Milli Edebiyat

125 soru

Soru 81Soru

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında yazarlar, toplumun geçirdiği tarihsel, siyasi ve sosyal dönüşümleri yansıtmak amacıyla belirli toplumsal tipler ve simgesel karakterler yaratmışlardır. Aşağıdaki sol sütunda verilen roman kahramanlarını, sağ sütunda verilen ve bu kahramanların temsil ettiği toplumsal/tematik işlevleri açıklayan tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Naim Efendi
Kaya
Şahin Bey
Kani

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Naim Efendi, Tanzimat'tan Birinci Dünya Savaşı'na uzanan süreçte yaşanan kuşak çatışmasını ve geleneksel yapının çözülüşünü temsil eden figür açıklamasıyla eşleşir. Kaya, Türk milliyetçiliği ülküsü doğrultusunda kadının toplumsal ve siyasi yaşamda aktif rol almasını savunan ilk idealist kadın karakter açıklamasıyla eşleşir. Şahin Bey, Anadolu'da cehaletle savaşan idealist öğretmen açıklamasıyla eşleşir. Kani ise harp zenginlerini ve İttihat ve Terakki devri yozlaşmasını simgeleyen figür açıklamasıyla eşleşir.
Karakterlerin her biri Milli Edebiyat Dönemi'nin belirgin toplumsal meselelerini ve ideallerini temsil eden edebi tiplerdir. Naim Efendi kuşak çatışmasını ve konağın çöküşünü; Kaya Türkçülük ülküsüyle kadının kurtuluşunu; Şahin Bey gericilikle mücadeleyi; Kani ise savaş yıllarının ahlaki yozlaşmasını sembolize etmektedir. Bu durum doğru eşleşmenin temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Karakterlerin yer aldığı eserleri ve yazarları belirleme.
Naim Efendi'nin Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu), Kaya'nın Yeni Turan (Halide Edip Adıvar), Şahin Bey'in Yeşil Gece (Reşat Nuri Güntekin), Kani'nin ise İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) romanlarında yer aldığı saptanır.
Soruda verilen Milli Edebiyat roman karakterlerinin öncelikle hangi yapıta ait olduğunu saptamak, temsil ettikleri edebi ve toplumsal zihniyeti anlamak için gereklidir.
2
Eserlerin tematik arka planını ve karakterlerin bu arka plandaki rollerini eşleştirme.
Kiralık Konak'taki Naim Efendi eski kuşağı; Yeni Turan'daki Kaya idealist Türk kadınını; Yeşil Gece'deki Şahin Bey cehaletle mücadele eden inkılapçı öğretmeni; İstanbul'un İç Yüzü'ndeki Kani ise savaş zenginlerini simgeler.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tipler, dönemin toplumsal ve siyasal sorunlarını (kuşak çatışması, Türkçülük, eğitim/inkılap, savaş yozlaşması) somutlaştırma görevi üstlenir.
3
Eşleştirmeyi nihai hale getirme ve sağlamasını yapma.
Sol taraftaki her bir ismin sağ taraftaki tek bir tanımla eksiksiz ve çelişki barındırmayacak şekilde eşleştiği teyit edilir.
Eşleştirmenin doğruluğundan emin olmak için her karakterin tanımındaki kavramsal anahtarların doğruluğu kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal tipler ve tematik açılımlar
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 82Soru

Agâh Bey, Anadolu içindeki bu küçük, fakat meyvesi bol, havası ağır mutasarrıflığa tahrirat müdürü tayin edildiği gün kendisinde büyük bir çalışma arzusu, vatan ve millete faydalı olmak hevesi vardı. İstanbul’da iken kafasında kurduğu ıslahat projelerini burada tatbik edecek, kasabayı bayındır hâle getirecekti. Fakat ilk günler kasaban��n bu rehaveti, memurların işleri ağırdan alması ve şeftali bahçelerindeki o bitmez tükenmez eğlenceler onu şaşırttı. Direnmeye, kendini korumaya çalıştıysa da zamanla o da bu tatlı ataletin kollarına kendini bıraktı ve nihayet şeftali bahçelerinin müdavimlerinden biri oldu.

Bu parçada olay örgüsü özetlenen hikâyeden ve yazarından hareketle Milli Edebiyat Dönemi hikâyeciliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, bu ve benzeri hikâyelerinde Maupassant tarzı olay hikâyeciliğinin sınırlarını aşarak durum hikâyeciliğinin ilk olgun örneklerini vermiştir.

Cevap

Yazarın durum hikâyeciliğinin ilk olgun örneklerini verdiğini iddia eden yargı yanlıştır. Refik Halit Karay olay (Maupassant) hikâyeciliğinin temsilcisidir.
Metinde özetlenen hikâye, Refik Halit Karay'ın 'Şeftali Bahçeleri' adlı eseridir. Refik Halit Karay, Türk edebiyatında olay (Maupassant) hikâyeciliğinin en önemli isimlerindendir. Durum (Çehov) hikâyeciliğinin edebiyatımızdaki ilk olgun örnekleri ise Cumhuriyet Dönemi'nde Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınmıştır. Bu sebeple, yazarın durum hikâyeciliğinin ilk olgun örneklerini verdiğini iddia eden yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki olay örgüsünden ve karakterden (Agâh Bey) hareketle eseri ve yazarı tespit etmek.
Sözü edilen eser Refik Halit Karay'ın 'Şeftali Bahçeleri' adlı hikâyesidir.
Hikâyenin yapısal ve edebi niteliklerini değerlendirebilmek için öncelikle hangi esere ait olduğunu bilmek gerekir.
2
Eserin ve yazarın edebi tarzını, dönem içindeki yerini belirlemek.
Refik Halit Karay, Milli Edebiyat Dönemi'nde sade dille yazan ve olay (Maupassant) hikâyeciliği tarzını benimseyen realist bir yazardır.
Yazarın edebi anlayışını ve hikâye türünü bilmek, seçeneklerdeki tür ve teknik iddialarını doğrulamak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki edebi iddiaları yazarın edebi kişiliği ve dönem gerçekleriyle karşılaştırmak.
Durum (Çehov) hikâyeciliğinin ilk olgun örnekleri bu dönemde veya Refik Halit Karay tarafından değil, Cumhuriyet Dönemi'nde Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik Abasıyanık tarafından verilmiştir.
Edebi türlerin tarihsel gelişimini ve temsilcilerini doğru eşleştirerek söylenemeyecek olan yargıyı saptamak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Hikâyeciliği ve Refik Halit Karay'ın Sanat Anlayışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 83Soru

Halide Edip Adıvar'ın Milli Mücadele dönemini doğrudan tecrübe eden bir yazar olarak kaleme aldığı ve Kurtuluş Savaşı'nı konu edinen ilk roman kabul edilen Ateşten Gömlek adlı eserin olay örgüsündeki aşağıdaki gelişmeleri kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İzmir'in işgali ve Sultanahmet Mitingi (item_1) -> İstanbul'dan Anadolu'ya kaçış (item_2) -> Konya ve Adapazarı isyanlarının bastırılması (item_3) -> Sakarya Meydan Muharebesi'nde İhsan ile Ayşe'nin şehit olması (item_4) -> Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde vefat etmesi (item_5)
Ateşten Gömlek romanında olaylar kronolojik olarak İzmir'in işgali ve Ayşe'nin İstanbul'a gelişiyle başlar, ardından kahramanların Anadolu'ya geçmesiyle devam eder. Anadolu'da öncelikle iç ayaklanmaların bastırılması sürecinde yer alan kahramanlar, daha sonra Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılırlar. Burada Ayşe ve İhsan'ın şehit olmasının ardından, yaralanan Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde vefat etmesiyle olay örgüsünün kronolojik zamanı tamamlanır. Bu nedenle sıralama tam olarak verilen akıştadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin başlangıç noktasını belirleme
Roman, İzmir'in işgali sonrasında eşini ve çocuğunu kaybeden Ayşe'nin İstanbul'a gelmesi ve Sultanahmet Mitingi'nde yer alması ile başlar.
Olay örgüsünün ilk halkası İzmir'in işgali ve İstanbul'daki miting sürecidir.
2
Anadolu'ya geçiş aşamasını saptama
İstanbul'un fiili olarak işgal edilmesi ve baskıların artması üzerine Ayşe, Peyami ve İhsan Anadolu'ya geçme kararı alırlar.
Milli Mücadele'ye katılmak için İstanbul'dan ayrılma aşaması, mitinglerden sonra gerçekleşir.
3
Anadolu'daki mücadele sürecini sıralama
Anadolu'ya geçtikten sonra kahramanlar, öncelikle Konya ve Adapazarı bölgelerindeki iç ayaklanmaların bastırılmasında görev alırlar.
Büyük muharebelerden önce cephe gerisinde ve iç isyanların bastırılmasında mücadele edilmiştir.
4
Muharebe ve şehadet anını tespit etme
Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan Sakarya Savaşı'nda İhsan ve Ayşe şehit düşer.
Bu olay, cephedeki en sıcak çatışma anını ve trajik kaybı temsil eder.
5
Son çerçeve olayı belirleme
Yaralanan Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde hatıratını tamamlaması ve ardından ameliyat masasında vefat etmesiyle olay son bulur.
Bu durum olay örgüsünün kronolojik olarak en son gerçekleşen halkasıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında olay örgüsü ve vaka zamanı analizi
Soru 84Soru

Darülbedayi ve Milli Edebiyat Dönemi Türk tiyatrosuna dair hazırlanan bir çalışmada geçen aşağıdaki yargılardan hangisinde bilgi yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dönemin en üretken komedi yazarlarından biri olan Musahipzade Celal; *Hisse-i Şayia* ve *Ceza Kanunu* gibi oyunlarında Osmanlı toplum hayatındaki ailevi ilişkileri, evlilik kurumunu ve adalet sistemindeki aksaklıkları töre komedisi tarzında sahneye taşımıştır.

Cevap

Musahipzade Celal'in Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu oyunlarını yazdığını belirten yargı bilgi yanlışı içermektedir ��ünkü bu oyunlar İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'ye aittir.
Musahipzade Celal'in adının geçtiği yargı yanlıştır. *Hisse-i Şayia* ve *Ceza Kanunu* gibi ünlü töre komedileri ve adapte piyesler İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'ye aittir. Musahipzade Celal ise daha çok *Köprülüler*, *Aynaroz Kadısı*, *Fermanlı Deli Hazretleri*, *Lale Devri* ve *Bir Kavuk Devrildi* gibi Osmanlı tarihi temalı komedileriyle tanınır. Dolayısıyla bu yargı hatalıdır ve aranan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Darülbedayi'nin kuruluşu ve sahnelenen ilk oyunun tespiti.
Darülbedayi'nin 1914 yılında André Antoine öncülüğünde kurulduğunu ve ilk sahnelenen oyunun Hüseyin Suat Yalçın'ın adapte ettiği *Çürük Temel* olduğunu doğrulayın.
Darülbedayi tarihinin başlangıç noktasına dair temel bilgileri kontrol etmek için.
2
İlk yerli telif oyun olan *Baykuş*'un yazarını ve biçimsel özelliklerini kontrol edin.
*Baykuş*'un Halit Fahri Ozansoy'a ait olduğunu ve hece vezniyle yazıldığını doğrulayın.
Dönemin manzum tiyatro anlayışını ve ilk yerli sahneleme bilgisini test etmek için.
3
*Hisse-i Şayia* ve *Ceza Kanunu* oyunlarının gerçek yazarını inceleyin.
Bu eserlerin Musahipzade Celal'e değil, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'ye ait olduğu tespit edilir. Musahipzade Celal ise *Köprülüler*, *Aynaroz Kadısı*, *Fermanlı Deli Hazretleri* gibi oyunların yazarıdır. Dolayısıyla bu yargı bilgi yanlışı barındırmaktadır.
Dönem sanatçılarının eser-yazar eşleştirmesini doğru analiz etmek için.
4
İlk Türk kadın oyuncu Afife Jale'nin sahne aldığı eseri ve karakteri doğrulayın.
Afife Jale'nin *Yamalar* oyunundaki Emel karakteriyle sahneye çıktığını doğrulayın.
Darülbedayi tarihindeki en önemli oyunculuk gelişmelerinden birini doğrulamak için.
5
Milli Edebiyat tiyatrosunda realizmin etkisini ve sade dil tercihini inceleyin.
Dönem tiyatrosunun toplumsal gerçekliğe yöneldiğini ve sade Türkçe ile yazıldığını doğrulayın.
Dönemin genel edebi ve dilsel yönelimlerini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Tiyatrosu ve Darülbedayi'nin tarihi gelişimindeki önemli olaylar ile yazarların eser eşleştirmeleri.
Soru 85Soru

Milli Edebiyat Dönemi tiyatrosunun ve Darülbedayi'nin gelişiminde rol oynayan aşağıdaki şahsiyetleri, edebiyat tarihindeki faaliyetleri ve öne çıkan özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

André Antoine
Halit Fahri Ozansoy
Musahipzade Celal
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kurucu nitelikteki Fransız yönetmen André Antoine ile Darülbedayi'nin kuruluşu; şair ve yazar Halit Fahri Ozansoy ile heceyle yazılan ilk yerli dram Baykuş; töre komedileriyle tanınan Musahipzade Celal ile Lale Devri ve Köprülüler oyunları; adaptasyon ve hafif komedileriyle bilinen İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci ile Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu eserleri eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede her şahsiyet, Milli Edebiyat tiyatrosu tarihindeki kendine özgü rolü ve eserleriyle birebir örtüşmektedir. Fransız tiyatro insanı kurumsal kuruculukla, şair heceli ilk dramla, tarihî komedi ustası yerli töre oyunlarıyla, adaptasyon ustası ise Fransızca uyarlamalarıyla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Darülbedayi'nin kuruluş sürecindeki yabancı kurucu figürü tespit etmek.
André Antoine, Darülbedayi'nin temellerini atmak üzere Fransa'dan getirilmiştir.
1914 yılında İstanbul'a gelen Antoine, kurumun kurumsal ve sanatsal yapısını kurmuştur.
2
Darülbedayi'de sahnelenen ilk yerli manzum eseri ve yazarını belirlemek.
Halit Fahri Ozansoy'un hece vezniyle yazdığı Baykuş dramı bu unvana sahiptir.
Milli Edebiyat tiyatrosunda hece vezninin sahne diline uygulanmasında öncü bir adımdır.
3
Dönemin tarihsel ve töre komedileri yazarı ile eserlerini eşleştirmek.
Musahipzade Celal; Lale Devri ve Köprülüler eserleriyle eşleşir.
Yazar, geleneksel Türk tiyatrosundan da beslenerek Osmanlı tarihini ve törelerini oyunlarında ele almıştır.
4
Dönemin adaptasyon ve vodvil/komedi alanındaki en önemli ismini ve eserlerini belirlemek.
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu oyunlarıyla eşleşir.
Yazar, Fransızcadan adapte ettiği eserlerle yerli sahne repertuvarına ciddi katkılarda bulunmuştur.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Tiyatrosu ve Darülbedayi'nin Tarihî Gelişimi, Önemli Yazar ve Eserleri
Soru 86Soru

Milli Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinin dil, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki parçalardan hangisi bu dönemde kaleme alınmış bir eserden alınmış olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leyâl-i mehtâbın o nâ-mütenâhî sükûneti ve ihtizâzât-ı ruhâniyesi içinde, tabiatın bu muhteşem elhân-ı hazînesini dinlerken hülyalarımızın giryedâr ufkunda kayboluruz. Bu muhteşem levha karşısında beşeriyetin nâ-çiz ve âciz hisleri...

Cevap

Leyâl-i mehtâbın o nâ-mütenâhî sükûneti ve ihtizâzât-ı ruhâniyesi içinde, tabiatın bu muhteşem elhân-ı hazînesini dinlerken hülyalarımızın giryedâr ufkunda kayboluruz. Bu muhteşem levha karşısında beşeriyetin nâ-çiz ve âciz hisleri...
Leyâl-i mehtâbın o nâ-mütenâhî sükûneti ve ihtizâzât-ı ruhâniyesi... ifadesiyle başlayan parça, Servet-i Fünun döneminin ağır, süslü, sanatlı dilini ve bireysel-melankolik sanat anlayışını yansıtmaktadır. Milli Edebiyat Dönemi'nde ise Yeni Lisan makalesinin ilkeleri doğrultusunda Arapça ve Farsça gramer kuralları terk edilmiş, yabancı kelimeler en aza indirilmiş ve toplumsal/millî konular sade bir dille işlenmiştir. Bu nedenle bu parça Milli Edebiyat dönemine ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçaların dil ve üslup özelliklerini incelemek.
Seçeneklerdeki ilk dört parçanın sade, anlaşılır ve Yeni Lisan hareketinin ilkelerine uygun bir Türkçe ile yazıldığı görülür. Beşinci parçada ise yoğun Arapça ve Farsça kelimeler ile zincirleme tamlamalar kullanılmıştır.
Milli Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinin en temel ayırt edici özelliği dilde sadeleşmeyi savunması ve Yeni Lisan ilkelerine göre yazılmasıdır.
2
Parçaların içerik ve tema yönünden değerlendirilmesini yapmak.
İlk dört parçada millî edebiyat, millî benlik, edebiyat tarihi metodolojisi ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesi gibi toplumsal ve millî konular işlenirken; beşinci parçada tamamen bireysel, içsel ve doğa karşısındaki melankolik duygular ele alınmıştır.
Milli Edebiyat öğretici metinleri faydacı, milliyetçi ve halka yöneliktir; bireysel sanatsal zevki öncelemez.
3
Uyuşmayan parçanın ait olduğu edebi dönemi tespit etmek.
Ağır dili ve bireysel temasıyla son parçanın Servet-i Fünun dönemi öğretici metinleri veya mensur şiir anlayışıyla örtüştüğü belirlenir.
Milli Edebiyat zihniyetiyle tamamen çelişen dönemin belirlenmesi, doğru cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinin dil ve üslup özellikleri (Yeni Lisan).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 87Soru

Aşağıdaki parçada Milli Edebiyat Dönemi öğretici metinleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan yazar ve eseriyle ilgili boş bırakılan yerleri uygun şekilde doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Milli Edebiyat Dönemi’nde Türk kültürünün ve tarihinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiği düşüncesinden hareketle edebiyat tarihi alanında çığır açıcı çalışmalar yapılmıştır. Bu dönemde, edebiyat tarihçiliğini metodolojik bir temele oturtan ve edebi metinleri sosyolojik verilerle inceleyen en önemli isim 'dür. Yazarın, 1919 yılında yayımlanan ve Türk tasavvuf edebiyatının gelişimini tarihsel süreçte ele alarak Ahmet Yesevi ile Yunus Emre'nin edebi şahsiyetlerini incelediği başyapıtı adlı eserdir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla 'Mehmet Fuat Köprülü' (veya 'Fuat Köprülü') ve 'Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar' yazılmalıdır.
Milli Edebiyat Dönemi'nde araştırma-inceleme ve edebiyat tarihi alanlarında bilimsel yaklaşımları uygulayan en önemli şahsiyet Mehmet Fuat Köprülü'dür. Sanatçının 1919 yılında yayımladığı 'Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar' adlı eseri, Türk edebiyatı tarihinin metodolojik kurallar çerçevesinde yazılmış ilk akademik örneklerinden biri kabul edilir ve Ahmet Yesevi ile Yunus Emre'nin etkilerini inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki edebiyat tarihi ve sosyolojik yaklaşım vurgusunu çözümleme
Milli Edebiyat Dönemi'nde edebiyat tarihçiliğini bilimsel yöntemlerle ele alan ve edebi metinleri sosyolojik açıdan inceleyen öncü ismin arandığı anlaşılmıştır.
Yazarın kimliğini tespit edebilmek için edebi kimliğine dair verilen ipuçlarını değerlendirmek.
2
1919 tarihli başyapıtın ve ele aldığı konuların (Ahmet Yesevi, Yunus Emre) tespiti
Türk tasavvuf tarihinin gelişimini Ahmet Yesevi ve Yunus Emre üzerinden inceleyen ve 1919 yılında yayımlanan kurucu eserin 'Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar' olduğu, yazarının ise Mehmet Fuat Köprülü olduğu belirlenmiştir.
Eser ve yazar eşleştirmesini netleştirerek boşlukları doğru şekilde doldurmak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi akademik öğretici metinleri, edebiyat tarihçiliği ve Mehmet Fuat Köprülü'nün çalışmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 88Soru

Milli Edebiyat Dönemi’nde herhangi bir edebi topluluğa dahil olmayarak sanat yaşamlarını bağımsız olarak sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, aruz ölçüsünü Türkçe başarıyla uygulamaları bakımından ortaklaşsalar da şiir anlayışları, dil işçilikleri ve sanata yükledikleri işlev açısından birbirlerinden tamamen ayrılırlar.

Buna göre, bu iki şairin edebî yönelimleri ve şiir anlayışları hakkında aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet Âkif, manzum hikâyelerinde halkın konuşma dilini, argoyu ve sokak Türkçesini aruzla başarıyla bağdaştırırken; Yahya Kemal, dilde sadeleşme fikrine tamamen karşı çıkarak divan şiirinin dil ve anlatım özelliklerini aynen yaşatmayı ve şiirlerini tamamen Osmanlı Türkçesinin lugat kadrosuyla sınırlandırmayı savunmuştur.

Cevap

Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikâyelerinde halkın dilini aruzla bağdaştırdığı doğruyken, Yahya Kemal Beyatlı'nın divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve şiirlerini tamamen Osmanlı Türkçesiyle sınırlandırmayı savunduğu yönündeki ifade yanlıştır. Yahya Kemal, konuşulan yaşayan Türkçeyi ('Beyaz Türkçe') savunmuş ve İstanbul Türkçesiyle eserler vermiştir.
Yahya Kemal Beyatlı, divan edebiyatı geleneklerinden yararlanmış ve neoclassical bir anlayış sergilemiş olsa da dilde sadeleşme fikrine tamamen karşı çıkmamış; aksine 'Türkçe ağzımda annemin ak sütüdür' diyerek İstanbul Türkçesini, yani yaşayan konuşma dilini şiir dili olarak benimsemiştir. Dolayısıyla divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve Osmanlı Türkçesinin kelime kadrosuyla sınırlı kalmayı hedeflediği yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif Ersoy'un sanat anlayışı ve aruz ölçüsünü Türkçeye uygulama tarzı değerlendirilir.
Şairin halkın konuşma dilini aruzla başarıyla kaynaştırdığı ve didaktik, sosyal realist bir tarz benimsediği görülür.
Seçeneklerde Mehmet Âkif ile ilgili verilen bilgilerin doğruluğunu test etmek için.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışı, dil işçiliği ve dilde sadeleşme konusundaki tutumu analiz edilir.
Yahya Kemal'in dilde aşırı Osmanlıcaya karşı olduğu, 'Beyaz Türkçe' adını verdiği yaşayan İstanbul Türkçesini benimsediği ve divan şiirini taklit etmek yerine modern neoclassical bir tarz oluşturduğu tespit edilir.
Yahya Kemal'in dil ve üslup anlayışına dair iddiaları doğrulamak için.
3
Seçenekler karşılaştırılarak yanlış olan yargı tespit edilir.
Yahya Kemal'in divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve şiirini tamamen Osmanlı Türkçesinin lugat kadrosuyla sınırlandırmayı savunduğunu öne süren ifadenin şairin 'yaşayan Türkçe' ilkesiyle çeliştiği belirlenir.
Soru kökünde istenen yanlış değerlendirmeyi ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif, Yahya Kemal)
Soru 89Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nin iki bağımsız şairi olan Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın sanat anlayışlarını, üslup ve eser özelliklerini yansıtan sol sütundaki eserleri, sağ sütundaki açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleymaniye Kürsüsünde
Süleymaniye'de Bayram Sabahı
Seyfi Baba
Rindlerin Ölümü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleymaniye Kürsüsünde eseri vaiz anlatımı ve dini-didaktik niteliğiyle eşleşirken; Süleymaniye'de Bayram Sabahı Osmanlı ihtişamı ve neo-klasik estetikle eşleşir. Seyfi Baba yoksulluğu anlatan manzum hikâye açıklamasıyla eşleşirken; Rindlerin Ölümü ise ölüm temasını ve ahengi işleyen saf şiir açıklamasıyla eşleşir.
Yapılan eşleştirmede Süleymaniye Kürsüsünde dini-didaktik vaiz söylemiyle; Süleymaniye'de Bayram Sabahı neo-klasik Osmanlı ihtişamıyla; Seyfi Baba sosyal realist manzum hikâye türüyle; Rindlerin Ölümü ise rindane ölüm felsefesine sahip saf şiir yapısıyla eşleşmektedir. Bu durum iki bağımsız sanatçının temsil ettiği zıt sanat kutuplarını (toplumcu-realist ile estetikçi-saf şiir) tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Süleymaniye Kürsüsünde eserinin üslup ve içeriğini analiz etmek.
Bu eserin, İslam birliği idealini ve toplumsal eleştirileri vaiz söylemiyle sunan realist bir Mehmet Âkif eseri olduğu belirlenir.
İsim benzerliği taşıyan Yahya Kemal şiiriyle karıştırılmasını önlemek.
2
Süleymaniye'de Bayram Sabahı şiirinin estetik yapısını incelemek.
Osmanlı ihtişamını, mimariyi ve tarih bilincini neo-klasik üslupla ele alan Yahya Kemal şiiri olduğu saptanır.
Mehmet Âkif'in vaiz hitabetli eseriyle olan estetik ve içerik farkını ayırt etmek.
3
Seyfi Baba eserinin edebi türünü ve toplumsal arka planını incelemek.
Yoksul halkın yaşamını ve sokak gerçekliğini yansıtan sosyal realist bir manzum hikâye (Mehmet Âkif) olduğu görülür.
Mehmet Âkif'in aruz veznini konuşma diline uygulama başarısını tespit etmek.
4
Rindlerin Ölümü şiirinin ahenk ve felsefi yapısını değerlendirmek.
Ölüm konusunu rindane felsefeyle işleyen, musiki ve biçim mükemmelliğini savunan saf şiir örneği (Yahya Kemal) olduğu belirlenir.
Yahya Kemal'in estetik kaygılarını ve saf şiir ilkelerini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının Estetik ve Edebi Tür Farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru

Bir edebiyat araştırmacısı, Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız iki büyük ismi hakkında çalışma odasına ��u notları kaydetmiştir:

* I. şair: Şiiri toplumsal bir mücadele, aydınlanma ve irşat aracı olarak görmüş; günlük konuşma dilini, sokaktaki insanın ıstırab��nı ve sosyal meseleleri aruzu Türkçeleştirerek manzum hikâyeler formunda işlemiştir.
* II. şair: Şiiri bir 'deruni ahenk' ve 'saf estetik' meselesi olarak ele almı��; tarihsel sürekliliği, İstanbul sevgisini ve geçmişin mirasını neo-klasik bir duyarlılıkla, mısra mükemmeliyetçiliğine bağlı kalarak yansıtmıştır.

Bu bilgilere göre, sözü edilen şairler ve şiir anlayışları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. şair, şiirlerinde saf şiir (öz şiir) anlayışını benimseyerek sanatı her türlü toplumsal ve didaktik kaygıdan uzak tutmuş; II. şair ise hece veznini millî edebiyatın tek ölçüsü kabul ederek aruz ölçüsüyle yazılan şiirleri tamamen reddetmiştir.

Cevap

I. şairin saf şiir anlayışını benimsediğini ve II. şairin hece vezni dışındaki aruz ölçüsüyle yazılan şiirleri tamamen reddettiğini savunan seçenektir.
I. şair olarak tanımlanan Mehmet Âkif Ersoy, didaktik ve toplumsal faydayı esas alan bir realizmle yazmış, saf şiir anlayışından uzak durmuştur. II. şair olarak tanımlanan Yahya Kemal Beyatlı ise hece veznini millî ölçü kabul edip aruzu reddetmemiş, aksine neredeyse tüm eserlerinde aruz ölçüsünü mükemmeliyetçi bir şekilde kullanmıştır. Bu nedenle bu iki şaire dair verilen bu iddialar tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Önc��lde verilen özelliklerden yola çıkarak şairlerin kimliklerini belirleme.
I. şairin manzum hikâyeleri ve toplumsal gerçekçiliğiyle Mehmet Âkif Ersoy; II. şairin ise deruni ahenk, İstanbul sevgisi ve neo-klasik duyarlılığıyla Yahya Kemal Beyatlı olduğu tespit edilir.
Şairlerin sanat anlayışları ve üslup özellikleri onların kimliklerini belirlemek için en karakteristik verilerdir.
2
Şairlerin gerçek edebi kimlikleri ile seçeneklerde sunulan yargıların doğruluğunu karşılaştırma.
I. şairin saf şiiri benimsediği ve didaktik kaygıdan uzak durduğu yargısının yanlış olduğu; aynı şekilde II. şairin aruzu tamamen reddettiği bilgisinin de yanlış olduğu saptanır.
Mehmet Âkif toplumsal didaktik şiir yazar ve saf şiir anlayışına uzaktır. Yahya Kemal ise 'Ok' şiiri hariç tüm şiirlerini aruzla yazmış, aruzu asla reddetmemiştir.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı) şiir anlayışları, dil, vezin ve estetik yönünden farkları ve ortak yönleri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 91Soru

Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın edebî kişiliklerini, estetik anlayışlarını ve eserlerini yansıtan aşağıdaki yapıt/şiir adları ile bu yapıtların/şiirlerin karakteristik özelliklerini uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleymaniye'de Bayram Sabahı
Âsım
Ok
Gölgeler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleymaniye'de Bayram Sabahı şiiri Osmanlı tarihini ve kolektif hafızayı neo-klasik estetikle işleyen tanıma; Âsım eseri sosyal gerçekçi çizgide gençlik idealizmini ve manzum diyalogları içeren tanıma; Ok şiiri hece ölçüsüyle yazılmış olan tanıma; Gölgeler eseri ise mistik ve içe dönük duyarlılıkları yansıtan tanıma karşılık gelmektedir.
Süleymaniye'de Bayram Sabahı, Yahya Kemal'in mimari ve tarihi neo-klasik bir estetikle birleştirdiği en önemli şiiridir. Âsım, Mehmet Âkif'in toplumsal sorunları ve gençlik idealini manzum diyaloglarla işlediği başyapıtıdır. Ok şiiri, Yahya Kemal'in heceyle yazdığı tek şiirdir. Gölgeler ise Mehmet Âkif'in Mısır yıllarında kaleme aldığı, sosyal realizmden uzak mistik şiirlerini barındıran Safahat cildidir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve ait oldukları dönem özelliklerini belirleme.
Süleymaniye'de Bayram Sabahı ve Ok şiirleri Yahya Kemal Beyatlı'ya; Âsım ve Gölgeler ise Mehmet Âkif Ersoy'a aittir. Her iki sanatçı da Millî Edebiyat Dönemi'nde bağımsız çizgide yer alır.
Eşleştirmenin temelini oluşturan sanatçı-eser ilişkisini doğru kurmak gerekir.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirlerinin yapısal ve tematik özelliklerini analiz etme.
Yahya Kemal, neo-klasik bir anlayışla tarihi ve mimariyi şiirleştirmiştir (Süleymaniye'de Bayram Sabahı). Aruz ölçüsünü Türkçeye kusursuz uygulamış, sadece Ok şiirinde hece ölçüsünü kullanmıştır.
Şairin aruz ve hece kullanımındaki tek istisnayı (Ok) ve tarih-mimari estetiğini doğru tanımlarla eşleştirmek gerekir.
3
Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat bölümlerinin içerik ve üslup farklarını değerlendirme.
Âkif'in Âsım bölümü sosyal realist, didaktik ve karşılıklı konuşma diline dayanırken; son bölümü olan Gölgeler, Mısır yıllarında yazılmış mistik ve bireysel bir hüzün barındırır.
Yazarın sosyal realist didaktik çizgisi ile mistik içe dönük çizgisini temsil eden bölümleri doğru tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Akif ve Yahya Kemal) sanat anlayışları, şiir estetikleri ve eserlerinin özellikleri
Soru 92Soru

Her iki şair de hece vezninin Türk şiirinde egemenlik kurmaya başladığı bir evrede, aruz veznini Türkçenin doğal ses akışına uydurarak bu vezinle başarılı eserler vermişlerdir. Ancak veznin estetik işlevi bakımından farklı kutuplarda yer alırlar. Birinci şair; aruzu sokağın diline, günlük hayatın sıradan konuşmalarına ve toplumsal dertlere açarak manzum hikâyeler kaleme almış; adeta manzumeyi toplumsal bir ayna haline getirmiştir. İkinci şair ise aruzu adeta bir iç musiki, kelimelerin birbiriyle uyumundan doğan bir mimari olarak görmüş; tarihî sürekliliği, Osmanlı medeniyetinin ihtişamını, ölüm ve aşk gibi temaları estetik bir mükemmeliyetçilikle işlemiştir.

Bu parçada söz edilen şairlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki şair de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel bir unsur kabul ederek heceyle yazılan şiirlerinde sade Türkçe hareketinin ilkelerini kuramsal düzeyde savunmuşlardır.

Cevap

Her iki şairin de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel bir unsur kabul ederek heceyle yazılan şiirlerinde sade Türkçe hareketinin ilkelerini kuramsal düzeyde savunduklarını belirten yargı söylenemez.
Her iki şairin de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel unsur olarak benimsediğini ve bu ölçüyle sade Türkçe hareketini kuramsal olarak savunduğunu ileri süren yargı yanlıştır. Mehmet Akif Ersoy, tüm şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmış, hece ölçüsünü hiç kullanmamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise hece ölçüsünü yalnızca 'Ok' şiirinde kullanmış, diğer tüm yapıtlarında aruz ölçüsünü tercih etmiştir. Bu nedenle hece ölçüsünü temel bir unsur olarak benimsememişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada özellikleri anlatılan birinci ve ikinci şairlerin kimlikleri belirlenir.
Birinci şairin Mehmet Akif Ersoy, ikinci şairin ise Yahya Kemal Beyatlı olduğu tespit edilir.
Parçadaki ipuçlarından (aruzun Türkçeye uygulanması, günlük konuşma dili, manzum hikaye yazımı, musiki ve Osmanlı ihtişamı vurgusu) bu sonuca ulaşılır.
2
Şairlerin eserleri ve sanat anlayışları seçeneklerdeki bilgilerle karşılaştırılır.
Mehmet Akif'in didaktik çizgisi, 'Süleymaniye Kürsüsünde' ve 'Asım' eserlerindeki nazmı nesre yaklaştırma tutumu; Yahya Kemal'in 'Eski Şiirin Rüzgârıyla' yapıtı ve 'Ok' dışındaki tüm şiirlerini aruzla yazması bilgileri doğrulanır.
Seçeneklerdeki doğru edebi bilgilerin elenmesi gerekir.
3
Şairlerin ölçü tercihi ve edebi akımlarla ilişkisi yönünden ortak özellik iddiası değerlendirilir.
Her iki şairin de şiirlerinde hece ölçüsünü temel bir unsur olarak kabul etmediği, aruz veznini esas aldığı ve heceyle ortak bir kuramsal sadeleşme hareketi yürütmediği saptanır.
Mehmet Akif tüm eserlerini aruzla yazarken Yahya Kemal sadece 'Ok' şiirinde heceyi denemiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Akif ve Yahya Kemal) ölçü, dil ve estetik anlayışları
Soru 93Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın sanat anlayışları ve eserleri üzerine çalışan bir öğrenci, aşağıdaki tabloda yer alan eserleri ve bu eserlerin tematik/üslupsal özelliklerini eşleştirmek istemektedir.

Buna göre, sol sütundaki eserlerin sağ sütundaki doğru edebi açıklamalarla eşleşmesini sağlayınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleymaniye Kürsüsünde
Süleymaniye'de Bayram Sabahı
Fatih Camii
Açık Deniz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleymaniye Kürsüsünde manzumesi İslami uyanış ve didaktik söylev diliyle; Süleymaniye'de Bayram Sabahı şiiri Osmanlı ruhunu mimari ve tarihsel estetikle; Fatih Camii manzumesi halkın yoksulluğunu realist tasvirlerle; Açık Deniz şiiri ise fetih ruhunu ve tarihsel derinliği neo-klasik aruz estetiğiyle yansıtan nitelikleriyle eşleşmelidir.
Süleymaniye Kürsüsünde, didaktik söylev dili ve İslami birlik idealiyle; Süleymaniye'de Bayram Sabahı, mimari estetik ve Osmanlı ruhunun birleşimiyle; Fatih Camii, yoksul insanların hayatına eğilen sosyal realizmle; Açık Deniz ise coğrafi genişleme arzusunu barındıran tarih felsefesiyle eşleşmektedir. Bu eşleştirmeler şairlerin kendilerine özgü şiir estetiklerini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda verilen eserlerin hangi şairlere ait olduğunu ve genel edebi yönelimlerini belirleyin.
Süleymaniye Kürsüsünde ve Fatih Camii Mehmet Âkif Ersoy'a; Süleymaniye'de Bayram Sabahı ve Açık Deniz ise Yahya Kemal Beyatlı'ya aittir.
Eserlerin yazarlarını tespit etmek, onların edebi anlayışlarıyla (sosyal realizm ile neo-klasisizm karşılaştırması) bağlantı kurmayı sağlar.
2
Mehmet Âkif Ersoy'un sosyal realist ve didaktik şiir anlayışı ile eserlerini eşleştirin.
Süleymaniye Kürsüsünde eseri İslami uyanış ve vaiz söyleviyle; Fatih Camii eseri ise yoksul halkın tasviriyle eşleşir.
Mehmet Âkif, sanatını toplumun hizmetine sunan didaktik ve sosyal gerçekçi bir çizgiye sahiptir.
3
Yahya Kemal Beyatlı'nın neo-klasik, tarihi ve estetik şiir anlayışı ile eserlerini eşleştirin.
Süleymaniye'de Bayram Sabahı eseri Osmanlı tarihi ve mimari ihtişamla; Açık Deniz eseri ise fetih arzusuyla eşleşir.
Yahya Kemal, tarihsel sürekliliği ve estetik mükemmelliği aruz musikisiyle işlemeyi hedefler.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçılarından Mehmet Âkif Ersoy'un sosyal realizmi ile Yahya Kemal Beyatlı'nın neo-klasik ve estetik şiir anlayışının ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru

Milli Edebiyat döneminin başlangıcı kabul edilen Yeni Lisan Hareketi'nin ve yayın organı Genç Kalemler dergisinin gelişim sürecindeki aşağıdaki olayların kronolojik olarak doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik olarak doğru sıralama; Selanik'te "Hüsün ve Şiir" adıyla derginin çıkarılması, derginin adının "Genç Kalemler" olarak değiştirilmesi, "Yeni Lisan" makalesinin yayımlanması ve Balkan Savaşları nedeniyle derginin kapatılması şeklinde olmalıdır.
Yeni Lisan Hareketi'nin doğuş süreci incelendiğinde; ilk olarak 1909 yılında Selanik'te "Hüsün ve Şiir" adında bir dergi çıkarılmıştır. Bu dergi, 1910'da adını "Genç Kalemler" olarak değiştirmiştir. Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in meşhur "Yeni Lisan" makalesi bu dergide yayımlanarak Milli Edebiyat Hareketi'nin dil beyannamesi sunulmuştur. Son olarak, 1912 yılında Balkan Savaşları'nın başlaması üzerine Selanik'in Osmanlı yönetiminden çıkmasıyla dergi kapanmıştır. Dolayısıyla doğru sıralama kronolojik olarak başlangıçtan sona doğru gerçekleştirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yayın aşamasını belirleme
"Hüsün ve Şiir" dergisinin 1909'da yayına başlaması ilk sırada yer alır.
Milli Edebiyat'ın zeminini hazırlayan dergi yayın hayatına bu isimle başlamıştır.
2
Derginin isim değişikliğini tespit etme
Derginin adının "Genç Kalemler" olması ikinci sırada yer alır.
1910 yılında dergi isim değiştirmiş ve Ali Canip Yöntem'in de katılımıyla yeni bir çehre kazanmıştır.
3
Bildirinin/makalenin yayımlanma zamanını bulma
"Yeni Lisan" makalesinin Nisan 1911'de yayımlanması üçüncü sırada yer alır.
Bu makale derginin isim değiştirmesinden sonra, hareketin ilkelerini ilan etmek üzere yayımlanmıştır.
4
Hareketin sona erme/dağılma sebebini belirleme
Balkan Savaşları ile derginin kapanması dördüncü sırada yer alır.
1912 yılındaki savaş koşulları Selanik'teki bu hareketin son bulmasına ve yazarların İstanbul'a geçmesine neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin ve Genç Kalemler dergisinin kronolojik gelişim süreci
Soru 95Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde ortaya çıkan, şiirlerinde hece ölçüsünü ve sade Türkçeyi savunarak memleketçi şiirin gelişiminde önemli rol oynayan "Beş Hececiler" topluluğunun üyeleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahmet Haşim

Cevap

Ahmet Haşim
Ahmet Haşim, Beş Hececiler topluluğunun bir üyesi değildir. Kendisi Fecr-i Âti edebiyatının öncüsü olup saf (öz) şiir anlayışıyla ve sadece aruz ölçüsünü kullanarak şiirler yazmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beş Hececiler topluluğunun üyelerini (Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek) hatırlamak.
Seçeneklerde yer alan Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç'ın bu grubun üyeleri olduğu belirlenir.
Soruda Beş Hececiler grubuna dâhil olmayan şairi bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki diğer şair olan Ahmet Haşim'in edebî yönelimini ve bağlı olduğu topluluğu belirlemek.
Ahmet Haşim'in Fecr-i Âti topluluğunun en önemli temsilcisi olduğu ve şiirlerini aruz ölçüsüyle, saf şiir anlayışı doğrultusunda yazdığı tespit edilir.
Grupta yer almayan ve tamamen farklı bir edebî anlayışa (saf şiir/Fecr-i Âti) sahip olan şairi doğrulamak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi şiir topluluklarından Beş Hececiler'in temsilcileri
Tahmini Süre:45s
Soru 96Soru

Yeni Lisan Hareketi'nin en önemli kurallarından biri, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların (isim ve sıfat tamlamaları) Türkçe yazında kullanılmaması, bunların yerine Türkçe kurallara uygun tamlamaların tercih edilmesidir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde Yeni Lisan Hareketi'nin bu kuralına aykırı bir kullanım vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatçı, eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih etmiştir.

Cevap

Sanatçı, eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih etmiştir.
Yeni Lisan Hareketi'nin en temel kurallarından biri, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmamasıdır. Eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih ettiğini belirten cümledeki 'hayat-ı hakikiye' (gerçek hayat) ifadesi Farsça kurallara göre yapılmış bir sıfat tamlamasıdır ve bu kurala aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla bu cümle doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan Hareketi'nin yabancı tamlamalarla ilgili kuralı hatırlanır.
Yeni Lisan Hareketi, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre kurulan isim ve sıfat tamlamalarının (örneğin servet-i fünun, hayat-ı hakikiye gibi) kullanılmamasını, tamlamaların Türkçe kurallara göre (gerçek hayat gibi) yapılmasını savunur.
Soruda istenen dil kuralına aykırı kullanımı tespit etmek için bu kuralın bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümleler yabancı tamlama kullanımı açısından incelenir.
Diğer cümlelerde yabancı kurala göre kurulmuş bir tamlama bulunmazken, bir cümlede yer alan 'hayat-ı hakikiye' ifadesinin Farsça kurala göre kurulmuş bir sıfat tamlaması olduğu tespit edilir.
Seçenekler arasında Yeni Lisan kurallarına aykırı olan tamlamayı ayırt etmek için cümle analizi yapılır.
3
Doğru seçenek belirlenir.
İçinde 'hayat-ı hakikiye' tamlaması geçen cümle doğru yanıt olarak seçilir.
Bu tamlama Yeni Lisan ilkelerine doğrudan aykırılık gösterir.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesi kuralları ve yabancı dil bilgisi kurallarının (tamlamaların) kaldırılması ilkesi.
Soru 97Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Milli Edebiyat Dönemi sanatçılarını, sağ sütunda yer alan sanat anlayışları ve belirleyici edebi özellikleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ziya Gökalp
Faruk Nafiz Çamlıbel
Ali Canip Yöntem

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ziya Gökalp, didaktik-fikir şiirleriyle; Faruk Nafiz Çamlıbel, Beş Hececiler ve 'Sanat' şiiriyle; Ali Canip Yöntem ise Yeni Lisan kuruculuğu ve 'Geçtiğim Yol' eseriyle eşleşir.
Eşleştirmede Ziya Gökalp didaktik ve Türkçülük ideolojisine dayanan şiir anlayışıyla; Faruk Nafiz Çamlıbel Beş Hececiler içindeki öncü konumu ve 'Sanat' şiiriyle; Ali Canip Yöntem ise Yeni Lisan hareketindeki yeri ve 'Geçtiğim Yol' adlı eseriyle doğru şekilde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ziya Gökalp'in edebi kişiliğinin analiz edilmesi
Sanatçının Türkçülük fikrini halka anlatmak amacıyla didaktik manzumeler yazdığı bilinmektedir. Bu özellik üçüncü tanımla eşleşir.
Şairin sanat anlayışı ve ideolojik çizgisi onun edebi profilini belirler.
2
Faruk Nafiz Çamlıbel'in topluluğunun ve şiirinin tespit edilmesi
Sanatçı, hecenin beş şairinden biridir ve memleketçi yönelimi başlatan 'Sanat' şiirinin yazarıdır. Bu özellik birinci tanımla eşleşir.
Temsilcilerin kurucusu veya üyesi olduğu edebi gruplar ve sembolleşmiş eserleri eşleştirmede kolaylık sağlar.
3
Ali Canip Yöntem'in edebi faaliyetlerinin belirlenmesi
Yeni Lisan teorisyenlerinden olan yazar, heceyle yazdığı şiirlerini 'Geçtiğim Yol' adlı kitapta toplamıştır. Bu özellik ikinci tanımla eşleşir.
Yeni Lisan hareketi içerisindeki kurucu şairlerin eser adları ayırt edici birer bilgidir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi şairlerinin edebi özellikleri ve eser eşleştirmeleri
Soru 98Soru

Milli Edebiyat Dönemi Türk şiirinde tek bir şiir anlayışından söz etmek mümkün değildir. Dönemin kültürel ve siyasi atmosferi içerisinde farklı estetik ve ideolojik temellere dayanan şiir eğilimleri bir arada varlığını sürdürmüştür.

Aşağıda verilen Milli Edebiyat Dönemi şiir eğilimleri ile bu eğilimlerin temel poetik özelliklerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Saf (Öz) Şiir Anlayışı
Sade Dil ve Heceyle Yazılan Milliyetçi Şiir
Halkın Yaşayışını Yansıtan Sosyal Manzume
Beş Hececilerin Memleketçi Şiiri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saf (Öz) Şiir Anlayışı estetik kaygıyı ve musikiyi önceleyen özelliklerle; Sade Dil ve Heceyle Yazılan Milliyetçi Şiir Yeni Lisan ilkeleri doğrultusundaki didaktik özelliklerle; Halkın Yaşayışını Yansıtan Sosyal Manzume yoksul insanların yaşamını realist biçimde sunan özelliklerle; Beş Hececilerin Memleketçi Şiiri ise Anadolu'yu ve memleket sevgisini hece ölçüsüyle ve coşkulu bir dille ele alan özelliklerle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; estetik kaygı ve musikiye odaklanan saf şiir kendi tanımıyla, dilde sadeleşme ve hece ölçüsünü ideolojik bir zeminle sunan milliyetçi şiir kendi tanımıyla, sokak hayatını realizm ve manzum hikâye yoluyla anlatan sosyal manzume kendi tanımıyla, hece vezniyle Anadolu'yu romantik bir dille betimleyen Beş Hececilerin memleketçi şiiri de kendi tanımıyla bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Saf (Öz) Şiir Anlayışı'nın anahtar kelimelerini belirleme.
Bu anlayışın estetik kaygı, musiki, ahenk ve biçim mükemmelliğini ön planda tuttuğu tespit edilir. Bu özellikler musikiyi ve biçim olgunluğunu hedefleyen tanım ile örtüşmektedir.
Şairin ideolojik kaygılardan uzak durup sadece sanatsal değer araması saf şiirin en belirgin özelliğidir.
2
Sade Dil ve Heceyle Yazılan Milliyetçi Şiir anlayışının niteliklerini inceleme.
Yeni Lisan hareketiyle başlayan dilde sadeleşme, hece vezni kullanımı ve halkı bilgilendirme (didaktiklik) unsurlarının yer aldığı tanım belirlenir.
Ziya Gökalp ve Mehmet Emin Yurdakul gibi isimlerin öncülüğünü yaptığı bu akım, fikir aktarımını önceler.
3
Halkın Yaşayışını Yansıtan Sosyal Manzume ile Beş Hececilerin özelliklerini ayırt etme.
Mehmet Akif'in temsil ettiği sosyal manzume anlayışının realist ve sokak hayatını yansıtan yönü ile Beş Hececilerin memleket sevgisini ve Anadolu'yu romantik tarzda ele alan yönü ayırt edilir.
Her iki yönelim de halka ve hayata yaklaşsa da biri realizm ve manzum hikâye tekniğiyle, diğeri ise romantik duyarlılıkla Anadolu'yu hece ölçüsüyle betimler.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir eğilimleri (Saf Şiir, Milliyetçi Şiir, Sosyal Manzume, Memleketçi Şiir) ve bunların poetik nitelikleri.
Soru 99Soru

Naim Efendi bu koca konakta yapayalnızdı. Damadı Servet Bey’in alafranga özentileri, torunu Seniha’nın sınır tanımaz davranışları ve konağa girip çıkan davetlilerin gürültüsü arasında o, adeta geçmiş bir zamanın hayaleti gibi dolaşıyordu. Bu büyük konak, içindekilerle birlikte yavaş yavaş çöküyor; eski değerler yerini yeni ve yozlaşmış bir yaşam tarzına bırakıyordu.

Bu parçada sözü edilen aile içi çatışmalar ve değer kaybı etrafında şekillenen Millî Edebiyat Dönemi romanı a��ağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kiralık Konak

Cevap

Kiralık Konak
Parçada tasvir edilen Naim Efendi, Servet Bey ve Seniha karakterleri Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak adlı romanına aittir. Roman, Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı'na kadar olan dönemde Türk toplumundaki üç kuşağın değer çatışmasını konu alır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen şahıs kadrosunu (Naim Efendi, Servet Bey, Seniha) ve temel çatışma unsurlarını (eski-yeni çatışması, alafrangalık, konağın çöküşü) inceleyin.
Bu karakterlerin ve temaların Millî Edebiyat Dönemi yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na ait Kiralık Konak romanında yer aldığı belirlenir.
Eserin konusunu ve kahramanlarını doğru eşleştirmek sorunun doğrudan çözülmesini sağlar.
2
Seçeneklerde yer alan diğer eserlerin ait olduğu dönemleri ve konularını kontrol edin.
Diğer eserlerin Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemlerine ait olduğu ve farklı konuları işlediği tespit edilir.
Dönem ve yazar-eser sınırlarını netleştirerek doğru yanıttan emin olunur.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Romanlarının Temaları ve Karakterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde Türkçülük, İslamcılık ve Anadoluculuk gibi fikir akımları ile bu akımların yayılmasında ve edebi anlayışın olgunlaşmasında rol oynayan yayın organları arasında yakın bir ilişki vardır. Aşağıda verilen yayın organlarını, bu organların edebi-fikri yönelimleri ve temsilcileriyle ilgili açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç Kalemler
Türk Yurdu
Sebilürreşad
Dergâh

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Genç Kalemler dergisi Yeni Lisan makalesi ve edebi Türkçülük ile; Türk Yurdu dergisi Yusuf Akçura ve kültürel-siyasi Türkçülük ile; Sebilürreşad dergisi Mehmet Akif Ersoy ve İslamcılık ile; Dergâh dergisi ise Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Anadolu merkezli mistik milliyetçilik ile eşleşmektedir.
Genç Kalemler dergisi edebi Türkçülük (Yeni Lisan) ile, Türk Yurdu dergisi sosyo-siyasi Türkçülük (Yusuf Akçura) ile, Sebilürreşad İslamcılık (Mehmet Akif Ersoy) ile, Dergâh ise mistik Anadoluculuk (Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar) ile eşleşmektedir. Bu eşleştirmeler dönemlerin fikir akımları ile yayın organları arasındaki bağı doğru kurmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Genç Kalemler dergisinin içeriği analiz edilir.
Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Yeni Lisan bildirisiyle edebi dilde sadeleşmeyi ve Türkçülüğü savunduğu belirlenir.
Derginin edebi dilde millileşme hareketinin öncüsü olduğunu saptamak için.
2
Türk Yurdu dergisinin niteliği incelenir.
Yusuf Akçura'nın Üç Tarz-ı Siyaset fikriyle paralel olarak Türkçülük akımını kuramsallaştıran ana organ olduğu belirlenir.
Kültürel ve siyasi Türkçülüğün merkezini saptamak için.
3
Sebilürreşad dergisinin odak noktası belirlenir.
Mehmet Akif Ersoy'un yazılarıyla İslam birliği (İslamcılık) ideolojisini savunduğu sonucuna varılır.
Milli Mücadele ve öncesinde İslamcılık fikrinin yayın organını eşleştirmek için.
4
Dergâh dergisinin nitelikleri değerlendirilir.
Yahya Kemal Beyatlı'nın başını çektiği, Anadolu'nun kültürel mirasını ve mistik derinliğini önemseyen hareketle ilişkisi kurulur.
Edebi ve felsefi olarak Anadoluculuk yönelimini gösteren dergiyi belirlemek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi yayın organlarının savundukları fikir akımları ve bu yayın organlarının arkasındaki edebi-düşünsel kadrolar.
ÖncekiSayfa 5 / 7Sonraki
Milli Edebiyat Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 5 | Examkin