Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7041Soru

Osmanlı Devleti'nde Klasik Dönem askeri ve mali yapısının bozulması sürecinde toprak ve vergi yönetiminde yaşanan değişimlerin ortaya çıkış sırasını geçmişten günümüze (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toprak ve vergi sistemlerinin kronolojik sıralaması: dirlik (tımar) sisteminin yaygın biçimde uygulanması, tımarın bozulmasıyla iltizam sisteminin yaygınlaşması, ardından ömür boyu kiralama esasına dayanan malikâne sistemine geçilmesi ve son olarak iç borçlanmayı ifade eden esham sistemine geçilmesidir.
Osmanlı Devleti'nin mali ve toprak idaresindeki dönüşümü sırasıyla: tımar (klasik dönem), iltizam (tımarın bozulması sonrası yıllık kiralama), malikâne (1695'te başlayan ömür boyu kiralama) ve esham (1775'te başlayan iç borçlanma senetleri) şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama dirlik sisteminin uygulanması, iltizamın yaygınlaşması, malikâne sistemine geçilmesi ve esham sistemine geçilmesi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik dönem askeri ve mali sisteminin temeli olan dirlik (tımar) sisteminin tespiti
Tımar sistemi en erken dönemde uygulanan sistemdir (Klasik Dönem).
Toprağa bağlı askeri yapının temelidir ve en başta yer almalıdır.
2
Tımar sisteminin bozulmasıyla ortaya çıkan nakit ihtiyacına yönelik çözümün tespiti
İltizam sistemi tımarın yerini almaya başlamı��tır (16. yüzyıl sonu - 17. yüzyıl).
Tımarın işlevini yitirmesiyle hazineye acil nakit akışı sağlamak için vergilerin yıllık açık artırmayla kiralanması yoluna gidilmiştir.
3
İltizam sisteminin uzun vadeli olumsuz sonuçlarını gidermek için getirilen yeni modelin belirlenmesi
Malikâne sistemi uygulanmaya başlanmıştır (1695).
Yıllık kiralama sistemi olan iltizamın mültezimler tarafından aşırı sömürülmesi üzerine, toprağı korumak amacıyla vergilerin ömür boyu kiralanması esası benimsenmiştir.
4
Artan mali bunalımlar karşısında kağıt para/borçlanma aşamasına geçişin tespiti
Esham (iç borçlanma) sistemine geçilmiştir (1775).
18. yüzyılda ağırlaşan bütçe açıkları ve savaş masrafları nedeniyle devletin kağıt bazlı senetlerle iç borçlanmaya gitmesi en son aşamayı oluşturur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde askeri ve mali çözülmeye bağlı olarak tımar sisteminden iltizam, malikâne ve esham sistemlerine geçiş aşamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7042Soru

Türkiye'de bulunan bazı maden ve enerji kaynakları aşağıda verilmiştir:

I. Linyit
II. Bor mineralleri
III. Taş kömürü
IV. Petrol

Bu kaynakları, Türkiye'deki toplam rezerv miktarı (ton cinsinden) en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'deki toplam rezerv miktarlarına göre en fazla olandan en az olana doğru doğru sıralama: Linyit, Bor mineralleri, Taş kömürü ve Petrol şeklindedir.
Türkiye'de en geniş rezerv alanına sahip ve toplam tonajı en fazla olan kaynak linyittir. Dünya genelinde en büyük paya sahip olduğumuz bor mineralleri ikinci sırada, Zonguldak havzasıyla sınırlı olan taş kömürü üçüncü sırada yer alır. Rezervleri son derece kısıtlı olan petrol ise en az rezerve sahip kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Linyit rezervini belirleme
Linyitin yaklaşık 20 milyar tonluk rezervi ile ilk sırada yer alması gerektiği saptanır.
Türkiye'de linyit yatakları çok geniş bir coğrafi dağılış gösterir ve toplam miktarı en fazladır.
2
Bor mineralleri rezervini belirleme
Bor minerallerinin yaklaşık 3,3 milyar ton rezervle ikinci sırada yer alması gerektiği bulunur.
Türkiye dünya bor rezervlerinin çok büyük bir kısmına sahip olsa da, tonaj olarak linyitten sonra gelir.
3
Taş kömürü ve petrol rezervlerini karşılaştırma
Taş kömürünün (yaklaşık 1,3 milyar ton) petrole (milyon ton seviyesinde) göre çok daha yüksek rezerve sahip olduğu tespit edilerek sırasıyla üçüncü ve dördüncü sıraya yerleştirilir.
Türkiye'nin petrol rezervleri son derece kısıtlıdır ve tüketimin büyük kısmı ithalatla karşılanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Maden ve Enerji Kaynaklarının Rezerv Miktarları
Soru 7043Soru

Avrupa'da kitlesel üretim tekniklerinin yaygınlaşması ile hürriyet ve eşitlik gibi kavramların kurumsallaşması, klasik imparatorlukların egemenlik pratiklerini kökten değiştirmiştir.

Bu doğrultuda Osmanlı idari sınırları içerisinde karşılaşılan;

I. İthal ürünlerle rekabet edemeyen yerli imalathanelerin kapanması,
II. Balkan coğrafyasında etnik temelli bağımsızlık hareketlerinin ortaya çıkması,
III. Yabancı devletlerle serbest ticaret antlaşmalarının imzalanarak gümrük duvarlarının düşürülmesi

durumlarından hangileri doğrudan kitlesel üretime dayalı yeni ekonomik düzenin etkileri arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III öncüllerini içeren seçenektir. İthal ürünlerle rekabet edemeyen yerli imalathanelerin kapanması ve serbest ticaret antlaşmaları ile gümrük duvarlarının düşürülmesi Sanayi İnkılabı'nın iktisadi sonuçlarıdır.
İthal ürünlerle rekabet edemeyen yerli imalathanelerin kapanması ve yabancı devletlerle serbest ticaret antlaşmalarının imzalanması (gümrük duvarlarının düşürülmesi) durumları doğrudan Sanayi İnkılabı'nın getirdiği kitlesel üretime dayalı yeni ekonomik düzenin Osmanlı Devleti üzerindeki iktisadi etkileridir. Balkan coğrafyasındaki etnik temelli bağımsızlık hareketleri ise Fransız İhtilali'nin milliyetçilik akımıyla ilgilidir. Bu nedenle doğru cevap I ve III öncüllerini içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen durumların hangi tarihsel gelişmelere dayandığı analiz edilir.
Avrupa kaynaklı iki büyük gelişme olan Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın yansımaları belirlenir.
Siyasi ve ekonomik sonuçları birbirinden ayırt etmek.
2
Birinci öncülde belirtilen ithal ürünlerle rekabet edemeyen yerli imalathanelerin kapanması durumu değerlendirilir.
Bu durum, Avrupa'daki makineli ve ucuz kitlesel üretimin Osmanlı pazarına girmesiyle doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla Sanayi İnkılabı'nın iktisadi bir etkisidir.
Sanayi İnkılabı'nın yerli üretime etkisini saptamak.
3
İkinci öncülde belirtilen Balkan coğrafyasındaki etnik temelli bağımsızlık hareketleri incelenir.
Bu durum, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımının siyasi bir sonucudur. Sanayi İnkılabı'nın iktisadi yapısıyla doğrudan ilişkili değildir.
Milliyetçilik akımının siyasi etkilerini ayırmak.
4
Üçüncü öncülde yer alan yabancı devletlerle serbest ticaret antlaşmalarının imzalanarak gümrük duvarlarının düşürülmesi durumu incelenir.
Bu durum, sanayileşen Avrupa devletlerinin ham madde ve pazar arayışının bir sonucu olarak Osmanlı Devleti'nin açık pazar haline gelmesiyle (örneğin Baltalimanı Ticaret Antlaşması) ilgilidir ve Sanayi İnkılabı'nın doğrudan bir sonucudur.
Serbest ticaret politikalarının sanayileşme ile bağını kurmak.
5
Elde edilen sonuçlar birleştirilerek doğru seçenek belirlenir.
I ve III numaralı öncüllerin kitlesel üretime dayalı yeni ekonomik düzenin etkileri arasında yer aldığı, II numaralı öncülün ise Fransız İhtilali'nin etkisi olduğu tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Sanayi İnkılabı'nın hammadde ve pazar arayışı doğrultusunda Osmanlı Devleti'nin açık pazar haline gelmesi ve yerli üretimin çöküşü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7044Soru

Azot döngüsü sürecinde gerçekleşen kimyasal ve biyolojik değişimler ile bu değişimlerde doğrudan rol oynayan etmenlerin doğru eşleştirilmesi gerekmektedir.

Aşağıda sol sütunda verilen azot döngüsü süreçlerini, sağ sütundaki bu süreçlerin gerçekleşmesini sağlayan doğru etmenlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Atmosferik serbest azot gazının (N2N_2) yüksek enerji açığa çıkaran şok dalgaları eşliğinde oksijenle birleşerek nitrik aside dönüşmesi ve yağ��şlarla toprağa taşınması
Baklagillerin kök yumrularında yaşayan organizmalar tarafından havadaki serbest azot gazının doğrudan organik azot bileşiklerine dönüştürülerek toprağa bağlanması
Toprakta bulunan amonyağın (NH4+NH_4^+) sırasıyla önce nitrite (NO2NO_2^-), ardından bitkilerin kökleriyle alabileceği nitrat (NO3NO_3^-) tuzlarına dönüştürülmesi
Toprakta ve sudaki aşırı nitratın, oksijensiz solunum yapan mikroorganizmalar yardımıyla serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürülerek atmosfere geri verilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: Atmosferik serbest azot gazının yüksek enerji açığa çıkaran şok dalgaları eşliğinde oksijenle birleşmesi ve yağışlarla toprağa taşınması süreci Yıldırım ve şimşek olayları ile; Baklagillerin kök yumrularında yaşayan organizmalar tarafından havadaki serbest azot gazının doğrudan organik azot bileşiklerine dönüştürülerek toprağa bağlanması süreci Rhizobium bakterileri ile; Toprakta bulunan amonyağın sırasıyla önce nitrite, ardından bitkilerin kökleriyle alabileceği nitrat tuzlarına dönüştürülmesi süreci Nitrifikasyon bakterileri ile; Toprakta ve sudaki aşırı nitratın, oksijensiz solunum yapan mikroorganizmalar yardımıyla serbest azot gazına dönüştürülerek atmosfere geri verilmesi süreci ise Denitrifikasyon bakterileri ile eşleşir.
Süreçlerin kimyasal formları ve biyolojik rolleri göz önüne alındığında, yüksek enerjili atmosferik olaylar yıldırım ve şimşekler ile; baklagillerin kök yumrularındaki fiksasyon Rhizobium bakterileri ile; amonyağın nitrata dönüşümü kemosentetik nitrifikasyon bakterileri ile; topraktaki azotun atmosfere gaz olarak verilmesi ise anaerobik denitrifikasyon bakterileri ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Abiyotik (fiziksel) azot fiksasyonunun belirlenmesi
Atmosferik azotun yüksek enerji dalgaları ile oksitlenip yağışlarla toprağa inmesi süreci olan birinci ifade, yıldırım ve şimşek olayları ile eşleştirilir.
Yıldırım ve şimşekler, atmosferdeki serbest azotun kimyasal olarak oksitlenmesini sağlayan abiyotik azot fiksasyonunun temel kaynaklarındandır.
2
Biyotik (biyolojik) azot fiksasyonunun belirlenmesi
Baklagillerin köklerinde ortak yaşam sürerek havadaki serbest azotu doğrudan toprağa bağlayan ikinci ifade, Rhizobium bakterileri ile eşleştirilir.
Rhizobium bakterileri baklagillerle mutualist yaşayarak biyolojik azot fiksasyonunu gerçekleştirir.
3
Nitrifikasyon aşamasının belirlenmesi
Topraktaki amonyağın sırasıyla önce nitrite, ardından bitkilerin alabileceği nitrata dönüştürülmesi olan üçüncü ifade, nitrifikasyon bakterileri ile eşleştirilir.
Amonyağın bitkilerce kullanılabilir nitrata dönüşmesi sürecine nitrifikasyon, bu süreçte rol alan bakterilere nitrifikasyon bakterileri denir.
4
Denitrifikasyon aşamasının belirlenmesi
Toprakta ve sudaki nitratın parçalanarak tekrar gaz halinde atmosfere salınması olan dördüncü ifade, denitrifikasyon bakterileri ile eşleştirilir.
Azot döngüsünde serbest azot gazının atmosfere geri verilmesi işlemini sadece denitrifikasyon bakterileri gerçekleştirir.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki fiziksel ve biyolojik süreçler ile bu süreçlerde görev alan mikroorganizmaların işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7045Soru

I. TBMM'nin açılmasının ardından Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde milli egemenlik ilkesine ve meclisin otoritesine karşı kapsamlı isyanlar çıkmıştır. Bu isyanlar; çıkış nedenleri, arkasındaki güçler, hedefledikleri bölgeler ve önderlik eden unsurların nitelikleri bakımından farklı sınıflara ayrılmaktadır.

Milli Mücadele Dönemi'nde meclis otoritesini sarsan bu isyanların niteliklerini kavramak amacıyla hazırlanan sol sütundaki isyan türleri/oluşumları ile sağ sütundaki isyanların temel özelliklerini/amaçlarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuvayı İnzibatiye
Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı İsyanları
Kuvayı Seyyare
Pontus Rum İsyanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Kuvayı İnzibatiye ile İstanbul Hükûmeti tarafından doğrudan kurulan Hilafet Ordusu; Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı İsyanları ile İtilaf Devletleri'nin desteğiyle çıkarılan ayaklanmalar; Kuvayı Seyyare ile eski Kuva-yı Milliye unsurlarının düzenli orduya karşı başkaldırısı; Pontus Rum İsyanı ile Karadeniz'de bağımsız devlet kurmayı amaçlayan azınlık isyanı.
Doğru eşleştirmede: Kuvayı İnzibatiye, doğrudan İstanbul Hükûmetince oluşturulan Hilafet Ordusu ile; Bolu-Düzce-Hendek-Adapazarı isyanları, İtilaf Devletleri destekli ayaklanmalar ile; Kuvayı Seyyare, düzenli orduyu reddeden eski Kuva-yı Milliye unsurlarının başkaldırısı ile; Pontus Rum İsyanı ise Karadeniz'de devlet kurmayı hedefleyen azınlık faaliyeti ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvayı İnzibatiye oluşumunun niteliğini analiz etmek.
Kuvayı İnzibatiye, doğrudan İstanbul Hükûmeti tarafından kurulan ve Hilafet Ordusu adıyla anılan askeri yapıdır. Dolayısıyla İstanbul Hükûmeti'nin doğrudan meclis otoritesini kırmak amacıyla kurduğu ordu tanımıyla eşleşir.
Kuvayı İnzibatiye'nin niteliğini ve doğrudan hilafet makamına bağlı olarak kurulduğunu tespit etmek amacıyla.
2
Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı İsyanları'nın jeopolitik amaçlarını incelemek.
Bu isyanlar Boğazlar çevresinde tampon bölgeler oluşturarak Ankara Hükûmeti'nin İstanbul'a ulaşmasını ve İtilaf Devletleri'nin kontrolündeki bölgelere sızmasını önlemek için İtilaf Devletleri desteğiyle çıkarılmıştır.
Marmara ve Boğazlar çevresindeki ayaklanmaların arkasındaki İtilaf Devletleri kışkırtmasını belirlemek amacıyla.
3
Kuvayı Seyyare'nin isyan gerekçesini değerlendirmek.
Kuvayı Seyyare, başlangıçta isyanları bastıran milli güçler iken, düzenli ordunun kurulmasıyla meclisin merkezi otoritesine boyun eğmek istemedikleri için isyan etmişlerdir.
Eski Kuva-yı Milliye liderlerinin düzenli orduya entegrasyon sürecindeki dirençlerini ayırt etmek amacıyla.
4
Pontus Rum İsyanı'nın hedefini saptamak.
Pontus Rum İsyanı, Karadeniz bölgesinde bağımsız bir Rum devleti kurmak amacıyla asayişi bozarak Mondros'un 7. maddesini işletmeyi amaçlayan bir azınlık hareketidir.
Milli Mücadele'deki azınlık kökenli ayrılıkçı isyanların hedeflerini ortaya koymak amacıyla.

Anahtar Kavram

I. TBMM Dönemi İç İsyanlarının Sınıflandırılması ve Nitelikleri
Soru 7046Soru

Aşağıda verilen I. Dünya Savaşı dönemi gizli antlaşmaları ile bu antlaşmaların hedeflediği temel paylaşım planlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sykes-Picot Antlaşması
Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması
MacMahon Antlaşması
Petrograd Protokolü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sykes-Picot Antlaşması Orta Doğu'daki İngiliz-Fransız paylaşımıyla; Saint-Jean-de-Maurienne İtalya'ya İzmir ve çevresinin vaat edilmesiyle; MacMahon Antlaşması Hicaz Emiri ile bağımsızlık vaadi karşılığında iş birliği yapılmasıyla; Petrograd Protokolü ise Doğu Anadolu'nun Rusya'ya bırakılmasıyla eşleşmektedir.
I. Dünya Savaşı sürecinde imzalanan gizli antlaşmalar, İtilaf Devletleri'nin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarını önlemek ve Osmanlı topraklarını paylaşmak amacıyla yapılmıştır. Eşleştirmelerde Sykes-Picot Orta Doğu paylaşımını, Saint-Jean-de-Maurienne İtalya'nın Batı Anadolu'daki kazanımlarını, MacMahon Arap coğrafyasındaki ittifakı, Petrograd Protokolü ise Doğu Anadolu'daki Rus yayılmasını temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sykes-Picot Antlaşması'nın amacını ve coğrafi kapsamını tespit etmek
Bu antlaşma Orta Doğu'da Irak ve Suriye çevresinin İngiltere-Fransa arasında paylaşımını öngörür.
Antlaşmanın tarafları ve coğrafi kapsamı Orta Doğu paylaşım planıyla örtüşmektedir.
2
Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması ile İtalya'ya sunulan yeni vaatleri incelemek
Bu antlaşma ile İtalya'ya Güneybatı Anadolu ve özellikle İzmir çevresi vaat edilmiştir.
İtalya'nın diğer gizli antlaşmalardan duyduğu rahatsızlığı gidermek amacıyla İzmir bölgesi İtalyan nüfuz alanı olarak belirlenmiştir.
3
MacMahon Antlaşması'nın taraflarını ve siyasi amacını belirlemek
Hicaz Emiri Şerif Hüseyin ile İngiltere arasında bağımsızlık karşılığı Osmanlı'ya karşı ayaklanma planlanmıştır.
Milliyetçilik düşüncesi kullanılarak Osmanlı sınırları içindeki Arap unsurların İtilaf Devletleri tarafına çekilmesi hedeflenmiştir.
4
Petrograd Protokolü'nün Çarlık Rusyası'nın talepleri üzerindeki etkisini değerlendirmek
Doğu Anadolu bölgesindeki Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis gibi şehirler Rusya'ya bırakılmıştır.
Rusya'nın savaştaki katkısını sürdürmesi için Boğazlar Antlaşması'na ek olarak doğu sınırları üzerindeki talepleri kabul edilmiştir.

Anahtar Kavram

Gizli Antlaşmaların Osmanlı Toprakları Üzerindeki Paylaşım Planları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7047Soru

Coğrafi keşifler ve ardından başlayan sömürgecilik faaliyetleri, yeryüzündeki kültür bölgelerinin şekillenmesinde en radikal değişimlere yol açan süreçlerden biridir. Bu süreçte Avrupalıların Amerika kıtasına yerleşmesiyle birlikte yerli medeniyetlerin (Aztek, Maya, İnka) kültürel mirası ile Avrupa (özellikle İber) kökenli kültürel unsurların kaynaşması sonucunda günümüz "Latin Amerika Kültür Bölgesi" ortaya çıkmıştır. Bu bölge, Batı kültür bölgesiyle dil ve din gibi temel özellikleri bakımından ortak paydalara sahip olsa da yerel sentezler nedeniyle kendine has dinamikler barındırır.

Buna göre, Latin Amerika Kültür Bölgesi’nin oluşumu ve kültürel coğrafya özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roma Katolik Kilisesi'nin bölgedeki yaygınlığı, Avrupa kökenli dini inançların yerel inançlarla tamamen ��atışarak yerli inançları hiçbir kalıntı bırakmadan yok etmesiyle açıklanır.

Cevap

Roma Katolik Kilisesi'nin bölgedeki yaygınlığının, yerel inançları tamamen ortadan kaldırarak hiçbir kalıntı bırakmamasıyla açıklandığı ifade yanlıştır.
Roma Katolik Kilisesi'nin bölgedeki yaygınlığının, yerel inançları hiçbir kalıntı bırakmadan tamamen yok etmesiyle açıklandığı ifade yanlıştır. Kültür coğrafyasında Latin Amerika gibi bölgelerdeki inanç yapısı incelenirken 'senkretizm' (kültürel sentez) kavramı öne çıkar. Yerli halk, Katolik inancını benimserken kendi geleneksel sembollerini, törenlerini ve kozmolojilerini bu dine entegre etmiş ve melez bir dini pratik kültürü ortaya koymuştur. Bu nedenle bu ifade söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün ve paragrafın analiz edilmesi
Latin Amerika Kültür Bölgesi'nin oluşumundaki sömürgeci (Avrupa) ve yerli etkileşiminin doğasının incelenmesi.
Doğru seçeneğe ulaşmak için hangi ifadenin bölgenin kültürel sentez özellikleri ve tarihsel gerçekleriyle çeliştiğini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafi ve tarihsel gerçeklerle karşılaştırılması
Dil baskınlığı, yerli tarım pratiklerinin modern kültüre etkisi, göç süreçleri ve Afrika kökenli nüfusun plantasyon tarımıyla ilişkisi gibi tarihsel ve beşerî coğrafya bilgilerinin doğrulanması.
Latin Amerika kültür bölgesini oluşturan alt unsurların kökenlerini ve bunların günümüzdeki yansımalarını doğru analiz etmek gerekir.
3
Dini yaygınlık ve senkretizm (kültürel sentez) ilişkisinin değerlendirilmesi
Avrupa kökenli Katolik inancının yerel inançları tamamen ve iz bırakmadan yok ettiği iddiasının, bölgedeki kültürel sentez (senkretizm) gerçeğiyle uyuşmadığının tespit edilmesi.
Latin Amerika'da yerli toplulukların Hristiyanlığı benimserken kendi geleneksel inanış ve ritüellerini bu yeni dine entegre ettiklerini, dolayısıyla yerli inanç kalıntılarının sentezlenerek günümüze ulaştığını kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

Kültür bölgelerinin oluşumu, yayılması ve kültürel sentez (senkretizm)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7048Soru

Türkiye'nin sınır kapıları, komşu ülkelerle olan ticari ve beşerî ilişkilerde önemli geçiş noktalarıdır. Sol sütunda verilen sınır kapılarını, sağ sütundaki doğrudan bağlantı sağladıkları komşu ülkelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sarp Sınır Kapısı
Gürbulak Sınır Kapısı
İpsala Sınır Kapısı
Kapıkule Sınır Kapısı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sarp Sınır Kapısı Gürcistan ile, G��rbulak Sınır Kapısı İran ile, İpsala Sınır Kapısı Yunanistan ile ve Kapıkule Sınır Kapısı Bulgaristan ile eşleşmektedir.
Sınır kapılarının coğrafi konumları ve açıldıkları ülkeler incelendiğinde; Sarp Sınır Kapısı'nın Gürcistan'a, Gürbulak Sınır Kapısı'nın İran'a, İpsala Sınır Kapısı'nın Yunanistan'a ve Kapıkule Sınır Kapısı'nın Bulgaristan'a açıldığı görülmektedir. Bu eşleştirmeler coğrafi gerçeklerle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzeydoğu sınırındaki geçiş noktası belirlenir.
Sarp Sınır Kapısı'nın Gürcistan'a açıldığı tespit edilir.
Sarp kapısının coğrafi konumu Karadeniz kıyısındaki Gürcistan sınırına karşılık gelmektedir.
2
Doğu sınırındaki ana geçiş noktası belirlenir.
Gürbulak Sınır Kapısı'nın İran'a açıldığı tespit edilir.
Gürbulak, Türkiye-İran sınırındaki tarihi İpek Yolu güzergahında bulunan ana sınır kapısıdır.
3
Batı sınırında Meriç güzergahındaki geçiş noktası belirlenir.
İpsala Sınır Kapısı'nın Yunanistan'a açıldığı tespit edilir.
Edirne'nin güneybatısında yer alan İpsala, Yunanistan ile doğrudan ulaşımı sağlar.
4
Batı sınırında Avrupa'ya açılan en büyük kapı belirlenir.
Kapıkule Sınır Kapısı'nın Bulgaristan'a açıldığı tespit edilir.
Kapıkule, Bulgaristan sınırında yer alan ve en yoğun dış ticaret hacmine sahip olan kapıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin sınır kapıları ve bunların komşu ülkelere göre coğrafi dağılışı.
Soru 7049Soru

Aşağıdaki doğal afetler ile bu afetlerin olası zararlarını azaltmaya yönelik uygulanan en uygun korunma yöntemlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Heyelan
Çığ
Tsunami

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Heyelan ile yamaç drenajı ve istinat duvarı yapılmas��; çığ ile kar bariyerleri kurulması ve bitki örtüsünün korunması; tsunami ile kıyı erken uyarı sistemlerinin kurulması eşleşmelidir.
Heyelan için yamaç dengesini korumaya yönelik drenaj ve istinat duvarları; çığ için kar birikimini ve kaymasını durduracak kar bariyerleri ile bitki örtüsü koruması; tsunami için ise deniz tabanındaki hareketleri izleyen erken uyarı sistemleri doğrudan ilgili ve en etkili koruma yöntemleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Heyelan afeti için uygun korunma yöntemini belirleyin.
Heyelanın kütle hareketi olduğu, killi toprak ve aşırı yağışla tetiklendiği; suyun drenaj kanallarıyla uzaklaştırılması ve istinat duvarı çekilmesinin doğru yöntem olduğu bulunur.
Heyelan mekanizmasına uygun mühendislik önlemini ilişkilendirmek.
2
Çığ afeti için uygun korunma yöntemini tespit edin.
Çığın dik yamaçta biriken karın yer çekimiyle kayması olduğu; kar bariyerleri (perdeleri) ve orman örtüsünün bu hareketi engellediği belirlenir.
Kış mevsimine özgü bu kütle hareketine karşı pasif ve aktif önlemleri ayırt etmek.
3
Tsunami afeti için uygun korunma yöntemini saptayın.
Tsunaminin okyanus tabanındaki sismik faaliyetlerden kaynaklanan dev dalgalar olduğu; okyanus kıyılarında sismik erken uyarı sistemleri kurulmasının hayat kurtarıcı olduğu görülür.
Kıyı kökenli tektonik hidrolojik afetlerde can ve mal kaybını önleyecek teknolojiyi eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin türleri ve bunlara karşı alınabilecek fiziki korunma yolları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7050Soru

Mihail Gorbaçov’un Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi tıkanıklığı aşmak amacıyla uygulamaya koyduğu 'Glasnost' (Açıklık) ve 'Perestroika' (Yeniden Yapılandırma) reformları, beklenenin aksine merkezi otoriteyi zayıflatmış ve milliyetçi hareketlerin güçlenmesine yol açmıştır. Bu durumun ilk kitlesel yansımalarından biri Aralık 1986'da Kazakistan'da yaşanmıştır. Kazakistan Komünist Partisi Birinci Sekreteri Dinmuhammed Kunayev'in görevden alınarak yerine Rus kökenli Gennadi Kolbin'in atanması üzerine Almatı'da başlayan protestolar (Jeltoksan Olayları), Türk cumhuriyetlerinde milli bilincin uyanmasında ve Sovyet rejimine karşı seslerin yükselmesinde önemli bir eşik olmuştur.

Buna göre, SSCB'nin dağılma sürecinde yaşanan Jeltoksan Olayları ve Glasnost reformu arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glasnost'un getirdiği görece serbestlik ve ifade ortamının, Sovyet yönetiminin antidemokratik kararlarına karşı biriken milli tepkilerin kitlesel olarak dışa vurulmasını kolaylaştırdığı.

Cevap

Glasnost'un getirdiği görece serbestlik ve ifade ortamının, Sovyet yönetiminin antidemokratik kararlarına karşı biriken milli tepkilerin kitlesel olarak dışa vurulmasını kolaylaştırdığı
Glasnost (Açıklık) reformu, SSCB'de ifade özgürlüğü ve şeffaflığı artırmayı amaçlamıştır. Bu özgürlükçü ortam, Kazakistan'da Rus bir yöneticinin atanması gibi milli hassasiyetleri zedeleyen kararlara karşı halkın duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ve kitlesel eylemlerle dile getirmesini kolaylaştırmıştır. Dolayısıyla reformun sunduğu görece serbestlik ortamı, milli bilincin eyleme dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Glasnost (Açıklık) politikasının özünü ve Sovyet toplumu üzerindeki etkilerini belirlemek.
Glasnost reformu ile SSCB'de fikirlerin ve eleştirilerin daha serbestçe ifade edilmesinin önünün açıldığı saptanır.
Kazakistan'daki tepkilerin kitlesel hale gelebilmesindeki serbestlik ortamının kaynağını anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Jeltoksan Olayları'nın gelişimini ve halkın tepki gösterdiği atama kararını analiz etmek.
Kazak kökenli bir lider yerine Rus bir yöneticinin atanmasının, Glasnost'un getirdiği görece özgür ortamda büyük bir protesto dalgasına yol açtığı anlaşılır.
Olayın tetikleyici unsuru ile rejimin reform politikası arasındaki doğrudan etkileşimi kurmak için gereklidir.
3
Ulaşılan bulguları seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıyı saptamak.
Glasnost'un sağladığı görece serbestlik ortamının, Sovyet yönetiminin kararlarına karşı duyulan milli rahatsızlıkların kitlesel olarak dışa vurulmasına zemin hazırladığı sonucuna varılır.
Analiz edilen tarihi verilerin en tutarlı ve doğrudan yorumuna ulaşarak soruyu çözümlemek amacıyla bu adım atılır.

Anahtar Kavram

Glasnost reformunun SSCB bünyesindeki Türk cumhuriyetlerinde milli bilincin uyanışına ve kitlesel protestolara (Jeltoksan Olayları) etkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7051Soru

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Sevr Antlaşması ile ilgili olarak şu değerlendirmede bulunmuştur:

“Siyasi bağımsızlığımızı, adli, mali ve askeri egemenliğimizi yok etmeye ve sonuç olarak yaşama hakkımızı inkâra ve ortadan kaldırmaya yönelik olan bu antlaşma, bizim açımızdan mevcut değildir.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözleri ve Sevr Antlaşması’nın hazırlanış ile imza süreci birlikte değerlendirildiğinde, antlaşmanın hukuki durumu ve Milli Mücadele’ye etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı için hukuki geçerlilik kazanmamış, Türk milletinin teslim olmayacağını göstererek direniş azmini ve TBMM’ye olan bağlılığı artırmıştır.

Cevap

Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı için hukuki geçerlilik kazanmamış, Türk milletinin teslim olmayacağını göstererek direniş azmini ve TBMM’ye olan bağlılığı artırmıştır.
Doğru seçenek olan ifade, Sevr Antlaşması'nın meclis onayından geçmediği için ölü doğmuş bir antlaşma olduğunu ve Türk milletinin bağımsızlık kararlılığını kamçıladığını doğru bir şekilde açıklamaktadır. Kanun-i Esasi uyarınca meclis onayı şarttır ve Mebusan Meclisi kapalı olduğu için antlaşma hukuki meşruiyet kazanamamıştır. Bu durum ve antlaşmanın ağır şartları, halkın direniş azmini pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün Nutuk'taki sözlerini analiz etmek.
Atatürk'ün antlaşmayı 'mevcut olmayan' bir suikast belgesi olarak nitelendirdiği ve tamamen reddettiği görülür.
Milli Mücadele liderliğinin antlaşmaya bakış açısını belirlemek için.
2
Sevr Antlaşması'nın Osmanlı anayasal düzenindeki hukuki statüsünü değerlendirmek.
Kanun-i Esasi'ye göre barış anlaşmalarının Mebusan Meclisi onayından geçmesi gerekirken, meclis kapalı olduğundan sadece Saltanat Şurası tarafından imzalanmış ve hukuken geçersiz kalmıştır.
Antlaşmanın anayasal açıdan neden geçersiz kabul edildiğini açıklamak için.
3
Antlaşmanın Türk milleti ve Milli Mücadele üzerindeki psikolojik ve siyasi etkilerini incelemek.
Ağır şartlar içeren bu antlaşma, Türk milletinde teslimiyet yerine bağımsızlık kararlılığını kamçılamış, TBMM'nin haklılığını kanıtlamış ve mücadeleyi hızlandırmıştır.
Antlaşmanın Milli Mücadele sürecine olan katkısını saptamak için.

Anahtar Kavram

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçersizliği (Mebusan Meclisi onayından geçmemesi) ve bu belgenin Milli Mücadele'yi hızlandırıcı etkisi.
Soru 7052Soru

Karadeniz kıyısında yer alan ve Türkiye'yi doğrudan Gürcistan'a bağlayan en işlek kara sınır kapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarp

Cevap

Sarp
Sarp Sınır Kapısı, Artvin ili sınırlarında, Karadeniz kıyısında bulunur ve Türkiye ile Gürcistan arasındaki en önemli ve en işlek geçiş noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen sınır kapısının hangi ülkeyle bağlantılı olduğunu tespit edin.
Gürcistan ile bağlantılı olan sınır kapısı bulunmalıdır.
Sınır kapılarının açıldığı komşu ülkeleri bilmek soruyu çözmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki sınır kapılarını ülkelerle eşleştirin.
Sarp sınır kapısı G��rcistan'a, Kapıkule Bulgaristan'a, Gürbulak İran'a, Habur Irak'a, İpsala ise Yunanistan'a açılmaktadır. Karadeniz kıyısında bulunan ve Gürcistan'a bağlanan kapı Sarp sınır kapısıdır.
Doğru seçeneği belirlemek için coğrafi konum ve ülke eşleştirmesi doğrulanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Sınır Kapıları ve Komşu Ülkeler
Tahmini Süre:45s
Soru 7053Soru

Dünyadaki bazı sıcak çatışma bölgeleri petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarının kontrolüyle ilgiliyken, bazıları ise hayati öneme sahip su kaynaklarının paylaşımı nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki çatışma veya gerginlik alanlarından hangisinin ortaya çıkmasındaki temel neden su kaynaklarının paylaşılamamasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nil Nehri Havzası (Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki gerginlik)

Cevap

Nil Nehri Havzası (Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki gerginlik)
Nil Nehri Havzası'ndaki sorunlar, nehir sularının kıyıdaş ülkeler (Mısır, Sudan, Etiyopya) arasında paylaşılamamasından ve nehir üzerine inşa edilen barajların su akışını etkilemesinden kaynaklanan doğrudan bir su krizidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen su kaynaklarının paylaşılamamasına bağlı olan çatışma alanını tespit etmek.
Su kaynaklı çatışmaların enerji veya sınır çatışmalarından ayrılması gerektiği belirlendi.
Çatışma nedenlerinin doğru sınıflandırılması sorunun çözümü için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki Hazar Havzası, Basra Körfezi ve Irak-Kuveyt anla��mazlıklarının nedenlerini incelemek.
Bu bölgelerdeki gerilimlerin petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynakları kaynaklı olduğu tespit edildi.
Yanlış seçeneklerin elenmesi amacıyla ekonomik ve enerji jeopolitiğine dayalı nedenler ayırt edilir.
3
Nil Nehri Havzası'ndaki baraj projeleri ve su paylaşımı krizini değerlendirmek.
Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki gerginliğin doğrudan nehir sularının kullanımına dayandığı görüldü.
Doğru seçeneğe ulaşmak için Nil Nehri üzerindeki su paylaşımı krizinin analizi yapılır.

Anahtar Kavram

Sıcak Çatışma Bölgeleri ve Nedenleri (Su Sorunu)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7054Soru

I. Dünya Savaşı sürerken İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin topraklarını paylaşmak amacıyla kendi aralarında çeşitli gizli antlaşmalar yapmışlardır. Ancak 1917 yılında Rusya'da meydana gelen Bolşevik İhtilali sonrasında kurulan yeni yönetim, savaştan çekilerek Çarlık Rusyası'nın imzaladığı bu gizli antlaşmaları 'Sarı Kitap' adını verdikleri resmi belgelerle dünya kamuoyuna duyurmuştur.

Bu gelişmenin, gizli antlaşmaların uygulanabilirliği ve İtilaf Devletleri'nin paylaşım planları üzerindeki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'ya yönelik paylaşım planlarından vazgeçerek manda yönetimi sistemini reddetmesi

Cevap

İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'ya yönelik paylaşım planlarından vazgeçerek manda yönetimi sistemini reddetmesi söylenemez bir ifadedir. Ç��nkü bu devletler bölgedeki çıkarlarını korumak için manda rejimini kurmuşlardır.
İngiltere ve Fransa, Bolşevik İhtilali ve Rusya'nın ifşaatlarına rağmen Orta Doğu'yı paylaşma hedeflerinden vazgeçmemişlerdir. Savaş sonrasında San Remo Konferansı'nda bu bölgeleri manda yönetimi (mandaterlik) adı altında kendi aralarında paylaşarak gizli antlaşmalardaki hedeflerini büyük oranda uygulamaya koymuşlardır. Bu nedenle manda yönetimini reddettikleri veya planlardan vazgeçtikleri ifadesi tarihsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bolşevik İhtilali'nin gizli antlaşmalara etkisini analiz etmek
Rusya'nın savaştan çekilmesi ve gizli antlaşmaları açıklaması, paylaşım planlarında büyük bir değişikliğe yol açmış ve İtilaf Devletleri'ni diplomatik olarak zor durumda bırakmıştır.
Soruda ihtilalin gizli antlaşmalar ve paylaşım planları üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi istenmektedir.
2
Seçenekleri tarihsel gerçeklerle karşılaştırmak
Boğazlar ve Doğu Anadolu tasarıları değişmiş, gizli diplomasi ifşa olmuş, Wilson İlkeleri'ndeki açık diplomasi maddesi önem kazanmış ve Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması geçersiz kılınmıştır. Ancak İngiltere ve Fransa Orta Doğu planlarından vazgeçmemiş, manda sistemini kurmuşlardır.
Tarihsel gelişmelerin doğruluğunu kontrol ederek yanlış olan çıkarımı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Bolşevik İhtilali'nin gizli antlaşmalara etkisi ve manda sisteminin ortaya çıkışı
Soru 7055Soru

Türk kültürünün tarihsel süreçteki yayılışını ve coğrafi rotasını göz önüne alarak, bu kültürün ortaya çıktığı ana ocak bölgesinden başlayıp batıya doğru yayılma sırasını (doğudan batıya doğru) gösteren aşağıdaki bölgeleri coğrafi yayılış sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün doğudan batıya coğrafi yayılış sırası; Orta Asya bozkırları, Maveraünnehir ve Horasan bölgesi, Anadolu coğrafyası ve Balkanlar şeklindedir.
Türk kültürünün tarihsel süreçteki doğudan batıya göç ve yayılma yolları incelendiğinde, ilk olarak kültür ocağı olan Orta Asya bozkırlarında doğduğu, ardından İslamiyet'in kabulüyle Maveraünnehir ve Horasan bölgesinde yeni unsurlar kazandığı, oradan Anadolu coğrafyasına taşınarak yerleşik hayata geçildiği ve en son Osmanlı fetihleriyle Balkanlar'a ulaştığı görülür. Bu coğrafi ve tarihsel yayılım hattı doğudan batıya doğru düzenli bir sıra takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağının tespit edilmesi
Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı coğrafi bölge (kültür ocağı) Orta Asya'dır. Göçebe yaşam ve ilk maddi-manevi ögeler burada doğmuştur.
Sıralamaya en doğudaki kaynak ve çıkış noktasından başlanması gerekir.
2
İlk göç ve batıya yönelme aşamasının belirlenmesi
Orta Asya'dan batıya doğru hareket edildiğinde Hazar'ın doğusundaki Maveraünnehir ve Horasan bölgesi geçiş sahası olarak konumlanır.
Coğrafi yayılımın batıya doğru devam eden ilk büyük halkasını belirlemek.
3
Anadolu'ya yerleşme evresinin analizi
Türklerin 11. yüzyıldan itibaren kitleler halinde gelip yerleştiği, kültürün kökleştiği Anadolu üçüncü sıradadır.
Kültürün gelişimindeki yeni merkez coğrafyayı kronolojik ve mekansal sıraya koymak.
4
Balkanlar'a yayılımın konumlandırılması
Osmanlı döneminde Anadolu'dan Rumeli ve Balkanlar'a yapılan göçler ve fetihlerle kültür bu bölgeye taşınmıştır.
Doğudan batıya olan rotada en batıda yer alan uç yayılım bölgesini sona eklemek.

Anahtar Kavram

Türk Kültürünün Coğrafi Yayılış Rotası ve Bölgeleri
Soru 7056Soru

İnsanların eğimli yamaçlardaki bitki örtüsünü tahrip etmesi ve meralarda aşırı otlatma yapması, dış kuvvetlerin toprağın verimli üst kısmını süpürmesini kolaylaştırmaktadır.

Bu durum, aşağıdaki çevre sorunlarından hangisinin doğrudan hızlanmasına yol açar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak erozyonunun

Cevap

Toprak erozyonunun
Bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve meraların aşırı otlatılması, toprağı rüzgâr ve yağmur sularına karşı savunmasız bırakır. Bu durum, toprağın verimli olan en üst tabakasının dış kuvvetlerce süpürülüp taşınması anlamına gelen toprak erozyonunu doğrudan ve hızlı bir şekilde artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen insan faaliyetleri ve doğa üzerindeki etkisi analiz edilir.
Bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve meralarda aşırı otlatma yapılmasının, toprağın üst kısmının dış kuvvetler (rüzgâr ve su) tarafından süpürülmesine yol açtığı belirlenir.
Soruda belirtilen sürecin hangi çevre sorununa karşılık geldiğini tanımlamak için bu analiz gereklidir.
2
Toprağın üst kısmının su ve rüzgâr gibi dış kuvvetler tarafından taşınması sürecinin coğrafi karşılığı bulunur.
Bu sürecin toprak erozyonu (aşınması) olduğu tespit edilir.
Erozyonun temel tanımı, toprağın dış kuvvetlerce süpürülerek taşınmasıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki çevre sorunlarının kökenleri incelenerek elenir.
Heyelanın kütle hareketi olduğu, tektonik depremlerin yer kabuğu hareketleriyle oluştuğu, ozon seyrelmesi ve asit yağmurlarının ise atmosferik kirlilik kökenli olduğu görülür.
Doğru cevabın netleştirilmesi ve çeldiricilerin elenmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

İnsan faaliyetlerinin bitki örtüsü üzerindeki olumsuz etkileri, toprağın dış kuvvetlere karşı direncini azaltarak toprak erozyonunu hızlandırır.
Soru 7057Soru

SSCB’nin dağılması ve Orta Asya ile Kafkasya’da yeni Türk cumhuriyetlerinin kurulması sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Kara Yanvar olaylarının yaşanması (Ocak 1990), Gorbaçov'a karşı darbe girişiminde bulunulması (Ağustos 1991), Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması (Aralık 1991) ve TİKA'nın kurulması (Ocak 1992) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin kronolojik akışı incelendiğinde; ilk olarak Ocak 1990'da Azerbaycan'da sivil halkın üzerine Sovyet ordusunun yürüdüğü Kara Yanvar katliamı yaşanmıştır. Ardından, birliği kurtarmak isteyen muhafazakarların Ağustos 1991'de Gorbaçov'a karşı düzenlediği darbe girişimi başarısız olmuştur. Bu zayıflamayı takiben 21 Aralık 1991'de imzalanan Alma-Ata Protokolü ile SSCB resmen son bulmuştur. Son aşamada ise bağımsızlığını kazanan yeni Türk cumhuriyetleriyle ilişkileri geliştirmek amacıyla Türkiye tarafından 24 Ocak 1992'de TİKA kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen olayların tarihsel arka planlarını ve oluştukları dönemleri tespit etmek.
Olayların tamamının SSCB'nin dağılma arifesi (1990) ile dağılmanın hemen sonrası (1992) döneme ait olduğu belirlenmiştir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için olayların gerçekleştikleri yıl ve ayların netleştirilmesi gerekir.
2
Azerbaycan'daki Kara Yanvar olayının tarihini belirlemek.
Olayın 20 Ocak 1990 tarihinde gerçekleştiği saptanmıştır.
Bu gelişme, SSCB içindeki çözülme sancılarının ilk kanlı aşamalarından birini temsil eder.
3
Gorbaçov'a karşı yapılan darbe girişiminin tarihini belirlemek.
Darbe girişiminin 19-21 Ağustos 1991 tarihlerinde yaşandığı saptanmıştır.
Bu başarısız darbe girişimi, reformları geriye döndürmeyi amaçlamış ancak birliğin dağılmasını doğrudan tetiklemiştir.
4
Alma-Ata Protokolü'nün imzalanma tarihini belirlemek.
Protokolün 21 Aralık 1991 tarihinde imzalandığı belirlenmiştir.
Bu imza ile SSCB hukuken tarihe karışmış ve üye Türk devletleri tam bağımsızlık kazanmıştır.
5
TİKA'nın (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) kuruluş tarihini belirlemek.
Kuruluşun 24 Ocak 1992 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir.
TİKA, Türk devletlerinin bağımsızlığını kazanmasından sonra Türkiye'nin bu devletlere yönelik kurumsal hamlesidir.

Anahtar Kavram

SSCB'nin dağılma süreci kronolojisi ve Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin kurumsallaşması

İpuçları

1
Olayların hangisinin Sovyetler Birliği dağılmadan önceki bir iç çatışma (Azerbaycan bağımsızlık mücadelesinin başı) olduğunu düşünün.
2
Mihail Gorbaçov'un yetkilerini ve Sovyet merkezi otoritesini tamamen sıfırlayan darbe girişiminin, birliğin resmen dağılmasından (Alma-Ata Protokolü) hemen önce gerçekleştiğini hatırlayın.
3
Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politika hamlesi olan TİKA'nın kurulabilmesi için öncelikle muhatap Türk devletlerinin bağımsızlıklarını ilan etmiş olmaları gerektiğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

SSCB'nin dağılması sonrası kurulan diğer bölgesel iş birliği örgütleri (TÜRKSOY, Türk Keneşi vb.) ve bunların kuruluş kronolojilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7058Soru

Kahve bitkisinde görülen ve 'pas hastalığı' olarak bilinen mantar enfeksiyonunun yayılması, Orta ve Güney Amerika'daki kahve plantasyonlarında tarımsal üretimi ciddi oranda düşürmüştür. Bu durum küresel piyasalarda kahve fiyatlarının hızla yükselmesine, limanlardaki lojistik ve taşımacılık (dağıtım) faaliyetlerinin yavaşlamasına ve tüketicilerin alternatif içeceklere yönelmesine neden olmuştur.

Bu parçada anlatılan durum, üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin etkileşimi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim aşamasında meydana gelen olumsuzluklar hem dağıtım zincirini hem de tüketim tercihlerini doğrudan etkilemektedir.

Cevap

Üretim aşamasında meydana gelen olumsuzluklar hem dağıtım zincirini hem de tüketim tercihlerini doğrudan etkilemektedir.
Parçada kahve bitkisindeki mantar hastalığı nedeniyle kahve üretiminin azalması (üretim süreci), lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin yavaşlamasına (dağıtım süreci) ve tüketicilerin alternatif içeceklere yönelmesine (tüketim süreci) yol açmıştır. Bu durum, üretimde yaşanan bir aksamanın diğer iki süreci de doğrudan etkilediğini gösterir. Bu nedenle üretim aşamasındaki olumsuzlukların dağıtım zincirini ve tüketim tercihlerini etkilediğini belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel sorunu ve etkilerini belirlemek.
Kahve üretimindeki düşüşün (üretim), lojistik faaliyetlerin yavaşlamasına (dağıtım) ve alternatif içeceklere yönelmeye (tüketim) yol açtığı görülmüştür.
Metinde geçen olayların hangi ekonomik süreçlere karşılık geldiğini doğru sınıflandırmak gerekir.
2
Süreçler arasındaki etkileşim yönünü analiz etmek.
Üretimdeki bir kesintinin (mantar hastalığı nedeniyle üretimin düşmesi), dağıtım (lojistik yavaşlama) ve tüketim (alternatif içeceklere yönelme) süreçlerini tetiklediği belirlenmiştir.
Soruda istenen ana fikir ve süreçler arası etkileşimin yönü bu şekilde ortaya konur.
3
Seçenekleri bu etkileşim doğrultusunda değerlendirmek.
Üretimdeki olumsuzlukların dağıtım zincirini ve tüketim tercihlerini doğrudan etkilediği yargısına ulaşılır.
Metindeki tüm unsurları kapsayan ve süreçler arası nedensellik ilişkisini doğru kuran yargıyı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin karşılıklı etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7059Soru

T��rk kültürünün tarihsel süreçteki göç hareketleri ve coğrafi yayılış aşamaları dikkate alındığında, haritada numaralandırılmış bölgelerde gerçekleşen kültürel gelişim ve yayılma aşamalarının geçmişten günümüze kronolojik sırası nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün tarihsel yayılış sırası; kültür ocağı olan Orta Asya'dan (I) başlayıp sırasıyla Hazar ve Maveraünnehir (II), Anadolu (III) ve son olarak Balkanlar (IV) şeklinde olmalıdır.
Türk kültürü tarihsel süreçte doğudan batıya doğru bir yayılma rotası izlemiştir. Bu doğrultuda gelişim ve yayılış sırası; kültürün doğuş yeri olan Orta Asya (I), İslamiyet ve yerleşik hayatla sentezlenen Hazar/Maveraünnehir (II), vatanlaşma ve yoğun imar faaliyetlerinin yapıldığı Anadolu (III) ve son olarak Osmanlı ile batı sınırına ulaşılan Balkanlar (IV) şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türk kültürünün çıkış noktası olan ilk coğrafi merkezin (kültür ocağı) belirlenmesi.
I numaralı alan olan Orta Asya'nın ilk sırada yer alması gerektiği saptanır.
Atlı göçebe kültürü ve ilk yazılı kaynaklar bu bölgede ortaya çıkmıştır.
2
Orta Asya'dan batıya yönelen göç dalgalarının ilk yerleşik temas alanının tespiti.
II numaralı Hazar ve Maveraünnehir Havzası'nın ikinci sıraya konması gerektiği belirlenir.
İslamiyet ile tanışma ve yerleşik yaşam unsurları bu coğrafyada kültüre entegre olmuştur.
3
Kültürün en kalıcı eserlerini verdiği ve yeni merkez haline getirdiği coğrafyanın belirlenmesi.
III numaralı Anadolu coğrafyasının üçüncü sıraya yerleştirilmesi sağlanır.
11. yüzyıl sonrasındaki Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu, Türk kültürünün yeni ağırlık merkezi olmuştur.
4
Kültürün batı yönündeki en son kalıcı genişleme ve sınır alanının belirlenmesi.
IV numaralı Balkanlar bölgesinin sıralamanın sonuna eklenmesi gerektiği anlaşılır.
Balkanlar'daki imar ve kültür faaliyetleri Osmanlı döneminin olgunluk evresinde gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Türk kültürünün doğduğu bölge (kültür ocağı) ve tarihsel süreçteki göçler sonucu yayıldığı alanlar ile bu alanlardaki somut kültürel miras ögeleri.
Soru 7060Soru

Türkiye haritasında numaralandırılarak gösterilen üç yörenin baskın fiziki coğrafya özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

YöreYer Şekilleriİklim ÖzellikleriArazi / Toprak Yapıs��
IEngebeli ve dağlık, kıyıya paralel uzanan yüksek dağ sırasıYıllık yağış miktarı yüksek, her mevsim nemliKilli ve kireçli bünye, yamaç dengesi hassas
IISade yer şekilleri, geniş düzlükler ve ovalarKurak ve yarı kurak, yaz sıcaklığı yüksekKireçli, tuzlu ve organik maddece fakir
IIIEngebeli yer şekilleri, yüksek platolar ve derin vadilerYaz yağışları alan sert karasal iklimÇernezyom (kara topraklar) ve alpin çayırlar

Bu yörelerin fiziki coğrafi özellikleri ile ekonomik faaliyetleri arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı yörede yüksek verimli çernezyom topraklarının bulunması, iklim koşullarının elverişliliği sayesinde bu yöreyi Türkiye'nin en önemli sebze ve meyve tarım merkezlerinden biri haline getirmiştir.

Cevap

III numaralı yörede yüksek verimli çernezyom topraklarının bulunmasının yöreyi Türkiye'nin en önemli sebze ve meyve tarım merkezlerinden biri haline getirdiği ifadesi söylenemez.
Tabloda III numaralı yöre olarak belirtilen alan Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars) platolarını temsil etmektedir. Bu alanda dünyanın en verimli yerli topraklarından olan çernezyomlar (kara topraklar) bulunmasına rağmen, yükseltinin fazla olmasına bağlı olarak sert karasal iklim koşulları hakimdir. Yaz mevsimi oldukça kısa ve serin geçer. Bu durum, bölgede sebze ve meyve tarımı gibi yüksek sıcaklık ve uzun yetişme dönemi isteyen tarımsal faaliyetleri sınırlandırmıştır. Bölge ekonomisi toprak verimliliğine dayalı tarımdan ziyade, yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlar sayesinde büyükbaş mera hayvancılığına yönelmiştir. Dolayısıyla, bu yörenin önemli bir sebze ve meyve tarım merkezi olduğu iddiası söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri ve coğrafi özellikleri analiz etme.
I numaralı yörenin Doğu Karadeniz kıyı kuşağı, II numaralı yörenin İç Anadolu (Konya çevresi) ovaları, III numaralı yörenin ise Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars) platoları olduğu tespit edilir.
Soruda verilen özelliklerin Türkiye coğrafyasındaki hangi bölgelerle eşleştiğini bulmak doğru yorumlama için gereklidir.
2
Yörelerin fiziki şartlarının ekonomik faaliyetlere etkisini değerlendirme.
I'de dağlık yapının sanayi alanlarını kıyıya sıkıştırdığı; II'de düz arazinin makineleşmeye uygun olduğu fakat kuraklığın nadası artırdığı; III'te ise sert karasal iklim ve yaz yağışlarının alpin çayırlara ve büyükbaş mera hayvancılığına yol açtığı belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu tablodaki fiziki parametrelerle karşılaştırmak için bu adım gereklidir.
3
Toprak ve iklim ilişkisindeki sınırlayıcı faktörü belirleme.
Çernezyom toprakların çok verimli olduğu bilgisi doğru olsa da, Kuzeydoğu Anadolu'da tarımsal üretimi belirleyen asıl sınırlandırıcı faktörün toprak verimliliği değil, sıcaklık yetersizliği ve kısa yaz süresi (sert karasal iklim) olduğu ortaya konur.
Toprağın verimli olmasının her zaman yüksek tarımsal çeşitlilik ve sebze/meyve tarımı anlamına gelmeyeceğini, iklimin sınırlandırıcı etkisini kavramak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

İklim ve yer şekillerinin tarımsal ve hayvansal faaliyetler üzerindeki sınırlayıcı etkisi ile toprak verimliliği-iklim etkileşimi.
ÖncekiSayfa 353 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin