Tüm alıştırma soruları

1052 soru

Soru 681Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sıfat işlevli sözcükleri, sağda verilen dil bilgisi açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sınıfın çalışkanları, sınavın zor sorularını çözebilmek için kütüphanede bir araya geldi.
Yazar, birkaç gün sonra yeni romanının tanıtım toplantısını yapacağını duyurdu.
Mavimsi bulutlar, körfezin üzerini yavaş yavaş kaplamaya ba��lamıştı.
Duvardaki eski resimler, geçmiş günlerin hatırasını odada canlı tutuyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sınıfın çalışkanları -> Adlaşmış sıfat; Birkaç -> Belgisiz sıfat; Mavimsi -> Küçültme sıfatı; Duvardaki -> İşaret sıfatı
Verilen cümlelerdeki 'çalışkanları' adlaşmış sıfatla, 'birkaç' belgisiz sıfatla, 'mavimsi' küçültme sıfatıyla, 'duvardaki' ise sıfat yapan ekle kurulmuş işaret sıfatıyla birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'çalışkanları' sözcüğünü inceleyiniz.
'Çalışkanları' sözcüğünün 'çalışkan öğrenciler/kişiler' yerine kullanıldığını ve çoğul ile iyelik eklerini aldığını tespit ediniz.
Niteleme sıfatlarının önündeki isim düştüğünde sıfat adlaşır; buna adlaşmış sıfat denir.
2
İkinci cümledeki 'birkaç' sözcüğünü inceleyiniz.
'Birkaç' sözcüğünün kendisinden sonra gelen 'gün' ismini sayı yönünden belirsiz şekilde etkilediğini tespit ediniz.
İsimlerin miktarını netlik kazandırmadan belirten sözcükler belgisiz sıfattır.
3
Üçüncü cümledeki 'mavimsi' sözcüğünü inceleyiniz.
'Mavi' niteleme sıfatına eklenen '-msi' ekinin renge 'maviye yakın' anlamı kattığını tespit ediniz.
Niteleme sıfatlarına gelen -ce, -cik, -msi, -mtırak ekleri sıfatta küçültme anlamı oluşturur.
4
Dördüncü cümledeki 'duvardaki' sözcüğünü inceleyiniz.
'Duvar' ismine eklenen '-ki' ekinin sözcüğü türeterek işaret sıfatına dönüştürdüğünü tespit ediniz.
Bulunma durum eki alan isimlere getirilen '-ki' eki sıfat yapan ektir ve işaret sıfatı işlevinde kullanılır.

Anahtar Kavram

Sıfatların türleri (niteleme, belgisiz, işaret, küçültme) ve adlaşmış sıfat özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 682Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, ait oldukları bilim veya sanat dallarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oyunun dramatik yapısını güçlendiren son perde, izleyicilerin salondan büyük bir sessizlikle ayrılmasına neden oldu.
Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan stratejik boğaz, dünya ticaretinin en önemli su yollarından biridir.
Bestekârın eserinde tercih ettiği tiz notalar, kemanın solo performansıyla birleşerek dinleyicileri büyüledi.
İkinci dereceden denklemin diskriminantı sıfırdan küçük olduğu için gerçel sayılar kümesinde herhangi bir kök bulunmamaktadır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

perde sözcüğü Tiyatro ile, boğaz sözcüğü Coğrafya ile, nota sözcüğü Müzik ile, kök sözcüğü Matematik ile eşleşmelidir.
Cümlelerde geçen terimlerin ait oldukları alanlar sırasıyla tiyatro, coğrafya, müzik ve matematiktir. Bu doğrultuda perde tiyatroyla, boğaz coğrafyayla, nota müzikle ve kök matematik alanıyla doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde koyu yazılmış sözcükler tespit edilir ve cümle içindeki bağlamları incelenir.
perde, boğaz, nota, kök sözcüklerinin gerçek anlamlarından uzaklaşarak bilim ve sanat dallarına özgü kavramları karşıladığı görülür.
Bir sözcüğün terim anlamlı olup olmadığını belirlemek için kullanıldığı cümlenin bağlamına bakılmalıdır.
2
Tespit edilen bu terimlerin ait oldukları disiplinler belirlenir.
perde tiyatroyla, boğaz coğrafyayla, nota müzikle, kök ise matematikle eşleşir.
Sözcüklerin karşıladığı kavramların hangi bilim veya sanat dalının çalışma alanına girdiği saptanarak eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Terim anlam, bir bilim, sanat, meslek dalı ya da bir konuyla ilgili özel ve belirli kavramları karşılayan sözcüklerin kazandığı anlamdır.
Soru 683Soru

Aşağıda verilen birleşik kelimeleri, Türk Dil Kurumunun (TDK) bitişik yazım kurallarına uygun gerekçeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

sütlaç
kuşburnu
biçerdöver
suçüstü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

sütlaç sözcüğü ses kaybı kuralıyla; kuşburnu sözcüğü anlam değişmesi kuralıyla; biçerdöver sözcüğü her iki ögesi sıfat-fiil eki alan kelimeler kuralıyla; suçüstü s��zcüğü ise somut yer bildirmeyen üst sözcüğü kuralıyla eşleşir.
"sütlaç" sözcüğü ünlü/ünsüz aşınması (ses kaybı); "kuşburnu" anlam değişimi; "biçerdöver" sıfat-fiil ekleri ile kalıplaşma; "suçüstü" ise somut yer bildirmeyen üst sözcüğü kuralı gereğince bitişik yazılır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen birleşik kelimelerin yapılarını analiz etme
"sütlaç" sözcüğünün "sütlü aş" kelimelerinden türediği, "kuşburnu" sözcüğünün bir bitkiyi karşıladığı, "biçerdöver" sözcüğünün sıfat-fiil ekleri taşıdığı ve "suçüstü" sözcüğünün soyut bir durum bildirdiği tespit edilir.
Her kelimenin kurallara göre sınıflandırılabilmesi için öncelikle köken ve yapısal analizi gereklidir.
2
Sözcükleri TDK bitişik yazım kurallarıyla karşılaştırma
"sütlaç" ses kaybıyla, "kuşburnu" anlam değişmesiyle, "biçerdöver" sıfat-fiil kalıplaşmasıyla ve "suçüstü" somut yer bildirmeyen üst kelimesiyle ilişkilendirilir.
Bitişik yazılan birleşik kelimelerin her biri belirli bir dil bilgisi kuralı çerçevesinde bitişik yazılmaktadır.
3
Eşleştirmeleri doğrulama
Tüm sözcüklerin ilgili kurallarla eksiksiz ve doğru şekilde eşleştiği teyit edilir.
Hatalı bir eşleştirme kalmaması için tüm ikililer kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Bitişik Yazılan Birleşik Kelimelerin Kuralları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 684Soru

Aşağıda verilen cümleleri, içerdikleri baskın duygu veya durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Lisedeyken öğretmenlerimin yeteneğimi fark edip açtığı o atölye çalışmalarına düzenli katılsaydım şimdi bambaşka bir yerde olabilirdim.
Bunca yıllık dostluğumuza rağmen, hazırladığın o büyük projede bana ufacık da olsa bir görev vermeyi düşünmemişsin.
İş yerindeki bu adaletsiz iş bölümünü defalarca yöneticilere iletmemize rağmen hâlâ hiçbir somut adım atılmıyor.
Çarpık kentleşmenin getirdiği o estetikten uzak apartman blokları, artık şehir sakinlerinin dikkatini bile çekmiyor; herkes yanından sessizce geçip gidiyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yapılan eşleştirmelere göre; atölye çalışmalarına katılamamaktan duyulan üzüntü hayıflanma ile, projede görev verilmemesine kırılma sitem ile, iş yerindeki adaletsizliğe dert yanma yakınma ile, kentleşme çirkinliğinin sıradanlaşması ise kanıksama ile eşleşmektedir.
Cümlelerdeki duygular incelendiğinde; atölye çalışmasına katılmadığı için üzülen kişinin ifadesi hayıflanma, projede görev verilmemesine dostuna kırılan kişinin ifadesi sitem, iş yerindeki haksızlığı başkalarına anlatan kişinin ifadesi yakınma ve çirkin binalara alışan insanların durumu kanıksama olarak doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi analiz ederek konuşmacının geçmişteki duruma yönelik tavrını belirlemek
Lisedeki atölye çalışmalarına katılmamış olmaktan dolayı duyulan üzüntünün 'hayıflanma' olduğu tespit edilir.
Geçmişte yapılmayan bir eyleme veya kaçırılan bir fırsata duyulan üzüntü hayıflanma kavramıyla karşılanır.
2
İkinci cümleyi analiz ederek kırgınlığın kime yöneldiğini belirlemek
Dostun hazırladığı projede görev vermemesinden duyulan kırgınlığın doğrudan muhataba söylenmesinin 'sitem' olduğu tespit edilir.
Kırgınlığın muhatabın kendisine yapıcı bir dille söylenmesi sitemin temel özelliğidir.
3
Üçüncü cümledeki şikayet tonunu ve muhatabı incelemek
İş yerindeki adaletsiz iş bölümünden başkalarına dert yanılmasının 'yakınma' olduğu tespit edilir.
Bir durumdan duyulan rahatsızlığın başkalarına dert yanarak anlatılması yakınmadır.
4
Dördüncü cümledeki alışma ve tepkisizlik durumunu değerlendirmek
Çirkin binaların artık dikkat çekmemesi ve yadırganmamasının 'kanıksama' olduğu tespit edilir.
Olumsuz bir durumun zamanla olağan karşılanması kanıksama durumunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Cümlelerin bildirdiği duygu ve durumları (sitem, yakınma, hayıflanma, kanıksama) anlamsal tonlarına göre ayırt etme.
Soru 685Soru

Aşağıdaki ifadeleri, büyük harflerin yazımıyla ilgili Türk Dil Kurumu (TDK) kuralları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul Boğazı
Cumhuriyet Dönemi
Mona Lisa tablosu
Türk Standartları Enstitüsü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul Boğazı yer adlarından sonra gelen coğrafi tür bildiren ikinci isim kuralıyla, Cumhuriyet Dönemi tarihî dönem kuralıyla, Mona Lisa tablosu özel ada dâhil olmayan kelimelerin yazımı kuralıyla, Türk Standartları Enstitüsü ise kurum/kuruluş adı kuralıyla eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmede her bir ifade, Türk Dil Kurumu'nun büyük harflerin yazımıyla ilgili belirlediği kurallarla tam olarak örtüşmektedir. İstanbul Boğazı coğrafi tür bildiren isim kuralıyla, Cumhuriyet Dönemi tarihî dönemlerin yazımı kuralıyla, Mona Lisa tablosu özel ada dâhil olmayan sanat eseri türlerinin küçük yazılması kuralıyla, Türk Standartları Enstitüsü ise kurum/kuruluş adlarının yazımı kuralıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ifadeyi inceleme
'İstanbul Boğazı' ifadesinin yer adlarından sonra gelen coğrafi tür bildiren kelimelerin yazım kuralına uygunluğunu saptama
Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimlerin büyük harfle başlaması kuralı nedeniyle bu ifade ilgili kuralla eşleşir.
2
İkinci ifadeyi inceleme
'Cumhuriyet Dönemi' ifadesinin bir tarihî çağ veya dönemi karşıladığını saptama
Tarihî olay, çağ ve dönem adlarının büyük yazılması kuralı gereğince bu ifade dönem adları kuralıyla eşleşir.
3
Üçüncü ifadeyi inceleme
'Mona Lisa tablosu' ifadesindeki 'tablo' kelimesinin küçük yazılma nedenini saptama
Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözlerin büyük harfle başlamaması kuralı nedeniyle bu ifade ilgili kuralla eşleşir.
4
Dördüncü ifadeyi inceleme
'Türk Standartları Enstitüsü' ifadesinin bir resmi kurum adı olduğunu saptama
Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesinin büyük yazılması kuralı gereğince bu ifade kurum/kuruluş adları kuralıyla eşleşir.

Anahtar Kavram

Büyük Harflerin Yazımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 686Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu belirtilen sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanat dünyasındaki gelişmeleri kendi süzgecinden geçirerek eserlerine yansıtan ressam, başka akımlara öykünmekten her zaman kaçınmıştır.
Yıllardır maruz kaldığı bu haksız eleştirileri artık kanıksadığı için hiçbirine yanıt verme gereği duymuyordu.
Bilim insanı, ulaştığı verilerin doğruluğunu yadsımadan araştırmasının eksik yönlerini de dürüstçe ortaya koymalıdır.
Toplumsal değişimlerin edebiyatla olan ilintisini doğru kuramayan yazarlar, eserlerinde çağın gerisinde kalmaya mahkûmdur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'öykünmekten' kelimesi sağ sütundaki 'Benzerini yapmaya çalışmak, taklit etmek' tanımıyla; 'kanıksadığı' kelimesi 'Çok tekrarlanması sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak' tanımıyla; 'yadsımadan' kelimesi 'Var olan bir durumu görmezden gelmek, inkâr etmek' tanımıyla; 'ilintisini' kelimesi ise 'Aralarında ilgi veya bağlılık bulunma durumu, ilişki' tanımıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki kelimelerin cümledeki kullanım alanları incelendiğinde; 'öykünmek' kelimesinin taklit etmeyi, 'kanıksamak' kelimesinin bir duruma alışmayı, 'yadsımak' kelimesinin inkâr etmeyi ve 'ilinti' kelimesinin bağ kurmayı ifade ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri saptamak ve bulundukları cümledeki bağlamlarını analiz etmek.
Birinci cümlede 'öykünmek', ikinci cümlede 'kanıksamak', üçüncü cümlede 'yadsımak' ve dördüncü cümlede 'ilinti' sözcüklerinin anlamları aranacaktır.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarını doğru belirlemek, doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Koyu yazılmış her bir sözcüğü karşı sütundaki tanımlarla eşleştirmek.
'öykünmek' eyleminin taklit etmekle, 'kanıksamak' durumunun bir şeye alışıp tepkisizleşmekle, 'yadsımak' eyleminin inkâr etmekle, 'ilinti' isminin ise ilişki/bağ ile eşleştiği görülür.
Her sözcüğün Türkçedeki sözlük ve bağlam anlamı, doğru seçeneklerle ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Bağlama uygun eş anlamlı ve yakın anlamlı sözcükleri saptama
Soru 687Soru

(I) Kintsugi, kırılan seramik eşyaları altın, gümüş ya da platin gibi değerli metallerle karıştırılmış özel bir reçineyle birleştirme sanatıdır. (II) Kökeni 15. yüzyıl Japonya'sına kadar uzanan bu geleneksel el sanatı, eşyayı eski kusursuz hâline getirmek yerine kırık hatlarını bilerek belirginleştirerek nesnenin yaşanmışlığını yüceltir. (III) Bu felsefede, bir nesnenin geçirdiği kazalar ve hasar görmüş geçmişi gizlenmesi gereken bir ayıp olarak görülmez; aksine onun tarihini anlatan estetik birer zenginlik olarak sergilenir. (IV) Günümüzde bu benzersiz yaklaşım, insanın ruhsal yaralarını gizlemek yerine onları olgunlaşma sürecinin bir parçası olarak kabullenmesi gerektiğini savunan derin bir yaşam metaforuna dönüşmüştür.

Yukarıdaki numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle ile 'Kintsugi tekniğinde kırık parçaların bir araya getirilmesinde kıymetli madenler içeren özel malzemeler kullanılır.'; II. Cümle ile 'Kintsugi köklü bir geçmişe sahiptir ve nesnenin kusurlarını örtmek yerine onlara değer kazandırmayı amaçlar.'; III. Cümle ile 'Nesnelerin gördüğü zararlar, onların geçmişine dair görsel birer zenginlik ve hikaye ögesi olarak kabul edilir.'; IV. Cümle ile 'Kintsugi felsefesi, bireyin hayatta aldığı duygusal yaralarla yüzleşip bunlardan ders çıkararak olgunlaşmasını simgeler.' eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her bir cümle kendisinde barındırılan anlam öğeleriyle (değerli metaller, tarihsel köken ve kusuru yüceltme, geçmişin estetik sunumu, ruhsal olgunlaşma) eş anlamlı veya yakın anlamlı yardımcı düşüncelerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi okuyup anahtar kelimeleri belirlemek.
Cümledeki 'altın, gümüş ya da platin' metalleri ile 'reçine ile birleştirme' kavramlarının değerli madenler içeren özel yapıştırıcı malzemelerle eşleştiği görülür.
Metindeki somut bilgi unsurlarını yardımcı düşüncedeki genel ifadelerle bağdaştırmak.
2
İkinci cümleyi okuyup anahtar kelimeleri belirlemek.
Cümledeki '15. yüzyıl Japonya'sına kadar uzanan' tarihi kökeni ile 'kırık hatları belirginleştirerek yaşanmışlığı yüceltme' amacının, geçmişe değer verme ve kusurları öne çıkarma fikriyle eşleştiği saptanır.
Zaman ve amaç bildiren ifadeleri anlamca en yakın seçenekle eşleştirmek.
3
Üçüncü cümleyi inceleyip anahtar kelimeleri belirlemek.
Cümledeki 'hasar görmüş geçmişin gizlenmemesi ve estetik bir zenginlik olarak sergilenmesi' fikrinin, nesnelerin gördüğü zararların hikaye ögesi ve görsel zenginlik kabul edilmesiyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Hasarın estetik ve anlatısal değer olarak görülmesi arasındaki anlamsal köprüyü kurmak.
4
Dördüncü cümleyi inceleyip anahtar kelimeleri belirlemek.
Cümlede geçen 'insanın ruhsal yaralarını kabullenmesi' felsefesinin, bireyin duygusal yaralarıyla yüzleşip olgunlaşması yönündeki simgesel anlamı karşıladığı tespit edilir.
Maddi bir durumdan yola çıkılarak yapılan soyut yaşam benzetmesini anlamlandırmak.

Anahtar Kavram

Paragraftaki her bir cümlenin taşıdığı özel yargıyı (yardımcı düşünceyi) saptama ve bu yargıları farklı sözcüklerle ifade edilmiş (anlamca yakın) önermelerle eşleştirme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 688Soru

Aşağıdaki paragrafta yer alan numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı dü��üncelerle eşleştiriniz.

[I] Japonya'da 1980'lerde ortaya çıkan 'Shinrin-yoku' (orman banyosu), doğayla duyusal bir bağ kurarak zihinsel ve bedensel bir arınmayı hedefleyen ekoterapi yöntemidir. [II] Bu pratik, sadece yeşil alanda yürümekten ibaret olmayıp ormandaki sesleri, kokuları ve renkleri tüm duyularla bilinçli bir şekilde deneyimleme esasına dayanır. [III] Yapılan araştırmalar, ağaçların yaydığı fitonsit adı verilen uçucu bileşenlerin solunmasının insan bağışıklık sistemindeki koruyucu hücreleri aktive ettiğini göstermektedir. [IV] Modern yaşamın getirdiği kronik stresi hafifleten bu yaklaşım, bireyin doğanın bir parçası olduğunu yeniden hatırlatarak yabancılaşma hissinin önüne geçer.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

[I] numaralı cümle
[II] numaralı cümle
[III] numaralı cümle
[IV] numaralı cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Numaralanmış cümlelerin sırasıyla şu yardımcı düşüncelerle eşleşmesi gerekir: [I] numaralı cümle -> Uygulamanın ortaya çıkış dönemine ve amacına değinilmesi; [II] numaralı cümle -> Eylemin farkındalıkla algılanmayı gerektirmesi; [III] numaralı cümle -> Kimyasal salınımların savunma mekanizmasına etkisi; [IV] numaralı cümle -> Ruhsal gerginliğin azaltılıp bütünleşmenin sağlanması.
Cümlelerin anlamları incelendiğinde; ilk cümlenin tarihsel dönem ve arınma amacına, ikinci cümlenin fiziksel boyutun ötesindeki bilinçli algıya, üçüncü cümlenin bitkisel salınımların insan savunmasına olan bilimsel etkisine, dördüncü cümlenin ise stres azaltımı ve yabancılaşmayı önleyerek bütünleşmeye odaklandığı görülür. Bu nedenle eşleştirmeler sırasıyla bu yargıları karşılayan ifadelerle yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk cümleyi incelemek
Japonya'da 1980'lerde ortaya çıkış ve doğayla bağ kurarak arınmayı hedefleme bilgisi tespit edildi.
Yöntemin tarihsel dönemi ve amacını içeren yardımcı düşünceyle eşleştirmek için.
2
Paragraftaki ikinci cümleyi incelemek
Eylemin sadece yürümekten ibaret olmadığı, tüm duyularla bilinçli deneyim gerektiği bilgisi tespit edildi.
Sadece fiziksel aktiviteyle sınırlı kalmayan farkındalık vurgusunu içeren yardımcı düşünceyle eşleştirmek için.
3
Paragraftaki üçüncü cümleyi incelemek
Fitonsit adlı uçucu bileşenlerin solunmasının bağışıklık hücrelerini aktive ettiği araştırması tespit edildi.
Kimyasal salınım ve insan savunma sistemi ilişkisini kuran bilimsel araştırmaya yönelik yardımcı düşünceyle eşleştirmek için.
4
Paragraftaki dördüncü cümleyi incelemek
Kronik stresi hafifletme ve doğanın parçası olduğunu hatırlatarak yabancılaşmayı önleme bilgisi tespit edildi.
Ruhsal gerginliğin azaltılması ve bütünleşme duygusunu açıklayan yardımcı düşünceyle eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragraftaki cümlelerin anlam sınırlarını belirleyerek yardımcı düşüncelerle doğru ilişkilendirmek.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 689Soru

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan kısa çizgi (-), uzun çizgi (—) ve eğik çizgilerin (/) işlevlerini, verilen TDK kurallarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazarın 1914-1918 yılları arasındaki I. Dünya Savaşı anılarını anlattığı bu eser, dönemin sosyal yapısını gözler önüne seriyor.
Türkçede yönelme durumu eki -a/-e şeklinde iki farklı ses uyumu biçimine sahiptir.
Sözlükte yer alan 'oku-' eylemi, kelimenin temel anlamını kuran en küçük birimdir.
Müdür Bey, odasına giren memura sert bir ses tonuyla sordu:
— Bugün teslim edilmesi gereken raporlar neden hâlâ hazırlanmadı?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarih aralığı belirten ilk cümle zaman aralığını bildiren kısa çizgi kuralıyla, yönelme eki varyantlarını gösteren ikinci cümle eklerin farklı biçimlerini gösteren eğik çizgi kuralıyla, fiil kökünü gösteren üç��ncü cümle fiil köklerini gösteren kısa çizgi kuralıyla ve dördüncü cümle konuşma çizgisi kuralıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki çizgiler ve eğik çizgiler, Türk Dil Kurumunun belirlediği noktalama kurallarına tam olarak uymaktadır. Tarih aralıklarında kısa çizgi, ekin farklı yazılışlarında eğik çizgi, fiil köklerinde kısa çizgi ve diyaloglarda uzun çizgi kullanılması doğru eşleştirmeyi sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki '1914-1918' ifadesini ve aradaki kısa çizgiyi inceleyiniz.
Bu kısa çizginin iki tarih arasında zaman aralığı belirttiği görülür.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre sayılar arasında 've, ile, ila, ...-den ...-e' anlamlarını vermek üzere kısa çizgi kullanılır.
2
İkinci cümledeki '-a/-e' ifadesinde bulunan eğik çizgiyi inceleyiniz.
Eğik çizginin yönelme ekinin ses uyumuna göre değişen biçimlerini ayırdığı anlaşılır.
Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için eğik çizgi kullanılır.
3
Üçüncü cümledeki 'oku-' ifadesinin sonunda yer alan kısa çizgiyi inceleyiniz.
Kısa çizginin 'oku' kelimesinin mastar eki almamış fiil kökü durumunu gösterdiği tespit edilir.
Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini göstermek için kısa çizgi kullanılır.
4
Dördüncü cümlede konuşma aktarımından hemen önce kullanılan uzun çizgiyi inceleyiniz.
Çizginin doğrudan konuşmayı başlatan konuşma çizgisi olduğu saptanır.
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için uzun çizgi kullanılır.

Anahtar Kavram

Kısa çizgi, uzun çizgi ve eğik çizginin Türk Dil Kurumu kurallarına göre dil bilgisindeki ve cümle içerisindeki kullanım işlevleri.
Soru 690Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya söz öbeklerini, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarihsel verileri göz ardı eden bir sosyolojik analiz, toplumun bugünkü yapısını açıklamakta yetersiz kalacaktır.
Yazar, Batı edebiyatından aldığı teknikleri kendi kültürel potasında eriterek özümsemiştir.
Eleştirmen, genç şairlere öncelikle klasik eserleri defalarca okumalarını salık veriyor.
Toplumun kültürel yozlaşmasından yakınan sanatçılar, çözüm üretmek yerine sadece durum tespiti yapıyorlar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: 'göz ardı eden' ifadesi 'değer vermeyip önemsemeyen, dikkate almayan' ile; 'özümsemiştir' sözcüğü 'kendi malı durumuna getiren, iyice benimseyen' ile; 'salık veriyor' sözü 'yararlı bir şeyi yapmasını tavsiye eden, öneren' ile; 'yakınan' sözcüğü ise 'durumdan memnun olmayıp sızlanan, şikayet eden' ile eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki koyu renkli sözcüklerin bağlamsal anlamları sağ sütundaki tanımlarla bire bir örtüşmektedir. 'Göz ardı etmek' önemsememeyi, 'özümsemek' kendine mal etmeyi, 'salık vermek' tavsiye etmeyi ve 'yakınmak' şikayet etmeyi ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri ve bağlamlarını incelemek.
Sözcüklerin (göz ardı eden, özümsemiştir, salık veriyor, yakınan) cümle içindeki anlamları belirlenmiştir.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarını doğru saptamak eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki açıklamaları analiz ederek sol sütundaki kelimelerle eşleştirmek.
göz ardı eden -> değer vermeyip önemsemeyen; özümsemiştir -> kendi malı durumuna getiren; salık veriyor -> tavsiye eden; yakınan -> sızlanan eşleşmeleri kurulmuştur.
Her sözcük veya söz öbeğinin anlamca en yakın tanımını bulmak gerekir.
3
Eşleşen çiftleri kontrol edip doğrulamak.
Tüm kelimeler ve anlamları eksiksiz ve doğru biçimde eşleşmiştir.
Hatalı veya açıkta kalan eşleşme olmadığından emin olmak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 691Soru

Aşağıdaki I. grupta numaralanmış cümleleri, II. grupta harflerle belirtilen ve bu cümlelerle anlamca en yakın (özdeş) olan karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Nitelikli bir okur, bir yapıtı sadece yazarın dünyasını anlamak için değil, kendi içsel derinliklerini keşfetmek için de okur.
II. İnsanlar arasındaki gerçek bağlar, kelimelerin çokluğunda değil, sessiz anlarda paylaşılan duygu birliğinde gizlidir.
III. Geçmişi hafızasından silip atan toplumlar, geleceğe doğru attıkları her adımda yön duygusunu yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
IV. Düşüncenin özgürleşmesi, dogmatik kalıpların kırılmasıyla ve zihnin bilinmeyen sınırlara doğru yol almasıyla başlar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nitelikli okurla ilgili olan birinci cümle, yazarın zihnini kavramanın ötesine geçmekle ilgili cümleyle; insanlar arasındaki gerçek bağla ilgili olan ikinci cümle, konuşmadan anlaşabilmekle ilgili cümleyle; geçmişi silip atmakla ilgili olan üçüncü cümle, tarihsel birikimi unutmakla ilgili cümleyle; düşüncenin özgürleşmesiyle ilgili olan dördüncü cümle ise fikri hürriyete kavuşmakla ilgili cümleyle eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin tamamı, cümlelerin anahtar kavramlarının semantik karşılıklarıyla bire bir örtüşmesi esasına dayanır. Nitelikli okur kendi içsel dünyasını keşfeder; insanlar arasındaki sessiz bağ ortak hislerde vücut bulur; geçmişi unutan toplum yönünü yitirir ve düşüncenin özgürleşmesi dogmatik kalıpların kırılmasıyla başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Nitelikli okurun yazarın dünyasını anlamaktan ziyade kendi içsel derinliklerini keşfetme amacını taşıyan birinci cümle, edebi eseri okurken yazarın zihnini kavrama sınırlarını aşıp kendi serüvenini arayan cümleyle eşleşir.
Her iki cümlede de okuma eyleminin sadece yazarı anlama amacı taşımayıp okurun kendi benliğini ve iç dünyasını keşfetme sürecine hizmet ettiği vurgulanmaktadır.
2
İkinci cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Kelimelerin ötesindeki sessiz paylaşımların ve duygu birliğinin önemini vurgulayan ikinci cümle, uzun cümleler yerine konuşmadan da anlaşabilen ortak hislere değinen cümleyle eşleşir.
İki cümlede de bireyler arasındaki hakiki iletişimin ve bağın sözlü ifadelere değil, sessizce paylaşılan ortak duygusal zeminlere dayandığı belirtilmiştir.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Geçmişi unutan toplumların gelecekte yön bulamayacağını belirten üçüncü cümle, tarihsel birikimini unutarak yarınlarında pusulasız kalıp hedeflerini yitiren toplulukları anlatan cümleyle eşleşir.
Her iki yargıda da geçmişin ve tarihsel hafızanın kaybedilmesinin, geleceğin inşasında yön kaybına ve belirsizliğe yol açacağı fikri ortak olarak işlenmiştir.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Düşüncenin özgürleşmesini dogmatik kalıpların kırılması ve bilinmeyen sınırlara gidilmesiyle bağdaştıran dördüncü cümle, fikri hürriyetin kalıplaşmış inançları aşma ve keşfedilmemiş alanlara yönelmeyle mümkün olduğunu söyleyen cümleyle eşleşir.
İki cümlede de zihinsel özgürlüğün, dayatılan peşin kabullerin ve dogmaların aşılmasıyla ve yeni ufuklara açılmayla sağlanabileceği ana düşüncesi aktarılmaktadır.

Anahtar Kavram

Cümlede Anlam - Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Soru 692Soru

Sol sütunda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarını, sağ sütundaki açıklamalarıyla eşleştirdiğinizde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kardeşi, tören boyunca kulağına eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
Yıllar sonra karşılaştığı eski dostunu görünce heyecandan birdenbire ağlayıverdi.
Toplantıda alınan kararlar hakkındaki şüphe ve kuşkularını dile getirmekten ka��ındı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kardeşinin kulağına fısıldadığı cümle eylemin anlam içeriğinde zaten bulunan durumun ayrı bir sözcük öbeğiyle belirtilmesiyle; eski dostunu görünce ağlayıverdiği cümle tezlik fiilinin kattığı anlamın ayrıca bir zarfla tekrarlanmasıyla; şüphe ve kuşkularını dile getirmekten kaçındığı cümle ise eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede: kulağına fısıldadığı belirtilen cümlede 'fısıldamak' eylemi zaten alçak sesle yapıldığı için bu durum 'alçak sesle' ifadesini gereksiz kılar; heyecandan ağlayıverdiği belirtilen cümlede tezlik fiili (-ivermek) cümleye ansızın olma anlamı kattığından 'birdenbire' zarfı gereksizdir; şüphe ve kuşkularından bahsedilen cümlede ise eş anlamlı iki sözcük gereksiz yere bir arada kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kulağa fısıldama eylemini içeren cümleyi anlam bakımından analiz etmek
'Fısıldamak' eyleminin tanımında 'alçak sesle konuşmak' anlamı olduğu, dolayısıyla 'alçak sesle' ifadesinin cümlede gereksiz kullanıldığı tespit edilmiştir.
Eylemin anlamında zaten bulunan bir özelliğin gereksiz bir söz grubuyla yinelenmesini saptamak.
2
Eski dostunu görünce ağlayıverdiğini belirten cümleyi yapısal ve anlamsal açıdan incelemek
'-iver' tezlik ekinin kattığı ansızın/çabukluk anlamı ile 'birdenbire' zarfının anlamının örtüştüğü ve zarfın gereksiz olduğu tespit edilmiştir.
Tezlik ekiyle aynı anlamı taşıyan zaman/durum zarfının birlikte kullanımından doğan anlatım kusurunu belirlemek.
3
Şüphe ve kuşku kavramlarının geçtiği cümleyi sözcük düzeyinde incelemek
'Şüphe' ve 'kuşku' sözcüklerinin anlamdaş olduğu ve ikisinin de bağlaçla bağlanarak aynı ögeyi oluşturduğu tespit edilmiştir.
Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu saptamak.

Anahtar Kavram

Türkçede gereksiz sözcük kullanımı; eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması, ekin anlamının kelimeyle tekrarlanması veya eylemin anlamında zaten bulunan bir durumun ayrı bir kelimeyle belirtilmesi şeklinde gerçekleşir.
Soru 693Soru

Paragraf:
(I) Proust etkisi, belirli bir kokunun bireyi geçmişteki canlı ve duygusal bir anıya aniden geri götürmesi fenomenidir. (II) Adını Marcel Proust’un romanında çaya batırılmış kek kokusuyla çocukluk anılarına gitmesinden alan bu durum, modern nörobilim tarafından da açıklanmaktadır. (III) Diğer duyusal uyarıcılar önce beynin mantıksal işlem merkezi olan talamusa uğrarken koku duyusu doğrudan amigdala ve hipokampusa ulaşır. (IV) Bu doğrudan bağlantı, kokuların tetiklediği anıların diğerlerine kıyasla çok daha hızlı, yoğun ve nostaljik hissedilmesini sağlar. (V) Ancak bu etki, anıların nesnel doğruluğunu artırmaz; sadece onlara yüklenen duygusal derinliği pekiştirir.

Yukarıdaki paragrafta numaralanmış bazı cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler verilmiştir. Numaralanmış cümleleri, karşılarında yer alan uygun yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

II. cümle
III. cümle
IV. cümle
V. cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

II. cümle - Bahsedilen psikolojik/nörolojik durumun adının edebi bir referanstan yola çıkılarak belirlendiği; III. cümle - Koku duyusunun beyinde işlenme yolunun diğer duyulardan farklılık gösterdiği; IV. cümle - Kokuların tetiklediği anıların daha güçlü ve hızlı şekilde hissedilmesinin nedeninin biyolojik bağ olduğu; V. cümle - Kokunun hafızadaki anıları gerçeğe tamamen uygun şekilde canlandırmaya yetmediği
Doğru eşleştirmeler, paragraftaki her bir cümlenin anlamca karşıladığı en yakın yargının bulunmasıyla yapılır. II. cümledeki isim kökeni edebi referansa, III. cümledeki talamus-amigdala farkı beyindeki işlenme yoluna, IV. cümledeki doğrudan bağlantının etkisi biyolojik nedene ve V. cümledeki nesnel doğruluğun değişmemesi ise anıların gerçeğe uygunluğuna karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki II. cümleyi incelemek
II. cümlede terimin kökeninin Marcel Proust'un romanına dayandığı belirtilmiştir. Bu durum, edebi bir esere atıfta bulunulduğunu gösterir.
Cümlenin ana fikrini ve yardımcı düşüncesini belirlemek.
2
Metindeki III. cümleyi incelemek
III. cümlede koku duyusunun diğer duyulardan farklı olarak talamusa uğramadan doğrudan hafıza merkezlerine gittiği belirtilmiştir.
Duyuların beyinde izlediği yolların karşılaştırılmasını analiz etmek.
3
Metindeki IV. cümleyi incelemek
IV. cümlede bu doğrudan biyolojik bağlantının anıların daha hızlı ve yoğun hissedilmesine yol açtığı ifade edilmiştir.
Neden-sonuç ilişkisini kurarak kokunun tetiklediği anıların gücünü açıklamak.
4
Metindeki V. cümleyi incelemek
V. cümlede kokuların anıların nesnel doğruluğunu etkilemediği, sadece hissedilen duygusal derinliği artırdığı belirtilmiştir.
Anıların güvenilirlik sınırını belirleyen yardımcı düşünceyi tespit etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 694Soru

Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış olarak verilen metin parçalarını, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda kullanılan temel düşünceyi geliştirme yollarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat; insan ruhunun zaman ve mekân sınırlarını aşarak kendini kelimelerle yeniden inşa etmesi eylemidir; sıradan bir aktarım değil, varoluşsal bir çabadır.
Geleneksel sanatlar geçmişin estetik kalıplarını koruma eğilimindeyken modern sanat, sürekli bir değişim ve kuralları yıkma arzusu üzerine kuruludur.
Düşüncenin somutlaşmasında imgelerin gücü yadsınamaz. Nitekim Ahmet Haşim, şiirlerindeki melankolik atmosferi kurarken akşam kızıllığı ve göl imgelerinden sıkça yararlanır.
Sanatın toplumsal bir sorumluluk taşıması gerektiğini savunan yazar, 'Sanatçı, yaşadığı çağın tanığı ve vicdanı olmak zorundadır.' diyerek estetik kaygının tek başına yetersiz olduğunu belirtir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin tanımlama ile, ikinci metin karşılaştırma ile, üçüncü metin örneklendirme ile, dördüncü metin ise tanık gösterme ile eşleşmektedir.
Her metin parçası yapısına ve amacına uygun düşünceyi geliştirme yoluyla eşleştirilmiştir. Edebiyatın tanımı tanımlama ile, sanat türlerinin kıyaslanması karşılaştırma ile, yazar ve şiirlerin verilmesi örneklendirme ile, doğrudan söz aktarımı ise tanık gösterme ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metin parçası incelenir.
Metinde 'Edebiyat ... eylemidir' ifadesiyle 'Edebiyat nedir?' sorusuna cevap verildiği tespit edilerek bu kısmın tanımlama olduğu belirlenir.
Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu açıklayan cümleler tanımlama bildirir.
2
İkinci metin parçası incelenir.
Geleneksel sanatlar ile modern sanatın temel eğilimleri 'iken' karşılaştırma edatı vasıtasıyla kıyaslandığı tespit edilerek karşılaştırma olduğu belirlenir.
Aralarında ilgi veya benzerlik olan iki kavramı veya durumu karşılaştırmak karşılaştırma yöntemidir.
3
Üçüncü metin parçası incelenir.
İmgelerin gücüne yönelik soyut düşünceyi somutlaştırmak adına Ahmet Haşim örneğinin verildiği tespit edilerek örneklendirme olduğu belirlenir.
Soyut bir düşünceyi somut kılmak ve anlaşılır kılmak için örneklerden yararlanılır.
4
Dördüncü metin parçası incelenir.
Sanatçının toplumsal rolü hakkındaki düşünceyi desteklemek amacıyla tanınmış bir sözün doğrudan tırnak içinde aktarıldığı tespit edilerek tanık gösterme olduğu belirlenir.
Yazarın kendi savını desteklemek adına alanında uzman veya sözü geçen birinin ifadesine yer vermesi tanık göstermedir.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 695Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan anlatım bozukluklarını, bu bozuklukların giderilmesi için gereken dil bilgisel düzeltmelerin açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dün akşam o sinemaya, ben ise kütüphaneye gittim.
Yazarın son romanı oldukça sürükleyici, fakat dili yalın değildi.
İş yerindeki pürüzleri gidermek için yoğun çaba ve mücadele etti.
Yemekten önce ilaçlarını, sonra da dinlenmesi gerektiğini söyledi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dün akşam o sinemaya, ben ise kütüphaneye gittim cümlesi 'farklı öznelerin tek bir çekimli eyleme bağlanmas��yla oluşan yüklem eksikliği açıklaması' ile; Yazarın son romanı oldukça sürükleyici, fakat dili yalın değildi cümlesi 'isim soylu yüklemlerin ortak ek-fiile bağlanmasının olumsuzluk bakımından yarattığı ek-fiil eksikliği açıklaması' ile; İş yerindeki pürüzleri gidermek için yoğun çaba ve mücadele etti cümlesi 'farklı eylemler gerektiren adların tek bir yardımcı fiile bağlanmasından doğan yardımcı fiil eksikliği açıklaması' ile; Yemekten önce ilaçlarını, sonra da dinlenmesi gerektiğini söyledi cümlesi ise 'ortak kullanılan eylemsinin isimlerle uyumsuzluğundan kaynaklanan fiilimsi eksikliği açıklaması' ile eşleşir.
Verilen cümlelerdeki anlatım bozuklukları dil bilgisel kurallara göre eşleştirildiğinde; yüklem eksikliği, ek-fiil eksikliği, yardımcı fiil eksikliği ve fiilimsi eksikliği durumları sırasıyla doğru açıklamalara bağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi ('Dün akşam o sinemaya, ben ise kütüphaneye gittim.') özneler ve yüklem ilişkisi yönünden incelemek.
'O' öznesinin 'gittim' yüklemiyle uyumsuz olduğu tespit edilir. 'O sinemaya gitti' şeklinde bir yüklem eklenmelidir. Bu durum bizi yüklem eksikliğine götürür.
Sıralı/bağlı cümlelerde farklı şahıslara ait öznelerin tek bir çekimli yükleme bağlanıp bağlanamadığını belirlemek.
2
İkinci cümleyi ('Yazarın son romanı oldukça sürükleyici, fakat dili yalın değildi.') ek-fiil kullanımı yönünden incelemek.
'Sürükleyici' sözcüğünün ek-fiil almaması nedeniyle, olumsuz ek-fiil olan 'değildi'ye ortak bağlandığı ve anlamın 'sürükleyici değildi' şekline büründüğü belirlenir. 'Sürükleyiciydi' ek-fiili eklenmelidir.
Ek-fiilin olumsuzunun ortak kullanımının yarattığı anlam belirsizliğini ve ek-fiil eksikliğini tespit etmek.
3
Üçüncü cümleyi ('İş yerindeki pürüzleri gidermek için yoğun çaba ve mücadele etti.') yardımcı fiiller yönünden incelemek.
'Mücadele etmek' kullanımı doğruyken, 'çaba etmek' kullanımının yanlış olduğu ve 'çaba göstermek' şeklinde bir yardımcı fiil gerektirdiği görülür.
İsim unsurlarının farklı yardımcı fiillere ihtiyaç duyup duymadığını kontrol ederek yardımcı fiil eksikliğini belirlemek.
4
Dördüncü cümleyi ('Yemekten önce ilaçlarını, sonra da dinlenmesi gerektiğini söyledi.') fiilimsi grupları yönünden incelemek.
'İlaçlarını' sözcüğünden sonra bir eylemsi ('alması') getirilmemesinin cümle yapısında boşluk ve anlatım bozukluğu yarattığı tespit edilir.
Yan cümleciğin yüklemciği durumundaki fiilimsi eksikliğini ortaya çıkarmak.

Anahtar Kavram

Yüklem ve Yardımcı Fiil Eksikliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 696Soru

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri içerdikleri baskın duygu veya durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bunca yıllık dostluğumuza rağmen Ankara'ya geldiğinde bana uğramadan döneceğini hiç tahmin etmemiştim.
Üniversite yıllarında sunulan o yurt dışı staj programına başvurmak yerine vaktimi boşa geçirmemin bedelini bugün hâlâ ödüyorum.
Toplu taşıma araçlarındaki bu bitmek bilmeyen gürültü ve düzensizlik, artık yolcuların hiçbirini rahatsız etmiyor, herkes yolculuğunu sessizce sürdürüyor.
Yazarın son kitabında dil kurallarına hiç dikkat etmediğini, özensiz cümlelerle okuru adeta hiçe saydığını kime anlatsam boş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dostluğa rağmen aranmamış olmaya kırılma cümlesi sitemle; geçmişteki staj fırsatının kaçırılmasına üzülme hayıflanmayla; ulaşımdaki gürültüye herkesin alışması kanıksamayla; yazarın özensizliğinden dert yanılması yakınmayla eşleşir.
Eşleştirilen cümlelerin her biri taşıdıkları anlam tonuna göre sitem, hayıflanma, kanıksama ve yakınma kavramlarıyla örtüşmektedir. Dostluğa kırılma sitemi, kaçırılan fırsat hayıflanmayı, gürültüye alışma kanıksamayı ve yazarın özensizliği yakınmayı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede yakın olunan bir kişinin vefasızlığına duyulan kırgınlık doğrudan muhatabına söylendiği için sitem duygusu belirlenir.
Sitem, sevilen veya yakın hissedilen birinin davranışına karşı duyulan üzüntünün yumuşak bir dille kişiye söylenmesidir.
2
İkinci cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede geçmişte yapılmayan bir eylemden (staja başvurmama) dolayı duyulan üzüntü dile getirildiği için hayıflanma duygusu belirlenir.
Hayıflanma, kaçırılan bir fırsat veya yapılmayan bir iş için kişinin kendi kendine duyduğu üzüntüdür.
3
Üçüncü cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede gürültülü ve düzensiz bir duruma artık kimsenin tepki göstermediği, bu durumun herkesçe normal karşılandığı belirtildiği için kanıksama durumu belirlenir.
Kanıksama, çok tekrarlanan olumsuz bir duruma alışma, onu artık yadırgamama durumudur.
4
Dördüncü cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede yazarın özensizliği ve kurallara uymaması gibi olumsuz bir durumun yarattığı rahatsızlık üçüncü bir kişiye aktarıldığı için yakınma duygusu belirlenir.
Yakınma (şikayet), bir durumdan duyulan memnuniyetsizliği başkalarına dert yanarak anlatmaktır.

Anahtar Kavram

Cümlede Anlam İlişkileri ve Duygular
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 697Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını karşılayan açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarihçi, arşivlerdeki dağınık belgelerden devşirdiği bilgileri tutarlı bir kronolojiyle sundu.
Şair, modern yaşamın getirdiği yabancılaşma konusuna bu yapıtında özellikle eğilmiş.
Editör, genç yazarın özgün üslubunu bozacak müdahalelerde bulunmaktan titizlikle imtina etti.
Eleştirmen, kendi estetik ölçütlerini sanat dünyasına dikte etmenin yanlış olduğunu savunuyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

devşirdiği - Farklı kaynaklardan derleyip toplamak, kendi yararına bir araya getirmek; eğilmiş - Bir konuyu ele alıp incelemek, üzerinde yoğunlaşmak ve önem vermek; imtina etti - Herhangi bir işi yapmaktan veya bir davranışta bulunmaktan kaçınmak, çekinmek; dikte etmenin - Bir düşünceyi veya kuralı başkasına zorla kabul ettirmeye çalışmak, empoze etmek
"devşirdiği" sözcüğü dağınık bilgileri bir araya getirmeyi, "eğilmiş" bir konuyu incelemeyi, "imtina etti" bir şeyi yapmaktan çekinmeyi, "dikte etmek" ise zorla kabul ettirmeyi ifade eder. Bu anlamlar sağ sütundaki tanımlarla bire bir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki "devşirdiği" sözcüğünün bağlamını incelemek
"devşirmek" fiilinin dağınık bilgileri toplayıp bir araya getirmek anlamında kullanıldığı belirlenir ve "Farklı kaynaklardan derleyip toplamak..." ifadesiyle eşleştirilir.
Sözcüklerin cümle içindeki anlam kaymalarını tespit etmek.
2
İkinci cümledeki "eğilmiş" sözcüğünün bağlamını incelemek
"eğilmek" fiilinin mecaz olarak bir konuyu detaylıca incelemek anlamında kullanıldığı görülür ve "Bir konuyu ele alıp incelemek..." ifadesiyle eşleştirilir.
Kelimenin gerçek anlamı dışındaki bağlamsal mecaz anlamını bulmak.
3
Üçüncü cümledeki "imtina etti" sözcüğünün bağlamını incelemek
"imtina etmek" ifadesinin yapmaktan çekinmek/kaçınmak anlamında olduğu saptanır ve "Herhangi bir işi yapmaktan veya bir davranışta bulunmaktan kaçınmak..." ifadesiyle eşleştirilir.
Yabancı kökenli klasik Türkçe sözcüklerin bağlamdaki anlamını yakalamak.
4
Dördüncü cümledeki "dikte etmenin" sözcüğünün bağlamını incelemek
"dikte etmek" eyleminin fikirlerini zorla kabul ettirmek/empoze etmek anlamında kullanıldığı saptanır ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Batı kökenli sözcüklerin Türkçe bağlamındaki kullanımını analiz etmek.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içerisindeki bağlamsal (mecaz, yan veya terim) anlamlarını doğru saptayarak yakın/eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştirmek.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 698Soru

Edebî yapıtların değerlendirildiği cümleler; ele alınan konuyu belirten 'içerik (konu)' cümleleri ve bu konunun işleniş yolunu, dil ve anlatım özelliklerini gösteren 'üslup (biçem)' cümleleri olarak iki grupta incelenebilir.

Buna göre, sol sütunda verilen numaralanmış cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre sağ sütundaki tanımlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanın başkarakteri olan yaşlı balıkçının fırtınalı bir gecede denizde kaybolan teknesini ararken yaşadı��ı içsel hesaplaşmalar eserin ana eksenini oluşturuyor.
Yazar; imgelerin gücünden yararlanarak oluşturduğu kapalı anlatım tarzıyla okuru sürekli bir anlam arayışına sürüklüyor.
Şair; doğup büyüdüğü Anadolu coğrafyasının bozkır manzaralarını, kelimelerin ses uyumundan ve halk deyişlerinden yararlanan lirik bir üslupla dile getirmiş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Yalnızca eserde neyin anlatıldığına (konuya) odaklanan cümle' tanımıyla, ikinci cümle 'Yalnızca eserin dil, anlatım ve söyleyiş özelliklerine odaklanan cümle' tanımıyla, üçüncü cümle ise 'Eserin hem konusuna hem de dil ve anlatım özelliklerine birlikte yer veren cümle' tanımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; birinci cümle yalnızca eserin konusunu (balıkçının teknesini araması) içerdiği için içerik tanımıyla; ikinci cümle yalnızca dil ve anlatım özelliklerini (imgesel ve kapalı anlatım) ele aldığı için üslup tanımıyla; üçüncü cümle ise hem konuyu (bozkır manzaraları) hem de üslubu (lirik üslup ve halk deyişleri) barındırdığı için ortak tanımla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede yaşlı balıkçının yaşadığı içsel hesaplaşmaların romanın ana eksenini oluşturduğu söylenerek eserin konusu belirtilmiştir, dil özelliklerine yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu cümle içerik tanımıyla eşleşir.
Eserde işlenen konuyu, temayı bildiren yargılar içerik cümleleridir.
2
İkinci cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede 'imgelerin gücü' ve 'kapalı anlatım tarzı' ifadeleriyle yazarın dili nasıl kullandığı, yani biçemi belirtilmiş; konuya değinilmemiştir. Dolayısıyla bu cümle üslup tanımıyla eşleşir.
Sanatçının eserini nasıl yazdığını, dili nasıl kullandığını belirten yargılar üslup cümleleridir.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede 'Anadolu coğrafyasının bozkır manzaraları' ifadesi konuyu (içeriği); 'kelimelerin ses uyumu, halk deyişleri ve lirik üslup' ifadeleri ise dil ve anlatımı (üslubu) bildirmektedir. Dolayısıyla bu cümle hem içerik hem üslup tanımıyla eşleşir.
Eserin hem neyi anlattığını hem de nasıl anlattığını bir arada içeren yargılar hem içerik hem üslup özelliğine sahiptir.

Anahtar Kavram

İçerik ve Üslup Cümleleri Ayrımı
Soru 699Soru

Aşağıdaki ilk Türk devletlerine ait sosyal ve ekonomik kavramları, yanlarında verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oguş
Yaylak
Töre

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Oguş terimi aile açıklamasıyla, yaylak terimi yazlık otlak açıklamasıyla, töre terimi ise yazısız hukuk kuralları açıklamasıyla eşleşmelidir.
Oguş aileyle, yaylak yazlık otlakla, töre ise yazısız hukuk kurallarıyla doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Oguş kelimesinin toplumsal yapıdaki anlamı belirlenir.
Oguş, aile anlamına gelir ve toplumun temel taşıdır.
Toplumsal yapıyı oluşturan oguş, urug, boy, bodun hiyerarşisinin en alt basamağını tanımak gerekir.
2
Yaylak kelimesinin konargöçer yaşam tarzındaki ekonomik rolü belirlenir.
Yaylak, hayvancılıkla uğraşan Türklerin yazın hayvanlarını otlatmak için gittiği yüksek yerlerdir.
Ekonomik hayatın temelini oluşturan hayvancılığa bağlı konargöçer yaşam döngüsünü kavramak gerekir.
3
Töre kelimesinin toplumsal ve hukuki karşılığı belirlenir.
Töre, ilk Türk toplumlarında sosyal hayatı ve devlet işleyişini düzenleyen yazısız kurallar bütünüdür.
Toplum düzeninin sürdürülmesinde törenin yerini ve önemini kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde sosyal ve ekonomik yaşamın temel terimleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 700Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış ifadeleri, büyük harflerin yazımıyla ilgili TDK kuralları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Her yıl düzenlenen Uluslararası Türk Dili Kurultayı bu kez Ankara'da toplandı.
Sanatçının son sergisindeki Kır Kahvesi tablosu ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.
Yeni açılan kütüphane Vatan Caddesi üzerinde hizmet vermeye başladı.
Arkeologlar bu bölgede Cilalı Taş Devri'ne ait yeni bulgulara ulaştılar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uluslararası Türk Dili Kurultayı ifadesi toplantı adlarıyla, Kır Kahvesi ifadesi sanat eserleriyle, Vatan Caddesi ifadesi cadde adlarıyla ve Cilalı Taş Devri ifadesi tarihî dönem adlarıyla eşleşir.
Eşleştirmede her bir cümle, Türk Dil Kurumu'nun büyük harflerin yazımıyla ilgili kurallarıyla doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Uluslararası Türk Dili Kurultayı toplantı adı, Kır Kahvesi tablo adı, Vatan Caddesi cadde adı, Cilalı Taş Devri ise tarihî dönem adı olduğu için büyük harfle yazılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede geçen 'Uluslararası Türk Dili Kurultayı' ifadesinin türünü belirleme.
Bu ifade kurultay, bilgi şöleni, çalıştay vb. toplantı adları kategorisine girdiği için ilgili kural ile eşleştirilir.
Toplantı adlarının her kelimesinin büyük harfle başlaması kuralını uygulamak.
2
İkinci cümledeki 'Kır Kahvesi' ifadesini analiz etme.
Bu ifade bir sanat eseri (tablo) adıdır ve sanat eserlerinin her kelimesinin büyük harfle başlama kuralı ile eşleşir.
Özel ada dahil olmayan 'tablo' sözcüğü küçük harfle yazılırken eser adının büyük yazıldığını doğrulamak.
3
Üçüncü cümledeki 'Vatan Caddesi' ifadesini değerlendirme.
Cadde, sokak, mahalle adlarındaki bu kelimelerin büyük harfle yazılması kuralı ile eşleşir.
Yer adlarındaki cadde kelimesinin büyük yazılması kuralını tespit etmek.
4
Dördüncü cümledeki 'Cilalı Taş Devri' ifadesini inceleme.
Tarihî olay, çağ ve dönem adlarının büyük harfle yazılması kuralı ile eşleşir.
Dönem adlarının büyük harfle yazılması kuralını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Büyük Harflerin Yazımı Kuralları
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 35 / 53Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin