Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5921Soru

Şehzade İbrahim: Hayır, yalan! Ben padişah değilim! Beni o karanlık odaya, Kafes'e geri kilitlemek istiyorsunuz. Taht benim neyime? Ağabeyim IV. Murat'ın gölgesi hâlâ sarayın koridorlarında dolaşıyor. Beni öldüreceksiniz, biliyorum!

Kösem Sultan: Sakin ol aslanım, devletin bekası senin omuzlarındadır artık. Korkuyu bir kenara bırakıp tacını takmalısın. Seni tahta oturtmak için bunca mücadele vermişken geri adım atamazsın.

Yukarıda verilen diyalogdan hareketle, Osmanlı tarihindeki iktidar mücadelelerini ve bireyin iç dünyasındaki çatışmaları trajik bir dille sahneye aktaran bu tiyatro oyunu ve yazarı aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deli İbrahim - Turan Oflazoğlu

Cevap

Deli İbrahim - Turan Oflazoğlu
Verilen diyalogda tahta çıkma korkusu yaşayan Şehzade İbrahim ile devletin bekasını ön planda tutan Kösem Sultan arasındaki çatışma yansıtılmaktadır. Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosunda Osmanlı tarihini trajedi türünde sahneye taşıyan en önemli isim Turan Oflazoğlu'dur. Yazarın bu temayı işlediği başyapıtlarından biri Deli İbrahim'dir. Bu nedenle doğru seçenek Deli İbrahim ve Turan Oflazoğlu ikilisini içeren şık olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki karakterleri ve tarihî arka planı belirlemek.
Diyalogda geçen 'Şehzade İbrahim', 'IV. Murat' ve 'Kösem Sultan' isimleri ile 'Kafes' kavramı, eserin Osmanlı sarayında geçen tarihî bir tiyatro oyunu olduğunu gösterir.
Oyunun konusunu ve karakter kadrosunu belirleyerek doğru esere giden ilk ipucunu yakalamak.
2
Karakterlerin psikolojik durumlarını ve temayı Cumhuriyet Dönemi tiyatrosu bağlamında değerlendirmek.
Şehzade İbrahim'in tahta çıkış sürecindeki ölüm korkusu ve Kösem Sultan'ın iktidar hırsı, yazarın trajik üslubuyla birleştiğinde bizi doğrudan Deli İbrahim oyununa yönlendirir.
Tarihî olayları trajedi türünde ve bireyin iç dünyasındaki çatışmalarla ele alan eseri saptamak.
3
Tespit edilen oyunun yazarını belirlemek ve seçeneklerdeki yazar-eser eşleştirmelerini kontrol etmek.
Deli İbrahim adlı tarihî oyun Turan Oflazoğlu'na aittir. Diğer seçeneklerdeki eserler ve yazarlar yanlış eşleştirilmiştir.
Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosundaki yazar-eser eşleşmelerinin doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosunda tarihî konuları ve şahsiyetleri ele alan eserler ile yazarları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5922Soru

XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve Boğazlar meselesi çerçevesinde yaşanan aşağıdaki diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hünkar İskelesi Antlaşması (1833) -> Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841) -> Paris Antlaşması (1856) şeklinde olmalıdır.
Kronolojik sıralama geçmişten günümüze doğru sırasıyla 1833 Hünkar İskelesi Antlaşması, 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ve 1856 Paris Antlaşması şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak Boğazlar meselesini başlatan antlaşmayı belirleme
Hünkar İskelesi Antlaşması 1833 yılında Rusya ile imzalanmış ve Boğazlar sorunu fiilen başlamıştır.
Kronolojik sıralamanın ilk basamağını oluşturur.
2
Boğazlar'ın uluslararası bir statü kazandığı antlaşmayı belirleme
Londra Boğazlar Sözleşmesi 1841 yılında imzalanarak Boğazlar uluslararası statüye geçmiştir.
1833'ten sonraki diplomatik gelişmedir.
3
Kırım Savaşı sonrası imzalanan ve önceki Boğazlar statüsünü koruyan antlaşmayı belirleme
Paris Antlaşması 1856'da imzalanarak 1841 sözleşmesinin devamlılığını teyit etmiştir.
Kronolojik sıralamadaki en son olaydır.

Anahtar Kavram

Boğazlar Meselesi'nin diplomatik gelişim aşamaları ve kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5923Soru

Cumhuriyet Dönemi'nin farklı estetik ve fikrî yönelimlerini yansıtan aşağıdaki dize grupları ile bu dizelerin ait olduğu şiir anlayışlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim,
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim,
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Sınıfın haritasında bir nokta bile değilsin,
Kaybolmuşsun bozkırın ortasında.
Ne bir yol uğrar sana, ne bir tren sesi gelir,
Yalnız rüzgârlar esip geçer yoksul çatında.
Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzgâr bekliyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gece ve karanlık temalarıyla bireysel ruh hâlini yansıtan dizeler 'Saf Şiir Anlayışı' ile; bozkırdaki yoksulluğu ve toplumsal yalnızlığı işleyen dizeler 'Toplumcu Gerçekçi Şiir Anlayışı' ile; vatan, şehitlik ve bayrak temalarını ele alan dizeler ise 'Milli Edebiyat Zevk ve Duyarlılığını Sürdüren Şiir' ile eşleşir.
Dize gruplarındaki temalar ve üslup özellikleri incelendiğinde; karanlık ve geceyi bireysel ruh durumuyla birleştiren Necip Fazıl dizeleri Saf Şiir; bozkırın yoksulluğunu ve toplumsal yalnızlığını anlatan Rıfat Ilgaz dizeleri Toplumcu Şiir; şehitlik ve bayrak temalarını ele alan Arif Nihat Asya dizeleri ise Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiir ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dize grubunun tema ve ahenk özelliklerini incelemek.
Dizelerdeki karanlık, gece, ruhsal içe dönüş temaları ve hece ölçüsünün ahenk unsurları, biçimsel mükemmelliğe önem veren Saf Şiir anlayışına aittir.
Şairin bireysel duyarlılığı ön planda tuttuğunu ve estetik kaygı güttüğünü belirlemek.
2
İkinci dize grubunun içerik ve toplumsal mesajını analiz etmek.
Bozkır, yoksulluk, yolun uğramaması gibi ifadelerin yer alması, toplumsal sorunları ve sınıf farklarını ele alan Toplumcu Gerçekçi Şiir anlayışını göstermektedir.
Şiirde sosyal ve ekonomik sorunlara gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşıldığını saptamak.
3
Üçüncü dize grubunun kavram dünyasını ve sembollerini değerlendirmek.
Şehitler tepesi ve rüzgâr bekleyen göğüs (bayrak) sembolleri, Milli Edebiyat zevk ve duyarlılığını sürdüren şiirin vatanperver, destansı ve hamasi yönünü temsil eder.
Ulusal değerlerin kahramanlık ve vatan sevgisi ekseninde işlendiğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Şiirinde Saf Şiir, Toplumcu Şiir ve Milli Edebiyat Zevkini Sürdürenler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5924Soru

Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıldır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama Prens Menşikov'un elçiliği (Şubat 1853), Sinop Baskını (Kasım 1853), Sivastopol Kuşatması (1854) ve Paris Antlaşması'nın imzalanması (1856) şeklinde olmalıdır.
Kırım Savaşı sürecindeki gelişmeler kronolojik olarak diplomatik krizle başlar (Prens Menşikov'un gelişi - Şubat 1853), askeri tırmanmayla sürer (Sinop Baskını - Kasım 1853), müttefiklerin savaşa katılımıyla genişler (Sivastopol Kuşatması - 1854) ve barış antlaşmasıyla son bulur (Paris Antlaşması - 1856).

Adım Adım Çözüm

1
Kırım Savaşı'nın diplomatik kıvılcımını oluşturan ilk gelişme belirlenir.
Rus elçisi Prens Menşikov'un kutsal yerler sorununu öne sürerek İstanbul'a gelmesi (Şubat 1853) kronolojik olarak en eski olaydır.
Bu elçilik faaliyeti ve diplomatik kriz, taraflar arasında savaşın çıkmasına yol açan ilk doğrudan etkendir.
2
Diplomatik krizin ardından savaşın ilk sıcak askeri çatışması tespit edilir.
Osmanlı donanmasının Ruslar tarafından Sinop'ta yakılması (Kasım 1853) ikinci sıraya yerleştirilir.
Sinop Baskını, savaşın başlamasının hemen ardından meydana gelen ve İngiltere ile Fransa gibi devletleri harekete geçiren büyük bir askeri olaydır.
3
Savaşa Avrupalı devletlerin katılmasıyla Kırım cephesinde yaşanan gelişme belirlenir.
İngiltere ve Fransa'nın savaşa Osmanlı Devleti lehine girerek Sivastopol Kalesi'ni kuşatması (1854) üçüncü sıradadır.
Sinop Baskını sonrasında Karadeniz'deki Rus üstünlüğünü kırmak isteyen müttefikler savaşa katılmış ve Kırım'a asker çıkarmıştır.
4
Savaşı hukuken ve resmen sona erdiren diplomatik aşama tespit edilir.
Paris Antlaşması'nın imzalanması (1856) son sıradadır.
Paris Antlaşması, müttefiklerin galibiyetiyle sonuçlanan Kırım Savaşı'nı resmen sonlandıran barış antlaşmasıdır.

Anahtar Kavram

Kırım Savaşı'nın Gelişim Evreleri ve Diplomatik Süreci
Soru 5925Soru

Klasik Dönem Osmanlı taşra teşkilatında eyaletler mali yapılarına göre salyaneli (yıllıklı) ve salyanesiz (yıllıksız) olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Buna göre, Osmanlı eyalet yönetimindeki bu ayrım ve tımar sisteminin işleyişi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salyanesiz eyaletlerde tımar sistemi sayesinde devlet, hazinesinden nakit para çıkmadan taşra güvenliğini sağlamış ve askeri ihtiyaçlarını karşılamıştır.

Cevap

Salyanesiz eyaletlerde tımar sistemi sayesinde devlet, hazinesinden nakit para çıkmadan taşra güvenliğini sağlamış ve askeri ihtiyaçlarını karşılamıştır.
Salyanesiz eyaletlerde uygulanan tımar sistemi sayesinde devlet, bütçesinden doğrudan nakit harcama yapmadan hem taşranın asayişini ve güvenliğini sağlamış hem de cebelü adı verilen savaşa hazır atlı askerler yetiştirmiştir. Bu durum hazine üzerindeki askeri yükü önemli ölçüde hafifletmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Salyaneli ve salyanesiz eyaletlerin idari ve mali yapısal farklarını analiz etmek.
Salyaneli eyaletlerde vergilerin doğrudan nakit toplandığı (iltizam), salyanesiz eyaletlerde ise tımar sisteminin uygulandığı belirlenir.
Eyaletlerin mali ayrımının temel işleyiş mantığını anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Tımar sisteminin devlete sağladığı askeri ve bütçesel katkıları değerlendirmek.
Tımar sisteminde dirlik sahiplerinin topladıkları vergiyle cebelü adı verilen askerler beslediği ve taşra güvenliğini sağladığı, böylece devlet hazinesinden nakit harcama yapılmadığı saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tımar sisteminin mali ve askeri amaçlarını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Eyalet Yönetimi ve Tımar Sistemi
Soru 5926Soru

Romanın burasında anlatıcı olarak devreye girip oyunun kurallarını açıkça ortaya koymalıyım. Aslında Hikmet’in o gece albayla balkonda yaptığı konuşmaların tamamını ben uydurdum. Hatta balkondaki o sarı boyalı sandalyeyi de sırf Hikmet’in yalnızlığını somutlaştırmak için oraya ben koydum. Siz sevgili okurlar, bu satırları okurken olayların akışına kendinizi kaptırmış olabilirsiniz; fakat unutmayın ki şu an sadece benim zihnimde tasarladığım bir oyunun, bir kelimeler yığınının içindesiniz. Karakterimle aramdaki bu mesafeyi bozmak, size bunun bir kurmaca olduğunu hatırlatmak benim en doğal hakkım.

Bu parçada yazarın kurgusal yapıyı bozarak eserin yazılma sürecini ve bunun bir hayal ürünü olduğunu okura hissettirmek amacıyla kullandığı modernist/postmodernist anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üstkurmaca

Cevap

Kurmacanın yapaylığının ve yazılış sürecinin okura açıklandığı üstkurmaca tekniği
Parçada anlatıcı, eserin yazar tarafından uydurulmuş bir oyun olduğunu, karakterleri ve olayları kendi zihninde kurguladığını okuyucuya doğrudan açıklamaktadır. Yazma sürecinin ve kurgusal yapaylığın metnin bir parçası hâline getirilmesi postmodern edebiyatta üstkurmaca tekniği olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anlatıcının konumunu ve ifadelerini analiz etmek.
Anlatıcının 'tamamını ben uydurdum', 'balkondaki sandalyeyi ben koydum' ve 'size bunun bir kurmaca olduğunu hatırlatmak' şeklindeki ifadeleri tespit edilir.
Anlatıcının kurguya ve okuyucuya karşı takındığı tavrı belirlemek, kullanılan postmodern tekniği bulmanın ilk adımıdır.
2
Tespit edilen ifadeleri modernist ve postmodernist anlatım teknikleriyle eşleştirmek.
Anlatıcının eserin bir hayal ürünü/kurmaca olduğunu okura doğrudan bildirmesi ve kurgunun dikiş izlerini göstermesi üstkurmaca (metafiction) tekniğiyle birebir örtüşür.
Postmodern metinlerde kurgunun yapaylığının açıkça ortaya konması üstkurmaca kavramının merkezinde yer alır.
3
Diğer seçeneklerdeki tekniklerin neden olamayacağını kontrol ederek doğrulamak.
Zihinsel çağrışımların düzensiz aktarımı (bilinç akışı), diğer metinlerle kurulan ilişki (metinlerarasılık), kronolojik kurgunun geçmişe kayması (geriye dönüş) veya üslup taklidi (pastiş) durumlarının metinde bulunmadığı görülür.
Yanlış seçenekleri eleyerek ulaşılan sonucun doğruluğunu kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Postmodern romanda üstkurmaca (metafiction) tekniği ve kurmacanın yapaylığının ifşa edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5927Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi yazarları, sağ sütunda verilen edebî odakları ve kendileriyle özdeşleşen eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rıfat Ilgaz
Dursun Akçam
İlhan Tarus
Abbas Sayar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rıfat Ilgaz - Sarı Yazma ve Karartma Geceleri; Dursun Akçam - Kanlı Derenin Kurtları; İlhan Tarus - Hükümet Kapısı; Abbas Sayar - Yılkı Atı eşleşmesi doğrudur.
Eşleştirmelerin tamamı yazarların eserleri ve edebi odaklarıyla tam uyumludur. Rıfat Ilgaz Karadeniz kıyısını ve eğitim/cezaevi eleştirisini Sarı Yazma ile; Dursun Akçam Kars kırsalını Kanlı Derenin Kurtları ile; İlhan Tarus bürokrasi ve memurları Hükümet Kapısı ile; Abbas Sayar ise Yozgat köylerini Yılkı Atı ile işlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların odaklandıkları bölgeleri ve eserlerini belirleyin.
Rıfat Ilgaz Karadeniz/Cide ve Kastamonu yöresini (Sarı Yazma), Dursun Akçam Kars kırsalını (Kanlı Derenin Kurtları), İlhan Tarus adliye ve kasaba bürokrasisini (Hükümet Kapısı), Abbas Sayar ise Yozgat ve Orta Anadolu kırsalını (Yılkı Atı) yansıtır.
Yazarların biyografik-bölgesel kökenleri ile eser konuları doğrudan ilişkilidir.
2
Sol sütundaki yazarları sağ sütundaki doğru tanımlarla eşleştirin.
left_1 ile right_2, left_2 ile right_1, left_3 ile right_3, left_4 ile right_4 eşleşir.
Her yazarın kendine özgü edebi coğrafyası ve başat eseri doğru seçeneğe yönlendirir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Toplumcu Gerçekçi Eserler, Bölgesel Odaklar ve Yazarları
Soru 5928Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde ülke topraklarının doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılarak yönetilmesine "ikili teşkilat" adı verilirdi. Kutsal kabul edilen doğu kanadında devletin ana hükümdarı olan "kağan" bulunurken; batı kanadında ise kağana bağlı olarak iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ise kağana bağımlı şekilde hareket eden ve "yabgu" unvanı taşıyan hanedan üyesi bir yönetici bulunurdu.

Buna göre ilk Türk devletlerindeki ikili teşkilat sistemi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetimde federe (federal benzeri) devlet yapılanmasına benzeyen unsurların yer aldığı

Cevap

Yönetimde federe (federal benzeri) devlet yapılanmasına benzeyen unsurların yer aldığı
İlk Türk devletlerinde ülkenin doğu ve batı şeklinde ikiye bölünmesi, batıyı yöneten yabgunun iç işlerinde serbest (özerk), dış işlerinde ise doğudaki büyük kağana bağlı olması, günümüzdeki federe devlet yapılanmasının (eyalet sistemi veya federal yapı) ilk tarihsel örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bu durum yerel özerkliğe sahip bir yapının mevcudiyetini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
İkili teşkilat sisteminin tanımı ve işleyişi analiz edilir.
Doğu kanadının merkez, batı kanadının ise özerk (yabgu yönetiminde) bir yapıda olduğu görülür.
Sistemin idari bölünme yapısını netleştirmek için.
2
Seçenekler verilen bilgiler doğrultusunda değerlendirilir.
Batının iç işlerinde serbest, dış işlerinde doğuya bağlı olması modern federal/federe devlet yapısına benzetilir.
Doğru yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İkili Teşkilat ve Federal Yönetim Unsurları
Soru 5929Soru

1960 sonrası toplumcu eğilimleri yansıtan şiirde; toplumsal sorunlar, sınıf çatışmaları, adalet ve özgürlük gibi temalar ön plana çıkmış; şairler toplumu harekete geçirme ve bilinçlendirme amacı gütmüşlerdir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1960 sonrası toplumcu şiir anlayışının özelliklerinden biri olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiir dilinin soyut, kapalı ve anlam karmaşasına dayalı imgesel bir yapıya büründürülmesi

Cevap

Şiir dilinin soyut, kapalı ve anlam karmaşasına dayalı imgesel bir yapıya büründürülmesi
Doğru cevap, şiir dilinin soyut, kapalı ve imgesel bir yapıya büründürülmesi gerektiğini savunan anlayıştır. Bu özellik, 1960 sonrası toplumcu şiir anlayışına değil; tam aksine şiirde kapalılığı, soyutlamayı ve bireysel imgelemi savunan İkinci Yeni şiir hareketine aittir. 1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiir ise mesajını geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla daha açık, anlaşılır ve söylev havası taşıyan bir dil kullanmayı tercih eder.

Adım Adım Çözüm

1
1960 sonrası toplumcu şiirin genel ilkelerini hatırlayınız.
Bu şiir anlayışı halkçılık, toplumculuk, devrimcilik gibi ideolojik temeller üzerine kuruludur. Şiir, kitleleri bilinçlendirmek ve harekete geçirmek için bir araç olarak konumlandırılır.
Sorudaki özelliklerin toplumcu şiirle örtüşüp örtüşmediğini test etmek için bu temel hareket noktasını belirlemek gerekir.
2
Şiir dilinin soyut ve kapalı olması özelliğinin edebi karşılığını sorgulayınız.
Şiir dilinin soyut, kapalı ve anlaşılması güç imgelerle kurulması İkinci Yeni şiirinin ayırt edici özelliğidir. Toplumcu şiirde ise açık ve anlaşılır bir dil tercih edilir.
Yanlış olan edebi yönelimi saptamak ve doğru seçeneğe ulaşmak için üslup özelliklerini karşılaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

1960 Sonrası Toplumcu Şiir ile İkinci Yeni Şiirinin Üslup ve Amaç Farkları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5930Soru

Dört Halife Dönemi'nde İslam devletinin hem iç hem de dış politikasında önemli askeri, siyasi ve kurumsal gelişmeler yaşanmıştır. Buna göre, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: dinden dönenlerin (Ridde) kontrol altına alınması (Hz. Ebubekir), Nihavend Savaşı ile İran'ın fethi (Hz. Ömer), ilk İslam donanmasıyla Kıbrıs'ın fethi (Hz. Osman) ve Hakem Olayı ile siyasi bölünmelerin başlaması (Hz. Ali) şeklindedir.
Dört Halife Dönemi kronolojik olarak Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali sırasını izler. Bu doğrultuda; Ridde Savaşları Hz. Ebubekir, Nihavend Savaşı Hz. Ömer, Kıbrıs'ın fethi Hz. Osman ve Hakem Olayı Hz. Ali Dönemi'nde gerçekleştiği için doğru sıralama dinden dönenlerle mücadele, Nihavend Savaşı, Kıbrıs'ın fethi ve Hakem Olayı şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hz. Ebubekir Dönemi gelişmelerini tespit etme
Yalancı peygamberler ve dinden dönenlerle (Ridde) mücadele edilmesi Hz. Ebubekir Dönemi'nde (632-634) gerçekleşen ilk olaydır.
Hz. Muhammed'in vefatından hemen sonra ortaya çıkan iç karışıklıkları önlemek devlet otoritesi için ilk önceliktir.
2
Hz. Ömer Dönemi askeri fetihlerini belirleme
Sasani İmparatorluğu'nu yıkan Nihavend Savaşı (642), Hz. Ömer Dönemi'nde gerçekleşmiştir.
İslam devletinin sınırlarını doğu yönünde genişleten bu zafer, Hz. Ebubekir'in vefatından sonra kurulan hilafet dönemine aittir.
3
Hz. Osman Dönemi deniz aşırı faaliyetlerini analiz etme
Suriye Valisi Muaviye liderliğinde ilk İslam donanmasının oluşturulması ve Kıbrıs'ın fethi (649), Hz. Osman Dönemi gelişmesidir.
Sasani fethinden sonra denizcilik faaliyetlerinin gelişmesi ve Bizans'a karşı Akdeniz'de üstünlük kurulması bu döneme denk gelir.
4
Hz. Ali Dönemi iç mücadelelerini değerlendirme
Sıffın Savaşı sonrasındaki Hakem Olayı (657/658), Hz. Ali Dönemi'nde yaşanmış ve iç bölünmeleri artırmıştır.
Dört Halife Dönemi'nin son halifesi olan Hz. Ali döneminde fetihler durmuş ve tamamen iç karışıklıklar öne çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Dört Halife Dönemi halifelerinin (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali) kronolojik sırası ve dönemlerindeki temel siyasi/askeri olaylar.
Soru 5931Soru

Balkan Savaşları döneminde meydana gelen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş açmasıyla I. Balkan Savaşı'nın başlaması -> Londra Antlaşması'nın imzalanarak Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez çizgisinin batısındaki toprakları kaybetmesi -> Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaş��mında anlaşamaması üzerine II. Balkan Savaşı'nın başlaması -> Osmanlı Devleti'nin yaşanan kargaşadan faydalanarak Edirne ve Kırklareli'yi Bulgaristan'dan geri alması şeklindedir.
Balkan Savaşları kronolojisinde öncelikle I. Balkan Savaşı başlamış (Ekim 1912), bu savaş Londra Antlaşması ile bitmiştir (Mayıs 1913). Londra Antlaşması sonrasında Balkan devletlerinin kendi aralarındaki paylaşım mücadelesi II. Balkan Savaşı'nı tetiklemiş (Haziran 1913) ve bu kargaşada Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'yi geri kazanmıştır (Temmuz 1913). Bu yüzden kronolojik sıra tam olarak belirtilen akışa uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı'nın başlangıç tarihini tespit etme
I. Balkan Savaşı Ekim 1912'de başlamıştır.
Sürecin ilk basamağı savaşın patlak vermesidir.
2
I. Balkan Savaşı'nı sonlandıran antlaşmanın tarihini tespit etme
Londra Antlaşması Mayıs 1913'te imzalanmıştır.
Savaşın bitimi ve ilk toprak paylaşımı bu antlaşmayla gerçekleşmiştir.
3
II. Balkan Savaşı'nın başlangıç nedenini ve tarihini tespit etme
II. Balkan Savaşı Haziran 1913'te başlamıştır.
Londra Antlaşması sonrası yaşanan toprak paylaşımı krizi ikinci bir savaşa yol açmıştır.
4
Edirne ve Kırklareli'nin geri alınma zamanını tespit etme
Osmanlı ordusu Temmuz 1913'te Edirne'ye girmiştir.
Bu askeri kazanım ancak II. Balkan Savaşı'nın sunduğu fırsatla mümkün olmuştur.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5932Soru

Şiirde anlamı örtük hâle getirmeyi amaçlayan, dilin yerleşik kurallarını y��karak yeni ve soyut bir söyleyiş alanı yaratan İkinci Yeni akımının özelliklerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanarak soyut ve imgeci bir anlatımı benimsemek

Cevap

Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanarak soyut ve imgeci bir anlatımı benimsemek
İkinci Yeni şiirinin en belirgin özelliği, günlük konuşma dilinden ve somut gerçeklikten uzaklaşarak soyut, kapalı ve imgesel bir dil kurmasıdır. Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanarak oluşturulan soyut anlatım bu akımın temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki İkinci Yeni şiir akımının temel ilkelerini hatırlamak
İkinci Yeni; imgeci, soyut ve kapalı bir anlatımı savunan edebi topluluktur.
Akımın ayırt edici niteliğini belirlemek seçenekleri doğru analiz etmeyi sağlar.
2
Seçeneklerde yer alan edebi anlayışları ve özellikleri karşılaştırmak
Ölçüsüzlük ve sadelik Garip akımına, hece ölçüsü ve yurt sevgisi Millî Edebiyat zevkini sürdürenlere, ideolojik söylev toplumcu şiire, ahlaki öğüt ise didaktik anlayışa aittir. İmge ve çağrışım gücüne dayalı soyut yapı ise İkinci Yeni ile eşleşir.
Çeldiricilerin hangi akımlarla ilişkili olduğunu bularak doğru seçeneğe ulaşmak kolaylaşır.
3
İkinci Yeni akımının özelliğini yansıtan seçeneği tespit etmek
Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanarak soyut ve imgeci bir anlatımın benimsenmesi İkinci Yeni'nin temel özelliğidir.
İkinci Yeni şiirinin dil ve üslup anlayışı doğrudan bu tanıma dayanır.

Anahtar Kavram

İkinci Yeni Şiirinin Genel Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5933Soru

Aşağıdaki dizeler, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı eğilimleri yansıtmaktadır:

I. Grup:
'Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça kıpırdan kül rengi ışık.
Uyu! Ve rüya gör o uzak yerde,
Senin hülyalarına yalnızlık alışık.'

II. Grup:
'Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emzirdi emektar analarımız.
Bizimle başladı bu şanlı kavga,
Bizimle son bulacak karanlığımız.'

Bu dizelerin temsil ettiği şiir anlayışları ve özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. gruptaki dizeler halkın yaşam mücadelelerini dile getiren 'toplumcu gerçekçi' şiire örnek teşkil ederken, II. gruptaki dizeler 'Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiir' anlayışının hece duyarlılığıyla yazılmıştır.

Cevap

I. gruptaki dizelerin toplumcu gerçekçi şiiri, II. gruptaki dizelerin ise Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiiri yansıttığını savunan yarg�� yanlıştır. Doğrusu; I. grup saf şiir, II. grup ise toplumcu gerçekçi şiir anlayışını örnekler.
Doğru cevap, birinci gruptaki dizelerin toplumcu gerçekçi şiiri, ikinci gruptaki dizelerin ise Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiiri yansıttığını iddia eden seçenektir. Çünkü birinci gruptaki dizeler bireysel temaları işleyen ve estetik kaygıyı öne çıkaran saf şiir anlayışına aittir; ikinci gruptaki dizeler ise hitabet üslubuyla toplumsal mücadeleyi anlatan toplumcu gerçekçi şiir anlayışını yansıtır. Dolayısıyla bu iki grubun eşleştirmesi tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. gruptaki dizelerin tematik ve biçimsel özelliklerini analiz etmek.
Dizelerde 'renksiz perde', 'kül rengi ışık', 'rüya', 'hülya' gibi bireysel, düşsel ve kapalı imgeler kullanılmıştır. Ayrıca a-b-a-b çapraz kafiye düzeni ve hece ölçüsüyle biçimsel mükemmellik aranmıştır. Bu durum 'saf (öz) şiir' anlayışına uyar.
Şiir akımını doğru belirlemek için ahenk unsurları ile tematik eğilim incelenmelidir.
2
II. gruptaki dizelerin tematik ve biçimsel özelliklerini analiz etmek.
Dizelerde 'toprak', 'demir', 'kavga', 'karanlık' gibi toplumsal mücadele, emek ve kolektif uyanış temaları serbest nazımla ve hitabet üslubuyla işlenmiştir. Bu durum 'toplumcu gerçekçi' şiir anlayışına uyar.
Şiir akımını doğru belirlemek için dilin işlevi ve tema incelenmelidir.
3
Seçeneklerdeki yargıları bu analizler doğrultusunda değerlendirmek.
I. gruptaki dizelerin toplumcu gerçekçi olduğunu, II. gruptaki dizelerin ise Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiiri yansıttığını iddia eden seçenekteki yargı tamamen yanlıştır.
Verilen iki şiir grubunun özellikleri ile şıklardaki nitelemelerin uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Şiir Eğilimleri
Soru 5934Soru

Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluş ve İslam dünyasında siyasi nüfuz kazanma sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluş dönemindeki gelişmeler sırasıyla; ilk olarak Nesa ve Serahs savaşları, ardından devletin resmen kurulmasını sağlayan Dandanakan Savaşı ve son olarak Abbasi halifesinin himaye altına alındığı Bağdat Seferi şeklindedir.
Selçukluların tarih sahnesine çıkış kronolojisinde öncelikle Horasan'da tutunma mücadeleleri olan Nesa ve Serahs savaşları (1035-1038) yaşanmış, bu başarılar 1040 yılında Dandanakan Savaşı ile devletin resmen kurulmasını sağlamış, bağımsızlığını kazanan devletin sultanı Tuğrul Bey ise 1055 yılında Bağdat Seferi'ni yaparak İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Selçukluların bağımsızlık öncesi Horasan bölgesine yerleşme çabalarını belirlemek.
Nesa ve Serahs savaşları (1035-1038) bu sürecin ilk askeri başarılarıdır.
Selçuklular henüz bağımsız bir devlet kurmadan önce Horasan'da Gazneliler ile ilk mücadelelerini vermişlerdir.
2
Devletin kuruluşu ile sonuçlanan kesin askeri mücadeleyi tespit etmek.
Dandanakan Savaşı (1040) ile devletin kuruluşu tamamlanmıştır.
Gaznelilere karşı kazanılan bu zafer sonrasında Tuğrul Bey sultan ilan edilmiş ve devlet resmen kurulmuştur.
3
Devletin kurulmasından sonra İslam dünyasındaki liderlik rolünü belirlemek.
Tuğrul Bey'in Bağdat Seferi (1055) son aşamadır.
Devlet kurulup gücünü kanıtladıktan sonra Abbasi halifesinin yardım çağrısı üzerine bu sefer gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluş aşamaları ve Abbasi halifeliği ile ilişkileri
Soru 5935Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılarda, günümüzden binlerce yıl öncesine ait yerleşim izleri taşıyan çeşitli kültür bölgeleri tespit edilmiştir. Bu kültür bölgelerinden biri, Orta Asya'nın bilinen en eski kültür merkezi olması ve ilk kez at kalıntılarına bu bölgede rastlanması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Buna göre, tarih öncesi döneme ait bu özellikleriyle öne çıkan Orta Asya kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anav

Cevap

Anav kültürü, Orta Asya'nın en eski kültür merkezidir.
Doğru cevap Anav seçeneğidir. Batı Türkistan'da Aşkabat yakınlarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Anav kültürü, Orta Asya'nın bilinen en eski kültür merkezidir. Ayrıca burada ilk defa atın evcilleştirildiğine dair kalıntılara ve dokuma izlerine rastlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen özellikleri (Orta Asya'nın en eski kültür merkezi olması, ilk kez at kalıntılarına rastlanması) belirleme.
Bu özelliklerin Anav kültür bölgesine ait olduğu saptanır.
Öncülde yer alan ayırt edici arkeolojik bulgular doğrudan Anav kültürünü işaret etmektedir.
2
Çeldirici olarak verilen diğer kültür merkezlerini (Afanasyevo, Andronovo, Karasuk, Tagar) kronolojik ve niteliksel özelliklerine göre eleme.
Diğer kültürlerin daha geç dönemlere ait olduğu veya Türklerin en eski kültür bölgesi olmak gibi farklı nitelikler taşıdığı görülerek elenir.
Öğrencilerin 'Türklerin en eski kültür merkezi' olan Afanasyevo ile 'Orta Asya'nın en eski kültür merkezi' olan Anav arasındaki ayrımı yapması sağlanır.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezleri ve özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5936Soru

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da kalıcı egemenlik kurmasında askeri başarıların yanı sıra uygulanan idari, sosyal ve ekonomik politikalar da belirleyici olmuştur. Aşağıda sol sütunda bu süreçte rol oynayan temel kavramlar, sağ sütunda ise bu kavramların açıklamaları karışık olarak verilmiştir. Kavramları en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İskân Politikası
İstimalet Politikası
Tımar Sistemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İskân Politikası ile göçebe Türkmenlerin Balkanlar'a yerleştirilmesini hedefleyen nüfus siyaseti; İstimalet Politikası ile gayrimüslim halkın inanç ve örflerine hoşgörüyle yaklaşan yönetim anlayışı; Tımar Sistemi ile de tarımsal üretimi, eyalet ordusunu ve taşra güvenliğini sağlayan askeri-ekonomik düzen eşleşmektedir.
İskân politikası yerleştirmeyi, istimalet politikası hoşgörülü yönetim anlayışını, tımar sistemi ise toprak ve asker düzenini ifade ettiği için yapılan eşleştirmeler kavramların tarihsel tanımlarıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İskân politikasının tanımını ve temel amacını incelemek.
Bu politikanın, Anadolu'daki Türkmen nüfusunun Balkanlar'daki yeni fethedilen yerlere yerleştirilmesini kapsayan demografik bir siyaset olduğu belirlenir ve nüfus yerleştirmeyi içeren açıklamayla eşleştirilir.
İskân kelime anlamı olarak yurtlandırma ve yerleştirme demektir; bu da doğrudan nüfus hareketleriyle ilişkilidir.
2
İstimalet politikasının kavramsal kapsamını analiz etmek.
İstimaletin, halkı kazanmaya yönelik adalet ve hoşgörü politikası olduğu tespit edilir; gayrimüslim tebaanın inanç ve geleneklerine saygı gösterilmesini içeren açıklamayla eşleştirilir.
İstimalet, kelime olarak meylettirme ve ısındırma anlamına gelir; bu da tebaanın devlete bağlılığını sağlayan adil yönetim siyasetidir.
3
Tımar sisteminin askeri, idari ve ekonomik işlevlerini değerlendirmek.
Tımarın, üretim sürekliliği ve eyalet askeri yetiştirilmesi ile ilgili ekonomik-askeri düzen olduğu anlaşılır ve buna uygun açıklamayla eşleştirilir.
Tımar sistemi, fethedilen topraklarda vergi gelirlerinin asker yetiştirilmesi ve asayişin sağlanması amacıyla kullanılması esasına dayanır.

Anahtar Kavram

Balkanlar'da uygulanan nüfus yerleştirme (iskân), hoşgörü (istimalet) politikaları ve bu fetihlerin kalıcı olmasını destekleyen askeri-ekonomik (tımar) sistemlerin özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5937Soru

Eski Yunan ve Latin edebiyatının tarihsel gelişim süreci göz önüne alındığında, aşağıda verilen yazar ve düşünürleri en eski dönemde yaşayandan en yeni dönemde yaşayana doğru (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama Homeros (MÖ 8. yüzyıl), Aristoteles (MÖ 4. yüzyıl), Cicero (MÖ 1. yüzyıl) ve Seneca (MS 1. yüzyıl) şeklinde olmalıdır.
En eski dönemde yaşayan şair Homeros'tur (MÖ 8. yüzyıl). Ardından klasik Yunan döneminin filozofu Aristoteles gelir (MÖ 4. yüzyıl). Latin edebiyatının altın çağında yaşayan Cicero (MÖ 1. yüzyıl) ve son olarak gümüş çağda yaşayan Seneca (MS 1. yüzyıl) sıralamayı tamamlar. Bu nedenle doğru sıralama Homeros, Aristoteles, Cicero ve Seneca şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatçıların yaşadığı dönemleri ve ait oldukları edebiyatları belirleyin.
Homeros Eski Yunan edebiyatının arkaik döneminde (MÖ 8. yüzyıl), Aristoteles Eski Yunan edebiyatının klasik döneminde (MÖ 4. yüzyıl), Cicero Latin edebiyatının altın çağında (MÖ 1. yüzyıl), Seneca ise Latin edebiyatının gümüş çağında (MS 1. yüzyıl) yaşamıştır.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her bir yazarın tarihsel dönemini netleştirmek gerekir.
2
Elde edilen tarihsel verileri en eskiden en yeniye doğru sıralayın.
MÖ 8. yüzyıl (Homeros) < MÖ 4. yüzyıl (Aristoteles) < MÖ 1. yüzyıl (Cicero) < MS 1. yüzyıl (Seneca) sıralaması elde edilir.
Tarihsel kronolojide MÖ yıllar sıfıra yaklaştıkça günümüze yaklaşır, MS yıllar ise sıfırdan uzaklaştıkça günümüze yaklaşır.

Anahtar Kavram

Eski Yunan ve Latin edebiyatı sanatçılarının kronolojik sırası ve tarihsel dönemleri
Soru 5938Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi öğretici metin yazarlarını, sağ sütunda karışık olarak verilen eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nurullah Ataç
Falih Rıfkı Atay
Cemil Meriç
Suut Kemal Yetkin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nurullah Ataç - Günlerin Getirdiği, Falih Rıfkı Atay - Zeytindağı, Cemil Meriç - Bu Ülke, Suut Kemal Yetkin - Yokuşa Doğru
Nurullah Ataç 'Günlerin Getirdiği' adlı deneme kitabıyla, Falih Rıfkı Atay I. Dünya Savaşı'nı anlattığı 'Zeytindağı' anı kitabıyla, Cemil Meriç kültür ve medeniyet üzerine yazdığı 'Bu Ülke' adlı eseriyle, Suut Kemal Yetkin ise 'Yokuşa Doğru' isimli deneme kitabıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını belirlemek için ilk olarak 'Günlerin Getirdiği' eserinin kime ait olduğunu tespit edin.
'Günlerin Getirdiği' deneme türünde önemli bir yapıt olup Nurullah Ataç'a aittir.
Yazar ve eser eşleştirmesini doğru başlatmak.
2
Falih Rıfkı Atay'ın anı türündeki eserini belirleyin.
Falih Rıfkı Atay, I. Dünya Savaşı yıllarını anlattığı 'Zeytindağı' eseriyle eşleşir.
İkinci doğru eşleştirmeyi yapmak.
3
Cemil Meriç'in düşünce ve deneme alanındaki ünlü eserini bulun.
Cemil Meriç 'Bu Ülke' adlı eseriyle eşleşir.
Üçüncü doğru eşleştirmeyi tamamlamak.
4
Kalan son yazar ve eseri eşleştirin.
Suut Kemal Yetkin 'Yokuşa Doğru' adlı eseriyle eşleşir.
Eşleştirmeyi eksiksiz tamamlamak.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Öğretici Metin Yazarları ve Eserleri
Soru 5939Soru

Bir edebiyat tarihçisi, 19. yüzyıl gerçekçi romanı ile 20. yüzyıl modernist romanını karşılaştırırken şu değerlendirmede bulunur:

'19. yüzyılın büyük ustaları, dış dünyayı adeta bir ayna gibi yansıtarak toplumsal yapıyı, sın��fsal ilişkileri ve insanı nesnel bir gözlemle sergiliyordu. Karakterler, belirli bir sosyal çevrenin ürünü olarak kronolojik bir zaman çizgisinde hareket ederdi. Oysa 20. yüzyılda bu anlayış kökten sarsıldı. Yeni anlatıda dış gerçekliğin yerini öznel algılar, doğrusal zamanın yerini ise zihinsel/içsel zaman aldı. Yazar artık bir gözlemci değil, insan bilincinin derinliklerine inen bir kâşiftir.'

Buna göre, aşağıda verilen yazar-eser çiftlerinden hangisi, sırasıyla bu parçada belirtilen '19. yüzyıl gerçekçi romanı' ve '20. yüzyıl modernist romanı' anlayışlarını örneklemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gustave Flaubert - Madam Bovary / Virginia Woolf - Deniz Feneri

Cevap

Gustave Flaubert - Madam Bovary / Virginia Woolf - Deniz Feneri çifti, par��ada belirtilen 19. yüzyıl gerçekçi romanı ve 20. yüzyıl modernist romanı anlayışlarını sırasıyla temsil etmektedir.
Gustave Flaubert tarafından yazılan Madam Bovary, 19. yüzyıl realist romanının öncü örneklerinden biri olup nesnel gözlem ve çevre-karakter ilişkisine dayanır. Virginia Woolf'un Deniz Feneri adlı romanı ise 20. yüzyıl modernist edebiyatının zirve noktalarındandır; kronolojik zamanı kırarak bilinç akışı ve iç konuşma teknikleriyle bireyin öznel algılarını yansıtır. Bu doğrultuda, verilen yazar-eser çifti parçadaki karşılaştırmaya sırasıyla tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki edebi yönelimleri analiz etmek.
İlk olarak 19. yüzyıl gerçekçi romanının (nesnel gözlem, ayna görevi, kronolojik zaman), ikinci olarak ise 20. yüzyıl modernist romanının (öznel algı, zihinsel zaman, bilinç akışı) özelliklerinin arandığı saptanır.
Sorunun doğru çözülebilmesi için metindeki kuramsal karşılaştırmayı kavramak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ilk eserlerin 19. yüzyıl gerçekçi romanı olup olmadığını kontrol etmek.
Madam Bovary (Realist, 19. yy) ve İki Şehrin Hikâyesi (Realist, 19. yy) ilk sıradaki şartı sağlarken; Sefiller (Romantik, 19. yy), Kayıp Zamanın İzinde (Modernist, 20. yy) ve Dönüşüm (Modernist, 20. yy) elenir.
Sorudaki 'sırasıyla' ifadesi nedeniyle ilk eserin realist karakterde olması zorunludur.
3
Geriye kalan seçeneklerin ikinci sırasındaki eserlerin 20. yüzyıl modernist romanı olup olmadığını kontrol etmek.
Deniz Feneri 20. yüzyıl modernist romanının (Virginia Woolf) temsilcisiyken, Kırmızı ve Siyah 19. yüzyıl realizminin (Stendhal) temsilcisidir. Bu durumda doğru eşleşmenin Madam Bovary ve Deniz Feneri olduğu netleşir.
Parçadaki ikinci özellik olan zihinsel zaman ve bilinç akışını temsil eden modernist yapıtı bulmak.

Anahtar Kavram

19. Yüzyıl Realist Romanı ile 20. Yüzyıl Modernist Romanının Estetik ve Teknik Farkları
Soru 5940Soru

I. Şiir:

*Güzel dil Türkçe bize,*
*Başka dil gece bize.*
*İstanbul konuşması*
*En tatlı hece bize.*

II. Şiir:

*Artık demir almak günü gelmişse zamandan,*
*Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.*
*Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;*
*Sallanmaz o kalkışta ne bir mendil ne bir kol.*

Milli Edebiyat Dönemi şiir anlayışlarını yansıtan bu iki şiir örneği göz önünde bulundurulduğunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. şiir, sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntılarını şiire aktarmayı amaçlayan manzum hikâye geleneğinin temsilcisidir.

Cevap

İkinci şiirin sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntılarını yansıtan manzum hikâye geleneğinin temsilcisi olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İkinci şiir, Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçısı Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Sessiz Gemi' adlı şiirinden alınmıştır. Bu şiir, ölüm ve ayrılık temasını sembolik, lirik ve estetik bir dille ele alan 'saf (öz) şiir' anlayışının en önemli örneklerindendir. Sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntıları realizm akımının etkisiyle manzum hikâye formunda şiire taşıyan sanatçı ise dönemin diğer bir bağımsız ismi olan Mehmet Âkif Ersoy'dur. Yahya Kemal, şiirlerinde toplumsal sorunları doğrudan konu edinmemiş, saf şiir estetiğine bağlı kalmıştır. Dolayısıyla ikinci şiirin manzum hikâye geleneğinin temsilcisi olduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiirin dil, biçim ve tema özellikleri incelenerek hangi anlayışa ait olduğu belirlenir.
Birinci şiir sade dille, 7'li hece ölçüsüyle yazılmış didaktik bir metindir. Ziya Gökalp'in 'Lisan' şiirinden alınan bu parça, Milli Edebiyat Dönemi'nin sade dil ve hece ölçüsü anlayışını temsil eder.
Şiirlerin hangi edebi anlayışa ait olduğunu belirlemek, seçeneklerdeki karşılaştırmaları doğru değerlendirmek için ilk adımdır.
2
İkinci şiirin dil, ahenk ve tema özellikleri incelenerek edebi kimliği tespit edilir.
İkinci şiir Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Sessiz Gemi' şiiridir. Aruz ölçüsüyle ve beyitlerle yazılmış, ölüm temasını imgesel ve ahenkli bir dille işleyen bir 'saf şiir' örneğidir.
Yahya Kemal'in bağımsız edebi duruşunu ve aruz-saf şiir tercihini belirlemek, yanlış seçeneği ayırt etmek için gereklidir.
3
Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçılarının üslup özellikleri karşılaştırılarak yanlış yargı tespit edilir.
İkinci şiir için 'sokaktaki insanın günlük yaşam mücadelesini manzum hikaye tarzında işleyen realist şiir' tanımı yapılmıştır. Oysa bu tanım Yahya Kemal'e değil, diğer bağımsız isim olan Mehmet Âkif Ersoy'a uymaktadır.
Dönemin iki büyük bağımsız sanatçısı olan Yahya Kemal ile Mehmet Âkif arasındaki üslup ve poetika farkını ortaya koyarak doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir anlayışları ve bağımsız sanatçıların (Yahya Kemal ve Mehmet Âkif) üslup özellikleri.
ÖncekiSayfa 297 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin