Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6901Soru

Aşağıda, küreselleşen dünyada karşılaşılan bölgesel sorunlar ile çağdaş bilimsel gelişmelere dair bazı başlıklar ve bunlara ilişkin açıklamalar karışık olarak verilmiştir. Bu başlıkları ilgili oldukları en doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Keşmir İhtilafı
Şanghay İşbirliği Örgütü
Dolly'nin Klonlanması
Hazar Denizi'nin Hukuki Statüsü Sorunu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Keşmir İhtilafı ile İngiltere sonrası Hindistan-Pakistan egemenlik mücadelesi; Şanghay İşbirliği Örgütü ile Soğuk Savaş sonrası tek kutupluluğa karşı kurulan birlik; Dolly'nin Klonlanması ile biyoteknolojideki ilk memeli kopyalama adımı; Hazar Denizi'nin Hukuki Statüsü Sorunu ile SSCB sonrası kıyıdaş devletlerin enerji paylaşımı anlaşmazlığı eşleşmektedir.
Soruda yer alan tüm bölgesel sorunlar, siyasi yapılar ve bilimsel gelişmeler ilgili tarihsel açıklamalarıyla birebir doğru şekilde örtüştürülmüştür. Keşmir İhtilafı İngiltere sonrası Hindistan-Pakistan gerginliğini; Şanghay İşbirliği Örgütü Soğuk Savaş sonrası tek kutupluluğa karşı kurulan yapıyı; Dolly'nin klonlanması ilk memeli kopyalama başarısını; Hazar Denizi'nin statüsü sorunu ise SSCB sonrası enerji paylaşımı ihtilafını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Keşmir İhtilafı kavramı analiz edilir.
Güney Asya'da İngiliz sömürgeciliğinin sona ermesinin ardından Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan savaş ve gerilimlerle doğrudan ilişkili olduğu görülür.
Tarihsel köken ve aktörler bu eşleşmeyi gerekli kılar.
2
Şanghay İşbirliği Örgütü yapısı incelenir.
Çin ve Rusya öncülüğünde, tek kutuplu dünya düzenine alternatif olarak kurulan siyasi, askeri ve ekonomik ortaklık olduğu anlaşılır.
Küresel güç dengeleri ve güvenlik arayışları bu örgütün varoluş sebebidir.
3
Dolly'nin Klonlanması gelişmesi değerlendirilir.
Yetişkin bir hücre kullanılarak genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olduğu tespit edilir.
Bu olay küreselleşen dünyadaki bilimsel ve biyoteknolojik atılımların en önemli sembollerindendir.
4
Hazar Denizi'nin Hukuki Statüsü Sorunu ele alınır.
Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından kıyıdaş cumhuriyetlerin deniz/göl ayrımı üzerinden yaşadığı hidrokarbon paylaşım mücadelesi olduğu fark edilir.
SSCB sonrası sınır sorunları ve ekonomik egemenlik hakları bu konunun merkezindedir.

Anahtar Kavram

Küreselleşen dünyada yaşanan bölgesel jeopolitik sorunlar ile bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin tarihsel süreçleri.
Soru 6902Soru

Günümüzde internet altyapısının gelişmesiyle yaygınlaşan e-ticaret uygulamaları, tüketici alışkanlıklarını hızla değiştirmiştir. Bireylerin mağazaya gitmeden dijital ortamdan sipariş vermesi (tüketim), ürünlerin kısa sürede adrese teslim edilmesini sa��layan kurye ve kargo ağlarının (dağıtım) olağanüstü büyümesine yol açmıştır. Bu durum aynı zamanda fabrikaların büyük stoklar tutmak yerine, gelen sipariş miktarına göre anlık üretim yapmasını (üretim) zorunlu kılmıştır.

Bu parçada anlatılan durum, üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin etkileşimiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisini doğrudan destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketim alışkanlıklarındaki değişimler, dağıtım sistemlerinde yeni yöntemlerin gelişmesine ve buna bağlı olarak üretim tarzlarının yeniden şekillenmesine zemin hazırlar.

Cevap

Tüketim alışkanlıklarındaki değişimler, dağıtım sistemlerinde yeni yöntemlerin gelişmesine ve buna bağlı olarak üretim tarzlarının yeniden şekillenmesine zemin hazırlar.
Tüketici alışkanlıklarının değişmesi tüketim sürecini temsil eder. Bu durum kargo ağlarının yani dağıtımın gelişmesine yol açmış, o da üreticileri anlık ve siparişe dayalı üretim yapmaya (üretim) zorlamıştır. Dolayısıyla tüketimdeki değişim dağıtımı şekillendirmiş ve üretimi dönüştürmüştür. Bu durum, tüketim alışkanlıklarındaki değişimlerin dağıtım sistemlerinde yeni yöntemlerin gelişmesine ve buna bağlı olarak üretim tarzlarının yeniden şekillenmesine zemin hazırladığını doğrudan doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ekonomik süreçler ve bunların temsil ettiği aşamalar belirlenir.
Dijital ortamdan sipariş verilmesi tüketimi, kargo/kurye ağları dağıtımı, fabrikaların anlık üretimi ise üretim sürecini temsil eder.
Süreçler arasındaki etkileşim yönünü doğru analiz edebilmek için her bir faaliyetin hangi aşamaya karşılık geldiğini tanımlamak gerekir.
2
Faaliyetler arasındaki sebep-sonuç ilişkisi ve etkileşim sırası çözümlenir.
Tüketimdeki değişim (e-ticarete geçiş) dağıtım altyapısını (kargo ağları) etkilemiş, bu da üretimin (fabrikaların çalışma sistemi) değişmesine neden olmuştur. Yani Tu¨ketimDag˘ıtımU¨retim\text{Tüketim} \rightarrow \text{Dağıtım} \rightarrow \text{Üretim} yönünde bir etkileşim zinciri kurulmuştur.
Ekonomik süreçlerin birbirini nasıl tetiklediğini belirlemek, doğru genellemeye ulaşmayı sağlar.
3
Elde edilen etkileşim zincirine uygun olan doğru yargı seçeneklerden elenerek tespit edilir.
Tüketim alışkanlıklarının dağıtımı şekillendirip üretimi yeniden yapılandırdığını belirten yargının doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Analiz edilen durum ile seçeneklerdeki teorik çıkarımları eşleştirmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin birbirini tetikleyen dinamik etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6903Soru

Tarih boyunca farklı coğrafyalara göç eden Türkler, gittikleri bölgelere kendi kültür unsurlar��nı taşımış ve o bölgelerdeki kültürlerle etkileşime girmişlerdir. Ancak her kültürün ortaya çıktığı, şekillendiği ve çevreye yayılmaya başladığı bir doğuş yeri yani kültür ocağı bulunur.

Buna göre, Türk kültürünün ortaya çıktığı ve şekillendiği ilk coğrafi bölge (kültür ocağı) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Asya

Cevap

Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı ve şekillendiği coğrafi bölge (kültür ocağı) Orta Asya'dır.
Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı, şekillendiği ve oradan diğer coğrafyalara yayıldığı köken bölgesi yani kültür ocağı Orta Asya'dır. Coğrafi koşulların (karasal iklim, bozkır bitki örtüsü vb.) etkisiyle şekillenen bu kültür, Orta Asya bozkırlarında doğmuş ve göçler vasıtasıyla dünyanın diğer bölgelerine taşınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağı kavramının tanımını analiz edin.
Kültür ocağı, bir kültürün doğduğu, ilk şekillendiği ve dünyaya yayılmaya başladığı kaynaktır.
Soruda istenen kavramın coğrafi karşılığını doğru belirlemek için tanım incelenmelidir.
2
Türk kültürünün kökenlerini ve tarihsel yayılışını değerlendirin.
Türk kültürünün şekillenmesinde göçebe yaşam tarzı, bozkır iklim şartları ve hayvancılık temel etkendir; bu koşulların yaşandığı ilk coğrafya ise Orta Asya'dır.
Kültürün maddi ve manevi unsurlarının hangi coğrafi çevrede ortaya çıktığını saptamak gerekir.
3
Seçeneklerde verilen bölgeleri kültür ocağı tanımına göre karşılaştırın.
Anadolu, Balkanlar ve Kuzey Afrika yayılma sahalarıdır; Mezopotamya ise Türk dışı uygarlıkların beşiğidir. Doğuş yeri ise Orta Asya'dır.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve yayılma alanları ile kültür ocağını birbirinden ayırmak için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Kültür ocağı, bir kültürün ilk ortaya çıktığı ve şekillendiği coğrafi merkezdir; Türk kültürünün ocağı ise Orta Asya'dır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6904Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarını paylaşmak amacıyla kendi aralarında çeşitli gizli antlaşmalar yapmış ve savaşın gidişatına göre bu paylaşım planlarında güncellemeler gerçekleştirmiştir.

Aşağıdaki gelişmeleri, gerçekleştikleri tarihleri dikkate alarak en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Londra Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1915), Sykes-Picot Antlaşması'nın yapılması (Mayıs 1916), Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1917) ve Rusya'daki yeni yönetimin gizli antlaşmaları ifşa etmesi (Kasım-Aralık 1917) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, Londra Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1915), Sykes-Picot Antlaşması'nın yapılması (Mayıs 1916), Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1917) ve Rusya'da yaşanan rejim değişikliğinin ardından gizli antlaşmaların dünya kamuoyuna duyurulması (Kasım-Aralık 1917) sırasını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri belirleme
Londra Antlaşması Nisan 1915, Sykes-Picot Antlaşması Mayıs 1916, Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması Nisan 1917, gizli antlaşmaların Sovyet Rusya tarafından ifşası ise Kasım-Aralık 1917 tarihlerine aittir.
Olaylar arasında doğru bir kronolojik dizilim kurabilmek adına her gelişmenin tarihini tespit etmek gerekir.
2
Tarihleri en eskiden en yeniye doğru sıralama
Nisan 1915 < Mayıs 1916 < Nisan 1917 < Kasım-Aralık 1917 sıralaması elde edilir.
Soruda istenen 'en eskiden en yeniye doğru' koşulunu karşılamak amacıyla kronolojik sıralama uygulanır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sürecindeki gizli antlaşmaların kronolojik gelişimi ve paylaşım planlarının değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6905Soru

ABD Başkanı Richard Nixon, Vietnam Savaşı’nın getirdiği askeri ve ekonomik yıpranma ile kamuoyu baskısı sonucunda 1969 yılında Guam’da yeni bir dış politika doktrini açıklamıştır. Nixon Doktrini olarak da bilinen bu yaklaşıma göre ABD, müttefiklerine savunma yükümlülüklerini kendileri üstlenmeleri şartıyla askeri ve ekonomik yardım sağlamaya devam edecek ancak doğrudan sıcak çatışmalara asker göndermekten kaçınacaktır.

Buna göre, ABD’nin Nixon Doktrini’ni ilan ederek ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vietnam Savaşı'nın ABD üzerinde oluşturduğu askeri ve finansal yükü azaltarak küresel politikada daha dengeli bir strateji izlemek

Cevap

Vietnam Savaşı'nın ABD üzerinde oluşturduğu askeri ve finansal yükü azaltarak küresel politikada daha dengeli bir strateji izlemek
Nixon Doktrini (Guam Doktrini), ABD'nin Vietnam Savaşı'nda yaşadığı büyük başarısızlık, artan asker kayıpları ve iç politikadaki yoğun protestolar neticesinde ortaya çıkmıştır. ABD, bu doktrinle dünya üzerindeki askeri taahhütlerini sınırlandırarak müttefiklerinden kendi savunmalarını üstlenmelerini istemiş, böylece kendi üzerindeki askeri ve finansal yükü hafifleterek küresel siyasette yeni ve daha az maliyetli bir strateji benimsemeyi amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen Nixon Doktrini'nin (Guam Doktrini) ilan edilme gerekçesini ve içeriğini analiz etmek.
Doktrinin Vietnam Savaşı'nın yıpratıcı etkileri ve kamuoyu baskısı nedeniyle açıklandığı, müttefiklere doğrudan asker göndermek yerine maddi yardım yapılacağı tespit edilir.
Sorunun ana odağı olan Nixon Doktrini'nin çıkış noktasını ve temel kuralını belirlemek için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri doktrinin temel amacıyla karşılaştırmak.
ABD'nin kendi askeri yükünü hafifletmeyi ve müttefiklerin savunmasını kendilerinin üstlenmesini istediği görülür.
Soruda sorulan temel amacı doğrudan yansıtan doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.
3
Çeldirici seçenekleri dönemsel ve kavramsal açıdan değerlendirmek.
Truman Doktrini, Marshall Planı ve totaliter rejimlerin diğer dönemlere (Soğuk Savaş başlangıcı veya İki Savaş Arası Dönem) ait olduğu belirlenerek elenir.
Tarihsel anakronizm veya kavramsal karmaşa içeren yanlış şıkların elenmesiyle doğru cevabın sağlaması yapılır.

Anahtar Kavram

Nixon Doktrini ve Vietnam Savaşı'nın Yumuşama Dönemi dış politikasına etkileri
Soru 6906Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde laik ve milli bir eğitim sisteminin kurulması amacıyla birçok çalışma yapılmıştır. Bu doğrultuda atılan en önemli adımlardan biri olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim-öğretim birleştirilmiş ve tüm okullar Maarif Vekaletine bağlanmıştır.

Bu kanunun kabul edilmesinin ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, e��itimde laikleşme sürecini doğrudan destekleyen bir uygulama olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millet Mektepleri açılarak okuma yazma bilmeyen yetişkin nüfusa yeni Türk harflerinin öğretilmesi

Cevap

Millet Mektepleri açılarak okuma yazma bilmeyen yetişkin nüfusa yeni Türk harflerinin öğretilmesi seçeneğidir.
Doğru yanıt Millet Mekteplerinin açılmasıdır. Millet Mektepleri, 1928 yılındaki Harf İnkılabı'nın ardından yeni Türk harflerini halka öğretmek amacıyla kurulmuş bir yaygın eğitim kurumudur. Bu kurumun temel işlevi okur-yazarlık oranını artırmak ve toplumsal kültürü yaygınlaştırmak olup, doğrudan laikleşme süreci veya Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun laiklik odaklı sonuçlarıyla ilişkili değildir; daha çok halkçılık ve milliyetçilik ilkeleriyle bağdaşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun amacı ve laikleşme ilişkisini analiz etmek
Kanun, eğitim öğretimi tek çatı altında toplayarak dini referanslı geleneksel kurumların etkisini kırmış ve laik eğitime zemin hazırlamıştır.
Seçeneklerin laikleşme süreciyle bağını kurabilmek için bu temel amacın bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların laikleşmeyle olan doğrudan ilişkisini sorgulamak
Medreselerin kapatılması, müfredatın bilimselleştirilmesi, yabancı okullarda dini sembollerin yasaklanması ve dini vakıfların eğitim üzerindeki mali etkisinin kaldırılması doğrudan laiklik ilkesi kapsamındadır.
Laikleşmeyi doğrudan destekleyen uygulamaları ayıklayarak hedef dışı seçeneği bulmak.
3
Millet Mekteplerinin kuruluş amacını ve temel ilkesini değerlendirmek
Millet Mektepleri, 1928 Harf İnkılabı'nın ardından yeni harflerin halka öğretilmesi ve okur-yazarlık oranının artırılması amacıyla kurulmuş olup doğrudan laikleşmeyle değil, halkçılık ve milliyetçilik ilkeleriyle ilgilidir.
Millet Mekteplerinin laikleşme sürecinden ziyade okuma-yazma seferberliği ve kültürel gelişim odaklı olduğunu tespit etmek.

Anahtar Kavram

Eğitim alanında laikleşme ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun sonuçları ile diğer eğitim reformlarının amaçsal ayrımı
Soru 6907Soru

Osmanlı Devleti'nin Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmaları sonrasında değişen dış siyasetine ve bu siyaset doğrultusunda yaşanan diplomatik ve askeri gelişmelere dair aşağıda verilen olayları kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların kronolojik olarak doğru sıralaması sırasıyla Karlofça Antlaşması (1699), İstanbul Antlaşması (1700), Prut Antlaşması (1711) ve Pasarofça Antlaşması'dır (1718).
Olaylar kronolojik olarak 1699 (Karlofça), 1700 (İstanbul), 1711 (Prut) ve 1718 (Pasarofça) şeklinde sıralanır. Bu sıra Osmanlı Devleti'nin toprak kaybetmesi, Rusya'nın Karadeniz'e inme yolunda ilk adımı atması, bu kayıpları geri alma ümidinin yeşermesi ve nihayetinde bu ümidin sönerek savunma siyasetine geçilmesi zincirini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutsal İttifak Savaşları sonrasında imzalanan Karlofça Antlaşmas��'nın tarihi belirlenir.
Bu antlaşma 1699 yılında imzalanmış ve ilk büyük toprak kaybıyla savunma dönemini başlatmıştır.
Sıralamadaki en eski olay bu antlaşmadır.
2
Karlofça'yı tamamlayan İstanbul Antlaşması'nın tarihi belirlenir.
İstanbul Antlaşması 1700 yılında Rusya ile imzalanmış ve Azak Kalesi Rusya'ya bırakılmıştır.
Rusya ile yapılan bu özel antlaşma Karlofça'dan hemen bir yıl sonraya denk gelir.
3
Rusya'ya karşı kazanılan Prut Savaşı ve sonrasında imzalanan antlaşmanın tarihi belirlenir.
Prut Antlaşması 1711 yılında imzalanarak Azak Kalesi'nin geri alınmasını sağlamıştır.
Bu olay Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma umudunu yeşerten bir sonraki aşamadır.
4
Kaybedilen toprakları geri alma ümitlerinin bittiği antlaşmanın tarihi belirlenir.
1718 yılında imzalanan Pasarofça Antlaşması ile Osmanlı savunma ve Lale Devri odaklı iç ıslahat dönemine girmiştir.
Bu antlaşma kronolojik olarak en son sırada yer alır ve dış politikada geri alma ümidini bitirmiştir.

Anahtar Kavram

Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile Değişen Osmanlı Siyaseti
Soru 6908Soru

Türkiye'de şeker pancarı tarımının yapıldığı alanlar ile şeker fabrikalarının coğrafi dağılışı arasında çok sıkı bir paralellik görülmektedir. Şeker pancarının hasat edildikten sonra kısa sürede işlenmesi gerektiği, aksi takdirde bünyesindeki şeker oranının hızla düşeceği bilinmektedir.

Buna göre, şeker fabrikalarının kuruluş yeri seçiminde belirleyici olan temel coğrafi faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hammadde kaynağına yakınlık

Cevap

Hammadde kaynağına yakınlık
Şeker pancarının çabuk bozulabilen ve bekletildiğinde verimi düşen yapısı, fabrikaların hammadde kaynağına yakın kurulmasını zorunlu kılar. Bu durum, Türkiye'de şeker tarımı alanları ile fabrikaların coğrafi dağılışının örtüşmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Şeker pancarının tarımsal özelliklerini ve hasat sonrası durumunu analiz etmek.
Şeker pancarının hasat edildikten sonra hızla şeker kaybına uğradığı ve çabuk bozulan bir yapıda olduğu belirlenir.
Fabrika yerinin belirlenmesindeki temel kısıtlamayı anlamak için hammadde özelliğinin bilinmesi gerekir.
2
Şeker fabrikalarının coğrafi dağılışı ile tarım alanları arasındaki ilişkiyi kurmak.
Fabrikaların tarım alanlarının hemen yakınında konumlandırıldığı görülür.
Ürünün bozulmadan işlenebilmesi için fabrikaların hammadde kaynağının yakınına kurulması zorunludur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de şeker sanayisinin kuruluş yerinin belirlenmesinde hammaddeye yakınlık ilkesi.
Soru 6909Soru

Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu sürecinde Bizans İmparatorluğu ile yapılan askerî mücadeleler, sadece toprak kazanımını sağlamamış, aynı zamanda beyliğin bölgedeki siyasi meşruiyetini artırmış ve Anadolu’daki Türk nüfusunun Osmanlı çatısı altında birleşmesini hızlandırmıştır. Bu mücadeleler kapsamında Bizans’ın, Anadolu’da kuşatma altında bulunan İznik ve İzmit gibi önemli merkezleriyle kara bağlantısını kesmek ve bu şehirlere gelebilecek yardımları engelleyerek Bizans mukavemetini kırmak hedeflenmiştir.

Bu doğrultuda gerçekleştirilen ve Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu topraklarını kurtarma ümidini tamamen sona erdirerek İznik (1331) ve İzmit’in (1337) fethine zemin hazırlayan siyasi ve askerî gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orhan Bey Dönemi'nde yapılan Maltepe (Pelekanon) Savaşı ile Bizans imparatorluk ordusunun mağlup edilmesi

Cevap

Orhan Bey Dönemi'nde yapılan Maltepe (Pelekanon) Savaşı ile Bizans imparatorluk ordusunun mağlup edilmesi
Bizans'ın kuşatma altındaki İznik şehrine yardım ulaştırmak amacıyla bizzat imparator yönetiminde gönderdiği ordunun Orhan Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından Maltepe (Pelekanon) Savaşı'nda (1329) yenilgiye uğratılması, Bizans'ın Anadolu'daki askeri varlığını ve umutlarını tamamen bitirmiştir. Bu olay İznik ve İzmit'in fethini kaçınılmaz hale getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihsel arka planı ve hedeflenen stratejik amaçları (Bizans'ın İznik ve İzmit bağlantısını kesmek, yardımları engellemek) analiz etmek.
Gelişmenin Orhan Bey Dönemi'nde İznik ve İzmit'in fethine zemin hazırlayan askerî bir zafer olması gerektiği belirlenir.
Bizans'ın Anadolu'daki varlığını sona erdiren kırılma noktasını tespit edebilmek için.
2
Verilen savaşları ve siyasi gelişmeleri kronolojik ve coğrafi açıdan değerlendirmek.
1329 yılındaki Maltepe (Pelekanon) Savaşı'nın, Bizans İmparatoru III. Andronikos liderliğindeki orduya karşı yapıldığı ve kazanıldığı saptanır.
Bizans imparatorluk ordusunun bizzat katıldığı bu savaşın sonuçlarının önemini ortaya koymak için.
3
Seçeneklerdeki diğer gelişmeleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak.
Koyunhisar Savaşı'nın Osman Bey döneminde yapıldığı ve doğrudan fihle sonuçlanmadığı, diğer seçeneklerin ise kronolojik anakronizm barındırdığı görülür.
Dönemler ve olaylar arası kronolojik tutarlılığı teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Kuruluş Dönemi Osmanlı-Bizans İlişkileri ve Maltepe (Pelekanon) Savaşı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6910Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki dağılışını ve bu biyomlarda yer alan canlıların özelliklerini belirleyen en temel faktör iklimdir. Her biyom, sıcaklık ve yağış koşullarına bağlı olarak kendine özgü bitki ve hayvan topluluklarını barındırır. Aşağıda verilen karasal biyom türleri ile bu biyomlardaki bitki örtüsünün kuraklığa veya soğuğa karşı geliştirdiği karakteristik adaptasyonları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Savan Biyomu
Çöl Biyomu
Tundra Biyomu
Tayga Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Savan Biyomu uzun boylu otlar ve kuraklığa dayanıklı derin köklü ağaçlar ile; Çöl Biyomu su depolayan etli gövde ve dikenli yaprak adaptasyonları ile; Tundra Biyomu donmuş toprağın çözünmesiyle gelişen liken ve yosunlar ile; Tayga Biyomu ise soğuğa dayanıklı cilalı ve iğne yapraklı ağaçlar ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede her biyomun iklim şartlarına göre geliştirdiği fizyolojik adaptasyonlar birebir örtüşmektedir. Savan biyomu düzensiz yağışa bağlı derin kök ve uzun otlarla; çöl biyomu susuzluğa karşı kaktüs gibi su depolayan dikenli yapılarla; tundra biyomu donmuş toprağın yazın çözülmesiyle oluşan likenlerle; tayga biyomu ise soğuğa dayanıklı iğne yapraklı yapılarla doğru eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Biyomların iklim özelliklerini analiz etme
Savan tropikal ama kurak-nemli dönemli; Çöl kurak ve susuz; Tundra kutup altı ve donmuş; Tayga ise soğuk nemli ve sert karasal özellikler gösterir.
Bitkilerin adaptasyon süreçleri doğrudan yaşadıkları bölgenin sıcaklık ve yağış koşullarıyla şekillenir.
2
Karakteristik bitki adaptasyonlarını tespit etme
İğne yaprak soğuğa karşı (Tayga), dikenli ve etli gövde kuraklığa karşı (Çöl), kısa dönemli liken gelişimi donmuş toprağa karşı (Tundra), derin kök ve uzun boylu otlar ise savan yağış rejimine karşı geliştirilmiş adaptasyonlardır.
Her bitki topluluğunun anatomik ve fizyolojik yapısı, iklimsel sınırlandırıcıları aşmaya yöneliktir.
3
Eşleştirmeleri tamamlama
Savan Biyomu ile derin köklü ağaç ve uzun otlar; Çöl Biyomu ile su depolayan dikenli yapraklar; Tundra Biyomu ile donmuş toprağın çözünmesiyle gelişen likenler; Tayga Biyomu ile soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlar eşleştirilir.
Tüm biyomların belirleyici bitki adaptasyonları doğru eşleştirilmiş olur.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim ve Bitki Örtüsü Adaptasyonu İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6911Soru

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında barışın korunması, sınır güvenliğinin sağlanması ve egemenlik haklarının güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar düşünüldüğünde, aşağıda verilen diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: 1. Yunanistan ile nüfus mübadelesi (etabli) sorununun çözülmesi (1930), 2. Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Akvam) üye olması (1932), 3. Balkan Antantı'n��n imzalanması (1934), 4. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936), 5. Sadabat Paktı'nın kurulması (1937).
Olayların en eskiden en yeniye doğru kronolojik sıralaması yapıldığında; ilk olarak 1930 yılında Yunanistan ile yaşanan nüfus mübadelesi sorunu çözülmüş, ardından 1932'de Türkiye Milletler Cemiyeti'ne üye olmuş, 1934'te batı sınırını korumak için Balkan Antantı imzalanmış, 1936'da Boğazlar üzerinde tam egemenliği sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanmış ve son olarak 1937'de doğu sınırlarını güvence altına almak için Sadabat Paktı kurulmuştur. Bu nedenle doğru sıralama nüfus mübadelesinin çözümü, Milletler Cemiyeti üyeliği, Balkan Antantı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri tespit etme
Nüfus Mübadelesi Çözümü (Ankara Antlaşması): 1930, Milletler Cemiyeti Üyeliği: 1932, Balkan Antantı: 1934, Montrö Boğazlar Sözleşmesi: 1936, Sadabat Paktı: 1937.
Kronolojik sıralama sorularını doğru çözebilmek için her diplomatik olayın gerçekleştiği yılı netleştirmek gerekir.
2
Elde edilen tarihleri en eskiden en yeniye doğru dizme
1930 (Nüfus Mübadelesi Çözümü) -> 1932 (Milletler Cemiyeti Üyeliği) -> 1934 (Balkan Antantı) -> 1936 (Montrö Sözleşmesi) -> 1937 (Sadabat Paktı).
Soru kökünde olayların en eskiden en yeniye doğru sıralanması talep edilmektedir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası'nda iki savaş arası dönemde atılan diplomatik adımların kronolojik sırası ve amaçları.
Soru 6912Soru

Tundra ekosisteminde yer alan likenler, lemmingler, kutup tilkileri ve kutup kurtlarından oluşan bir besin zincirinde enerji akışı ve madde döngüsü gerçekleşmektedir. Bu ekosistemdeki enerji akışının yönü, verimliliği ve trofik düzeyler arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kutup tilkilerinin bulunduğu ikinci tüketici basamağındaki toplam biyokütle ve kullanılabilir enerji miktarı, lemminglerin bulunduğu birinci tüketici basamağına göre daha azdır.

Cevap

Kutup tilkilerinin bulunduğu ikinci tüketici basamağındaki toplam biyokütle ve kullanılabilir enerji miktarı, lemminglerin bulunduğu birinci tüketici basamağına göre daha azdır.
Kutup tilkilerinin yer aldığı trofik düzey (ikincil tüketiciler), lemminglerin yer aldığı trofik düzeyin (birincil tüketiciler) üzerinde bulunur. Ekolojik piramitlerde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe (aşağıdan yukarıya) her trofik düzeyde enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum, metabolizma ve ısı kaybı nedeniyle çevreye yayılır ve bir üst düzeye sadece %10\%10'u aktarılır. Bu nedenle, üst trofik düzeylerdeki toplam kullanılabilir enerji miktarı ve biyokütle, alt düzeylere göre her zaman daha az olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekosistemdeki trofik düzeyleri belirleme.
Likenler üretici (1.1. trofik düzey), lemmingler birincil tüketici (2.2. trofik düzey), kutup tilkileri ikincil tüketici (3.3. trofik düzey) ve kutup kurtları üçüncül tüketicidir (4.4. trofik düzey).
Hangi canlının hangi beslenme seviyesinde olduğunu anlamak enerji akışının yönünü ve aktarılan enerji miktarını yorumlamak için gereklidir.
2
Enerji piramidinin temel kurallarını uygulama.
Üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe aktarılan enerji ve biyokütle azalır (%10\%10 kuralı). Zehirli madde birikimi ise yukarı doğru çıkıldıkça artar.
Ekosistemlerdeki enerji aktarımı termodinamik yasalarına göre verimsizdir ve enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum ve ısı olarak kaybedilir.
3
Seçenekleri analiz etme.
Kutup tilkilerinin (ikincil tüketici) bulunduğu trofik düzey, lemminglerin (birincil tüketici) düzeyinden daha yukarıda yer aldığı için bu düzeydeki toplam kullanılabilir enerji ve biyokütle daha azdır.
Bu durum enerji piramidinin daralan yapısını ve %10\%10 kuralını doğrular.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde trofik düzeyler arasında enerji aktarımı, %10 kuralı ve biyokütle değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6913Soru

Türkiye'nin ekonomi tarihinde planlı model arayışları farklı dönemlerde kendini göstermiştir. Bu bağlamda, 1934-1939 yılları arasında yürürlükte kalan I. Beş Yıllık Sanayi Planı ile 1963-1967 yıllarını kapsayan I. Beş Yıllık Kalkınma Planı sektörel ve mekânsal etkileri bakımından farklılıklar barındırır. Buna göre, bu iki planın hedefleri, kapsamları ve mekânsal sonuçları karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Beş Yıllık Sanayi Planı hammadde kaynaklarına yakın temel sanayi kollarını kurarak ithalat bağımlılığını azaltmaya odaklanırken, I. Beş Yıllık Kalkınma Planı sanayileşmenin yanı sıra sosyal kalkınma ve bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı da hedeflemiştir.

Cevap

I. Beş Yıllık Sanayi Planı hammadde kaynaklarına yakın temel sanayi kollarını kurarak ithalat bağımlılığını azaltmaya odaklanırken, I. Beş Yıllık Kalkınma Planı sanayileşmenin yanı sıra sosyal kalkınma ve bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı da hedeflemiştir.
I. Beş Yıllık Sanayi Planı hammadde kaynaklarına yakın temel sanayi kollarını kurarak ithalat bağımlılığını azaltmaya odaklanırken, I. Beş Yıllık Kalkınma Planı sanayileşmenin yanı sıra sosyal kalkınma ve bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı da hedeflemiştir. Bu durum, 1930'lu yıllardaki ilk planın doğrudan temel sanayi tesislerinin (şeker, tekstil vb.) kurulmasını hedeflediğini, 1960'lardaki ilk planın ise bölgesel dengesizlikleri azaltmayı ve sosyal refahı yaygınlaştırmayı da içine alan çok yönlü bir kalkınma modeli benimsediğini doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (1934-1939) hedeflerini ve coğrafi sonuçlarını incelemek.
Bu planın, büyük ölçüde özel sektörün yetersiz kalması üzerine devletçilik ilkesi doğrultusunda hazırlandığı, hammaddesi yurt içinde bulunan şeker, dokuma ve demir-çelik gibi temel sanayi kollarına odaklandığı saptanır.
Dönemin küresel Büyük Buhran koşullarında ülkenin dışa bağımlılığını en aza indirmek hedeflenmiştir.
2
I. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın (1963-1967) yapısını ve sektörel kapsamını analiz etmek.
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından hazırlanan bu planın, sadece sanayi tesisleri kurmayı değil; bölgesel kalkınma farklarını azaltmayı, sosyal refahı artırmayı ve istihdam olanaklarını geliştirmeyi kapsayan daha geniş bir sosyal kalkınma hedefine sahip olduğu belirlenir.
1960 Anayasası ile ekonominin planlı bir şekilde yönetilmesi anayasal bir zorunluluk haline getirilmiştir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda seçenekleri karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşmak.
Sanayi Planı'nın dar kapsamlı ve üretime dönük, Kalkınma Planı'nın ise çok sektörlü ve sosyal kalkınmayı da içine alan bir yapıda olduğu görülür.
İki plan arasındaki sektörel ve mekânsal felsefe farkını belirlemek doğru cevabı bulmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de planlı ekonomi politikalarının tarihsel seyri, hedefleri ve mekânsal yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6914Soru

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim zincirini göstermek amacıyla hazırlanan aşağıdaki aşamaları, ham maddenin eldesinden nihai tüketiciye ulaşmasına kadar geçen coğrafi süreci dikkate alarak sırasıyla düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kahvenin ham maddeden tüketiciye ulaşma zinciri; hasat (üretim), ham madde nakli (dağıtım), mamul madde dağıtımı (dağıtım) ve nihai kullanım (tüketim) şeklinde sıralanır.
Küresel ticaret zinciri sırasıyla üretim (ham maddenin hasat edilmesi), dağıtım (ham ve mamul maddenin nakliyesi) ve tüketim (ürünün satın alınıp kullanılması) aşamalarından oluşur. Kahve çekirdeklerinin hasat edilmesi üretim; bunların gemilerle taşınması ve marketlere ulaştırılması dağıtım; en son aşamada tüketiciler tarafından içilmesi ise tüketimdir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak ham maddenin elde edildiği üretim aşamasını belirlemek.
Hasat ve çekirdek eldesini içeren adım birinci sıraya yerleştirilir.
Üretim gerçekleşmeden dağıtım ve tüketim süreçleri başlayamaz.
2
Üretilen ham maddenin işleneceği tesislere nakil sürecini belirlemek.
Kahve çekirdeklerinin gemilerle taşınmasını içeren adım ikinci sıraya yerleştirilir.
Ham maddenin işlenmesi veya küresel pazara girmesi için nakledilmesi gerekir.
3
İşlenmiş mamul ürünün tüketiciyle buluşacağı satış noktalarına sevk edilmesini belirlemek.
Paketlenmiş kahvelerin market ve kafelere ulaştırılmasını içeren adım üçüncü sıraya yerleştirilir.
Mamul maddelerin tüketiciye sunulabilmesi için perakende noktalarına dağıtılması şarttır.
4
Nihai tüketicinin ürünü satın alıp kullanma aşamasını belirlemek.
Kahvenin tüketiciler tarafından demlenip tüketilmesini içeren adım dördüncü sıraya yerleştirilir.
Tüketim aşaması, ticaret zincirinin son halkasını temsil eder.

Anahtar Kavram

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim aşamalarının işleyiş sırası.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6915Soru

Aşağıda, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa'da yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler ile bu gelişmelerin küresel ölçekte ve Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri verilmiştir. Sol sütunda yer alan gelişmeleri, sağ sütundaki doğru sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanayi İnkılabı'nın hammadde ve pazar arayışını hızlandırması
Fransız İhtilali'nin milliyetçilik ve self-determinasyon fikirlerini yayması
Avrupa'da 1848 İhtilalleri ile işçi sınıfının hak arayışının yaygınlaşması
Avrupalı devletlerin Osmanlı pazarına düşük gümrük vergileriyle girmesi (Baltalimanı Ticaret Antlaşması)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sanayi İnkılabı sömürgecilik yarışına; Fransız İhtilali çok uluslu imparatorluklarda milliyetçi isyanlara; 1848 İhtilalleri işçi sınıfı ve liberal hareketlerle anayasal düzene; Baltalimanı Antlaşması ise gümrük indirimleriyle Osmanlı lonca teşkilatının çöküşüne yol açmıştır.
Sanayi İnkılabı'nın getirdiği seri üretim artışı hammadde ve pazar ihtiyacını büyüterek sömürgecilik yarışını; Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik ve self-determinasyon akımları çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nda azınlık isyanlarını; 1848 İhtilalleri işçi sınıfının hak talepleri ile anayasal süreçleri; Baltalimanı Antlaşması ise gümrük duvarlarının düşmesiyle Osmanlı pazarında lonca teşkilatının çökmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi İnkılabı'nın ekonomik sonuçlarını küreselleşme bağlamında analiz etmek.
Üretim patlaması hammadde ve pazar arayışını doğurmuş, bu da sömürgecilik yarışını hızlandırıp bloklaşmaları tetiklemiştir.
Sanayileşme süreci, devletlerin sınır dışı kaynaklara bağımlılığını artırarak sömürgeciliği küresel bir rekabete dönüştürmüştür.
2
Fransız İhtilali'nin çok uluslu imparatorluklara etkisini incelemek.
Milliyetçilik ve self-determinasyon akımı, Osmanlı İmparatorluğu gibi çok uluslu yapılarda bağımsızlık isyanlarına yol açmıştır.
'Her ulusa bir devlet' ilkesi, imparatorluk içindeki azınlıkların egemen güçlere karşı ayaklanmasını teşvik etmiştir.
3
1848 İhtilalleri'nin toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü değerlendirmek.
Sanayi Devrimi ile büyüyen işçi sınıfının hak arayışı ve liberal düşünceler, monarşileri anayasal reformlar yapmaya zorlamıştır.
Ekonomik dönüşümün getirdiği sınıfsal farklılıklar ve yeni ideolojiler, mutlakiyetçi yapıları sarsmıştır.
4
Avrupalı devletlerle yapılan serbest ticaret anlaşmalarının Osmanlı ekonomisine yansımasını incelemek.
Düşük gümrük tarifeleriyle ülkeye giren ucuz yabancı mallar, yerli üreticinin el tezgahlarında yaptığı üretimi rekabet dışı bırakarak loncaları çökertmiştir.
Osmanlı Devleti'nin Baltalimanı gibi antlaşmalarla korumasız bir pazar haline gelmesi, yerli sanayileşme çabalarını baltalamıştır.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın siyasi, sosyal ve ekonomik süreçler üzerinden küresel güç dengelerine ve Osmanlı İmparatorluğu'na etkileri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6916Soru

A��ağıda, ekonomik faaliyetlerin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerini etkileyen beşerî faktörlere dair günlük hayattan örnekler ile bu örneklerin ilişkili olduğu beşerî unsurlar verilmiştir. Sol sütunda yer alan örnek durumları, sağ sütundaki en uygun beşerî faktör açıklamasıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gelişen veri analitiği yazılımları sayesinde, e-ticaret sitelerinin kullanıcıların geçmiş aramalarına uygun reklamlar göstererek ürün talebi oluşturması
Bir demir-çelik fabrikasında, yüksek fırınların yönetiminde insansız otomasyon sistemlerine geçilerek hata oranının düşürülmesi ve verimliliğin artırılması
Ege kıyılarında üretilen taze incirlerin, frigorifik (soğutmalı) nakliye filoları ve hızlı kargo uçakları aracılığıyla Uzak Doğu pazarlarına ulaştırılması
Küresel ölçekte sağlıklı yaşam trendlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, karbonhidrat ağırlıklı gıdalar yerine organik ve protein bazlı besinlere olan talebin artması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

E-ticaret reklamları pazarlama (dağıtım) ile, yüksek fırın otomasyonu teknoloji (üretim) ile, frigorifik taşımacılık ulaşım (dağıtım) ile, sağlıklı yaşam trendleri ise beğeniler ve moda (tüketim) ile eşleşmektedir.
E-ticaret reklamları pazarlama (dağıtım) ile, yüksek fırın otomasyonu teknoloji (üretim) ile, frigorifik taşımacılık ulaşım (dağıtım) ile, sağlıklı yaşam trendleri ise beğeniler ve moda (tüketim) ile doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde verilen e-ticaret sitelerinin kişiselleştirilmiş reklamlarla ürün talebi oluşturması durumunu inceleyiniz.
Bu durum, üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması ve sunulması süreciyle, yani dağıtımı etkileyen pazarlama/reklamcılık faktörüyle ilişkilidir. Dolayısıyla birinci öncül, dağıtım sürecini etkileyen pazarlama ve reklamcılık stratejileri ifadesiyle eşleşir.
Pazarlama, modern ekonomik döngüde dağıtımın en kritik beşerî bileşenlerinden biridir.
2
İkinci öncülde yer alan demir-çelik fabrikasındaki otomasyon ve insansız üretim sistemleri kullanımını analiz ediniz.
Fabrikalarda makineleşme ve yapay zekâ/otomasyon kullanımı, mal ve hizmetlerin elde edilmesi aşamasına yani üretime aittir. Bu nedenle ikinci öncül, üretim sürecini etkileyen teknolojik gelişmeler ifadesiyle eşleşir.
Teknoloji, üretim verimliliğini ve kapasitesini doğrudan belirleyen bir beşerî faktördür.
3
Üçüncü öncülde sunulan frigorifik taşımacılık ve hızlı nakliye araçları ile taze incirin uzak pazarlara taşınması durumunu değerlendiriniz.
Ürünlerin pazarlara ulaştırılması süreci dağıtımdır. Soğuk zincir (frigorifik) taşımacılık ve gelişmiş hava yolu ulaşımı, dağıtım sürecini doğrudan etkileyen ulaşım ağları ve taşımacılık teknikleriyle ilgilidir. Dolayısıyla üçüncü öncül bu ifadeyle eşleşir.
Ulaşım, üretim bölgeleri ile tüketim merkezleri arasındaki köprüyü kuran temel dağıtım unsurudur.
4
Dördüncü öncülde belirtilen sağlıklı yaşam trendleri doğrultusunda organik gıdalara olan talebin artması durumunu inceleyiniz.
Tüketicilerin yeme-içme alışkanlıklarının değişmesi, mal ve hizmetlerin kullanımı yani tüketim aşaması ile ilgilidir. Bu durum, tüketim sürecini etkileyen beğeni ve moda/trend faktörleriyle eşleşir.
Tüketici tercihleri ve toplumsal eğilimler (beğeniler), tüketim kalıplarını doğrudan şekillendirir.

Anahtar Kavram

Üretim, Dağıtım ve Tüketimi Etkileyen Beşerî Faktörler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6917Soru

Nüfus projeksiyonları, geçmiş ve mevcut demografik eğilimler temel alınarak gelecekteki nüfusun miktarı ve yapısı hakkında yapılan bilimsel tahminlerdir. Bu projeksiyonlar, devletlerin geleceğe yönelik eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve istihdam gibi alanlarda uzun vadeli planlamalar yapmasında temel bir rehber görevi görür.

Bir ülkede yapılan nüfus projeksiyonları doğrultusunda, gelecek 30 yıl içinde ortanca yaşın yükseleceği, genç nüfus oranının azalacağı ve yaşlı bağımlılık oranının belirgin şekilde artacağı tahmin edilmektedir.

Buna göre, söz konusu ülkede bu projeksiyon sonuçlarına dayanılarak gelecekte yaşanabilecek sorunları önlemek amacıyla uygulanacak aşağıdaki politikalardan hangisi hedeflenen amaçla uyuşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artış hızını azaltmaya yönelik aile planlaması çalışmalarının ve eğitimlerinin yaygınlaştırılması

Cevap

Nüfus artış hızını azaltmaya yönelik aile planlaması çalışmalarının ve eğitimlerinin yaygınlaştırılması
Nüfus projeksiyonları bir ülkenin gelecekte yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olacağını öngörüyorsa, o ülkede nüfus artış hızını azaltıcı politikalar uygulanması demografik dengeleri tamamen bozar. Bu durumdaki ülkelerin doğurganlığı artırıcı veya yaşlanan nüfusun getireceği sosyal/ekonomik yüklere uyum sağlayıcı politikalar izlemesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Projeksiyon verilerinin analiz edilmesi
Gelecekte ülkenin ortanca yaşının yükseleceği, genç nüfus oranının azalacağı ve yaşlı bağımlılık oranının artacağı belirlenmiştir. Bu durum, ülkenin nüfus yapısının yaşlandığını ve doğum oranlarının düşük olduğunu gösterir.
Soruda verilen demografik geleceği doğru yorumlamak için temel verileri analiz etmek gerekir.
2
Sorunlara karşı geliştirilecek uygun politikaların değerlendirilmesi
Yaşlanan ve genç nüfusu azalan bir ülkede; doğurganlığı artırmak, yaşlı sağlığı yatırımlarını genişletmek, iş gücü açığı için otomasyona geçmek ve emeklilik yaşını yükseltmek uygun politikalardır.
Seçeneklerdeki politikaların bu demografik yapıya sahip bir ülke için rasyonelliğini test etmek amaçlanmıştır.
3
Uyuşmayan politikanın tespit edilmesi
Zaten yaşlanan ve genç nüfus oranı düşen bir ülkede, nüfus artış hızını azaltmaya yönelik aile planlaması politikaları uygulamak, nüfusun daha da yaşlanmasına ve iş gücü krizine yol açar. Dolayısıyla bu politika uyuşmamaktadır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dayanarak hedeflenen amaçla çelişen seçeneği belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelere (ortanca yaş, bağımlılık oranı) göre yorumlanması ve nüfus politikalarıyla ilişkilendirilmesi
Soru 6918Soru

Coğrafi özelliklerine göre bazı şehirler sınırları aşan bir etki alanına sahipken, bazıları ise sadece kendi yakın ��evresini etkileyebilmektedir. Bu doğrultuda, sol sütunda verilen şehirler ile sağ sütunda verilen fonksiyonel özellik ve etki alanı açıklamalarını, şehirlerin küresel, bölgesel ve yerel nüfuzlarını dikkate alarak doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zürih
Kudüs
Rotterdam
Taşkent
Kırşehir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zürih - Finansal hizmetler ve küresel etki; Kudüs - Dini fonksiyon ve küresel etki; Rotterdam - Liman ticareti ve küresel/bölgesel etki; Taşkent - Bölgesel idari ve kültürel etki; Kırşehir - Yerel tarım ve hayvancılık etkisi.
Zürih finansal gücüyle küresel etkiye, Kudüs dini yapısıyla küresel etkiye, Rotterdam dev limanıyla küresel/bölgesel ticari etkiye, Taşkent idari ve kültürel yapısıyla bölgesel etkiye, Kırşehir ise tarımsal yapısıyla yerel etkiye sahiptir. Bu eşleştirmeler şehirlerin baskın fonksiyonları ve etki dereceleriyle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Zürih şehrinin fonksiyonel özelliğini ve etki derecesini belirleme.
Zürih, İsviçre'nin en büyük şehri olup küresel borsa, bankacılık ve sigortacılık gibi finans hizmetlerinin merkezidir. Bu nedenle küresel ölçekli finans açıklamasıyla eşleşir.
Zürih'in dünya ekonomisindeki yeri finans fonksiyonuyla doğrudan ilişkilidir.
2
Kudüs şehrinin fonksiyonel özelliğini ve etki derecesini belirleme.
Kudüs, üç ilahi din (İslamiyet, Hristiyanlık, Musevilik) için kutsal kabul edildiğinden dini fonksiyona sahiptir ve küresel ölçekte etkilidir.
Kudüs'ün etki alanının genişliği dini öneminden kaynaklanmaktadır.
3
Rotterdam şehrinin fonksiyonel özelliğini ve etki derecesini belirleme.
Rotterdam, Avrupa'nın en büyük limanı olması sebebiyle deniz ticaretinde küresel ve bölgesel etkiye sahiptir.
Liman ticareti şehrin küresel ekonomideki ana fonksiyonudur.
4
Taşkent şehrinin fonksiyonel özelliğini ve etki derecesini belirleme.
Taşkent, Özbekistan'ın başkenti olup Orta Asya'da bölgesel bir idari ve kültürel etki alanına sahiptir.
Başkent olması ve Orta Asya'daki konumu bölgesel düzeyde etki yaratmaktadır.
5
Kırşehir şehrinin fonksiyonel özelliğini ve etki derecesini belirleme.
Kırşehir, tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısıyla yalnızca kendi yakın çevresinde etkili olan yerel bir şehirdir.
Fonksiyonlarının çeşitliliğinin az olması ve sanayi/finans gibi küreselleştirici unsurların bulunmaması etki alanını yerel düzeyde sınırlandırır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin küresel, bölgesel ve yerel ölçekteki etki sınırları, sahip oldukları fonksiyonel özelliklere (idari, dini, sanayi, tarım, liman vb.) bağlı olarak değişir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6919Soru

Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve iki kutuplu dünya düzeninin tasfiye edilmesi, uluslararası ilişkilerde barış ve istikrar getirmemiş; aksine etnik, dinî ve siyasi kaynaklı bölgesel krizlerin daha da derinleşmesine yol açmıştır. Küreselleşen dünya başlığı altında incelenen bu bölgesel krizlerin çözüme kavuşturulması amacıyla uluslararası toplum bünyesinde çeşitli barış konferansları düzenlenmiş, antlaşmalar imzalanmış ve diplomatik heyetler kurulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş sonrası dönemde yaşanan bölgesel krizleri ç��zmeye yönelik yürütülen diplomatik girişimlerden veya imzalanan antlaşmalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Camp David Antlaşmaları

Cevap

Camp David Antlaşmaları
Camp David Antlaşmaları, 1978 yılında Mısır ve İsrail arasında Amerika Birleşik Devletleri arabuluculuğunda imzalanmıştır. Bu gelişme, kronolojik olarak Soğuk Savaş dönemindeki Yumuşama Süreci'ne ait olup Soğuk Savaş sonrası dönemin (1991 ve sonrası) bölgesel krizlerini çözmeye yönelik diplomatik girişimleri arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen uluslararası diplomatik girişimlerin ve antlaşmaların gerçekleştikleri tarihleri ve dönemleri belirleyin.
Dayton Antlaşması (1995), Rambouillet Konferansı (1999), Oslo Görüşmeleri (1993), AGİT Minsk Grubu (1992) ve Camp David Antlaşmaları (1978).
Soruda istenen 'Soğuk Savaş sonrası dönem' kriterine uygunluğu test etmek.
2
Belirlenen tarihleri Soğuk Savaş'ın sona erme dönemi (1989-1991) ile kıyaslayın.
Camp David Antlaşmaları'nın 1978 yılında, yani Soğuk Savaş'ın (Yumuşama Dönemi) devam ettiği süreçte gerçekleştiği; diğer gelişmelerin ise 1991 sonrasına (Soğuk Savaş sonrasına) ait olduğu görülür.
Hangi diplomatik gelişmenin Soğuk Savaş sonrası dönemde gerçekleşmediğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş sonrası bölgesel çatışmalar ve diplomatik çözüm arayışlarının dönemlendirilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6920Soru

Avrupa'da gerçekleşen Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın getirdiği değişimler, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde siyasi, hukuki ve ekonomik dönüşümlere yol açmıştır. Aşağıda bu dönüşüm süreçlerine ait gelişmeler ile bu gelişmelerin ortaya çıkışındaki temel dinamikler verilmiştir. Bu gelişmeleri ve temel dinamikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sırp ve Yunan İsyanları
Balta Limanı Ticaret Antlaşması
Tanzimat Fermanı'nın İlan Edilmesi
Duyun-ı Umumiye İdaresi'nin Kurulması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sırp ve Yunan İsyanları, Fransız İhtilali'nin getirdiği ulus devlet ve bağımsızlık fikirleriyle Balkan topraklarında karşılık bulmasıyla; Balta Limanı Ticaret Antlaşması, Sanayi İnkılabı sonrası Osmanlı'nın açık pazar haline gelmesiyle; Tanzimat Fermanı, Fransız İhtilali'nin yaydığı kanun üstünlüğü ve eşitlik ilkeleriyle gayrimüslimleri devlete bağlama çabasıyla; Duyun-ı Umumiye İdaresi ise Sanayi İnkılabı'nın getirdiği dış borçlanma sonucu Osmanlı maliyesinin doğrudan yabancı denetimine girmesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Fransız İhtilali'nin getirdiği milliyetçilik ve eşitlik fikirleri ile Sanayi İnkılabı'nın getirdiği ekonomik yayılma ve sömürgecilik faaliyetlerinin Osmanlı Devleti üzerindeki doğrudan yansımalarına dayanmaktadır. Sırp ve Yunan İsyanları Fransız İhtilali'nin milliyetçilik akımıyla, Tanzimat Fermanı ihtilalin getirdiği hukuki eşitlik ve kanun üstünlüğü prensipleriyle, Balta Limanı Ticaret Antlaşması Sanayi İnkılabı'nın pazar arayışıyla, Duyun-ı Umumiye ise bu sürecin getirdiği mali borçlanma kriziyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi gelişmelerin (Sırp ve Yunan İsyanları) nedenini belirlemek.
Bu isyanların milliyetçilik akımıyla doğrudan ilişkili olduğunu saptamak.
Fransız İhtilali'nin en temel siyasi etkisi imparatorlukların çok uluslu yapısını milliyetçilik üzerinden sarsmasıdır.
2
Hukuki alandaki reformların (Tanzimat Fermanı) hangi akımdan etkilendiğini analiz etmek.
Tanzimat Fermanı'nın eşitlik ve kanun üstünlüğü hedeflerini saptamak.
Fransız İhtilali kökenli insan hakları ve eşitlik kavramlarının, çok uluslu imparatorluğu bir arada tutma çabasıyla yasallaştırılmasını kavramak.
3
Ekonomik bağımlılık adımlarının (Balta Limanı Ticaret Antlaşması) Sanayi İnkılabı ile ilişkisini kurmak.
Sanayi İnkılabı'nın pazar arayışının Balta Limanı ile gümrükleri kaldırdığını belirlemek.
Sanayi devrimini gerçekleştiren Avrupalı devletlerin hammadde ve pazar ihtiyacının Osmanlı ekonomisi üzerindeki doğrudan etkisini görmek.
4
Mali çöküşün (Duyun-ı Umumiye) borçlanma ihtiyacıyla bağlantısını saptamak.
Borçların ödenememesi sonucu Duyun-ı Umumiye ile dış denetim kurulduğunu belirlemek.
Kapitalist genişleme ve Sanayi İnkılabı'nın getirdiği borç sarmalının Osmanlı mali bağımsızlığını yok ettiğini anlamak.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi, hukuki ve ekonomik etkileri.
ÖncekiSayfa 346 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin