükseltgenir (anot) ve kalay indirgenir (katot). Standart hücre şeması kurallarına göre anot solda, katot sağda gösterilecek şekilde yazılan hücre şeması ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anot ve katot elektrotlarını belirleme
Manganın standart indirgenme potansiyeli (1,18 V-1,18\text{ V}), kalayın standart indirgenme potansiyelinden (0,14 V-0,14\text{ V}) daha küçüktür. Dolayısıyla mangan (MnMn) daha aktiftir ve anot, kalay (SnSn) ise katottur.
Galvanik hücrelerde indirgenme potansiyeli düşük olan aktif metal yükseltgenerek anot görevini üstlenir.
2
Hücre tepkimelerini ve standart pil potansiyelini yazma
Anot (Yükseltgenme): Mn(k)Mn(suda)2++2eE=+1,18 VMn_{\text{(k)}} \rightarrow Mn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \quad E^\circ = +1,18\text{ V}
Katot (İndirgenme): Sn(suda)2++2eSn(k)E=0,14 VSn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Sn_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,14\text{ V}
Net Hücre Tepkimesi: Mn(k)+Sn(suda)2+Mn(suda)2++Sn(k)Epil=+1,04 VMn_{\text{(k)}} + Sn^{2+}_{\text{(suda)}} \rightleftharpoons Mn^{2+}_{\text{(suda)}} + Sn_{\text{(k)}} \quad E^\circ_{\text{pil}} = +1,04\text{ V}
Net pil tepkimesi ve pil gerilimi, iki yarı tepkime ve potansiyellerinin toplanmasıyla elde edilir.
3
Standart hücre diyagramını (şemasını) oluşturma
Mn(k)Mn(1 M)2+Sn(1 M)2+Sn(k)Mn_{\text{(k)}} \mid Mn^{2+}_{\text{(1 M)}} \parallel Sn^{2+}_{\text{(1 M)}} \mid Sn_{\text{(k)}}
Standart pil şemasında sol tarafa anot yarı hücresi, sağ tarafa ise katot yarı hücresi yazılır.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde aktiflik farkına göre anot/katot tayini ve standart pil şeması yazımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4458Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin taşınmasını açıklayan basınç-akış teorisine göre, kaynak hücreden havuz hücreye doğru gerçekleşen organik madde iletim sürecinde gözlenen a��ağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama şu şekildedir: İlk olarak kaynak hücreden kalburlu borulara sükroz yüklenmesiyle ozmotik basınç artar. Ardından ksilemden kalburlu borulara su geçerek hidrostatik basıncı yükseltir. Yüksek hidrostatik basınç sayesinde çözelti kütle akışı ile havuza doğru hareket eder. Havuz bölgesinde sükroz hücrelere bo��altılınca kalburlu borunun ozmotik basıncı düşer. Son olarak, su potansiyeli artan kalburlu borudaki su ozmosla ksileme geri döner.
Basınç-akış teorisinde sırasıyla sükroz yüklenmesi (ozmotik basınç artışı), ksilemden su çekilmesi (hidrostatik basınç artışı), kütle akışı (iletim), sükrozun havuza boşaltılması (ozmotik basınç düşüşü) ve suyun ksileme geri dönmesi olayları gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak hücreden kalburlu boruya aktif taşıma ile sükroz yüklenmesi sonucu oluşan ozmotik basınç değişimini belirlemek.
Kalburlu borudaki sükroz derişimi artar ve hücrelerin ozmotik basıncı yükselir.
Mekanizmanın başlayabilmesi için öncelikle kalburlu borudaki çözünen madde derişiminin artırılması gerekir.
2
Ozmotik basınç artışının komşu ksilemdeki su moleküllerinin hareket yönüne etkisini incelemek.
Ksilemdeki su molekülleri ozmosla kalburlu borulara geçer ve bu durum floem içindeki hidrostatik basıncı (turgor basıncını) artırır.
Kalburlu borulardaki yüksek ozmotik basınç, su potansiyelini düşürerek ksilemden su çekilmesini sağlar.
3
Hidrostatik basınç farkının floem sıvısının hareketine olan etkisini analiz etmek.
Floem özsuyu, yüksek basınçlı kaynak bölgesinden düşük basınçlı havuz bölgesine doğru kütle akışı (bulk flow) ile iletilir.
Sıvı iletimi, kaynak ile havuz arasındaki hidrostatik basınç farkından doğan itici güçle gerçekleşir.
4
Havuz bölgesine gelen sükrozun kalburlu borulardan uzaklaştırılmasının ozmotik basınç üzerindeki etkisini saptamak.
Sükroz kalburlu borulardan havuz hücrelerine aktif/pasif yollarla boşaltılır ve kalburlu borudaki ozmotik basınç düşer.
Organik maddelerin hedef hücrelere aktarılması floem içindeki çözünen derişimini azaltır.
5
Sükroz boşaltımı sonrası kalburlu borudaki su potansiyeli değişimini ve suyun hareketini belirlemek.
Su potansiyeli yükselen kalburlu borulardaki su, ozmosla tekrar ksileme geri döner.
Ozmotik basıncın düşmesiyle su potansiyeli artar ve su, düşük potansiyelli ksilem ortamına geri geçer.

Anahtar Kavram

Basınç-akış teorisi (pressure-flow hypothesis) çerçevesinde kaynak hücreden havuz hücreye organik madde taşınırken gerçekleşen ozmotik ve hidrostatik basınç değişimleri ile suyun döngüsel hareketi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4459Soru

Tohum dormansisinin (uyku hali) kırılması ve ardından gerçekleşen çimlenme süreci, içsel (hormonal) ve dışsal (çevresel) faktörlerin koordineli çalışmasıyla kontrol edilen karmaşık bir fizyolojik döngüdür.

Bu süreçte gerçekleşen olaylarla ilgili,

I. Tohumun su alarak şişmesi (imbibisyon), embriyodan salgılanan giberellin hormonunun etkisiyle çeper gevşemesi sonucu gerçekleşen aktif bir taşıma olayıdır.
II. Çimlenme başlangıcında tohumun kuru ağırlığındaki azalmanın temel nedeni, endospermdeki nişastanın monomerlerine hidroliz edilmesi değil; hidroliz ürünlerinin hücresel solunumda katabolik olarak yıkılarak karbondioksit (CO2CO_2) halinde tohumdan uzaklaştırılmasıdır.
III. Aleuron tabakasında giberellin hormonu uyarısıyla hidroliz enzimlerinin sentezlenmesi sürecinde ATP enerjisi harcanırken, bu enzimlerin endospermdeki nişastayı glikoza dönüştürmesi (hidroliz) reaksiyonlarında ATP harcanmaz.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Çimlenme başlangıcında kuru ağırlık kaybının hücresel solunumda karbondioksit salınımından kaynaklandığını ve hidroliz enzimlerinin sentezinde ATP harcanırken hidroliz reaksiyonlarında harcanmadığını belirten 'II ve III' öncüllerinin yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru seçenek olan 'II ve III' ifadesi çimlenme fizyolojisini tam olarak açıklar. Tohumun su alması pasif bir süreçtir. Kuru ağırlığın azalmasının temel nedeni solunumla dışarı verilen karbondioksittir. Ayrıca protein yapılı hidroliz enzimlerinin sentezinde ATP harcanırken, bunların gerçekleştirdiği hidroliz reaksiyonunda ATP tüketilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tohumun su alması (imbibisyon) mekanizmasının incelenmesi
İmbibisyonun, tohum kabuğundaki hidrofilik maddelerin su çekmesiyle oluşan tamamen fiziksel ve pasif bir süreç olduğu belirlenir. Giberellin hormonu veya aktif taşıma bu aşamada rol oynamaz.
Birinci öncülün doğruluğunu test etmek için fiziksel ve kimyasal süreç ayrımı yapılır.
2
Tohum kuru ağırlık değişiminin analiz edilmesi
Nişastanın hidrolizi sıras��nda su kullanıldığı için teorik olarak kütle artışı beklenirken, solunumda organik moleküllerin yakılarak dışarıya gaz halinde karbondioksit (CO2CO_2) verilmesi kuru ağırlığ��n azalmasına neden olur.
İkinci öncüldeki kuru ağırlık değişiminin fizyolojik nedenini doğrulamak için.
3
Hücresel olaylardaki ATP (enerji) kullanımının değerlendirilmesi
Enzim sentezi bir dehidrasyon ve anabolizma olayı olduğu için ATP harcanmasını gerektirir; fakat nişasta veya proteinlerin sindirimi (hidrolizi) pasif bir yıkım olup ATP gerektirmez.
Üçüncü öncüldeki metabolik olayların enerji ilişkisini test etmek için.

Anahtar Kavram

Tohum dormansisinin kırılması ve çimlenme başlangıcında gerçekleşen fiziksel, hormonal ve hücresel olayların enerji mekanizmaları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4460Soru

Bitkisel dokular, bu dokuları oluşturan hücre tipleri ve bu yapıların işleyiş özellikleri ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Floem dokusunda yer alan kalburlu boru hücreleri; çekirdek, ribozom ve merkezi koful gibi yapılarını kaybetmiş olmalarına rağmen sitoplazmik bağları sayesinde canlılıklarını korurlar.

Cevap

Floem dokusundaki kalburlu boru hücrelerinin çekirdek ve organellerini kaybetmiş olmalarına rağmen canlılıklarını koruduklarını belirten ifade doğrudur.
Kalburlu boru hücreleri, floem dokusunda organik madde taşınımını sağlayan özelleşmiş hücrelerdir. Olgunlaştıklarında çekirdek, merkezi koful ve ribozom gibi yapılarını kaybederek madde akışına direnci azaltırlar. Ancak sitoplazmaları ve plazmodezma bağlantıları aracılığıyla komşu arkadaş hücrelerinden gelen protein ve enerji desteği sayesinde canlılıklarını sürdürebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Bitkisel iletim dokusu elemanlarının canlılık durumunu analiz et.
Ksilem (odun borusu) ölüdür; floem (soymuk borusu) ise kalburlu boru ve arkadaş hücrelerinden oluşur ve canlıdır.
Kalburlu boruların işlevsel bir iletim kanalı oluşturabilmesi için iç hacimlerini boşaltması ancak canlı kalması gerekir.
2
Dermal doku türevlerinin (stoma) çalışma mekanizmasını değerlendir.
Turgor basıncı artışı stoma açılmasına, azalışı ise kapanmasına neden olur.
Bekçi hücrelerinin asimetrik çeper kalınlığı, turgor etkisiyle çeperlerin kavislenmesini sağlar.
3
Hücresel enerji ve metabolizma ilişkisini denetle.
Kloroplast ATP'si hücrenin diğer kısımlarına aktarılmaz, sadece fotosentezde tüketilir.
Fotofosforilasyonla üretilen ATP kloroplast stromasında hapsolmuştur; köklerdeki aktif taşıma için oksidatif fosforilasyon (mitokondri) gereklidir.

Anahtar Kavram

Bitkisel İletim Dokusu ve Hücre Farklılaşması

Daha Fazla Pratik

Kalburlu boru hücreleri ile trake hücrelerinin anatomik yapılarını ve madde taşınım yönlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 50s
ÖncekiSayfa 223 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin