Divan Edebiyatı

303 soru

Soru 181Soru

Divan şairleri şiirlerini kurgularken hem dinî-tasavvufi kaynaklardan ve mitolojiden hem de içinde yaşadıkları sosyal hayattan geniş ölçüde beslenmişlerdir. Buna göre, sol sütunda verilen Divan edebiyatı kaynak ve eğilimlerini, sağ sütundaki edebî yansımalarıyla doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İran Mitolojisi ve Destanları
Tasavvuf Düşüncesi ve Estetiği
Kısas-ı Enbiyâ ve Dinî Metinler
Mahallîleşme Akımı ve Günlük Hayat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İran Mitolojisi ve Destanları ile Cemşîd, Keyhusrev ve Rüstem-i Zâl'in mazmunlaştırılması; Tasavvuf Düşüncesi ve Estetiği ile vahdet-i vücud felsefesi; Kısas-ı Enbiyâ ve Dinî Metinler ile peygamber kıssaları ve mucizelerin telmihlerle hatırlatılması; Mahallîleşme Akımı ve Günlük Hayat ile somut çevre betimlemeleri ve halk söyleyişlerine yer verilmesi eşleşmelidir.
Divan edebiyatının kaynakları ve akımları ile şiirlerdeki yansımaları incelendiğinde; İran mitolojisine ait kahramanlar (Cemşîd vb.) İran mitolojisiyle, vahdet-i vücud felsefesi tasavvufla, peygamber kıssaları Kısas-ı Enbiyâ ile, somut İstanbul yaşamı ve halk söyleyişleri ise Mahallîleşme akımıyla eşleşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Destansı karakterleri belirleme
Cemşîd, Keyhusrev ve Rüstem-i Zâl gibi isimlerin İran destan geleneğine (Şehnâme) ait olduğu tespit edilir. Bu durum İran Mitolojisi ve Destanları ile eşleşir.
Mitolojik ve efsanevi kaynakların şiirdeki yansımasını belirlemek için.
2
Felsefi ve dinî kavramları ilişkilendirme
Vahdet-i vücud düşüncesinin tasavvuf edebiyatı çerçevesinde geliştiği belirlenir. Bu durum Tasavvuf Düşüncesi ve Estetiği ile eşleşir.
Tasavvufi kaynakların şiir diline olan etkisini anlamak için.
3
Dinî kıssaları tespit etme
Peygamber kıssaları ve mucizelerinin anlatılması (Kısas-ı Enbiyâ) dinî metinlerin kaynağını oluşturur. Bu durum Kısas-ı Enbiyâ ve Dinî Metinler ile eşleşir.
Kutsal metinlerin telmih sanatıyla olan ilişkisini kurmak için.
4
Yerel söyleyiş ve günlük yaşam unsurlarını analiz etme
İstanbul'un mesire yerleri, somut betimlemeler ve halk söyleyişleri mahallîleşme (yerlileşme) akımının sonucudur. Bu durum Mahallîleşme Akımı ve Günlük Hayat ile eşleşir.
Şiirdeki gerçekçi ve yerli eğilimleri kaynaklarıyla ilişkilendirmek için.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının dinî, tasavvufi, mitolojik ve sosyal kaynaklarının şiir geleneğindeki iz düşümleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 182Soru

Bir kütüphanenin nadir eserler bölümünde araştırma yapan bir filolog, 14. yüzyıla ait bir mesnevinin yazma nüshasını incelerken eserin mukaddime (önsöz) kısmında şu ifadelere rastlar:

'Kendi dilini bilmeyen veya küçümseyenlere inat, bu eseri kendi öz dilimizle kaleme aldık. Ta ki Türk diliyle de hakikatlerin, ince manaların ve tasavvuf yolunun sırlarının anlatılabileceği açıkça görülsün.'

İncelemeyi derinleştiren filolog; eserin ahlaki, tasavvufi ve didaktik nitelikte olduğunu, 'on bab (bölüm)' üzerine kurulduğunu ve her babın kendi içinde on alt başlığa ayrıldığını tespit eder.

Buna göre, filoloğun üzerinde çalıştığı bu yazma eser ve bu eserin müellifi aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aşık Paşa - Garibnâme

Cevap

Aşık Paşa - Garibnâme
Aşık Paşa tarafından 14. yüzyılda kaleme alınan Garibnâme, ahlaki ve tasavvufi bir mesnevidir. Eser 'on bab' üzerine kurulmuştur ve her bab da kendi içinde on kısımdan oluşur. Müellif, eserin mukaddimesinde ve içinde Türkçenin edebi bir dil olarak değerini savunmuş, halkın tasavvufi bilgileri kendi diliyle öğrenmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarını analiz etme
Eserin 14. yüzyıla ait olduğu, Türkçe yazıldığı, Türkçeyi savunduğu ve 'on bab' (bölüm) üzerine kurulduğu belirlenir.
Eserin ve yazarın kimliğini tespit etmek için ayırt edici özellikleri ortaya koymak gerekir.
2
Belirlenen özellikleri 13, 14 ve 15. yüzyıl şairlerinin eserleriyle karşılaştırma
On babdan oluşan ve Türkçe yazılmayı bilinçli bir dava edinen eserin Aşık Paşa'nın Garibnâme'si olduğu tespit edilir.
Doğru şair-eser eşleşmesini bulmak için seçeneklerdeki diğer eserlerin yapısal ve içeriksel özelliklerini elemek gerekir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 183Soru

Anadolu sahasında Türk yazı dilinin ve divan edebiyatı geleneğinin şekillenmeye başladığı 13. ve 14. yüzyıllarda yaşamış bazı şairlerin edebi yönelimleri ve dile yaklaşımları şu şekildedir:

* Eserlerinin büyük kısmını Farsça yazmış olmasına rağmen, Anadolu'daki Türk halkına tasavvuf düşüncesini ulaştırmak amacıyla mesnevilerinin arasına Türkçe manzumeler serpiştirmiştir.
* Döneminde edebi dil olarak Farsça ve Arapçanın benimsenmesine karşı çıkarak halkı eğitmek amacıyla kaleme aldığı dinî-didaktik mesnevisinde Türkçenin önemini ve edebi değerini savunmuştur.
* Dönemin yaygın eğilimi olan tasavvufi konuların dışına çıkarak aşk ve şarap gibi din dışı temaları işleyen gazeller yazmış; klasik şiir estetiğinin Anadolu sahasındaki ilk temsilcisi kabul edilmiştir.
* Kuşların Simurg'a yolculuğu üzerinden tasavvufi mertebeleri anlattığı alegorik mesnevisinde, Türkçeyi Farsçadan daha üstün ve zengin bir sanat dili haline getirmeyi amaçladığını belirtmiştir.

Buna göre, yukarıda verilen özellikler seçeneklerdeki şairlerle eşleştirildiğinde hangi şair dışarıda kalır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahmedî

Cevap

Ahmedî şairi dışarıda kalır.
Verilen öncüller sırasıyla Sultan Veled, Âşık Paşa, Hoca Dehhânî ve Gülşehrî ile tam olarak örtüşmektedir. Ahmedî ise 14. yüzyılın önemli bir divan şairi olmasına karşın (İskendername ve Cemşid ü Hurşid eserlerinin sahibi) öncüllerde edebi yönelimlerine yer verilmeyen isimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Farsça eserlerine Türkçe manzumeler ekleyen Sultan Veled ile eşleşir.
Sultan Veled'in Türkçe şiir yazma bilincinin erken örneklerini tespit etmek için.
2
İkinci öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Garibname adlı didaktik mesnevisinde Türkçe savunan Âşık Paşa ile eşleşir.
Âşık Paşa'nın dile olan yaklaşımını doğrulamak için.
3
Üçüncü öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, din dışı şiirler yazan ve klasik edebiyatın kurucusu kabul edilen Hoca Dehhânî ile eşleşir.
Hoca Dehhânî'nin divan şiirindeki öncü rolünü belirlemek için.
4
Dördüncü öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Simurg sembolü üzerinden Mantıku't-Tayr'ı yazan Gülşehrî ile eşleşir.
Gülşehrî'nin alegorik mesnevisini ve dil bilincini doğrulamak için.
5
Dışarıda kalan şair tespit edilir.
Öncüllerle eşleşmeyen şair Ahmedî olarak belirlenir.
Seçeneklerdeki şairler elendiğinde kalan tek ismi bulmak için.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 184Soru

Bâkî'ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin anlamlı ve biçimsel bir bütün oluşturacak şekilde şiirdeki yer alma sırasını (gazelin beyit düzenini) doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralaması II - I - III şeklindedir. Gazel, kendi arasında kafiyeli olan matla beyti (II) ile başlar, ara beyit (I) ile devam eder ve şairin mahlasının yer aldığı makta beyti (III) ile son bulur.
Gazel nazım şeklinin yapısal kuralları gereği, ilk beyit (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olmalıdır. Verilen beyitlerden II numaralı beyit bu kurala uymaktadır. Şairin mahlasının (Bâkî) geçtiği beyit (makta) ise son beyittir; bu da III numaralı beyittir. Ara beyit olan I numaralı beyit ise bu iki beytin arasında yer almalıdır. Dolayısıyla doğru sıralama II - I - III şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafiye şeması analizi yapılarak ilk beyit (matla) tespit edilir.
II numaralı beyitte ilk ve ikinci dizelerin son kelimeleri ('yârân saf saf' ve 'muhibbân saf saf') kendi içinde kafiyelidir (aa kafiye örgüsü). Dolayısıyla bu beyit gazelin başlangıç beytidir.
Gazellerin yalnızca ilk beyti kendi arasında kafiyeli (aa) olarak kurulur.
2
Şairin mahlası aranarak son beyit (makta) tespit edilir.
III numaralı beyitte Bâkî mahlası zikredilmiştir. Dolayısıyla bu beyit gazelin bitiş beytidir.
Divan edebiyatı şairleri mahlaslarını genellikle gazelin son beytinde (makta) kullanırlar.
3
Geriye kalan ara beyit tespit edilerek sıralama tamamlanır.
I numaralı beyit kendi arasında kafiyeli değildir ve mahlas içermez. Bu nedenle matla ve makta beyitlerinin arasına gelmelidir.
Gazellerin matla dışındaki beyitleri ba, ca, da... şeklinde kafiyelenerek matlaya bağlanır.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin beyit yapısı, matla ve makta beyitlerinin kafiye şeması ve mahlas kullanımı yardımıyla belirlenmesi.
Soru 185Soru

Divan edebiyatı estetiğinde şair, dış dünyayı olduğu gibi yansıtmak yerine zihninde idealleştirdiği soyut kavramlar ve klasik estetik kurallar çerçevesinde aktar��r. Şiirin beslendiği kaynaklar ve biçim özellikleri de bu soyut ve kurgusal evreni şekillendirir.

Buna göre, Divan şiirinin estetik dünyası, kaynakları ve genel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal yaşamı yönlendirmek ve halkı eğitmek amacıyla 'hürriyet', 'vatan' ve 'adalet' gibi temalar klasik mazmunlarla birleştirilerek şiirin merkezine taşınmıştır.

Cevap

Toplumsal yaşamı yönlendirmek ve halkı eğitmek amacıyla 'hürriyet', 'vatan' ve 'adalet' gibi temaların klasik mazmunlarla birleştirilerek şiirin merkezine taşındığını savunan yargı.
Divan edebiyatında sanatçılar toplumu eğitme amacı gütmemiş, 'sanat sanat içindir' anlayışıyla bireysel ve soyut konuları işlemişlerdir. 'Vatan, hürriyet, adalet' gibi kavramlar Tanzimat I. Döneminde edebiyatımıza dahil edilmiştir. Bu yüzden bu seçenekteki bilgi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen bilgilerin Divan edebiyatının kaynakları ve genel özellikleriyle uyuşup uyuşmadığı incelenir.
Tanzimat edebiyatına ait özelliklerin Divan edebiyatı özelliği gibi sunulduğu saptanır.
Divan edebiyatında 'hürriyet, vatan, adalet' gibi temaların ve toplumu eğitme amacının bulunmadığı bilgisiyle çelişki tespit edilir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının genel özellikleri, kaynakları ve Tanzimat edebiyatı ile olan tematik farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 186Soru

Aşağıdaki beyit, ünlü bir Divan şairinin bir gazelinin makta beytinden alınmıştır:

*Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalır cihânda hemân adımuz bizüm*

Bu beyit ve şairiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 16. yüzyılın önemli isimlerinden olan şair, tasavvufi düşüncelerden ziyade dünyevi a��kı, yaşam zevkini ve rindane edayı ön plana çıkaran şiirleriyle tanınmıştır.

Cevap

16. yüzyılın önemli isimlerinden olan şair, tasavvufi düşüncelerden ziyade dünyevi aşkı, yaşam zevkini ve rindane edayı ön plana çıkaran şiirleriyle tanınmıştır.
Verilen beyit, 16. yüzyıl divan edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri olan Bâkî’ye aittir. Beyitte geçen 'Bâkî' ifadesiyle şair, dünyevi makam ve zenginliklerin geçici olduğunu fakat kendi adının (ve şiirinin) bu dünyada kalıcı olacağını belirterek sanatkâr yönünü öne çıkarır. Bâkî, tasavvufi derinliklerden ziyade İstanbul'un yaşam zevkini, eğlencesini ve beşeri aşkı konu alan 'rindane' tarzıyla bilinir. Bu doğrultuda şairin 16. yüzyılda yaşadığı ve rindane tarzıyla tanındığı bilgisi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki mahlası ve anlam�� analiz etme
İkinci dizede geçen 'Bâkî' kelimesinin hem 'kalıcı, ölümsüz' anlamında hem de şairin mahlası olarak (tevriyeli) kullanıldığı tespit edilir. Beyit, 16. yüzyıl divan şairi Bâkî'ye aittir.
Şairin kimliğini ve dolayısıyla dönemini belirlemek için mahlas tespiti yapılır.
2
Şairin edebi özelliklerini ve yüzyılını seçeneklerle karşılaştırma
Bâkî'nin 16. yüzyılda yaşadığı, mesnevi yazmadığı, tasavvufa şiirlerinde yer vermediği ve tamamen din dışı lirik-rindane konularda şiirler kaleme aldığı bilgileri doğrulanarak doğru seçeneğe ulaşılır.
Diğer 15. ve 16. yüzyıl şairlerinin (Fuzûlî, Şeyhî, Bağdatlı Ruhî) tarzlarıyla oluşturulan çeldiricileri elemek için şairin üslup özelliklerinin kıyaslanması gerekir.

Anahtar Kavram

16. Yüzyıl Divan Şairi Bâkî'nin Edebi Tarzı (Rindane Şiir) ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 187Soru

Divan edebiyatında tek dörtlükten oluşan nazım şekilleri incelenirken rubai ve tuyuğ türleri biçimsel ve içeriksel özellikleri yön��yle karşılaştırılmaktadır.

Buna göre ele alınan bir dörtlüğün, rubai değil de tuyuğ olduğunu belirlemede aşağıdakilerden hangisi tek başına kesin bir ölçüt sayılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aruz ölçüsünün sadece "Fâilâtün Fâilâtün Fâilün" kalıbıyla yazılmış olması

Cevap

Aruz ölçüsünün sadece "Fâilâtün Fâilâtün Fâilün" kalıbıyla yazılmış olması
Aruz ölçüsünün yalnızca 'Fâilâtün Fâilâtün Fâilün' kalıbıyla yazılmış olması, o dörtlüğün kesinlikle bir tuyuğ olduğunu gösterir. Çünkü rubailer bu kalıpla yazılmaz, hezec bahrinin özel kalıplarıyla kaleme alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün biçimsel özelliklerini ve aruz ölçüsünü incelemek.
Rubai ve tuyuğun her ikisi de tek dörtlükten oluşur ve genellikle aaba kafiye düzenine sahiptir.
Bu iki nazım şeklini sadece dize sayısı veya kafiye örgüsüyle ayırt etmek mümkün değildir.
2
Tuyuğ ve rubaiyi ayıran temel teknik ölçütü (aruz kalıbını) değerlendirmek.
Tuyuğ yalnızca 'Fâilâtün Fâilâtün Fâilün' aruz kalıbıyla yazılırken, rubai hezec bahri kalıplarıyla (mef'ûlü ile başlayan 24 farklı kalıpla) yazılır.
Bu kalıp farkı, bir dörtlüğün kesin olarak tuyuğ olduğunu kanıtlayan en belirgin biçimsel özelliktir.

Anahtar Kavram

Tuyuğ ve Rubai Nazım Şekillerinin Ayırt Edici Özellikleri
Soru 188Soru

Erken dönem Anadolu sahası Türk şiirinin kurucu isimleri olan şairler ile onların Türk edebiyatı tarihindeki ayırt edici özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhani
Sultan Veled
Şeyyad Hamza
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhani din dışı şiirleri ve Selçuklu Şehnamesi ile; Sultan Veled İbtidânâme ve Rebâbnâme mesnevileriyle; Şeyyad Hamza Yusuf u Züleyha mesnevisiyle; Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve Azeri Türkçesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirme sonucunda; Hoca Dehhani din dışı konulardaki öncülüğüyle birinci tanıma, Sultan Veled Mevlevilik kuruculuğu ve mesnevileriyle ikinci tanıma, Şeyyad Hamza Yusuf ve Züleyha mesnevisiyle üçüncü tanıma, Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve Azeri Türkçesiyle dördüncü tanıma tam olarak karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin edebî özelliklerini ve eserlerini belirleme
Hoca Dehhani'nin Selçuklu sarayında din dışı şiirler yazdığı ve Şehname kaleme aldığı bilinir. Sultan Veled, Mevlevilik tarikatını teşkilatlandırmış ve Türkçe manzumeleri barındıran İbtidânâme, Rebâbnâme gibi eserler yazmıştır. Şeyyad Hamza, Yusuf u Züleyha mesnevisini yazarak bu türün Anadolu'daki ilk temsilcisi olmuştur. Kadı Burhaneddin ise Sivas'ta kendi adıyla devlet kurmuş, tuyuğlarıyla ün kazanmıştır.
Her şairin kendine özgü kurucu rolünü ve eserini ayırt etmek için.
2
Eşleştirmeleri gerçekleştirme
Sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki açıklamalar sırasıyla bire bir eşleşmektedir.
Doğru ilişkileri kurarak eşleşmeyi sonlandırmak amacıyla.

Anahtar Kavram

13. ve 14. yüzyıl Anadolu sahası Divan edebiyatı şairleri, eserleri ve edebî kişilikleri.
Soru 189Soru

XVII. ve XVIII. yüzyıllarda yaşamış divan şairlerinin belirgin sanat anlayışları ile öne çıkan edebi yönleri aşağıda sıralanmıştır. Sol sütunda yer alan şairler, sağ sütundaki kendilerine özgü nitelikler veya eserlerle eşleştirildiğinde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nâbî
Nedim
Şeyh Galip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki şairler sağ sütundaki açıklamalarla şu şekilde eşleşir: Nef'î, kaside ve fahriyelerdeki gür sesiyle eşleşir; Nâbî, felsefi-ahlaki hikemî tarz ve Hayriyye eseriyle eşleşir; Nedim, Lale Devri şarkıları ve mahallileşme akımıyla eşleşir; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindî ve Hüsn ü Aşk ile eşleşir.
Şairlerin sanat anlayışları ve eserleri doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Nef'î kaside ve fahriyelerdeki gür sesiyle; Nâbî, hikemî tarzı ve Hayriyye mesnevisiyle; Nedim, Lale Devri neşesi ve şarkılarıyla; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindî ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Nef'î'nin edebi yönünü belirlemek.
Nef'î ile sağ sütundaki kasideleri, abartılı övgüleri ve hicivleri içeren açıklama eşleşir.
17. yüzyılın en büyük kaside ustalarından olan Nef'î, özellikle fahriye ve hiciv türlerindeki cesur ve gür sesli şiirleriyle öne çıkar.
2
Nâbî'nin edebi yönünü belirlemek.
Nâbî ile sağ sütundaki hikemî tarzı ve Hayriyye mesnevisini içeren açıklama eşleşir.
17. yüzyılda didaktik şiiri (hikemî tarz) bir ekol haline getiren Nâbî, oğlu Ebülhayr için yazdığı Hayriyye mesnevisiyle bu tarzın en güzel örneğini vermiştir.
3
Nedim'in edebi yönünü belirlemek.
Nedim ile sağ sütundaki Lale Devri'ni ve şarkılarını içeren açıklama eşleşir.
18. yüzyıl şairi Nedim, Lale Devri'nin neşeli havasını, İstanbul hayatını mahallileşme akımı çerçevesinde şarkı nazım şekliyle edebiyata taşımıştır.
4
Şeyh Galip'in edebi yönünü belirlemek.
Şeyh Galip ile sağ sütundaki Sebk-i Hindî akımını ve Hüsn ü Aşk mesnevisini içeren açıklama eşleşir.
18. yüzyılın son büyük divan şairi Şeyh Galip, Sebk-i Hindî akımının temsilcisi olup Hüsn ü Aşk mesnevisiyle tasavvufi ve mecazi aşkı işlemiştir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebî Akımlar
Soru 190Soru

Nedîm'e ait bir gazelden alınan aşağıdaki iki beyit verilmiştir:

I. Beyit:
*Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana*
*Mey süzülmüş şîşeden ruhsâr-ı âl olmuş sana*

II. Beyit:
*Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm*
*Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana*

Bu beyitlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. beyit, musarra (dizeleri kendi arasında uyaklı) bir özellik göstermediği için bu gazelin matla dışındaki herhangi bir yerinde bulunan ortabeyitidir.

Cevap

I. beyit, musarra (dizeleri kendi arasında uyaklı) bir özellik göstermediği için bu gazelin matla dışındaki herhangi bir yerinde bulunan ortabeyitidir.
I. beyit kendi içinde uyaklı (aaaa şeklinde) olduğu için gazelin ilk beyiti, yani matla beyitidir. Bu nedenle bu beytin musarra özellik göstermediğini ve gazelin ortalarında yer alan bir ortabeyit olduğunu iddia eden yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beytin kafiye yapısı incelenir.
"yâl ü bâl olmuş sana" ve "ruhsâr-ı âl olmuş sana" dizelerinin sonundaki "olmuş sana" ifadeleri redif, "yâl ü bâl" ile "âl" kelimelerindeki "-âl" sesleri ise kafiyedir. Dolayısıyla beyit kendi içinde uyaklıdır (aaaa).
Uyak örgüsünün belirlenmesi, beytin şiir içindeki konumunu (matla, makta veya ortabeyit) tespit etmek için gereklidir.
2
Kendi arasında uyaklı (musarra) beyitlerin gazeldeki işlevi değerlendirilir.
Gazellerde sadece ilk beyit (matla) kendi içinde uyaklı (aaaa) olur. Ortabeyitler ise ba,ca,da...ba, ca, da... şeklinde kafiyelenir.
Musarra yapının sadece matla beyitine özgü bir şekil özelliği olduğunu hatırlamak, beytin ortabeyit olamayacağını kavramayı sağlar.
3
Diğer beyit (II. beyit) ve genel özellikler incelenir.
II. beyitte şairin mahlası ("Nedîm") geçtiği için makta beyitidir. Dil, ölçü ve nazım birimi özellikleri de eserin Divan şiiri geleneğine ait olduğunu kesinleştirir.
Tüm seçeneklerin doğruluğunu teyit ederek yanlış olan yargıyı kesin olarak belirlemek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri, matla ve makta beyitlerinin tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 191Soru

Kaside, Divan edebiyatında belirli kurallar çerçevesinde yazılan ve kendi içinde bölümlere ayrılan beyitlerle kurulmuş en önemli nazım şekillerinden biridir. Bu bölümlerin her biri kendine has bir tema ve anlatım üslubuna sahiptir.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir kasidenin şairin kendi sanatını ve şiirdeki gücünü övdüğü "fahriye" bölümünden alınmış olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şair-i mu'ciz-nümâyım kim füsûn-ı şi'r ile
Her kelâmım bir nihâl-i taze-i gülzâr olur

Cevap

Şairin kendi sanat��nı ve şiirdeki gücünü övdüğü "Şair-i mu'ciz-nümâyım kim füsûn-ı şi'r ile / Her kelâmım bir nihâl-i taze-i gülzâr olur" beytidir.
Şairin kendisini, sanatını ve şiirdeki gücünü övdüğü beyit, kasidenin fahriye bölümüne aittir. Mucizeler gösteren şair anlamına gelen "şair-i mu'ciz-nümâ" ifadesi ve şairin kendi sözlerini gül bahçesinin taze fidanına benzetmesi, doğrudan kendi sanatını ve şairlik yeteneğini yücelttiğini göstermektedir. Bu nedenle doğru cevap bu beytin yer aldığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaside bölümlerinin işlevlerini belirlemek
Kaside bölümleri; nesib/teşbib (tasvir), girizgâh (geçiş), medhiye (övgü), fahriye (şairin kendini övmesi) ve duadır.
Hangi beytin hangi bölüme ait olduğunu doğru tespit edebilmek için temel teorik bilgiyi geri çağırmak gerekir.
2
Beyitlerdeki ifadeleri ve edebî sanatları çözümlemek
Şairin kendisini 'mucizeler gösteren şair' (şair-i mu'ciz-nümâ) olarak nitelemesi ve sözünü övmesi tespit edilmiştir.
Fahriye bölümünün şairin kendi sanatını övdüğü kısım olduğu bilgisini metin üzerinde test etmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirlemek
Şairin kendi sanatını övdüğü beyit olan seçeneğin doğru cevap olduğu anlaşılmıştır.
Diğer beyitlerin nesib, medhiye, girizgâh ve dua bölümlerine ait olduğu kanıtlanarak doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kasidenin Bölümleri ve Beyitlerin İşlevsel Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 192Soru

Divan şiirinin gelişim sürecinde farklı yönelimleri temsil eden iki şair hakkında şu bilgiler verilmiştir:

* İlki, XVII. yüzyılda yaşamış olup şiirde hikmet ve tefekkürü (düşünceyi) ön plana çıkarmış, toplumsal aksaklıkları eleştirerek ahlaki öğütler barındıran didaktik bir tarz geliştirmiştir.
* İkincisi ise XVIII. yüzyılda yaşamış, şiirde somutlaşmayı ve yerelleşmeyi savunarak Lale Devri'nin neşeli atmosferini, şarkı formunda İstanbul Türkçesinin kıvraklığıyla dile getirmiştir.

Bu özellikler dikkate alındığında, hakkında bilgi verilen şairler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nâbî - Nedim

Cevap

Nâbî - Nedim
Hikmetli ve düşünceye dayalı (hikemî) şiirleriyle tanınan ve XVII. yüzyılda yaşayan şair Nâbî'dir. XVIII. yüzyılda Lale Devri'nin neşesini, canlı İstanbul Türkçesiyle şarkı formunda dile getiren ve mahallileşme akımının en büyük temsilcisi olan şair ise Nedim'dir. Dolayısıyla doğru sıralama Nâbî ve Nedim olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirde hikmet, tefekkür ve ahlaki öğütleri ön plana çıkaran XVII. yüzyıl sanatçısının tespit edilmesi.
Bu özelliklerin divan şiirinde 'hikemî tarz' olarak adlandırıldığı ve bu tarzın XVII. yüzyıldaki en büyük temsilcisinin Nâbî olduğu belirlenir.
Şairin didaktik üslubu ve toplumsal aksaklıklara yönelik eleştirileri doğrudan Nâbî'yi işaret eder.
2
Şiirde somutlaşmayı, yerelleşmeyi ve Lale Devri'nin eğlence atmosferini şarkı formunda İstanbul Türkçesiyle dile getiren XVIII. yüzyıl sanatçısının tespit edilmesi.
Mahallileşme akımının öncülerinden olan, şarkı formundaki eserleriyle tanınan ve Lale Devri ile özdeşleşen XVIII. yüzyıl şairinin Nedim olduğu belirlenir.
Nedim, Lale Devri'nin coşkusunu ve İstanbul şivesini divan şiirine kazandıran en önemli isimdir.
3
Belirlenen şairlerin sırasıyla eşleştirilmesi.
İlk şairin Nâbî, ikinci şairin ise Nedim olduğu görülür.
Soruda sırasıyla verilmesi istendiği için Nâbî - Nedim eşleşmesi doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Üslup ve Akım Özellikleri
Soru 193Soru

Divan şairleri, şiirlerinde geniş bir bilgi birikimini ve kültürel arka planı yansıtırlar. Bu doğrultuda klasik ��iirde telmih, teşbih veya mazmunlar aracılığıyla gök biliminden tasavvufa, destanlardan günlük ritüellere kadar uzanan zengin bir referans ağı kurulmuştur.

Buna göre, sol sütunda verilen edebî imgeleri ve anahtar terimleri, sağ sütunda yer alan divan şiirinin esinlendiği kaynak alanlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Câm-ı Cem", "Afrasiyab" ve "Feridun" gibi adların cömertlik, güç veya meclis adabı bağlamında memdûhu (övülen kişiyi) yüceltmek için telmih yoluyla kullanılması
"Çarh-ı felek", "Müşteri" ve "Zühre" gibi kavramların şairin talihi, sevgilinin musikideki yeteneği veya zamanın adaletsizliğiyle ilişkilendirilerek şiire taşınması
Sevgilinin güzelliğinin "Kenan ili", aşığın hasretinin "külbe-i ahzan" (hüzünler evi), mucizelerin ise "yed-i beyza" gibi ifadelerle beyitlerde canlandırılması
"Sûr-ı hümayun" törenlerinin, mesire alanlarındaki eğlencelerin, helva sohbetlerinin ve "ıydiyye" türü şiirlerdeki bayramlaşma ritüellerinin işlenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: 1. İran mitolojisi ve epik geleneği, 2. Klasik dönem astronomi ve kozmoloji bilgileri, 3. Kur'an-ı Kerim, hadisler ve peygamber kıssaları, 4. Sosyal hayat, yerel kültür ve tarihî/toplumsal gerçeklikler.
Eşleştirmelerin tamamı divan şiirinin kaynaklarının doğru sınıflandırılmasıyla yapılmıştır. Şehname kahramanları İran mitolojisini; gezegenler ve felekler astronomiyi; peygamberlerin hayatlarına dair mazmunlar dinî kaynakları; mesireler, şenlikler ve düğünler ise günlük sosyal hayatı temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki kahramanları ve kavramları analiz etmek
Câm-ı Cem (Cemşid'in kadehi), Afrasiyab ve Feridun gibi isimlerin İran mitolojisine ve Firdevsi'nin Şehname'sine dayandığı tespit edilir. Bu nedenle birinci öncül İran mitolojisi ve epik geleneği ile eşleşir.
Şairlerin telmih ve teşbihlerde kullandığı mitolojik figürlerin kökenini belirlemek.
2
İkinci öncüldeki kavramları analiz etmek
Çarh-ı felek, Müşteri ve Zühre gibi kelimelerin gök cisimleri ve astronomi terimleri olduğu belirlenir. Bu unsurlar şairlerin kozmolojik ve astrolojik (ilm-i nücum) tasavvurlarını yansıtır ve ilgili seçenekle eşleşir.
Şiirlerdeki kozmik ve astrolojik ögelerin kaynağını saptamak.
3
Üçüncü öncüldeki ifadeleri ve telmihleri analiz etmek
Kenan ili, külbe-i ahzan (Yusuf peygamberin babası Yakub'un hasret çektiği kulübe) ve yed-i beyza (Musa peygamberin beyaz eli mucizesi) dinî-tasavvufi kaynaklar ve peygamber kıssaları (Kısas-ı Enbiya) ile ilişkilidir. Bu yüzden üçüncü öncül dinî kaynaklarla eşleşir.
İncil, Tevrat veya Kur'an kaynaklı anlatıların edebiyattaki izlerini bulmak.
4
Dördüncü öncüldeki sosyal unsurları analiz etmek
Sûr-ı hümayun, helva sohbetleri, bayramlar ve mesire alanları doğrudan Osmanlı toplumunun günlük ve sosyal yaşamına aittir. Bu nedenle dördüncü öncül sosyal hayat ve yerel kültür ile eşleşir.
Eserlerdeki gerçekçi ve yerel kültürel ögeleri ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının beslendiği dinî, mitolojik, bilimsel ve toplumsal kaynakların şiirlerdeki yansımaları.
Soru 194Soru

Tasavvuf düşüncesini ve özellikle Hurufilik inancını coşkulu ve lirik bir dille şiirlerine aktaran şair, Azeri Türkçesinin özellikleri taşıyan eserleriyle dil tarihimiz açısından büyük önem taşır. Türkçe ve Farsça olmak üzere iki divanı bulunan sanatçı, inançlarından taviz vermeyen dik duruşu ve şiirlerindeki heyecanlı söyleyişiyle tanınmış, inançları sebebiyle Halep'te öldürülmüştür. Gazellerinin yanı sıra tuyuğ nazım şekliyle yazdığı şiirlerle de bu türün edebiyatımızdaki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.

Bu parçada özellikleri belirtilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seyyid Nesîmî

Cevap

Seyyid Nesîmî
Seyyid Nesîmî; 14. yüzyıl Divan edebiyatında coşkulu, lirik şiirleri ve Hurufilik inancını yayma çabasıyla tanınır. Bu inançları yüzünden Halep'te derisi yüzülerek öldürülmüştür. Ayrıca Azeri Türkçesini kullanması ve tuyuğ nazım biçiminin edebiyatımızdaki en önemli temsilcilerinden biri olması parçada verilen tüm özellikleri karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen şair özelliklerini analiz etmek.
Şairin 14. yüzyılda yaşadığı, Azeri Türkçesiyle yazdığı, Hurufilik inancına sahip olduğu, Halep'te öldürüldüğü ve tuyuğ nazım şeklini kullandığı belirlenmiştir.
Soruda hedeflenen sanatçıyı doğru teşhis edebilmek için ayırt edici niteliklerin bir araya getirilmesi gerekir.
2
Elde edilen nitelikleri seçeneklerdeki sanatçılarla karşılaştırmak.
Hurufilik inancı yüzünden Halep'te öldürülen ve tuyuğlarıyla bilinen şairin Seyyid Nesîmî olduğu tespit edilmiştir.
Seçeneklerde yer alan diğer 13. ve 14. yüzyıl şairlerinin bu biyografik özelliklere sahip olmaması doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 195Soru

Sol sütunda Divan edebiyatında etkili olmuş edebî akımlar ve eğilimler, sağ sütunda ise bu akımların temel estetik ilkeleri ve üslup özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki akımları sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallileşme Akımı
Hikemî Tarz (Nâbî Ekolü)
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı soyut ve kapalı hayallerle; Mahallileşme akımı somut sevgili tipleri ve yerel söyleyişlerle; Hikemî tarz ahlaki ve felsefi öğütlerle; Türk-i Basit akımı ise Arapça/Farsça kuralları reddedip Türkçe kelimeler kullanma amacıyla eşleşmektedir.
Sebk-i Hindî karmaşık imge dünyasıyla; Mahallileşme günlük yaşam sahneleriyle; Hikemî tarz felsefi ve ahlaki öğütlerle; Türk-i Basit ise Arapça ve Farsça kuralları dışlayıp Türkçe kelimeler kullanma ilkesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî akımların temel felsefelerini ve üslup özelliklerini belirleyin.
Sebk-i Hindî (ağır dil, kapalı anlam), Mahallileşme (somut yaşam, yerel söyleyiş), Hikemî tarz (didaktik, ahlaki öğüt), Türk-i Basit (sadece Türkçe kelimeler, tamlamasız aruz) tespit edilir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için her akımın ayırıcı özelliklerinin bilinmesi gerekir.
2
Sağ sütundaki tanımları sol sütundaki akımlarla karşılaştırın.
Sebk-i Hindî akımı kapalı hayaller ve alışılmamış bağdaştırmaları içeren tanım ile; Mahallileşme akımı yerel mekân ve halk söyleyişlerini içeren tanım ile; Hikemî tarz bilgelik ve öğüt içeren tanım ile; Türk-i Basit ise Arapça/Farsça kuralları dışlama içeren tanım ile eşleşir.
Her tanımın barındırdığı anahtar kelimeler ilgili akımın poetikasıyla doğrudan uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 196Soru

Aşağıda sol sütunda verilen beyitleri, biçim ve içerik özelliklerine göre sağ sütundaki divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden katı şikeste vü zâr
Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne
Sensin o pâdişâh-ı cihân-bân-ı dâd-ger
Kim adl ü dâdın eylemiştir cihânı pür-safâ
Kazan ey dilde olan gevher-i zâtından şerefi
Neseb-i pâk ile âdem olamaz fahr-ı cihân

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci beyit Mesnevi ile, ikinci beyit Gazel ile, üçüncü beyit Kaside ile, dördüncü beyit ise Kıta ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede birinci beyit, olay anlatımı (tahkiye) ve kendi içinde kafiyeli yapısı nedeniyle Mesnevi ile; ikinci beyit, sevgili, göz ve kirpik gibi unsurları ele alan lirik yapısıyla Gazel ile; üçüncü beyit, bir padişaha yönelik övgü içermesi sebebiyle Kaside ile; dördüncü beyit ise toplumsal/ahlaki bir düşünceyi işlemesi ve kafiye yapısı nedeniyle Kıta ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye düzenini (dış yapı özelliklerini) analiz etmek
Birinci beyit aa (nizâr/zâr) kafiye şemasına sahiptir. İkinci beyit aa (üstüne/üstüne) kafiye şemasına sahiptir. Üçüncü beyit xa (dâd-ger/safâ) kafiye şemasına sahiptir. Dördüncü beyit xa (şerefi/cihân) kafiye şemasına sahiptir.
Nazım şekillerinin ayırt edilmesinde kafiye örgüsü en belirgin dış yapı unsurudur.
2
Aynı kafiye şemasına sahip beyitleri içeriklerine göre gruplandırmak
Birinci beyit bir hayvanın fiziki durumunu anlatarak olay anlatımına (tahkiyeye) yönelmiştir. İkinci beyit sevgili, göz ve gönül yarası gibi tamamen lirik bir aşk konusunu işlemektedir.
aa şeklinde kafiyelenen gazel matla beyti ile mesnevi beytini ayırmanın yolu içerik ve tema analizidir.
3
xa şeklinde kafiyelenen beyitleri temalarına göre ayırt etmek
Üçüncü beyit padişaha yönelik övgü (methiye) içermektedir. Dördüncü beyit ise soy yerine şahsiyet ve erdem sahibi olmayı öğütleyen didaktik ve felsefi bir düşünceyi savunmaktadır.
xa şeklinde kafiyelenen beyitlerde kaside (övgü) ve kıta (felsefi/ahlaki düşünce) ayrımı tema üzerinden netleştirilir.

Anahtar Kavram

Beyitlerle kurulan divan edebiyatı nazım şekillerinin kafiye düzeni ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Soru 197Soru

Divan edebiyatının klasik sonrası döneminde eser veren şairlerin kendilerine has üslup özellikleri ve yönelimleri bulunmaktadır.

Aşağıda verilen şairler ile onların edebî kişiliklerini belirleyen açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Enderunlu Fâzıl
Nailî
Şeyhülislam Yahya
Koca Ragıp Paşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Enderunlu Fâzıl - Hûbannâme ve Defter-i Aşk yazarı; Nailî - Sebk-i Hindi ve ilk şarkı örnekleri; Şeyhülislam Yahya - Rindane gazel ve İstanbul Türkçesi; Koca Ragıp Paşa - XVIII. yüzyıl hikemî tarzı
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar, benimsedikleri edebi akımlar (Mahallileşme, Sebk-i Hindi, Hikemi Tarz) ve verdikleri özgün eserler (Hûbannâme, ilk şarkı örnekleri vb.) dikkate alındığında doğru eşleşmeler kurulmuştur. Enderunlu Fâzıl mahallileşme ve mesnevileriyle; Nailî Sebk-i Hindi ve ilk şarkı örnekleriyle; Şeyhülislam Yahya rindane gazelleri ve İstanbul Türkçesiyle; Koca Ragıp Paşa ise XVIII. yüzyıl hikemî tarzıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Enderunlu Fâzıl'ın edebi niteliklerini incelemek.
Sanatçının mahallileşme akımını benimsediği ve Hûbannâme ile Defter-i Aşk mesnevilerini kaleme aldığı görülür. Bu bilgiyle Enderunlu Fâzıl ismi ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Yazar-eser ilişkisi ve edebi yönelim üzerinden doğru eşleşmeyi kurmak.
2
Nailî'nin Türk şiirindeki yerini saptamak.
Nailî'nin XVII. yüzyılda Sebk-i Hindi akımını başlatan isim olduğu ve edebiyatımızda ilk şarkı örneklerini verdiği belirlenir.
Akım ve nazım şekli öncülüğü bilgisiyle eşleştirmeyi doğrulamak.
3
Şeyhülislam Yahya'nın şiir anlayışını değerlendirmek.
XVII. yüzyıl şairi olan Yahya'nın din dışı rindane gazelleriyle tanındığı ve Bâkî'nin dil özelliklerini sürdürdüğü anlaşılır.
Şiir türü (rindane gazel) ve dil üslubu üzerinden eşleşme yapmak.
4
Koca Ragıp Paşa'nın edebi kimliğini saptamak.
Koca Ragıp Paşa'nın XVIII. yüzyılda yaşamış bir devlet adamı ve şair olarak Nâbî'nin felsefi-ahlaki (hikemî) şiir yolunu devam ettirdiği saptanır.
Edebi ekol ve dönem bilgisine dayanarak son eşleşmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Edebî Yönelimleri, Eserleri ve Üslupları
Soru 198Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen edebi özellikleri ve eserleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Fakih
Aşık Paşa
Ahmedî
Hoca Mesud

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Fakih - Çarhname, Aşık Paşa - Garibname, Ahmedî - İskendername, Hoca Mesud - Süheyl ü Nevbahar
Verilen şairler ile eserleri ve edebi nitelikleri birebir örtüşmektedir: Ahmet Fakih'in eseri Çarhname, Aşık Paşa'nın eseri Garibname, Ahmedî'nin eseri İskendername ve Hoca Mesud'un eseri Süheyl ü Nevbahar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şairlerin yüzyıllarını ve Türk edebiyatındaki temel katkılarını tespit etmek.
Ahmet Fakih'in 13. yüzyılda dinî-didaktik şiir yazdığı, Aşık Paşa, Ahmedî ve Hoca Mesud'un ise 14. yüzyıl şairleri olduğu hatırlanır.
Şairleri dönemlerine ve edebi eğilimlerine göre gruplandırmak doğru eşleştirme için ilk adımdır.
2
Her şairin adı geçen eserle olan ilişkisini kurmak.
Ahmet Fakih'in Çarhname kasidesiyle, Aşık Paşa'nın Türkçeci kimliğiyle öne çıkan Garibname mesnevisiyle, Ahmedî'nin İskendername mesnevisiyle ve Hoca Mesud'un Süheyl ü Nevbahar mesnevisiyle eşleştiği netleştirilir.
Sanatçı-eser eşleştirmesi tamamlanarak nihai sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 199Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinden alınan örnekler, sağ sütunda ise bu örneklerin ait olduğu nazım şekilleri karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki örnekleri sağ sütundaki uygun nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân-ı zamân kim / Hâk-i kademi zînet-i tâc-ı serverândır
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden çekeri zâr u fizâr
İlm kesbiyle pâye-i rif'at / Ârzû-yı muhâl imiş ancak

Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beni candan usandırdı beyiti Gazel ile; Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân beyiti Kaside ile; Bir eşek var idi beyiti Mesnevi ile; İlm kesbiyle başlayan parça ise Kıta nazım şekliyle eşleşmektedir.
Sol sütundaki örneklerin biçimsel ve içeriksel özellikleri sağ sütundaki nazım şekilleriyle tam olarak örtüşmektedir: Lirik matla beyti gazelle, padişah övgüsü içeren beyit kasideyle, olay anlatan aa uyaklı beyit mesneviyle ve ab cb uyaklı felsefi parça kıtayla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitin kafiye şeması ve teması incelenir.
"usanmaz mı" ve "yanmaz mı" kelimeleriyle kendi arasında kafiyeli (aa) olan ve aşk acısını konu alan bu beyitin bir gazelin matla beyti olduğu belirlenir.
Gazeller genellikle aa kafiye düzeniyle başlar ve lirik konuları işler.
2
İkinci beyitin içeriği ve hitap ettiği kişi analiz edilir.
"Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân" ifadesinden yola çıkılarak bir devlet büyüğüne sunulan övgü dolu bu beyitin kaside nazım şeklinin medhiye bölümüne ait olduğu saptanır.
Kasideler din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan beyitli nazım şekilleridir.
3
Üçüncü beyitteki anlatım tarzı ve kafiye yapısı değerlendirilir.
"nizâr" ve "fizâr" sözcükleriyle kendi arasında kafiyeli olan ve bir eşeğin başından geçenleri hikâye eden (fabl tarzı) bu beyitin mesneviye ait olduğu sonucuna varılır.
Mesneviler her beyti kendi arasında kafiyeli olan (aa, bb, cc...) ve olay anlatan nazım şekilleridir.
4
Dördüncü şiir parçasının beyit sayısı ve kafiye örgüsü çözümlenir.
İki beyitten oluşan, birinci beyti serbest (ab) ikincisi ise ilk beytin ikinci dizesiyle kafiyeli (cb) olan, felsefi konulu bu şiirin kıta olduğu tespit edilir.
Kıtalar genellikle 2-12 beyitten oluşan, matla beyti olmayan (ab cb) ve düşünsel konuları işleyen nazım şekilleridir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) biçimsel (kafiye düzeni, beyit sayısı) ve içeriksel (tema, konu) özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 200Soru

Bir edebiyat araştırmacısı, Türk edebiyatındaki nesir türlerini ve üsluplarını incelemek amacıyla üç farklı metin grubu oluşturmuş ve bu metinlere dair şu çalışma notlarını almıştır:

Metin GrubuDil ve Üslup ÖzellikleriEserin Niteliği / İçeriği
I. MetinSade nesir; halkın konuşma diline yakın, yalın ve akıcı bir Türkçe kullanılmıştır.Ahlaki ve didaktik içerikli bir nasihatname türündedir.
II. MetinSüslü nesir; secilerle yüklü, sanatlı, ağır ve kelime oyunlarına dayalı bir dil tercih edilmiştir.Türk edebiyatında ilk mensur hamseyi oluşturan eserlerden biridir.
III. MetinOrta nesir; öğreticilik ön planda olup yer yer süslü nesrin süslemelerine de yer veren dengeli bir anlatım vardır.Coğrafya, astronomi ve tarih konularını içeren ansiklopedik bir çalışmadır.

Buna göre araştırmacının incelediği bu metin gruplarının ait olduğu eserler ve yazarları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Kâbusnâme (Mercimek Ahmet) - II: Nihâlistan (Nergisî) - III: Cihannümâ (Kâtip Çelebi)

Cevap

Birinci metin Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme'si, ikinci metin Nergisî'nin Nihâlistan'ı, üçüncü metin ise Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ'sıdır.
Tabloda verilen dil, üslup ve içerik özellikleri incelendiğinde; sade nesir diliyle yazılmış didaktik nasihatname türündeki eser Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme'si olarak belirlenir. Süslü nesir diliyle yazılmış ve Türk edebiyatındaki ilk mensur hamseyi (Hamse-i Nergisî) oluşturan eserlerden biri Nergisî'nin Nihâlistan'ıdır. Coğrafya, astronomi ve tarih konularını ele alan orta nesir üslubundaki ansiklopedik eser ise Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ'sıdır. Bu üç eserin ve yazarlarının bir araya getirildiği seçenek doğru yanıtı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Metin özelliklerini incelemek
I. Metin; sade nesir, halk diline yakınlık ve nasihatname (ahlaki-didaktik) özelliklerini taşımaktadır. Bu özellikler Mercimek Ahmet'in Farsçadan çevirdiği ünlü eseri Kâbusnâme ile tam olarak uyuşmaktadır.
İlk metnin yazar ve eser eşleşmesini doğru tespit ederek seçenekleri daraltmak.
2
II. Metin özelliklerini incelemek
II. Metin; süslü nesir, ağır dil, seci kullanımı ve ilk mensur hamse özelliklerini taşımaktadır. Türk edebiyatında ilk mensur hamseyi yazan sanatçı Nergisî'dir ve bu hamse içindeki önemli eserlerden biri Nihâlistan'dır.
İkinci metnin yazar ve eser eşleşmesini tespit ederek doğru cevaba yaklaşmak.
3
III. Metin özelliklerini incelemek
III. Metin; orta nesir üslubunda yazılmış, coğrafya, astronomi ve tarih konularını içeren ansiklopedik bir eserdir. Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ eseri bu tanıma tam uymaktadır.
Üçüncü eseri de tespit ederek tüm metin gruplarının eşleşmesini tamamlamak ve doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Divan Nesri Türleri, Temsilcileri ve Eserleri
ÖncekiSayfa 10 / 16Sonraki
Divan Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 10 | Examkin