Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7021Soru

Sahip olduğu doğal kaynaklar bakımından son derece fakir olmas��na rağmen; sermaye, yüksek teknoloji ve nitelikli iş gücünü etkin şekilde kullanarak sanayileşmiş ve ekonomik açıdan dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri hâline gelmiş olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Japonya

Cevap

Japonya
Japonya, yer altı kaynakları ve ham maddeler bakımından son derece kısıtlı imkanlara sahip olmasına karşın, dışarıdan ithal ettiği ham maddeleri sahip olduğu sermaye, yüksek teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde işleyerek yüksek katma değerli mamul maddelere dönüştürmekte ve bu sayede küresel ekonominin en güçlü aktörlerinden biri konumunda bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kriterleri (doğal kaynak yönünden fakir olma fakat yüksek teknoloji ve sermaye ile gelişmiş olma) analiz etmek.
Gelişmişlik düzeyi yüksek ancak doğal kaynakları yetersiz olan bir ülke aranmalıdır.
Ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile doğal kaynak potansiyelleri her zaman doğru orantılı değildir.
2
Seçeneklerdeki ülkeleri doğal kaynak potansiyeli ve gelişmişlik düzeyine göre sınıflandırmak.
Japonya'nın hammadde ithal edip bunu teknolojiyle işleyen gelişmiş bir ülke olduğu belirlenir.
Japonya, doğal kaynak fakiri olup gelişmiş olan ülkelerin coğrafyadaki en klasik örneğidir.

Anahtar Kavram

Ülkelerin doğal kaynak potansiyeli ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki farklılıklar gösterir. Bazı ülkeler doğal kaynak yönünden fakir olmalarına rağmen sermaye, teknoloji ve iş gücü sayesinde gelişmiştir.
Soru 7022Soru

Jeopolitik, bir ülkenin sahip olduğu coğrafi özellikler ile yür��ttüğü dış politika arasındaki ilişkiyi inceler. Ülkelerin jeopolitik konumunu belirleyen unsurlar zamanla değişmeyen (statik) ve zamanla değişebilen (dinamik) unsurlar olmak üzere iki gruba ayrılır.

Buna göre, Türkiye'nin jeopolitik konumunu etkileyen aşağıdaki durumları, jeopolitiğin ilgili olduğu unsur grupları ve alt başlıkları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında, önemli deniz ve kara yollarının kavşağında yer alması
Türkiye'nin nüfus miktarının, yaş yapısının ve dinamizminin zaman içinde değişmesi ile buna bağlı oluşan iş gücü potansiyeli
Türkiye'nin Hazar Havzası ve Orta Doğu enerji kaynaklarını Avrupa'ya ulaştıran TANAP ve BTC gibi boru hatlarında merkez konumda yer alması
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla, yer şekillerinin engebeli olmasına bağlı olarak akarsularının yüksek hidroelektrik potansiyeline sahip olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Köprü konumu coğrafi konumla (statik), genç nüfus beşerî yapıyla (dinamik), enerji koridoru ekonomik değerlerle (dinamik), yer şekilleri fiziki coğrafyayla (statik) eşleşir.
Doğru eşleştirmeler jeopolitiğin statik (fiziki coğrafya, coğrafi konum) ve dinamik (beşerî, ekonomik) unsurlarının doğru tanımlanmasıyla sağlanır. Köprü konumu coğrafi konuma (statik); genç nüfus beşerî yapıya (dinamik); enerji koridoru ekonomik değerlere (dinamik); yer şekilleri ve hidroelektrik potansiyeli ise fiziki coğrafyaya (statik) aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesiştiği yerde bulunması durumunun incelenmesi.
Bu durum coğrafi konum ile ilgilidir.
Ülkenin dünya üzerindeki yeri ve stratejik geçiş yollarındaki konumu jeopolitiğin zamanla değişmeyen (statik) coğrafi konum unsurlarındandır.
2
Nüfus miktarı, yaş yapısı ve dinamizminin jeopolitik açıdan analiz edilmesi.
Bu durum beşerî coğrafya unsuru ile ilgilidir.
Nüfusun yapısı, miktarı ve dinamik yapısı zamanla değişebilen (dinamik) beşerî unsurlardandır.
3
TANAP ve BTC gibi uluslararası boru hatları ve enerji nakil projelerindeki rolün incelenmesi.
Bu durum ekonomik değerler unsuru ile ilgilidir.
Enerji taşımacılığı, ticaret yolları ve ekonomik projeler jeopolitiğin zamanla değişebilen (dinamik) ekonomik unsurları arasında yer alır.
4
Yüksek engebe, yer şekilleri ve buna bağlı hidroelektrik potansiyelinin değerlendirilmesi.
Bu durum fiziki coğrafya özellikleri ile ilgilidir.
Yerden yükselti, yer şekilleri ve su kaynakları gibi fiziki coğrafya özellikleri insan ömrü ve yakın tarih ölçeğinde değişmeyen statik unsurlardır.

Anahtar Kavram

Jeopolitik Kavramı ve Türkiye'nin Jeopolitik Konumunun Unsurları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7023Soru

Mustafa Kemal Atatürk bir konuşmasında; "Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete layık ve hakkı olan köylüdür." demiştir. Bu doğrultuda Cumhuriyet Dönemi'nde köylü üzerindeki ağır ekonomik yükü hafifletmek amacıyla Aşar Vergisi kaldırılmış, tarımı destekleyici çeşitli adımlar atılmıştır.

Bu uygulamalar ve Atatürk'ün sözü birlikte değerlendirildiğinde, gerçekleştirilen reformun doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisini hayata geçirmeye yönelik olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkçılık

Cevap

Halkçılık
Halkçılık ilkesi; toplumda ayrıcalıkların reddedilmesini, kanun önünde eşitliği ve devletin tüm politikalarında halkın refahını gözetmesini esas alır. Atatürk'ün köylüyü milletin efendisi ilan etmesi ve onların refaha layık olduğunu savunması doğrultusunda, köylülerin üzerindeki en büyük ekonomik yüklerden biri olan Aşar Vergisi'nin kaldırılması, toplumsal adaleti ve eşitliği hedeflediğinden doğrudan halkçılık ilkesini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün sözündeki temel vurguyu belirlemek
Atatürk, köylüyü ülkenin asıl sahibi ve üreticisi olarak görerek onların refah ve mutluluğa layık olduğunu belirtmiştir. Bu durum toplumsal adalet ve eşitlik anlayışını yansıtır.
Uygulamanın dayandığı temel düşünsel arka planı saptamak için bu adım gereklidir.
2
Aşar Vergisi'nin kaldırılmasının toplumsal etkilerini analiz etmek
Köylü üzerindeki ağır vergi yükünün kaldırılması, toplumsal refahın artmasını ve vergi adaletinin sağlanmasını amaçlamaktadır.
Yapılan reformun toplumsal ve ekonomik sonuçlarını değerlendirmek amacıyla bu analiz yapılır.
3
Elde edilen verileri Atatürk ilkeleriyle eşleştirmek
Halkın refahı, sosyal eşitlik, adalet ve geniş kitlelerin yaşam standardının yükseltilmesi doğrudan halkçılık ilkesinin temel unsurlarıdır.
Yapılan reformun ve söylenen sözün doğrudan ilgili olduğu temel Atatürk ilkesini belirlemek için bu eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Atatürk'ün Halkçılık İlkesi ve Sosyal Adalet
Soru 7024Soru

Kültür bölgelerinin sınırlarının belirlenmesinde dil ve din gibi beşerî özellikler en önemli ölçütler arasında yer alır. Kendine has alfabesi, dil grubu ve mezhepsel yapısıyla Doğu Avrupa'dan Asya'nın kuzeyine kadar geniş bir coğrafyaya yayılan bir kültür bölgesi bulunmaktadır.

Aşağıdaki dilsiz dünya haritasında sınırları taranarak gösterilen, Kiril alfabesi ile Ortodoks mezhebinin birleştirici bir unsur olarak ön plana çıktığı bu kültür bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Slav-Ortodoks Kültür Bölgesi

Cevap

Slav-Ortodoks Kültür Bölgesi
Haritada gösterilen alan Doğu Avrupa, Rusya ve Kuzey Asya'yı kapsamaktadır. Bu bölgede egemen olan dil grubu Slav dilleri, kullanılan alfabe Kiril alfabesi ve baskın olan dini inanış Ortodoksluktur. Bu özellikler Slav-Ortodoks Kültür Bölgesi'ni tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada taranarak gösterilen coğrafi alanın sınırlarını analiz etmek.
Taranan bölgenin Doğu Avrupa, Rusya ve Kuzey Asya topraklarını kapsadığı görülür.
Harita üzerindeki coğrafi konumu belirlemek kültür bölgelerini ayırt etmenin ilk adımıdır.
2
Metinde ve haritada verilen kültürel ipuçlarını (Kiril alfabesi ve Ortodoks inancı) değerlendirmek.
Bu özelliklerin Doğu Avrupa ve Rusya'da tarihsel olarak şekillenen Slav topluluklarına ait olduğu belirlenir.
Kültür bölgesinin belirleyici dil ve din özelliklerini doğru eşleştirmek gerekir.
3
Elde edilen coğrafi ve kültürel verileri kültür bölgeleri sınıflandırmasıyla karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşmak.
Doğu Avrupa ve Kuzey Asya'da Kiril alfabesi ve Ortodoks mezhebiyle karakterize edilen alanın Slav-Ortodoks Kültür Bölgesi olduğu tespit edilir.
Yanlış kültür bölgelerini eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kültür Bölgelerinin Belirlenmesinde Dil, Din ve Coğrafi Konum İlişkisi
Soru 7025Soru

Uluslararası turizm faaliyetleri; ekonomik, sosyo-kültürel, ekolojik ve politik alanlarda küresel ölçekte çeşitli etkilere yol açmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen uluslararası turizm etki alanları ile bu alanlara ait örnek durumları en uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ekonomik Etki
Sosyo-Kültürel Etki
Ekolojik Etki
Politik Etki

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekonomik Etki, döviz girdisi sağlama örneğiyle; Sosyo-Kültürel Etki, ön yargıları azaltarak hoşgörü oluşturma örneğiyle; Ekolojik Etki, doğal yaşam alanlarının bozulması örneğiyle; Politik Etki ise diplomatik ilişkilerin güçlenmesi örneğiyle eşleşmektedir.
Turizmin ekonomik yönü döviz gelirlerine, sosyo-kültürel yönü ön yargıların yıkılmasına, ekolojik yönü doğal alanların tahribatına ve politik yönü de diplomatik ilişkilere dayanır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme hatasızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik etkiyi belirleme
Ekonomik Etki ile döviz girdisi sağlama örneği eşleştirildi.
Turistlerin harcamaları ülkelerin finansal dengelerini ve dış ticaret durumlarını doğrudan etkiler.
2
Sosyo-kültürel etkiyi belirleme
Sosyo-Kültürel Etki ile kültürel hoşgörü örneği eşleştirildi.
Turizm, farklı toplulukların birbirlerini tanımasını sağlayarak ön yargıları yıkar ve kültürel etkileşimi artırır.
3
Ekolojik etkiyi belirleme
Ekolojik Etki ile doğal yaşam alanlarının bozulması örneği eşleştirildi.
Plansız turizm faaliyetleri ve aşırı yapılaşma doğal çevreye, bitki ve hayvan türlerine doğrudan zarar verir.
4
Politik etkiyi belirleme
Politik Etki ile diplomatik ilişkilerin güçlenmesi örneği eşleştirildi.
Uluslararası turizm, ülkelerin diplomatik düzeyde yakınlaşmasına ve küresel barışın tesis edilmesine zemin hazırlar.

Anahtar Kavram

Uluslararası turizmin farklı alanlardaki küresel etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7026Soru

I. Selim (Yavuz) Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nin İslam dünyasında siyasi liderliği ele geçirmesi ve doğu sınırlarının güvenliğini sağlaması amacıyla birçok askeri ve siyasi faaliyet yürütülmüştür. Bu doğrultuda gerçekleşen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama Çaldıran Savaşı (1514), Turnadağ Savaşı (1515), Mercidabık Savaşı (1516) ve Ridaniye Savaşı (1517) şeklinde olmalıdır.
I. Selim (Yavuz) Dönemi'nde takip edilen doğu siyasetinin kronolojik akışı sırasıyla Çaldıran Savaşı (1514), Turnadağ Savaşı (1515), Mercidabık Savaşı (1516) ve Ridaniye Savaşı (1517) şeklindedir. Bu doğrultuda olaylar ilkten sona doğru doğru bir biçimde sıralanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Safevi Devleti'ne karşı yapılan ilk doğu seferinin tarihini tespit etme
Çaldıran Savaşı (1514)
I. Selim, tahta geçtikten sonra en büyük tehdit olarak gördüğü Safeviler üzerine yürümüş ve 1514 yılında Çaldıran Ovası'nda yapılan savaşı kazanmıştır.
2
Anadolu Türk birliğini kesin olarak sağlayan seferin tarihini tespit etme
Turnadağ Savaşı (1515)
Çaldıran Seferi dönüşünde, Safevilerle iş birliği yapan Dulkadiroğulları Beyliği üzerine gidilmiş ve 1515 Turnadağ Savaşı ile beylik Osmanlı topraklarına katılmıştır.
3
Mısır Seferi'nin ilk büyük çarpışmasının tarihini tespit etme
Mercidabık Savaşı (1516)
Safevi tehdidi önlendikten sonra Suriye ve Mısır'a yönelen Osmanlı, 1516 yılında Mercidabık'ta Memlükleri mağlup ederek Suriye ve Filistin'i ele geçirmiştir.
4
Memlük Devleti'ni yıkan ve halifeliğin geçişini sağlayan nihai savaşın tarihini tespit etme
Ridaniye Savaşı (1517)
Suriye'nin fethinden sonra Mısır'a ilerleyen I. Selim, 1517 yılında Ridaniye Savaşı'nı kazanarak Memlük Devleti'ne son vermiş, halifelik makamını ve kutsal emanetleri Osmanlı bünyesine katmıştır.

Anahtar Kavram

I. Selim (Yavuz) Dönemi Osmanlı Doğu Siyaseti ve Kronolojisi
Soru 7027Soru

SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Kafkasya ve Orta Asya'da bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile ilişkileri geliştirmek Türkiye Cumhuriyeti dış politikasının öncelikli hedeflerinden biri olmuştur. Bu kapsamda, yeni bağımsız devletlerin kendi kimliklerini inşa etmelerine, serbest piyasa ekonomisine geçiş süreçlerine destek olmaya ve Türkiye ile bu ülkeler arasındaki kültürel, eğitsel, teknik ve ekonomik iş birliğini koordine etmeye yönelik olarak 1992 yılında kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)

Cevap

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan kardeş Türk Cumhuriyetleri'nin kendi idari ve ekonomik yapılarını geliştirmelerine destek olmak, Türkiye ile olan kültürel ve teknik bağları koordine etmek üzere 1992 yılında kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ipuçlarını analiz etme.
Bağımsızlığını yeni kazanan Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin geliştirilmesi, teknik ve ekonomik kalkınma koordinasyonu hedeflenmektedir. Kuruluş yılı olarak 1992 belirtilmiştir.
Sorunun hedeflediği tarihsel kurumun temel kuruluş amacını ve zaman dilimini netleştirmek.
2
Seçeneklerdeki kuruluşların işlevlerini ve kuruluş tarihlerini karşılaştırma.
TÜRKSOY kültürel odaklıdır (1993), TDT siyasi entegrasyonludur (2009/2021), KEİ bölgesel Karadeniz odaklıdır (1992), EİT ise çok uluslu bölgesel bir örgüttür. 1992'de teknik yardım amacıyla kurulan yapı TİKA'dır.
Benzer amaçlı veya aynı dönemde kurulmuş diğer bölgesel organizasyonları eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

SSCB'nin dağılmasından sonra Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasında kurulan kurumsal iş birlikleri ve TİKA'nın rolü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7028Soru

Türkiye'nin jeopolitik konumunun unsurlarını analiz eden bir araştırmacı, bu unsurları jeopolitiğin değişmeyen (statik) ve değişen (dinamik) bileşenleri ile eşleştirmek istemektedir. Buna göre, aşağıdaki jeopolitik unsurlar ile bu unsurların ait olduğu jeopolitik bileşenleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ülkenin coğrafi konumu, yer şekilleri ve ada/yarımada şeklindeki fiziki yapısı
Ülkenin toplam nüfusu, demografik yapısı, eğitim ve kültür özellikleri
Ülkenin politik rejimi, dış politika ilkeleri ve üye olduğu uluslararası örgütler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ülkenin coğrafi konumu ve fiziki yapısı zamanla değişmeyen (statik) fiziki unsurlarla; nüfus miktarı ve demografik özellikleri zamanla değişebilen (dinamik) beşerî unsurlarla; politik rejimi ve dış politikası ise zamanla değişebilen (dinamik) siyasi unsurlarla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede fiziki coğrafya özellikleri zamanla değişmeyen (statik) fiziki unsurlarla; nüfus yapısı zamanla değişen (dinamik) beşerî unsurlarla; politik rejim ve dış politika ise zamanla değişen (dinamik) siyasi unsurlarla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Jeopolitiğin statik (zamanla değişmeyen) unsurları tespit edilir.
Coğrafi konum, yer şekilleri ve denizlere göre konum gibi fiziki coğrafya özellikleri zamanla değişmeyen (statik) unsurlardır.
Bu fiziki özellikler doğal süreçlere bağlı olduğundan insan veya devlet müdahaleleriyle kısa sürede değiştirilemez.
2
Jeopolitiğin beşerî ve siyasi dinamik unsurları belirlenir.
Nüfus yapısı beşerî bir dinamik unsur; yönetim biçimi ve dış politika ise siyasi bir dinamik unsurdur.
Toplumsal gelişmeler, göçler, politik kararlar ve küresel ilişkiler bu unsurların zamanla değişmesine yol açar.
3
Verilen örnekler ile bu kategoriler arasında eşleştirme tamamlanır.
Fiziki yapı statik fiziki unsurlarla, demografi dinamik beşerî unsurlarla ve yönetim rejimi dinamik siyasi unsurlarla doğru biçimde eşleştirilmiştir.
Her unsurun kendi yapısal karakterine göre değişebilirlik durumu analiz edilmiştir.

Anahtar Kavram

Jeopolitik konumun statik (değişmeyen) ve dinamik (değişen) unsurlarının ayırt edilmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7029Soru

Türkiye'de yeni keşfedilen bir maden yatağının işletmeye açılıp açılmayacağına karar verilirken madenin rezerv miktarı ile tenör oranı birlikte değerlendirilir. Rezerv, yeraltındaki toplam maden miktarını ifade ederken; tenör ise bu maden cevheri içindeki saf metal oranını gösterir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'de yeni keşfedilen beş farklı demir yatağının özellikleri verilmiştir:

Maden OcağıToplam Rezerv (Milyon Ton)Tenör Oranı (%)Ulaşım Olanakları
I1101101515Gelişmiş
II85856060Gelişmiş
III12125555Geli��miş
IV90901818Kısıtlı
V881010Gelişmiş

Buna göre, tablodaki maden ocaklarından hangisi, tenör oranının yüksek olmasına rağmen toplam rezerv miktarının azlığı nedeniyle işletmeye açılmaya en az uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Tenör oranı yüksek (%55) olmasına karşın toplam rezerv miktarı çok düşük (12 milyon ton) olan III numaralı maden ocağı.
III numaralı maden ocağı, %55 gibi yüksek bir tenör oranına sahip olmasına rağmen sadece 12 milyon tonluk düşük bir rezerve sahiptir. Bu durum, kurulacak tesisin kısa sürede hammadde sıkıntısı çekmesine ve yatırımı verimsiz kılmasına yol açar. Dolayısıyla tenörün yüksek, rezervin yetersiz olması durumuna en uygun örnek bu ocaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki maden ocaklarının rezerv ve tenör değerlerini karşılaştırmak.
II ve III numaralı ocakların tenör oranları yüksek (%60 ve %55), diğer ocakların ise düşüktür.
Soru kökündeki 'tenör oranının yüksek olması' şartını sağlayan ocakları filtrelemek.
2
Yüksek tenörlü ocaklar arasından rezerv miktarı düşük olanı bulmak.
III numaralı ocağın rezervinin (12 milyon ton), II numaralı ocağın rezervine (85 milyon ton) göre oldukça az olduğu belirlenir.
Yatırımın ekonomik ömrünün kısa olacağı verimsiz seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Madenlerin işletilebilirliği, tenör ve rezerv ilişkisi
Soru 7030Soru

Büyük Millet Meclisinin açılmasının ardından Anadolu'da çıkan iç isyanlar karşısında Mustafa Kemal Paşa meclis kürsüsünden şu değerlendirmeyi yapmıştır:

*"Efendiler, İstanbul'da bulunan Hükümet-i Seniyye ve İtilaf Devletleri, milletimizin bağımsızlık azmini kırmak için doğrudan hilafet orduları ve uydurma fetvalarla üzerimize gelirken; düne kadar vatanı savunan bazı unsurlar ise meclisin iradesine ram olmak yerine kendi başlarına buyruk kalmayı tercih ederek isyan bayrağını açmışlardır. Lakin meclisimiz, milletten aldığı meşru güçle hem hilafet çetesini hem de bu şahsi nüfuz sevdalılarını bertaraf etmeye muktedirdir."*

Mustafa Kemal Paşa'nın bu ifadeleri ve dönemin koşulları dikkate alındığ��nda, BMM'ye karşı çıkan isyanların niteliği ve bu süreçteki gelişmeler hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükümeti'nin desteklediği isyanlar doğrudan saltanat ve hilafet düzenini koruma amacı taşırken; eski Kuva-yı Milliye liderlerinin isyanları ise yeni kurulan düzenli ordunun otoritesi altına girmeyi reddetme temellidir.

Cevap

İstanbul Hükümeti destekli isyanlar hilafet ve saltanat düzenini korumayı amaçlarken, eski Kuva-yı Milliye liderlerinin çıkardığı isyanlar düzenli ordunun denetimi altına girmek istememelerinden kaynaklanmıştır.
Doğru seçenek olan ifade, Mustafa Kemal Paşa'nın metindeki ayrımına tam olarak uymaktadır. İstanbul Hükümeti destekli isyanların rejimi ve hilafeti korumayı, eski Kuva-yı Milliye liderlerinin ise düzenli ordunun merkezî denetimine girmemek amacıyla kendi kişisel otoritelerini korumayı hedeflediğini doğru bir şekilde açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal Paşa'nın metindeki sözlerini analiz etmek.
Metinde iki tip isyan gücünden bahsedildiği görülür: Bir yanda İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri tarafından yönlendirilen hilafet kuvvetleri, diğer yanda ise önceden vatanı savunup sonradan meclis iradesine karşı çıkan unsurlar.
Sorunun kökündeki alıntının ana temasını belirlemek.
2
İstanbul Hükümeti kaynaklı isyanlar ile eski Kuva-yı Milliye liderlerinin isyanlarının farklarını ortaya koymak.
İstanbul Hükümeti'nin doğrudan çıkardığı Anzavur Ahmet ve Kuva-yı İnzibatiye gibi isyanlar saltanat/hilafet otoritesini korumayı; Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe gibi eski Kuva-yı Milliye şeflerinin çıkardığı isyanlar ise düzenli ordunun kurulmasıyla kendi kişisel nüfuzlarının sona ermesini engellemeyi amaçlar.
Seçeneklerdeki tarihsel doğruluk payını ölçmek.
3
Seçeneklerde yer alan kavramların kronolojik uygunluğunu denetlemek.
Tekalif-i Milliye (Ağustos 1921), Takrir-i Sükun Kanunu (Mart 1925) ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (Ocak 1921) gibi kavramların BMM'nin açılış yılındaki (1920) iç isyanlar dönemiyle doğrudan ilişkili veya o dönemde yürürlükte olmadığını tespit etmek.
Çeldiricilerdeki anakronizm (tarihsel yanılgı) hatalarını elemek.

Anahtar Kavram

TBMM'ye Karşı Çıkan İsyanların Nitelikleri ve Alınan Önlemler
Soru 7031Soru

Türkiye'de metalik madenlerin çıkarıldığı alanlar ile bu madenlerin işlendiği sanayi tesislerinin konumları belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım (liman) imkanları gibi coğrafi faktörler göz önünde bulundurulur.

Buna göre, sol sütunda verilen maden çıkarım alanları ile sağ sütunda verilen sanayi tesisleri ve kuruluş yeri gerekçesi eşleştirmelerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Küre (Kastamonu) havzasından çıkarılan bakır cevheri
Divriği (Sivas) havzasından çıkarılan demir cevheri
Akseki (Antalya) havzasından çıkarılan boksit cevheri
Guleman (Elazığ) havzasından çıkarılan krom cevheri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Küre bakır yataklarının Samsun Bakır İşletmeleri (ulaşım) ile; Divriği demir yataklarının Karabük Demir-Çelik Fabrikası (enerji kaynağı) ile; Akseki boksit yataklarının Seydişehir Alüminyum Tesisleri (hammaddeye yakınlık) ile; Guleman krom yataklarının Elazığ Ferrokrom Fabrikası (hammaddeye yakınlık) ile eşleşmesi gerekir.
Madenlerin işlendiği tesislerin konumlarında farklı coğrafi gerekçeler rol oynar. Küre'de çıkarılan bakırın Samsun'da işlenmesi ulaşım (liman) imkanıyla; Divriği'de çıkarılan demirin Karabük'te işlenmesi enerji kaynağına (taş kömürüne) yakınlıkla; Akseki boksitinin Seydişehir'de ve Guleman kromunun Elazığ'da işlenmesi ise hammadde kaynağına doğrudan yakınlıkla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kastamonu Küre'den çıkarılan bakırın işlendiği Samsun tesisini ve bu tesisin konumunda deniz yolu/liman etkisini (ulaşım) analiz etmek.
Küre bakır cevherinin Samsun Bakır İşletmeleri ile eşleştiği belirlenir.
Samsun'da bakır madeni bulunmamasına rağmen liman ve ulaşım faktörü tesisin buraya kurulmasını sağlamıştır.
2
Sivas Divriği'den çıkarılan demir madeninin Karabük'teki demir-çelik fabrikasına gönderilme nedenini (taş kömürü/enerji kaynağı) değerlendirmek.
Divriği demir cevherinin Karabük Demir-Çelik Fabrikası ile eşleştiği belirlenir.
Karabük çevresinde demir madeni bulunmaz, tesis taş kömürü yataklarına (enerji kaynağına) yakınlık sebebiyle buraya kurulmuştur.
3
Antalya Akseki'de çıkarılan boksit (alüminyum) madeninin en yakın işleme tesisi olan Konya Seydişehir ile ilişkisini kurmak.
Akseki boksit cevherinin Seydişehir Alüminyum Tesisleri ile eşleştiği belirlenir.
Akseki ve Seydişehir birbirine çok yakındır ve boksit taşınması maliyetli bir maden olduğu için fabrika hammadde yakınına kurulmuştur.
4
Elazığ Guleman'dan çıkarılan krom madeninin nerede işlendiğini tespit etmek.
Guleman krom cevherinin Elazığ Ferrokrom Fabrikası ile eşleştiği belirlenir.
Guleman'daki zengin yataklar, Elazığ Ferrokrom Fabrikası'nın hammaddeye yakınlık ilkesi çerçevesinde kurulmasını sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de madenlerin çıkarım alanları ile sanayi tesislerinin coğrafi dağılımı arasındaki ilişki ve kuruluş yeri faktörleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7032Soru

Ekosistemlerdeki azot döngüsünde gerçekleşen bazı süreçlere ilişkin şu bilgiler verilmiştir:

I. Baklagiller gibi bazı karasal bitkiler, atmosferin yüzde 78'ini oluşturan serbest azot gazını (N2N_2) yapraklarındaki gözenekler (stomalar) yoluyla doğrudan bünyelerine alıp protein sentezinde kullanabilirler.
II. Yıldırım, şimşek ve volkanik faaliyetler gibi yüksek enerjili fiziksel olaylar, atmosferik azotun oksijenle birleşmesini sağlayarak toprağa nitrat (NO3NO_3^-) şeklinde ulaşmasına (abiyotik fiksasyon) neden olur.
III. Toprağın aşırı sulanması veya sıkışması sonucu oluşan oksijensiz (anaerobik) ortamlarda, bazı bakteriler topraktaki nitrat bileşiklerini serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürerek atmosfere geri verir.

Buna göre, yukarıda verilen döngüsel aşamalardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Yıldırım ve şimşek gibi yüksek enerjili olayların abiyotik fiksasyonu sağladığını belirten açıklama ile anaerobik ortamlarda denitrifikasyon bakterilerinin azotu atmosfere geri verdiğini belirten açıklama doğrudur.
Yıldırım ve şimşek gibi fiziksel olayların atmosferdeki azotu oksijenle birleştirip yağışlarla toprağa nitrat şeklinde ulaştırması abiyotik fiksasyondur. Ayrıca, toprağın havasız kalması durumunda denitrifikasyon bakterilerinin nitratı serbest azot gazına dönüştürerek atmosfere vermesi denitrifikasyon sürecidir. Dolayısıyla bu iki süreci açıklayan ifadeler bilimsel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
Birinci öncül yanlıştır.
Bitkiler ve diğer gelişmiş canlılar atmosferdeki serbest azotu (N2N_2) doğrudan yaprakları veya solunum organları vasıtasıyla bünyelerine katamazlar. Azotun öncelikle toprağa bağlanması (fiksasyon) ve amonyum (NH4+NH_4^+) veya nitrat (NO3NO_3^-) formuna dönüştürülmesi gerekir.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
İkinci öncül doğrudur.
Yıldırım ve şimşek gibi atmosferik elektrik deşarjları ile volkanik patlamalar, havada bulunan serbest azotu oksijenle birleştirerek nitrik asit oluşturur. Bu asit yağışlarla toprağa ulaşarak nitrat (NO3NO_3^-) tuzlarına dönüşür. Bu süreç abiyotik (fiziksel) azot fiksasyonudur.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etme
Üçüncü öncül doğrudur.
Denitrifikasyon süreci, topraktaki kullanılabilir azot bileşiklerinin (özellikle nitratın) anaerobik (oksijensiz) koşullarda yaşayan bakteriler tarafından parçalanarak serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürülmesi ve atmosfere verilmesidir. Toprağın aşırı sulanması veya aşırı sıkışması oksijensiz ortam yaratarak bu süreci hızlandırır.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki fiksasyon (bağlama), nitrifikasyon ve denitrifikasyon süreçlerinin kimyasal ve biyolojik mekanizmaları ile canlıların azotu doğrudan kullanamaması kuralı.
Soru 7033Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dünya kültür bölgelerini, sağ sütundaki ayırt edici coğrafi ve kültürel özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Latin Amerikan Kültür Bölgesi
Slav-Rus Kültür Bölgesi
Pasifik Kültür Bölgesi
Sahra Altı Afrika Kültür Bölgesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Latin Amerikan Kültür Bölgesi, İber yarımadası kökenli unsurların etkisiyle şekillenen Katolik ve İspanyolca/Portekizce baskın alandır; Slav-Rus Kültür Bölgesi, Doğu Avrupa'dan Asya'nın kuzeyine uzanan Ortodoks Kilisesi ve Kiril alfabesi içeren alandır; Pasifik Kültür Bölgesi, Melanezya, Mikronezya ve Polinezya takımadalarından oluşan dağınık alandır; Sahra Altı Afrika Kültür Bölgesi ise Sahra Çölü'nün güneyinde yer alan çeşitliliği yüksek alandır.
Eşleştirmeler coğrafi keşiflerin etkileri, mezhepsel ve dilsel sınırlar ile coğrafi konumlar göz önüne alınarak yapılmıştır. Latin Amerika bölgesi İber kökenli Katolik kültürle, Slav-Rus bölgesi Ortodoks ve Kiril alfabesiyle, Pasifik bölgesi dağınık okyanus adalarıyla, Sahra Altı Afrika ise yüksek etnik çeşitlilik ve sömürge döneminin etkileriyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Latin Amerikan Kültür Bölgesi'nin belirleyici özelliklerini analiz etme
İber yarımadası sömürgeciliği etkisiyle şekillenen, Katolik mezhebinin ve İspanyolca/Portekizce dillerinin baskın olduğu açıklama belirlenir.
Tarihsel süreçte Coğrafi Keşifler ve sömürgecilik bu bölgenin dil ve din yapısını doğrudan belirlemiştir.
2
Slav-Rus Kültür Bölgesi'nin ayırt edici unsurlarını tespit etme
Doğu Avrupa ve Kuzey Asya coğrafyasında Ortodoks inancı, Kiril alfabesi ve Rusçanın egemen olduğu açıklama seçilir.
Bizans ve Doğu Avrupa geleneklerine bağlı olan bu kültür bölgesi, coğrafi konumu ve alfabesiyle ayırt edilir.
3
Pasifik Kültür Bölgesi coğrafyasını ve toplumsal yapısını belirleme
Avustralya ve Yeni Zelanda dışındaki Melanezya, Mikronezya ve Polinezya gibi dağınık takımadalardan oluşan açıklama ile eşleştirilir.
Bölge coğrafi olarak en parçalı yapıya sahip olması ve okyanus adaları bütünü olmasıyla diğerlerinden net olarak ayrılır.
4
Sahra Altı Afrika Kültür Bölgesi'nin özelliklerini eşleştirme
Sahra Çölü güneyindeki çok çeşitli etnik grup, kabile dili ve sömürgecilikle gelen Avrupa dilleri/Hristiyanlık unsurlarını içeren açıklama ile eşleştirilir.
Sahra Altı Afrika, kuzeydeki İslam kültür bölgesinden çöl sınırı ile ayrılır ve yüksek etnik çeşitliliğe sahiptir.

Anahtar Kavram

Dünya kültür bölgelerinin sınırları, ayırt edici doğal ve beşerî özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7034Soru

Açık ocak yöntemiyle i��letilen bir metalik maden sahasında, faaliyetlerin başlangıcından çevre sorunlarının havza ölçeğinde yayılmasına kadar geçen süreçte bazı çevresel bozulma aşamaları gerçekleşir.

Buna göre, aşağıda verilen çevresel bozulma aşamalarının ilk meydana gelenden en son meydana gelene doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Açık ocak madenciliğinde çevresel bozulma süreci sırasıyla; bitki örtüsünün tahrip edilerek üst toprağın kaldırılması, derin kazılarla ana kayanın yüzeye çıkarılması, sülfürlü minerallerin havayla temas edip asit üretmesi, bu asidik suların havzaya taşınması ve en nihayetinde sucul canlılığın yok olması şeklindedir.
Açık ocak madenciliğinde bozulma süreci sırasıyla yüzey örtüsünün kaldırılması, derindeki kayacın havayla teması, kimyasal asit oluşumu, suların taşınması ve sucul yaşamın zarar görmesi adımlarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamayı belirleme
Doğal bitki örtüsünün tahrip edilerek üst toprak tabakasının alandan uzaklaştırılması birinci sıradadır.
Maden sahasının işletmeye açılmasındaki ilk fiziksel müdahale yüzey örtüsünün kazınmasıdır.
2
İkinci aşamayı belirleme
Derin kazı çalışmalarıyla ana kaya yüzeyinin atmosfere açılması ikinci sıradadır.
Toprak örtüsü kaldırıldıktan sonra iş makineleriyle yapılan kazılar derindeki ana kayayı yüzeye çıkarır.
3
Üçüncü aşamayı belirleme
Sülfürlü minerallerin yağış suları ve oksijenle kimyasal tepkimeye girerek asit maden drenajını başlatması üçüncü sıradadır.
Açığa çıkan mineral ve metallerin havayla teması kimyasal reaksiyonları (oksitlenmeyi) başlatır.
4
Dördüncü aşamayı belirleme
Asidik ve ağır metal yüklü suların su yataklarına taşınması dördüncü sıradadır.
Sahada biriken asidik sular sızma ve yüzeysel akışla havzadaki diğer su kaynaklarına ulaşır.
5
Son aşamayı belirleme
Sucul ekosistemdeki biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi beşinci sıradadır.
Su kaynaklarının kimyasal yapısının bozulması, havzadaki sucul yaşamın çöküşüne yol açan nihai ekolojik sonuçtur.

Anahtar Kavram

Açık ocak madencilik faaliyetlerinin ekosistemler üzerindeki aşamalı çevresel etkileri ve asit maden drenajı süreci.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7035Soru

Sanayi Devrimi sonrasında kömür yataklarına veya küresel ticaret yollarına yakın konumlanarak hızla sanayileşen bazı şehirler, zamanla finans, borsa ve sigortacılık gibi üst düzey hizmet sektörlerini de bünyelerine katarak küresel ölçekte karar alma merkezlerine dönüşmüşlerdir. Nüfusları görece az olsa dahi bu şehirlerin küresel etki alanları son derece geniştir. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkelerde yakın dönemde hızlı doğal nüfus artışı ve köyden kente yönelen yoğun göç dalgalarıyla büyüyen bazı mega kentler ise yeterli sanayi altyapısına ve finansal kontrol mekanizmalarına sahip olamadığı için devasa nüfuslarına rağmen bölgesel ya da yerel etki alanına sıkışıp kalmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen şehir çiftlerinden hangisi bu durumu örneklendiren sırasıyla 'küresel etkiye sahip görece küçük nüfuslu tarihi sanayi/finans şehri' ve 'devasa nüfusuna rağmen etkisi bölgesel kalan şehir' eşleştirmesine en uygun örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Frankfurt - Karaçi

Cevap

Frankfurt ve Karaçi eşleştirmesi
Frankfurt şehri, görece küçük nüfusuna (yaklaşık 760.000760.000) rağmen Avrupa'nın en önemli finans, borsa ve ulaşım merkezlerinden biri olarak küresel etkiye sahiptir. Karaçi ise 15 milyon15\text{ milyon} u aşan devasa nüfusuna karşın sanayi, teknoloji ve finansal kontrol mekanizmalarındaki yetersizlikler nedeniyle küresel etki alanı bölgesel/ulusal sınırlarla sınırlı kalmış bir mega kenttir. Bu durum, nüfus miktarının küresel etkiyi tek başına belirlemediğini gösteren en net örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel önermeyi analiz etme.
Sorunun bizden, nüfusu az olmasına rağmen fonksiyonel özellikleri (finans, idari vb.) nedeniyle küresel etkiye sahip birinci bir şehir ile nüfusu devasa olmasına rağmen küresel etki alanı bölgesel/yerel kalan ikinci bir şehri eşleştirmemizi istediğini belirlemek.
Şehirlerin nüfus büyüklüğü ile küresel etki alanları arasındaki karmaşık ilişkiyi kavramak.
2
Seçeneklerdeki birinci şehirlerin nüfus ve fonksiyonel özelliklerini değerlendirme.
Frankfurt'un nüfusunun yaklaşık 760.000760.000 olduğunu, ancak Avrupa Merkez Bankası ve küresel borsalara ev sahipliği yaparak küresel finans merkezi olarak çok geniş bir etki alanına sahip olduğunu belirlemek.
Küçük nüfusa rağmen küresel etkiye sahip olan doğru şehri tespit etmek.
3
Seçeneklerdeki ikinci şehirlerin nüfus ve etki alanı ilişkisini değerlendirme.
Karaçi'nin 15 milyon15\text{ milyon} u aşan devasa bir nüfusa sahip olmasına karşın, küresel kontrol ve finansal yönetim mekanizmalarının yetersizliği sebebiyle etkisinin bölgesel/ulusal düzeyde kaldığını saptamak.
Nüfusu çok büyük ama etki alanı sınırlı olan şehri doğrulayarak eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve küresel/bölgesel etki alanları
Soru 7036Soru

Aşağıdaki haritada, Orta Asya'da yer alan ve 1960'lı yıllardan itibaren kendisini besleyen Amuderya ile Siriderya nehirlerinin pamuk tarımı sulamasında aşırı kullanımı sonucu kuruyarak büyük ölçüde çöle dönüşen Aral Gölü havzası gösterilmiştir.

Bu havzada yaşanan ekolojik felaket ve sonuçları doğal kaynak kullanımı açısından değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğa-insan etkileşimine yönelik yanlış bir açıklamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gölün küçülmesiyle ortaya çıkan tarımsal kirlilik ve kimyasal toz fırtınaları, atmosferin sera etkisini artırarak küresel ısınmaya ve buna bağlı olarak ozon tabakas��nda doğrudan seyrelmeye yol açmıştır.

Cevap

Tarımsal kirlilik ve toz fırtınalarının ozon tabakasında seyrelmeye yol açtığını savunan açıklama yanlıştır.
Doğru yanıt olan açıklama yanlıştır çünkü Aral Gölü'nün kuruması bölgesel iklimde karasallaşmaya ve tuzlanmaya neden olsa da, ozon tabakasının incelmesiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Ozon tabakasının seyrelmesi CFC gazlarının stratosferdeki tepkimelerinden kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Aral Gölü'nün kuruma nedenlerini ve sonuçlarını analiz etme.
Gölü besleyen Amuderya ve Siriderya nehirlerinin pamuk sulaması için yönlendirilmesi sonucu gölün kuruduğu, geride kalan tabanın toz ve tuz fırtınalarına neden olduğu belirlenir.
Doğal kaynak kullanımının çevresel etkilerini saptamak amacıyla.
2
Çevresel etkilerin yerel ve küresel düzeydeki boyutlarını ayrıştırma.
Gölün kuruması yerel iklimde karasallaşmaya ve tarım alanlarında tuzlanmaya yol açmıştır ancak küresel ozon tabakası incelmesi üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur.
Hatalı çevre kavramlarını ayırt edebilmek amacıyla.
3
Doğal kaynakların sınıflandırılması ve sürdürülebilirlik ilkeleri açısından seçenekleri değerlendirme.
Suyun tükenmez değil, belirli şartlarda yenilenebilir bir kaynak olduğu ve sürdürülemez kullanımın büyük ekolojik yıkımlara yol açtığı doğrulanır.
Doğru ve yanlış yargıları kesinleştirmek amacıyla.

Anahtar Kavram

Doğal kaynak kullanımının sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde çevresel etkileri ve bu süreçte yapılan kavramsal hataların analizi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7037Soru

20° Doğu boylamı boyunca Ekvator çizgisinden başlayarak Kuzey Kutbu'na doğru kesintisiz bir şekilde ilerleyen bir araştırma heyetinin, yolculuğu sırasında karşılaşacağı karasal biyomları ilk karşılaşılandan son karşılaşılana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu -> Savan Biyomu -> Çöl Biyomu -> İğne Yapraklı Orman Biyomu
20° Doğu boylamı boyunca güneyden kuzeye doğru gidildikçe enlemin etkisine bağlı olarak iklim kuşakları değişir. Bu doğrultuda sırasıyla Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu (Kongo Havzası), Savan Biyomu (Orta Afrika), Çöl Biyomu (Büyük Sahra) ve İğne Yapraklı Orman Biyomu (Kuzey Avrupa / İskandinavya) ile karşılaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvator bölgesindeki başlangıç noktasının tespit edilmesi
Araştırma heyetinin 0° enlemindeki başlangıç noktasında Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu bulunur.
Ekvator çevresindeki Kongo Havzası bu boylam üzerinde yer alan ilk duraktır.
2
Kuzeye doğru hareket edilerek savan kuşağının belirlenmesi
Ekvatoral kuşağın hemen kuzeyinde yer alan savan biyomuna ulaşılır.
10° ile 20° enlemleri arasındaki yarı nemli tropikal iklim bölgesi savan biyomunun yayılış alanıdır.
3
Dinamik yüksek basınç kuşağındaki çöl alanlarının belirlenmesi
Kuzeye doğru devam edildiğinde Büyük Sahra Çölü'ne (Çöl Biyomu) ulaşılır.
30° enlemleri çevresinde alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak çöl iklimi ve biyomu hakimdir.
4
Yüksek enlemlerdeki sert karasal kuşağın tespit edilmesi
Avrupa'nın kuzeyine ulaşıldığında İğne Yapraklı Orman Biyomu (Tayga) ile karşılaşılır.
Sert karasal iklimin yaşandığı 50°-60° enlemlerinde iğne yapraklı tayga ormanları yer alır.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların enlemsel dağılışında iklim kuşaklarının etkisi

Alternatif Yöntem

Sıralama sorularında karasal biyomların yayılış gösterdiği iklim tiplerinin (Ekvatoral, Savan, Çöl, Sert Karasal) enlem derecelerini hatırlayarak 0°'den 90°'ye doğru bir matematiksel sıralama yapmak hata yapma riskini azaltır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7038Soru

Aşağıda verilen, SSCB'nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetlerinin kurucu liderleri ile bu liderlerin görev süreleri boyunca gerçekleştirdikleri önemli faaliyetleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nursultan Nazarbayev
Ebulfeyz Elçibey
Saparmurat Niyazov
İslam Kerimov

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nursultan Nazarbayev - Kazakistan'ın nükleer silahlardan arındırılması; Ebulfeyz Elçibey - Rus askeri birliklerinin Azerbaycan'dan çekilmesi; Saparmurat Niyazov - Türkmenistan'ın Daimi Tarafsızlık statüsü kazanması; İslam Kerimov - Özbekistan'ın bağımsızlığı ve kalkınma modeli.
Verilen eşleştirmelerde Nursultan Nazarbayev Kazakistan'ın nükleer silahlardan arındırılmasıyla, Ebulfeyz Elçibey Rus ordusunun Azerbaycan'dan tahliye edilmesiyle, Saparmurat Niyazov Türkmenistan'ın daimi tarafsızlık statüsüyle ve İslam Kerimov Özbekistan'ın kendine özgü kademeli kalkınma modeliyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nursultan Nazarbayev'in hangi Türk cumhuriyetinin lideri olduğunu ve en belirgin icraatını belirlemek.
Nursultan Nazarbayev Kazakistan'ın kurucu lideridir ve Semipalatinsk nükleer deneme sahasını kapatarak nükleer silahsızlanmaya öncülük etmiştir. Bu durumda birinci sol öge birinci sağ ögeyle eşleşir.
Kazakistan'ın nükleer silahlardan arındırılması, Nazarbayev döneminin en önemli dış politika ve güvenlik hamlelerinden biridir.
2
Ebulfeyz Elçibey'in liderlik ettiği cumhuriyeti ve öne çıkan askeri/siyasi gelişmeyi analiz etmek.
Ebulfeyz Elçibey Azerbaycan cumhurbaşkanıdır ve Rus ordusunun Azerbaycan'dan tamamen çekilmesini sağlamıştır. Bu durumda ikinci sol öge ikinci sağ ögeyle eşleşir.
Azerbaycan Halk Cephesi lideri olarak milli egemenliği pekiştirmek amacıyla Rus birliklerinin tahliyesini sağlaması Elçibey döneminin temel başarısıdır.
3
Saparmurat Niyazov'un Türkmenistan için kazandırdığı uluslararası statüyü belirlemek.
Saparmurat Niyazov (Türkmenbaşı) Türkmenistan'ın kurucu cumhurbaşkanıdır ve ülkeye BM tescilli 'Daimi Tarafsızlık' statüsünü kazandırmıştır. Bu durumda üçüncü sol öge üçüncü sağ ögeyle eşleşir.
Daimi tarafsızlık, Türkmenistan'ın bağımsızlık sonrasında dış dünyayla ilişkilerini şekillendiren temel doktrindir.
4
İslam Kerimov'un liderliğini ve ülkesinin kalkınma stratejisini tespit etmek.
İslam Kerimov Özbekistan'ın kurucu cumhurbaşkanıdır ve Sovyet sonrası geçiş döneminde ülkeye özgü bir kalkınma modeli uygulamıştır. Bu durumda dördüncü sol öge dördüncü sağ ögeyle eşleşir.
Özbekistan, bağımsızlık sonrasında ani bir liberalleşme yerine Kerimov önderliğinde kademeli ve devlet kontrolünde bir iktisadi dönüşümü tercih etmiştir.

Anahtar Kavram

SSCB'nin Dağılması ve Yeni Türk Cumhuriyetleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7039Soru

Yer kabuğunu oluşturan levhaların sınırları; deprem, volkanizma ve tsunami gibi tektonik kökenli doğal afetlerin yeryüzünde en yoğun görüldüğü alanlardır.

Buna göre, levha hareketleri ve jeolojik yapılar göz önüne alındığında, aşağıdaki ülkelerin hangisinde tektonik kökenli doğal afetlerin görülme riski diğerlerine göre daha düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsveç

Cevap

İsveç
İsveç, jeolojik açıdan oldukça yaşlı, kararlı ve deprem üretme potansiyeli çok düşük olan Baltık Kalkanı üzerinde konumlanmıştır. Ülkede aktif yanardağ bulunmadığı gibi yıkıcı tektonik depremler de görülmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tektonik kökenli doğal afetlerin (deprem, volkanizma, tsunami) yeryüzündeki dağılışı ile levha sınırları arasındaki ilişkiyi kurmak.
Levha sınırlarında bulunan ülkelerde tektonik afet riski yüksekken, eski kalkan alanlarında (masifler) bulunan ülkelerde bu risk oldukça düşüktür.
Soruda deprem ve volkanizma gibi tektonik afetlerin riskinin en d��şük olduğu ülkenin bulunması istenmektedir.
2
Seçeneklerde verilen ülkelerin jeolojik yapılarını ve levha sınırlarına göre konumlarını incelemek.
Japonya, Şili, İzlanda ve İtalya aktif levha sınırlarındayken; İsveç, kararlı bir kütle olan Baltık Kalkanı üzerinde yer alır.
Doğal afetlerin coğrafi dağılışını doğru analiz edebilmek için ülkelerin dünya tektonik haritasındaki yerlerini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Tektonik Doğal Afetlerin Dağılışı
Tahmini Süre:45s
Soru 7040Soru

Türkiye; Hazar Havzası, Orta Doğu ve Rusya gibi zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip bölgeler ile bu kaynakların en büyük tüketicisi olan Avrupa kıtası arasında coğrafi bir köprü konumundadır. Bu durum, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi uluslararası projelerle Türkiye'nin stratejik önemini artırmaktadır.

Buna göre, belirtilen durum Türkiye'nin jeopolitik konumunun bölgesel ve küresel etkilerinden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası enerji nakil hatlarında transit bir koridor görevi üstlenmesi

Cevap

Uluslararası enerji nakil hatlarında transit bir koridor görevi üstlenmesi
Türkiye'nin doğu ve güneyindeki enerji üreticisi ülkeler ile batısındaki tüketici ülkeler arasındaki köprü konumu, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi devasa enerji nakil hatları projeleri sayesinde ülkeyi uluslararası düzeyde transit bir enerji koridoru haline getirmiştir. Bu durum, Türkiye'nin jeopolitik önemini artıran en belirgin küresel etkilerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin coğrafi konumunun ve komşularının özelliklerinin analiz edilmesi
Türkiye'nin doğusunda zengin enerji kaynaklarına (petrol, doğal gaz) sahip Hazar Havzası, Rusya ve Orta Doğu ülkeleri bulunurken; batısında bu enerji kaynaklarına yoğun ihtiyaç duyan sanayileşmiş Avrupa ülkeleri yer almaktadır.
Soruda verilen coğrafi köprü konumunun hangi bölgeler arasında kurulduğunu belirlemek için.
2
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi projelerin işlevinin değerlendirilmesi
Bu projeler, kaynak ülkelerden çıkarılan petrol ve doğal gazın güvenli bir şekilde Türkiye toprakları üzerinden (transit geçişle) Avrupa'ya ulaştırılmasını sağlamaktadır.
Sözü edilen projelerin küresel enerji naklindeki stratejik rolünü kavramak için.
3
Bu durumun Türkiye'nin bölgesel ve küresel jeopolitik etkileriyle ilişkilendirilmesi
Türkiye'nin bu konumu, onu küresel enerji arz güvenliğinde kilit bir aktör ve önemli bir transit enerji koridoru haline getirmektedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak amacıyla elde edilen verileri jeopolitik sonuçlarla birleştirmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin transit enerji koridoru rolü ve jeopolitik konumu
ÖncekiSayfa 352 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin