Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5981Soru

Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde olay örgüsünden ziyade; bireyin ruh hali, iç çatışmalar��, psikolojik tahlilleri ve yalnızlığı gibi temalar ön plana çıkarılır.

Buna göre, aşağıdaki romanlardan hangisi bireyin iç dünyasını esas alan bu anlayışla yazılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Cevap

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa'nın otobiyografik özellikler de taşıyan, hastalıklı bir gencin ruhsal durumunu ve iç dünyasını eşsiz psikolojik tahlillerle yansıtan, bireyin iç dünyasını esas alan edebiyatın en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki edebi yönelimin özellikleri incelenir.
Soru kökünün 'bireyin iç dünyasını esas alan' ve psikolojik tahlillere dayalı bir eser aradığı saptanır.
Eserlerin hangi edebi anlayışla yazıldığını belirlemek amacıyla bu temel ölçüt kullanılır.
2
Seçeneklerdeki eserlerin yazarları ve edebi yönelimleri eşleştirilir.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu eserinin Peyami Safa'ya ait olduğu ve yazarın bireyin iç dünyasını esas alan yönelimin öncüsü olduğu hatırlanır.
Yazar-eser-yönelim eşleştirmesi üzerinden doğru seçeneğe ulaşılır.
3
Diğer seçeneklerdeki çeldiriciler elenerek cevap doğrulanır.
Kuyucaklı Yusuf ve Devlet Ana toplumcu gerçekçi; Yaban Millî Edebiyat zevkini sürdüren; Aylak Adam ise modernist roman kategorisinde olduğu için elenir.
Doğru yanıtın kesinleştirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5982Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde farklı estetik ve fikrî yönelimler bir arada varlık göstermiştir. Aşağıda sol sütunda bu dönemdeki farklı şiir anlayışlarından alınan örnek dizeler, sağ sütunda ise bu dizelerin ait olduğu şiir anlayışları verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki şiir alıntıları ile sağ sütundaki şiir anlayışlarını do��ru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında."
"Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar
aydınlığa?"
"Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu kuytu derelerin, bu şifalı suların."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zaman ve rüya izleklerini barındıran ilk dizeler Saf Şiir anlayışıyla; toplumsal kurtuluşu ve mücadeleyi serbest nazımla işleyen ikinci dizeler Toplumcu Gerçekçi Şiir anlayışıyla; Anadolu'nun kır yaşamını ve insanını heceyle anlatan üçüncü dizeler ise Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir anlayışıyla eşleşmektedir.
Zaman ve rüya izleklerini barındıran ilk dizeler Saf Şiir anlayışıyla; toplumsal kurtuluşu ve mücadeleyi serbest nazımla işleyen ikinci dizeler Toplumcu Gerçekçi Şiir anlayışıyla; Anadolu'nun kır yaşamını ve insanını heceyle anlatan üçüncü dizeler ise Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir anlayışıyla örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk alıntının tema ve üslup özelliklerinin incelenmesi.
'Ne içindeyim zamanın' dizelerinde hece ölçüsü ve kusursuz bir ritimle zaman, rüya ve estetik ön plana çıkarılmıştır. Bu özellikler Saf Şiir poetikasına aittir.
Şairin bireysel duyarlılığı estetik bir kaygıyla ele alıp almadığını belirlemek için.
2
İkinci alıntının biçim ve içerik yönünden incelenmesi.
'Ben yanmasam / sen yanmasan' dizelerinde serbest nazım kullanılmış ve toplumsal aydınlanma fedakarlık temasıyla işlenmiştir. Bu üslup Toplumcu Gerçekçi Şiir ile örtüşür.
Şiirde ideolojik, toplumsal veya sınıfsal bir söylem olup olmadığını tespit etmek için.
3
Üçüncü alıntının dil ve konu bakımından incelenmesi.
'Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum' dizelerinde Anadolu coğrafyası, kır hayatı ve memleket gerçekleri yalın bir Türkçe ve hece ölçüsüyle anlatılmıştır. Bu da Millî Edebiyat Zevkini Sürdüren Şiir'in özelliğidir.
Halk kültürüne, folklora ve Anadolu insanının yaşamına yapılan vurgunun yönelimini anlamak için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi şiirinde Saf Şiir, Toplumcu Gerçekçi Şiir ve Millî Edebiyat Zevkini Sürdüren Şiir anlayışlarının ayırt edilmesi.
Soru 5983Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde düzenli ordunun kazandığı I. İnönü Muharebesi'nin ardından İtilaf Devletleri'nin Sevr Antlaşması'nı TBMM Hükümeti'ne kabul ettirmek amacıyla düzenlediği uluslararası konferans aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Konferansı

Cevap

Londra Konferansı
I. İnönü Muharebesi'nin kazanılması, TBMM Hükümeti'nin hem askeri gücünü hem de siyasi saygınlığını artırmıştır. Bunun üzerine İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı bazı küçük değişikliklerle TBMM'ye kabul ettirebilmek amacıyla Londra Konferansı'nı düzenlemişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını değerlendirmek.
I. İnönü Muharebesi, TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk zaferidir.
Muharebenin askeri sonuçlarının siyasi gelişmeleri nasıl etkilediğini anlamak gerekir.
2
Uluslararası diplomatik sonuçları incelemek.
Zafer sonrasında İtilaf Devletleri, TBMM'yi doğrudan veya dolaylı olarak Londra'da toplanacak bir konferansa davet etmiştir.
Zaferin dış politikadaki yansımasını bulmak gerekir.
3
Seçenekler arasından doğru konferansı belirlemek.
Londra Konferansı, TBMM'nin diplomatik alanda ilk kez resmen tanındığı uluslararası bir toplantıdır.
I. İnönü Muharebesi sonrasında toplanan konferansın adını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Londra Konferansı, I. İnönü Muharebesi'nin dış politikadaki en önemli diplomatik sonuçlarından biridir ve İtilaf Devletleri'nin TBMM Hükümeti'ni resmen tanıdığı ilk platformdur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5984Soru

Dışarıda akşamüstünün gri aydınlığı, odanın sarı ışığına karışıyor. Radyoda memleket havadisleri: 'Cumhuriyetimizin otuzuncu yılında sanayileşme hamleleri tüm hızıyla...' Aysel yatağa uzandı. Ölmeli miyim gerçekten? İlkokul öğretmeni Dündar Bey'in kürsüdeki o dik duruşu geliyor gözünün önüne. 'Sizler yeni Türkiye'nin aydınlık yüzlerisiniz.' Aydınlık yüzler... Şimdi bu otel odasında, tavanı seyrederek geçen kırk yedi dakika. Zaman ne kadar yavaş. Acaba kapıyı kilitledim mi?

Bu parçanın anlatım teknikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karakterin zihninden geçenlerin mantıksal bağlardan kopuk, dil bilgisi kurallarını hiçe sayan serbest çağrışımlarla akıtılması yoluyla bilinç akışı tekniği kullanılmıştır.

Cevap

Bilinç akışı tekniğinin kullanıldığını iddia eden ifade söylenemez. Parçadaki zihinsel akış mantıksal bağlara ve dil bilgisi kurallarına uygun olduğu için bilinç akışını değil, iç konuşma tekniğini örneklemektedir.
Doğru cevap bilinç akışı tekniğinin kullanıldığını öne süren seçenektir. Parçada Aysel'in iç dünyası ve zihninden geçenler mantıklı bir sıra izleyen, dil bilgisi kurallarına uygun ve anlaşılır cümlelerle aktarılmıştır. Bu nitelikler bilinç akışını değil, iç konuşma tekniğini yansıtır. Bilinç akışında ise düşüncelerin serbest çağrışım zinciriyle, mantık sınırlarını aşan ve dil bilgisi kurallarını önemsemeyen kuralsız bir yapıda akması beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki karakterin iç konuşmalarını incelemek.
Karakterin 'Ölmeli miyim gerçekten?' ve 'Acaba kapıyı kilitledim mi?' şeklindeki iç sorgulamaları, dil bilgisel yapı ve mantık sırası korunarak verildiğinden iç konuşma tekniği kullanılmıştır.
İç konuşmanın ayırt edici özelliği olan dil bilgisi ve mantıksal tutarlılığı tespit etmek.
2
Parçada geçmişe yapılan yönelimi değerlendirmek.
Karakterin ilkokul öğretmeni Dündar Bey'i hatırlaması, anlatı zamanının kırılarak geriye gidildiğini gösterir ve geriye dönüş tekniğini doğrular.
Zaman kurgusundaki değişimlerin hangi anlatım tekniğine dayandığını saptamak.
3
Parçaya eklenen dış metinleri analiz etmek.
Radyodan verilen memleket havadisleri alıntısı, romana dışarıdan eklenen bir metin unsuru olduğu için montaj tekniğine örnektir.
Metin dışı materyallerin kurguya entegrasyon biçimini belirlemek.
4
Anlatıcının karakterin zihnini analiz ettiği kısımları incelemek.
Üçüncü şahıs anlatıcının 'Zaman ne kadar yavaş' gibi karakterin iç dünyasındaki zaman algısını tahlil etmesi iç çözümleme tekniğini doğrular.
Anlatıcı perspektifinin kahramanın ruh dünyası üzerindeki etkisini saptamak.
5
Bilinç akışı tekniğinin tanımıyla parçayı karşılaştırmak.
Bilinç akışında bulunması gereken serbest çağrışım, dil bilgisi kurallarının ihlali ve kopuk zihinsel yapı bu parçada mevcut değildir. Bu sebeple bilinç akışının kullanıldığı söylenemez.
İç konuşma ile bilinç akışı arasındaki temel farkı ortaya koyarak yanlış tespiti belirlemek.

Anahtar Kavram

Modernist ve postmodernist romanda iç konuşma, bilinç akışı, geriye dönüş, montaj ve iç çözümleme gibi anlatım tekniklerinin tespiti ve birbirlerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5985Soru

Atina'da Solon, yaptığı reformlarla toplumsal sınıflar arasındaki çatışmayı hafifletmek amacıyla borç yüzünden köleleştirilmeyi yasaklamış ve yurttaşları gelirlerine göre sınıflara ayırmıştır. Ancak bu düzenleme, soylu ailelerin sahip oldukları geniş araziler ve bölgesel bağlar sayesinde yönetimdeki ayrıcalıklı konumlarını sürdürmelerini engelleyememiştir. Daha sonra reform girişiminde bulunan Klistenes ise halkı soy veya servet esasına göre değil, yaşadıkları bölgelere (demus adı verilen idari birimlere) göre on yeni kabileye ayırmış ve her yeni kabilenin kıyı, iç bölge ve şehir kesimlerinden eşit oranda temsilci içermesini sağlamıştır.

Buna göre Klistenes'in yaptığı düzenlemelerle doğrudan aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soyluların yerel nüfuz odaklarını parçalamak suretiyle farklı toplumsal kesimlerin siyasi temsildeki etkinliğini eşitlemeyi

Cevap

Soyluların yerel nüfuz odaklarını parçalamak suretiyle farklı toplumsal kesimlerin siyasi temsildeki etkinliğini eşitlemeyi hedefleyen seçenek doğrudur.
Klistenes reformları, yurttaşları soyluluk bağına veya servete göre değil, yaşadıkları bölgelere göre karma gruplar halinde örgütlemiştir. Bu reformun temel amacı, aristokratik ailelerin kendi bölgelerindeki geleneksel güç odaklarını ve siyasi nüfuzlarını parçalayarak Atina demokrasisinin tabana yayılmasını sağlamak ve tüm sınıfların eşit katılımını gerçekleştirmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Solon ve Klistenes reformlarının amaçlarını ve farklarını analiz edin.
Solon'un servete dayalı sınıflandırmasının soyluların bölgesel gücünü kıramadığını, Klistenes'in ise coğrafi esasa dayalı kabile sistemini getirdiğini belirleyin.
Reformların temel mantığını ve hangi sorunu çözmeye yönelik yapıldığını anlamak için.
2
Coğrafi temelli kabile sisteminin (kıyı, iç bölge ve şehir nüfusunun karıştırılması) etkisini değerlendirin.
Bu sistemin soyluların belirli bölgelerdeki geleneksel/akrabalık bağlarına dayalı nüfuzunu engellediğini ve farklı sınıfları kaynaştırdığını görün.
Reformun doğrudan toplumsal ve siyasi amacına ulaşmak için.
3
Doğru seçeneği belirleyerek diğer seçeneklerdeki kavramsal ve tarihsel hataları (anakronizm, Roma kurumları gibi) eleyin.
Soyluların yerel nüfuzunu kırmayı hedefleyen seçeneğin doğru olduğu sonucuna ulaşın.
Soruda doğrudan amaçlanan hedefi kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Klistenes Reformları ve Atina Demokrasisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5986Soru

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin savaştığı savunma cephelerinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çanakkale Deniz Zaferi (1915), Kut'ül Amare Zaferi (1916) ve Suriye Cephesi Halep Savunması (1918) kronolojik sırası takip edilmelidir.
Çanakkale Cephesi'ndeki deniz zaferi (18 Mart 1915), Irak Cephesi'ndeki Kut'ül Amare Zaferi (29 Nisan 1916) ve Suriye Cephesi'ndeki savunma hattının kurulması (Ekim 1918) şeklinde kronolojik olarak sıralanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Çanakkale Cephesi'ndeki gelişmenin tarihini belirleme
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 18 Mart 1915'te kazanıldığı tespit edilir.
Sıralamadaki en erken tarihi belirlemek için cephelerdeki kritik olayların zamanı incelenmelidir.
2
Irak Cephesi'ndeki gelişmenin tarihini belirleme
Kut'ül Amare'de İngiliz ordusunun esir alınmasının 29 Nisan 1916'da gerçekleştiği tespit edilir.
Çanakkale Cephesi'nden sonra gerçekleşen kronolojik aşamayı belirlemek için.
3
Suriye Cephesi'ndeki gelişmenin tarihini belirleme
Mustafa Kemal Paşa'nın Suriye'de İngilizleri durdurduğu savunma hattının Ekim 1918'de kurulduğu tespit edilir.
I. Dünya Savaşı'nın son günlerindeki en son gelişmeyi belirlemek için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin savunma cephelerindeki önemli askeri başarıları ve bunların kronolojik sırası
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5987Soru

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sürecinde ve sonrasında yaşanan askeri ve diplomatik gelişmelerin kronolojik olarak doğru sıralanması için aşağıdaki olayları geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama şu şekildedir: Tersane Konferansı'nın düzenlenmesi, Rusya'nın savaş ilan etmesiyle 93 Harbi'nin başlaması, Ayastefanos Antlaşması'nın imzalanması, Kıbrıs'ın yönetiminin geçici olarak İngiltere'ye devredilmesi ve Berlin Antlaşması'nın imzalanması.
Sıralama kronolojik olarak Tersane Konferansı (Aralık 1876), 93 Harbi'nin Başlaması (Nisan 1877), Ayastefanos Antlaşması (Mart 1878), Kıbrıs'ın Bırakılması (Haziran 1878) ve Berlin Antlaşması (Temmuz 1878) şeklinde ilerlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Savaş öncesi diplomatik süreci belirleme
Tersane Konferansı (Aralık 1876) listenin ilk sırasındadır.
Savaşı önlemeye yönelik son diplomatik girişimdir.
2
Savaşın başlama anını saptama
93 Harbi'nin başlaması (Nisan 1877) ikinci sıradadır.
Konferans kararlarının reddi savaşı doğrudan tetiklemiştir.
3
Savaşı sonlandıran ilk antlaşmayı konumlandırma
Ayastefanos Antlaşması (Mart 1878) üçüncü sıradadır.
Savaşın fiilen bitişiyle imzalanan ancak yürürlüğe girmeyen antlaşmadır.
4
Kongre öncesi diplomatik hamleyi yerleştirme
Kıbrıs'ın İngiltere'ye geçici olarak devredilmesi (Haziran 1878) dördüncü sıradadır.
Berlin Kongresi öncesinde İngiltere'nin desteğini almak amacıyla yapılmış bir anlaşmadır.
5
Nihai uluslararası antlaşmayı yerleştirme
Berlin Antlaşması'nın imzalanması (Temmuz 1878) son sıradadır.
Sürecin uluslararası alanda kesinleştiği son aşamadır.

Anahtar Kavram

93 Harbi ve Berlin Antlaşması sürecindeki askeri-diplomatik gelişmelerin kronolojisi ve Osmanlı Devleti'nin denge siyaseti uygulamaları.
Soru 5988Soru

İslam medeniyetinde eğitim, bilim ve sanatın gelişim süreci, farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda kurulan kurumsal yapılar üzerinden takip edilebilmektedir.

Aşağıda bu kurumlardan bazıları karışık olarak verilmiştir:

Bu kurumları, kuruluş tarihleri bakımından kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuruluş tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralama Beytülhikme, Nizamiye Medreseleri, Merâga Rasathanesi ve Semerkand Medresesi ve Rasathanesi şeklindedir.
Doğru sıralama Beytülhikme (9. yüzyıl), Nizamiye Medreseleri (11. yüzyıl), Merâga Rasathanesi (13. yüzyıl) ve Semerkand Rasathanesi (15. yüzyıl) şeklindedir. Bu sıra, İslam bilim tarihinin kurumsal gelişim aşamalarını ve ilgili devletlerin (Abbasiler, Büyük Selçuklu, İlhanlılar, Timurlular) tarih sahnesine çıkış sırasını tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumların ait olduğu devletleri ve dönemleri belirleme
Beytülhikme Abbasiler Dönemi'ne (9. yüzyıl), Nizamiye Medreseleri Büyük Selçuklu Dönemi'ne (11. yüzyıl), Merâga Rasathanesi İlhanlılar Dönemi'ne (13. yüzyıl), Semerkand Rasathanesi ise Timurlular Dönemi'ne (15. yüzyıl) aittir.
Kuruluş tarihlerini doğru tespit edebilmek için her bir kurumun hangi siyasi otorite veya hanedan döneminde kurulduğunu bilmek gerekir.
2
Devletlerin ve dönemlerin kronolojik sıraya konulması
Sıralama; Abbasiler (9. yy) -> Büyük Selçuklu (11. yy) -> İlhanlılar (13. yy) -> Timurlular (15. yy) şeklindedir.
İslam tarihi siyasi kronolojisinde bu devletlerin ortaya çıkış ve hüküm sürme dönemleri sırasıyla bu şekildedir.
3
Kurumları kronolojik sıraya dizme
Doğru kronolojik sıra: Beytülhikme, Nizamiye Medreseleri, Merâga Rasathanesi, Semerkand Rasathanesi.
Dönemsel tespitten hareketle en eski kurumdan en yeni kuruma doğru sıralama gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

İslam medeniyetinde eğitim ve bilim kurumların��n tarihsel gelişim süreci ve bu kurumların ait olduğu devletlerin kronolojik sırası.
Soru 5989Soru

Kırım Savaşı sürerken İtalya yarımadasındaki siyasi birliği kurma mücadelesi veren Piyemonte (Sardinya) Krallığı, savaşla doğrudan bir çıkar ilişkisi bulunmamasına rağmen Osmanlı Devleti ve müttefiklerinin yanında savaşa dahil olmuş ve Kırım'a asker göndermiştir.

Piyemonte Krallığı'nın bu askeri ve diplomatik hamleyle ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa ve İngiltere'nin desteğini kazanarak İtalyan birliğinin sağlanması hedefini uluslararası bir platforma taşımak

Cevap

Fransa ve İngiltere'nin desteğini kazanarak İtalyan birliğinin sağlanması hedefini uluslararası bir platforma taşımak
Piyemonte Krallığı, Kırım Savaşı'na asker göndererek İngiltere ve Fransa'nın müttefiki olmuş, böylece savaş sonrasında toplanan Paris Barış Konferansı'na davet edilmiştir. Konferansta İtalyan birliğinin kurulması hedefini (Risorgimento) Avrupalı devletlerin gündemine taşımış ve Fransa'nın desteğini alarak Avusturya'ya karşı yürüteceği mücadelede güçlü bir diplomatik zemin kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Piyemonte Krallığı'nın Kırım Savaşı'na katılım amacını analiz etmek.
Krallığın Kırım Savaşı'na asker göndererek İngiltere ve Fransa gibi büyük devletlerin sempatisini kazanmaya çalıştığı belirlenir.
Piyemonte, İtalyan birliğini tek başına Avusturya İmparatorluğu'na karşı kuramayacağının farkındadır.
2
Savaş sonrası diplomatik gelişmeleri değerlendirmek.
Kırım Savaşı sonrasında düzenlenen 1856 Paris Barış Konferansı'na Piyemonte'nin de katılım hakkı elde ettiği görülür.
Savaşta müttefiklerin yanında yer alması, krallığa uluslararası diplomaside söz hakkı kazandırmıştır.
3
Bu diplomatik başarının İtalyan birliğine etkisini belirlemek.
İtalyan birliği (Risorgimento) meselesi uluslararası bir sorun haline gelmiş ve İngiltere ile Fransa'nın desteği sağlanmıştır.
Kırım Savaşı'ndaki askeri yardım, İtalyan diplomasisinin önünü açmıştır.

Anahtar Kavram

Kırım Savaş��'nda Denge Politikası ve Piyemonte Krallığı'nın Rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5990Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan görüş ayrılıklarını derinleştiren ve Fransa'nın TBMM Hükümeti'ni resmen tanıyarak Anadolu'dan çekilmesini sağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara Antlaşması

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile imzalanan ve Fransa'nın Anadolu'dan çekilmesini sağlayan antlaşma Ankara Antlaşması'dır.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması sayesinde Fransa, TBMM'yi resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş ve Güney Cephesi'ndeki savaş durumu sona ermiştir. Bu zafer İtilaf Devletleri bloğundaki çatlağı derinleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik sonuçlarını analiz etmek.
Askeri zaferin ardından İtilaf Devletleri arasındaki birlik sarsılmış ve Fransa, TBMM ile doğrudan masaya oturmuştur.
Savaşın uluslararası alandaki en önemli siyasi yansımasını belirlemek gerekmektedir.
2
Fransa ile imzalanan antlaşmanın adını ve önemini tespit etmek.
20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmış, Fransa işgal ettiği güney bölgelerinden çekilmiştir.
Anlaşmanın Güney Cephesi'ni kapatan ve Fransa'nın TBMM'yi tanımasını sağlayan antlaşma olduğunu teyit etmek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Diplomatik Sonuçları ve Ankara Antlaşması
Soru 5991Soru

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordularının konuşlandığı cepheler, üstlendikleri stratejik rollere ve mücadele ettikleri güçlere göre farklı nitelikler taşımaktadır. Aşağıda verilen Osmanlı cephelerini, bu cephelerde gerçekleşen temel askeri veya tarihi gelişmelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Irak Cephesi
Hicaz-Yemen Cephesi
Suriye-Filistin Cephesi
Galiçya Cephesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Irak Cephesi - Kut'ül Amare zaferi; Hicaz-Yemen Cephesi - Medine Müdafaası ve Fahreddin Paşa; Suriye-Filistin Cephesi - Mustafa Kemal Paşa'nın Halep'teki savunma hattı; Galiçya Cephesi - Müttefiklere yardım amacıyla sınır dışında Rusya'ya karşı mücadele.
Irak Cephesi'nde kazanılan Kut'ül Amare zaferi, Hicaz-Yemen Cephesi'nde Fahreddin Paşa'nın Medine savunması, Suriye-Filistin Cephesi'nde Mustafa Kemal Paşa'nın son askeri görevi ve Galiçya Cephesi'nin müttefiklere yardım amacıyla sınır dışında açılmış olması tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Savunma cephelerinde yer alan Irak ve Hicaz-Yemen cephelerinin temel gelişmelerini ve komutanlarını tespit edin.
Irak Cephesi, Halil Paşa'nın komuta ettiği Kut'ül Amare zaferi ile; Hicaz-Yemen Cephesi ise Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası ile eşleşmektedir.
Osmanlı savunma cephelerinde kazanılan en kritik başarılar ve öne çıkan liderler bu bölgelerde görev yapmıştır.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın savaşın son dönemindeki faaliyetlerini yürüttüğü savunma cephesini belirleyin.
Mustafa Kemal Paşa'nın I. Dünya Savaşı'nda görev aldığı en son yer Suriye-Filistin Cephesi'dir ve burada Halep yakınlarında başarılı bir savunma hattı kurmuştur.
Bu eşleşme, Mustafa Kemal Paşa'nın I. Dünya Savaşı'ndaki askeri güzergahının ve görevlerinin doğru analiz edilmesini sağlar.
3
Müttefiklere yardım amacıyla sınır dışına gönderilen birliklerin savaştığı cepheyi eşleştirin.
Müttefik devletlere destek sağlamak amacıyla kendi sınırları dışında Rusya'ya karşı savaşılan cephe Galiçya Cephesi'dir.
Sınır dışı cephelerin (Galiçya, Makedonya, Romanya) genel niteliği müttefiklere yardım etmektir ve bu cephede Rusya ile mücadele edilmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda savaştığı savunma ve sınır dışı yardım cephelerinin nitelikleri, komutanları ve önemli tarihi gelişmeleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5992Soru

Osmanlı Devleti'nin kuruluş ve klasik döneminde askeri yapının gelişimi ve Kapıkulu Ocağı'nın kurumsallaşması aşamalı bir süreç izlemiştir.

Buna göre, aşağıda verilen Osmanlı askeri teşkilatlanma gelişmelerini kronolojik olarak ilk ortaya çıkışından sonrakine doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Orhan Bey Dönemi'nde Yaya ve Müsellem ordusunun kurulması, I. Murad Dönemi'nde Pençik sistemi ile Yeniçeri Ocağı'nın kurulması, Ankara Savaşı ve Fetret Devri sonrasında Devşirme sistemine geçilmesi ve II. Mehmed Dönemi'nde kul sisteminin kurumsallaşarak merkezi otoritenin temeli haline gelmesi.
Osmanlı Devleti'nde askeri kurumsallaşmanın kronolojisi incelendiğinde; ilk düzenli ordu Orhan Bey dönemindeki Yaya ve Müsellemlerdir. Ardından sınırların genişlemesiyle savaş esirlerinin beşte birinin orduya alındığı Pençik sistemi I. Murad döneminde uygulanmaya başlanmıştır. Ankara Savaşı (1402) sonrasındaki Fetret Devri'nde esir kaynağı kesilince, gayrimüslim ailelerin çocuklarının yetiştirildiği Devşirme sistemine geçilmiştir. Fatih Sultan Mehmed döneminde ise bu sistem kurumsallaştırılarak devlet yönetiminin ve ordunun merkezine kul sistemi yerleştirilmiş, merkezi otorite pekiştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk düzenli ordunun kurulduğu dönemi belirlemek
Yaya ve Müsellem ordusunun kurulması ilk adımdır.
Orhan Bey döneminde beyliğin ilk düzenli askeri gücü oluşturulmuştur.
2
Yeniçeri Ocağı'nın kurulduğu ilk sistemi belirlemek
Pençik sistemi ile Yeniçeri Ocağı'nın kurulması ikinci adımdır.
I. Murad döneminde büyüyen askeri ihtiyacı karşılamak için savaş esirlerinden faydalanan Pençik sistemi getirilmiştir.
3
Asker alım politikasının değiştiği dönemi tespit etmek
Devşirme sistemine geçilmesi üçüncü adımdır.
Ankara Savaşı ve Fetret Devri sonrasında Pençik sisteminin savaş esiri kaynağı kuruyunca, devlet kendi gayrimüslim tebaasına yönelerek Devşirme sistemini hayata geçirmiştir.
4
Kapıkulu sisteminin idari ve askeri anlamda en güçlü konuma geldiği dönemi belirlemek
Kul sisteminin kurumsallaşması ve devşirmelerin yönetimde tekel oluşturması son adımdır.
Fatih Sultan Mehmed, merkeziyetçi yapıyı güçlendirmek için Kapıkulu ocağını ve kul sistemini devlet idaresinin odağı haline getirmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde askeri teşkilatlanma aşamaları, Pençik ve Devşirme sistemlerinin tarihsel gelişimi ile Kapıkulu Ocağı'nın merkezi otoriteyle ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5993Soru

Aşağıda 19. ve 20. yüzyıl Batı edebiyatında öne çıkan bazı yazarlar ile bu yazarların edebi yönelimlerini belirleyen temel özellikler verilmiştir. Bu yazarlar ile edebi özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Charles Dickens
Franz Kafka
Stendhal
Jack London

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yazarlar ile edebi özellikleri sırasıyla şöyle eşleşmektedir: Charles Dickens ile Sanayi Devrimi İngiltere'sindeki yoksulluğu anlatan tanım; Franz Kafka ile modern bürokrasideki yabancılaşmayı işleyen tanım; Stendhal ile Restorasyon dönemi Fransa'sında yükselme hırsını konu edinen tanım; Jack London ile vahşi doğadaki hayatta kalma mücadelesini ele alan natüralist tanım.
Doğru eşleştirmede; Charles Dickens çocuk işçiliği ve Sanayi Devrimi İngiltere'sini konu alan tanımla, Franz Kafka modern bürokrasi ve yabancılaşmayı içeren tanımla, Stendhal Restorasyon dönemi Fransa'sında sınıfsal yükselme hırsını işleyen tanımla ve Jack London determinizm ile vahşi doğada hayatta kalma mücadelesini ele alan tanımla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi Devrimi ve öksüz çocuk figürlerinin hangi yazara ait olduğunu belirleme
Bu özellikler 19. yüzyıl İngiliz realist yazarı Charles Dickens'a aittir.
Dickens, kendi çocukluk deneyimlerinden de yola çıkarak Viktorya dönemi İngiltere'sindeki sınıfsal adaletsizlikleri ele almıştır.
2
Bürokrasi, yabancılaşma ve absürt unsurların öne çıktığı yazar profilini tespit etme
Bu temalar 20. yüzyıl modernist edebiyatının öncülerinden Franz Kafka ile eşleşir.
Kafka, modern dünyada bireyin sistem karşısındaki çaresizliğini ve yalnızlığını en iyi yansıtan yazarlardandır.
3
Restorasyon dönemi Fransa'sı ve toplumsal yükselme hırsının hangi yazarı işaret ettiğini bulma
Bu betimleme Fransız realizminin kurucularından Stendhal'a aittir.
Stendhal, meşhur romanlarında Julien Sorel karakteri üzerinden bu temayı derinlemesine incelemiştir.
4
Darwinci evrim, soyaçekim ve vahşi doğada yaşam mücadelesini işleyen yazarı eşleştirme
Bu özellikler Amerikalı natüralist yazar Jack London ile eşleşir.
London, doğa ile insan arasındaki çatışmayı determinist bir yaklaşımla eserlerine taşımıştır.

Anahtar Kavram

19. ve 20. yüzyıl Batı edebiyatı sanatçılarının edebi özellikleri, temaları ve bağlı bulundukları akımlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5994Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin savunma ve sınır dışı yardım cephelerinde yaşadığı aşağıdaki gelişmelerin, gerçekleştikleri tarihlere göre en erken olandan en geç olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Kut'ül Amare Zaferi'nin kazanılması, Galiçya Cephesi'ne asker sevk edilmesi, Kudüs'ün düşmesi ve Medine müdafaasının teslimle son bulması şeklindedir.
Irak Cephesi'ndeki Kut'ül Amare kuşatmasının zaferle bitmesi (Nisan 1916), Galiçya Cephesi'ne müttefiklere yardım amaçlı birliklerin sevk edilmesi (Temmuz 1916), Filistin Cephesi'nde Kudüs'ün İngilizler tarafından işgali (Aralık 1917) ve Hicaz-Yemen Cephesi'nde Medine müdafaasının ateşkes sonrası sonlanması (Ocak 1919) kronolojik sırayla gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Irak Cephesi'ndeki Kut'ül Amare kuşatmasının zafer tarihini belirleme
Kut'ül Amare'de İngiliz birliklerinin esir alınması Nisan 1916'da gerçekleşmiştir.
Bu gelişme, diğer üç gelişmeye göre zaman bakımından en erken gerçekleşendir.
2
Müttefiklere yardım amacıyla açılan sınır dışı cepheye yönelik askerî faaliyeti saptama
Galiçya Cephesi'ne yardım amaçlı ilk askeri birliğin sevk edilmesi Temmuz 1916'da yapılmıştır.
Rusya'nın müttefikleri zorlaması üzerine planlanan bu sevkiyat Kut zaferinin hemen sonrasına denk gelir.
3
Filistin Cephesi'ndeki Kudüs işgalinin tarihini saptama
Kudüs'ün İngiliz ordusu tarafından ele geçirilmesi Aralık 1917'dedir.
1917 yılı sonundaki bu kayıp, savunma cephesindeki diğer aşamayı oluşturur.
4
Hicaz-Yemen Cephesi'nin en son aşaması olan Medine kuşatmasının bitişini belirleme
Fahreddin Paşa'nın Mondros sonrasında da direnmeye devam edip en nihayetinde teslim olması Ocak 1919'da gerçekleşmiştir.
Ateşkes antlaşmasından aylar sonra teslim gerçekleştiğinden, süreçteki en son gelişmedir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı'ndaki Osmanlı savunma ve yardım cephelerinde yaşanan olayların zaman dizini
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5995Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında; olay örgüsünden ziyade insanın iç dünyasını, ruhsal durumlarını, psikolojik tahlillerini, yalnızlığını ve toplumla olan çatışmalarını roman ve hikâyenin merkezine yerleştiren anlayışa "bireyin iç dünyasını esas alan edebiyat" denir.

Buna göre, aşağıda verilen yazarlardan hangisi bu edebî yönelimin temsilcilerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşar Kemal

Cevap

Yaşar Kemal
Bireyin iç dünyasını esas alan roman ve hikâyelerde insanın psikolojik durumları, ruhsal çatışmaları ve iç dünyası temel alınır. Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra ve Abdülhak Şinasi Hisar bu akımın öncülerindendir. Ancak Yaşar Kemal, Çukurova yöresindeki köylülerin, toprak ve ağalık kavgalarının, ezilen halkın sorunlarını işleyen 'toplumcu gerçekçi' yönelimin en büyük temsilcilerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî yönelimin özelliklerini belirleme
Soruda tanımlanan 'bireyin iç dünyasını esas alan' anlayışın; yalnızlık, yabancılaşma, ruhsal çatışmalar ve psikolojik tahliller gibi temaları işlediği görülür.
Yazarların hangi anlayışa göre tasnif edileceğini netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki yazarların edebî anlayışlarını karşılaştırma
Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra ve Abdülhak Şinasi Hisar bireyin iç dünyasını esas alan eserler üretmişken; Yaşar Kemal, toplumsal çatışmaları, köylülerin ve işçilerin sorunlarını işleyen toplumcu gerçekçi bir anlayışa sahiptir.
Yazarların edebî yönelimlerini belirleyip farklı olanı ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Yazarlar ve Eserleri
Tahmini Süre:45s
Soru 5996Soru

Eserlerinde 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı döneminde ABD'de yaşanan tarım işçilerinin dramını, sömürü düzenini ve insanların ayakta kalma mücadelesini realist ve yer yer natüralist bir bakış açısıyla ele almıştır. Toplumsal gerçekçi çizgide dünya edebiyatının başyapıtlarından biri kabul edilen romanında, Joad ailesinin Oklahoma'daki topraklarından edilerek Kaliforniya'ya doğru çıktıkları zorlu göç yolculuğunu ve karşılaştıkları insani trajediyi anlatır.

Bu parçada söz edilen yazar ve eseri aşa��ıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: John Steinbeck - Gazap Üzümleri

Cevap

John Steinbeck - Gazap Üzümleri
Parçada bahsedilen 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sırasında yaşanan büyük göç dalgası, tarım işçilerinin karşılaştığı sömürü düzeni ve Joad ailesinin Oklahoma'dan Kaliforniya'ya göçünü anlatan eser John Steinbeck'in Gazap Üzümleri adlı romanıdır. Eser, toplumsal gerçekçi çizgisi ve güçlü realizmiyle bu dönemi en iyi yansıtan yapıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel ipuçlarını (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, ABD'deki tarım işçilerinin dramı, Oklahoma'dan Kaliforniya'ya göç ve Joad ailesi) belirleme.
Bu ipuçları, dünya edebiyatında Amerikan realizmi ve natüralizmi çerçevesinde kaleme alınmış spesifik bir romana işaret etmektedir.
Soruda tanıtılan eserin konusunu ve karakter grubunu saptayarak seçenekleri elemek.
2
Edebi akım ve tema bilgisini yazarlarla eşleştirme.
Joad ailesinin göçünü anlatan yazarın John Steinbeck, eserin ise Gazap Üzümleri olduğu belirlenir.
Doğru yazar-eser eşleştirmesini netleştirmek.

Anahtar Kavram

19. ve 20. Yüzyıl Batı Edebiyatında yazar, eser ve edebi dönem/akım ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5997Soru

Batı Cephesi'nde gerçekleştirilen askeri mücadeleler, Türk milletinin bağımsızlık azmini kanıtlarken ulusal ve uluslararası alanda köklü hukuki, siyasi ve diplomatik değişimleri de beraberinde getirmiştir.

Aşağıda verilen askeri gelişmeleri, doğrudan zemin hazırladıkları siyasi ve diplomatik sonuçlar ile doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: I. İnönü Muharebesi -> İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi uluslararası kurulda muhatap alması; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri -> Yasama ve yürütme güçlerinin tek bir kişide toplanmasına zemin hazırlayan askeri kayıp; Sakarya Meydan Muharebesi -> Güney sınırının taviz verilerek çizilmesi ve oradaki birliklerin batı hattına kaydırılması; Büyük Taarruz -> Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın savaşılmadan Türk idaresine geçmesi.
Doğru eşleştirmede, I. İnönü Muharebesi İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi Londra Konferansı vasıtasıyla resmen tanımasına; Kütahya-Eskişehir yenilgisi meclisin tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devreden Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edilmesine; Sakarya Meydan Muharebesi Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması sonucunda Güney sınırının Hatay hariç çizilmesine ve oradaki birliklerin batıya kaydırılmasına; Büyük Taarruz ise Mudanya Ateşkesi ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın savaşılmadan kurtarılmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin uluslararası etkisini tespit ediniz.
I. İnönü Muharebesi düzenli ordunun ilk askeri zaferidir ve bu zaferin ardından İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı yumuşatarak kabul ettirmek amacıyla TBMM'yi Londra Konferansı'na çağırarak hukuken muhatap kabul etmiştir.
Askeri başarıların dış politikadaki diplomatik karşılıklarını analiz etmek.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi sonuçlarını değerlendiriniz.
Bu muharebede Türk ordusu yenilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir. Bu askeri kayıp mecliste sert tartışmalara yol açmış ve hızlı karar alınabilmesi için Mustafa Kemal Paşa'ya geniş yetkiler veren Başkomutanlık Kanunu kabul edilmiştir.
Savaş alanındaki mağlubiyetlerin iç politikada yönetim yapısını nasıl etkilediğini anlamak.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin güney sınırları ve askeri yapılanma üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Sakarya Zaferi sonrasında Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmış, Hatay dışındaki güney sınırımız kesinleşmiş ve Güney Cephesi'ndeki askeri güçler Batı Cephesi'ne nakledilmiştir.
Büyük savunma savaşının çok cepheli savaşı nasıl tek cepheye indirdiğini saptamak.
4
Büyük Taarruz'un savaşın askeri safhasını bitiren rolünü belirleyiniz.
Büyük Taarruz sonrasında İtilaf Devletleri ateşkes istemek zorunda kalmış, imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan teslim alınmıştır.
Taarruz harekatının nihai diplomatik kazanımlarla sonuçlandığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşları'nın askeri gelişmelerinin iç siyaset ve dış diplomasi üzerindeki neden-sonuç ilişkileri
Soru 5998Soru

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Kafkas Cephesi'nde güvenliği sağlamak amacıyla çıkardığı ve bölgedeki Ermeni nüfusunun göç ettirilmesini öngören yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sevk ve İskân Kanunu

Cevap

Sevk ve İskân Kanunu
I. Dünya Savaşı sırasında, Kafkas Cephesi gerisinde güvenlik sorunları yaşanması ve Ermeni çetelerinin faaliyetlerinin ordu güvenliğini tehlikeye düşürmesi üzerine Osmanlı Hükümeti tarafından 1-2 Haziran 1915 tarihinde Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkarılmış ve uygulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki tarihsel ipuçlarının ve bağlamın analiz edilmesi.
I. Dünya Savaşı dönemi (Kafkas Cephesi) ve 1915 yılındaki Ermeni nüfusa yönelik yasal göç düzenlemesi hedef alınmaktadır.
Sorunun hangi tarihsel döneme ve kavrama odaklandığını tespit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Seçeneklerde yer alan kavramların dönem ve içerik yönünden elenmesi.
��stimalet ve Balkan iskânı klasik dönem Osmanlı politikalarıdır. Takrir-i Sükûn ve Kabotaj ise Cumhuriyet dönemi kanunlarıdır. Geriye kalan Sevk ve İskân Kanunu doğrudan aranan yasal düzenlemedir.
Doğru cevaba ulaşmak için kavramsal ve kronolojik bilgileri kar��ılaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu)
Soru 5999Soru

Milli Edebiyat Dönemi Türk hikaye ve romanında eser veren sanatçılar, Türk toplumunun geçirdiği tarihi, siyasi ve fikri dönüşümleri eserlerine yansıtmışlardır. Aşağıda bu dönemde kaleme alınan veya bu dönem yazarlarınca bu çizgide yayımlanan bazı önemli eserler verilmiştir. Bu eserleri, kitap olarak ilk baskı (yayımlanma) tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yeni Turan (1913) - Efruz Bey (1919) - Ateşten Gömlek (1922) - Yeşil Gece (1928) - Yaban (1932)
Verilen eserlerin kitap olarak ilk baskı yılları sırasıyla şöyledir: Yeni Turan (1913), Efruz Bey (1919), Ateşten Gömlek (1922), Yeşil Gece (1928) ve Yaban (1932). Bu sıralama, eserlerin yayımlanma tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru doğru bir şekilde dizildiğini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve yayımlanma dönemlerini belirleyin.
Yeni Turan (Halide Edip Adıvar, 1913), Efruz Bey (Ömer Seyfettin, 1919), Ateşten Gömlek (Halide Edip Adıvar, 1922), Yeşil Gece (Reşat Nuri Güntekin, 1928) ve Yaban (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1932) Milli Edebiyat dönemi ve sonrasında bu anlayışla yazılmış eserlerdir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir eserin basım tarihini tespit etmek gerekir.
2
Eserleri yayımlanma yıllarına göre en eskiden en yeniye doğru sıralayın.
Sıralama Yeni Turan (1913), Efruz Bey (1919), Ateşten Gömlek (1922), Yeşil Gece (1928) ve Yaban (1932) şeklinde gerçekleşir.
Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanının gelişim çizgisini doğru takip etmek kronolojik doğruluğu sağlar.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanlarının kronolojik yayımlanma sırası ve sanatsal özellikleri
Soru 6000Soru

Osmanlı Klasik Dönemi'nde idari, askeri ve bürokratik yetkileri elinde bulunduran yönetici (askerî) sınıflardan biri olan seyfiye sınıfının kendi içinde kesin sınırlarla belirlenmiş bir hiyerarşisi bulunmaktaydı.

Buna göre, aşağıda verilen seyfiye sınıfı temsilcilerini merkezden taşraya doğru sahip oldukları hiyerarşik yetki ve derecelerine göre en üst yetkiliden en alta doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osmanlı Klasik Dönemi idari-askeri (seyfiye) hiyerarşisinde en üstten en alta doğru sıralama: Sadrazam, Beylerbeyi, Sancakbeyi ve Subaşı şeklindedir.
Seyfiye sınıfının idari hiyerarşisi en üstten alta doğru Sadrazam (Merkez), Beylerbeyi (Eyalet), Sancakbeyi (Sancak) ve Subaşı (Kasaba/Şehir asayişi) şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez teşkilatının en üst yetkilisini belirleme
Sadrazam (Vezir-i Azam), padişah adına devlet işlerini yürüten mutlak otoritedir ve seyfiye sınıfının en tepesinde yer alır.
Merkez bürokrasisinin eyalet ve taşra teşkilatlarından hiyerarşik üstünlüğünü saptamak.
2
Eyalet düzeyindeki yöneticinin konumunu belirleme
Beylerbeyi, taşra teşkilatının en büyük birimi olan eyaletin başında bulunur ve kendi bölgesindeki sancakbeylerinin amiridir.
Eyalet teşkilatının hiyerarşideki yerini belirlemek.
3
Sancak düzeyindeki yöneticinin konumunu belirleme
Sancakbeyi, eyaletin bir alt birimi olan sancağı yönetir ve beylerbeyine ba��lıdır.
Sancak biriminin idari yerini ve beylerbeyi ile ilişkisini kurmak.
4
Yerel güvenlik yetkilisinin konumunu belirleme
Subaşı, kasaba ve şehirlerde sancakbeyine bağlı olarak asayişten sorumlu olan en alt kademedeki seyfiye mensubudur.
Taşradaki asayiş ve mülki hiyerarşinin son basamağını yerleştirmek.

Anahtar Kavram

Osmanlı Klasik Döneminde yönetici sınıflardan Seyfiye sınıfının hiyerarşik yapısı
ÖncekiSayfa 300 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin