Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5881Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) temsilcileri ile bu akımın dışında kalıp yeniliği sürdüren bağımsız şairlerin şiir tarzlarını ayırt etmek amacıyla hazırlanan aşağıdaki dizeler ile bu dizelerin ait olduğu şairleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Sivas yollarında geceleri
Ağır ağır kağnılar gider
Tekerlekleri meşeden.
Evlerin çoğunda dirlik düzenlik,
Odaların çoğunda huzur yok;
Geceleri yorgun argın dönenlerin
Uykularını bölen dertler çok.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul'u dinliyorum dizeleri Orhan Veli Kanık ile, Sivas yollarında dizeleri Cahit Külebi ile, Evlerin çoğunda dizeleri Behçet Necatigil ile eşleşmektedir.
Verilen şiir alıntıları, şairlerin poetik yönelimleri ve en bilinen temalarıyla örtüşmektedir. İstanbul'u dinleme temalı ilk alıntı Garip'in öncüsü Orhan Veli'ye; Sivas yollarındaki kağnıları betimleyen memleketçi şiir Cahit Külebi'ye; ev içi dünyayı ve geçim sıkıntısını anlatan son alıntı ise Behçet Necatigil'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki 'İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı' ifadesini analiz etmek.
Bu dizeler Orhan Veli Kanık'ın en ünlü şiirlerinden biridir.
Şiirdeki günlük dil kullanımı ve serbest tarz Garip şiirinin karakteristik özelliğidir.
2
İkinci dizedeki 'Sivas yollarında geceleri / Ağır ağır kağnılar gider' ifadesini analiz etmek.
Bu dizeler Cahit Külebi'nin 'Hikaye' şiirinden alınmıştır.
Cahit Külebi, Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerden olup memleketçi şiir tarzını yansıtmıştır.
3
Üçüncü dizedeki 'Evlerin çoğunda dirlik düzenlik' ifadesini analiz etmek.
Bu dizeler Behçet Necatigil'in 'Evler' temalı şiir dünyasından bir örnektir.
Behçet Necatigil, edebiyatımızda 'Evler Şairi' olarak anılmakta ve ev içi dünyayı Garip dışında yenilikçi bir çizgiyle ele almaktadır.

Anahtar Kavram

Garip Akımı (I. Yeni) ve Garip Dışı Yeniliği Sürdüren Şiirlerin Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5882Soru

İlk Türk devletlerinde boyların bir araya gelmesiyle oluşan budunlar, askeri bir seferberlik veya savaş durumunda kağanın çağrısıyla kendi boy beylerinin önderliğinde orduya katılırlardı. Günlük hayatta yaylak-kışlak hayatı yaşayan, avcılık ve hayvancılıkla uğraşan bu topluluklar, savaş zamanında hızla organize olabilen askeri birliklere dönüşürlerdi.

Bu bilgilere göre, ilk Türklerdeki ordu ve sosyal hayat ilişkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal örgütlenme birimlerinin aynı zamanda askeri teşkilatlanmanın ve seferberliğin temelini oluşturduğu

Cevap

Toplumsal örgütlenme birimlerinin aynı zamanda askeri teşkilatlanmanın ve seferberliğin temelini oluşturduğu
Doğru yanıt, toplumsal örgütlenme birimlerinin aynı zamanda askeri teşkilatlanmanın ve seferberliğin temelini oluşturduğunu belirten ifadedir. Paragrafta sosyal yapının parçaları olan boyların savaş zamanında kendi beyleri önderliğinde orduya katıldığı ve günlük yaşamda hayvancılıkla uğraşan bu toplulukların hızla askeri güce dönüştüğü belirtilmiştir. Bu durum, sosyal örgütlenmenin askeri yapıyla doğrudan iç içe olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki sosyal yapı unsurlarını belirleme
İlk Türklerde boy ve budun gibi yapıların günlük hayatta konar-göçer yaşam süren temel toplumsal birimler olduğu tespit edilir.
Toplumsal yapının askeri yapı üzerindeki etkisini görebilmek için sosyal birimlerin tespiti gerekir.
2
Sosyal birimlerin askeri alandaki işlevini analiz etme
Savaş veya seferberlik anında bu sosyal birimlerin (boyların) kendi beyleri liderliğinde bir araya gelerek kağanın ordusunu oluşturduğu belirlenir.
Toplumsal ve askeri yapının nasıl bütünleştiğini anlamak için bu analiz gereklidir.
3
Sosyal örgütlenme ile askeri yapının kesişim noktasını sentezleme
Toplumun sosyal tabakaları (boylar) ile askeri seferberlik gücünün doğrudan birbiriyle eşleştiği ve sosyal birimlerin orduyu oluşturduğu sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen sosyal ve askeri hayat ilişkisine yönelik en kapsamlı yargıyı çıkarmak için sentez yapılır.

Anahtar Kavram

İlk Türklerde Ordu-Millet Anlayışı ve Sosyal Yapı İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5883Soru

Aşağıda Mezopotamya medeniyetlerinin geli��im sürecine yön veren bazı önemli tarihsel gelişmeler karışık olarak verilmiştir. Bu gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışını düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekildedir: Sümer zigguratlarının inşası -> Urugakina Kanunları'nın ilanı -> Akad İmparatorluğu'nun kurulması -> Ninova Kütüphanesi'nin kurulması.
Doğru sıralama Sümer zigguratlarının inşasıyla başlar, ardından Sümer şehir devletlerindeki Urugakina Kanunları gelir. Akad İmparatorluğu'nun kurulması Sümer kent devletlerinin bağımsızlığını kaybetmesiyle gerçekleştiği için bu kanunlardan sonradır. En son gelişme ise Mezopotamya tarihinin geç dönemlerinde kurulan Asur kütüphanesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mezopotamya'daki ilk şehir devletlerinin kuruluşu ve dinî-mimari yapıların ortaya çıkışını belirleyin.
Sümerlerin zigguratları inşa etmesi (MÖ 3000 civarı) bu sürecin en eski halkasıdır.
Tapınak merkezli yaşam ve astronomik faaliyetler, yazılı kanunlar ve büyük imparatorluklar kurulmadan önce başlamıştır.
2
Sümer şehir devletlerindeki iç huzursuzluklar sonucu yapılan yasal düzenlemeleri inceleyin.
Lagaş Kralı Urugakina'nın rahiplerin halk üzerindeki sömürüsünü bitiren kanunları (MÖ 2375 civarı) ikinci sıradadır.
Yazılı kanunların yapılabilmesi için şehir yaşamının olgunlaşmış ve yazının kurumsalla��mış olması gerekir.
3
Mezopotamya'da şehir devletleri modelinden merkezi imparatorluk modeline geçişi tespit edin.
Kral Sargon liderliğinde Akad İmparatorluğu'nun kurulması (MÖ 2330 civarı) üçüncü sıradadır.
Akadlar, bağımsız Sümer site devletlerini (Urugakina'nın yönettiği Lagaş dahil) fethederek ilk imparatorluğu kurmuşlardır.
4
Kütüphanecilik ve geniş çaplı devlet arşivlerinin oluşma dönemini belirleyin.
Asurluların Ninova'da kütüphane kurması (MÖ 7. yüzyıl) kronolojik olarak en son adımdır.
Kütüphaneler ve geniş arşivler, imparatorlukların olgunlaşma evrelerinde kültürel birikimi koruma ihtiyacından doğar.

Anahtar Kavram

Mezopotamya medeniyetlerinin tarihsel gelişim evreleri, siyasi ve kültürel dönüm noktaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5884Soru

Aşağıda 1856 Paris Antlaşması'nın bazı maddeleri ve bu maddelerin Osmanlı Devleti açısından doğurduğu siyasi ve hukuki sonuçlar verilmiştir. Antlaşma maddelerini, Osmanlı Devleti için taşıdığı doğru anlam ve sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler genel hukukundan yararlanması ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altına alınması
Karadeniz'in tarafsızlaştırılması; tüm devletlerin ticaret gemilerine açılırken Osmanlı Devleti ve Rusya'nın burada savaş gemisi ve tersane bulundurmasının yasaklanması
Islahat Fermanı'nın antlaşma metnine dahil edilmesi ve fermanın Avrupalı devletlere Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma hakkı vermeyeceğinin belirtilmesi
Boğazlar'ın statüsünün 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi hükümlerine göre devam ettirileceğinin kabul edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1856 Paris Antlaşması'nın maddeleri ile bu maddelerin Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi ve hukuki etkilerinin doğru eşleştirilmesi sırasıyla; Avrupa hukuku ve garantörlük maddesinin Osmanlı'nın zayıflığı ve Avrupalı sayılmasıyla (sol_1 - sağ_c), Karadeniz'in tarafsızlığı maddesinin galipken mağlup durumuna düşülmesiyle (sol_2 - sağ_a), Islahat Fermanı maddesinin iç işlere müdahale riskiyle (sol_3 - sağ_d) ve Boğazlar maddesinin uluslararası statünün korunmasıyla (sol_4 - sağ_b) eşleşmesidir.
Paris Antlaşması'nın her maddesi Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve uluslararası statüsü üzerinde derin etkilere sahiptir. Avrupa hukukuna dahil edilip toprak bütünlüğünün garanti edilmesi Osmanlı'nın Avrupalı sayıldığını fakat tek başına kendini koruyamadığını (koruyucu bir güce muhtaç olduğunu) gösterir. Karadeniz'in tarafsızlığı ve donanma yasağı galip gelinen savaştan yenik devlet muamelesiyle çıkıldığını kanıtlar. Islahat Fermanı'nın antlaşmaya girmesi iç işlere müdahaleyi engellemeyi amaçlasa da uluslararası zemin oluşturarak tam tersi etki yaratmıştır. Boğazlar maddesi ise çok taraflı statüyü koruyarak Rusya'nın tek taraflı yayılmacılığını sınırlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukundan yararlanması ve toprak bütünlüğ��nün garanti altına alınması maddesi analiz edilir.
Bu madde, Osmanlı Devleti'nin hukuken Avrupalı devlet sayıldığını gösterirken, toprak koruma garantisinin verilmesi Osmanlı'nın tek başına kendini koruyamayacak kadar zayıf olduğunu gösterir. Dolayısıyla ilk madde Osmanlı'nın Avrupalı sayılması ve zayıflığı yönündeki açıklamayla eşleşir.
Maddenin hem olumlu (Avrupalı sayılma) hem de olumsuz (garantörlüğe muhtaç olma) diplomatik sonuçlarını belirlemek için.
2
Karadeniz'in tarafsızlığı ve Osmanlı ile Rusya'nın savaş gemisi ve tersane bulundurmasının yasaklanması maddesi değerlendirilir.
Osmanlı Devleti savaştan galip ayr��lmasına rağmen, Rusya ile birlikte Karadeniz'de egemenlik haklarının kısıtlanması (tersane/donanma yasağı) onun galipken yenik devlet muamelesi gördüğünü ortaya koyar. Bu durum ilgili açıklamayla eşleşir.
Savaşın askeri sonucu ile diplomatik sonucu arasındaki çelişkiyi (galipken mağlup muamelesi) analiz etmek için.
3
Islahat Fermanı'nın antlaşmada yer alması ve iç işlerine karışılamayacağı vurgusu incelenir.
Antlaşma metninde iç işlerine karışılamayacağı yazsa da, Islahat Fermanı gibi iç hukuku ilgilendiren bir belgenin uluslararası bir antlaşmada yer alması, Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek Osmanlı iç işlerine müdahale etmesine yasal/diplomatik bir zemin hazırlamıştır. Bu durum ilgili açıklamayla eşleşir.
Fermanın antlaşma metnindeki diplomatik yansımalarını ve egemenlik hakları üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlamak için.
4
Boğazlar'ın 1841 Londra Sözle��mesi hükümlerine göre yönetilmesi kararı analiz edilir.
Bu karar, Boğazlar'ın uluslararası çok taraflı statüsünün devam ettiğini gösterir ve Rusya'nın sıcak denizlere inme veya Boğazlar üzerinde tek taraflı denetim kurma hedeflerini engeller. Bu durum ilgili açıklamayla eşleşir.
Boğazlar Meselesi'nin uluslararası boyutunu ve Rusya'nın yayılmacılık politikasının nasıl sınırlandırıldığını belirlemek için.

Anahtar Kavram

1856 Paris Antlaşması Maddeleri ve Osmanlı Devleti'ne Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5885Soru

Osmanlıcılık fikir akımı; Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan tüm milletleri din, dil, mezhep ve ırk farkı gözetmeksizin kanun önünde eşit kabul ederek ortak bir "Osmanlı vatandaşı" kimliği altında birleştirmeyi ama��lamıştır. Bu yolla imparatorluğun parçalanmasının önüne geçilmek istenmiştir. Buna göre, Osmanlıcılık fikir akımının hedeflenen başarıya ulaşamadığı ve geçerliliğini yitirdiği en belirgin gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan Savaşları sonucunda Balkan milletlerinin Osmanlı Devleti'nden tamamen ayrılması

Cevap

Balkan Savaşları sonucunda Balkan milletlerinin Osmanlı Devleti'nden tamamen ayrılması
Balkan Savaşları sonucunda Balkan milletlerinin Osmanlı Devleti'nden tamamen ayrılması seçeneği doğrudur. Çünkü Osmanlıcılık akımı din ve mezhep ayrımı yapmaksızın tüm unsurları bir arada tutmayı hedeflerken, Balkan devletlerinin Osmanlı'ya karşı savaş açıp bağımsızlıklarını pekiştirmeleri bu fikrin uygulanamaz olduğunu göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlıcılık fikir akımının temel amacını belirlemek.
Osmanlıcılık, imparatorluk sınırları içindeki tüm unsurları eşit vatandaş kabul ederek devletin dağılmasını engellemeye çalışmıştır.
Fikir akımının hedefini anlamak, başarısızlığa uğradığı anı tespit etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen tarihi gelişmelerin fikir akımları üzerindeki etkilerini analiz etmek.
Balkan Savaşları ile Hristiyan azınlıkların Osmanlı'dan kopması Osmanlıcılık fikrinin; Arap liderlerin İngilizlerle iş birliği yapması ise İslamcılık fikrinin çöktüğünü gösterir.
Fikir akımlarının hangi tarihi gelişmeler sonucunda geçerliliğini kaybettiğini doğru bir şekilde sınıflandırmak gerekir.
3
Doğru sonuca ulaşmak.
Balkan devletlerinin ayrılmasıyla Osmanlıcılık fikrinin hedefine ulaşamadığı kesinleşmiştir.
Sorunun kökündeki soruya doğrudan cevap veren tarihi olayı belirlemek.

Anahtar Kavram

Osmanlıcılık fikir akımının geçerliliğini yitirmesi ve Balkan Savaşları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5886Soru

Roma Uygarlığı'nın tarihsel süreçte yaşadığı siyasi yönetim dönemlerini, ilk dönemden son döneme doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Roma Uygarlığı'nın tarihsel yönetim dönemleri sırasıyla Krallık Dönemi, Cumhuriyet Dönemi ve İmparatorluk Dönemi'dir.
Roma Uygarlığı sırasıyla Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509), Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27) ve İmparatorluk Dönemi (MÖ 27 - MS 476) evrelerinden geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Roma'nın kuruluş aşamasındaki ilk yönetim şeklini tespit etmek
Roma'nın MÖ 753'teki kuruluşundan itibaren krallar tarafından yönetildiği Krallık Dönemi belirlenir.
Roma'nın siyasi yapısı monarşik bir düzenle başlamıştır.
2
Krallık rejiminden sonraki yönetim geçişini tespit etmek
Kralın yetkilerinin Senato tarafından sınırlandırılması ve monarşiye son verilmesiyle MÖ 509'da başlayan Cumhuriyet Dönemi belirlenir.
Roma halkının tek adam yönetimine karşı çıkması cumhuriyet sistemini doğurmuştur.
3
Cumhuriyet sonrasında kurulan imparatorluk rejimini tespit etmek
MÖ 27 yılında Octavianus'un başa geçip imparatorluğunu ilan etmesiyle başlayan İmparatorluk Dönemi belirlenir.
Roma'nın genişleyen toprakları ve iç savaşlar, merkeziyetçi bir imparatorluk rejimine geçilmesini zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

Roma Uygarlığı Yönetim Evreleri
Soru 5887Soru

Osmanlı Devleti’nde I. Murad Dönemi'nden itibaren kurumsallaşan Kapıkulu Ocağı, doğrudan merkezde konuşlanan ve padişaha bağlı olan profesyonel bir ordudur. Taşrada ise devlet salyanesiz eyaletlerde tımar sistemine dayalı bir eyalet ordusu (Tımarlı Sipahiler) teşkil etmiştir. Bu iki askeri yapının eş zamanlı olarak varlığını sürdürmesi, Osmanlı devlet yapısında hem askeri hem de siyasi dengelerin korunmasında kilit rol oynamıştır.

Buna göre, Klasik Dönem Osmanlı askeri teşkilatının yapısı ve işleyişi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezde padişaha bağlı profesyonel bir Kapıkulu ordusunun bulunması merkezi otoriteyi korurken, taşradaki eyalet askerlerinin varlığı ise hem sınırların güvenliğini sağlamış hem de feodalleşmeyi önleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.

Cevap

Merkezde padişaha bağlı profesyonel bir Kapıkulu ordusunun bulunması merkezi otoriteyi korurken, taşradaki eyalet askerlerinin varlığı ise hem sınırların güvenliğini sağlamış hem de feodalleşmeyi önleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.
Merkezdeki profesyonel Kapıkulu ordusunun doğrudan padişaha bağlı olması, padişahın otoritesini yerel güçlere karşı koruyan en önemli güvencedir. Taşradaki eyalet ordusu ise hem tarımsal üretimi denetler hem de taşra güvenliğini sağlayarak yerelde merkezi otoriteden bağımsız feodal güçlerin doğmasını engeller. Bu iki askeri güç birbirini dengeleyerek merkeziyetçi yapıyı güçlendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kapıkulu Ocağı ile Tımarlı Sipahilerin (Eyalet Askerlerinin) temel niteliklerini karşılaştırmak.
Kapıkulu ordusunun doğrudan merkeze ve padişaha bağlı profesyonel/maaşlı bir yapı olduğu, Tımarlı Sipahilerin ise taşra merkezli ve toprağa dayalı bir yapı olduğu belirlenir.
İki askeri gücün devletteki konumlarını ve finansman kaynaklarını tespit etmek siyasi-askeri etkilerini anlamayı sağlar.
2
Bu iki gücün bir arada bulunmasının merkezi otorite üzerindeki etkisini analiz etmek.
Sarayın ve padişahın elindeki profesyonel Kapıkulu gücünün, taşradaki tımarlı sipahilerin veya yerel unsurların devlete karşı bağımsızlık kazanmasını engellediği; aynı zamanda Tımarlı Sipahilerin de Kapıkulunun merkezdeki gücünü dengelediği görülür.
Osmanlı idari yapısının kurumsallaşırken denge mekanizmalarını nasıl kullandığını anlamak.
3
Doğru yargıya ulaşmak ve yanlış seçenekleri elerken kavramsal hataları belirlemek.
Bu çift yönlü yapının feodalleşmeyi önleyen ve merkezi otoriteyi koruyan bir denge kurduğu sonucuna ulaşılır.
Siyasi dengenin askeri organizasyonla doğrudan ilişkili olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin merkez ve eyalet orduları arasındaki denge mekanizması ve bu dengenin merkezi otoriteyi korumadaki rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5888Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi yazarlarını, sağ sütundaki eserleri ve bu eserlerin tematik/mekânsal açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Abbas Sayar
Samim Kocagöz
Kemal Tahir
Orhan Kemal

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Abbas Sayar - *Yılkı Atı*, Samim Kocagöz - *Bir Karış Toprak*, Kemal Tahir - *Sağırdere*, Orhan Kemal - *Murtaza* şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Yazarlar ile eserler ve içerikleri şu şekilde eşleşmektedir: Abbas Sayar'ın doğadaki mücadeleyi anlatan romanı *Yılkı Atı*, Samim Kocagöz'ün Ege'deki toprak mücadelesini ele alan eseri *Bir Karış Toprak*, Kemal Tahir'in köyden kente göçen Mustafa'yı anlattığı eseri *Sağırdere* ve Orhan Kemal'in Çukurova'daki fabrika bekçisini anlattığı eseri *Murtaza*'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların eser coğrafyasını ve eserlerindeki temel izlekleri incelemek
Abbas Sayar'ın Orta Anadolu'yu (Yozgat), Samim Kocagöz'ün Ege Bölgesi'ni (Söke), Kemal Tahir'in Çankırı-Ankara eksenini ve Orhan Kemal'in Çukurova (Adana) işçi sınıfını konu edindiği belirlenir.
Toplumcu gerçekçi yazarların eserlerinde bölgesel gerçeklikler ve belirli coğrafi odak noktaları belirleyicidir.
2
Yazarlar ile eserleri eşleştirmek
Abbas Sayar'ın *Yılkı Atı* eseriyle doğa ve köy hayatını sembolik olarak anlatması; Samim Kocagöz'ün *Bir Karış Toprak* eseriyle Söke ovasındaki toprak kavgalarını işlemesi; Kemal Tahir'in *Sağırdere* ile köyden kente göçü ele alması; Orhan Kemal'in *Murtaza* ile fabrika ve bekçilik ekseninde işçi sömürüsünü kurgulaması eşleştirilir.
Her yazarın eserlerinde öne çıkan kendine has olay örgüleri ve karakter tipleri bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi hikaye ve romanlarında yazarların odaklandıkları bölgeler, eserler ve izlekler arasındaki ilişkiler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5889Soru

Urartu Krallığı'na ait kraliyet yazıtlarında; ülkenin eyaletlere bölündüğü ve bu eyaletlerin doğrudan kral tarafından atanan 'enari' adı verilen valiler vasıtasıyla yönetildiği ifade edilmektedir. Bu valiler, barış dönemlerinde tarımsal üretimin denetlenmesi, büyük sulama kanallarının inşası ve vergilerin toplanması gibi kamu işlerini organize etmekle; savaş dönemlerinde ise bölgelerindeki askeri birliklerle kralın ordusuna katılmakla yükümlü kılınmışlardır.

Bu bilgilere göre, Urartular ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal bayındırlık faaliyetlerinin, merkezi otoritenin idari ve askeri gücüyle bütünleşik bir yapıda yürütüldüğüne

Cevap

Tarımsal bayındırlık faaliyetlerinin, merkezi otoritenin idari ve askeri gücüyle bütünleşik bir yapıda yürütüldüğü yargısına ulaşılabilir.
Tarımsal bayındırlık faaliyetlerinin, merkezi otoritenin idari ve askeri gücüyle bütünleşik bir yapıda yürütüldüğünü belirten seçenek doğrudur. Çünkü metinde kralın doğrudan atadığı valilerin barışta sulama kanalları ve tarım denetimi yaparken savaşta askeri güçle krala katıldıkları belirtilmektedir. Bu durum, ekonomik/idari işler ile askeri görevlerin tek bir merkez altında toplandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen eyalet valilerinin (enari) idari, ekonomik ve askeri görevlerini analiz etmek.
Valilerin barışta tarımı ve sulama kanallarını denetlediği, savaşta ise askeri birliklerle krala katıldığı tespit edilir.
Kamu işleri ve askeri yükümlülüklerin nasıl bir hiyerarşi içinde yürütüldüğünü anlamak.
2
Bu görevlerin merkezi yönetimle ilişkisini kurmak.
Tüm bu faaliyetlerin doğrudan kral tarafından atanan valilerce yapılması, yerel bağımsızlık yerine güçlü bir merkezi otoriteyi gösterir.
Siyasi yapının niteliğini belirlemek.
3
Seçenekleri bu analiz doğrultusunda değerlendirmek ve çeldiricileri elemek.
Tarımsal bayındırlık işlerinin merkezi yönetimin idari ve askeri gücüyle bütünleştiği sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Urartularda Merkeziyetçi Yönetim ve Sosyo-Ekonomik Hayat
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5890Soru

Mustafa Kemal'in askerlik ve diplomasi hayatında yer alan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama şu şekildedir: Kurmay yüzbaşı rütbesiyle Şam'daki 5. Ordu'ya atanması (1905), Trablusgarp'ta İtalyan işgaline karşı yerel halkı teşkilatlandırması (1911), Sofya'da asker�� ataşemiliter olarak görev yapması (1913) ve I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde Anafartalar Grubu'nu komuta etmesi (1915).
Kronolojik olarak en eski olay 1905 yılında gerçekleşen Şam görevidir. Ardından 1911 yılında Trablusgarp'taki mücadele, sonrasında 1913 yılındaki Sofya Ataşemiliterliği ve son olarak 1915 yılındaki Çanakkale Cephesi'ndeki komutanlığı gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal'in ilk görev yeri olan Şam'daki 5. Ordu'ya atanma tarihini belirleme.
Şam'a atanması 1905 yılına denk gelir.
Mezuniyetinin ardından ilk askeri tecrübesini burada edinmiştir.
2
Trablusgarp'taki faaliyetlerinin tarihini belirleme.
Trablusgarp Savaşı ve buradaki teşkilatlandırma çalışmaları 1911 yılında gerçekleşmiştir.
Bu görev, onun sömürgeciliğe karşı ilk fiili mücadelesidir.
3
Sofya'daki diplomatik görevinin tarihini belirleme.
Sofya'da ataşemiliterlik görevine 1913 yılında atanmıştır.
Bu görevle diplomatik temsil yeteneği ve Avrupa siyasetini yakından tanıma fırsatı bulmuştur.
4
I. Dünya Savaşı'ndaki ilk cephesi olan Çanakkale'deki komutanlığının tarihini belirleme.
Çanakkale Cephesi'ndeki Anafartalar komutanlığı 1915 yılında gerçekleşmiştir.
I. Dünya Savaşı süresince üstlendiği en önemli savunma görevlerindendir.

Anahtar Kavram

Mustafa Kemal'in Askerlik ve Diplomasi Hayatının Kronolojik Sıralaması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5891Soru

Arif’in içi içine sığmıyordu. Kaç zamandır düşlediği, geceleri uykusunu kaçıran o demir yığını, nihayet köyün tozlu yolunda görünmüştü. Köylülerin bir kısmı hayranlıkla, bir kısmı ise içten içe duyduğu bir korkuyla bakıyordu bu gürültülü makineye. Toprağı insanın kollarından, öküzün gücünden çekip alacak, işleri kolaylaştıracaktı güya. Ama babası İzzet Ağa, bu yeniliğin köyün sosyal dengesini altüst edeceğini, borç batağına saplanan köylünün topraklarını birer birer elden çıkaracağını seziyor, diş biliyordu bu 'sarı canavar'a.

Bu parçada olay örgüsü ve temel çatışması verilen eser, Türk edebiyatında köy gerçekliğini gözlemci ve toplumcu bir bakış açısıyla ele alan yazarlardan birine aittir.

Bu eser ve yazarı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, bu eserde Çukurova bölgesindeki pamuk ve çeltik tarlalarında mevsimlik işçilerin yaşadığı sömürüyü ve ağalık düzenini, başkahramanı Arif üzerinden dile getirmiştir.

Cevap

Yazarın bu eserde Çukurova bölgesindeki pamuk ve çeltik tarlalarında mevsimlik işçilerin yaşadığı sömürüyü ve ağalık düzenini işlediğini belirten seçenek yanlıştır ve doğru cevaptır.
Doğru cevap, eserin Çukurova bölgesinde geçtiğini ve pamuk/çeltik tarlalarındaki sömürüyü ele aldığını iddia eden seçenektir. Çünkü metinde olay örgüsü ve karakterleri verilen eser Talip Apaydın'ın Sarı Traktör romanıdır. Bu roman Çukurova'da değil, İç Anadolu Bölgesi'nde (Ankara'nın Polatlı ilçesine bağlı Tozlu köyünde) geçer ve Çukurova'daki pamuk/çeltik işçilerinin sömürülmesini değil, İç Anadolu köylüsünün makineleşme sürecini, bu sürecin getirdiği borçlanma kaygılarını ve kuşak çatışmasını işler.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarını (Arif, İzzet Ağa, sarı canavar imgesi, makineleşme/traktör tutkusu) analiz etmek.
Bu ipuçlarının Talip Apaydın'ın Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarından biri olan Sarı Traktör eserine ait olduğu belirlenir.
Paragraftaki olay örgüsünün ve şahıs kadrosunun hangi esere ait olduğunu saptamak, seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Sarı Traktör romanının coğrafi mekânını ve konusunu hatırlamak.
Romanın İç Anadolu coğrafyasında (Ankara-Polatlı, Tozlu köyü) geçtiği, tarımda makineleşmeyi ve bunun köylü üzerindeki etkisini işlediği tespit edilir.
Seçeneklerde verilen mekân ve tema bilgilerinin doğruluğunu test etmek için yazar-eser-mekân eşleştirmesi yapılır.
3
Çukurova yöresi ve pamuk/çeltik işçilerinin sömürülmesi temasını işleyen yazarları değerlendirmek.
Çukurova bölgesindeki ağa-ırgat çatışması ve mevsimlik tarım işçilerinin sömürülmesi gibi temaların Orhan Kemal (örneğin Bereketli Topraklar Üzerinde) veya Yaşar Kemal eserleriyle özdeşleştiği, Talip Apaydın'ın Sarı Traktör eserinin ise İç Anadolu köyünü yansıttığı sonucuna varılır.
Çukurova'yı konu alan toplumcu gerçekçi eserler ile İç Anadolu'yu konu alan eserlerin coğrafi ve tematik sınırlarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında yazar, eser, mekân ve tema ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5892Soru

İslam medeniyetinde bilimsel gelişmelerin önünü açmak amacıyla Abbasiler Dönemi'nde Bağdat'ta kurulan; eski Yunan, Hint ve Fars medeniyetlerine ait eserlerin Arapçaya çevrildiği tercüme akademisi ve kütüphane aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beytülhikme

Cevap

Beytülhikme
Beytülhikme, Abbasiler Dönemi'nde Bağdat'ta kurulan ve yabancı dillerdeki eserlerin Arapçaya çevrildiği, kütüphane ve akademi özelliği taşıyan en önemli bilim merkezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen özellikleri (Abbasiler dönemi, Bağdat'ta kurulması, yabancı dildeki eserlerin tercüme edilmesi) analiz edin.
Bu özelliklerin İslam medeniyetinde tercüme faaliyetlerinin merkezi olan bir bilim kurumuna işaret ettiği belirlenir.
Soruda istenen kurumun işlevini ve kuruluş dönemini doğru tanımlamak için.
2
Seçenekler arasında bu özelliklerle eşleşen kurumu bulun.
Tercüme akademisi ve kütüphane niteliğindeki bu kurumun Beytülhikme olduğu tespit edilir.
Tercüme faaliyetleri ve bilim merkezi olarak kurulan yapının adını doğru belirlemek için.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Bilim Kurumları ve Beytülhikme
Soru 5893Soru

Roman ve hikaye türünde; yazarın daha önce yazılmış başka metinlerden aldığı tema, motif, karakter veya anlatım biçimlerini kendi eseriyle ilişkilendirerek yeni bir bağlamda kullanması esasına dayanan postmodern anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metinlerarasılık

Cevap

Metinlerarasılık tekniği, bir yazarın başka bir metinden aldığı öğeleri kendi eserinde yeni bir anlatı oluşturmak üzere kullanmasıdır.
Doğru cevap metinlerarasılıktır. Çünkü metinlerarasılık tekniğinde yazar, başka metinlerde yer alan ögeleri alıntı, pastiş, parodi veya gönderme gibi yollarla kendi eseriyle ilişkilendirir ve yeni bir metin oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki tanım incelenir.
Tanımda bir yazarın başka metinlerden aldığı ögeleri kendi eseriyle ilişkilendirerek yeni bir bağlamda kullanmasından bahsedildiği görülür.
Sorunun hangi anlatım tekniğine odaklandığını belirlemek.
2
Modernist ve postmodernist roman tekniklerinin tanımları hatırlanır.
Metinlerarasılık tekniğinin doğrudan bu tanıma karşılık geldiği, diğer tekniklerin farklı işlevleri olduğu belirlenir.
Doğru teknik ile çeldiriciler arasındaki farkı netleştirmek.
3
Doğru seçenek ile eşleştirme yapılır.
Tanıma uygun olan seçeneğin metinlerarasılık olduğu kesinleştirilir.
Çözümü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Metinlerarasılık tekniği
Tahmini Süre:45s
Soru 5894Soru

17. yüzyıl Fransız edebiyatında klasisizmin kurallarının (özellikle üç birlik kuralı, akıl ve sağduyu, ahlaki erdem) tam anlamıyla yerleşmediği bir geçiş döneminde kaleme alınan bu eser, büyük bir başarı kazanmasına rağmen dönemin edebiyat otoriteleri ve Fransız Akademisi tarafından sert eleştirilere maruz kalmıştır. Eleştirilerin odağında; eserin bir gün (yirmi dört saat) içinde geçmesine rağmen çok fazla olayı barındırması nedeniyle 'gerçeğe benzerlik' (vraisemblance) ilkesini zedelemesi ve başkahramanın babasını öldüren adamla evlenmeyi kabul etmesiyle 'töreye uygunluk' (bienséance) kuralını çiğnemesi yer alır.

Bu parçada bahsedilen edebi tartışmanın odağında yer alan ve Fransız klasisizminin trajedideki önemli temsilcilerinden biri olan yazar ile bahsi geçen eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pierre Corneille - Le Cid

Cevap

Pierre Corneille - Le Cid
Doğru seçenek Pierre Corneille - Le Cid eşleştirmesidir. Parçada ayrıntıları verilen edebi tartışma, edebiyat tarihinde 'Le Cid Tartışması' (Querelle du Cid) olarak adlandırılır. Corneille bu eserinde zaman birliğine uymuş görünse de olay örgüsünün çokluğu ve törelere aykırılık gerekçesiyle klasisizmin kuramsal çerçevesini çizen Fransız Akademisi tarafından eleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada sunulan edebi ipuçlarını ve tartışma ortamını analiz etmek.
Metinde 17. yüzyıl Fransız edebiyatında klasisizmin kurallarının tam yerleşmediği geçiş dönemine ait, Fransız Akademisi tarafından 'gerçeğe benzerlik' ve 'töreye uygunluk' kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle eleştirilen bir tiyatro eserinden bahsedilmektedir.
Tartışmanın hangi edebi akım ve tür etrafında şekillendiğini belirlemek amacıyla bu adım uygulanmıştır.
2
Parçada geçen olay örgüsü ve karakter kurgusu detaylarını değerlendirmek.
Eserde geçen 'başkahramanın babasını öldüren adamla evlenmeyi kabul etmesi' detayı, edebiyat tarihindeki ünlü 'Le Cid' tartışmasına ve eserin kadın kahramanı Chimene'in (Şimen) durumuna işaret etmektedir.
Bahsi geçen eseri olay örgüsündeki kritik ahlaki/törel çatışma üzerinden saptamak için bu adım gerçekleştirilmiştir.
3
Eserin yazarını ve doğru eşleştirmeyi saptamak.
Fransız klasisizminin trajedideki kurucu isimlerinden olan Pierre Corneille'in 'Le Cid' eseri, tüm bu tartışmaların merkezindeki yapıttır.
Yazar ve eser bilgilerini sentezleyerek doğru seçeneği belirlemek için bu sonuca varılmıştır.

Anahtar Kavram

Klasik Batı Edebiyatı Temsilcileri ve Klasisizm İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5895Soru

Bir edebiyat tarih��isi, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin önemli bir ismi hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktadır:

"Şiirlerinde memleket temalarını, Anadolu insanının hayatını ve folklorik zenginlikleri modern bir duyarlıkla birleştirmiştir. Hece ölçüsünü ustaca kullanarak halk şiirinin ses dünyasından yararlanmış; ancak bunu kuru bir taklitçilikten uzak, lirik bir söyleyişle gerçekleştirmiştir. Sivas'ta görev yaptığı yıllarda halk kültürüne yönelik derleme çalışmaları yapmış ve Türk edebiyatına Âşık Veysel gibi büyük bir değeri kazandırmıştır."

Bu parçada söz edilen ve Cumhuriyet Dönemi'nde "Millî Edebiyat zevkini sürdüren" şiir anlayışıyla eserler veren sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahmet Kutsi Tecer

Cevap

Ahmet Kutsi Tecer
Parçada bahsedilen hece ölçüsünü kullanma, memleket temaları, Sivas'taki folklor çalışmaları ve en önemlisi Âşık Veysel'i Türk edebiyatına tanıtma özellikleri Millî Edebiyat zevkini sürdüren şairlerden Ahmet Kutsi Tecer'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını (hece ölçüsü kullanımı, memleket temaları, Sivas'taki folklor çalışmaları ve Âşık Veysel'in keşfedilmesi) analiz etmek.
Bu özelliklerin Cumhuriyet Dönemi'nde 'Millî Edebiyat zevkini sürdüren' şiir anlayışına ait olduğunu belirlemek.
Şairin kimliğini tespit etmek için edebi yönelimi ile biyografik ve sanatsal özelliklerini birleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki şairlerin edebi yönelimlerini ve ayırt edici özelliklerini karşılaştırmak.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saf Şiir; Nâzım Hikmet ve Rıfat Ilgaz'ın Toplumcu Şiir; Kemalettin Kamu ve Ahmet Kutsi Tecer'in ise Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir anlayışına dahil olduğunu saptamak.
Yanlış seçenekleri edebi gruplarına göre elemek hedefe yaklaştırır.
3
Millî Edebiyat zevkini sürdüren iki şair arasından Âşık Veysel'i keşfeden ve folklor derlemeleriyle tanınan ismi belirlemek.
Bu şairin Ahmet Kutsi Tecer olduğunu kesinleştirmek.
Aynı şiir anlayışına sahip şairleri birbirinden ayıran özel nitelikleri kullanarak doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Şiirinde Millî Edebiyat Zevkini Sürdürenler ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5896Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı'nın (I. Yeni) şiiri sıradanlaştırma, vezin ve kafiyeyi dışlama, sanatsız söyleyişi benimseme gibi ilkelerine karşı çıkarak şiirsel estetiği, biçimsel özeni ve imge gücünü koruyan; fakat aynı zamanda kendine özgü bir modernleşme çizgisi yakalayan şairler 'Garip Dışında Yeniliği Sürdürenler' olarak değerlendirilir.

Buna göre, aşağıdaki şairlerden hangisinin bu grupta (Garip Dışında Yeniliği Sürdürenler) yer aldığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Melih Cevdet Anday

Cevap

Melih Cevdet Anday (Garip Akımı temsilcisidir)
Melih Cevdet Anday; Orhan Veli Kanık ve Oktay Rifat Horozcu ile birlikte Garip Akımı'nın (I. Yeni) kurucuları ve en önemli temsilcileri arasında yer alır. Bu nedenle, Garip dışında yeniliği sürdüren şairler grubunda değil, doğrudan Garip Akımı içinde değerlendirilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Garip Akımı (I. Yeni) ve Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir topluluklarının/yönelimlerinin temel özelliklerini ve temsilcilerini belirlemek.
Garip Akımı kurucuları Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu'dur. Garip dışında yeniliği sürdürenler ise Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Necati Cumalı gibi bağımsız şairlerdir.
Şairlerin edebi yönelimlerini doğru sınıflandırabilmek.
2
Seçeneklerdeki şairlerin bu edebi yönelimlerle eşleştirilmesini kontrol etmek.
Melih Cevdet Anday Garip Akımı temsilcisidir, diğer dört şair ise Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışına sahiptir. Dolayısıyla Melih Cevdet Anday bu grupta yer almaz.
Soruda istenen doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir temsilcilerinin ayırt edilmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5897Soru

II. Mahmud Dönemi'nde devlet teşkilatını modernize etmek ve merkezî otoriteyi güçlendirmek amacıyla çeşitli alanlarda köklü reformlar gerçekleştirilmiştir. Aşağıda verilen reformları, ilgili oldukları alanlar ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Vaka-i Hayriye ile Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılarak Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun kurulması
Divan-ı Hümayun'un kaldırılarak yerine Nezaretlerin (bakanlıkların) kurulması
Rüştiye mekteplerinin açılmas�� ve İstanbul'da ilköğretimin zorunlu hale getirilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması askerî alanla, Divan-ı Hümayun'un kaldırılarak nezaretlerin kurulması idari ve siyasi alanla, rüştiyelerin açılması ise eğitim ve kültür alanı ile eşleşmektedir.
Yeniçeri Ocağı'nın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye'nin kurulması askerî; Divan-ı Hümayun yerine nezaretlerin kurulması idari; rüştiye mekteplerinin açılması ise eğitim ve kültür alanındaki ıslahatlardandır.

Adım Adım Çözüm

1
Reformların niteliğini inceleyin.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması askerî, Divan'ın kaldırılması yönetimsel (idari), okulların açılması ise eğitsel birer faaliyettir.
Her reformun devlet teşkilatındaki ve toplumsal yaşamdaki amacını belirlemek doğru kategorizasyon için gereklidir.
2
Reformları ilgili alanlarla eşleştirin.
Yeniçeri Ocağı askerî alanla, Divan teşkilatı idari alanla, rüştiyeler ise eğitim alanıyla eşleşir.
Eşleştirme işleminin tarihsel mantık çerçevesinde tamamlanması sağlanır.

Anahtar Kavram

II. Mahmud Dönemi ıslahatlarının alanlarına göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5898Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde Balkanlar ve Rumeli coğrafyasında hâkimiyet kurma sürecine dair aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Çimpe Kalesi'nin alınması (1353), Edirne'nin fethi (1361), I. Kosova Savaşı (1389) ve Niğbolu Savaşı (1396) şeklindedir.
Osmanlı Devleti'nin Balkanlar ve Rumeli'deki fetih süreci sırasıyla; 1353'te Çimpe Kalesi'nin alınması (Orhan Bey), 1361'de Edirne'nin fethi (I. Murad), 1389'da I. Kosova Savaşı (I. Murad) ve 1396'da Niğbolu Savaşı (Yıldırım Bayezid) şeklinde gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda Çimpe Kalesi'nin alınması ilk sırada, Niğbolu Savaşı ise son sırada yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Rumeli'ye geçişin ilk aşamasını ve ilk iskan faaliyetlerinin başlangıcını tespit etmek.
Orhan Bey Dönemi'nde Bizans'a verilen askeri yardım karşılığında 1353'te Çimpe Kalesi'nin alınması ilk gelişmedir.
Çimpe Kalesi Osmanlı'nın Rumeli'deki ilk askeri üssüdür ve iskan politikasının bu bölgede uygulanmasının önünü açmıştır.
2
Balkanlar'daki fetihlerin yeni yönetim merkezinin belirlendiği gelişmeyi bulmak.
Sazlıdere Savaşı sonrasında 1361 yılında Edirne'nin fethi ve başkent yapılması ikinci sırada yer alır.
Edirne'nin fethi, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da kalıcı olma kararlılığını gösteren ve askeri operasyonları bu merkezden yönetmesini sağlayan kritik bir idari adımdır.
3
Balkan ittifaklarına karşı kazanılan ilk büyük askeri zaferi belirlemek.
I. Murad döneminde Haçlı ittifakına karşı kazanılan I. Kosova Savaşı (1389) üçüncü sırada yer alır.
Bu zaferle Balkan devletlerinin Osmanlı'yı bölgeden atma ümidi kırılmış, Osmanlı'nın askeri üstünlüğü kesinleşmiştir.
4
Balkanlar'daki sınırların pekiştiği ve bir krallığa son verildiği son dönemi belirlemek.
Yıldırım Bayezid dönemindeki Niğbolu Savaşı (1396) dördüncü sırada yer alır.
Haçlı ordusuna karşı kazanılan bu zaferle Bulgar Krallığı tamamen ilhak edilmiş ve Osmanlı'nın Balkanlar'daki hakimiyeti pekişmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki Fetih Süreci ve Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5899Soru

Aşağıda Karahanlılar ve Gazneliler dönemiyle ilgili bazı önemli siyasi ve dini gelişmeler karışık olarak verilmiştir. Bu gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak doğru sıralanışı: Karahanlı Devleti'nde İslamiyet'in resmi din kabul edilmesi, Gazneli Mahmut'un Hindistan seferlerine başlaması ve Gazneliler ile Selçuklular arasında Dandanakan Savaşı'nın yapılması şeklindedir.
Karahanlılar'ın İslamiyet'i kabulü 10. yüzyılın ortalarında, Gazneli Mahmut'un Hindistan seferleri 11. yüzyılın başında ve Dandanakan Savaşı ise 1040 yılında gerçekleştiği için doğru kronolojik sıralama bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
Karahanlılar'ın İslamiyet'i kabul dönemini belirleme
Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i kabulü 10. yüzyılın ortalarına (yaklaşık 940'lar) dayanır.
Karahanlılar, Orta Asya'da İslamiyet'i kabul eden ilk büyük Türk devletidir ve bu gelişme kronolojik olarak en eskidir.
2
Gazneli Mahmut'un Hindistan seferlerinin dönemini belirleme
Gazneli Mahmut'un Hindistan'a düzenlediği 17 seferden ilki 11. yüzyılın hemen başında (1001 yılında) gerçekleşmiştir.
Bu seferler Karahanlılar'ın İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesinden daha sonraki bir döneme denk gelir.
3
Dandanakan Savaşı'nın tarihini belirleme
Dandanakan Savaşı 1040 yılında yapılmıştır.
Gazneliler ile Büyük Selçuklular arasındaki bu savaş, listedeki en son kronolojik gelişmedir ve Gaznelilerin yıkılış sürecini başlatmıştır.

Anahtar Kavram

Karahanlılar ve Gazneliler dönemi olaylarının kronolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5900Soru

Aşağıdaki Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosu yazarlarını, kendileriyle özdeşleşen en önemli eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Haldun Taner
Güngör Dilmen
Orhan Asena

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Haldun Taner - Keşanlı Ali Destanı, Güngör Dilmen - Canlı Maymun Lokantası, Orhan Asena - Hürrem Sultan
Yazarlar ile en bilinen eserleri eşleştirildiğinde; Haldun Taner Keşanlı Ali Destanı ile, Güngör Dilmen Canlı Maymun Lokantası ile, Orhan Asena ise Hürrem Sultan ile doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Haldun Taner'in eserlerini hatırlama
Haldun Taner'in Keşanlı Ali Destanı oyununu yazdığı belirlenir.
Yazarı en ünlü eseriyle eşleştirmek için.
2
Güngör Dilmen'in eserlerini hatırlama
Güngör Dilmen'in Canlı Maymun Lokantası oyununu yazdığı belirlenir.
Absürt tiyatro türündeki bu eserin yazarıyla eşleştirilmesi gerekir.
3
Orhan Asena'nın eserlerini hatırlama
Orhan Asena'nın Hürrem Sultan oyununu yazdığı belirlenir.
Tarihî tiyatro türündeki bu eserin yazarıyla eşleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi tiyatro yazarları ve en bilinen eserleri
ÖncekiSayfa 295 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin