Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 1261Soru

Küresel ticaret; üretim, dağıtım ve tüketim olmak üzere birbiriyle etkileşim hâlinde olan üç temel unsurdan oluşur. Bu unsurlar coğrafi özelliklere ve ekonomik koşullara göre yeryüzünde farklı alanlarda yoğunlaşmaktadır. Aşağıda verilen küresel ticaret faaliyetleri ile küresel ticaretin temel unsurlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Doğu Asya'daki yüksek teknoloji fabrikalarında yarı iletken mikroçiplerin seri olarak imal edilmesi
Orta Asya doğal gazının boru hatları ve özel tankerler aracılığıyla Avrupa'daki sanayi bölgelerine ulaştırılması
Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'daki büyük metropollerde tropikal meyvelere ve otomotiv ürünlerine yönelik pazar talebinin oluşması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mikroçiplerin imal edilmesi üretimle, doğal gazın boru hatlarıyla ulaştırılması dağıtımla, metropollerde pazar talebinin oluşması ise tüketimle eşleşmektedir.
Mikroçip imalatı üretim faaliyetini; bu ürünlerin boru hatları veya tankerlerle taşınması dağıtım faaliyetini; gelişmiş metropollerdeki pazar talebi ve kullanım ise tüketim faaliyetini temsil eder. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler küresel ticaretin üç temel ayağını tam olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci faaliyette yer alan eylemin niteliğini belirlemek.
Doğu Asya'da mikroçip imalatı yapılması, mal ve hizmetlerin elde edilmesi veya sanayide üretilmesi kapsamına girdiğinden 'Üretim' unsuru ile eşleşir.
İmalat ve üretim kavramsal olarak birbirini karşılamaktadır.
2
İkinci faaliyette yer alan taşımacılık sürecini analiz etmek.
Doğal gazın boru hatları ve tankerlerle ulaştırılması, ürünün tüketim merkezlerine taşınmasını kapsadığından 'Dağıtım' unsuru ile eşleşir.
Ulaşım ve lojistik faaliyetleri doğrudan dağıtım süreciyle ilgilidir.
3
Üçüncü faaliyetteki pazar talebini ve tüketim boyutunu incelemek.
Metropollerde pazar talebinin oluşması ve ürünlerin satın alınarak kullanılması süreci, 'Tüketim' unsuru ile eşleşir.
Tüketim, üretilen mal ve hizmetlerin gereksinimleri karşılamak amacıyla kullanılmasıdır.

Anahtar Kavram

Küresel Ticaretin Üç Temel Unsuru: Üretim, Dağıtım ve Tüketim
Soru 1262Soru

İki savaş arası dönemde (1919-1939) dünya siyasetine ve ekonomisine yön veren totaliter veya militarist yönetimler ile bu yönetimlerin uyguladıkları temel dış politika / ekonomik doktrinleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Benito Mussolini önderliğindeki İtalya
Adolf Hitler önderliğindeki Almanya
Josef Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği
İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Benito Mussolini önderliğindeki İtalya 'Mare Nostrum' ile, Adolf Hitler önderliğindeki Almanya 'Lebensraum' ile, Josef Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği 'Kolektifleştirme' ile, İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya 'Asya Asyalılarındır' doktrini ile eşleşmelidir.
Benito Mussolini önderliğindeki İtalya 'Mare Nostrum' vizyonunu, Adolf Hitler önderliğindeki Almanya 'Lebensraum' doktrinini, Josef Stalin önderliğindeki SSCB 'Kolektifleştirme' politikasını ve İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya 'Asya Asyalılarındır' doktrinini benimseyerek iki savaş arası döneminin karakteristik totaliter ve militarist çizgilerini yansıtmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İtalya'nın iki savaş arası dönemdeki yayılmacı politikasını tespit etme
Mussolini'nin Akdeniz'e yönelik tarihsel vizyonu olan 'Mare Nostrum' politikasıyla eşleştiği saptanır.
Faşist rejim Akdeniz'i İtalyan nüfuz alanı olarak tanımlamıştır.
2
Almanya'nın Nazi dönemi yayılmacı dış politika hedeflerini analiz etme
Alman ırkına genişleme alanı yaratmayı amaçlayan 'Lebensraum' doktrini ile eşleştiği belirlenir.
Lebensraum, Versay'ı yıkıp Doğu Avrupa'ya doğru genişleme planının temelidir.
3
Sovyetler Birliği'nin Stalin dönemi iç ve dış ekonomi stratejisini saptama
Sanayiyi güçlendirmek adına köylü topraklarını birleştiren 'Kolektifleştirme' politikasıyla eşleştiği saptanır.
Stalin, kolhozlar aracılığıyla tarımsal kaynakları merkezileştirmiştir.
4
Japonya'nın Asya'daki militarist yayılma doktrinini analiz etme
Batılı devletleri dışlamayı amaçlayan 'Asya Asyalılarındır' teziyle eşleştiği belirlenir.
Militarist yönetim, Asya'da Batı sömürgeciliğinin yerine Japon hegemonyasını getirmeyi hedeflemiştir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönemdeki Totaliter ve Militarist Rejimlerin Doktrinleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1263Soru

Sanat felsefesinde sanatın yapısını ve kaynağını açıklamaya yönelik çeşitli kuramsal yaklaşımlar bulunmaktadır. Aşağıda sol sütunda yer alan sanat kuramlarını, sağ sütundaki temel açıklamalarıyla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Taklit (Mimesis) Olarak Sanat
Yaratma Olarak Sanat
Oyun Olarak Sanat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Taklit kuramı gerçekliğin yansıtılması iddiasıyla; Yaratma kuramı sanatçının özgün iç dünyasının dışa vurulması iddiasıyla; Oyun kuramı ise sanatı fayda gütmeyen, insanı özgür kılan bir etkinlik olarak gören iddiayla eşleşir.
Doğru eşleşmeler; sanatın gerçekliği yansıtması esasına dayanan Taklit kuramının yansıtma açıklamasıyla, sanatçının özgün zihinsel tasarımını öne çıkaran Yaratma kuramının yaratıcı güç açıklamasıyla ve sanatı pratik faydadan uzak özgürleştirici bir alan gören Oyun kuramının amaçsız etkinlik açıklamasıyla eşleşmesiyle elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Taklit (Mimesis) kuramının temel iddiasını analiz etme
Taklit kuramı, doğadaki veya idealar dünyasındaki nesnelerin yansıtılmasını esas aldığından yansıtma ve yeniden üretme açıklamasıyla eşleşir.
Sanatın dış dünyayı taklit etme işlevini belirlemek.
2
Yaratma kuramının temel felsefesini inceleme
Yaratma kuramı, doğada bulunmayan yepyeni bir formu sanatçının hayal gücü ve öznel sezgisiyle üretmesi fikrine dayandığından yaratıcı güç ve dışa vurum açıklamasıyla eşleşir.
Sanatın doğada hazır bulunmayan özgün yapısını açıklayan kuramı ayırt etmek.
3
Oyun kuramının insan ve sanat ilişkisine yaklaşımını değerlendirme
Oyun kuramı, sanatı pratik çıkarlardan ve yaşamın zorunluluklarından uzaklaştırıp insanı özgürleştiren amaçsız bir etkinlik olarak gördüğünden bu nitelikleri barındıran açıklamayla eşleşir.
Sanatın insanı özgür kılan faydasız/amaçsız yapısını tanımlayan kuramı belirlemek.

Anahtar Kavram

Sanat Kuramları
Soru 1264Soru

Küresel ve bölgesel ölçekteki örgütlerin kuruluş amaçları, coğrafi etki alanları ve Türkiye'nin bu örgütlerle olan ilişkileri (kurucu, sonradan üye, diyalog ortağı vb.) büyük çeşitlilik gösterir. Aşağıda sol sütunda verilen uluslararası örgütleri, sağ sütunda yer alan kuruluş öyküleri ve Türkiye ile olan ilişkilerini açıklayan en uygun ifadelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gelişmekte Olan 8 Ülke (D-8)
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)
Ekonomik İşbirliği ve Kalk��nma Örgütü (OECD)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucu şu şekildedir: Gelişmekte Olan 8 Ülke (D-8) örgütü Türkiye'nin 1997'de İstanbul'da öncülük ettiği küresel ekonomik oluşum ifadesiyle; Şanghay İşbirliği Örgütü Türkiye'nin diyalog ortağı olduğu bölgesel güvenlik ittifakı ifadesiyle; İslam İşbirliği Teşkilatı Mescid-i Aksa saldırısı sonrası kurulan küresel çatı örgüt ifadesiyle; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise Marshall Planı yardımları koordinasyonu için kurulan ve Türkiye'nin kurucusu olduğu küresel örgüt ifadesiyle eşleşir.
Verilen eşleştirmelerde her örgüt kendi tarihsel kuruluş amacı, işlevi ve Türkiye ile olan hukuki ilişkisine göre doğru şekilde açıklanmıştır. D-8 küresel-ekonomik, ŞİÖ bölgesel-askeri/güvenlik, İİT küresel-siyasi/dini ve OECD ise küresel-ekonomik nitelikleriyle ve doğru kuruculuk/üyelik ilişkileriyle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
D-8 örgütünün özelliklerini analiz etme
D-8'in 1997 yılında İstanbul Deklarasyonu ile kurulduğu ve üye ülkelerin (Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır, Nijerya) tamamının İslam İşbirliği Teşkilatına üye küresel ekonomik aktörler olduğu belirlenir.
Kuruluş yılı, yeri ve üye yapısı ayırt edici temel bilgileri sağlar.
2
Şanghay İşbirliği Örgütü'nün coğrafi ve siyasi yapısını analiz etme
ŞİÖ'nün bölgesel sınır güvenliği amacıyla kurulduğu, Türkiye'nin bu örgütte tam üye olmayıp 'diyalog ortağı' statüsünde olduğu eşleştirilir.
Türkiye'nin üyelik statüsü ve örgütün bölgesel güvenlik odağı doğru eşleşmeyi sağlar.
3
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tarihsel kuruluş arka planını inceleme
İİT'nin 1969'da Kudüs'teki Mescid-i Aksa kundaklama olayına tepki olarak kurulduğu ve BM'den sonra en çok üyeye sahip küresel siyasi çatı örgütü olduğu eşleştirilir.
Kuruluşuna zemin hazırlayan tarihsel olay örgütün en karakteristik özelliğidir.
4
OECD örgütünün kökenlerini ve Türkiye'nin rolünü belirleme
OECD'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Marshall Planı'nın koordinasyonu amacıyla kurulan OEEC örgütünün devamı olduğu ve Türkiye'nin kurucu üye sıfatıyla yer aldığı eşleştirilir.
Marshall Planı ilişkisi ve kurucu üyelik statüsü eşleştirmeyi doğrular.

Anahtar Kavram

Küresel ve Bölgesel Örgütlerin Sınıflandırılması ile Türkiye'nin Üyelik İlişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1265Soru

MÖ 6. yüzyıl - MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa felsefesinden sonra gelen dönemde insan, toplum, ahlak ve bilgi konuları merkeze alınmıştır. Aşağıda verilen filozof ve filozof gruplarını, savundukları temel felsefi yaklaşımlarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sokrates
Platon
Aristoteles
Sofistler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sokrates zihindeki bilgileri doğurtma yöntemiyle, Platon idealar kuramıyla, Aristoteles altın orta ilkesiyle, Sofistler ise bilginin göreceliği yaklaşımıyla eşleşmelidir.
Sokrates'in doğuştan gelen bilgileri açığa çıkarma yöntemiyle, Platon'un idealar teorisiyle, Aristoteles'in altın orta yaklaşımıyla ve Sofistlerin görecelilik anlayışıyla eşleştirilmesi rasyonalist ve klasik Yunan felsefesinin temel öğretilerine tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Sofistlerin bilgi anlayışını incelemek
Sofistlerin bilgi teorisinde herkes için ortak bir doğru bulunmadığı, bilginin göreceli (rölatif) olduğu fikri öne çıkar. Bu görüş, mutlak doğrunun imkansızlığını belirten ifadeyle eşleşir.
Görecelik kavramı doğrudan Sofistler ile özdeşleşmiştir.
2
Sokrates'in bilgi yöntemini belirlemek
Sokrates, bilgilerin doğuştan ruhumuzda saklı olduğunu düşünür. Diyalog ve soru-cevap yoluyla (maieutik / doğurtma) bu bilgilerin hatırlatılmasını savunur.
Sokratik yöntemin bilgi doğurtma yönünün eşleştirilmesi gerekir.
3
Platon'un ontolojik ve epistemolojik sistemini analiz etmek
Platon, gerçek varlığın ve gerçek bilginin duyular dünyasında değil, idealar dünyasında olduğunu söyler.
İdealar Kuramı, Platon felsefesinin en temel sütunudur.
4
Aristoteles'in ahlak felsefesindeki temel kavramı saptamak
Aristoteles, erdemli yaşamı aşırılıklardan uzak durup dengede kalmak, yani 'altın orta'yı bulmak şeklinde tanımlar.
Altın orta ilkesi doğrudan Aristoteles'in etik görüşünü temsil eder.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Felsefesinde Filozoflar ve Temel Öğretileri
Soru 1266Soru

Felsefi düşüncenin temel özelliklerinin açıklandığı tarihsel felsefe örneklerini inceleyiniz. Sol sütunda verilen felsefi düşünce özelliklerini, sağ sütunda bu özellikleri en iyi temsil eden filozof yaklaşımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Refleksiflik
Yığılımlılık (Kümülatiflik)
Tutarlılık
Rasyonellik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki özelliklerin sağ sütundaki filozof yaklaşımlarıyla doğru eşleşmesi şu şekildedir: Refleksiflik kavramı Kant'ın zihnin bilme sınırlarını sorgulamasıyla; Yığılımlılık kavramı Platon'dan Rawls'a devlet konusundaki birikimle; Tutarlılık kavramı Spinoza'nın önermeleri arasındaki çelişkisizlikle; Rasyonellik kavramı ise Descartes'ın akılcı temellendirmeleriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; zihnin kendi bilgi üretme süreçlerini sorgulaması refleksiflik; tarihsel süreçte fikirlerin üst üste birikmesi yığılımlılık; önermelerin kendi içinde çelişki barındırmaması tutarlılık; temellendirmelerin akılcı kanıtlamalara dayanması ise rasyonellik kavramıyla örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesini ifade eden refleksiflik özelliğini analiz etmek.
Refleksiflik kavramı, Kant'ın dış dünyadan ziyade aklın kendi bilme sınırlarını sorguladığı yaklaşımla eşleşir.
Refleksiflik, öznenin kendi zihinsel süreçleri ve bilgileri üzerine yeniden düşünmesidir.
2
Yığılımlılık (kümülatiflik) özelliğini filozofların tarihsel birikimiyle ilişkilendirmek.
Farklı çağlardaki devlet kuramlarının ortak bir birikim oluşturması yığılımlılıkla eşleşir.
Felsefenin ilerlemeci olmamasına karşın birikimli doğasını tespit etmek.
3
Tutarlılık kavramı ile Spinoza'nın önermelerindeki mantıksal uyumu eşleştirmek.
Sistem içindeki önermelerin çelişmemesi tutarlılık özelliğini gösterir.
Bir düşünce sisteminin kendi içindeki çelişkisizliğini kavramak.
4
Rasyonellik kavramını Descartes'ın mantıksal ve zihinsel temellendirmeleriyle eşleştirmek.
Akla ve mantıksal kanıtlara dayanma rasyonellik özelliğini yansıtır.
Dogma ve inançlar yerine rasyonel temellerin aranmasını kavramak.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Temel Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1267Soru

Aşağıdaki Avrupa merkezli gelişmeler ile bu gelişmelerin Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi ve ekonomik sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımı
Sanayi İnkılabı ile hız kazanan hammadde ve pazar ihtiyacı
Çok uluslu imparatorlukların toprak bütünlüğünü koruma çabası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımı, Osmanlı Devleti'nde Sırp ve Yunan isyanlarının başlamasıyla; Sanayi İnkılabı ile hız kazanan hammadde ve pazar ihtiyacı, Baltalimanı Ticaret Antlaşması ile Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelmesiyle; çok uluslu imparatorlukların toprak bütünlüğünü koruma çabası ise Tanzimat Fermanı'nın ilanıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Fransız İhtilali'nin milliyetçi etkisi azınlık isyanlarıyla, Sanayi İnkılabı'nın pazar arayışı Baltalimanı Antlaşması'nın getirdiği ekonomik bağımlılıkla ve imparatorluğun ayakta kalma çabaları ise Tanzimat Fermanı'nın hukuki reformlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fransız İhtilali'nin getirdiği siyasi fikirler ile Osmanlı Devleti'ndeki toplumsal hareketlilik arasındaki ilişkiyi kurmak.
Milliyetçilik akımının çok uluslu yapıyı hedef alarak Sırp ve Yunan isyanlarını başlattığı tespit edilir.
İhtilalin imparatorluk üzerindeki yıkıcı siyasi etkilerini belirlemek.
2
Sanayi İnkılabı'nın getirdiği ekonomik ihtiyaçlar ile Osmanlı dış ticareti arasındaki ilişkiyi kurmak.
Avrupa'nın hammadde ve pazar talebi karşısında Osmanlı'nın Baltalimanı Ticaret Antlaşması ile korumasız kalarak açık pazar haline geldiği belirlenir.
Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki sömürgeci ekonomik etkisini anlamak.
3
Osmanlı Devleti'nin parçalanmayı önlemek için aldığı siyasi önlemleri analiz etmek.
Toprak bütünlüğünü koruma çabasının tebaayı eşit kılma amaçlı Tanzimat Fermanı reformu ile örtüştüğü saptanır.
İmparatorluğun dağılma tehlikesine karşı geliştirdiği iç politika tepkilerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi, sosyal ve ekonomik etkileri ile devletin bu etkilere karşı geliştirdiği savunma mekanizmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1268Soru

Aşağıda sol sütunda verilen şehirleri, sağ sütunda yer alan baskın fonksiyonel özellikleri ve etki alanı dereceleriyle en doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pekin
Şam
Hamburg
Artvin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pekin küresel etki alanına sahip idari/sanayi şehriyle, Şam bölgesel etki alanına sahip tarihî/idari şehirle, Hamburg bölgesel/küresel liman şehriyle, Artvin ise yerel etki alanına sahip şehirle eşleşmektedir.
Pekin, küresel düzeyde ekonomik ve siyasi kararların alındığı küresel bir merkezdir. Şam, tarihsel önemi ve bölgesel idari yapısıyla Orta Doğu coğrafyasında etkilidir. Hamburg, Avrupa'nın en önemli limanlarından biri olup kıtasal ticarette kilit rol oynar. Artvin ise coğrafi kısıtlar ve sınırlı yerel hizmetler nedeniyle sadece yakın çevresini etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin etki alanını belirleyen fonksiyonel özellikleri gözden geçirin.
Şehirlerin küresel, bölgesel ve yerel ölçekteki etki alanı, sahip oldukları idari, sanayi, liman, tarih gibi fonksiyonlarla belirlenir.
Şehirlerin etki derecelerini sınıflandırabilmek için teorik altyapıyı kurmak.
2
Verilen şehirlerin fonksiyonlarını analiz ederek eşleştirin.
Pekin idari/sanayi fonksiyonuyla küresel; Şam tarihi/idari fonksiyonuyla bölgesel; Hamburg liman fonksiyonuyla bölgesel/küresel; Artvin ise tarım/idari fonksiyonuyla yerel sınıflara dahil edilir.
Her bir şehrin coğrafi ve ekonomik etkisinin sınırlarını belirlemek.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanlarının genişliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1269Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), çok sektörlü ve entegre yapısıyla bölgenin coğrafi, ekonomik ve sosyal çehresini değiştiren en kapsamlı bölgesel kalkınma projesidir. Projenin hedefleri ve bu hedeflerin sahaya yansımaları düşünüldüğünde, sol sütunda verilen proje bileşenleri ile sağ sütunda verilen bölgesel uygulama ve saha gözlemlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi
Sosyal altyapı ve cinsiyet dengeli beşerî kalkınma
Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi
Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi ile nadas alanlarının azalıp pamuk ve mısır üretiminin artması; Sosyal altyapı ve beşerî kalkınma ile Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) çalışmaları; Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi ile barajlarda hidroelektrik üretimi; Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları ile Harran Ovası'ndaki tuzlanma sorununa karşı drenaj kanallarının yapılması eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; ürün deseninin değişimi tarımsal sulama çıktısı olan pamuk üretimi ve nadasın azalmasıyla; beşerî kalkınma hedefleri ÇATOM çalışmalarıyla; enerji sektörü Fırat ve Dicle üzerindeki HES üretimiyle; toprak ve su koruma politikaları ise Harran Ovası'ndaki drenaj kanalları ve tuzlanma önlemleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi' ifadesi analiz edilir.
Tarımsal sulamayla birlikte gelen nadas alanlarının daralması ve endüstri bitkilerinin yaygınlaşması tespiti yapılır. Bu durum sağ sütundaki son seçenekle eşleşir.
GAP'ın en önemli tarımsal çıktısı sulama kanallarıyla birlikte ürün çeşitliliğinin kuru tarımdan nemli/endüstriyel tarıma kaymasıdır.
2
Sol sütundaki 'Sosyal altyapı ve cinsiyet dengeli beşerî kalkınma' ifadesi incelenir.
Bölgede kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen ÇATOM uygulaması ile eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki ilk seçenekle eşleşir.
ÇATOM, GAP kapsamında dezavantajlı grupların ve özellikle kadınların eğitim ile istihdama yönlendirilmesini sağlayan temel sosyal projedir.
3
Sol sütundaki 'Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi' ifadesi değerlendirilir.
Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki barajlar ve hidroelektrik enerji üretimi ile eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki ikinci seçenekle eşleşir.
Fırat ve Dicle havzalarındaki su potansiyeli, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan hidroelektrik santralleriyle değerlendirilmektedir.
4
Sol sütundaki 'Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları' ifadesi ele alınır.
Bilinçsiz vahşi sulamanın yol açtığı tuzlanma sorununa karşı alınan drenaj kanalları ve damlama sulama gibi önlemlerle eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki üçüncü seçenekle eşleşir.
Aşırı sulama sonucu oluşan çoraklaşma ve taban suyu yükselmesi GAP sahasında karşılaşılan en ciddi çevre sorunudur; drenaj sistemleri bu sorunu çözmeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) çok sektörlü (tarım, enerji, sosyal kalkınma, çevre) yapısı ve sahaya yansıyan somut etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1270Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki karmaşık bir yapıya sahiptir. Bazı ülkeler zengin do��al kaynaklarını sermaye ve teknolojiyle birleştirerek kalkınırken, bazıları kaynak yetersizliğine rağmen beşerî sermaye ile gelişmiş, bazıları ise kaynak zenginliğine rağmen kalkınamamıştır. Haritada gösterilen ve aşağıda listelenen ülkeleri, doğal kaynak-ekonomi ilişkisini yansıtan gelişim özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Norveç
Singapur
Angola
Somali

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Norveç zengin kaynak ve yüksek sermaye/teknoloji ile; Singapur kısıtlı kaynak ancak yüksek sermaye/teknoloji ile; Angola zengin kaynak ancak yetersiz sermaye/teknoloji ile; Somali ise hem kısıtlı kaynak hem de yetersiz sermaye/teknoloji ile eşleşmektedir.
Norveç hem kaynak hem sermaye bakımından zengindir. Singapur kaynak bakımından fakir ancak sermaye/teknoloji bakımından zengindir. Angola kaynak bakımından zengin ancak sermaye/teknoloji bakımından fakirdir. Somali ise her iki açıdan da yetersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin doğal kaynak potansiyellerini ve gelişmişlik düzeylerini analiz edin.
Norveç zengin kaynaklı ve gelişmiştir. Singapur kaynak fakiri ve gelişmiştir. Angola kaynak zengini ve gelişmemiştir. Somali kaynak fakiri ve gelişmemiştir.
Her ülkenin kaynak ve gelişmişlik durumunu belirlemek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki açıklamalarla ülkelerin özelliklerini karşılaştırın.
Norveç petrol/doğal gaz zenginliği ve yüksek teknoloji tanımıyla; Singapur sıfır kaynak ama küresel ticaret/teknoloji tanımıyla; Angola petrol zenginliği ama teknoloji yetersizliği tanımıyla; Somali ise hem kaynak hem sermaye yetersizliği tanımıyla uyuşmaktadır.
Metindeki kavramlar (sermaye, teknoloji, nitelikli iş gücü) ile ülkelerin gerçek durumunu bağdaştırmak gerekir.
3
Eşleştirmeleri tamamlayarak doğruluğunu kontrol edin.
Tüm ülkeler kendilerine özgü gelişmişlik ve kaynak ilişkisi açıklamasıyla doğru bir şekilde eşleşmiştir.
Eşleştirme sorularında her bir seçeneğin birbiriyle çelişmediğinden emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1271Soru

Aşağıdaki sol sütunda felsefi düşüncenin bazı temel özelliklerine dair açıklamalar, sağ sütunda ise bu özelliklerin adları verilmiştir. Bu açıklamaları ilgili özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Filozofun kendi zihinsel etkinlikleri, ürettiği iddialar ve bilgi arayışının yöntemi üzerine dönerek bunları yeniden bir sorgulama konusu yapması.
Felsefe tarihi boyunca farklı filozofların benzer sorulara yeni ve özgün bakış açıları getirmesiyle ortak düşünce mirasının zenginleşmesi.
Felsefi bir argümantasyonun kendi içinde çelişkili yargılar barındırmaması, adımlarının mantıksal bir uyum içinde birbirini izlemesi.
Felsefi sorgulamanın tek bir kültür veya coğrafyayla sınırlı kalmayıp tüm insanlığı ilgilendiren ortak sorunları ve hakikat arayışını konu edinmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci açıklama 'Refleksif olma' ile, ikinci açıklama 'Yığılımlı (kümülatif) olma' ile, üçüncü açıklama 'Tutarlı olma' ile, dördüncü açıklama 'Evrensel olma' ile eşleşir.
Verilen açıklamalar sırasıyla refleksiflik, kümülatiflik, tutarlılık ve evrensellik özelliklerinin birebir tanımlarıdır. Bu tanımlar yapıldığında eşleştirme eksiksiz ve çelişkisiz şekilde tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklama analiz edilir: 'Filozofun kendi zihinsel etkinlikleri üzerine dönerek bunları yeniden sorgulama konusu yapması' ifadesi, düşünce üzerine düşünme eylemini tanımlar.
Bu tanım refleksif olma özelliğine karşılık gelir.
Refleksiflik, felsefenin kendi ürettiği bilgi ve yöntemler hakkında tekrardan sorgulama yapmasıdır.
2
İkinci açıklama analiz edilir: 'Farklı filozofların benzer sorulara yeni ve özgün bakış açıları getirmesiyle ortak düşünce mirasının zenginleşmesi' ifadesi incelenir.
Bu durum yığılımlı (kümülatif) olma özelliği ile eşleşir.
Felsefede bilgiler bilimdeki gibi doğrusal olarak ilerlemez, ancak tarih boyunca üst üste yığılarak birikir.
3
Üçüncü açıklama analiz edilir: 'Felsefi bir argümantasyonun kendi içinde çelişkili yargılar barındırmaması ve mantıksal uyum' ifadesi değerlendirilir.
Bu özellik tutarlı olma kavramı ile örtüşür.
Tutarlılık, bir sistemdeki önermelerin akıl ve mantık ilkelerine göre birbiriyle çelişmemesidir.
4
Dördüncü açıklama analiz edilir: 'Felsefi sorgulamanın tüm insanlığı ilgilendiren ortak sorunları ve hakikat arayışını konu edinmesi' ifadesi incelenir.
Bu tanım evrensel olma özelliğini temsil eder.
Felsefenin konuları ve soruları yerel veya bölgesel değil, tüm insanlığı kuşatıcı niteliktedir.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin temel özellikleri ve bu özelliklerin kavramsal tanımları
Soru 1272Soru

Türkiye'de ulaşım ağlarının gelişimi; yer şekilleri, coğrafi konum ve ekonomik faaliyetler ile doğrudan ilişkilidir. Limanların hinterlandı (art bölgesi), demiryolu ve karayolu bağlantıları ile sınır kapılarının üstlendiği transit ticaret rolleri bu durumun temel göstergeleridir.

Buna göre, sol sütunda yer alan Türkiye'deki ulaşım unsurlarını ve güzergahlarını, sağ sütundaki en belirgin coğrafi veya ekonomik özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Samsun Limanı
Zigana ve Kop Geçitleri
Gürbulak Sınır Kapısı
İskenderun Limanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Limanı -> Karadeniz kıyasında en geniş hinterlanda sahip olan liman; Zigana ve Kop Geçitleri -> Doğu Karadeniz'deki kıyı-iç kesim bağlantısını sa��layan tarihi kara geçitleri; Gürbulak Sınır Kapısı -> İran ile yapılan transit taşımacılıkta en yüksek trafiğe sahip kapı; İskenderun Limanı -> Sanayi ile entegre olmuş demiryolu bağlantılı liman.
Doğru eşleştirmede; Samsun Limanı en geniş hinterlanda sahip Karadeniz limanı olarak, Zigana ve Kop geçitleri Doğu Karadeniz kıyı-iç kesim karayolu geçitleri olarak, Gürbulak Sınır Kapısı İran ile transit karayolu kapısı olarak ve İskenderun Limanı ise demir-çelik sanayisiyle bütünleşik Akdeniz limanı olarak birbirleriyle tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyısındaki limanların hinterlant özelliklerini ve yer şekilleri ilişkisini analiz etmek.
Samsun Limanı'nın Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve demiryolu bulunması nedeniyle Karadeniz'in en geniş hinterlanda sahip limanı olduğu bulunur ve uygun açıklamayla eşleştirilir.
Yer şekillerinin kıyıya paralel uzandığı yerlerde dağların yükseltisi ve kıyıya yakınlığı ulaşımı ve hinterlandı belirler.
2
Doğu Karadeniz dağlık kuşağında kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı sağlayan geçitleri belirlemek.
Trabzon Limanı'nı iç bölgelere bağlayan Zigana ve Kop geçitleri tespit edilerek ilgili eşleştirme tamamlanır.
Kuzey Anadolu Dağları'nın Doğu Karadeniz bölümü yüksek ve engebeli olduğundan ulaşım zorunlu olarak bu geçitler üzerinden sağlanır.
3
Transit ticarette ve kara sınır kapılarımızda dış ticaretin yoğunlaştığı noktaları incelemek.
İran ile olan transit ticareti sırtlayan Gürbulak Sınır Kapısı'nın en işlek transit kapılardan biri olduğu belirlenir.
Coğrafi konum itibarıyla Türkiye, Asya ile Avrupa arasında bir transit köprü olup sınır kapıları bu trafiği yönetir.
4
Akdeniz kıyısındaki sanayi limanları ile demiryolu hatları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
İskenderun Limanı'nın ağır sanayi entegrasyonu ve demiryolu bağlantısı özellikleri eşleştirilir.
İskenderun, Türkiye'nin en büyük demir-çelik fabrikalarından birine ev sahipliği yapar ve hammadde/mamul madde lojistiği için demiryolu bağlantılı limana ihtiyaç duyar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yer şekillerinin ve coğrafi konumun ulaşım türleri (liman hinterlantları, geçitler ve sınır kapıları) üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 1273Soru

Aşağıda bilgi felsefesinde doğru bilginin ölçütleri ve bu ölçütlerin tanımları verilmiştir. Sol sütunda yer alan ölçütleri sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uygunluk
Tutarlılık
Tümel Uzlaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uygunluk ölçütü zihindeki fikrin dış dünyadaki nesneyle uyuşmasıyla (üçüncü tanım), tutarlılık ölçütü bilgilerin birbiriyle çelişmemesiyle (birinci tanım), tümel uzlaşım ölçütü ise çoğunluğun ortak kabulüyle (ikinci tanım) eşleşir.
Uygunluk ölçütü, bilginin yöneldiği nesneyle birebir uyuşmasını gerektirir; bu durum üçüncü tanımda açıklanmıştır. Tutarlılık, yeni bilginin sistemdeki diğer bilgilerle çelişmemesidir ve birinci tanımda ifade edilmiştir. Tümel uzlaşım ise bilginin doğruluğunun çoğunluğun kabulüne dayanmasıdır ve ikinci tanımda yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak uygunluk ölçütünün tanımını inceleyiniz.
Uygunluk, zihindeki bilgi ile nesnesi arasındaki uyuşmayı ifade ettiğinden dış dünyadaki nesne veya olguyla uyuşum içinde olma tanımıyla eşleşir.
Zihnin nesnesini doğru yansıtması uygunluk ölçütünün temel özelliğidir.
2
İkinci olarak tutarlılık ölçütünün tanımını arayınız.
Tutarlılık, çelişmezlik ilkesine dayandığı için önermelerin birbiriyle çelişmemesi durumunu açıklayan tanım ile eşleşir.
Sistem içindeki önermelerin birbiriyle mantıksal uyumu tutarlılığı gösterir.
3
Son olarak tümel uzlaşım ölçütünün tanımını belirleyiniz.
Tümel uzlaşım, topluluğun ortak kabulünü esas aldığından çoğunluğun onayına dayanan tanım ile eşleşir.
Sosyal uzlaşı veya çoğunluk kabulü tümel uzlaşımın ölçütüdür.

Anahtar Kavram

Doğru Bilginin Ölçütleri
Soru 1274Soru

Aşağıda sol sütunda dünyadaki başlıca küresel ticaret bölgeleri ve ticari organizasyonlar, sağ sütunda ise bu organizasyonların temel özellikleri ve kapsadıkları coğrafi alanlar verilmiştir. Sol sütundaki her bir ticari organizasyonu, sağ sütundaki en uygun açıklamasıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Avrupa Birliği (AB)
USMCA (Amerika-Meksika-Kanada Anlaşması)
MERCOSUR (Güney Ortak Pazarı)
ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Avrupa Birliği (AB), tek pazar ve gümrük birliği özellikleriyle; USMCA, Kuzey Amerika'da gümrüklerin kaldırılmasıyla; MERCOSUR, Güney Amerika ortak pazarıyla; ASEAN ise Asya-Pasifik'teki Güneydoğu Asya ülkelerinin ekonomik ve üretim gücüyle eşleşmelidir.
Avrupa Birliği (AB) tek pazar ve gümrük birliği özellikleriyle; USMCA Kuzey Amerika ülkeleri arasındaki serbest ticaret ortaklığıyla; MERCOSUR Güney Amerika ortak pazarıyla; ASEAN ise Güneydoğu Asya ülkelerinin dinamik üretici yapısıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Avrupa Birliği'nin küresel ticaret ağlarındaki yapısını analiz etmek.
Avrupa Birliği'nin tek pazar, ortak para birimi ve gümrük birliği içeren üst düzey entegre yapısı belirlenmiştir.
AB'nin en yüksek bütünleşme seviyesine sahip ticaret bölgesi olduğunu doğrulamak için.
2
USMCA'nın hangi ülkeleri ve ticari amaçları kapsadığını belirlemek.
Kuzey Amerika kıtasında gümrük tarifelerini sıfırlayarak tarım, otomotiv ve enerji sektörlerini desteklediği görülmüştür.
Kuzey Amerika serbest ticaret alanına ait doğru tanım ile eşleştirmek için.
3
MERCOSUR ekonomik bloğunun coğrafi sınırlarını ve üye yapısını incelemek.
Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay'ın Güney Amerika'da kurduğu ortak pazar yapısı tespit edilmiştir.
Güney Amerika ülkelerinin oluşturduğu serbest ticaret bölgesi tanımıyla eşleştirmek için.
4
ASEAN'ın küresel ticaretteki konumunu ve üyelerini değerlendirmek.
Güneydoğu Asya (Singapur, Endonezya, Malezya) ülkelerinin Asya-Pasifik üretim ve ihracat gücünü oluşturduğu belirlenmiştir.
Güneydoğu Asya ülkelerinin bölgesel iş birliği tanımıyla eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Küresel Ticaret Bölgeleri ve Bölgesel Ticari Ortaklıklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1275Soru

Sanat felsefesinde sanatın doğasını ve kaynağını açıklamaya çalışan kuramlar ile bu kuramların temel açıklamalarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Taklit (Mimesis) Kuramı
Yaratma Kuramı
Oyun Kuramı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Taklit Kuramı, nesnel gerçekliğin yansıtılması açıklamasıyla; Yaratma Kuramı, sanatçının özgün sezgi ve hayal gücünün dışa vurumu açıklamasıyla; Oyun Kuramı ise insanın pratik kaygılardan sıyrılıp özgürleştiği etkinlik açıklamasıyla eşleşmektedir.
Taklit (mimesis) kuramı doğanın ve insan eylemlerinin yansıtılmasına odaklandığı için ilgili tanımla; Yaratma kuramı sanatçının zihnindeki sezgiyle tek ve benzersiz bir şekilde dışa vurumuna dayandığı için ilgili tanımla; Oyun kuramı ise insanın günlük yaşamın zorunluluklarından ve fayda arayışından sıyrılıp özgürleşmesini temel aldığı için ilgili tanımla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mimesis (yansıtma/taklit) kavramının felsefi tanımını inceleme.
Taklit kavramı, doğada var olan nesnelerin ve olayların sanat eseri aracılığıyla kopyalanmasını içerir. Bu durum, dış dünyadaki gerçekliğin yansıtılması tanımıyla uyuşmaktadır.
Mimesis kavramının temel felsefi karşılığını tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Yaratma kuramının temel vurgusunu ve sanatçı rolünü değerlendirme.
Yaratma kuramı, doğada güzelliğin hazır bulunmadığını, sanatçının zihnindeki sezgiyle özgün bir biçimde yeni bir güzellik oluşturduğunu savunur. Bu, sanatçının özgün hayal gücüyle dışa vurum tanımıyla uyuşmaktadır.
Sanatın sanatçı merkezli ruhsal ve sezgisel bir üretim olduğunu açıklayan kuramı doğru kavramla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
3
Oyun kuramının fayda, çıkar ve özgürlük ilişkisini analiz etme.
Oyun kuramı, sanatı herhangi bir dışsal fayda gözetmeyen, insanın yaratıcı gücünü sergilediği özgür bir etkinlik olarak görür. Bu, pratik kaygılardan sıyrılıp özgürleşme tanımıyla uyuşmaktadır.
Sanatın özgürleştirici ve fayda gütmeyen karakterini oyun ile ilişkilendiren kuramı doğru tanımla eşleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Sanat kuramlarının (Taklit, Yaratma, Oyun) kavramsal çerçeveleri ve açıklamaları
Soru 1276Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde TBMM'nin otoritesini sarsmak ve Anadolu hareketini engellemek amacıyla farklı nitelikte isyanlar çıkarılmıştır. Sol tarafta verilen isyanları, sağ tarafta yer alan doğru tanımları ve özellikleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuva-yı İnzibatiye
Çerkez Ethem İsyanı
Delibaş Mehmet İsyanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuva-yı İnzibatiye doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından kurulan Hilafet Ordusu ile eşleşir. Çerkez Ethem İsyanı düzenli orduya girmek istemeyen eski Kuva-yı Milliye şeflerinin isyanı ile eşleşir. Delibaş Mehmet İsyanı ise Konya bölgesinde çıkan isyan ile eşleşir.
Kuva-yı İnzibatiye doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından kurulan bir ordudur. Çerkez Ethem başlangıçta Kuva-yı Milliye saflarında yer alıp sonradan düzenli ordunun kurulmasına karşı çıkarak ayaklanmıştır. Delibaş Mehmet İsyanı ise İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri'nin kışkırtmasıyla Konya'da çıkarılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuva-yı İnzibatiye kavramının kökenini belirleme
Bu yapının doğrudan Damat Ferit Hükümeti tarafından kurulan 'Hilafet Ordusu' olduğu saptanır.
İstanbul Hükümeti'nin doğrudan çıkardığı isyanlar ile Kuva-yı Milliye kökenli isyanları ayırt etmek için bu bilgi gereklidir.
2
Çerkez Ethem İsyanı'nın niteliğini analiz etme
Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyare lideri olduğu ve Batı Cephesi'nde düzenli ordunun kurulmasına karşı çıktığı belirlenir.
Eski Kuva-yı Milliye şeflerinin isyanlarını ayırt etmek ayaklanmanın nedenini anlamayı sağlar.
3
Delibaş Mehmet İsyanı'nın çıktığı yeri ve özelliğini tespit etme
Konya'da halkın dini hassasiyetleri sömürülerek TBMM'ye karşı çıkarıldığı bilgisiyle eşleştirme tamamlanır.
İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri'nin ortaklaşa çıkardığı bölgesel isyanların niteliğini sınıflandırmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

TBMM'ye karşı çıkan isyanların kökenleri ve niteliklerine göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1277Soru

Küresel ve bölgesel ölçekteki örgütlerin etki alanları (küresel/bölgesel), kuruluş amaçları (siyasi, askeri, ekonomik vb.) ve Türkiye'nin bu örgütlerle olan ilişkileri (kurucu üye, sonradan üye veya üye olmayan) farklılık göstermektedir. Buna göre, sol sütunda verilen uluslararası örgütleri sağ sütunda verilen ölçek, işlev ve Türkiye'nin üyelik durumunu belirten açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Birleşmiş Milletler (BM)
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ)
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Avrupa Birliği (AB)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birleşmiş Milletler (BM) - Küresel ölçekli ve siyasi nitelikte olup Türkiye'nin kurucu üye olarak yer aldığı örgüt; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) - Bölgesel ölçekli ve ekonomik nitelikte olup Türkiye'nin kurucu üye olarak yer aldığı örgüt; Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) - Küresel ölçekli ve askeri nitelikte olup Türkiye'nin sonradan üye olduğu örgüt; Avrupa Birliği (AB) - Bölgesel ölçekli ve çok fonksiyonlu olup Türkiye'nin üye olmadığı örgüt.
Uluslararası örgütlerin ölçek ve faaliyet alanları ile Türkiye'nin bu örgütlerle olan ilişkisi eşleştirildiğinde; Birleşmiş Milletler küresel-siyasi-kurucu üye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı bölgesel-ekonomik-kurucu üye, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü küresel-askeri-sonradan üye ve Avrupa Birliği bölgesel-çok fonksiyonlu-üye olmayan örgüt tanımlarıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün etki alanı, kuruluş amacı ve Türkiye'nin durumunu analiz ediniz.
Birleşmiş Milletler, dünya genelinde barışı korumayı amaçlayan küresel ölçekli siyasi bir örgüttür. Türkiye bu örgütün kurucu üyelerindendir. Dolayısıyla bu örgüt birinci açıklama ile eşleşir.
Örgütün kuruluşu (1945), küresel etki alanı ve Türkiye'nin kuruculuğu eşleştirmeyi doğrular.
2
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) örgütünün coğrafi sınırları, kuruluş amacı ve Türkiye'nin ilişkisini değerlendiriniz.
KEİ, Karadeniz havzası ülkeleriyle sınırlı bölgesel bir örgüttür. Ana faaliyet alanı ekonomidir. Türkiye bu teşkilatın kurulmasına öncülük eden kurucu üyedir. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Coğrafi sınırlılığı (bölgesel), odak noktası (ekonomi) ve Türkiye'nin kuruculuğu doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) yapısını ve Türkiye'nin üyelik sürecini inceleyiniz.
NATO, üye ülkelerin kolektif savunmasını amaçlayan küresel ölçekli askeri bir örgüttür. Türkiye bu örgüte kurucu olarak değil, 1952 yılında Kore Savaşı sonrasındaki süreçte üye olmuştur. Dolayısıyla üçüncü açıklama ile eşleşir.
Askeri savunma amacı ve 1952'de sonradan üye olunması bu eşleşmeyi kesinleştirir.
4
Avrupa Birliği (AB) yapısını ve Türkiye'nin ilişkisini kontrol ediniz.
Avrupa Birliği, ekonomik ve siyasi entegrasyonu hedefleyen bölgesel ölçekli, çok fonksiyonlu bir yapıdır. Türkiye bu örgüte üye değildir (aday ülkedir). Bu nedenle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Avrupa ölçeğindeki bölgesel yapısı, çok boyutlu entegrasyonu ve Türkiye'nin üye olmaması eşleşmeyi doğrular.

Anahtar Kavram

Uluslararası örgütlerin ölçek, faaliyet alanları ve Türkiye ile üyelik ilişkileri yönünden sınıflandırılması.
Soru 1278Soru

Aşağıda sol sütunda verilen şehirleri, sağ sütunda karışık olarak belirtilen baskın fonksiyon ve etki alanı ölçeği eşleştirmeleriyle doğru şekilde ilişkilendiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cenevre
Detroit
Bakü
Ardahan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cenevre idari ve diplomatik işleviyle küresel etkiye, Detroit otomotiv sanayisiyle küresel etkiye, Bakü enerji kaynakları ve liman işleviyle bölgesel etkiye, Ardahan ise tarım ve hayvancılık işleviyle yerel etkiye sahiptir.
Cenevre uluslararası örgüt merkezleri ile idari-küresel etkiye; Detroit sanayi (otomotiv) sektörüyle küresel etkiye; Bakü liman ve enerji taşımacılığıyla Kafkasya genelinde bölgesel etkiye; Ardahan ise tarım-hayvancılık ağırlıklı yapısıyla kendi yakın çevresinde yerel etkiye sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Küresel etkiye sahip idari-diplomatik şehrin tespit edilmesi
Cenevre'nin BM ve DSÖ gibi uluslararası örgütlerin merkezlerine ev sahipliği yapması nedeniyle idari işleviyle küresel etki alanı oluşturduğu belirlenir.
Uluslararası idari merkezler dünya genelinde siyasi ve diplomatik kararları doğrudan etkiler.
2
Küresel etkiye sahip sanayi şehrinin belirlenmesi
Detroit'in otomotiv sanayisinin öncüsü olması sebebiyle sanayi fonksiyonuyla küresel etki derecesine sahip olduğu bulunur.
Küresel ölçekteki sanayi üretimi dünya ticaret piyasalarını ve sektörel istihdamı yönlendirir.
3
Bölgesel etkiye sahip liman ve enerji şehrinin saptanması
Bakü'nün liman fonksiyonu ve Hazar Havzası'ndaki enerji koridorlarının merkezi olmasıyla Kafkasya bölgesinde etkili olduğu tespit edilir.
Bölgesel etkiye sahip şehirlerin fonksiyonel gücü genellikle kıta veya bölge sınırlarında kalır.
4
Yerel etkiye sahip tarım şehrinin belirlenmesi
Ardahan'ın tarım ve hayvancılık gibi birincil ekonomik faaliyetlerle sınırlı kalması nedeniyle etki alanının dar ve yerel olduğu anlaşılır.
Çeşitlenmemiş ekonomik faaliyetler ve düşük nüfus, şehirlerin etki alanını kendi idari sınırlarıyla sınırlar.

Anahtar Kavram

Şehirlerin etki alanlarının sınırlarında nüfus miktarlarından ziyade sahip oldukları fonksiyonel nitelikler (sanayi, idari, liman vb.) belirleyicidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1279Soru

Aşağıda verilen sınır kapılarını, bağlandıkları komşu ülke ve sahip oldukları ulaşım/ticaret özellikleri ile do��ru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kapıköy Sınır Kapısı
Sarp Sınır Kapısı
Habur Sınır Kapısı
Uzunköprü Sınır Kapısı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kapıköy Sınır Kapısı İran ile (hem karayolu hem demiryolu), Sarp Sınır Kapısı Gürcistan ile (en işlek karayolu), Habur Sınır Kapısı Irak ile (en yüksek ticaret hacmi) ve Uzunköprü Sınır Kapısı Yunanistan ile (sadece demiryolu) eşleşmektedir.
Kapıköy Sınır Kapısı İran ile; Sarp Sınır Kapısı Gürcistan ile; Habur Sınır Kapısı Irak ile; Uzunköprü Sınır Kapısı ise Yunanistan ile doğru eşleşmektedir. Bu eşleşme, hem ülkelerin coğrafi sınır konumlarını hem de ulaşım modu/ticaret hacmi özelliklerini birebir doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir sınır kapısının bağlı olduğu komşu ülkeyi belirlemek.
Kapıköy İran'a, Sarp Gürcistan'a, Habur Irak'a ve Uzunköprü Yunanistan'a açılır.
Sınır kapılarının coğrafi konumları ve ülke eşleşmeleri doğru yapılmalıdır.
2
Sınır kapılarının ulaşım modlarını ve ticari işlevlerini analiz etmek.
Uzunköprü sadece demiryolu taşımacılığına izin verir. Habur en yüksek karayolu ticaret hacmine sahiptir. Kapıköy hem kara hem demiryolu bağlantısı sunar. Sarp ise Kafkasya'ya açılan en işlek karayoludur.
Her kapıyı benzersiz kılan ulaşım ve ticaret özellikleri doğru eşleştirme yapmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin sınır komşuları ile olan sınır kapıları, bu kapıların ulaşım türleri (demiryolu/karayolu) ve ekonomik önemleri.
Soru 1280Soru

Aşağıda besin zinciri ve enerji akışı sürecine ait bazı ekolojik kavram ve ilkeler ile bunlara ait açıklamalar verilmiştir. Bu kavram ve ilkeleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karasal Ekosistemdeki Üreticiler
Ayrıştırıcı Organizmalar
Trofik Basamaklardaki %10 Kuralı
Biyolojik Birikim (Biyoakümülasyon)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karasal Ekosistemdeki Üreticiler kavramı fotosentez yoluyla organik madde sentezlenmesi açıklamasıyla; Ayrıştırıcı Organizmalar ölü atıkların inorganik maddelere dönüştürülmesi açıklamasıyla; %10 Kuralı her basamakta enerjinin büyük kısmının kaybedilip az bir kısmının aktarılması açıklamasıyla; Biyolojik Birikim ise zehirli kimyasalların üst basamaklarda yoğunlaşması açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; üreticiler güneş enerjisini bağlayan ve fotosentez ile besin üreten ilk trofik düzeyi temsil eder; ayrıştırıcılar organik atıkları inorganik maddelere çevirerek döngüyü sürdürür; %10 kuralı her bir trofik düzeyde enerjinin büyük kısmının solunum ve ısı olarak kaybedildiğini gösterir; biyolojik birikim ise suda çözünmeyen toksik maddelerin üst trofik düzeylerdeki tüketicilerde en yoğun şekilde biriktiğini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci kavram olan 'Karasal Ekosistemdeki Üreticiler' terimini incelemek.
Güneş enerjisini kimyasal bağ enerjisine çeviren ve organik madde sentezini başlatan canlı grubunun üreticiler (bitkiler vb.) olduğu belirlenir ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Üreticiler, ekosistemdeki enerji akışının giriş kapısıdır.
2
İkinci kavram olan 'Ayrıştırıcı Organizmalar' terimini incelemek.
Ölü organizmaları parçalayarak inorganik bileşenlere dönüştüren ve madde döngüsünü tamamlayan canlıların ayrıştırıcılar olduğu belirlenir ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Ayrıştırıcılar inorganik maddelerin toprağa geri dönmesini sağlar.
3
Üçüncü kavram olan 'Trofik Basamaklardaki %10 Kuralı' terimini incelemek.
Besin zincirinde enerjinin bir basamaktan diğerine aktarılırken her seviyede %90'ının ısı ve solunumla kaybedilmesiyle ilişkili olduğu belirlenir ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
%10 kuralı, aktarılan enerjinin her trofik seviyede azaldığını açıklar.
4
Dördüncü kavram olan 'Biyolojik Birikim (Biyoakümülasyon)' terimini incelemek.
Ağır metaller ve tarım ilaçları gibi toksik maddelerin üst basamaklardaki canlılarda birikmesiyle ilişkili olduğu belirlenir ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Toksik maddeler vücuttan atılamadığı için üst düzey tüketicilerde daha yüksek konsantrasyonda bulunur.

Anahtar Kavram

Besin zinciri boyunca enerji aktarımı, madde döngüsündeki ayrıştırıcı rolü ve enerji akışının temel kuralları.
ÖncekiSayfa 64 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin