Tüm alıştırma soruları
4123 soru
Türkçede yapım ekleri; eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştiren eklerdir. Bu ekler işlevlerine göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapım ekleri olmak üzere dört gruba ayrılır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük isimden fiil yapım eki almıştır?
Türkçede sonu geniş ünlüyle (-a, -e) biten fiillere şimdiki zaman eki (-yor) getirildiğinde bu geniş ünlüler daralarak dar ünlüye (ı, i, u, ü) dönüşür. Bu ses olayına ünlü daralması denir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralması vardır?
Sanatın sadece yetenekli ve seçkin bir azınlığın tekelinde olduğunu iddia edenlere katılmak mümkün mü? Elbette hayır. Sanat, insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan evrensel bir dildir. Bir çocuğun duvara çizdiği çizgilerden bir ustanın tuvaline kadar her estetik çaba bu gerçeği doğrular. Kendini 'sanat elitisti' olarak konumlandıranlar, sanatın sokağa inmesini onun değer kaybetmesi olarak yorumluyorlar. Oysa sanat, saraylardan kurtulup hayatın tam merkezinde, sıradan insanların parmak uçlarında yeşerdiğinde gerçek anlamına kavuşur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?
Modern bilimin kurucuları arasında sayılan Galileo, teleskopu gökyüzüne çeviren ilk kişi olmamasına rağmen, bu aracı evrenin yapısını sistematik bir biçimde gözlemlemek amacıyla kullanan dönemindeki tek araştırmacı olmasıyla astronomide yeni bir devrin kapısını aralamıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sanatın toplumsal fayda sağlama amacını bütünüyle dışlayan estetik teorisyenleri, estetik deneyimin yegane değerinin eserin kendi iç tutarlılığında ve formel yapısında saklı olduğunu savunurken aslında sanatın toplumsal bağlamından tamamen koparılamayacağını, yalnızca topluma olan etkisinin doğrudan bir araçsalcılıkla ölçülemeyeceğini vurgulamışlardır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Yazılış ve okunuşları aynı olduğu hâlde anlamları tamamen farklı olan, aralarında hi��bir anlam ilişkisi bulunmayan sözcükler sesteş (eş sesli) kabul edilir. Aralarında anlam ilişkisi bulunup hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen sözcükler ise ortak (kökteş) kök olarak adlandırıl��r.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteşlik özelliği taşımaktadır?
Ekolojik restorasyon çalışmalarında sadece nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına odaklanılması, ekosistemin bir bütün olarak kendini yenileme kapasitesinin ancak tüm trofik düzeylerdeki etkileşimlerin sürdürülmesiyle mümkün olabileceği gerçeğini gölgelemektedir.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Bir sözcüğün terim anlamlı kabul edilebilmesi için o sözcüğün genel dilin ortak söz varlığından sıyrılarak belirli bir uzmanlık alanı, kuramsal disiplin ya da sanatsal faaliyetle sınırlı özel bir kavramı doğrudan ve tek anlamlı olarak karşılaması gerekir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
Türkçede tek heceli bazı sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında veya yardımcı fiille birleştiklerinde sözcüğün sonundaki ünsüz çiftleşir. Buna "ünsüz türemesi" (ünsüz ikizleşmesi) adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz türemesine uğramış bir sözcük vardır?
Sanatçı, bu (I) yapıtında da alışılagelmiş (II) temaların dışına çıkamamış; bazı (III) sahneleri oldukça (IV) yapay biçimde kurgulayarak okurun estetik (V) algısını zedelemiştir.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi sıfat (ön ad) görevinde kullanılmamıştır?
(I) İnsanlığın ortak mirası olan kütüphaneler, bilginin korunması ve geleceğe taşınmasında tarih boyunca stratejik bir rol üstlenmiştir. (II) Antik Çağ kütüphanelerinden günümüze kadar bu kurumlar, toplumlerin kültürel ve bilimsel gelişmişlik düzeylerinin en somut göstergesi kabul edilmiştir. (III) Özellikle matbaan��n icadından sonra kütüphaneler, yazılı kültürün yaygınlaşmasında ve bilginin geniş kitlelere ulaştırılmasında merkezî bir işlev görmüştür. (IV) Dijital teknolojilerin hayatın her alanına nüfuz etmesi, kütüphanelerin klasik işlevlerini ve mekânsal tasarımlarını kökten değiştirmektedir. (V) Günümüzde artık kullanıcılar, kütüphane binalarına gitmeye gerek duymadan sanal veri tabanları ve dijital arşivler üzerinden bilgiye kolayca erişebilmektedir. (VI) E-kitaplar, çevrim içi makaleler ve sesli kitap arşivleri, modern kütüphanecilik anlayışının temel sütunlarını oluşturarak klasik okuma alışkanlıklarını dönüştürmektedir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Aşağıdakilerden hangisi beşeri coğrafyanın alt dallarından biri olan enerji coğrafyası kapsamında incelenen konulardan biridir?
Bir alışveriş merkezinde zemin katın kat altında otopark, kat üstünde ise sinema salonu bulunmaktadır.
Bu katları temsil eden ve sayıları ile ilgili;
I. Her ikisi de birer doğal sayıdır.
II. Her ikisi de birer tam sayıdır.
III. Her ikisi de birer rasyonel sayıdır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Türkiye'de sıcaklığın enlem (mutlak konum) etkisine bağlı olarak güneyden kuzeye doğru düzenli bir şekilde azalması beklenir. Ancak bazı durumlarda bu genel kurala uymayan sıcaklık özellikleri görülmektedir.
Buna göre, aşağıdaki gözlemlerden hangileri Türkiye'deki sıcaklık dağılışının enlem etkisiyle açıklanamayacağına örnek gösterilebilir?
I. Kış mevsiminde Mersin'in sıcaklık ortalamasının Samsun'dan yüksek olması
II. Yaklaşık aynı enlemde yer alan İzmir ve Van'ın ocak ayı sıcaklık ortalamalarının birbirinden farklı olması
III. Ocak ayında kuzeyde yer alan Sinop'un sıcaklık ortalamasının, daha güneyde yer alan Konya'dan yüksek olması
ifadesi bir tek sayıya eşittir.
Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi her zaman bir çift sayıdır?
İslam düşüncesinde Hz. Muhammed’in (s.a.v.) konumu ele alınırken onun risalet (peygamberlik) vazifesi ile beşeriyet (insaniyet) vasfı arasında hassas bir denge kurulur. Onun peygamberlik yönü tebliğ, tebyin, temsil ve teşri gibi görevlerle şekillenirken; beşerî yönü ise yeme, içme, ticaret yapma, savaşlarda askeri taktikler geliştirme veya tarımsal faaliyetlerde şahsi görüş belirtme gibi insani özellikleri kapsar. Bu iki yönün karıştırılması, dini hükümlerin kaynağı ve bağlayıcılığı konusunda yanılgılara yol açabilir.
Buna göre, Hz. Muhammed’in aşağıdaki tasarruflarından hangisi, onun beşerî/insani kimliğinin bir sonucu olmayıp doğrudan vahiyle desteklenen peygamberlik (risalet) yönünün ve yasama (teşri) yetkisinin bir göstergesidir?
Kur’an-ı Kerim’de inanıp yararlı işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler) müjdelenirken eylemin biçimsel yönünden ziyade arkasındaki niyet ve bilinç vurgulanır. Kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve O’na duyduğu saygı (takva), amelini 'salih' kılan en temel unsurdur. Takva olmaksızın yapılan dışsal eylemler ruhsuz birer kalıp olmaktan öteye geçemezken; eyleme dökülmeyen bir takva iddiası da pratik bir karşılık bulamaz.
Buna göre, iman, salih amel ve takva arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Tarihçi Marc Bloch, tarihin inceleme alanını tanımlarken şu ifadeleri kullanmıştır:
"Tarihin konusu en yalın tanımıyla insandır; daha doğrusu, zaman içindeki insanlardır. Ancak bu, doğa olaylarının tarihin tamamen dışında kaldığı anlamına gelmez. Bir yanardağ patlaması veya bir nehrin taşması kendi başına fiziki coğrafyanın konusudur. Fakat bu doğa olayları, insan topluluklarının yaşamını etkilediği, göçlere yol açtığı veya yerleşim biçimlerini değiştirdiği andan itibaren tarihçinin de inceleme alanına dâhil olur."
Buna göre Marc Bloch'un bu ifadelerinden hareketle tarih bilimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Eser ve yazar adlarının, açıklayıcı bilgilerin ve alıntıların yer aldığı aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama kurallarına uyulmamıştır?
Orta Asya'da yaşamlarını sürdüren ilk Türk toplulukları, tarih boyunca anayurtlarından dünyanın farklı bölgelerine doğru kitlesel göçler gerçekleştirmişlerdir. Bu göçlerin temelinde coğrafi, ekonomik, sosyal ve siyasi birçok gelişme etkili olmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ilk Türk topluluklarının Orta Asya'dan göç etme nedenlerinden biri olarak gösterilemez?