Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 741Soru

İki Savaş Arası D��nem'de (1919-1939) dünyada faşizm, nazizm, militarizm ve komünizm gibi totaliter veya militarist eğilimlerin yükseliş sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması sırasıyla; İtalya'da faşist yönetimin önünü açan Roma Yürüyüşü (1922), SSCB'de Joseph Stalin'in tarımda kolektifleştirme politikasını ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nı ilan etmesi (1928), Japonya'nın militarist yayılmacılık doğrultusunda Mançurya'yı işgal etmesi (1931) ve Almanya'da Adolf Hitler'in cumhurbaşkanlığı ile şansölyeliği birleştirerek Führer ilan edilmesi (1934) şeklindedir.
İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Roma Yürüyüşü (1922), Stalin'in Birinci Beş Yıllık Planı (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931) ve Hitler'in kendisini Führer ilan etmesi (1934) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği yılları tespit edin.
Roma Yürüyüşü 1922, Stalin'in 5 Yıllık Planı 1928, Mançurya'nın İşgali 1931, Hitler'in Führer olması 1934 yılına aittir.
Sıralama yapabilmek için olayların tarihsel tarih aralıklarının veya yıllarının bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel sıralamayı yapın.
1922 < 1928 < 1931 < 1934 sıralaması ile doğru kronoloji elde edilir.
Eskiden yeniye doğru bir kronolojik dizilim oluşturmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem'de Totaliter ve Militarist Rejimlerin Kronolojik Gelişimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 742Soru

Osmanlı Devleti’nin XIX. yüzyılda izlediği denge stratejisi ve Şark Meselesi kapsamında yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Londra Konferansı kararlarının kabul edilmesi (1840), Kırım Savaşı sırasında ilk dış borcun alınması (1854), Kıbrıs'ın yönetiminin geçici olarak İngiltere'ye bırakılması (Haziran 1878) ve Berlin Antlaşmas��'nın imzalanması (Temmuz 1878) şeklindedir.
Denge stratejisi kapsamında gerçekleşen olayların kronolojik sıralaması yapıldığında; ilk olarak 1840 yılında Mısır Sorunu'nu çözen Londra Antlaşması gerçekleşmiştir. Ardından 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında ilk dış borç alınmıştır. Son olarak 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında Berlin Kongresi sürecinde, Haziran 1878'de Kıbrıs İngiltere'ye geçici olarak bırakılmış ve hemen ardından Temmuz 1878'de Berlin Antlaşması imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Konferansı'nın tarihini tespit etme
Mısır Sorunu'nun uluslararası bir statüye kavuştuğu Londra Antlaşması'nın tarihi 1840'tır.
Mehmed Ali Paşa isyanının büyümesi üzerine İngiltere ve diğer büyük güçlerin desteğini almak amacıyla bu adım atılmıştır.
2
İlk dış borçlanmanın yapıldığı dönemi belirleme
Kırım Savaşı (1853-1856) sırasında İngiltere'den alınan ilk borç 1854 tarihlidir.
Savaşın getirdiği ağır maliyetleri karşılamak amacıyla Avrupalı müttefiklerin finansal desteğine başvurulmuştur.
3
Kıbrıs'ın yönetiminin devredilmesi ve Berlin Antlaşması arasındaki kısa zaman farkını analiz etme
Kıbrıs'ın geçici devri Haziran 1878'de, Berlin Antlaşması ise Temmuz 1878'de gerçekleşmiştir.
Kıbrıs'ın geçici devri, Berlin Kongresi'nde İngiliz desteğini elde etmek için yapılan diplomatik bir ön hazırlıktır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıldaki dış politikası, denge stratejisi çerçevesinde büyük devletlerin çıkarlarından yararlanarak varlığını sürdürmeyi amaçlamıştır. Bu kapsamda Mısır Sorunu, Kırım Savaşı ve 93 Harbi gibi krizlerde diplomatik ittifaklar ve tavizler ön plana çıkmıştır.
Soru 743Soru

Sokrates'in insan zihninde doğuştan var olduğunu savunduğu bilgileri açığa çıkarmak amacıyla kullandığı diyalog yönteminin aşamalarının doğru ve kronolojik olarak sıralanabilmesi için aşağıdaki ifadeleri ilk adımdan son adıma doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sokratik yöntemin adımları kronolojik olarak; konuşmanın bilgisizlik beyanıyla başlatılıp ilk tanımların alınması, ardından ironi (alay) aşamasıyla bu tanımlardaki çelişkilerin ortaya konulması ve son olarak mayotik (doğurtma) aşamasıyla zihindeki doğuştan var olan bilginin açığa çıkarılması sırasını izler.
Sokratik yöntem mantıksal ve pedagojik olarak üç temel adımdan oluşur: Bilgisizlik beyanıyla konunun açılması, ardından ironi aşamasıyla yanlış sanıların çelişkiler yoluyla çürütülmesi ve en son olarak mayotik aşamasıyla temizlenen zihinden doğru bilgilerin soru-cevap yardımıyla doğurtulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sokratik diyaloğun başlangıç noktasının tespiti
Sokrates konuşmaya konu hakkında hiçbir şey bilmediğini söyleyerek başlar ve muhatabının görüşlerini sunmasına izin verir.
Tartışmanın başlayabilmesi ve muhatabın zihnindeki ilk fikirlerin açığa çıkması için bu adım zorunludur.
2
İroni (alay) evresinin belirlenmesi
Sokrates'in sorularıyla muhatabın tanımlarındaki mantıksal boşlukları ve çelişkileri ortaya çıkarması sağlanır.
Doğru bilgiye ulaşmanın ön koşulu, zihnin yanlış sanılardan ve ön yargılardan arındırılmasıdır.
3
Mayotik (doğurtma) evresinin belirlenmesi
Ön yargılardan kurtulan muhatabın, Sokrates'in rehberliğinde kendi zihnindeki doğruları keşfetmesi gerçekleşir.
Rasyonalist temele dayanan bu yöntemde amaç yeni bir bilgi öğretmek değil, ruhta zaten mevcut olanı hatırlatmaktır.

Anahtar Kavram

Sokratik Yöntem (İroni ve Mayotik)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 744Soru

Aşağıda Türkiye'nin farklı kıyılarında yer alan bazı önemli limanları verilmiştir. Bu limanları, art bölge (hinterland) genişlikleri ve yıllık ticaret hacimleri bakımından en gelişmiş olandan en az gelişmiş olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye limanlarının hinterland genişliği ve ticaret hacimlerine göre gelişmişlik sıralaması en yüksekten en düşüğe sırasıyla İstanbul (Ambarlı) Limanı, Mersin Limanı, Samsun Limanı ve Sinop Limanı şeklindedir.
Türkiye'de limanların ticari açıdan gelişmesi, doğrudan hinterlandının genişliğine ve iç bölgelerle olan ulaşım (özellikle demir yolu) bağlantılarına bağlıdır. İstanbul (Ambarlı) Limanı, ülkenin sanayi kalbi olan Marmara Bölgesi'ne hizmet ettiği için en geniş hinterlanda ve en yüksek ticaret hacmine sahiptir. Mersin Limanı, demir yolu bağlantıları ve serbest bölgesiyle Akdeniz'in en gelişmiş limanı olarak ikinci sıradadır. Samsun Limanı, Karadeniz'de demir yolu ulaşımı olan tek liman olarak hinterlandını genişletmiş ve bölgede üçüncü sıraya yerleşmiştir. Sinop Limanı ise doğal liman özelliğine sahip olsa da Küre Dağları'nın arkasında kalması ve demir yolu ağının bulunmaması nedeniyle hinterlandı en dar olan ve ticari olarak en az gelişen limandır.

Adım Adım Çözüm

1
Limanların konumlarını ve art bölgeleriyle olan ulaşım bağlantılarını analiz etmek.
İstanbul ve Mersin limanlarının kara ve demir yolu ağlarıyla çok geniş bir pazara bağlı olduğu, Samsun'un demir yolu bağlantısıyla orta derecede geliştiği, Sinop'un ise dağlık arazi nedeniyle iç kesimlerle bağlantısının koptuğu tespit edilir.
Bir limanın ticari kapasitesini belirleyen en önemli unsur, art bölgesiyle (hinterland) olan ulaşım kolaylığıdır.
2
Limanların hinterland genişliklerini ve ticaret hacimlerini karşılaştırmak.
İstanbul (Ambarlı) Limanı sanayi ve nüfus yoğunluğuyla ilk sırada yer alır. Mersin Limanı transit ticaret avantajıyla ikinci, Samsun Limanı Karadeniz'in bağlantı noktası olarak üçüncü, Sinop Limanı ise dar hinterlandı ile son sırada yer alır.
Limanların ticari fonksiyonları ve hizmet ettikleri bölgelerin ekonomik büyüklükleri sıralamayı doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Hinterland (Art Bölge) ve Liman Ticareti İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 745Soru

Küresel iklim değişiminin önemli bir halkası olan "albedo (yansıtma) geri besleme mekanizması"nın gerçekleşme aşamalarını neden-sonuç ili��kisine göre ilk aşamadan son aşamaya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; fosil yakıt tüketimiyle sera gazlarının artması, yer radyasyonunun atmosferde tutulması, sıcaklık artışıyla kutup buzullarının erimesi, albedonun azalarak koyu yüzeylerin açığa çıkması ve soğurulan güneş ışınlarının artmasıyla ısınmanın ivme kazanması şeklinde olmalıdır.
Süreç beşerî faaliyetlerle sera gazlarının atmosfere salınmasıyla başlar. Biriken gazların uzun dalgalı yer radyasyonunu tutması sıcaklıkları artırır. Artan sıcaklık kutup buzullarını eritir. Buzulların erimesi albedoyu düşürerek koyu yüzeylerin açığa çıkmasına neden olur. Koyu yüzeyler daha fazla güneş enerjisini soğurarak küresel ısınmayı daha da hızlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Süreci başlatan beşerî kaynağı tespit etmek
Atmosfere beşerî faaliyetlerle sera gazı salınması sürecin başlangıcıdır.
İnsan kaynaklı karbon salınımı atmosferin ısı tutma kapasitesini değiştiren ilk değişkendir.
2
Biriken gazların atmosferik etkisini belirlemek
Sera gazlarının yeryüzünden yansıyan uzun dalgalı yer radyasyonunu uzaya kaçmadan önce tutması gerçekleşir.
Gaz birikimi sera etkisini doğal sınırlarının ötesine taşıyarak küresel ısınmaya yol açar.
3
Sıcaklık artışının fiziksel coğrafyadaki ilk doğrudan etkisini bulmak
Sıcaklıkların yükselmesiyle yüksek enlemlerdeki buzul ve kar örtüsünün erimesi başlar.
Artan atmosferik sıcaklık buzulların erime sıcaklığı eşiğini aşmasına neden olur.
4
Yüzey yansıtma özelliğindeki değişimi (albedo) analiz etmek
Açık renkli buz örtüsünün yerini daha az yansıtıcı olan koyu renkli okyanus ve kara yüzeylerinin alması gerçekleşir.
Buzullar Güneş ışınlarını yüksek oranda yansıtırken (yüksek albedo), su ve karalar güneş ışınlarını soğurur.
5
Isı bütçesindeki değişimin döngüsel sonucunu saptamak
Yeryüzü tarafından soğurulan enerjinin artmasıyla sıcaklıkların daha da yükselmesi ve sürecin kendini beslemesi gerçekleşir.
Albedonun düşmesi absorbe edilen güneş enerjisini artırır, bu da daha fazla buzulun erimesine neden olan bir pozitif geri besleme döngüsü yaratır.

Anahtar Kavram

Albedo (Yansıtma gücü) ve Pozitif Geri Besleme Mekanizması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 746Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ve sonrasında isyanlara karşı alınan önlemlere ilişkin aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Osmanlı Mebusan Meclisi'ni kapatması, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Meclisin otoritesini sarsan isyanlara karşı Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve Alınan kararların ve yasaların hızlıca uygulanmasını sağlamak amacıyla İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması, neden-sonuç ilişkisine göre kurulabilir. İlk olarak Osmanlı Mebusan Meclisi kapatılmış, bu durum Büyük Millet Meclisi'nin açılmasını zorunlu kılmıştır. Meclis açıldıktan sonra çıkan isyanlara hukuki tedbir olarak Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmış, son aşamada bu kanunu uygulamak üzere İstiklal Mahkemeleri faaliyete geçirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un işgali ve Osmanlı meclisinin kapatılmasının tarihsel yerini saptama
Bu gelişme 16 Mart 1920'de yaşanmıştır.
Osmanlı parlamentosunun kapatılması, milli iradenin kesintiye uğramasına yol açarak Ankara'da yeni bir meclisin açılmasını hazırlayan temel olaydır.
2
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihini belirleme
Meclis, 23 Nisan 1920'de açılmıştır.
İstanbul'un işgalinden yaklaşık bir ay sonra, yeni Türk devletinin kurucu ve yürütücü organı Ankara'da faaliyetlerine başlamıştır.
3
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul tarihini belirleme
Bu yasa meclisin açılışından kısa süre sonra, 29 Nisan 1920'de yasalaşmıştır.
Meclisin açılmasıyla birlikte başlayan isyanlar karşısında hukuki otoriteyi korumak amacıyla yasama gücü kullanılmıştır.
4
İstiklal Mahkemeleri'nin kuruluş tarihini belirleme
Mahkemeler 11 Eylül 1920'de kurulmuştur.
Çıkarılan yasanın uygulanmasını ve isyancıların yargılanma sürecini hızlandırmak için yargısal bir güce ihtiyaç duyulmuştur.

Anahtar Kavram

TBMM'nin açılışı ve isyanlara karşı aldığı hukuki tedbirlerin kronolojik sırası
Soru 747Soru

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) dünya barışını koruma çabaları ile totaliter ve militarist rejimlerin yayılmacı faaliyetleri bir arada yaşanmıştır.

Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama Locarno Antlaşması (1925), SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın başlatılması (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931) ve İtalya'nın Habeşistan'a saldırması (1935) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması: Locarno Antlaşması (1925), SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgal etmesi (1931) ve İtalya'nın Habeşistan'a saldırması (1935) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen tarihi olayların gerçekleşme yıllarını belirlemek
Gelişmelerin yılları: Locarno Antlaşması 1925, SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı 1928, Mançurya'nın İşgali 1931, Habeşistan'ın İşgali 1935.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin meydana geldiği yılı doğru şekilde tespit etmek gerekmektedir.
2
Belirlenen yılları en eskiden en yeniye doğru sıralamak
1925 (Locarno) -> 1928 (SSCB Planı) -> 1931 (Mançurya) -> 1935 (Habeşistan) sıralaması elde edilir.
Soru kökündeki talimat doğrultusunda olaylar geçmişten günümüze doğru dizilmelidir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem Gelişmeleri ve Totaliter Rejimlerin Yayılmacı Politikaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 748Soru

Kurak ve yarı kurak bölgelerde tarımsal sulama amacıyla su kaynaklarının yanlış yöntemlerle (vahşi sulama) kullanılması, toprakta geri dönülemez çevresel bozulmalara yol açar. Buna göre, aşırı sulama yapılan kurak bir tarım bölgesinde toprak çoraklaşması ve verim kaybı ile sonuçlanan çevresel bozulma aşamalarını kronolojik ve neden-sonuç ilişkisine göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aşırı sulama sonucu çevresel bozulma sıralaması şu şekildedir: İlk olarak aşırı sulama nedeniyle taban suyunun yükselmesi gerçekleşir. Ardından yükselen bu su kılcal kanallarla y��zeye doğru mineral ve tuzları taşır. Daha sonra su buharlaşır ve tuz yüzeyde birikir. Son aşamada ise oluşan tuz tabakası çoraklaşmaya ve verim kaybına neden olur.
Doğru sıralama, aşırı sulama sonucu taban suyu yükselmesi, kılcallık etkisiyle tuzun yukarı taşınması, suyun buharlaşması ve nihayetinde tuz birikimiyle çoraklaşmanın oluşması adımlarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kontrolsüz sulamanın taban suyu üzerindeki etkisini belirlemek.
Aşırı suyun yeraltına sızmasıyla taban suyu seviyesi dikey olarak yükselir.
Sulama suyunun fazlası yeraltı su tablasını besler ve seviyesini yukarı çeker.
2
Yükselen yeraltı suyunun toprak katmanlarındaki hareketini incelemek.
Su, kapilarite (kılcallık) kanalları vasıtasıyla çözünmüş tuz ve mineralleri toprak yüzeyine taşır.
Toprağın gözenek yapısı, suyun yukarı doğru hareket etmesini sağlayan bir kılcallık etkisi yaratır.
3
Toprak yüzeyindeki fiziksel değişimi saptamak.
Yüzeye ulaşan su buharlaşırken suda çözünmüş haldeki tuzlar toprak yüzeyinde birikir.
Kurak bölgelerdeki yüksek sıcaklık ve şiddetli buharlaşma suyun buharlaşmasına, tuzun ise çökelmesine neden olur.
4
Biriken tuzların tarım arazisi üzerindeki nihai etkisini değerlendirmek.
Çoraklaşma gerçekleşir, tarımsal verim tamamen kaybolur ve arazi çölleşir.
Toprak yüzeyindeki yoğun tuz tabakası bitki köklerinin beslenmesini ve solunumunu engeller.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynak Kullanımının Farklı Yöntemleri ve Çevresel Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 749Soru

Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda karşılaştığı diplomatik krizler ve Şark Meselesi kapsamındaki gelişmelerle ilgili verilen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Navarin Olayı (1827) - Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841) - Paris Antlaşması (1856) - Berlin Antlaşması (1878) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması Navarin Olayı (1827), Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841), Paris Antlaşması (1856) ve Berlin Antlaşması (1878) şeklindedir. Bu olaylar XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü korumaya yönelik dış politik gelişmelerini ve Şark Meselesi kapsamındaki güç mücadelelerini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kronolojideki ilk gelişmeyi saptama
Navarin Olayı (1827)
Yunan İsyanı sırasında Osmanlı donanmasının Avrupalı devletlerce yakılması 1827'de gerçekleşmiştir.
2
Kronolojideki ikinci gelişmeyi saptama
Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841)
Boğazların statüsünü uluslararası düzeyde belirleyen bu sözleşme 1841 tarihlidir.
3
Kronolojideki üçüncü gelişmeyi saptama
Paris Antlaşması (1856)
Kırım Savaşı'nı sonlandıran ve Osmanlı'yı Avrupa devleti kabul eden antlaşma 1856 tarihlidir.
4
Kronolojideki son gelişmeyi saptama
Berlin Antlaşması (1878)
93 Harbi sonrasında imzalanan ve Şark Meselesi'nde önemli bir dönüm noktası olan antlaşma 1878 tarihlidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıl dış politikası ve Şark Meselesi kronolojisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 750Soru

Beşerî faaliyetlerin küresel iklim değişimi ��zerindeki etkileri ve bu değişimin çevre üzerindeki sonuçları dikkate alındığında, aşağıda verilen olayların neden-sonuç ilişkisine göre ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Sanayileşme ve ulaşım faaliyetlerinde fosil yakıtların kullanımının artması -> Atmosferdeki sera gazlarının oranının normal seviyelerin üzerine çıkması -> Yeryüzünden yayılan uzun dalgaboylu ışınların sera gazları tarafından daha fazla tutulması -> Artan sıcaklıklarla karasal buzul kütlelerinin erimesi -> Deniz seviyelerinin yükselip kıyı ovalarını sular altında bırakması.
Doğru sıralamada, küresel iklim değişiminin beşerî nedenlerinden (fosil yakıt kullanımı) başlanarak, bunun atmosferdeki gaz bileşimine etkisi (sera gazlarının artışı), ardından fiziki mekanizma (uzun dalgaboylu kızılötesi ışınların tutulması) ve son olarak da bu ısınmanın zincirleme çevresel etkileri (buzul erimesi ve deniz seviyesinin yükselmesi) neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde ardışık olarak sıralanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Neden-sonuç zincirinin başlangıç noktasını tespit etme
Sanayileşme ve ulaşım gibi beşerî faaliyetler nedeniyle kömür ve petrol gibi fosil yakıtların tüketiminin artması birinci sıradadır.
İnsan faaliyetleri küresel iklim değişimini tetikleyen temel yapay faktördür.
2
Fosil yakıt tüketiminin atmosfer bileşimine etkisini belirleme
Atmosferdeki karbondioksit (CO2CO_2) ve metan (CH4CH_4) gibi sera gazlarının oranının normal seviyelerin üzerine çıkması ikinci sıradadır.
Fosil yakıt yanması sonucu doğrudan atmosfere bu sera gazları salınır.
3
Sera gazlarındaki artışın ısıl etkisini analiz etme
Yeryüzünden uzaya doğru yayılan uzun dalgaboylu kızılötesi ışınların atmosferdeki sera gazları tarafından daha fazla tutulması (sera etkisinin kuvvetlenmesi) üçüncü sıradadır.
Sera gazları, yeryüzünün kızılötesi ışımasını absorbe etme özelliğine sahiptir.
4
Kuvvetlenen sera etkisinin küresel sıcaklıklara ve buzullara etkisini inceleme
Artan sıcaklıkların etkisiyle yüksek enlemlerdeki karasal buzul kütlelerinin erimeye başlaması dördüncü sıradadır.
Atmosferde tutulan ısı küresel sıcaklıkları artırır ve bu da kutup bölgelerindeki buzul erimelerini başlatır.
5
Buzul erimelerinin kıyı bölgeleri üzerindeki nihai sonucunu belirleme
Eriyen buzulların okyanuslara katılmasıyla deniz seviyelerinin yükselip kıyı ovalarını sular altında bırakması beşinci sıradadır.
Eriyen karasal buzulların suları deniz seviyesini yükselterek kıyı bölgelerinde kalıcı su baskınlarına yol açar.

Anahtar Kavram

Sera etkisinin kuvvetlenmesi ve küresel iklim değişiminin zincirleme fiziki coğrafya sonuçları
Soru 751Soru

Felsefi bir sorgulama veya soru sorma sürecinin metodolojik aşamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, felsefi bir sorunun inşası ve bu soruya yönelik sorgulama sürecinin baştan sona mantıksal ve metodolojik olarak doğru sırayla gerçekleşebilmesi için bu aşamaları ilk adımdan son adıma doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Felsefi sorgulama süreci; dogmatik kabullerin fark edilerek şüpheye düşülmesiyle başlar, ardından felsefi sorunun formüle edilmesiyle devam eder. Sonraki aşamada sorudaki kavramlar analiz edilir, tutarlı argümanlar geliştirilerek refleksif değerlendirme yapılır ve nihayetinde süreç kesin bir yanıtla bitirilmeyip yeni sorulara açık bırakılarak tamamlanır.
Doğru sıralamada, felsefi sorgulama gündelik dogmatik kabullerin sorgulanmasıyla başlar. Ardından soru formüle edilir, kavramsal analiz yapılır, refleksif biçimde argümanlar geliştirilir ve nihayetinde ulaşılan sonuçlar yeni sorulara açık olacak şekilde sonlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamanın belirlenmesi
Gündelik hayatta doğru veya apaçık kabul edilen dogmatik varsayımların, alışkanlıkların ve inançların fark edilerek şüpheye düşülmesi ilk adımdır.
Felsefi düşünüş ve soru sorma, verili olanı doğrudan kabul etmeyip hayret ve şüpheyle yaklaşmakla başlar.
2
Sorunun formüle edilmesi
Varsayımların altında yatan özü ve temelleri sorgulayan, kavramsal nitelikli bir felsefi sorunun net bir şekilde formüle edilmesi ikinci adımdır.
Fark edilen dogmatik varsayımlara yönelik eleştirel bir yaklaşım ancak bir soru çerçevesinde somutlaştırılabilir.
3
Kavramların analiz edilmesi
Soruda geçen temel kavramların çözümlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve kavramlar arasındaki ilişkilerin analiz edilmesi üçüncü adımdır.
Sorulan felsefi sorunun anlaşılması ve temellendirilebilmesi için sorunun kurucu ögeleri olan kavramların netleştirilmesi gerekir.
4
Temellendirme ve refleksif değerlendirme
Sorulan soruya yönelik tutarlı temellendirmeler geliştirilmesi ve bu argümanların refleksif bir biçimde kendi üzerine düşünülerek gözden geçirilmesi dördüncü adımdır.
Felsefe akıl yürütmeye dayanır ve düşüncenin kendi üzerine dönerek kendini denetlemesini gerektirir.
5
Sürecin ucu açık yapısının kurulması
Kesin ve genelgeçer bir yanıtla sorgulamayı bitirmek yerine, ulaşılan sonuçların yeni soru ve sorgulamalara kapı aralayacak şekilde açık uçlu bırakılması son adımdır.
Felsefi soruların kesin bir bitiş noktası yoktur, her felsefi yanıt yeni bir sorunun doğmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Felsefi soru sorma sürecinin aşamaları ve felsefi soruların refleksif, ucu açık, kavramsal olma özellikleri.
Soru 752Soru

Platon'un Devlet adlı eserinde geçen ünlü 'Mağara Benzetmesi'nde, bireyin yanılsamalardan (gölgelerden) kurtularak hakikate (İyi ideasına) ulaşma sürecini temsil eden aşağıdaki aşamaları, en alt kavrayış düzeyinden (mağaranın içinden) en üst kavrayış düzeyine (mağaranın dışına) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Mağaranın derinliklerindeki zincirli bireylerin gölgeleri gerçek sanması (eikasia), zincirlerin çözülüp yapay nesnelerin görülmesi (pistis), mağara dışındaki yansımaların izlenmesi (dianoia) ve nihayetinde Güneş'in doğrudan gözlemlenmesi (noesis) şeklindedir.
Doğru sıralama duyusal dünyadaki yanılsamalardan akılsal dünyadaki saf idraka doğru giden yolu takip eder. Bu doğrultuda başlangıç gölgelerin izlenmesi (eikasia), ardından yapay nesnelerin algılanması (pistis), sonrasında dış dünyadaki yansımaların çözümlenmesi (dianoia) ve son olarak Güneş'in kavranması (noesis) sırasıyla gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Mağara benzetmesindeki başlangıç noktasının belirlenmesi
İlk aşama mağaranın içinde zincirlenmiş halde sadece duvara yansıyan gölgeleri gerçeklik sanarak gözlemlemektir.
Duyular dünyasının en alt seviyesi olan gölgeler ve kopyalar ilk algı durumunu oluşturur.
2
Mağara içindeki fiziksel nesnelerin algılanış seviyesinin bulunması
İkinci aşama zincirlerin çözülüp mağaranın içindeki yapay nesnelerin ve ateşe dayalı yapay ışığın görülmesidir.
Bu durum gölgelerin ötesindeki fiziksel nesnelerin dünyasına geçişi temsil eder.
3
Mağara dışındaki dolaylı akılsal kavrayışın belirlenmesi
Üçüncü aşama mağaradan çıkıp dış dünyadaki nesnelerin sudaki yansımalarını ve gölgelerini görmektir.
İdealar dünyasının ilk aşaması olup doğrudan Güneş'e bakılamadığı için nesnelerin yansımaları incelenir.
4
Nihai hakikat aşamasının belirlenmesi
Son aşama her şeyin kaynağı olan Güneş'in kendisini doğrudan gözlemlemektir.
Güneş, varlığın ve bilginin en üst ilkesi olan İyi ideasını simgeler.

Anahtar Kavram

Platon'un Mağara Benzetmesi ve Bölünmüş Çizgi Kuramı'ndaki bilgi ve varlık dereceleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 753Soru

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'de iç ve dış politikada yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'de yaşanan gelişmelerin kronolojik sıralaması: İlk olarak 1940 yılında Millî Korunma Kanunu kabul edilmiş, ardından 1942 yılında Varlık Vergisi Kanunu yasalaşmıştır. Diplomatik alanda ise Ocak 1943 tarihinde Adana Görüşmesi yapılmış, son olarak Şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya'ya resmen savaş ilan edilmiştir. Bu doğrultuda doğru sıralama Millî Korunma Kanunu, Varlık Vergisi Kanunu, Adana Görüşmesi ve Almanya ile Japonya'ya savaş ilan edilmesi şeklindedir.
Sıralamadaki ilk olay 18 Ocak 1940 tarihli Millî Korunma Kanunu'dur. İkincisi 11 Kasım 1942 tarihli Varlık Vergisi Kanunu'dur. Üçüncüsü 30-31 Ocak 1943 tarihli Adana Görüşmesi'dir. Son olay ise 23 Şubat 1945 tarihli Almanya ve Japonya'ya savaş ilan edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik önlemler kapsamında ilk çıkarılan kanunun tespit edilmesi.
Savaşın hemen başında kabul edilen Millî Korunma Kanunu (18 Ocak 1940) birinci sırada yer alır.
Savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye'nin iç piyasada fiyat kontrolü ve üretim denetimi sağlama ihtiyacının ilk dönemde ortaya çıkması.
2
Savaş sürecinde çıkarılan diğer olağanüstü mali tedbirin tarihinin belirlenmesi.
Varlık Vergisi Kanunu (11 Kasım 1942) ikinci sırada yer alır.
Savaşın uzamasıyla karaborsanın ve enflasyonun artması üzerine ek vergi tedbirlerinin alınması.
3
Dış politikadaki müttefik baskılarını yansıtan diplomatik görüşmenin zamanının saptanması.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Winston Churchill arasındaki Adana Görüşmesi (30-31 Ocak 1943) üçüncü sırada yer alır.
Müttefiklerin mihver devletlere karşı taarruza geçmeye başladığı dönemde Türkiye'yi savaşa fiilen sokma girişimlerinin yoğunlaşması.
4
Savaşın sonuna doğru atılan nihai siyasi adımın belirlenmesi.
Almanya ve Japonya'ya resmen savaş ilan edilmesi (23 Şubat 1945) son sırada yer alır.
Yalta Konferansı'nda Birleşmiş Milletler kurucu üyeliği için savaş ilanı şartının getirilmesi nedeniyle savaşın son aylarında yapılan diplomatik hamle.

Anahtar Kavram

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'nin uyguladığı iç ekonomik politikalar ve dış diplomatik hamleler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 754Soru

Atmosferdeki serbest azotun (N2N_2) canlılar tarafından organik madde sentezinde kullanılması ve döngünün tamamlanarak tekrar atmosfere dönmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk aşamadan son aşamaya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Biyotik fiksasyon (baklagil köklerindeki bakterilerce azotun bağlanması), Nitrifikasyon (amonyağın nitrata dönüştürülmesi), Asimilasyon (bitkilerin nitratı organik bileşiklere katması) ve Denitrifikasyon (azotun atmosfere geri verilmesi) şeklindedir.
Azot döngüsü, atmosferdeki azotun toprağa bağlanmasıyla (fiksasyon) başlar. Topraktaki azotun bitkilerce alınabilir nitrata dönüştürülmesi (nitrifikasyon) gerekir. Nitratı alan bitkiler bunu organik moleküllere çevirir (asimilasyon). Son olarak, topraktaki fazla azot gaz haline getirilip atmosfere geri verilir (denitrifikasyon). Bu nedenle sıralama fiksasyon, nitrifikasyon, asimilasyon ve denitrifikasyon şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Atmosferik azotun toprağa bağlanma (fiksasyon) sürecini belirlemek.
Havadaki serbest azot gazı, baklagillerin köklerindeki Rhizobium bakterileri tarafından toprağa bağlanarak amonyak formuna dönüştürülür.
Canlılar atmosferdeki serbest azotu doğrudan gaz halinde bünyelerine katamazlar, bu y��zden ilk aşamada azotun toprağa bağlanması şarttır.
2
Bağlanan azotun nitrifikasyon sürecini analiz etmek.
Oluşan amonyak, kemosentetik nitrifikasyon bakterilerince önce nitrite (NO2NO_2^-), sonra nitrata (NO3NO_3^-) dönüştürülür.
Bitkilerin azotu emebilmesi için azotun suda çözünebilir nitrat tuzları formuna dönüştürülmesi gerekir.
3
Nitrattaki azotun organik madde yapısına katılması (asimilasyon) sürecini belirlemek.
Bitkiler nitratı kökleriyle alarak protein ve nükleik asit gibi organik bileşiklere dönüştürür.
Azot elementinin üreticiler vasıtasıyla besin zincirine ve canlıların yapısına dahil olması bu aşamada gerçekleşir.
4
Azotun atmosfere geri salınımı (denitrifikasyon) sürecini belirlemek.
Topraktaki fazla azotlu bileşikler, denitrifikasyon bakterilerince serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürülerek havaya verilir.
Ekosistemdeki azot dengesinin korunması ve döngünün tamamlanarak başlangıç noktasına dönmesi için bu son aşama gereklidir.

Anahtar Kavram

Azot döngüsünün temel aşamalarının (fiksasyon, nitrifikasyon, asimilasyon, denitrifikasyon) sırasıyla işleyişi.
Soru 755Soru

Atmosferin korunması ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla hazırlanan aşağıdaki uluslararası çevre politikası adımlarını, kabul ediliş yıllarına göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla Montreal Protokolü (1987), Rio Zirvesi'nde BMİDÇS'nin imzaya açılması (1992), Kyoto Protokolü (1997) ve Paris Anlaşması (2015) şeklindedir.
Çevre politikalarında atmosfer ve iklim koruma süreçleri kronolojik olarak Montreal Protokolü (1987), Rio Zirvesi (1992), Kyoto Protokolü (1997) ve Paris Anlaşması (2015) sırasında gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Montreal Protokolü'nün tarihini belirleme
Protokol 1987 yılında kabul edilmiştir.
Ozon tabakasının korunmasına yönelik ilk büyük küresel yaptırım adımıdır.
2
Rio Dünya Çevre Zirvesi ve BMİDÇS'nin tarihini belirleme
Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.
Küresel ısınma konusundaki çerçevenin uluslararası düzeyde ilk kez resmi olarak çizilmesini sağlamıştır.
3
Kyoto Protokolü'nün tarihini belirleme
Protokol 1997 yılında kabul edilmiştir.
Rio'da kabul edilen çerçeve sözleşmenin hayata geçirilmesi için ülkelere somut sera gazı kısıtlama yükümlülükleri getirilmiştir.
4
Paris Anlaşması'nın tarihini belirleme
Anlaşma 2015 yılında kabul edilmiştir.
Sera gazı azaltımı ve küresel ısınmanın 2C2^\circ\text{C} sınırlandırılması hedeflerine yönelik en güncel geniş katılımlı anlaşmadır.

Anahtar Kavram

Küresel iklim ve atmosfer koruma anlaşmalarının tarihsel gelişim sırası
Soru 756Soru

Osmanlı Devleti'nde anayasal düzene geçiş ve demokratikleşme sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, gerçekleştikleri dönemleri dikkate alarak kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sened-i İttifak (1808) -> Tanzimat Fermanı (1839) -> Islahat Fermanı (1856) -> Kanun-ı Esasî / I. Meşrutiyet (1876)
Osmanlı Devleti'nde demokratikleşme adımları Sened-i İttifak (1808) ile başlar, Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856) ile devam eder, anayasal düzene geçişi sağlayan Kanun-ı Esasî'nin kabulü (1876) ile en olgun aşamasına ulaşır. Bu nedenle kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru bu tarihi seyri izlemelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerde belirtilen demokratikleşme adımlarının hangi belgelere veya olaylara karşılık geldiğini tespit edin.
Padişahın mutlak yetkilerinin ayanlar karşısında sınırlandırılması Sened-i İttifak'a (1808), tüm tebaayı kapsayan kanun üstünlüğü Tanzimat Fermanı'na (1839), gayrimüslimlere yerel meclis üyeliği hakkı verilmesi Islahat Fermanı'na (1856), anayasa ve meclis yoluyla halkın yönetime katılması ise I. Meşrutiyet'e (1876) işaret etmektedir.
Belgelerin temel nitelikleri ve getirdiği yenilikler, olayların doğru teşhis edilmesi için en önemli ipuçlarıdır.
2
Tespit edilen bu tarihi adımların gerçekleştikleri yılları veya dönemleri belirleyin.
Sened-i İttifak 1808, Tanzimat Fermanı 1839, Islahat Fermanı 1856 ve I. Meşrutiyet 1876 yılında ilan edilmiştir.
Doğru kronolojik dizilimi oluşturmak için her bir olayın kesin tarihsel sırasının belirlenmesi gerekir.
3
Olayları en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayın.
Dizilim sırasıyla 1808 (Sened-i İttifak), 1839 (Tanzimat Fermanı), 1856 (Islahat Fermanı) ve 1876 (I. Meşrutiyet) şeklindedir.
Soruda gelişmelerin geçmişten günümüze (en eskiden en yeniye) doğru sıralanması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde anayasacılık ve demokratikleşme aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 757Soru

Küresel iklim değişiminde rol oynayan ve sıcaklık artışını daha da tetikleyen pozitif geri besleme (albedo geri beslemesi) mekanizmasının gerçekleşme aşamalarını, ilk basamaktan son basamağa doğru neden-sonuç ilişkisine uygun şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama; sera gazı birikimiyle küresel sıcaklıkların artması, buzulların erimesi, koyu renkli yüzeylerin açığa çıkması, yansıtma oranının (albedo) azalarak soğurmanın artması ve bu durumun sıcaklık artışını daha da hızlandırması şeklindedir.
Küresel ısınmanın pozitif geri besleme (albedo) mekanizması, dışsal bir etkiyle sıcaklıkların artması sonucu buzulların erimesi, eriyen alanlarda koyu yüzeylerin açığa çıkması, bunun sonucunda güneş enerjisi yansıtmasının (albedo) azalıp soğurmanın artması ve nihayetinde bu ısının küresel sıcaklıkları daha da yükseltmesi şeklinde gerçekleşen dairesel ve birbirini besleyen bir neden-sonuç ilişkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tetikleyici faktörün belirlenmesi
İnsan faaliyetleri sonucu sera gazlarının artması ve buna bağlı olarak küresel sıcaklıkların yükselmesi ilk basamaktır.
Döngünün başlayabilmesi için öncelikle sıcaklıkları artıracak bir dış etkinin (sera etkisi artışı) meydana gelmesi şarttır.
2
Sıcaklık artışının doğrudan fiziksel sonucunun bulunması
Sıcaklıkların artmasıyla kutuplardaki ve yüksek dağlardaki kar ve buzul örtüleri erimeye başlar.
Artan sıcaklıklar kriyosferdeki (buz küre) buz kütlelerinin erime eşiğini aşmasına yol açar.
3
Erime sonrası yüzeyde meydana gelen değişimin incelenmesi
Eriyen buzulların altından daha koyu renkli kara ve okyanus yüzeyleri açığa çıkar.
Buzul örtüsü ortadan kalktığında altındaki coğrafi ortam (koyu renkli toprak veya su) görünür hale gelir.
4
Yüzey değişimi ile albedo ilişkisinin kurulması
Koyu yüzeylerin artmasıyla yeryüzünün albedo (yansıtma) oranı düşer ve güneş enerjisi soğurması artar.
Koyu renkli cisimler üzerlerine düşen ışığı beyaz yüzeylere göre çok daha az yansıtır ve bünyelerinde tutar.
5
Soğurulan enerjinin sisteme geri besleme etkisinin analiz edilmesi
Yeryüzünde biriken ısı enerjisi artarak küresel ısınma sürecini daha da hızlandırır.
Soğurulan fazla enerji atmosferin ve yeryüzünün daha da ısınmasına yol açarak döngüyü pozitif yönde besler.

Anahtar Kavram

Albedo ve Pozitif Geri Besleme Mekanizmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 758Soru

Aristoteles’in *Metafizik* adlı eserinin girişinde ele aldığı, insanda bilginin ve bilmenin ortaya çıkışındaki bilişsel aşamalar aşağıda karışık olarak verilmiştir.

Buna göre, duyusal algıdan başlayıp ilk nedenlerin kuramsal bilgisine (bilgeliğe) uzanan bu bilişsel süreçleri basitten karmaşığa (en alt basamaktan en üst basamağa) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama duyusal algılama, duyusal izlenimlerin zihinde korunması, pratik aşinalığın kazanılması, tümel bir kuralın tasarlanması ve ilk nedenlerin kuramsal düzeyde kavranması şeklindedir.
Aristoteles'in bilgi anlayışına göre bilme süreci tekil duyumlarla başlar, bu duyumların bellekte kalmasıyla deneyim oluşur, deneyimden tümel kurallara sahip sanat/teknik üretilir ve en nihayetinde nedenlerin bilgisi olan kuramsal bilime (bilgeliğe) ulaşılır. Bu nedenle doğru sıralama duyum, bellek, deneyim, sanat ve bilim/bilgelik sırasını takip etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Aristoteles'in bilgi hiyerarşisinde en alt basamağın duyum (duyusal algı) olduğunu belirlemek.
İlk sıraya 'Çevredeki tekil nesne ve olayların duyu organları aracılığıyla doğrudan algılanması' aşaması yerleştirilir.
Aristoteles'e göre tüm canlılarda ortak olan ilk bilişsel adım duyumdur.
2
Duyusal verilerin zihinde kalıcılık kazanmasıyla bellek aşamasına geçildiğini saptamak.
İkinci sıraya 'Duyusal izlenimlerin zihinde korunarak geçmişe yönelik bir hatırlama yetisine dönüşmesi' yerleştirilir.
Bellek, duyusal algıların zihinde saklanabilmesiyle mümkün olur.
3
Bellekte biriken benzer kayıtların insan zihninde bir pratik aşinalık yani deneyim oluşturduğunu bulmak.
Üçüncü sıraya 'Aynı türden tekil durumlara dair zihinsel kayıtların birikmesiyle pratik bir aşinalık ve iş yapabilme becerisinin kazanılması' yerleştirilir.
Deneyim, bellekte saklanan tekil izlenimlerin çokluğundan ve birikiminden doğar.
4
Deneyimlerin ötesine geçilerek kuramsal bir genellemeye, yani benzer durumlar için tümel kurallar koyan sanat aşamasına ulaşıldığını belirlemek.
Dördüncü sıraya 'Deneyimlerin ötesine geçilerek, benzer durumların tamamı için geçerli olan tümel bir kuralın veya yöntemin tasarlanması' yerleştirilir.
Sanat (tekhne), deneyimden türetilen ancak deneyimi aşan tümel bir kurallar bütünüdür.
5
Son aşamada ise pratik yararın ötesinde, şeylerin ilk nedenlerini ve kuramsal yasalarını araştıran bilim/bilgelik düzeyine gelindiğini saptayarak sıralamayı tamamlamak.
Son sıraya 'Olguların pratik faydalarından bağımsız olarak, onları var kılan ilk nedenlerin ve yasaların kuramsal düzeyde kavranması' yerleştirilir.
Bilim veya bilgelik (sophia), pratik faydadan bağımsız olarak nedenlerin kendisine yönelen en üstün bilişsel düzeydir.

Anahtar Kavram

Aristoteles'in epistemolojisinde bilmenin basamakları (Duyum, Bellek, Deneyim, Sanat, Bilim)
Soru 759Soru

Platon'un Devlet adlı eserinde sunduğu 'Bölünmüş Çizgi Analojisi'ne göre, insan zihni duyulur dünyadan (sanı/doksa) düşünülür dünyaya (bilgi/episteme) doğru yükselirken belirli bilgi aşamalarından geçer. Buna göre, aşağıda karışık olarak verilen bilgi aşamalarını en düşük (gölgeler dünyası) bilgi düzeyinden en yüksek (idealar dünyası) bilgi düzeyine doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

En düşükten en yükseğe doğru sıralama: Duyusal dünyadaki gölgelere dayanan tahminler (Eikasia), fiziksel nesnelere dayanan inançlar (Pistis), matematiksel nesnelere dayanan çıkarımsal düşünme (Dianoia) ve en nihayetinde ideaları doğrudan kavrayan akılsal kavrayış (Noesis) şeklindedir.
Platon'un bilgi hiyerarşisinde en alt düzey yansımalara dayanan tahmindir (eikasia). Bunu fiziksel nesnelerin algısı olan inanç (pistis) takip eder. Düşünülür dünyaya geçildiğinde ise varsayımlarla işleyen matematiksel düşünme (dianoia) ve en üstte ideaların doğrudan kavranması olan akılsal kavrayış (noesis) yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Duyulur dünya (doksa) ve düşünülür dünya (episteme) arasındaki temel ayrımı belirlemek.
İlk iki aşama duyulur dünyaya (tahmin ve inanç), son iki aşama ise düşünülür dünyaya (çıkarımsal düşünme ve akılsal kavrayış) aittir.
Platon felsefesinde ontolojik ve epistemolojik gerçeklik hiyerarşisi duyulur olandan akılsal olana doğru yükselir.
2
Duyulur dünya içindeki aşamaları kendi arasında sıralamak.
Gölgeler ve yansımalar (tahmin) fiziksel nesnelerin kendilerinden (inanç) daha az gerçektir, dolayısıyla tahmin inançtan önce gelir.
Yansımalar nesnelerin kopyası olduğundan epistemolojik açıdan en zayıf düzeydir.
3
Düşünülür dünya içindeki aşamaları kendi arasında sıralamak.
Matematiksel varsayımlarla düşünme (dianoia), ideaları doğrudan diyalektik ile kavramaktan (noesis) daha aşağıdadır.
Noesis, varsayımlardan bağımsız olarak ilk ilkeye (İyi İdeası) ulaşan en yüksek akıl düzeyidir.

Anahtar Kavram

Platon'un Bölünmüş Çizgi Analojisi ve Bilgi Hiyerarşisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 760Soru

Sağlıklı bir bireyde, aktif uyanıklık halinden derin uykuya geçiş sürecinde beyinde baskın hale gelen dalga türleri ve bunlara eşlik eden bilinç durumları aşağıda verilmiştir. Bu durumları, bilincin dış dünyaya açıklık ve farkındalık düzeyinin en yüksek olduğu durumdan en düşük olduğu duruma doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Beta dalgalarının baskın olduğu aktif uyanıklık durumu, Alpha dalgalarının gözlendiği dingin uyanıklık durumu, Theta dalgalarının belirdiği hafif uyku durumu ve Delta dalgalarının baskın olduğu derin uyku durumu şeklindedir.
Doğru sıralama, beyindeki elektriksel aktivitenin frekansının en yüksek olduğu (en aktif) Beta dalgalarından başlayıp sırasıyla Alpha, Theta ve en düşük frekanslı (en derin uyku) Delta dalgalarına doğru ilerler.

Adım Adım Çözüm

1
Aktif uyanıklık durumundaki beyin dalgası tespit edilir.
Dış dünyayla yoğun etkileşim ve problem çözme süreçlerinde Beta dalgaları (1330 Hz13-30\text{ Hz}) baskındır. Bu durum bilincin en açık olduğu evredir.
Sıralamaya bilincin en açık olduğu en yüksek farkındalık düzeyinden başlanmalıdır.
2
Dingin uyanıklık durumundaki beyin dalgası belirlenir.
Birey gözlerini kapattığında ve rahatladığında, fakat henüz uykuya dalmadığında Alpha dalgaları (812 Hz8-12\text{ Hz}) baskın hale gelir.
Aktif uyanıklıktan hafif uykuya geçişin köprüsü olan sakinleşme evresini konumlandırmak gerekir.
3
Hafif uyku durumundaki beyin dalgası bulunur.
Uykuya geçişin ilk aşamalarında (N1 evresi) beyinde Theta dalgaları (47 Hz4-7\text{ Hz}) gözlenir ve bilinç dış dünyaya kapanmaya başlar.
Uyanıklık evrelerinden sonra uykunun ilk ve en hafif evresinin sıralanması gerekir.
4
Derin uyku durumundaki beyin dalgası belirlenir.
Uykunun en derin evrelerinde (N3 yavaş dalga uykusu) en yavaş beyin dalgaları olan Delta dalgaları (0.54 Hz0.5-4\text{ Hz}) baskınlaşır.
Bilincin dış dünyaya karşı duyarlılığının en düşük olduğu evre sıralamanın sonuna yerleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Bilinç Düzeyleri ve EEG Beyin Dalgaları İlişkisi
ÖncekiSayfa 38 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin