Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8641Soru

Bir orman ekosistemindeki besin zincirinde yer alan canlılar arasında enerji akışı üreticiden tüketiciye doğru gerçekleşir.

Buna göre, aşağıda verilen canlıları güneş enerjisinin besin zincirindeki aktarım sırasına göre (ilk halkadan son halkaya doğru) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Canlıların güneş enerjisinin besin zincirindeki aktarım sırasına göre (ilk halkadan son halkaya doğru) doğru sıralaması: Meşe ağacı, Tırtıl, Dere kuşu ve Atmaca şeklindedir.
Doğru sıralama güneş enerjisini doğrudan kullanan üretici canlıdan (Meşe ağacı) başlayarak, sırasıyla otçul tüketiciye (Tırtıl), otçulla beslenen etçile (Dere kuşu) ve son olarak yırtıcı etçile (Atmaca) doğru gitmelidir. Bu durum besin zincirindeki tek yönlü enerji aktarımını yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Üretici organizmanın belirlenmesi
Meşe ağacı, fotosentez yoluyla güneş ışığını kimyasal enerjiye çeviren üretici canlıdır ve zincirin ilk basamağını oluşturur.
Besin zincirinde enerji akışı her zaman üreticilerden başlar.
2
Birincil tüketicinin (otçul) belirlenmesi
Tırtıl, meşe ağacının yapraklarını yiyerek beslenen otçul (birincil tüketici) canlıdır ve ikinci basamakta yer alır.
Üreticilerle beslenen otçullar besin zincirinin ikinci trofik düzeyini oluşturur.
3
İkincil tüketicinin belirlenmesi
Dere kuşu, tırtılla beslenen etçil (ikincil tüketici) canlıdır ve üçüncü basamakta yer alır.
Otçullarla beslenen küçük etçiller besin zincirinde bir sonraki aşamayı oluşturur.
4
Üçüncül tüketicinin (yırtıcı) belirlenmesi
Atmaca, dere kuşuyla beslenen yırtıcı etçil (üçüncül tüketici) canlıdır ve bu besin zincirinin son basamağında yer alır.
Etçillerle beslenen büyük yırtıcılar genellikle besin zincirinin en üst basamaklarında konumlanır.

Anahtar Kavram

Besin zincirindeki trofik düzeyler ve enerji akış yönü.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8642Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında modernist ve postmodernist çizgide eser veren yazarlar, romanlarında geleneksel anlatı kalıplarını kırarak özgün anlatım teknikleri ve temalar kullanmışlardır. Buna göre, sol sütunda verilen romanları sağ sütundaki en belirgin açıklayıcı özellikleriyle doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anayurt Oteli
Gölgesizler
Korsan Çıkmazı
Bir Düğün Gecesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anayurt Oteli romanı Zebercet karakterini ve bilinç akışı tekniğini barındıran açıklamayla; Gölgesizler romanı gerçek-düş sınırındaki taşra köyünü ve yazma eylemini merkeze alan açıklamayla; Korsan Çıkmazı romanı iki kadının dostluğunu ve kadın duyarlılığını yansıtan açıklamayla; Bir Düğün Gecesi romanı ise bir düğün daveti çevresindeki siyasi-toplumsal tahlili sunan açıklamayla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; yalnızlık ve yabancılaşma temalı Zebercet karakterini içeren açıklama Anayurt Oteli ile, köydeki gizemli kayboluşları ve yazma eylemini konu edinen üstkurmaca açıklama Gölgesizler ile, iki kadının dostluğunu ele alan anlatım Korsan Çıkmazı ile ve bir düğündeki davetlilerin monologlarıyla şekillenen anlatım ise Bir Düğün Gecesi ile eşleştirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve kurgusal temellerini belirleme
Sol sütundaki eserlerin Yusuf Atılgan (Anayurt Oteli), Hasan Ali Toptaş (Gölgesizler), Nezihe Meriç (Korsan Çıkmazı) ve Adalet Ağaoğlu (Bir Düğün Gecesi) tarafından yazıldığı saptanır.
Eşleştirmeye başlamadan önce eserlerin kime ait olduğunu bilmek özellikleri ayırt etmeyi kolaylaştırır.
2
Karakter ve anlatım tekniği eşleştirmelerini yapma
Zebercet karakteri Anayurt Oteli ile; Meli ve Berna'nın dostluğu Korsan Çıkmazı ile; Ömer, Tezel ve Fitnat gibi karakterlerin düğündeki iç monologları Bir Düğün Gecesi ile; köydeki kayboluş temalı üstkurmaca yapı ise Gölgesizler ile eşleşir.
Karakterler ve anlatı teknikleri eserlerin en ayırt edici özellikleridir.
3
Doğru eşleştirme çiftlerini oluşturma
Anayurt Oteli -> Zebercet odaklı açıklama, Gölgesizler -> Gerçek-düş sınırları ve yazma eylemi odaklı açıklama, Korsan Çıkmazı -> İki kadının dostluğu odaklı açıklama, Bir Düğün Gecesi -> Düğün daveti ve çok sesli anlatım odaklı açıklama şeklinde eşleştirilir.
Tüm eserler belirleyici özellikleriyle doğru şekilde çiftleştirilmiş olur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Modernist ve Postmodernist Eserlerin İçerik ve Anlatım Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8643Soru

Aşağıda verilen karasal biyomları, karşılarında yer alan karakteristik iklim ve bitki örtüsü özellikleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Savan Biyomu
Tayga Ormanları Biyomu
Tundra Biyomu
Çöl Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Savan Biyomu tropikal uzun boylu otlarla; Tayga Ormanları Biyomu sert karasal iklimdeki iğne yapraklı ormanlarla; Tundra Biyomu donmuş topraklardaki likenlerle; Çöl Biyomu ise kurak bölgelerdeki dikenli bitkilerle eşleşir.
Eşleştirmede, Savan Biyomu tropikal enlemlerdeki uzun boylu otlarla; Tayga Biyomu sert karasal iklimdeki iğne yapraklı ormanlarla; Tundra Biyomu donmuş topraklardaki likenlerle; Çöl Biyomu ise kurak bölgelerdeki kaktüs benzeri dikenli bitkilerle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Savan Biyomunun coğrafi dağılışını ve bitki örtüsü yapısını incelemek.
Savan biyomunun 102010^\circ - 20^\circ enlemlerindeki yazları yağışlı tropikal bölgede uzun ot topluluklarından oluştuğu tespit edilir.
Savan ikliminin temel karakteristiklerini belirlemek için.
2
Tayga Ormanlarının iklim ve ağaç türü ilişkisini analiz etmek.
Tayga biyomunun sert karasal iklim bölgelerinde iğne yapraklı ormanlardan (çam, göknar, ladin) oluştuğu görülür.
İğne yapraklı ormanların dağılışını sert karasal iklimle bağdaştırmak için.
3
Tundra iklimi ve toprak yapısının bitki örtüsü üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Tundra biyomunun yılın büyük kısmında donmuş topraklar üzerinde gelişen liken ve yosunlardan oluştuğu anlaşılır.
Aşırı soğuk kutup altı bölgelerindeki bitki örtüsü sınırlarını belirlemek için.
4
Kuraklık ve yüksek sıcaklık farklarının bitki adaptasyonuna etkisini incelemek.
Çöl biyomunun yıllık yağışın çok az olduğu alanlarda su depolayabilen dikenli bitkilerden oluştuğu belirlenir.
Kurak bölge adaptasyonlarını analiz etmek için.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların iklim ve bitki örtüsü özelliklerine göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8644Soru

Yoğun sisli bir sabahta yürüyüşe çıkan Aylin, yol kenarında duran bir çöp kovasını kendisine doğru yaklaşan vahşi bir hayvan olarak algılayıp korkmuştur. Diğer yandan, yüksek ateş nedeniyle hastanede yatan ve bilinci bulanık olan Can ise odada hiç kimse olmamasına rağmen duvarlarda böceklerin yürüdüğünü gördüğünü söyleyerek paniklemektedir.

Buna göre Aylin ve Can'ın yaşadığı bu durumlar sırasıyla aşağ��dakilerin hangisinde doğru olarak sınıflandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İllüzyon - Halüsinasyon

Cevap

İllüzyon - Halüsinasyon
Doğru yanıt, ilk durumdaki fiziksel nesnenin hatalı algılanmasını illüzyon olarak, ikinci durumdaki nesnesiz algılamayı ise halüsinasyon olarak sırasıyla tanımlayan seçenektir. Aylin'in durumunda çöp kovası fiziksel bir uyarıcıdır; Can'ın durumunda ise ortamda hiçbir uyarıcı yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Aylin'in deneyimini dış uyarıcının varlığı açısından incelemek.
Aylin'in karşısında çöp kovası adında gerçek ve fiziksel bir nesne bulunmaktadır. Ancak sisli hava nedeniyle bu nesneyi yanlış yorumlayarak vahşi bir hayvan olarak algılamıştır. Dış dünyadaki fiziksel bir uyarıcının yanlış algılanması durumuna illüzyon adı verilir.
İlk durumun doğru psikolojik kavramını tespit etmek.
2
Can'ın deneyimini dış uyarıcının varlığı açısından incelemek.
Can'ın odasında hiçbir fiziksel uyarıcı (böcek) bulunmamaktadır. Ateşli hastalık ve bilinç bulanıklığı nedeniyle zihninde böcekler canlandırmaktadır. Dış dünyada fiziksel bir uyarıcı olmadığı halde varmış gibi algılanması durumuna ise halüsinasyon denir.
İkinci durumun doğru psikolojik kavramını tespit etmek.
3
Elde edilen kavramları sırasıyla birleştirmek.
Birinci durum illüzyon, ikinci durum halüsinasyon olarak sınıflandırılır.
Sıralı eşleşmeyi seçenekler arasından bulmak.

Anahtar Kavram

İllüzyon ile halüsinasyon arasındaki en temel fark dış dünyada somut bir fiziksel uyarıcının bulunup bulunmamasıdır. İllüzyonda var olan bir uyarıcı yanlış algılanırken, halüsinasyonda dışarıda hiçbir uyarıcı yokken algılama gerçekleşir.
Soru 8645Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi romanlarını, sağ sütunda yer alan ve bu eserlerin yönelimlerini (millî-dinî zevk ve duyarlılık veya bireyin iç dünyasını esas alan) yansıtan tematik açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İbrahim Efendi Konağı
Hilal Görününce
Fahim Bey ve Biz
Küçük Dünya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İbrahim Efendi Konağı eseri konak hayatının çöküşü ve tasavvufi derinlikle; Hilal Görününce eseri Kırım Türklerinin millî mücadelesiyle; Fahim Bey ve Biz eseri hayalperest bir bireyin yalnızlığıyla; Küçük Dünya eseri ise Nesrin'in iç dünyası ve taşra bunaltısıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede millî-dinî duyarlılığı ve bireyin iç dünyasını yansıtan dört özgün eser, olay örgüleri ve karakter odaklı tematik tanımlarıyla hatasız biçimde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve ait oldukları edebi yönelimleri gruplandırın.
İbrahim Efendi Konağı (Samiha Ayverdi) ve Hilal Görününce (Sevinç Çokum) millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan romanlar; Fahim Bey ve Biz (Abdülhak Şinasi Hisar) ile Küçük Dünya (Emine Işınsu) ise bireyin iç dünyasını esas alan romanlardır.
Soruyu doğru çözebilmek için öncelikle eserlerin genel edebi yönelimlerini ve yazarlarını saptamak gerekir.
2
Milli-dini zevk ve duyarlılığı yansıtan eserlerin açıklamalarını analiz edin.
Osmanlı konak hayatının çözülüşü ve tasavvufi derinlik İbrahim Efendi Konağı ile eşleşir. Kırım Türklerinin vatan savunması ve millî kimlik mücadelesi ise Hilal Görününce ile eşleşir.
Yazarların tematik ilgileri ve eserlerin özet bilgileri eşleştirmeyi doğrulamaktadır.
3
Bireyin iç dünyasını esas alan eserleri tahlil edin.
Hayal dünyasında yaşayan Fahim Bey karakteri Fahim Bey ve Biz romanının odak noktasıdır. Nesrin'in Urfa'daki taşra hayatı, evlilik hayal kırıklıkları ve iç dünyası ise Küçük Dünya romanı ile eşleşir.
Roman kahramanlarının isimleri ve psikolojik durumları doğru eseri bulmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Romanında Tematik Eğilimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8646Soru

Atatürk ilkeleri, Türk inkılabının temel düşünce yapısını oluşturan ve birbirini tamamlayan dinamik prensiplerdir. Buna göre, sol sütunda verilen tarihî gelişmeleri, sağ sütundaki doğrudan ilişkili oldukları Atatürk ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen sonucun alınamaması üzerine, devletin doğrudan sermaye koyarak büyük sanayi tesislerini kurmas�� ve planlı kalkınmayı bizzat yürütmesi.
1924 yılında Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasıyla din işlerinin devlet işlerinden ayrılması.
1934 yılında çıkarılan kanunla toplumsal alanda ayrıcalık ifade eden 'ağa, paşa, efendi, bey' gibi lakap ve unvanların kullanılmasının yasaklanması.
1926 yılında yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasular��nda deniz ticareti ve liman işletme imtiyazlarının yalnızca Türk bayraklı gemilere verilmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu sonrası yatırımların devlet eliyle yapılması Devletçilik ile, Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması Laiklik ile, ayrıcalık belirten unvan ve lakapların yasaklanması Halkçılık ile, Kabotaj Kanunu'nun kabulü ise Milliyetçilik ilkesiyle eşleşmektedir.
Devletin Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun ardından yatırımları bizzat üstlenmesi Devletçilik; Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılarak din işlerinin devletten ayrılması Laiklik; unvan ve lakapların yasaklanarak eşitliğin getirilmesi Halkçılık; Kabotaj Kanunu ile karasularında millî egemenliğin kurulması ise Milliyetçilik ilkesine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci gelişmenin analiz edilmesi
Teşvik-i Sanayi Kanunu özel sektörü desteklemeyi hedeflerken, bu kanunun yetersiz kalması üzerine devletin bizzat ekonomik yatırımlara girişmesi anlatılmaktadır. Bu durum karma ekonomik modeli ve doğrudan devlet müdahalesini öngören Devletçilik ilkesiyle eşleşir.
Devletçilik ilkesi, özel teşebbüsün yetersiz kaldığı durumlarda devletin ekonomik kalkınmayı doğrudan üstlenmesini ifade eder.
2
İkinci gelişmenin analiz edilmesi
Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılarak devlet işleri ile din işlerinin ayrılması, kurumların rasyonel esaslara oturtulması belirtilmektedir. Bu durum din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılmasını savunan Laiklik ilkesiyle eşleşir.
Laiklik ilkesi, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının akla, bilime dayanmasını ve dinî otoritelerden bağımsız olmasını savunur.
3
Üçüncü gelişmenin analiz edilmesi
Toplumsal eşitliği sağlamak amacıyla ayrıcalıklı unvanların (ağa, paşa vb.) kaldırılması ifade edilmektedir. Bu durum kanun önünde eşitliği, sınıf ayrımının reddini ve sosyal adaleti amaçlayan Halkçılık ilkesiyle eşleşir.
Halkçılık ilkesi, hiçbir kişiye, aileye veya sınıfa imtiyaz tanınmamasını ve tüm vatandaşların eşit kabul edilmesini temel alır.
4
Dördüncü gelişmenin analiz edilmesi
Kabotaj Kanunu ile Türk denizlerinde ticaret hakkının yabancılardan alınarak yalnızca Türk gemilerine tanınması yani millîleştirilmesi anlatılmaktadır. Bu durum millî egemenlik ve millî çıkar odaklı olan Milliyetçilik ilkesiyle eşleşir.
Milliyetçilik ilkesi, ulusal çıkarların korunmasını, bağımsızlığı ve ekonomik alanda da millî egemenliğin kurulmasını öngörür.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkelerinin kavramsal özellikleri ve inkılaplarla ilişkisi
Soru 8647Soru

Aşağıdaki dizelerden hangisi, Türk şiirinde 'İkinci Yeni' anlayışına uzak, '1960 Sonrası Toplumcu Şiir' anlayışına yakın bir şaire ait olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıkılma sakın arkana bakma
Dövüşenler de var bu yeryüzünde
Fabrika işçileri, park bekçileri
Pırıl pırıl insanlar var sokaklarda

Cevap

Y��kılma sakın arkana bakma / Dövüşenler de var bu yeryüzünde / Fabrika işçileri, park bekçileri / Pırıl pırıl insanlar var sokaklarda
Doğru cevap olan 'Yıkılma sakın arkana bakma...' ile başlayan dizeler, Ataol Behramoğlu'na aittir. Bu dizeler, 1960 sonrası toplumcu şiirin en belirgin özelliklerinden olan ideolojik söylem, direnç, işçi sınıfı ve sokaktaki sıradan çalışan insanlarla dayanışma (fabrika işçileri, park bekçileri) ve topluma umut aşılama gibi temaları barındırır. İkinci Yeni'nin kapalı ve soyut dilinden tamamen uzak, doğrudan kitlelere hitap eden açık bir söyleyişe sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin dil, üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
Dizelerde yer alan 'dövüşenler', 'fabrika işçileri', 'park bekçileri' ve 'yıkılmama' çağrısı, şiirin toplumsal bir direnişi, umudu ve sınıfsal unsurları konu edindiğini gösterir.
Şiirin ait olduğu edebi eğilimi ve zihniyeti belirlemek için dil ve tema anahtardır.
2
Şiirin İkinci Yeni ve 1960 Sonrası Toplumcu Şiir akımları ile ilişkisini kurmak.
İkinci Yeni şiiri soyut, bireysel ve kapalı bir anlatıma sahipken; bu dizeler son derece açık, doğrudan ve kitlelere hitap eden (toplumcu) bir yapıdadır. Bu durum, dizelerin 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışıyla yazıldığını kanıtlar.
Soruda istenen iki akım arasındaki estetik ve tematik farkı ortaya koymak.
3
Seçeneklerdeki dizelerin sahiplerini ve edebi topluluklarını belirlemek.
'Yıkılma sakın arkana bakma...' dizelerinin Ataol Behramoğlu'na ait olduğunu ve şairin 1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirin öncülerinden olduğunu belirleyerek doğru cevaba ulaşılır.
Doğru şair-topluluk eşleştirmesiyle seçeneği doğrulamak.

Anahtar Kavram

1960 Sonrası Toplumcu Şiir ve İkinci Yeni Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8648Soru

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı'nda kendi sınırlarında veya sınırları dışında açtığı taarruz cepheleri olan Kafkas ve Kanal cephelerinin stratejik hedefleri incelendiğinde;

I. Kaybedilmiş olan eski Osmanlı topraklarını geri alma arzusu,
II. Turancılık (Pantürkizm) fikrinin etkisiyle Orta Asya'daki topluluklarla birleşme hedefi,
III. İtilaf Devletleri'nin birbirleriyle olan bağlantı yollarını keserek müttefik Almanya'nın savaş yükünü hafifletme gayesi

durumlarından hangilerinin her iki cephe için de ortak bir amaç olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Doğru cevap, geçmişte kaybedilen toprakları geri alma gayesi ile İtilaf Devletleri'nin bağlantı yollarını kesip müttefik Almanya'nın üzerindeki yükü azaltma amaçlarının ortak olduğunu belirten seçenektir. Kafkas Cephesi'nde 93 Harbi ile Rusya'ya bırakılan Kars, Ardahan ve Batum; Kanal Cephesi'nde ise İngiliz işgalindeki Mısır geri alınmak istenmiştir. Ayrıca her iki cephede de Almanya'nın stratejik yönlendirmesiyle İtilaf güçlerinin (İngiltere ve Rusya) lojistik ve askeri irtibatını kesmek ve Alman cephelerindeki baskıyı hafifletmek amaçlanmıştır. Turancılık fikri ise yalnızca Kafkas Cephesi için geçerli bir ideolojik hedeftir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafkas ve Kanal cephelerinin toprak kazanma hedeflerini incelemek.
Kafkas Cephesi'nde 93 Harbi ile Rusya'ya bırakılan Kars, Ardahan ve Batum'un; Kanal Cephesi'nde ise 1882'de İngiltere tarafından işgal edilen Mısır'ın geri alınması amaçlanmıştır. Bu durum I. öncülü her iki cephe için de ortak kılar.
Geçmişte kaybedilen toprakları kurtarma isteğinin cephelerin açılışındaki etkisini tespit etmek.
2
Cephelerin ideolojik temellerini karşılaştırmak.
Turancılık (Pantürkizm) ideolojisi, Kafkasya üzerinden Orta Asya Türkleri ile birleşmeyi hedefleyen Kafkas Cephesi'ne özgüdür. Kanal Cephesi'nde ise bu fikrin bir karşılığı yoktur, orada daha çok İslamcılık ve stratejik kazanımlar ön plandad��r. Bu durum II. öncülü ortak olmaktan çıkarır.
İdeolojik hedeflerin cepheler arasındaki dağılımını doğru analiz etmek.
3
Almanya ile yapılan askeri ortaklığın cepheler üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Almanya; Kafkas Cephesi ile Rusya'nın, Kanal Cephesi ile de İngiltere'nin dikkatini bu bölgelere çekerek kendi üzerindeki Avrupa cepheleri baskısını azaltmayı amaçlamıştır. Ayrıca Süveyş Kanalı üzerinden İngiltere'nin sömürge yollarının kesilmesi hedeflenmiştir. Bu durum III. öncülü her iki cephe için de ortak yapar.
İttifak stratejilerinin ve İtilaf bağlantılarını kesme hedeflerinin ortaklığını belirlemek.
4
Sonuçları sentezleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Analizler sonucunda I ve III. öncüllerin ortak, II. öncülün ise ortak olmadığı görülür. Bu doğrultuda doğru cevap belirlenir.
Elde edilen verileri birleştirerek nihai karara varmak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki taarruz cephelerinin (Kafkas ve Kanal) açılma nedenleri ve stratejik hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8649Soru

Aylin, yeni katıldığı prestijli bir iş yemeğinde hangi yemeğin hangi çatal veya bıçakla yeneceğini bilemediği için iş arkadaşlarını dikkatle gözlemlemiş ve onların kulland��ğı sırayı takip etmiştir. Diğer yandan arkadaş grubuyla sinemaya giden Burak ise korku filmlerinden hiç hoşlanmadığı halde, arkadaşlarının alaycı tavırlarına maruz kalmamak ve gruptan dışlanmamak adına onlarla birlikte korku filmine bilet alıp izlemiştir.

Bu parçada Aylin ve Burak'ın sergilediği davranışlar, sosyal psikolojide sırasıyla aşağıdaki sosyal etki türlerinden hangisiyle açıklan��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgi sağlayıcı sosyal etki - Kuralsal sosyal etki

Cevap

Aylin'in davranışı bilgi sağlayıcı sosyal etkiye, Burak'ın davranışı ise kuralsal sosyal etkiye örnektir.
Aylin'in durumunda doğru davranışı öğrenmek adına başkalarının taklit edilmesi bilgi sağlayıcı sosyal etkiyi, Burak'ın durumunda ise grup normuna onaylanmak ve dışlanmamak amacıyla uyulması kuralsal sosyal etkiyi temsil eder. Bu nedenle bilgi sağlayıcı sosyal etki ve kuralsal sosyal etki sırasıyla doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Aylin'in durumunu analiz etmek
Aylin belirsiz bir sosyal durumda ne yapacağını bilmediğinden, doğru bilgiye ulaşmak için diğerlerini gözlemler. Bu davranış bilgi sağlayıcı sosyal etki kapsamındadır.
Bireyin belirsizlik anlarında doğru olanı bulmak için çevresini bilgi kaynağı olarak kullanması bilgi sağlayıcı sosyal etkiyi oluşturur.
2
Burak'ın durumunu analiz etmek
Burak kendi beğenilerine aykırı olmasına rağmen alay edilmemek ve grup bütünlüğüne uyum sağlamak için hareket eder. Bu davranış kuralsal sosyal etki kapsamındadır.
Bireyin gruptan dışlanmaktan kaçınmak ve onaylanmak adına sergilediği uyum davranışı kuralsal sosyal etkiyi oluşturur.
3
İki durumu sırasıyla birleştirmek
Sırasıyla bilgi sağlayıcı sosyal etki ve kuralsal sosyal etki kavramları doğru eşleşmedir.
Parçadaki örneklerin kavramsal karşılıkları sırasıyla bu şekildedir.

Anahtar Kavram

Sosyal Etki Türleri (Bilgi Sağlayıcı ve Kuralsal Sosyal Etki)
Soru 8650Soru

Türkiye'de nadas tarımı, özellikle yağış azlığı ve kuraklığın belirgin olduğu bölgelerde toprağın bir yıl ekilip ertesi yıl dinlendirilmesi şeklinde uygulanır. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) gibi sulama projelerinin faaliyete geçtiği alanlarda nadasa ayrılan toprak miktarı hızla azalmaktadır.

Buna göre, tarımda sulama olanaklarının artırılmasıyla nadas alanlarının azalması, nadas uygulamasının temelinde aşağıdaki sorunlardan hangisinin yer aldığını gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nem ve su yetersizliği

Cevap

Nem ve su yetersizliği
Doğru cevap, nem ve su yetersizliği ifadesidir. Nadas tarımı, yağış azlığı nedeniyle toprağın kaybettiği nemi geri kazanması amacıyla bir yıl boş bırakılmasıdır. Sulama projeleri ile toprağa su sağlandığında bu nem açığı ortadan kalkar ve nadas ihtiyacı biter.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin tanımı ve yapılma amacı incelenir.
Nadasın, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem oranını artırmak amacıyla uygulandığı belirlenir.
Nadas uygulamasının temel nedeninin nem (su) eksikliği olduğunu anlamak.
2
Sulama projelerinin (GAP, KOP) tarım üzerindeki etkisi analiz edilir.
Bu projeler sayesinde tarım alanlarına su ulaştırıldığı ve toprağın su ihtiyacının yapay olarak karşılandığı görülür.
Sulamanın nem yetersizliği sorununu nasıl ortadan kaldırdığını açıklamak.
3
Sulama olanaklarının artması ile nadas alanlarının azalması ilişkilendirilir.
Sulama sayesinde toprağın boş bırakılmasına (nadasa) gerek kalmadığı ve nem/su yetersizliğinin çözüldüğü sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nadas tarımı, kuraklık ve sulama ilişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 8651Soru

Asya Hun Devleti'nin en parlak dönemini yaşatan Mete Han, askeri üstünlüğüne rağmen Çin İmparatorluğu'nu tamamen işgal edip topraklarına katmak yerine, onu vergiye bağlayarak dışarıdan denetlemeyi tercih etmiştir.

Mete Han'ın izlediği bu politikanın temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk nüfusunun kalabalık Çin nüfusu içerisinde millî benliğini kaybetmesini (asimile olmasını) önlemek istemesi

Cevap

Türk nüfusunun kalabalık Çin nüfusu içerisinde millî benliğini kaybetmesini (asimile olmasını) önlemek istemesi
Mete Han'ın Çin İmparatorluğu'nu yenilgiye uğratmasına rağmen topraklarına katmamasının temel sebebi, Türk nüfusunun kalabalık Çin nüfusu içinde asimile olmasını ve millî kimliğini kaybetmesini önlemektir. Bu stratejiyle Hunların askerî ve siyasi bağımsızlığı korunurken, ekonomik olarak Çin'den vergi alınması sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mete Han'ın Çin seferlerindeki askeri ve siyasi stratejisini analiz etmek.
Mete Han'ın Çin'i askeri olarak yenmesine rağmen topraklarına katmayıp vergiyle yetindiği görülür.
Hun devlet politikasının dış ilişkilerdeki sınırlandırma nedenini saptamak.
2
Hun ve Çin toplumlarının nüfus yapısını ve demografik özelliklerini karşılaştırmak.
Çin'in çok kalabalık ve yerleşik bir nüfusa, Hunların ise daha az ve konargöçer bir nüfusa sahip olduğu tespit edilir.
Toplumlar arası etkileşimin nüfus dengeleri üzerinden yaratacağı olası sonuçları değerlendirmek.
3
Kültürel asimilasyon tehlikesini ve bağımsızlık ilkesini ilişkilendirmek.
Azınlıkta kalan Hun nüfusunun Çin topraklarında yerleşik hayata geçerek erimesi riskinin önlenmeye çalışıldığı anlaşılır.
Politikanın gerisindeki temel korumacı/millî amacı bulmak.

Anahtar Kavram

Mete Han'ın Çin Politikası ve Asimilasyon Riski
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8652Soru

Yeni Türk Devleti'nin kuruluş sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki siyasi inkılaplar ile bu inkılapların doğrudan ortaya çıkardığı siyasi ve demokratik sonuçları en uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)
Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)
Kadınlara siyasi hakların verilmesi (1930-1934)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saltanatın kaldırılması - Lozan'da iki başlılığın önlenmesi ve TBMM'nin tek temsilci olması; Cumhuriyetin ilanı - Kabine sistemine geçilerek hükümet bunalımının çözülmesi; Halifeliğin kaldırılması - Laikleşmenin hızlanması ve eski rejime dönüş umutlarının son bulması; Kadınlara siyasi hakların verilmesi - Seçmen kitlesinin genişletilmesi ve ulusal iradede tam temsiliyetin sağlanması.
Siyasi inkılaplar kronolojik ve mantıksal bir sırayla birbirini tamamlamıştır. Saltanatın kaldırılmasıyla Lozan'daki iki başlılık önlenmiş ve TBMM tek meşru güç olmuştur. Cumhuriyetin ilanıyla hükümet bunalımı çözülmüş ve kabine sistemine geçilmiştir. Halifeliğin kaldırılmasıyla laikleşme hızlanmış ve eski rejime dönüş umutları bitmiştir. Kadınlara siyasi haklar verilmesiyle de seçmen kitlesi genişletilerek ulusal irade tam olarak meclise yansıtılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Saltanatın kaldırılmasının tarihsel ve diplomatik sonuçlarını analiz etmek.
1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasının Lozan öncesinde İstanbul Hük��meti ile TBMM arasındaki iki başlılığı önlediği ve ulusal egemenliğin önündeki saltanat engelini kaldırdığı belirlenir.
Saltanatın kaldırılması doğrudan ulusal egemenlik yolunda atılmış ilk büyük adımdır.
2
Cumhuriyetin ilanının getirdiği hükümet sistemi değişikliğini ve siyasi krizi incelemek.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanı ile meclis hükümeti sisteminin yol açtığı yürütme krizinin kabine sistemine geçilerek aşıldığı tespit edilir.
Cumhuriyetin ilanı devletin adını koymuş ve hükümet bunalımını çözmüştür.
3
Halifeliğin kaldırılmasının laikleşme ve rejim güvenliği üzerindeki etkilerini değerlendirmek.
3 Mart 1924'te halifeliğin kaldırılmasıyla laik devlet yapısının güçlendiği ve eski monarşik düzene dönüş yollarının kapatıldığı görülür.
Halifelik eski rejimin sembolü olduğundan kaldırılması laik cumhuriyeti güvence altına almıştır.
4
Kadınlara tanınan siyasi hakların temsili demokrasi açısından önemini saptamak.
1930-1934 yılları arasında kadınlara verilen hakların ulusal iradenin meclise eksiksiz yansımasını sağladığı anlaşılır.
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların siyasi haklar elde etmesi demokratik temsilde eşitliği tamamlar.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi siyasi inkılaplarının neden-sonuç ilişkileri, demokratikleşme ve devlet teşkilatlanmasındaki rolleri.
Soru 8653Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen edebî tavırları ve yazar yaklaşımlarını, sağ sütundaki akım ve temsilci özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şair Evlenmesi komedisinde akılcı ve ahlaki bir eleştiri sunarak töre komedisi geleneğini Batılı tarzda ilk kez uygulayan edebî tavır
İntibah romanında kahramanların kaderlerini tesadüflerle şekillendiren, yazarın kendi kişiliğini gizlemeyerek coşkun tasvirler yaptığı edebî tavır
Cimri (L'Avare) adlı eserde insan tabiatının değişmeyen genel bir zaafını evrensel bir tip üzerinden, akıl ve sağduyu çerçevesinde sahneleyen edebî tavır
Hernani oyunu ve Cromwell ön sözüyle klasik tiyatronun üç birlik kuralını yıkarak duygu ve hayal gücünü tiyatroya taşıyan edebî tavır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şair Evlenmesi'ndeki akılcı töre eleştirisi Şinasi'nin klasisizm anlayışıyla; İntibah'taki coşkun tasvirler Namık Kemal'in romantizm anlayışıyla; Cimri oyunundaki evrensel cimri tipi Molière'in klasisizm komedya anlayışıyla; Hernani ve Cromwell ile klasik kuralların yıkılması ise Victor Hugo'nun romantizm dram anlayışıyla eşleşir.
Şair Evlenmesi'nde Şinasi akıl ve mantık çerçevesinde töre eleştirisi yaparak klasik bir tavır sergiler; İntibah'ta Namık Kemal yazarın kişiliğini gizlemeyerek ve coşkulu tasvirler yaparak romantik bir tutum takınır; Cimri'de Molière insan doğasının değişmez zaafını evrensel tip üzerinden klasik kurallarla işler; Hernani oyununda ise Victor Hugo romantizmin kural tanımaz yapısını dram türüyle ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve bu yazarların bağlı olduğu edebî akımları belirleme
Şair Evlenmesi Şinasi (Klasisizm), İntibah Namık Kemal (Romantizm), Cimri Molière (Klasisizm), Hernani Victor Hugo (Romantizm) olarak tespit edilir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için öncelikle eser-sanatçı ve akım ilişkisinin kurulması gerekir.
2
Metinlerdeki edebî tavır açıklamaları ile yazar ve akım özelliklerini karşılaştırma
Şair Evlenmesi'ndeki akılcılık Şinasi ile; İntibah'taki duygusallık Namık Kemal ile; Cimri'deki evrensel insan doğası Molière ile; Hernani'deki kuralsızlık ise Victor Hugo ile eşleşir.
Her eserin temsil ettiği akımın anahtar kelimeleri (akıl/sağduyu, duygu/coşku, evrensel tip, kuralsızlık/dram) üzerinden nihai eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Klasisizm ve Romantizm akımlarının temel felsefeleri, kuralları ve bu akımların Türk ve dünya edebiyatındaki temsilcileri ile eserlerinin eşleştirilmesi.
Soru 8654Soru

Doğal kaynaklar; doğada bulunan, oluşumunda insanın doğrudan etkisinin olmadığı ve ekonomik faaliyetlerde hammadde ya da enerji kaynağı olarak kullanılan unsurlardır. Buna göre, aşağıdaki sol sütunda verilen açıklamaların sağ sütundaki doğal kaynak örnekleriyle doğru eşleştirilmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanayi Devrimi ile birlikte demirin eritilmesi ve demir yolu ulaşımında kullanımıyla küresel ekonominin merkezine oturan, belirli bir rezerve sahip tükenebilir enerji kaynağı
Yer kabuğunun derinliklerindeki yüksek sıcaklık ve basınç altındaki sıcak su ve buhardan elde edilen, konut ısıtması ve elektrik üretiminde kullanılan belirli şartlarda yenilenebilir kaynak
Sanayileşmiş ülkelerin çevre politikalarında öncelik verdiği, dışa bağımlılığı azaltan ve kullanım süresince rezervi tükenmeyen daimi kaynak
Tarımsal üretimin temelini oluşturan, aynı zamanda ormancılık ve inşaat sanayisine hammadde sağlayan, beşerî tahribat olmadığı sürece kendini yenileyebilen kaynak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki açıklamalar ile sağ sütundaki kaynaklar sırasıyla şu şekilde eşleşmelidir: Birinci açıklama taş kömürüyle, ikinci açıklama jeotermal kaynaklarla, üçüncü açıklama rüzgâr ve güneş enerjisiyle, dördüncü açıklama ise toprak ve orman örtüsüyle eşleşmelidir.
Doğal kaynakların sınıflandırılması ve ekonomik yansımaları göz önüne alındığında; taş kömürünün Sanayi Devrimi ile demir-çelik sanayisinde demiri eritmek için kullanılan sınırlı rezervli (tükenebilir) bir kaynak olması; jeotermal kaynakların yer altı sıcak sularından elde edilen ve beslendiği sürece yenilenebilen bir kaynak olması; rüzgâr ve güneş enerjisinin tükenmeyen daimi kaynaklar olması; toprak ve bitki örtüsünün ise beşerî tahribat olmadığı sürece kendini yenileyebilen tarımsal ve sanayi hammaddesi olması doğru eşleştirmeleri oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklamada yer alan 'Sanayi Devrimi ile demirin eritilmesinde kullanılan tükenebilir kaynak' ifadesini analiz etmek.
Bu ifadenin yüksek kalori değeriyle demir-çelik sanayisinde kullanılan taş kömürüyle eşleştiğini belirlemek.
Taş kömürü Sanayi Devrimi'nin temel enerji kaynağıdır ve tükenebilir özelliktedir.
2
İkinci açıklamada geçen 'yer kabuğunun derinliklerindeki sıcak su ve buhardan elde edilen kaynak' ifadesini değerlendirmek.
Bu kaynağın jeotermal kaynaklar olduğunu tespit etmek.
Jeotermal enerji yeraltındaki sıcak sular ve buhardan elde edilir ve rezervin korunması şartıyla yenilenebilir.
3
Üçüncü açıklamada belirtilen 'rezervi tükenmeyen daimi kaynak' ifadesini incelemek.
Bu grubun rüzgâr ve güneş enerjisi olduğunu bulmak.
Rüzgâr ve güneş gibi kaynaklar doğada sürekli döngü halinde olan ve tükenmeyen daimi kaynaklardır.
4
Dördüncü açıklamada yer alan 'tarımsal üretimin temeli ve ormancılığa hammadde sağlayan yenilenebilir kaynak' ifadesini analiz etmek.
Bu tanımın toprak ve orman örtüsü ile eşleştiğini doğrulamak.
Toprak tarımın, orman ise kereste ve kağıt sanayisinin hammaddesidir ve belirli şartlarda kendilerini yenileyebilirler.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların sınıflandırılması (tükenebilir, daimi, belirli şartlarda yenilenebilen) ve ekonomik faaliyetlerdeki kullanım alanları.
Soru 8655Soru

Türkiye, küresel jeopolitik arenada hem fiziki coğrafyasından kaynaklanan kalıcı (statik) değerlere hem de zamanla değişebilen beşeri, siyasi ve ekonomik (dinamik) süreçlere sahiptir. Bu unsurların doğru analiz edilmesi, ülkenin bölgesel ve küresel politikalarının şekillenmesinde kritik rol oynar.

Buna göre, Türkiye'nin coğrafi konumu ve jeopolitik özellikleri ile ilgili;

I. Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırma mücadeleleri, kıyıların geometrik yapısına dayandığı için komşu ülkelerle olan siyasi ilişkilerden etkilenmeyen tamamen statik bir jeopolitik unsurdur.
II. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının coğrafi konumu fiziki (statik) bir özellik iken, bu su yollarının geçiş rejimini düzenleyen Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı hukuki statü zamanla deği��ebilen dinamik bir unsurdur.
III. Hazar Havzası ve Orta Doğu enerji kaynaklarının Batı pazarlarına ulaştırılmasında üstlendiği köprü rolü, küresel pazar taleplerine ve boru hattı projelerine göre şekillenen dinamik bir unsurdur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İstanbul ve Çanakkale boğazlarının coğrafi konumu fiziki (statik) iken Montrö Sözleşmesi'nin sağladığı hukuki statünün dinamik bir unsur olması ve enerji taşımacılığındaki köprü rolünün küresel pazar ve projelere bağlı dinamik bir unsur olması yönündeki ifadeler doğrudur.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının fiziki varlığı statik iken bu boğazlardaki egemenlik ve geçiş kurallarını düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin dinamik olması (ikinci öncül) ve enerji koridoru rolünün küresel pazar talepleri ile boru hattı yatırımlarına göre değişmesi (üçüncü öncül) jeopolitik konumun statik ve dinamik unsurlarını doğru şekilde yansıtmaktadır. Bu nedenle ikinci ve üçüncü öncüllerin doğru kabul edildiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin jeopolitik konumuna etki eden statik (değişmeyen) ve dinamik (değişen) unsurları tanımlamak ve ayırt etmek.
Coğrafi konum, yer şekilleri ve boğazlar gibi fiziki özellikler statik; siyasi anlaşmalar, enerji koridorları, ittifaklar ve askeri güç gibi beşeri/ekonomik faktörler dinamik unsurlardır.
Soruda verilen öncüllerin doğru sınıflandırılması için bu ayrım gereklidir.
2
Birinci öncülde geçen deniz yetki alanları ve MEB mücadelelerinin niteliğini incelemek.
Deniz yetki alanları mücadeleleri ve sınırlandırma anlaşmaları (örneğin Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşması gibi), komşu ülkelerin siyasi rejimlerinden ve diplomatik ilişkilerinden doğrudan etkilenen yüksek düzeyde dinamik süreçlerdir. Bu yüzden birinci öncül yanlıştır.
Kıyıların geometrik yapısı fiziki (statik) olsa da yetki alanlarının belirlenmesi ve sınır mücadeleleri siyasi/hukuki (dinamik) bir süreçtir.
3
İkinci öncülde geçen boğazların coğrafi konumu ve Montrö Sözleşmesi'nin niteliğini analiz etmek.
Boğazların fiziki varlığı yeryüzü şeklidir ve statiktir; fakat geçiş rejimini belirleyen Montrö Boğazlar Sözleşmesi uluslararası hukuki bir metindir ve siyasi şartlara göre değişebilecek dinamik bir unsurdur. Bu yüzden ikinci öncül doğrudur.
Aynı coğrafi bölgedeki fiziki varlık ile beşeri/hukuki statü farkını ayırt etmek gerekir.
4
Üçüncü öncülde geçen enerji koridoru rolünü değerlendirmek.
Türkiye'nin Hazar ve Orta Doğu enerjisini Avrupa'ya taşıma rolü, küresel petrol/doğalgaz talebine, yeni keşfedilen rezervlere ve boru hattı projelerine (TANAP vb.) bağlı olarak sürekli güncellenen ekonomik ve dinamik bir jeopolitik unsurdur. Bu yüzden üçüncü öncül doğrudur.
Küresel enerji piyasaları ve boru hattı politikaları dinamik bir yapıya sahiptir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeopolitiğinde Statik ve Dinamik Unsurların Ayırımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8656Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), çok sektörlü ve entegre bir bölgesel kalkınma planıdır. Proje kapsamında ekonomik, sosyal, çevresel ve altyapısal pek çok çalışma eş zamanlı olarak yürütülmektedir.

Aşağıdaki GAP kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler ile bu faaliyetlerin doğrudan ilişkili olduğu kalkınma boyutlarını eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanayi ve hizmet sektörlerindeki istihdam oranının artırılarak bölge ekonomisinin tarıma bağımlılığının azaltılması
Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde inşa edilen barajlar ve hidroelektrik santralleriyle elektrik üretilmesi
Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (CATOM) ile kadınların okuryazarlık ve mesleki becerilerinin artırılması
Sulu tarım imkanlarının yaygınlaşmasıyla nadas alanlarının azaltılıp pamuk ve mısır üretiminin artırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstihdamın tarım dışı sektörlere yönlendirilmesi ekonomik yapının sektörel çeşitliliğiyle; barajlardan enerji elde edilmesi enerji üretimi ve kaynak yönetimiyle; Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (CATOM) sosyal hizmetler ve toplumsal gelişimle; sulu tarım ile ürün çeşidinin artması ise tarımsal altyapı ve ürün deseninin değişimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede istihdamın tarım dışına kaydırılması ekonomik yapının çeşitliliğiyle; barajlardan enerji elde edilmesi enerji üretimi ve kaynak yönetimiyle; CATOM merkezleri sosyal hizmetler ve toplumsal gelişimle; sulu tarım ile ürün çeşitliliğinin artması ise tarımsal altyapı ve ürün deseninin değişimiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ifadedeki sanayi ve hizmet sektörlerinde istihdamı artırma hedefinin incelenmesi
Tarıma bağımlılığı azaltarak sektörel çeşitlilik sağlamayı amaçladığından 'Ekonomik Yapının Sektörel Çeşitliliği' boyutuyla eşleşir.
Ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi istihdam alanlarının genişlemesiyle doğrudan bağlantılıdır.
2
İkinci ifadedeki barajlar ve HES'ler vasıtasıyla elektrik üretimi hedefinin incelenmesi
Elektrik üretimi altyapısal bir faaliyet olduğundan 'Enerji Üretimi ve Kaynak Yönetimi' boyutuyla eşleşir.
Su kaynaklarının enerji potansiyeline dönüştürülmesi projenin en temel fiziki altyapı hedeflerindendir.
3
Üçüncü ifadedeki Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (CATOM) faaliyetlerinin incelenmesi
Kadınların eğitimi ve toplumsal hayata entegrasyonu hedeflendiğinden 'Sosyal Hizmetler ve Toplumsal Gelişim' boyutuyla eşleşir.
CATOM'lar bölgesel kalkınmanın beşeri ve toplumsal boyutunu güçlendirmeyi amaçlar.
4
Dördüncü ifadedeki sulu tarım, nadasın azaltılması ve pamuk/mısır üretimi hedefinin incelenmesi
Doğrudan toprak kullanımı ve tarım desenindeki değişim ile ilgili olduğundan 'Tarımsal Altyapı ve Ürün Deseninin Değişimi' boyutuyla eşleşir.
Sulama projeleri bölgedeki geleneksel tarım yöntemlerini ve yetiştirilen ürünleri kökten değiştirmiştir.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Kapsamındaki Faaliyetler ve Kalkınma Boyutları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8657Soru

Bir ülkedeki genel seçimlerde oy verme davranışını ve siyasal katılımı araştıran disiplinler arası bir kurulda iki farklı çalışma yürütülmektedir:

I. Çalışma: Ülkedeki seçim barajı sisteminin parlamenter temsile etkisini, siyasi partiler kanununun kurumsal örgütlenmeye getirdiği yasal sınırları ve hükümet sisteminin karar alma mekanizmalarını incelemektedir.
II. Çalışma: Seçmenlerin ait oldukları sosyo-ekonomik sınıfların oy tercihlerindeki belirleyiciliğini, kentleşme ve iç göç süreçlerinin siyasal eğilimlere etkisini, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumsal grupların oy verme kalıpları üzerindeki gücünü araştırmaktadır.

Bu iki çalışmanın odağı dikkate alındığında, araştırmada kullanılan bilimsel disiplinler ve bunların çalışma konularıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci çalışma devlet ve hukuk sistemi gibi resmi kurumların yapısal analizini yapan siyaset bilimiyle ilişkiliyken; ikinci çalışma bu kurumların ardındaki toplumsal dinamikleri ve grup ilişkilerini ele alan sosyolojiyle ilişkilidir.

Cevap

Birinci çalışma devlet ve hukuk sistemi gibi resmi kurumların yapısal analizini yapan siyaset bilimiyle ilişkiliyken; ikinci çalışma bu kurumların ardındaki toplumsal dinamikleri ve grup ilişkilerini ele alan sosyolojiyle ilişkilidir.
Birinci çalışma yasal mevzuatlar, baraj sistemi ve devlet organları gibi kurumların işleyişine odaklandığı için siyaset biliminin çalışma alanına girer. İkinci çalışma ise bu yasal ve siyasal yapının arkasında yatan sınıfsal konumlar, göç ve kentleşme gibi toplumsal süreçler ile grup etkileşimlerini araştırdığı için sosyolojinin inceleme alanını yansıtır. Dolayısıyla birinci çalışmanın siyaset bilimiyle, ikinci çalışmanın sosyolojiyle ilişkili olduğunu belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Çalışmanın konusunu ve hangi bilim dalına ait olduğunu belirlemek.
Çalışmada seçim yasaları, baraj sistemi ve hükümet yapıları gibi kurumsal ve yasal ögeler incelenmektedir. Bu ögeler siyaset biliminin çalışma alanına girmektedir.
Çalışmanın yasal-kurumsal odağını doğru bilim dalıyla ilişkilendirmek için.
2
II. Çalışmanın konusunu ve hangi bilim dalına ait olduğunu analiz etmek.
Çalışmada toplumsal sınıflar, göç, kentleşme ve sivil toplum kuruluşları gibi toplumsal yapılar ve grupların siyasal süreçlerle etkileşimi incelenmektedir. Bu durum sosyolojinin alanıdır.
Siyasal olguların toplumsal temellerini araştıran disiplini tespit etmek için.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırarak doğru cevaba ulaşmak.
Birinci çalışmanın siyaset bilimiyle, ikinci çalışmanın ise sosyolojiyle ilişkili olduğunu doğru belirten seçeneğe ulaşılır.
Soruda istenen disiplinler arası ilişkiyi doğru seçenek üzerinden teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Sosyolojinin siyaset bilimiyle ilişkisi ve çalışma alanlarının ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8658Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl divan şairlerini, sağ sütundaki belirleyici edebi özellikleri ve eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Necati
Ruh-i Bağdadi
Zati

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa, Fatih Sultan Mehmet'e sunduğu 'Kerem' kasidesiyle; Necati, Türkçenin şiir dili olmasına katkıları ve 'Döne döne' gazeliyle; Ruh-i Bağdadi, toplumsal hiciv örneği olan 'Terkib-i Bend'iyle; Zati ise genç şairleri yetiştirdiği dükkanı ve 'Şem ü Pervane' mesnevisiyle eşleşir.
Sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki ayırt edici edebi bilgiler tam olarak uyuşmaktadır. Ahmet Paşa 'Kerem' kasidesiyle padişahın affına sığınmış, Necati şiir dilini atasözleriyle zenginleştirmiş, Ruh-i Bağdadi toplumsal eleştirel tarzıyla öne çıkmış, Zati ise ünlü dükkanında genç şairleri yetiştirerek edebiyat tarihine geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar ve en bilinen edebi yönleri belirlenir.
Ahmet Paşa (15. yy - Kerem Kasidesi), Necati (15. yy - atasözleri ve Döne Döne gazeli), Ruh-i Bağdadi (16. yy - Terkib-i Bend), Zati (16. yy - Şem ü Pervane ve dükkanı) olarak tespit edilir.
Şairlerin edebiyat tarihindeki temel niteliklerini saptamak için.
2
Tespit edilen özellikler ile sol sütundaki şairler eşleştirilir.
Ahmet Paşa ile birinci açıklama, Necati ile ikinci açıklama, Ruh-i Bağdadi ile üçüncü açıklama, Zati ile dördüncü açıklama eşleşir.
Eşleştirme tablosunu eksiksiz tamamlamak için.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Hayatları ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8659Soru

Doğal kaynaklar; oluşum süreleri, yenilenebilirlik durumları ve ekonomik faaliyetlerdeki kullanım biçimlerine göre sınıflandırılmaktadır. Buna göre, aşağıda sol sütunda verilen doğal kaynaklar ile sağ sütundaki ekonomik ve sınıflandırma özellikleri doğru şekilde eşleştirildiğinde hangi çiftler elde edilir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dalga ve Gelgit
Doğal Gaz
Jeotermal Enerji
Demir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dalga ve Gelgit ile okyanus kıyısındaki tükenmeyen elektrik potansiyeli; Doğal Gaz ile karbon salınımı düşük olan fosil kaynak; Jeotermal Enerji ile yer ısısı kökenli ve belirli şartlarda yenilenebilen kaynak; Demir ile sanayi girdisi olan geri dönüştürülebilir maden eşleşmektedir.
Eşleştirmede her doğal kaynak kendi yenilenebilirlik durumuna ve ekonomik kullanım özelliğine göre doğru tanımla eşleşmiştir: Dalga ve gelgit daimi tükenmeyen enerji kaynağıdır; doğal gaz karbon salınımı görece az olan tükenen fosil kaynaktır; jeotermal enerji reenjeksiyon ile sürdürülebilir kılınabilen belirli şartlarda yenilenebilir kaynaktır; demir ise geri dönüştürülebilir metalik madendir.

Adım Adım Çözüm

1
Dalga ve gelgit kaynağının özelliklerini inceleme
Bu kaynağın kökeni deniz/okyanus yüzeyindeki su hareketleridir. Çevre kirliliği yaratmaz ve daimi (tükenmeyen) gruptadır. Dolayısıyla birinci tanım ile eşleşir.
Kaynağın oluşum kökenini ve yenilenebilirlik türünü belirlemek.
2
Doğal gazın özelliklerini analiz etme
Doğal gaz bir fosil yakıttır ve rezervi tükenebilir. Ancak petrol ve kömüre kıyasla çevreye saldığı sera gazı oranı daha düşüktür. İkinci tanım ile eşleşir.
Fosil kaynaklar arasındaki farkı ve ekonomik verimliliği saptamak.
3
Jeotermal enerjinin özelliklerini belirleme
Jeotermal enerji, magma kaynaklı yer ısısı ile ilgilidir. Suların yer altına geri verilmesiyle (reenjeksiyon) döngü korunabilir, bu yüzden belirli şartlarda yenilenebilir. Üçüncü tanım ile eşleşir.
Tektonik bölgelerdeki enerji kaynaklarının sürdürülebilirlik şartlarını tespit etmek.
4
Demirin sanayi ve ekonomi ilişkisini değerlendirme
Demir, makine ve inşaat sanayisinin ana madenidir. Tükenebilen bir kaynak olmasına rağmen geri dönüşüm (hurda) yoluyla döngüsel ekonomiye katılır. Dördüncü tanım ile eşleşir.
Metalik madenlerin sanayideki önemini ve geri dönüştürülebilirlik durumunu açıklamak.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarına ve ekonomik kullanım alanlarına göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8660Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken edebi akımları ve bu akımların Türk edebiyatındaki temsilcisini belirleyiniz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebiyat akımları arasında gerçeğe yaklaşım tarzı bakımından önemli ayrılıklar bulunur. Örneğin, sanatı sokağa tutulan bir ayna olarak gören ve hayatı olduğu gibi aktarmayı amaçlayan akımında nesnel gözlem esastır. Bu anlayışın aksine, insanı adeta laboratuvardaki bir denek gibi ele alıp toplumsal çevrenin ve soyaçekimin birey üzerindeki kaçınılmaz etkisini determinist bir yaklaşımla inceleyen akımı ise bilimselliği edebiyatın merkezine koyar. Türk edebiyatında ilk akımın izleri Recaizade Mahmut Ekrem'de görülürken, ikinci akımın ilk başarılı uygulayıcısı Karabibik ve Zehra adlı eserleriyle tanınan olmuştur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla realizm, natüralizm ve Nabizade Nazım getirilmelidir.
Metindeki kavramsal tanımlar ve eser ipuçları doğrudan realizm, natüralizm ve Nabizade Nazım ile eşleşmektedir. Sanatın sokağa tutulan bir ayna olması realizmi; laboratuvar ortamı, soyaçekim ve determinizm kavramları natüralizmi; Karabibik ile Zehra eserleri ise Nabizade Nazım'ı temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğu belirlemek için metindeki 'sanatı sokağa tutulan bir ayna olarak gören' ve 'nesnel gözlem esastır' ipuçları değerlendirilir.
Stendhal'ın ünlü ayna benzetmesi ve nesnel gözlem ilkesi realizm akımına aittir.
Realizm, dış dünyayı gözleme dayalı olarak ve nesnel bir yaklaşımla yansıtmayı amaçlayan edebi akımdır.
2
İkinci boşluğu doldurmak için 'insanı laboratuvardaki bir denek gibi ele alan', 'soyaçekim' ve 'determinist' kavramları analiz edilir.
Edebiyata bilimselliği ve determinizmi getiren, soyaçekimi temel alan akım natüralizmdir.
Natüralizm, realizmin ileri bir aşaması olarak deneysel bilimlerin yöntemlerini edebiyata uygular.
3
Üçüncü boşlukta belirtilen 'ikinci akımın (natüralizmin) ilk başarılı uygulayıcısı' ve 'Karabibik ile Zehra eserlerinin yazarı' bilgisi kontrol edilir.
Türk edebiyatında natüralist çizgileri barındıran ilk köy romanı olan Karabibik ve ilk tezli roman denemesi kabul edilen Zehra, Nabizade Nazım'a aittir.
Nabizade Nazım, edebiyatımızda natüralizm akımının ilk ve en önemli uygulayıcıları arasında yer alır.

Anahtar Kavram

Realizm ve natüralizm akımlarının temel felsefi/edebi farkları ve Türk edebiyatındaki ilk yansımaları
ÖncekiSayfa 433 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin