Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5901Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde dini inanışlar, sanatsal faaliyetler ve bilimsel/kültürel uğraşlara ait kavramların doğru anlaşılması önem taşımaktadır. Buna g��re, sol tarafta verilen kavramları sağ tarafta yer alan işlevleri veya açıklamaları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kurgan
Balbal
Bedizci
Baksı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kurgan kavramı ahiret inancını yansıtan yığma mezar açıklamasıyla, balbal kavramı mezar başına dikilen düşman tasvirleriyle, bedizci kavramı duvar resmi yapan ressamlarla, baksı kavramı ise dinsel törenleri yöneten ve hekimlik yapan kişilerle eşleşmelidir.
Kurgan kavramı değerli eşyaların yer aldığı oda mezarlarla, balbal mezar başındaki düşman heykelleriyle, bedizci Uygur duvar resmi sanatçılarıyla ve baksı ise şamanik dinsel törenlerin hekimlikle bütünleşmiş haliyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurgan kavramının anlamını belirleme
Kurganların ahiret inancıyla ilişkili eşyalı mezarlar olduğu tespit edilir.
Kurganlar, göçebe yaşamda taşınabilir sanat eserlerini ve öteki dünya inancını temsil eder.
2
Balbal kavramının anlamını belirleme
Balbalların mezar taşları/heykelleri olduğu ve heykel sanatının ilk örnekleri sayıldığı tespit edilir.
Savaşçının mezarının etrafına dikilen taşlar hem inanç hem de sanat tarihi açısından önemlidir.
3
Bedizci kavramının anlamını belirleme
Bedizcilerin Uygurlar döneminde tapınak duvarlarını resimleyen sanatçılar (ressamlar) olduğu tespit edilir.
Yerleşik yaşama geçişle birlikte tapınak mimarisinde gelişen resim sanatı icracılarını tanımlar.
4
Baksı kavramının anlamını belirleme
Baksıların din adamı olmanın yanında hekimlik (tıp/bilim) yapan kişiler olduğu tespit edilir.
İlk Türklerde din, tıp ve sanatın (kam/baksıların müzik ve tedavi rolleri) iç içe geçtiğini gösterir.

Anahtar Kavram

İlk Türklerde inanç sistemlerinin (Şamanizm, Gök Tanrı) ve yerleşik yaşama geçişin sanat (mimari, heykel, resim) ve bilimsel uğraşlar (hekimlik) üzerindeki etkileri.
Soru 5902Soru

Aşağıda sol sütunda verilen modernist ve avangart edebi akımları, sağ sütundaki temel felsefi yönelimleri ve karakteristik özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dadaizm
Ekspresyonizm
Egzistansiyalizm
Kübizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dadaizm akımı kuralsızlık estetiğiyle (Kelimeleri bilinen anlamlarından koparıp rastgele bir araya getirerek...), ekspresyonizm iç dünyanın dışa vurulmasıyla (Nesnelerin ve dış dünyanın görünen gerçekliğini bozarak...), egzistansiyalizm özün yaratılmasıyla (İnsanın bu dünyaya fırlatılmış bir varlık olduğunu...) ve kübizm geometrik tasvirle (Varlığı sadece tek bir bakış açısından değil...) eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmeler, modernist ve avangart akımların edebi ve felsefi bildirilerindeki anahtar kavramlarla birebir örtüşmektedir. Dadaizm mutlak kuralsızlıkla, ekspresyonizm içsel deformasyonla, egzistansiyalizm varoluşun özden önce gelmesiyle, kübizm ise geometrik çok boyutlulukla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dadaizm akımının temel niteliklerini belirlemek.
Dadaizmin kuralsızlığı kural edindiği ve geleneksel tüm dil kurallarını dışladığı bilgisiyle sağ sütundaki kuralsızlık estetiğine odaklanan tanım eşleştirilir.
Dadaizmin yıkıcı ve anarşist dil anlayışını tanımlayan doğru ifadeyi saptamak için.
2
Ekspresyonizm (dışavurumculuk) akımının karakteristik özelliklerini analiz etmek.
Dış dünyanın nesnel gerçekliğini reddedip bireysel iç dünyayı, çığlığı ve ruhsal gerilimleri deforme edilmiş formlarla dışa vuran tanım ile ekspresyonizm eşleştirilir.
Ekspresyonizmin nesnel gerçekliği bozma ve içsel çığlığı yansıtma amacını ortaya koymak için.
3
Egzistansiyalizm ve kübizm akımlarının tanımlarını çözümlemek.
İnsanın varoluşunu ve kendi özünü yaratmasını savunan tanım egzistansiyalizmle; varlığı geometrik yüzeylerle ve çok boyutlu ele alan tanım ise kübizmle eşleştirilir.
Kalan iki akımın felsefi ve sanatsal sınırlarını belirleyip eşleştirmeyi tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Modernist ve Avangart Akımların Temel Felsefeleri ve Sanatsal İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5903Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde imgeye dayalı kapalı bir anlatımı savunan, dilin alışılmış kalıplarını yıkarak yeni bir söyleyiş arayan İkinci Yeni şiir topluluğunun temsilcileri arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orhan Veli Kanık

Cevap

Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Kanık, Türk şiirinde sadeliği, konuşma dilini ve sıradan insanları konu alan Garip (Birinci Yeni) hareketinin kurucusudur. İkinci Yeni şiiri ise tam tersine imgeci, soyut ve kapalı bir dili savunur. Bu nedenle Orhan Veli Kanık, İkinci Yeni topluluğu içinde gösterilemez.

Adım Adım Çözüm

1
İkinci Yeni şiir anlayışın��n genel niteliklerini hatırlama
İkinci Yeni; imgeci, kapalı, soyut anlatımı benimseyen ve dilin sınırlarını zorlayan bir şiir hareketidir.
Soruda istenen topluluğun özelliklerini belirleyip temsilcileriyle eşleştirmek amacıyla bu adım atılır.
2
Seçeneklerdeki şairlerin edebi topluluklarını belirleme
Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar ve İlhan Berk İkinci Yeni şairleridir; Orhan Veli Kanık ise Garip (Birinci Yeni) akımının temsilcisidir.
Topluluk dışı olan şairi tespit etmek için şairlerin edebi kimlikleri çözümlenir.
3
Garip akımı ile İkinci Yeni arasındaki farkı göz önünde bulundurarak doğru seçeneğe ulaşma
Orhan Veli Kanık, İkinci Yeni'nin kapalı anlatımının aksine yalınlığı savunan Garip akımının öncüsüdür, bu yüzden İkinci Yeni temsilcisi olamaz.
İki akım arasındaki zıtlığı doğrulayarak doğru cevabı kesinleştirmek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

İkinci Yeni şairleri ile Garip akımı şairleri arasındaki farklar
Soru 5904Soru

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi roman ve hikayesinde yazarlar, eserlerinde belirli coğrafi bölgeleri ve bu bölgelerin kendine özgü sosyo-ekonomik sorunlarını merkez edinmişlerdir.

Aşağıda sol sütunda verilen toplumcu gerçekçi yazarlar ile sağ sütunda verilen bu yazarların odaklandığı coğrafi/tematik alanları ve temsilci eserlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kemal Bilbaşar
Samim Kocagöz
Dursun Akçam
Orhan Kemal

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kemal Bilbaşar - Cemo/Memo (Doğu Anadolu feodal yapısı); Samim Kocagöz - Yılan Hikayesi/Bir Karış Toprak (Menderes Vadisi/Söke toprak kavgaları); Dursun Akçam - Kanlı Derenin Kurtları/Kaf Dağı'nın Arkası (Kars/Ardahan köylü yaşamı); Orhan Kemal - Bereketli Topraklar Üzerinde/Gurbet Kuşları (Çukurova/İstanbul işçi sınıfı).
Doğru eşleştirme şu şekildedir: Kemal Bilbaşar, Doğu Anadolu'daki feodal düzeni ve töreleri anlatan 'Cemo' ve 'Memo' eserleriyle sağ sütundaki dördüncü açıklamayla; Samim Kocagöz, Ege bölgesindeki (Söke/Menderes Vadisi) toprak kavgalarını ve makineleşmeyi anlatan 'Yılan Hikayesi' ve 'Bir Karış Toprak' eserleriyle ikinci açıklamayla; Dursun Akçam, Kars/Ardahan dolaylarındaki yoksul köylü yaşamını anlatan 'Kanlı Derenin Kurtları' ve 'Kaf Dağı'nın Arkası' eserleriyle üçüncü açıklamayla; Orhan Kemal ise Çukurova ve İstanbul'daki işçi sınıfının yaşam mücadelesini ele alan 'Bereketli Topraklar Üzerinde' ve 'Gurbet Kuşları' eserleriyle birinci açıklamayla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların eserlerini ve odaklandıkları bölgeleri analiz etmek.
Kemal Bilbaşar'ın Doğu Anadolu'yu (Cemo), Samim Kocagöz'ün Ege'yi (Yılan Hikayesi), Dursun Akçam'ın Kars/Ardahan çevresini (Kanlı Derenin Kurtları) ve Orhan Kemal'in Çukurova/İstanbul hattını (Bereketli Topraklar Üzerinde) işlediği belirlenir.
Toplumcu gerçekçi yazarların bölgesel eğilimlerini doğru eşleştirebilmek için eser-coğrafya ilişkisinin kurulması gerekir.
2
Yazarlar ile sağ sütundaki tematik ve coğrafi açıklamaları eşleştirmek.
Kemal Bilbaşar Doğu Anadolu feodalitesiyle, Samim Kocagöz Menderes Vadisi toprak kavgalarıyla, Dursun Akçam Kars köylülerinin mücadelesiyle, Orhan Kemal ise Çukurova ve İstanbul işçilerinin dramıyla eşleşir.
Yazarların edebi kimlikleri ve eserlerinin tematik içerikleri bu eşleşmeleri zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Toplumcu Gerçekçi Hikaye ve Romanında Coğrafya, Tema ve Eser Eşleştirmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5905Soru

Tarih öncesi dönemlerde Anadolu'da yaşanan sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişim süreci göz önüne alındığında, aşağıda verilen gelişmelerin eskiden yeniye doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Karain ve Yarımburgaz'daki avcı-toplayıcı yaşam, Beldibi ve Öküzini'deki mikrolit aletler ile köpeğin evcilleştirilmesi, Çayönü ve Çatalhöyük'teki tarımsal üretim ve yerleşik yaşam, son olarak da Alacahöyük ve Truva'da tuncun işlenmesiyle şehir yerleşimlerinin kurulması şeklinde kronolojik olarak eskiden yeniye doğru olmalıdır.
Doğru kronolojik sıralama, insanlığın teknolojik ve sosyal gelişim aşamalarını takip eder. İlk sırada en eski dönem olan Paleolitik Çağ'ı temsil eden Karain ve Yarımburgaz mağaralarındaki avcı-toplayıcı göçebe yaşam yer alır. Ardından geçiş dönemi olan Mezolitik Çağ'ı temsil eden Beldibi ve Öküzini mağaralarındaki mikrolit alet kullanımı gelir. Üçüncü sırada yerleşik yaşam ve tarımsal üretimin başladığı Neolitik Çağ'ı temsil eden Çayönü ve Çatalhöyük yerleşmeleri bulunur. Son sırada ise maden çağlarından Tunç Çağı'nı temsil eden Alacahöyük ve Truva'daki tunç araç-gereç üretimi ve şehir yerleşmeleri yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Paleolitik Çağ buluntularının tespit edilmesi
Yarımburgaz and Karain mağaralarındaki avcı-toplayıcı göçebe yaşamın Paleolitik Çağ'a (Eski Taş) ait olduğu belirlenir.
Paleolitik Çağ, insanlık tarihinin en uzun ve en eski dönemidir.
2
Mezolitik Çağ buluntularının kronolojideki yerinin bulunması
Beldibi ve Öküzini mağaralarındaki mikrolit aletler ve köpeğin evcilleştirilmesi gelişmelerinin Mezolitik Çağ'a (Orta Taş) ait olduğu belirlenir.
Mezolitik Çağ, Paleolitik ile Neolitik arasında yer alan bir geçiş dönemidir.
3
Neolitik Çağ yerleşik yaşam ve üretim faaliyetlerinin konumlandırılması
Çayönü ve Çatalhöyük'teki tarım, yerleşik yaşam ve çanak çömlek üretiminin Neolitik Çağ'a (Yeni Taş) ait olduğu belirlenir.
Tarımsal üretim ve yerleşik hayat Mezolitik Çağ'dan sonra, Yeni Taş Çağı'nda gerçekleşmiştir.
4
Maden Çağları gelişmelerinin en son sıraya yerleştirilmesi
Alacahöyük ve Truva'da bakır ve kalay alaşımı olan tuncun kullanılması ve şehir yerleşimlerinin oluşması Tunç Çağı'na ait en son gelişme olarak belirlenir.
Maden Çağları, Taş Çağları'nı takip eden ve tarih öncesi dönemin en gelişmiş evrelerini oluşturan dönemdir.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi çağların kronolojik özellikleri ve Anadolu'daki önemli arkeolojik merkezler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5906Soru

İlk Çağ'da İran coğrafyasında büyük bir imparatorluk kuran Persler, ülke topraklarının genişlemesi üzerine ülkeyi 'satraplık' adı verilen eyaletlere bölmüş ve bu eyaletlerin başına merkezden valiler atamışlardır.

Perslerin bu uygulamayla aşağıdakilerden hangisini doğrudan amaçladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi otoriteyi korumak ve genişleyen sınırların yönetimini kolaylaştırmak

Cevap

Merkezi otoriteyi korumak ve genişleyen sınırların yönetimini kolaylaştırmak
Persler, sınırları Hindistan'dan Ege kıyılarına kadar uzanan devasa bir imparatorluk kurmuşlardır. Bu kadar geniş toprakları tek bir merkezden yönetmek imkansız olduğu için ülkeyi 'satraplık' adı verilen eyaletlere ayırmışlardır. Bu eyaletlerin başına doğrudan merkezden (kral tarafından) valiler (satrap) atanması ve bu valilerin kralın gönderdiği müfettişlerce denetlenmesi, merkezi otoritenin taşrada güçlü kalmasını ve ülkenin yönetiminin kolaylaştırılmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Perslerin ülkeyi satraplıklara bölme ve merkezden vali atama faaliyetini analiz etmek.
Bu uygulamanın idari ve siyasi kontrolü sağlama amaçlı olduğu belirlenir.
Ülke sınırlarının çok genişlemesi nedeniyle tek bir merkezden yönetimin zorlaşması, eyalet sistemini zorunlu kılmıştır.
2
Merkezden vali atamanın siyasi etkisini değerlendirmek.
Valilerin doğrudan kral tarafından atanması ve görevden alınabilmesinin merkezi otoriteyi koruduğu sonucuna varılır.
Valilerin yerel birer bağımsız güç olmasını engellemek ve doğrudan hükümdarın emirlerini uygulamasını sağlamak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Pers İmparatorluğu'nda satraplık sistemi ve merkezi otoritenin korunması
Soru 5907Soru

Milli Edebiyat Dönemi şiir ortamında tek bir estetik çizgiden söz etmek mümkün değildir. Aynı dönemde eser veren sanatçılardan;

* K şairi: Sanatı fikrin emrinde görerek Türkçülük düşüncesini halka benimsetmek amacıyla didaktik manzumeler kaleme almıştır.
* L şairi: Dilde sadeleşmeyi savunmakla birlikte şiirsel musikiyi ön plana çıkarmış, "hâlis şiir" peşinde koşarak aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır.
* M şairi: Şiiri toplumun dertlerini anlatmada bir araç olarak kullanmış; realizm akımının etkisiyle sokaktaki halkın yaşantısını ve konuşma dilini aruz ölçüsüyle manzum hikâyelere taşımıştır.

Bu açıklamalardan hareketle, aşağıdakilerin hangisinde K, L ve M şairlerini temsil eden eserler sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kızıl Elma - Kendi Gök Kubbemiz - Safahat

Cevap

Kızıl Elma - Kendi Gök Kubbemiz - Safahat sıralamasının yer aldığı seçenek
Kızıl Elma - Kendi Gök Kubbemiz - Safahat sıralamasını içeren seçenek doğrudur. Çünkü K şairi didaktik ve Türkçü nitelikleriyle öne çıkan Ziya Gökalp'tir ve eseri Kızıl Elma'dır. L şairi dilde sadeleşmeyi savunup aruzla saf şiir yazan Yahya Kemal Beyatlı'dır ve eseri Kendi Gök Kubbemiz'dir. M şairi ise realizmin etkisiyle manzum hikâyeler kaleme alan Mehmet Âkif Ersoy'dur ve eseri Safahat'tır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde özellikleri açıklanan K şairini ve eserini belirlemek.
Sanatı fikrin emrinde gören didaktik Türkçü şair Ziya Gökalp'tir. Şiir türündeki eseri Kızıl Elma'dır.
Milli Edebiyat'ın düşünce yapısını şiire aktaran ilk şairin tespit edilmesi gerekir.
2
Metinde özellikleri açıklanan L şairini ve eserini belirlemek.
Sade Türkçe ile aruz ölçüsünü birleştirip musiki ve ahenk odaklı saf şiir yazan sanatçı Yahya Kemal Beyatlı'dır. Şiir kitabı Kendi Gök Kubbemiz'dir.
Dönemden bağımsız kalarak öz şiir (saf şiir) anlayışını benimseyen temsilcinin bulunması gerekir.
3
Metinde özellikleri açıklanan M şairini ve eserini belirlemek.
Realist bir bakış açısıyla sokaktaki insanı ve toplumsal sorunları manzum hikâye formunda aruzla yazan şair Mehmet Âkif Ersoy'dur. Şiirlerini topladığı külliyat ise Safahat'tır.
Halkın yaşayış tarzını şiire yansıtan manzum hikâyeciliğin öncüsünün tespit edilmesi gerekir.
4
Bulunan eserleri sırasıyla bir araya getirerek doğru seçeneği işaretlemek.
Sıralama sırasıyla Kızıl Elma, Kendi Gök Kubbemiz ve Safahat şeklinde olmalıdır.
Soruda istenen K, L ve M şairlerine ait doğru eşleştirmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Eğilimleri ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5908Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı eğilimleri ve bu eğilimlerin bi��im/içerik özelliklerini araştıran bir öğrenci, aşağıdaki üç dize grubunu derlemiştir:

I. Şiir
*Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?*
*Benim mi Allahım bu çizgili yüz?*
*Ya gözler altındaki mor halkalar?*
*Neden böyle düşman görünürsünüz,*
*Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?*

II. Şiir
*Ben yanmasam*
*sen yanmasan*
*biz yanmasak,*
*nasıl çıkar karanlıklar ayd��nlığa...*

III. Şiir
*Gurbet o kadar acı*
*Ki ne varsa içimde,*
*Hepsi bana yabancı,*
*Hepsi başka biçimde.*

Bu şiirlerin temsil ettiği şiir anlayışları ve dil/biçim özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. şiir, bireysel bir yalnızlığı işlediği için Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir kapsamında değerlendirilemez; çünkü bu şiir anlayışı yalnızca yurt sevgisi ve kahramanlık gibi milli temalarla sınırlandırılmıştır.

Cevap

Üçüncü şiirin bireysel bir temayı (gurbet) işlemesi nedeniyle Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirten yargı söylenemez.
Kemalettin Kamu'nun 'Gurbet' adlı şiirinden alınan üçüncü dize grubu, bireysel bir duyarlılığı işlemekle birlikte, yalın Türkçesi ve hece ölçüsüyle Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir geleneğinin bir parçasıdır. Bu şiir anlayışının yalnızca yurt sevgisi ve kahramanlık gibi temalarla sınırlı olduğunu ve bu nedenle bu şiirin o sınıfa dâhil edilemeyeceğini savunan seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dize gruplarının biçim, dil ve içerik yönünden analiz edilerek Cumhuriyet Dönemi şiir eğilimleriyle eşleştirilmesi.
I. dize grubu Saf Şiir (Cahit Sıtkı Tarancı), II. dize grubu Toplumcu Gerçekçi Şiir (Nâzım Hikmet), III. dize grubu ise Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir (Kemalettin Kamu) olarak belirlenir.
Şiir anlayışlarının temel özelliklerini karşılaştırabilmek.
2
Üçüncü şiirdeki kafiye ve redif yapısının analiz edilmesi.
'iç-im-de' ve 'biçim-de' kelimelerindeki '-de' bulunma hal eki görevdeş olduğu için rediftir, geriye kalan 'içim' ve 'biçim' arasındaki 4 ses benzerliği zengin kafiyedir.
Dil ve biçim özelliklerinin doğruluğunu kontrol etmek.
3
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin tema sınırlarının değerlendirilmesi.
Bu şiir anlayışının sadece milli ve epik temalarla sınırlı olmadığı, gurbet, aşk ve yalnızlık gibi bireysel konuları da sade dille ve heceyle işlediği saptanır.
Seçeneklerdeki savların doğruluğunu test etmek.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi şiir anlayışlarında tema ve biçim çeşitliliği, Millî Edebiyat zevkini sürdüren şairlerin bireysel temalara yaklaşımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5909Soru

Modern dünya edebiyatının yönünü değiştiren 19. ve 20. yüzyıl Batı yazarları, eserlerinde hem tematik hem de teknik açıdan devrim niteliğinde yenilikler sunmuştur. Buna göre, sol sütunda verilen sanatsal eğilimleri ve eserleri sağ sütundaki yazar isimleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanlarında bilinç akışı tekniğini kadın duyarlılığıyla birleştirerek zamanın doğrusal akışını kıran, 'Mrs. Dalloway' ve 'Deniz Feneri' adlı yapıtlarında bireyin iç dünyasındaki anlık dalgalanmaları işleyen yazar.
'Büyülü Dağ' adlı başyapıtında bir sanatoryum atmosferi üzerinden burjuva toplumunun ahlaki ve entelektüel çöküşünü simgesel bir dille sorgulayan, Alman edebiyatının öncü modernist romancısı.
Bireyin mutlak özgürlüğünü ve kendi varoluşunu kendisinin yaratmak zorunda olduğunu savunan varoluşçuluk (egzistansiyalizm) felsefesini, başkahramanı Antoine Roquentin üzerinden 'Bulantı' romanında somutlaştıran yazar.
Gerçekçi anlatımı düşsel, efsanevi ve fantastik ögelerle harmanlayan 'büyülü gerçekçilik' akımının öncüsü olan; Macondo kasabası ekseninde bir ailenin dramını aktardığı 'Yüzyıllık Yalnızlık' romanıyla tanınan yazar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Virginia Woolf, Thomas Mann, Jean-Paul Sartre ve Gabriel García Márquez sırasıyla doğru eşleşmeleri oluşturmaktadır.
Sol sütundaki açıklamalar, modernist ve 20. yüzyıl Batı edebiyatının öncü yazarlarının kendilerine özgü anlatım teknikleri (bilinç akışı, büyülü gerçekçilik), felsefi akımları (varoluşçuluk) ve başyapıtları ile eşleştirildiğinde tam bir uyum sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklama analiz edilir.
'Mrs. Dalloway', 'Deniz Feneri' ve kadın duyarlılığıyla bilinç akışı tekniği Virginia Woolf ile eşleştirilir.
Bu eserler ve teknikler yazarın modernist edebiyattaki en belirgin imzasıdır.
2
İkinci açıklama analiz edilir.
'Büyülü Dağ' eseri, sanatoryum ortamı ve burjuva eleştirisi Thomas Mann ile eşleştirilir.
Thomas Mann, bu eserinde Avrupa burjuvazisinin çöküşünü simgesel olarak anlatır.
3
Üçüncü açıklama analiz edilir.
Varoluşçuluk felsefesi, Antoine Roquentin karakteri ve 'Bulantı' romanı Jean-Paul Sartre ile eşleştirilir.
Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğun edebiyattaki en ünlü temsilcisi olup Bulantı romanının yazarıdır.
4
Dördüncü açıklama analiz edilir.
'Büyülü gerçekçilik' akımı, Macondo kasabası ve 'Yüzyıllık Yalnızlık' romanı Gabriel García Márquez ile eşleştirilir.
Gabriel García Márquez büyülü gerçekçiliğin dünya edebiyatındaki en büyük temsilcilerindendir.

Anahtar Kavram

19. ve 20. Yüzyıl Batı Edebiyatı yazarlarının üslup, felsefe ve eser bazında eşleştirilmesi.
Soru 5910Soru

Anadolu medeniyetlerine ait arkeolojik buluntular ile yazılı kaynaklar, bu medeniyetlerin siyasi, ekonomik ve kültürel yapıları hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

Aşağıda İlk Çağ Anadolu uygarlıklarına ait bazı tarihi kaynak/buluntu örnekleri ile bu buluntuların tarihsel analizleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki kaynak/buluntu örneklerini sağ sütundaki doğru tarihsel analizlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kralın gücünün aristokratik bir kurul (Pankuş) tarafından denetlendiğini gösteren ferman metinleri ile kralların zaferleri yanında yenilgilerini de kaydettiği tanrılara sunulan hesap raporları
Kral Midas’ın mezarı olduğu düşünülen Gordion Büyük Tümülüsü'nde yapılan kazılarda bulunan ahşap mobilya kalıntıları, geometrik motifli metal fibulalar ve gelişmiş dokuma aletleri
Van Kalesi yakınlarında bulunan ve üzerinde Urartu krallarının tarım alanlarını sulamak amacıyla yaptırdığı bentler ile Şamran adı verilen su kanallarından bahseden çivi yazılı steller
Ege kıyılarında kurulan Milet ve Efes gibi kent devletlerindeki agora kalıntıları ile Akdeniz ve Karadeniz havzalarında kurulan ticaret istasyonlarına (koloni) dair arkeolojik veriler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Pankuş meclisi ve anal yıllıkları içeren Hitit buluntusu, meşruti monarşi ve objektif tarih yazıcılığı analiziyle; Gordion'daki ahşap ve fibula gibi Frig buluntuları, el sanatları ve marangozluk analiziyle; Urartulara ait Şamran su kanalı ve bent yazıtları, kuraklıkla mücadele ve bayındırlık analiziyle; İyon kentlerindeki agora ve kolonicilik verileri ise merkeziyetçi olmayan özgür düşünce ve deniz ticareti analiziyle eşleşir.
Sol sütundaki tarihi buluntuların ve belgelerin her biri, sağ sütundaki uygun sosyo-ekonomik ve politik analizlerle doğrudan eşleşmektedir. Hititlerin Pankuş meclisi ve anal yazıtları meşruti monarşi ve objektif tarih yazıcılığına; Friglerin Gordion buluntuları el sanatları ve marangozluk tekniklerine; Urartuların Şamran kanalı su bentleri kuraklıkla mücadele ve tarımsal bayındırlığa; İyonların liman kentleri ve kolonicilik faaliyetleri ise merkeziyetçi olmayan yapı, özgür düşünce ogora yapısı ve deniz ticaretine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci kaynak/buluntu grubunu analiz etmek
Pankuş meclisi ve kralların tanrıya hesap vermek amacıyla yenilgilerini de yazdığı yıllıklar (anallar), Hititlerin meşruti yapısına ve objektif tarih anlayışına işaret eder.
Hititler dönemine ait yazılı belgelerin devlet yönetimi ve tarih yazımı üzerindeki etkisini tespit etmek.
2
İkinci kaynak/buluntu grubunu analiz etmek
Gordion'daki ahşap işçiliği, fibula örnekleri ve dokuma aletleri, Friglerin el sanatlarındaki, madencilikteki ve dokumacılıktaki uzmanlığını kanıtlar.
Frig medeniyetinin sanatsal ve ekonomik faaliyetlerinin arkeolojik buluntularla ilişkisini kurmak.
3
Üçüncü kaynak/buluntu grubunu analiz etmek
Urartuların merkezi Van (Tuşpa) ve çevresinde yaptırdığı sulama kanalları (Şamran) ile bent yazıtları, coğrafi şartlara karşı tarımı koruma ve bayındırlık yatırımlarını gösterir.
Urartuların coğrafi koşullarla mücadelesini ve devletin tarımsal yatırımlarını anlamak.
4
Dördüncü kaynak/buluntu grubunu analiz etmek
Ege kıyılarındaki liman kentlerinde (Milet, Efes) polis örgütlenmesi ve kolonicilik faaliyetleri, İyonlardaki özgür düşünce ortamı ve deniz ticaretiyle doğrudan ilişkilidir.
İyonya'daki demokratik/özgür düşünce yapısının ve ticari faaliyetlerin entelektüel gelişimle bağını kurmak.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Anadolu medeniyetlerine ait arkeolojik ve yazılı kaynakların, devlet yönetimi, ekonomik yapı, bilimsel faaliyetler ve coğrafi uyum üzerindeki tarihsel yansımaları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5911Soru

II. Mahmud Dönemi'nde Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla devletin askerî yapısında köklü bir değişim yaşanmıştır.

Tarihte 'Vaka-i Hayriye' olarak adlandırılan bu gelişmenin ardından padişahın emriyle kurulan yeni modern ordu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asakir-i Mansure-i Muhammediye

Cevap

Asakir-i Mansure-i Muhammediye
Yeniçeri Ocağı'nın 1826 yılında kaldırılmasının (Vaka-i Hayriye) ardından, II. Mahmud tarafından bu ocağın yerine batı tarzında eğitim alan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının (Vaka-i Hayriye) II. Mahmud Dönemi'nde 1826 yılında gerçekleştiğini tespit etmek.
Askeri alandaki bu büyük değişimin ardından yeni bir ordu kurulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Soruda sorulan ordunun hangi tarihsel olaydan sonra kurulduğunu belirlemek için.
2
Osmanlı Devleti'nin farklı dönemlerindeki batı tarzı askeri reformları ve kurulan orduları incelemek.
III. Selim döneminde Nizam-ı Cedit ordusunun kurulduğu, II. Mahmud döneminde ise Yeniçerilerin yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye'nin kurulduğu bilgisine ulaşılır.
Doğru dönem ve doğru askeri teşkilat eşleştirmesini yapmak için.
3
Seçeneklerdeki orduları karşılaştırarak II. Mahmud'un kurduğu modern orduyu seçmek.
Asakir-i Mansure-i Muhammediye seçeneği doğru olarak belirlenir.
YKS müfredatında yer alan temel dönem bilgilerine dayanarak yanlış alternatifleri elemek için.

Anahtar Kavram

Vaka-i Hayriye sonrasında Asakir-i Mansure-i Muhammediye'nin kurulması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5912Soru

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanında önemli bir yeri olan bu yapıtta, Toroslar'ın bir dağ köyü olan Yalak köylülerinin, geçinebilmek amacıyla her yıl Çukurova'ya pamuk toplamaya inişlerinin çileli yolculuğu anlatılır. Yazar; doğanın sert koşullarını, köylünün çaresizliğini, borç sarmalını ve bu zorluklar karşısında kendi içlerinden bir 'kurtarıcı/veli' (Taşbaşoğlu) yaratma eğilimlerini destansı bir dille aktarır. Meryemce Ana ve Uzun Ali gibi karakterlerin psikolojileri ve doğayla mücadeleleri romanın merkezinde yer alır.

Bu parçada söz edilen ve yazarın 'Dağın Öte Yüzü' üçlemesinin ilk kitabı olan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortadirek

Cevap

Ortadirek
Parçada tasvir edilen olaylar, mekânlar (Yalak köyü, Çukurova yolu) ve Meryemce Ana, Uzun Ali, Taşbaşoğlu gibi kilit karakterler Yaşar Kemal'in 'Dağın Öte Yüzü' üçlemesinin ilk cildi olan Ortadirek romanına aittir. Roman, pamuk toplamak için göç eden köylülerin yaşadığı dramı, doğayla olan acımasız mücadelelerini ve toplumsal sömürüyü işler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen olay örgüsünü, mekânı ve kahraman kadrosunu analiz etme.
Eserde Toroslar'dan Çukurova'ya göç eden Yalak köyü köylüleri, pamuk toplama işi, Meryemce Ana, Uzun Ali ve Taşbaşoğlu karakterleri tespit edilmiştir.
Toplumcu gerçekçi romanların ayırt edici unsurları kahramanlar ve mekân ilişkisidir.
2
Yazarın 'Dağın Öte Yüzü' üçlemesi bilgisiyle eşleştirme yapma.
Dağın Öte Yüzü üçlemesi Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu romanlarından oluşur. İlk kitap Ortadirek'tir.
Soruda hedeflenen eserin tam adını belirlemek için üçleme bilgisi anahtar rol oynar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında eser-yazar-karakter eşleştirmesi
Soru 5913Soru

Modernist ve avangart edebi akımlar, geleneksel anlatı yöntemlerine ve gerçeğin nesnel tasvirine karşı çıkarak bireyin iç dünyasına, bilinçaltına, hız ve makineleşmeye ya da kuralsızlığa yönelmişlerdir.

Buna göre, aşağıdaki metin parçalarından hangisi ayraç içinde verilen akımın edebi anlayışıyla uyuşmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Masanın üzerinde duran gaz lambası sarımtırak, loş bir ışık yayıyordu. Duvardaki eski saat, her saniye ağır bir tıkırtıyla odanın sessizliğini bölüyordu. Köşedeki kadife koltuğun kenarları aşınmış, tahta kısımları yer yer cilasını kaybetmişti. (Egzistansiyalizm)

Cevap

Egzistansiyalizm (varoluşçuluk) olarak belirtilen ve odadaki gaz lambası ile koltuğun tasvir edildiği metin parçası.
Egzistansiyalizm (varoluşçuluk) olarak etiketlenen metin parçası, nesnelerin ve fiziksel çevrenin son derece durağan ve nesnel bir tasvirini içermektedir. Bu üslup, edebi akımlardan realizmin (gerçekçilik) ve natüralizmin çevre betimlemesiyle uyuşur. Egzistansiyalizm ise insan varoluşunu, saçmalığı, bireysel özgürlüğü ve seçimleri konu edinir; bu tür durağan eşya tasvirlerini merkeze almaz. Dolayısıyla bu metin, ayraç içindeki edebi akımla uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde ayraç içinde verilen edebi akımların (Sürrealizm, Fütürizm, Dadaizm, Ekspresyonizm, Egzistansiyalizm) temel felsefi ve edebi özelliklerini hatırlayınız.
Sürrealizm bilinçaltı ve rüyayı; Fütürizm makine ve hızı; Dadaizm kuralsızlığı; Ekspresyonizm içsel duyguların deforme edilerek dışa vurulmasını; Egzistansiyalizm ise varoluş sancısını ve özgür seçimi esas alır.
Metinlerin anlatım tarzını edebi akımlarla karşılaştırmak için akımların anahtar kavramlarını belirlemek gerekir.
2
Metin parçalarını tek tek inceleyerek ayraç içindeki akımların özellikleriyle örtüşüp örtüşmediğini kontrol ediniz.
Sürrealizm, Fütürizm, Dadaizm ve Ekspresyonizm ile eşleştirilen paragraflar, bu akımların ilkelerine uygun temalar ve anlatım teknikleri barındırır. Ancak Egzistansiyalizm ile eşleştirilen paragraf, sadece nesnel bir oda tasviri (gaz lambası, eski saat, koltuk) içermektedir ve bu durum Realizm akımına aittir.
Hangi metin parçasının ait olduğu edebi akımın anlayışıyla uyuşmadığını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Modernist ve Avangart Edebi Akımların Özellikleri ve Metin Üzerinde Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5914Soru

Trablusgarp Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan Uşi Antlaşması'nın hükümleri ve sonuçları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trablusgarp halkının dini yönden Osmanlı halifesine bağlı kalması kararlaştırılarak bölgeyle kültürel bağların korunması amaçlanmıştır.

Cevap

Trablusgarp halkının dini yönden Osmanlı halifesine bağlı kalması kararlaştırılarak bölgeyle k��ltürel bağların korunması amaçlanmıştır.
Uşi Antlaşması'nda yer alan 'Trablusgarp halkı dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacaktır.' maddesi, Osmanlı Devleti'nin siyasi olarak kaybettiği bu toprakla dini ve kültürel bağlarını korumak istediğini gösterir. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin bölgedeki nüfuzunu kültürel olarak sürdürme amacını doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Uşi Antlaşması'nın maddelerini ve amaçlarını analiz etmek.
Antlaşmada Trablusgarp halkının dini açıdan Osmanlı halifesine bağlı kalacağı ve On İki Ada'nın Balkan Savaşı tehlikesine karşı geçici olarak İtalya'ya bırakılacağı maddelerinin yer aldığı belirlenir.
Soru kökünde antlaşmanın hükümleri ve sonuçlarına dair doğru olan yargının bulunması istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin antlaşma hükümleri ve tarihi gerçeklerle uygunluğunu karşılaştırmak.
On İki Ada'nın kalıcı olarak bırakıldığı veya adaların Osmanlı egemenliğinde kalmasının kesinleştiği yönündeki ifadelerin yanlış olduğu; halifelik makamının siyasi gücüyle sömürgeleşmenin engellenemediği görülür.
Yanlış varsayımlara dayanan seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenir.
3
Kültürel bağların korunması amacını içeren doğru seçeneği belirlemek.
Trablusgarp halkının halifeye bağlı kalması yönündeki kararın, Osmanlı Devleti'nin bölgeyle olan kültürel ve dini bağlarını koruma çabasını gösterdiği sonucuna varılır.
Osmanlı Devleti'nin kaybettiği Müslüman topraklarda halifelik makamını kültürel bir bağ olarak kullanma politikasını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Uşi Antlaşması'nda halifelik makamının kültürel bağları koruma amacıyla kullanılması ve On İki Ada'nın geçici teslimi.
Soru 5915Soru

İlk Türk devletlerinde devlet yönetimi ve idari teşkilatlanmada çeşitli unvan ve görevler yer almıştır. Aşağıda verilen idari unvanları, üstlendikleri görevlerle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aygucı
Tudun
Bitigci
Buyruk

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aygucı vezir ile, Tudun vergi memuru ile, Bitigci kâtip ile ve Buyruk bakan ile eşleşmektedir.
İlk Türk devletlerindeki yönetim aygıtında, hükümetin (ayuki) başında yer alan vezire aygucı denirdi. Vergi ve mali denetimden sorumlu görevli tudun iken, bürokratik işlerden ve yazışmalardan sorumlu kâtip bitigciydi. Hükümette yer alan bakanlara ise buyruk adı verilirdi. Bu durum yapılan tüm eşleştirmelerin doğruluğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda verilen unvanların (Aygucı, Tudun, Bitigci, Buyruk) ilk Türk devlet yönetimindeki anlamlarını analiz etmek.
Aygucı'nın başbakan/vezir, Tudun'un vergi memuru, Bitigci'nin kâtip ve Buyruk'un bakan olduğunu belirlemek.
Kavramların doğru görev tanımlarıyla eşleşebilmesi için terimlerin anlamlarını bilmek gerekir.
2
Sağ sütundaki görev tanımlarıyla sol sütundaki unvanları eşleştirmek.
Aygucı unvanını kurultaya başkanlık edebilen vezir tanımıyla; Tudun unvanını vergi toplama göreviyle; Bitigci unvanını resmi yazışmaları yürüten kâtip göreviyle; Buyruk unvanını ise hükümet üyesi bakan tanımıyla eşleştirmek.
Her idari görevin doğru unvan ile ilişkilendirilmesini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde merkezi ve taşra yönetiminde görev alan idari unvanlar ve sorumlulukları.
Soru 5916Soru

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde Türk ordusunun mağlup olarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi, Ankara'da büyük bir endişe yaratmış ve TBMM'de çok sert tartışmaların yaşanmasına neden olmuştur. Meclisin Kayseri'ye taşınması gündeme gelmiş, Mustafa Kemal Paşa'ya yönelik muhalefet artmış ve nihayetinde ordunun ihtiyaçlarını hızla karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini devreden Başkomutanlık Kanunu çıkarılmıştır.

Bu tarihsel gelişmeler dikkate alındığında, Batı Cephesi'nde yaşanan bu askerî başarısızlığın siyasi, hukuki ve toplumsal sonuçlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güney Cephesi'ndeki savaşı sona erdiren Ankara Antlaşması'nın imzalanarak Fransız birliklerinin Anadolu'dan çekilmeye başlaması

Cevap

Güney Cephesi'ndeki savaşı sona erdiren Ankara Antlaşması'n��n imzalanarak Fransız birliklerinin Anadolu'dan çekilmeye başlaması
Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra Fransa ile imzalanmıştır. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki yenilgi ise tam aksine Fransa'nın barış görüşmelerini askıya almasına neden olmuştur. Dolayısıyla Ankara Antlaşması'nın imzalanması bu yenilginin bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin sonuçları ve Batı Cephesi'ndeki durum analiz edilir.
Bu muharebe düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki tek yenilgisidir ve ordu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir.
Yenilginin hem iç hem dış politikada önemli yansımaları olmuştur.
2
Seçeneklerde verilen gelişmelerin Kütahya-Eskişehir yenilgisiyle ilişkisi değerlendirilir.
Yenilgi sonrası mecliste Kayseri'ye taşınma tartışılmış, Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiş ve bu yetkiyle Tekalif-i Milliye Emirleri yayımlanmıştır.
Bu adımlar, kriz anında hızlı karar almayı ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemiştir.
3
Ankara Antlaşması'nın tarihsel arka planı incelenir.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki zaferin ardından 20 Ekim 1921'de gerçekleşmiştir.
Bu antlaşmanın imzalanması Kütahya-Eskişehir yenilgisinin değil, Sakarya zaferinin bir sonucudur. Yenilgi sonrasında Fransa görüşmeleri askıya almıştır.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin askeri ve siyasi sonuçları ile Sakarya Meydan Muharebesi'nin dış politikadaki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5917Soru

İlk Çağ medeniyetlerinde yönetim ve hukuk sistemlerine ait aşağıdaki kavramları, ilişkili oldukları açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pankuş Meclisi
Satraplık Sistemi
Hammurabi Kanunları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pankuş Meclisi Hititlerdeki danışma meclisiyle, Satraplık Sistemi Perslerdeki eyalet yönetimiyle, Hammurabi Kanunları ise Babil'deki kısasa kısas esaslı hukuk kurallarıyla eşleşmelidir.
Eşleştirmede her kavram kendi tarihsel tanımıyla doğru şekilde eşleştirilmiştir. Pankuş Meclisi Hititlerle, Satraplık Perslerle, Hammurabi Kanunları ise Babillilerle ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Pankuş Meclisi kavramının hangi medeniyete ve yönetim yapısına ait olduğu belirlenir.
Pankuş Meclisi'nin Hititlerde kralın yetkilerini danışma yoluyla paylaşan bir soylular meclisi olduğu bilgisine ulaşılır.
Bu meclis, Hitit yönetim yapısının en belirgin danışma nitelikli unsurudur.
2
Satraplık sisteminin amacı ve hangi imparatorluk tarafından kullanıldığı analiz edilir.
Satraplık sisteminin Pers İmparatorluğu'nda sınırların genişlemesiyle kurulan eyalet yönetim biçimi olduğu tespit edilir.
Persler büyük imparatorluk topraklarını kontrol altında tutabilmek için bu valilik teşkilatını kurmuşlardır.
3
Hammurabi Kanunları'nın kökeni ve temel özelliği incelenir.
Hammurabi Kanunları'nın Babil Krallığı'na ait, kısasa kısas esasına dayanan ilk sistemli kanunlar olduğu belirlenir.
Babil Kralı Hammurabi, otoritesini güvence altına almak için sert yaptırımları olan bu yazılı hukuk kurallarını derlemiştir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinde yönetim yapıları ve hukuk sistemleri
Soru 5918Soru

Balkanlar'da fethedilen bölgelerde kalıcılığı sağlamak amacıyla yürütülen faaliyetler hakkında araştırma yapan bir tarih öğrencisi, şu tespitlerde bulunmuştur:

I. Anadolu'daki konar-göçer Türkmenlerin Rumeli'deki boş arazilere yerleştirilmesiyle bölgede hem güvenlik sağlanmış hem de yeni yerleşim birimleri oluşturulmuştur.
II. Gayrimüslim tebaanın can, mal ve ibadet güvenliğinin garanti altına alınması sayesinde Balkan uluslarının yeni idareye direnç göstermesi önlenmiştir.
III. Fethi gerçekleştirilen yerlerdeki yerel beylerin toprak mülkiyeti korunarak bölgede yarı özerk feodal hanedanlıkların varlığı desteklenmiştir.

Bu tespitlerden yola çıkarak Osmanlı Devleti'nin iskân ve istimalet politikalarının kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. öncüldeki faaliyet iskân, II. öncüldeki faaliyet ise istimalet politikasıyla doğrudan ilişkilidir.

Cevap

I. öncüldeki faaliyet iskân, II. öncüldeki faaliyet ise istimalet politikasıyla doğrudan ilişkilidir ifadesi doğrudur.
I. öncüldeki faaliyet iskân, II. öncüldeki faaliyet ise istimalet politikasıyla doğrudan ilişkilidir ifadesi doğrudur. Çünkü Anadolu'dan getirilen Türkmen nüfusun Balkanlar'daki topraklara yerleştirilmesi iskân (yerleştirme) politikasının; fethedilen yerlerdeki gayrimüslim tebaaya can, mal ve inanç güvenliği sağlanarak adil davranılması ise istimalet (hoşgörü/adalet) politikasının temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
İskân politikasının tanımını ve amacını belirlemek.
I. öncüldeki göçebe Türkmenlerin Balkanlar'a yerleştirilmesi uygulamasının iskân politikasıyla uyuştuğu saptanır.
İskân politikasının temel amacı, ele geçirilen bölgelerde kalıcı Türk-İslam nüfusu oluşturarak güvenliği ve üretimi sağlamaktır.
2
İstimalet politikasının tanımını ve kapsamını analiz etmek.
II. öncüldeki gayrimüslim halka dini özgürlük ve adalet sunulması uygulamasının istimalet (hoşgörü) politikasıyla uyuştuğu saptanır.
İstimalet siyaseti, fethedilen yerlerdeki yerel halkın gönlünü kazanarak devlete bağlılıklarını sağlamayı hedefler.
3
Öncüllerde yer alan diğer durumların doğruluğunu ve kavramsal ilişkilerini değerlendirmek.
III. öncüldeki feodal yapının korunması iddiasının geçersiz olduğu belirlenir çünkü Osmanlı merkeziyetçi tımar sistemini kurarak feodal beyleri tasfiye etmiştir. Böylece doğru eşleştirmenin sadece I ve II. öncüller üzerinden yapıldığı saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için iskan ve istimalet dışındaki yanıltıcı tarihsel iddiaları elemek gerekir.

Anahtar Kavram

İskân ve İstimalet Politikalarının Farkı ve Balkanlar'daki Uygulamaları
Soru 5919Soru

Karahanlılar Devleti'nde resmi dil Türkçe olarak kabul edilmiş, saray ve orduda Türkçe konuşulmuş, edebi eserler Türkçe yazılmıştır. Gazneliler Devleti'nde ise saray ve orduda Türkçe konuşulmasına rağmen bilim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak Farsça kullanılmıştır.

Gazneliler Dönemi'nde görülen bu dil ve kültür çeşitliliğinin ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin kurulduğu coğrafyanın etnik ve kültürel yapısı

Cevap

Devletin kurulduğu coğrafyanın etnik ve kültürel yapısı
Gazneliler Devleti, Afganistan ve Kuzey Hindistan gibi çok uluslu ve Farsça konuşan halkların yoğun olduğu bir bölgede kurulmuştur. Bu kozmopolit coğrafi yapı, devletin bilim dili olarak Arapçayı, edebiyat dili olarak Farsçayı benimsemesine yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karahanlılar ve Gazneliler devletlerinin kuruldukları bölgeleri ve nüfus yapılarını karşılaştırın.
Karahanlılar Orta Asya'da, halkının çoğunluğu Türk olan bir bölgede kurulurken; Gazneliler Afganistan ve Hindistan gibi çok uluslu, Fars kültürünün yoğun olduğu bir coğrafyada kurulmuştur.
Etnik ve coğrafi yapının devlet üzerindeki kültürel etkisini saptamak.
2
Gazneliler'in dil tercihlerinin nedenlerini analiz edin.
Halkın çoğunluğunun Farsça konuşması edebiyat dilinin Farsça olmasına, İslam dünyasıyla olan entegrasyon ise bilim dilinin Arapça olmasına yol açmıştır.
Çok uluslu yapının resmi ve edebi dile yansımasını anlamak.
3
Doğru cevaba ulaşın ve çeldiricileri eleyin.
Gazneliler'deki çok dilli yapının sebebinin kurulan coğrafyanın etnik çeşitliliği olduğu sonucuna varılır; yönetim, toprak ve modern kavramlarla ilgili seçenekler elenir.
Soruda istenen doğrudan nedeni tespit edip diğer seçenekleri ellemek.

Anahtar Kavram

Gazneliler ve Karahanlılar arasındaki kültürel ve coğrafi farklılıklar
Soru 5920Soru

Hudeybiye Antlaşması'nda yer alan "Mekkeli bir genç, velisinin izni olmadan Medine'ye sığınırsa geri iade edilecek; Medine'den Mekke'ye sığınanlar ise iade edilmeyecektir." maddesi başlangıçta Müslümanların aleyhine görünse de, bir süre sonra Mekkeliler bizzat bu maddenin kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Mekkelilerin bu talebi dile getirmelerinde aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medine'ye kabul edilmeyen Mekkeli Müslümanların Mekke-Şam ticaret yolu üzerinde üslenerek kervanları engellemesi

Cevap

Medine'ye kabul edilmeyen Mekkeli Müslümanların Mekke-Şam ticaret yolu üzerinde üslenerek kervanları engellemesi
Doğru seçenek, Medine'ye kabul edilmeyen Mekkeli Müslümanların Mekke-Şam ticaret yolu üzerinde üslenerek kervanları engellemesidir. Hudeybiye Antlaşması'nın ağır şartları nedeniyle Medine'ye sığınamayan Müslüman gençler, ticaret yollarını keserek Mekke'yi iktisadi açıdan çaresiz bırakmış ve Mekkelileri bu maddeyi iptal etmeye zorlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hudeybiye Antlaşması'nın ilgili maddesi analiz edilir.
Antlaşmaya göre Mekke'den kaçıp Medine'ye sığınan velisiz gençler iade edilecek, ancak Medine'den Mekke'ye kaçanlar iade edilmeyecektir.
Antlaşmanın şartlarını ve taraflar üzerindeki etkilerini anlamak.
2
Maddenin uygulamada yarattığı sonuçlar incelenir.
Medine'ye kabul edilmeyen Mekkeli Müslümanlar (Ebû Basîr ve arkadaşları) Medine dışında, Mekke-Şam kervan yolu üzerindeki İys bölgesinde toplanmışlardır.
Maddenin fiiliyata nasıl yansıdığını tespit etmek.
3
Mekkelilerin geri adım atma nedeni değerlendirilir.
İys mevkiinde üslenen Müslümanlar Mekke'nin Şam kervanlarını yağmalayarak Mekke ekonomisine büyük darbe vurmuştur. Çaresiz kalan Mekkeliler bizzat Hz. Muhammed'e başvurarak bu maddenin kaldırılmasını ve bu kişilerin Medine'ye kabul edilmesini talep etmişlerdir.
Soruda istenen doğrudan nedeni açıklığa kavuşturmak.

Anahtar Kavram

Hudeybiye Antlaşması'nın diplomatik ve ekonomik sonuçları ile kervan yollarının kontrolü.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 296 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin