Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7001Soru

T��rkiye'de bulunan limanların hinterland (art bölge) genişlikleri ve yıllık ticaret hacimleri; coğrafi konum, ulaşım imkânları ve art bölgedeki sanayi faaliyetlerinin gelişmişlik derecesine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Buna göre, aşağıda verilen limanları ticaret hacmi ve hinterland genişliği bakımından en gelişmiş olandan en az gelişmiş olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Limanların hinterland genişliği ve ticaret hacmi kapasitesine göre en gelişmiş olandan en az gelişmiş olana doğru sıralaması: İstanbul Limanı, İzmir Limanı ve Trabzon Limanı şeklindedir.
Doğru sıralama İstanbul Limanı, İzmir Limanı ve Trabzon Limanı şeklindedir. İstanbul Limanı hinterlandı en geniş olan ve en çok ticaret hacmine sahip limandır. İzmir Limanı, Ege Bölgesi'nin geniş hinterlandına sahip en önemli ihracat limanlarından biridir. Trabzon Limanı ise Karadeniz dağlarının kıyıya paralel uzanması nedeniyle art bölgesi bu iki limana göre daha dar olan ve en düşük ticaret hacmine sahip limandır.

Adım Adım Çözüm

1
Limanların bulundukları bölgelerin sanayi, nüfus ve ulaşım özelliklerini belirleme.
İstanbul'un sanayi ve nüfus yoğunluğu en yüksek seviyededir; İzmir zengin tarım ve sanayi havzasına sahiptir; Trabzon ise dağlık arazi nedeniyle iç kesimlerle ulaşım bağlantısı daha sınırlı bir konumdadır.
Bir limanın hinterlandı ve ticaret hacmi, gerisinde kalan bölgenin ekonomik gelişmişliği ve ulaşım kolaylığı ile doğrudan ilişkilidir.
2
Belirlenen özelliklere göre limanları üstünlük sırasına koyma.
İstanbul Limanı birinci sırada, İzmir Limanı ikinci sırada ve Trabzon Limanı üçüncü sırada yer alacak şekilde sıralanır.
İstanbul hem ithalat hem ihracatta liderdir, İzmir güçlü bir ihracat limanıdır, Trabzon ise bölgesel ölçekte kalıp bu ikilinin gerisinde yer alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki limanların hinterland (art bölge) özellikleri ve ticaret kapasiteleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7002Soru

Türkiye'de yerleşmeler coğrafi özelliklerine göre kent ve kır yerleşmeleri olarak sınıflandırılır. Kentler nüfus miktarları ve ekonomik fonksiyonlarına göre küresel, bölgesel veya yerel etki alanlarına sahipken; kır yerleşmeleri ise sürekliliklerine göre kalıcı (mahalle, divan, mezra, çiftlik) ve geçici (yayla, kom, oba, dam, dalyan) yerleşmeler olarak iki gruba ayrılır.

Buna göre, Türkiye'deki kent ve kır yerleşmelerinin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı mezra ve divanlar kalıcı kır yerleşmeleri iken; genellikle mevsimsel hayvancılık yapılan yayla ve obalar geçici yerleşmelerdir.

Cevap

Tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı mezra ve divanların kalıcı kır yerleşmeleri, genellikle mevsimsel hayvancılık yapılan yayla ve obaların ise geçici yerleşmeler olduğunu belirten ifade doğrudur.
Divan ve mezra yerleşmelerinde temel ekonomik faaliyet tarım ve hayvancılık olup bu yerleşmeler kalıcı (sürekli) statüdedir. Yayla ve oba yerleşmeleri ise mevsimlik olarak hayvancılık faaliyetleri için kullanılan geçici (kesintili) yerleşmelerdir. Bu nedenle bu ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kır yerleşmelerinin süreklilik durumlarını analiz etmek.
Mezra ve divan yerleşmelerinin tarımsal faaliyetler nedeniyle kalıcı olduğunu, yayla ve obaların ise hayvancılık amacıyla geçici olarak kullanıldığını belirlemek.
Kır yerleşmelerinin sınıflandırılmasında temel ekonomik faaliyet türünün süreklilik üzerindeki etkisini kavramak gerekir.
2
Şehirlerin etki alanlarını ve fonksiyonel özelliklerini değerlendirmek.
Bir şehrin küresel ya da bölgesel etkiye sahip olmasında nüfus büyüklüğünün tek başına yeterli olmadığını; finans, sanayi, ticaret veya idari gibi fonksiyonel özelliklerin belirleyici olduğunu anlamak.
Şehirlerin küresel ve bölgesel etkilerini nüfus miktarıyla doğrudan ilişkilendiren yanılgıları elemektir.
3
Seçenekleri coğrafi gerçeklerle karşılaştırarak doğru yargıyı tespit etmek.
Mezra ve divanın kalıcı, yayla ve obanın geçici yerleşmeler olduğunu belirten yargının coğrafi olarak tamamen doğru olduğunu teyit etmek.
Çelişkili ifadeleri eleyerek kesin doğruya ulaşmaktır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kentlerin fonksiyonel özellikleri, etki alanları ve kır yerleşmelerinin süreklilik sınıflandırması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7003Soru

Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk harflerinin kabul edilmesinin ardından Sarayburnu'nda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır:

"Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik ve milliyetperverlik vazifesi biliniz."

Atatürk'ün bu yöndeki çağrısı ve ardından başlatılan okuma yazma seferberliği (Millet Mektepleri), doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangileriyle ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkçılık - Milliyetçilik

Cevap

Halkçılık - Milliyetçilik
Atatürk'ün sözlerinde geçen "her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz" vurgusu toplumsal eşitliği ve halkın eğitim yoluyla yükseltilmesini hedeflediği için halkçılık ilkesiyle; "vatanperverlik ve milliyetperverlik vazifesi" ifadesi ise milli bağımsızlık, birlik ve yurt sevgisini temel aldığı için milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle halkçılık ve milliyetçilik ilkelerini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün konuşmasında geçen "her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz" ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, eğitimin toplumun hiçbir sınıf veya zümre farkı gözetilmeksizin tüm kesimlerine ulaştırılmasını (fırsat eşitliğini) hedeflemektedir.
Toplumsal eşitliği, halk yararını ve sınıf ayrımının reddedilmesini öngören ilke Halkçılık'tır.
2
Atatürk'ün konuşmasında geçen "Bunu vatanperverlik ve milliyetperverlik vazifesi biliniz" ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, okuma yazma seferberliğini vatan sevgisiyle ve milli bir ödevle bağdaştırmaktadır.
Milli birlik ve beraberliği, vatan sevgisini ve kültürel gelişimi esas alan ilke Milliyetçilik'tır.
3
İki analizi birleştirerek doğrudan ilişkili ilkeleri belirlemek.
Halkçılık ve Milliyetçilik ilkeleri birlikte bu reformun temel dayanaklarını oluşturmaktadır.
Eğitimde fırsat eşitliği ve topluma hizmet yönüyle halkçılık, milli bilinç ve vatanseverlik boyutuyla milliyetçilik ön plana çıkmaktadır.

Anahtar Kavram

Halkçılık ilkesi sosyal eşitliği ve halkın refahını savunurken, Milliyetçilik ilkesi milli birlik, beraberlik ve vatan sevgisini esas alır. Millet Mektepleri ile halkın tamamına okuma yazma öğretilmesi bu iki ilkenin ortak yansımasıdır.
Soru 7004Soru

Küresel karbon döngüsünde okyanuslar, atmosferdeki karbondioksit (CO2CO_2) oranının dengelenmesinde hem karbon yutağı hem de karbon kaynağı olarak kritik bir rol oynamaktadır. Okyanus suları ile atmosfer arasındaki karbon alışverişi ve bu karbonun denizel ortamlardaki seyri ile ilgili:

I. Deniz kirliliğinin artması ve deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, okyanusların atmosferden karbon soğurma kapasitesini azaltarak atmosferik CO2CO_2 birikimini hızlandırır.
II. Denizel organizmaların kabuk ve iskelet yapımı için kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) kullanması, karbonun biyosferden litosfere aktarılarak uzun süreli depolanmasını sağlar.
III. Derin deniz tortullarında biriken kireç taşlarının (kalker) tektonik hareketlerle yer altına inmesi ve volkanik faaliyetlerle ergimesi, karbonun tekrar atmosfere salınmasına yol açar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III yargılarının tamamı doğrudur.
Üç öncül de karbon döngüsünün farklı küreler aras��ndaki doğal işleyişini doğru bir şekilde açıklamaktadır. Sıcaklığın artması denizlerin karbon yutağı özelliğini azaltır (birinci öncül); canlıların kabuk oluşumu karbonu litosferde depolar (ikinci öncül); kireç taşlarının yitim zonlarında ergimesi volkanizma yoluyla karbonu atmosfere salar (üçüncü öncül).

Adım Adım Çözüm

1
Okyanus sularının sıcaklık değişimi ve kirlilik durumunun gaz çözünürlüğü üzerindeki etkisini analiz etmek.
Sıcaklığı artan ve kirlenen deniz sularında gaz çözünürlüğü azalır. Bu durum, okyanusların atmosferden karbondioksit soğurma kapasitesini düşürerek atmosferdeki karbon birikimini artırır. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Sıcaklık ve çözünürlük ilişkisini belirlemek için.
2
Deniz canlılarının kabuk oluşumu sürecini ve bunun karbon depolama fonksiyonunu incelemek.
Deniz canlıları (biyosfer), sudaki karbonu kalsiyum ile birleştirerek kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) hâlinde kabuk yapımında kullanır. Canlı öldüğünde bu kabuklar deniz tabanına çökerek litosferin parçası olur ve karbonu uzun s��re depolar. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Biyosferden litosfere karbon geçişini açıklamak için.
3
Jeolojik süreçlerin (tektonik hareketler ve volkanizma) karbon salınımındaki rolünü değerlendirmek.
Deniz tabanında biriken kireç taşları levha tektoniği hareketleriyle (yitim zonlarında) yerin derinliklerine iner, burada yüksek sıcaklık ve basınçla eriyerek volkanik patlamalar vasıtasıyla karbondioksit gazı şeklinde atmosfere geri döner. Dolayısıyla üçüncü öncül doğrudur.
Litosferden atmosfere karbon salınımını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Karbonun hidrosfer, litosfer, biyosfer ve atmosfer arasındaki akışı ile bu akışı kontrol eden biyolojik, kimyasal ve jeolojik süreçler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7005Soru

Ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri ile sahip oldukları doğal kaynak potansiyeli arasında doğrusal bir ilişki her zaman bulunmaz. Bir ülkenin doğal kaynaklarını ekonomik büyümeye dönüştürebilmesi; sermaye birikimi, teknoloji seviyesi, nitelikli iş gücü ve dış pazarlara erişim gibi beşerî faktörlere bağlıdır.

Aşağıda verilen ülkeleri, doğal kaynak potansiyeli ve ekonomik gelişmişlik ilişkilerine göre en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güney Kore
Nijerya
Kanada
Moğolistan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Güney Kore - Doğal kaynaklar bakımından son derece fakir olmasına rağmen ileri teknoloji ve sermayeyle gelişen ülke; Nijerya - Petrol zengini olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliğinden gelişemeyen ülke; Kanada - Doğal kaynak ve teknoloji zengini gelişmiş ülke; Moğolistan - Kaynak zengini olmasına rağmen dış pazara uzaklık ve altyapı yetersizliğinden gelişmekte olan ülke.
Ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ile gelişmişlik seviyeleri arasındaki ilişki beşerî sermaye, teknoloji ve coğrafi konum gibi faktörlerle şekillenir. Eşleştirmede Güney Kore kaynak fakiri ancak ileri teknolojiye sahip ülke; Nijerya zengin kaynağa rağmen sermaye ve teknoloji fakiri ülke; Kanada hem kaynak hem teknoloji yönünden gelişmiş ülke; Moğolistan ise kaynak zengini olmasına rağmen dış pazara uzaklık ve altyapı yetersizliği yaşayan ülke olarak doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Kore'nin doğal kaynak ve beşerî sermaye ilişkisini analiz etme
Güney Kore'nin yer altı kaynakları yönünden fakir olduğu, ancak yüksek sermaye, nitelikli iş gücü ve teknolojiyle kalkınmasını gerçekleştirdiği belirlenir.
Kaynak fakiri olup beşerî faktörlerle küresel sanayide öncü konuma gelen ülkeyi tespit etmek için.
2
Nijerya'nın doğal kaynak zenginliği ile gelişmişlik seviyesini karşılaştırma
Nijerya'nın zengin petrol rezervlerine rağmen sermaye, altyapı ve teknoloji eksikliği nedeniyle ekonomik gelişmesini sağlayamadığı belirlenir.
Doğal kaynak zenginliğinin gelişmişlik için tek başına yeterli olmadığını gösteren örneği doğrulamak için.
3
Kanada'nın kaynak potansiyeli ve işleme kapasitesini değerlendirme
Kanada'nın hem orman, enerji ve maden gibi zengin kaynaklara sahip olduğu hem de ileri düzeyde sermaye ve teknoloji kullanarak yüksek gelişmişlik düzeyine ulaştığı belirlenir.
Kaynak zenginliği ile yüksek teknolojik kapasitenin bir arada bulunduğu modeli eşleştirmek için.
4
Moğolistan'ın kaynak potansiyeli ile coğrafi sınırlandırmalarını inceleme
Moğolistan'ın zengin maden yataklarına sahip olmasına karşın dış pazara uzaklık (denize kıyısının olmaması) ve yetersiz altyapı nedeniyle gelişmekte olan ülke kategorisinde kaldığı belirlenir.
Dış pazar ve coğrafi konum faktörlerinin kaynakların ekonomiye kazandırılmasındaki rolünü doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7006Soru

"Gelişmiş ülkelerin 50 ila 100 yıl gerisindeyiz. Bu mesafeyi on yılda kapatmak zorundayız. Ya bunu başarırız ya da bizi ezerler."

Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'in 1931 yılında yaptığı bir konuşmada yer alan bu ifadeler, ülkenin iki savaş arası dönemdeki iktisadi ve toplumsal dönüşüm hedefini ortaya koymaktadır.

Buna göre Stalin dönemi SSCB yönetiminin, sözü edilen hedefe ulaşmak amacıyla uygulamaya koyduğu politikalar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel girişimlere ve piyasa serbestliğine yer veren Yeni Ekonomi Politikası'nın (NEP) uygulanmaya başlanması

Cevap

Özel girişimlere ve piyasa serbestliğine yer veren Yeni Ekonomi Politikası'nın (NEP) uygulanmaya başlanması
Doğru cevap Yeni Ekonomi Politikası'nın (NEP) uygulanmaya başlanması ifadesini içeren seçenektir. Çünkü Yeni Ekonomi Politikası (NEP), 1921'de Vladimir Lenin liderliğinde, Rus İç Savaşı'nın ardından çöken ekonomiyi canlandırmak ve köylü memnuniyetsizliğini gidermek amacıyla yürürlüğe konmuştur. Josef Stalin ise 1928 yılında NEP'e son vermiş ve tam devlet denetimini öngören birinci beş yıllık sanayi planı ile kolektifleştirme politikalarına geçiş yapmıştır. Dolayısıyla Stalin'in 1931'deki hızlı sanayileşme hedeflerini gerçekleştirmek için uyguladığı politikalardan biri NEP'e geçmek değil, aksine NEP'i sonlandırıp tam anlamıyla planlı ve kolektif bir ekonomiyi devreye sokmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki Stalin'e ait alıntı analiz edilerek hedeflenen temel amaç belirlenir.
Alıntı, SSCB'nin Batı karşısında geri kalmışlığını kapatmak amacıyla çok hızlı ve yoğun bir sanayileşme hamlesine (planlı sanayileşme ve kolektifleştirme) girişmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Tarihsel bağlamı ve Stalin'in iktisadi vizyonunu anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerde yer alan politikaların hangi dönemlere ve hangi liderlerin yaklaşımlarına ait olduğu değerlendirilir.
Kolhozlar, beş yıllık planlar, tarımsal artığın sanayiye aktarılması ve kulakların tasfiyesi Stalin dönemine ait uygulamalardır. Ancak Yeni Ekonomi Politikası (NEP), 1921'de Lenin tarafından geçici bir taviz olarak uygulanmış, Stalin ise 1928'de bu politikayı tamamen sonlandırmıştır.
Seçeneklerin kronolojik ve kavramsal geçerliliğini test etmek için bu karşılaştırma yapılır.
3
Doğru seçeneğe karar verilir.
NEP'in uygulanmaya başlanması Stalin'in bu hedefe yönelik politikalarından biri olamaz, çünkü Stalin döneminde bu politikaya son verilmiştir.
Ulaşılan tarihsel veriler doğrultusunda gösterilemeyecek olan seçenek işaretlenir.

Anahtar Kavram

Stalin dönemi planlı ekonomi ve kolektifleştirme politikaları ile Lenin dönemi Yeni Ekonomi Politikası (NEP) arasındaki fark.
Soru 7007Soru

I. Dünya Savaşı'nın son aylarında, Suriye-Filistin Cephesi'nde Yıldırım Orduları Grubu'na bağlı 7. Ordu Komutanı olarak görev yapan Mustafa Kemal Paşa, İngiliz ve isyancı Arap kuvvetlerinin hızlı ilerleyişi karşısında Halep'in kuzeyinde güçlü bir savunma hattı kurmuştur. Bu hat sayesinde düşman kuvvetlerinin Anadolu içlerine sızması engellenmiş ve bölgedeki Türk hakimiyeti Mondros Ateşkes Antlaşması'na kadar korunmuştur.

Mustafa Kemal Paşa'nın Suriye'nin kuzeyinde başarıyla uyguladığı bu savunma stratejisinin Türk tarihi açısından doğurduğu en önemli diplomatik ve siyasi sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada fiilen Türk ordusunun denetiminde olan bu sınırın, Misak-ı Millî'nin güney sınırının çizilmesinde esas alınması

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'nın Halep'in kuzeyinde oluşturduğu savunma hattı, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada Türk ordusunun denetiminde olan sınırları belirlemiş ve bu durum Kurtuluş Savaşı sürecinde ilan edilen Misak-ı Millî'nin güney sınırının hukuki ve askeri temelini oluşturmuştur.
Mustafa Kemal Paşa'nın Halep'in kuzeyinde oluşturduğu savunma hattı, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada Türk ordusunun elinde bulunan toprakları belirlemiş ve bu durum Kurtuluş Savaşı sürecinde ilan edilen Misak-ı Millî'nin güney sınırının (Hatay da dahil olmak üzere) hukuki ve askeri temelini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Suriye-Filistin Cephesi'nin I. Dünya Savaşı'nın son dönemindeki durumunu ve Mustafa Kemal Paşa'nın askeri rolünü analiz etmek.
Mustafa Kemal Paşa'nın Halep'in hemen kuzeyinde kurduğu savunma hattı ile düşman ilerleyişini durdurduğu ve Anadolu'nun sınır kapılarını koruduğu anlaşılır.
Cephedeki askeri faaliyetin coğrafi ve stratejik sınırlarını belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Elde edilen bu askeri başarının Mondros Ateşkes Antlaşması sırasındaki durumla ve sonraki diplomatik/siyasi gelişmelerle ilişkisini kurmak.
Mondros Ateşkesi imzalandığında Türk askerinin elinde olan bu hattın, daha sonra Türk milletinin milli antlaşması olan Misak-ı Millî sınırlarının güney sınırını oluşturduğu sonucuna ulaşılır.
Askeri bir başarının uzun vadeli diplomatik ve siyasi yansımalarını doğru yorumlamak amacıyla bu ilişki kurulur.

Anahtar Kavram

Suriye-Filistin Cephesi'ndeki savunma hattının Misak-ı Millî sınırlarına etkisi
Soru 7008Soru

Doğal kaynakların ekonomik faaliyete dönüşmesi sürecinde sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücünün rolü belirleyicidir. Bazı ülkeler zengin kaynaklarını işleyecek sermaye ve teknolojiden yoksun olduğu için yeterince gelişemezken, bazıları ise kaynak bakımından fakir olmasına karşın dışarıdan ithal ettiği hammaddeleri yüksek teknolojiyle işleyerek yüksek bir ekonomik kalkınma düzeyine ulaşmıştır.

Aşağıdaki tabloda, doğal kaynak potansiyelleri ve ekonomik özellikleri farklı olan dört ülkeye ait bazı bilgiler verilmiştir:

ÜlkeTemel Doğal Kaynak DurumuSanayi ve Teknoloji DüzeyiDış Ticaret Yapısı
I. GabonZengin petrol, manganez ve orman örtüsüYetersiz sermaye ve düşük teknoloji kapasitesiGenellikle işlenmemiş hammadde ihracatı
II. İsviçreSu gücü hariç yer altı kaynakları yönünden oldukça fakirÇok yüksek sermaye birikimi ve ileri teknolojiYüksek katma değerli mamul madde ihracatı
III. MoğolistanZengin kömür, bakır ve altın rezervleriAltyapı yetersizliği ve geleneksel üretim teknikleriMaden cevherlerinin ham olarak satılması
IV. JaponyaSanayi için gerekli olan enerji ve madenlerin neredeyse tamamında dışa bağımlıKüresel ölçekte lider teknoloji ve yüksek AR-GE yatırımlarıİthal hammaddeyi işleyerek ileri teknoloji ürün satışı

Bu tablodaki bilgilere göre, ülkelerin doğal kaynak-ekonomi ilişkileri bağlamında yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III numaralı ülkelerin dış ticaretlerinde hammadde ihracatının payının yüksek olması, bu ülkelerin küresel piyasalarda mamul madde fiyatlarını belirleme gücüne sahip olduğunu gösterir.

Cevap

Gabon ve Moğolistan gibi ülkelerin dış ticaretlerinde hammadde ihracatının payının yüksek olmasının bu ülkelere küresel piyasalarda mamul madde fiyatlarını belirleme gücü sağladığını öne süren ifade yanlıştır.
Dış ticarette işlenmemiş hammadde ihraç eden ülkelerin (Gabon ve Moğolistan gibi) küresel piyasalarda mamul madde fiyatlarını belirleme gücü yoktur. Fiyat belirleme gücü, bu hammaddeleri ileri teknoloji ve sermaye kullanarak işleyen, yüksek katma değerli nihai ürünlere dönüştüren gelişmiş ülkelere aittir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve aranan doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki I ve III numaralı ülkelerin (Gabon ve Moğolistan) verilerini incelemek.
Bu ülkelerin zengin doğal kaynaklara sahip olduğu, ancak sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle hammaddeleri işlemeden doğrudan ihraç ettikleri görülmektedir.
Hammadde ihraç eden ülkelerin dış ticaretteki rolünü ve ekonomik güçlerini belirlemek.
2
Tablodaki II ve IV numaralı ülkelerin (İsviçre ve Japonya) verilerini incelemek.
Bu ülkelerin doğal kaynak yönünden fakir/dışa bağımlı olduğu, ancak yüksek sermaye ve teknoloji ile ithal hammaddeleri işleyerek yüksek katma değerli mamul madde ihraç ettikleri görülmektedir.
Doğal kaynak kıtlığına rağmen sermaye ve teknoloji gücüyle kalkınmanın mümkün olduğunu anlamak.
3
Hammadde ihracatı ile mamul madde ihracatı arasındaki katma değer ve fiyat belirleme ilişkisini analiz etmek.
Hammadde fiyatları küresel piyasalarda gelişmiş tüketici ülkelerin talebine göre belirlenir. İşlenmemiş kaynak satan ülkeler düşük katma değer elde ettiklerinden fiyat belirleme gücüne sahip olamazlar; fiyatı belirleyenler ileri teknolojiyle nihai ürünü üreten gelişmiş ülkelerdir.
Hammadde ihracatçısı ülkelerin küresel piyasalarda mamul madde fiyatlarını belirleyemeyeceğini ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların tek başına kalkınma için yeterli olmadığı; sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü gibi beşerî faktörlerin hammaddeleri yüksek katma değerli mamul maddelere dönüştürmede esas belirleyici rol oynadığı gerçeği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7009Soru

Kültür bölgelerinin tarihsel süreçteki oluşumu, yayılışı ve günümüzdeki sınırlarına ulaşması belirli aşamalar doğrultusunda gerçekleşmiştir.

Buna göre, yukarıda verilen kültürel gelişim ve yayılma aşamaları geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak nasıl sıralanmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: ilk olarak Mezopotamya ve Nil Vadisi gibi alanlarda kültür ocaklarının kurulması, ardından ticaret yollarıyla bölgesel etkileşimin başlaması, daha sonra Coğrafi Keşifler ile kültürün yeni kıtalara yayılması ve en son Sanayi Devrimi ile küreselleşmenin hız kazanması şeklindedir.
Kültür bölgelerinin tarihsel gelişimi yerel tarım ocaklarından başlayarak bölgesel ticarete, ardından Coğrafi Keşifler ile kıtalar arası yayılıma ve nihayet modern küreselleşme ile dünya geneline yayılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yerleşik medeniyetlerin ve kültür ocaklarının kurulduğu dönemin belirlenmesi
Mezopotamya, Nil ve Sarı Irmak çevresindeki ilk yerleşimler kronolojinin başlangıcını oluşturur.
Kültürün oluşması ve yayılabilmesi için öncelikle yerleşik hayata geçilerek kültür ocaklarının ortaya çıkması gerekir.
2
Kültürlerin yakın çevreleriyle kurdukları ilk etkileşimlerin değerlendirilmesi
Kültür ocaklarının ticaret ve göçlerle bölgesel düzeyde etkileşime girmesi ikinci adımdır.
Kültürler olgunlaştıkça komşu bölgelerle ticari yollar vasıtasıyla bağ kurmuş ve kültürel alışveriş başlamıştır.
3
Kıtalar arası kültürel yayılmanın ve sömürgecilik faaliyetlerinin analiz edilmesi
Coğrafi Keşifler ile Avrupa kültürünün yeni kıtalara taşınması üçüncü adımdır.
15. ve 16. yüzyıllardaki keşifler, kültürlerin küresel ölçekte yer değiştirmesine ve yeni kültür bölgelerinin oluşmasına yol açmıştır.
4
Modern teknolojilerin ve küreselleşme sürecinin etkilerinin incelenmesi
Sanayi Devrimi ve teknolojik ilerlemelerle küresel kültürün yaygınlaşması son adımdır.
Sanayi Devrimi sonrasındaki ulaşım ve iletişim devrimi, kültürel etkileşimi en yüksek hıza ulaştırmıştır.

Anahtar Kavram

Kültür bölgelerinin oluşumunda yerleşik yaşam, ticaret, Coğrafi Keşifler ve küreselleşme aşamalarının kronolojik sırası
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7010Soru

Türkiye'de çıkarılan metalik madenlerin rezerv alanları ile bu madenlerin işlendiği sanayi tesislerinin coğrafi konumları arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bazı tesisler hammaddeye yakın kurulurken, bazıları ulaşım veya enerji kaynağına yakınlık ilkesine göre konumlandırılmıştır. Sol sütundaki madenleri, sağ sütunda verilen çıkarım alanları ve işlendikleri tesislerin coğrafi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bakır
Demir
Boksit
Krom

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bakır madeni Samsun'daki tesislerle; Demir madeni Karabük ve Ereğli'deki tesislerle; Boksit madeni Seydişehir'deki tesislerle; Krom madeni ise Elazığ ve Antalya'daki ferro-krom tesisleriyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede her maden, kendine özgü çıkarım alanı ve işlendiği tesisin kurulma sebebiyle (Samsun'daki bakır tesisi için ulaşım, Karabük/Ereğli demir-çelik tesisi için enerji kaynağı, Seydişehir boksit tesisi için hammadde, Antalya ferro-krom tesisi için ulaşım) tam ve doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bakır madeninin Türkiye'deki çıkarım yerlerini ve işleme tesisini belirlemek.
Bakırın Artvin-Murgul ve Elazığ-Maden'de çıkarılıp Samsun'da işlendiği doğrulanır.
Samsun'da hammadde bulunmamasına karşın liman ve ulaşım faktörü tesisin buraya kurulmasını sağlamıştır.
2
Demir madeninin çıkarım alanları ile sanayi tesislerinin konum gerekçelerini incelemek.
Demirin Sivas-Divriği ve Malatya-Hekimhan'dan çıkarılıp Karabük ve Ereğli demir-çelik fabrikalarında işlendiği saptanır.
Demir-çelik fabrikalarının bu bölgede kurulmasının temel nedeni Batı Karadeniz'deki taş kömürü (enerji kaynağı) yataklarıdır.
3
Boksit madeninin ve alüminyum sanayisinin konumlandığı bölgeyi tespit etmek.
Boksitin Konya-Seydişehir'de çıkarılıp yine aynı yerdeki alüminyum tesisinde işlendiği sonucuna varılır.
Buradaki tesisin kuruluşunda hammaddeye yakınlık kriteri esas alınmıştır.
4
Krom madeninin çıkarım yerleri ile ferro-krom tesislerinin dağılışını eşleştirmek.
Kromun Elazığ-Guleman ve Muğla-Fethiye'den çıkarılıp Elazığ ve Antalya'daki ferro-krom tesislerinde işlendiği belirlenir.
Elazığ'daki tesis hammaddeye yakınlığa, Antalya'daki tesis ise deniz yolu ulaşımına (liman) bağlı olarak kurulmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de metalik madenlerin işletilmesi sürecinde hammadde kaynağı, enerji kaynağı ve ulaşım (liman) faktörlerinin sanayi tesislerinin coğrafi konumuna etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7011Soru

Karbon ve oksijen d��ngüsünde yer alan aşağıdaki jeolojik ve ekolojik süreçleri, bu süreçlerin döngü üzerindeki etkileri ve küreler arası madde geçişleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Volkanik patlamalar ve magmatik faaliyetler
Deniz canlılarının kabuk ve iskelet oluşumu
Orman yangınları ve organik maddelerin çürümesi
Kireç taşlarının (kalker) kimyasal yollarla çözünmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Volkanik patlamalar litosferden atmosfere doğrudan karbon salınımı ile; deniz canlılar��nın kabuk oluşumu hidrosferdeki karbonun tüketilip kalsiyum karbonat olarak litosfere aktarılması ile; orman yangınları ve çürüme biyosferdeki organik karbonun oksijen tüketilerek atmosfere verilmesi ile; kireç taşlarının çözünmesi ise litosferdeki karbonun hidrosfere aktarılması ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede volkanizma süreci yer kabuğundaki karbonu atmosfere taşırken; kabuk oluşumu denizdeki karbonu katılaştırıp litosferde depolar; yangınlar ve çürüme biyosferdeki organik karbonu oksijen tüketimiyle karbondioksit olarak atmosfere aktarır; kalker çözünmesi ise litosferdeki karbonu sucul ortama bikarbonat iyonu olarak iletir. Bu eşleştirmeler jeokimyasal döngünün yönünü ve küreler arası geçişleri doğru yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Litosfer ile atmosfer arasındaki jeolojik karbon salınım sürecini tespit etme.
Sonuç: Volkanik patlamalar litosfer kökenli karbonu gaz (CO2CO_2) halinde doğrudan atmosfere aktarır.
Neden: Magmanın yeryüzüne ulaşması ve gaz çıkışları, yer kabuğunun derinliklerindeki karbonun serbest kalmasını sağlar.
2
Hidrosferdeki çözünmüş karbonun tüketilerek litosfere geçiş mekanizmasını inceleme.
Sonuç: Deniz canlılarının kabuk ve iskelet oluşumu, çözünmüş karbonu kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) olarak depolar.
Neden: Ekolojik ve biyolojik süreçler sucul ortamlardaki bikarbonatı katılaştırarak litosferde karbon yutağı oluşturur.
3
Biyosferdeki karbonun atmosferik gaza dönüşürken oksijenle olan ilişkisini analiz etme.
Sonuç: Orman yangınları ve çürüme süreçleri serbest oksijeni tüketip karbondioksit üretir.
Neden: Organik maddelerin yanması veya mikroorganizmalarca ayrıştırılması (solunum/çürüme) kimyasal olarak oksijen kullanımını ve karbondioksit çıkışını gerektirir.
4
Kayaç kimyasının küreler arası karbon transferine etkisini belirleme.
Sonuç: Kireç taşlarının asidik sularla çözünmesi karbonu hidrosfere iyon olarak taşır.
Neden: Kimyasal ayrışma litosferdeki katı karbonu hidrosfere bikarbonat iyonları şeklinde aktaran temel süreçtir.

Anahtar Kavram

Karbon ve oksijen döngüsünde litosfer, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer arasındaki madde alışverişleri ile bu süreçlerde elementlerin açığa çıkma (kaynak) ve depolanma (yutak) durumları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7012Soru

Son yıllarda gelişmiş ülkelerde sağlıklı beslenme eğilimlerinin artması, Güney Amerika'nın And Dağları bölgesine ��zgü geleneksel bir tarım ürünü olan kinoa (quinoa) bitkisine yönelik küresel talebi hızla artırmıştır. Bu talep artışı, bölgedeki yerel çiftçilerin diğer tarım ürünlerini bırakarak kinoa ekimine yönelmesine ve bu ürünün okyanus aşırı pazarlara ulaştırılması için bölgedeki limanların kapasitelerinin artırılarak lojistik altyapının modernize edilmesine yol açmıştır.

Bu durum, üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin etkileşimi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisini doğrular?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketim alanlarındaki talep değişimlerinin, hem üretim faaliyetlerinin yönünü hem de dağıtım altyapısının gelişimini belirlediğini

Cevap

Tüketim alanlarındaki talep değişimlerinin, hem üretim faaliyetlerinin yönünü hem de dağıtım altyapısının gelişimini belirlediğini
Tüketim alanlarındaki talep değişimlerinin, hem üretim faaliyetlerinin yönünü hem de dağıtım altyapısının gelişimini belirlediğini belirten seçenek doğrudur. Çünkü gelişmiş ülkelerdeki sağlıklı beslenme talebinin artması (tüketim), çiftçileri kinoa ekimine yönlendirmiş (üretim) ve bu ürünün ulaştırılması amacıyla liman kapasitelerinin artırılmasını ve lojistiğin modernize edilmesini (dağıtım) zorunlu kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ekonomik süreçler ve olaylar belirlenir.
Gelişmiş ülkelerdeki sağlıklı beslenme yönelimi 'tüketim' sürecini, çiftçilerin kinoa ekimine yönelmesi 'üretim' sürecini, limanların geliştirilmesi ve lojistik altyapının yenilenmesi ise 'dağıtım' sürecini temsil eder.
Metindeki olayların ekonomik karşılıklarını doğru analiz etmek için gereklidir.
2
Belirlenen süreçler arasındaki yönlü etkileşim ve neden-sonuç bağı kurulur.
Tüketimdeki değişim (sağlıklı beslenme talebinin artması), üretim (kinoa üretimine geçiş) ve dağıtım (lojistik/liman modernizasyonu) süreçlerinde köklü değişimleri tetiklemiştir.
Süreçlerin birbirleri üzerindeki etki yönünü doğru saptamak için gereklidir.
3
Elde edilen sonuç doğrultusunda seçenekler analiz edilerek doğru cevaba ulaşılır.
Tüketimdeki talebin, üretimi ve dağıtımı doğrudan şekillendirdiği yargısının doğruluğu onaylanır ve kavram yanılgısı içeren diğer seçenekler elenir.
Doğru cevabın kesinleştirilmesi ve çeldiricilerin elenmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

Üretim, Dağıtım ve Tüketim Süreçlerinin Etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7013Soru

Yavuz Sultan Selim Dönemi'nde gerçekleştirilen; Safeviler üzerine yapılan Çaldıran Seferi, Dulkadiroğulları Beyliği üzerine yapılan Turnadağ Seferi ve Memlükler üzerine yapılan Mısır Seferi gibi askeri ve siyasi faaliyetler sonucunda Osmanlı Devleti önemli kazanımlar elde etmiştir.

Bu seferlerin sonuçları dikkate alındığında;

I. Anadolu Türk siyasi birliğinin kesin olarak sağlanması,
II. Devlet yönetiminin ilk kez teokratik bir niteliğe kavuşması,
III. İslam dünyasında siyasi ve dini liderliğin tek bir hanedanda birleşmesi,
IV. Baharat Yolu'nun kontrolünün ele geçirilmesiyle Coğrafi Keşifler'in olumsuz etkilerinin tamamen ortadan kaldırılması

durumlarından hangilerinin ger��ekleştiği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Anadolu Türk siyasi birliğinin kesin olarak sağlanması ve İslam dünyasında siyasi ve dini liderliğin tek bir hanedanda birleşmesi durumları gerçekleşmiştir.
Turnadağ Savaşı Anadolu Türk siyasi birliğini kesin olarak sağlamış, Mısır Seferi ise halifeliği Osmanlı'ya taşıyarak İslam dünyasındaki siyasi ve dini liderliği tek bir hanedanda birleştirmiştir. Bu iki durum tarihsel olarak doğrudur ve savunulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yavuz Sultan Selim'in askeri faaliyetlerini ve sonuçlarını analiz etme
Çaldıran Seferi ile Safevi tehdidi zayıflatılmış, 1515 Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları Beyliği'ne son verilerek Anadolu Türk siyasi birliği kesin olarak sağlanmış, Mercidabık ve Ridaniye savaşlarıyla Memlük Devleti ortadan kaldırılmıştır.
Soruda verilen öncüllerin tarihsel doğruluklarını saptamak için askeri seferlerin sonuçlarını eşleştirmek gerekir.
2
Teokratik devlet yapısının kökenini ve değişimini değerlendirme
Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren şer'i hukuku temel alan teokratik unsurlara sahipti; halifeliğin alınması bu yapıyı ilk kez başlatmamış, yalnızca pekiştirip güçlendirmiştir. Bu nedenle ikinci öncül elenir.
Öğrencilerin sıklıkla düştüğü 'teokrasinin halifelikle başladığı' yanılgısını çözümlemek.
3
Halifeliğin geçişinin siyasi ve dini sonuçlarını belirleme
Mısır Seferi ile Abbasi halifeliğinin yetkileri Osmanlı padişahlarına geçmiş, böylece siyasi iktidarın yanında dini liderlik de Osmanlı hanedanında birleşmiştir. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Halifelik makamının Osmanlı'ya geçmesinin İslam dünyasındaki liderlik etkisini kavramak.
4
Baharat Yolu'nun fethi ve Coğrafi Keşifler arasındaki ilişkiyi kurma
Baharat Yolu'nun fethi Osmanlı'ya kısa vadede büyük gelir getirse de, Coğrafi Keşifler'in küresel ticaret yollarını okyanuslara kaydırma etkisini tamamen engelleyememiş veya ortadan kaldıramamıştır. Bu nedenle dördüncü öncül elenir.
Ekonomik ve ticari yolların değişimi ile Osmanlı fetihlerinin uzun vadeli ekonomik etkilerini karşılaştırmak.

Anahtar Kavram

Yavuz Sultan Selim Dönemi Doğu ve İslam Dünyası Siyaseti
Soru 7014Soru

XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yaşanan askeri, mali ve sosyal çözülmeleri yansıtan aşağıdaki kavramları, bu kavramlar��n gelişim süreçleri veya sonuçlarını ifade eden açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Celali İsyanları
İstanbul (Merkez) İsyanları
Suhte İsyanları
İltizam Sistemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Celali İsyanları'nın Anadolu'daki asayişsizlik ve göç dalgasıyla (Büyük Kaçgun), İstanbul İsyanları'nın Kapıkulu askerlerinin saray çevresindeki ayaklanmalarıyla, Suhte İsyanları'nın medrese öğrencilerinin taşradaki olaylarıyla ve İltizam Sistemi'nin ise nakit ihtiyacı için vergi gelirlerinin ihale usulüyle kiralanmasıyla eşleşmesi gerekir.
Verilen kavramlardan Celali İsyanları taşradaki asayişsizlik ve göç dalgasıyla, İstanbul İsyanları yeniçerilerin saray çevresindeki eylemleriyle, Suhte İsyanları medrese öğrencilerinin taşrada çıkardığı olaylarla ve İltizam Sistemi ise vergi gelirlerinin nakit ihtiyacı için mültezimlere kiralanması yöntemiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Celali İsyanları'nın nedenleri ve sonuçları analiz edilir.
Bu ayaklanmalar taşrada (Anadolu) çıkmış ve köylerin boşalmasına ('Büyük Kaçgun') sebep olmuştur. Bu durum Anadolu'da asayişin bozulmasıyla ilgili açıklamayla eşleşir.
Celali İsyanları'nın temel niteliğini ve etki alanını tespit etmek.
2
İstanbul İsyanları'nın kökeni ve gelişim süreci incelenir.
Başkentte bulunan Kapıkulu askerlerinin ulufe ve cülus sorunları nedeniyle saray çevresinde çıkardığı isyanlar olduğu belirlenir.
Merkez isyanlarının temel aktörlerini ve taleplerini anlamak.
3
Suhte İsyanları'nın anlamı ve katılan gruplar incelenir.
Suhte kelimesinin medrese öğrencisi anlamına geldiği ve bu isyanların işsiz medreseliler tarafından taşrada çıkarıldığı tespit edilir.
Suhte kavramının sosyal ve eğitimsel kökenini ayırt etmek.
4
İltizam sisteminin tanımı ve amacı değerlendirilir.
Mali bir terim olan iltizamın, devletin nakit ihtiyacını karşılamak üzere vergileri ihale usulüyle mültezimlere devretmesi esasına dayandığı belirlenir.
XVII. yüzyıldaki mali çözülmeye karşı geliştirilen ekonomik uygulamayı tanımlamak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'ndeki iç isyanlar, askeri ve mali çözülmelerin neden ve sonuç ilişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7015Soru

Jeopolitik konumun analizinde kullanılan unsurlar; zamanla değişmeyen (statik) unsurlar ve zamanla değişebilen (dinamik) unsurlar olmak üzere iki gruba ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin jeopolitik konumunu belirleyen değişmeyen (statik) unsurlar arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coğrafi yapısı gereği üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması

Cevap

Coğrafi yapısı gereği üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması
Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması, fiziki coğrafya özelliklerinden biridir. Fiziki özellikler (yer şekilleri, coğrafi konum, iklim, su kaynakları vb.) jeopolitiğin zamanla değişmeyen (statik) unsurlarını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Jeopolitik konumu oluşturan unsurları statik (fiziki/doğal) ve dinamik (beşerî/ekonomik) olarak gruplandırmak.
Yarımada konumu gibi fiziki coğrafya unsurlarının statik; nüfus, siyaset, savunma ve ekonomi gibi beşerî unsurların dinamik olduğunu belirlemek.
Soruda değişmeyen (statik) unsur sorulduğu için doğada insan müdahalesi olmadan var olan ve zamanla kolayca değişmeyen fiziki unsurlara odaklanılması gerekir.

Anahtar Kavram

Jeopolitiğin Değişmeyen ve Değişen Unsurları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7016Soru

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) Avrupa'da yükselen totaliter rejimler ve bu dönemde yaşanan siyasi, ekonomik gelişmeler dünya dengelerini sarsmıştır. Aşağıda sol sütunda verilen kavram ve uygulamaları, sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Korporatif Devlet Modeli
Kolektifleştirme (Kolhoz)
Dawes ve Young Planları
Kara Gömlekliler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Korporatif Devlet Modeli ile İtalya'daki faşist sendikal denetim; Kolektifleştirme ile Sovyet tarım reformu; Dawes ve Young Planları ile Almanya'nın tazminat borçlarının yapılandırılması; Kara Gömlekliler ile İtalyan faşist milis yapılanması eşleşmektedir.
Sol sütundaki kavramların tamamı iki savaş arası dönemin karakteristik gelişmelerini ve totaliter rejimlerin iç politikalarını doğru şekilde yansıtmaktadır: Korporatizm İtalya'daki faşist sınıfsal denetimi, Kolektifleştirme SSCB'nin tarım politikasını, Dawes ve Young Planları Weimar Almanyası'nın borç krizine getirilen çözümleri, Kara Gömlekliler ise İtalyan faşist milis gücünü açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Korporatif Devlet kavramının analizi ve İtalya ile ilişkisinin belirlenmesi
Korporatizm, İtalyan faşizminin ekonomik ve toplumsal yapıyı devlet denetimindeki mesleki birlikler (korporasyonlar) aracılığıyla kontrol etme politikasıdır.
Mussolini'nin liberal demokrasiye ve sosyalizme karşı geliştirdiği bu ekonomik modelin temel amacı sınıf çatışmasını devlet otoritesiyle bastırmaktır.
2
Kolektifleştirme kavramının Sovyetler Birliği bağlamında değerlendirilmesi
Kolektifleştirme, Stalin'in 1920'lerin sonundan itibaren Sovyetler Birliği'nde küçük köylü işletmelerini kolhoz adındaki büyük ortak çiftliklere dönüştürme uygulamasıdır.
Bu politikanın amacı, tarımsal üretimi devlet tekeline alarak elde edilen geliri hızlı sanayileşme programında kullanmaktır.
3
Dawes ve Young Planları'nın Weimar Almanyası'nın ekonomik durumu üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu planlar, Versay Antlaşması'nın getirdiği ağır tazminat yükü altında ezilen ve hiperenflasyon yaşayan Almanya'nın borçlarını ödemesini kolaylaştırmak için ABD öncülüğünde hazırlanan yapılandırma paketleridir.
İki savaş arası dönemde uluslararası finansal istikrarı sağlamak amacıyla yürürlüğe konmuştur.
4
Kara Gömlekliler örgütünün tarihsel rolünün saptanması
Kara Gömlekliler, Mussolini'nin Ulusal Faşist Partisi'ne bağlı olarak şiddet eylemleri düzenleyen ve 1922'deki Roma Yürüyüşü ile Mussolini'nin başbakanlığa getirilmesini sağlayan milis örgütüdür.
Totaliter İtalyan rejiminin baskıcı aygıtının ilk ve en önemli unsurlarından biridir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem totaliter rejimlerinin ideolojik, ekonomik ve kurumsal yapıları.
Soru 7017Soru

Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen inkılaplar ve tarihsel gelişmeler ile bu gelişmelerin doğrudan ilgili olduğu temel Atatürk ilkelerinin doğru eşleştirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen tarihi gelişmeleri doğrudan ilişkili oldukları temel Atatürk ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda 'Egemenlik kay��tsız şartsız milletindir' ilkesinin kabul edilerek millet iradesinin esas alınması
Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda kadın ve erkek arasında sosyal ve hukuki alanda tam bir eşitliğin sağlanması
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda, sermaye yetersizliği nedeniyle özel teşebbüsün kuramadığı fabrikaların devlet yatırımlarıyla açılması
Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılarak dini kurumların devlet bürokrasisinden ayrılması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Egemenliğin millete ait olması Cumhuriyetçilik; Medeni Kanun ile sağlanan kadın-erkek eşitliği Halkçılık; devlet eliyle sanayi yatırımlarının yapılması Devletçilik; Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması ise Laiklik ilkesiyle eşleşmektedir.
Millet egemenliğinin kabul edilmesi doğrudan cumhuriyetçilik, Medeni Kanun ile sağlanan kadın-erkek eşitliği halkçılık, büyük sanayi tesislerinin devlet eliyle kurulması devletçilik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını sağlayan Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması ise laiklik ilkeleriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ulusal egemenlik ve iradeyi esas alan ilk gelişmeyi analiz ediniz.
Egemenliğin doğrudan millete ait olduğunun kabul edilmesi (Teşkilat-ı Esasiye), yönetim biçimi ve halkın egemenliği ilkesi olan Cumhuriyetçilik ile eşleşir.
Cumhuriyetçilik, milli egemenliği ve halkın kendi yöneticilerini seçmesini temel alır.
2
Kadın-erkek eşitliğini sağlayan yasal düzenlemeyi inceleyiniz.
Türk Medeni Kanunu ile kadın ve erkeğin sosyal ve hukuki alanda eşit hale getirilmesi Halkçılık ilkesiyle eşleşir.
Halkçılık ilkesi, toplumda sınıf ve zümre ayrımını reddeder, herkesin kanun önünde eşitliğini ve halkın refahını savunur.
3
Devlet yatırımlarını ve ekonomik planlamayı içeren gelişmeyi inceleyiniz.
Sermaye yetersizliği çeken özel sektör yerine fabrikaların devlet yatırımlarıyla kurulması Devletçilik ilkesiyle eşleşir.
Devletçilik, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında ekonomik kalkınmanın devlet eliyle ve kontrolüyle gerçekleştirilmesini öngörür.
4
Din ve devlet işlerinin ayrılmasıyla ilgili olan adımı değerlendiriniz.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması ve dini kurumların sivilleşmesi Laiklik ilkesiyle eşleşir.
Laiklik, devlet düzeninin, hukukun ve eğitimin dini esaslara değil, akla ve bilime dayandırılmasını ifade eder.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkeleri ve İnkılap İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7018Soru

Jeopolitik konum, ülkelerin coğrafi özellikleri ile dış politikaları arasındaki ilişkiyi inceler. Bu konumu belirleyen unsurlar fiziki coğrafya özelliklerine dayanan değişmeyen unsurlar ile beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerine dayanan değişen unsurlar olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin jeopolitik konumunu etkileyen bazı özellikler ve bu özelliklerin ait olduğu jeopolitik unsurlar eşleştirilmiştir:

NoTürkiye'nin Jeopolitik ÖzelliğiJeopolitik Unsur
Iİstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olmasıDeğişmeyen (Fiziki) Unsur
IIGenç ve dinamik bir nüfus yapısına sahip olmasıDeğişmeyen (Fiziki) Unsur
IIIHazar Havzası doğal gazını Avrupa'ya taşıyan enerji koridoru olmasıDeğişen (Beşerî/Ekonomik) Unsur
IVAsya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü konumunda bulunmasıDeğişmeyen (Fiziki) Unsur
VNATO üyesi olarak b��lgedeki askeri-politik güç dengelerinde rol oynamasıDeğişen (Beşerî/Ekonomik) Unsur

Buna göre, tablodaki numaralandırılmış eşleştirmelerden hangisinde hata yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

II numaralı eşleştirmede hata yapılmıştır. Nüfus yapısı beşerî bir unsur olduğu için jeopolitiğin değişen unsurları arasında yer almalıdır.
Genç ve dinamik nüfus yapısı beşerî coğrafya kapsamında yer alır. Ülkelerin nüfus miktarı, yaş yapısı ve niteliği zaman içinde değişebilir. Bu nedenle nüfus özellikleri jeopolitiğin değişmeyen değil, değişen (beşerî ve ekonomik) unsurları arasında değerlendirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Jeopolitiğin unsurlarını sınıflandırma kurallarını hatırlama.
Jeopolitik unsurlar; fiziki (iklim, yer şekilleri, coğrafi konum vb.) olan değişmeyen unsurlar ve beşerî-ekonomik (nüfus, ekonomi, askeri güç, politika vb.) olan değişen unsurlar şeklinde sınıflandırılır.
Tablodaki eşleştirmelerin doğruluğunu denetlemek için temel sınıflandırma kriterini ortaya koymak gerekir.
2
Tablodaki her bir eşleştirmeyi bu kritere göre inceleme.
I, III, IV ve V numaralı öncüllerdeki fiziki özellikler değişmeyen, ekonomik/politik özellikler ise değişen unsurlarla doğru eşleştirilmiştir. Ancak II numaralı öncüldeki nüfus yapısı beşerî coğrafya unsuru olmasına rağmen değişmeyen (fiziki) unsur olarak eşleştirilmiştir.
Hatalı eşleştirmenin hangi satırda yer aldığını tespit etmek.
3
Hatalı olan seçeneği belirleme.
Nüfus yapısının zamanla değişebileceğini ve bu nedenle jeopolitiğin değişen unsurları arasında yer alması gerektiğini doğrulayarak II numaralı seçeneği doğru yanıt olarak belirleme.
Soru kökündeki hatanın yapıldığı seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Jeopolitiğin Değişen ve Değişmeyen Unsurları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7019Soru

Osmanlı Devleti'nde I. ve II. Meşrutiyet dönemlerinde yaşanan demokratikleşme süreçleri, anayasal gelişmeler ve iç siyasi olaylar göz önüne alındığında, aşağıda verilen tarihi gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; II. Abdülhamid’in Meclis-i Mebusan'ı tatil etmesi (1878), Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlü��e konması (1908), Kanun-i Esasi'de yapılan demokratik değişiklikler (1909) ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) şeklindedir.
Kronolojik gelişim süreci incelendiğinde; II. Abdülhamid'in meclisi tatil etmesi (1878) ile I. Meşrutiyet sona ermiş, II. Meşrutiyet (1908) ile anayasal rejim yeniden kurulmuş, 31 Mart Vakası sonrasında (1909) padişahın yetkileri tırpanlanarak meclis üstünlüğü getirilmiş ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) ile İttihat ve Terakki iktidarı tamamen kontrolüne almıştır. Bu doğrultuda meclisin kapatılması, meşrutiyetin yeniden ilanı, anayasa değişiklikleri ve hükümet darbesi sırası takip edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların meydana geldiği yılları ve dönemleri belirlemek.
I. Meşrutiyet'in sonu (Meclisin kapatılması) 1878, II. Meşrutiyet'in ilanı 1908, padişahın yetkilerini sınırlayan anayasa değişiklikleri 1909 ve Bâb-ı Âli Baskını 1913 yılına aittir.
Kronolojik sıralama sorularında tarihsel ardışıklığı kurabilmek için olayların kronolojisini doğru saptamak gerekir.
2
Meşrutiyet rejiminin anayasal ve siyasi gelişim aşamalarını ilişkilendirmek.
Öncelikle 1878'de anayasal düzen kesintiye uğramış (İstibdat Dönemi başlamış), ardından 1908'de II. Meşrutiyet ile meşrutiyet tekrar ilan edilmiş, 1909'da bu rejim padişahın yetkileri aleyhine demokratikleştirilmiş ve 1913'te fiili bir İttihat-Terakki diktatörlüğü kurulmuştur.
Siyasi olayların birbirini tetikleme sırasını ve neden-sonuç ilişkisini anlamak kronolojik doğrulamayı kolaylaştırır.
3
Elde edilen verileri geçmişten günümüze sıralamak.
Sıralama: 1878 (Meclisin tatil edilmesi) -> 1908 (II. Meşrutiyet'in ilanı) -> 1909 (Anayasa değişiklikleri) -> 1913 (Bâb-ı Âli Baskını) şeklindedir.
Soru kökünde istenen kronolojik yöne göre olaylar eskiden yeniye doğru dizilmelidir.

Anahtar Kavram

Meşrutiyet Dönemi Siyasi ve Anayasal Gelişmelerinin Kronolojisi
Soru 7020Soru

Osmanlı Devleti'nde tımar sisteminin bozulmasıyla birlikte hazinenin acil nakit ihtiyacını karşılamak üzere iltizam sistemi yaygınlaştırılmış, ilerleyen süreçte ise mukataa topraklarının muaccele bedeli karşılığında ömür boyu kiralanmasını öngören malikâne sistemine geçilmiştir.

Bu askeri ve mali dönüşümlerin Osmanlı idari, askeri ve sosyo-ekonomik yapısında ortaya çıkardığı sonuçlar arasında;

I. Taşrada nüfuz sahibi yerel güçlerin (ayanlar) ön plana çıkması,
II. Tımarlı sipahilerin sayısının azalmasıyla birlikte sekban ve sarıca gibi ücretli askerlerin önem kazanması,
III. Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyet��ilik akımının etkisiyle Balkanlar'da bağımsızlık isyanlarının başlaması

gelişmelerinden hangileri gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Taşrada nüfuz sahibi yerel güçlerin (ayanlar) ön plana çıkması ve tımarlı sipahilerin sayısının azalmasıyla birlikte sekban ve sarıca gibi ücretli askerlerin önem kazanması.
Doğru cevap, taşrada yerel güç odakları olan ayanların ortaya çıkması ve askeri alanda sekban ile sarıca gibi ücretli askerlerin öne çıkmasını içeren seçenektir. İltizam ve malikâne sisteminin yaygınlaşması yerel güçlerin (ayanların) oluşumunu hızlandırmış; tımarın bozulması ise tımarlı sipahi sayısını azaltarak sekban ve sarıca gibi ücretli askerlerin önem kazanmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tımar sisteminin bozulması ile iltizam ve malikâne sistemlerinin uygulanmasının mali ve idari etkilerini analiz etmek.
İltizamın yaygınlaşması ve mukataaların ömür boyu verilmesini öngören malikâne sistemine geçilmesi, taşrada vergi toplayan mültezim ve malikâne sahiplerinin zamanla yerel güç odağı haline gelmesine ve böylece 'ayan' denilen yerel seçkinlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Toprak sistemindeki ve vergilendirmedeki değişimlerin idari ve sosyal sonuçlarını saptamak için.
2
Tımar sisteminin bozulmasının askeri yapıda meydana getirdiği değişimleri incelemek.
Tımar sisteminin işlevini yitirmesi tımarlı sipahi sayısının ciddi oranda azalmasına yol açmıştır. Osmanlı ordusu, azalan tımarlı sipahilerin yerini doldurmak amacıyla taşradan sekban ve sarıca adı verilen ücretli tüfekçi askerleri orduya dahil etmiştir. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Askeri çözülmenin yansımalarını tespit etmek için.
3
Üçüncü öncülde belirtilen milliyetçilik akımının ve Fransız İhtilali'nin Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerinin tarihsel zaman dilimini değerlendirmek.
Fransız İhtilali 1789'da gerçekleşmiştir. Milliyetçilik akımının etkisiyle Osmanlı Devleti'nde çıkan azınlık isyanları 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bu durum, 17. yüzyıldaki iç isyanlar ve askeri/mali çözülmelerle kronolojik olarak bağdaşmaz ve tarihsel bir anakronizmdir. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Dönemsel tutarsızlığı (tarihsel anakronizmi) belirlemek için.

Anahtar Kavram

XVII. yüzyıl Osmanlı askeri ve mali çözülmelerinin idari ve askeri yapı üzerindeki etkileri ile dönemsel isyanların niteliği.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 351 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin