Divan Edebiyatı

303 soru

Soru 201Soru

Aşağıda Bâkî’ye ait bir beyit verilmiştir:

*Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdımız*
*Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız*

Buna göre, bu beyitle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biçimsel özellikleri dikkate alındığında, bu beytin iki beyitten oluşan bir kıtanın ilk beyti olması gerekir.

Cevap

Biçimsel özellikleri dikkate alındığında, bu beytin iki beyitten oluşan bir kıtanın ilk beyti olması gerekir ifadesi yanlıştır. Çünkü kıta nazım şeklinin ilk beyti kendi arasında kafiyeli (aa) değil, genellikle xa şeklinde kafiyelenir.
Kıtalar, gazel ve kasidelerin aksine kendi arasında kafiyeli bir ilk beyitle (aaaa) başlamaz. Kıtaların genel kafiye düzeni xaxa caca dada... şeklindedir. Bâkî'ye ait olan bu beyit ise kendi arasında kafiyeli (aaaa) olduğundan bir kıtanın ilk beyti olmaya uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin kafiye şeması incelenir.
"inkıyâdımız" ve "inâdımız" sözcükleri birbiriyle kafiyeli olup beyit aaaa kafiye düzenine sahiptir.
Beytin ilk beyit (matla) olup olmadığını anlamak için kafiye şeması belirlenmelidir.
2
Kıta nazım şeklinin yapısal özellikleri hatırlanır.
Kıtaların kafiye şeması xaxa caca dada... şeklindedir. Yani kıtanın ilk beytinin dizeleri kendi arasında kafiyeli olamaz.
Verilen beytin kıta nazım şeklinin başlangıç beyti olup olamayacağı bu kurala göre test edilir.
3
Elde edilen veriler karşılaştırılarak yanlış olan yargı tespit edilir.
Beyit kendi arasında kafiyeli (aaaa) olduğu için bir kıtanın ilk beyti olamaz. Bu nedenle kıtanın ilk beyti olması gerektiğini savunan değerlendirme yanlıştır.
Kıta nazım şeklinin ilk beytinin kendi içinde kafiyesiz başladığı bilgisiyle çelişen yargı elenir.

Anahtar Kavram

Beyitlerle kurulan Divan edebiyatı nazım şekillerinin (gazel, kaside, kıta) kafiye ve yapı özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 202Soru

Klasik Türk şiirinde hikemî (hâkimane) tarzın kurucusu kabul edilen, şiiri toplum aksaklıklarını ve insanı irşad etme aracı olarak gören şair ile aynı dönemde yaşayıp kasidelerindeki fahriye ve hicivleriyle Türk edebiyatında övgü ve yergi türünün en özgün şairi kabul edilen sanatçı, şiir vadisinde birbirine zıt iki farklı kutbu temsil eder.

Bu parçada sözü edilen divan şairleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nâbî - Nef'î

Cevap

Nâbî - Nef'î
Klasik Türk şiirinde didaktik ve hikemî tarzın kurucusu ve öncüsü Nâbî iken; hicivleri, fahriyeleri ve gür sesli kasideleriyle tanınan şair Nef'î'dir. Her iki şair de 17. yüzyılda yaşamış ve parçada belirtilen edebi yönelimleri temsil etmiştir. Bu doğrultuda Nâbî ve Nef'î isimlerini barındıran seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk tanımı incelemek ve hikemî tarzın kurucusunu bulmak.
Hikemî (hâkimane) tarzın kurucusu olarak 17. yüzyıl şairi Nâbî tespit edilir.
Toplum hayatındaki aksaklıkları düzeltmeyi amaçlayan, öğretici ve bilgece şiir tarzına hikemî tarz denir ve bunun kurucusu Nâbî'dir.
2
Parçadaki ikinci tanımı incelemek ve fahriye ile hicivleriyle öne çıkan şairi bulmak.
Övgü ve yergi şairi olarak 17. yüzyılın bir diğer büyük ismi olan Nef'î tespit edilir.
Divan edebiyatında fahriye (kendini övme) ve hiciv (yergi) dendiğinde akla gelen, gür sesli kasideleriyle tanınan şair Nef'î'dir.

Anahtar Kavram

17. Yüzyıl Divan Şairlerinin Sanat Anlayışı ve Edebi Türleri
Soru 203Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerine ait özellikleri, sağ sütundaki şair isimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şiirlerinde Türk halk kültüründen gelen atasözü ve deyimleri (darb-ı meselleri) ustaca kullanarak mahallileşme akımının erken dönemdeki en önemli temsilcisi olan 15. yüzyıl şairi.
Fatih Sultan Mehmet’in musahibi iken gözden düşüp zindana atılan ve burada yazdığı ünlü 'Kerem Kasidesi' sayesinde idam edilmekten kurtulup affedilen 15. yüzyıl şairi.
Asker kökenli olup mesnevilerinde tamamen yerli coğrafyayı (İstanbul'u) ve şahısları işleyen, Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazdığı mersiyeyle tanınan 16. yüzyıl hamse şairi.
Kanuni Sultan Süleyman döneminin gözde şairi olup tezkireci Âşık Çelebi tarafından şiirdeki özgün hayalleri nedeniyle övülen, tasavvufi-rindane gazelleriyle tanınan 16. yüzyıl şairi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Necâtî Bey mahallileşme akımı ve darb-ı mesel kullanımıyla; Ahmet Paşa Fatih Sultan Mehmet dönemindeki 'Kerem Kasidesi' ile; Taşlıcalı Yahya Şehzade Mustafa Mersiyesi ve hamsesiyle; Hayâlî Bey ise Kanuni dönemi rindane-tasavvufi gazelleri ve özgün imajlarıyla eşleşir.
Verilen eşleştirmelerde Necâtî Bey atasözü ve deyimlerle mahallileşme akımının öncüsü olmasıyla, Ahmet Paşa Fatih dönemindeki 'Kerem Kasidesi' ile affedilmesiyle, Taşlıcalı Yahya Şehzade Mustafa Mersiyesi ve hamsesiyle, Hayâlî Bey ise imaj zenginliği ve rindane-tasavvufi gazelleriyle doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Atasözü ve deyim kullanımına dayalı yerlileşme özelliğini analiz etme.
Şiir dilini Türkçeleştirme çabası ve darb-ı mesel kullanımı 15. yüzyıl şairi Necâtî Bey'e işaret eder. Bu özellik ilk açıklamayla eşleşir.
Necâtî Bey, Türkçenin şiir dili olmasında atasözlerini şiire sokarak öncü olmuştur.
2
Fatih Sultan Mehmet dönemindeki tarihi olay ve 'Kerem Kasidesi' ipucunu değerlendirme.
Zindana atılıp 'Kerem Kasidesi' ile kurtulan şairin 15. yüzyılın ünlü ismi Ahmet Paşa olduğu belirlenir. Bu özellik ikinci açıklamayla eşleşir.
Ahmet Paşa, Fatih döneminde hem sarayda yükselmiş hem de idam tehlikesinden bu kasideyle kurtulmuştur.
3
Asker kökenli olma, hamse sahibi olma ve Şehzade Mustafa Mersiyesi'ni inceleme.
Bu özelliklerin tamamı 16. yüzyıl şairi Taşlıcalı Yahya ile örtüşmektedir. Bu özellik üçüncü açıklamayla eşleşir.
Taşlıcalı Yahya yeniçeri şairlerdendir ve Kanuni'nin oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazdığı mersiye edebiyat tarihinde çok ünlüdür.
4
Kanuni dönemi, imaj dünyası (hayaller) ve rindane-tasavvufi tarzı değerlendirme.
Tezkireci Âşık Çelebi'nin övdüğü ve 'Hayâl-i cihân' olarak anılan şairin Hayâlî Bey olduğu tespit edilir. Bu özellik dördüncü açıklamayla eşleşir.
Hayâlî Bey, tasavvufi neşveyi rindane bir üslupla gazellerine yansıtmıştır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Biyografik ve Üslupsal Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 204Soru

Divan edebiyatı nazım şekilleri üzerine çalışan bir araştırmacı, seçtiği bazı beyitleri biçimsel ve içeriksel özellikleri yönüyle incelemektedir.

I. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden katı şikeste vü zâr*

II. Beyit:
*Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı*
*Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı*

III. Beyit:
*Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır*
*Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı*

Bu araştırmacının incelediği yukarıdaki beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. beyit, şairin mahlasını barındırdığı ve şiirin son beyti olduğu i��in aynı zamanda 'beytü'l-gazel' (şah beyit) olarak adlandırılır.

Cevap

Şairin mahlasını barındıran beytin doğrudan beytü'l-gazel (şah beyit) olarak adlandırılacağını öne süren ifade söylenemez. Mahlasın bulunduğu son beyit makta beytidir; beytü'l-gazel ise şiirin en güzel beyti olup şiirin herhangi bir yerinde bulunabilir.
Şairin mahlasını barındıran beyit 'makta' beytidir. Bir gazelin en güzel beyti ise 'beytü'l-gazel' veya 'şah beyit' olarak adlandırılır. Makta beyti her zaman gazelin en güzel beyti olmak zorunda değildir; bu iki kavram birbirinden tamamen farklıdır. Bu nedenle mahlas barındıran beytin doğrudan beytü'l-gazel olarak adlandırılacağını savunan değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin biçimsel kafiye örgüleri incelenir.
I. beyit kendi arasında kafiyelidir (aa). II. beyit kendi arasında kafiyelidir (aa). III. beyit ise ilk dizesi serbest görünmekle birlikte iç kafiyeler barındırır ve şiirin redifine uygun biter.
Beyitlerin nazım şekilleri ve şiir içindeki konumları kafiye örgüsüyle belirlenir.
2
Beyitlerin içerik ve kavramsal özellikleri tespit edilir.
I. beyit bir mesnevi örneğidir (anlatı odaklıdır). II. beyit gazelin ilk beytidir (matla). III. beyit ise Fuzûlî mahlasını barındırdığı için son beytidir (makta).
Nazım şekillerinin yapısal kurallarının (matla, makta, mesnevi şeması) uygulanması gerekir.
3
Beytü'l-gazel ve makta kavramlarının tanımları karşılaştırılır.
Mahlasın bulunduğu beyit makta beytidir. En güzel beyit olan beytü'l-gazel ise estetik bir ölçüttür ve makta beyti olmak zorunda değildir.
Seçeneklerdeki terimlerin kavramsal doğruluğunu denetlemek hedeflenir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, mesnevi) yapısal özellikleri, matla, makta, beytü'l-gazel ve musammat gazel kavramlarının tanımları.
Soru 205Soru

Aşağıdaki beyit, Divan edebiyatında atasözlerini ve Türkçe deyimleri gazellerine başarıyla yerleştirerek mahallîleşme eğiliminin 15. yüzyıldaki en önemli temsilcisi kabul edilen şaire aittir:

*Atasözüdür âlemde ulu sözü dinleyen*
*Yolda kalmaz erer menziline âhır-ı kâr*

Buna göre, sözü edilen şair ve yaşadığı dönemdeki edebî ortamla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gazellerinde tasavvufi aşkın ıstırabını ve rindane edayı derinlikli bir dille işleyen 16. yüzyıl şairi Fuzûlî ile çağdaş olup onunla aynı edebî meclislerde bulunmuştur.

Cevap

Sözü edilen şairin 16. yüzyıl şairi Fuzûlî ile çağdaş olduğu ve onunla aynı edebî meclislerde yer aldığı ifadesi yanlıştır.
Verilen beyit, şiirlerinde atasözü ve deyimleri kullanarak Türkçenin şiir dili olmasına katkı sağlayan ve mahallîleşme eğilimini başlatan 15. yüzyıl şairi Necâtî Bey'e aittir. Necâtî Bey, 15. yüzyılda Anadolu sahasında yaşamış bir şairdir. Gazellerinde tasavvufi aşkın ıstırabını ve rindane edayı derinlikli bir dille işleyen Fuzûlî ise 16. yüzyılda Bağdat çevresinde yaşamıştır. Dolayısıyla bu iki şairin çağdaş olması ve aynı edebî meclislerde bulunması tarihsel ve coğrafi olarak imkânsızdır. Bu nedenle gazellerinde tasavvufi aşkı işleyen 16. yüzyıl şairiyle çağdaş olunduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyit analiz edilerek şairin kimliği tespit edilir.
Beyitte geçen 'Atasözüdür âlemde ulu sözü dinleyen' dizesi ve atasözü kullanımı, 15. yüzyılda şiirlerinde atasözü ve deyimleri yoğun şekilde kullanarak mahallîleşme akımının öncülerinden olan Necâtî Bey'e işaret etmektedir.
Soruda verilen beyitin üslup özelliklerinden şairin belirlenmesi gerekir.
2
Necâtî Bey'in yaşadığı yüzyıl ve çağdaşları değerlendirilir.
Necâtî Bey 15. yüzyılda yaşamıştır. Ahmet Paşa ve Şeyhî de 15. yüzyılın diğer büyük şairleridir.
Seçeneklerdeki diğer şairlerle yüzyıl uyumu kontrol edilir.
3
Seçeneklerde verilen Fuzûlî bilgisi incelenir.
Fuzûlî 16. yüzyılda yaşamış ve ömrünü Irak (Bağdat, Kerbela) bölgesinde geçirmiştir. Dolayısıyla 15. yüzyılda Anadolu'da yaşayan Necâtî Bey ile çağdaş olması veya aynı meclislerde bulunması mümkün değildir.
Yanlış olan bilginin hangi gerekçeyle yanlış olduğunu belirlemek için şairlerin biyografileri karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Yüzyıl, Üslup ve Coğrafya Bilgileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 206Soru

Anadolu sahasında din dış�� konularda yazılan şiirlerin ilk temsilcilerinden biri olan, Türkçe divan sahibi olmasının yanı sıra özellikle büyük boyutlu mesnevileriyle tanınan 14. yüzyıl şairidir. Büyük İskender'in hayatını, fetihlerini ve dönemin bilimsel birikimini (tıp, astronomi, felsefe) içine alan ansiklopedik nitelikteki mesnevisiyle edebiyat tarihinde önemli bir yer edinmiştir.

Bu parçada söz edilen Divan edebiyatı ��airi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahmedî

Cevap

Parçada söz edilen ve İskendername adlı ansiklopedik mesnevinin yazarı olan şair Ahmedî'dir.
Ahmedî seçeneği doğrudur çünkü kendisi 14. yüzyıl divan edebiyatı sanatçısıdır ve din dışı temaları işlemesiyle, divan sahibi olmasıyla ve en önemlisi parçada tasvir edilen İskendername mesnevisiyle tanınır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirlemek.
14. yüzyıl şairi olması, din dışı konuları işlemesi ve İskender'in hayatını konu alan ansiklopedik bir mesnevi (İskendername) yazmış olması anahtar bilgilerdir.
Soruda sorulan şairin ayırt edici özelliklerini netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki şairlerin yüzyıl ve eser bilgilerini karşılaştırmak.
Hoca Dehhani 13. yüzyıldır; Şeyhî 15. yüzyıldır; Gülşehrî ve Âşık Paşa 14. yüzyıl şairi olmalarına rağmen sırasıyla Mantıku't-Tayr ve Garibnâme eserleriyle bilinirler. Ahmedî ise 14. yüzyılda İskendername'yi yazmıştır.
Doğru şairi eleme ve eşleştirme yoluyla kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 207Soru

Divan edebiyatında şairler, yaşadıkları yüzyılın edebî eğilimleri doğrultusunda kendilerine has üslup özellikleri geliştirmiş ve önemli eserler vermişlerdir. Aşağıda verilen şairler ile bu şairlerin özelliklerini ve eserlerini içeren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Şeyh Galip
Enderunlu Fazıl
Neşâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şairlerin yaşadıkları yüzyıl, edebi yönelimleri ve eserleri dikkate alınarak yapılan doğru eşleştirme: Nef'î - Sihâm-ı Kazâ (XVII. yüzyıl), Şeyh Galip - Hüsn ü Aşk (XVIII. yüzyıl), Enderunlu Fazıl - Zenannâme ve Hubannâme (XVIII. yüzyıl), Neşâtî - Hilye-i Enbiya (XVII. yüzyıl) şeklindedir.
Nef'î, XVII. yüzyılda yaşamış olup Türkçe ve Farsça divanlarının yanı sıra hicivlerini topladığı Sihâm-ı Kazâ eseriyle tanınan bir kaside üstadıdır. Şeyh Galip, XVIII. yüzyılda Sebk-i Hindî (Hint üslubu) akımının en büyük temsilcisi olup Hüsn ü Aşk adlı alegorik mesnevinin yazarıdır. Enderunlu Fazıl, XVIII. yüzyılın sonlarında mahallîleşme eğiliminin örneklerini veren, kadınları anlattığı Zenannâme ve erkek güzellerini anlattığı Hubannâme gibi mesnevileriyle tanınan bir şairdir. Neşâtî ise XVII. yüzyılda yaşamış Mevlevi şairlerindendir; peygamberlerin fiziksel ve ahlaki özelliklerini anlatan Hilye-i Enbiya mesnevisinin yazarıdır ve gazellerinde Sebk-i Hindî tarzının ince hayallerine yer vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Nef'î'nin eserlerini ve yüzyılını belirleyin.
Nef'î, XVII. yüzyılda yaşamış olup ünlü hiciv eseri Sihâm-ı Kazâ'nın yazarıdır.
Şairin en önemli eseri ve yüzyıl bilgisiyle eşleştirme yapılır.
2
Şeyh Galip'in edebi yönelimini ve yüzyılını inceleyin.
Şeyh Galip, XVIII. yüzyılda yaşamış ve Sebk-i Hindî akımının zirve eseri olan Hüsn ü Aşk'ı yazmıştır.
Sebk-i Hindî akımının zirve eseri ve şairin yüzyılı belirlenerek eşleştirilir.
3
Enderunlu Fazıl'ın eserlerini ve edebi tarzını değerlendirin.
Enderunlu Fazıl, XVIII. yüzyılda yaşamış, mahallîleşme eğilimiyle Zenannâme ve Hubannâme gibi mesnevileri kaleme almıştır.
Sosyal hayatı gerçekçi anlatan mesnevileriyle şair eşleştirilir.
4
Neşâtî'nin eserlerini ve tasavvufi kimliğini tespit edin.
Neşâtî, XVII. yüzyıl Mevlevi şairi olup peygamberlerin özelliklerini anlatan Hilye-i Enbiya mesnevisini yazmıştır.
Mevlevi kimliği ve Hilye-i Enbiya eseriyle şair eşleştirilir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

Divan edebiyatında tasavvufi düşüncenin derinliğiyle harmanlanmış rindane ve kalenderane söyleyişin 16. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biridir. Şiirlerinde sade, yapmacıksız bir dil kullanmış; rindane edasını felsefi bir derinlikle birleştirmiştir. Tasavvufi vahdet-i vücut görüşünü oldukça yalın ama sarsıcı bir dille ifade ettiği şu beyit onun edebî şahsiyetini özetler niteliktedir:

*Cihân-ârâ cihân içindedir arayı bilmezler*
*O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler*

Buna göre, parçada edebi şahsiyeti ve beyti verilen şairle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiirlerinde dünyevi zevkleri ve İstanbul Türkçesini öne çıkaran Baki'den farklı olarak, tasavvufi bir dünya görüşünü rindane ve kalenderane bir üslupla dile getirmiştir.

Cevap

Şiirlerinde dünyevi zevkleri ve İstanbul Türkçesini öne çıkaran Baki'den farklı olarak, tasavvufi bir dünya görüşünü rindane ve kalenderane bir üslupla dile getirmiştir.
Verilen ünlü beyit 16. yüzyılın önemli Divan şairlerinden Hayâlî Bey'e aittir. Hayâlî, çağdaşı olan Bâkî gibi rindâne ve samimi bir üsluba sahip olsa da Bâkî'nin tamamen din dışı, dünyevi aşk ve zevklere yönelen şiir anlayışından farklı olarak tasavvufi düşünceyi ve vahdet-i vücut felsefesini şiirlerine başarıyla yedirmiştir. Bu nedenle dünyevi zevkleri ve İstanbul Türkçesini öne çıkaran Bâkî'den bu yönüyle ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin kime ait olduğunu ve yüzyılını tespit etme.
"Cihân-ârâ cihân içindedir arayı bilmezler / O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler" beyti 16. yüzyıl Divan şairlerinden Hayâlî Bey'e aittir.
Sorunun çözülebilmesi için verilen karakteristik beyit ve üslup özelliklerinden yola çıkılarak şairin kimliğinin doğru teşhis edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen şairin edebî şahsiyetini çağdaşı olan diğer şairlerle karşılaştırma.
Hayâlî Bey, çağdaşı Bâkî ile rindâne söyleyişte birleşse de şiirlerinde tasavvufî ve felsefi bir derinlik barındırmasıyla Bâkî'nin dünyevi şiir anlayışından ayrılır. Fuzûlî gibi hüzün/acı odaklı olmayıp daha kalenderanedir ve mesnevi türünde eseri yoktur.
YKS_AYT düzeyinde, şairlerin sadece isimlerinin değil, üslup ve içerik yönünden çağdaşlarıyla olan farklarının da analiz edilmesi istenir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebi Üslup ve Şahsiyet Farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 209Soru

Bâkî’ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin, gazelin yap��sal özellikleri (matla, makta ve kafiye düzeni) dikkate alınarak baştan sona doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama II - I - III şeklindedir. Gazelin ilk beyti kendi arasında kafiyeli olan (aa) II. beyittir. Şairin mahlasını barındıran III. beyit son beyit (makta), geriye kalan I. beyit ise ara beyittir.
Gazelin ilk beyti (matla), kendi arasında kafiyeli (aa) olan 'Nev-bahâr oldu yine hurrem ü handân oldu / Cevr-i deyden vatan-ı bülbül-i nâlân oldu' beytidir. Şairin mahlasının (Bâkîyâ) geçtiği 'Bâkîyâ medh-i şeh-i mülk-i sühan kıldın yine / Sözlerin hüsni ile âlem-i devrân oldu' beyti ise son beyittir (makta). Geriye kalan ve matla beytine göre kafiyelenen 'Lâleler kâselerin pür-mey-i gül-reng etdi / Meclis-i işret-i yârâna gülistân oldu' beyti ise ara beyittir. Bu doğrultuda doğru sıralama II - I - III şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemalarını ve son kelimelerini incelemek.
II. beyit kendi arasında kafiyeli (aa - handân oldu / nâlân oldu) iken, I. beyit (etdi / oldu) ve III. beyit (yine / oldu) kendi arasında kafiyeli değildir. Bu durumda II. beyit matla (ilk beyit) olarak belirlenir.
Gazellerin ilk beyti olan matla, kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır.
2
Şairin mahlasının (takma adının) hangi beyitte geçtiğini tespit etmek.
III. beyitte şairin takma adı olan 'Bâkîyâ' (Bâkî) kelimesi geçmektedir. Bu beyit makta (son beyit) olarak belirlenir.
Gazel şairleri mahlaslarını genellikle son beyitte (makta/taç beyit) kullanırlar.
3
Kafiyelenişine göre ara beyitleri sıralamak ve sonuca ulaşmak.
Matla (II) ve makta (III) belirlendikten sonra, kafiye şeması 'ba' olan ve mahlas içermeyen I. beyit araya yerleştirilir. Doğru sıralama II - I - III olarak tamamlanır.
Gazel yapısı matla ile başlar, ara beyitlerle devam eder ve makta ile son bulur.

Anahtar Kavram

Gazelin beyitlerinin kafiye düzeni ve mahlas kullanımına göre yapısal olarak sıralanması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 210Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda karışık olarak sunulan belirgin edebi özellik veya eserleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyyad Hamza
Sultan Veled
Gülşehrî
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyyad Hamza - Anadolu sahasında kaleme alınan ilk Yusuf u Züleyha mesnevisinin yazarı olması; Sultan Veled - Mevlevilik tarikatını teşkilatlandırarak Türkçe manzumeleri de içeren Rebabnâme'yi kaleme alması; Gülşehrî - Mantıku't-Tayr adlı alegorik eseri Türkçeye uyarlayarak dil bilincini ve Türkçenin gücünü savunması; Kadı Burhaneddin - Sivas'ta kurduğu devletle bilinen, tuyuğ nazım şeklinin edebiyatımızdaki ilk büyük temsilcilerinden biri olan hükümdar-şair olması
Şeyyad Hamza, Anadolu sahasında ilk Yusuf u Züleyha mesnevisini yazan kişidir. Sultan Veled, Mevleviliği sistemleştiren ve Rebabnâme'yi kaleme alan şairdir. Gülşehrî, Mantıku't-Tayr'ı Türkçeye çevirerek dil bilincini ortaya koymuştur. Kadı Burhaneddin ise tuyuğlarıyla ünlü olan ve Sivas'ta devlet kuran hükümdar-şairdir. Bu durum tüm eşleştirmelerin doğruluğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirmedeki şairlerin biyografilerini ve edebiyat tarihindeki kurucu rollerini analiz edin.
Tüm şairlerin 13. ve 14. yüzyıl Anadolu sahası şairleri olduğu ve kendilerine has kurucu özellikleri bulunduğu görülür.
Şairlerin ayırt edici edebi niteliklerini doğru tespit edebilmek için tarihsel arka planı belirlemek gerekir.
2
Şeyyad Hamza'nın edebi mirasını ve önemli eserlerini inceleyin.
Şeyyad Hamza'nın Anadolu sahasında yazılmış ilk Yusuf u Züleyha mesnevisinin sahibi olduğu bilgisiyle 'Anadolu sahasında kaleme alınan ilk Yusuf u Züleyha mesnevisinin yazarı olması' ifadesi eşleşir.
Bu mesnevi, Anadolu sahasında bu temanın işlendiği ilk örnek olması bakımından büyük önem taşır.
3
Sultan Veled'in Mevlevilik tarihindeki rolünü ve kaleme aldığı eserleri belirleyin.
Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled'in Mevleviliği tarikatlaştırdığı ve Türkçe beyitler barındıran Rebabnâme'yi yazdığı bilgisiyle eşleşir.
Sultan Veled, Mevlevilik öğretilerini yaymak adına İbtidaname, Rebabname ve İntihaname gibi eserleri tasavvufi çizgide yazmıştır.
4
Gülşehrî'nin Türk dili ve tasavvuf edebiyatına katkılarını değerlendirin.
Gülşehrî'nin en bilinen eseri Mantıku't-Tayr aracılığıyla Türkçenin gücünü kanıtlama çabası gösterdiği bilgisiyle eşleşir.
Mantıku't-Tayr eseri, 14. yüzyılda Türkçenin edebi dil olarak yükselişinin en somut örneklerinden biridir.
5
Kadı Burhaneddin'in siyasi ve edebi kişiliğini inceleyin.
Sivas'ta hükümdarlık yapan Kadı Burhaneddin'in, tuyuğ türünün kurucularından ve en önemli ustalarından olduğu bilgisiyle eşleşir.
Kadı Burhaneddin, divan şiirinde hem savaşçı kimliğini hem de lirik-tasavvufi yönünü tuyuğ nazım biçimiyle ortaya koymuştur.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Anadolu Sahası Divan Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 211Soru

Divan şiiri yüzyıllar boyu kendi estetik kuralları içinde gelişirken özellikle XVII. ve XVIII. yüzyıllarda belirgin üslup kırılmaları yaşamıştır. Bir tarafta anlamı derine saklayan, soyut hayaller ve alışılmamış bağdaştırmalarla örülü kapalı bir şiir dili kurulmuş; diğer tarafta ise şiirin kapıları somut hayata, sokağa ve yerel söyleyişlere sonuna kadar açılmıştır.

Buna göre aşağıdaki beyit ikililerinden hangisi, bu parçada bahsedilen edebi akımları sırasıyla örneklendiren bir nitelik taşımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Beyit:
Hevâ-yı aşk ile ser-geşteyiz mânend-i gerdûnun
Bulunmaz merkez-i ârâmı biz âşüfte-hâllerin

II. Beyit:
Haddeden geçmiş edâ vaz'ı yaraşmış cana
Herkesin bindiği kalyoncu kıyafeti sana

Cevap

İlk beyitte Sebk-i Hindi'ye özgü derin soyut anlamlar, ikinci beyitte ise Mahallileşme akımının yerel ve somut dünyası yer almaktadır. Bu sıralama doğru seçenekte sırasıyla verilmiştir.
İlk beyitte aşk havasıyla şaşkına dönmüş, huzur noktası olmayan aşıkların hâli tasvir edilirken Sebk-i Hindi akımının soyut dünyası ve anlam derinliği yansıtılmıştır. İkinci beyitte ise kalyoncu kıyafeti gibi dönemin somut kıyafeti ve sade dil kullanılarak yerel unsurlar işlenmiş ve Mahallileşme akımı örneklendirilmiştir. Bu doğrultuda beyitler sırasıyla Sebk-i Hindi ve Mahallileşme akımlarına aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada tanımlanan akımların belirlenmesi
İlk olarak kapalı hayaller ve soyut dil ile 'Sebk-i Hindi'; ikinci olarak ise somut hayat ve yerel dil ile 'Mahallileşme' akımları tespit edilir.
Soruda aranan edebi akımların ve sırasının netleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki birinci beyitlerin üslup özelliklerinin incelenmesi
Naili'ye ait olan 'Hevâ-yı aşk ile ser-geşteyiz...' beyitinin soyut hayaller barındırdığı ve Sebk-i Hindi tarzını yansıttığı saptanır.
Sıralamadaki ilk akımın beyitini bulmak.
3
Seçeneklerdeki ikinci beyitlerin üslup özelliklerinin incelenmesi
Nedim'e ait olan ve kalyoncu kıyafeti gibi somut yerel ögeleri barındıran 'Haddeden geçmiş edâ...' beyitinin Mahallileşme akımını yansıttığı belirlenir.
Sıralamadaki ikinci akımın beyitini bulmak.
4
Doğru sıralamanın kontrol edilmesi
Sebk-i Hindi ve Mahallileşme akımlarının sırasıyla yer aldığı seçeneğin doğru cevap olduğu netleşir.
Akımların sırasının 'sırasıyla' ifadesiyle tam uyuştuğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 212Soru

Nedîm’e ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin anlamlı ve kurallara uygun bir şekilde sıralanarak bir gazel oluşturması için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralanışı II - III - I şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama II - III - I şeklinde olmalıdır. Gazellerin ilk beyiti (matla) kendi içinde kafiyeli (aa) olur. Seçeneklerdeki beyitler incelendiğinde 'Hülâgû Han mısın kâfir / âteş-i sûzân mısın kâfir' dizeleriyle kendi arasında kafiyelenen II numaralı beyit matladır ve ilk sırada yer almalıdır. Gazelin son beyiti (makta) ise şairin mahlasını barındırır. 'Nedîm-i zârı kıldın...' dizesiyle şair mahlasını kullandığı için I numaralı beyit son sırada yer almalıdır. Geriye kalan III numaralı beyit ise matla ile makta arasında yer alan ara beyittir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemasını belirleme
II numaralı beyit kendi arasında kafiyelidir (kâfir - kâfir / aa). I ve III numaralı beyitlerin ilk dizeleri serbest iken ikinci dizeleri 'kâfir' redifi ile biter (ba - ca).
Gazelin ilk beyiti olan matla beyiti her zaman kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır.
2
Şairin mahlasını arama
I numaralı beyitte şairin mahlası olan 'Nedîm' ismi geçmektedir.
Gazelin son beyiti olan makta beyitinde şairin mahlası yer alır.
3
Ara beyiti yerleştirme ve sıralamayı oluşturma
Kafiye yapısı ve mahlas durumu analiz edildiğinde; II numaralı beyit ilk sırada (matla), I numaralı beyit son sırada (makta) yer alır. Mahlas barındırmayan ve 'ba' kafiyeli olan III numaralı beyit ise bu ikisinin ortasına gelerek sıralamayı tamamlar.
Gazel yapısı gereği matla beyitiyle başlar, ara beyitlerle devam eder ve makta beyitiyle son bulur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel nazım şeklinin beyit düzeni, matla ve makta beyitlerinin yapısal ve kafiye özelliklerine göre tespit edilmesi.
Soru 213Soru

Klasik Türk edebiyatı üzerine çalışan bir araştırmacının, XVII. ve XVIII. yüzyıl divan şairleri ve eserleri hakkında hazırladığı çalışma notlarında şu tespitler yer almaktadır:

* Alegorik bir aşk yolculuğunun anlatıldığı Hüsn ü Aşk adlı ünlü mesnevinin yazarı olan bu şair, Sebk-i Hindî akımının edebiyatımızdaki en güçlü temsilcilerindendir.
* İstanbul’un günlük yaşamını, mesire alanlarını ve özellikle Lale Devri eğlencelerini şiirlerine yansıtan bu şair; şarkı nazım şeklinin divan edebiyatındaki en önemli ismi olup Mahallileşme akımının öncüsüdür.
* Şiiri sadece estetik bir kaygı aracı olarak görmeyip toplumsal aksaklıkları düzeltme aracı kılan bu şair; oğlu Ebulhayr için yazdığı Hayriyye ve ahlaki öğütler içeren Hayrabad adlı mesnevileriyle hikemî tarzın edebiyatımızdaki kurucusu kabul edilir.

Bu çalışma notlarında özellikleri ve eserleri belirtilen divan şairleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeyh Galip - Nedim - Nâbî

Cevap

Şeyh Galip - Nedim - Nâbî
Araştırmacının notlarındaki ilk şair, Sebk-i Hindî akımının en büyük temsilcilerinden olan ve Hüsn ü Aşk mesnevisini yazan Şeyh Galip'tir. İkinci şair, Lale Devri eğlencelerini yansıtan, şarkılarıyla tanınan ve Mahallileşme akımının öncüsü olan Nedim'dir. Üçüncü şair ise didaktik ve hikemî şiirin kurucusu kabul edilen, Hayriyye ve Hayrabad mesnevilerinin sahibi Nâbî'dir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Şeyh Galip - Nedim - Nâbî' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Alegorik aşk yolculuğunun anlatıldığı Hüsn ü Aşk mesnevisinin yazarını belirlemek.
Bu eserin yazarı XVIII. yüzyıl şairi Şeyh Galip'tir.
Sebk-i Hindî akımının en büyük temsilcisi olan şair, bu eserle rüştünü ispat etmiştir.
2
Lale Devri eğlencelerini anlatan ve şarkı nazım şekliyle özdeşleşen Mahallileşme öncüsü şairi belirlemek.
Bu şair XVIII. yüzyılın ünlü ismi Nedim'dir.
Nedim, İstanbul Türkçesini şiire kazandırmış ve şarkı nazım şeklinin en önemli örneklerini vermiştir.
3
Hayriyye ve Hayrabad adlı mesnevilerin sahibi olan hikemî tarzın kurucusunu belirlemek.
Bu şair XVII. yüzyıl şairi Nâbî'dir.
Nâbî, didaktik şiir anlayışısıyla toplum aksaklıklarını eleştirmiş ve oğluna öğütler içeren bu eserleri kaleme almıştır.
4
Elde edilen şairleri sırasıyla birleştirmek.
Şeyh Galip - Nedim - Nâbî sırası elde edilir.
Bulunan şairlerin sırası bu şekilde eşleşmektedir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Edebi Şahsiyetleri ve Eserleri
Soru 214Soru

Aşağıda Divan edebiyatından alınan iki beyitlik bir şiir verilmiştir:

I. Beyit:
*Kalem olsun eli ol kâtib-i bed-tahrîrin*
*Ki fesâd-ı rakamı sûr-ı hattı sûr eyler*

II. Beyit:
*Ruh-ı pâkine mukābil yazarak zülf-i siyeh*
*Nazar-ı ehl-i basarda günü cûr eyler*

Bu şiirin kafiye düzeni, mahlas barındırmaması ve beyit sayısı dikkate alındığında, aşağıdaki nazım şekillerinden hangisiyle yazıldığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta

Cevap

Kıta
Kıta nazım şekli, genellikle 2-12 beyitten oluşur, mahlas barındırmaz ve kafiye düzeni 'xa, ya (veya ab, cb)' şeklindedir. Verilen şiirin ilk beyiti kendi arasında kafiyeli olmayıp (xa) ikinci beyitinin ikinci dizesiyle uyaklıdır (ya) ve şair mahlası bulunmamaktadır. Bu özellikler sadece kıta nazım şekliyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin kafiye şemasını incelemek
Dizelerin son seslerine bakıldığında birinci dize 'tahrîrin' (x) ve ikinci dize 'eyler' (a) olarak sonlanmaktad��r. İkinci beyitin ilk dizesi 'siyeh' (y) ve son dizesi 'eyler' (a) şeklinde bitmektedir. Kafiye düzeninin xa, ya (veya ab, cb) olduğu görülür.
Kafiye şeması, Divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinin ayırt edilmesinde en temel yapısal veridir.
2
Şiirdeki beyit sayısını ve mahlas durumunu kontrol etmek
Şiir iki beyitten oluşmaktadır ve şairin mahlası geçmemektedir.
Kıta nazım şekli genellikle iki beyitten oluşur ve matla (aa) beyiti ile makta (mahlas) beyiti barındırmaz.
3
Ulaşılan yapısal özellikleri nazım şekilleri kurallarıyla karşılaştırmak
İlk beyiti kendi arasında kafiyeli olmayan, mahlassız ve iki beyitlik bu şiirin kıta nazım şekline ait olduğu doğrulanır.
Seçeneklerdeki diğer nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, müstezat) kafiye ve yapı kuralları bu şema ile uyuşmamaktadır.

Anahtar Kavram

Kıta nazım şeklinin biçimsel ve kafiye özelliklerine göre tespiti
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ve eserlerinin konu edildiği aşağıdaki yargıların hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 14. yüzyılda dinî-didaktik bir nitelik taşıyan mesnevisi Garibnâme’yi sade bir Türkçe ile yazarak dil bilincini savunan Şeyhî, dönemin en önemli mesnevi şairidir.

Cevap

Garibnâme adlı mesnevi 14. yüzyılda Âşık Paşa tarafından yazılmıştır; 15. yüzyıl şairi olan Şeyhî ile eşleştirilmesi bilgi yanlışıdır.
Garibnâme adlı dinî-didaktik mesnevi, 14. yüzyıl şairi Âşık Paşa'ya aittir. Şeyhî ise 15. yüzyılda yaşamış olup Harname ve Hüsrev ü Şirin adlı eserleriyle tanınır. Bu nedenle Şeyhî ile Garibnâme'nin eşleştirildiği yargı yanlış bir bilgi içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle seçeneklerde verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan şairlerinin yaşadıkları dönemleri kontrol edin.
Hoca Dehhani 13. yüzyılda; Gülşehrî, Kadı Burhaneddin ve Seyyid Nesîmî 14. yüzyılda yaşamıştır. Şeyhî ise 15. yüzyıl şairidir.
Şairlerin kronolojik yüzyıllarını tespit etmek, dönem ve eser uyuşmazlıklarını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde şairlerin yanlarında belirtilen eser ve edebi özellikleri eşleştirin.
Garibnâme mesnevisinin yazarı Âşık Paşa'dır, Şeyhî değildir. Şeyhî'nin en önemli mesnevisi Harname'dir.
Eser-yazar eşleştirmelerindeki hatayı bularak yanlış bilgi içeren yargıyı tespit etmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 216Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerini, sağ sütunda açıklamaları verilen ve bu şairlerin edebî kimlikleriyle özdeşleşen mesnevi konularıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhî
Fuzûlî
Taşlıcalı Yahya
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhî - Harnâme (tımar olayı ve eşek alegorisi); Fuzûlî - Leylâ vü Mecnûn (beşerî aşktan ilahî aşka geçiş); Taşlıcalı Yahya - Yusuf u Züleyha (kıssaların en güzeli); Zâtî - Şem' ü Pervâne (mum ve pervane aşkı).
Şeyhî'nin Harnâme'si hicivli eşek alegorisiyle; Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'u ilahî aşk felsefesiyle; Taşlıcalı Yahya'nın Yusuf u Züleyha'sı Kuran kıssası uyarlamasıyla; Zâtî'nin Şem' ü Pervâne'si ise mum ve pervane sembolizmiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Şeyhî'nin mesnevi konusunu ve olay örgüsünü incelemek
Tımar olayı sonrasında yazılan ve toplumsal hiciv içeren Harnâme ile eşleştirilir.
Şeyhî'nin hekimlik yaptığı Tokat/Kütahya civarındaki tımar anlaşmazlığı Harnâme eseriyle doğrudan ilgilidir.
2
Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin felsefesini analiz etmek
Istırap ve platonik aşkın ilahi aşka dönüşmesini işleyen eserle eşleştirilir.
Fuzûlî'nin tasavvufi aşk anlayışı Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin temelini oluşturur.
3
Taşlıcalı Yahya'nın hamse içeriğini ve mesnevisini belirlemek
Yusuf u Züleyha mesnevisinin Kuran kıssasına dayanması bilgisiyle eşleştirilir.
Taşlıcalı Yahya, hamse sahibi olup Yusuf u Züleyha mesnevisini Türkçede özgün bir dille yazmıştır.
4
Zâtî'nin en önemli mesnevisini tespit etmek
Şem' ü Pervâne mesnevisinin şairi Zâtî ile eşleştirilir.
Zâtî, Şem' ü Pervâne mesnevisiyle tanınır ve bu eser mum ile pervanenin tasavvufi aşkını anlatır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Mesnevi Temaları ve Konuları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 217Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Divan edebiyatı edebî akım ve eğilimlerini, sağ sütunda yer alan ve bu akımların zihniyet ve üslup özelliklerini temsil eden beyitlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallîleşme Akımı
Hikemî Tarz (Nâbî Ekolü)
Türk-i Basit Akımı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı 'Biz nihâl-i hayretiz...' beytiyle, Mahallîleşme Akımı 'Gidelim serv-i revânım...' beytiyle, Hikemî Tarz 'Bağ-ı dehrin hem hazânın...' beytiyle, Türk-i Basit Akımı ise 'Kırmızı yanak üstüne...' beytiyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Sebk-i Hindî soyut ve girift imgeli beyitle, Mahallîleşme Akımı yerel unsurlar ve İstanbul Türkçesi barındıran Nedîm beytiyle, Hikemî Tarz didaktik-bilgece söyleyişe sahip Nâbî beytiyle, Türk-i Basit Akımı ise yabancı tamlama içermeyen yalın Türkçe beyitle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sebk-i Hindî akımının belirgin özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Biz nihâl-i hayretiz bî-berg ü bârız yârsız / Mevc-i tûfân-ı gamız bî-ihtiyârız yârsız' beytinin Sebk-i Hindî akımıyla eşleştiği saptanır.
Beyit, Hint üslubuna özgü soyut imgeleme, ağır dil ve 'nihâl-i hayret' gibi alışılmamış bağdaştırmalar barındırmaktadır.
2
Mahallîleşme Akımının özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a / Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan' beytinin Mahallîleşme Akımıyla eşleştiği saptanır.
Nedîm'e ait olan beyit, İstanbul'un somut bir mekânı olan Sa'd-âbâd'ı anması, sade ve yerel konuşma dilini kullanması bakımından mahallîleşme eğilimini gösterir.
3
Hikemî Tarzın özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz / Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz' beytinin Hikemî Tarz ile eşleştiği saptanır.
Nâbî'ye ait olan bu beyit, hayata dair bilgece tecrübeleri ve ahlaki-felsefi bir duruşu didaktik bir üslupla ifade etmektedir.
4
Türk-i Basit Akımının özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Kırmızı yanak üstüne ol saçları anber / Çözülse sabâ yiliyle her yanı kokar' beytinin Türk-i Basit Akımıyla eşleştiği saptanır.
Beyit, aruz ölçüsüyle yazılmasına rağmen tamamen sade Türkçe kelimelerden oluşması ve yabancı tamlamalardan arındırılmış olmasıyla sade Türkçe eğilimini temsil eder.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Soru 218Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Divan edebiyatı nesir yazarlarını, sağ sütunda verilen kendilerine ait eserlerin açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seydi Ali Reis
Mercimek Ahmet
Evliya Çelebi
Veysi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seydi Ali Reis, Hindistan dönüşü yolculuğunu anlatan ilk seyahatname örneğiyle; Mercimek Ahmet, Farsçadan çevrilen ahlaki öğüt kitabı Kâbusnâme ile; Evliya Çelebi, çok yönlü coğrafya ve kültür birikimini aktaran Seyahatnâme ile; Veysi ise rüya motifiyle toplumsal eleştiri yapan süslü nesir eseri Hâbnâme ile eşleşmelidir.
Seydi Ali Reis denizcilik maceralarını anlatan Mir'atü'l-Memalik ile, Mercimek Ahmet 15. yüzyıl sade nesri olan Kâbusnâme tercümesiyle, Evliya Çelebi gezi kültürünün dev eseri Seyahatnâme ile, Veysi ise süslü nesrin eleştirel yapıtı Hâbnâme ile doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seydi Ali Reis'in denizcilik kariyeri ve Hindistan'dan dönüş yolculuğunu ele alan eseri belirlemek.
Yazarın Hindistan'dan İstanbul'a dönerken yaşadıklarını aktardığı eser Mir'atü'l-Memalik'tir ve ilk seyahatname örneğidir.
Temsilci ile eser içeriğini doğrudan ilişkilendirmek.
2
15. yüzyılda sade nesir üslubuyla ahlaki öğütlerin yer aldığı tercüme eseri saptamak.
Mercimek Ahmet tarafından çevrilen Kâbusnâme, ahlaki-didaktik nitelikli sade nesrin en önemli örneğidir.
Yüzyıl ve üslup özellikleri üzerinden doğru eseri bulmak.
3
Divan nesrinde orta nesir diliyle yazılmış, geniş bir coğrafyanın kültürünü yansıtan devasa eseri bulmak.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'si bu özellikleri taşıyan en meşhur eserdir.
Seyahatnâme'nin coğrafya ve kültür tarihi açısından önemini tespit etmek.
4
Süslü nesirle yazılmış, rüya motifi barındıran eleştirel eseri belirlemek.
Veysi'nin Hâbnâme'si rüya motifiyle toplumsal yozlaşmayı eleştiren süslü nesir örneğidir.
Süslü nesrin önemli bir temsilcisini eseriyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Divan Nesri ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 219Soru

Aşağıda Divan edebiyatı nazım şekillerine ait iki farklı dörtlük verilmiştir:

I. Metin
*Dilberin işi itâb u nâz olur*
*Çeşmi cadû gamzesi gammaz olur*
*Ey gönül sabret tahammül kıl ana*
*Yâra katlanmak ulu şehbâz olur*

II. Metin
*Esrârını dil her dem okur defterden*
*Kendi kendine söyler o sözü ezberden*
*Bîgâne kalır meclis-i irfanda olan*
*Ârif geçinen kimselere bu ferden*

Bu dörtlükler ve temsil ettikleri nazım şekilleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki şiir de aruzun aynı kalıbıyla yazılmış olup aralarındaki fark yalnızca milli kökenlerinden ve ele aldıkları konulardan kaynaklanmaktadır.

Cevap

Her iki şiirin aruzun aynı kalıbıyla yazıldığını öne süren ifade söylenemez. Tuyuğ yalnızca fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılırken, rubai mef'ûlü ile başlayan 24 farklı özel kalıpla yazılır.
Doğru yanıt, her iki şiirin de aynı aruz kalıbıyla yazıldığını savunan ifadedir. Tuyuğ yalnızca fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılırken, rubai mef'ûlü ile başlayan 24 farklı özel kalıpla yazılır. Bu sebeple ölçü yönünden ortaklıkları bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirlerin dış yapı özelliklerini (dize ve dörtlük sayısı, kafiyeleniş biçimi) incelemek.
Her iki metnin de tek dörtlükten oluştuğu ve aaba şeklinde kafiyelendiği saptanır.
Tuyuğ ve rubai şekillerinin dış yapısal benzerliklerini teyit etmek için.
2
I. metnin aruz ölçüsünü hece sayısıyla kontrol etmek ve dil özelliklerine bakarak nazım şeklini saptamak.
Şiirin fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazıldığı ve dilinin halk şiirine yakın, sade olduğu belirlenerek tuyuğ olduğuna karar verilir.
Tuyuğ nazım şeklinin karakteristik ölçü ve dil özelliklerini belirlemek için.
3
II. metnin aruz ölçüsünü incelemek ve kavramsal/felsefi içeriğine bakarak nazım şeklini saptamak.
Şiirin mef'ûlü ile başlayan aruz kalıplarından biriyle yazıldığı ve felsefi bir derinliğe sahip olduğu belirlenerek rubai olduğuna karar verilir.
Rubai nazım şeklinin ölçü ve içerik yapısını analiz etmek için.
4
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendirmek.
Tuyuğ ve rubainin aruz ölçüleri tamamen farklı olduğu için, her iki şiirin de aruzun aynı kalıbıyla yazıldığını belirten ifadenin yanlış olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında tek dörtlükten oluşan nazım şekilleri olan tuyuğ ile rubainin biçimsel, ölçüsel, kökensel ve temsilci yönlerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 220Soru

Aşağıda verilen beyitleri, biçim ve içerik özelliklerine göre ilgili oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden katı şikeste vü zâr
İlim kesbiyle pâye-i rif'at / Arzû-yı muhâl imiş ancak
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su / Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çâre su
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr... beyti Mesnevi ile; İlim kesbiyle pâye-i rif'at... beyti Kıta ile; Saçma ey göz eşkden... beyti Kaside ile; Beni candan usandırdı... beyti Gazel ile eşleşir.
Verilen beyitlerin kafiye örgüleri ve temaları incelendiğinde; Harnâme'den alınan ve olay anlatan beyit mesneviyle, felsefi konulu ve kafiyesiz beyit kıtayla, naat türündeki beyit kasideyle, aşk konulu lirik beyit ise gazelle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye düzenlerini belirleme
Birinci, üçüncü ve dördüncü beyitler kendi arasında kafiyelidir (aaaa kafiye düzeni). İkinci beyit ise kendi arasında kafiyeli değildir (abab veya xaxa kafiye düzeni).
Nazım şekillerini ayırt etmede kafiye şeması en önemli biçimsel kriterlerden biridir.
2
Kendi arasında kafiyeli olmayan beyti inceleme
İkinci beyit kendi arasında kafiyeli olmadığı (xaxa) ve felsefi-didaktik bir konuyu işlediği için doğrudan 'Kıta' nazım şekliyle eşleşir.
Kıtanın ilk beyti matla özelliği göstermez, yani kendi arasında kafiyeli değildir.
3
Kendi arasında kafiyeli (aaaa) olan beyitlerin içerik ve üslup özelliklerini analiz etme
Birinci beyitte bir hayvan (eşek) üzerinden alegorik bir olay anlatımı (mesnevi); üçüncü beyitte dinî bir büyüğe hitap eden övgü/su redifli naat (kaside); dördüncü beyitte ise aşk acısı ve sevgilinin vefasızlığı gibi lirik duygular (gazel) işlenmiştir.
Aynı kafiye düzenine (aaaa) sahip olan mesnevi, kaside ve gazel türleri, işledikleri konular ve anlatım tarzları sayesinde birbirinden ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye düzeni ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 11 / 16Sonraki
Divan Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 11 | Examkin